Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > Yahudilik

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 17-04-2010, 16:13
insan_olmak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
insan_olmak insan_olmak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Mar 2010
Mesajlar: 1.055
Standart Kitab-ı mukaddes ve Kusursuzluk

Kitab-ı mukaddes ve kusursuzluk

Bugün Hristiyan dünyası Kitab-ı mukaddes'te bir takım hatalar olduğunu kabul etmekte ve bunlara açıklamalar getirmeye çalıştığı görülmektedir.

Bunlardan en bariz olanı Tevrat’taki sayısal hatalardır.şimdi bunlara bir kısmına göz atalım.:



Tevrat’taki sayısal Hatalar

2.Samuel 8:4) Bin yedi yüz atlısıyla yirmi bin yaya askerini ele geçirdi. Yüz savaş arabası için gereken atların dışındaki bütün atları da sakatladı.


(1.Tarihler 18:4) Bin savaş arabasını, yedi bin atlısını, yirmi bin yaya askerini ele geçirdi. Yüz savaş arabası için gereken atların dışındaki bütün atları da sakatladı.


1.Kısımda;1700 atlısıyla ele geçirmiş.

2.Kısımda;7000 atlısını ele geçirmiş.




(1.Tarihler 21:5)Sayımın sonucunu Davut'a bildirdi: İsrail'de kılıç kuşanabilen bir milyon yüz bin, Yahuda'daysa dört yüz yetmiş bin kişi vardı.


(2.Samuel 24:9)Yoav sayımın sonucunu krala bildirdi: İsrail'de kılıç kuşanabilen sekiz yüz bin, Yahuda'daysa beş yüz bin kişi vardı.


1.Kısımda;İsrail'de kılıç kuşanabilen 1.100.000,Yahuda'daysa 470.000 kişi var.

2.Kısımda,İsrail'de kılıç kuşanabilen 800.000,Yahuda'daysa 500.000 kişi var.





(1.Krallar 7:15)Hiram her birinin yüksekliği on sekiz arşın ve çevresi on iki arşın olan iki tunç sütun döktü.


(2.Tarihler 3:15)Süleyman otuz beşer arşın yüksekliğinde iki sütun yaptırıp tapınağın önüne diktirdi. Sütun başlıkları beşer arşın yüksekliğindeydi.


1.Kısımda;sütunun yüksekliği 18 arşın.

2.Kısımda;sütunun yüksekliği 35 arşın.



(1.Krallar4:26)Süleyman'ı n savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.


(2.Tarihler 9:25)Süleyman'ın atlarla savaş arabaları için dört bin ahırı, on iki bin atlısı vardı. Bunların bir kısmını savaş arabaları için ayrılan kentlere, bir kısmını da kendi yanına, Yeruşalim'e yerleştirdi.


1.Kısımda;40.000 ahırı var.

2.Kısımda;4.000 ahırı var.




(2.Krallar 25:8)Beşinci ayın yedinci günü, Babil Kralı Nebukadnessar'ın krallığının on dokuzuncu yılında muhafız birliği komutanı ve Babil Kralı'nın danışmanı olan Nebuzaradan Yeruşalim'e girdi.


(Yeremya 52:12)Babil Kralı Nebukadnessar'ın krallığının on dokuzuncu yılında, beşinci ayın onuncu günü, muhafız birliği komutanı Babil Kralı'nın görevlisi Nebuzaradan Yeruşalim'e girdi.


1.Kısımda;5.ayın 7.günü Yeruşalim'e girdi.

2.Kısımda;5.ayın 10. günü Yeruşalim'e girdi.


Tevrat’ta bunlar gibi birçok sayısal hatalar mevcuttur.

Tanrı’dan esinlenme yoluyla geldiği idda edilen bir kitap elbette hatalı kusurlu olamaz.


