Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   İman Mı Vicdan Mı? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=25582)

Jolly Jocker 09-08-2011 23:07

İman Mı Vicdan Mı?
 
Not: Bu yazıda 'vicdan'ı başkalarına zarar vermemek ve dürüst olmak anlamında kullanacağım. 'İman'ı ise Allah'a ve dinine inanmak anlamında kullanıyorum.

Dikkat ettiyseniz gerek ahiret yaşamına ilikşin ayetlerde ve söylenenlerde, gerek şeriat yönetimi altındaki ülkelerde, gerekse müslümanların insanlara genel olarak kişisel bakış açılarında imanın vicdandan öncelikli görülmesi şeklinde bir tutarsızlık var.

Örneğin, ahiret yaşamında islamın en çok kıymet verdiği şey, kulun vicdanlı ve iyi yürekli biri olmasından ziyade, Allah'a tam iman etmiş olması olduğunu görüyoruz. Bir insan etrafına çok saygılı ve faydalı, son derece vicdanlı ve örnek bir kişilik olsa bile sırf Allah'a inanmadığı için sonsuza kadar cehennemden çıkamazken; imanlı biri, o kadar da vicdanlı ve örnek bir insan olmasa bile, bir süre cehennemde durduktan sonra cennete gidebiliyor. Yani ahirette vicdandan çok imana önem veriliyor.

Şeriat yönetimiyle yönetilen ülkelerde yalancı ve güvenilmez, karısını döven, sorumluluklarını aksatan vicdansız biri olmanın cezası ya yok ya da pek hafif iken; örnek birisi olduğu halde sırf inançsız olduğu için vinçlerde asılan pek çok vicdanlı insan var. Yani islamcı yönetimlerde de vicdandan çok imana önem veriliyor.

Müslümanların bireysel tutumlarına da bu anlayış yansıyor. Bir insanı değerlendirirken onun iyi biri olup olmamasına değil de, imanlı biri olup olmamasına dikkat ediyorlar. Sanki iyiliğin tek koşlulu iman sahibi olmakmış gibi! Sanki dinlerin, iyi insanları bile kötülük yapmaya ikna etmede ne denli başarılı olduklarını bilmiyormuşuz gibi! Müslümanlar, bir ''din kardeşliği'' anlayışı içerisinde kendi ''taraflarından'' olan çocuk tecavüzcülerine bile sahip çıkmaktan çekinmezken -bakınız Hüseyin Üzmez'e Vakit Gazetesinin sahip çıkması örneği-, sırf inançsız olduğu için vicdanlı ve dürüst birini kötü göstermekten de çekinmiyorlar. En büyük mücadelelerini vicdansızlığı ve kötülükleri önlemek için değil, inançsızlığı önlemek için veriyorlar. Sanki dinin etkisinin arttığı toplumlarda hiç kötülük olmazmış gibi! Bunu islami yardım derneklerinin, yiyecek ekmek bulamayan Afrika ülkelerine gıda maddesi yardımı yapmaktan çok cami yapmaya çalışmasından da anlıyoruz.

- İyi de, bu çarpık durumu müslümanlar nasıl oluyor da sorgulamıyorlar?
- Vicdan, imandan çok daha değerli ve gerekli birşey değil midir?
- İslam dini, islamcı yönetimler ve müslümanlar iman saplantısından çıkıp vicdana haksızlık yapmayı ne zaman bırakacaklar?
- Müslümanlara göre hangisi daha önceliklidir? İman mı vicdan mı?
- Vicdanlı olabilmek için imanın şart olduğu önermesi mantıksal olarak gösterilebilir mi?

Buyurun tartışalım...

ilim 10-08-2011 15:13

Arkadaşım, aklına hangi güzel ahlak geliyorsa, Kur'anın hedeflediği insan da odur. Zaten Hz Muhammed aleyhissalatü vesselamın hayatına bakılırsa bütün güzel ahlakın onda ictima ettiğini görürsün.

Ayrıca, bir hristiyanda veya bir yahudide veya bir budistte güzel ahlaklar olabilir. Fakat, eğer bir müslüman dinden çıkarsa aleminde hiç bir iyilik ve güzel ahlak kalmaz. Tamamen bozulur. Vicdan da kalmaz. Vatana ve millete muzır bir anarşist olur. Bu hakikati anlamak için şu misale bak:

İki tane saray var. Her iki sarayın salonunda da büyük elektrik lambası ve odalarında ise küçük lambalar var. Birinci sarayın küçük odalarındaki lambalar, büyük elektrik lambasına bağlı değil. Diğer sarayın küçük odalarındaki lambalar ise salondaki büyük elektrik lambasına bağlı. Birinci saraydaki büyük elektrik lambası söndürülünce diğer odalardaki lambalar açık kalabilir. Fakat, ikinci saraydaki büyük elektrik lambası söndürüldüğü zaman bütün saray karanlığa düşer.

İşte birinci saray bir gayr-i müslimdir. İkincisi de müslümandır. O büyük elektrik lambası ise Hz Muhammed aleyhissalatü vesselamdır. Bir gayri müslim Hz Muhammede iman etmezse, diğer peygamberleri kabul eder. Peygamberleri kabul etmezse bile Allahı kabul eder. Allahı kabul etmezse bile, yine aleminde bazı güzellikler kalabilir. Fakat, bir müslüman hem Allahı, hem diğer peygamberleri, hem de güzel ahlakı Hz Muhammed aleyhisselam vasıtasıyla öğrenmiş. Onu kalbinden çıkaran diğer hiçbir peygamberi ve Allahı kabul etmez. Ve mahiyetinde hiç bir iyilik ve güzellik kalmaz.

Ayrıca, Allahı inkar eden biri nihayetsiz bir cinayet işlemiş olur. Çünkü, bu kainatın ve içindeki varlıkların ve bilhassa insanın ehemmiyetli vazifeleri, gayeleri ve manaları vardır. Zira onlar Allahın manalı birer mektubu ve vazifedar birer memurudurlar. İnsan ise, bu dünyada Allahın muhterem ve mükerrem bir misafiri ve emanet-i kübrayı uhdesine almış ve meleklerine tercih edilmiş ve çok ehemmiyetli vazifeleri olan ve ebed için yaratlan mübarek bir mahlukudur. İnkar ise, kainatı ve insanı manasız, başıboş, vazifesiz bir derekeye atar. Ve kainatta tecelli eden Allahın isimlerini inkar ile tezyif eder. Allahın varlığını ver birliğini gösteren hadsiz varlıkların şehadetini inkar eder. Bütün kainatın hakkına manen tecavüz eder.

Jolly Jocker 11-08-2011 13:57

Alıntı:

ilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 403424)
Arkadaşım, aklına hangi güzel ahlak geliyorsa, Kur'anın hedeflediği insan da odur. Zaten Hz Muhammed aleyhissalatü vesselamın hayatına bakılırsa bütün güzel ahlakın onda ictima ettiğini görürsün.

Bunlar klişe laflar. Muhammed'in hayatına bakınca; kendi evlatlığının karısına göz koyacak kadar kadın düşkünü, Kuran'da pek çok ayette belirttiği üzere Allah'la birlikte kendine de itaat edilmesini bekleyen, gaza ve ganimet üzerine düzen kuran, çocuk yaşta kızlara bile göz koyan bir karaktersizden başka birşey görmüyorum. Kızma bana ama bizim orada göte göt, sübyancıya da -en hafif tabirle- karaktersiz derler. Sizin orada böylelerine peygamber deniyor galiba. Bir de güzel ahlaktan bahsediyorsun. Sen bilinçli olarak değil, sana ezberletildiği biçimiyle konuşuyorsun. Muhammed'in kuklası olmuşsun.

Alıntı:

Fakat, eğer bir müslüman dinden çıkarsa aleminde hiç bir iyilik ve güzel ahlak kalmaz. Tamamen bozulur. Vicdan da kalmaz. Vatana ve millete muzır bir anarşist olur.
Ben müslümandım, 19 yaşımda düşündüm ve çocukken, daha düşünemiyorken bana belletilen bu dini attım vicdanımdan. Zira dindeki her kusura, her kötülüğe, her ilkelliğe, her saçmalığa bir mazeret bulmaya çalışmaktan yoruldum. İslam, benim vicdanımda bir yüktü. Attım bu yükü sırtımdan. O günden beri çok daha vicdanlı ve iyi bir insanım. Tam da bu yüzden ''muzır bir anarşist'' oldum. Sana da tavsiye ederim. Ama önce kitabına(Kuran'a) uydurmak için değil, vicdanına uydurmak için düşünmeyi öğrenmek gerekecek.

Alıntı:

Ayrıca, Allahı inkar eden biri nihayetsiz bir cinayet işlemiş olur.
Allah varolsaydı, biraz da karakterli olsaydı, kendi adına müminlerin işlediği cinayetleri gördükten sonra varolmaktan vazgeçerdi. İnsan öldüreceğine, insanların yaşamını zehir edeceğine, cennet uğruna dünyaya zulmedeceğine, doğaüstünü memnun etmek için doğal olana baskı yapacağına kafandaki hayaleti öldür daha iyi. Bu cinayet değil uyanıştır.

