![]() |
Tekrar Bir Seçim Olsa...
AKP'nin bu kadar yılda yıpranmadan devam ettiğini ve hala iki seçmenden birinin oyunu alabilecek kadar güçlü olduğunu gördük. Kılıçdaroğlu'nun getirdiği rüzgarın etki sınırını ve bu partinin bırakın tek başına iktidar olmasını, %30'u bulabilmesinin bile bundan sonra olanaksıza yakın olduğu da herhalde yeterince ortaya çıkmıştır. Seçim yasakları, hileleri v.s. de yaşandı; seçimlerin güvenilirlik derecesi hakkında herkeste bir fikir oluştu. Hedefini küçük tutup 500.000 seçmen arayanlar da hayal kırıklığı yaşadı. Halkın neye göre tercih yaptığı herhalde kafalarda biraz daha netleşti.
Peki herhangi bir gerekçeyle dün yapılan seçimin tekrarlanmasına karar verilse tavrınız ya da tercihiniz ne olurdu? Kendi adınıza çıkardığınız dersler var mıdır? |
kendi adıma çıkardğm birşey var o da eğer biris halkın götüne her na amaçla yada herne şekilde olursa olsun girebiliyorsa onu alaşağı etmek heleki türkiye için olanak dışı bu durum önceki bazı seçimlerdede kendisini gösterdi tekrar seçim olsada düşüncem değişmez yidenede hiçkimseye oy vermem hepsi koltuk derdinde çünkü
|
Sokağa protestoya çıkardım:)
Ayrıca Niçe şöyle demiş: "cahil bir toplum,özgür bırakılıp kendine şeçim hakkı verilse dahi,hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece şecim yaptını zanneder. Cahil toplumla seçim yapmak,okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır! Böyle bîr şeçimle iktirara gelenler, düzledikleri tîyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve hainlerdir" |
Alıntı:
|
Ben oy vermedim,vermemeye de devam edeceğim.Çünkü bu seçimler İlkel Atina demokrasisinden bile beter.
Hile elbetteki var,10 milyon seçmen nereden katıldı,nereden geldi? 4 yıl sonra nasıl seçmen sayısı 10 milyon artıyor ? Tuhaf şeyler bunlar.Sahte seçmen kağıtları oy kullanmayanların yerine oy kullananlar vs. Daha bunun %10 barajı var,prosedürü var,Kitle iletişim araçlarına ve sermayeye sahip olanın seçilme şansının artması vs var.Daha sayabileceğim yüzlerce şey var ama uzatmıyorum. |
Alıntı:
%10 barajı için söleneblecek şeyler var şu anda söleyeblecğm şey şudur bu durum tüm partiler için geçerli ama adaletlimi dersenz değil tabi |
Türkiye'ye has olmaması normal,sermaye çarkları böyle dönüyor zaten tek kutuplu dünya'da.
Berlusconi de bir nevi İtalya'nın RTE'si |
2 veya 7. 2 ağırlıkta.
|
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
Eger Türk vatandasi olsaydim AKP ye oy verirdim ! Ülkede gerizekali Insanlari temizlemenin en güzel yolu budur !
AKP yakinda ülkeyi satacak ! Yada savastiracak ! Insanlar bir bir ölecek ya da ülke emperyalizmin elinde olacak ! Cok kati kurallar gelecek ! Zina yapanlar tek tek öldürülecek ! Her erkege verilen 3-5 kadindan ikisi intahar edecek ! sevdigini elde edemeyen cinayet isleceyecek , cinayet isleyenleri idam edecekler hirsizlik yapanlarin ellerini kollarini kesecekler ! Hirsizlik yapmassa aclikdan ölecek ! Belkide cocuklarida ölecek ! teknolojiksiz hayat gelecek ! Bin sürü insanlar hastalikdan ölecek ! Ve ülke bir bir gerizekali aptal Insanlardan temizlenecek ! Ya da buralar ABD olacak ! Baban kimdi bilemezdin serefsiz olacak ! En azindan mi ülke Müslümanlikdan arinacak ya bunada ben KURBAN keserim ! Kime mi ? Seytana !!!! |
Alıntı:
Sokrates de aynısını düşünürmüş. Sokratese göre demokrasi saçma çünkü en küçük konularda bile işi bilene gidip yardım isterken, akıl danışırken devlet yönetimi gibi çok önemli bir konuyu neden bu konuda hiç bir fikri olmayan halka sorarız ki? Sokrates nasıl demokrasiye karşı olur demiştim en başta ama görüyorum ki çok haklı. |
Demokrasi olmasın da ne olsun peki arkadaşlar?
