![]() |
Anayasa Paketi Referandumda
Saygideger arkadaslar;
Karar aciklandi. Anayasa Mahkemesi, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna ilişkin iptal davasında, Anayasa Mahkemesi ve HSYK ile ilgili bazı maddelerin kısmen iptaline karar verdi. Kısmen iptal edilen maddeler dışında Anayasa paketi referanduma götürülecek.-Alinti- http://www.haberturk.com/gundem/habe...anduma-gidiyor Saygilarimla; evrensel-insan |
Bu konuda Fatih Altaylı'nın ilginç bir tespiti vardı. Bu akşam habertürkte yayınlanan bir tartışmaya telefonla katılarak bu tespitini açıkladı. Anayasa mahkemesinin bazı maddelerde kısmen de olsa yaptığı iptallerin sonucunda ortaya çıkan metinin, mecliste oluşmuş orijinal metinden farklı bir metin olduğunu, dolayısı ile kanun yapma yetkisi olmayan (yetki meclise aittir malumunuz) mahkemenin bu uygulama ile yeni bir metinin oluşmasını sağlayarak yetkisinin dışına çıktığını söyledi. Bana göre ilginç bir tespit. Programda konuk olan Sabih Kanadoğlu ve diğerleri de hemfikir olduklarını belirttiler. Ben hukuktan fazla anlamam ama tespit bana da ilginç geldi.
Saygı ve sevgi ile. |
Saygideger zapata;
Haberturk Gazetesi' nde de var, ayni tesbiti, makale olarak. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
|
Anayasa Mahkemesi, yetki aşımı yaparak, kendini yasamanın yerine koyup, Yasama organı olan meclisin hazırladığı anayasa değişiklik metninde redaksiyon yapması, Türkiyenin "Hukuk devleti" mi yoksa "yargıçlar devleti" mi olduğu sorusunu gündeme getirdi.
Hükümetin, Anayasa mahkemesinin yapısını değiştirmek istemesinin ne kadar doğru bir karar olduğuda açığa çıkmış oldu. Hakimlerin önüne gelen davalarda ideolojik değil, önündeki yasa metinlerine bakarak karar vermesinin gerekliliği gün gibi ortada iken, yasamanın yaptığı anayasa değişiklik metnini, kendince kırpıp, yeni düzenleme yapması tam bir hukuk katliamıdır. A.M. sanki yasama organı gibi çalışmıştır. Yasamanın üzerinde bir pozisyona kendini konumlandırmıştır. Nerede kaldı "kuvvetler ayrımı" ilkesi.... İşte sırf bu nedenden dolayı, halk oylamasına sunulan bu anayasa değişiklik paketine "ölümüne" evet dememiz "insanlık" gereğidir. Herkesi insanlığa davet ediyorum. Saygılar. |
Referandum Anketi...
Referandumda Evet mi Hayır mı vereceksiniz? Neden? Bu ankete katılarak bu forumun rengini ortaya çıkarabiliriz.
İlk oy benden : Elbetteki EVET.... Yargıdaki ideolojik kadrolaşmanın sona ermesi, Anayasa Mahkemesinin doğru kararlar verebilmesi için mevcut durumun sona ermesi adına EVET.... |
altanlı ahmet , neye evet vereceğini biliyormusun. bana göre bu evet tayyibi dahada hamas' vari olmasına cevaz verecek benim oyum hayır.burdaki şeytanlık güya 12 eylül anayasasına karşı olmak. zarf bu.
|
Büyük ihtimalle benim de oyum 'EVET' yönünde olacaktır.. Nedenlerini daha sonra, referandum yaklaştıkça açıklarım..
Alıntı:
Son gelişmelerden sonra Türkiye'nin İran ve Suriye ikilisine yaptığı ihracat, ABD'ye yaptığı ihracattan 200 milyon dolar daha fazla oldu.. Bugün İrana, Irak'a, Suudi Arabistan'a ve diğer ortadoğu ülkeleriyle olan ticari ilişkilerimiz, ortadoğuda sözü geçen bir aktör olabilmemiz hayati önem taşıyor.. Ve son zamanlarda da Türkiye'nin bu dengeyi tuturduğu gözleniyor.. New York Times'tan Türkiye ekonomisi yorumu için; http://www.taraf.com.tr/haber/new-york-times-turk-ekonomisi-ab-ye-fazla.htm Yani herşey bu kadar basit değil.. Türkiye'nin Batı'ya sırtını döndüğü, Radikalleşmeye başladığı vs. gibi yorumlar gerçeği yansıtmıyor.. Bu iş çok boyutlu ve bu durumu tam olarak anlayabilmemiz için de çok boyutlu olarak düşünmemiz gerekiyor.. |
Alıntı:
bu konuda herkes gibi size hak veriyorum. AYM yetkisini aşarak suç işlemiştir. Bu ülke hukuk devleti değildir herkes kendini padişah bilmekte.bundan birkaç gün öncede "malum" orgeneral" aynı suçu işledi. her kurum bence yetkilerine göre davranmalı. Alıntı:
Alıntı:
saygılarımla |
oyum HAYIR
nedeni AKP nin önündeki engelleri bu değişiklik ile kaldırarak her yaptığını meşru, hukuki kılma çabasıdır ve bu oyuna gelmeyeceğim. |
Kesinlikle Hayır...
