Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Felsefik Tartışmalar (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=148)
-   -   İnsan ve Evren ? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=16739)

Natan 13-02-2010 20:42

İnsan ve Evren ?
 
İnsanın evrenle ilişkisi nedir ?
Bir benzerliği söz konusu mudur?
Evren dolu mudur ? Boş mudur ? İnsan için de dolu ve boşluk söz konusu mudur?

Kafamı kurcalayan bu soruları paylaşmak istedim.
Evren sonsuz mudur mesela ? peki insan ? İnsan da evrende bir parça ,belki bir başka evren olabilir. Sınırlılığının dışına taşmış ,evren gibi mistik ,evren gibi belirsiz,evren gibi bilinmezdir. Ama anlamsız değil. Bir yanda kozmos bir yanda diğer yanda kaos egemen .Peki insan nerede ?

saygılarımla

UlulElbab 13-02-2010 21:31

sevgili Natan,

Evrenin şekli olduğu konusunda bir kaç yabancı makaleye rastlamıştım,dilerseniz yayınlandığı
Bilimsel dergi ve yazarınıda bulabiliriz.
Evrenin şekli henüz insanlığın elinde ki imkanlar ile belirlenebilmiş değil...
Gerek Matematiksel olarak,gereksel gözlemsel (Hubble) olarak bunun tesbiti yapılamadı.
Ancak bir şekli olduğu konusunda fikirbirliği var.

1995 yılında Dünya çevresinde yörüngeye yerleştirilmiş olan ilk uzay teleskopu HUBBLE çok önemli bir gelişmeyi izlemeye başlamıştı:

bir galaksinin doğumu;

Evren’in çok uzak bir köşesinde, on milyar Dünya yılı kadar önce meydana gelen bu olayın görüntüsü bize yeni ulaşıyordu....Çünkü, aramızdaki mesafe öylesine uzaktı ki ışığın saniyede yaklaşık 300.000 km olan hızıyla bile, bu mesafeyi kat etmesi on milyar Dünya yılı sürmüştü...
Bu gerçekten muhteşem bir olaydı...

Klisenin ve Müslüman Ulemanın engellemelerine rağmen Dünyanın bir Öküzün boynuzları arasında olmadığı Bilimsel olarak ispatlandı...
Bilimsel bilgi birikimi çoğaldıkça, gökyüzünü izlemek için alet kullanılmaya başlandı.
Kopernik bu işin öncülerindendir...Daha geç dönemlerde Ali Kuşcu gibi müslüman Gökbilimcilerde yetişmiştir...
Ancak Ulema onların Meleklerin Eteklerine alttan baktıkları iddiası ile Gözlem evlerini başlarına yıktırmış:)....:(
Galileo , kiliseden ihtar alarak araştırmalarına ara verdiği on dokuz yıl süresince, aletler yapmaya ve geliştirmeye çalışmıştır.Bunlardan biri de teleskoptur.

Ancak bütün geliştirme çabalarına rağmen yeryüzünde ki teleskoplarla ayrıntılı inceleme mümkün olmamıştır. Çünkü, Dünya atmosferi morötesi ve kızıl ötesi ışınların büyük kısmını Absorbe etmekte ve ışığı kırarak saptırmaktadır.
Ayrıca Aynaların genleşme sorunu gece/gündüz sıcaklık farkı nedeni ile ciddi bir handikapdir...Bu yüzden,Yer'den gözlem yapan teleskopların Evren'in uzak yerlerini araştırması mümkün olmamıştır.

Paralel Evrenler Teorisi nispeten yeni sayılabilecek bir konu...

Yanılmıyorsam "Paralel evrenler" tanımı ilk kez Amerikalı fizikçi Hugh Everett tarafından ortaya atıldı...
Zamanla Kuantum Mekaniği ve Kuantum Fiziği hem populerleşti hemde ciddi ilerlemeler kaydetti...
Bohr'un ve Max Planckın bu konuda ki çalışmaları oldukca meşhurdur.

