![]() |
Kitab-ı mukaddes ve Kusursuzluk
Kitab-ı mukaddes ve kusursuzluk
Bugün Hristiyan dünyası Kitab-ı mukaddes'te bir takım hatalar olduğunu kabul etmekte ve bunlara açıklamalar getirmeye çalıştığı görülmektedir. Bunlardan en bariz olanı Tevrat’taki sayısal hatalardır.şimdi bunlara bir kısmına göz atalım.: Tevrat’taki sayısal Hatalar 2.Samuel 8:4) Bin yedi yüz atlısıyla yirmi bin yaya askerini ele geçirdi. Yüz savaş arabası için gereken atların dışındaki bütün atları da sakatladı. (1.Tarihler 18:4) Bin savaş arabasını, yedi bin atlısını, yirmi bin yaya askerini ele geçirdi. Yüz savaş arabası için gereken atların dışındaki bütün atları da sakatladı. 1.Kısımda;1700 atlısıyla ele geçirmiş. 2.Kısımda;7000 atlısını ele geçirmiş. (1.Tarihler 21:5)Sayımın sonucunu Davut'a bildirdi: İsrail'de kılıç kuşanabilen bir milyon yüz bin, Yahuda'daysa dört yüz yetmiş bin kişi vardı. (2.Samuel 24:9)Yoav sayımın sonucunu krala bildirdi: İsrail'de kılıç kuşanabilen sekiz yüz bin, Yahuda'daysa beş yüz bin kişi vardı. 1.Kısımda;İsrail'de kılıç kuşanabilen 1.100.000,Yahuda'daysa 470.000 kişi var. 2.Kısımda,İsrail'de kılıç kuşanabilen 800.000,Yahuda'daysa 500.000 kişi var. (1.Krallar 7:15)Hiram her birinin yüksekliği on sekiz arşın ve çevresi on iki arşın olan iki tunç sütun döktü. (2.Tarihler 3:15)Süleyman otuz beşer arşın yüksekliğinde iki sütun yaptırıp tapınağın önüne diktirdi. Sütun başlıkları beşer arşın yüksekliğindeydi. 1.Kısımda;sütunun yüksekliği 18 arşın. 2.Kısımda;sütunun yüksekliği 35 arşın. (1.Krallar4:26)Süleyman'ı n savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı. (2.Tarihler 9:25)Süleyman'ın atlarla savaş arabaları için dört bin ahırı, on iki bin atlısı vardı. Bunların bir kısmını savaş arabaları için ayrılan kentlere, bir kısmını da kendi yanına, Yeruşalim'e yerleştirdi. 1.Kısımda;40.000 ahırı var. 2.Kısımda;4.000 ahırı var. (2.Krallar 25:8)Beşinci ayın yedinci günü, Babil Kralı Nebukadnessar'ın krallığının on dokuzuncu yılında muhafız birliği komutanı ve Babil Kralı'nın danışmanı olan Nebuzaradan Yeruşalim'e girdi. (Yeremya 52:12)Babil Kralı Nebukadnessar'ın krallığının on dokuzuncu yılında, beşinci ayın onuncu günü, muhafız birliği komutanı Babil Kralı'nın görevlisi Nebuzaradan Yeruşalim'e girdi. 1.Kısımda;5.ayın 7.günü Yeruşalim'e girdi. 2.Kısımda;5.ayın 10. günü Yeruşalim'e girdi. Tevrat’ta bunlar gibi birçok sayısal hatalar mevcuttur. Tanrı’dan esinlenme yoluyla geldiği idda edilen bir kitap elbette hatalı kusurlu olamaz. Kutsal kitap bu yazıların tanrısallığını şöyle açıklamaktadır: "Kutsal Yazıların tümü Tanrı esinidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek ve doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır"(2. Timoteos 3: 16) Bir kimse kendini peygamber ya da ruhça olgun biri sanıyorsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rab'bin buyruğudur."(1. Korintililer 14: 37) Gibi benzer ayetlerle kutsal yazının tümünün Tanrı’nın esini olduğunu söylemektedir. Bazı kişiler bunların çelişki olmadığına çeşitli yorumlar getirmiştir.Örneğin sayıların yuvarlanması vb açıklamalarla ancak birçok sayısal çelişki için bu açıklamalar yetersiz kalmaktadır. Örneğin: (1.Tarihler 21:5)Sayımın sonucunu Davut'a bildirdi: İsrail'de kılıç kuşanabilen bir milyon yüz bin, Yahuda'daysa dört yüz yetmiş bin kişi vardı. (2.Samuel 24:9)Yoav sayımın sonucunu krala bildirdi: İsrail'de kılıç kuşanabilen sekiz yüz bin, Yahuda'daysa beş yüz bin kişi vardı. 1.Kısımda;İsrail'de kılıç kuşanabilen 1.100.000,Yahuda'daysa 470.000 kişi var. 2.Kısımda,İsrail'de kılıç kuşanabilen 800.000,Yahuda'daysa 500.000 kişi var. bu çelişki için sayın Lütfü Ekinci’nin ‘’63 soruya 63 cevap’’ adlı eserinde şöyle cevaplanmıştır.: Alıntı:
Diyerek bir açıklama getirmiştir.Burda bu açıklamayı eleştirip tartışmayacağım çünkü bu açıklama sadece bir sayısal çelişki içindir.diğerleri için bir açıklama yoktur zaten 3).önermede dediği gibi’’ Kopya eden kişilerin özellikle sayılarda yaptıkları hatalar’’ diyerek kopya edenlerin sayılarda hata yaptığına değinmiştir. Hal böyle olunca hristiyanlar ve Yahudiler bu konu hakkında şöyle açıklama yapmaktadırlar:kopyalama sırasında istemsiz olarak yapılan küçük hatalar olmuştur bunlar iman ve öğretiyi etkilemeyecek çok küçük hatalardır. bu cevap pek tatmin edici değildir çünkü İncil’deki bazı ayetler görmezden gelinmektedir. “Gök ve yer ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.” (Matta 24:35) buna benzer birçok ayet bulunmaktadır. Ot kurur, çiçek solar; fakat Allahımızın sözü ebediyen durur.” (İşaya 40:8) ancak hristiyanlar bunlara bir takım yorumlar getirerek açıklama çabasındadırlar.Bu ayetler imandan temel öğretilerden bahseder derler. Ancak en can alıcı ayet herşeyi ortaya sermektedir. Göğün ve yerin ortadan kalkması, Kutsal Yasa'nın ufacık bir noktasının yok olmasından daha kolaydır.(Luka 16:17) bu ayete göre ufacık bir nokta bile kutsal yazıdan eksilemez. Şimdi sayısal olarak çelişkili olan ayetlerin İbranicesine bakalım: ibranicede sayılar harflerle ifade edilmektedir. http://1.bp.blogspot.com/_SCGjUsbGm2...320/Hebrew.bmp Yani İbranice metinlerde herhangi bir kopyalama hatası yapıldığında bir harf hatası yapılmış olacaktır.dolayısıyla kutsal yasadan ufacık bir nokta değil noktalardan oluşan bir harfler eksilmiştir.Ama kutsal yasadan ufacık bir harf’in eksilmesi göklerin ve yerin ortadan kalkmasından daha kolaydır ama görüldüğü gibi ufacık bir noktayı bırakın harfler ortadan kalkmıştır. Saygılarımla.. |
Doğrudur, bazı hatalar ,hesaplama yanlışları vardır.
Bu kitap kaç bin yıllık bi eser değil mi ? herşey değişiyor, elbette bazı hatalar girmiştir K.Kitaba. Dediğin ayetlerde sözün kaldırılamayacağı , yok olmayacağına ilşkin vurgular içermekte. Çeşitli geçmişlerden gelen 40 adamdan bir kitap yazmasını istediğinizi varsayın.Her biri kitabın bir kısmını yazacak.Bu kişiler çeşitli ülkelerde yaşıyor ve hepsi birbirini tanımıyor.Bazıları diğerlerinin ne yazdığını bilmiyor.Bu şekilde yazılan bir kitapta UYUM arar mısınız ? Kutsal Kitap böyle bir kitaptır.Yukarda anlattığımdan çok daha sıra dışı koşullarda yazılmış olmasına rağmen içinde gerçekten şaşırtıcı bir uyum vardır. Birbirinde farklı koşullar Kutsal kitap yaklaşıuk olarak MÖ 1513 ile MS yaklaşık 98 yılları arasında 1.600 yılı aşkın bir süre de yazıldı.Dolayısıyla bu kitabı kaleme alan aşağı yukarı 40 kişinin çoğunun arasında yüzlerce yıl vardı.Meslekleri farklı farklıydı.Bazıları balıkçıydı ,bazıları çoban yada kraldı, biri de hekimdi. Uyumlu bir mesaj Tanrıın insanlığı yönetme hakkının doğrulanması , kendi egemenliği aracılığıyla amacını yerine getirmesi, İnsanı günahın ve ölümün esaretinden kurtarışı Kutsal yazılarda işlenen başlıca konulardır.Bu Yaratılış bölümüyle başlar,diğer kitaplarda ayrıntılarıyla işlenir ve vahiy kitabında doruğa ulaşır. Ayrıntılardaki UYUM Kutsal Kitabı kaleme alanlar en ufak ayrıntılarında bile birbiriyle uyumludur ,ancak çoğunlukla bunu bilinçli şekilde yapmadıkları açıktır. Bir örnek verelim .Havari Yuhanna , büyük bir kalabalık İsayı inlemeye geldiğinde İsanın özel olarak Filip'e insanları doyurmak için nereden ekmek alacaklarını sorduğunu anlatır. (Yuhanna 6:1-5).Pralel bir kayıtta Luka ,bu olayın Beytsayda yakınlarında olduğunu söyler.Kitabın önceki kısımlarıda da Yuhanna ,Filip'inBeytsaydalı olduğunu söylemiştir ( Luk. 9:10; Yuhanna 1:44) .