Alıntı:

Çünkü, bu kainatın ve içindeki varlıkların ve bilhassa insanın ehemmiyetli vazifeleri, gayeleri ve manaları vardır. Zira onlar Allahın manalı birer mektubu ve vazifedar birer memurudurlar...
Yanlış. Kainata kendince, kendi dinince anlam yükleyen sensin. Başka dinden biri de kendi dinine göre başka bir anlam yüklüyor. Daha doğrusu hazır alıyor. Siz, hayata bireysel olarak anlam veremediğiniz için, bireyselliğiniz gelişmediği, kulluğu aşamadığınız için hayatlarınıza anlam veremiyorsunuz. Evren size bomboş görünüyor. Bu yüzden dine sığınıyorsunuz. Din, sizin gibi kul karakterlilere hazır anlamlar sunuyor. Ama senin evrene bir anlam atfetme ihtiyacı duyman, islamı meşrulaştırmaz. Bireyselliğini geliştirmen gereğini gösterir yalnızca.

art_kitekt 11-08-2011 14:54

Alıntı:

ilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 403424)
Arkadaşım, aklına hangi güzel ahlak geliyorsa, Kur'anın hedeflediği insan da odur. Zaten Hz Muhammed aleyhissalatü vesselamın hayatına bakılırsa bütün güzel ahlakın onda ictima ettiğini görürsün.

Arkadaşım, ilk yazdığın cümle zaten saçmasapanın ötesi bişey, aklıma her ne güzel ahlak geliyosa kuran odur. Bunu kime özel yazıyorsun? 10 larca kişiyi ahlak adına öldüren birisinin aklına gelen ahlağı da mı hedefliyor kuran? bu 1

9 yaşında bir kız çocuğuyla gerdeğe girmiş birisi için "bütün güzel ahlakın içtima ettiği" insan diye nasıl düşünebiliyorsun sadece bunu açıklasana bana ama sadece bunu????

ilim 11-08-2011 17:54

Alıntı:

Bunlar klişe laflar. Muhammed'in hayatına bakınca; kendi evlatlığının karısına göz koyacak kadar kadın düşkünü, Kuran'da pek çok ayette belirttiği üzere Allah'la birlikte kendine de itaat edilmesini bekleyen, gaza ve ganimet üzerine düzen kuran, çocuk yaşta kızlara bile göz koyan bir karaktersizden başka birşey görmüyorum. Kızma bana ama bizim orada göte göt, sübyancıya da -en hafif tabirle- karaktersiz derler. Sizin orada böylelerine peygamber deniyor galiba. Bir de güzel ahlaktan bahsediyorsun. Sen bilinçli olarak değil, sana ezberletildiği biçimiyle konuşuyorsun. Muhammed'in kuklası olmuşsun.
Haşa..yüzbin kere haşa. O damen-i muallaya böyle alçak şüphelerin eli yetişmez. Evet, 25 yaşından 50 yaşına kadar, yani nefsin ve hevesatın galeyanda olduğu zamanlarda tam bir iffet ve ismet ile Hatice-i Kübra gibi ihtiyare bir tek kadın ile iktifa eden birinin elbette elliden sonraki evlenmeleri, çok açık bir şekilde nefsani ve şehavani olmadığını, tam tersine çok büyük hikmetler için olduğunu zerre kadar vicdanı olan bilir, anlar.

O hikmetlerden biri şudur: Allahın resülu olan Hz Muhammed aleyhisselamın sözleri, konuşması, hareketleri, halleri, tavırları hep dinin ve şeriatın menbaıdır. Zahiri kısmına sahabeler hamale olduğu gibi gizli ve mahrem kısmınında hameleleri ve ravileri temiz hanımlardır. Fiilen bu vazifeyi ifa etmişlerdir. Belki dinin yarısı bu hanımlardan rivayet edilmiştir. Demek sahabeler ne kadar çoksa, diğer vazifeye de değişik fıtratta kadınlar gerekmektedir.

İkinci olarak, peygamber bir kimseye şefkat ve merhametinden dolayı evladım derse o kişi evladı olmaz. Zeyd(ra) ın ikrarıyla o izzetli zevcesini kendine denk bulmadığı ve Hz Zeynebin daha yüksek ahlakta ve ancak bir peygambere zevce olarak yaratıldığını görmüş. Boşamış. Daha sonra Allahın emri ile Allahın resulü onunla evlenmiştir. Yani, orada evladı değil, başka bir adam vardır.

Her ne ise..Hz Muhammed-ül Emin aleyhissalatü vesselamın hayatını bilen biri onun ahlakını düşmanlarının bile medhettiğini görür, bilir.


Alıntı:

Ben müslümandım, 19 yaşımda düşündüm ve çocukken, daha düşünemiyorken bana belletilen bu dini attım vicdanımdan. Zira dindeki her kusura, her kötülüğe, her ilkelliğe, her saçmalığa bir mazeret bulmaya çalışmaktan yoruldum. İslam, benim vicdanımda bir yüktü. Attım bu yükü sırtımdan. O günden beri çok daha vicdanlı ve iyi bir insanım. Tam da bu yüzden ''muzır bir anarşist'' oldum. Sana da tavsiye ederim. Ama önce kitabına(Kuran'a) uydurmak için değil, vicdanına uydurmak için düşünmeyi öğrenmek gerekecek.
Dinde kötülük yok. Fakat, nasıl ki güneşin parlak ziyasından bazı şeyler kokuşur ve bozulur. Öyle de, cüz-i iraden ile kendini bu şekilde bozmuş ve kokutmuşsun. Çünkü, ahlakın bütün envaını (ta anne ve babaya öf bile dememeye kadar) beyan eden ve kainatın ve insanın yaratılmasındaki hikmet ve gayeleri ders veren ve bu kainatın sahibini ve ustasını tanıtan bir kitaba düşman olan insanlığa ve ahlaka düşman olur.

Ayrıca, sen sinekten kaçıp yılanın ağzına kendini atmışsın. Kendini ve sevdiklerini başını vücuda çıkarmış ecel celladının satırıyla kesilip hiçliğe ve yokluğa atılacak kurbanlar olarak gören ve yokluk ve ayrılık tokatlarını yiye yiye kabir ejderhasının ağzına yaklaşan bir insanın nasıl vicdanı rahat edebilir.

Kur'an, benim aklımdaki bütün sorulara en ince ayrıntısına kadar tam ikna edecek bir tarzda aklen ve mantıken cevap verdi. İnanmak isteyenlere tavsiye ederim.


A
Alıntı:

llah varolsaydı, biraz da karakterli olsaydı, kendi adına müminlerin işlediği cinayetleri gördükten sonra varolmaktan vazgeçerdi. İnsan öldüreceğine, insanların yaşamını zehir edeceğine, cennet uğruna dünyaya zulmedeceğine, doğaüstünü memnun etmek için doğal olana baskı yapacağına kafandaki hayaleti öldür daha iyi. Bu cinayet değil uyanıştır.
Allah bir insanı haksız yere öldürenin bütün insanları öldürmüş gibi olacağını söylüyor. Fakat, elbette yeryüzünde fesat çıkaran ve benimle savaşan birileri ile savaşmayı da medhediyor. Bir düşün, senin ecdadın kurtuluş savaşında Allah için savaşmamış ve öldürmemiş olsaydı çok mu iyi olurdu. İyi ki savaşmışlar ve öldürmüşler ve Kur'anın cihad emrini yerine getirmişler değil mi?

İslamiyet insanların hayatlarını zehir etmiyor ki. Ben Allahı tanımakla, yani bu dünyada ehemmiyetli vazifelerim bulunduğunu ve başıboş olmadığımı ve sonsuz merhamet ve hikmet ve kudret sahibi bir rabbim bulunduğunu bilmekle ve bu dünyanın bir son olmadığını ve rabbimin bana ve sevdiklerime ebedi bir cenneti hazırladığını düşündükçe ve zalimler için cehennemin bulunduğunu yani mazlumun hakkının zalimlerden alınacağını bilmekle ve ölümün benim ve sevdiklerim için bir terhis olduğunu bilmekle ve yıldızları ve zerreleri beraber kolay çeviren ve aynı zamanda benim kalbimden geçen bütün istekleri işiten bir zatın huzuruna çıkmak ve ona muhatap olmakla elbette nihayet derecede rahat ve mutlu oluyorum.

Elhasıl, Allah zulmetmiyor. Tam tersine hikmeti ve merhameti ve adaleti gereği bu dünya imtihanına insanı atıyor. Bir düşün eğer dünya hayatı olmasaydı, musibetlere sabredip, Allaha itaatten vazgeçmeyen Hz Eyüb aleyhisselam gibi biri ile senin gibi Allaha isyan eden biri bir seviyede kalacaktı. İkinizde cennete gidecektiniz. Elbette Allahın hikmeti ve adaleti ve merhametine zıt bir şey olurdu.

