![]() |
Sad44 ve düşündürdükleri
sad44:
Şöyle dedik: “Eline bir demet sap al ve onunla vur, yeminini bozma.” Gerçekten biz Eyyûb’u sabreden bir kimse olarak bulduk. O ne güzel bir kuldu! O, Allah’a çok yönelen bir kimse idi. bu ayeti kurandan başka kaynak kabul etmeyenlerin nasıl tefsir edeceğini bilmiyorum. hadisleri kabul eden çoğunluğun bu ayeti tefsiri yaklaşık şu şekilde. eyup hastayken karısının hizmetinden memnun olmaz. iyileşince ona yüz sopa vurmaya and içer. iyileştiğinde ise pişman olur ve andını tutmak istemez. allah da ona bu durumdan nasıl sıyırabileceğine dair bir yol gösterir. ve şöyle der: 100 sopa vurmak yerine, 100 saptan oluşan bir demetle bir kere vur. böylece hem andını yerine getirirsin hem de karın 100 sopa yemekten kurtulur. allahın yöntemi çok ilginç. sen hastayken haksız bir şeye yemin ettin demiyor. ya ne öneriyor. kelimelere takla attırmayı öneriyor. müslümanların kelimelere takla attırmaya neden bu kadar meyilli olduğunu anladınız mı. bu metodu allahtan öğrendiler de ondan. |
Aslında, yüce allah, hastalık sırasında insanların sayıklayabileceğini, sanrılar ve halüsinasyonlar yaşayabileceğini bilse, ne taklaya gerek vardı ne kıvırmaya. ancak şu da var ki; Şüphesiz ki allah taklacıların en hayırlısıdır.
|
Alıntı:
Nasıl bir tanrı ki bu, karısının hizmetinden memnun olmayan bir kişiye bedensel şiddet uygulama ve sopa atma hakkını veriyor? Sonra da büyük iyilik lutfedip, sopa yerine daha hafif bi şey kullan da öyle vur diyor. |
sevgili voltaire darwin
islmda kadının durumu, islamın köleci toplumun ideolojisi olması, islam ve şiddet. bütün bunlara tamam. ancak burda dikkatinize sunmaya çalıştığım asıl şey başka. bu ayet; islam ıstılahında adına 'hile-i şerriye' denen uygulamanın dayanağı olan ayet. bilirsiniz islama göre erkek karısını üç kez boşayınca boşanan kadın başkasıyla evlenmeden yeniden evlenmeniz ayetle ayasaklanmıştır. ama bunu aşmak için hülle denen bir metod geliştirilmiştir. islam hukukunun nasıl bir komediye dönüştüğünün en güzel delilidir, hülle uygulaması. hülle kendi allahlarını kandırma metodlarıdır. allahlarının ayetini hülle ile boşa çıkarmışlar, bir başka ifade ile nesh etmişleridir. ancak bu üçkağıtçı metodu onlara öğreten de yine allahlarıdır. işte eyübe önerilen budur. bir söz mü verdin. takma kafana. söz dediğin nedir ki, sadece kelimedir. kelimeler ise eğilir bükülür takla da atar. |
sad44. ayet
Şöyle dedik: “Eline bir demet sap al ve onunla vur, yeminini bozma.” Gerçekten biz Eyyûb’u sabreden bir kimse olarak bulduk. O ne güzel bir kuldu! O, Allah’a çok yönelen bir kimse idi. Bu hikayeyi baştan itibaren bir inanıra anlattım. Bir demet sap ile eşine vurması hakkındaki düşüncelerini sordum. Saçma buldu. Böyle yeminden mi dönülür dedi. Çok saçmaymış. Bu hikayenin ayet olduğunu, Kuran'da yer aldığını söyledim. Şaşırdı ve kızmaya başladı. Sonrasında olabilir demeye başladı ve ayeti nasıl savunurum arayışına girişti. |
Alıntı:
