![]() |
Zebur diye bir kitap yoktur
sevgili arkadaşlar;
Müslümanlar 4 büyük (ya da 4 kutsal) kitap diyerek Tevrat, Zebur, İncil ve Kur-an'ı sayarlar. Çünkü Zebur, Kur-an'daki ayetlerde Allah'ın Davud peygambere indirdiği kitap olarak geçer. Bu durum sadece Kur-an'a özgüdür. Tevratta ve İncilde böyle bir kitaptan bahsedilmez. Ayrıca, Kur-an'ın Davud peygamber olarak bahsettiği kişi İbrani Kralı Davud'dur (Kral Süleyman gibi). Tevrat (eski ahit) 39 bölümden oluşmaktadır ve tamamı Musa'nın ölümünden sonra kaleme alınmıştır. Yani tevrat diye bir kitap da inmemiştir aslında (İncil gibi). Tevratın sonunda Davud'a ithaf edilmiş Mezmurlar (Şiirler) diye bir bölüm vardır ki bu bölüm Zebur olarak geçiyor, ayrı bir kitap değil. Eğer Mezmurlar bölümü sırf Davud'a ithaf edildiği için ayrı bir kitap olarak değerlendirilecekse, Kur-an tarafından peygamber olarak nitelenen (ki o da Davud gibi bir peygamber değildir aslında) Eyub'a ithaf edilen bölümler niçin Zebur gibi bir kitap olarak değerlendirilmemiştir? Hemen sadede geleyim: Zebur, muhammedin Tevratı yanlış anlamasından kaynaklan bir hatası sonucu kutsal kitap olmuştur. O zaman müslümanlara soralım. Zebur'a inananlar kimlerdir? Zebur'un getirdiği din nedir? saygılar... NOT: bu konu daha önce tartışıldıysa beni uyarın, başlığı kaldıralım. ben bir arama yaptım ve daha önce tartışılmadığını gördüm. |
Dostum izninle intten bulduğum şu yazıyıda eklemek isterim...
4 Büyük Kitap Nedir?
Zebur Zebur kelimesi sözlükte “Yazılı şey, kitap“ anlamlarına gelir. Hz. Davud(a.s.)'a gönderilen ilahi kitaptır. Içinde 150 sure olduğu, bu kitapta daha cok öğütler, dualar, ilahilerin yer aldığı ancak bugün elde hiç bir nüshası olmadığı, ancak “Mezmürlar“ adıyla Tevratin içinde yer aldığı söylenmektedir. Ki bu bölüm senin belirttiğin gibi Davuta yönelik şiirlerdir.Yani iddia edilen Zebur yok ortalıkta. Şimdilik saygımla gittim... |
Bilgiler icin tesekkürler sevgili YasasinBilim. Burada Tevrat(eski ahit) uzmani oldugunu söyliyen veya öyle oldugunu düsünen arkadaslar var, ama senin ki kadar daha bilgi aktaramamislardir.
Kisa ve öz. Damardan girmissin. Emegine saglik. Yanliz Zebur hakkinda ki bilgileri yetersiz buluyorum. Belli ki arastirmacisin. Bilgilerini aktarmani rica ediyorum, faydalanmak babinda. Malum Zebur hakkinda pek fazla bilgimiz yok. Müslümanlarin da yok. Simdiden tesekkürler. |
Alıntı:
Ölüdeniz tomarları olarak adlandırılan ve Musa dönemine ait olduğu kesinleşmiş nüshalarda durum nedir acaba? araştırmak lazım. Kanımca, o nüshalarda olsaydı internete böyle bir yazı koymazlardı (elde Zebur nüshaları olurdu). Demek ki Tevrat'tan çok sonra birileri tarafından eklenmiş. Kral Davud ekletmiştir belki de :). Tıpkı Ağustos ayının Julius Cesar'a nazire olsun diye Roma imparatoru Agustos tarafından yeniden adlandırılması gibi (latincede julius, julio; ingilizcede July temmuz demektir). Bildiğim kadarıyla Mezmurlar bölümü, Davud'u öven şiirlerden oluşmuş 100 sayfalık bir bölüm. sevgiler... |
Alıntı:
benim de Tevrat hakkında çok detaylı bilgim yok. genel hatlarıyla biliyorum. yeri geldikçe bulgularımı aktaracağım. bu başlık altında, diğer arkadaşların da katkılarıyla daha çok şey öğreneceğiz. yeter ki bazı müslüman arkadaşlarımız konuyu bulandırma adına Zebur'u Kur-an'ın eski bir versiyonu olarak sahiplenmesinler, Kral Davud'u islam peygamberi yapmasınlar. saygılar... |
<<güncelleme>>
|
Bizim toplumuzda daha başka inançlarla ilgili İslam sayesinde yerleşmiş pek çok yanlış ve yaygın kanı var. Yahudilerin kutsal kitaplarının ismi Tevrat değil mesela. Daha doğrusu sanılanın aksine Tevrat o kitabın ilk bölümlerine verilen ad. Gerçi müslümanlar sadece o kısmın (belki bir de Zebur) ilahi kaynaklı olduğunu (Bugün tahrifata uğramış) savunuyorlar. Ama her ne olursa olsun ortada ''Yahudilerin kutsal kitapları eşittir Tevrat.'' şeklinde yanlış bir kanı var.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Tevrat Alıntı:
|
Ölü Deniz Parşömenleri'ndeki Zebur Parçaları
Alıntı:
YaşasınBilim, Ölü Deniz Parşömenleri üzerinde yapılan incelemelerde, Zebur'un (Psalms) bazı bölümlerinin mevcut olduğu tespit edilmiş ama bunların Yeni Ahit (İncil)'de mevcut olmaması araştırmacıları derin derin düşündürtmüş ve araştırmaya sevketmiştir. Örneğin, Ölü Deniz Parşömenleri'nde Psalm 151 vardır ve bu parçada Davud'un gençlik deneyimi tanımlanmıştır. Ama bu ve diğer Zebur parçalarının Ölü Deniz Parşömenleri'ne o zamanlardaki İsrail'in folklorik bir çalışması olarak eklendiği söyleniliyor. Evet, görüldüğü gibi Ölü Deniz Parşömenleri'ndeki Zebur parçaları İncil'de yok ve bu da bu Zebur parçalarının daha sonra eklendiğini gösterir (Bak ama şok geçirme: Dead Sea Scrolls: The Untold Story) Kuran'daki Zebur Kuranda Zebur ile ilgili tahminen şu 4 ayet geçiyor: 3:184 - Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık deliller, hikmetli sayfalar ve aydınlatıcı kitap getiren peygamberler de yalanlanmıştı. 4:163 - Muhakkak biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyûb'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur'u verdik. 17:55 - Rabbin göklerde ve yerde olan kimselerin hepsini en iyi bilendir. Andolsun ki biz, peygamberlerin kimini kimine üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik. 21:105 - And olsun ki, Tevrat'tan sonra Zebûr'da da yeryüzüne ancak iyi kullarımın mirasçı olduğunu yazmıştık. Soktum boruyu, sordum soruyu: Peki o zaman, Kuran'a bu Zebur parçalarını kim soktu? |
20th Century Fox sunar: 20. Yüzyıl Masalları
Arkadaşlar, günümüzde artık Yahudiler ile Hıristiyanların büyük bir bölümü kutsal kitaplarının Mezopotamya mitolojisinden kaynaklandığını ve İsrail halkının tarihini anlattığını kabul ediyorlar ama dinlerine inanmaktan vazgeçmiyorlar (Bkz. Tarihte "Tanrı" Fikrinin Doğuşu).