Kutsal kitap bu yazıların tanrısallığını şöyle açıklamaktadır:


"Kutsal Yazıların tümü Tanrı esinidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek ve doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır"(2. Timoteos 3: 16)


Bir kimse kendini peygamber ya da ruhça olgun biri sanıyorsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rab'bin buyruğudur."(1. Korintililer 14: 37)


Gibi benzer ayetlerle kutsal yazının tümünün Tanrı’nın esini olduğunu söylemektedir.
Bazı kişiler bunların çelişki olmadığına çeşitli yorumlar getirmiştir.Örneğin sayıların yuvarlanması vb açıklamalarla ancak birçok sayısal çelişki için bu açıklamalar yetersiz kalmaktadır.


Örneğin:

(1.Tarihler 21:5)Sayımın sonucunu Davut'a bildirdi: İsrail'de kılıç kuşanabilen bir milyon yüz bin, Yahuda'daysa dört yüz yetmiş bin kişi vardı.


(2.Samuel 24:9)Yoav sayımın sonucunu krala bildirdi: İsrail'de kılıç kuşanabilen sekiz yüz bin, Yahuda'daysa beş yüz bin kişi vardı.


1.Kısımda;İsrail'de kılıç kuşanabilen 1.100.000,Yahuda'daysa 470.000 kişi var.

2.Kısımda,İsrail'de kılıç kuşanabilen 800.000,Yahuda'daysa 500.000 kişi var.



bu çelişki için sayın Lütfü Ekinci’nin ‘’63 soruya 63 cevap’’ adlı eserinde şöyle cevaplanmıştır.:




10. [s. 122] "800.000 mi, 1.100.000 mi? 500.000 mi, 470.000 mi?"
Ve Yoab yazılanların sayısını kırala verdi; ve İsrailde kılıç çeken sekiz yüz bin yiğit vardı; ve Yahuda adamları beş yüz bin kişi idi.(II. Samuel 24:9)
Ve Yoab yazılan kavmın sayısını Davuda verdi. Ve bütün İsrail, kılıç çeken bin binler ve yüz bin kişi idi; ve Yahuda kılıç çeken dört yüz yetmiş bin kişi idi.(I. Tarihler 21:5)


Samuel İsrail'de 800.000 savaşan adam ve Yahuda'da 500.000 savaşan adam olduğunu kaydeder. Ancak Tarihler İsrail'de 1.100.000 ve Yahuda'da 470.000 savaşan adam olduğunu kaydeder.

Buradaki fark, dört etkenden birine (ya da daha fazlasına) bağlı olabilir:



1) Nüfus sayımının resmi ve tamam olmaması (bkz. I. Tarihler 27:23-24), farklı sayıların halk arasında kim oldukları belirtilmemiş olan bazı grupların dahil edilmesi ya da edilmemesinden kaynaklanmış olabilir (bkz. I. Tarihler 21:6). Gruplardan değişik biçimlerde söz edilir (II. Samuel İsrail'de 800.000 yiğit adam olduğunu, I. Tarihler ise bütün adamların toplamının 1.100.000 olduğunu söyler. 300.000 Tesniye 20:1-9'daki savaş yasalarına göre sınanmamış yeni terhis edilmiş askerler olabilir. Nüfus sayımına dahil edilmemiş bir grup da II. Samuel 24:9'da bildirildiği gibi, her ay 24.000 kişiden oluşan kralın özel muhafızları ve 12 oymağın 1.000'er kişilik gruplarıyla birlikte olan subaylar olabilir ve I. Tarihler 27:1-22'de bulunur. Bunların toplamı 300.000'e benzer ve 800.000 ile 1.100.000 arasındaki farkı açıklayabilirler.




2) Kesin sayılar kullanma yerine "yuvarlak sayılar" kullanmak sık görülen bir durumdur. Bu durumda 500.000, 470.000 için kullanılan yuvarlak sayı olabilir. (Bu tür "yuvarlaklaştırma"nın bir örneği Elçilerin İşleri 7:6'daki İstefan'ın konuşmasında görülebilir. İstefan'ın İsrail oğullarının Mısır'da sıkıntı çektikleri yılları "400" olarak bildirmesini, Çıkış 12:40 ve Galatyalılar 3:17'deki daha kesin bir sayı olan 430 yıl ile kıyaslayın.)



3) Kopya eden kişilerin özellikle sayılarda yaptıkları hatalar (Bkz. sayfa 139-140).