|
tek amaç yargıda kadrolaşmak gibi duruyor.o yüzden hayır.
|
Oyum evet.
Anayasal düzeni yetersiz bir oranda da olsa, şimdiki haline göre, nisbeten epey demokratikleştirecek olan bir reforma, bazılarının sırf AKP ve Tayyip düşmanlığından ötürü hayır demesini irrasyonel buluyorum. |
Moderasyon Notu:
ahmetaltan nikli üyenin açtığı başlıkla evrensel'in açtığı başlığı birleştirdim. Her iki başlığın da içeriği tamamen aynıydı. Böylece iki başlığa bölünmeden daha derli toplu tartışabiliriz. |
sevgili arkadaşlar anayasadaki değişiklik paketinin maddelerine bakın lütfen nasıl olurda anayasa mahkemesini ele geçireceklerini görmezsiniz?? yahu hadi biz körü körüne hayır diyoruz tüm anayasa mahkemeside mi böyle hayır demekte?? mesela sadece bir tane maddeye bakınız? Teklifin 15. maddesiyle Anayasa'nın "Hakimler ve Savcıların Denetimi; başlıklı 144. maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre, adalet hizmetleri ile savcıların idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığınca denetimi, adalet müfettişleri ile hakim ve savcı mesleğinden olan iç denetçiler; araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri ise adalet müfettişleri eliyle yapılacak. yargı bağımsızlığı nerde kaldı?? akp hükümetinin her alandaki kadrolaşması bilinmekte bu anaysa değişikliğini demokratikleşme sananlara şaşmaktayım! bugüne kadar demokrasi için ne yaptılar?? yada siz demokrasiden ne anlamaktasınız??
|
Ben de "yetmez ama Evet" diyenlerdenim.
Biliyorum bazi kesimler AKP'nin AB kirterlerine daha uyumlu bir paketi gecirmeye calismasina, "gizli ve kotu niyetleri var" gerekcesiyle karsi cikyorlar. Ama yaptiklari sadece "niyet okuma" ve AKP'nin yargiyi bu yeni anayasal duzenlemeyle nasil elegecirecegini anlatmiyorlar niyeyse..... anlatsalar da ogrensek ..... HSYK ve AMK uyelerinin seciminin kucuk bir zumreden alinip tabana yayilmasini demokrasiye nasil zarar getirecegine hic deginmiyorlar .... Tek soyledikleri AKP yaptiysa "tu kaka" ..... Yemezler .... biz de icerigini okuduk .... gercekten de gercek demokrasiye gecip askeri ve yargi vesayetinden kurtulmak icin yapilmasi gerekenlerin bir kismi var iceriginde...... Gonul isterdiki daha fazlasi olsun ama su durumda bu haliyle bile "EVET" ...... Saygilar, 3.yol |
Alıntı:
değerli arkadaşlar bugün yargının ideolojik olduğunu inkar edemeyiz ancak AKP'nin devletin tüm organlarını ele geçirmesine izin mi vermeliyiz? evet demokratik yasalar getiriliyor bunu da bizim kara kaşımıza kara gözümüze yapmıyorlar.Yapılan kadrolaşmayı saklamak için bir kılıf sadece, sadece saklamakla da kalmıyor kadrolaşmayı gören bazı kesimlerin ''demokratik kurallar geliyor''diyip bu kadrolaşmaya göz yummasını istiyor. İşin aslı tuzak çok güzel kurulmuş durumdadır.AKP devletin tüm kurumlarını ele geçirince sanıyormusunuz o demokratik uygulamalar gerçekleşecek? Ben sanmıyorum gözümüzü boyamak için konulan yasalara da kanmıyorum. AKP karşıtı,şeriat gelecek korkusuyla yaşayan biri değilim.Ama radikal islamın şirin görünme çabalarının altınca bir canavar yattığını da biliyorum. bu sivil darbe anayasasına hayır diyorum. Saygılarımla not:daha geçen gün rektör atamalarını izledim öğretim görevlilerinin oyları dikkate bile alınmıyor. |
Birçok şeyin düzeltilmesi gerektiği ve bu paket içerisinde bunlardan bir kısmının olduğunu inkar edemem.
