Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Kuran'da Büyük Gaflar (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2033)

20-04-2006 17:47

Kuran'da Büyük Gaflar
 
Sol sütundaki "Bunları Biliyormuydunuz?" bloğunu geliştirmeye devam ediyoruz. Bugün, Panteidar arkadaşımızın da önemli katkılarıyla *"-Hud Suresi'nin 2. ayetini ..." diye başlayan başlığın linki tamamlanmış oldu. Metni aşağıya kopyalıyorum:

Kuran, İslam inancına göre Allahın sözü kabul edilir. İslam inancına göre Allah, Cebrail adlı bir melek vasıtasıyla kendi sözlerini Muhammed'e iletir. Muhammed ise vahiy katipleri adı verilen kişilere "tanrı" vahiylerini yazdırtır.

Kuran'ın geneli incelendiğinde hitap dilinin "ben" veya "biz" zamiri olduğu göze çarpar. Oysa Kuran eğer tanrı sözü ise örneğin ....yaptık şeklinde cümleler değil de ....yaptım şeklinde cümleler kurulmalıydı. "Biz" zamirinin kullanılması tanrının tekliği ve güçlülüğü, her şeye yeterliği, konusunda soru işaretleri uyandırmaktadır. Çünkü her ne kadar "biz" denilerek tanrının kendisiyle birlikte melekleri de kastetiği iddia edilse de "Melekler olmasa tanrı bunları yapamaz mıydı? Neden meleklere ihtiyaç duydu?" gibi sorular yanıtsız kalmakta, pek çok konuda olduğu gibi "tanrının takdiri" ne bırakılmaktadır.

Aslında bu makaledeki esas konumuz yukarıda ele alınandan çok daha düşündürücü: Muhammedin ağzından çıkan ayetler!

11. Hud Suresi, 2. ayet:

"Bu Kitap Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için indirildi. Kuşkusuz, ben size O'ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim."

Açık şekilde görülmektedir ki bu ayette konuşan Muhammeddir. Bir gaf yaparak ayeti kendi dilinden yazdırtmıştır. Bu gafı farkeden ama örtmeye çalışan kimi mealciler, ayetin orijinalinde bulunmayan "de ki" sözcüğünü meale parantez içinde monte etmektedirler. Sitemizde de bulunan bir Kuran mealinde (İslami bir siteden alınmıştır) meal şu şekilde geçmektedir:

(De ki: Bu Kitap) "Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için (indirildi). Şüphesiz ki ben, onun tarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.

Kuran meali kitaplarında parantez içinde yazılan kelimeler, "Bu sözcükler Kuranın orijinalinde yok ama biz siz daha iyi anlayasınız diye bunu yazdık" anlamına gelmektedir. Yukarıdaki mealde de ayetteki çarpıklık örtülmek istenerek "de ki" sözcüğü parantez içinde eklenmiştir.

Toplam yedi ayetten ibaret olan Fatiha Suresi' de aynı mahiyettedir:

1. Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla.
2. Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
3. O, rahmândır ve rahîmdir.
4. Ceza gününün mâlikidir.
5. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.
6. Bize doğru yolu göster.
7. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!

Gene pek açık görülmektedir ki ayetler Allahın dilinden yazılmamıştır. Allah, siz bana böyle dua edin de dememiştir. Fatiha Suresi'nde konuşan kişi belli ki bir insandır. O halde hitapda gaf yapılmıştır.

Benzeri durum Zariyat Suresi' nin 50. ve 51. ayetlerinde de söz konusudur:

50-"O halde hemen Allah'a kaçın; haberiniz olsun ki, ben size ondan gelen açık bir uyarıcıyım.
51-Allah'la beraber başka bir tanrı uydurmayın; haberiniz olsun ki ben size ondan gelen açık bir uyarıcıyım.

Pek açıktır ki bu Kuran ayetlerinde konuşan Allah değil Muhammedin kendisidir.

Peki o dönemlerde bunları farkedenler yok muydu? Neden Muhammed'e inandılar?

Birincisi o dönemde okuma-yazma oranı o kadar düşüktü ki bu ayetleri inceleyeyebilecek insan sayısı çok azdı.

İkincisi, bu ve benzeri çarpıklıkları farkedip dile getirilenler kafirlikle, münafıklıkla, zındıklıkla suçlanıp aşağılanıyordu. Hatta Ka'b Bin Eşref, Ebu Cehil gibi olanlar canları ile ödüyordu bunları. Dolayısıyla gerçeği söylemek çok tehlikeliydi.

Üçüncüsü, toplumsal statüsü iyi olan muhalifler "kalpleri İslama ısındırılmak" adına rüşvet verilerek susturuluyordu (bkz. Turan Dursun' un Rüşvetle Müslüman olanlar adlı makalesi).

Şamanist 20-04-2006 20:43

Re: Kuran'da Büyük Gaflar
 
Yine bu sitenin ayarında başka bir sitede Kuran'ın orjinalinin içindeki Arapça'da gramer hataları olduğu yazılıydı. Bu konuda bir bilginiz varsa bizi bilgilendirebilir misiniz?

pante 20-04-2006 22:15

Re: Kuran'da Büyük Gaflar
 
Turan Dursun sitesi dışındaki din konularındaki araştırmalarınızda dikkatli olmanızı tavsiye ederim. Maalesef her site objektif olamıyor, doğru bilgi veremiyor. Çoğu İslami sitenin yaptığı gibi propaganda amaçlı olarak gerçekleri çarpıtabiliyorlar.
Diğer sitelerden okuduğunuz bilgiyi kontrol etmelisiniz. Farzedelim Taberi'den bir alıntı vermiş. Sizde güvenerek bunu alıp kullanıyorsunuz. Rencide olabilirsiniz. Size cevap yazan, sizin yalan söylediğinizi, iftira ettiğinizi, Taberi'de öyle yazmadığını ispatlayarak açıklıyabilir.

Örnek mi istiyorsunuz. İlhan Arsel'in sitelerinden zaman zaman ben de yararlanırım. Ama yeni ve emin olmadığım bir bilgiyi kontrol etmeden kullanmam.
Bakın bu sitede Kur'an'ın Hakka suresinin 40.ayetinde ;

" (Kur'ân), andolsun ki, Kerîm (onurlu) olan bir elçinin sözüdür...”

diye yazdığını , dolayısıyla Kur'an'ın "Allah sözü" olmadığını açıklamaya çalışıyor.
Halbuki ardından gelen ayetler incelendiğinde 43. ayetinde ;

" (O), alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir." diye cümle tamamlanmış oluyor.