Bir önceki mesajımda gördüğünüz gibi, Ölü Deniz Parşömenleri'nde yer alan Zebur parçalarının İncil'de ve Kuran'da olmaması, Kuran'daki Zebur paraçaların da Tevrat ve İncil'de olmaması, yani bir kitapta olan Zebur parçasının diğer kitaplarda olmamasına karşın Kuran'ın diğer kitapları tasdikleyici olma hükmünü düşürmektedir. Bu konuda Kuran'da Ara'da (Aradığınız Kelime: tasdik yazarak ve 114 surede teker teker arayarak) Kuran'ın önceki kitapları tasdikleyen toplam 5 ayet ve kendisinden önceki peygamberleri tasdikleyen 1 ayet buldum. Bu ayetler şunlardır: Bakara-41: Elinizdeki Tevrat'ıtasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkâr edenlerin ilki olmayın. Âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin ve bana karşı gelmekten sakının. Bakara-89: Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı)tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat'tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. Allah'ın lâneti inkarcıların üzerine olsun. Bakara-91: Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) iman edin" denilince, "Biz sadece bize indirilene (Tevrat'a) inanırız" deyip, ondan sonra geleni (Kur'an'ı) inkâr ederler. Halbuki o ellerinde bulunanı (Tevrat'ı)tasdik eden hak bir kitaptır. De ki, "Eğer inanan kimseler idiyseniz daha önce niçin Allah'ın peygamberlerini öldürüyordunuz?" Enam-92: İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları)tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır.Ahirete iman edenler, ona da inanırlar.Onlar namazlarını vaktinde kılarlar. Yusuf-111: Andolsun ki, onların kıssalarında akıl sahipleri için ibret vardır. Kur'an uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat kendinden öncekileritasdik eden, her şeyi ayrı ayrı açıklayan ve inanan bir toplum için de bir yol gösterici ve bir rahmettir. Fatır-31: (Ey Muhammed!) Sana vahyettiğimiz kitap (Kur'an), kendinden öncekinitasdik eden hak kitaptır. Şüphesiz Allah (kullarından) hakkıyla haberdardır. Onları hakkıyla görür. Saffat-37: Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri detasdik etmiştir. Şu halde nasıl oluyor da, İncil, kendisinden önceki kitap olan Tevrat'ı (bu arada Tevrat da kendisinden önceki Zebur ve diğer kitapları) tasdik etmediği halde Kuran, kendisinden önceki Tevrat ve İncil'i tasdik ediyor? Yukarıdaki ayetlere göre, her ne kadar Kuran kendisinden öncekileri tasdik ediyorsa da, Zebur'un Tevrat'la karıştırılmasından dolayı Zebur'un anılmayıp yalnızca Tevrat'ın anılması nedeniyle Zebur bu kitaplar içinde üvey evlat mıdır? Burada Yahudiler'in tek kutsal kitabının Tevrat olduğu gibi bir yanlış anlamayı önceki arkadaşlar güzelce açıklamışlardır. Yani Zebur Tevrat'tan ayrı bir kutsal kitaptır. İkinci olarak, Oryantalistler yukarıdaki ayetler nedeniyle Kuran'ın kendi kendisine tasdikleyici olma özelliğini eleştirirler ve bu durumun diğer Kutsal Kitaplar'da olmadığını söylerler. Üçüncü olarak, siz biliyor musunuz; Hristiyanlar tarafından hazırlanan "Tevrat,İncil,Kur'an ile ilgili bazı yanlış iddialar" sayfasında İncil'in bölümlerindeki tutarlılık yüzdelerinin; Luka: %97.3 Yuhanna: %96.9 Elçilerin İşleri: %97.4 Romalılar: %96.4 1. Korintliler: %98.5 2. Korintliler: %96.9 Galatyalılar: %98.4 Efesliler: %98.1 Filipililer: %97.8 Kolosililer: %97.9 1.Selanikliler: %98.2 2.Selanikliler: %98.5 1.Timotililer: %98.6 2.Timotililer:%99 Titus:%99.2 Filimun:%98.2 İbraniler:%98.3 Yakup:%98.4 1.Petrus:%96.2 2.Petrus:%96.3 1:Yuhanna:%98.6 2.Yuhanna:%97.1 3.Yuhanna:%98.6 Yahuda:%97.8 Esinleme:%98.7 olduğunu ve aradaki yüzde farkların bazı öğretişlerle ilgili olmayan kelimelerin değişik şekilllerde söylenmesi ve bazı isim değişikliklerinden kaynaklandığını ve araya Ölü Deniz Parşömenleri'ndeki yalnızca bir Zebur bölümünü sokarsanız, yukarıdaki yüzdelerin nasıl bir spin atacağını? İncil'in değiştirilmiş olduğunu söylemek o kadar kolay bir şey değildir. Adamın alnını karışlarlar. Demek ki Ölü Deniz Parşömenleri'nde mevcut olup İncil'de mevcut olmayan Zebur bölümleri Ölü Deniz Parşömenleri'ne sonradan eklenmiştir. Hristiyan din adamları ve araştırmacıları zaten bunun böyle olduğunu söylüyorlar. O zaman soru yön değiştiriyor ve Kuran'a yöneliyor: Zebur ile ilgili Kuran'a eklenen ve tahminen 4 tane ayet nasıl eklenmiştir? Bu ayetleri Ölü Deniz Parşömenleri'ndeki gibi kim ekledi? Çünkü Kuran'daki bu 4 Zebur ayeti ne Tevrat'ta, ne de İncil'de mevcuttur. Doğru, Tevrat ve İncil tahrif edilmişti. Fakat tahrif edildiği iddia edilen İncil'in bölümleri arasındaki tutarlılık yüzdesinin yukarıdaki birbirine çok yakın ve hepsinin % 100'e çok yakın olmasını açıklamanız mümkün değildir. Bu da sizin iddianızı daha baştan çürütür. 20. Yüzyıl Masalları Hatırlarsanız; 1959 yapımlı (ülkemizde vizyona Aralık 1961'de girdi) "Solomon & Sheba" adlı filmde (ki bu film 1960 yılının Top 10'una girdi ve 6. film olarak seçildi) İsrail Kralı Davut ve Süleyman birlikte yer almıştı. http://ia.media-imdb.com/images/M/MV...,821_LL99_.jpg İsrail Kralı Davut savaş öncesi son hazırlıklarını yaparken görülüyor. Kral Davut,düşman askerlerine karşı "yakıcı aynalar" kullanarak uçurumdan aşağıya düşürüyor ve bu sayede kolaylıkla (tereyağından kıl çekmek kadar kolay) büyük bir zafer kazanıyor, Photo: George Sanders. Demek ki bu adamlar, hiç utanmadan ve sıkılmadan (tıpkı imzamdaki gibi) 20. Yüzyıl'da bizleri bu fimlerle kandırırken, bundan 2000-2500 yıl öncesindeki insanları da bu masalların yer aldığı kitaplarla kandırıyorlardı (Diğer masallar, pardon filmler için bakınız). Ah, ah, ah! Yul Bryner (11 Temmuz 1920-10 Ekim 1985) ve Charlton Heston (4 Ekim 1923-5 Nisan 2008) amcalar, sizin film çevirdiğiniz zamanlara yaşımız yetmedi ama biz, bu filmleri sanki yeniymiş gibi kendi dönemlerimiz içinde seyrettik ve hafızalarımızda unutulmazlar arasında yer aldınız. Ama bunların bize bir masalsı film olduğunu neden söylemediniz? |
Alıntı:
Sayin Upuaut; Pek sokulmus boru ve anlamli bir soru koymamissiniz ortaya.. Ki sizi her zaman daha derin arastirmaci yonunuzle biliriz. Murted yukarda guzel bir ayrintiya dikkat cekmis.(Kitap isimleri anlaminda) Siz, bu ve diger koydugunuz ayetlere iliskin; Tevrat gelen yerlerde aslinda hangi kelime olduguna baktiniz mi? Ben soyle ustunkoru bir baktim, bazilarinda "zikir gordum", "sey" olarak da gordum. Zaten cogu da diyanetin parantezleme hastaligina(Tevrat) ugramis. Bu halde siz, hangi anlayisla Zebur'a uvey evlat muamelesi yapildigini soyleyebiliyorsunuz merak ettim acikcasi..? Geleneksel sekliyle Tevrat olarak da alsak, Tevrat icerik olarak Zebur'u dislamaz ki? Bu kismi anlayamadim dogrusu.. Incil'in kendinden oncekileri tasdik etmesini beklemek anlamsiz olur. Zira butun olarak kabul eder hristiyanlar tum partlari.. Tarihe bakarsak, zaten Incil bahsi, neredeyse komple vahiy gonderilen bir aileden olusa gelmistir. Zira yine dinsel tarihe gore, Kuran Muhammed'e vahyedilmis, fakat ayetle vs. sabit bir yardimci peygamber veya nebi filan verilmemis kendisine.. Yani Kuran tek basina bir kitap. Muhammed'de tek basina bir peygamber profili cizmekte tarihin icinde. Oysa Ilk gelen kitaplar doneminde, peygamberler ve nebiler, uyaricilar(vahiy alanlar) veya kitap bolumleri pespese gelmis. Mesela Ibrahim, Lut'un cagdasidir Kuran'a gore.. Haydi Davud'un digerlerine gore bir ayricaligi mevcuttur, yahudi inanisinda ahit sandigi sebebiyle.. Zira Kudus'u kuran ve ahit sandigini oraya getiren kisidir. Davud kraldir, fakat ayni zamanda tanri tarafindan secilerek yonlendirilmis biridir metinlere gore. Ahit sandigi bahsini acmama gerek yok sanirim. Ahit sandigi yahudi inanisinda ne denli onemliyse, islamiyette de oyledir. Bu da Kuran'da muhtemelen yalnizca 1 ayetle sabittir. Ve haber verilir. Bakara/248 Peygamberleri onlara şöyle dedi: “Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Mûsâ ailesinin, Hârûn ailesinin geriye bıraktığından kalıntılar vardır. Onu melekler taşımaktadır. Eğer inanmış kimselerseniz, bunda şüphesiz sizin için kesin bir delil vardır.” Bu baglamda muslumanlarin onune geleni peygamber olarak kabul etmis olmalari, tek basina Kuran'i ayetler acisindan baglamaz. Islam mantiginda son kitap olusu sebebiyle onculleri olan peygamber, nebi vs. tasdik etmesi normaldir. Sasilacak bir durum degildir. Ustelik Zebur'un, yani Mezmurlar'in , Kuran'da gecmedigine kesin olarak emin misiniz? Bu yonde bir calismaniz oldu mu? |