Ancak bu paketin hazırlanışında, dayatılış biçiminde ve ulaşmak isteği amaçta barınan çirkinliklerden dolayı oyum HAYIR olacaktır. |
Alıntı:
|
|
Bence EVET. Karşı çıkacak rasyonel bir gerekçe bulamıyorum(istesem de).
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Meclisi İsveçliler'den seçmeyecekseniz, bu ülkede halk için halka rağmen dönemi bitmiştir(geç de olsa). Bu referandum, iktidarın şark kurnazlıklarını içerse de bir iyileştirmedir. |
Alıntı:
AKP iktidarı döneminde yapılan demokratikleşme reformları bir iletiye sığmayacak kadar çok oysa (üstelik bunların çoğunluğu muhalefetin de oylarıyla geçti). Ama saymaya kalksak biliyorum ki, ''şunları AB'nin baskısıyla yaptılar'', ''bunları ordunun vesayetinden kurtulmak için yani kendi güçleri için yaptılar'', ''onları daha çok oy için yaptılar'' gibi açıklamalar getireceksiniz. Bu açıklamalarınızda haklı olsanız bile ne değişir? Bir siyasi partinin kendi gücünü ve çıkarını düşünmesi tek başına eleştiri konusu olamaz ki. AKP bence de tam anlamıyla demokratik parti değil (bu arada CHP ve MHP hiç değil). Ayrıca birçok antidemokratik söylem ve icraatları da oldu. Ama şu veya bu niyetle AKP'nin Türkiye demokrasisine kazandırdıklarını inkar etmek veya küçümsemek epey insaf dışı. Ben CHP'ye, CHP'nin zihniyetine, ekibine vs. topyekun karşıyım. Fakat iki gün önce CHP'nin getirdiği oy barajını indirme önerisini destekliyorum. Bence Kılıçdaroğlu ve yeni CHP kadrosu bu öneriyi demokrasi aşkından ötürü getirmediler. Referandum mitinglerinde ellerinde koz olarak kullanmak için bir manevraydı (''bakın demokrat olsalar, bu önerimizi kabul ederlerdi'' diyebilmek için). Ama yine de bu öneri desteklenmeli. Seçmen olarak, ''niyeti kötü'' diyerek yapılan doğru ve yerinde önerilere bile karşı çıkmak siyaseti anlamamanın bir göstergesidir. Bu anayasa paketi, şu anki anayasaya göre evrensel demokrasi ilkeleri ışığında bir düzine iyileştirme getiriyor. Karşı çıkmak rasyonel değil. |
Evet Anayasa mahkemesinin tutumu yanlı güzel değil. Ama hükümet kendini denetleyecek yargıçları kendi eliyle seçerse kendi adamlarını oraya da doldurursa çok mu demokratik olacak. Ayrıca sendikalaşma, işçilerin haklarının iyileştirilmesi vb. konularda olumlu bir değişiklik var mı ben bilmiyorum yanlış biliyorsam aydınlatın. O yüzden "Hayır" diyorum. Ha şu anki Anayasa çok mu iyi değil ama getirilmek istenen taslak direnç gösterilirse daha da düzeltilebilir, mesela sendikaya üye oldu diye işten çıkarma yasaklansa seçim barajı kalksa bunları da yapmaya mecbur etmek hem de yargıyı da ele geçirmelerine engel olmak için hayır.
