![]() |
Belgelerle ''Deniz Feneri Kardeşliği'' / İktidarın Deniz Feneriyle Dansı
http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=38941
mustafa peköz, iktisatçı. davayı oldukça yakından takip eden bir isim. davayla ilgili en kapsamlı, detaylı bilgileri veren simadır. göz atılmasında fayda var. bu '''vurgun'' ağı'nın bürokrasiyi nasıl içine aldığını, hatta iç edilen paralar için jet hızıyla yasa değişimi yapıldığını belgesiyle ortaya koyuyor... |
HSYK Deniz Feneri savcıları hakkında soruşturma başlattı. Dün tansiyonumu düşüren haberdi. Türkiye git gide rezilleşen, namussuzlaşan bir ülke oldu. Bu namussuzlaşmada birinci sorumlu İslâm'dır.
“Aldığı bir şeye karşı hainlik eden, çapulculuk yapan ve kamu malını zimmetine geçirene el kesme cezası yoktur.” (Nesâî, Kat’us Sarık: 13; Ebû Dâvûd: Hudûd: 14) |
Deniz Feneri e.V savcıları görevden alındı
Yargı yetkisini direk hükümet kullansın artık. Kuvvetleri uzun süreli bir ayrılıktan sonra birleştiren, her daim sevenlerin yanında olan Akp hükümetini destekleyenler de kına yaksınlar. |
İktidarın Deniz Feneriyle Dansı/Silinmesi Unutulan Belgeler ve Akp'li Köstebek
Alıntı:
Ustalık dönemi incelikli icraatlara sahne olmakta. Daha önce bazı HES projelerinde yürütmeyi durdurma kararı verip ÇED raporlarını görmek isteyen hakimlerin sürülmesinden sonra Deniz Feneri soruşturmasını yürüten 3 savcı görevlerinden alınmıştı. Öyle ki, bu oldukça dikkat çekici değişikliği TARAF gazetesinden Ahmet ALTAN da dikkati çekmiş, bu konudaki ''kuşkuları''nı dile getirdikten sonra YANDAŞ MEDYA'nın bu konuda suskunluğuna dikkat çekmişti. Gün geçmiyor ki davayla ilgili yeni bir skandal yaşanmasın. |
Hukuk sisteminin mevcut durumu ortadayken, yandaşlar başka şeylerle meşgul. Neden? Çünkü mevcut durumun kaymağını onlar da yiyor.
- Şehitlerimiz var ama hepsi askerin yüzünden. Biz de askerin canını okuyoruz zaten. - Kürt sorunu kanıyor, yakında muhattap alacak insan bulunmayacak ama o da nasılsa kemalistlerin mirası, yeni bir şey değil. - Somali'ye en çok yardım eden ülke biziz. - Dünya'daki olaylara sesiz kalmıyor, mazlumun hakkını koruyoruz. Artık dünyada daha çok sayılıyor, çok daha etkin bir rol oynuyoruz. Kah kendi ülkesindeki mevcut yok sayma politikalarına ve kısmi iç savaşa bakmadan İsrail'e efeleniyor, kah kendi muhaliflerini yandaş bir hukuk ile sindiririrken şaka gibi de olsa Suriye'ye muhaliflerini ezme diyoruz. Gerçekten akıl alır gibi değil. Aydın Doğan medyasında bile adam akıllı bir şeyler çıkmaz oldu. Kimse umursamıyor mu olanları? Sıranın size de gelme ihtimali yok mu? Kuvvetler ayrılığı diye bir şey kalmadı. Siyasetin, bürokrasinin, cartın curtun politikaya hiç etki etmemesi ancak ütopik bir devlet modelinde falan olur elbet ama İktidarın yargıyla özdeş olduğu bir dönem başladı. Efendim tek parti zamanında da öyleydi, İstiklal mahkemeleri vardı, hede hödö... Yahu bana ne? Onlar gibi değilim diye neden bu muameleyi görmek zorundayım? Bir de yandaş medyanın çok iyi yaptığı bir şey var: Olan bitenleri önce yok saymak olmadı münferit vakalar, marjinal örnekler ya da büyük oranda hayali bir suç örgütünüm ürünü olarak sunmak. O eskiden de vardı, bu yeni çıkmadı, inşallah daha iyi olacak diye diye tepemize çıkardılar bunları. Şimdi geri dönebiliyorlarsa dönsünler gerisin geriye. |