İsa doğal olarak sorusunu o civarda yaşayan kişiye yöneltmişti.Evet ayrıntılar birbiriyle UYUMLUdur ancak bu uyumu sağlamak için bilinçli bir çaba da yoktur. Makul farklılıklar Belirli kayıtlar arasında makul farklılıklar vardır ancak bu doğal bir şey değil midir? Bir suça şahit olmuş bir grup insan düşünün .Eğer her biri AYNI ayrıntıları AYNI sözcüklerle anlatsaydı , sözbirliğ etttiklerinden şüphelenmez miydiniz? Her birinin ifadesinde ,kendi bakış açısına göre değişiklikler olması makuldur! Kutsal kitabı kaleme alanlarla ilgili de durum aynıdır !. Bir örnek mi istersiniz ? http://img151.imageshack.us/img151/7...susdresses.jpg İsa öldüğü gün Markos ve Yuhannanın belirttiği gibi erguvan renkli bir giysi mi giyiyordu?( Mark. 15:17;Yuhn.19:2) Yoksa Mattanın dediği gibi giysisi kırmızı mıydı ?(Mat.27:28) Her ikisi de doğru olabilir.Erguvan renginde kırmızının tonları da vardır. Gözlemleyen kişinin bakış açısına bağlı olarak ışığın yansıması ve arka plan bazı tonları boğarak giysiye farklı tonlar verebilir !..Yukarıdaki resimde görüldüğü gibi tonlar birbirine çok YAKINdır! K.K.yı kaleme alanların uyumlu ifadeleri ve bilinçli bir şekilde oluşturulmamış tutarlılıkları yazdıklarının güvenirliğini ortaya gösterir. |
sayın natan bu açıklamayı zaten ben yazıda söyledim ancak bakın ayet ne diyor?
Göğün ve yerin ortadan kalkması, Kutsal Yasa'nın ufacık bir noktasının yok olmasından daha kolaydır.(Luka 16:17) ufacık bir nokta bile eksilemez kutsal kitaptan ama bu eksilenler kutsal değildir diyorsanız bilemem lütfen üzerine düşünerek akıl yürüterek bir sonuca varınız.direk savunmaya geçmeden düşünmenizi istiyorum.ufacık bir nokta eksilemezse bir harf nasıl eksilebilir? saygılar |
Ben de dedim ki "nokta" "harf" gibi sözcükler edebi anlatım içerisinde değerlendirilmeli, yoksa gerçek noktadan bahsedilmiyor. İsanın sözlerinin yok olmayacağı , kaybolmayacağını vurgulamak için biraz da mübalağa sanatına başvuruyor.
Mesela ; "Gittiğini duyunca bir kez daha öldüm." ifadesini ele alalım. Burada kişi gerçekten ölmüyor , olayın anlamını vurgulamak için böyle bir yaklaşımda bulunuyor. Basit bi teist yaklaşım sergileyeceğimi düşünüyosan yanılırsın. Yorumlar dinamiktir, değişkendir. Kalıplara girmeyelim. sevgiler |
Tam konusu değil ama tanrının insanı "topraktan" yarattığı yazılıdır. Ancak bilim insanları evrimden bahsediyor. Bu büyük ölçüde ispatlanmış bilimsel temelde teori olmuş. Ne olacak şimdi ? Bence bazı ayetler sembolik anlamlar içermektedir. Ayetler sabittir. Ancak nereye çekmek isterseniz oraya gider. Kişinin algılayışına göre değişkendir. Ben diyorum ki insan da bir ayettir yada yaşayan kitaptır. Bu kitabı okumasını bilmeliyiz ilk önce.
ee, insan organik bi bütün. Organizma diyelim. kitap farklı bişey . Organizma farklı bişey. yada taşların yaşadığı gibi yaşayalım bu alemde dersem , taşlar YAŞAMIYOR, ancak alemdeki Birliğinden ve uyumlu olmaktan bahsediyorum. Farkındalığımızın farkına varp kendimizi keşfetmeli böylece evrenle uyumlu olmalıyız. |
kusura bakmayın biz bir şairin şiirlerini okumuyoruz onun edebi sanatlarını bulup yorum yapmaya kalkışmıyoruz.burda tanrıdan geldiği söylenen bir kitap üzerinde konuşuyoruz.
ufacık bir nokta bile kaybolmayacak deniyorsa olmayacaktır.Yoksa iş divan şairlerinin yoğun edebiyatlı dizelerinin hangisinde edebi sanat vardır hangisinde yoktur arayışına döner. şimdi ne diyor kutsal kitap kutsal yazıların tümü tanrının esinidir "Kutsal Yazıların tümü Tanrı esinidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek ve doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır"(2. Timoteos 3: 16) şimdi o zaman soruyorum bu kaybolan harfler tanrının esinimidir değil midir? saygılar. |
Alıntı:
Sonra, "Adem'in yalnız kalması iyi değil" dedi, "Ona uygun bir yardımcı yaratacağım demeside sembolik değil mi kadının yardımcı olarak yaratılmasıda sembolik değil mi :) |
evet kitap tanrı esinidir, tıpkı yaşayan bi kitap olan sizin gibi.