Alıntı:
Alıntı:
Ben ne anladığınızı söyleyeyim: Tevrat'ın Zebur'u dışladığını. Daha doğrusu, benim böyle söylediğimi anladınız. Fakat ben böyle bir hükümde bulunmadım ki. Alıntı:
Bu bölümün ilk bölümü ya da girişi şöyledir: "Tanrı'nın ve Rab İsa Mesih'in kulu ben Yakup, dağılmış olan on iki oymağa selam ederim" Peki Tevrat'ta Yakup'un soyu 12 değil de, sayısı bundan farklı oymaklara mı ayrılmıştı? Sırf bu giriş bile Tevrat'ı onaylamıyor mu? Senin burada anlamadığın şey şu: İncil ve diğer bilgilerle Tevrat'ı otomatikman onaylarken, sen kalkmış, illaki Kuran'da gibi "onaylayacaktır" hükmünü bekliyorsun. Bu durumu tüm Hristiyanlar biliyor ve kabul ediyor. Sana illaki "İncil, Tevrat'ı onaylar" şeklindeki, Onay Ayeti: "Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (İncil'e) iman edin. Onu inkâr edenlerin ilki olmayın. Âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin ve bana karşı gelmekten sakının." ayet mi gerekiyor sana? Nesin sen: Zorba mı, yoksa ruh hastası mı? (Not: Kusura bakma, bu tabiri senin için kullanmadım; işi zorbalığa dökenler için kullandım. Alıntı:
Hristiyanlar, Kuran'daki bu zorba durum için, yani ayetlerin kendi kendine onaylaması, Kuran'ın bir insan yazması olduğuna inanırlar. İnanmazsan, Google'da bir araştırma yap. İstemediğin kadar kaynak bulursun. Alıntı:
Bu adamlar zaten Kuran'da araştırmışlar ve 4 tane ayet (o da tahmini) tespit edebilmişler. Sen kalkmış, hala bana bu yönde bir araştırmanız olmuş mudur diyorsun. El insaf yahu! |
sevgili upuaut;
bu başlığa (diğer başlıklara da olduğu gibi) yaptığın çok ciddi katkından dolayı teşekkür ediyorum. bu bilgiler ışığında birkaç şey eklemek istiyorum. bildiğim kadarıyla, Zebur diye kabul edilen mezmurlar bölümü Davud'a ithaf edilmiş şiirlerden oluşuyor. işin ilginç tarafı, islamla taban tabana zıt şiirler bunlar. seksten, içkiden eğlenceden (dünya hayatından bahseden) ve bunu meşru kılan şiirler. eminim ki muhammed Zebur'u hiç okumadı. okusaydı Kur-an'da bu şiirleri kitap olarak tasdik etmekten kaçınırdı. imanın şartlarını hatırlayalım: 1) Allah'a iman 2) Meleklere iman 3) Peygamberlere iman 4) Kadere iman 5) Ahiret gününe iman ve 6) Kitaplara iman eğer Zebur'a iman edilecekse şarap, zina serbest o zaman. bu ne perhiz bu ne turşu (ne turşusu diye sormayın). saygılar... |
Alıntı:
|
Alıntı:
dediklerin doğru. ancak, tevrat değişmişse bunu muhammed değiştirmiştir. musa`nın ölümünden hemen sonra yazıldığı karbon testleriyle kesinlik kazanmış olan "ölü deniz tomarlari" bugünkü tevratla aynıdır. yani tevrat değişmemiştir. aynı durum incil için de geçerlidir. saygılar... |
tevrat ehli tevratla hukmetsin (maide sıresi) diyen kuran değil mi ? değiştiyse nasıl hukmediyorlar ? değişti ve artık insanı küfre sokan kitap ise nasıl hidayet rehberi oluyor ?
|
Alıntı:
Aynı mantığı neden Peygamberlere iman maddesi içinde kurmuyorsunuz? ( ne turşusu diye sormayın bence de ) Hz. Muhammed son peygamberdir. Bu yüzden bizlerin peygamberi Hz. Muhammed'dir. Önceki peygamberlere, kitaplara ise sadece inanılır, varlığına inanılır. Allah tarafından gönderildiğine inanılır. Ama hüküm olarak uygulayacaklarımız Kuran-ı Kerim'dekilerdir. |
kuranda tevrat ve incilin değiştirildiğiyle ilgili hükümlerde bile belirsizlik var. peki zebur hakkında değiştiğiyle ilgili birşey yok. zebur kutsal kitapsa bundan detaylıca bahsetmeliydi değişip değişmediğiyle ilgili.
|
Alıntı:
Sayin Upuaut, Ben hristiyanlarin icinde yasiyorum zaten, bana hristiyanlari mi anlatiyorsunuz???????? Butun kitaplar insan yazmasidir(bence). Hristiyanlar Kuran'a insan yazmasi diyorlar da , kendi kitaplari farkli mi ki? Insan yazmasi diyorlarsa, ne diye didik didik arastiriyorlar?(hani baska bir baslikta sormustunuz, Kuran'da acik mi var acaba diye) Sanirim siz benim ne demek istedigimi anlamadiniz. Ben arastirmacilardan bahsetmedim. Herkesin arastiracak kadar akli var zira. Siz kisisel olarak arastirdiniz mi diye sormustum. (Arastirmalar yaptiginizi ve calismalarinizi bildigim icin) Hayir, Tevrat'in Zebur'u disladigini soylediginizi dusunmedim bile. Nicin boyle dusuneyim ki? Ayrica 12 oymagi orneklemissiniz. 12 oymakla is bitiyor mu, ne ilgisi var?? Tabi ki illa ki Incil (Tevrat'i degil Tanah'i onaylar) diye ibare gerekir. Cunku Incil Tanah'i kapsar, sadece Tevrat'i(ilk 5'i ) degil. Tanah genel olarak Incil'i tasdik etmez. Hristiyanlar kendi kafalarina gore kendi yazdiklari eski ahit'e iman ederler. Tamam bana demediniz zorba diye, ancak sizin yaptiginiz zorbalik oluyor bu durumda. Tasdik etmedigi halde, tasdik ettigini savunmaktasiniz. Siz bir inancli hristiyanin normal sartlarda, kendi dinini, inancini Tanah okuyarak ogrendigi gordunuz mu hic? Cocuguna boyle bir dini egitim verdigini filan? Incil'den baska kitapla ogrenmez kendi dinini. Bu son derece dogaldir. Siz ise bunun tam tersini savunup zorba diyorsunuz. Bakin daha neyden bahsettiginizin ayirdinda degilsiniz. Incil sadece Tevrat'i degil, Tanah'i (hristiyanlarin kendi yorumlariyla) icerir. Bu butune Eski Ahit denir. Bu Eski Ahit hem Tevrat'i, hem de Zebur'i icerir. (Ismi Zebur degilde baskadir bunun onemi yok.) Yani Zebur diye bir kitap yoktur diyebilmek icin, Incil'deki Eski Ahit'e iliskin, ilk 5'ten sonrasini silip atmaniz yok saymaniz gerekir. Hristiyanlikta boyle bir inanc yoktur. Eski Ahit butundur. Beni anlayamadiginiz veya yanlis anladiginiz nokta burasi. Yani Incil, Tanah'i tasdik eder(yorum farkiyla/kendi yorumuyla). Yani Tora+Teilim Kuran, Tora(Tevrat),Teilim(Zebur) ve Incil'i tasdik eder.(fakat bunlarin tahrif edildigini savunur, Kuran'da gecen pasajlari dogru kabul eder(bu kitaplara iliskin) ve onlarin dogruluguna inanci tamdir. Hristiyanlar bu yuzden Kuran'i didik ederler. (baska bir topikte sormussunuz) Kuran'da acik oldugu icin degil. Kuran(islamiyet kurgusuna iliskin ) bize gore celiskiler barindirsa da, bu insanlarin(hristiyanlarin) kendi dinleriyle ilgili kisimlari onlar icin onemlidir. Bu yuzden konsulleri tanimayan mezhepler mevcuttur hristiyanlikta. Cunku Incil'de ciddi eksiklikler(tahrifatlar) mevcuttur. Tipki oteki kitaplarda da oldugu gibi. Bunu ateist'ler bilirler. Dinsizlerin hepsi degil ama cogu bunu bilmezler. Seytan(Lucifer) figuru Incil'den cikmadir. Tanah'ta seytan'i ( hristiyan inanci gibi ) bulamassiniz. Kuran ise, Tanah anlayisina daha yakindir. Cunku iyi ve kotu tanridan gelir.(hayir-ser) Fakat inanan kisi bunun hangisinin kendisi icin hayirli oldugunu kesinlikle bilemez. Bunu yalnizca tanri bilir. Bu yuzden hristiyanlar ortacagda insanlari yakmislardir, icine seytan girdi diyerek... Cunku hristiyanlikta seytan ayrica bir kisiliktir. Hala bile bazi kilise papazlari, seytan cikarir. Hicbir aklibasinda inancli musluman seytan'i apayri bir kisilik olarak algilamaz. Siz islamiyette icine seytan girdi diye insan yakildigini goremessiniz. Seytan cikarildigini goremessiniz. En fazla gorebileceginiz cin'lenmis diye addedilen kisiler rukye, buyu, muska vs. ile kurtarilir sozde... Zaten kitapta ayeti vardir. Sihir-buyu bahsinde. Recm edilen, elleri kesilen, zina eden insanlar dahi suc-ceza bahsine gore yargilanir kitapta. Icine seytan girdigi icin degil. Yasayi cignedigi icindir. Bunlarin cezasi da bellidir.