Planck Sabiti
ve bundan yola çıkarak Bohrun ; "Hidrojen Atomu Spektrumu”nu açıklamak için ortaya attığı model o zamanlarda klasik fizik dünyasında büyük sansasyonlar yaratmış...

Bugün Evrenin genişlemesi ihtimaller ve Düşünceler ile açıklanılmaya çalışılıyor...

Niels Bohr, atomaltı parçacıklarının düzenli hareket etmediğinde ısrar ettiğinde,Einsteinın "Tanrı Zar Atmaz" diye cevap verdiğini hepimiz biliriz...

Bana göre ise Tanrı Zar atar, üstelik kendinin dahi göremeyeceği(Görmek istemediği için) bir Yere atar... Zar tutma ihtimalide yüksek görünüyor:)
Ayrıca tanrının zarlarının 6 değil...Sonsuz yüzeyli olmasıda mümkün:)

Natan 13-02-2010 21:42

İnsanla Tanrı ayrı düşünülemez. Bu kavramlar da iç içedir, farklı değildir. Ama insan tek başına bir tanrı değildir yada tanrı bir insan .bu ikisi bölünemez bir gizem dir .Ötekileştirmeden ,Benleştirmeden , farkındalığında değil .

Evrenin şekli konusunda sevgili Ululelbab ,İnsan kendisini evrende gördükçe,evrenle BİR olduğunun farkına varınca , farklı olmadığını kavrayınca kendisinde görebilir alemi &Evreni . Uzaklara gitmeye gerek de yok.

(ki cenneti de gözlerimizle görebiliriz, bakışlarımızda saklı olan cennetten bahsediyorum)

ALKA 13-02-2010 21:49

Evrenin sekline bir örnek verecek olursak asagida evrenin kücük (!) bir kesimini gösteren bir görsele yer verebiliriz.

http://www.abenteuer-universum.de/kos/structure2.jpg

Resim Zürih Üniversitesi'ne ait olup ortadaki kirmizi resim karesi evrenin sadece 10bin isik yili uzunlugundaki bir ölceginin faktör 100 kadar büyütülmüs kesitidir. Galaksilerin ve güneslerin bir iplik agi gibi birbirlerine baglandiklarini görüyoruz. Ön ülana cikmis en son resim ise sadece bir günes sistemi. Evreni sekil olarak sahsen biraz bir DNA sarmalina benzetiyorum.

UlulElbab 13-02-2010 22:18

Sayın Alka,

Resim için teşekkürler...Ancak o resimden ne kadar küçük olduğumuzu kısmen

algılayabiliriz...DNA Sarmalı ilginç bir tesbit...

Aslında tüm öğretilerde "Zerre küllin aynasıdır" anlatımı söz konusudur.

aşağıdaki Linkte çarpıcı bir anlatım söz konusu:
http://www.saidnur.com/vecize/resimler.html

UlulElbab 13-02-2010 22:33

Alıntı:

Natan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 288510)
İnsanla Tanrı ayrı düşünülemez. Bu kavramlar da iç içedir, farklı değildir. Ama insan tek başına bir tanrı değildir yada tanrı bir insan .bu ikisi bölünemez bir gizem dir .Ötekileştirmeden ,Benleştirmeden , farkındalığında değil .

Evrenin şekli konusunda sevgili Ululelbab ,İnsan kendisini evrende gördükçe,evrenle BİR olduğunun farkına varınca , farklı olmadığını kavrayınca kendisinde görebilir alemi &Evreni . Uzaklara gitmeye gerek de yok.

(ki cenneti de gözlerimizle görebiliriz, bakışlarımızda saklı olan cennetten bahsediyorum)

Sevgili Natan,

Siz daha çok olayın mistik boyutuna vurgu yapmışsınız...

Elbette haklısınız insanla Tanrı ayrı düşünülemez...Ancak hangi insan?