|
Alıntı:
AKP nin böyle bir değişikliği geçirebilmesinin tek yoluda bu bahaneyi kullanarak sizin gibileri bu şekilde kandırmak. bak bizde HSYK ve AMK da sorunlar olduğuna katılıyoruz ama bu AKP nin asıl amacını görmemize engel olmuyor. Taslağı incelerseniz Anayasa Mahkemesinde yapılan değişiklerde neler yapılmak istendiğini zaten kendiniz anlarsınız bizim anlatmamıza gerek kalmaz yok ben yine anlamadım derseniz size burda madde madde bir analiz yapabilirm. saygılarımla |
Alıntı:
Yo hayır, lütfen taslağın Anayasa Mahkemesi üyelerinin belirlenmesi ile ilgili kısımlarını buraya alıntılayın, diğer demokratik ülkelerle kıyaslayın, somut açıklamalar yapın... Aksi takdirde komplo teorileri ve korku senaryolarından bıktık artık. |
madde 146 :
Anayasa Mahkemesi on bir asıl ve dört yedek üyeden kurulur. Cumhurbaşkanı, iki asıl ve iki yedek üyeyi Yargıtay, iki asıl ve bir yedek üyeyi Danıştay, birer asıl üyeyi Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay genel kurullarınca kendi Başkan ve üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; bir asıl üyeyi ise Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan Yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri içinde göstereceği üç aday arasından; üç asıl ve bir yedek üyeyi üst kademe yöneticileri ile avukatlar arasından seçer. Yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri ile üst kademe yöneticileri ve avukatların Anayasa Mahkemesine asıl ve yedek üye seçilebilmeleri için, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim görmüş veya öğrenim kurumlarında en az on beş yıl öğretim üyeliği veya kamu hizmetinde en az on beş yıl fiilen çalışmış veya en az on beş yıl avukatlık yapmış olmak şarttır. Anayasa Mahkemesi, asıl üyeleri arasından gizli oyla ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile dört yıl için bir Başkan ve bir Başkanvekili seçer. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler. Anayasa Mahkemesi üyeleri, asli görevleri dışında resmi veya özel hiçbir görev alamazlar. değişiklik metni: Anayasa Mahkemesi ondokuz üyeden kurulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi; iki üyeyi Sayı stay Genel Kurulunun kendi baskan ve üyeleri arasından, her bos yer için gösterecekleri üçer aday içinden, bir üyeyi ise baro ba skanlarının avukatlar arasından gösterecekleri üçer aday içinden yapacagı gizli oylamayla seçer. Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılacak bu seçimde, her bos üyelik için ilk oylamada üye tam sayısının üçte iki ve ikinci oylamada üye tam sayısının salt çogunlugu aranır. kinci oylamada salt çogunluk saglanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için üçüncü oylama yapılır; üçüncü oylamada en fazla oy alan aday üye seçilmis olur. Cumhurbaskanı; üç üyeyi Yargıtay, iki üyeyi Danıstay, bir üyeyi Askeri Yüksek dare Mahkemesi genel kurullarınca kendi baskan ve üyeleri arasından her bos yer için gösterecekleri üçer aday içinden; üç üyeyi Yüksekögretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yüksekögretim kurumları ögretim üyeleri arasından gösterecegi üçer aday içinden; be s üyeyi üst kademe yöneticileri, serbest avukatlar veya Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından; iki üyeyi ise yüksek ögrenim görmüs Türkiye Cumhuriyeti vatandasları arasından seçer. Yargıtay, Danıstay, Askerî Yüksek dare Mahkemesi ve Sayıstay genel kurullarından, Anayasa Mahkemesi üyeligine aday göstermek için yapılacak seçimlerde, her bos üyelik için, bir üye ancak bir aday için oy kullanabilir; en fazla oy alan üç kisi aday gösterilmis sayılır. Baro baskanlarının avukatlar arasından gösterecekleri üç aday için yapılacak seçimde de her bir baro baskanı ancak bir aday için oy kullanabilir ve en fazla oy alan üç kisi aday gösterilmis sayılır. Anayasa Mahkemesine üye seçilebilmek için, kırkbe s yasın doldurulmus olması kaydıyla; yüksekögretim kurumları ögretim üyelerinin profesör veya doçent unvanını kazanmıs, avukatların en az yirmi yıl fiilen avukatlık yapmı s, üst kademe yöneticilerinin yüksekögrenim görmüs ve en az yirmi yıl kamu hizmetinde fiilen çalısmıs olması sarttır. Anayasa Mahkemesi üyeleri arasından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çogunlugu ile dört yıl için bir Baskan ve üç daire baskanı seçilir. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler. Anayasa Mahkemesi üyeleri aslî görevleri dı sında resmi veya özel hiçbir görev alamazlar. öncelikle bu maddede yapılan değişiklik basit. anayasa mahkemesinin üye sayısı arttıırılmış olup üyelerin alınacağı kurumlar genişletilmiştir. peki bu genişletme içinde hangi kurumlar vardır; öncellikle büyük çoğunluğunu AKP nin oluşturduğu parlemento.sonra barolar vardır ki burdada kendi adamlarını yerleştirme ihtimali yüksektir çünkü atamalrı CB yapacaktır. ve sonra en öenmlisi yükseöğrenim görmüş herhangi 2 vatandaş ibaresi. herhangi 2 kişi...?!!!! devam edeceğim. acelem olduğu için hızlı yazmaya çalışıyorum hatam olduysa hoş görün :D |
