![]() |
Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Genelde benim ailemde ölümler kanserden oluyor. Büyük olasılıkla sonum kanserden olacak. Çok pis bir hastalık. Öldürürken insanı insanlıktan ediyor.
Öldükten sonra ne farkeder nasıl öleceğimiz ama nedense Türkiye'de ölmek daha iyidir gibi bir saplantım var. Sanırım, diyeceğim en son söz: Hepinizi seviyorum ve karholsun emperyalizm :) Evet. Karholsun emperyalizm diyerek ölebilmek isterim :) Yani, kafa bu kafa değişmez duvara vursan da :) (da yı ayrı yazmak lazım. Sodomo kızar yoksa) |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Aklım başımdayken ve Türkiyenin tam olarak bağımsızlığını gördükten sonra ölmek isterdim.Ve son sözümde şu olurdu herhalde."Yaşasın özgürlük..Allah-u Ekber"
|
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
valla ben ölmek istemiyorum..
ona ölmeye yakın bakarız ya:) |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Bu kadar kotumser olma Mamuli kardes.
Ailende kanser olmayan hic yok mu? Canliyken, hep beraber bagiralim "kahrolsun emperyalizm" diye, ancak bizim sozumuzle kahrolmayacagini bal gibi biliyoruz. Somurulecek insan kalmayinca, kendiliginden kahrolacak zaten. ( bu arada kahrolsun yazarken imla hatasi yapmissin ,Sodomo gormeden duzelt) Sevgiler..... |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Benim favori ölüm şeklim kalp krizi çünkü fazla uzatmaz işi, bir bakmışsın ki hurilerin yanındasın :)
Ama burada ki en önemli konu bu son söz ne olacak ? Marx : "Son sözü hayatta yeterince konuşmamış olanlar söyler" (Bu onun son sözü olmuş) Edison: "Orada her şey çok güzel" (Adama cennet mi göründü yoksa ?) Hegel : "Beni bir kişi anladı o da yanlış anladı." (Yahu yaşları tutsa bu sözü Marks'a söyledi diyecem ama Hegel öldüğünde Marks 12 yaşındaydı, acaba kime söyledi bu sözü Hegel ?) Gogol : "Bir merdiven çabuk bir merdiven getirin" (Alın size cenneti gören biri daha bi de inanmazsınız:) Victor Hugo : "Siyah bir ışık görüyorum" (Bu siyah ışık da ne ola ki ?) Oscar Wild: "Ya duvar kağıdı gidiyor, ya da ben" Ama en harikasını geçen yüzyılda ki bir Amerikalı banka soyguncusu söylemiş (O zamanlar banka soyguncularını kurşuna dizerek idam ediyorlarmış) : Kurşuna dizilmeden önceki son dileğini sormuşlar ve o da demiş ki : "Kurşun geçirmez yelek istiyorum" Mamuli senin son sözün bir slogandan mı ibaret olacak ? Bak yakıştıramadım sana böyle banal sloganları :) Ama şöyle olabilir mesela : "Biz bir ölür bin doğarız ! " :) |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
durun yahu.önümüzdeki yıllarda ,kötümser bir yıl tahminiyle ,yaklaşık 100 yıl içinde insanın ort. ömrü asgari 120 yıl olacağı bahsediliyor.ayrıca ölüm konusunda epikürosa katılıtorum."biz ,biz olduğumuzda ölüm yoktur.ölüm geldiğinde ise biz ,biz değilizdir.o halde ölüm yoktur."ama son sözüm "mutlaka meşru bilinç ve meşru yöntemler kazanacak." olur.
|
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Korkuyorsunuz değil mi?Gideceği yerin meçhul olması insanı korkutur.Sizdeki o korku "Ya ahiret varsa" vehminin getirmiş olduğu bir korku olabilir mi?Bence öyle.Vicdanınızın sesine kulak verin.
