Fener soruları ve kısa cevaplar
Savcılar, Deniz Feneri sanıklarının ortak oldukları şirketlerin maddi varlıklarını bloke etmek için, davayla alakası olmayan kişilere de zarar verecek şekilde mahkeme kararında tahrifat yaptılar mı?
Deniz Feneri avukatlarının beyanlarına göre, yaptılar.
Savcılar hakkında, bu suç (veya iddia) sebebiyle soruşturma başlatıldı mı?
Başlatıldı.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, bu soruşturmaya izin verdi mi?
Verdi.
Ergin, bu konudaki soruşturma izinlerinin, Balyoz savcıları dahil herkes için verildiğini açıkladı mı?
Açıkladı.
Başsavcı, soruşturmanın selameti için, mahkeme kararında tahrifat yaptığı iddia edilen savcıları açığa aldı mı?
Aldı.
Bu idari bir mevzu. .. İkna olmazsan eleştirirsin.
Eğer 'taraf' tutuyorsan, ikna olsan bile eleştirirsin. Bu da alışılmış bir şey. Ne yazık ki, alışılmış bir şey.
Eleştiriyorlar zaten.
Davanın bütününü, üç yıldır devam eden sürecin tamamını göz önünde bulundurduğumuzda, bu hikayenin içinde sorunlar var mı?
Var.
Almanya'daki Deniz Feneri (Bunun, Türkiye'deki Deniz Feneri Derneği'nden bağımsız bir kuruluş olduğunu not edelim) Alman makamları açısından suç olabilecek yanlışlar yapmış.
Mesela, derneğin kasasına giren- çıkan paralarla ilgili olarak, düzenli kayıt tutmamış.
Almanlar haklı olabilir, dernek, muhtemelen, para sirkülasyonunun önemli bir kısmını Almanya'dan sakladığı için...
Belki, Almanya'dan vergi kaçırdığı için. Bu konularla ilgili bilgim yok, sadece tahminde bulunuyorum.
Bu kadar mı?
Değil.
Yardım faaliyetlerini, çok sıkı resmi kayıtlardan ziyade, zaman zaman karşılıklı güven ilişkisine dayandırmış olabilirler.
Eğer böyle yapmışlarsa, bu da yanlış.
Bu kadar mı?
Bir tane daha var. Bu da çok önemli.
CHP ve Doğan Medyası, Alman makamlarıyla da işbirliği yaparak, Deniz Feneri Davası'nı hükümetle de ilişkilendirmek için olağanüstü bir çaba sarfetti mi?
Etti.
Aynı çevreler, bu davanın kapsamını genişletmek için sözlü, yazılı ve diplomatik 'yatırım'lar yaptı mı?
Yaptı.
Bunları not ettikten sonra, benim için çok önemli olan bir başka soruya geçelim.
Bu insanlar, yani şu anda tutuklu bulunan Deniz Feneri sanıkları, yardım paralarını cebe indirmişler midir?
Bence indirmemişlerdir.
Bu çok yüzeysel bulunabilir. Bence ne demek?
Bu insanların, kişiliklerini dikkate aldığım zaman, Deniz Feneri'nin yardım çalışmalarını dikkate aldığım zaman ve bu iki konudaki gözlemimi yan yana koyduğum zaman, böyle bir sonuca varıyorum.
Eğer indirmiş olduklarını düşünseydim, düşünmek bir yana, kalbimde buna dair bir şüphe olsaydı, böyle yazamazdım.
Eğer bu işte bir hırsızlık olduğunu düşünseydim.
Bu insanların, Açe'deki yetimler için toplanan parayı, Keşmir'deki evsizler için kendilerine emanet edilen parayı cebe indirdiklerini düşünseydim, o hakkın tazmini için herkesten daha çok uğraşırdım.
Yeni Şafak, çok ezber bozmuştur. Burada da bozardı, kimsenin şüphesi olmasın.
Herkesten, olaya benim gibi bakmalarını isteyebilir miyim?
Asla. Buna zerre kadar hakkım yok.
Son bir soru:
Yeni Şafak, Aydınlık'la Taraf'ın, Deniz Feneri haberlerini birbirlerine yakın üsluplarla vermesine niçin dikkat çekti?
Cevap: Dikkat çekici olduğu için.
Bu durum, Taraf'ın basın dünyasına yaptığı ve yapacağı çok önemli katkıları gözardı etmeyi gerektirmez.
Kaynak
Bu mahkemenin kararının ASLI:
Çok net bir şekilde REDDİNE deniyor kararda.
Bu da savcıların tahrif ettikleri karar:
Savcılar mahkemenin REDDİNE dediği bölümleri kapatıyorlar, mahkemenin kararının tam tersine bazı kişilerin mallarına el konulmasına sebep oluyorlar.
Deniz feneri olayında yanlış yapan varsa nasıl ki cezasını çekmeli ise, mahkeme kararı üzerinde oynama yapanlar da yaptıklarının cezasını çekmelidir.