http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=39402 4 (PARAVAN ŞİRKETLERİN MERKEZİ AYNI KEŞKE ERDOĞANA SORSAYDINIZ)
http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=39102 3 ( Belgelerle Deniz Feneri soygunu III: Z.Karaman'ın oğlunun ortak olduğu Rapidway ve Quick Taxi şirketi -Mustafa Peköz) http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=38941 ( Belgelerle 'Deniz Fenerleri kardeşliği' -Mustafa Peköz) http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=38760 ( Belgelerle Deniz Feneri Soygun Şirketinin işleyişi (I) -Dr. Mustafa Peköz) Mevzu hakkında derli toplu yazı ve belgelerin olduğu arşiv. Okunmasında fayda var. Bu mevzu ile ilgili haberler bu başlık altında toplanabilinir; zira, mevzu cidden skandal düzeylerde. Üstelik AKP'nin başını yiyecek kadar ciddi. |
Alıntı:
|
Fener soruları ve kısa cevaplar
Savcılar, Deniz Feneri sanıklarının ortak oldukları şirketlerin maddi varlıklarını bloke etmek için, davayla alakası olmayan kişilere de zarar verecek şekilde mahkeme kararında tahrifat yaptılar mı? Deniz Feneri avukatlarının beyanlarına göre, yaptılar. Savcılar hakkında, bu suç (veya iddia) sebebiyle soruşturma başlatıldı mı? Başlatıldı. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, bu soruşturmaya izin verdi mi? Verdi. Ergin, bu konudaki soruşturma izinlerinin, Balyoz savcıları dahil herkes için verildiğini açıkladı mı? Açıkladı. Başsavcı, soruşturmanın selameti için, mahkeme kararında tahrifat yaptığı iddia edilen savcıları açığa aldı mı? Aldı. Bu idari bir mevzu. .. İkna olmazsan eleştirirsin. Eğer 'taraf' tutuyorsan, ikna olsan bile eleştirirsin. Bu da alışılmış bir şey. Ne yazık ki, alışılmış bir şey. Eleştiriyorlar zaten. Davanın bütününü, üç yıldır devam eden sürecin tamamını göz önünde bulundurduğumuzda, bu hikayenin içinde sorunlar var mı? Var. Almanya'daki Deniz Feneri (Bunun, Türkiye'deki Deniz Feneri Derneği'nden bağımsız bir kuruluş olduğunu not edelim) Alman makamları açısından suç olabilecek yanlışlar yapmış. Mesela, derneğin kasasına giren- çıkan paralarla ilgili olarak, düzenli kayıt tutmamış. Almanlar haklı olabilir, dernek, muhtemelen, para sirkülasyonunun önemli bir kısmını Almanya'dan sakladığı için... Belki, Almanya'dan vergi kaçırdığı için. Bu konularla ilgili bilgim yok, sadece tahminde bulunuyorum. Bu kadar mı? Değil. Yardım faaliyetlerini, çok sıkı resmi kayıtlardan ziyade, zaman zaman karşılıklı güven ilişkisine dayandırmış olabilirler. Eğer böyle yapmışlarsa, bu da yanlış. Bu kadar mı? Bir tane daha var. Bu da çok önemli. CHP ve Doğan Medyası, Alman makamlarıyla da işbirliği yaparak, Deniz Feneri Davası'nı hükümetle de ilişkilendirmek için olağanüstü bir çaba sarfetti mi? Etti. Aynı çevreler, bu davanın kapsamını genişletmek için sözlü, yazılı ve diplomatik 'yatırım'lar yaptı mı? Yaptı. Bunları not ettikten sonra, benim için çok önemli olan bir başka soruya geçelim. Bu insanlar, yani şu anda tutuklu bulunan Deniz Feneri sanıkları, yardım paralarını cebe indirmişler midir? Bence indirmemişlerdir. Bu çok yüzeysel bulunabilir. Bence ne demek? Bu insanların, kişiliklerini dikkate aldığım zaman, Deniz Feneri'nin yardım çalışmalarını dikkate aldığım zaman ve bu iki konudaki gözlemimi yan yana koyduğum zaman, böyle bir sonuca varıyorum. Eğer indirmiş olduklarını düşünseydim, düşünmek bir yana, kalbimde buna dair bir şüphe olsaydı, böyle