Saygılarımla... |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
ben uykumda ölmek isterdim
uyurken ölmek daha bir acısız gibi geliyor.. (sanki daha önce ölmüşümde) :D son sözümde şu olurdu "hoşçakalın dostlarım" |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Dingin bir ruh haliyle ölümü karşılamak isterdim. Bilhassa son saniyeme kadar ölümün doğallığını içine sindirmiş ruh halimin çocuklarıma yansımasını isterdim. Evet en büyük isteğim bu. Öyle bir şekilde ölmeliyim ki, ölümün yaklaştığı son günlerde, son saatlerde bile durumu metanetle karşılayan ruh halim dışa yansımalı, başta çocuklarım olmak üzere yakın çevreme örnek teşkil etmeli. Son zamanlarım birilerine veya bir şeylere sitem etmekle geçmemeli, yakınlarıma habere akıl verip, nasihat etmekle de geçmemeli.
Büyük amcam yedi yıl kadar evvel ölüm döşeğindeyken uzun bir yolculuktan sonra yanına varmıştım, odaya girdiğimde beni gördü ve bir yandan ağlamaya başladı bir yandan da "Cem. amcan ölüyoor" dedi hıçkırıklar içinde. *Bir çocuk gibi ağlayıp üzülüyordu. Elbette ölüm geldiği kesinleştiğinde hemen herkes üzülebilir ve ağlayabilir bunu çoğumuz anlayışla da karşılar ancak ölümü metanetle karşılayanların olumlu duygular saçtığı da bir gerçek bana göre. Eğer fiziksel acılar artık çok yoğun ise kurtuluş ümidi sıfıra yakınsa ötenaziye de olumlu bakıyorum. Bu konuda en güzel örneklerden biri Sigmund Freud'a ait: Freud ileri yaşlarında kansere yakalanır. O dönemde yapılabilen tüm tedavi yöntemleri denenir ama sonuç alınamaz. Artık kanser iyice ilerlemiş, Freud'un dudaklarına bile kanser yaraları yayılmıştır. Bu son aşamada Freud, aynı zamanda dostu olan asistanına: -Aynı konuştuğumuz gibi, der ve odaya girip koltuğuna oturur. Freud, ötenazi kararını önceden asistanıyla konuşmuş ve anlaşmışlardır. Asistanı yazdığı anılarında "İkimiz de gerek bakışlarımız gerekse davranışımızla olayı trajedikleştirmeden, duygu sömürüsüne kaçmadan, birbirini anlayan iki dost olarak davrandık" diyor. Asistanın yaptığı enjeksiyondan sonra Freud gözlerini kapıyor. Freud'un ölümü eğer ölümün de şerefli şekli varsa ki bence var, şerefli bir ölümdür güzel bir ölümdür. Fiziksel acıların verdiği zorunlu bedensel tepkimelerimiz haricinde ölüm ruhsal sızlanmalar, bağırış, çağırışlar, sitemler veya tam tersi depresyon ve tecrit şeklinde, yaşama küsme şeklinde gelmemeli, bence en önemlisi bunlardır. |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
venceremoooooooooooooooooooooosssssss
derken |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
ben sakin bi şekilde huzurla bütün hayatımı düşünerek , yapabileceğim herşeyi en iyi şekilde yaptığıma inanarak, her ne bekliyorsa beni bunu umursamadan sevdiğim kişiler içimde taşıyıp gözlerimi kapamak isterdim. En önemlisi ölüm anımda bilinçli olmak isterdim. Acı verici bile olsa.. Her anını yaşamalıyım. Bilmeliyim.
|
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
ben fazla fizksel acı cekmeden biraz gecmişimi ve yasamın bir yandan komik bir yandan tarjik yanlarını düşünüp kahkahalarla tanrılara gülerek ölmek isterdim.......
|
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Cem'in ötenazi konusunda ki düşüncelerine katılıyorum. Ama zannedersem dinsel önyargılar buna engel oluyor. Ölecek kişi intihar etmiş olmak istemiyor, ötenazi yapacak doktorlar da cinayet işlemiş olmak istemiyor.