|
Belki tekrar seçim olmaz.
|
Alıntı:
Herkes değişik bir şey söyleyeblir bu noktada. Demokrasi pek çoğumuz için mevcut en iyi sistem. Çok iyi bir sistem değil ama kötünün iyisi. Yoksa ben demokrasi yanlısı değilim ama yerine ne gelsin krallık mı diye sorulursa cevabım hayır olur. Ben yönetimle ilgili bu kadar önemli kararların belli bir zümrenin elinde olmasını isterdim. Siyasal bilimler, ekonomi vs. okuyan insanlar olabilir, siyasetle bir şekilde ilgilenen bu konuya yönelen insanlar, eğitim seviyesi yüksek insanlar, ille olaya halkı dahil edeceksek de bu kişileri halk seçsin... Tabi burada da çok hile dönebileceğinin farkındayım ama tek bir şey söyleyebilirm ki herkesin oyunun aynı değerde olması doğru değil. Ben bu şekilde düşünüyorum. Denirse o zümreye sen de alınmayacaksın hay hay. Ben siyasetle yönetimle çok alakalı bir insan değilim zaten, bir kısmından daha bilinçli bir kısmından da daha bilinçsiz bir oy kullanıyorum kullansam da olur kullanmasam da, ben gerçekten samimi olarak bu konuda söz yetkisine sahip insanların olmasını tercih ederdim. Ama benimki bir hayal :D Kimilerine saçma gelebilir elbet. Sevgiler |
Alıntı:
Şimdi senin üstte alıntıladığım cümlelerini okuyunca, bu hale gelebilmek için ille de dindar olmak gerekmediğini bir kez daha anladım. Seçme hakkından vazgeçivermişsin; geniş bir ''eğitimsiz'' kesim için de bunu öneriyorsun. Ne kadar eğitimli olursa olsun, isterse kör cahil olsun, herkes kendi hayatı hakkında söz sahibidir. Herhangi bir gerekçeyle bunun aksini iddia etmek sizi tiranlık ve despotizm savunuculuğuna götürür. Despotizm ve tiranlık ise zaten bugün AKP'ye ve genel olarak şeriata karşı çıkmamızın ana sebepleridir. Tiranlığın ille de dinsel olması gerekmez; ''bilimsel'' ve seküler tiranlıklar da vardır. Düşüncelerinizi savunurken karşıtınıza dönüşmemeye dikkat edin. Halk kendi hayatı hakkında yine yalnızca kendinin söz hakkı olduğunu içselleştirebilirse zaten artık ne dinin ne de bir başka despotizmin boyunduruğuna girmeyecektir. Bu yüzden mevcut siyasi açmazdan çıkış, halkın kendi yaşamı üzerinde daha çok söz hakkı olmasını hedeflemek ve halkı bu yönde harekete geçirmeye çabalamaktadır. |
Alıntı:
Çoğunluk yasasına da karşıyım ben, örneğin referandumdan da nefret ediyorum. Bir öneri sunuluyor %51 bile olsa kabul, kalan %49 ne olacak? Ben samimi olarak bu konudan gerçekten anlayanların yönetimde olmasını isterdim dedim. Bunun da iyi bir çözüm olmadığının farkındayım ancak kötünün iyilerinden olabilir, ama demokrasi dediğimiz şey de kesinlikle kötünün iyilerinden. Kendi adıma hep azınlıkda kalan benim desteklediğim taraf oldu, tartıştığım insanlarla da hiç anlaşamadım, neden bunu destekleyeyim? Benimki bir öneri de değil yalnızca kendi görüşümdür. Demokrasi dediğiniz şeyden daha kötü de değildir. Devlet yönetmekle ilgili hiçbir şey bilmeyen halka yönetimi sormak mı daha iyi? Bu mantığı da ben anlayamıyorum, belki size de sadece alıştığınız, çocukluğunuzdan beri bunun en adil sistem olduğu öğretildiği için öyle geliyor. Sevgiler |
Vesper, (Sen ateforumdaki Vesper'sın değil mi? Önceden de tanışıyoruz yani?)