4) II. Samuel 24:3 ve I. Tarihler 21:3, 6 bize Yoab'ın nüfus sayımına taraftar olmadığını bildirmektedir. Ancak kralının emirlerine karşı gelemezdi. Yoab iyi bir nüfus sayımı yapmadı. Levi ve Bünyamin oymaklarını sayıma katmadı (ayet 6). Levi zaten nüfus sayımına katılmayacaktı çünkü kahinlerin geldiği oymaktı (Sayılar 1:49-50). Ama Bünyamin neden dahil edilmemişti? Belki bu iş, bir bütün olarak Yoab'ın yapmaktan hoşnut olmadığı bir şeydi. Herkesi saymamanın efendisinin günahını birazcık olsun azaltacağını düşünmüş olmalıydı.



Yoab tarafından kasten çıkarılan kargaşalığa ek olarak I. Tarihler 27:24 bize iki şey söyler: Birincisi Yoab nüfus sayımını doğru dürüst tamamlamamıştır bile ve ikincisi de gerçek sayı Kral Davut'un kayıtlarına geçirilmemiştir. Standart bir sayının kaydedilmemesinin nedeni standart bir sayının var olmayışıydı. Yoab nüfus sayımına o denli karşıydı ki, Davut'a savaşabilecek adamlarının doğru sayısını asla bildirmedi. Farklı sayılar bunu ortaya koyuyor olabilirler. Sayılar birbirleriyle aynı olmadığı için ortada bir çelişki olduğunu varsaymak, metnin anlatmak istediği şey olan, nüfus sayımının Davut'un yaptığı günahlı bir etkinlik olduğu ve sayımın sonunda kaç tane adamı olduğunu gerçekten asla bilmediğini, anlamamaktır.
Özet olarak, nüfus sayımıyla ve bu hesaplarla ilgili bir sürü etken vardı. II. Samuel ve I. Tarihler'de kaydedilen sayıların neden böyle kaydedildiklerini tamamiyle kesin olarak söyleyebilmek zor olduğu gibi Kutsal Kitap ayetlerinde kesin hata ve çelişki olduğunu söylemek de budalaca ve yanlıştır.

Diyerek bir açıklama getirmiştir.Burda bu açıklamayı eleştirip tartışmayacağım çünkü bu açıklama sadece bir sayısal çelişki içindir.diğerleri için bir açıklama yoktur zaten
3).önermede dediği gibi’’ Kopya eden kişilerin özellikle sayılarda yaptıkları hatalar’’ diyerek kopya edenlerin sayılarda hata yaptığına değinmiştir.


Hal böyle olunca hristiyanlar ve Yahudiler bu konu hakkında şöyle açıklama yapmaktadırlar:kopyalama sırasında istemsiz olarak yapılan küçük hatalar olmuştur bunlar iman ve öğretiyi etkilemeyecek çok küçük hatalardır.


bu cevap pek tatmin edici değildir çünkü İncil’deki bazı ayetler görmezden gelinmektedir.

“Gök ve yer ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla
ortadan kalkmayacaktır.” (Matta 24:35)

buna benzer birçok ayet bulunmaktadır.

Ot kurur, çiçek solar; fakat Allahımızın sözü ebediyen
durur.” (İşaya 40:8)

ancak hristiyanlar bunlara bir takım yorumlar getirerek açıklama çabasındadırlar.Bu ayetler imandan temel öğretilerden bahseder derler.

Ancak en can alıcı ayet herşeyi ortaya sermektedir.


Göğün ve yerin ortadan kalkması, Kutsal Yasa'nın ufacık bir noktasının yok olmasından daha kolaydır.(Luka 16:17)

bu ayete göre ufacık bir nokta bile kutsal yazıdan eksilemez.

Şimdi sayısal olarak çelişkili olan ayetlerin İbranicesine bakalım:

ibranicede sayılar harflerle ifade edilmektedir.




Yani İbranice metinlerde herhangi bir kopyalama hatası yapıldığında bir harf hatası yapılmış olacaktır.dolayısıyla kutsal yasadan ufacık bir nokta değil noktalardan oluşan bir harfler eksilmiştir.Ama kutsal yasadan ufacık bir harf’in eksilmesi göklerin ve yerin ortadan kalkmasından daha kolaydır ama görüldüğü gibi ufacık bir noktayı bırakın harfler ortadan kalkmıştır.


