sevgili Natan,
Evrenin şekli olduğu konusunda bir kaç yabancı makaleye rastlamıştım,dilerseniz yayınlandığı
Bilimsel dergi ve yazarınıda bulabiliriz.
Evrenin şekli henüz insanlığın elinde ki imkanlar ile belirlenebilmiş değil...
Gerek Matematiksel olarak,gereksel gözlemsel (Hubble) olarak bunun tesbiti yapılamadı.
Ancak bir şekli olduğu konusunda fikirbirliği var.
1995 yılında Dünya çevresinde yörüngeye yerleştirilmiş olan ilk uzay teleskopu HUBBLE çok önemli bir gelişmeyi izlemeye başlamıştı:
bir galaksinin doğumu;
Evren’in çok uzak bir köşesinde, on milyar Dünya yılı kadar önce meydana gelen bu olayın görüntüsü bize yeni ulaşıyordu....Çünkü, aramızdaki mesafe öylesine uzaktı ki ışığın saniyede yaklaşık 300.000 km olan hızıyla bile, bu mesafeyi kat etmesi on milyar Dünya yılı sürmüştü...
Bu gerçekten muhteşem bir olaydı...
Klisenin ve Müslüman Ulemanın engellemelerine rağmen Dünyanın bir Öküzün boynuzları arasında olmadığı Bilimsel olarak ispatlandı...
Bilimsel bilgi birikimi çoğaldıkça, gökyüzünü izlemek için alet kullanılmaya başlandı.
Kopernik bu işin öncülerindendir...Daha geç dönemlerde Ali Kuşcu gibi müslüman Gökbilimcilerde yetişmiştir...
Ancak Ulema onların Meleklerin Eteklerine alttan baktıkları iddiası ile Gözlem evlerini başlarına yıktırmış

....

Galileo , kiliseden ihtar alarak araştırmalarına ara verdiği on dokuz yıl süresince, aletler yapmaya ve geliştirmeye çalışmıştır.Bunlardan biri de teleskoptur.
Ancak bütün geliştirme çabalarına rağmen yeryüzünde ki teleskoplarla ayrıntılı inceleme mümkün olmamıştır. Çünkü, Dünya atmosferi morötesi ve kızıl ötesi ışınların büyük kısmını Absorbe etmekte ve ışığı kırarak saptırmaktadır.
Ayrıca Aynaların genleşme sorunu gece/gündüz sıcaklık farkı nedeni ile ciddi bir handikapdir...Bu yüzden,Yer'den gözlem yapan teleskopların Evren'in uzak yerlerini araştırması mümkün olmamıştır.
Paralel Evrenler Teorisi nispeten yeni sayılabilecek bir konu...
Yanılmıyorsam "Paralel evrenler" tanımı ilk kez Amerikalı fizikçi Hugh Everett tarafından ortaya atıldı...
Zamanla Kuantum Mekaniği ve Kuantum Fiziği hem populerleşti hemde ciddi ilerlemeler kaydetti...
Bohr'un ve Max Planckın bu konuda ki çalışmaları oldukca meşhurdur.
Planck Sabiti ve bundan yola çıkarak Bohrun ;
"Hidrojen Atomu Spektrumu”nu açıklamak için ortaya attığı model o zamanlarda klasik fizik dünyasında büyük sansasyonlar yaratmış...
Bugün Evrenin genişlemesi ihtimaller ve Düşünceler ile açıklanılmaya çalışılıyor...
Niels Bohr, atomaltı parçacıklarının düzenli hareket etmediğinde ısrar ettiğinde,Einsteinın
"Tanrı Zar Atmaz" diye cevap verdiğini hepimiz biliriz...
Bana göre ise
Tanrı Zar atar, üstelik kendinin dahi göremeyeceği(Görmek istemediği için) bir Yere atar... Zar tutma ihtimalide yüksek görünüyor

Ayrıca tanrının zarlarının 6 değil...Sonsuz yüzeyli olmasıda mümkün