![]() |
AB kriteri: 2 dakika
http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:y...emen_bagis.jpg
Kusur abakmayın arkadaşlar AB'ye giriyoruz lütfen 2 dakikalık protesto hakkınızı aşmayın. Alıntı:
Bahçeşehir üniversitesinin bu genç yürekli anti-emperyalist, ulusalcı mı ulusalcı vatansever mi vatansever öğrencilerini kutluyoruz. AB demokrasisinin ne olduğunu uygulamalı bir şekilde göstermiş oldular. Bahçeşehir üniversitesi gibi Türkiye’nin küresel değerler, ABD ve AB çıkarları etrafında dönüştürülmesinde kullanılan ve Soros tarafından fonlanan bir eğitim kurumunda bile böyle delikanlı çocuklar çıkar işte. Yurtseverlik damardaki kan gibidir hiç durmadan akar. İşte böyle emperyalizmin kirli paraları, kirli ittifakları o tertemiz saf ve cesur yüreklere çarpar da yerle yeksan olur. Helal size çocuklar ! |
Bu haberde iki sey ilginc.
Tarafci liberal Cengiz Aktar kimdir diye baktim, Vatan gazetesi yazari cikti. Tarafci Seyfettin Gürsel'e baktim o da Vatan gazetesinin yazariymis, simdi Referans gazetesine gecmis. Aslinda liberal Cengiz Aktar, liberal Seyfettin Gürsel demesi gerekirdi. Taraf adini öne cikarmasi sacma birsey. Tek liberal olan Tarafmis gibi bir sacmalik var. Amac hasma yüklenmek olunca hersey mübah. Ikinci ilginc olan ise su. Ortada bir olay var, bir panele protesto amaciyla gelen bir ögrenci grubu polis tarafindan disari cikariliyor. Bu olaydan yola cikarak Ahmet Insel, Ufuk Uras, Halil Berktay, Murat Belge gibi olayla hic ilgisi olmayan kisiler de isin icine katilmaya calisiliyor. Yani hasmina yüklen, her türlü araci kullan. OdaTV milliyetci hamaseti iyi kullaniyor. Eskiden Aydinlik dergisi bu iste bayagi iyiydi. Cok okunmazdi, ama etkili olurdu. Yalcin Kücük de o yüzden orda yaziyordu bence. Simdi onun boslugunu OdaTV doldurmaya calisiyor. Ama biraz ahlakli olmak lazim. Konunun özüne gelirsek. Ben Türkiye'nin AB'ye girmesinden yanayim. Bunu bir gelisme olarak görüyorum. Görüntüdeki genc ise Türkiye'nin AB'ye girmesine karsi cikiyor. Bu farktan dolayi onu Ergenekoncu ilan etmem mi lazim? Oda TV'nin yaptigi sey bu: sapla samani birbirine karsitiriyor. |
Sargon "ahlaki olmak" konusunda Oda tv'nin bir sorunu yok Taraf'a söyleyeceksin bunları, yanlış adrestesin.
Asker çekersek ne olur Bizi askerî harcama fakirleştiriyor” Bu iki isim de Tarafcıdır. Sen "Tarafcı" sözcüğünü 'Taraf'ta yazı yazan adam' olarak alıyorsun. Çok düz bakıyorsun. Körü körüne ve burnunun dikine asker karşıtlığı yapan ve tek işi asker karşıtlığı olanların sıfatı "Tarafcı"lıktır. Bu Tarafcılık Fenerli, Cimbomlu olmak gibi bir şeydir. Nasıl "Fenerli" derken F.bahçe'de oynayan bir futbolcuyu kastetmemiz gerekmiyorsa bu da aynen böyledir. Bir de konunun özünü kaçırıp detaylarda "ahlak" arayışına çıkman hiç de samimi değil. O öz şudur ki; Egemen Bağış bir cümlede AB'yi özetlemiştir ben 40 yıl uğraşsam AB'yi bu kadar güzel anlatamazdım. Egemen Bağış der ki: 2 dakikalık hakkınız var. İşte AB hülasa budur. AB'den yana olman ise bir şey değiştirmiyor. Çünkü almıyorlar sadece standartlarını iteliyorlar. İşte AB'cilerin anlamadıkları da budur. Egemen Bağış bunu da bi güzel anlatmıştır. Tebrik ediyorum. |
Herkese Selam.
Öncelikle ODTÜ öğrencilerini demokratik tepkilerinden dolayı tebrik ediyorum. Söz ODTÜ ve Ufuk URAS'tan açılmışken belirtmeden geçemiycem. http://www.turnusol.biz adresinden 7.1.2010 tarihli haberinden alıntı aşağıdadır. "Ufuk Uras ve Tekel işçileri ODTÜ'deydi... İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, ODTÜ Öğrenci Kültür Merkezini ziyarete gelerek öğrencilere destek verdi. ODTÜ'lülerin konuğu olan Tekel işçileriyle sohbet eden Uras, 'öğrencilerin mücadelesi ile işçilerin mücadelesini birleştirirsek, her ikisinde de hedeflerimize daha kolay ulaşırız' dedi... " Haberin devamı ve haber ile ilişkili fotoğraflardan anlaşıldığı kadarıyla ODTÜ öğrencileri Ufuk URASI çok iyi karşılamışlar. Yanlış anlaşılma varsa düzeltmek istedim. Haberin tamamını merak edenler için aşağıda link verdim. Saygılarımla. http://www.turnusol.biz/public/haber...ODT%DCdeydi... |
Alıntı:
Palavralara ancak siz inanırsınız ! AB ye çarşaflı, sıkma başlı, ezan bağırtılı, estetik felaketi, takunyalı bir halkın girmesi mümkün değildir ! ' ! !!!!!!!!! Halkımızın bir yarısı AB ve ABD politikalarını lanetliyor, diğer yarısı ise bu ülkelerin halklarının yaşam tarzını. Bu hükümetle yada benzeri gerilerle AB'den ancak daha da uzaklaşılır. Bir zamanlar gerçekden AB ye girmek isteyen tek bir parti vardı : MesutYılmazın ANAP'ı. |
Sayın tayyare
Öncelikle belirteyim ben AB ye üye olmak istiyenlerin tarafındayım. Ve bu istikamette çaba sarfeden herkesi destekliyorum. Sizin AB ye üye olmamızı isteyip istemediğinizi çok merak ediyorum. Saygılarımla. |
sevgili basitrasin,
aslında, ben Monarkı tayyare olan Monarşiyi talep ediyorum. Bu amacım gerçekleşirse dünya dengeleri, ülkem sınırları, halkımın kalite ve kantitesi ile ekonomik duruma bakar karar veririm. Komünist olaraksa, kapitalist-emperyalist bir birliğe girme arzumun sorulmasına ne cevap veririm ? bilirseniz şaşarım Ancak, zaten giremeyeceğiniz bir yere girelimmi ? sorusu absürddür. Peki neden bu muhabbet: zaten giremeyeceğiniz bir birliğin üst otoritesini cebren tanımak için kötü niyetli politika. AB'ye ancak küçük parçalar halinde girebilirsiniz. |
Bu argümani da anlamis degilim. Neden hep mantik oyunlari, sözcük oyunlari yapilarak isler götürülmeye calisiliyor?
Baska bir ülkede bu tartisilirken ülkemin AB'ye girmesini istiyorum yada istemiyorum denir. Bizde "zaten bizi almazlar" deniliyor. Kardesim sen önce kendi düsünceni bir söyle bakalim. Istiyor musun, istemiyor musun? Dogru buluyor musun, bulmuyor musun? Ve neden? AB kriterlerine karsi ordu kriterlerini istiyorum diyebilirsin örnegin. Bizim ordumuz dünyanin en demokratik yönetim bicimini gerceklestirebilecek kudrettedir. Bize baska kriter gerekmez dersin. Iste bu da bir anlayistir. Yada dersin ki, ben komünistim, komünistler hic bir uluslararasi birlige girmez, sadece komünistler birligine girer. Ne bileyim, ben Türkcüyüm, Türki cumhuriyetlerle bir birlik yapalim, müslümanim müslümanlar ligi kuralim, oraya girelim. Bizi almazlar gibi bir argümana bakinca, aslinda girmek istiyoruz ama bizi almayacaklarini bildigimiz icin istemiyoruz gibi sacma bir durum cikiyor ortaya. Aciklik, aciklik.. Ben Türkiye'nin AB'ye girmesini istiyorum. AB kriterleri Türkiye'nin önüne uluslararasi demokratik kriterler koyuyor. Bu kriterleri gerceklestirmek Türkiye'yi ilerletecektir, muasir medeniyet seviyesi su anda AB'dir. Biz de bu hedefe yürümeliyiz. Türkiye'nin de AB ülkelerindeki gibi bir saglik güvencesi sistemi, issizlik güvencesi sistemi, basin ve düsünce özgürlügü, azinlik haklari vb.ne kavusmasini istiyorum. |
Alıntı:
Egemen Bağış'ın söyledikleri de doğru, bunların öğrencilikle felan alakaları olamaz.. Farkında olmadan ve/veya bilgisizliklerinden dolayı kendi geleceklerini kararttıklarının da farkında değiller.. Ne özelleştirmelerin nedenlerinden, ne de siyasal konjonktürden haberleri var.. Bomboş üniversite gençleri yetiştiriyoruz. |
Bak ben bu konuda açık fikrimi söylerim.