Mesele bizi kim yönetecek meselesi değil. Mesele, kendimizi yönetip yönetemeyeceğimiz. Demokrasi çoğunluk diktasına dönüşürse bunun elbette savunulacak yanı yok. Ama demokrasiyi tabana yayıp çok daha gerçek kılmaktan, toplumsallaştırmaktan bahsediyorum. Çözümün bu olduğunu düşünüyorum. Temsili demokrasi, seçilen vekiller yoluyla, oy veren herkesin hayatını yönetmeye dayanıyor. Çoğunluğu oluşturanlar da böylece azınlıkta kalanlara kendi arzularını dayatmış oluyorlar. Sen de haklı olarak bundan yakınıyorsun. Fakat bunun çözümü, temsili demokrasi yerine doğrudan demokrasi pratiklerini geliştirmek; merkezi yönetim(meclis) yerine yerel ve yerinden yönetimleri geliştirmek; erklerimizi seçtiğimiz birkaç vekile vermek yerine mahalle ve işyeri meclisleri kurup kendi kendimizi yönetmek olabilir ancak. Böylece hem herkes kendi hayatı üzerinde mümkün olan en fazla söz ve karar hakkına kavuşur hem de azınlıkların tahakküme alınması oldukça zorlaşır. Fakat senin önerdiğin gibi elitist bir yaklaşım söz konusu olursa, bizi bir grup ''eğitimli'' adam yönetirse, herşeyden evvel bizler gene yönetilen pozisyonunda kalacağımız için ''cehaletimizi'' hiçbir zaman aşamayacak ve hiçbir zaman gelişemeyeceğiz. Söz konusu elitler de kısa sürede iktidarın verdiği güçle yozlaşacak, bizlere yabancılaşacak ve despot haline geleceklerdir. Koca SSCB'nin çöküş hikayesinin ana teması budur mesela. Orada da işçi sınıfının kendini yönetmesi yerine, eğitimli ve bilinçli bir grup ''öncü'', işçi sınıfını yönetti. Sonuç ortada. Tarihten ders almak gerekiyor bence. Öte yandan, ''Önce halkı eğitelim, sonra demokrasi verelim'' düşüncesi de son derece sakattır. Halka tepeden bakan, kibirli, toplum mühendisi, insanları nesneleştiren bir bakış açısının ürünüdür bu düşünce. Halkın kendini yönetmeyi öğrenmesinin, bugünden demokrasiyi pratik etmesi dışında bir yolu yok. Düşe kalka öğrenecek. Nasıl ki bir bebeğin yürümeyi öğrenmesi konusunda, ''Önce ona yürümeyi anlatalım, öğrenince rahat rahat yürür nasılsa'' denemezse, halk ve demokrasi ilişkisinde de bu böyle. Düşe kalka, hatalar yapıp dersler çıkara çıkara olacak birşey bu. Sevgiler... |
Alıntı:
"Demokrasi en berbat sistemdir, denen diğer tüm sistemler hariç." Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Düşünceleriniz iyimser, adil olmaya, herkese eşitlik vermeye çalışıyorsunuz anladım. Ama ben bunun mümkün olduğuna inanmıyorum. Şuan ki durumda da Sokratesin dediği gibi her işte bir uzmanına giderken bu kadar önemli bir konuda neden herkes dikkate alınıyor neden uzmanlar oluşturulmuyor anlamıyorum, en azından herkesin oyu eşit olmamalıydı. Sevgiler... |
Alıntı:
Bu kadar içi boş tartışmalara girmeye gerek yok bence, Genellikle Entellektüel açıdan eksik ve eğitim seviyesi düşük anlamında cahil veya cehalet sözcüğünü bunu bir olgu olarak ise anlatmak için cehalet olarak tanımlıyoruz, bu kadar basit. Yoksa bu tür tartışmalar, ne ileridir, ne geridir, çadırmı medeniyettir yoksa ev mi gibi postmodern zırvalardan farksız geliyor bana. Çünkü, havanda su dövmekten gerçeği söyleyemiyoruz bu yaklaşım yüzünden. |
Alıntı:
imza... Zaten Türkiyedeki hükümetlrin (Aslında İsrail hariç hemen hemen bütün ortadoğu coğrafyasında) Hükümetlerin bu kadar köpeksiz köy bulmuşcasına değneksiz gezmesinin sebebi halkın kalıplaşmış bir demokrasi bilincine sahip olmaması. |
Ankete katılanların yarısı kendini kurtarmaya bakacağını, dörtte biri de oy verdiği partiye gene vereceğini belirtmiş. Ne desem bilmem ki. AKP'nin açık ara galibiyetine karşın diğer partilerden hala medet ummak ve burnunun dikine gitmek sadece ''politik bönlük'' ile açıklanabilir olsa gerek. Kendimi kurtarmaya bakarım diyenler ise zaten apolitikmiş; onlara denecek hiçbir şey yok. Büyük dönüşümler olurken kendi bahçesinde ektiği patateslerle ilgilenen ve başka birşeyden haberi olmayan cahillere benziyorlar.