(islam ulkelerinin anlayis ve uygulama ve mezhep tarzina gore degisir) Mesela Iran recm yapar, Turkiye'deki muslumanlikta boyle birsey yoktur. Sunniler recm'i kabul etmezler, cunku kitapta ayetle yazili degildir. Siz hep antik Misir'dan, Babil'den gidiyorsunuz ama,herseyi Antik Misir'dan, Babil'den bulamassiniz. Tum kitaplar insan yazmasidir, ama tarihle, mitoloji, arkeoloji vs. paralel gider. Hatta bazen de yanlislari duzeltir. Bu anlamda degerlidirler. Mesela Kuran'da, Tanah'ta(Tevrat+Zebur), Incil'de hadim etmek(ureme ozelliginden yoksun kilmak) gibi bir emir yoktur. Hatta Tevrat'ta bile erbezi kesilmis olan Tevrat tanrisi tarafindan reddedilir, belli bir jenerasyona kadar. Sunnet bu yuzden vardir bu iki dinde. Sunnet hadim etmek degildir. Ama Antik Misir'da vardir bu gelenek. Bu ayrim baska dinlerde de boyledir. Sadece Tanah'a inanan Museviler recm'i kabul etmezler ve uygulamazlar. Tanah'in yanisira hadis tefsir benzeri kitaplari da okuyanlar recm'i savunur. (hadis benzeri) Hristiyanlikta Lucifer cennetten(gokten) duser. Isaiah14-12 12How art thou fallen from heaven, O Lucifer, son of the morning! [how] art thou cut down to the ground, which didst weaken the nations! http://www.blueletterbible.org/Bible.cfm?b=Isa&c=14 Musevilik'te ise boyle bir isim yoktur. Keza Kuran'da ve islamiyette de yoktur Lucifer ismi. Sadece seytan inanci vardir. Ayrica Kuran'da bir tane yilan ayeti bulamassiniz Adem'le Havva'yi kiskirtan. Cunku Yilan seytan'la ozdeslestirilir mana bakimindan. Arafat ile sembolize edilir. Arap folklorundeki hikayesi(Adem-Havva'nin) baskadir. Kuran'da ise Araf suresinde gecer. Ve gecmis kavimlerin helaki anlatilir. 12 When ye come to appear before Me, who hath required this at your hand, to trample My courts? אֵיךְ נָפַלְתָּ מִשָּׁמַיִם, הֵילֵל בֶּן-שָׁחַר; נִגְדַּעְתָּ לָאָרֶץ, חוֹלֵשׁ עַל-גּוֹיִם. Ne Tanah'ta , ne de Kuran'da Lucifer diye birsey yoktur. Bazi Inciller'de Lucifer gecer, bazilarinda gecmez. Hala birseyleri duzeltme adi altinda tahrifat devam eder yani.(Ki King James size verdigim link, agir toplardan biridir yani hristiyan dunyasinda) O yuzden Incil, Tanah'i tasdik edemez. Kendi kafasina gore yorumladigi eski ahit'ini tasdik eder. Tasdik etmis olsaydi sayet, tum dogan hristiyanlar sunnet olurdu. Cunku bu islamiyet ve musevilige gore, tanri ile kul arasinda yapilmis bir akdin isaretidir. Ibrahim seriatidir. Siz Incil'in eski ahit disindaki, herhangi bir bolumunde sunnet olun(islamdaki gibi) emri okudunuz mu? Yani sizin kendi kafaniza gore tasdik ediyor demesi, dinler baglaminda baglaciyi degildir, cunku etmez. Muslumanlarin veya muslumanliktan donenlerin ciddi kismi da kendi kitabini bilmez, cunku korukorune inanmistir veya sonradan reddetmistir. Halbuki Kuran son derece apacik bir kitaptir. Ve kendinden oncekileri duzeltir tek basina. Kutsallik veya ilahilik yuklenmese de, tarih acisindan degerli bir yazmadir. Cin suresine bakin. Oradan ne anliyorsunuz siz mesela? Gorunmeyen, hani ozellikle ateistlerin bir turlu gorme serefine erisemedigi cin, veya inancini mi? Alakasi yok. Bakin bakalim orada, o surede kimler anlatiliyor? Cikarabilecek misiniz?:wave: Kestirmeden wiki'den veriyorum linkleri daha detayli arastirabilirsiniz. http://en.wikipedia.org/wiki/Antioch http://en.wikipedia.org/wiki/Daqin http://en.wikipedia.org/wiki/Ignatius_of_Antioch Bu da Arap folklorunden hem Kuran'a , hem de Islamiyete uyarlanmis cin. http://en.wikipedia.org/wiki/Djin Inscriptions found in Northwestern Arabia seem to indicate the worship of jinn, or at least their tributary status. For instance, an inscription from Beth Fasi'el near Palmyra pays tribute to the "Jinnaye", the "good and rewarding gods".[6 Bu da Kuran'daki ayet bakalim, Muhammed(veya kitabi yazan kimse artik) ne yazmis? 6/100 Bir de cinleri Allah’a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir. Bakalim Isa ne soylemis? 30Onlardan uzakta otlayan büyük bir domuz sürüsü vardı. 31Cinler İsa’ya, “Bizi kovacaksan, şu domuz sürüsüne gönder” diye yalvardılar. 32İsa onlara, “Gidin!” dedi. Cinler de adamlardan çıkıp domuzların içine girdiler. O anda bütün sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu. Bakalim Davud ne diyor? Samuel/1/28 And David said to Achish: 'Therefore thou shalt know what thy servant will do.' And Achish said to David: 'Therefore will I make thee keeper of my head for ever Now Samuel was dead, and all Israel had lamented him, and buried him in Ramah, even in his own city. And Saul had put away those that divined by a ghost or a familiar spirit out of the land. Asagida Kuran'daki Calut yani.. Mesela Kuran'da denir ki; Cehennem'i insan ve cinlerle dolduracagim. Halbuki bahsedilen anlamda ciddi anlamda bir cehennem(cehennem tasvirleri vs.) yoktur. Bunun en iyi ispat ayeti de yukardaki ayettir. Muslumanlar su soruyu sormazlar kendilerine hic; Allah nicin insan ve cini cehenneme atiyor da seytan'i atmiyor? Islamiyetin en buyuk cikmazlarindan biridir bu. Seytan ve Cin ayrimini Diyanet bile koyamaz ortaya. Cunku cin bahsi tahrif edilmis ve yerine arap folklorundeki cin konulmustur. Hatta Muhammed bile cinlenmis bu diye dalga gecilmistir. Daha uste koydugum ayet, Muhammed veya kitabi yazan her kimse cinleri tanimi aciktir. Allah'in kizlari ve ogullari seklinde.. Yani kitap ilahi diye cok tahrif edilmistir, ancak kendisini kurtarir, diger kitaplarda da oldugu gibi... Bu yuzden ilahi kelam degildir zaten. Kuran'a dair, Cahiliye devri de olsa, somut olarak gormedigi ve dokunmadigi birseyi, Allah'a kiz veya oglan diye yakistiramaz o insanlar. Yakistirsalar zaten teblig'e inanirlar, reddetmezler. Cunku Kuran Allah'i gorunur, dokunulur vs. birsey degildir. Aksine gorunmez. Gecmez olur mu bahisler ? Zebur'a niye uvey evlat muamelesi yapilsin? Islamiyet'e gore Zebur kime indirilmistir? Davut'a.. O halde nicin sadece Zebur diye ariyorsunuz? Siz arastirmadiniz sanirim Kuran'i detayli sekilde. Kitaplari karsilastirdiginizda bahsettigini gorebilirsiniz. Islamiyet kategorilendirmede Tanah tarzinda gider. Sadece ayet ve sure alti dizilimleri yanlistir. Ki gene farketmez, Kuran'da yazilidir neticede... Tamam gercekte Tevrat, Musa'nin ilk 5'i kabul edilir. Ancak Tanah dediginiz kitap,Museviligin kutsal kitabi, Tevrat ve Zebur olarak iki bolumden olusur. Tevrat'i da onaylar/kabul eder yani. Zebur'un Davud ve Suleyman tarafindan yazilmis olduguna inanilir. Kuran'da bahsettiginiz kadar(4) degildir Zebur ayetleri. Zaten bahsediyor detaylica da. En azindan diger kitaplardan bahsettigi olcude bahsetmekte. Kuran ayetleri yanlis dizilmis olabilir ama bu bahsetmedigi anlamina gelmez. Kestirmeden onume gelen linkten verdim; 5:78 deki ayet zaten yeterince aydinlaticidir Davud'un peygamberligine ve Zebur'a iliskin. 2/246 Mûsâ’dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, “Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım” demişlerdi. O, “Ya üzerinize savaş farz kılındığı hâlde, savaşmayacak olursanız?” demişti. Onlar, “Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz hâlde Allah yolunda niye savaşmayalım” diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir. 2/247Peygamberleri onlara, “Allah, size Tâlût’u hükümdar olarak gönderdi” dedi. Onlar, “O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha lâyığız. Ona zenginlik de verilmemiştir” dediler. Peygamberleri şöyle dedi: “Şüphesiz Allah, onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı.” Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir. 2/248Peygamberleri onlara şöyle dedi: “Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Mûsâ ailesinin, Hârûn ailesinin geriye bıraktığından kalıntılar vardır. Onu melekler taşımaktadır. Eğer inanmış kimselerseniz, bunda şüphesiz sizin için kesin bir delil vardır.” 2/249 Tâlût, ordu ile hareket edince, “Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka.” dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Tâlût ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) “Bugün bizim Câlût’a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok.” dediler. Allah’a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: “Allah’ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir.” 2/250(Tâlût’un askerleri) Câlût ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kâfir kavme karşı bize yardım et.” 2/251Derken, Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Câlût’u öldürdü. Allah, ona (Davud’a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allah’ın; insanların bir kısmıyla diğerlerini savması olmasaydı, yeryüzü bozulurdu. Ancak Allah, bütün âlemlere karşı lütuf sahibidir. 4/163 Biz, Nûh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyüb’e, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleyman’a da vahyetmiştik. Davûd’a da Zebûr vermiştik. 5/78İsrailoğullarından inkâr edenler, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lânetlendi. Bu, onların isyan etmeleri ve hadlerini aşıyor olmalarından ötürüydü. 6/84Biz ona İshak’ı ve Yakub’u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nûh’u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Dâvud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yûsuf’u, Mûsâ’yı ve Hârûn’u da. İyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız. 17/55 Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Dâvûd’a da Zebûr’u verdik. 21/78 Dâvûd ile Süleyman’ı da hatırla. Hani bir ekin tarlası hakkında hüküm veriyorlardı. Çünkü halkın koyunları o ekine girmişti. Biz de hükümlerine şahit olmuştuk. 21/79 Biz hüküm vermeyi Süleyman’a kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Dâvûd ile birlikte, Allah’ı tespih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik. 21/80 Bir de Davud’a, sizin için, zırh yapma sanatını öğrettik ki, savaşlarınızda sizi korusun. Şimdi siz şükrediyor musunuz? 21/105Andolsun, Zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebûr’da da, “Yere muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır” diye yazmıştık. 34/10 10-11) Andolsun, Davud’a tarafımızdan bir lütuf verdik. “Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin” dedik ve “(Bütün vücudu örtecek) zırhlar yap, işçilikte de ölçüyü tuttur diye demiri ona yumuşattık. “Salih amel işleyin. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı görürüm” diye vahyettik. Bunun yanisira'da Mulk suresinin(ki islamiyette zenginlik suresi olarak bilinir ) bircok ayeti, Mezmurlar'i karsilar. Mezmurlar 1 Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz. Kuran Görmedikleri hâlde Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır. Mezmurlar Kötüler yola gelmezse, Tanrı kılıcını biler, Yayını gerip hedefine kurar. 13 Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları. Kuran Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık. (ahiret'i diyanet eklemis) Mezmurlar İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor. 15 Bir kuyu açıp kazıyor, Kazdığı kuyuya kendisi düşüyor. 16 Kötülüğü kendi başına gelecek, Zorbalığı kendi tepesine inecek. Kuran Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü varılacak yerdir orası! Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler. Mezmurlar 3 Seyrederken ellerinin eseri olan gökleri, Oraya koyduğun ayı ve yıldızları, 4 Soruyorum kendi kendime: "İnsan ne ki, onu anasın, Ya da insanoğlu ne ki, ona ilgi gösteresin?" Kuran O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahmân’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun? Sonra tekrar tekrar bak; bakışların (aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp) âciz ve bitkin hâlde sana dönecektir. Mezmurlar 6 Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın, Her şeyi ayaklarının altına serdin; 7 Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları, 8 Gökteki kuşları, denizdeki balıkları, Denizde kıpırdaşan bütün canlıları. 9 Ey Egemenimiz RAB, Ne yüce adın var yeryüzünün tümünde! Kuran O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah’ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O’nadır. Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahmân tutuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir. Mezmurlar 7 Oysa RAB sonsuza dek egemenlik sürer, Yargı için kurmuştur tahtını; 8 O yönetir doğrulukla dünyayı, O yargılar adaletle halkları. RAB kutsal tapınağındadır, O'nun tahtı göklerdedir, Bütün insanları görür, Herkesi sınar. 5 RAB doğru insanı sınar, Kötüden, zorbalığı sevenden tiksinir. Kuran Hükümranlık elinde olan Allah, yücedir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir. O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır. Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir. Yaratan bilmez mi? O, en gizli şeyleri bilir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır. Mezmurlar 3 Kötü insan içindeki isteklerle övünür, Açgözlü insan RAB'be lanet okur, O'nu hor görür. 4 Kendini beğenmiş kötü insan Tanrı'ya yönelmez, Hep, "Tanrı yok!" diye düşünür. 5 Kötülerin yolları her zaman başarıya götürür. Öyle yücedir ki senin yargıların, Kötüler anlayamaz, düşmanına burun kıvırır. 6 İçinden, "Ben sarsılmam" der, "Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem." 7 Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı. Kuran De ki: “Söyleyin bakalım: Diyelim ki Allah beni ve beraberimdekileri helâk etti, yahut bize acıdı. Peki, ya inkârcıları elem dolu bir azaptan kim koruyacak?” Mezmurlar 6 Kötülerin üzerine kızgın korlar ve kükürt yağdıracak, Paylarına düşen kâse kavurucu rüzgar olacak. Kuran Yahut göktekinin, üzerinize taş yağdıran rüzgâr göndermeyeceğinden mi emin oldunuz? O zaman, uyarım nasılmış bileceksiniz! Mezmurlar 7 O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı dağların temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti. 8 Burnundan duman yükseldi, Ağzından kavurucu ateş Ve korlar fışkırdı. 9 Kara buluta basarak Gökleri yarıp indi. 10 Bir Keruv'a binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi. 11 Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı. 12 Varlığının parıltısından, Bulutlardan dolu ve korlar savruluyordu. 13 RAB göklerden gürledi, Duyurdu sesini Yüceler Yücesi, Dolu ve alevli korlarla. 14 Savurup oklarını düşmanlarını dağıttı, Şimşek çaktırarak onları şaşkına çevirdi. 15 Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı, ya RAB, Senin azarlamandan, Burnundan çıkan güçlü soluktan. Kuran Göktekinin sizi yere geçirivermeyeceğinden(!) emin mi oldunuz? (O zaman) bir de bakarsınız yeryüzü şiddetle çalkalanıyor. Yakupogullarina kufredenler Isa ve Davud diliyle lanetlenmis. Kaldi ki daha Suleyman ayetleri yok bunun icinde. Semavi dinlerin kendi kurgusunda secilmis insanlarin ardindan hep bir diger uyarici verilir. Kitapli olsun veya olmasin. Teblig ettikleri ana fikir aynidir.Degismez. Ibrahim-Lut, Yakup-Yusuf, Musa- Harun, Davud -Suleyman, Zekeriya-Yahya, Isa-Muhammed Ali olayi baslibasina sorundur zaten islamiyet icin. |
Sevgili Neva, ilkin şunu söylemeliyim ki, ben "zorba" kelimesini işi zora dökenler için söyledim.