Alıntı:

Yanlış. Kainata kendince, kendi dinince anlam yükleyen sensin. Başka dinden biri de kendi dinine göre başka bir anlam yüklüyor. Daha doğrusu hazır alıyor. Siz, hayata bireysel olarak anlam veremediğiniz için, bireyselliğiniz gelişmediği, kulluğu aşamadığınız için hayatlarınıza anlam veremiyorsunuz. Evren size bomboş görünüyor. Bu yüzden dine sığınıyorsunuz. Din, sizin gibi kul karakterlilere hazır anlamlar sunuyor. Ama senin evrene bir anlam atfetme ihtiyacı duyman, islamı meşrulaştırmaz. Bireyselliğini geliştirmen gereğini gösterir yalnızca.
Din olmayınca hayatın anlamı olmaz. Herşey hikmetsizliğe ve abesiyete ve vahşete inkılap eder. Hatta lezzet cihetinde insan bir hayvandan daha aşağı düşer. Kainatın bir saray gibi yaratıldığını ve insanlar, cinler, melekler o saray sahibinin misafirleri olduğunu ve o sarayın niçin yapılıp, insanın niçin o saraya gönderildiğini ve bu sarayın sahibinin kainatı ve insanı yaratmasındaki hikmet ve gayeleri bilmeyip, saray sahibini tanımayan bir insan ve ölümü kendini sevdiklerinden ayıracak bir darağacı ve kabri, hem kendini ve hem de sevdiklerini yutup, mahvedecek bir ejderha ağzı olarak gören ve hatta hastalıkları ve musibetleri bu dünya cennetinin muzır haşereleri olarak gören bir insan, bu kainata ne anlam verebilir ki. Bana bu kainatın ve insanın manasını izah edebilir misin.

Alıntı:

Ben hayata mana vermek için bin yıllık yalanlara gerek duymayanlardanım. Kendi hayatıma kendi anlamını ben veririm. En azından bunun için mücadele ederim. Değerli olan da budur. Allah'a inanmayı bırakmak, cehaleti aşmaktır. Şüphe tek gerçektir. Allah yoktur. Hareket maddeye içkindir; doğanın üstünde ya da dışında hiçbir şey yoktur. Sadece tabiat vardır. Biraz karakterli olan da bu gerçekle yaşamayı öğrenir. Din, ölümden korkan karaktersizlerin sığınağıdır. Allah da sana cennet sunduğu, ölümden dirilttiği için değerli; yoksa kimin umurunda olurdu? Siz ona değil kendi diriliş arzunuza tapıyorsunuz. Kendinize tapıyorsunuz. Allah bir aracı sadece. Bunun kökeninde de ölüm korkunuz var. Ölümden korkuyorsunuz çünkü yaşadığınız mevcut hayattan yeterli tatmini bulamıyorsunuz. Hayatınızı güzelleştirmek, daha özgür ve eşit yaşamak için uğraşmayı, mücadele etmeyi de bilmiyorsunuz. Ölüm korkunuzun merhemi olan dininiz, bu noktada, eldeki biricik yaşamınızın afyonu oluyor. Başka bir hayat hayaliyle elinizdekini mahvediyorsunuz. Bu noktada, sizin yaptığınızı hayvanlar bile yapmıyor. O halde söyle, kim ''hayvandan daha aşağılık?'
İnsan ihsana karşı perestiş eder. Yani, fıtratı bozulmamış bir insan kendisine iyilik edene karşı teşekkür etmek ister. Elbette bizi anne karnında bir nutfeden yaratan ve akıl, kalp, dil, kulak gibi maddi ve manevi duygular veren ve doğduğum anda en muhtaç olduğum bir gıdayı bize gönderen ve binlerce çeşit meyve ve sebzeyi bizim için yaratan ve bizi yokluktan çıkarıp, kendine muhatap ve dost eden ve ebedi bir cenneti bizim ve sevdiklerimiz için hazırlayan bir zatı tanımazsak ve ona teşekkür etmezsek elbette insaniyetten çıkarız. Ve bu dehşetli hatamızın cezasını hem dünyada hem de ahirette dehşetli bir şekilde çekeriz.

Allah bize en basit bir sanat olan bir iğnenin bile ustasız olamayacağını kavrayacak akıl vermişken böyle harika muntazam sanat eserleriyle kendini bize tanıtan ve rahmetin süslü meyveleriyle kendini sevdiren ve bizi sevdiğini gösteren bir zatı tanımazsak ve sevmezsek elbette bu hatamızın cezası olarak cehennemi hakkederiz. Ve cehennem bizim için tam bir adalet olur.

unbe 11-08-2011 18:12

Alıntı:

ilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 403424)

İşte inkarın böyle neticeleri olduğu için o insanda iyilik namına hiç bir şey kalmaz. Hayvanlardan aşağı bir mahluk olur. Cehenneme girmeye istihkak kesbeder.


tanıdığım bir çok ateist arkadaşım arasında sizin yakıştırdığınız gibi "hayvandan aşağı mahluk" tanımlamasına uyabilecek bir kimse yok.Tam aksine,ateist olan arkadaşlar vicdan olarak çok daha dürüst,çok daha açıksözlü,çok daha yardımsever vb.
çok yakın zamanda olan bir olayı anlatmak istiyorum.bjk voleybol takımından bir kız,akşamüstü antrenmandan çıkıp otobüse biniyor.üzerinde antreman kıyafetleri var haliyle üstelikte yaz ayı sıcak.yanına adamın teki oturuyor ve kıza durduk yere tekme atıp yumrukluyor.kız şöförden otobüsü kilitlemesini ve karakola çekmesini istiyor.düğer yolcular bu duruma itiraz ediyor.adamın darp etme gerekçesi ise şu:ramazanda milleti tahrik etmeye utan mıyor musun?!
şimdi size soruyorum sn. ilim.bu otobüstekilerin hepsinin sizin gibi müslüman olduğunu biliyoruz,türkiyedeyiz çünkü.bu duruma tepki göstermeyip ayrıca bu kızın uğradığı haksızca saldırıyı karakola bildirmesine engel olan müslüman nasıl biridir???? sadece allahınıza inandığı için "hayvandan daha üstün bir mahluk "mudur? yoksa bizler allahınıza tapınmadığımız için "hayvandan daha aşağı mahluk "muyuz?

unbe 11-08-2011 18:19

Alıntı:

ilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 403769)
Haşa..yüzbin kere haşa. O damen-i muallaya böyle alçak şüphelerin eli yetişmez. Evet, 25 yaşından 50 yaşına kadar, yani nefsin ve hevesatın galeyanda olduğu zamanlarda tam bir iffet ve ismet ile Hatice-i Kübra gibi ihtiyare bir tek kadın ile iktifa eden birinin elbette elliden sonraki evlenmeleri, çok açık bir şekilde nefsani ve şehavani olmadığını, tam tersine çok büyük hikmetler için olduğunu zerre kadar vicdanı olan bilir, anlar.


İkinci olarak, peygamber bir kimseye şefkat ve merhametinden dolayı evladım derse o kişi evladı olmaz. Zeyd(ra) ın ikrarıyla o izzetli zevcesini kendine denk bulmadığı ve Hz Zeynebin daha yüksek ahlakta ve ancak bir peygambere zevce olarak yaratıldığını görmüş. Boşamış. Daha sonra Allahın emri ile Allahın resulü onunla evlenmiştir. Yani, orada evladı değil, başka bir adam vardır.

bu üstte yazdıklarınız siz müslümanların klasik muhammedi aklamaya çabalarından başka hiçbirşey değildir.peygambere layık yüksek ahlakta başka kadın kalmadımı da zeynebi kendine aldı bu adam?

ve evet,elli yaşına kadar haticeyle yaşadı ancak hatice o döneme göre medeni olabilecek bi kadındı bana göre ki çok eşliliği kabullenecek yapıda da olamazdı mantıklı olarak.ve hepimiz biliyoruz ki muhammed haticeyle zenginliği için evlenmiştir.

güldürüyorsunuz beni gerçekten ilim:D yani orada evladı değil başka bir adam vardır ne demektir?muhammed zamanında evladım dediği adamın karısına göz dikiyor,sizin yaptığınız savunmaya bakın:D:D:D: çocuklar güler ya bu mantığa....11 yaşındaki oğlum dahi bu konuda ona hiçbir şekilde tek kelime etmemiş olmama rağmen din derslerinin saçmalığından bahsedip aydınlanamaya doğru ilerlerken siz hala muhammedin uçkurunun savunmasını yapmaktasınız:D yani ne diyim ki?müslümanlık var olduğu sürece o toplum gelişemez derim...

ilim 11-08-2011 18:50

Alıntı:

unbe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 403773)
tanıdığım bir çok ateist arkadaşım arasında sizin yakıştırdığınız gibi "hayvandan aşağı mahluk" tanımlamasına uyabilecek bir kimse yok.Tam aksine,ateist olan arkadaşlar vicdan olarak çok daha dürüst,çok daha açıksözlü,çok daha yardımsever vb.
çok yakın zamanda olan bir olayı anlatmak istiyorum.bjk voleybol takımından bir kız,akşamüstü antrenmandan çıkıp otobüse biniyor.üzerinde antreman kıyafetleri var haliyle üstelikte yaz ayı sıcak.yanına adamın teki oturuyor ve kıza durduk yere tekme atıp yumrukluyor.kız şöförden otobüsü kilitlemesini ve karakola çekmesini istiyor.düğer yolcular bu duruma itiraz ediyor.adamın darp etme gerekçesi ise şu:ramazanda milleti tahrik etmeye utan mıyor musun?!
şimdi size soruyorum sn. ilim.bu otobüstekilerin hepsinin sizin gibi müslüman olduğunu biliyoruz,türkiyedeyiz çünkü.bu duruma tepki göstermeyip ayrıca bu kızın uğradığı haksızca saldırıyı karakola bildirmesine engel olan müslüman nasıl biridir???? sadece allahınıza inandığı için "hayvandan daha üstün bir mahluk "mudur? yoksa bizler allahınıza tapınmadığımız için "hayvandan daha aşağı mahluk "muyuz?