Bir Kemalist olarak asla AB'ye girişi istemem. Neden? Çünkü AB'de egemenlik devri vardır. Kemalizm'de ise egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu Kemalizmin olmaz ise olmaz ilkesidir. Ama benim sorum AB'yi isteyenlere. Sizi almayacağını bildiğiniz bir yere girmekten "yana" olunabilinir mi? Bu çelişkiden nasıl kurtulmayı düşünüyorsunuz ve daha ne kadar hayal satacaksınız? |
Alıntı:
AB'de ne egemenliği var? .. Ülkelerin birbirleriyle anlaşma zemini bulmasının güçlüğünden dolayı, bu ülkeler arasında uzlaşma ve işbirliği zemini aramak amacıyla 'Uluslararası sivil toplum kuruluşları, BM vs.' olması kötü bir şey mi? .. Egemenlik yine milletindir, ama ülkeler sorunlarını tarafsız bir kuruluşun şartları altında çözmek zorundalardır.. Uluslararası ilişkilerin 'Anarşik' yapısı yüzünden, ülkelerin sorunlarını çözmesi için iki seçenek vardır.. Ya 'güç, gözdağı, ambargo' gibi soğuk savaş dönemine ait kavramları kullanıp bir politika izleyecek, ya da ekonomisini önplanda tutarak sorunu bu tür üst organlar aracılığıyla çözecek.. AB'de bulunan üst organ egemenliği milletten almaz, sadece milletler arası işbirliğine yardımcı olur.. Durum sadece bundan ibaret. |
Alıntı:
Bu sorunun cevabını profosyonel AB'ye girmek için girişimde bulunanlar daha iyi bilmekteler: Alıntı:
Alıntı:
Irak'ta olup bitenleri bile değerlendirememişsiniz. Irak batının gerçek yüzüdür. Yanıbaşınızda yaşananlardan Batı'nın ne mal olduğu konusunda ders çıkartmamanız ne tuhaf. Militarizm konusunda öğrenmeniz gerekenlerin hepsini Batı'nın Irak'taki uygulamalarından öğrenebilirsiniz. Sadece "içe" bakan sizlermişsiniz demek ki. Dünyayı okuyamamak Türk liberallerinin ve solcularının ve dahi dincilerinin ortak sorunudur. |
Alıntı:
Senin çoğu yerde ulus-devlete atıf yapan ilkel anayasanın yerine, insan hak ve özgürlüklerine saygılı Hukuk normlarını koymak istiyorlar.. Ama sen bunu bölünmek, parçalanmak olarak paranoid bir şekilde algıladığın dolayı, kendi iç sorununu bile çatışmayla, üzerlerine bomba yağdırmakla çözülebileceğini düşünenlerdensin.. Elbette kansız bir çözüm seni küplere bindirir.. BM de bir uluslararası örgüttür.. AB'ye üye olan ülkelerin oluşturduğu senato da, bunlara dahil edilebilir.. İkisi arasında sadece içerik farkı var. ABD'nin Irak'ta yaptıkları, senin gibi Neoconların işidir.. Sorunun sadece çatışmayla, bahsi geçen yeri bombalamakla çözüleceğini sananların.. ABD'deki Liberalleri bırak, Realistler bile bu savaşa karşı çıkmışlardı.. Ama bazı insanların gözünü kan bürümüştü bir kere. Dünyayı okuyanlar bir tek modern paranoyaları, bizi bölecekler, parçalayacaklar gibi safsataları savunanlarmış.. Bu paranoya, muhalefetin siyasi rant elde etme çabasından başka bir şey değildir.. Bunu da bir tek Kemalistler göremez maalesef. |
Alıntı:
Bu ülkenin insanları neden, ne zaman ve nasıl bu kadar ülkelerine yabancılaştılar, araştırmak lazım. Kendi egemenliklerini ilkellik olarak görmekteler. Nasıl bir zihin bu ya rab! Bak şunu aklından çıkarma: Ulus devletin yoksa ne demokrasin ne hukukun ne de insanlığın vardır. Buna en iyi örnek Irak'tır. Önce ulus devlet vardır gerisi sonra gelir. Yoksa senin kurduğun demokrasinin en iyi haliyle Fransız Guyanası'ndaki demokrasiden en kötü haliyle de Irak demokrasisinden farkı kalmaz. Amerika'daki liberallerin, solcuların vs... savaşa karşı çıkması falan da durumu değiştirmez. Ölen 1 milyon Irak'lı için bunlar fasa fisodur ama sadece sizler gibi ABD/AB rotasına girmiş insanların gönlünü ferahlatmaya yarar. Hayal aleminde yaşamayı bırakın gerçeğe bakın. Size tavsiyem budur ama öylesine AB/ABD serhoşu olmuşsunuz ki, sizleri uykunuzdan uyandırmak da size acı çektirmek olacaktır. Adamlar damardan girmişler biz beyne hitap ediyoruz ama işe yaramıyor. |
İlkellik tabii ki..
Müslümanlar inançsızlara diyorlar ya, ''Aslında siz de Müslümansınız.. Doğduğunuzda İslam fıtratı ile doğdunuz fakat kibriniz yüzünden O'nu inkar ediyorsunuz.. Müslümansınız ama farkında değilsiniz'' Bizim milliyetçi kesimde Kürtlere aslında Türk olduklarını, eğer Türk olduklarının dışında her hangi bir şey iddia ederlerse bölüneceğimizi, parçalanacağımızı felan iddia ediyorlar.. Adamların kendi kültürleri, tarihleri, dilleri, soyları, ülküleri var.. Bizimkiler hala asimilasyon politikasından vazgeçmiyorlar.. O devir çoktan geçti.. Artık orda bir Kürt varlığını kabul edip, haklarını verme devrindeyiz.. Tabii ki bu haklar yeni bir ülke kurmaları vs. değil.. Bunu onlar da istemiyorlar.. Ama demokratik haklarını vermek devletin boyun borcudur.. Bu hakların ne olduğuyla ilgili tartışmaya girmek istemiyorum, herkes bunu çok biliyor hiç kusura bakmayın. Bu ülke artık Kopenhag kriterlerinin izinden gitmelidir.. Vatan, millet, sakarya devri çoktan geçmiştir. AKP'nin demokratik sürecini sadece yavaş olmasıyla ve oy kaybetme olasılığına karşı isteksiz davranmakla eleştirebilirim.. Özelleştirme süreci de çok başarılıdır.. Ekonominin 'e'sinden anlamayanlar ve videodaki gençler için ise umudun olmadığını üzülerek söylemek zorundayım. |
Evet "Eşhedü en Laik Eşhedü en Kemalist" cephede hiç bir değişiklik yok, hala bıraktığım yerdeler :lol:
Alıntı:
Şu duyanı cezbeden müthiş aforizmadaki "milleti" biraz açsan diyorum, hani bizim gibi kemalistler bakımından tecrübeli, onların ciğerini bilenler kastedilenin "Beyaz Türkler" olduğunu ve sözün tam açılımının "Egemenlik kayıtsız şartsız Beyaz Türklerindir, çarıklılar haddinizi aşmayın" olduğunu bilirizde tecrübesiz gençler bilemeyebilir o yüzden diyorum. Aç sen o "millet" sözünüde sonra kimse sana evi yanınca yardımına koşulmayan adam muamelesi çekmesin :lol: |
Wipeciğim, sende potansiyel bir Kemalistlik görmekteyim haberin olsun.
Bu forumda seni Kemalistliğe terfi ettireceğim. Önce derin bi soluk al rahatla. Bu Beyaz Türkler meselesine de kafayı takma. Beyaz olanın Türküne de Müslümanına da karşıyızdır. Biz daha çok esmeri severiz. Ayrıca egemenlik kayıtsız şartsız milletin değildi de senin AKP nasıl iktidar oldu bi düşünüver. Yoksa AB mi seninkileri iktidar yaptı? Ceviz içinden çıktığı kabuğu beğenmezmiş. İnsan hem milli egemenlikten nemalanıp hem de Osmanlıcılık/AB'cilik/ulemacılık yapar mı? Ayıp oluyor ama :) |
Sodam ben sana ne kötülük ettimde benim için bu fena emelleri besliyorsun, hüsn-ü kast dururken su-i kast peşindesin :help:
Kemalizm dediğin ne olduğunu kimsenin bilmediği herkesin çıkarları için kullandığı bir çeşit açık büfe ucubesi bize 1 değil 5 değil 1500 gömlek dar gelir işimiz olmaz anlayacağın :whip: "Biz daha çok esmeri severiz" derken kavrulmuş fıstıktan bahsediyor olmalısın :lol: Sizin periphery ile "çarıklı/takunyalı" diye aşağıladığınız ama "Atatürk köylü milletin efendisidir demişti" demekten de utanmadığınız insanlarla birlikte görünmekten bile kaçındığınızı biz bilmiyor muyuz sodam, sizler dün Aşık Veysel'i ayağında çarık var diye Ulus Meydanına sokmayanların fikirdaşı değil misiniz? Kimi kandırıyorsunuz :smash: AK Parti iktidara nasıl geldi diye soruyorsun, sodam çok şükür sandığın belirli peryotlarla millet önüne gelmesini "açık oy gizli tasnif" geleneğine bağlı zihniyetin henüz başaramadı ve sandıktan bu iktidar gümbür gümbür çıktı :lol: İktidarın sandıktan çıkması sizin "egemenliğin millette olduğu" dusturunuza bağlılığınızı değil milletin kendi egemenliğine sahip çıktığını gösterir, kendinize hak etmediğiniz paylar devşirmeyin bakayım. Siz değil miydiniz bu başbakan için "bundan sonra muhtar bile olamaz" manşetlerinin atılmasına vesilen olan, onu 3 Kasım seçimlerine sokmayan! Sodam cidden ayıp oluyor yani :whip: |
Alıntı:
Onbaşı Adolf , şansölye oldu %33 le, bir daha sepetlenemedi 'normal' yoldan. Caligula ve hatta Elegobalus bile Roma İmparatoru olabildi. |
Caligula deyince :)
http://sargon.blogcu.com/kaligula/1158683 Recep Tayyip icin söylemiyorum, ama iktidar adami sarhos edebilir dikkat etmek lazim |
Alıntı:
Doğrusu sizlere yakıştıracağım bir üslup. Ne de olsa Tayyiblerin çocuklarısınız. Düzeysizlikte sınır tanımamak gibi bir şiarınız var. Siz dönünde kendinizle aynada dalga geçin. Kemalizm, bu topraklarda ateşle, kanla, barutla kurduğumuz egemenliğimizin adıdır. Öğren bunları da cahil kalma. Hala bıraktığım yerdesiniz. 15-16 yaşımda da Nurculardan bu maziden seçme hikayeler, anektodlar dinlerdim. Bol bol ekmek karnesi edebiyatı, paradan Atatürk resminin çıkarılması, Aşık Veysel'e izin verilmemesi gibi cımbızlanmış seçme zırvalıklar. Aradan onca yıl geçti kafa yine aynı kafa. Siz hiç değişmez misiniz? Acıyorum sizlere biliyor musun. Bugünlerde iktidar olmanın şımarıklığını yaşıyorsunuz ama fazla uzun sürmeyecek. Artık çok övündüğünüz "halk desteğiniz" de yok. Eriyorsunuz eriyor. Mum gibi eriyorsunuz. Habur rezaletini yaşatanlara milletin tokadı sert olacak bu sefer. Sizleri bu sefer milli iradenin oylarını çöplüklerde yakma şarlatanlıklarınız da kurtaramayacak. Sefil geldiniz sefil gideceksiniz. Ne demişti Mustafa Kemal? Geldikleri gibi giderler. |