yazamazdım. Eğer bu işte bir hırsızlık olduğunu düşünseydim. Bu insanların, Açe'deki yetimler için toplanan parayı, Keşmir'deki evsizler için kendilerine emanet edilen parayı cebe indirdiklerini düşünseydim, o hakkın tazmini için herkesten daha çok uğraşırdım. Yeni Şafak, çok ezber bozmuştur. Burada da bozardı, kimsenin şüphesi olmasın. Herkesten, olaya benim gibi bakmalarını isteyebilir miyim? Asla. Buna zerre kadar hakkım yok. Son bir soru: Yeni Şafak, Aydınlık'la Taraf'ın, Deniz Feneri haberlerini birbirlerine yakın üsluplarla vermesine niçin dikkat çekti? Cevap: Dikkat çekici olduğu için. Bu durum, Taraf'ın basın dünyasına yaptığı ve yapacağı çok önemli katkıları gözardı etmeyi gerektirmez. Kaynak Bu mahkemenin kararının ASLI: http://yenisafak.com.tr/resim/site/u...1f13c0a6by.jpg http://666kb.com/i/bwszuzc66im4isnfv.jpg Çok net bir şekilde REDDİNE deniyor kararda. Bu da savcıların tahrif ettikleri karar: http://www.corlu.org/haberresim/img_...yet-edildi.jpg Savcılar mahkemenin REDDİNE dediği bölümleri kapatıyorlar, mahkemenin kararının tam tersine bazı kişilerin mallarına el konulmasına sebep oluyorlar. Deniz feneri olayında yanlış yapan varsa nasıl ki cezasını çekmeli ise, mahkeme kararı üzerinde oynama yapanlar da yaptıklarının cezasını çekmelidir. |
1. Mahkeme kararı belgeleri okunmuyor.
2. Savcıların talep ettiği şey malvarlıklarına ''el koyma'' değil, ''dondurma, tedbir'' kararıdır. 3. Yapılan işlem hatalı olabilir, şu an net biçimde bilmiyoruz. Ancak savcıların beyanatlarına göreyse hemen her mevzuda yapılan rutin bir uygulama. 4. Yapılan işlem malvarlıklarının dondurulması; yani mahkemenin gidişatını etkileyecek, doğru olsa bile delilleri saptıracak, karartacak yahut sanıkların lehine delilleri görmezden gelecek bir uygulama değil. 5. Savcıların elinde ALMAN-TÜRK Deniz Fenerleri arasındaki para akışı, ilişki vs onlarca belge var. Alman savcıların iddiaları çok ciddi. Bugüne kadar gecikmiş olması bile skandal. 6. Ayrıyeten tutuklu sanıkların Alman Deniz Feneri'yle ilişkileri sabit, çocuk mu kandırıyorsunuz? 7. Mevzunun adı ''belgelerle''. Ezber bozacak hazret, eldeki somut verilere ilişkin hiçbir yalanlamaya gitmemiş, yalnızca çocuksu kanaatlarını bildirmiştir. Yetmemiş Alman savcılarının içinde olduğu bir KOMPLO'ya işaret etmektedir. Yapabileceği de ancak budur, tabi yerseniz. 8. Paraların hangi paravan şirketlere hangi isimler ve hesap no'larıyla Almanya'dan TC'ye aktardıkları Alman savcıların yaptıkları tahkikatlarda belgeleriyle ortaya konmuş. Yazar açıkça yalan söylüyor. Aynı belgeler, paraların hangi paravan şirketlerden aktarıldığına dair belgeleriyle bu konunun içinde de verilmiş, merak eden bakar. 9. Doğan medyası ve CHP ittiafakının gündeme getirmesi denilerek mevzu saptırılmakta ve bayağı bir dezenformasyon yapılmakta. Açıkçası Doğan grubu ve CHP bu mevzuya Yandaş medyanın Ergenekon'a harcadığı mesainin onda birini bile ayırmamaktadır. Çamur at, izi kalsın elbette. 10. Doğan grubunun mevzuya gösterdiği ilgi, gayet normal ve olağan bir gazetecilik refleksidir. Kendilerini savunmak bana düşmez, ancak bu konuya yeterli şekilde eğilmemektedirler dahi. 8. |
Sayın arkadaşım, belgeleri okuyan okumuş ve gereğini yapmış. savcıların belge üzerinde oynama yaptıkları, tahrifat yaptıkları müfettişlerce belgelenmiş ve görevden alınmışlar.