Arkadaşım, kafir bir insanın hayvandan aşağı düşmesinin sebebi, hayvanda akıl olmadığı için geçmişi ve geleceği düşünmez. Rahatla yaşar, yatar, halikına şükreder. Yani, hayvanda akıl olmadığı için, ölümü, ayrılığı, yokluğu düşünemiyor. Fakat, insanda akıl olduğu için geçmiş ve geleceği düşünür. Geçmişten gelen sıkıntılar ve gelecekten gelen korkular onun hazır lezzetini zir ü zeber eder. Bu sebeple kafir insan hayattan lezzet alma noktasında hayvana yetişemez. Çok aşağılara düşer. Mesela, sen bir ziyafete sevdiklerinle beraber davet edilsen, fakat sevdiklerinin tek tek o ziyafetten kaldırılıp, gözünün önünde asılacağını ve sıranın sana geleceğini bilsen, o ziyafetten zevk alır mısın. İşte insan bu dünyada öyledir. Bütün sevdiklerinin tek tek gözünün önünde ecel celladının satırıyla kesilip, yokluğa ve hiçliğe atılacağına inanan biri elbette hayattan zevk almaz. Fakat, hayvanda akıl olmadığı için bunu düşünmez. Hayattan tam zevk alır. Öyle ise, ya aklını çıkar at, hayvan ol, kurtul veya aklını imanla başına al.

ilim 11-08-2011 18:59

Alıntı:

unbe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 403780)
bu üstte yazdıklarınız siz müslümanların klasik muhammedi aklamaya çabalarından başka hiçbirşey değildir.peygambere layık yüksek ahlakta başka kadın kalmadımı da zeynebi kendine aldı bu adam?

ve evet,elli yaşına kadar haticeyle yaşadı ancak hatice o döneme göre medeni olabilecek bi kadındı bana göre ki çok eşliliği kabullenecek yapıda da olamazdı mantıklı olarak.ve hepimiz biliyoruz ki muhammed haticeyle zenginliği için evlenmiştir.

güldürüyorsunuz beni gerçekten ilim:D yani orada evladı değil başka bir adam vardır ne demektir?muhammed zamanında evladım dediği adamın karısına göz dikiyor,sizin yaptığınız savunmaya bakın:D:D:D: çocuklar güler ya bu mantığa....11 yaşındaki oğlum dahi bu konuda ona hiçbir şekilde tek kelime etmemiş olmama rağmen din derslerinin saçmalığından bahsedip aydınlanamaya doğru ilerlerken siz hala muhammedin uçkurunun savunmasını yapmaktasınız:D yani ne diyim ki?müslümanlık var olduğu sürece o toplum gelişemez derim...

Hz Muhammed aleyhisselama böyle alçak şüphelerin eli yetişmez. Aklamaya çalışmıyoruz. Zaten ak.

Hz Hatice ile zenginliği için evlendiğine delilin nedir? Ayrıca, hz Hatice müslüman olduktan sonra malını ne yapmıştır? Hz Muhammed aleyhisselam Hz Hatice(ra)nin mal varlığı ile nasıl bir evde yaşamıştır ve evinde ne vardı. Ve yemekleri nasıldı? Elbette maksadı dünya olan birinin yaşadığı eve ve evin içindekilere ve yediği yemeğe de dikkat etmemiz gerekir değil mi? Hz Muhammed aleyhisselam nasıl bir evde yaşadığını ve evinde hangi eşyaların olduğunu ve günde yediği yemekleri internetten araştırıp, bu konuda bizi aydınlatabilir misiniz.

Dedelerimizin çok kişiye "evladım" dediğini duyuyoruz. Bu şefkat ve merhametten gelen bir kelimedir. Evladım, dediğimiz kişi niçin bizim evladımız olsun ki?

Elhasıl, sizi cennete davet eden böyle bir insanı bırakıp, şeytanın arkasından gidenler binlerce yazıklar olsun.

barristor 11-08-2011 19:11

Alıntı:

Bir düşün, senin ecdadın kurtuluş savaşında Allah için savaşmamış ve öldürmemiş olsaydı çok mu iyi olurdu.
Birincisi KURTULUS SAVASINDA kimse Allah icin savasmamistir.Ikincisi sakin olaki Muhammedin saga sola ganimet avciligi icin saldirmalariyla,Atamizin sadece topraklarimizi koruma amaciyla yapmis oldugu SAVUNMA savasini bir tutma.

Alıntı:

Kur'an, benim aklımdaki bütün sorulara en ince ayrıntısına kadar tam ikna edecek bir tarzda aklen ve mantıken cevap verdi. İnanmak isteyenlere tavsiye ederim.
Nasil bir akilmis bu ya?
İçi devrik cümlelerle dolu ve normal bir Arap'ın dahi, hatta o zamanki Arap'ın dahi kolayca okuyamayacağı kadar cahilce yazılmış,bir kitabi hangi aklinla anlayabiliyrosun hayret ettim.
Baksana DIYANET'in maasli ilahiyatcilari bile anlayamamis,sen anlamissin.

http://www.diyanet.g...id=1282&sorgu=3
"•Tercümelerde, parantez içerisinde kelime eklemek ve dipnotlarında kısa açıklamalar yapmak çoğu zaman zaruret halini almaktadır.

art_kitekt 11-08-2011 21:50

Şunu açıklamanı bekliyorum ilim:

9 yaşında bir kız çocuğuyla gerdeğe girmiş birisi için "bütün güzel ahlakın içtima ettiği" insan diye nasıl düşünebiliyorsun sadece bunu açıklasana bana ama sadece bunu????

yalnizs 11-08-2011 22:02

islamda "kalp ile düşünmek" konusunda bahsedilen düşünce vicdandır. vicdan her insanda olmayan çok önemli bir kavram. sadece kendi ailene, çevrene, milletine, dindaşına karşı değil kurttan kuştan başlayarak her canlıya doğaya karşı merhametli ve adaletli olmak meselesidir.

sayın ilim, insan sadece dine inanmamakla anarşist, kötü, hayvandan aşağı bir mahluk olmaz. vicdansız ise öyle olabilir, hristiyanların kiliselerini mısırda bombalayanlar bence öyledir, keza norveçte insanları öldüren teröristler, afganistanda zulüm uygulayan taliban, köpekleri dövüp ildüren caniler, ormanları yakan akılsızlar hepsi bahsettiğiniz tanıma girer çünkü iman sahibi olsalar akıl yoksunu vicdansızlardırlar.

unbe 12-08-2011 05:07

hayvanlarda akıl olmadığını ,en azından belirli derecede akla sahip olduklarını biliyoruz bunu gayet güzel kendince açıklamışsın ilim.ancaaaaaak örnek vermiş olduğum konuyla ilgili tek yorum göremedim????acaba utanmış olabilir misin müslim kardeşlerinden??yoksa hak veriyorsun da kendilerine bu hayvani davranışları için sessizce içinden alkış mı tutuyorsun?
madem bu kadar hakkaniyetli bi dinin var ne diye bu hakkaniyet sadece inananlara?herkese özgürlük,herkesesöz hakkı diye bişi yok mudur senin lügatında?
açıkçası siz müslümanlar için söyleyebileceğim tek söz şudur:sizin allahınız sizin gözünüze perde indirmiş ve herşeye at gözlüklerinden bakmaktasınız.size ezberletilenler dışında herhangi birşeyi düşünmüyor,düşünemiyorsunuz.öyle bir korku içindesiniz ki,yapılan haksızlıklaradahi ancak size dokunduğu zaman tepki gösteriyorsunuz.tıpkı sizin sıkmabaş kızlarınızın türbana özgürlük deyip yürümeleri ve açıklama olarak din özgürlüğü deyip başka hiç bir alanda özgürlükleri savunamamaları gibi.bu kadar da ikiyüzlüsünüz.....

unbe 12-08-2011 05:08

Alıntı:

art_kitekt´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 403825)
Şunu açıklamanı bekliyorum ilim:

9 yaşında bir kız çocuğuyla gerdeğe girmiş birisi için "bütün güzel ahlakın içtima ettiği" insan diye nasıl düşünebiliyorsun sadece bunu açıklasana bana ama sadece bunu????