Saygılarımla..


Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 17-04-2010, 18:26
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
Standart

Doğrudur, bazı hatalar ,hesaplama yanlışları vardır.
Bu kitap kaç bin yıllık bi eser değil mi ? herşey değişiyor, elbette bazı hatalar girmiştir K.Kitaba. Dediğin ayetlerde sözün kaldırılamayacağı , yok olmayacağına ilşkin vurgular içermekte.

Çeşitli geçmişlerden gelen 40 adamdan bir kitap yazmasını istediğinizi varsayın.Her biri kitabın bir kısmını yazacak.Bu kişiler çeşitli ülkelerde yaşıyor ve hepsi birbirini tanımıyor.Bazıları diğerlerinin ne yazdığını bilmiyor.Bu şekilde yazılan bir kitapta UYUM arar mısınız ?

Kutsal Kitap böyle bir kitaptır.Yukarda anlattığımdan çok daha sıra dışı koşullarda yazılmış olmasına rağmen içinde gerçekten şaşırtıcı bir uyum vardır.

Birbirinde farklı koşullar

Kutsal kitap yaklaşıuk olarak MÖ 1513 ile MS yaklaşık 98 yılları arasında 1.600 yılı aşkın bir süre de yazıldı.Dolayısıyla bu kitabı kaleme alan aşağı yukarı 40 kişinin çoğunun arasında yüzlerce yıl vardı.Meslekleri farklı farklıydı.Bazıları balıkçıydı ,bazıları çoban yada kraldı, biri de hekimdi.

Uyumlu bir mesaj

Tanrıın insanlığı yönetme hakkının doğrulanması , kendi egemenliği aracılığıyla amacını yerine getirmesi, İnsanı günahın ve ölümün esaretinden kurtarışı Kutsal yazılarda işlenen başlıca konulardır.Bu Yaratılış bölümüyle başlar,diğer kitaplarda ayrıntılarıyla işlenir ve vahiy kitabında doruğa ulaşır.

Ayrıntılardaki UYUM

Kutsal Kitabı kaleme alanlar en ufak ayrıntılarında bile birbiriyle uyumludur ,ancak çoğunlukla bunu bilinçli şekilde yapmadıkları açıktır.

Bir örnek verelim .Havari Yuhanna , büyük bir kalabalık İsayı inlemeye geldiğinde İsanın özel olarak Filip'e insanları doyurmak için nereden ekmek alacaklarını sorduğunu anlatır. (Yuhanna 6:1-5).Pralel bir kayıtta Luka ,bu olayın Beytsayda yakınlarında olduğunu söyler.Kitabın önceki kısımlarıda da Yuhanna ,Filip'inBeytsaydalı olduğunu söylemiştir ( Luk. 9:10; Yuhanna 1:44) .İsa doğal olarak sorusunu o civarda yaşayan kişiye yöneltmişti.Evet ayrıntılar birbiriyle UYUMLUdur ancak bu uyumu sağlamak için bilinçli bir çaba da yoktur.

Makul farklılıklar

Belirli kayıtlar arasında makul farklılıklar vardır ancak bu doğal bir şey değil midir? Bir suça şahit olmuş bir grup insan düşünün .Eğer her biri AYNI ayrıntıları AYNI sözcüklerle anlatsaydı , sözbirliğ etttiklerinden şüphelenmez miydiniz? Her birinin ifadesinde ,kendi bakış açısına göre değişiklikler olması makuldur! Kutsal kitabı kaleme alanlarla ilgili de durum aynıdır !.


Bir örnek mi istersiniz ?




İsa öldüğü gün Markos ve Yuhannanın belirttiği gibi erguvan renkli bir giysi mi giyiyordu?( Mark. 15:17;Yuhn.19:2) Yoksa Mattanın dediği gibi giysisi kırmızı mıydı ?(Mat.27:28)

Her ikisi de doğru olabilir.Erguvan renginde kırmızının tonları da vardır. Gözlemleyen kişinin bakış açısına bağlı olarak ışığın yansıması ve arka plan bazı tonları boğarak giysiye farklı tonlar verebilir !..Yukarıdaki resimde görüldüğü gibi tonlar birbirine çok YAKINdır!