MADDE 149. – (Degisik: 3.10.2001-4709/33 md.) Anayasa Mahkemesi, Baskan ve on üye ile toplanır, salt çogunluk ile karar verir. Anayasa degisikliklerinde iptale ve siyasî parti davalarında kapatılmaya karar verebilmesi için beste üç oy çoklugu sarttır. S ekil bozukluguna dayalı iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara baglanır. Anayasa Mahkemesinin kurulu su ve yargılama usulleri kanunla; mahkemenin çalısma esasları ve üyeleri arasındaki isbölümü kendi yapacagı çtüzükle düzenlenir. Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktıgı davalar dısında kalan isleri dosya üzerinde inceler. Ancak, gerekli gördügü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları çagırabilir (Ek ibare: 23.7.1995-4121/14 md.) ve siyasî partilerin temelli kapatılması veya kapatılmasına iliskin davalarda, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısından sonra kapatılması istenen siyasî partinin genel baskanlıgının veya tayin edecegi bir vekilin savunmasını dinler. teklif metni: MADDE 149. – Anayasa Mahkemesi, üç daire ve Genel Kurul halinde çalısır. Daireler, daire baskanının baskanlıgında dört üyenin katılımıyla toplanır. Genel Kurul, Mahkeme Baskanının baskanlıgında en az ondört üye ile toplanır. Daireler ve Genel Kurul kararlarını salt çogunlukla alır. Anayasa sikâyetlerinin kabul edilebilirlik incelemesi için ön komisyonlar olusturulabilir. Siyasî partilere iliskin dava ve basvurulara, iptal ve itiraz davaları ile Yüce Divan sıfatıyla yürütülecek yargılamalara Genel Kurulca bakılır. Anayasa degisikliginde iptale, siyasî partilerin kapatılmasına ya da Devlet yardımından yoksun bırakılmasına karar verilebilmesi için üye tamsayısının üçte iki oy çoklugu s arttır. S ekil bozukluguna dayalı iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara baglanır. Anayasa Mahkemesinin kurulu su, Genel Kurul ve dairelerin yargılama usulleri kanunla; Mahkemenin çalısma esasları, daire ve komisyonların olusumu ve isbölümü kendi yapacagı çtüzükle düzenlenir. Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktı gı davalar dısında kalan isleri dosya üzerinde inceler. Ancak, anayasa sikayeti basvurularında durusma yapılmasına karar verilebilir. Mahkeme ayrıca gerekli gördügü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları çagırabilir (Ek ibare: 23.7.1995-4121/14 md.) ve siyasî partilerin kapatılmasına iliskin davalarda, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısından sonra kapatılması istenen siyasî partinin genel baskanlıgının veya tayin edecegi bir vekilin savunmasını dinler. burdaki önemli değişiklik şu; parti kapatmak için üye tamsayısının 2/3 çoğunluğunun gerekmesi.peki şunu soruyorum size üye tamsayısının 2,2/3 ünü AKP liler oluşturuyorsa bir partinin kapatılıp kapatılmayacağı kararına otomatikmen kim karar vermiş oluyor?? dvmı gelecek inş. |
madde 159 ve geçici madde 19 çok uzun olduğu için şimdiki yasadaki halini ve teklif metnini yazmayacağım ama özetle;
159 da cumhurbaşkanını yaptığı atamalar dikkat çeken taraflar tıpkı 146 daki gibi. üstelik tam 4 atama. geçici madde 19 ise yine bir facia. CB nin yaptığı atamalar, TBMM nin üye seçmesi, ve yükseköğrenim görmüş HERHANGİ 2 VATANDAŞ dikkat çekiyor aynı şekilde. GEÇi Ci MADDE 20- Bu Kanunun yürürlüge girdigi tarihten itibaren otuz gün içinde asagıda belirtilen esas ve usuller dahilinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri seçilir. a) Cumhurbaskanı, hâkimlik meslegine alınmasına engel bir hali olmayan; yüksek ögretim kurumlarının hukuk, iktisat ve siyasal bilimler dallarında en az onbes yıldan beri görev yapan ögretim üyeleri, üst kademe yöneticileri ile meslekte fiilen onbes yılını doldurmus avukatlar arasından dört üye seçer. Cumhurbaskanı, üst kademe yöneticileri arasından seçecegi Kurul üyesini, bakanlık, müstesarlık, müstesar yardımcılıgı, valilik, Cumhurbaskanlıgı Genel Sekreterligi, kamu kurum ve kuruluslarında genel müdürlük veya teftis kurulu baskanlıgı görevlerini yapanlar arasından seçer. yoruma gerek bile duymuyorum.... dvmı glck inş. |
şimdi şunu soruyorum herkese?