burda benim belirttiğim husus "savcıların evrak üzerinde tahrifat yapmaları"dır. Olay budur. çok fazla uzatmaya gerek yok bence. Niye böyle bir sahtekarlık yapmak istemişler, bulunması gereken soru budur. |
Alıntı:
100 milyon euro'ya yakın paradan bahsediliyor, Alman savcıları bunu ispatladı. Hala bu soygun şebekesinin arkasında hangi yüz-sıfatla durup yerine göre İLAHİ ADALET'TEN, NAMAZDAN, ALLAH'TAN bahsedebiliyorsunuz? Ahanda belgeler orada, bağlantılar, Alman savcılarının gönderdiği resmi deliller, hepsi orada. DAHA neyi ispatlamak gerekiyor? Ne yapmış savcılar,BU ADAMLARIN ORTAK OLDUĞU ŞİRKETLERDEKİ taşınmaz mallara da tedbir istemiş, mahkeme kararına rağmen! YANLIŞ MI? Ortada soygunun belgeleri varken, Almanya ayağında bu ispatlanmışken ve paravan şirketlere aktarılan paralar ortadayken türlü sahtekarlıklarla paraların hülle edilmesine göz mü yumulsaydı? Devlet bankalarından hortumladığın paralarla gidip başka şirkete ortak olsan ve bu şirketler o sermayeyle onlarca taşınmaz mülk edinse, ''hayır kardeşim, o başkasının'' mı diyeceksiniz? Savcılar belgede tahrifat yaptıysa, ki bu sabit bir ''suç'' değil, hala soruşturuluyor, onca belgeye rağmen böyle bir soygun yok mu demektir? Ama bizler şunu biliyoruz: TC büyük bir süpriz olmazsa, davanın TC ayağını yani Zekeriya KARAMAN ve yandaşlarını aklıyacak. En fazla vergi kaçırma, kayıt tutmama gibi göstermelik bir iki suçtan yargılayacak. Ama ALMANYA'daki davaya ve onca delile rağmen tarih bunu asla affetmeyecek. Sizin vicdanlarınız belki bunu yutar;ama, aklı başında ALMANYA'daki inançlılar, paraları soygunlarda gidenler bu zokayı yutacak mı, ondan emin değilim. |
SAVCILARIN EVRAK ÜZERİNDE SAHTEKARLIK YAPTIKLARIna dikkat çekiyorum, boşuna yazma arkadaşım.
deniz feneri deniz feneri diye durmadan yazanların iki satır da savcıların sahtekarlıklarına yazı yazmaları lazım. yazamıyorlarsa diğer yazdıklarının hükmü yoktur. evet BU SAVCILAR BU SAHTEKARLIĞI NİYE YAPMIŞLARDIR? BUNA NİYE İHTİYAÇ DUYMUŞLARDIR? Varsa buna cevap verin. yoksa boşuna yazmayın, okumuyorum. |
Din başlıbaşına takiyedir zaten. Amaca ulaşma adına her yol mübahdır diyen bir anlayıştan ne bekliyoruz ki? Dinleri ve imanları para olmuş bu şebekelerin ne haltlar karıştırdığı eninde sonunda ortaya çıkacak zaten. Savcılar tahrifat yaptı vs de kurtaramaz söyleyelim. Almanlar bu işin peşini bırakmaz.