Mesela organ nakli konusunda da böyle dinsel önyargılar rol oynuyor. Geçenlerde bir ilahiyat prof'u "Caiz değildir" gibi bir laf etti ve bu yüzden merhumun ailesi vazgeçti ve organ bağışı bekleyen 5 kişi'nin umutları yıkıldı. Bir şeye "haram-helal" ikileminden bakarsanız olacağı budur ama "doğru-yanlış", "iyi-kötü" vb. vicdani bir açıdan yani "insan" gibi bakarsanız o zaman neyin doğru olduğu sorusunu "insanca" cevaplarsınız. Bizim asıl problemimiz bir türlü "dünyevi" bir vicdana sahip olamamak. Hala safsata kitapların peşine takılıp kendi vicdanına ihanet edenlerin son sözü söylediği bir ülkede yaşıyoruz, yazıktır bize. Bı ölüm konusuna gelince, olayı çok depresif bir boyuta taşımaya gerek yok. Ölüm ölenden daha çok ölenin yakınlarına acı veriyor. Sonuçta ölüm herkese "adil" davranıyor, ne padişah dinliyor ne zengin ne fakir. Ama yaşam öyle mi ya ? Şahsen ölmeden birkaç saniye önce eğer mümkün olursa bir espri patlatacam. Mesela şöyle olabilir: "Ey varlık ve yokluk alemi ! Topunuzun.......... :) Veya şöyle : "Geldim, gördüm ve gidiyorum " Veya şöyle : "Oğlum borçlarımı ödeyiver" :) Neyse, zannedersem espri yapmaya bile fırsatım olmaz. Hayat mısın, ölüm müsün nesin Demin candaydın, şimdi tendesin Öyle karışık ki belli değil Ben mi sendeyim ? Sen mi bendesin ?---Ümit Yaşar--- |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
İlk önce bu ölüm korkusu üzerinde durmak istiyorum. Canlılar doğar, büyür ve ölür... Bu bir doğa kanunu. Bunu kabullenmek gerekir. Bunu kabullenenler için en ufak bir sorun yoktur. Ölüm konusunda sorunu olanlar bunu kabullenemeyenler. İstedikleri kadar kabullenmesinler bu bir gerçektir. Bu gerçekliği kabullenmek yaşama pozitif bakmaktır.
Bunu kabullendiğin zaman geriye bir şey kalıyor. Hem de önemli bir şey. Yaşamın boyunca insan olmanın hazını tatmışsan ve bunun da gereğini yapmışsan korkulacak hiç bir şey yoktur. Hele hele insanlığa yararlı bir şeyler ortaya koymuşsan hiç korkma, ölümsüz bir insan olmuşsun demektir. Ne mutlu o insanlara ki bu ölümsüzlüğü tatmışlardır. Ben de ölüm döşeğinde bu duygu ve düşünceler içerisinde ölmek isterim. Geriye dönüp baktığımda eyvah ben ne yapmışım *pişmanlığıyla ölmek istemem. Çünkü benim yaşam felsefemde ne geçmişe takılıp kalmak ne de ne olacağı belirsiz bir geleceğe takılmak vardır. İçinde bulunduğum anı en güzel şekilde değerlendirmek vardır. Bundan dolayı ölümü de o şekilde karşılayacağımı düşünüyorum. Son nefesimde hoşgeldin sevgili ölüm deyip geldiğim yere vicdan rahatlığı içerisinde gitmek en büyük dileğimdir. |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Mevzu olume dondu; Ben olurken , bilincim yerinde ise, hicbir pismanlik duygusu olmadan kendimden memnun olmek isterdim, ancak bunun mumkun olacagini da zannetmiyorum.
|
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Sevigli Ezkamo, senin bu doğayı ve doğal olanı kabullenmiş bir hoşnutluk içinde olmana hayranım.