Insanlarin kücükken beyinlerine din denilen, virus islenmese, ve insanlarin olgun caga gelindiginde ellerine kuran'i verip okumasini tavsiye etseler, o zaman bu kitaba kimse inanmaz böyle sacma bir sey mi olur diyecekler'dir, zaten diyorlarda. Inanir birisine sordugunuz zaman, müslümanmisiniz? verdigi cevap da gayet tabii ki elhamdüllüllah müslümanim. Ama nasil bir müslüman? kuran'daki müslüman'mi yoksa kafasindaki hayal ettigi müslüman'mi? Iste sizin de bahsettiginiz kisi de kafasinda'ki hayal ettigi müslüman. Ah bir bilseler önceden bunlari. benim de bir bacanagim var kendisine kabe hakkin da soru sormustum. Aldigim cevap söyleydi; Muhammedin kabri icinde oldugu. Bununun böyle olmadigini kendisine anlatinca, ve bana, ya o zaman icinde ne var pekii dedi.? Hic bir sey yok kara bir tastan haric! güya Allahin evi'ymis kim oraya girerse emniyette olur korunurmus diye yanitladim. Bacanagim buna cok sasirmisti ve bu cok sacma bir sey nasil olur!! diye basta itiraz da bulundu ve daha sonra da, bu benim dinim ve yanlista olsa dogru da olsa inanmak zorundayim dedi. Süre gelen inanc odur ki, yanlista olsa bundan vazgecemezler, siz buna müptala'mi deyiniz dinkoholik'mi deyiniz ne derseniz deyiniz, görünen o ki, Insanlik bunun pencesine cok kötü yakalanmis kurtulmasi da cok zor. Saygilar |
Sad 44 Edip Yüksel: "Şimdi eline bir değnek alıp yola çık. Yeminini bozma." Onu sabırlı bulduk. Ne iyi bir kul! Sürekli yönelirdi.
"bu ayeti kurandan başka kaynak kabul etmeyenlerin nasıl tefsir edeceğini bilmiyorum" demişsiniz sayın kerbekos. umarım öğretebilmişimdir. Sizin dayandığınız 100 sopa ile değnek hikayesine ise kargalar bile güler. Neyse konumuz zaten hadisler de değil. Ben hadislere inanmam. Allah veya Yaratıcı adını ne koyarsanız koyun takla atmaz efendiler. O sözün doğrusunu söyler. Ancak insanlar sözün doğrusuna takla attırırlar ki, sözü eğip büksün, ondan bir fayda sağlasın yahut söz anlaşılmasın diye. Hülle uygulaması konusunda size katılıyorum sayın kerbekos. Bunu yapanlar Yaratıcıyı değil olsa olsa kendilerini kandırırlar. Ama kendilerini kandırmalarının cezasını da çekerler. Sevgili Naturalist sözlerinize aynen katılıyorum bir farkla: Kişi sözleri ile müslüman -teslim olan- olamaz, kişi yaptıkları ile müslüman olur. Allah a fiziksel bir bina isnad edenlerden de uzağım. Allah size sizden de yakındır. Sevgi ile kalın. |
sayınateşvedemir
edip yükseli sizden daha iyi tanırım. öğrenci evini paylaştık. aynı ajansta çalıştık. edip ateist iddialara gayet aşinadır. o nedenle minareyi çalarken kılıfını hazırlamasını iyi bilir. bir örnekle şöyle izah edeyim. bu sitede bir başlık açılmıştı. kalple düşünme üzerine. o başlıkta allahın beyinden habersiz olduğu argümanını işlemiştik. edipin konuyla ilgili ayeti nasıl meallendirdiğini görünce ben bile şaşırdım. ayetlerde geçmemesine rağmen 'beyin' kelimesini çevirilere ekleyivermiş. uzun lafın kısası, daha ateistler bu argümanı geliştirmeden o kendi çarpıtmasını geliştirivermiş. bu başlıkta işlediğimiz konuyu ben zamanında müslüman öğrenci evlerinde tartışmaya açmış bir adamım. sen edipin o tartışmaları bilmediğini ve ayeti ona göre melallendirmediğini mi zannediyorsuın. dostum saf olman güzel bir şey. ama safa yatanlara ayar olurum. demek hadisleri redediyorsun öylemi. hadis rededen adam kuranı çok iyi bilecek. çünkü elinde başka kaynak yok. o ayette değnek falan yok. demet var. sen kabul etsende etmesende, şiisi sünnisi, tasavvufçusu selefisi o ayetin sebebi nüzülünü benim dediğim gibi açıklıyor. google de hülle yaz, ya da hile-i şerriyye yaz bak nelerle karşılaşacaksın. tıkladığın bütün başlıklarda bu ayete ulaşacaksın. yani şu an bana öğretmeye kalktığın şeylerin bir zamanlar üretiminde bulunmuştum. 1984 de mealciydim ve islam sosyalistiydim. |
Diyelimki çeviri sizin dediğiniz gibi olsun.