|
Alıntı:
Savcılar sahtekarlık falan yapmamıştır, tedbir kararını mahkemenin uygun gördüğü halin dışında geniş tutmuştur, en fazla budur! Sen asıl bu hırsızların suçları ALMAN MAHKEMELERİNCE sabitken, zekeriya karaman denen zatın ALMANYA'ya gelmesi halinde hakkında tutuklama emri varken hangi pişkinlikle bu durumu kabullenebiliyorsun? Dininiz HIRSIZIN MÜSLÜMANI İYİDİR mi diyor yoksa? Müslümanlık adına dolandırıcılık ve hırsızlık yapıp zimmete para geçirmeyi meşru mu görüyorsunuz? |
Alıntı:
1- Evet savcıların sahtekarlık yaptıklarına dair müfettişlerin raporu ve onu değerlendiren hsyknın kararı var! 2- peki sen yukarda ahkam keserken, insanları haklarında kesinleşmiş MAHKEME KARARI OLMADAN mahkum ederken, hırsız derken vs.vs. hiç aklına gelmiyor muydu MAHKEME HÜKMÜ? Ne oldu ki birden bire mahkeme hüküm geldi aklına? yandaşların sözkonusu olunca mahkeme hüküm, başkaları olunca hemen kır kalemi! biz buna "takiyye" veya "ikiyüzlülük" diyoruz! Benim dinim hırsızın müslümanı iyi vs. demez sen rahat ol, hırsızın elini keseriz biz var mısınız şeriat uygulamasına?????? Biz iftiraya karşıyız, haklarında hiç bir kesinleşmiş mahkeme kararı olmayan insanlara çamur atmanıza karşıyız. Alıntı:
ben kimseyi savunmuyorum, yanlış yapmışlarsa cezalarını çeksinler, ben insanların yargısız infaza tutulmasına itiraz ediyorum, sizin takiyyenize itiraz ediyorum, ikiyüzlü davranmanıza itiraz ediyorum. Savcıların sahtekarlık yaptıkları belgeli iken tek kelime yazamayıp kesinleşmiş hiç bir hükmü olmayanlara çamur atmanıza kızıyorum. okey??????????? (ben türkiyedeyim, TÜRKÜM... Bana alman mahkemelerinden ahkam kesme arkadaşım) |
Alıntı:
Ancak, dönüp dolaşıp kendi ayağınıza çelme takmaya bayılıyorsunuz. Tabi ya ''hukuk ve belgeler'' değil mi? Biz ne demişiz: Belgelerle deniz feneri ve bu derneğin almanya şubesinde kanıtlanmış suçlar. Almanya'daki dernekle Tc arasındaki açık ilişkiler ve buna ilişkin somut belgeler. Savcılarla ilgili öncelikle ''idari'' bir karar alınmıştır. Hsyk, eline geçen belgelere göre savcıların mahkeme içtihadı dışına taşarak taşınmaz mülkler üzerindeki tedbir kararının mahkemenin uygun görmediği biçimde alındığına kanaat getirmişler. Yalnız burada şuna dikkat ediniz: Savcıların ''sahtekarlık'' yapmakla suçlandıkları şey, bir yolsuzluk ve zimmete para geçirme soruşturmasında mal varlığı ve mülkler üzerindeki tedbir işlemi. Asgari hukuk mantığına sahip biri, bunun davanın esasına ilişkin bir ''tahrifat'' olmadığını anlar. Alınan karar zaten ''tedbiren'' bir karardır, mahkeme sonuçlanmadan uygulanacak bir şey yoktur. Ki nitelikli dolandırıcılık davasında mallara ilişkin tedbirin gayet anlaşılır bir yanı vardır. Alıntı:
Alıntı:
Sen Allah'ın şu işine bak ki, ileri demokrasi ve özgürlükçü kafir ülkelerde hukuk şeriatla yönetilen tüm ülkelerden fersah fersah gelişmiş. Ahanda senin dininle evrensel hukuk arasındaki fark sonuçları itibariyle budur. Alıntı:
Alıntı:
http://www.evrensel.net/news.php?id=9385 Alıntı:
Alman savcıları işi gücü bıraktı bir de size komplo hazırlamakla mı mesai harcıyorlar? Şu savunmaya kargalar bile güler. Şeriatı savunmayı marifet bilip el kesmeyi göze alacak kadar AHLAK SAHİBİYSENİZ onca bilgi ve belge ile gayet temiz biçimde yargılanan ve TC'nin de ''meşru'' biçimde tanıdığı başka bir ülke mahkemesine saygı duyarsınız. Muhteşem ahlak sahipleri ve basılmamış kitaptan terörizm çıkarmaya teşne bülbüller aylarca keriz fenerini görmezden geldi arkadaşım. Uyanın artık, kimsenin bu herifler sırf müslüman diye linç etme gayreti felan yok. Benim annem, babam da Müslüman. Kendi hallerinde, inançlı insanlar; kimseyi neden inançları için rencide edeyim? Darbeler ve ERGENEKON konusunda gösterdiğiniz hassasiyet ve cevvalliğinizin yarısını deniz fenerine gösterin. Hukuk kararlarını takmazlık etmeyin. Aslında burada konunun başında mevzu bahis edilen ''savcılara müdahale'' değildir, ELDEKİ ONCA BELGE VE BİLGİYE KARŞIN iktidarın sessizliği ve müdahalenin bizzat Adalet Bakanı eliyle HSYK'ya yaptırılmasıdır. İktidar aylarca bu işin peşinde olup tutarlı bir tavır alıp da bu müdahaleyi yapsa zannediyoruz ki kimsenin aklına böyle işler gelmeyecekti. HUKUK DEMİŞKEN! Bu ülkede yüzlerce insan mahkemeleri aylarca ötelenip somut bir yargı kararı olmadan içeride! İki tane kıytırık slogan atan öğrenciler neredeyse vatana ihanetle yargılanacak, 24 aydır içerdeler! Hukuku en son kafalarına inen balyozla hatırlayan generaller gibi davranmaya ne çabuk başladınız? Ne çabuk düşmanınızın taktikleri bu kadar ''işlevsel'' oldu? |
almanyaya girdiklerinde anında tutuklanacaklarına dair belge diyorum, chpli birinin konuşmasın ı aktarıyor:)
iyi geceler. İyi uykular:) |
On yildir deniz feneri ve gemicik disinda bir laf duyamadigimiza gore iktidar partisi emsallerine nazaran epeyce temiz anladigim kadariyla.
http://www.youtube.com/watch?v=FAMOwvEcRw4 |
Bu genç en azından özgürce hayatına devam ediyor. Kılıçdaroğlu kendisini eleştiren bu genci gayet sakince dinliyor. En azından insan gibi dinlemesini biliyor. Başbakan gibi insanları hayvan yerine koymuyor.
Acaba bu genç başbakanı eleştirmiş ve onu rezil etmiş olsaydı ne olacaktı? Muhtemelen karakolda misafir edilecekti. Sadece pankart açtığı için 17 aydır içerde yatan üstelik bayramda annesiyle bile görüştürülmeyen genci unutmayalım bayan sarışın.... Verdiğin örneğe bak... Başbakan, Kemal Bey'in tırnağı olamaz. Onda ne hoşgörü, ne demokrasi ne de evrensel kültür birikimi var. Olsa olsa bedevi kültürü olur. |
'Köstebek Dosyası'nda müthiş iddia
Alıntı:
Alıntı:
|
Şu biçimde gidersek; savcılar sahtekarlık yapmış. Bunu da merkeze korsak, hayli sahte belgelerle alaksız insanları, kesimleri de davaya ortak eden, böylelikle , kendi kırımızı çizgilerini belirleyip dikte eden bir iktidar koşulunda, Ergenekon diye bir şey kalır mı?bence olayları doğru halkalardan kavramak lazım. Birde 1990-2000 arası yeşil sermayenin, rant sicilinin kabarıklığına bakmalı... Yahu Bosna yardımlarını bile iç etmişlerdi, cami yaşatma vs derneklerine hiç girmiyorum bile...