Sayın Arsel ; Bu tür yaklaşımlarla haklı olduğunuz konularda dahi haksız duruma düşersiniz. Objektif olmayıp, *cımbızlama-makaslama tarzıyla araştırmacı olmayan birilerini ikna edersiniz ama hatayı farkedenlerin de güvenini kaybedersiniz.

http://www.ilhan-arsel.org/KurElestri/05.html

pante 20-04-2006 23:52

Re: Kuran'da Büyük Gaflar
 
Hz.Muhammed'e ayetlerin Cebrail tarafından indirildiğine inanılır.
Hz.Muhammed döneminde, mucizevi denebilecek hiçbir olay olmamıştır.
Bu durum bizzat Kur'an'da ifade edilmiştir.

Yunus /20. “Ona (peygambere) Rabbinden bir mucize indirilse ya!” diyorlar. De ki: “Gayb ancak Allah’ındır. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!”

Ona bir melek de gönderilmemiştir : Kur'an'da bu da açıkça ifade edilir.

Enam /8. *Bir de dediler ki: “Ona bir melek indirilse ya!” Eğer *bir melek indirseydik artık iş bitirilmiş olurdu, sonra da kendilerine göz açtırılmazdı. *

Vahiy tarifini " Allah'ın sözlerinin Cebrail tarafından peygambere indirilmesi" olarak yaparlar.
Gerçek tanımı ise ;

1 . Bir buyruk veya düşüncenin Tanrı tarafından peygamberlere bildirilmesi:
* * *
2 . Bu biçimde bildirilen buyruk.

Tanımın içinde melek yoktur. Dolayısıyla ayetlerin gelişi konusunda *mucizevi yollar aramanın mantığı yoktur.

Nisa /163. Biz Nûh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyüb’e, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleyman’a da vahyetmiştik. Davûd’a da Zebûr vermiştik. *

Bu ayette İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a kısacası hepsine vahyedildiği belirtiliyor.
Hani bunların ayetleri - kitapları ?

Cebrail'in gönderildiği kişi ise Kur'an'da sadece Meryem olarak belirtilmektedir :

Meryem /17. (Ey Muhammed!) Kitapta (Kur’an’da) Meryem’i de an.Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona cebrail’i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü .

Sonuç olarak vahiy'i melek vasıtasıyla ayet indirme değil , Tanrıdan ilham, esinlenme olarak düşünmek gerekir.
Vahiy ilham olarak düşünüldüğünde ise bir çok çelişkili konu aydınlığa kavuşacaktır.

sargon 21-04-2006 14:17

Re: Kuran'da Büyük Gaflar
 
1. Allah, ben yada biz ifadesiyle konuşuyor

Şu halde Benim azabım ve uyarmam nasılmış? Kamer 21
Şimdi azabımı ve uyarmamı tadın Kamer 39
Biz, senin göğsünü yarıp-genişletmedik mi? Inşirah 1

2. Allah, kendisinden Rabbın, Allahın, Tanrın diye sözediyor

Elbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın. *Duha 5
Bu,) Rabbinin, kulu Zekeriya'ya rahmetinin zikridir. *Meryem 2


3. Muhammed konuşuyor

Öyle ki, Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. Gerçekten Ben, sizi O’nun tarafından uyaran ve müjdeleyenim Hud 2

4. Üçüncü bir kişi konuşuyor (belki de melek)

Allah... O'ndan başka İlah yoktur. Diridir, Kaimdir.
O, sana Kitab’ı hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti.

Al-i İmran 2-3

Erkeği ve dişiyi yaratana (andolsun) Leyl 3

Bir de, bazen surelerin içinde hitap eden kişi değişiyor, Muhammed başlıyor, Melek yada üçüncü şahıs devam ediyor, Allah bitiriyor konuşmayı. Yada başka bir kombinasyon. Ya baştan çok kötü bir metin çıkarılmış yada sonradan değişiklikler yapılırken hiç dikkat edilmemiş, ortaya böyle garip bir durum çıkmış.

21-04-2006 14:43

Re: Kuran'da Büyük Gaflar
 
Kuran'ın kitap haline getirilme süreci de düşünülünce aslında çok mantıksız gelmiyor. Yani, ilk aşamada oluşturulurken belki de daha tutarlı olan bu sureler (ki bunu bilemiyoruz) kitap haline getirme çalışmaları sırasında bu hale gelmiş olabilir. Dün merak edip sitenin hadis arşivini biraz inceledim, hadislerde bile "şu sözcüğü ötre ile, şunu elif ile okuyordu" gibi alıntılar var. Sanırım sizin 2. yazdığınız (sonradan düzeltirken hata olması kısmından kitaplaşma sürecini anlıyorum) daha mantıklı gibi.

pante 04-11-2006 01:00

Re: Kuran'da Büyük Gaflar
 
Nisa/82- Onlar hâlâ Kuran'ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok çelişkiler bulacaklardı.

Enam/115- Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işitendir, bilendir.

Yunus/64 – Dünya hayatında da âhirette de müjde vardır onlara.Allah’ın hükümlerinde olsun, verdiği sözlerde olsun, asla değişiklik olmaz.İşte bu müjdeler en büyük mutluluktur. [41/30-32; 21/103; 57/12]


Bakara/106- Biz bir âyetten her neyi nesheder veya unutturursak, ondan daha hayırlısını yahut mislini getiririz. Bilmez misin ki, Allah her şeye kâdirdir.

Kur'an, içinde herhangi bir çelişki olmadığını, Allah'ın sözlerinin ve hükümlerinin kesinlikle değişmediğini yazıyor.
Gerçi son ayette; Bir değişiklik olsa dahi, değişenin yerine çok daha iyisinin getirildiğini söylüyor.

walla 04-11-2006 21:09

Re: Kuran'da Büyük Gaflar
 
Ben bu konuya defalarca değindim, bazen muhammed Allah adıyla konuştuğunu unutup kendi ağzından vahiyler söylüyor diye... Yani kendisi uydurmuş...

sargon 04-11-2006 22:37

Re: Kuran'da Büyük Gaflar
 
65.Ey Peygamber, mü'minleri savaşa karşı hazırlayıp-teşvik et. Eğer içinizde sabreden yirmi (kişi) bulunursa, iki yüz (kişiyi) mağlub edebilirler. Ve eğer içinizden yüz (sabırlı kişi) bulunursa, kafirlerden binini yener. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan bir topluluktur.

66.Şimdi, Allah sizden (yükünüzü) hafifletti ve sizde bir za'f olduğunu bildi. Sizden yüz sabırlı (kişi) bulunursa, (onların) iki yüzünü bozguna uğratır; eğer sizden bin (kişi) olursa, Allah'ın izniyle (onların) iki binini yener. Allah, sabredenlerle beraberdir.

Bence sol sütuna bunlar konabilir.

Enfal 65 'de bir müslüman 20 kafire bedeldir
Enfal 66'da bir müslüman 2 kafire bedeldir

Aradaki fark ikincisinde Allah'ın, insanlarda sabredememe şeklinde bir zaaf olduğunu keşfetmesidir. İnsanı yaratmış olmasına karşın zaaflarını bilmeyen bir Allah düşünülemez. Besbelli Muhammed bunu yazmış.

http://www.kurandaceliskiyoktur.com/?page_id=20

Sanırım bu ayetler Uhud savaşında okçuların Mekkelilerin yenildiklerini görüp ganimet sevdasına yerlerini bırakmaları üzerine yazılmış.

pante 04-11-2006 23:07

Re: Kuran'da Büyük Gaflar
 
Enfal 65 ve Enfal 66 ayetleri Kur'an'ın en büyük çelişkisidir. Ardarda gelen ayetler olduğu içinde özellikle dikkati çekmektedir. İlk ayette 1 müslümanın 10 misli düşmana bedel olduğu söylenirken, sonraki ayette 2 misline indirilmektedir ki açıklaması daha da ilginçtir. "Allah sizin zaafınızı gördü, anladı ki". Herşeyi önceden bildiği söylenen Allah'ın nasıl olup ta müslümanlarda bir zaaf olduğunu önceden bilememesi çelişkiyi daha da arttırmaktadır.

Ayrıca Kafirun/6, Ali imran/20, Gaşiye/21-22, Bakara/256 *ayetlerinden islamın hoşgörü dini olduğu çıkarılabilirken, Tevbe 5/29/73) ve Tahrim/ 9 *ayetlerinden ise müslüman olmayan insanların öldürülmesi istendiğinden bir savaş dini olduğu çıkarılabilir.

Bakara/62 *ayetinde yahudi ve hiristiyanların da cennete girebileceğinden bahsediyorken,
Ali imran/ 85 ayetinde ise İslamdan başka dinden olanların ahirette kaybedenlerden olduğu belirtiliyor..

Nahl 67'de "hurma ve üzüm gibi meyvalardan hem sarhoşluk veren güzel içki ve yiyecekler elde edersiniz" diyerek içki serbestliği belirtilmiş olunurken, Maide 90 ayetinde içki haram kılınıyor.

ozgur_beyin 05-11-2006 02:08

Re: Kuran'da Büyük Gaflar
 
bu bölüme muhammedin gömülme hikayesinide koyarsanız çok isabetli olur .sevgiyle kalın

05-11-2006 02:52

Re: Kuran'da Büyük Gaflar
 
Gaşiye:
21. O halde (Resûlüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin.
22. Onların üzerinde bir zorba değilsin.
23. Ancak yüz çevirir inkâr ederlerse,
24. İşte öylesini Allah en büyük azap ile cezalandırır.
25. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir.
26. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir. * *


Yukarıdaki ayette, *Allah Resulüne, ''sen onların üzerinde zorba değilsin, onların sorguya çekilmesi bize aittir'' derken, aşağıdaki ayette ise, gayri Müslimlerin, İslam dinini kabul edene kadar *cizye alınması için de onlarla savaşılmasını öğütler.

Tevbe:
29. Kendilerine Kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın. * * *

Cizye: İslam dininden olmayanlardan alınan vergidir. *

Bir de kuranda çelişki yoktur derler. Bundan daha iyi çelişki olur mu? Diğer arkadaşlarımızın da ortaya koydukları çelişki değil mi? Bunlar hep birer gaf değil mi?... *

05-11-2006 19:25

Re: Kuran'da Büyük Gaflar
 
bakara34.Ve meleklere: "Adem’e secde edin" dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kafirlerden oldu.

benim bildiğim kadarıyla yalnızca allaha secde ediliyordu,muhammet kendi eliyle allahına şirk koşmuştur .

nisa48. *Gerçekten, Allah, Kendisi'ne şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.

Hiç şüphesiz, Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında kalanlar ise, (onlardan) dilediğini bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır. (4 Nisa Suresi – 116)




gelsin_huriler 26-10-2009 16:30

müslümanlar bu sebeple allaha değil muhammede tapıyorlar.

mindar 26-10-2009 18:28

adem secde edin deki secde uyduk sen üstünsün anlamında burda şeytanın artislik :) taslaması konu olan
siz olayı nereye taşıyorsunuz amaç eğip bükmek olduğu için her anlama getirirsiniz.

oldschool 26-10-2009 20:22

arkadaşlar aynı konular defelarca burada veya başka sitelerde de açıldı. lütfen biraz araştırmacı olalım da aynı iddialarla tekrar tekrar gelmeyelim. yeni şeyler bulmak gerek...

barudi 27-10-2009 04:28

Alıntı:

;27163´isimli üyeden Alıntı
11. Hud Suresi, 2. ayet:

"Bu Kitap Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için indirildi. Kuşkusuz, ben size O'ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim."

Açık şekilde görülmektedir ki bu ayette konuşan Muhammeddir. Bir gaf yaparak ayeti kendi dilinden yazdırtmıştır. Bu gafı farkeden ama örtmeye çalışan kimi mealciler, ayetin orijinalinde bulunmayan "de ki" sözcüğünü meale parantez içinde monte etmektedirler. Sitemizde de bulunan bir Kuran mealinde (İslami bir siteden alınmıştır) meal şu şekilde geçmektedir:

(De ki: Bu Kitap) "Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için (indirildi). Şüphesiz ki ben, onun tarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.

Kuran meali kitaplarında parantez içinde yazılan kelimeler, "Bu sözcükler Kuranın orijinalinde yok ama biz siz daha iyi anlayasınız diye bunu yazdık" anlamına gelmektedir. Yukarıdaki mealde de ayetteki çarpıklık örtülmek istenerek "de ki" sözcüğü parantez içinde eklenmiştir.


Birincisi o dönemde okuma-yazma oranı o kadar düşüktü ki bu ayetleri inceleyeyebilecek insan sayısı çok azdı.

İkincisi, bu ve benzeri çarpıklıkları farkedip dile getirilenler kafirlikle, münafıklıkla, zındıklıkla suçlanıp aşağılanıyordu. Hatta Ka'b Bin Eşref, Ebu Cehil gibi olanlar canları ile ödüyordu bunları. Dolayısıyla gerçeği söylemek çok tehlikeliydi.

Üçüncüsü, toplumsal statüsü iyi olan muhalifler "kalpleri İslama ısındırılmak" adına rüşvet verilerek susturuluyordu (bkz. Turan Dursun' un Rüşvetle Müslüman olanlar adlı makalesi).


Alıntı:

pante´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 27174)
Örnek mi istiyorsunuz. İlhan Arsel'in sitelerinden zaman zaman ben de yararlanırım. Ama yeni ve emin olmadığım bir bilgiyi kontrol etmeden kullanmam.
Bakın bu sitede Kur'an'ın Hakka suresinin 40.ayetinde ;

" (Kur'ân), andolsun ki, Kerîm (onurlu) olan bir elçinin sözüdür...”

diye yazdığını , dolayısıyla Kur'an'ın "Allah sözü" olmadığını açıklamaya çalışıyor.
Halbuki ardından gelen ayetler incelendiğinde 43. ayetinde ;

" (O), alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir." diye cümle tamamlanmış oluyor.

Sayın Arsel ; Bu tür yaklaşımlarla haklı olduğunuz konularda dahi haksız duruma düşersiniz. Objektif olmayıp, *cımbızlama-makaslama tarzıyla araştırmacı olmayan birilerini ikna edersiniz ama hatayı farkedenlerin de güvenini kaybedersiniz.

http://www.ilhan-arsel.org/KurElestri/05.html

Birbirleriyle çelişen iki ateist. biri diyor ki: parantez içindekiler Kuran'ın orijinalinde yok; diğeri de parantez içindeki kelimelerden referans gösteriyor...

Ne zaman kararlı olacaksınız da hepinizin ağzı bir olacak?

"Tanrı Muhammede fırça atıyor mucize vermem diye"

bu sizin sözünüz.

"Kuranı Muhammet uydurdu."

bu da sizin sözünüz..

Hangisi kardeşim bir karar verin de hepiniz aynı şeyi savunun. Bu açıkça şunu ifade ediyor ki sizin amacınız bir şekilde müslümanlığa zarar vermek, nasıl olursa olsun en azından izi kalır hesabı sallayıp duruyorsunuz.

Ayrıca Kuran Allah tarafından indirilmiş ve insanlara duyurulması için bir elçinin vasıtasıyla insanlığa duyurulmuş bir sözdür.

Günümüzden örnek verirsek sizin anlayabileceğiniz mantıkta Sezen Aksu bir beste yapmış, ama okuyan Ferhat Göçer diyelim. Biz nasıl biliyoruz? Ferhat'ın şarkısı diyoruz dimi? ama halbuki eserin asıl sahibi Sezen Aksu'dur.

barudi 27-10-2009 04:36

Alıntı:

pante´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 27177)
Hz.Muhammed'e ayetlerin Cebrail tarafından indirildiğine inanılır.
Hz.Muhammed döneminde, mucizevi denebilecek hiçbir olay olmamıştır.
Bu durum bizzat Kur'an'da ifade edilmiştir.

Yunus /20. “Ona (peygambere) Rabbinden bir mucize indirilse ya!” diyorlar. De ki: “Gayb ancak Allah’ındır. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!”

Ona bir melek de gönderilmemiştir : Kur'an'da bu da açıkça ifade edilir.

Enam /8. *Bir de dediler ki: “Ona bir melek indirilse ya!” Eğer *bir melek indirseydik artık iş bitirilmiş olurdu, sonra da kendilerine göz açtırılmazdı. *

Vahiy tarifini " Allah'ın sözlerinin Cebrail tarafından peygambere indirilmesi" olarak yaparlar.
Gerçek tanımı ise ;

1 . Bir buyruk veya düşüncenin Tanrı tarafından peygamberlere bildirilmesi:
* * *
2 . Bu biçimde bildirilen buyruk.

Tanımın içinde melek yoktur. Dolayısıyla ayetlerin gelişi konusunda *mucizevi yollar aramanın mantığı yoktur.

Nisa /163. Biz Nûh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyüb’e, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleyman’a da vahyetmiştik. Davûd’a da Zebûr vermiştik. *

Bu ayette İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a kısacası hepsine vahyedildiği belirtiliyor.
Hani bunların ayetleri - kitapları ?

Cebrail'in gönderildiği kişi ise Kur'an'da sadece Meryem olarak belirtilmektedir :

Meryem /17. (Ey Muhammed!) Kitapta (Kur’an’da) Meryem’i de an.Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona cebrail’i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü .

Sonuç olarak vahiy'i melek vasıtasıyla ayet indirme değil , Tanrıdan ilham, esinlenme olarak düşünmek gerekir.
Vahiy ilham olarak düşünüldüğünde ise bir çok çelişkili konu aydınlığa kavuşacaktır.

Sen burda yanılıyorsun yada provakatörlük yapıyorsun, buradaki amaç müşriklerin mucize olarak bir melek görmek istemeleri amaç vahiy değildir onu sen kendin uydurmuşsun fırsat bilerek.

mucize yok deyip duruyorsunuz da bir ara daha sormuştum cevap göremedim, burdan bir kere daha sormuş olayım; müşrikler Hz. Muhammed'i öldürmek için gece vakti baskın yapmışlardı, ve evin kapısını kuşattıklarında Hz.Muhammed halen içerde idi. Nasıl oldu da görünmeden çıkabildi?

barudi 27-10-2009 04:41

Alıntı:

sargon´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 47717)
65.Ey Peygamber, mü'minleri savaşa karşı hazırlayıp-teşvik et. Eğer içinizde sabreden yirmi (kişi) bulunursa, iki yüz (kişiyi) mağlub edebilirler. Ve eğer içinizden yüz (sabırlı kişi) bulunursa, kafirlerden binini yener. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan bir topluluktur.

66.Şimdi, Allah sizden (yükünüzü) hafifletti ve sizde bir za'f olduğunu bildi. Sizden yüz sabırlı (kişi) bulunursa, (onların) iki yüzünü bozguna uğratır; eğer sizden bin (kişi) olursa, Allah'ın izniyle (onların) iki binini yener. Allah, sabredenlerle beraberdir.

Bence sol sütuna bunlar konabilir.

Enfal 65 'de bir müslüman 20 kafire bedeldir
Enfal 66'da bir müslüman 2 kafire bedeldir

Aradaki fark ikincisinde Allah'ın, insanlarda sabredememe şeklinde bir zaaf olduğunu keşfetmesidir. İnsanı yaratmış olmasına karşın zaaflarını bilmeyen bir Allah düşünülemez. Besbelli Muhammed bunu yazmış.

http://www.kurandaceliskiyoktur.com/?page_id=20

Sanırım bu ayetler Uhud savaşında okçuların Mekkelilerin yenildiklerini görüp ganimet sevdasına yerlerini bırakmaları üzerine yazılmış.

Yine işinize gelen bakış açısından bakmışsınız, ikinci ayette altı çizilmesi gereken yer Allah zaafınız bildi değil; Allah yükünüzü hafifletti kısmıdır.

Buradan anlaşılan şu ki bir müslümanın kafirlere karşı en az iki misli güçte olduğunu ve müslümanın sabır derecesine göre bunu on katına kadar çıkarabilme kapasitesine sahip olduğu açıklanmıştır.

barudi 27-10-2009 04:49

Alıntı:

;47740´isimli üyeden Alıntı
Gaşiye:
21. O halde (Resûlüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin.
22. Onların üzerinde bir zorba değilsin.
23. Ancak yüz çevirir inkâr ederlerse,
24. İşte öylesini Allah en büyük azap ile cezalandırır.
25. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir.
26. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir. * *


Yukarıdaki ayette, *Allah Resulüne, ''sen onların üzerinde zorba değilsin, onların sorguya çekilmesi bize aittir'' derken, aşağıdaki ayette ise, gayri Müslimlerin, İslam dinini kabul edene kadar *cizye alınması için de onlarla savaşılmasını öğütler.

Tevbe:
29. Kendilerine Kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın. * * *

Cizye: İslam dininden olmayanlardan alınan vergidir. *

Bir de kuranda çelişki yoktur derler. Bundan daha iyi çelişki olur mu? Diğer arkadaşlarımızın da ortaya koydukları çelişki değil mi? Bunlar hep birer gaf değil mi?... *

sende boş durmuyorsun bakıyorum şu kalınlaştırıp altını çizdiğim cümlen ayetin neresinde geçiyor? söyle bakalım... parantezini de soruyorum parantezsinide...

barudi 27-10-2009 04:55

diğer fasafisolarınıza cevap verme gereği duymuyorum onlar sizin inatla kabullenemediğiniz takıntılar.

mongus 27-10-2009 04:58

Alıntı:

;47740´isimli üyeden Alıntı
Gaşiye:
21. O halde (Resûlüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin.
22. Onların üzerinde bir zorba değilsin.
23. Ancak yüz çevirir inkâr ederlerse,
24. İşte öylesini Allah en büyük azap ile cezalandırır.
25. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir.
26. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir. * *

Yukarıdaki ayette, *Allah Resulüne, ''sen onların üzerinde zorba değilsin, onların sorguya çekilmesi bize aittir'' derken, aşağıdaki ayette ise, gayri Müslimlerin, İslam dinini kabul edene kadar *cizye alınması için de onlarla savaşılmasını öğütler.

Tevbe:
29. Kendilerine Kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın. * * *
Cizye: İslam dininden olmayanlardan alınan vergidir. *

Bir de kuranda çelişki yoktur derler. Bundan daha iyi çelişki olur mu? Diğer arkadaşlarımızın da ortaya koydukları çelişki değil mi? Bunlar hep birer gaf değil mi?... *

burada anlatılmak istenen o dönemdeki putperest inancı taşıyıp müslümanlara rahat vermek istemeyen kafirlere karşı savaşıp mallarını ve savaşan köleleri alarak onların gardın düşürüp zayıflatmak ve daha sonra ele geçen köle ve efendilerini zorlayarak müslüman yapamıyacağı kastedilmiştir çünkü Allah zaten kimseyi zorlamıyor inanana ödül inanmayana ceza verilecek diyor, yani o dönem anlatılıyor size savaş açanla savaşıp zenginliklerini alarak zayıflatın ve zorlamayın sadece anlatın deniyor.

mongus 27-10-2009 05:10

Alıntı:

sargon´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 27194)
1. Allah, ben yada biz ifadesiyle konuşuyor

Şu halde Benim azabım ve uyarmam nasılmış? Kamer 21
Şimdi azabımı ve uyarmamı tadın Kamer 39
Biz, senin göğsünü yarıp-genişletmedik mi? Inşirah 1

2. Allah, kendisinden Rabbın, Allahın, Tanrın diye sözediyor

Elbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın. *Duha 5
Bu,) Rabbinin, kulu Zekeriya'ya rahmetinin zikridir. *Meryem 2


3. Muhammed konuşuyor

Öyle ki, Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. Gerçekten Ben, sizi O’nun tarafından uyaran ve müjdeleyenim Hud 2

4. Üçüncü bir kişi konuşuyor (belki de melek)

Allah... O'ndan başka İlah yoktur. Diridir, Kaimdir.
O, sana Kitab’ı hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti.

Al-i İmran 2-3

Erkeği ve dişiyi yaratana (andolsun) Leyl 3

Bir de, bazen surelerin içinde hitap eden kişi değişiyor, Muhammed başlıyor, Melek yada üçüncü şahıs devam ediyor, Allah bitiriyor konuşmayı. Yada başka bir kombinasyon. Ya baştan çok kötü bir metin çıkarılmış yada sonradan değişiklikler yapılırken hiç dikkat edilmemiş, ortaya böyle garip bir durum çıkmış.

Allah insaların anlayabileceği her türlü hitap şekliyle hitap etmiştir,biz derken yaratılan kalem, melekler ve elçisin kasteder senderken sadece elçisini, ben derkende kendisini, yani yaratılan yüce varlıkları ve insanoğlunu davete çağıran melek ve elçisini kasteder, öyleki öyle yüce bir yaratıcı olup katında onlara değer verir

LAİLAHEİLLALLAH 06-12-2009 05:41

İyİ dİnle
 
Hud suresİ'nde sİzİn bulduĞunuz sÖzde gaflar ayetlerİn tÜrkÇe meal olmasindan kaynaklaniyor.mealde bİz mÜslÜmanlarda hata buluyoruz bu tamamen tÜrkÇe İle arapÇa arasindaki farkliliklardan kaynaklaniyor.hatta bir hatada ben sİze sÖyleyeyİm kuran'da ÇoĞu ayette ayetler arasi cÜmle dÜŞÜklÜĞÜ vardir.tabİ bu durum tÜrkÇesİ İÇİn geÇerlİ arapÇasi dosdoĞrudur ve mantiklidir.bu durum Şuna benzer sİz fransiz edebİyatindan Çevİrİ bİr Şİİr kİtabi okuyun cÜmle dÜŞÜklÜĞÜ mutlaka dİkkatİnİzİ Çeker ayrica anlamlarda tÜrkÇeye tam uyum saĞlayamaz anlam eksİklİĞİ meydana gelİr

LAİLAHEİLLALLAH 06-12-2009 05:42

Hud suresİ'nde sİzİn bulduĞunuz sÖzde gaflar ayetlerİn tÜrkÇe meal olmasindan kaynaklaniyor.mealde bİz mÜslÜmanlarda hata buluyoruz bu tamamen tÜrkÇe İle arapÇa arasindaki farkliliklardan kaynaklaniyor.hatta bir hatada ben sİze sÖyleyeyİm kuran'da ÇoĞu ayette ayetler arasi cÜmle dÜŞÜklÜĞÜ vardir.tabİ bu durum tÜrkÇesİ İÇİn geÇerlİ arapÇasi dosdoĞrudur ve mantiklidir.bu durum Şuna benzer sİz fransiz edebİyatindan Çevİrİ bİr Şİİr kİtabi okuyun cÜmle dÜŞÜklÜĞÜ mutlaka dİkkatİnİzİ Çeker ayrica anlamlarda tÜrkÇeye tam uyum saĞlayamaz anlam eksİklİĞİ meydana gelİr

Çellist 06-12-2009 06:11

LAİLAHE,

"Bu Kitap Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için indirildi. Kuşkusuz, ben size O'ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim."

Çeviri doğrudur. Ama doğru olmadığını iddia ediyorsan doğru olduğunu iddia ettiğin çeviriyi yaz da biz de nerede çeviri hatası yaptığını görüp sana açıklayalım.

Hatta çevirinin daha doğrusunu yapayım:

Bu Kitap Allah'tan başkasına kölelik etmemeniz için indirildi. Kuşkusuz, ben size O'ndan bir uyarıcı ve müjdeciyim.

cenker 06-12-2009 08:14

Alıntı:

LAİLAHEİLLALLAH´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 267098)
Hud suresİ'nde sİzİn bulduĞunuz sÖzde gaflar ayetlerİn tÜrkÇe meal olmasindan kaynaklaniyor.mealde bİz mÜslÜmanlarda hata buluyoruz bu tamamen tÜrkÇe İle arapÇa arasindaki farkliliklardan kaynaklaniyor.hatta bir hatada ben sİze sÖyleyeyİm kuran'da ÇoĞu ayette ayetler arasi cÜmle dÜŞÜklÜĞÜ vardir.tabİ bu durum tÜrkÇesİ İÇİn geÇerlİ arapÇasi dosdoĞrudur ve mantiklidir.bu durum Şuna benzer sİz fransiz edebİyatindan Çevİrİ bİr Şİİr kİtabi okuyun cÜmle dÜŞÜklÜĞÜ mutlaka dİkkatİnİzİ Çeker ayrica anlamlarda tÜrkÇeye tam uyum saĞlayamaz anlam eksİklİĞİ meydana gelİr

allah diğer dinlere rahatça çevrilecek kafa karıştırmayacak bir dili konuşan millete yollasaydı kuranı.veya arapçayı anlaşılabilir yapsaydı.hemen bir kelimenin 50 anlamı var deniyor en küçük bir şeyde.işim gücüm yok eski aapçayı mı öğrenecem.oldu olacak tevrat için ibraniceyi incil için aramiceyi şintoizm için japoncayı budizm için hintçeyi vbde öğreneyim.hepsi bitince 80 yaşında karar veririm hangi dine gireceğime.

istavrit 06-12-2009 08:46

enfal 1 (diyanet meali)
Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: “GANİMETLER ALLAH VE RESÜL'ÜNE AİTTİR. O hâlde, eğer mü’minler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin.”

enfal 41 (diyanet meali)
Eğer Allah'a ve hakkı batıldan ayıran o günde, iki topluluğun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız, bilin ki, ele geçirdiğiniz GANİMETİN BEŞTE BİRİ Allah'ın, Peygamber'in ve yakınlarının, yetimlerin, düşkünlerin ve yolcularındır. Allah her şeye Kadir'dir.

1 ayette ganimetlerin tamamı allah ve muhammedin.
41 ayette ganımetlerın beşte biri allah ve peygamberin...

hadi muhammed insandır..malda mülkte gözü var..ya allah..mülkün sahibi denen allah ganimet alır mı? ganimet ayetinde allah isminin ne işi var.
kılıç zoru ile mal mülk ve canlı gaspeden ilahi bir din!!

müslüman arkadaşlar bunu şu şekilde açıklayabilirer..allahın derken kastedilen allah yolunda harcanmasıdır:)

olayın gerçeği bence şudur...

muhammed islamı kılıçla yaymakta, ganimetler elde etmekte..bu ganimetleri de paylaşarak yanına taraftar toplamaktadır..
bir süre sonra insanların kendilerine ve allaha biat ettiklerini görünce ganimetleri paylasmamaya karar verir ve enfal 1 ayetini yazar...

muhtemel savaşçıları arasında homurdanmalar başlar..hatta kopuşlar..muhammed savaşanlara ganimet vermeden olmayacağını anlar ve enfal 41 ayetini yazar..

Günümüzde de mafya babaları elde ettiği gelirin bir kısmını elemanları ile paylasır.

istavrit 06-12-2009 09:11

Hicr 26 "Andolsun ki biz insanı şekillenebilen kuru bir balçıktan yarattık."

KURU BALÇIK....

TDK sözlüğü:İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, daha çok killi, koyu, YAPIŞKAN ÇAMUR, mil.

şekil verilmesi için islak olması gerekiyor.testi,saksı ve küp imalatını düşünün..

bana göre kuru olursa balçık olmaz, balçık olursa kuru olmaz...

varmıdır bir hikmeti?....vardır!!!

feneras 06-12-2009 14:45

bazı sitelerde kelımelerı cekerek farklı yerlere cekılmıs...oysa kı ayetı yada sureyı okudugumuzda daha farklı anlam cıkabılıyor...ayrıca arapcadan turkceye cevrılırken anlam bozuluyor olabılır...ama tabıkı bunlar muhammedın yazmadıgını kanıtlamaz...hem hatasız da olabılır cunku o donem edebıyat gelısmıstı arap yarımadasında...ancak bunlar allahın varlıgını kesın bır dılle kabul ettırecek sebepler degıldır...dıni kaynakların dısında yaradılıs sebeplerını dusunursek benım kafama takılan ıkı soru oluyor....

Allah komplekslı mı de kendısıne tapması ıcın yaratık yaratıyor ?

Bugun bırcok yaradılıscı bılım adamı bıg bangı kabul edıyor neden allah bıg bange ıhtıyac duysun dırekt olarak dunyayı ve gezegenlerı yaratamıyormuydu ?

sorular cogaltılabılır...nasıl kı allahın oldugunu dusunenler ılk olarak maddenın baslangıcını sorup allahın varlıgını ispatlamaya calısıyorlarsa bır de oaya bu acıdan baksınlar...

LAİLAHEİLLALLAH 07-12-2009 23:02

Alıntı:

Çellist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 267101)
LAİLAHE,

"Bu Kitap Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için indirildi. Kuşkusuz, ben size O'ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim."

Çeviri doğrudur. Ama doğru olmadığını iddia ediyorsan doğru olduğunu iddia ettiğin çeviriyi yaz da biz de nerede çeviri hatası yaptığını görüp sana açıklayalım.

Hatta çevirinin daha doğrusunu yapayım:

Bu Kitap Allah'tan başkasına kölelik etmemeniz için indirildi. Kuşkusuz, ben size O'ndan bir uyarıcı ve müjdeciyim.


yanlış anladın tercüme hatasu değil,türkçe ve arapça arasındaki dil ve yapı özelliiklerindendolayı böyle bir durum meydana gelmiş.

arapçası dosdoğrudur.

istavrit 08-12-2009 00:57

Sayın LAİLAHEİLLALLAH

Bu ne enerji arkadaşım..biraz soluklanın..her yazıya anlamsızda olsa yanıt verıyorsunuz.rahat olun böyle bir zorunluluk yok sitede..

Bedrin arslanları gibisin..bir sürü dinsiz imansızla arslanlar gibi mücadele veriyorsun...

Allah bu çalışmalarını karşılıksız bırakmayacak eminim..mekanın adn cenneti olacak..

sen tomurcuk göğüslu huriler ile zevk-ü sefa sürerken biz kazanlarda iskembe çorbası kıvamında pişeceğiz..

yalnız bır soru sormak istiyorum..isminde laİLAHEillallah var...İLAH ile İLAHE'nin arasında ki farkı söyleyebilirmisin?

saygılar

Çellist 08-12-2009 01:08

Alıntı:

Bu Kitap Allah'tan başkasına kölelik etmemeniz için indirildi. Kuşkusuz, ben size O'ndan bir uyarıcı ve müjdeciyim.
Dediğin gibi Arapçası da Türkçesi de dosdoğru budur.

Ha, Arapçası doğru Türkçesi yanlış diyorsan çevirip doğru Türkçesini buraya yaz.

Laila,

Sana hadis kaynakları verdim. İslam'daki Türk düşmanlığı hakkında hani... Sonra Çin hadisini de verdim; senin hadis sahte çıktı... Yorumun yok. İnsan bir özür diler, be! Tamam anladık müminsin de bunca bilgiden sonra birkaç saniyeliğine normal insan ol "Kusura bakma..." filan de; ardından tekrar mümin olup laf saydırmaya başla...

LAİLAHEİLLALLAH 08-12-2009 01:28

Alıntı:

istavrit´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 267711)
Sayın LAİLAHEİLLALLAH

Bu ne enerji arkadaşım..biraz soluklanın..her yazıya anlamsızda olsa yanıt verıyorsunuz.rahat olun böyle bir zorunluluk yok sitede..

Bedrin arslanları gibisin..bir sürü dinsiz imansızla arslanlar gibi mücadele veriyorsun...

Allah bu çalışmalarını karşılıksız bırakmayacak eminim..mekanın adn cenneti olacak..

sen tomurcuk göğüslu huriler ile zevk-ü sefa sürerken biz kazanlarda iskembe çorbası kıvamında pişeceğiz..

yalnız bır soru sormak istiyorum..isminde laİLAHEillallah var...İLAH ileİLAHE'nin arasında ki farkı söyleyebilirmisin?

saygılar



benim enerjim soracağın her soruya cevabım var.enerjim bu yüzdendir.
benim derdim ne huri,ne cennet.allah hapsinden güzeldir.

ne demiş yunus emre;


cennet cennet dedikleri
bir köşk ile bir kaç huri
isteyene ver onları
bana seni gerek seni


sorduğun soruyu anlamadım tekrar sorarsan sevinirim

LAİLAHEİLLALLAH 08-12-2009 01:34

Alıntı:

Çellist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 267715)
Dediğin gibi Arapçası da Türkçesi de dosdoğru budur.

Ha, Arapçası doğru Türkçesi yanlış diyorsan çevirip doğru Türkçesini buraya yaz.

Laila,

Sana hadis kaynakları verdim. İslam'daki Türk düşmanlığı hakkında hani... Sonra Çin hadisini de verdim; senin hadis sahte çıktı... Yorumun yok. İnsan bir özür diler, be! Tamam anladık müminsin de bunca bilgiden sonra birkaç saniyeliğine normal insan ol "Kusura bakma..." filan de; ardından tekrar mümin olup laf saydırmaya başla...


bak hala anlatamadım;türkçe ve arapça arasında dil ve anlatım özellikleri var.
örnek vereyim.

ali koşa koşa eve geldi(bu bir ayet olsun)

bu ayet türkçeye çeviriken,

1-ali koşa
2-koşa eve geldi
diye geçiyor halbuki orjınalı gayet manalıdır.


çin ayetine cevap vermedin demişsin;

cevabını verdim(ama ne hikmetse benim mesajlarım falan kişi tarafından siliniyor belki buda silinir)

sen bana bır konu açıyorsun,bende sana ayetle hadisle örnek veriyorum ama sen,ben ne desem o ayet yalan,bu hadis uydurma.çin ayeti en sahih hadislerdendir.nerden duydun yalan olduğunu.kaynağını söylede bilelim.sadece sen değil,her kimle tartışıyorsam bu uydurma,şu yalan...

ben ne diyeyim artık

Çellist 08-12-2009 01:46

1) Çin hadisi Subuti'nindir. Subuti'nin yazdıkları sahih midir sana göre?

2) Ali koşa koşa eve geldi ile "1) Ali koşa 2) koşa eve geldi" aynı şeyi söylemektedir. Ayette Arapçasındaki fark böyle bir şeyse Türkçe meali ile Arapçası aynı demektir. Yok mealden farklı bir durum varsa bize açıkla. Arapçasında Kur'an ne diyor? Bir dilde birisi bir şey derse o her hangi başka bir dile çevrilebilir; sandığın gibi Arapça gizemli bir bilmece değildir; ötesi en anlaşılır açık dillerden birisidir. Eğer bir metin çevrilemiyorsa bu onun anlamının olmadığını gösterir, ki bu Kur'an açısından daha da vahim bir durumdur.

istavrit 08-12-2009 01:51

sayın lailaheillalah...

kullanıcı adınız lailaheillallah...

içinde İLAHE kelimesi geçiyor...

İLAH ve İLAHE ne demektir açıklayabilirmisiniz lütfen..

ve LA iLAHE iLLALLAH ne demektir?

LAİLAHEİLLALLAH 08-12-2009 02:04

Alıntı:

istavrit´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 267746)
sayın lailaheillalah...

kullanıcı adınız lailaheillallah...

içinde İLAHE kelimesi geçiyor...

İLAH ve İLAHE ne demektir açıklayabilirmisiniz lütfen..

ve LA iLAHE iLLALLAH ne demektir?


ilah;bildiğimiz türkçedeki ilahtır

ilah-e eki ise (e)bir ektir.

lailaheillallah=allah'tan başka ilah yoktur manasına gelir.

daha geniş mansıyla;allahtan başka ibadet edilecek,kulluk edilecek,hiç bir varlık yoktur

LAİLAHEİLLALLAH 08-12-2009 02:10

Alıntı:

Çellist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 267741)
1) Çin hadisi Subuti'nindir. Subuti'nin yazdıkları sahih midir sana göre?

2) Ali koşa koşa eve geldi ile "1) Ali koşa 2) koşa eve geldi" aynı şeyi söylemektedir. Ayette Arapçasındaki fark böyle bir şeyse Türkçe meali ile Arapçası aynı demektir. Yok mealden farklı bir durum varsa bize açıkla. Arapçasında Kur'an ne diyor? Bir dilde birisi bir şey derse o her hangi başka bir dile çevrilebilir; sandığın gibi Arapça gizemli bir bilmece değildir; ötesi en anlaşılır açık dillerden birisidir. Eğer bir metin çevrilemiyorsa bu onun anlamının olmadığını gösterir, ki bu Kur'an açısından daha da vahim bir durumdur.


sanırım iyi bir örnek olmadı.

siz benim ne demek istediğimi anlıyorsunuz fakat ayak sürüyorsunuz.



gelelim esas konuya;
1,si arapçadaki bazı harflerin türkçede bir karşılığı yoktur.
2,si siz kabul etsenizde etmesenizde kuran bir kelime bile eğişmeden günümüze kadar ulaştı.


işte bundan dolayıdırkı;islam alimleri,kuranın aslına saygısızlık yapmamak için
arapça kelimelerin aynen(aynı anlama gelende olabilir ak,beyaz gibi)karşılıklarını yazmışlardır.fakat belirttiğim gibi arapçada her harfin karşılığı yoktur.bundan dolayı mealde cümleler askıda kalmıştır.

Çellist 08-12-2009 02:21

Alıntı:

ilah-e eki ise (e)bir ektir.
Türkçe'de anladığımız bir ek olmamakla birlikte verilen bilgi doğrudur. Edatların ve sairin etkisinde kaldığını belli etmek üzere Arapça'da kelimeler cümle içinde -e, -i, -u sesleri ile biter. Bu üç ses değişimi isim tamlaması, özne, nesne ya da başka bir görevi belirtir. En sonda kalan -e, -i, -u sesleri ise asla okunmaz. Ama cümle içindeki son sesler kelimenin cümle içindeki görevini belirtmek amacıyla ve de çok kolay konuşulmasını sağladığı için yutulur ve de ardıl kelimelerin ilk sesi sesliyse onlar da son ekle yutulurlar. Teknik açıklama yaptım. Az buçuk bilen bilir. Dediklerimi tam anlamak için yeni ekollerden bir Arapça öğretmeni tutmanız gerekir; medrese hocası değil. Türkçeye de hakimse yarım saatte size durumu anlatabilir. O hoca da ben değilim. Zira Arapça hakimiyetim anca elimde lugat ve sarf benzeri sözlük ve de gramatik kitaplarla mümkün olabiliyor :). (Not: Arapça anlaşılır bir dildir, anlaşılmaz olsaydı Arapların tek devleti olmazdı; zira dili olmayan devlet olamaz, yaşayamaz)

Neyse, Laila'nın bu konuda verdiği bilgi doğrudur. Konunun dişillikle ilgisi yoktur.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:47 .