Alıntı:
Öyle olmasa Sosyalist yönelimli, Yakup Kadri, Burhan Asaf, Şevket Süreyya Aydemir'ler öncülüğünde "Kadrocu Kemalizm", Peyami Safa, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Ahmat Ağaoğlu'lar önclüğünde "Liberal Kemalizm", tek parti iktidarının medarı iftiharı Recep Peker'in öncülüğünde ve Ülkü Dergisi etrafında "Otoriter Totaliter Faşizan Kemalizm" anlayışları ortaya çıkabilir miydi, üstelik daha Atatürk hayatta iken :painkiller: Kemalizm bu ülkede iktidarları meşrulaştırma amacı dışında fonksiyonu olmayan bir dolgu malzemesidir, mankenlerin orasında burasında gördüğümüz slikon vari bir malzeme! Manket vucudunda asıl amaç nasıl seksapeliteyi artırmak ise, Kemalizmin iktidar oyunundaki bütün hüneri de sahte meşruluk sağlamaktan ibarettir. Atatürk ve ona izafe edilen ilkeler oyunun sahte unsurlarıdır, fake olayı sodacım :brushteeth: Bir düşünce sosyalizme, faşizme aynı zamanda da liberalizme dolgu malzemesi oluyorsa o açık büfe ucubesidir, adına düşünce sistemi demek için dahi bin şahit lazım. Sende de durum farklı değil, sende bir mankenin iri göğüslere sahip olmak için müracat ettiği slikon muamelesi çekiyorsun kemalizme "Kemalizm, bu topraklarda ateşle, kanla, barutla kurduğumuz egemenliğimizin adıdır" diyerek :hand: Masonların kendilerine has işaretleri varmış, bir mason karşısındakinin "birader" olup olmadığını bu işaretlerle anlarmış, tokalaşırken yada konuşurken araya sıkıştırılan işaretler karşısında beklenen tepki alınırsa iki birader bundan sonra duruma göre hareket edermiş. İşte "Kemalizm" repliği de siyaset oyununda egemen, derin, kendilerini ülkenin gerçek sahipleri sanan odaklara "bizde biraderiz" mesajı vermek dışında anlamı olmayan bir kabuktur. İktidar oyununda işer yolunda giderse o kabuğun içini herkes keyfine göre doldurur sodam, tıpkı senin gibi :lol: Alıntı:
Memeleketi ve dünyayı 30'lu yılların şartları içinde okuyup değerlendirme hastalığınız devam ettiğinden, gerçek hak sahiplerinin oyunda kurucu aktör olmalarını "baş kaldırı, karşı devrim" diye pazarlamaya kalkıyorsunuz. Bıraktığımız yerde zaman kaybeden sizlersiniz! Cımbızlamaymış, böyle onlarca misal getirebilirim bırak misali temel zihniyetin bu olduğu ortada değil mi? Aksini yüreğin yetiyorsa önce iddia sonra ispat et bakalım! Orada söylenenlerden hangisi yalan yada gerçek dışı sodam, bu doğruları ocu bucunun ifade etmesi doğrunun doğru olduğu gerçeğini değiştiriyor mu? Keşke bu doğruları ifade etmeyi beğenmediğin o insanlara bırakmasaydınız be sodam, bu millete yıllarca yalan söylemeseydiniz, doğruları biz sizden öğrenseydik fena mı olurdu? Belki koltuklarınızı yine kaybederdiniz ama hiç olmazsa tekrar o koltuklara oturma şansınız olurdu, şimdi oda yok sodam :photo: Alıntı:
Var mısın? Bak sodam, Türkiye'deki sivil-askeri bürokratik oligarşiye açıkça karşı tavır alıp "milletten alınan yönetme erkini sizinle, astlarımla paylaşmam" diyecek alternatif bir siyasi hareket ortaya çıkmadıkça her seçimin galibi AK Parti olur, yaz bunu bir yere! Böyle bir alternatif henüz ortada yok, böyle bir alternatifin ortaya çıkmasını bende canı gönülden arzu ediyorum yoksa bu adamlarda bu rahatlıkta rehavete kapılacak, ama henüz bir alternatif yok! Ortada statüko ve vesayet sisteminin devamı bekası için çırpınan, kendilerini devletin sahibi sanan malum odakların yalaklığı dışında siyasi hiç bir misyonu olmayan ve Genel Başkanı loser Baykal olan CHP ve aynı odakların saha elemanı olmak dışında tabanlarına bir hayırları dokunmamış, "sentez" yaptık diyerek fermantasyonu gelişim diye pazarlamaya kalktığın MHP var. AK Parti'nin alternatifleri bunlar oldukça AK Parti sandıktan daima zaferle çıkar. Milletin siyasi bilinci artık öyle bir noktadaki, AK Parti ve temsil ettiği çizgi ile mesafeli olan seçmen dahi eğer sonuçtan biraz kuşku duyar duruma gelirse "tekrar 28 Şubat günlerimi, asla!" diye düşünecek ve oyunu AK Parti'ye basacaktır! Bunun izlerini 22 Temmuz seçimlerinde görebilir okuyabilirsin, tabi böyle bir kabiliyetin varsa :rofl: Sodam, teklifimi düşün, tabi yüreğin yetiyorsa. |
Alıntı:
http://www.haberturk.com/kuturesim/akpataturkdua.jpg "Erdoğan, Konya’da katıldığı törende yine muhaletete yüklendi, “40 yıldır Türkiye’de bir metre ray döşenmemiş. Biz geldik, biz döşüyoruz. “Atatürkçüyüz” diyorlar. Atatürk kalksa bunların hepsini mezara gömer". Atatürkçülük bütün bunlardan aridir. Bağımsızlık şiarı olmayan hiç kimse Atatürkçü olamaz. Ülkeyi ABD/AB'ye peşkeş çekenler Atatürkçü olamaz. Türkçü olmayan, bu ülkeyi, bu milleti etnik kökenlerine göre bölerek her bir etnik kökenden bir millet yaratmaya kalkanlar ve Pkk ile masa başında kadeh tokuşturanlar Atatürkçü olamaz. Cemaatçi, din bezirganı, din tüccarı, haçlı müslümanları Atatürkçü olamaz. Haburcu ittifaklar Atatürkçü olamaz. Askerinin başına çuval geçirildiğinde "Bu nota müzik notası değil" diyenler Atatürkçü olamaz, "Not ettik" diyenler de olamaz. Atatürkçü olmak bir fikir meselesi değil yürek meselesidir. Yüreği olmayan Atatürkçü olamaz. Alıntı:
Bu Mason ritleri sizleri fena sarmıştı, o gün de bugün de değişen bir şey yok. Masonluk bile sizin gibi fasonluktan iyidir. Sizleri görünce Masonların bile günahını almışız diye üzülüyor insan. Yalan değil bu ülkeye hizmette Masonlar bile az buz işler yapmamıştır. Örneğin Demirel. Bin tane RTE olacağına bir tane Demirel olsun. Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa da Masonmuş. On bin tane RTE'ye değişmem. Hele Sebataycılar falan o kadar da fena adamlar değillermiş. Hasan Tahsin'in Sebataycı olduğunu öğrenince dedim "bu dincileri mi yoksa Sebataycıları mı tercih edersin?" diye sorsalar bir an tereddüt etmeden Hasan Tahsin gibi Sebataycıları tercih ederim diye cevaplarım. Sizler bol bol Harun Yahya okuyun. Size yakışır. Ayrıca sana bir soru: Siz cemaatçilerin replikleri nasıl oluyor? Biraz da kendinizden bilgi verin canım. Bir cemaatçi diğer cemaatçiyi nasıl tanır topluluk içinde? Badem bıyığından mı :lol: Alıntı:
Yoksa oyları aşırma/yakma/sayımda elektirikleri kesme/bilgisayar hileleri konusundaki hünerinize mi güveniyorsunuz? Siz daha dünkü çocuksunuz. Daha ne gördünüz ki? Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır. Sizinkiler seçimden bu yüzden mi kaçıyorlar yoksa :) |
Alıntı:
Atatürkün sağlığında biri sosyalist, diğeri liberal, bir diğeri düpedüz faşo 3 ayrı kemalizm ucubesinin ortaya çıkması kemalizmin bu ülkede iktidarları meşrulaştırma amacı dışında fonksiyonu olmayan mankenlerin orasında burasında teşhir edilen slikon vari bir dolgu malzemesi olduğu gerçeğini demek kabul ediyorsun :rofl: "Dua eden Atatürk" posteri buna gerçekten güzel bir örnek, tabi bu isabet "kemalizm" açısından değil çünkü ortada söylediğin gibi ucube bir dindar kemalizm imalatı yok, isabet Atatürk üzerinden kotarılmaya çalışılan "din düşmanlığı" açısından. Nasıl da eğip büktünüz onu değil mi? Bir gün birisi (mesela doğu perinçek ağabeyiniz) onu kendi el yazmalarından hareketle düpedüz ateist ilan edebildi, bir başka gün birisi (mesela cemal kutay) Hz. Peygamber aşkı ile dopdolu resmedebildi. Bazen ordumuzda dua eden Atatürk arkasına saklanabildi değil mi sodam? Adamı kirli iktidar oyunlarınız sebebiyle kabrinde rahat bırakmadınız değil mi? Alıntı:
Soda'nın olmasını istediği şeyin "olan" olduğu yanılgısını niye paylaşalım, kemalizm recebin pekerine göre düpedüz faşoluk, yakup kadri ağabeyinlere göre bir çeşit sosyalizm, peyami safalara göre ise bir çeşit liberalizm. Hangisi doğru be sodam! Şimdi taş gibi Recep Peker dururken senin imalatın, ayakları yere basmayan tarifini ben niye ipleyeyim söyle bana! Sen gel en iyisi wiperandcleaner'in gerçek kemalizm tarifine sarıl: "Kemalizm bu ülkede iktidarları meşrulaştırma amacı dışında fonksiyonu olmayan bir dolgu malzemesidir, mankenlerin orasında burasında gördüğümüz slikon vari bir malzeme! Manken vucudunda asıl amaç nasıl seksapeliteyi artırmak ise, Kemalizmin iktidar oyunundaki bütün hüneri de sahte meşruluk sağlamaktan ibarettir. Atatürk ve ona izafe edilen ilkeler oyunun sahte unsurlarıdır. Bir düşünce sosyalizme, faşizme aynı zamanda da liberalizme dolgu malzemesi oluyorsa o açık büfe ucubesidir, adına düşünce sistemi demek için dahi bin şahit lazım." Alıntı:
Alıntı:
Siz ne zaman eleştirebildiniz masonları sodam, insan kendi köküne kem söz eder mi? "Beyaz Türkler"in ilk siyasi mabedi İttihat ve Terakki'nin mektebi, günümüzün kemalist cunta yalakları masonik zeminden ne zaman ayrılmışlarda masonları, sabetayları eleştirebilmişler! Çıktığınız kabuğa sövmeniz mümkün mü sodam! Gazi Osman Paşa meselesine gelirsek mason güzellemecisi, masonların kendilerini olduklarından büyük gösterme starejilerinin tetikçiliği konu Gazi Osman Paşa olunca sökmez! Forrest Gump Kennedy ile tokalaştıysa Gazi Osman Paşa'da masondur :boink: Ama bak Demirel babanızı istediğin kadar övebilirsin, ben diyorum zaten o hep sizin babanızdı, bu gerçek adına 28 Şubat denen ve x-ray cihazı vazifesi gören sürece kadar kiminlerince farkedilmemiş olabilir ama her lazım olduğunda usulca şapkasını kapıp giden uslu babanıza artık alenen sahip çıkmanıza bir mani yok değil mi sodam? Çakma ideoloji müntesipleri tabi çakma anti israilci, çakma anti abd'ci, çakma mason ve sabetay alehtarı olacak, şaşırmaya gerek yok değil mi :eyebrows: Alıntı:
Alıntı:
Bundan sonra bir fadime bir şahinle iktidarlar devirip 50 milyar dolarları hortumlatıp, devleti ABD-İsrail tandeminin önünde iki büklüm hale sokamayacaksınız, bir daha hukukçu değil lavabo bekçisi olamayacakların ağzından "%99.9 oyda alsalar iktidar olamazlar" manipülasyonları yapamayacaksınız, bir daha bir gece yarısı TSK resmi web sitesine ucube bildiriler asamayacaksınız! Bütün bunları yapamayacaksınız! Bu millet sizi sandıkta dövmeye ve mahkum etmeye devam edecek. Alıntı:
Alıntı:
|
Saygideger wiperandcleaner;
Merak ettigim icin soruyorum. AKP'yi savunmanizin altindaki gerekceler, kisaca nedir? Ya da 2000 oncesine gore, AKP'nin ulkeye ve halklarina getirdigi halklara yonelik ne vardir? Birde, sizce AKP, Ataturk'un getirdigi dusunce ve pratik olarak herhangibir seyinden esinlenmektemidir, yoksa tamamen karsimidir? Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Bunu niye yaptığım sorusunun cevabı 3 Kasım 2002 öncesi Türk Siyasi hayatı, devlet yapısı ve Türkiye'nin bölgesi ve dünyadaki konumunda gizli! Kadrini kıymetini bilmek lazım bu iktidarın, daha iyisi gelene kadar şimdilik en iyisi bunlar. Sodam, teklifime cevabını bekliyorum, var mısın yok musun :juggle: |
Alıntı:
Ne var cevabımda? RTE de kullandığına göre kabahat Kemalizm de değil onu kullananlardadır mantığına katılman gerek. O zaman neden habire Kemalizm ile uğraşıyorsun da onu kullananlarla uğraşmıyorsun? İslam'ı da birileri terör malzemesi yapıyor. Bu durumda sen El-Kaide gibileri yüzünden İslam'dan çıkıyor musun? Senin mantığın sakat. Mazrufu bırakıp zarfa bakıyorsun. Alıntı:
Kaldı ki içerik olarak da bir şey yok. Laf cambazlığı. Atatürk dönemini artık en Atatürk karşıtları bile taktir etmektedir. "Bugünün gözlükleri ile o tarihe bakamayız" diyenler sizinkilerdir. Ayrıca bugün sahip olduğun ne varsa o günlerin sana bıraktığı mirastır. Sizin sorununuz nankörlüğünüzdür. Atatürk dönemi ne liberal ne sosyalist ne de faşist bir dönemdir. Bunlardan birisini bile iddia eden yoktur. Alıntı:
Bu ülkede her mahallede cami, her semtte imam hatip lisesi ve her vilayette ilahiyat fakülteleri var. Diyanet işleri başkanlığı var ve neredeyse Milli eğitimden bile fazla bütçesi var. İslam'a yatırım en fazla bu ülkede yapıldı. Kemalizmin bir aydınlanma devrimidir aynı zamanda ve islam üzerindeki etkisini "hurafeleri" İslam'dan temizlemekle göstermiştir. Bir bakıma İslam'ın (veya İslam bilgisinin) üzerindeki tozu toprağı silmiştir. Fena mı oldu? Bak bugün bir köy camisinde bile hurafeye dayalı din anlatılmaz. Ama bundan 100 sene önce İslam'ı istediğin hocaya sorsan sana bol bol hurafe anlatırdı. Siz din konusuda da nankörsünüz. Kemalizm eğer Sovyetlerdeki gibi dini karşısına alsaydı bugün belki de nüfusun yarısı hatta daha fazlası dinsiz olurdu oralardaki gibi. Ben Kemalizm'den bahsediyorum sen Atatürk'ü kullananlardan (RTE gibi) Konuya ilmi bakamıyorsun dedikodular üzerinden fikir üretiyorsun. Senin sorunun ilmi bir metodolojiye sahip olmamanda. Alıntı:
Kemalizmin bir aydınlanma felsefesi olarak Türk tarihindeki yeridir. Alırsın laikliği tartışırsın anlarım ama sen sürekli Atatürk'ün kişisel inançları ile uğraşmaktasın. Onun devrimleri fikirleridir. Yaptıklarını tartış bırak dedikoduyu. Alıntı:
Sizler en büyük provakatörlersiniz. Dinciler dini siyasi rant uğruna köküne kadar kullanmakta ve halkı her seferinde "bak o dinsiz bu müslüman, ordu dine karşı, CHP din düşmanı" gibi kışkırtıcı ifadelerle kendi saflarına çekmeye çalışmaktadırlar. Sizin İslam adına söyleyecek bir sözünüz yok. Bu millet 1000 yıldır müslüman ve sizlerden İslam'ı öğrenecek de değil. Siz kimsiniz? Bir avuç din tüccarı. Alıntı:
Hikayesiniz hikaye. Ben söyledim söyleyeceğimi. Sizin gibi şebekeleşmiş din tüccarlarını tercih edeceğime masonları tercih ederim dedim. Biz Kemalistler böyle açık sözlüyüzdür. Durumunuza buradan paha biçin. Ne kadar değersizsiniz gözümüzde anlayın. Türkün kurduğu Cumhuriyeti masonik komplo olarak değerlendirmeleriniz de ancak bir cehalet ürünüdür. Asıl bu cahilane yorumlarınız sizlerin kimlere hizmet ettiğinizi göstermektedir ey neo-Osmanlıcılar. Sizler ancak ABD'nin dizinin dibinde nep-osmanlıcılık oynarsınız. Kukla geldiniz kukla gidiyorsunuz. Kuklalık sizlerin tarihi karakteridir. Dün İngilize bugün ABD'ye. Alıntı:
Benim için sorun yok. Benim için o Mason olsa da Gazi Osman paşa'dır. Kahramanları ne masonlukları ne sebateyisliği ne de yahudiliği gözden düşürmez. Bu sizin sorununuz. Kahraman kahramandır. Bu arada Hasan Tahsin'e de laf söyleyenin anlını karışlarım. İsterse yedi ceddi yahudi olsun ama böylesi olsun. O da bir Türk kahramanıdır. Alıntı:
Bu durumda olacağıma çakma da olsa anti-amerikancı olmayı tercih ederim Yani ben anti-Amerikancının çakmasını bile severim. Alıntı:
Gören de sanacak ki, bunlar gelene kadar ülkede seçim meçim yapılmıyordu, otokrasi, totokrasi falan vardı bunlar geldi demokrasi getirdi :) "Minareler süngümüz olacak" diyenler mi demokrasi getiriyor bu ülkeye şimdi? Yoksa "Tatlı mı olacak yoksa Kanlı mı?" diyenler mi? Hazır halk iktidarı kurdunuz şu YÖK'ü kaldırıverin be yaw... Hazır halk iktidarı kurdunuz şu Evren'i de yargılayın be yaw... Hazır halk iktidarı kurdunuz şu halkın telefonlarını dinlemeyin be yaw... Hazır halk iktidarı kurdunuz şu halkın vergilerini cebinize indirmeyiniz be yaw... Yavrularım benim, ulemaya sorun halka değil. Size yakışan budur. Demokrasiyi istediğiniz durakta ineceğiniz bir tramvay mı sandınız yoksa :lol: |
Sayın evrensel-insan
Ben de AKP'yi destekliyorum. Bunu sebebi:
Wiperandcleaner'ın dediği gibi: ”Kadrini kıymetini bilmek lazım bu iktidarın, daha iyisi gelene kadar şimdilik en iyisi bunlar.” Bu anlamda Wiperandcleaner'ı aklı başında, mantıklı şeyler yazan biri olarak algılıyorum. Saygılarımla. |
Alıntı:
Tayyip Erdoğan hiç bir zaman "Kemalist" olduğunu iddia etmemiştir, senin verdiğin haberde dua eden Atatürk posteri ile "Atatürk yaşasaydı bu günki kemalistleri sopayla kovalardı" anlamına gelen sözler varki %100 doğru :attention: Sonra sodam bak çok daha önemli bir nüansı kaçırıyorsun: Faşo Kemalizm, Sosyalist Kemalizm ve Liberal Kemalizm daha Atatürk sağken imal ediliyor :lol: Bu her şeyi açıklamıyor mu sodam? Adam daha hayatta ama adının arkasına saklanılarak kimisi memlekete faşizmi kimisi sosyalizmi kimisi liberalizmi hakim kılmak istiyor. Buradan da anlıyoruzki ta bidayetten iktidar oyununda kemalizm sadece bir dolgu malzemesi, manken göğüslerindeki slikondan farksız sodam! Bu gün sizin içinde kemalizm aynı şey, kaybettiğiniz koltuklar için "ah koltuğum vah koltuğum" diye ağlarsanız henüz uyanmamışlar dahi uyanır, o yüzden "Atam atam sen kalk ben yatam" ayaklarında kemalizm diyip duruyorsunuz :lol: Yemiyor kimse artık bu numaraları sodam, yeni taktik ve statejiler lazım. Lider kadrolarınız silivre de belki sıkıntının kaynağı da bu. Ne o, avukatlar haber uçuramıyor mu! Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Bu ülkede ölüsünü yıkayacak imam bırakmadınızda "ölülerini yıkasınlar" diye, sırf bu amaçla imam hatip okullarını açmak durumunda kaldınız, tek parti diktasından söz ediyorum. Ama sonra direksiyona millet ve iradesi geçti, oda tabi metazori anlantik ötesi ağababalarınızın "bu devirde böyle bir rejimle müteffik olamayız" dayatmasıyla! Yoksa ismet paşan tatlı iktidar koltuğunu riske atar mıydı? DP iktidarı ve ondan sonra gelen milletinin değerleri ile kavgalı olmayan yada en azından daha insaflı müsamahakarlı iktidarlar döneminde tamamen milletin finanse ettiği okul ve camiilerle sen kemalizm adına nasıl övünebilirsin? Size ne o camii ve okullardan? Git bu gün bir cuma namazında bu ülkede herhangi bir camiiye, göreceksinki "filan mahalde yaptırılan falan camiiye Allah rızası için yardım" çağrısı yapılmakta ve vatandaş cebinden vererek bu işi finanse etmekte. Diyanetmiş? Sor bu ülkenin müslümanlarına diyanetin onlara ne hayrı varmış? İslamı ve müslümanları kontrol altında tutmak için oluşturulmuş, camii imamına cuma hutbesinde cemaatine dilediğince hitap etme hürriyeti bile tanımayıp yok sağlık haftası yok ecza haftası diye abidik gubidik metinleri imamların eline tutuşturup milleti uyuşturma, kontrol altında tutma ameliyesi dışında İslam davasına dönük ne katkısı varmış diyanetin? Şu milletin sağlıklı din eğitimi alabilmesi için ne yapmış diyanet müessesi? Yaz aylarında oda "Beyaz Türkler"in izin verdiği yaş aralığında çocuklara elif ba öğretmekle zevahiri kurtarmaya çalışan sodam, yemezler bunları gayrı. O günler eskide kaldı. Artık herkes her bir şeyin farkında. Alıntı:
Alıntı:
Şirin kemalist, "Kemalizm" dediğin zaten tepeden tırnağa Atatürk'ü kullanma sömürme mektebi :yo: sabah oluyor at şu mahmurluğu üzerinden. Alıntı:
Demek ilmi olabilmek için anılan tarihi şahsiyetin kendi sözleri, icraatları, zamanındaki düşünce akımları vs gibi parametrelere bakıp siyasi ve uluslararsaı düzlemde meseleyi ele almak yetmiyor! Ne yapalım, senin gibi imalat mı :whoo: Hani "kemalizm şudur budur" diye desteksiz atıyorsun ve sorulmasına rağmen bir türlü şu tariflerini kaynaklandıramıyorsun ya, böyle mi yapmak öyle mi olmak lazım ilmi metod sahibi olmak için? Sodam sakın senin "ilmi metod" dediğin başka bir şey olmasın :bathbaby: Alıntı:
İki uç arasındaki salınım farkı kemalizm ve omurga bahsini tekrar gündeme getiriyor! |
Alıntı:
Alıntı:
Ve o gün bu gün bu ordu en geniş halk tabanını kaybetti, bu milletin elini öpüp tekrar emrine girmedikçe de bu tabanı kazanması imkansız! Önce "senin ordunum ve değerlerinle barışığım" diyecek, cephede bu vatan için toprağa düşmüş askerin annesini yemin törenini izlemek için içeri almamak, GATA'ya sokmamak gibi çirkinliklerden vazgeçecek. Sonra o askerin bacısının üniversite kapılarında süren çilesinin son bulması için atılan adımların karşısına dikilmeyecek, bu çilenin devamını sağlayıcı temel kurum olarak. Anlıyor musun? Görev listesi bunlar, hadi bakalım! Alıntı:
İslami görününürlük sizi çileden çıkarıyor. Bu yüzden millet islamı benden öğrenecek değil ama o milletin bir ferdi olarak bende dinimi yaşama hürriyetimi "Beyaz Türkler"in insafına bırakacak değilim. Sodam kolpa retoriklerle olmuyor bu işler. Alıntı:
Hani şu tek haber kaynağın, karıştırıcı Soner :lol: Alıntı:
Zaten gizli kalmış bir bağ artık söz konusu değil, "Beyaz Türkler"in mason ve sabetay bağlantıları Yalçın Küçük ve Soner Yalçın ikilisinin, yani edi ile büdünün bütün sulandırma faaliyetlerine rağmen bilinen yaygın dolaşımda tarihi bir realitedir. Bunu inkar etmeni çok isterim çünkü bu halde bizzat bu iki müracat kaynağından hareketle önüne sereceğim donelerle yüzünün kızarmasını seyredebileceğim :) Ha bu arada, senin bir locaya kaydın falan var mı? Söz aramızda kalır kimseciklere söylemem de bana :) Alıntı:
Hem Soner Yalçın'dan başka haber kaynağın olmasın hem böyle konuş! Sodam, Soner ağabeyin hakkaten kulaklarını çekecek senin! Yahu senin tek haber kaynağın, Cumhuriyetin kurucu kadrolarının alayını, bırak onu sonrasında göreve gelen kalbur üstü neredeyse bütün isimleri, hepsini geç Latife hanım üzerinden Atatürk'ü bile suçlamadı mı? Neydi o kitabın adı? http://img697.imageshack.us/img697/3117/087w.jpg Efendi, Beyaz Türkler'in büyük sırrı Canım benim, sen Soner ağabeyinle bir hesaplaş gel, sonra ben sana işin aslını astarını anlatırım, taa ittihat ve terakkiden başlayarak :ranger: Alıntı:
Masonların 99 yada ondan az önce açıkladıkları listede bir sürü yalan yanlış isim var! Nasıl olsa cevap veremez merhumlar, verilecek mesaj için uygunsa "masondu" de olsun bitsin. Nasıl olsa Thom Hanks'in(Forrest Gump) Kennedy ile tokalaştığını yiyecek kemalistler var, Gazi Osman Paşa'nın masonluğunu mu yemiyecekler! Alıntı:
Biz vatan savunmasına zerre katkısı olan bırak bir insanı yük taşımış katıra dahi laf etmeyip hürmet gösteririz sodam, bu sebeple kem söz etmemiz mevzu bahis olmazda bunun senin kolpa "alın karışlama" gösterinle bir alakası yok :puke: Sahi niye özellikle Hasan Tahsin. Bir sor bakayım bana belki ben onun ilk kurşun sıkan olduğuna da kani değilim! Cumhuriyetin ilanından neredeyse yarım asır sonra bir nevi mitos üretme babında bir "Beyaz Türk"ün seçilmesini sen sorgusuz sualsiz kabullenip bunu hüpletebilirsin. Ama ben bu konuda Genelkurmayın arşivlerinde dahi bulunmayan bir bilgiye niye itibar edeyim, hem ondan 5 ay önce direniş kurşununun hatayda sıkıldığı ortaya konmuşken! Ne o, yoksa illa ilk kurşunu bir "Beyaz Türk" mü sıkmış olmalı sodam? İşiniz gücünüz kolpa be sodam! Alıntı:
Sizde bu analiz yeteneği, "çakma" olma iştiyakı ve "tepe tepe kullanılmaya müsaitlik" olduğu sürece bu milletin sizden ve karıştığınız/alet olduğunuz eylemlerden çekeceği var! Sizinle mücadeleye devam sodam, sonuna kadar. Alıntı:
Seçimlerden önce apoletlilerin bazen açıkça "ona değil buna oy verin" dediğinide gördük, Genelkurmay resmi web sitelerine düşen e-muhtıralar'da. Çok gün gördük, çok şey yaşadık sodam. Bu günlerin kıymetini bu yüzden daha iyi biliyoruz! Alıntı:
Tabi bu olduğunda ağzını ilk açıp itiraz edeceklerin sizler olduğunuzu da biliyoruz! Çünkü kolpacı anti militarist, anti darbecilerin problemi evren değildir, olsa onu yargılamak için girişimde bulunan savcıyı aforoz etmezler, ergenekon sanıklarına kapılarını ardına kadar açtıkları barolarını o savcıya kapatmazlar. Onların tek derdi yitirdikleri koltuklardır! Altlarından gelmemek üzere milletçe çekilmiş koltuklar. Bu arada üçüncü davetime de "yokum" dediğini görüyorum sodam, o halde artık kutuna gideceksin, başka çaren yok :whoo: |
Saygideger wiperandcleaner;
Kadrini kıymetini bilmek lazım bu iktidarın, daha iyisi gelene kadar şimdilik en iyisi bunlar.-w&c- Dedigini cok iyi algiliyorum. Yalniz bu bir evrimcilik yani durumu takip etme olmuyormu, neden bu durumu daha ileri bir safhaya ve devrimcilige cekmediginizi sorabilirmiyim? Peki AKP'den ileride ne gibi bir icerik bekliyorsunuz? Mesela, birey egitimi ve yetistirimi, normallesme, sivil hukuk, sivil zihniyet, sivil kurum ve kuruluslar, bireysel hak ve ozgurlukler, antiayrimci farklarin esitligi, bireyi icin var olan bir devlet v.s. gibi cagimiza en azindan ucundan uygun gelismeleri yapabilecek bir zihniyet ve gelecek var mi? Bilhassa ta Osmanlidan gelen askeri zihniyet ve diken ustundeki toplum yapisini normale ve sivillesmeye dondurebilecek mi? Saygilarimla; evrensel-insan |
Evrimcilik yada devrimcilikle alakası yok bunun, buna kısaca reel politik diyorlar!
Ben seçmenim, siyasette aktif unsur olmak ve varsa siyasete taşınmamış konuları taşımak vs bunlar seçmen olmak değil siyasetçi olmayı gerektirir! Ben siyasette doğruyu temsil ettiklerini düşündüğüm kadroları desteklerim, varsa yanlışlıklar konusunda ikaz ederim, bunu bazen oyumla da yaparım! Sodam çok şaşıracaktır ama açıklayayım, mesela son yerel seçimlerde il genel meclisinde AK Parti'ye oy vermedim! Uyarı almaları gerektiğine inanıyordum, mesajıda aldılar seçmenden ve kapatma davası ile seçimler arasında sergiledikleri tutumdan vazgeçtiler, tekrar eski çizgiye dönüş sinyalleri verdiler! Ben ayrıca AK Parti'ye ciddi bir alternatif gerektiğine de inanıyorum ve yine samimiyetle söyleyeyim eğer böyle bir alternatif çıkarsa %100 benimsemesem dahi sırf bu alternatif gelişip serpilmeden ölmesin diyerek oy da verebilirim. Çünkü alternatifsizlik AK Parti dolayısıyla Türkiye seçmeni için ciddi bir tehdit. Bunun ötesinde müdahaleler aktif siyasetle olabilir. "Memlekete siyasette hizmet konusunda da bize bir vazife düşerse onu da yaparız icabında" diyip sodam gillerin manevi babası demirelede bir gönderme yapmış olayım böylelikle :playball: |
ab demokrasisi biber gazlarıyla coplarıyla özel güvenlik güçleriyle hak aramaya kalkan herkesin karşısında olmuştur..