Ben de anlamaya çalışıyorum bunu ama olmuyor, bir yerde insan ipleri koyuveriyor. Acaba doğadan uzak mı düştük veya doğa'nın ruhuna yabancı mı kaldık da şimdi de korkuyoruz ondan ? Malum insan bilmediği şeyden korkarmış. Acaba meditasyon mu yapsak ? Ama bir şey var ki, ölümü çekici kılıyor bana. Adeta bir "kavuşma" özlemi gibi bir şey. Bana büyük bir gün gibi geliyor ölüm günüm. Hatta bazen istemiyor da değilim hani. Bakalım, göreceğiz.... |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Sevgili Sodomo,
Ağlayarak geldik, bari giderken istediğimizi söyleyerek gidelim :) Son sözümüze de kulp taktın ya... aşkolsun. Hadi affettim... Bir daha olmasın ama :) Not: Kahrolsun emperyalizm, bir slogandan çok daha fazla şeyler ifade eder. Bunu bir gün anlayabilirsin umarım. Ama üstadın dediği gibi, insanın düşünceleri nesnel koşullarının bir ürünüdür. Belki içinde bulunduğun durum anlamanı, radikal olmanı engelliyor. Olsun engellesin. Nolcek ki? Yani, çevre şartları ile kısıtlıyız diye kendimizi, düşüncemizi de mi kısıtlayacağız? Nesnel koşullarımıza aykırı düşünce edinemez miyiz? Ekinci arabamızı almaya çalışıyorsak, herkese bir araba diye haykıramaz mıyız? Allaha inanmiyorsak, ben allah olsaydım hepinizi tepesinde bir değnekle yaratırdım. Günah işleyenin kafasına bir değnek... bak o zaman nasıl adam olurdunuz diyemez miyiz? Sodomo abi, eminim sen böyle de yakışıklısındır ama; KIRMIZI SANA ÇOK YAKIŞIR Sodomo abi. |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
deniz gezmiş gibi ölürken ölümsüzleşerek ölmek isterdim. * * * * * * * * *umarım son sözüm keşke olmaz
|
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Alıntı:
Hayır dostum. Meditasyona gerek yok. Her şey sana bağlı. Yeter ki yetinmeyi bil. Ben insanoğlunu biraz doyumsuz görüyorum. Sıkıntımız orda başlıyor. Burda işte yaşama bakış açımız devreye giriyor. Ben yaşama bakış açımı o yazıda belirttim. Her zaman yaşama iyimser bakarım. Yaşamamız bile başlı başına bir olay. Bunun bile hazını duyuyorum. Hiç yaşamamış olsaydık bir düşün. Mademki yaşıyorsun onun değerini bilip ona göre hareket edeceksin. Fazla derinlere dalma dostum. Kendini yiyip bitirmenin bir alemi yok. Yolun sonlarına doğru geliyoruz. Yanlış doğru Aldostu'nun tanımına göre zanlarımız var. Dönüp de sakın arkana bakma. Doğru yanlış zaten o zanlarımız ruhumuza işlemiş. Bu saaten sonra o zanlardan ne sen ne de ben vaz geçeriz. Çünkü kendimize göre onlar bizim doğrularımız. İşte ben de yazılarımda kendi doğrularımı yaşıyorum. Olay bundan ibarettir. Hayır dostum. Daha yaşayacak günlerimiz ve yıllarımız var. Asıl bu yaşamımızın belirleyicisi genlerimiz ve genetik yapımız. Ben kişi olarak samimiyetimle söylüyorum ölüm aklımın ucundan geçmiyor. Ama hazırlıklı olduğumu da belirteyim. Çünkü haykırarak söylüyorum ben ölümden korkmuyorum. Çoğu insana bu tuhaf gelir. Çünkü ben kendimi egolarımdan mümkün olduğunca arındırdım. İnsan doğası gereği egoisttir. Ölümden korkunun bence temel nedeni de budur. Sen bir canlısın. Bir kanun var. Kabullenmek zorundasın. Hani bir tabir vardır: ''Tohumluk mu geldin dünyaya...'' Kabul etsen de etmesen de öleceksin. Bunun lamı cimi yok. Ozaman niye uzatıp duruyorsun. Zamanı gelince öleceksin. Bu ölüm hiç ummadığın bir anda veye doğal olarak eninde sonunda gelip seni bulacaktır. Hani bazen istemiyor da değilim diyorsun. Yapma sodomo dostum. Yaşamın çirkinlikleri kadar güzelliklerini de ne tez unutuyorsun. Bak şu yazışmalarımız bile yaşamın bir güzelliği değil mi?...İnsanları bundan mahrum bırakmaya ne senin ne de benim hakkım var. Her şeye rağmen yaşamak kadar güzel bir şey var mı?...Ne güzel demiş usta şair Nazım: * * * *''Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, * * * * *Ve bir orman gibi kardeşcesine...'' Evet dostum. Ölüm gelirse hoş gelsin... Bilmem anlatabildim mi?...Sevgiler... |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
namaz esnasinda secdede iken olmek isterdim.acili veya acisiz olmasi muhim degil zira olunce unuturuz o aciyi zaten.