:D buna gelecek cevabı ben söyleyeyim mi:P
o dönemde arap topraklarında kızlar erkenden gelişirdi......:D:D:D: tek verebilecekleri cevap bu olabilir.

ilim 12-08-2011 10:45

Alıntı:

Birincisi KURTULUS SAVASINDA kimse Allah icin savasmamistir.Ikincisi sakin olaki Muhammedin saga sola ganimet avciligi icin saldirmalariyla,Atamizin sadece topraklarimizi koruma amaciyla yapmis oldugu SAVUNMA savasini bir tutma.
"sizinle savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın. Allah gereksiz yere saaşanları sevmez" ve "kim bir insanı haksız yere öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur" manasındaki ayetlere ned iyorsun. Ayrıca, madem ganimet için bir insanın 40 ından sonra tek başına meydana çıkıp, ganimet için dünyaya meydan okuyup, ganimet için bu kadar tehlikelere katlandığını ve hayatını ve haysiyetini ganimet için tehlikeye attığına inanıyorsun. Öyle ise, Allahın resülunun ve onun yakınları nasıl yaşamışlar ve evleri nasılmış ve sofralarında hangi yemekleri yemişler? O ganimetlerle ne yapmışlar? Bunu bir internetten araştırıp, bizi de aydınlatır mısın arkadaşım.



Alıntı:

Nasil bir akilmis bu ya?
İçi devrik cümlelerle dolu ve normal bir Arap'ın dahi, hatta o zamanki Arap'ın dahi kolayca okuyamayacağı kadar cahilce yazılmış,bir kitabi hangi aklinla anlayabiliyrosun hayret ettim.
Baksana DIYANET'in maasli ilahiyatcilari bile anlayamamis,sen anlamissin.

http://www.diyanet.g...id=1282&sorgu=3
"•Tercümelerde, parantez içerisinde kelime eklemek ve dipnotlarında kısa açıklamalar yapmak çoğu zaman zaruret halini almaktadır.
Kur'anın mucizelik yönlerinden biri onun icazıdır. Yani, az sözle çok manaları ders vermesidir. Bu sebeple ne Kur'anın tercümesi ve ne de parantez içindekiler Kur'anın kendisi değildir. Bazen bir tek harfinin ifade ettiği manayı ifade etmek için 2-3 sayfalık yazı gerekiyor.

Evet, ben Kur'andan aklıma gelen en müşkil meselelere ve sorduğum her soruya akli ve mantıki ve tam ikna edici cevaplar aldım. Kafamda hiç bir soru cevapsız kalmadı. Yani, kainat ve insan nedir? Nereden geliyor ve nereye gidiyor. Kainat ve insanın yaratışındaki hikmet ve gayeler nedir? Bu kainatı yaratanın kainattan ve insandan maksadı nedir? gibi sorulara tam ikna edici cevaplar aldım. Bu da Kur'anın Allahın kelamı olduğunun ispatıdır. Çünkü, okuma yazma öğrenmemiş bir insanın 1400 sene önce yazdığı kendi eseri olsa benim aklımdaki bütün sorulara en ince ayrıntısına kadar cevap vermezdi. Öyle ise, Kur'an bu asra da hitap eden ve bütün zamanları ve mekanları bir anda gören bir zatın kelamıdır.

ilim 12-08-2011 11:08

Alıntı:

art_kitekt´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 403825)
Şunu açıklamanı bekliyorum ilim:

9 yaşında bir kız çocuğuyla gerdeğe girmiş birisi için "bütün güzel ahlakın içtima ettiği" insan diye nasıl düşünebiliyorsun sadece bunu açıklasana bana ama sadece bunu????

Elbette açıklarım..Bu zat, gençliğinin en hararetli ve nefsin ve hevesatın galeyanda olduğu 50 yaşına kadar ihtiyare tek bir kadın ile iktifa etmiş. 50 yaşından sonra, yani şehvetin azaldığı dönemlerde ve gençliğinin bittiği zamanlarda evlenmesi şehevani değildir. Daha mühim hikmetler içindir. O hikmetlerden en büyüğü şudur: Allahın resulünün konuşması ve sözleri gibi, halleri, tavırları, fiilleri de dinin ve şeriatın menbaıdır. Zahiri, yani normal toplum hayatındaki konuşmalarına, sözlerine, hallerine, tavırlarına, fiilerine sahabeler hamele oldukları gibi, hususi, gizli ve mahrem hallerinin ravileri de temiz hanımlarıdır. Ve fiilen bu vazifeyi ifa etmişlerdir. Dinin belki yarısı onlardan rivayet edilmiş. Demek ki, bu vazifeye değişik fıtratta hanımlar gerekiyor. Allah, resülünü bir model yapmış, onu ahlakın ve edebin en üst mertebesi ile donatmıştır. Diğer insanlara da ona ittibaı emretmiştir. İnsanların ekseri evlenir. İşte, eğer temiz hanımlar olmasaydı, Resulullahın bu evlilik hayatındaki gizli ve mahrem hallerini diğer insanlara, özellikle hanımlara nakledecek kimse olmayacaktı. Yani, evlilik yaşantısındaki yaşayışı mü'minler tarafından bilinmeyecekti.

Evet, Allahın resülünün evlenmesi kesinlikle şehevani değildir. Daha yüksek ulvi gayeler içindir.

Kendine bir sor..Bir insan 40 yaşından sonra tek başına meydana çıkıyor. Hiç bir yardımcısı ve serveti ve hanedanlığı yok. Bütün dünyaya meydan okuyor ve düşmanlarının damarlarına dokunduracak kadar şiddetli hakikatleri beyan ediyor ve kendini tehlikeye atıyor. ve insanlara Allahı tanıtıyor ve güzel ahlakı öğütlüyor ve yalan söylememeyi ve aldatmamayı ve kul hakkına riayeti ve hatta gıybet ve hatta anne ve babaya öf demeyi bile yasaklıyor. Böyle bir insanın gayesi 50 yaşından sonra rahat yaşamak ve evlenmek olabilir mi? Yalanı ve aldatmayı şiddetle men eden ve doğruluğundan dolayı kendisine el-emin dene zat, kendini tehlikeye atarak ve tek başına bütün dünyayı aldatmaya cesaret edebilir mi? Maksadı bu olan biri, sahabelerine anne ve babalarını ve kavim ve kabilelerini ve mal ve evlatlarını terkettirip, hicret ettirebilir mi? Dünyanın yarısına ve insanların beşte birine hükmünü dinletebilir mi? İnsafına havale ediyorum.

ilim 12-08-2011 11:17

Alıntı:

unbe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 403914)
hayvanlarda akıl olmadığını ,en azından belirli derecede akla sahip olduklarını biliyoruz bunu gayet güzel kendince açıklamışsın ilim.ancaaaaaak örnek vermiş olduğum konuyla ilgili tek yorum göremedim????acaba utanmış olabilir misin müslim kardeşlerinden??yoksa hak veriyorsun da kendilerine bu hayvani davranışları için sessizce içinden alkış mı tutuyorsun?
madem bu kadar hakkaniyetli bi dinin var ne diye bu hakkaniyet sadece inananlara?herkese özgürlük,herkesesöz hakkı diye bişi yok mudur senin lügatında?
açıkçası siz müslümanlar için söyleyebileceğim tek söz şudur:sizin allahınız sizin gözünüze perde indirmiş ve herşeye at gözlüklerinden bakmaktasınız.size ezberletilenler dışında herhangi birşeyi düşünmüyor,düşünemiyorsunuz.öyle bir korku içindesiniz ki,yapılan haksızlıklaradahi ancak size dokunduğu zaman tepki gösteriyorsunuz.tıpkı sizin sıkmabaş kızlarınızın türbana özgürlük deyip yürümeleri ve açıklama olarak din özgürlüğü deyip başka hiç bir alanda özgürlükleri savunamamaları gibi.bu kadar da ikiyüzlüsünüz.....

Arkadaşım, Kur'anın nazarında hak haktır. Küçüğüne büyüğüne bakılmaz. Bir masumun hakkı bütün bir millet için bile feda edilmez. İslamiyet kul hakkına çok ehemmiyet verir. Hatta gıybeti bile kul hakkından sayar ve hatta bir karıncayı bile lüzumsuz tazib etmekten men eder. Öyle ise, bütün beğenmediğin şeyler, bir müslümandan da gelse, o beğenmediğin ahlak, o kişinin müslüman olmasından değil, müslümanlığın gereğini yerine getirmemekten, yani kur'ana ittiba etmemesinden kaynaklanır. Bir müslümanın kötü bir ahlakı olsa ve zulmetse, o ahlak ve zulüm benim de düşmanımdır. her ne ise..

