![]() |
Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Yüksek bölgeler kutsaldır. "Yükseklik" üstünlük, aşkın olma, insanüstü olma özelliğidir. 5 kıtanın hepsinde ortaya çıkan dinsel motiflerden biri göğe yükselme motifidir. Bu yükselme kimi zaman bir ip, kimi zaman bir ağaç, kimi zaman bir merdiven aracılığıyla olur.
Ölüm, insan olma durumunu aşmadır ve "öteki" tarafa geçilir. Ölünün ruhu dağa tırmanarak, ağaca çıkarak, ipe tutunarak, yada uçarak yükselir. Ancak bu yeteneğe bazı üstün insanlar da sahiptir. Bu kişiler ölmeden yükselir sonra geri gelirler. Farklı kültürlerden binlerce örnek verilebilir, ben bize yakın olanlardan vereyim. Yakutlarda eskiden kurban ettiği atla birlikte göğe yükselen şamanları çok sayıda kişi bulutların üstünde gezerken görmüştür. Cengiz Han zamanında ünlü bir Moğol şaman da savaş atının üstünde göğe yükselmiştir. Ostyak şaman bir ipin üstünde göğe yükseldiğini ve yolunu kapatan yıldızları yok ettiğini anlatır. Kutadgu Bilig'de bir kahraman rüyasında elli basamaklı bir merdivene tırmanıp sonra uyandığında kendini göğe tırmanmış görür. Hani şu Arap kültüründe "ilahi", "kitaplı" sayılan dinlerde farklı bir durum mu var. Onlar çok mu farklılar sanki. Onlar göğe yükselmiyorlar mı? Kendilerini çok modern gören bu dinlerde de sadece peygamberler değil başka kahramanlar da göğe yükselirler. Aziz Pavlus göğün üçüncü katına kadar yükseldiğini anlatır İncil'de. II.Korintliler, 12.2 Muhammed de göğe yükselir. Hatta katlardan geçerken bazı görüşmeler de yapar. Göğe yükselme diye birşey yoktur. Kimse ne yaşarken, ne ölünce göğe falan yükselmez. Ama siz gidin de bunu şamanının atıyla göğe yükseldiğini gözüyle gördüğünü söyleyen Yakut'a kabul ettirin bakalım. |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
[quote="sargon")
Aziz Pavlus göğün üçüncü katına kadar yükseldiğini anlatır İncil'de. II.Korintliler, 12.2 Muhammed de göğe yükselir. Hatta katlardan geçerken bazı görüşmeler de yapar. Göğe yükselme diye birşey yoktur. Kimse ne yaşarken, ne ölünce göğe falan yükselmez. Ama siz gidin de bunu şamanının atıyla göğe yükseldiğini gözüyle gördüğünü söyleyen Yakut'a kabul ettirin bakalım. ------------------------------------------------------------------------------ Sevgili Sargon gerçekten insanoğlu garip.Birazcık beyni olan bir insan bu palavralara inanır mı?Adam allah peygamber diyor başka bir şey demiyor. Akıl yürütmek yok,mantık yürütmek yok,neden-sonuç ilişkisi kurmak yok.Masal da olsa inanıyor.Musası asasıyla nehri ikiye ayırıyor adamlarıyla içinden geçiyor.Muhammed peygamberleri kerametiyle ayı ikiye bölüyor.Ve bu insanlar bu masallara inanıyor.Biz küçükken büyüklerimize deprem nasıl oluyor diye sorardık.Derlerdi ki dünya öküzün boynuzu üzerinde.Öküzü kızdırdıkları için deprem oluyor derlerdi.Yine bir olay anlatayım.Bizim köyde sara hastası bir insan vardı.Gerçi okula gidince sara hastası olduğunu sonradan öğrendim. Sara nöbeti gelince bu insan bayılırdı.Ağzından köpükler akardı.Büyüklerimiz sakın ona yaklaşmayın onun cinleri var.O cinler sizi çarpar derlerdi.Ve sonra öğrendimki o köylüm çayın kenarından giderken sara nöbeti tutuyor çaya düşüp boğuluyor.Maraşın bir kasabasında öğretmenlik yaparken köylülerin kendileri anlattılar.Bir gün bir bisikletli bir vatandaşın o köye yolu düşmüş.Ve o bisikleti taşlamışlar.Şeytan icadı diye.Bunları niye mi anlattım.Fazla değil yakın bir geçmişte yaşanmış olaylar.Galile dünya dönüyor dedi afaroz etmeye çalıştılar,allahın işine karışıyorsun diye.Osmanlıya gavur icadıdır diyerek matbaayı sokmadılar.Ve tüm bunları allah din adına yaptılar.Ama tüm bu olum- suzluklara rağmen insanlık büyük aşamalar kaydetti.Bilim sayesinde dünya yaşanır bir duruma geldi.Oturup kalkıp bilime dua edeceklerine allaha dua ediyorlar.Ne garip değil mi?Sevgilerimle... |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Ben aslında birilerinin gelip, göğe yükselme vardır, Muhammed şu şekilde göğe yükselmiştir, Aziz Pavlus bu şekilde yükselmiştir deyip, inançlarını savunmalarını bekliyordum. Kimse bişey yazmıyor ama. Demek ki aslında mesela Miraç olayına inanmıyorlar.
|
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
evet arkadaşlar, ne kadar da haklısınız, asslında gök muabbeti insalığın eski günlerine dayanır
ilkel insanlar vakti zamanında güneşe, aya, yıldıza, gökten geldiğini düşündüğü yıldırım, şimşek yağmur, kar vs bilumum doğa olayını GÖK le ilişkilendirmiş ve ilk dinsel mitlerini kavramlarını gök üzerine kurmuşlardır, dinlerin evrimini düşünürsek süerçler boyunca bu kalıntı devam etmiş ve musevilik, hristiyanlık islam da vs. gökyüzü ile ilgili her türlü kavram kullanılmış, allah gökyüzünde oturur, peygamber oraya gider, melekler ordan iner, ölünce oraya çıkarız cehennem yerin dibinde imiş güya ölünce yukarı çıkıp tekrar aşağı gideriz herhal:)) saygılar |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
bilgin arkadaşlar hz muhammedin miracına ozamanda inanmamışlardı ve sormuşlardı hz muhammede madem gittin gördün bize medinedeki bir yapıt vardı , *madem gittin kaç tane penceresi kaç tane avlusu vs var dediklerinde hiç oraya gitmemiş olan yüce peygamber bunları nasıl sayabildi hemde eksiksiz ! *ve 2-3 gün sonra medineden bir kervanın mekkeye geleceğini ve bu kervanın bütün özelliklerini nereden biliyordu ?
sizin ve bizim yani insanların mantığının bittiği yerde allahın ilmi başlar biz bunları kavrıyamayız o küçücük beynimizle ... sizlerin önünde bir engel var duvar var onu aşamıyorsunuz ve varsayım olarak yorumluyorsunuz ... nasılki bir maddenin kimyasal özzelliklerini normal gözle göremiyoruz araştırıp neyden ve hangi elementlerden oluşduğunu bulabiliyoruz işte allahın varlığınıda biraz araştırırsanız bulursunuz ... bize sabit fikirli diyorsunuz ama sizin kendi doğrulukda inandıklarınız sürekli doğru bizlerinki yanlış bravo ... sabit fikirli olan sizmi bizmi ... |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Evet Burkay arkadaş, bizde de biraz sabit fikirlilik vardır. Yani ben insanların iple, merdivenle yada uçarak göğe yükselemeyeceğine inanıyorum. Bu sabit fikirliliğimi kırman için sana ve böyle şeylere inanan diğer arkadaşlara bir fırsat veriyorum. İnsanın göğe yükselebileceğini göster bize. (muhammed öyküsü uydurma, ispat sayılmaz)
|
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Bilinmeyen, ulaşılamayan yerlere eski çağlarda çeşitli kutsal değerler oturtulmuş. Bu, Sargonun dediği gibi gökyüzü olabildiği gibi yüksek dağlar da olagelmiş. Örneğin eski Yunanda baş tanrı Zeus, Olympos dağında yaşar.
Bugün Everest dağına tırmanacak dağcılar, tırmanıştan evvel o yöre inanışlarına göre dağa atfedilen kutsal ruhu kutsarlar. Yerin altı da ulaşılamaz bir bölge eski çağlar için. Ancak gökyüzü güzel, yeraltı karanlık olduğu için yeraltına kötü tanrılar atfedilmiş. Örneğin Şamanizmde iyi olan gök tengrinin yanında yeraltında yaşadığına inanılan yer tengri de mevcut. Sümer uygarlığında da Gılgamış destanında bahsi geçen kötü yeraltı tanrıları mevcut. İslam her ne kadar tek tanrılı olduğunu iddia etse de çoktanrılı dinlerdeki bazı ritüelleri almıştır. Örneğin genellikle avuçiçleri göğe çevrilerek due edilir Allaha. Her ne kadar tanrının belli bir yeri, mekanı yoktur denilse de bununla çelişir şekilde sema'da olduğuna dair pek çok ayet ve hadis vardır. Çelişki, ifadelerin simgelesel olduğu iddiasıyla örtülmeye çalışılır. |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Sevgili Sargon
Yazın biraz düşüncesizce olmuş. Astrofiziğin bu kadar ilerlediği bir zamanda mirac olayını biraz daha objektif olarak incelemeni isterim. Modern fizikten biraz bilgin varsa uzay - zaman, izafiyet hakkında daha temkinli yazarsun. Kısmetse yakında miracın izahını yapacağım. Şimdilik bu kadar. "" ..... O diyorsa DOĞRUDUR ..! *" * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *Ebu Bekir Sıddık |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
bide şey varmış,filistinde havada duran taş,bunu biliyomuydunuz?hem ay ikiye ayrılınca bunu hiç kimse görmüyomu?neden yabancılar bu olayı anlatmıyo,bunu bitek muhammede karşı çıkan insanlarmı görmüş?
|
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Alıntı:
yoruma, akila, bilime gerek yok.."o dediyse dogrudur..." modern fizikten bahsedeceksiniz ve yanina modernizme uymayan bu tabu cumleyi koyacaksiniz.. ve mirac olayini objektif inceleyeceksiniz!... ve birileride bu arkadasa laf anlatacak, zaman harcayacak.. anlatin nuh der, peygamber demez:) |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Astral Seyahat :?: *:twisted:
|
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Vikipedi'den:
Cinlerin üstün yetenekleriyle insanların beyinlerini etkileme güçleri vardır. İnsanların bile kablosuz olarak bir takım verileri aktarabildikleri düşünülürse, cinlerin daha fazlasını yapabileceklerini anlamak zor olmasa gerekir. (Karşılaştırma için bknz. Şizofreni semptomları, Halüsinasyon) Onlar kendi oluşturdukları yapay rüyaları da, kendi mesajlarını vermek amacıyla kullanabilirler. Ya da, cinler bir kişiyi “astral seyahat”e çıkarabilirler. Aynı şekilde kalbi durmuş bir kişi, ruhunun bedeninden ayrılıp yukarıya yükseldiğini ve sonra tekrar bedeninin içine girdiğini görebilir. Bu şekilde kişi öldüğünü sanır ve ruhunun ölmeyip öbür tarafta yaşadığına inanır (bknz. Şamanizm). Oysa yaşadığına inandığı olaylar kendisine gördürülen yapay bir rüyadır. Bu tarz rüyalar normal rüyalardan farklıdır ve kişinin belleğinde sanki gerçekmiş gibi etki yapar. Cinlerin buradaki amacı gene aynıdır: İnsanın ruhunun bedenden ayrı olarak yaşayabileceği düşüncesini insanlara aşılamaktır. Ya da, birisine kabus şeklindeki rüyalarla eziyet edilebilir. Kişinin gördüğü rüyanın gerçekleşmiş ya da gerçekleşecek (ilerde gerçekleşecek bir olay ama geleceği bilmekle ilgili değil, etkilemekle ilgili) bir olayla ilgisi olabilir. Böylece güven kazanılır. Kutsal Metin'de bir örnek Eyüp'le ilgilidir. Eyüp kabus gördüğünde bunun Şeytan'dan kaynaklandığını bilmiyordu ve Tanrı'nın yaptığını sanıyordu. Aşağıdaki alıntılar bununla ilgilidir: Eyüp 7: 13 – 14 (Kutsal Kitap): * *Yatağım beni rahatlatır, * *Döşeğim acılarımı dindirir diye düşündüğümde, * *Beni düşlerle korkutuyor, * *Görümlerle yıldırıyorsun. * *Öyle ki, boğulmayı, * *Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum. Yasanın Tekrarı 13: 1 – 5 (Kutsal Kitap): * *Aranızdan bir peygamber ya da düş gören biri çıkarsa, bir belirtiyi ya da şaşılası bir olayı önceden bildirirse, 'Bilmediğiniz başka ilahlara yönelip tapınalım' derse, söz ettiği belirti, şaşılası olay gerçekleşse bile, o peygamberi ya da düş göreni dinlememelisiniz. Tanrınız RAB kendisini bütün yüreğinizle, bütün canınızla sevip sevmediğinizi anlamak için sizi sınamaktadır... O peygamber ya da düş gören öldürülecek. Yeremya 27: 9 -- 10 (Kutsal Kitap): * *Size gelince, peygamberlerinizi, falcılarınızı, düş görenlerinizi, medyumlarınızı, büyücülerinizi dinlemeyin!...Size yalan peygamberlik ediyorlar. http://tr.wikipedia.org/wiki/Kitab%C...addes%27te_cin |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
sargon muhammed öyküsü uydurma yalan *diyorsun ama işinize geldiği zaman taa hz muhammedin gerdek gecesine kadar bilgileriniz var bravo size onu çok iyi biliyorsunuz bunlar yalan sayılıyor ... işinize gelmediği zaman nasıl da kıvırıyorsunuz ..
kıvırmak sizin doğanızda mevcut değiştiremessiniz .. |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
havada asılı olan bir taşa şaşarsınızda .. güneşe aya yıldızlara dünyaya bakmassınız ey körelmişler ...
|
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Sevgili Cem,
eklemelerin için teşekkürler. Yükselme ile birlikte dağlar da kutsallık taşıyor. Hep peygamberlerin RAB'dan, Allah'tan ayetleri almak için dağlara çıkma olayını düşünmüşümdür. Keramet dağda. Sevgili jeolog, miracın izahını merakla bekliyorum Sevgili Büyükbabil, tam olarak anlayamadım, yükselme olayı bir tür esrime, kendinden geçmedir mi diyorsun? Sevgili Burkay, kıvırmıyorum, doğruysa ispatla diyorum. |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Sevgili Sargon,
Sonra daha ayrıntılar verebilirim. Verdiğim linki okudun mu? :D |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Evet, verdiğin linkte cinler anlatılıyor. Bilimsel olan bişey yok orda. Kutsal kitapta şu yazıyor, bu yazıyor var. Hatta Yehova Şahitleri böyle düşünüyor var.
Madde şu: # 1 Kitabı Mukaddes'te Cin * ** 1.1 Cinlerin Meydana Gelişi * ** 1.2 Cinlerin İnsanları Kontrollerine Almaları * ** 1.3 Çocukların Cinlere Kurban Edilmesi * ** 1.4 İsa'nın Ve Öğrencilerinin Cinleri Çıkarması * ** 1.5 Şeytan ve Cinleri Gökten Yere Atılıyor * ** 1.6 Kötü Ruhlarla Mücadele * ** 1.7 Cinler Tanrı'dan Korkarak Titriyorlar * ** 1.8 Cinlerin Faaliyetleri * ** 1.9 Yapay Rüyalarla Kurulan İletişim * ** 1.10 Sonuç Sonuç bu: Cinler kudretli varlıklardır, insanları aldatırlar ve bazı insanları medyum-aracı olarak kullanırlar. Buna göre bir medyumun söyledikleri doğru olabilir, ama bir şartla, şayet bu cinler medyuma doğruyu söylüyorlarsa! Ancak, Kutsal Metin onların iblis gibi yalan söylediklerini gösterir (İblis: yalancı). Ayrıca insanlara zarar verebilirler, bu nedenle Kutsal Metin onlarla ilgili şeylerden, ruhçuluğun her türünden uzak durulması gerektiğini söyler. Cinler, medyumlar, şeytanlar, demonlar, *ne bunlar ya. Ben bunları sormuyorum. Ortalığı yazıya boğarak sonuca çıkılmaz ki. Analiz yapmak anlamsız ve karışık bilgi yığının içinden anlamlı olanı öne çıkarmaktır. Bişeyleri öne çıkar bana göster. Yazı yığını içinde boğmaya çalışıyorsun bizi Babil. Böyle tartışamayız. İnsanlar göğe yükselir mi, yükselmez mi güzel kardeşim? Soru bu. Diyeceksin ki yükselir, işte söyle yükselir. Hepsi bu kadar. |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
131. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de “Allah’a karşı gelmekten sakının” diye tavsiye ettik. Eğer inkar ederseniz, (bilin ki) göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Allah zengindir, övülmeye layıktır. *
nisa suresi.. ısrarla göklerdeki ve yerlerdeki her şeyin kendisinin olduğunu vurgulamış.. bu nisa suresi tam bir maden.. |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Sevgili Sargon, ben bir yazımda şunları demiştim: "Dinleri bilmek için cinleri bilmek gerekir"
Gelelim kısa yoldan cevaba. İnsanlar göğe yükselmez. Bütün olay onların zihinlerinde yaratılan şeylerden ibarettir. Yapaydır. Arada şunu da diyeyim. Analiz yapmadan nasıl bazı şeyler bulunabilir? Olaya Word programı gibi bakarsak herşeyi ayetleri vs. alt alta sıralarız. Bu bizi sadece bilgileri sıralamaya iter. Oysa Excel'deki gibi hücrelerin birbiriyle ilişkilerinin nasıl olabileceğine bakmamız gerekir diye düşünüyorum. Karışık mı oldu? Herhalde değil. Fatima'nın üç sırrı olayında da bunlar var. Bazı insanların kafayı yemiş dedikleri kişilerde de bu tip şeyler var. Tabi burada önce kişi kendi inceleyip ikna olmalı. Belki olamaz, herkes kendi deneyim ve bilgisine göre bunları değerlendirecektir. Zaten zorla kim neyi kabul eder. Konuya dönersek. Bazı insanlar her şeyi (insanüstü-mucizevi) Tanrı kaynaklı olarak görür. Bazıları da sonuçların pek iyi olmadığını görerek, Tanrı böyle saçmalıklar yapar mı? vs. diyerek tümüyle reddeder. Konu insanın bedenle veya bedensiz olarak ruhunun oraya buraya seyahat etmesi olarak anlatılıyor. İkisi de yanlış. Olay tümüyle kendisine gördürülen şeyler. Uyanıkken olursa, bu kişiye seyrettirilen üç boyutlu bir film gibi olur. Kişi uyuyorsa o zaman normal rüyanın dışında beynin etkilenerek yapay bir rüya gösterilmesidir. Hipnoz ise daha farklıdır. Hipnoz'da kişinin uyanıklıkla uyku arası bir duruma getirilmesi gerekir. Bunun nedeni, beynin işleyişinin yavaşlatılıp, düşüncelerin boşaltılmasının gerekli oluşundandır. Aksi takdirde tam canlı faal bir zihni etkilemek bu varlıklar için mümkün değildir. Çoğu kere kişi bir takım halüsinojen maddeler bu etkiyi yaptığından bir araç olarak kullanılır. Şimdilik bu kadar. *:wink: |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Sevgili Sargon, ben bir yazımda şunları demiştim: "Dinleri bilmek için cinleri bilmek gerekir"
Evet, bu da bir yorum. Keşke o kadar kolay olsaydı derim ben de. Gelelim kısa yoldan cevaba. İnsanlar göğe yükselmez. Bütün olay onların zihinlerinde yaratılan şeylerden ibarettir. Yapaydır. Kısa ve öz konuşmayı severim. Burdaki incelik insanların zihinlerinde yarattıkları değil yaratılan olması mı oluyor acaba? En azından insanların öyle göklere falan yükselmediğini, Aziz Pavlus'un göğün üçüncü katına çıkmadığını, Muhammed'in miraç olayının olmadığını kabul ediyorsun yani. Bunlar onların beyinlerinin içinde olan şeyler. Öyle sanıyorlar. Bunun nedeninin ne olduğu konusunda ise ayrılıyoruz sanırım. Sana göre cinler, bana göre insan psikolojisi ile ilgili birşey. Bu kadar anlaşmak da iyi bence. Bu konuda müslümanlarla da anlaşırsak tamamdır. |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Bunları bir kitaptan alıntılamıştım, herhalde en uygun yeri burası. Bu kitabı ben yazmadım. Bunun gibi herhalde birçok kitap daha vardır.
Anlaşmak meselesi de ayrı birşey, dünyanın meseleleri bizim anlaşmamızla mı çözülecek. Bizimkisi burada biraz hoş sohbet olsun cinsinden. Yanlış anlaşılmasın boş laf etmek anlamında değil tabi ki. Bunlar sadece birer halusinasyon mu? Kozmik Kitaplar-İnanılmaz Gerçekler 2 kitabından alıntılar: Farklı örneklerde birbiriyle örtüşen ifadeler. (Diğer alıntılar kısaldı) 1- “Yaşamın gizli ve ilahi bir gücünün olduğunu hep düşünürdüm ama yaşanmış sırlarla dolu tecrübenin akabinde bu düşüncem benim değişmez gerçeğim oldu. Hayatımın en başarılı ve en güçlü olduğu günlerden birinde, işyerimde çalışmalarıma yoğun bir şekilde dalmışken birden kendimi farklı bir ortamda gördüm. Çevremde öylesine sessiz ve öylesine garip bir gri renk hakimdi ki şaşırmış, adeta bulunduğum yere çakılmış kalmıştım. Gittikçe büyüyen sis bulutu beni içine çekiyordu. Sisli garip yerde yukardan bakar gibi bir hal içindeydim. Zaman ve hayat durmuş, ben başka bir boyuta girmiş gösterileni seyrediyordum. Geniş bir kara yolunda hızlı bir şekilde ilerleyen arabaların akışını seyrederken, arabalardan birine daha fazla yaklaşmaya başladım. Sanki yukarıdaki ben, gözlerimle kameranın zum yapması gibi zum yapıyordum. Bedensiz gözlerim arabanın içindeki sürücüyü görmüştü. Bu kişi yıllardır yurtdışında yalnız yaşayan dayımdı. Arabayı hızla kullanırken bir taraftan da yanaklarından akan gözyaşlarını silmeye çalışıyordu. Kalbim sıkışmış sanki nefes alamıyordum. Kendime geldiğimde çalıştığım masanın çevresine sıkıca sarılmış yaprak gibi titriyordum. Bana ne olmuştu? Nasıl bir hal almıştım? Gördüklerim ne olabilirdi? Bütün bunları düşündükçe içim daralıyordu. Çalışamaz hale gelmiştim. Hemen şirketten çıkarak annemlere gittim. Beni perişan halde gören annem paniğe kapıldı. Olayları anlattığımda ise, 'Gece gündüz çalışıyorsun, uyku düzenin bozuldu. Ayakta rüyalar görüyorsun,' dedi ve telefona doğru giderek bu olayı çözümlemek için yurtdışındaki dayımı aradı. Cevap alamıyorduk. Diğer yakınlarımızı arayarak ulaşmaya çalışsak da bir netice alamamıştık. Sıkıntılı ve caresiz geçen üç saatin sonunda kapı çalındı ve karşımızda dayım duruyordu. Tıpkı birkaç saat önce sislerin arasında gördüğüm kıyafette ve gözyaşları içinde içeri girdi. Annemle ben hayalet görmüş gibi dayıma bakıyor, tek kelime söyleyemiyorduk. Dayım bizim şaşkınlığımızı bile fark edemeden koltuğa kendini atarak şunları söyledi: 'Ölüyormuşum, çaresi yok. Çok geç kalınmış, yapılacak fazla bir şey yok. Vatanımda ölmek istiyorum.' Gerçekten de bütün vücudunu saran kanser dayımı altı ay sonra aramızdan sonsuza kadar alıp götürdü. Yaşanmış doğaüstü olaylarda neyin gerçek olduğunu bilme şansımız elbette ki mümkün değil. Dünya belki de düşündüğümüz ya da bildiğimizden farklı bir işleyiş içinde dönüyor. Hangi güç hangi şartlar beni çözümlenemeyen bir vizyonun içine aldı? Bunun cevabını veremesem de sıra dışı bir deneyim yaşadığımı biliyorum.” 2- “...Çayımın son yudumunu almıştım ki midemde bir bulantı hissettim. Sanki vucudum elektriğe bağlanmıştı. Nefes alamıyordum. Etrafım, sabahın pırıl pırıl ışıklarının yerine garip, ifade edemeyeceğim bir renge büründü. Parlak gri ya da gümüş rengi diyebiliriz. Kalbimin çarpmasından başka hiçbir ses yoktu. Dışarıdaki trafiğin akışı devam ediyordu ama ses yok olmuştu. İşte tam o sırada kendimi ofiste buldum...” 3- “...Sabah olmak üzereydi. Çok güzel bir mayıs sabahını karşılamaya hazırlanan kuşların sesiyle biraz kendime gelmiştim. Bahçede dolaşarak üzerimdeki sıkıntıyı atmaya çalışırken birden sanki dünya derin bir sessizliğe büründü. Hiçbir ses duymuyor, hızlı bir şekilde garip bir gümüş rengiyle dört bir yanım sarılıyordu. Korku ve panik halinde içeriye girmek için çaba gösterdiysem de sanki bedenim binlerce kiloluk bir ağırlığa sahip olmuştu; hareket edemiyordum. Birden gözlerimin önünde sislerin içinde bir görüntü oluşmaya başladı...” ...Sustum; hem de yıllarca. Yaşamış olduğum bu olayı hatırlamak bile istemedim. Cevabını kimsenin veremediği bu olay beni bilinmezlerin ortasında çaresiz ve acılar içinde bıraktı.” 4- “...birden yaşam sanki başka bir boyuta geçti. Garip bir renkteki bulut tüm çevremi sarmış, adeta beni dondurmuştu. Garip bir sessizlikle birlikte küvetin içinde bir görüntü oluştu. Bu görüntüyü sanki yukarıdan seyrediyordum. Zaman ve mekan yok olmuştu...” ...Yaşamış olduğum bu gerçek olay benim ve çevremin yaşama bakış açısını kökünden değiştirdi. Artık başıma ne gelirse gelsin bu olayı hatırlıyor ve kesinlikle başka boyutlarla bağlantıları, haberci rüyaları, kısa ölümü yaşayanları ve bizi koruyan gözeten varlıkların gerçekliğine inanıyor ve hayata bakış açımı değiştiren, adına telepati denilen sevgi yolunu kullanarak bana ulaşıp vedalaşan eşime çok kısa zamanda kavuşacağımı biliyorum.” 5- “...Bir bardak süt içmek istemiştim ki birden çevrem garip bir gümüş rengiyle çevrelendi; hemen ardından insan çığlıkları, alevler ve dumanlar içindeki insanların görüntüsüyle karşılaştım. Sanki *zaman durmuş, ben başka bir boyuta geçmiştim. Bu görüntüyü yukardan farklı bir boyuttan seyrediyordum...Hareket kabiliyetim durmuştu; sesimi çıkaramıyor, olanları seyrediyordum.” ...Eşim, yaşadıklarımın ya da anlattıklarımın mantıklı bir aiçıklaması olmadığını söyledi. Peki bu yaşananlar ne idi? İşin içinden çıkamamıştık. Sonunda yaşadıklarımı, çok yoğun iş temposu yüzünden beynimin isyanı olarak değerlendirdik ve yattık. ...O anı yeniden yaşıyordum. Her detay ve her hareket gece gördüğüm gibi cerayan ediyordu... ...Geleceğin bir yerlerde olabilmesi, zaman karmaşasını beraberinde getirse de yaşam bütün sırlarıyla birlikte devam ediyor.” 6- “...Bütün bunları sanki yukarıdan bir yerden seyrediyor gibiydim ve galiba bulunduğum yerde gümüş bir renk hakimdi... ...Aniden, bir düğmeye basıp film seyreder gibi seyrettiğim bu görüntü yok oldu. ...Olanlara anlam veremeyerek işyerime gittim...Otoparkta bulunan çocuk ve kırılan şişe benim üç hafta psikolojik yayrdım almama sebep olsa da artık zaman kaymalarının ve duru görü gücünün dünyanın her köşesinde yaşandığını biliyorum. Bildiğim diğer şey ise akıl sağlığımın yerinde olduğu.” 7- “...aniden hayatın tüm seslerinin yok olduğunu fark ettim. ...Sanki zaman durmuş...Algıladığım tek şey, garip bir elektrik akımın içinde olduğumdu.” ...Ben açıkça bir zaman kayması yaşamıştım. Hayatımda ilk defa iki ay önce geldiğim bu bölgede, hayatımın en büyük mucizesiyle karşılaşmıştım...” -------- İnanırsın, ya da inanmazsın ama bunlara senin yorumun nedir? (Bunlar birşeyin ispatı falan değil yanlış anlaşılmasın. Dinsel anlamda bunlara rüyet-görüm-vizyon deniyor.) Bunlar bir kişinin uyanıkken kendisine gösterilen bir film gibi bir şeye benziyor. Ama göğe gitmek diye birşey kesinlikle değil. |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Bunları bir kitaptan alıntılamıştım, herhalde en uygun yeri burası. Bu kitabı ben yazmadım. Bunun gibi herhalde birçok kitap daha vardır.
Anlaşmak meselesi de ayrı birşey, dünyanın meseleleri bizim anlaşmamızla mı çözülecek. Bizimkisi burada biraz hoş sohbet olsun cinsinden. Yanlış anlaşılmasın boş laf etmek anlamında değil tabi ki. Bunlar sadece birer halusinasyon mu? Kozmik Kitaplar-İnanılmaz Gerçekler 2 kitabından alıntılar: Farklı örneklerde birbiriyle örtüşen ifadeler. (Diğer alıntılar kısaldı) 1- “Yaşamın gizli ve ilahi bir gücünün olduğunu hep düşünürdüm ama yaşanmış sırlarla dolu tecrübenin akabinde bu düşüncem benim değişmez gerçeğim oldu. Hayatımın en başarılı ve en güçlü olduğu günlerden birinde, işyerimde çalışmalarıma yoğun bir şekilde dalmışken birden kendimi farklı bir ortamda gördüm. Çevremde öylesine sessiz ve öylesine garip bir gri renk hakimdi ki şaşırmış, adeta bulunduğum yere çakılmış kalmıştım. Gittikçe büyüyen sis bulutu beni içine çekiyordu. Sisli garip yerde yukardan bakar gibi bir hal içindeydim. Zaman ve hayat durmuş, ben başka bir boyuta girmiş gösterileni seyrediyordum. Geniş bir kara yolunda hızlı bir şekilde ilerleyen arabaların akışını seyrederken, arabalardan birine daha fazla yaklaşmaya başladım. Sanki yukarıdaki ben, gözlerimle kameranın zum yapması gibi zum yapıyordum. Bedensiz gözlerim arabanın içindeki sürücüyü görmüştü. Bu kişi yıllardır yurtdışında yalnız yaşayan dayımdı. Arabayı hızla kullanırken bir taraftan da yanaklarından akan gözyaşlarını silmeye çalışıyordu. Kalbim sıkışmış sanki nefes alamıyordum. Kendime geldiğimde çalıştığım masanın çevresine sıkıca sarılmış yaprak gibi titriyordum. Bana ne olmuştu? Nasıl bir hal almıştım? Gördüklerim ne olabilirdi? Bütün bunları düşündükçe içim daralıyordu. Çalışamaz hale gelmiştim. Hemen şirketten çıkarak annemlere gittim. Beni perişan halde gören annem paniğe kapıldı. Olayları anlattığımda ise, 'Gece gündüz çalışıyorsun, uyku düzenin bozuldu. Ayakta rüyalar görüyorsun,' dedi ve telefona doğru giderek bu olayı çözümlemek için yurtdışındaki dayımı aradı. Cevap alamıyorduk. Diğer yakınlarımızı arayarak ulaşmaya çalışsak da bir netice alamamıştık. Sıkıntılı ve caresiz geçen üç saatin sonunda kapı çalındı ve karşımızda dayım duruyordu. Tıpkı birkaç saat önce sislerin arasında gördüğüm kıyafette ve gözyaşları içinde içeri girdi. Annemle ben hayalet görmüş gibi dayıma bakıyor, tek kelime söyleyemiyorduk. Dayım bizim şaşkınlığımızı bile fark edemeden koltuğa kendini atarak şunları söyledi: 'Ölüyormuşum, çaresi yok. Çok geç kalınmış, yapılacak fazla bir şey yok. Vatanımda ölmek istiyorum.' Gerçekten de bütün vücudunu saran kanser dayımı altı ay sonra aramızdan sonsuza kadar alıp götürdü. Yaşanmış doğaüstü olaylarda neyin gerçek olduğunu bilme şansımız elbette ki mümkün değil. Dünya belki de düşündüğümüz ya da bildiğimizden farklı bir işleyiş içinde dönüyor. Hangi güç hangi şartlar beni çözümlenemeyen bir vizyonun içine aldı? Bunun cevabını veremesem de sıra dışı bir deneyim yaşadığımı biliyorum.” 2- “...Çayımın son yudumunu almıştım ki midemde bir bulantı hissettim. Sanki vucudum elektriğe bağlanmıştı. Nefes alamıyordum. Etrafım, sabahın pırıl pırıl ışıklarının yerine garip, ifade edemeyeceğim bir renge büründü. Parlak gri ya da gümüş rengi diyebiliriz. Kalbimin çarpmasından başka hiçbir ses yoktu. Dışarıdaki trafiğin akışı devam ediyordu ama ses yok olmuştu. İşte tam o sırada kendimi ofiste buldum...” 3- “...Sabah olmak üzereydi. Çok güzel bir mayıs sabahını karşılamaya hazırlanan kuşların sesiyle biraz kendime gelmiştim. Bahçede dolaşarak üzerimdeki sıkıntıyı atmaya çalışırken birden sanki dünya derin bir sessizliğe büründü. Hiçbir ses duymuyor, hızlı bir şekilde garip bir gümüş rengiyle dört bir yanım sarılıyordu. Korku ve panik halinde içeriye girmek için çaba gösterdiysem de sanki bedenim binlerce kiloluk bir ağırlığa sahip olmuştu; hareket edemiyordum. Birden gözlerimin önünde sislerin içinde bir görüntü oluşmaya başladı...” ...Sustum; hem de yıllarca. Yaşamış olduğum bu olayı hatırlamak bile istemedim. Cevabını kimsenin veremediği bu olay beni bilinmezlerin ortasında çaresiz ve acılar içinde bıraktı.” 4- “...birden yaşam sanki başka bir boyuta geçti. Garip bir renkteki bulut tüm çevremi sarmış, adeta beni dondurmuştu. Garip bir sessizlikle birlikte küvetin içinde bir görüntü oluştu. Bu görüntüyü sanki yukarıdan seyrediyordum. Zaman ve mekan yok olmuştu...” ...Yaşamış olduğum bu gerçek olay benim ve çevremin yaşama bakış açısını kökünden değiştirdi. Artık başıma ne gelirse gelsin bu olayı hatırlıyor ve kesinlikle başka boyutlarla bağlantıları, haberci rüyaları, kısa ölümü yaşayanları ve bizi koruyan gözeten varlıkların gerçekliğine inanıyor ve hayata bakış açımı değiştiren, adına telepati denilen sevgi yolunu kullanarak bana ulaşıp vedalaşan eşime çok kısa zamanda kavuşacağımı biliyorum.” 5- “...Bir bardak süt içmek istemiştim ki birden çevrem garip bir gümüş rengiyle çevrelendi; hemen ardından insan çığlıkları, alevler ve dumanlar içindeki insanların görüntüsüyle karşılaştım. Sanki *zaman durmuş, ben başka bir boyuta geçmiştim. Bu görüntüyü yukardan farklı bir boyuttan seyrediyordum...Hareket kabiliyetim durmuştu; sesimi çıkaramıyor, olanları seyrediyordum.” ...Eşim, yaşadıklarımın ya da anlattıklarımın mantıklı bir aiçıklaması olmadığını söyledi. Peki bu yaşananlar ne idi? İşin içinden çıkamamıştık. Sonunda yaşadıklarımı, çok yoğun iş temposu yüzünden beynimin isyanı olarak değerlendirdik ve yattık. ...O anı yeniden yaşıyordum. Her detay ve her hareket gece gördüğüm gibi cerayan ediyordu... ...Geleceğin bir yerlerde olabilmesi, zaman karmaşasını beraberinde getirse de yaşam bütün sırlarıyla birlikte devam ediyor.” 6- “...Bütün bunları sanki yukarıdan bir yerden seyrediyor gibiydim ve galiba bulunduğum yerde gümüş bir renk hakimdi... ...Aniden, bir düğmeye basıp film seyreder gibi seyrettiğim bu görüntü yok oldu. ...Olanlara anlam veremeyerek işyerime gittim...Otoparkta bulunan çocuk ve kırılan şişe benim üç hafta psikolojik yayrdım almama sebep olsa da artık zaman kaymalarının ve duru görü gücünün dünyanın her köşesinde yaşandığını biliyorum. Bildiğim diğer şey ise akıl sağlığımın yerinde olduğu.” 7- “...aniden hayatın tüm seslerinin yok olduğunu fark ettim. ...Sanki zaman durmuş...Algıladığım tek şey, garip bir elektrik akımın içinde olduğumdu.” ...Ben açıkça bir zaman kayması yaşamıştım. Hayatımda ilk defa iki ay önce geldiğim bu bölgede, hayatımın en büyük mucizesiyle karşılaşmıştım...” -------- İnanırsın, ya da inanmazsın ama bunlara senin yorumun nedir? (Bunlar birşeyin ispatı falan değil yanlış anlaşılmasın. Dinsel anlamda bunlara rüyet-görüm-vizyon deniyor.) Bunlar bir kişinin uyanıkken kendisine gösterilen bir film gibi bir şeye benziyor. Ama göğe gitmek diye birşey kesinlikle değil. |
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Sevgili BüyükBabil, benim yorumumu soruyorsun ama ben bu konularda yorum yapamam. *Psikiatri ile amatör olarak ilgilendim ama burdan sallamak doğru olmaz şimdi. Dediğim gibi bir uzmana sorulmalı.
|
Re: Göğe yükseldim, yolumu kapatan yıldızları yok ettim..
Benzeri olayları çok duyuyorum.Alan olarak parapsikolojiye mi girer bilemem ama her insanda olabilen olaylar olduğunu sanmıyorum.Durugörü-duruişiti , telepati gücü olanlarda , sara hastalarında olabilir.Bunların büyük kısmının uydurma , bir kısmının hayal mahsülü olduğu söyleniyor ama bilimsel olarak incelenememiş olaylarda var.Neticede gizemini koruyor..
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:26 . |