Temizlenmiş yani Arınmış bir insan söz konusu...

İnsan kendisinden bahsederken BEN der...

İşte tüm ayrıntı bu "BEN" içinde gizlidir.Çünkü insanın Ben diye tanımladığı "kendisi" değildir.
Asıl kendisi Tanrıdan küçük bir parça taşır...

Zamanla içinde yaşadığı Toplum Ona bazı hazır Bilgiler sunar...

Hristiyan bir ailede doğduysa ,Müslümansa..müslüman..Ailesi Budistse Budist anlayış ile Yükleme yapılır...

Ayrıca Hayatta kalma ve Rekabet edebilme güdüsü ile BEncilliğe ilk adımın atar.

İşte "Tanrıdan olan o küöük parça"nın etrafı Örümcek ağı gibi sarılır ve sarmalanır...

Tam bir Küreye dönüşür,üzerini bir tabaka kaplar.

O tabakanın Kenarına yeni bir BENLİK kurulur...

Dünya ve Uydusu Ay gibi...

Tıpkı Dünyanın Atmosferi gibi,söz konusu tabaka ÖZ BENLİĞİ korur...

İnsan Tıpkı Spermanın Follum Tüpüne ve oradanda Yumurtaya yaptığı Yolculuğu öz benliğine doğru yapmak zorundadır...

Ancak bu o kadar basit değildir...Yolculuk Tehlikeli ve Zorludur.

EGO dediğimiz Sahte benlik tıpkı Atmosferin Dğnyaya giren cisimleri yaktığı gibi
hertürlü girişi engellemeye çabalar...

Ego oldukca kurnaz bir Rakipdir...Değişik şekillere bürünür...“bastırma,inkar,yansıtma ve özdeşleşme” bilinen yöntemleri dışında Kişiye özel "Tool kit"leride vardır.

Merkeze ulaştığınızda "Bakışlarda ki cennete de ulaşmış olursunuz:)

Sevgi ile...

evrensel-insan 13-02-2010 22:55

Saygideger arkadaslar;

Evrenin, insanoglunun varligindan pek umuru oldugunu sanmiyorum. Insanoglu da ne kadar bilgisi temelinde evreni kendi turu adina ortaya koyarsa koysun, bir parca olarak birak algiladigi epistemolojik butun olan evreni, ya da diger parcalari; kendi parcasini bile ortaya koyabilecegini dogal dusuncesinin icerigi temelinde dusunmuyorum.

Ama; en azindan kendi adina kendi parcasini bil kokeni temelinde dusunceye ve pratige tasimasinin yarari olacagini dusunuyorum. Cunku hala insanoglu kendini bildi bileli bu ozunun ne oldugunu algilayamadigini, farkinda ve bilincinde olmadigini; su anki icinde bulundugu gorunum ile ortaya koyuyor.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Natan 14-02-2010 17:50

Ululelbab kardeşim ,yazdıklarının hepsine katılıyorum . Çok da güzel ifade etmişsin ,

Sevgili evrensel insan ,Bir cümlenizi açmanızı rica etsem..

"insanoglunun varligindan pek umuru oldugunu sanmiyorum"

Evren insanı yansıtır, İnsan da evreni. Öyleki evren makrokosmos iken Evrenle Bir olan insan da mikrokosmostur. Alemin ete kemiğe bürünmüş halidir. Gök adaları&yıldız boyutları arasındaki boşluk bir anlamda atomla çevresinde dönen elektronlar arasındaki boşluk gibidir fakat içinde BİRlik vardır. Birbirinden pek bir farkı da yoktur.

ozgur_beyin 14-02-2010 18:11

bilinen evreneda bir bakın fikrinize yardımcı olsun

http://www.youtube.com/watch?v=17jym...layer_embedded

ALKA 14-02-2010 18:16

Alıntı:

aşağıdaki Linkte çarpıcı bir anlatım söz konusu:
http://www.saidnur.com/vecize/resimler.html
Verdiginiz link icin cok tesekkürler sayin UlulEbab, keyifle seyrettim. Gercekten cok güzel bir calisma olmus ve böylece bellegime angstron, pikometre, fermi gibi yeni ölcü birimleri de kazanmis oldum. Resim linkleri Makroevren'den Mikroevren'e gecis yaptigi icin bence dikkate deger.