Ayrıca yaklaşımınız sınırlı . Bir şeye inanmışsınız . Tanrının eli diyor. başka yerde de tanrı ruhtur diye yazılmış . Hangisi doğru ? |
Alıntı:
ben tam olarak şunu soruyorum kutsal yazıların TÜMÜ tanrının esinimidir? evet dediniz.içinde bir takım hatalar olduğunu kabul ediyorsunuz.ama kutsal yasanın TÜMÜ tanrının esinidir nasıl bir yasaki içinde hatalar olabiliyor? ama pavlus diyor kutsal yasanın tümü tanrının esinidir?yoksa bu yanlış yazılan sayılar tanrının esini değildi de tanrı bunların değiştirilmesine izin mi verdi? aa sembolizma demişsiniz o konuda bir soru sordum onada cevap verirseniz sevinirim :) ve lütfen tevratı baştan aşağı okuyun kadının nasıl bir malmış gibi nasıl bir hayvanmış gibi baktığına şahit olun . lut'un kızlarını nasıl bir malmış gibi gördüğünğ okuyun.okuyunda okuyun... saygılarımla |
Şabat Günü'nü Tutmayan Öldürülüyor
32 İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular. 33 Odun toplarken adamı bulanlar onu Musa'yla Harun'un ve bütün topluluğun önüne getirdiler. 34 Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular. 35 Derken RAB Musa'ya, "O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun" dedi. 36 Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.(Çölde sayım 15) evet buda sembolizma dimi aslında taşlamadılar spa majası yaptılar değil mi :) |
Bazı soruların cevapları yok. Benm bilgi dahilimde değil diye yanlış olması da gerekmez.Siz dogmatik ,kalıplaşmış cevaplar vermemi istiyorsunuz. Herkesin bi algılayışı var. Bu algı da insandan insana değişiyor.benden böyle bir cevap çıkmaz.
Ben kimseyi yargılayamam. Kişi başkasıyla beraber oldu diye de taşlayamam. İnsanlara taş yerine çiçek atılsın isterim.(gene olarak) Bu benm yaklaşımım. O zamanın hukuku öyle işlemiş. Bu zamanın hukuku başka. Ne yapalm . Kitabı yargılayalım mı . Neye göre yargılıyoruz, günümüz hukukuna göre , devam edelim ozaman. Kitap tanrı esinidir, insan da dahil evren de bir esindir. Esin olmuş bu her bir harf olduğu gibi durmuyor. Bazı varlıklar değişmiş, alt sistemlerinde dönüşmüş, malum varlık yok olmaz. ne olur dönüşür. |
o zaman için öyleymiş o zaman koşuluna göre değerlendirlerim...
bu gibi kaçamaklarla malesef işten sıyrılanamıyor. tevrat'ın tanrısı değil mi? masum çocukları kılıçtan geçirten? 1.Samuel 15:2 "Her Şeye Egemen RAB diyor ki, 'İsraillilere yaptıkları kötülükten ötürü Amalekliler'i cezalandıracağım. Çünkü Mısır'dan çıkan İsraillilere karşı koydular. 15:3 Şimdi git, Amalekliler'e saldır. Onlara ait her şeyi tamamen yok et, hiçbir şeyi esirgeme. Erkek, kadın, çoluk çocuk, öküz, koyun, deve, eşek hepsini öldür.” tevrat'ın tanrısı değil mi? musa'ya altın puta taptıkları için halkın birbirini kılıçtan geçirten? Musa şöyle dedi: "İsrail'in Tanrısı RAB diyor ki: 'Herkes kılıcını kuşansın. Ordugahta kapı kapı dolaşarak kardeşini, komşusunu, yakınını öldürsün.'" Levililer Musa'nın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.(Mısırdan çıkış:27-28) tevratîn tanrısı zalim katliyamcı bebek katilidir.ve siz hala bunları görüp bu kitabı kabul ediyorsanız o ilahi adeletli sevgi dolu herkese eşit oaln tanrının bunları yaptığınıda kabul ediyorsuzun demektir? isa'nın bugün söylediği sözler düşmanını sev vb.. öğretiler o zaman kabul gördüğü hayır!çünkü bu sözler fazla iyilik severdi ve yahudilerin yasasına uygun değildi! ama bugün kimse isa'nın sevgi konusundaki sözlerine gaddar zalimce dememektedir...demekki bugünde kabul görebilecek şeyler var. tanrı koşulları iyileştirmek güzelleştirmek eşitlik adalet getirmek için kutsal kitapları ve peygamberleri göndermedi mi? ne güzel tanrı tebrik ediyorum!tevrat'ı okuyum hristiyan kalabilecek insana şaşarım ben! saygılar. |
Ben kaçamak cevaplar verme peşinde değilim, Onun avukatlığını da yapmam. Benm algılayışım bu, ister beğenirsiniz ister beğenmezsiniz.