Aşağıda 1-2 küçük hikaye var. Onları dinle İslamiyetin hak ve hukuk ve güzel ahlak konusundaki hassasiyetini gör:

Meşhur İslam seyyahı ve tarihçisi Evliya Çelebi, Seyahatname'sinde diyor ki: "İlk İstanbul kadısı (hakimi) olan Hızır Bey Çelebi'nin huzurunda, Haşmetli Padişah Fatih ile bir Rum mimarı arasında şöyle bir muhakeme cereyan eder: Büyük bir abidenin inşasında kullanılacak iki mermer sütunu Fatih, bir Rum mimarına teslim eder. Mimar da, Fatih'in arzusunun hilafına olarak, bu sütunları üçer arşın kesip kısaltır. Fatih, cezaen, Rum mimarının elini kestirir. Rum mimarı da, Fatih aleyhine dava açar. Bunun üzerine mahkemeye celp edilen Büyük Padişah, baş köşeye geçmek istemiş. Birdenbire, hakimin şu ihtarıyla karşılaşmış:

"Oturma beyim! Hasmınla mürafaa-i şer'i olacaksın; ayakta beraber dur!"
Hızır Bey Çelebi; bu koca şanlı Padişah-ı maznuna, haksız el kestirdiği için, kendisinin de kısasa tabi olduğunu ve elinin kesileceğini bildirir.
Fakat, mimar kısası istemediği için, Büyük Fatih, günde on altın tazminata mahkum olur ve hatta kısastan kurtulduğu için, bu tazminatı kendiliğinden yirmi altına çıkarır.
İslam mahkemesinin adaletinin şanlı misallerinden biri olan şu misal, bize en haşmetli hükümdarlarla en aciz fertlerin huzur-u mehakimde müsavi olduğunu gösteriyor.

.................................................. .....


“Bir vakit İmam-ı Ali bir kâfiri yere atmış, kılıncını çekip keseceği zaman, o kâfir ona tükürmüş. O, kâfiri bırakmış, kesmemiş. O kâfir, ona demiş ki: ‘Neden beni kesmedin?’ Dedi: Seni Allah için kesecektim. Fakat bana tükürdün, hiddete geldim, nefsimin hissesi karıştığı için ihlâsım zedelendi. Onun için seni kesmedim. O kâfir ona dedi ‘Benim maksadım çabuk kesmen için seni hiddete getirmekti. Madem dininiz bu derece safi ve halistir; o din haktır.’ dedi.”

art_kitekt 12-08-2011 11:18

Daha yüksek ulvi gayeler için evlendi de kız çocuğu 9 yaşındayken gerdeğe de ulvi nedenlerle mi girdi ilim? Lütfen... bol arapça kökenli kelimelerle süsleyerek kandırabileceğin bir kitle yok burada, hazır böyle bir kitle bulmuşken kendini kandırmayı da bırak... Bunun ulvi nedeni mi olur? Evlat edinmeyi iptal etmeseydi de evlat edinseydi o zaman veya gerdeğe girmek için 16-18 yaşına kadar sabretseydi. hazır peygamber sabrı mevcutken.

Büyümesini beklememiş ( daha doğrusu 6 yaşındayken evlenmiş de 3 sene bekleyebilmiş ancak ), başkasıyla idare edememiş (ki 40 küsür kişi ile evlenmiş olması idare edebileceği bir çok alternatif olduğunu da gösteriyor)

Yani kardeşim biraz aklını başına topla da düşün yahu, biraz düşün kılıf uydurmaktan yorulmuyor musunuz?

Neva 12-08-2011 11:19

Alıntı:

ilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 403424)
Arkadaşım, aklına hangi güzel ahlak geliyorsa, Kur'anın hedeflediği insan da odur. Zaten Hz Muhammed aleyhissalatü vesselamın hayatına bakılırsa bütün güzel ahlakın onda ictima ettiğini görürsün.

Ayrıca, bir hristiyanda veya bir yahudide veya bir budistte güzel ahlaklar olabilir. Fakat, eğer bir müslüman dinden çıkarsa aleminde hiç bir iyilik ve güzel ahlak kalmaz. Tamamen bozulur. Vicdan da kalmaz. Vatana ve millete muzır bir anarşist olur. Bu hakikati anlamak için şu misale bak:

İki tane saray var. Her iki sarayın salonunda da büyük elektrik lambası ve odalarında ise küçük lambalar var. Birinci sarayın küçük odalarındaki lambalar, büyük elektrik lambasına bağlı değil. Diğer sarayın küçük odalarındaki lambalar ise salondaki büyük elektrik lambasına bağlı. Birinci saraydaki büyük elektrik lambası söndürülünce diğer odalardaki lambalar açık kalabilir. Fakat, ikinci saraydaki büyük elektrik lambası söndürüldüğü zaman bütün saray karanlığa düşer.

İşte birinci saray bir gayr-i müslimdir. İkincisi de müslümandır. O büyük elektrik lambası ise Hz Muhammed aleyhissalatü vesselamdır. Bir gayri müslim Hz Muhammede iman etmezse, diğer peygamberleri kabul eder. Peygamberleri kabul etmezse bile Allahı kabul eder. Allahı kabul etmezse bile, yine aleminde bazı güzellikler kalabilir. Fakat, bir müslüman hem Allahı, hem diğer peygamberleri, hem de güzel ahlakı Hz Muhammed aleyhisselam vasıtasıyla öğrenmiş. Onu kalbinden çıkaran diğer hiçbir peygamberi ve Allahı kabul etmez. Ve mahiyetinde hiç bir iyilik ve güzellik kalmaz.

Ayrıca, Allahı inkar eden biri nihayetsiz bir cinayet işlemiş olur. Çünkü, bu kainatın ve içindeki varlıkların ve bilhassa insanın ehemmiyetli vazifeleri, gayeleri ve manaları vardır. Zira onlar Allahın manalı birer mektubu ve vazifedar birer memurudurlar. İnsan ise, bu dünyada Allahın muhterem ve mükerrem bir misafiri ve emanet-i kübrayı uhdesine almış ve meleklerine tercih edilmiş ve çok ehemmiyetli vazifeleri olan ve ebed için yaratlan mübarek bir mahlukudur. İnkar ise, kainatı ve insanı manasız, başıboş, vazifesiz bir derekeye atar. Ve kainatta tecelli eden Allahın isimlerini inkar ile tezyif eder. Allahın varlığını ver birliğini gösteren hadsiz varlıkların şehadetini inkar eder. Bütün kainatın hakkına manen tecavüz eder.

İşte inkarın böyle neticeleri olduğu için o insanda iyilik namına hiç bir şey kalmaz. Hayvanlardan aşağı bir mahluk olur. Cehenneme girmeye istihkak kesbeder.

Sayin ilim;

Allah'iniz size yargi babinda gaybi bilme luksunu sunuyor mu, ki cehennem bileti kesiyorsunuz?

Sunmuyorsa sayet, bu Allah rolune soyunma azminiz nedir?

Alıntı:

ilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 403939)
İslamiyet kul hakkına çok ehemmiyet verir. Hatta gıybeti bile kul hakkından sayar ve hatta bir karıncayı bile lüzumsuz tazib etmekten men eder.



Sizin inanciniza gore
; Siz kimsiniz
?

Ki inanmayan birinde iyilik namina zerre olmayacagini iddia ediyor, inaniyor ve bu tur kimseleri katil, hayvandan asagi mahluk olarak nitelendiriyorsunuz?

Sizin inanciniza gore
, bu nitelendirmeyi(hayvandan asagi mahluk, katil) yapmanizi saglayan, imaniniz mi, yoksa vicdaniniz mi?

ilim 12-08-2011 11:43

Alıntı:

Neva´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 403941)
Sayin ilim;

Allah'iniz size yargi babinda gaybi bilme luksunu sunuyor mu, ki cehennem bileti kesiyorsunuz?

Sunmuyorsa sayet, bu Allah rolune soyunma azminiz nedir?


Sizin inanciniza gore
; Siz kimsiniz
?

Ki inanmayan birinde iyilik namina zerre olmayacagini iddia ediyor ve bu tur kimseleri katil, hayvandan asagi mahluk olarak nitelendiriyorsunuz?

Sizin inanciniza gore
, bu nitelendirmeyi(hayvandan asagi mahluk, katil) yapmanizi saglayan, imaniniz mi, yoksa vicdaniniz mi?