Eline bir demet sap al ve onunla vur Eşine vurduğunu nereden çıkardınız? Yanında mıydınız? Bana hadis demeyin lütfen. Madem ki ayetler üzerinden gideceğiz. |
Not: Eshabı nuzüller Kuranı sadece o doğrultuda anlamanız için dayatılan sözlerden başkası değildir.
Benim eshabı nuzüllere ihtiyacım da yok. |
Alıntı:
ne demek şimdi bu 'bana hadis demeyin'. bana sizin mealciliğinizden. siz islamı falan temsil etmiyorsunuz. siz kendi anlayışınızı temsil etmek için burdasınız. ortada bir din var. bu dinin bu ayeti tefsiri var. bu ayet böyle tefsir ediliyor. bu tefsire karşıysanız, burda ne yapıyorsunuz. gidin böyle tefsir edenlerin karşısına dikilin. ama sizi kaale almazlar. demek ki neymiş. orda olmam gerekmiyormuş. zaten öyle bir iddiam yok. ama şu sorunu da görmen gerekir. hadisçiler bir şekilde bu ayete bir açıklama getiriyor. kabul edersin ya da etmezsin. senin bir açıklaman var mı. hayır.olamaz. çünkü ne siyakı ne sibakı. o ayet hiç bir anlam ifade etmeyen bomboş bir söz gibi duruyor. al eline bir demet sap ve onla vur. yemini bozma. ne demek bu ya. hadi bakalım sen açıkla. |
Sözünde dur demek sayın kerberos
Söz verdiğinde sözünde dur demek. Benim anlamadığım eşini işin içine nasıl karıştırdınız? Eşini dövdüğünü nasıl anladınız? |
bak sayın arkadaşım
bana söz verdiğinde sözünde dur demen aslında ''ne kadar da boyundan büyük laf etmek'' elbetteki nereden bileceksin. anlayamadığın nedir arkadaşım. eşini işin içine ben karıştırmadım. ben olaya çok sonra dahil oldum. ben doğmadan senelerce önce zaten işin içine karıştırılmış. eşini dövdüğünü anlamak için özel bir çaba harcamadım. bunu anlamak için dahi olmak da gerekmiyor. sadece açıp hikayeyi okuyorsun. bu hikayeyi sizinkiler uydurmuş. ben değil. sen sonradan müslüman olmuşsun sanırım. direk de mealcilerin içine girmişsin. galiba geleneksel islami bir aileden gelmediğin için bu hikayelere kulağın alışık değil. bunların kaynağı hadistir, islam tarihidir. ben değilim. ben verili olan üzerinden ortaya koyuyorum. bir şey eklemeden, çıkarmadan. diyorumki, mealciler bu ayete siyak ve sibakından bir açılım getiremezler. gariptirki; ayetleri, hadiscilerin hikayelerinden koparıp yorumlamaya kalkınca, ayetlerin sanki içeriği boşalıyor. aslında hikayeye çok uyuyorlar. muhammedin bu ayetleri tıpkı hadiscilerin anlattığı biçimde açıklamış olma ihtimali çok yüksek. bu hikayeyi benim tasarladığı mı falan zannetmiyorsundur umarım. benim edebiyatçı yönüm çok zayıftır. beceremem. google da hile-i şeriyye diye araştır. cevaz verenler, cevazlarına delil olarak bu ayeti ve ayetin o şekildeki tefsirini kaynak gösteriyor. müslümanlar bu konuda hemfikir. çok ama çok azı (senin gibi mealciler) istisna. ne diyosun istisna üzerinden ne yapmalı. sana verdiğim ve tutmak zorunda olduğum hangi sözdür bir açıkla bakalım. |
Ah sevgili Kerberos