Öldüren de ,gönülleri yıkan da o , yaşatan ,güzelleştiren de. Sor ona ne ettin e tanrı diye. |
:) evet siz bebekleri katleden tanrıyı kabul ediyorsanız zaten tartışmanın bir anlamı olmayacaktır.işte iman akılın önüne geçerse böyle oluyor :)
saygılar |
bebek dediğin varlık somuttur Tanrı soyut. O halde Tanrı yada O nasıl yarattığını yok etsin ? yok edecekse neden yaratsın ?
O yukarıdaki sinirli , uzun sakalı olan ,huysuz bir adam mı ? Öldürür mü ? Kahkahalar da atar mı ? Yemek de yesin tam olsun bari. Siz çok basit görüyorsunuz. Yada dogmatik düşünüyorsunuz. Ne biliyorsunuz O bu alemdir ? Ne biliyorsunuz O ve siz Bir değilsiniz ? Öyledir diye bi dayatma yapmıyorum ama öyle olursa yok eden de siz oluyorsunuz ve ben size inanmıyor /güvenmiyorum. Tevrattaki ayetler kaç bin yıllık yazılar. Abartma var mı ? sembolik bi anlatımdan mı bahsediyor ? Ne oldu ,aslında ne diyor ? ne biliyorsunuz ? |
forumda gercekten sevdiğim bi üye olan "anarşist" gitti de sizi mi bıraktı dogmatik anlayışlar isteyen ?
|
evet bebek dediğim somuttur.belki benim çocuğumdur ve hiçbir suçu olmayan bir çocuğu tevrat'ın tanrısı kılıçtan geçirmiştir!
bebekleri öldürmüşmüdür? öldürmüştür! suçsuz birini öldrümek katillik midir? katilliktir sonuç:yehova bebek katilidir.nokta bunun lami cimi yok! eski yazılar olabilir ama eşitlik adelet sevgi be barış getirdiğini idda edemezsiniz o zaman. siz bence tevratı başyan aşağı bir okuyun.bebekleri nasıl kesitğini anlayın tanrının! kadını nedne yarattığını anlayın! ademe hizmet için yaratılmıştır havva buda mı ozaman koşullarına göreydi? böyle saçma şey olmaz ama diyorum iman bir kere aklın önüne geçtimi işiniz zor. deidğim gibi tevratı bir okuyun derim. Beni Kadın Yaratmadığın İçin Sana Hamd Olsun eski bir yahudi duası saygılarımla |
Alıntı:
iki şık vardır? a)kabul edersiniz b)etmezsiniz örneğin kutsal kitaba göre herkes günahlıdır.bunun sorgulanma düşünme gibi bir şansı yoktur kabul edersiniz yada etmezsiniz.buda dogmatizmdir. saygılarımla. |
Ben kitabı mukaddesi okumaya yedi yaşımdan başladım.Kaç kez okuduğumu ben de bilmiyorum merak etmeyin. Tanrı bunu yapmış mıdır ,yapmıştır diyelim . Yazılanları ,yazıldığı gibi anlamak size kalmı, belki öyküleme yoluna gidilmiş ,belki abartılmış. Mesela koskoca surlar naralarla ,bağırışlarla nasıl yerle bir olmuş ? Bu bilimsel mi? hayır. O halde yazılanlar öylece ,okunduğu gibi anlaşılmamalı.
|
Alıntı:
peki bilimsel olarak yapılabilir mi evet :) evet zaten tüm dinlerin en büyük silahı çocuk yaşta akla kazınmasıdır :) |
Ayrıca akla ,bilime sizin kadar değer veriyorum. Yanlış değerlendirmenizi istemem. İman herşeyden önce gelir gibi basit bi anlayış dediğim gibi bana uymaz. Siz /ben fikir dünyasına ne verdik ne aldık. ona bakalım.İnsan olmak da elimizde, insanlığımızla tanrı olmak da.
|
katılıyorum. Boş inanç ve hurafelerle çocukların beyni ykanıyor ve ileride düşünmesini sevmeyen hatta düşünenlere kurşun sıkan bireyler yaratılıyor.
ne acı. İnsanlar düşünmelidir, herşey düşünme ve şüpheyle başlar. |
Alıntı:
sırf sandık eşeğin üzerindne düşüyordu diye sandığı tutmaya çalışan adamı sandığa dokunduğu için tanrının bu kişiyi yere çalmasını doğru buluyorsanız bişey diyemem saygılar |
Nakon'un harman yerine vardıklarında öküzler tökezledi. Bu nedenle Uzza elini uzatıp Tanrı'nın Sandığı'nı tuttu.