Bazen evreni bir Dna sarmalina, bazen de bir beyine, yani beyin kivramlarina da benzettigim oluyor. Bir organizmaya benziyor bu haliyle. Tüm evrenin tanrinin kendisi oldugu dile getiren panteist düsünce bu bakimdan manidar bulunabilir.

Alıntı:

Evrenin, insanoglunun varligindan pek umuru oldugunu sanmiyorum. Insanoglu da ne kadar bilgisi temelinde evreni kendi turu adina ortaya koyarsa koysun, bir parca olarak birak algiladigi epistemolojik butun olan evreni, ya da diger parcalari; kendi parcasini bile ortaya koyabilecegini dogal dusuncesinin icerigi temelinde dusunmuyorum.
Sayin Evrensel Insan, bilinc de maddenin evrilmis bir hali olarak düsünüyorum. Yani büyük patlamadan sonra madde, medde ile birlikte zaman ve mekan olusuyor, bizim icimizde bulundugumuz bu baroynik maddelerin bilesiminden önce inorganik maddeler, sonra bu inorganik maddeler organik maddelere evriliyor ve organik maddeler de evrim süreciyle evrilip beyini ve beyinin yapisi da bilinci olusturuoyr. Bu anlamda insan bilinci de maddenin bir formudur. Bu anlamda Berkeley felsefesi olan bilincin maddeyi dogrurdugu veya olusturdugu fikrini red ediyorum ve mantikli bulmuyorum. Bu anlamda "evrenin, insanoglunun varligindan pek umuru oldugunu sanmiyorum" dair düsünecenizi böyle yorumluyorum ve haklilik payi oldugunu belirtiyorum. Zira bilinc meddenin bir üst formudur, bilinc maddenin farkina varabilir ama maddenin kendisi bilincin farkina varamaz.

Alıntı:

Gök adaları&yıldız boyutları arasındaki boşluk bir anlamda atomla çevresinde dönen elektronlar arasındaki boşluk gibidir fakat içinde BİRlik vardır. Birbirinden pek bir farkı da yoktur.
Sayin Natan, bosluk diye bir seyin olmadigini düsünüyorum. Evrende ve atom aralarinda bosluk diye düsündügümüz sey de aslinda baska bir madde türüyle ve formlariyla doludur.

Bilindigi gibi evrende 3 türlü madde var. Yani insan ve dünyanin ve de diger insan duyulariyla gözetlenebilir evrenin de icinde bulundugu madde türü Baryonik maddedir. Bunlarin arasinda kalan boslugu diger madde türleri olan Kara Madde ve Ters Madde doludurur. Ve ya baska bir madde türü olan enerji ile doludur. Bosluk diye bir seyin oldugunu sanmiyorum.

Alıntı:

bilinen evreneda bir bakın fikrinize yardımcı olsun
Sayin ozgur_beyin, verdiginiz video da cok güzel bir paylasim ve bir fikir vermesi acisindan tavsiye edilebilecek derecede. Güzel bir yolculuk oldu, tesekkürler.

Natan 14-02-2010 18:26

Yokluk ,varlıkla açıklanabilir ,boşluk ta dolulukla. Yada tam tersi.Evren de hem boş hem doludur sevgili Alka .İnsan gibi. insan da evrende var olduğuna göre evrenselleşmelidir. Bireyselleşmemeli. Kendisini evrende Bir kılmalı. Madde yapıları farklıdır belki ama hepsi Aynı özü paylaşmaz mı ?