Aslında gerek oy verdiği partide kaybedeceğini bile bile ısrar etmek, gerek kendini kurtmacılık, gerekse darbe duasına yatmayı tercih edenler fazlasıyla pasifistler. Ellerini taşın altına koyamıyorlar. Ufukları sandığın ötesine gidemiyor. Mesih bekler gibi sandıktan saadet ya da ordudan hamle bekliyorlar. Kendi yaşamları için kendilerinin mücadeleye girişmesi diye birşeyi ise bilmiyorlar. Demek ki bu ülkede siyaset sokağı da kapsayan çok daha sıcak bir mücadele evresine girse bu insanların tümü evinden dışarı çıkmayan ve bir elin kendilerini kurtarmasını pasifçe bekleyen kişiler durumunda kalacaklar. Sokağa inenler ise, sayıları az olan radikal topluluklar olacak. Ve kazanan ülkeyi yönetecek. Azınlık yönetimi ve baskıcı ideoloji doğal olarak ortaya çıkacak. Çünkü kitleler pasif ve apolitik. Aslında otoriteryanlık tam da sizlerin bu pasifliği yüzünden varolabiliyor. Bunu artık görseniz keşke. |
Alıntı:
|
Ben kendi bölgemdeki BDP destekli bağımsız sosyalist adaya attım, yeniden seçim olsa, yine aynı adaya oy atardım.
|
Alıntı:
Elbette ulusalcı elitist kesim baskıcıydı ama AKP de baskıcıdır. Artık muktedir olan AKP'dir. Milliyetçi faşizm biçim değiştirmiş ve polis-cemaat faşizmine dönüşmüştür. Bu dönüşümü ''demokratikleşme'' olarak görenler ise yandaş medyanın kendilerine çizdiği hayal dünyasında yaşıyorlar. |
Ben Ertuğrul Kürkçü'ye oy verdim.
Tekrar seçim olsa yine aynı şeyi yaparım. Daha önce hiç oy kullanmamıştım. Oy kullanıp kazanan tarafta olmak farklı ve güzel bi duyguymuş, bu seçimde bunu tecrübe etmiş oldum. |
Bağımsızların seçilmesine(Altan Tan ve Şerafettin Elçi dışında) ben de sevindim. O hareketten tüm Türkiye'nin sorunlarına çözüm önerisi getiren bir sol parti doğabilir mi diye ümitleniyorum.
|
AKP'ye oy verenler arasında illaki demokrasi özleminden dolayı oy verenler vardır. Bunun sebebi AKP'nin bu özlemi gideremeyeceğinin farkında olmamaları.
