Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 09-08-2011, 23:07
Jolly Jocker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jolly Jocker Jolly Jocker isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
Standart İman Mı Vicdan Mı?

Not: Bu yazıda 'vicdan'ı başkalarına zarar vermemek ve dürüst olmak anlamında kullanacağım. 'İman'ı ise Allah'a ve dinine inanmak anlamında kullanıyorum.

Dikkat ettiyseniz gerek ahiret yaşamına ilikşin ayetlerde ve söylenenlerde, gerek şeriat yönetimi altındaki ülkelerde, gerekse müslümanların insanlara genel olarak kişisel bakış açılarında imanın vicdandan öncelikli görülmesi şeklinde bir tutarsızlık var.

Örneğin, ahiret yaşamında islamın en çok kıymet verdiği şey, kulun vicdanlı ve iyi yürekli biri olmasından ziyade, Allah'a tam iman etmiş olması olduğunu görüyoruz. Bir insan etrafına çok saygılı ve faydalı, son derece vicdanlı ve örnek bir kişilik olsa bile sırf Allah'a inanmadığı için sonsuza kadar cehennemden çıkamazken; imanlı biri, o kadar da vicdanlı ve örnek bir insan olmasa bile, bir süre cehennemde durduktan sonra cennete gidebiliyor. Yani ahirette vicdandan çok imana önem veriliyor.

Şeriat yönetimiyle yönetilen ülkelerde yalancı ve güvenilmez, karısını döven, sorumluluklarını aksatan vicdansız biri olmanın cezası ya yok ya da pek hafif iken; örnek birisi olduğu halde sırf inançsız olduğu için vinçlerde asılan pek çok vicdanlı insan var. Yani islamcı yönetimlerde de vicdandan çok imana önem veriliyor.

Müslümanların bireysel tutumlarına da bu anlayış yansıyor. Bir insanı değerlendirirken onun iyi biri olup olmamasına değil de, imanlı biri olup olmamasına dikkat ediyorlar. Sanki iyiliğin tek koşlulu iman sahibi olmakmış gibi! Sanki dinlerin, iyi insanları bile kötülük yapmaya ikna etmede ne denli başarılı olduklarını bilmiyormuşuz gibi! Müslümanlar, bir ''din kardeşliği'' anlayışı içerisinde kendi ''taraflarından'' olan çocuk tecavüzcülerine bile sahip çıkmaktan çekinmezken -bakınız Hüseyin Üzmez'e Vakit Gazetesinin sahip çıkması örneği-, sırf inançsız olduğu için vicdanlı ve dürüst birini kötü göstermekten de çekinmiyorlar. En büyük mücadelelerini vicdansızlığı ve kötülükleri önlemek için değil, inançsızlığı önlemek için veriyorlar. Sanki dinin etkisinin arttığı toplumlarda hiç kötülük olmazmış gibi! Bunu islami yardım derneklerinin, yiyecek ekmek bulamayan Afrika ülkelerine gıda maddesi yardımı yapmaktan çok cami yapmaya çalışmasından da anlıyoruz.

- İyi de, bu çarpık durumu müslümanlar nasıl oluyor da sorgulamıyorlar?
- Vicdan, imandan çok daha değerli ve gerekli birşey değil midir?
- İslam dini, islamcı yönetimler ve müslümanlar iman saplantısından çıkıp vicdana haksızlık yapmayı ne zaman bırakacaklar?
- Müslümanlara göre hangisi daha önceliklidir? İman mı vicdan mı?
- Vicdanlı olabilmek için imanın şart olduğu önermesi mantıksal olarak gösterilebilir mi?

Buyurun tartışalım...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 10-08-2011, 15:13
ilim ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2011
Mesajlar: 284
Standart

Arkadaşım, aklına hangi güzel ahlak geliyorsa, Kur'anın hedeflediği insan da odur. Zaten Hz Muhammed aleyhissalatü vesselamın hayatına bakılırsa bütün güzel ahlakın onda ictima ettiğini görürsün.

Ayrıca, bir hristiyanda veya bir yahudide veya bir budistte güzel ahlaklar olabilir. Fakat, eğer bir müslüman dinden çıkarsa aleminde hiç bir iyilik ve güzel ahlak kalmaz. Tamamen bozulur. Vicdan da kalmaz. Vatana ve millete muzır bir anarşist olur. Bu hakikati anlamak için şu misale bak:

İki tane saray var. Her iki sarayın salonunda da büyük elektrik lambası ve odalarında ise küçük lambalar var. Birinci sarayın küçük odalarındaki lambalar, büyük elektrik lambasına bağlı değil. Diğer sarayın küçük odalarındaki lambalar ise salondaki büyük elektrik lambasına bağlı. Birinci saraydaki büyük elektrik lambası söndürülünce diğer odalardaki lambalar açık kalabilir. Fakat, ikinci saraydaki büyük elektrik lambası söndürüldüğü zaman bütün saray karanlığa düşer.