RAB Tanrı saygısızca davranan Uzza'ya öfkelenerek onu orada yok etti. Böylece Uzza Tanrı'nın Sandığı'nın yanında öldü.(2.samuel 6:6-7) işte bu akıl ve mantık :) saygılarımla |
Teistlerin genelinden duyduğumuz savunma cümleleri:
- Fakat o zamanın şartları... - O zamanın insanının anlayacağı şekilde... - O kavmin diliyle... Teist arkadaşlar, Bu savunmalarla aslında, bu kutsal safsataların bugüne hitap etmediğini kendiniz söylüyorsunuz. Bölümlerin, surelerin, ayetlerin, ayet içindeki kelimelerin "abartı"sını, "mecaz"ını, "aslında"sını aramak zorunda kalıyorsunuz. Kutsal yasa, Allah sözü veya adına her ne derseniz deyin, Tanrı'nın sözünün anlaşılmaz, mecazi veya kapalı olması, kutsal(!) sözlerin aydınlatma ve doğruya iletme amacıyla tamamen terstir. Kutsal(!) kitaplar, "Bilmece Bildirmece" kitapları olarak gönderilemez. "Doğrusunu, mantıklısını siz arayıp bulun" diyecek tanrı, zaten peygamber ve kitap göndermez. Gönderdiğine göre onun doğrusu budur ve bu doğru emredilmiştir. Bir teist, bunların dışında bir tasarrufta bulunamaz. Oyunun kuralı budur. 3 Büyüklerin Kitapları mantık, akıl ve bilim dışı hatalarla ve çelişkilerle dolu. Aynı zamanda bu kitaplarda anlatılan tanrı yalanının, insanlardan beklediği manevi özelliklere ters emirlerinin olması, Tanrı'nın bir insan gibi kinlenebilmesi, fırsat kollaması, sinirlenmesi, kana susaması gibi şeylerin ne kadar dikkate değer olduğu gözden kaçmamalı. Tanrı gibi bir varlığın, insanın aklına gelmeyen ve duyduğu takdirde uygulamak için can atacağı uygulamalar önermesi gerekir. Fakat kutsal kitaplardan daha önce de insanlar birbirini boğazlıyorlardı. Kutsal kitaplarla birlikte bunu tanrı buyrukları olarak ve mutlak sahibi oldukları düşünceleriyle yaptılar. Veya bazı uyanıklar, bu söylemlerle bazı insanları bazı insanlara kırdırdılar. Mesele budur. Eğer öyle değilse, ilk başta yazdığım o söylemler geçerliyse, artık bu safsata-masal kitaplarının miadı dolmuştur. Hala nesine iman ediyorsunuz? |
Iman edenin gozleri kararir, beyni muhurlenir. Mantik falan islemez, cunku isitir ama duyamaz.
Insan olmak ne kadar dogru bir yorumda bulunmus, tevrati, eski ahiti okuyup da hristiyan kalan, ya okudugunui anlamiyor, ya da iman buyusunun etkisinden kurtulamamislardir. Eksik bile soylemis, insan-olmak, nuh'un tufaninda butun insanligi yok eden bir tanriya ," yaratan sen, planini yapan sen, ne hakla kendi hatan yuzunden, coluk cocuk, bebek-yasli demeden, insanlari yok ediyorsun" diyen de olmuyor. Tamamen masal kitaplari olduguna hic suphem olmayan bu sozde kutsal kitaplar, bence ahlaki pekistirecegine, insanlari ahlak yoksulu yapiyor; tabi ki ahlak kelimesinden anlayisiniza gore de bu cumlem tarisilabilir, her toplumun degisik ahlak kurallari olduguna gore, kesin olarak, "su" ahlakin tarifidir diyemeyiz. |
Varlığın sırrı saklı senden, benden;
Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben. Bizimki perde ardında dedikodu: Bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben |
Alıntı:
konuyla doğrudan bağlantısı yok ancak; tanrı soyut değildir. soyut, insan aklı tarafından somuttan yola çıkılarak geliştirilir. kalem kelimesi soyuttur.ancak somut bir kalem örneğinden soyutlanır. toplumumuzun tamamına yakını somut-soyut ayrımını ne yazık ki sizin de yaptığınız gibi yanlış kullanıyor. tanrı hiç bir somuttan türetilmediği için soyut da değildir. sadece zihinseldir yani kurgusaldır. insanın bilgi ve algı seviyesinin görece geri olduğu dönemlerin bir sonucudur. somut olarak varlığı olmadığı gibi soyut olarak da varlığı yoktur. varlığı; uçan spagetti canavarı gibi, kurgudan ve hayalden ibarettir. |
Teşekkür ederim bilgilendirdiğin için syn .anarşist