peki bu demokrasi hakları gasp edenlerin karşısına nasıl çıkmaktadır?? yasal düzenlemelerle, sigortasızlıklai vergi indirimleriyle v.s kime ne demokrasisis gerisini siz düşünün.. |
Alıntı:
Türkeşinden bahçeliye, SSDemirele, kurtçulardan takunyacılara, liboşlara, Atatürkçülere kadar herkes demokrat maaşallah ! Yersen rafda dolma var ! ! ! Demokrasi ile özgürlük aynı anlama gelmez. Bir paralellik var derseniz, tamam, tartışmaya değer bulurum. Artık sosyalistlerin bu sözcüğü yerli/yersiz kullanmamalarının zamanı geldi geçti bile. |
Saygideger wiperandcleaner;
Bu sitede ilk defa siyaset konusunda bir gercekci yazar arkadas olarak, sizi kutluyorum. En azindan, bir siyasetci gibi bu isi, kendinize meslek edinmediginizin bilincini ortaya koyabilmek taktire sayan. Cunku bilirsin, toplumumuzun fertleri, birsey olmadan onun kurkunu giyerler. Politikayi, bu kadar detayli ve yakindan takibinizi ve bu konudaki tarihsel bilginizi ve yorumlariniz ve dusuncelerinizi, sadece oy atacak bir secmen olarak ortaya koyusunuzu yakindan izliyorum. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
İşte dediğim gibi ilmi metodoloji noksanlığı burada da kendini gösteriyor. "Atatürk sağken icat edilen" diye bir şey yoktur, Atatürk sağ iken fiilen uygulanan vardır. Yani birileri sosyalist, faşist, liberal olabilir ama sistem bu üçünün bir arada olmasına izin vermez. Dünyanın hiçbiryerinde de bu üçü birarada olmamıştır. Bize düşen birilerinin ne dediği, neyi yapmak istediği değildir; o dönem neyin olduğunu anlamaktır. Atatürk sağ iken olan şey "tek parti rejimidir" Çok parti denemeleri de başlangıçta olmuştur ve bu denemelerin de gerçek niyetin çok partili rejim olduğunu açığa çıkartmıştır lakin devlet olmadan demokrasi olamayacağı için öncelikle devletin kurumsallaşması ve toplumun bir düzeye çıkarılması hedeflendiği için yani demokrasinin alt yapısını sağlayacak devlet ve insan unsurları inşaa edildiği için ertelenmiş ve "tek parti rejimi"nde devam edilmiştir. Sizler çok partili rejime geçişi Amerikan'ın Marshall yardımı vb nedenlerle mecburi bir geçiş gibi anlamaya daha yatkınsız çünkü tarihsel perspektif sizlerde yoktur. Çok partili rejime geçiş zaten tarihsel bir zorunluluktur. Cumhuriyetin kendisini demokrasi ile taçlandırması kaçınılmaz bir gelişme idi. Bir ülkenin demokrasiye para alıp geçmesi diye bir şey yoktur öyle olsa idi bugün Suriye, İran, Irak, K.Kore, Küba gibi ülkeleri ABD'nin ikna etmesi hiç de zor olmazdı. Ama size en basit şeyleri bile anlatmak zorunda kalıyoruz. Süreçleri analiz etmek ve tarihi arka planına bakıp sosyolojik-tarihsel-siyasal analiz yapmak yerine sadece bugünün gözlükleri ile tarihten anlık fotoğraflar çekip bugüne uyduramadığınız veya bugünün standartlarına yakıştıramadığınız herşeyi karalama yoluna gitmektesiniz. Bak DP iktidarının 26 Nisan 1960 tarihinde yaptığı bir darbe olan Tahkikat Komisyonları ile ilgili tartışmada Mecliste neler yaşanmış: Başbakan Menderes, Meclis'te bir konuşma yapar. (Not: Konu faşizan Tahkikat komisyonlarıdır) CHP Lideri İsmet İnönü'ye hitaben, "Paşa Paşa" diye seslenir: "Sen değil misin bu memlekette Takrir-i Sükûn Kanunu'nu çıkartan..." DP sıralarından alkışlar yükselir, Meclis'te kıyamet kopar. Menderes devam eder: "Sen değil misin İstiklal Mahkemelerini kurdurtan?.." Tekrar alkışlar yükselir. (Hatırlatma için, 1925 yılında doğuda ingilizlerin Musul nedeniyle kışkırttıkları Şeyh Sait isyanı çıkmış, hem bölücü hem de dini motifleri taşıyan bu başkaldırı Takrir-i Sükûn Yasası ile bastırılmış, sorumluları istiklal Mahkemesi yargılanmıştır). İsmet Paşa sessizce kürsüye çıkar ve şu cevabı verir: "Adnan Bey çok doğru söylüyor. Evet, benim o yasayı çıkartan. Evet benim İstiklal Mahkemelerini kurdurtan. Ama ben oradan buraya geldim. Sen ise buradan oraya gidiyorsun." İsmet Paşa burada da tek cümlede herşeyi anlatmış. (DP iktidarı döneminin ne menem bir demokrasi olduğunu biraz anlamak isteyen Altan Öymen'in "Öfkeli Yıllar" isimli kitabını okumasını tavsiye ederim) Hiçkimse çok partili rejim ile tek partili dönemi mukayese edemez. Çok partili rejimin içinde "tek adamlık" veya "tek parti diktatoryası" oynanmaz ve bunu yapıp da millete CHP'li tek parti rejimi yılları ile mukayese yapılarak demokrasi satılamaz. Tek parti rejimi adı üstünde tek parti rejimidir. Ama çok partili rejim adı üstünde çok partili olmak zorundadır ve muhalefeti yargılayan, hapse atan ve mallarını müsadere eden komisyonlar kurup çalıştıranların demokrasi adına söyleyecek bir şeyi olmadığı gibi bizzat bu insanlar Türkiye'deki demokratik gelişmenin katilleridir. DP geleneği yüzünden bu ülke demokrasiye geçemedi. Bugün AKP de DP'nin bütün faşizan özelliklerini aynen yansıtmaktadır üstelik daha fazla ABD teknolojisi ile donanmış olarak. Not. Şu linkin okunmasını tavsiye ederim: MENDERES’E OYUN OYNANDIĞI DOĞRU MU? Bu linkte sadece Tahikat komisyonu öncesi dönem anlatılmaktadır bunun bir de Tahkikat komisyonu günleri vardır ve bence bu ülkede ilk darbe DP'nin Tahkikat komisyonlarıdır. "Sivil darbe" tartışması yapanların bu komisyonların öncesini ve sonrasını anlamadan bu tartışmayı yürütmeleri sivil darbenin tarihsel arka planını görmemek demektir. Alıntı:
Ya ne demezsin :) Ne derinlik ne derinlik. Dikkat et boğulacaksın. Bu laf kalabalıklığı ve laf cambazlığından öteye geçmeyen, dedikodu ve fısıltı gazetesi üzerine inşaa edilmiş, körü körüne partizan, az bilen çok ve boş konuşur misali herşeyi biliyormuş havasında verdiğin bu ukala moodlarınla mı beni alt edebileceğini sanıyorsun? Zaaflarını sergilediğinin farkında değilsin. Seninle kedinin fare ile oynadığı gibi oynamaktayım. Ben rahatım yani, sen devam et. Üstelik daha ne gördün ki? Yüzeysel takılıyorum seninle. Ama dikkat et benim yüzeyselim bile boğar seni :) Alıntı:
Can Dündar'ın "Mustafa" sından mı öğrendin sen Atatürk'ü yoksa? Tam isabet. İşte seni koyduğum yer de tam burası. Can Dündar'ın Mustafa'sını beğenerek izleyen bir AKP'li... Ha, ha, ha, ha , ha.....Gülmekten kasıklarıma ağrılar girdi. Bir de demişsin ki: "beni o günlerin dünya basınından alıntılar yapmak durumunda bırakma, yada bizzat Atatürk'ün en yakınlarının sözleri ve ondan naklettikleri sözleri bana paste ettirme çok üzülürsün ..." İşte ne kadar haklıymışım değil mi? Dedikodu, fısıltı gazetesi, sözler, fısıldaşmalar.... İşte senin tarihi değerlendirmen bunlardan başka bir şey değildir: Olaylar, olgular, süreçler, devrimler falan sana bir şey ifade etmemekte. Varsa yoksa, o ne dedi; bu ne dedi? Atatürk'ün yakınındaki kişilerin söyledikleri. Ben de Atatürk'ün yakınındaki kişilerin sözlerine dikkat eder okurum ve onlardan çok şey öğrenirim de ama bunlar ana kaynak değildir ve teyide muhtaçtır çoğu ama Atatürk döneminin liberal / faşist / sosyalist olduğunu anlamak için yakınlarındaki insanların sözlerine mi bakarsın? Atatürk dönemi dediğin dönem zaten boylu boyunca önümüzdedir. Al sana Takrir-i Sukun kanunu, İstiklal mahkemeleri, isyanların bastırılması, Dersim en olumsuzundan. Veya bütün devrimleri ve Cumhuriyetin kökleşmesi en olumlusundan. İstersen en beğenmediğin uygulaması şapka devrimi ve ezanın Türkçe okutulmasını al. Veya İzmir İktisat Kongresini... Bunlar olaylar, olgulardır. Bunlara bakarsk yorumlayacaksın. Öyle yakınlarındakilerinin sözlerine göre değil. Örneğin; İzmir İktisat Kongresinde alınan kararlara bakan bir insan o dönemin ne sosyalist ne de liberal olmadığını anlar. Tarih; olaylara, olgulara, süreçlere bakılarak anlaşılır, sözlere göre değil. Sözler yardımcı kaynaktır en fazla. Bak sana bu forumlarda az şey öğretmiyorum. Kıymetimi bil. Haa, bir de "en yakınındakilerin sözleri" derken Rıza Nur'u mu kastettin yoksa? Siz hala mı orada mısınız? Alıntı:
İyi de olaya bir de öbür taraftan bakanlar var. Onlara ne diyeceksin? Atatürk`ün manevi kızı Afet İnan`ın kızı Arı İnan`ın `Tarihe Tanıklık Edenler` kitabında yer alan anekdotlara göre Bayur, İsmet Paşa`nın `dinciliği`ni şu sözlerle anlatıyor: `Atatürk öldükten sonra biz seçim bölgemize gittik. Bir müddet sonra, yani 1-2 ay sonra. Galiba seçimlerden sonra gittik. Baktım her mahallede biri Kuran Kursu açılmış. Bunlar yoktu eskiden. Arı İnan -İnönü iktidarında mı? -Evet, İnönü Cumhurbaşkanı olmuş, Recep Peker de İçişleri Bakanı ki Recep Peker bu işde gayet mutaassıptı. Bu softaların şiddetle aleyhindeydi– Kuran Kursları açılmış, her mahallede bir tane var. Gittim Ankara`ya Recep`e dedim ki `ne hal bu?` `Ne yapayım?` dedi. Arı İnan -Yani bu `ne yapayım`, emir büyük yerden geliyor manasına mı? -En büyük yerden geliyor. Yani İnönü din düşmanlığı yapmıyor, dinci. Sonra gel zaman git zaman İlahiyat Fakültesi açıyor. Sonra İmam Hatip okulları açıyor. Bu okullara fıkıh dersi koyuyor. Fıkıh dersine hiç lüzum yok. Çünkü kalkmış. Fıkıh demek şeriatten doğma, yani Kuran`dan ve hadisten peygamberin davranışından çıkarılan hükümlere göre yapılmış kanunlar denmektir. E! Onlar kalkmış. Biz bugünkü ihtiyaca göre kanun yapıyoruz. Eskiden Osmanlı İmparatorluğu`nda bir kanun yapılırken, `şeriate uyar mı uymaz mı?` diye bakılırdı. Yani bir kanun bugünkü şartlara uyuyor mu, ihtiyacı karşılıyor mu?dan evvel, şeriate uyuyor mu? denilirdi. Şimdi bunu İmam Hatip okulunda imamlık edecek, hatiplik edecek adama bunu öğretmeye ne lüzum var?..." Alıntı:
Senin o dinci aydıncıklarından birisi de merak edip baktı mı İsmet İnönü döneminde açılan İmam hatip okullarındaki ders programlarına? Ezberden konuşmayı pek severler. İnönü piyano koydu camilere, silah deposu yaptı, ölü yıkamak için imam hatip açtı.... Hep aynı lakırdılar. Bugün "Hem müslüman hem laik olunmaz, ters mıknatıslama yapar" diyen birisi başvekil oldu ise bunu İnönü'ye borçludur bilmeli. İnsan en azından vefakar olmalı değil mi? İmam hatipler ölü yıkamak için açılmadı "aydın din adamı" yetiştirmek için açıldı. Fikir doğru idi ama o okullara fıkıh dersi konulduğu anda başladı yanlışlık ve bugünlere gelindi. Fıkıh ancak hukuk fakültelerinde "karşılaştırmalı hukuk" derslerinin konusu olarak incenmeli idi. Ama İmam hatipler bugün şeriatçıların arka bahçesi haline gelmiştir artık çok geç. Ne ekildi ise o biçildi. Hadise bundan ibarettir. Alıntı:
Ayrıca millet iradesi çok partili rejimle değil Cumhuriyetin kurulması ile iktidardadır zaten. Hatta milli mücadele bile TBMM önderliğinde yapıldı. Çok partili demokrasi daha gelişmiş bir modeldir ama o demokrasinin nüveleri milli mücadelede atılmıştır. İş tohumun serpilip gelişmesi ve ağaç olması ile ilgilidir. Ama DP iktidarı o milli iradenin de canına okudu. Ağacı kesti kuruttu. Söyle bakalım CHP'nin mallarını hangi milli iradeye göre müsadere etti DP? (Aynısını 12 Eylül de yaptı) Söyle bakalım Osman Bölükbaşı'nın partisi Millet partisini hangi milli iradeye göre kapattı DP? CHP genel sekreteri Kasım Gülek gibi milletin temsilcilerini hangi milli iradeye göre tutuklattı DP? Hüseyin Cahit Yalçın gibi bir yazarı hapse atarken de milli iradeye danışmış mıydı DP? Gazeteleri kapatırken? Kırşehir'i de vilayet olmaktan çıkarıp ilçeliğe indirirken hangi milletin iradesine başvurdu? Tahikat Komisyonun önlem ve kararlarına "her ne suretle olursa olsun muhalefet edenleri" 1-3 yıla kadar ağır hapis cezasına çarptırmayı da milli iradeye sorarak mı karar verdi? DP'li Tahkikat komisyonu partilerin tüm etkinliklerini yasaklıyordu yahu... DP'li milletvekilleri CHP'li milletvekillerini yargılıyorlardı (O zaman Anayasa mahkemesi yoktu) Meclis müzakerelerinin yayınlanması yasaktı. Milletin meclisindeki görüşmelerdne milletin haberi olsun istenmiyordu? Bütün toplantılar men edilmişti, neşri de yasaktı. Telgraf, mektup sansüre tabii idi ve diğer bütün muharebe vasıtaları da kontrol edilecekti. (23 Mayıs'ta yani ihtilale 5 kala) Milletin mektupları telgrafları bile kontrol edilerek memleket bir hapishaneye çevirilmişti. Bütün bunları millet mi istiyordu, milli irade böyle mi tecelli ediyordu? DP iktidarı bire sivil darbe iktidarı olmuştu. Şimdi hangi yüzle demokrasiden bahsediyorsunuz utanmadan? Alıntı:
Tamamen millet mi finanse ediyor? Bu da bir şehir efsanesidir. Yoksa bu belediyelere işi düşenlerden zoraki "cami yaptırma ve güzelleştirme derneklerine bağış" adı ile alınan paralarla yapılıyor olmasın? Ama bütün bunların ötesinde burada başka birşey var anlatmak istediğim. Taa başından beri Cumhuriyet din düşmanı bir rejim olarak kurulmadı. Bir aydınlanma devrimi olarak İslam'a büyük hizmetleri oldu. Cumhuiyet'e kadar bu millet kendi ana diliyle kendi inancını öğrenme gibi bir imkana sahip değildi. Tarihte ilk kez Türkler kendi ana dilleri ile kendi dinlerini öğrendiler. Bu durumdan Türk'ü Arabın hayranı haline getiren Osmanlı kabahatlidir. Bir ülke insanının kendi dili ile kendi dinini öğrenememesi bir zulümdür. Hutbeleri bile Arapça imiş bu milletin. O çok övdüğünüz Osmanlı bu milletin "dilini" bile adam yerine koymuyordu. Cumhuriyet bu anlamda Anadolu Türkü'nün 600 sene sonra devleti yönetmesini temsil eder. Alıntı:
Senin millet kurdu dediğin camilerin hepsine imam atayan Diyanet değil mi? 79 bin imamın maaşını kim ödüyor? Hac organizasyonlarını kim yapıyor? Onca eseri, kitabı kim yayınlıyor? Onca Kuran kursunu açan Diyanet değil mi? Yurtdışındaki Türklerin camilerine bile imam göndermiyor mu? 81 bin personeli olan dev bir kurumdan bahsediyoruz. İnsaf insaf bu kadar da nankör olmayın. Dilediğine dilediği gibi hitap edecekmiş. "Kubbeler miğfer, minareler süngümüz" falan mı diyeceksiniz insanlara? Bol provakatörlü hutbeler. Bilmiyoruz sanki halkı dini kullanarak nasıl kışkırttığınızı. Artık o camilerde kimlerin cenaze namazı kılıınır kimleirn kılınmaz ona da karar verirsiniz. "Bu adam zındıktı, bunun cenaze namazı kılınmaz" diyen imamlardan geçilmez ortalık. Geç bunları da nankörlük etme. Alıntı:
Sizler insanların safiyane din duygularını kendi çıkarlarınıza alet etmişsiniz biz de halkı blinçlendirmeye çalışıyoruz sizin gibi din tüccarlarına karşı ama kolay olmuyor. İslami görünürlülükmüş... Türban takmayanlar İslami görünmüyor mu? Sen mi karar veriyoyorsun kimin ne kadar İslam olduğuna? İslami görünmek midir önemli olan yoksa İslamı yaşamak mı? Bu ülkenin mütedeyyin insanları İslamı 1000 yıldır yaşamaktalar, siz kimsiniz de onların hakkını savunacaksınız? Aradan çekilin parazit yaratmayın. Yeter bu insanları kullandığınız, istismar ettiğiniz. O genç kızları tarikat evlerinizde "saçının bir teli bile gözükse 70 bin yıl cehennemde yanarsınız" diyerek nasıl dehşet içinde bıraktığınızı ve örtünmeye zorladığınızı biliyoruz. Onların "bu benim dinimin emri" demesi bile sizin onlar üzerinde korku/dehşet/mahelle baskısı yolu ile kurduğunuz baskıların içselleştirilmesinden başka bir şey değil. Bu şekilde genç kızları kontrolünüze aldınız. Onları karanlığa mahkum ettiniz. Sizin kadın üzerinde kurduğunuz gerici baskının bir meşruiyet aracıdır türban. İslam'ın görünürlülüğü imiş. İslami görünsen ne olacak görünmesen ne olacak? Özde birşey olmayınca görüntüyü kurtarmaya çalışan biçaraler. Sanki İslam'ın tapusu bu zevatın elinde. Cehenneme bilet kesip cennette arazi satıyorlar bir de hiç sıkılmadan. Siz yatın kalkın da Kenan Evren'e dua edin. "12 Eylül yılanları öldürdü ortalık farelere kaldı" demişti birisi. Ne kadar da doğru söylemişti. Boşuna hocaefendiniz Evren paşa cennetlik adam dememişti. Vay be nasıl da taşlar yerine oturuyor. Getir 12 Eylülü al türbanı. Emperyalizmin bir kuklasından diğer kuklasına; bir tezgahından diğer tezgahına yatay geçiş. Merve Kavakçı'nın türbanı Amerika'da senato binasında sergileniyormuş. http://www.milliyet.com.tr/2005/10/2...im/axgun01.jpg Aldığı ödüllere bakın hele: 2009: Dünyanın En Etkili 500 Müslümanı (Georgetown University) (ABD) 2006: Sosyal Adalet Takdirname Belgesi New York Universitesi (ABD) 2004: En Başarılı Kadınların Tanınması NAACP/GWU (ABD) 2000: İnsan Haklarının Gelişmesi ve Müslüman Kadının Güçlenmesi Çabalarının Tanınmasında Örnek Hizmet Ödülü Uluslararası Kadın ve Çocuk Derneği (ABD) 2000: İnsanlığa Hizmet Ödülü: Haus der kulturellen Aktivitat und Toleranz (Avusturya) 1999: Yılın Annesi Ödülü: Ankara Başkent Kadın Platformu Ulusal Gençlik Organizasyonu (Türkiye) http://www.mervekavakci.net/odul.php Hepsini anladım da şu "İnsanlığa hizmet ödülü" de neyin nesi böyle? Şu türban nelere kadirmiş böyle? Vay be. Bak benim bile giyesim geldi :) Davet edilmediği üniversite kalmamış ABD'de. Maşallah el üstünde tutulmakta oralarda. http://www.mervekavakci.net/gundem.php Kendisinden ABD'nin Irak'taki katliamlarını kınamasını da beklerdik hani insanlığa hizmet adıyla aldığı ödülü haketmesi baabında ama Merve hanımın keyfi gıcır. O şimdi türbanının ona sağladığı siyasi popülaritenin keyfini çıkarmakla uğraşmakta. Ama bize gösterdiği çok önemli bir şey var: "Türban emperyalizmin simgesidir" diyen Erol Manisalı hocamızı teyid etmekte adeta. Türban emperyalizmin bu ülkedeki simgesi olmanın ötesinde bayrağıdır bayrağı. Ama Allah zalimleri sevmez. Zalimlerden yana saf tutanları da. |