Ama Freddie'ye katılıyorum, AKP destekçilerinin büyük çoğunluğunun diğer partilerin destekçilerinden hiç farkı yok, aynı derecede destekledikleri partiler gibi faşistler, dertleri baskıcı otoriter rejimi devirmek filan değil, istekleri bu rejimde baskı gören tarafta değil baskı yapan tarafta olmak. |
Eger AKP iktidari gunun birinde yasam tarziniza yada haklariniza hukuk disi bir mudehaleye kalkisirsa, sizde ayni turbanli kizlarin yaptigi gibi demokratik haklariniz icin mucadele edersiniz. Durust olmak gerekirse ben AKP'nin boyle birsey yapacagina asla inanmiyorum. Yapamaz zaten
Yada, eger su anda muhafazakarlasmis toplumun baskisindan rahatsizsaniz, yine guvenliginizi temin etmesi icin hukumete baski yapmalisiniz. Vergi odedediginiz icin devlet sizin guvenliginizi saglamak mecburiyetindedir. Ama bu tek basiniza yapacaginiz is degildir, sizi organize edecek, yol gosterecek bir parti yada sivil orgutunuz olmali. Dindarlar bu organizasyona sahipti, ama siz degilsiniz. Mecliste bulunan muhalefet partilerinin halki temsil etmek gibi bir misyonu hicbir zaman olmamistir. Bu yuzden kendiniz hep guvensiz hissediyor, askeri darbe gibi tuyleri diken diken eden yontemlere bile umut baglayabiliyorsunuz Ornegin, Ramazan ayinda yasanan saldirilara karsi hukumetin gerekli onlemleri almasi ve caydiriici cezalar vermesini saglamak icin orgutsel ve demokratik bir savas vermeniz gerekiyor. Bu asla armut pis agzima dus denilerek size verilmeyecek gibi gorunuyor |
Alıntı:
http://www.radikal.com.tr/Default.as...&CategoryID=41 |
Alıntı:
Su an hukumetin uzerinize uyguladigi bir baski varmi? Hukuk disi yasaklarla karsi karsiya kaliyormusunuz? |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
AKP'nin baskıcılığı zaten çoktan başladı. Her türlü demokratik muhalefete şiddet uyguluyor; can alıyor; polis devleti kurdu; kafasına göre OHAL yapıyor; AKP il merkezleri göz altı merkezi gibi çalışıyor; karakollarda işkence yapılıyor; sosyalistlere yönelik keyfi gözaltı ve tutuklamalar gerçekleştiriliyor; emeğe ve sosyal haklara yönelik saldırılar tavan yapmış halde; eşcinsellik hastalık olarak tanımlanıyor; her gün beş kadın öldürülüyor; göllere siyanürler dökülüyor; dereler bile satılığa çıktı; işsizlik %10'un altına düşmüyor; çalışma saatleri uzadıkça uzuyor... AKP adeta kendi tek parti rejimini kuruyor. Eski faşizm, emperyalizmin yeni ihtiyaçları üzerinden güncelleniyor, daha islamı bir hale bürünüyor. Bunun demokratikleşmeyle zerre kadar ilgisi yoktur.
Mesele sadece seküler hayat tarzının güvenliği meselesi değil. Küçük burjuva kaygılardan hareket etmiyoruz biz. Bir darbeyi de hiçbir zaman desteklemeyiz, zira darbeler hep sola karşı yapılır. 28 Şubat'ta bile bir tek dincinin burnu kanamazken o süreç sonunda Hayata Dönüş Operasyonu ile devrimci tutsaklar katledilmişti. AKP kendi despotizmini yeterince açık etti. Şunu da unutmamak gerekir ki, türbanlıların demokratik protestoları etkili oldu ve çok büyük zulme maruz kalmadılar çünkü toplumsal destekleri vardı, sandık demokrasisinde kazanan taraftılar. Ama biz öyle değiliz. Bizi böcek gibi ezerler. Eziyorlar da. Hopa'da yaşananlar, sonrasında Ankara'daki protestolara ve hatta 1 Mayıs'a katılanların evlerinin basılarak gözaltına alınması manidardır. Bu ülkede demokrasi bir devrim sorunudur çünkü devlet faşist niteliktedir. Jadı, ulusalcı faşistlere ve NATO'nun darbeci ordusu TSK'ya karşı çıkmak elzem. Ama bu karşı çıkış, bir başka despotik odağı yüceltmeyi gerektirmiyor. Ne o ne bu. İki kötü arasında taraf olmak zorunda değiliz. Gerçek bir demokrasi, özgürlük ve eşitlik için üçüncü bir seçenek sokaklardan inşa edilebilir. Devrimciler bunun mücadelesini veriyor. Bu seçeneğe de bir şans vermeyi düşünmez miydin? |