Konu dağıldı. Önce neden farklı -çelişkili ayetlerin olduğu ,sonra bebek katliamlrı ve YHVHnin acımasız bir tanrı olduğu ,en nihayetinde de tanrı kavramını irdelemek üzerindeydk. Konuya tekrar dönersek ; Ben de benzer iki örnek vereyim ; 2. tarihler .2:14 - Burada sözü edilen hünerli adamın soy hattı ,I.kRAL. 7:14'te NEDEN farklı şekilde tanımlanır ? Birinci krallar hünerli adamın annesinin "Naftali sıptından dul bir kadın" olduğunu söyler ,çünkü kadın bu soydan bi adamla evliydi. Bununla birlikte kadın aslen Dan kabilesindendi. Ancak kocası öldükten sonra Surlu bir adamla evlendi ve söz konusu hünerli adam ,bu evliliğinden olan oğluydu. 2. tarihler 2:18 ;8:10 - Bu ayetlerde ,çalışanlara nezaret eden ve iş başında bulunan reislerin/önderlerin sayısı 3.600 artı 250 iken , I.kRAL. 5:16 ;9:23 ayetlerinde 3.300 artı 550 dir . Buradaki saylar NEDEN FARKLIdir ? Aradaki farklılık bu iki kaydın ,reisleri ayrı şekilde sınıflandırmasından kaynaklanır. II.Tar. lerde sözü edilen reisler , İsrailli olmayan 3.600 kişi ve İsraillli olan 250 kişi olarak sınıflandırmış olabilir. Birinci Krl. da söz edilen resilerin ise 3.300 ü baş kahya ve 550 si yüksek rütbeli resiler olarak ayrılmış olabilir. Durum ne olursa olsun , her ki kayıtta da hizmet eden reislerin TOPLAM SAYISI 3.850 OLARAK GEÇER. saygılar |
Arkadaşlar, bundan yaklaşık 1 yada 1.5 sene önce İsa Mesih imanlısı biriydim. Daha önce yazdığım yazıları okuyanlar bunu az çok bilir. Kutsal Kitaba karşı büyük bi sevgim ve inancım vardı. Ama Tevrat'ta yazılan, şiddet ayetlerinden tutun da, Tanrı ile alakalı çelişkili ayetlere kadar birçok şey gözüme çarpıyordu. Bunları gördüğüm zaman; ''Ya boşver, İsa senin günahların için öldü ya sen bunlara bak, seni o kurtardı, bu çelişkilere bakma'' diyordum. Ama bir bakma, iki bakma, üç bakma derken vicdanım iyice rahatsız olmaya başlamıştı. İncil'deki İsa (Tanrı) ile Tevrat'taki Tanrı arasında dağlar kadar fark vardı. İncil'de biraz daha ılıman merhamet dolu bi Tanrı var iken; Tevrat'ta acımasız hatta babaların günahlarını çocuklardan ve gelecek nesillerden soran bir Tanrı ile karşı karşıyaydık. Bunlardan öte, birçok çelişki Kutsal Kitap'ta mevcut. Bunların yorumlarını yapmaya çalışan Hristiyan arkadaşlarım var. Ama bu ayetlerin hiçbiri yorum gerektirmeyecek ayetler.
Çelişkilerden bir demet sunarsak eğer; Tanrı On emirde; Adam Öldürmeyeceksin (Mısır'dan Çıkış 20:13) Adam Öldürmeyeceksin (Yasa'nın Tekrarı 5:17) diye seslenmektedir. Aynı Tanrı, aynı kitapta.. Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün. (Çölde Sayım 31:17) Yaşlıyı, genci, genç kızı, kadını, çocukları öldürün. Yalnız alınlarında işaret olanlara dokunmayın. İşe tapınağımdan başlayın. Onlar da tapınağın önünde duran İsrail ileri gelenlerinden işe başladılar. (Hezekiel 9:6) diye kendisiyle ters düşmektedir. Tanrı, herşeyin sahibi ve herşeyi ezelden ebede kadar biliyorsa yaptığı şeylerden pişmanlık duyar mı? Duymamalı. Ama gel gelelim Tanrı nadim (pişman) oluyor.. Saul'u Kral yaptığıma pişmanım. Beni izlemekten vazgeçti. Buyruklarımı yerine getirmedi. Samuel öfkelendi ve bütün geceyi Rab'be yakarmakla geçirdi. (1.Samuel 15:11) Aynı Kitabın, aynı bölümünde Tanrı pişman olmaz, düşüncesini değiştirmez der.. İsrail'in yüce Tanrısı yalan söylemez, düşüncesini de değiştirmez. Çünkü o insan değil ki düşüncesini değiştirsin. (1.Samuel 15:29) Bu ve bunun gibi ayetleri gördükçe, hayal kırıklığı üstüne hayal kırıklığı yaşadım.. Kutsal kitabın da masaldan ibaret olduğunu ve İsa Mesih'in de gerçek kurtarıcı olmadığını anlamıştım. Gerçekleri gördüğümü sanmıştım ama yanılmıştım.. |
felsefeci , peki neye karar verdin. paylaşmak istersen yani, hangi ideolojiye sahipsin ?