İşte birinci saray bir gayr-i müslimdir. İkincisi de müslümandır. O büyük elektrik lambası ise Hz Muhammed aleyhissalatü vesselamdır. Bir gayri müslim Hz Muhammede iman etmezse, diğer peygamberleri kabul eder. Peygamberleri kabul etmezse bile Allahı kabul eder. Allahı kabul etmezse bile, yine aleminde bazı güzellikler kalabilir. Fakat, bir müslüman hem Allahı, hem diğer peygamberleri, hem de güzel ahlakı Hz Muhammed aleyhisselam vasıtasıyla öğrenmiş. Onu kalbinden çıkaran diğer hiçbir peygamberi ve Allahı kabul etmez. Ve mahiyetinde hiç bir iyilik ve güzellik kalmaz.

Ayrıca, Allahı inkar eden biri nihayetsiz bir cinayet işlemiş olur. Çünkü, bu kainatın ve içindeki varlıkların ve bilhassa insanın ehemmiyetli vazifeleri, gayeleri ve manaları vardır. Zira onlar Allahın manalı birer mektubu ve vazifedar birer memurudurlar. İnsan ise, bu dünyada Allahın muhterem ve mükerrem bir misafiri ve emanet-i kübrayı uhdesine almış ve meleklerine tercih edilmiş ve çok ehemmiyetli vazifeleri olan ve ebed için yaratlan mübarek bir mahlukudur. İnkar ise, kainatı ve insanı manasız, başıboş, vazifesiz bir derekeye atar. Ve kainatta tecelli eden Allahın isimlerini inkar ile tezyif eder. Allahın varlığını ver birliğini gösteren hadsiz varlıkların şehadetini inkar eder. Bütün kainatın hakkına manen tecavüz eder.

Konu istatistik tarafından (12-08-2011 Saat 11:52 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11-08-2011, 13:57
Jolly Jocker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jolly Jocker Jolly Jocker isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
Standart

ilim´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Arkadaşım, aklına hangi güzel ahlak geliyorsa, Kur'anın hedeflediği insan da odur. Zaten Hz Muhammed aleyhissalatü vesselamın hayatına bakılırsa bütün güzel ahlakın onda ictima ettiğini görürsün.
Bunlar klişe laflar. Muhammed'in hayatına bakınca; kendi evlatlığının karısına göz koyacak kadar kadın düşkünü, Kuran'da pek çok ayette belirttiği üzere Allah'la birlikte kendine de itaat edilmesini bekleyen, gaza ve ganimet üzerine düzen kuran, çocuk yaşta kızlara bile göz koyan bir karaktersizden başka birşey görmüyorum. Kızma bana ama bizim orada göte göt, sübyancıya da -en hafif tabirle- karaktersiz derler. Sizin orada böylelerine peygamber deniyor galiba. Bir de güzel ahlaktan bahsediyorsun. Sen bilinçli olarak değil, sana ezberletildiği biçimiyle konuşuyorsun. Muhammed'in kuklası olmuşsun.

Fakat, eğer bir müslüman dinden çıkarsa aleminde hiç bir iyilik ve güzel ahlak kalmaz. Tamamen bozulur. Vicdan da kalmaz. Vatana ve millete muzır bir anarşist olur.
Ben müslümandım, 19 yaşımda düşündüm ve çocukken, daha düşünemiyorken bana belletilen bu dini attım vicdanımdan. Zira dindeki her kusura, her kötülüğe, her ilkelliğe, her saçmalığa bir mazeret bulmaya çalışmaktan yoruldum. İslam, benim vicdanımda bir yüktü. Attım bu yükü sırtımdan. O günden beri çok daha vicdanlı ve iyi bir insanım. Tam da bu yüzden ''muzır bir anarşist'' oldum. Sana da tavsiye ederim. Ama önce kitabına(Kuran'a) uydurmak için değil, vicdanına uydurmak için düşünmeyi öğrenmek gerekecek.

Ayrıca, Allahı inkar eden biri nihayetsiz bir cinayet işlemiş olur.
Allah varolsaydı, biraz da karakterli olsaydı, kendi adına müminlerin işlediği cinayetleri gördükten sonra varolmaktan vazgeçerdi. İnsan öldüreceğine, insanların yaşamını zehir edeceğine, cennet uğruna dünyaya zulmedeceğine, doğaüstünü memnun etmek için doğal olana baskı yapacağına kafandaki hayaleti öldür daha iyi. Bu cinayet değil uyanıştır.