3. sıradan listeye giren adayları rektör olarak atayan CB nin tarafsızlığına inanıyormusunuz ?? Anayasadaki bu değişiklerde CB nin atamalarındaki yetki sınırsızlığını garip bulmuyormusunuz?? not: anaysa mahk. ve hsyk maddeleri bu kdar ama ben diğer ilginç maddeleride ileriki saatlerde vereceğim. |
sayın azrael,
adım adım gitmezsek bu emeğinizin boşa gitmiş olacağını düşünüyorum. Size yönelik son sorduğum soru üzerinde bir duralım, sonra yine diğer konuları da işleriz teker teker. Paketteki anayasa mahkemesi üyelerinin belirlenmesine ilişkin maddeler, dünyanın diğer demokratik ülkelerindeki düzenlemelerle de kıyaslandığında neden karşı çıkılması gereken kötü önerilerdir? Lütfen bunu bir izah edin. saygılarımla |
gelelim AKP nin göz boyama değişikliklerine...
ilk olarak önemli bir değişiklik gözüme çarpıyor hatta 2 değişiklik. bunları önemli kılan tarafı ise türkiye solundan HAYIR ları EVET şeklinde çalma çabasıdır. ilki geçici 15. maddenin kaldırılması. bu madde kaldırılarak 12 Eylül darbecilerine sözde yargı yolunun açılması. Amaç : Darbe karşıtı duyarlı vatandaşlardan ve 12 Eylül ün en büyük mağduru Türkiye solundan EVET isteyebilmek. ikincisi 53. maddede yapılan değişiklikle memurlara ve diğer kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı tanınması. Bu madde en aldatıcı, ve AKP nin üzerinden en çok nemalanmaya çalıştığı bir maddedir. Çünkü toplu sözleşme hakkıyla memurlardan ve kamu görevlilerinden EVET i alma peşindedir. En önemlisi sendikaları kandırma peşindedir. Ama dediğim gibi bu madde aldatıcıdır. Çünkü "memur ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptir." denilmektedir ve hemen sonrasına şöyle bir ifade eklenmiştir "Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Uzlaştırma Kuruluna başvurabilir. Uzlaştırma Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir." peki bu ne demektir: GREV HAKKINIZ YOKTUR demektir. bana en komik gelen 2 değişikliktir bu. sol bu tuzağa düşmeyecektir bana göre.. bu değişikliklerde AKP nin samimi olabileceğini iddia eden varsa bunu açabilirim... dvm edeceğim. |
Alıntı:
diğer demokratik ülkelerin bizi bağladığını sanmıyorum çünkü bu değişikliğin AB yolunda bi adım olduğuda iddia edilemez bence.. ama bana süre verirseniz diğer ülkelerdeki uygulamalarıda öğrenip sunabilirim size saygılarımla |
Alıntı:
sayın azrael, bizi ilgilendirmesi gereken sizin, benim veya bir başkasının gördüğünü sandığı gizli niyetler ve korku senaryoları değil. Somut olarak x konusunda önerilen düzenleme, ülkemizi çağdaş demokrasi standartlarına yaklaştırıyor mu, yoksa daha da mı uzaklaştırıyor? Her siyasi iktidar gibi, AKP de gelip geçici. Ama biz burada AKP'yle ve AKP'ye olan antipatilerinizle sınırlandırılamayacak kadar önemli bir anayasa değişikliğini istişare ediyoruz. Daha önce Sangre'nin (şu başlıkta) vermiş olduğu şu iki linki de incelemenizi tavsiye ederim: http://cdn.dogantv.com.tr/dokumanlar...rmalitablo.pdf http://www.anayasa.gen.tr/aym-uyesecimi.htm Başka konulara atlamadan şu sorumda biraz ısrarcı olmak istiyorum: Halka sunulacak paketteki anayasa mahkemesi üyelerinin belirlenmesine ilişkin düzenlemeler, Türkiye'yi çağdaş demokrasi standartlarına yaklaştırıyor mu, yoksa uzaklaştırıyor mu? saygılarımla |
beni insafzlıklıkla suçlayan sevgili ulpian dostluğumuza dayanarak şunları söylemek istiyorum;