Kılıçdaroğlunun şu sorusu önemlidir.. Bu gün, yaptığı konuşmayı izledim. 2008 De hükümete soru önergesi sunulmuş. Hükümetin ise 15 gün içinde cevap vermekle mükellef olduğunu dile getiriyor ve soruyor, 3 yıl geçmiş neden hala cevap yok.. Bu önemli... |
Alıntı:
Bu dava bugün kapatılsa dahi yarın ''vicdanlı'' savcıların elinde mutlaka açılacak, bugünün serbestleri ibretlik cezalar alacaktır. Mustafa Peköz de oldukça ciddi, zahmetli ve önemli bir işe koyularak bu soygun düzenini tek tek ifşa ediyor. KCK, Ergenekon, Hopa ve Hrant Dink davalarındaki onca kepazeliğe olanca haksız uygulamaya ve lehe delillerin görmezden gelinmesine bir kez olsun müdahil olmayan ADALET BAKANLIĞI Deniz Feneri soygununun geleceği yeri görerek eften-püften mazaretlerle davaya müdahil olmuş ve 3 savcıyı birden davadan almıştır. 10 yıldır örgütlü-nitelikli dolandırıcılık suçlarından bile yargılanamayan bürokrat ve vekillerin dokunulmazlıkları için BİR TEK ADIM ATMAYAN iktidar, pişkinliği ''OLAĞAN'' hale getirmiştir. Deniz Feneri, benzerleri geçmişte defalarca yaşanmış bir YEŞİL SERMAYE PALAZLANDIRMA yöntemi ve soygun şebekesidir. Bu şekilde oluşturulmuş yardım havuzlarından geçmişte de bugün de milyarlarca dolar hortumlanmakta, toplanan paralarsa yandaş holdinglerin palazlandırılmasında kullanılmaktadır. İşte belgeleri... |
Bilindiği gibi Deniz Feneri davasını yürüten savcılar görevden alınmış, sonra da haklarında dava açılmış ve Deniz feneri davasında yargılananlar ise beraat etmişti!
Şimdi Deniz Feneri'nde para akışını gösteren belgeler ise gerçek çıktı! Buna dair haber. Alıntı:
|
Sorun şu ki bu davalar, uğraşılar artık işin çerez taraflarını oluşturuyor. Yani bunların tek tek aydınlatılmasına uğraşılması ancak gerçekten demokrasinin işlediği ülkelerde bir hükümeti değiştirir veya kısmen de olsa bir adalet dalgası yaratır.
Şöyle düşünün, evinizin altında, hareket ettiğinde evinizin temelini sarsacak büyüklükte bir hamamböceği var. Siz ise elinizde böcek öldürücü sprey ile minik hamam böceklerini öldürüyorsunuz. Ama işin kaynağı olan dev böceğin ruhu bile duymuyor. Ve birgün gelecek o evinizi de başınıza geçirip sizi mideye indirecek. TV'ye göz gezdirirseniz muhalif gazetecilerin, siyasetçilerin, avukatların, aydın görünümlülerin, sanatçıların hep küçük hamam böcekleriyle uğraştığını görürsünüz. İşin kaynağıyla uğraşmak biraz radikal olmayı, radikal olmak ise çok büyük bir özveri ve cesaret gerektiriyor. Üstelik büyük ihtimalle bu radikallikle ucunda ölüm dahi olabilen ve halkı karşınıza alacağınız türlü işler yapmalısınız. |
Guncelleme.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:30 . |