Çünkü, bu kainatın ve içindeki varlıkların ve bilhassa insanın ehemmiyetli vazifeleri, gayeleri ve manaları vardır. Zira onlar Allahın manalı birer mektubu ve vazifedar birer memurudurlar...
Yanlış. Kainata kendince, kendi dinince anlam yükleyen sensin. Başka dinden biri de kendi dinine göre başka bir anlam yüklüyor. Daha doğrusu hazır alıyor. Siz, hayata bireysel olarak anlam veremediğiniz için, bireyselliğiniz gelişmediği, kulluğu aşamadığınız için hayatlarınıza anlam veremiyorsunuz. Evren size bomboş görünüyor. Bu yüzden dine sığınıyorsunuz. Din, sizin gibi kul karakterlilere hazır anlamlar sunuyor. Ama senin evrene bir anlam atfetme ihtiyacı duyman, islamı meşrulaştırmaz. Bireyselliğini geliştirmen gereğini gösterir yalnızca.

Konu istatistik tarafından (12-08-2011 Saat 11:52 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 11-08-2011, 14:54
art_kitekt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
art_kitekt art_kitekt isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Oct 2009
Mesajlar: 183
Standart

ilim´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Arkadaşım, aklına hangi güzel ahlak geliyorsa, Kur'anın hedeflediği insan da odur. Zaten Hz Muhammed aleyhissalatü vesselamın hayatına bakılırsa bütün güzel ahlakın onda ictima ettiğini görürsün.
Arkadaşım, ilk yazdığın cümle zaten saçmasapanın ötesi bişey, aklıma her ne güzel ahlak geliyosa kuran odur. Bunu kime özel yazıyorsun? 10 larca kişiyi ahlak adına öldüren birisinin aklına gelen ahlağı da mı hedefliyor kuran? bu 1

9 yaşında bir kız çocuğuyla gerdeğe girmiş birisi için "bütün güzel ahlakın içtima ettiği" insan diye nasıl düşünebiliyorsun sadece bunu açıklasana bana ama sadece bunu????

"Bir çağın dini bir sonrakinin edebi eğlencesidir" Ralph Waldo Emerson
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 11-08-2011, 17:54
ilim ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2011
Mesajlar: 284
Standart

Bunlar klişe laflar. Muhammed'in hayatına bakınca; kendi evlatlığının karısına göz koyacak kadar kadın düşkünü, Kuran'da pek çok ayette belirttiği üzere Allah'la birlikte kendine de itaat edilmesini bekleyen, gaza ve ganimet üzerine düzen kuran, çocuk yaşta kızlara bile göz koyan bir karaktersizden başka birşey görmüyorum. Kızma bana ama bizim orada göte göt, sübyancıya da -en hafif tabirle- karaktersiz derler. Sizin orada böylelerine peygamber deniyor galiba. Bir de güzel ahlaktan bahsediyorsun. Sen bilinçli olarak değil, sana ezberletildiği biçimiyle konuşuyorsun. Muhammed'in kuklası olmuşsun.
Haşa..yüzbin kere haşa. O damen-i muallaya böyle alçak şüphelerin eli yetişmez. Evet, 25 yaşından 50 yaşına kadar, yani nefsin ve hevesatın galeyanda olduğu zamanlarda tam bir iffet ve ismet ile Hatice-i Kübra gibi ihtiyare bir tek kadın ile iktifa eden birinin elbette elliden sonraki evlenmeleri, çok açık bir şekilde nefsani ve şehavani olmadığını, tam tersine çok büyük hikmetler için olduğunu zerre kadar vicdanı olan bilir, anlar.

O hikmetlerden biri şudur: Allahın resülu olan Hz Muhammed aleyhisselamın sözleri, konuşması, hareketleri, halleri, tavırları hep dinin ve şeriatın menbaıdır. Zahiri kısmına sahabeler hamale olduğu gibi gizli ve mahrem kısmınında hameleleri ve ravileri temiz hanımlardır. Fiilen bu vazifeyi ifa etmişlerdir. Belki dinin yarısı bu hanımlardan rivayet edilmiştir. Demek sahabeler ne kadar çoksa, diğer vazifeye de değişik fıtratta kadınlar gerekmektedir.

İkinci olarak, peygamber bir kimseye şefkat ve merhametinden dolayı evladım derse o kişi evladı olmaz. Zeyd(ra) ın ikrarıyla o izzetli zevcesini kendine denk bulmadığı ve Hz Zeynebin daha yüksek ahlakta ve ancak bir peygambere zevce olarak yaratıldığını görmüş. Boşamış. Daha sonra Allahın emri ile Allahın resulü onunla evlenmiştir. Yani, orada evladı değil, başka bir adam vardır.