Arkadaşım, bunları bizzat bizi yaratan ve yaşatan haber veriyor. Yani, iman etmeyenlerin çok büyük bir zulüm ettiklerini ve ebedi cehennemde kalacaklarını bize haber veriyor. Hatta, cehennem o kafirlere o kadar kızıyor ki, hiddetinden parçalanmak derecesine geliyor. Bunu yine Allahın bildirmesiyle biliyoruz. Bunu sebebi inkarın çok büyük bir cinayet ve zulüm olmasından dolayıdır. Bir düşün, Allah seni anne karnında bir nutfeden yaratan ve akıl, kalp, dil, göz gibi maddi ve manevi duygular veren Doğduğun anda en muhtaç olduğun gıdayı kan ve fışkı ortasından bulandırmadan bulaştırmadan tam zamanında sana gönderen Binlerce çeşit meyve ve sebzeyi sana ikram eden ve hadsiz muntazam ve süslü sanat eserleriyle sana kendini tanıttırmak ve sevdirmek istiyen bir zatı tanımamak ve ona inkar ve ile mukabele etmek ne kadar büyük bir cinayet olduğunu anla.

Ayrıca, inkar, çok küçük bir fiil gibi görünüyor. Fakat, çok büyük cinayetleri netice veriyor. Mesela, bütün yavruları rahmetiyle besleyen ve onlara rızık yetiştiren bir Allahı inkar eder. Bütün hastalara şifa veren bir Allahı inkar eder. Zerreden yıldızlara kadar herşeyin ilim, irade ve kudretiyle idare edildiği bir Allahı inkar eder. Zalimlerden mazlumların hakkını alan adil bir Allahı inkar eder....Bunun gibi Allahın isim ve sıfatlarını ve kainattaki tecellilerini inkar eder.

Ayrıca, kainat ve insan çok büyük vazifeler ve gayeler için yaratılmışlardır. Kainatın içindeki varlıklarn her biri Allahın birer manalı mektubu ve zerrelerden yıldızlara kadar herşey Allahın vazifedar memurlarıdırlar. İnsan ise, Allahın bu dünyada muhterem ve mükerrem bir misafiri ve emanet-i Kübrayi omuzuna almış ve meleklere karşı rüçhaniyet kazanmış, yeryüzünün halifesi ve çok ehemmiyetli vazifeleri olan ve bu kainat sahibine muhatap olan aziz bir mahluktur. İnkar ise, kainatı ve insanı manasızlıkla, vazifesizlikle, hikmetsizlik ve gayesizlikle ve başıboşlukla ittiham eder.

Son olarak, insanda akıl olmadığ için lezzet cihetinde de bir hayvandan daha aşağı düşüyor. Çünkü, hayvanda akıl olmadığı için lezzetini tam alıyor. İnsanda akıl olduğu için, geçmişten gelen elemler ve gelecekten gelen korkular ve yokluk ve ayrılıklar o insanın hazır lezzetine bin sıkıntı katıyor.

İşte bu sebeplerden dolayı inkar eden bir insana cehemmen kızışıyor, yeryüzü ve semavat hiddet ediyor ve cehennem dahi o münkirlere öyle öfkeleniyor ki hiddetinden parçalanmak derecesine geliyor.

Neva 12-08-2011 12:36

Alıntı:

ilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 403946)
Arkadaşım, bunları bizzat bizi yaratan ve yaşatan haber veriyor. Yani, iman etmeyenlerin çok büyük bir zulüm ettiklerini ve ebedi cehennemde kalacaklarını bize haber veriyor. Hatta, cehennem o kafirlere o kadar kızıyor ki, hiddetinden parçalanmak derecesine geliyor. Bunu yine Allahın bildirmesiyle biliyoruz. Bunu sebebi inkarın çok büyük bir cinayet ve zulüm olmasından dolayıdır. Bir düşün, Allah seni anne karnında bir nutfeden yaratan ve akıl, kalp, dil, göz gibi maddi ve manevi duygular veren Doğduğun anda en muhtaç olduğun gıdayı kan ve fışkı ortasından bulandırmadan bulaştırmadan tam zamanında sana gönderen Binlerce çeşit meyve ve sebzeyi sana ikram eden ve hadsiz muntazam ve süslü sanat eserleriyle sana kendini tanıttırmak ve sevdirmek istiyen bir zatı tanımamak ve ona inkar ve ile mukabele etmek ne kadar büyük bir cinayet olduğunu anla.

Ayrıca, inkar, çok küçük bir fiil gibi görünüyor. Fakat, çok büyük cinayetleri netice veriyor. Mesela, bütün yavruları rahmetiyle besleyen ve onlara rızık yetiştiren bir Allahı inkar eder. Bütün hastalara şifa veren bir Allahı inkar eder. Zerreden yıldızlara kadar herşeyin ilim, irade ve kudretiyle idare edildiği bir Allahı inkar eder. Zalimlerden mazlumların hakkını alan adil bir Allahı inkar eder....Bunun gibi Allahın isim ve sıfatlarını ve kainattaki tecellilerini inkar eder.

Ayrıca, kainat ve insan çok büyük vazifeler ve gayeler için yaratılmışlardır. Kainatın içindeki varlıklarn her biri Allahın birer manalı mektubu ve zerrelerden yıldızlara kadar herşey Allahın vazifedar memurlarıdırlar. İnsan ise, Allahın bu dünyada muhterem ve mükerrem bir misafiri ve emanet-i Kübrayi omuzuna almış ve meleklere karşı rüçhaniyet kazanmış, yeryüzünün halifesi ve çok ehemmiyetli vazifeleri olan ve bu kainat sahibine muhatap olan aziz bir mahluktur. İnkar ise, kainatı ve insanı manasızlıkla, vazifesizlikle, hikmetsizlik ve gayesizlikle ve başıboşlukla ittiham eder.

Son olarak, insanda akıl olmadığ için lezzet cihetinde de bir hayvandan daha aşağı düşüyor. Çünkü, hayvanda akıl olmadığı için lezzetini tam alıyor. İnsanda akıl olduğu için, geçmişten gelen elemler ve gelecekten gelen korkular ve yokluk ve ayrılıklar o insanın hazır lezzetine bin sıkıntı katıyor.

İşte bu sebeplerden dolayı inkar eden bir insana cehemmen kızışıyor, yeryüzü ve semavat hiddet ediyor ve cehennem dahi o münkirlere öyle öfkeleniyor ki hiddetinden parçalanmak derecesine geliyor.

Sayin ilim ;

Yaptiginiz sadece Allah rolune soyunmak bence..

Bir kere Allah'iniz size gayb hakkinda bir yetki vermiyor. Ayrica bildiriyor ki(islam kaynaklariyla), kendisi son gune kadar bekleyecek ve yargiyi oyle yapacak. Ve yine bildiriyor ki; onun yargisi ve adalet anlayisi, kul anlayisi ile ayni seviyede degil.



Bu durumda siz inanmayan birinin niyetini(gaybi) kul olarak nasil bilebilirsiniz ve cehennem bileti kesebilirsiniz?

Sizin inanciniza gore
; Allah'iniz dilediginde, diledigi kuluna vahyeder. Bu ayetle sabittir. Ve tum insanlari kendisi yaratmistir(kafiri de, muslumani da).

Ayrica gene ayetle sabittir, Allah dilemedikce, sizin dilemeniz hicbir ifade etmez.

Bu durumda siz nasil olur da, Allah'iniz dileyerek yarattigi ve akil verdigi insani, akilsiz veya katil, hayvandan asagi olarak nitelendirirsiniz?

Allah'iniz dileseydi, tum insanlari gunahtan muaf/imanli/inkar etmeyen seklinde yaratamaz miydi?

Bunu bildiginiz halde, baska insanlarin inancsizliklarini, niyetlerini, katil, hayvandan asagi seklinde ortaya koymaniz, Allah'a sirk kosmak degilde nedir?

Sizin inanciniza gore, belki inkar edene de inkar etmesi yonunde vahyetti. Gaybi bilmediginize gore, nereden bileceksiniz bunu? Oyle ya! Inanmayani da o yaratti, islamiyete gore...

Iman iyidir hostur, ama iman dusunceyi kor eder.

Inancsiz akil kavramindan yoksundur.

Inancsiz anlam kavramindan yoksundur.

Inancsiz amac kavramindan yoksundur.

Inancsiz vazife kavramindan yoksundur.

Inancsiz kisi basibostur.

Bakin bunlar sizin imaninizindan dokulen inciler.

Akil, amac, anlam kavramindan yoksun kisilere, bunlardan bahsetmek tutarsizliktir.


Kendi imaniniza iliskin ileri surdugunuz fikirlerinizi, kendiniz curutuyorsunuz farkinda misiniz?

Imaniniz mi, yoksa vicdaniniz mi yaptiriyor bunu size? Hangisi?

ilim 12-08-2011 14:00

Alıntı:

Sayin ilim ;

Yaptiginiz sadece Allah rolune soyunmak bence..

Bir kere Allah'iniz size gayb hakkinda bir yetki vermiyor. Ayrica bildiriyor ki(islam kaynaklariyla), kendisi son gune kadar bekleyecek ve yargiyi oyle yapacak. Ve yine bildiriyor ki; onun yargisi ve adalet anlayisi, kul anlayisi ile ayni seviyede degil.



Bu durumda siz inanmayan birinin niyetini(gaybi) kul olarak nasil bilebilirsiniz ve cehennem bileti kesebilirsiniz?