İkinci olarak, Zebur'daki bölümler ile Kuran'dan buna karşılık vermeye çalışmışsın. Bu şekilde ikna etmek kolay olmasa gerek. Araştırmacılar da bu durumu iyi bildikleri için, Kuran'da doğrudan Zebur adının geçtiği 4 tane tahmini ayet vermişlerdir. Yoksa, dediğin gibi aralarında çok sıkı bir ilişki olduğunu tahmin etmek zor değil. "Şeytan" konusuna gelince, Eski Mısır'da böyle bir şeyin olmadığı tarihi kanıtlarla ortaya konulmuştur. Hatta bu konuda bir de belgesel filmin mevcut olduğunu biliyorum. Bu filmi bulursam, sana linkini vereceğim. Fakat biz neden bunları tartışıyoruz ki, kutsal kitapların birer insan yazması olduğunu, en azından Eski Mısır'da "Şeytan" kavramının olmamasından anlayamıyor muyuz? Arkadaş, Eski Mısır'daki inanç hakkında, hem de orijinal metinlerden, bilgim var ve "Şeytan" kavramının piramit metinlerinde, papirüslerde ve parşömenlerde olmadığını gayet iyi bilirim. Sırf bu bile her şeyi açıklamamız mı bize? |
Alıntı:
Elbette biliyorum zorba derken kimleri kastettiginizi, rahat olun ben ateistim. Zebur konusunda isim olarak haklisiniz ama islamiyet inancinda, her kitap kendi peygamberi ile anilir ama ayrilmaz. Ona bakarsaniz egerm Incil diye aratin bakalim kac ayet cikacak ismen? Halbuki ayete girdiginiz zaman bir suru ayet bulursunuz. Cunku Isa bahsindedir onlar. Mesela verdiginiz ayni linkte farkli ayetler de mevcut, demek ki bu ayetleri Davud'a ithaf ediyor yerlesik islam. http://meal.ihya.org/kurandan-ayetle...i-ayetler.html E dogal olarak Zebur'u kaynak verecegim, tartisma konusu Zebur cunku, yani Davut. Antik Misir icin seytan manasinda tam olarak yoktur denemez. Cunku baslibasina Book of Dead vardir. Oluler kitabi yani. Son yillarda yapilan belgeseller fazla gudumlu .. Elbette verirseniz belgesel'i izlerim. Ancak arkeolojik olarak zaten boyle bir inancin varligi(seytana inanc) kanitlandi. Catalhoyuk ve Gobeklitepe kazilarinda.. Normalde Yezidi'ler olarak bilinirdi, Irak bolgesi civari, ama Sumer ve Asur'da onun oncesi zaten cok cok uzun yillar oncesi adina. Bu anlamda Antik Misir'da seytan bahsinin olmamasi imkansiz bir sey. Ama dedigim gibi belgeselin linkini verirseniz seyrederim. Kisisel olarak sizin papirus okuyabilmeniz guzel tabi, ama bana gore olcut olamaz. Cunku ben kutsal addedilen kitaplari (gelmis gecmis hepsini semavi olsun olmasin) tarih, arkeoloji, mitoloji, tip vs. ile birlikte arastirir incelerim. Ben sizin calismalarinizi takip ediyorum mesaj atmasam da.. Zira Antik Misir kulturel bakimdan zenginlik olsa da, Antik Misir'lilar kendi atalarini Punt ulkesine dayandirirlar. Punt ulkesini cozmeden, Antik Misir'da seytan bahsi yok diyemeyiz. Bu yuzden tartismak zorundayiz mesela... Punt ulkesinin yeri de bilimsel olarak 2 seceneklidir ve kesin degildir. Siz Herodot basliginizdaki bir mesajinizda bunu islediniz, dikkatimi cekti, fakat farkinda degilsiniz sadece Antik Misir'la ilgilendiginiz icin.(Yukarda bu yuzden dedim herseyi antik misir'da bulamassiniz diye, siz belki ukalalik olarak addettiniz ama niyetim bu degildi) Ben arastirma heyecaninizi kirmamak icin soylememeyi tercih ettim ve o basliginiza yazmadim mesaj atmadim. Yani herseyi papiruslerde bulamassiniz. Babil'de cift din vardir mesela. Muazzez hanimin bahsettigine benzer tek bir din yoktur.(diger Herodot basliginizda islemistiniz) Semavi dinlere gore, Seytan'da tanri tarafindan yaratildigi icin, kotuyu sembolize eder, ancak bu da tanridandir. Musevilikte ve Islamiyet'te seytandan uzak durulmasi, uyulmamasi emredilir. Cunku ne sekilde gorunecegi belli degildir. Melek olusu sebebiyle. Ayrica inananlar babinda da bunun kendileri icin iyi/kotu oldugunu kisiler bilemez, yalnizca tanri bilir. Ancak hristiyanlikta durum farklidir. Kayip, daha dogrusu Incil'e konulmamis apokrifler sebebiyle. Cunku Lucifer kelime kokeni olarak Latince'dir. Dogal olarak,mantiken Tanah Roma doneminden sonra yazilamaz. Ancak Roman astrolojisinde Lucifer sabah yildizidir, sabahlari cennetten gorunur. Oysa Tanah'ta, o devrilen, dusen Babil kralidir. E zaten mesajimin basinda soyledim. Kitaplar insan yazmasidir. Ama bize tarih hakkinda cok fazla fikir verirler, eger dumduz okumazsaniz. |
Ancak arkeolojik olarak zaten boyle bir inancin varligi(seytana inanc) kanitlandi. Catalhoyuk ve Gobeklitepe kazilarinda..
Sevgili Neva Göbeklitepe kazılarında ortaya çıkan bu kanıtlardan bahsedebilmeniz mümkün mü. saygılarımla |
Alıntı:
Neyse, ben konuyu dağıtmadan Neva'nın isteğini yerine getireyim: "Mısır'ın Dışında: Şeytan'ın Doğuşu" Çekinmeyin; belgesel Türkçe'dir ve belgeseldeki bulgular araştırmalarımızı doğrular. Bu belgeseli nasıl keşfettiğime gelince, bunu şu mesajımdan açıkça görebilirsiniz. Peki Eski Mısırlılar neden korkardı? Uzun bir mesaj gerektiren bu sorunun yanıtı, "lanet" olacaktır. Onların tek korktukları şey önemli birisi tarafından lanetlenmek idi. Kafanız buna bastığı anda, Eski Mısır'da "Şeytan" olmadığını anlayacaksınız. |
Alıntı:
Dinlerde yezidilik diye tanimlanan bir ekol vardir. Yezidiler, antik donemde simdiki Irak(Musul civari) ve Turkiye'nin bir bolumune yayilmis haldedir. Fakat yezidilerin, yezidi diye anilmadan onceki doneminde de(cok cok eski donem yani) baska isimleri olabilir. Cunku kokenleri Sumer ve Asur'a uzanir,antik donemdeki yerlesim birimleri olarak. Malum Sumer tabletlerini herkes okuyamiyor. Gobeklitepe'de bu sekilde seytan inanci tasiyan, ancak bu bazi semavi dinlerdeki seytan anlayisi gibi degil pek, zira o semavi kitaplar fazlasiyla tahrif edilmis durumdadir. Fakat kabalist, okultist, pagan cag yazarlari tarafindan yazildigindan, tum semavi kitaplar iki yonludur anlatim bakimindan. Yehooo peygamberim ben! diye ortaya cikmamistir hicbiri. Insanlar bu kisileri olumlerinden cok sonra siyasi cikar yuzunden peygamber haline getirmistir. Peygamberlik kurumu olusturulmustur. (Mesela Tevrat'i cokertmek icin Antik Misir'a ihtiyac yoktur. Musa'nin ilk 5 kitabinin en sonunu dikkatli okursaniz, insan yazmasi oldugunu gorursunuz. Musa henuz yasarken kendi olumunu herseyiyle yazamaz zira.) Bu insanlarin bilgi olarak kokeni geriye dogru hayli bir uzundur, Antik Misir'i filan da asar yani.. Dumduz okursaniz hicbir sey anlamazsiniz. Cumle ardina saklama ve sembolizm teknigi kullanilir. (bunun islamdaki vs. klasik batini ilimlerle filan ilgisi yok yani, cift anlamlar vs.) Cumle anlamsiz sekilde verilir, siz arastirirsaniz bulursunuz. Arastirmassaniz sacmalamis, ne kadar da siddet icerikli filan diye firlatip atarsiniz. Ancak ateist iseniz, objektif, siradan bir yazma olarak gere vererek bakabilirsiniz yani. Suradan ingilizce linke ulasabilirsiniz, seytan inanci icin. http://www.telegraph.co.uk/news/worl...s-of-Iraq.html Google'a Gobeklitepe yazarak resimlere ulasabilirsiniz. Mesela Catalhoyukte genellikle kus ve yilan figurleri agirliktaydi. Oysa Gobeklitepe'de figurler daha da zengindir ama birsey cok dikkat cekicidir. Net bir fotograf degil ama daha netini bulursam koyarim. http://2.bp.blogspot.com/-PxsRU2M_2I...0/beasties.jpg Mesela sol tarafta, elinde yuvarlak top gibi birsey tutan gordugunuz tapinak bekcisi simgesidir. Kartal filan degildir. Cift cinsiyetlidir. Veya su verecegim linkte(kopyalayamiyorum cunku), bir resim var ona ozellikle bakin, dansedenler (halay gibi) goreceksiniz bir tanesini. http://ngm.nationalgeographic.com/20...si-photography Bu da seytan inanci figurudur. Ben hastalikli derecede tarihi, arkeolojiyle birlikte arastirmaya merakli oldugum icin figurleri ayirt etmekte zorlanmiyorum. Ayrica Kuran'da da bu yonde ayetler mevcut bolca, tipki diger kitaplarda oldugu gibi. Ancak tahrifata ugradigi icin ayirt etmeniz gerekiyor. |
Gobeklitepe'de bu sekilde seytan inanci tasiyan, ancak bu bazi semavi dinlerdeki seytan anlayisi gibi degil pek, zira o semavi kitaplar fazlasiyla tahrif edilmis durumdadir.