Ben neyim? Sen nesin? Ah arkadaşım; sorular sorular kafamı kemiren o sorular. Yanıtını aramak için çıktım yola. Ulaştığım yer aslında başladığım yermiş onu anladım. Kabe dediler bana secde et ona. Taştan bir bina dedim. Putları yıkan İbrahim geriye put bırakır mı dedim dinlemediler Allah Kuranda resule seni ataları uyarılmamış bir kavme gönderdik diyor Eeee açıklayın o zaman İbrahim nasıl olurda kabenin yapanı olur dedim anlamadılar. Geleceksin Mekkeye mescidi harama hacca dediler. mescidi haram sizin içinizdeki doğru ve yanlışlar sinsilesi dedim, yanlış dediler. Allah yanıbaşımdayken ona gitmek mi olur dedim? Anlatamadım. Allah a hayvan adayıp kestiler, dağıttılar, yediler. Asıl kurban olması gereken asıl kendini adaması gereken asıl yakınlaşması gereken sizsiniz dedim bana deli dediler. Ah sevgili Kerberos ah Namaz namaz dediniz hani nerde rekat sayısıyla sünnetiyle farzıyla vaktiyle Kuranda dedim Aha şurda dediler, okudum bulamadım. Azhab 56, Kıyamet 31 ve 32 yi söyledim görmezlikten geldiler. İşte hayatın kendisi salat dedim, iyi insan olmak salat dedim anlatamadım. Ya oruç. Ah benliğim ah. Yıllarca eyyamen meduata inat 30 gün aç susuz kaldım uydurulmuş ve sürekli dönüp duran bir takvime inanarak, oruç tuttum Allah için. Savm Allah için değil de kendim içinmiş, savm kendini dizginlemekmiş be kerberos. Meryem 26 yı anlattım onlara, bak Allah ın kutlu kulu Meryem yiyip içip sadece susma işiyle kendini koruyarak savm ediyor dedim yine anlatamadım. Ya kadir gecesi. Ah sevgili dostum ah. Hiç Ali nin öldüğü gün kadir gecesi olur mu söyle? Hacc dostum bu sayfalarda hergün yaptığınız şey aslında dedim. Yüzçevirdiler. İnsan eşit değilki, herkes elma değilki kıyaslansın. Herkes arasında kıyas tek yaşamla mümkün değil dedim deli saçması mısralar dediler. Söyler misin bana Afrikada yaşayan Kuranla tanışmamış yerliler cennete mi cehennememi gidecek dedim? Sustular. Ah sevgili Kerberos Ben neyim? Sen nesin? Beni kovmadılar kerberos ben kendim uzak olana gittim. Yakınlaşmak için. Sen de kovma beni olur mu? |
sevgili ateşvedemir
kovmak ne haddimize düşer ne de doğamıza uygun gelir. hayat denen maceranda yolun açık olsun arkadaş. bir şekilde seni kırdıysam kusura bakma. ama sen benim savaşmak için aradığım düşman değilsin. hoşçakal |
Ben sana kırılmadım, ben beni sevenlere kırgınım kerberos
En yakınımda olupta beni anlamayanlara Savaşmak için düşman da aramıyorum Egom ve süperegom arasında hergün savaşıyorum zaten. Düşman benim kendi içimdeki hep ben diyen egom Bulacağım doğru yolu ve bu yoldan akılla çıkacağım Kimine göre acı bir çığlık bana göre bir zafer nidasıyla Bulacağım kendimi ve ne olduğumu Sonra kalkacağım artık bu uykudan Ben sana kırılmadım be kerberos Ben beni sevenlere kırgınım |
Alıntı:
Ilgincmis ayetin tefsiri dogrusu..Yemin yemindir, illa ki uygulanacak babinda.. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:59 . |