Arkadaşım, yanılıyorsun. Ben şahıs olarak hiç kimsenin Cehenneme gideceğini söylemiyorum ve söylemem de. Çünkü, tevbe kapısı açıktır. Fakat, inkar eden, yani imansız ölen birinin ebedi cehenneme gideceğini Kur'an haber veriyor. Yoksa, hiç kimseye "sen kesin cehenneme gideceksin" diyemeyiz. Benim kullandığım kafirler veya imansızlar kelimesi şahsa değil.."kafirlere, münkirlere, müşriklere azap vardır" diye Kur'anın çok ayetinde geçiyor.

Elhasıl, Cennetin anahtarı imandır. İmansız ölen bir insan ebedi cehennemde kalacak ve kalması da tam bir adalettir.


Alıntı:

Sizin inanciniza gore; Allah'iniz dilediginde, diledigi kuluna vahyeder. Bu ayetle sabittir. Ve tum insanlari kendisi yaratmistir(kafiri de, muslumani da).

Ayrica gene ayetle sabittir, Allah dilemedikce, sizin dilemeniz hicbir ifade etmez.

Bu durumda siz nasil olur da, Allah'iniz dileyerek yarattigi ve akil verdigi insani, akilsiz veya katil, hayvandan asagi olarak nitelendirirsiniz?

Allah'iniz dileseydi, tum insanlari gunahtan muaf/imanli/inkar etmeyen seklinde yaratamaz miydi?

Bunu bildiginiz halde, baska insanlarin inancsizliklarini, niyetlerini, katil, hayvandan asagi seklinde ortaya koymaniz, Allah'a sirk kosmak degilde nedir?

Sizin inanciniza gore, belki inkar edene de inkar etmesi yonunde vahyetti. Gaybi bilmediginize gore, nereden bileceksiniz bunu? Oyle ya! Inanmayani da o yaratti, islamiyete gore...
Bunda da yanılıyorsun arkadaşım. Çünkü, Allah insanı yarattıktan sonra cüz-i iradesiyle kendi esfel-i safilin tarafına gidiyor. Kendini cehenneme layık bir mahiyete sokuyor.

Allah dilemedikçe elbette bizim dilememiz bir işe yaramaz. Mesela, sen yürümek istesen fakat Allah istemese seni yürütmez.

Ayrıca, iman ve hidayet bir hediyedir. Allah bunu dilediğine verir. Elbette kendi cüz-i iradesini kötüye yönlendiren birine gerekirse bu iman hediyesini layık görmez.

Elbette, Allah isterse herkesi inandırabilir. Fakat, bu dünya hayatındaki imtihanın sırrı kalmaz. Şeytan ve nefisle ve kötülüklerle mücadele ve mücahede kalkar. İnsanın mahiyetine dercedilen tohumlar şeklindeki kabiliyet ve istidatlar inkişaf etmez. Bütün insanlar aynı seviyede kalırdı. Bir düşün:Sabredip, Allaha itaat edip, bütün ömrünü istikamet ve hayırla geçiren Hz Ebubekir veya Hz Ali ile ömrünü Allaha isyanla geçiren Ebucehil gibi bir adam aynı seviyede kalırdı. Bu da Allahın hikmetine ve adaletine zıt.

Evet, Kur'ana göre insan kötülüklerinden tamamen mesuldür. Çünkü, kötülüğü isteyen insandır. Fakat, o kötülüğü yaratan Allahın kudretidir. Bu sebeple, yaptığın kötülükleri kadere havale edemezsin.

Elhasıl, insan kendi isteğiyle kötülüğü istiyor ve Allah da kudretiyle (çok hikmetler için) yaratıyor. Öyle ise insan cehennemi hakkediyor.

Alıntı:

Iman iyidir hostur, ama iman dusunceyi kor eder.

Inancsiz akil kavramindan yoksundur.

Inancsiz anlam kavramindan yoksundur.

Inancsiz amac kavramindan yoksundur.

Inancsiz vazife kavramindan yoksundur.

Inancsiz kisi basibostur.

Bakin bunlar sizin imaninizindan dokulen inciler.

Akil, amac, anlam kavramindan yoksun kisilere, bunlardan bahsetmek tutarsizliktir.


Kendi imaniniza iliskin ileri surdugunuz fikirlerinizi, kendiniz curutuyorsunuz farkinda misiniz?

Imaniniz mi, yoksa vicdaniniz mi yaptiriyor bunu size? Hangisi?

İmansız bir insanın aklı yoktur demiyorum. Çok akıllı ve zeki olabilir. Fakat, Allahı inkar etmek ve akılsız ve şuursuz ve kör kuvvetlere icad vermek zerre kadar aklı olan bir insanın kabul etmeyeceği bir şeydir diyorum. Yani, inkar eden kendinde bulunan akıl ve mantığın tersine hareket ediyor diyorum. Yani, kendi kabul ettiği fikrin ne kadar manasız ve saçma olduğununu farkında değil, kabul ettiği şeyin iç yüzünü bilmiyor diyorum. Bu sebeple, inkarın iç yüzünü gösteriyorum. Bir zaman ihtiyar bir adam ramazan hilalini aramak için gökyüzüne bakar. Gözüne kirpiğinin kavis almış beyaz bir kılı ilişir. "ayı gördüm" der. Oysa ki, o kılın ay olması imkansız. O adam biraz daha dikkatle baksa, onun ay değil kıl olduğunu anlayacak. Bu misal gibi inkar eden, inkarın neticesinde ister istemez kabul edeceği fikirlerin iç yüzünü göremiyor. Mesela, inkarcıların nazarında akılsız, şuursuz ve kör sebepler ve sağır tabiat o ihtiyar adamın kılı gibidir. Kainattaki ve canlılardaki akılları hayrette bırakan hikmetleri ve çok hassas ölçüleri ve birbirleriyle uyumunu görüyor. Fakat, gözüne akılsız, şuursuz ve kör sebepler takılıyor. Yani, Allah yarattığı şeylere hep sebepleri takmış. İşte inkar eden biri, biraz daha dikkatli bu sebeplerin mahiyetine baksa, bu harika ve muntazam varlıklara müdahele dahi edemeyecek kadar akılsız ve şuursuz ve kör olduklarını anlayacak.

Elhasıl, inkar edende de akıl var ve hatta en basit bir sanat olan bir iğnenin bile ustasız olamayacağını kavrayacak akıl var fakat akla ve mantığa ters hareket edip, ancak ilim ve irade sahibi bir kudretin eseri olabilecek bu eserleri akılsız, şuursuz ve kör varlıklara veriyor. Bu sebeple bu kılı inkar eden bir bedbahtın nazarından kaldırmak veya onun mahiyetini göstermek lazım. Yoksa, niçin bir insan hem dünyada hem de ahirette kendini dehşetli sıkıntılara sokan inkar yolunda gitsin ki.

unbe 12-08-2011 19:10

yav ilim verdiğin her cevap kıvırmayla dolu.....senle tartışmayacağım çünkü mantık içeren tek bir cümlen yok....

No God No Sadness 12-08-2011 20:23

ilim arkadaş nasıl inançsızlara laf edilir göstermiş.

yucemanitu 12-08-2011 20:49

Alıntı:

ilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 403936)
Allahın resülünün evlenmesi kesinlikle şehevani değildir. Daha yüksek ulvi gayeler içindir.

http://i1180.photobucket.com/albums/...ab/IYILIK1.jpg

yalnizs 13-08-2011 20:37

bu nasıl hastalıklı bir mantık, nasıl saplanmış bir görüş, ne kadar akıl dışı bir anlatımdır. Bunu bir insan evladı nasıl başka bir insan için düşünüp yakıştırabilir?

bakınız ilim arkadaşım, hayvanlardan aşağı tabirinize cevap vereyim, hayatı olduğu gibi algılayıp sadece içgüdüleri ile hareket ederek neslini devam ettirmeye çalışan hayvanlar "inanç-din" adına birbirini boğazlayanlardan daha üstündür benim nazarımda. Bir müslüman bir yahudiden nefret edebilir, bir hristiyan için kin güdebilir, bir budisti boğazlayabilir ama bir aslan çiftleşme mevsimi değilse başka bir aslana birşey yapmaz, aç değilse bir canlıyı öldürmeye uğraşmaz.

siz yaratan sevgisi ile öylesine dolusunuz ki, aç bir köpeğe dahi yardım etmezsiniz "köpek olan eve melek girmez" diye, başka dinden bir insanı komşu istemezsiniz, kendi dininizden farklı bir mezhep ile kanlı bıçaklı olursunuz, kendi mezhebinizden modern her kadını başı açık diye çok çirkin şekilde itham edersiniz, şortlu kızları döversiniz. işte dinin müsamahası hoşgörüsü ancak bu kadardır, karşımıza geçip imansız şudur budur ddiyebilmek için bizlerden daha aydın ve bilgili, vicdanlı, iyi, insanlığı düşünebilen, yaşam hakkına ve doğaya faydalı bireyler olmalısınız ki isteseniz de olamazsınız.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:59 .