K.K.yı kaleme alanların uyumlu ifadeleri ve bilinçli bir şekilde oluşturulmamış tutarlılıkları yazdıklarının güvenirliğini ortaya gösterir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 17-04-2010, 18:38
insan_olmak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
insan_olmak insan_olmak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Mar 2010
Mesajlar: 1.055
Standart

sayın natan bu açıklamayı zaten ben yazıda söyledim ancak bakın ayet ne diyor?

Göğün ve yerin ortadan kalkması, Kutsal Yasa'nın ufacık bir noktasının yok olmasından daha kolaydır.(Luka 16:17)

ufacık bir nokta bile eksilemez kutsal kitaptan ama bu eksilenler kutsal değildir diyorsanız bilemem

lütfen üzerine düşünerek akıl yürüterek bir sonuca varınız.direk savunmaya geçmeden düşünmenizi istiyorum.ufacık bir nokta eksilemezse bir harf nasıl eksilebilir?

saygılar
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 17-04-2010, 18:46
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
Standart

Ben de dedim ki "nokta" "harf" gibi sözcükler edebi anlatım içerisinde değerlendirilmeli, yoksa gerçek noktadan bahsedilmiyor. İsanın sözlerinin yok olmayacağı , kaybolmayacağını vurgulamak için biraz da mübalağa sanatına başvuruyor.

Mesela ;

"Gittiğini duyunca bir kez daha öldüm." ifadesini ele alalım. Burada kişi gerçekten ölmüyor , olayın anlamını vurgulamak için böyle bir yaklaşımda bulunuyor.

Basit bi teist yaklaşım sergileyeceğimi düşünüyosan yanılırsın. Yorumlar dinamiktir, değişkendir. Kalıplara girmeyelim.

sevgiler
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 17-04-2010, 18:54
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
Standart

Tam konusu değil ama tanrının insanı "topraktan" yarattığı yazılıdır. Ancak bilim insanları evrimden bahsediyor. Bu büyük ölçüde ispatlanmış bilimsel temelde teori olmuş. Ne olacak şimdi ? Bence bazı ayetler sembolik anlamlar içermektedir. Ayetler sabittir. Ancak nereye çekmek isterseniz oraya gider. Kişinin algılayışına göre değişkendir. Ben diyorum ki insan da bir ayettir yada yaşayan kitaptır. Bu kitabı okumasını bilmeliyiz ilk önce.

ee, insan organik bi bütün. Organizma diyelim. kitap farklı bişey . Organizma farklı bişey. yada taşların yaşadığı gibi yaşayalım bu alemde dersem , taşlar YAŞAMIYOR, ancak alemdeki Birliğinden ve uyumlu olmaktan bahsediyorum. Farkındalığımızın farkına varp kendimizi keşfetmeli böylece evrenle uyumlu olmalıyız.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 17-04-2010, 18:54
insan_olmak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
insan_olmak insan_olmak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Mar 2010
Mesajlar: 1.055
Standart

kusura bakmayın biz bir şairin şiirlerini okumuyoruz onun edebi sanatlarını bulup yorum yapmaya kalkışmıyoruz.burda tanrıdan geldiği söylenen bir kitap üzerinde konuşuyoruz.
ufacık bir nokta bile kaybolmayacak deniyorsa olmayacaktır.Yoksa iş divan şairlerinin yoğun edebiyatlı dizelerinin hangisinde edebi sanat vardır hangisinde yoktur arayışına döner.