Sevgili Neva Altını çizdiğim bölüm olayın özü aslında. Ben de bunu savunurum. İÖ 11.000 de şeytan bulabilmek biraz fazlaca kurgu olmuş gibi. Kaldı ki arkeologun Göbeklitepe kitabında da böyle bir gönderme yoktur, o yüzden sordum. Neyse ben verdiğim rahatsızlık için özür dileyerek konyu saptırmadan izlemeye devam edeyim. saygılarımla |
Alıntı:
Kafamizin basmamasi ile mi tanimliyorsunuz bizi? Biraz uslubunuza dikkat lutfen... Belgesel diye bana bizim Dark'in sayfasini vermissiniz. Ben onu ve calismalarini takip ederim zaten. Mucize yalanlari grubunda da beraber calisir,ceviri yapar, fikir alisverisinde bulunuruz. Bahsettiginiz bu belgesel ise gerek yok zaten biliyorum. Once okudugunuzu anlamalisiniz. Ben size Punt ulkesi dedim farkinda misiniz? Madem bu denli hakimsiniz Misir tarihine, papirus okuyabiliyorsunuz, aciklayin bize, hem de bilim'e yardimci olun, bilimadamlari bos yere kendini paralamasin. Nerededir Punt ulkesi? Madem ki bu bilgilere sahipsiniz, bize Muhammed'in kim oldugunu da aciklayin, ogrenelim sayenizde. Ayrica diger linkteki mesajinizda; "Fakat bu belgeselin program sunucusu neden Mısır'ın dışına çıkmak gibi bir hata yapmış; onu anlamadım. Çünkü Napoleon Bonaparte'nin 1798'deki "Mısır Seferi"nin Avrupa'ya en büyük katkısı, Avrupa'nın, dolayısıyla Batı'nın Mısır Uygarlığı ile tanışmış olması, özellikle Eski Mısır'daki Din Olgusu'nun ne olduğunun Batı'da anlaşılmış olması idi!" niye hata olarak degerlendirdiniz? Napolyon ile mi tanidi Avrupa Misir'i? Bundan once hic bilen yok muydu? Lanet kavrami da olsa farketmez,yine ayni yone cikar, Sadece tek tanri yoktur da cok tanri vardir. Yani bu Misir'da seytan kavrami yoktur anlamina gelmez ki.. |
Alıntı:
Kesinlikle. Dinlerin cozulme noktasidir zaten bu olayin ozu dediginiz yer. Seytan inanci var, ama bu bildik tanidik seytan degil yani... Ozur dileyecek birsey yok. Evet semavi kitaplar tahrif edilmis, hepsine donemin folklorik figurleri ilave edilmis. Fakat hala arada saglam ayetler var. Bu anlamda kendilerini kurtariyorlar bir nebze tahrifattan. |
Enam Suresi'nden peşpeşe 2 ayet:
155. İşte bu (Kur'an), bizim indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Buna uyun ve Allah'tan korkun ki size merhamet edilsin. 156. "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (hıristiyanlara ve yahudilere) indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik" demeyesiniz diye; bu mealdeki "hristiyanlara ve yahudilere" kısmı pek çok mealde parantez içinde yazılmıştır ve orjinal arapçasında yoktur. 156. ayet dikkatle incelenirse, Zebur diye bir kitabın olmadığı anlamı çıkarılabilir. 1. varsayım: pek çok mealcinin yaptığı gibi "2 topluluk" kısmından hıristiyanları ve yahudileri kastettiğini düşünelim. bu iki topluluğu ırk olarak değil de, dinsel inanış olarak ayrıştırmıştır. Kur-an'a göre, hristiyanlar ve yahudiler birer peygamber ve birer dinle 2 topluluk haline gelmişlerdir. Zebur diye bir kitap olsaydı, 3. bir topluluktan bahsedilmeliydi (ibrani olsalar bile). Bu durum, "kendisine kitap verilen" olarak Kur-an'da anılan Davud'a, boş zamanlarında kendi kendine okusun diye bir kitap verildiği sonucunu doğuruyor. 2. varsayım: burada kastedilen iki topluluk dinsel anlamda 2 topluluk değil iseler (ki mealciler yanılmış oluyor), Zebur'u yine bir yere koyamıyoruz. Kur-an, dinsel olmayan anlamda topluluklardan bahsederken bir kişiyle beraber anar. Lut'un kavmi, İbrahim'in kavmi, Musa'nın kavmi vs. Davud'un topluluğundan bahsederken de Davud'un kavmi düşünülmelidir. Zebur diye bir kitap ve peygamberi olsaydı 3 topluluktan bahsedilmeliydi. ayıkla pirincin taşını... |
Objektif bakilirsa sayet;
155. ayetin orjinalinde de Kuran kelimesi yoktur. Kitap olarak gecer. Kuran(kurguya sadik kalmak kosuluyle) mantiken olamaz. Kuran kac yilda parca parca vahiy olarak gelmis. Bir kitabin vahiyleri, yine kurguya sadik kalacak olursak, henuz inerken kitaplastirilmis olamaz. Dolayisiyla, 156. ayete iliskin, onceki iki topluluk, ayette bahsedildigi gibi iki farkli din mensubu, yahudi ve hristiyan olamaz. Bu da Zebur'un olmadigina kanit teskil etmez. Zira; Enam/5 Nitekim hak (Kur’an) kendilerine gelince onu yalanladılar. Fakat alay ettikleri şeyin haberleri kendilerine ilerde gelecektir. Bu ayetin orjinalinde de Kuran kelimesi yok. Enam/7 (Ey Muhammed!) Eğer sana kâğıda yazılı bir kitap indirseydik, onlar da elleriyle ona dokunsalardı, yine o inkâr edenler, “Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir” diyeceklerdi. Bu ayetin orjinalinde de Muhammed yok. Enam/10 (Ey Muhammed!) Andolsun, senden önce de birçok peygamber alaya alınmıştı da onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıp mahvetmişti. Yine orjinalde Muhammed yok. Enam/25 İçlerinden, (Kur’an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız. Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkâr edenler, “Bu (Kur’an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil” derler. Bu ayetin orjinalinde de Kuran, yok. Enam/37 Dediler ki: “Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!” (Ey Muhammed!) De ki: “Şüphesiz Allah’ın, bir mucize indirmeğe gücü yeter. Fakat onların çoğu bilmiyor.” Orjinalinde Muhammed yok. Enam/40 (Ey Muhammed!) De ki: “Söyleyin bakalım. Acaba size Allah’ın azabı gelse veya size kıyamet saati gelip çatsa (böyle bir durumda) siz Allah’tan başkasını mı çağırırsınız? Eğer (putların size yararı dokunduğu iddianızda) doğru söyleyenlerseniz (haydi onları yardıma çağırın). Orjinalde Muhammed yok. Enam/66 O (Kur’an) hak olduğu hâlde, kavmin onu yalanladı. De ki: “Ben size vekil (sizden sorumlu) değilim.” Orjinalde Kuran yok. Enam/90 İşte, o peygamberler, Allah’ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların tuttuğu yola uy. De ki: “Bu tebliğe karşı sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur’an), bütün âlemler için ancak bir uyarıdır.” Orjinalinde yok. Enam/91 Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, “Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi” dediler. De ki: “Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kâğıtlar hâline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab’ı kim indirdi?” (Ey Muhammed!) “Allah” (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar. Orjinalinde Muhammed yok. Enam/92 İşte bu (Kur’an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilâhî kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke’yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır. Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar. Orjinalinde ne Mekke, ne Kuran var. Kitap var sadece. Enam/ 106 Ey Muhammed! Sen, Rabbinden sana vahyedilene uy. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a ortak koşanlardan yüz çevir. Orjinalde Muhammed yok. Enam/128 Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız.” Onların insanlardan olan dostları, “Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık” diyecekler. Allah da diyecek ki: “Allah’ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedî kalmak üzere duracağınız yer ateştir.” Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir. Orjinalde yok. Enam/143 O, (hayvanlardan) sekiz eşi de yaratandır: (Erkek ve dişi olarak) koyundan iki, keçiden de iki. Ey Muhammed! De ki: “Allah iki erkeği mi haram kıldı, yoksa iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan (yavru)ları mı? Eğer doğru söyleyenler iseniz bana bilerek haber verin.” Orjinalde yok. Enam/145 De ki: “Bana vahyolunan Kur’an’da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir.” Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir. Orjinalinde yok. Enam/151 (Ey Muhammed!) De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Meşrû bir hak karşılığı olmadıkça, Allah’ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin. İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız.” Orjinalinde yok. Enam/155 Bu (Kur’an) da bizim indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Artık ona uyun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin. Orjinalinde yok. Enam/158 (Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbinin âyetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez. De ki: “Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz.” Orjinalinde yok. Enam/162 Ey Muhammed! De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.” Orjinalinde yok. Enam/146 Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık. Sığır ve koyunların ise, sırtlarında veya bağırsaklarında bulunanlar, ya da kemiklerine karışanlar dışındaki içyağlarını (yine) onlara haram kıldık. İşte böyle, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz. Orjinalinde yahudi yok. hâdû var. Arapca yahudi'nin yazilisi belli. Kestirmeden Google; يهود (yahūd) يَهُودِيّ • (yahūdiyy) http://en.wiktionary.org/wiki/%D9%8A...F%D9%8A#Arabic Bu durumda ic yag yasaklanan hâdû'ler kimdir? Bakara/111 hûden: yahudi Bakara/113 el yahûdu: yahudi Bakara/120 el yahûdu: yahudi Bakara/135 hûden: yahudi Bakara/140 hûden: yahudi Al-i Imran/67 yahûdiyyen: yahudi (Ibrahim ne yahudi ne hristiyandi) Nisa/46 hâdû: yahudi Nisa/160 hâdû :yahudi Maide/18 el yahûdu: yahudi Maide/5 hâdû: yahudi ve er rabbâniyyûne: kendilerini rabbilerine adamis olanlar ve el ahbâru: zahidler, yahudi alimler, hahamlar Maide/51 el yehûde: yahudi( amenu olanlar, yahudi ve hristiyanlari dost edinmeyin) Maide/64 ve kâlet(i) el yehûdu: yahudi (yahudiler Allah'in eli siki dediler) Maide 69 ve ellezîne hâdû: yahudi (yahudiler, sabiiler, hristiyanlar -allaha ulasmayi isteyen) Şüphesiz inananlar (müslümanlar) ile Yahudiler, Sabiîler ve Hıristiyanlardan (her bir grubun kendi şeriatında) “Allah’a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır” (diye hükmedilmiştir.) Hâdû'ler kimdir?:playball: Arapca bilen bir arkadas aydinlatirsa, sevinirim. |
buradaki hadu kelimesi yahudileri açıklar ve hidayeti anlatan hidaye kelimesi ile ilgisi yoktur. bu halde hadi ismini alır ki o da hidayet veren demektir.
|
Alıntı:
ben, Kur-an'ın tanrısının yalancısıyım. o ne demişse onu aktarıyorum, kendimden birşey uydurmuyorum. ayrıca, uyduracak olanlara karşı önlem olsun diye de 2 varsayımla geliyorum. yoksa benim (ve de mealcilerin) aklıma yatan 1. varsayımı savunur geçerdim. Bakara 97: De ki: “Her kim Cebrail’e düşman ise, bilsin ki o, Allah’ın izni ile Kur’an’ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü’minler için de bir hidayet rehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmiştir.” Kur-an kelimesi doğrudan geçmemekle beraber tüm meallerde "tasdik eden şey" kelimeleri Kur-an olarak anlaşılmıştır. musaddikan li-mâ : tasdik eden şey sonuç olarak, Enam 156'da kastedilen de (El kitâbu) İncil ve Tevrat'tır. Eğer bunun aksini savunmaya gerçekten niyetliyseniz bir başlık açın ve Kur-an'da kitap olarak bahsedilenlerin İncil, Tevrat, Kur-an olmadığını, başka bir anlama geldiğini savunun. %1 ihtimalle de olsa, haklı çıkarsanız hepimizin önünde yeni bir ufuk açmış olursunuz. saygılar... |
Alıntı:
Ama iste toptan tum yahudileri aciklamaz. Bu ayrimi sormustum ben. Alıntı:
Ben farkli bir yerden mi ayet koydum? Bakara/97 de bunlarin ispati olmaz. Zira onceki gelenler hep birbirinin tasdikcisidir zaten. Kuran cok acik sekilde, bir gecede komple inmemis zaten. Dahasi hicbir kitap. Dolayisiyla bahsettiginiz kitaplar olamaz. Nicin farkli bir baslik acayim ki? Zaten Zebur diye bir kitap yoktur iddiasiyla baslik acan sizsiniz. Ben de Zebur vardir diyorum. |
zebur var bende de mevcut
|
Alıntı:
Zagor olmasın (şaka yapıyorum)? dostum, İncil'deki mezmurlar bölümünü kastetmiyorsun değil mi? şu 150 bölümlük şiirlerden (psalms) yani? |
evet o kısım ama zebur diye basmış yeni yaşam yayınları
|
Zebur zaten baska bir dinin de inandigi kitap.
Baska bir din buna kutsal diye inanirken, boyle bir kitap yoktur demek anlamsiz, sirf Kuran curutulecek diye... |
Alıntı:
bu tür bölümlerden çok var. bu da Eyüp bölümü http://www.christiananswers.net/turkish/bible-tr/tr-job1.html başka bölümler de var. Ester bölümü vs. Bu başlığın ilk mesajında, Davud'la ilgili bölümün, Eyüple ilgili bölümden içerik olarak hiç bir farkı olmadığını söylemiştim. http://www.turandursun.com/forumlar/...72&postcount=1 yine aynı mesajda, "eğer Davud'la ilgili bölümleri bir kitap olarak kabul edeceksek, neden Eyüp'e ithaf edilen bölümleri bir kitap olarak kabul etmiyoruz?" demiştim. asıl problem burda. benim iddiam, muhammed'in kulaktan dolma bilgilerle Zebur diye ilahi bir kitabın varlığından söz ettiğiydi. kaldı ki, bir din kitabı (kutsal kitap) olmaktan çok uzak şiirlerler demeti bunlar. Ömer Hayyam'ı hatırlatıyorlar (her ne kadar alaycı olsa da). Ömer Hayyam da, muhammed'den önce yaşamış olsaydı belki ona da Hz. Ömer Hayyam diyorduk (muhammed sayesinde). saygılar... |
Alıntı:
Siz Incil'le, Tanah mi curutmeyi deniyorsunuz, Kuran'i da katarak? (anlamaya calistigim icin soruyorum) Yani baska deyisle, hristiyanlikla, museviligi mi curutuyorsunuz, islamiyeti de isin icine katarak Zebur diye bir kitap yoktur diyerek????? Sizin o siirler dediginiz bolumlerin cogu, Kuran'da da farkli pasajlarda mevcut zaten. Yani siz siir bunlar diyorsunuz diye, baska bir din de onlara o gozle bakilmaz. |
ben yaşasın bilimi anladım doğru söylüyor zebur diye ayrı bir kitap yok eski ahitin bir kitabı sadece.
yani musaya tevrat davuda zebur isaya incil verildi sözü doğru değil. |
Alıntı:
başka üyelerden merak eden varsa sorsunlar, cevap vereyim. ayrıca, benim açtığım başlıklara da mesaj yazmazsan sevinirim. |
Alıntı:
Basliginiz genele acik ve herkes yazabilir. Bunun disinda cevap vermemekte ozgursunuz elbette. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:19 . |