sen bir hukukçu olarak akp yi ve anayasa tasarısını demokratik bulmaktasın hatta bu bir gelişme... bizim demokrasi anlayışımızın yakından uzaktan birbiriyle alakası olmadığını anlamış bulunmaktayım..bu ülkede yaşamadan bunları anlamak zorda olsa sizin demokrasi getirdiler ve getirecekler dediğiniz bu iktidar bugün binlerce özelleştirmeden sonra işçilerini sokağa atan kurumların arkasındaki tek güç oldu!!! sendika üyesi oldukları için işten kovulan işçilere sıkılan su atılan biber gazı oldu!!! emekliye memura işçiye 5tl10 tl gibi komik zamlar oldu ancak kendi maaşlarına 1000 liradan aşağı zam olmadı!! demokrasi dediğiniz sağlığın paralaştırılması oldu!! madenlerde ölen onlarca işçi oldu , kapatılan onca kurumdan sonra aç kalan insanlar oldu! artan enflasyon ve işsizlik oranları oldu! devletin halkın topraklarını ormanlarını para babalarına peşkeş çeken kendi limanlarını satan kendi telekominikasyon ağını satan kendi tek petrol rafinerisini satan ve kendi bakanı babalar gibi satarım diyen bu parti yasakçı zihniyetiylede bilmeniz gereken bir kurulum tr de yasaklanan internet sitelerini bir araştırmanızı istemekteyim... heryerde hergeçen gün artan türbanlılar para içinde yüzen cemaatler dergahlar kanal 7 ler deniz fenerleri oldular yobazlık bu ülkede bu kadar güçlenmemişti ama şimdi istediklerini yapmaktalar!! bu demokrasi her fırsatta gelen elektirik zammı doğal gaz zammı su zammmı ulaşım zammı oldu!! sesinizi çıkarttığınızda alınırsınız gözaltına emniyete gidene kadar güzelce dayak yersiniz biber gazı suratınıza öyle boca edilirki dünyanın nasıl döndüğünü hissedersiniz her iktidarı eleştirmenizde panzerler sizi bekler tonlarca biber gazıda tabi.. doğruya bu demokrasidir.. demokrasi yoksulluk sınırının altında ezilen asgari ücret oldu!! hatta o kadar demokratikleşti ki memleket 18 yaşıma kadar atatürke söven birilerini görmemiştim ama şimdi hergün okadar çok duyuyorum ki alıştım... okadar demokratikleştik ki adalet dedikleri şey bu ülkede bizim sitemizin mahkemeye başvurmadan kapanmasına benim evimin basılmasına bile neden olmakta!!! öyle demokratiğiz ki memlekette burjuva demokrasisi okadar güzel işlemekteki gelecekten umudu olan insan kalmadı!! her kurumu eline geçiren iktidar son bir kaç direniş noktası olabilecek kurumuda eline geçirince rahatlayacak ve benim sevgili dostlarım demokratikleşiyoruz diyecek çağdaşlaşma diyecek istirham ediyorum asıl ben el insaf diyorum!! evet deyin çağdaşlaşalım! medeniyet bize akp ile gelecek.... |
Alıntı:
seni insafsız bulmuyorum, sadece o bir cümleni biraz insafsız buldum. İnsaflı insanlar da bazen insafsız bir cümle kullanabilir. Yanlış anlaşıldıysam özür dilerim... :) Diğer eleştirilerini somut konumuzla çok ilgili görmüyorum. Sen bir komünist olarak (ben komünist değilim) en demokratik bir serbest piyasa ülkesini ve topyekun demokrasi kurumunu burjuvanın işçi sınıfını sömürmesinin daha 'şirin' bir yöntemi olarak görebilirsin (ben öyle görmüyorum). Ama komünist tutumundan taviz vermeden de, (senin bakış açından) 'sınıfsal sömürüye' dayalı iki ülkenin hangisinin -burjuva lügatında- 'daha demokratik ve daha insancıl' olduğunu teslim edebilmelisin. Marx ve Engels bile bunu teslim etmeyi başarmıştılar ne de olsa. AKP döneminde (özellikle ilk yıllarında) bir yığın AB'ye uyum yasası geçti. Bunların büyük çoğunluğuna muhalefetten de itiraz gelmediği için medyada tartışma konusu olmadı. Sadece rastgele, bir iki örnek: Kadının evlilik ve boşanma durumlarında haklarının güçlendirilmesinden toplantı ve gösteri yapma özgürlüğünün genişletilmesine kadar (örn. AKP'den önce meslek kuruluşlarının 'amaç-dışı' gösteri düzenlemesi kanunen yasaktı) bir yığın madde sessiz sedasız geçti. 'Ses getiren' değişikliklerin de bir çoğu demokratikleşme yönünde önemli adımlardı: - 301 gibi düşünce özgürlüğünü ayaklar altına alan bir ceza maddesinin bakanlık onayına tabi tutularak tam kaldırılmasa bile (CHP ve MHP tam kaldırılmasına karşı çıkmıştı) epey etkinsizleştirildi, - Milli Güvenlik Kurulu'nun demokratik sistemi aşan yetkileri kırpıldı. - RTÜK Kanunu ve Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi Kanunlarındaki yasakların kaldırılması ile Kürtçe başta olmak üzere yöresel dil ve lehçelerin öğrenilmesinin ve basında kullanılmasının önü açıldı. Şimdi sen komünist olarak, topyekun sisteme düşman olabilirsin. Ben komünizmi yanlış buluyorum, ama bu, bu başlığın konusu değil. Her halükarda bir komünist olarak da bu ve buna benzer sayısızca reformun bir gelişme olduğunu inkar edemezsin. Diğer birçok değiştirilmesi gereken şeyleri değiştirmediklerini eleştirebilirsin, farklı alanlarda daha çok kötüleştirme yaptıklarını söyleyebilirsin. Ama yukardaki gibi örneklerin bir 'iyileşme' olduğunu inkar etmek insaflı olmaz. Bu başlıkta ise, topyekun AKP iyi midir, kötü müdür tartışmasını yapmıyoruz. Somut olarak halka sunulacak olan anayasa değişiklikleri demokrasi standartları açısından nisbeten bir iyileşme mi getiriyor, yoksa kötüleşme mi? Soru bu. Bu açıdan 'iyileşme' getiren bir maddeye, ''ben karşıyım, çünkü AKP İslamcı, veya ben kaşıyım, çünkü AKP özelleştirme yapıyor'' gibi bir cevap bana mantıklı gelmiyor. Konu, AKP'ye dost muyuz, düşman mıyız sorusu değil ki. Somut olarak pakette yer alan maddeler demokratikleşme yolunda iyilileşme getiriyor mu, getirmiyor mu? saygılarımla |
Alıntı:
peki bu genişletme içinde hangi kurumlar vardır; öncellikle büyük çoğunluğunu AKP nin oluşturduğu parlemento.sonra barolar vardır ki burdada kendi adamlarını yerleştirme ihtimali yüksektir çünkü atamalrı CB yapacaktır. ve sonra en öenmlisi yükseöğrenim görmüş herhangi 2 vatandaş ibaresi. herhangi 2 kişi...?!!!! Su anda parlamentonun cogunlugu AKP'nin elinde bu dogru .... peki gelecekte de hep AKP'nin elinde mi olacak .... ? AKP'nin oy orani hep %40 larin uzerinde mi yer alacak .... ? Turkiye halki bu kadar salak mi ki -eger AKP'nin niyeti sizin dediginiz gibi bizim gibi demokrasi yanlilarini kandirmaksa- bir yerde "dur kardesim bu AKP aslinda takiye yapiyor bunlarin niyeti evrensel insan haklari/ demokratiklesme degil biz baska partilere oy verelim demeyecekler ? AKP partinin yamuk yaptigi anlasilinca iktidar degismeyecek mi ? Siz milletin iradesine guvenmiyormusunuz ? Turkiye halkinin sagduyusuna guvenmiyormusunuz ? Sonucta her iktidar erken secim olmazsa ancak 4 senede bir secilebiliyor ...... AKP'nin sayesinde Cumhurbaskan'i da halk tarafindan secilecek bundan sonra ..... Sizce halk davar gibi gudulmesi gereken cahil cuhala grubumu ? Sonucta secilen iktidarlar hangi kesimden olursa olsun ayni anayasa kurallarini kullanacak demokrasi geregi ..... Diyelimki gercekten AKP referandumdan sonra evet oyuyla bu yeni paketi anayasaya soktu ve sonra ilk is olarak secimden once Anayasa mahkemesini ve HSYK'yi kendi cikarlarina gore duzenledi .... AMA ayni zamanda bu yargi kurumlarinin YSK dahil kararlarina itiraz haklarini da bu pakete koydu .... Yargiyi gercekten elegecirmek ve istedigi gibi at oynatmak isteyen bir iktidar niye boyle bir duzenleme yapti ? Neden HSYK'nin kararlarinin sorgulanamazligina [/U] son verdi ? Madem sizin iddia ettiginiz gibi bu kurumlari elegecirmek istiyor AKP ..... AKP mesrutiyetini sadece ve sadece demokrasiden alabilecegini biliyor bu ulkede ..... Cunku halk gercek demokrasiye susamis durumda .... halk yillarca ezildi hor goruldu .... artik halka ragmen halkci elitlerin onlari hor gormesinden usandi ..... kayitsiz sartiz millet egemenliginin gercekten var olmasini istiyor su son 8 senedir ...... Asker vaseyitinde de burokrat vasiyetiyinden de bikti artik .... Halki, bugun anliyamamak icin statukocu olmak gerekiyor anlasilan ..... Saygilar, 3.yol |
.neden yökle ilgili bir şey yok anayasa değişikliğinde.çünkü yökte kendi adamları var artık.olay o kadar basit.amaç kadrolaşmak.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:18 . |