esimin ve kizimin yanimda olmalarini ve onlari teselli edebilecek kadar uyanik ve konusabilir olmaliyim. kimseye bir borcumun olmadigini soyleyip *ve *eger varsa maddi imkanlarimiz cercevesinde bundan sonraki bensiz hayatlari icin bir iki oneri sunmak isterdim. ama bu istegimden beni geri ceken engellerim var. tek endisem olumle ilgili, ailemin cok fazla uzulmesi ve bir tek kizim ve esimin geride yalniz kalmalari bu vahsi dunyada ve de beni defnetmek icin insanlara verecegim zahmettir.fazla veya hic dostum yoktur gercek manada su dunyada. cesedimi cenaze arabasina tasiyacak kadar dort kisi lazim amma bakiyorum yok belki *ancak kardeslerim- ki biri ateist zaten-,bu isi yaparlar. bunu cok dusundum,bir denizde bogulup kaybolsam cesedim bulunmasa bu sorun cozulur amma bu kez de ailem oldugumu kabullenmez uzun bir sure ve hayatlari zehir olur.yansam cesedim komur olur aci cektim diye cok uzulurler.trafik kazasinda parcalansam yine izdirap ve lime lime cesedim *cok uzer onlari.inanin onlara bu uzuntuleri yasatmamak icin imkan olsa once onlarin olmesini ve benim olum acimi yasamamalarini istiyorum bazen. veya hepimiz bir deniz kazasinda kaybolsak herhalde kimsenin de rahati bozulmaz.aglarsa anam aglar o de eger hayatta ise. 17 agustos depreminde esim kizim ve ben o 40 50 saniyelik sarsintida hemen uzerimizi giyinip'abdest alip birbirimize sarildik ve bekledik. olmeye hazirdik,kelime-i sahadet getirip,bu sarsinti da bizim Rabbimizden olup yabanci degil ne gelirse bas ustune dedik sadece bekledik. birsey olmadi.iste oyle bir anda tum ailemle beraber olmek isterim.son sozum ise sehadet kelimesi olmali. |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Ölüm ,
Her varlığın son durağı. Kaçınılmaz akıbet. İstesen de , istemesen de öleceksin, ve eğer belli bir yere gelebilmişsen yaşarken, hakikati göreceksin. Gidecek ve dönmeyeceksin . Üstad Yahya Kemal'den alıntılıyalım: Artık demir almak günü gelmişse zamandan Mechule giden bir gemi kalkar bu limandan. Hic yolcusu yokmus gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol. Rıhtımda kalanlar bu seyahetten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli, Bicare gönüller! Ne giden son gemidir bu! Hicranli hayatın ne de son matemidir bu. Dünyada sevilmis ve seven nafile bekler; Bilinmez ki giden sevgililer dönmeyecekler. Bir cok gidenin her biri memnun ki yerinden, Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden. Bu son seferi seviyorum ben, ölümü bir vuslat olarak görüyorum. Tek sıkıntı duyduğum konu,kalan sevdiklerimin benim için üzülmeleri. Ve tabii hayatı idamelerinde,bensiz olarak zorlukları aşmadaki güçlükleri.. Tek düşüncem onlar. Ölüm şeklini sorarsanız,yatağımda anlık bir kalp krizini tercih ederim, eğer seçme şansım varsa. Bir keresinde, bir krizle, direksiyon başında ağır ağır yolun yarısına gelmiştim. Ama evlatlarımın küçüklüğü yüzüsuyu hürmetine yaptığım dua'dır ki, bizi bu son yolculuğun başından,belkide yarısından *döndürdü. Son duygularım da, sevgiliye olan kavuşmanın heyecanı olur. Son lafım,eğer söylemek mümkün olacak bir ölüm olursa: GELİYORUUUUUUM.. Sana geliyoruuuuum.Beni kabul et.. Aldostu. |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
hayır sevgili yazarlar "ölüm" yoktur.en azından benim için yoktur.çünkü kendi ölüm anımı ve sonrasını bilmeyeceğim,nasılki doğduğumu bilmediğim gibi."bilmiyorsam ölüm yoktur",kuşkusuz sayısız gözlem ve araştırmalar bir canlının faaliyetinin ebedi olmadığını kanıtlıyor.keza cansız olanlarında.canlı bana göre otohareket yapabilen anlamındadır.ve bugün henüz hareketin tüm biçimlerini ,özelliklerini ,ortaya çıkışını,başka biçimlere değişinimini bilmiyoruz.bilinen yasadır.bir hareket sürtünmesiz düzlemde hareketine devam eder.canlı doğumundan ölüm denilen ana kadar hem kendi içinde (milyarlarca hücrenin birbiri ile olan ilişkisini göz önüne getirirseniz) hemde dışında sayısız sürtünmelere maruzdur.hal böyle olunca canlının faaliyeti durmak zorundadır.bu ölüm temasını en iyi propagandif araç olarak ta teistler kullanmıştır. hareketin tüm özelliklerini ve biçimlerini saptıyacağımız gün yakındır,o günü göremessem,"meşru bilinç ve meşru yöntem" kazanacak.