ALKA 14-02-2010 19:32

Alıntı:

Natan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 288681)
Yokluk ,varlıkla açıklanabilir ,boşluk ta dolulukla. Yada tam tersi.Evren de hem boş hem doludur sevgili Alka .İnsan gibi. insan da evrende var olduğuna göre evrenselleşmelidir. Bireyselleşmemeli. Kendisini evrende Bir kılmalı. Madde yapıları farklıdır belki ama hepsi Aynı özü paylaşmaz mı ?

Sayin Natan, evrende somut olarak zitlik diye bir kavram olmadigi ihtimali üzerinde düsündünüz mü? Mesela tatli/aci, mutluluk/üzüntü, sicak/soguk, atilgan/cekingen, güzel/cirkin, pahali/ucuz vs gibi, bunlarin hepsi somut degil soyut oluyor. Mesela bir kaya parcasinin zitti ne olabilir? Veya yildizin, gezegenin, bulutun...?

Bu anlamda varligin zitti diye bir sey acaba gercekten somut olarak var midir ,varsa bence bu sadece soyut bir kavram olacaktir.

Kendinizi evrenle nasil "bir" kilmayi düsünüyorsunuz mesela? Somut olarak mi soyut olarak mi? Somut olarak hem baryonik madde hem de kara madde olabilir misiniz örnegin? Soyut olarak düsüncede evrenle bir olmayi herhangi bir bicimde belki basarabileceginizi düsünüyorum ama somut olarak bu nasil olacak ben de bilmiyorum. Belki baska bir yazar bu konuda düsüncelerini dile getirir ve bizi bir parca ileri götürebilir. "Madde yapıları farklıdır belki ama hepsi aynı özü paylaşmaz mı ?" sorunuzu bu yüzden acik birakiyorum, zira bilmiyorum.

evrensel-insan 14-02-2010 19:46

Saygideger Alka;

Sayin Evrensel Insan, bilinc de maddenin evrilmis bir hali olarak düsünüyorum. -Alka

Madde de dusunce de, insanoglunun bir kavrami ve felsefenin metafizik dalinin ideolojileridir. Sonucta, maddenin bir ilk sorunu dusuncenin de yaraticisinin bir yaratan cikmazi ve sorunu vardir.

Eger, insanoglu temel alinirsa ve insanoglu beyninin fonksiyonu dusuncenin yaratimi olan kavram; bir butunluk olarak algilanirsa; herseyin bir uclem oldugu ortaya cikar. Madde/dusunce/kavram.

Bilinc ise, hic birinin tek tek degil; tum bunlari kendinde butunlestiren insanogluinun bir olgusudur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 14-02-2010 19:52

Saygideger Natan;

Yokluk ,varlıkla açıklanabilir ,boşluk ta dolulukla.-Natan-

Sen burada insanoglunun dogal dusunce secimlerini sadece ortaya koymussun. Bunlari veren sabit em pozitifi degil.

Varlik; vari yansiyanin algilanarak ve kavramlastirilarak yansitilmasidir. Bilgidir ve turevdir.

Dolayisiyle, varlik bir em pozitif olarak pozitifi vara ve negatifi yoka acilir.

Bu temelde var da yok da varligin karsilikli uclaridir. Bosluk ve doluluk ta mekanin karsilikli uclaridir. Negatifler yok ve bosluk anlam olarak negatif olsa bile, algi ve yansitma olarak pozitiftir. Cunku tarif edilmistir.

Ayni oz mekan ve varliktir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ALKA 14-02-2010 19:55

Alıntı:

Madde de dusunce de, insanoglunun bir kavrami ve felsefenin metafizik dalinin ideolojileridir. Sonucta, maddenin bir ilk sorunu dusuncenin de yaraticisinin bir yaratan cikmazi ve sorunu vardir.
Sanirim bu sorun anlasildi. Nasil madde, zamani ve mekani sonradan olusturmadigi yani bunlar maddenin hareketine bagli olgular olup bastan beri maddeye özgü bir özellik olarak var oldugu gibi düsüncenin de bastan beri maddenin bir özelligi olarak var oldugunu anlatmak istiyorsunuz. Sizi böyle anliyorum, dogru mu?