şimdi ne diyor kutsal kitap kutsal yazıların tümü tanrının esinidir

"Kutsal Yazıların tümü Tanrı esinidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek ve doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır"(2. Timoteos 3: 16)


şimdi o zaman soruyorum bu kaybolan harfler tanrının esinimidir değil midir?

saygılar.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 17-04-2010, 18:56
insan_olmak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
insan_olmak insan_olmak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Mar 2010
Mesajlar: 1.055
Standart

Natan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tam konusu değil ama tanrının insanı "topraktan" yarattığı yazılıdır. Ancak bilim insanları evrimden bahsediyor. Bu büyük ölçüde ispatlanmış bilimsel temelde teori olmuş. Ne olacak şimdi ? Bence bazı ayetler sembolik anlamlar içermektedir. Ayetler sabittir. Ancak nereye çekmek isterseniz oraya gider. Kişinin algılayışına göre değişkendir. Ben diyorum ki insan da bir ayettir yada yaşayan kitaptır. Bu kitabı okumasını bilmeliyiz ilk önce.

ee, insan organik bi bütün. Organizma diyelim. kitap farklı bişey . Organizma farklı bişey. yada taşların yaşadığı gibi yaşayalım bu alemde dersem , taşlar YAŞAMIYOR, ancak alemdeki Birliğinden ve uyumlu olmaktan bahsediyorum. Farkındalığımızın farkına varp kendimizi keşfetmeli böylece evrenle uyumlu olmalıyız.
evet tanrının
Sonra, "Adem'in yalnız kalması iyi değil" dedi, "Ona uygun bir yardımcı yaratacağım

demeside sembolik değil mi kadının yardımcı olarak yaratılmasıda sembolik değil mi
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 17-04-2010, 19:01
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
Standart

evet kitap tanrı esinidir, tıpkı yaşayan bi kitap olan sizin gibi.
Ayrıca yaklaşımınız sınırlı . Bir şeye inanmışsınız . Tanrının eli diyor. başka yerde de tanrı ruhtur diye yazılmış .

Hangisi doğru ?
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 17-04-2010, 19:09
insan_olmak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
insan_olmak insan_olmak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Mar 2010
Mesajlar: 1.055
Standart

Natan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
evet kitap tanrı esinidir, tıpkı yaşayan bi kitap olan sizin gibi.
Ayrıca yaklaşımınız sınırlı . Bir şeye inanmışsınız . Tanrının eli diyor. başka yerde de tanrı ruhtur diye yazılmış .

Hangisi doğru ?
tamam efendim edebi yönünü bir kenara koyduk

ben tam olarak şunu soruyorum kutsal yazıların TÜMÜ tanrının esinimidir?

evet dediniz.içinde bir takım hatalar olduğunu kabul ediyorsunuz.ama kutsal yasanın TÜMÜ tanrının esinidir nasıl bir yasaki içinde hatalar olabiliyor?

ama pavlus diyor kutsal yasanın tümü tanrının esinidir?yoksa bu yanlış yazılan sayılar tanrının esini değildi de tanrı bunların değiştirilmesine izin mi verdi?

aa sembolizma demişsiniz o konuda bir soru sordum onada cevap verirseniz sevinirim

ve lütfen tevratı baştan aşağı okuyun kadının nasıl bir malmış gibi nasıl bir hayvanmış gibi baktığına şahit olun . lut'un kızlarını nasıl bir malmış gibi gördüğünğ okuyun.okuyunda okuyun...

saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 17-04-2010, 19:13
insan_olmak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
insan_olmak insan_olmak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Mar 2010
Mesajlar: 1.055
Standart

Şabat Günü'nü Tutmayan Öldürülüyor
32 İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.
33 Odun toplarken adamı bulanlar onu Musa'yla Harun'un ve bütün topluluğun önüne getirdiler.
34 Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.
35 Derken RAB Musa'ya, "O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun" dedi.
36 Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.(Çölde sayım 15)


evet buda sembolizma dimi aslında taşlamadılar spa majası yaptılar değil mi
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Üçlük—Mukaddes Kitapta Öğretiliyor Mu? hur-kus Yahudilik 75 20-02-2017 11:37
Kitab-ı Mukaddes'te Kadın elcihanaferin Kadın & İslam 21 24-10-2011 19:30
Kitab-ı İnsan... AYATA Konu-dışı 5 05-10-2007 17:09
4 kitab tartışmasına cevab İslam 3 07-08-2006 13:58
Kitab-ı Mukaddes ile Sümer yazıtları arasındaki koşutluklar sargon Yahudilik 9 20-09-2005 13:51

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:39 .