sevgiler |
Sayın felsefeci özellikle türkiye'de protestanların hızlıca din yayma politikasından birçok kişi hristiyan olmaktadır.genelde bu kişiler sadece incili okuyup ''aa ne güzel'' diye bakıp etkilenmiş kişilerdir.şöyle protestan kilisesine bakarsanız tevratı bitiren çok azdır.Zaten tevratı bitirenlerin çoğunun aklında acaba diye işaret oluşur.İsa'nin kötü biri olduğunu söylemiyorum ama tevrat'ın tanrısı gaddar zalim bebek katilidir yalana diyebilecek var mı?
saygıar. |
Alıntı:
bunlarda benden Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
ilk başta neden bunu söylemediniz efendim.aa tahmin edeyim bir din büyüğüne sordunuz oda böyle açıkladı sanırım :) isterseniz daha başka sayısal çelişkiyi yazayım da cevaplayın :) saygılar |
Çok değerli insan-olmak
Neden küçümsemeye çalıştığını anlıyamadım. Birincisi konuya hakim birine danışmak kötü ve ayıp bir şey değildir, ikincisi KİMSEYE DE SORMADIM bunun açıklamasını. Bazı şeyleri açıklıyabilirim, bazılarını da açıklayamam. Ki soracağım hiç bir din büğüyü yok yanımda. bir kiliseye de katılmamaktayım. Bu konuda bir başlık açmıştım hrıstıyanforumda. http://www.hristiyanforum.com/forum/...tml#post381541 Hazır oraya yazmışken konuyla bağlantılı olduğu için buraya da yazmak istedim. Alıntı:
|
ilk başta yazmayınca açıklamalara şimdi yazmanızı garipsedim ondan böyle bir tahmin yürüttüm.o zaman özür diliyorum efendim.
konuya dönersek baz şeyleri açıklayamazsınız sizin dediğiniz gibi çünkü açıklaması bulunmamaktadır :) mesela sırf sandığı düşmesin diye tuttuğu için tanrının o kişi öldürmesini açıklayabilir misiniz? sanmıyorum.. saygılar. |
Alıntı:
Bir de tam zamnım olmadığı için dikkatli bi araştırma yapmak zor oluyor benm için. Siz örnek vermek isterseniz buyrun, bilgiye açık biri olark okurum. .Ancak benm de bilgim sınırlı ve ir teolog felan da değilim her konuda bir cvbım elbette olamaz :) sevgiler |
sayın natan teolog olmakla ilgisi yok bilginizin sınırlı olmasıyla da ilgisi yok. sorun açık ve nettir kutsal kitapta ta sayılar arası hatalar mevcuttur. lütfen araştırmanızı düşünmenizi rica ediyorum. sadece incil'i okumuş hristiyanlardan olmayın (1.Krallar 7:26)Havuzun kalınlığı dört parmaktı; kenarları kâse kenarlarını, zambak çiçeklerini andırıyordu. İki bin bat su alıyordu. (2.Tarihler 4:5)Havuzun kalınlığı dört parmaktı; kenarları kâse kenarlarını, zambak çiçeklerini andırıyordu. Üç bin bat su alıyordu. 1.Kısımda;havuz 2.000 bat su alıyor. 2.Kısımda;havuz 3.000 bat su alıyor. saygılar. |
Alıntı:
Deniz doldurulduğunda 3.000 bat yada yaklaşık 66.000 litre su alabilirdi. Bununla birlikte genellikle normal kapasitesinin üçte ikisi kullanılıyordu..Bu yüzden I.Kral. 7:26 da havuz "2.000 bat (44.000 litre ) su alırdı" der. Yani bir çelişki yoktur burada. O yüzden bir kez daha düşünmenizi tavsiye ediyorum sevgili kardeşim :) |
sayın natan bişeyin su kapasitesi ile kullanımı farklı şeylerdir.diyorsunuz ki üçte ikisini kullanıyorlardı.iyide 1.Kral 7:26'da
(1.Krallar 7:26)Havuzun kalınlığı dört parmaktı; kenarları kâse kenarlarını, zambak çiçeklerini andırıyordu. İki bin bat su bulunuyordu. demiyor! alıyordu diyor.kelime oyunu yapmayın bunu yazna kişi 3'te 1inin boş olduğunu görmemişmide böyle yazmış? eğer su bulunuyordu demek istese derdi açık ve seçik alabileceği kapasiteden bahsediyor.kelime oyunu yapmayın asıl siz maksat imanı korumak saçmalasakta olur mantığıyla ilerlemeyin ve ilk sayfadakilerede saçmalayarak verebileceğiniz bir cevap varsa beklerim saygılar. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:38 . |