|
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Hayır dostum. Meditasyona gerek yok. Her şey sana bağlı. Yeter ki yetinmeyi bil. Ben insanoğlunu biraz doyumsuz görüyorum. Sıkıntımız orda başlıyor. Burda işte yaşama bakış açımız devreye giriyor. Ben yaşama bakış açımı o yazıda belirttim. Her zaman yaşama iyimser bakarım. Yaşamamız bile başlı başına bir olay. Bunun bile hazını duyuyorum. Hiç yaşamamış olsaydık bir düşün. Mademki yaşıyorsun onun değerini bilip ona göre hareket edeceksin.
Sevgili Ezkamo, iyi ki varsın. Samimi söylüyorum ölüm hakkında en doğal yaklaşımlar sana ait. Tam bir arınmışlık hali ile yaşıyorsun yaşamı ve zaten bunu da ifade etmişsin bu cümlende : Çünkü ben kendimi egolarımdan mümkün olduğunca arındırdım. İnsan doğası gereği egoisttir. Ölümden korkunun bence temel nedeni de budur Ezkamo, bak sana "Pir" gözüyle bakmaya başlıyorum haberin olsun. Zaten Aldostu da bir "Pir" arıyordu, acaba gökte ararken yerde mi bulduk seni hocam ? Bir gün gelelim derken o asude yere Düştük gönül aşkıyla kederden kedere Sevdik ne güzeller...Ne şiirler yazdık Biz harcamadık yılları beyhude yere --Ü.Yaşar-- Sevgiyle kal güzel dostum... |
|
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Bir yerde okumuştum. Bazıları ölmekten, bazıları yaşamaktan korkarlar diye. Yaşamaktan korkanları bilmiyorum ama ölmekten korkmayan pek insan görmedim. Ama ölümü kabullenmek başka birşey. Yaşama bağlı olan insan son ana kadar ölümü kabullenmek istemiyor, ölmemek için bir sürü şeyi yapıyor. Ancak ölüm kaçınılmazsa, kabullenmek gerek.
İki yıl kadar önce çok sevdiğim anneannem bağırsak kanserinden öldü. Kanser bütün organlarını kaplamıştı ve doktorların söylediğine göre acılı bir ölüm olacaktı. Bunun için ağrı kesiciler verilecekti, hatta giderek dozaj artırılacak ve uyuşturuculara kadar gidilecekti. Ancak mucizevi bir şekilde ağrılı bir ölüm olmadı. Son günlerinde hemen her gece yanındaydım. Kanser olduğunu kendisine söylememiştik. Son günlere kadar ülser sanıyordu. Ama sanırım o da anladı ki, başlardaki yaşama tutunan halinden sanki ölüme razı olmuş bir insana geçti. Kabullendikten sonra korkusu da geçti sanırım. Attila İlhan'a bu konuyu sorduklarında, yaşlanmasının kendini ölüme hazırladığını söylediğini hatırlıyorum. Hareketlerimiz yavaşlıyor, giderek vücudum kendini hareketsizliğe hazırlıyor diyordu. Ancak genç ölmek en zoru. Yanımda ölen gencecik arkadaşlarım oldu. Birisi inanılmaz zeki biriydi ve aramızdaki lakabı "gece batmayan güneş"ti. *Son sözü "güneş battı" olmuştu. Ben nasıl ölmek isterdim. Ölümün çok yaklaştığı iki an oldu hayatımda. İkisinde de içimde bir kaçmak istediği oldu. Kaçacağım bir yer yoktu ama herhalde henüz daha ölmek için erken olmasının verdiği bir duyguydu. Merak edenler için söyleyeyim, aklıma ne Tanrı geldi ne öbür dünya. Aklıma sadece yaşam geldi. Giderek yaşım ilerliyor. Daha çok yapacağım olduğunu düşünmeyip, epey şey yaptığımı düşününce, ki böyle bir ruh haline doğru yeni yeni girmeye başladım, ölümü daha rahat karşılayacağımı