Alıntı:
http://www.odp.org.tr/genel/bizden_d...&tipi=3&sube=0 http://www.halkevleri.org.tr/guncel/...akki-karakolda http://www.birgun.net/actuels_index....onth=06&day=18 |
Alıntı:
http://www.radikal.com.tr/Radikal.as...medium=twitter |
Alıntı:
Yahu jadı, türbanlı kızlara yapılanın insafsızlık olduğunu 5-6 yıldır herkesin türban yasağını desteklediği zamanlar da bile dillendiren biriyim ben. Üstelik o zamanlar kafalar böyle de değildi. Darbeye de hiç destek vermedim. Başlıktaki diğer arkadaşlar da bildiğim kadarıyla darbeci değil. Ulusalcı da değiliz. AKP'ye karşı CHP ya da MHP ya da türban yasağı da desteklenmemiş son iletilerde. O zaman sen kime konuşuyosun? Yani tam olarak nereye? Havaya mı? Ezbere mi? Sen ulusalcı kesimin insafsızlığını tahminimce yeni okumaya başladığın liberal müslümanlar sayesinde yeni keşfetmiş olmanın etkisiyle, henüz AKP'nin diğer insafsızlardan farksız olduğunu göremiyor olabilirsin, yani ben bu gereksiz çıkışlarını ona bağlıyorum. Bu yüzden alakalı alakasız herkese karşı ulusalcılar üzerinden akp'yi savunuyosun. Yapma bence, sonuçta bi'kaç ay sonra farklarının olmadığını anlayacak bugün söylediklerinin tam tersini düşünüyor olacaksın. Ulusalcıları hiç karıştırmadan direk AKP'yi savunsan, sanki burda AKP'ye karşı ulusalcılar savunulmuş havası yaratmasan o zaman belki neden AKP'nin senin söylediğin gibi bir parti olmadığı daha rahat tartışılabilir. Diğer türlü can sıkıyor. |
Evet sevgili fredie. Bu soylediklerin bu gune kadar Turkiye ilk kez yasanan seyler degil. Bu ulkede onlarca yil ordu aleyhinde tek bir cumle yazilamadi. Insanlar askeri mahkemelerde, cezaevlerinde surunduruldu. Kafasina estikce halkin iktidari zorbalikla devrildi, partileri kapatildi, idam dahi edildi. Turbanli bir kadin milletvekili sirf bu yuzden vatandasliktan atildi. Insanlarin secimlerine, degerlerine deger verilmedi. Dindarlarin, Kurtlerin. Ermenilerin, hristiyanlarin askeri okullarda egitim almalarina izin verilmedi ...vs
Akp arkasina aldigi bunca halk destegine ragmen hala turban yasagini kaldiramiyor. Hala darbe planlariyla yakalanan sivri zekalilar var. Akp bu diktayi devirecek tek kurum oldugu icin benim icin cok onemli. Insanlarin birlik icinde hareket etmesini saglanacak birlik ancak islam ile saglanabilirdi. Akp'nin dindarlara hitap eder gibi gorunmesinin nedeni budur. Yillarca bu despot rejim altinda yasadiniz da simdi halkin sectigi iktidarin bir kac agresif icraati eteklerinizi tutusturdu? Bence hepiniz kemalistlerin gazina gelip tam onlarin vermelnizi istedigi reaksiyonu veriyorsunuz |
Alıntı:
İnsanların uğradığı insafsızlıklara bi kaç agresif olay diyerek olayları küçümsemene ne diyeyim bilemedim. Halbuki şimdilerde o çok acıklı bulduğun türbanlıların hak isteği de ulusalcılar tarafından "altı üstü bez parçası takmasalar ne olur" denilecek kadar küçük olay olarak görülüyor. |
Bu olaylar agresif olaylar değil, CHP dışında muhalefet bırakmama operasyonları. Muhtelemen önümüzdeki günlerde MHP'ye düzenlenen operasyon devam edecek, ne kasetler ortaya saçılacak.
Bir de tarihi değiştirip, yeniden yazmıyorlar mı? Dikkat ediyorsanız, sürekli İslamcılar ile yakından alakalı katliamları başkalarının üzerine atıp kurtulmaya çalışıyorlar. Maraş katliamını Ermenilere yıkmışlardı, şimdi de Sivas katliamını PKK'ya yıkıyorlar. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:10 . |