Alıntı:

Eger, insanoglu temel alinirsa ve insanoglu beyninin fonksiyonu dusuncenin yaratimi olan kavram; bir butunluk olarak algilanirsa; herseyin bir uclem oldugu ortaya cikar. Madde/dusunce/kavram.
Burayi biraz daha acar misiniz?

evrensel-insan 14-02-2010 20:06

Saygideger Alka;

Burayi biraz daha acar misiniz? -ALka

Yeryuzunde neyin ne oldugunu ortaya koyan tur, ki biz de dahiliz, insanogludur. Baska tur ortaya koysa bile, bizle dialogu yoktur ve bizim de ortaya koydugumuz sadece turumuzu, turumuz icin ve turumuz adina ilgilendirir.

Bu temelde insanoglu ve kavramin kendiside dahil; varlikta, madde de, dusunce de, tanri da v.s. hersey kavramdir, bilgidir ve turevdir.

Iste bu insanoglu da beyni (madde) nin fonksiyonu dusuncesinin yaratimi kavram ile herseyi belirler ve belirtir. Yani insanoglu orta da yoksa, kavrami, dusuncesi orta da yoksa; ortada insanoglu eliyle ortaya konmus madde de, dusunce de tanri da v.s. yoktur.

O yuzden de bir seyi insanoglunun ortaya koyabilmesi, bildirmesi, belirtebilmesi icin; madde/dusunce/kavram ucleminin ucunun de olmasi gerekir, biri ve ya ikisi ucu olmadan biribirini ortaya koyamaz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Natan 14-02-2010 21:03

Kendinizi evrenle nasil "bir" kilmayi düsünüyorsunuz mesela? Somut olarak mi soyut olarak mi? - Alka


Zaman uzam farklı olabilir.Ancak herşeyi bizim bir parçamızmış gibi görmekten bahsediyorum. Biz neredeyiz ? Şu anda odamda ama evrendeyim,yüzeysel düşünmemek lazım. Gök adaları,yıldızlar,gezegenler bir seyir izler aynı insan bedenindeki atomlar gibi , kendilerine ait yörüngeleri vardır.Dönerler bu yörüngelerde.Evren ve insan arasında tek Bir birlik vardır. Hiç bir şeyde sınırlı olmayan bütünsel temelde bulunan Şeydir. İnsan da buudr. Ama farkındalığında değil. İnsanın doğası da evrein doğasından farklı değildir ,aynı zamanda tek bir doğa vardır. İnsanın da doğası vardır, mutluluk,sevinç,hüzün gibi.

Iste bu insanoglu da beyni (madde) nin fonksiyonu dusuncesinin yaratimi kavram ile herseyi belirler ve belirtir. Yani insanoglu orta da yoksa, kavrami, dusuncesi orta da yoksa; ortada insanoglu eliyle ortaya konmus madde de, dusunce de tanri da v.s. yoktur. Evrensel insan

Beyin, nöron adı verilen sinir hücrelerinden ve başka destek hücrelerden oluşmuştur. Beyinde yer alan nöron sayısı 100 milyardır.100 milyar nöron insanları ve alemi tanımlıyor & varkılıyor.Evrenin bir parçası insan da evrenden farklı değildir.

evrensel-insan 01-08-2010 05:06

Saygideger Natan;

Evrenin bir parçası insan da evrenden farklı değildir-Natan-

Evreni kavrami ile ortaya koyan insanoglu monologudur. Iste bu temelde, nesnel evrene verilen her hangibi anlam, icerik v.s. insanoglu ozelligi tasir ve onun verdigi oznel bir iceriktir.

Saygilarimla;
evrensel-insan


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:52 .