düşünüyorum. Kızıma ve sevdiklerime karşı yapmam gereken şeyler var daha. Bunları tamamlarsam, daha rahat olacağım. Kendimi ölümü rahatlık içinde karşılamaya daha çok hazırlamış olacağım. Sodomo hocam doğru söylüyorsun, Ezkamo'yu kıskandım doğrusu. Ölümümden sonra bir ara yakılmayı düşündüm. Ama bizim toplumumuzda mezar önemli bir şeydir. Mezarımın olmaması sevdiklerime zor gelebilir. Nazım gibi bir ağacın altına gömülmeyi istemek bile bugünlerde lüks. Mezarlıklarda yer kalmamış durumda. O yüzden ağaç mağaç da istemiyorum. Ayakkabılarımı kapının önüne koysunlar, ama arkamdan namaz kılmasınlar isterim. Hoca da cami de istemiyorum. Ama isteyen içinden istediği duayı okusun, hiçbir sakıncası yok. Sadece bunun beni sevenlere zor gelmesinden rahatsızlık duyuyorum. |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Sargon, sen de mi gece kuşu oldun benim gibi ? "Sessizliğin sesi" Sargon seni aydınlanmaya götürür bak söylemedi deme sonra.
"Gece" içinde ne sırları barındırır bir bilsen. Hatun dırdırı yok çoluk çocuk, torun torba zırzırı yok, şu yok bu yok keşke gün hiç doğmasa... Ve şimdi sabah ezanı da okunuyor, süper vallahi süper... |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Cem abi okadar güzel anlatmışsın ki okurken ölesim geldi ya..
İTTİHAD'I-İSLAM Ya ahiret varsa diye korkan sizsiniz korkmasanız kılıktan kılığa girmessiniz ama herhalde sizin içinizde yaşattığınız en büyük korku ya ahiret yoksa ya ateistler haklıysa.ama korkma bunun cevabını hiçbir zaman bulamıyacaksın.kimin söylediğini hatırlayamadım ama galiba şöyle bişeydi (cehenneme gitmekten değil hiçbir yere gidememekten korkuyorum) |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Ölümün güzel tarafları da var: Hayatımızı özel yapar. Zamana değer kazandırır. Sevgilinin dudağına kondurduğunuz öpücüğe lezzet katar :)
Ama yine de ölümü ilkel bir olay olarak görüyorum. Yani ölmemizin veya ölecek olmamızın nedeni daha fazla yaşamamızı sağlayacak bilgi birikiminden yoksun olmamız. ( Trafikteki kelle koltuk turizmin saygıdeğer yolcuları ve sürücülerini kategori dışında tutuyorum.) Ölüm nedenlerimiz; *nefes darlığı, kalp, karaciğer, böbrek vs vs yetmezliği gibi temelde vücudumuzda çıkan problemlere karşı nasıl önlemler alacağımızı bilmemekten kaynaklanıyor. Bilimsel bilgi düzeyi arttıkça da bu tür problemlere karşı önlem alıp hayatımızı uzatıyoruz ve uzatmaya devam edeceğiz. Gelecekte şöyle konuşmalar yapılacak belki de.. Doktor: X organınızın değişmesi gerekiyor... Hasta: Daha yeni rektifiye ettirmiştim... Bir 10 sene daha idar etmez mi.. Hasta: Çok yaşlandım... Tamirci: Buyurun sizi bakım onarım ünitemize alalım... Hasta: Kendimi demode hissediyorum... Doktor: Çipinizi değiştirelim... :) |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
ölürken ne dersenzi deyin içinizden nasıl geliyorsa öyle söyleyin ama