|
Alıntı:
Sevdiğin sokak ağzı ile konuşalım "salağa" yatmışsın. Ben Atatürk döneminde aynı anda sosyalizm, liberalizm ve faşizm tatbik ediliyordu mu dedim benim acemi CHP savunucusu arkadaşım. Gösterdiğim şey Atatürk sağ iken ona izafetle faşo kemalizmden tut, liberal kemalizme kadar bir yelpazede ortaya çıkan akımlar! Bu neyi gösteriyor sodam, kaçıncı söyleyişim bende unuttum ama bu kemalizmin bu ülkede iktidarları meşrulaştırma amacı dışında fonksiyonu olmayan bir dolgu malzemesi olduğunu gösterir. Hani şu mankenlerin orasında burasında gördüğümüz slikondan söz ediyorum! Manken vucudunda asıl amaç nasıl seksapeliteyi artırmak ise, Kemalizmin iktidar oyunundaki bütün hüneri de sahte meşruluk sağlamaktan ibarettir. Atatürk ve ona izafe edilen ilkeler oyunun sahte unsurlarıdır. Bir düşünce sosyalizme, faşizme aynı zamanda da liberalizme dolgu malzemesi oluyorsa o açık büfe ucubesidir, adına düşünce sistemi demek için dahi bin şahit lazım. İçini sızlatan acı gerçek bu sodam. Alıntı:
Alıntı:
Andığın ülkeler iki kutuplu dünyada batı blokuna mı doğu blokuna mı yaslanmıştı! Efendileri olarak ABD'yi mi Rusya'yı mı seçmişlerdi? Sodam senin inönün efendi diye ABD'yi seçince Washington'da "Demokrasi" dedi. Moskova hempalarına hiç "Demokrasi" demedi do you understand me? Alıntı:
Alıntı:
Yani kraldan fazla inönücü sodam, inönü kendi nefsine karşı senden daha az müsamahalı olmuş! Alıntı:
Zaten DP İktidarı daha seçim akşamı apoletli taifesini çankayaya gönderip İnönü'ye "müdahale edelim mi" diye sordurmuştur! Zaten DP İktidarı ABD ile ilişkiler bozulduğunda Rusya'ya yaklaşmayı deneyerek, hatta Menderes'in Moskova programı belirleyerek Demokrasiye geçmemize büyük darbe vurmuştur. Zaten darbecilerin "NATO ve CENTO'ya bağlıyız" deklarasyonunun arkasında da DP İktidarı var :decision: Sodam, kemalistler kadar "yalancı tarih" yazım yeteneği olan başka bir topluluk ben görmedim, hakkınızı teslim edeyim :lol: Alıntı:
Sana yapmanı söylediğim hesaplaşmayı gerçekleştirdin mi ağabeyinle sen söyle bakayım! Alıntı:
Can Dündar'ın "Atatürk"ü dahi idealize edilmiş bir "Atatürk"tür, ama bu bile sizi çileden çıkardı, çünkü neredeyse adamı yarı İnsan yarı Tanrı antik yunan kahramanı sanmaktasınız :lol: Benim Atatürk'ü Can Dündar'dan öğrenmeye ihtiyacım yok, gerçek Atatürk'ü ondan öğrenme ihtimalim ise hiç yok! Ama senin gibi kemalistlerin sahte rüyalardan uyanması açısından küçücükte olsa bir adımdır o çalışma ve hayal aynalarınızı çatlatmıştır! Alıntı:
Tahminim sen "Mustafa"yı izlerken ya yanındakilerle kavga ettin, yada oturduğun koltuğu yedin, yada başka zararlı bir iş yaptın :kiss: Alıntı:
1) Gerçek Tarih 2) Resmi Tarih Sen ve senin gibiler hep ikinci seçeneğe abonesiniz, istersinizki herkes de o yayına abone olsun! Kaliteli içerik olsa olalımda hep masal be sodam. Ancak birinci kategoride çok önemli bir yeri olan, olaylara kişilere süreçlere tanıklık edenlerin anılarına dudak bükmen zaten sendeki derinlik problemini ele veriyor. Atatürk'ün kişisel el yazmaları dururken ondan sonra üretilmiş masallara itibar etmeyi yeğlersiniz, yeterki hayal aynanız çatlamasın! Gerçek kayıtlara, genel kurmay arşivlerine değil "ilk kurşunu sıkan bir Beyaz Türk'tü" masalına iman edersiniz. Bizim masallara karnımız tok. Tarihin aydınlatılmasında çok kere 1. kaynak olarak ele alınan kişisel anı ve günlük kayıtlarına dedi kodu muamelesi çekenlere de aldırabileceğimiz mesafe pek yok, ama Allah'tan ümit kesilmez, çabalıyoruz işte :ranger: Alıntı:
Teyide muhtaç kaynaklar nasıl teyid edilir, yine benzer kaynaklarla değil mi? Bu zaten yapılmış, söylediklerim Atatürk'ün tek bir yakınından duyulan şeyler değil ki! İkincisi Atatürk dönemi ve faşo/liberal/sosyalist kemalizm olayını yine taammüden karıştırmışsın. Aydınlanmak için lütfen yukarıya bakın. Alıntı:
Alıntı:
Yahu sodam bari paste ettin hiç olmazsa okusaydında sonra şu hale düşmeseydin! Alıntı:
Bu alıntı yapılan şahıs fıkıh nediri hadi bilmiyor sende mi bilmiyorsun? İmam yetiştirecek okul imama fıkıh öğretmeyecekde bandi jumping mi öğretecek? Fıkıh bilmeden adam "hoca efendi şu hal abdesti bozarmı, gusul nasıl alınır sakız çiğnersem orucum bozulur mu" gibi sorulara nasıl cevap versin, ölünüzü şöyle yıkayın böyle kefenleyin nasıl desin? İmam Hatipten mezun olanın içtihad yapıp hüküm kural kanun düzenlemesi yapacağını hadi alıntı yaptığın konunun cahili sanıyorda sen niye uyanamıyorsun sodam? "E! Onlar kalkmış. Biz bugünkü ihtiyaca göre kanun yapıyoruz" e yani? Bu hanımefendi kafasına göre mi bize namazı narif edecek ve biz ona göre mi kullacağız! Yada TBMM "Abdesti bozan haller şunlardır" diye bir kanun mu çıkaracaktı sodam da bu yüzden buna benzer ihtiyaçlar için İmam Hatipliye fıkıh dersi gereksizdi söyle bana yahu :kiss: Alıntı:
Bak gözlerini açmana yardımcı olayım: Alıntı:
Alıntı:
Sen resmi tarih asparagasıyla "İslami Aydınlanma" masalını anlatmaya devam et, bu öyle bir masalki eminim sen dahi inanmıyorsun. |
Yahu bu boğazların dininin 6.şartı Amerika 7.side AB dir....
|
Alıntı:
Kemalizm'in sağladığı aydınlanma ikliminde her türlü düşünce inkişaf etmiştir bu olağandır ve bu siyasi akımlar ile Kemalizm'in bağlantısı ancak bu olabilir. Ona bakarsan hilefetçilik/osmanlıcılık/işbirlikçi dincilik/siyasal dincilik/kürtçülük ve daha yüzlerce siyasi akım da ortaya çıkmıştır. Hatta bazıları kendi ideolojilerini Kemalizme atıf yaparak savunmuşlardır veya "Kemalizm budur" iddiasında bulunmuşlardır ama bunların hiçbirisi Kemalizm değildir. Kemalizmi ; 1-Milli mücadele içinde 2-Cumhuriyet dönemi devrimlerinde görürsün. ve dahası bugünlere kadar gelen bütün çağdaş atılımların içinde de Kemalizm vardır. Kısacası Kemalizm Türk'ün ayağa kalkışıdır her yönüyle. Öğren bunları. Bu minvalde Kemalizmi "altı ok" olarak görmek bile bir kategorileştirme veya çerçeve içine sokma çabası olup Kemalizmin içinin boşaltılmasından başka bir şeye hizmet etmemiştir. Ama biz ne yapıyoruz? Konuya hem ilmi hem de manevi bakıyoruz ve Kemalizmin tarihsel perspektifte bu topraklarda oynadığı rolü analiz ediyoruz. Koskoca bir milli mücadele ruhu ile bizim maneviyatımızı oluşturduğu gibi atılan dev adımlarla Türk'ün tarih sahnesine yeniden çıkışını temsil eden Kemalizmi hak ettiği yere oturtuyoruz. Sense burada dedikodularla uğraşıyorsun. Yazık yazık... Alıntı:
Anlayan varsa beri gelsin. Bir cümlesi var arkadaşın ha bire onu tekrarlamakta. Nedir bu? Analiz mi? Bir cümlede işi bitiriyor. Oh ne ala... Hem Kemalizmi bilme hem de hap gibi bir cümle ile kötüle. Senin bu düzeyinle Kemalizmi kötüleme yeterliliğin bile yok. Aynı cümleyi ben de "din" için kullanabilirim. --Din bu ülkede iktidarları meşrulaştırma aracına hizmet etmiştir. Bak kullandım. Ne oldu şimdi? Dinin kabahati ne? Millet dinden mi çıkacak şimdi? Madem iktidarları meşrulaştırma aracıdır din o zaman ey müslümanlar İslam'ı terkedin mi diyeceksin? Ne mantık bu yahu? Nasıl bir kafa? Şaka gibi... Alıntı:
Ayrıca kimse Takrir-i sükun kanununu veya İstiklal mahkemelerinin benzerlerini bugün için övemez. Ama tarihe bugünün gözlükleri ile bakamayız. Koskoca milli mücadelenin içinde yaşayıp ve sonrasında bir devlet inşaa etmek zorunda kalanların despotik uygulamalarına bugünün rahat koltuklarından bakarak eleştiri getiremezsin. "Rahatınız mı battı?" diye sorarlar adama. Alıntı:
Seni mantığa davet ediyorum ama hiç umudum da yok hani... Sana sürekli "ne alaka" diye sormak zorunda bırakıyorsun beni. DP iktidarı dönemini demokrasi sanmana gelince: 23 Mayıs 1960 tarihli Milliyet gazetesi manşeti: (Not: Daha öncesinde çıkan öğrenci olaylarına istinaden alınan Örf-i İdare uygulaması kararı) Alıntı:
Boşuna RTE Menderes'in devamı olduğunu iddia etmiyor. Bence çok haklı. Bir de 26 Nisan 1960 tarihli Tahkikat komisyonlarının yetkileri ile ilgili manşete bakalım: Alıntı:
Bir de Tahkikat encümeninin kararlarına muhalefet edenleri de 1-3 yıl arasında hapse atıyor. Neymiş apoletli taifesi ile İnönüye müdahale edelim mi demişmiş... İşte sana apoletli kanun. Askeri kanunlardaki yetkileri bile üstüne alan tahkikat encümeni... Söyle bakalım apoletlimiymiş yoksa değilmiymiş? devam edecek... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:05 . |