Her ne ise..Hz Muhammed-ül Emin aleyhissalatü vesselamın hayatını bilen biri onun ahlakını düşmanlarının bile medhettiğini görür, bilir.


Ben müslümandım, 19 yaşımda düşündüm ve çocukken, daha düşünemiyorken bana belletilen bu dini attım vicdanımdan. Zira dindeki her kusura, her kötülüğe, her ilkelliğe, her saçmalığa bir mazeret bulmaya çalışmaktan yoruldum. İslam, benim vicdanımda bir yüktü. Attım bu yükü sırtımdan. O günden beri çok daha vicdanlı ve iyi bir insanım. Tam da bu yüzden ''muzır bir anarşist'' oldum. Sana da tavsiye ederim. Ama önce kitabına(Kuran'a) uydurmak için değil, vicdanına uydurmak için düşünmeyi öğrenmek gerekecek.
Dinde kötülük yok. Fakat, nasıl ki güneşin parlak ziyasından bazı şeyler kokuşur ve bozulur. Öyle de, cüz-i iraden ile kendini bu şekilde bozmuş ve kokutmuşsun. Çünkü, ahlakın bütün envaını (ta anne ve babaya öf bile dememeye kadar) beyan eden ve kainatın ve insanın yaratılmasındaki hikmet ve gayeleri ders veren ve bu kainatın sahibini ve ustasını tanıtan bir kitaba düşman olan insanlığa ve ahlaka düşman olur.

Ayrıca, sen sinekten kaçıp yılanın ağzına kendini atmışsın. Kendini ve sevdiklerini başını vücuda çıkarmış ecel celladının satırıyla kesilip hiçliğe ve yokluğa atılacak kurbanlar olarak gören ve yokluk ve ayrılık tokatlarını yiye yiye kabir ejderhasının ağzına yaklaşan bir insanın nasıl vicdanı rahat edebilir.

Kur'an, benim aklımdaki bütün sorulara en ince ayrıntısına kadar tam ikna edecek bir tarzda aklen ve mantıken cevap verdi. İnanmak isteyenlere tavsiye ederim.


A
llah varolsaydı, biraz da karakterli olsaydı, kendi adına müminlerin işlediği cinayetleri gördükten sonra varolmaktan vazgeçerdi. İnsan öldüreceğine, insanların yaşamını zehir edeceğine, cennet uğruna dünyaya zulmedeceğine, doğaüstünü memnun etmek için doğal olana baskı yapacağına kafandaki hayaleti öldür daha iyi. Bu cinayet değil uyanıştır.
Allah bir insanı haksız yere öldürenin bütün insanları öldürmüş gibi olacağını söylüyor. Fakat, elbette yeryüzünde fesat çıkaran ve benimle savaşan birileri ile savaşmayı da medhediyor. Bir düşün, senin ecdadın kurtuluş savaşında Allah için savaşmamış ve öldürmemiş olsaydı çok mu iyi olurdu. İyi ki savaşmışlar ve öldürmüşler ve Kur'anın cihad emrini yerine getirmişler değil mi?

İslamiyet insanların hayatlarını zehir etmiyor ki. Ben Allahı tanımakla, yani bu dünyada ehemmiyetli vazifelerim bulunduğunu ve başıboş olmadığımı ve sonsuz merhamet ve hikmet ve kudret sahibi bir rabbim bulunduğunu bilmekle ve bu dünyanın bir son olmadığını ve rabbimin bana ve sevdiklerime ebedi bir cenneti hazırladığını düşündükçe ve zalimler için cehennemin bulunduğunu yani mazlumun hakkının zalimlerden alınacağını bilmekle ve ölümün benim ve sevdiklerim için bir terhis olduğunu bilmekle ve yıldızları ve zerreleri beraber kolay çeviren ve aynı zamanda benim kalbimden geçen bütün istekleri işiten bir zatın huzuruna çıkmak ve ona muhatap olmakla elbette nihayet derecede rahat ve mutlu oluyorum.

Elhasıl, Allah zulmetmiyor. Tam tersine hikmeti ve merhameti ve adaleti gereği bu dünya imtihanına insanı atıyor. Bir düşün eğer dünya hayatı olmasaydı, musibetlere sabredip, Allaha itaatten vazgeçmeyen Hz Eyüb aleyhisselam gibi biri ile senin gibi Allaha isyan eden biri bir seviyede kalacaktı. İkinizde cennete gidecektiniz. Elbette Allahın hikmeti ve adaleti ve merhametine zıt bir şey olurdu.

Yanlış. Kainata kendince, kendi dinince anlam yükleyen sensin. Başka dinden biri de kendi dinine göre başka bir anlam yüklüyor. