![]() |
Penguen'in Karikatürü ve Dinci Tepkiler
Penguen dergisinde yayınlanan bir karikatür yüzünden son günlerde ortalık toz duman. Karikatürün bir yerinde ''Allah yok, Din yalan'' yazıyor diye islamcı medya yaygara koparıyor günlerdir. İş, ''sosyal paylaşım ağlarında'' söz konusu karikatüristi ve Penguen dergisini hedef göstermeye kadar vardırıldı. İddiaları, dine hakaret edildiği yönünde. Hele bir yerdeki başlık tamamen provokasyon amacıyla atılmış: "Asıl gavurlar içimizde - Danimarka'da Peygamber efendimiz (sav)'e hakaret içeren karikatürler dolayısıyla ayağa kalkan Türkiye asıl gavurları içinde barındırıyor.''
Nasıl ama? Sanki, ''Ey ahali, Danimarkalılardan alamadığınız hıncınızı bunlardan çıkarabilirsiniz; o da olmazsa intikamımız Kurtlar Vadisinin bir sonraki filminde gene Polat Alemdar'a kalır.'' tınısı var değil mi? Aslında Allah'ın var olmadığı ve dinlerin gerçek dışı olduğu yönündeki söylemler birer hakaret değil görüştür. Ama böyle düşünen insanlar görüşlerini ifade edemeyecek, hep susmak ve sinmek zorunda bırakılacak bir hale sokulmaya çalışılıyor. Sanki bu görüşlere sahip olmak ya da bunları ifade etmek suçmuş ve cezalandırılmayı gerektirirmiş gibi! Yapmak istedikleri, daha doğrusu yüzyıllardır yaptıkları ve bugün bu abartılı tepkileri vererek sürdürmek istedikleri tam da bu. Dinsel dogmaların eleştirisini daha başlamadan ezmek peşindeler. Asıl amaçladıkları, dinin 'eleştiri üstü' konumunun dokunulmazlığını baki kılmak. Zira dine olan inancı bu denli yaygın ve üst düzey tutan da tam olarak bu. Bu, dinciliğin bir politikası. Hem de yüzyıllara dayanan bir politika. Dindarları kendileri gibi inanmayan, kendilerinden farklı düşünen herkesin ''kafir'' olduğuna şartlandırılmıştır. Buna şartlandıran da bizzat dinin ayetleridir. Kafir, küfür eden anlamına gelir. Yani onların inançlarına ters düşüyorsanız, kaçışınız yok, inanca hakaret eden bir gavur olarak yaftayı yersiniz. Muhafazakarlarca son yıllarda bol bol ifade edilen ''ezber bozuculuk'', ''fikir özgürlüğü'', ''demokrasi'', ''çoğulculuk'' v.s. din konusunda toz duman oluverir. Zira başbakanımızın da -özellikle Danimarka'daki karikatür olayından sonra altını çizerek- belirttiği gibi, mizahın ve eleştirinin sınırı kutsalın başladığı yerde biter! Aksi halde inananların maneviyatına saygısızlık yapılmış olur ki, islam geleneğinde böylelerinin katli vaciptir. Ben ise sadece Penguen karikatüristine değil Danimarka'daki malum karikatüriste de sahip çıkıyorum. Zira aklın, düşüncenin, eleştirinin ve yerginin sınırını din çiziyorsa bunun adı engizisyon zihniyetidir! Hiçbir bahaneyle böylesi gerici bir zihniyete taviz verilmemelidir. Zira eleştiri ve yergi, gerek aydınlanmanın gerekse bu topraklardaki -bilhassa Alevi ozanlarında gördüğümüz- kültürün boğazlanması anlamına gelir. Eleştiri ve ifade hürriyeti konusunda illa bir 'kırmızı çizgi' olacaksa, bu, dinin çizgisi değil insan hak ve özgürlüklerinin çizgisi olmalı; din de çizgiyi aştığı noktada hesaba çekilebilmelidir. Bu memlekette muktedir muhafazakar-sağ zihniyet yıllar yılı, hatta yüzyıllardır kendinden farklı her görüşü, her ideolojiyi, her inancı ve inançsızlığı en iğrenç iftiralarla, en kaba tehditlerle, en alçak saldırılarla sindirdi. Şimdi iki karikatür yüzünden kalkıp da kendilerine saygı beklemeye, hele ki mazlum rolüne bürünmeye hakkları var mıdır? Devletin kabul ettiği(en azından kağıt üstünde kabul ettiği) İnsan Hakları Evrensel Beyannâmesi tercümesinin 19'uncu maddesi şöyle der: "Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malümat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir." Görüldüğü gibi gerek din eleştirisi içeren, gerek sosyal-siyasal düzenin eleştirisini içeren gerekse başka bir konuda olsun, herkesin fikir sahibi olma ve fikirlerini açıklama hürriyeti vardır. Kimse fikirleri, fikirlerini açıklaması v.b. yüzünden yaptırıma uğratılamaz, rahatsız edilemez. T.C. Devleti, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni kabul ederek kanunlarla fikir özgürlüğünü güvenceye almıştır. Bir devletin kendi kanununa uyması gerektiği, aksi takdirde kendi meşruiyetini sarsacağı da kuşku götürmez. Peki ateistlerin varlığının ve ateist fikirlerin ifade edilmesinin güvencesi var mı gerçekten? Yasalarca tanınan haklar gerçek yaşamda tam olarak uygulanabiliyor mu? Ateistlerin de kendi fikirlerini savunmaları ve hatta yaymalarına, dincilerin 'tebliğ' faaliyetlerine gösterilen hoşgörünün onda biri bile gösteriliyor mu? AKP gibi bir partinin iktidar olduğu devlet, ateist yurttaşlarını da tam olarak koruyup gözetiyor mu? Eğer gerçekten insan haklarına saygılı, fikir ve ifade hürriyetini önemseyen, demokrat ve özgürlükçü, her yurttaşını ayrım yapmadan kapsayan bir hükümet varsa bunu ateistler de kendi yaşamlarında ve etraflarında görebilmelidir. Peki bu insanlar kendilerini yeterince özgür ve güvende hissediyor mu? Dincinin kafasındaki kumaş için bile bir yerlerini yırtanların, bu insanların en temel haklarının ihlal edilmesi ve hala yok sayılmasına neden hiç sesleri çıkmıyor? Birçoğu inançsız olduğunu ailesine bile söylemekten çekinirken, muhafazakar kültür yapısı her geçen gün artan cemaatleşme ve tarikatlaşmayla daha da artarken, eğitim sisteminde evrime bile yer verilmezken, toplumda ''allahsız'' tabiri küfür anlamında kullanılırken inançsızlar kendilerini nasıl güvende hissedecek? Bu toplumun en çok ezilen ve mağdur edilen, varlığı en çok inkar edilen, buna karşın hakkında en çok iftira atılan kesimi ateistler değil midir? Bizden alınan vergilerle de Diyanet finanse edilmiyor mu? Bizim paramızla bize karşı devlet propogandası yapılmıyor mu? Daha küçücükken çocuklarımız devlet eliyle zorunlu din dersine maruz bırakılmayacak mı? Üniversiteye türbanlarıyla alınmadıkları için mağduriyetten bahsedenler tüm bunları neden hiç görmezler? Tüm bu soruları şunun için soruyorum, eğer bir ülke gerçekten demokrat ve özgürlükçü olarak anılmayı hakedecekse bunu ancak, o güne kadar kendi sınırları içinde en ''lanetli'', en marjinal görülen kesimin haklarına sahip çıkarak ve onların diğer kesimlerle eşitliğini sağlayarak yapabilir. %99'unun müslüman olduğu söylenen bizim gibi toplumlarda(ve aslında pek çok toplumda) en mağdur, en ''lanetli'' kesim de ateistlerdir. Ateistlerin özgürlük ve güvenlik dereceleri, içinde yeraldıkları toplumun demokrat ve özgürlükçü olup-olmadığı konusunda en temel kıstaslardan biridir dersek herhalde abartmış olmayız. Devletin kendi kanunlarına uyması ve ateistlerin de güvenliğini sağlaması, bu amaçla mevcut kültürel muhafazakarlaşmayla mücadele etmesi, eğitim sisteminde köklü değişiklikler yapması gerekmiyor mu? Zaten bunlar, tutarlı ve gerçek bir laikliğin de gerekleri değil mi? Aksi halde ateistleri nasıl koruyacak? Ateistleri koruyamıyorsa, o halde altına imza attığı uluslararası sözleşmelere ve kişisel özgürlüklere dair kendi kanunlarına uymayı reddetmiş olmayacak mı? Herşeyden evvel, toplumda hala bir kesim ''lanetli'' muamelesi görüyorsa nasıl oluyor da iktidara sahip olanlar kendilerini özgürlükçü ve demokrat olarak sunabiliyorlar? Bu ülkede Turan Dursun öldürüldü, Aziz Nesin yakılmak istendi, İlhan Arsel ülkeyi terketmek zorunda kaldı. Dinsiz olduğu ve fikirlerini savunduğu için yok edilmek istenen pek çok insan sayabilirim ve gönül rahatlığıyla şunu iddia edebilirim ki her ateist hayatında en az bir defa tehdit edilmiştir. Peki bu ülkede kaç müslüman inancından dolayı yakılmak istenmiştir? Kaçı öldürülmüş veya yurt dışına gitmek zorunda bırakılmıştır? Onların uğradıkları en ''büyük'' yaptırım, türbanlarını çıkarmak zorunda bırakılmaları! Ve bunun için bile kıyameti koparıp mazlum edebiyatı yapıyorlar! Majestelerinin mağduriyeti bu kadar oluyor tabi! Bir ateistin yaşadığının veya yaşayabileceğinin onda birine maruz kalsalar kim bilir ne kadar feryat ederlerdi? Kısacası diyeceğim şudur: Eğer AKP ve bazı cemaatler, -hatta pek 'laik' geçinen ordu ve yargı da- gerçekten kendilerinin demokrat ve özgürlükçü olduğunu iddia ediyorlarsa bunu kanıtlamalıdırlar. Bunu kanıtlamanın da tek ve en sağlam, inandırıcı yolu ateistlere ve onların fikirlerine hoşgörü gösterebilmeleridir. Bunu yapamadıkları müddetçe onların özgürlükçülüğü de yalandır, demokratlığı da, laik oldukları da, cumhuriyetçi oldukları da. Gerek halkın farklı kesimleri arasında gerekse politik yayınlarda ''AKP gerçekten demokrat mı?'', ''İslam demokrasi ile uyuşur mu?'', ''Muhafazakar demokrat diye birşey olur mu?'' diye durmadan tartışıldı, tartışılıyor. Bu tartışmaların tümü teorik plandadır ve kimin teorisinin doğru olduğu pratikte test edilip sınanır. O halde aslında pratiğe, yani hayatın gerçeğine, yaşananlara bakmak gerekir. AKP'lilerin, kendine ''muhafazakar demokrat'' diyenlerin ve AKP'ci liberallerin kendi savundukları şeyde samimi olduklarını gösterebilmelerinin ve laik kesimin şüphelerini dindirebilmelerinin tek yolu ateistlere ve ateist fikirlere tahammül edebildiklerini gerçek yaşamda gösterebilmeleridir. Dindar olduğu için zulme uğrayan bir insana duyarlı oldukları kadar ateist olduğu için zulme uğrayanlara da duyarlı olunmadan demokrasiden bahsetmek iki yüzlülük olur. Zira demokrasi, farklılıkların barış içinde birarada yaşayabilmelerine dayanır. Bunun için de farklılıklara karşı düşmanca bir bastırma tutumuna girilmemelidir. Farklı olan kesim size ne kadar aykırı veya çirkin görünürse görünsün, onun fikirlerine de tahammüllü olmalısınız. Dindarlar, kendilerinden en farklı düşünen kesime(ateistlere) tahammüllü olmayı ve onlara baskı yapmamayı becerebilirlerse işte ancak o zaman kendinlerinden demokratikleşme yönünde bir değişim olduğu savı inandırıcılık bulabilir. Gerisi hikayedir... Daha bir kariktürdeki küçük eleştiriye bile tahammül edemeyip infiale kapılanlar, kendi demokrasi hikayelerinin sahteliğini ilan etmek dışında birşey yapmıyorlar aslında. |
Aslına bu yazınızı
http://65.18.198.4/forumlar/showthread.php?t=23139 şu konuya yazmanız iyi olurdu. |
Penguen dergisinin karikatüristlerini kınıyoruz.
Siz nasıl olurda allaha inanmazsınız lan ? ! Siz nasıl olurda allaha inanmadığınızı dile getirirsiniz lan, hıııı? Kimsenin allahın var olmadığına yada dinlerin uydurma olduguna dair düşüncelerini dile getirme özgürlüğü yoktur !!! Burası müslüman bir ülke !!! |
Alıntı:
Bak burada istediğiniz kadar yaygara koparıyorsunuz yazılarınız siliniyor mu, görüşlerinizi belirtmeniz engelleniyor mu.. Allah din kavramları siz kendinizi boğazdan atsanızda yerlerde yuvarlansanız da var, bunlara inanan insanlar da var ve daima da olacaktır, Allah din yoktur demek inançlı insanlara saygısızlıktır..Ha eğer Allah din var demek de ateistlere saygısızlık olarak algılıyorsanız o zaman aşağıdaki imzamın altına imzanızı atıyorsunuz demektir.. |
allah din var demek diyen kişinin kişisel yanılgısı ve yanlış yönlendirilmesidir. (Şahsi görüşüm.)
Bunun dışında Ateizmin bir inanış şekli olduğunu düşünmek ise daha büyük bir yanılgıdır. Aynen sigara kullanmamanın bir alışkanlık ve pul koleksiyonu yapmamanın da bir hobi olduğunu düşünmeye benzer ki komiktir. |
Alıntı:
T.C. nin resmi dini yoktur. Laik bir ülkede böyle bir şey olamaz da... Dolayısıyla Penguen karikatüristlerinin yaptığına aslında kimsenin tepki verememesi gerekir. Aksi halde müslüman olmayan, azınlık olan ancak sayısı hiç de az olmayan kişilerin de, TVde, radyoda, orda burda duvara asılan yazılardaki Allah, Muhammed ile ilgili yazılara da tepki gösterebilmesi gerekir. Ama ne mümkün? Türkiye Cumhuriyeti laiktir, islam ülkeleri için de laikliği en iyi uygulayandır, ancak maalesef son on yıllarda giderek artan dini yapılanmalar ve eğitime yönelik hareketleri nedeniyle yavaş yavaş bu laik çizgisinden sapmıştır. Evet T.C. laik bir devlettir. Ancak halkı olan biz türkler asla laikliğin nasıl bir şey olduğunu tam olarak kavrayamamışızdır. Karikatüristlerin bu ifadeleri için kimseden özür dilemeye ihtiyacı olmaması gerekir. |
Penguen dergisi Allah yok deyince Allah yok mu oluyor muş :) bana yok olan bir şeyin adını soyleyebilen var mı ?
:):) |
Alıntı:
Şirinler. Gargamel. Tom ve de Jerry. Gulyabani. Red-kit Zeus. Ra. Hades. Poseidon. Batman. Superman. Heman. Hobbit. Tweety. Pegasus. Artemis. Apollon. Demeter. Aphrodite. Van gölü canavarı. Ares. Cin. Şeytan. Hayalet.........................Daha yazayım mı? |
anladım demek ki sen doğuştan körsün getirdiğin örneklerde şirinler yok diyorsun...sen neyi izledin tv de o zaman :) televizyonun içini açtığında şirinleri orda görebiliyor musun ? hayır göremiyorum kardeşim demek ki yok gibi bir şey, ah ah ah ne diyim ki...yahu adamlar çizgi film yapmışlar adına şirinler demişler...yapamadıkları şeyin adını koyuyolar mı ? yani oyle bir şey dusun ki yok olsun ama adı olsun
soru bu... |
Sen sırf çizgi filmini gördün diye, şirinlerin var olduğunu idda ediyorsan, senin sorunu yinelemen anlamsız olur.
|
Alıntı:
|
Baruter ilk değil: Dini dogmaya dokunan linç ediliyor!
Baruter ilk değil: Dini dogmaya dokunan linç ediliyor!
Penguen’de yayınlanan bir karikatür üzerine gerici basının yaygara koparması ve doğrudan hedef göstererek yayın yapması, Türkiye’de dini dogmalarla mücadelenin yıllardır nasıl bir baskı ile karşılaştığını bir kez daha hatırlattı. Bahadır Baruter'in Penguen'de yayınlanan bir karikatürü üzerine gerici basının yaygara koparması ve hedef göstererek yayın yapması, Türkiye’de dini dogmalarla mücadelenin yıllardır nasıl bir baskı ile karşılaştığını hatırlattı. Bir çok aydın bu uğurda ya öldürüldü, ya da saldırılara ve tehditlere maruz kaldı. İşlerine geldiğinde demokratlık taslamaktan hiç çekinmeyen gerici basın, din eleştirilince bir kaşık suda fırtına koparmaktan geri durmuyor. En ufak bir eleştiri yazısı, küçük bir hiciv bile hedef tahtasına oturtulmak için yeterli bir neden olarak görülüyor. Kitleler yazılarla provoke ediliyor ve dogmaları sorgulayanlar hedef gösteriliyor. Bugün Baruter'e ve Penguen dergisine karşı başlatılan saldırı kampanyasının çok benzerleri geçmişte Türkiye'nin önemli aydınlarını hedef almış, bu kişileri saldırıların hedefi haline getirmişti. Aziz Nesin: Eşine az rastlanır bir mizah gücüne sahip kalemini emekten ve aydınlanmadan yana kullanan, sözünü esirgemeden söyleyen, ilerici bir yazardı Aziz Nesin. Bu özelliklerinden dolayı her zaman tehdit altında geçen hayatı Sivas olayları sırasında az daha son buluyordu. Sivas’ta katledilen aydınların arasından şans eseri kurtulmuştu. Yobazlar onu orada yakmak, sesini kesmek, kalemini kırmak istemişlerdi. Aziz Nesin’in Sivas’ta katılacağı etkinlikler daha başlamadan, oraya gelmemesi yönünde tehditler başlamıştı. Aynı günlerde, o zaman muhafazakâr bir sermaye grubuna ait olan TGRT kanalında yayınlanan bir röportajı üzerine tam olarak hedef haline getirildi. Röportajı yapan kişinin tahrik edici soruları üzerine sözünü esirgemeyen Aziz Nesin'in cımbızlanarak çekilen lafları dilden dile dolaştırılarak İslam’a hakaret edildiği öne sürülmüş, bu sürecin sonunda Aziz Nesin'i bahane ederek Sivas'taki Madımak Otelini ateşe veren yobazlar 37 kişiyi katletmişlerdi. Turan Dursun: Uzun bir süre boyunca müftülük yapan Turan Dursun, hayatının ilerleyen yıllarında fikirlerindeki radikal dönüşüm üzerine dine yönelik eleştirel bir tutum aldı. Hayatının geri kalanını dinsel dogmalarla mücadeleye adayan, bu konuda geride önemli bir külliyat bırakan Turan Dursun 1990 tarihinde öldürüldü. 2008 yılında Ergenekon terör örgütüne üye olmaktan gözaltına alınan Cumnhuriyet gazetesi yazarı İlhan Selçuk o gün şöyle demişti: “Turan Dursun, aydınlanma yolunun Türkiye'ye döşenmesi için çalışan fikir emekçilerinden biriydi. Bu yüzden öldürüldü. Eski din adamının aydınlanmasından ve çevresini aydınlatmasından korkan karanlıkçı güçler, çapraz ateşe tuttular eski vaizi...” 7 Eylül 1990 / Cumhuriyet Bugünlerde demokratlık bayrağını kimseye bırakmayan Zaman Gazetesi’nin yazarı Hekimoğlu İsmail ise bir aydının fikirleri nedeniyle katledilmesinin arkasından şu satırları kaleme aldı: “…Bu şahıs müftülük gibi vazifelerde bulunmuş, sonra sola kaymış, oradan dinsiz olmuş ve İslam’a olan iftiralarını itim adı altında işlemiş…Sola kayınca din düşmanı olmasının altını çizmek gerek. Turan Dursun, ilmi, inkârına alet ettiği için insanlık adına suç işlemişti. Nasıl ki, gübreden bağlar ve bahçeler neş vü nema oluyorsa.” 7 Eylül 1990 / Zaman Ahmet Taner Kışlalı: Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı Ahmet Taner Kışlalı aydınlanmanın önemli savunucularından biriydi. 13 Mayıs 1999 tarihli 'Vakit' gazetesinin birinci sayfasında resmiyle ve resminin üzerinde 'Yuh pişkin zorba' ifadesi yazılarak ve çarpı işareti konularak hedef gösterildi. Kışlalı, hedef gösterilmesinden 162 gün sonra 21 Ekim 1999 günü, saat 09.40'da Ankara'da evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Konca Kuriş:Katliamların tek hedefi ateistler ya da dine mesafeli insanlar da değil. İnanmasına rağmen İslama kendilerinden farklı bir yorum getiren insanlara karşı da son derece saldırgan olabilen bu zihniyet, İslamcı feminist yazar Konca Kuriş’i de vahşice öldürdü. Hizbullah tarafından öldürüldüğü ortaya çıkan Kuriş'in, İslam’a “çağdaş” bir yorum getirmeye çalışması katledilmesinin nedeni oldu. Geçtiğimiz gün yaşanan son örnekte ise karikaturist Bahadır Baruter’in bir karikatürü, hakkında linç kampanyası başlatılması için yeterli görüldü. Pek çok sosyal paylaşım sitesinde hedef gösterilen Baruter hakkında gerici Habervaktim internet sitesinde "Penguen İslam'a saldırdı!" başlığı ile bir haber yayınlandı. Haberde, "Karikatürde 'Allah yok, din yalan' ibaresi gizlice yazılmış, caminin lambaları prezervatif şeklinde tasarlanmıştı" ifadelerine yer verildi. (soL -Haber Merkezi) http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/baruter-ilk-degil-dini-dogmaya-dokunan-linc-ediliyor-haberi-39294 Yobaz düşüncelerin reel hayatta vücut bulunca ne kadar gerici, köhne, insanlıktan uzak bir yapıya dönüştüğünü tüm inanmayanlar (ateist, deist, agnostik vb.) olarak biz iyi biliyoruz; fakat kendi adıma ümit ederim ki, inanan insanlar da bu gerçekleri görsünler ve inançların toplumsal hayatta hegemon güç haline gelince kendinden olmayana karşı ne kadar tahammülsüz olduğunu ve de ne kadar hoşgörüden uzak bir biçimde herkesi güç kullanarak kendine benzetmeye çalıştığını idrak etsinler. |
Alıntı:
"Allah yok din de yok" demek bu hayatta söylenebilecek en cılız ve en tutarsız cümledir. (kişisel görüşüm) Alıntı:
Dolayısı ile inanmamak da apaçık bir tercih ve bir inanış şeklidir. ( kişisel görüşüm olmakla beraber ileride bir dünya görüşü olacaktır, burdaki amacım da bu fikri yaymaktır) |
Karşı taraf (bu karikatür için bağrışanlar) bizi neredeyse 'ülkeden kovacarcasına' kınarken onlar bir şey yaptığında biz sesimizi bile çıkaramıyoruz. Ufak tefek eleştiriler dışında. Ve buradan şunu anlıyoruz ki halkımızın büyük bir çoğunluğu Müslüman, devleti de Müslüman olarak görüyor ve dinsizlerin de bu topraklarda yaşamasını, yaşasa da konuşmasını istemiyor.
Biz onların dırdılarını 'özgürlük' diyerek dinlerken biz sesimizi çıkardığımızda dünyayı ayağa kaldırıyorlar. Asıl fikir özgürlüğüne karşı olan bu zihniyeti ben kınıyorum. |
Alıntı:
Ulu orta her yere inancınızı belirten cümleler yazarsanız bunlar insanlara batar şunu bari kabul edin artık.. |
Alıntı:
Sakallarını göbeğine kadar getirmiş cemaat üyeleri meydanlarda, televizyonda, radyoda, gazetelerde dar görüşlerini bağıra bağıra söylerken iyi, biz bir karikatür çizdiğimizde kötü öylemi? Buna faşizm derim, çekememizlik derim. Bu ülkede sadece dinci kafada insanlar bulunmuyor! Bu ülkede herkesin bir fikri var ve herkes istediği fikri dile getirebilir. Görüşleri yüzünden 'özür dileme' zorunluluğuna bırakılamaz. |
Alıntı:
Yorumumun yazılış amacı zaten "güldürmek" idi. Sanıyorum ki amacına ulaşmış. Şunu sormak istiyorum, yaygara koparıyorsunuz derken, sadece yukardaki yorumumu kastettiniz, yoksa genelde bu sitede yaygaramı çıkardığımı mı dile getiriyorsunuz, önce bi onu belirleyelim. Gelelim saygısızlık mevzusuna; Demişsiniz ki; "Allah din yoktur demek inançlı insanlara saygısızlıktır" İnsan ne ile beslenirse, o şekilde yapılanır... Kendi gerçekleğinden başka gerçekliği kabul etmeyen ve onları yanlış,çirkin,saygısız,kafir vb sıfatlara layık gören bir sistemin, mensuplarıda sistemin zihniyetine benzeyen bir zihniyet taşır ve zihniyetleri o yönde yapılanır. Nasıl islam, yegane dinin kendisi olduğunu, kendisinden olmayanların yanacaklarıını, kendisinden olmayanları katletmenin caiz olduğunu, kısacası kendisinden olmayanların "yanmaya-acı cekmeye layık olduklarını" dile getiriyorsa, Sizde kendi düşüncenizde olmayanların, kısacası allahın var olmadığını dile getirenlerin saygısızlık yaptığını, kısacası "saygısız" kavramına layık olduğunu dile getiriyorsunuz. Küçük, büyüğe benzer... Sizin inancınızı yanlış buluyor olmam ve bundan dolayıda allah'ın olmadığını dile getiriyor olmam bir saygısızlık değil, bir düşünce özgürlüğüdür. Siz "a" adlı futbol takımını ben "b" adlı futbol takımını tutuyorumdur, bu takımların çeşitli konularda birbirlerinden daha iyi olduğunu dile getirmek, bir diğer takıma saygısızlık mıdır? Değildir... Gelelim benim yazdıklarımın bu sitede silinip silinmediğine: Demişsiniz ki: "Bak burada istediğiniz kadar yaygara koparıyorsunuz yazılarınız siliniyor mu, görüşlerinizi belirtmeniz engelleniyor mu.." Hayır engellenmiyor, Ateizme 180 derece ters düşen kimi düşüncelerim ve inançlarım mevcut. (ne olduklarını açıklamayacağım) Bu düşüncelerimi ve inançlarımı "dinlerden özgürlük" grubuna üye olmadan önce de yetkili arkadaşlara anlatmış bulunmaktayım. Bahsini ettiğim bu düşüncelerime rağmen hiçbiri çıkıpta "sen nasıl olurda bu fikirlerine rağmen non-teist olduğunu söyler ve bu sitedeki non-teist gruba girmeye çalışırsın, bu non-teizme saygısızlıktır" gibisinden birşey söylemedi. Bilakis oldukça hoş şekilde karşılandım. Ve hala non-teizme, ateizme ters düşen, bu düşüncelerime fikirlerime sahibim ve zaman zaman bu sitede bunları dile getiriyorum. Ve bu düşüncelerimi dile getirdiğim hiç bir yorumum-başlığım silinmiş değil... Silmediler, çünkü onlarda biliyor ki kimse kendileri gibi olmak zorunda değil, ve kimsenin şahsi fikri bir başka kimselerin şahsi fikrine saygısızlık değildir. Eğer usülüne göre dile getiriliyorsa tabi... Saygılarımla saygısız vrael (((: |
sn. Vrael,
Yaygara koparıyorsunuz derken bu forumda inançlara yapılan saldırıdan bahsediyorum. Saldırı diyorum ve aynen bu kelimeyi kullanıyorum. SALDIRI. Ben bu forumda Hz. Muhammed' e katil diyen insan gördüm. İnanmayan insanı kılıçtan geçirirdi diyen insan gördüm. Ha hepsininde cevabını verdim ayrı konu. Şimdi bunlar apaçık bir dinin peygamberine atılan bir iftiradır. Ben sizin için "Vrale hırsızdır ve katildir" dersem bu Vrale'i eleştirmekten öte Vrael'e yapılan bir saldırı olmuş olmaz mı ? Yaygara koparıyorsunuz derken bu forumun geneli için söylenmiş bir söz, sizin yorumlarınızı bilmiyorum sizde benzer saldırılarda bulunuyorsanız sizin için de söylediklerim geçerli olur. Bir insanın kutsal değerleri vardır, bu kutsallık kişiye göre değişir, kimi bir futbol takımını kendisi için kutsallaştırırken kimi sevgilisini kutsallaştırır, kimisi de dinini kutsallaştırır..Bugün görsel bir medyada bir futbol kulübüne hakaret veya küfür etseniz ertesi gün büyük eleştiri hatta ölüm tehditleri bile alırsınız..Bunun örnekleri de vardır, nice spor yazarları silahla ciddi şekilde yaralanmıştır. Sizin atladığınız yer işte bu; "kutsal değerlere saygı" Bu forumun amacı belli, bu forumun amacı dinleri eleştirmek yeri gelince de inançlara saldırmak..Buraya gelip din ile ilgili istediğin şeyi yazarsın, görüldüğü gibi engelleyen de yok. Ama bu eleştirileri bu forumun dışında bir medyada müslüman bir ülkenin medyasında dini eleştirip saldırıda bulunursan tehdit de alırsın sana özür de dilettirtirler. Bu böyle. Kutsal değerler böyle bir şey. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Her yerde cami olmasına ne demeli peki ? Ya da her yerde tanrı isimleri, sözleri olmasına ne demeli? Bu forumu kapatmak için o kadar çok uğraşan varken, davalar açılıyor, hackerler siteyi kapatmak için kampanyalar başlatıyorken, bu sözü duymak komik oldu.. Fikir özgürlüğünü nereden bilecek ki kılıç zoruyla bir dine mensup olmuş kişilerin devamcıları.. |
Alıntı:
Orada burada ateizm ve dinsizlik ağır bir şekilde eleştirilirken bir mizah dergisinde çıkan karikatüre bu denli ayaklanma çıkarmak ve dergiyi 'özür dilemeye' mahkum etmek terbiyesizliktir, geri kafalılıktır. |
"Yasalarca tanınan haklar gerçek yaşamda tam olarak uygulanabiliyor mu?" - Freddie
Böyle bir yasa mı var? Varsa bile, çıkıp alenen "Allah yoktur, dinler uydurmadır," dediğin zaman, linç edilmekten kurtulabilirsen, kodese tıkılırsın "halkın kutsal saydığı değerler"e dil uzatmaktan. Özellikle de bu iktidar varken... |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Muhammed de bize açık açık beyinsiz demiş ki daha neler neler diyor. Şimdi burda Muhammed bizi eleştirmiş mi yoksa hakaret mi etmiş? Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
Allah var. |
Alıntı:
2) Her yerde Tanrı isimleri yok nerde yaşıyorsun bilmiyorum. 3) Bu forumu kapatmak isteyenler varsa kutsallara yapılan maksatlı SALDIRI yüzündendir. 4) O bahsettiğin fikir özgürlüğü değil inanca yapılan SALDIRI dır. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Ayrıca Penguen paşa paşa özür dilemiştir.. |
Alıntı:
Böyle bir karikatür gördüğünüzde sizinde karikatüre kızıp beğenmeme hakkınız vardır. Benim de oluyor. Ancak ortalığı ayağa kaldırıp 'vay efendim dağıtırım Allah'ıma kitabıma' demeye ve bu karikatürü yayınlayanları zor durumda bırakmaya hakkınız yoktur. Toplumun büyük bir çoğunluğu bunu yapıyor ve bu yanlıştır. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Böyle bir duruma falan alışamam ben. Kutsal değerlerinizi kabul ederiz ancak bu onları seveceğimiz veya eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmez. Eleştiririz. |
Alıntı:
Ayrıca piyasada binlece turan ilhan kitapları var hepsi de satılmak için raflarda duruyor gördüğün gibi.. |
Alıntı:
Evet mizah siyasi görüşünü belli etmek için de kullanılır. Özellikle gazetelerde de görüyoruz. Neden mizah dergisinde olmasını yadırgıyorsunuz? Bunu Salih Memecan'da yapıyor, Penguen'de. http://netsty.googlepages.com/dar1.jpg Bakın burada kişi Darwin'e ve evrime gönderme yapmış. Bu kişide mizahı propaganda olarakmı kullanıyor? Mizah felsefi ve siyasi gibi ciddi konulara her zaman komik bir hale getirerek değinir. |
Alıntı:
Gerçekten bunları birbirine inatla karıştırmaya çalışıyorsanız tartışmanın da bir anlamı yok..Mizah dergisinde inanç propogandası olmamalı, varsa bu zaten mizah olmaz ateizm propogandası olur,camiye "Allah yok din yalan" yazmış adam sözde karikatüre, hangi camide böyle bir yazı var.. Bunun neresi komik...turan ilhan mı okuyoruz mizah dergisi mi ? turan ilhan okumak istiyorsan git kitabevine al oku diyorum , işte alın bunlar açık ve alenen de satılıyor engelleyen de yok, bu konularda yaygara koparmanız gerçekten çok gereksiz.. |
Alıntı:
Söz konusu karikatürle benim attığım karikatür belli bir fikri hedeflemekte ve bu konuda aynı kefedeler. Verdiğim karikatürde ki gibi insanla maymunun aşk yaşadığının ve konuştuğunun görülmediği gibi tabii ki bir camii de de böyle bir yazı yazmaz. Bunlar eleştiridir ve işin karşı tarafını tutmaktadır. |
Alıntı:
Sonuçta insanların kutsal gördüğü şeylere laf atarsanız paşa paşa da özür dilersiniz bu kadar basit. |
Alıntı:
Bir gün bizimde eleştirme hakkımız olduğunu, bizi sonsuza kadar susturamayacağınızı ve yaptıklarımızdan pişmanmış gibi gösterip özür diletemeyeceğiniz zamanların gelmesi dileğiyle. Haydi zocor, foruma renk katıyorsun. İyi geceler. :focus: |
Alıntı:
Anlattıklarımı anlayabilmeniz ve bu doğrultuda kendinizi baştan gözden geçirmeniz dileklerimle.. |
Alıntı:
Lütfen sizde artık bunun bir demokrasi gereği olduğunu algılayın. Ne derdiniz? Ha, Allah'a emanet ol. |
Alıntı:
Eleştirinizi mizah dergisine koyacaksan o derginin ismini Penguen değil "Ateizmguen" yapıcaksın ki insana saygın olacak, adam para verip mizah dergisi okuyayım derken karşısına salak saçma propogandalar çıkmayacak.. Ha gayret bunu da anlayacaksın ben eminim ama umarım 20 mesaj sürmez o kadar yorma beni. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:41 . |