bunları umarım söylemessiniz. Doğalgazın ülkemize hayırlı olmasını diliyor ve doğalgaz ile çalışan ilk ocağı huzurlarınızda yakıyorum.;((( Korkma hanım, bu saatte kapımızı kim çalacak. Tanıdık biridir... Gerdeğe girmeden önce sana açıklamak istediğim bir şey var Sinan. Kim bekleyecek lan şimdi yeşil ışığın yanmasını. Bak şimdi nasıl balıklama atlayacağım. Gönder, gönder ben tutarım. Ay! Ne cici; ısırır mı? Geel, geel, sağ yap geel! Yapma abi, şeytan doldurur. Yav bu prizde elektrik var mı! Hayatımda hiç bu kadar güzel yemek yememiştim. Yalan söylüyorsam şuracıkta öleyim. Yav, şuna bak, ne kadar gerçekci bir oyun! Suyun derinliği önemli değil, asıl iş atlamasını bilmek. Baba. Ben hamileyim. Oğlum, beş taş çaldım, ruhun bile duymadı. Evladım beni karşıdan karşıya geçirir misin! Bakın çocuklar. Bu deney seti, kapağı açılınca güvenlik önlemi olaraktan elektriği keser... Ey ruuuh... Geldiyseeeeen... Ruhi abi, burası galiba Fener tribünü diil ya! Ağam sonunda devlet baba köyümüza el attı. Bak! Uçaklarla hediye atıyorlar... Bak oğlum! Hani akşamları Harlem'de dolaşılmazdı_ Mis gibi dolaşı... Ya karıcığım, koskoca TİTANİK BU hiç batar mı! Sündün abi, senin için böyle diyorlar. Doğru mu! Çavuş bu fitilin uzunluğu ne kadardı! |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Her canlı varlık, yok olmayı hakeder. Biz öldüğümüzde, öldüğümüzü anlayamayacağımız için ondan korkmaya gerek yoktur.
Sanırım son sözüm: "Bırakın insanlar araştırsınlar" olacaktır. |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Sağ serbest :)
Ölüm, cahilliğin son ürünüdür (death is the last outcome of ignorance). |
Re: Nasıl ölmek isterdiniz ve son sözünüz ne olsun
Güzel yazılar okudum bu başlığın altında.Sodomo, Cem ve Ezkamo çok güzel yazmışsınız.
Ölüm bence bazen yaşamdan çok daha güzeldir, ölüm bazen yaşamın acılarından çok daha çekici gelir insana, öyle ki ölünce ne ölüm korkusu kalır ne de hayattaki her türlü acı...Hepsi yok olmuştur,artık acı yoktur, kaygı yoktur, dert yoktur,üzüntü yoktur, aşk acısı yoktur, hastalık yoktur, ruhsal çöküntü yoktur, bıkkınlık yoktur, umutsuzluk yoktur, hayal kırıklıkları yoktur sadece ama sadece hiçliğin huzuru vardır (peace of nothingness) Ölüm son derece doğaldır ondan kaçış da yoktur, bilim birgün sonsuz hayatın iksirini yapsa bile ondan içmek ister miydiniz? Benim cevabım koca bir “hayır”, ölüm, bu acı dolu dünyadan; temeli acı,ıstırap çaba ve kaygı olan dünyadan,ki bunlar benim görüşlerim, çok daha güzeldir. Ölümden korkmak yerine aslında ölümü sevmek daha cazip geliyor bana! “ölüm” mümkün olmasaydı bu yaşama daha ne kadar katlanılabilirdi? Ölmek ile ilgili bazı sözler: ''sadece,canim isteyince ölmek elimde oldugu için yasiyorum: intihar fikri olmasa, kendimi çoktan öldürmüs olurdum.'' e.m.cioran ''canimiz istediginde kendimizi öldürebilecegimizden emin olmadigimiz zaman, gelecekten korkariz ancak.''e.m.cioran” Son derece doğal yollarla acısız olarak ölmek isterdim, ölürken son sözüm ne “kahrolsun emperyalizm” olurdu ne de diğer siyasal,ekonomik,ideolojik....vs dünyasal dünyada kalmış şeyler..Son sözüm kesinlikle “hoş geldin ölüm, güle güle dünya” |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:42 . |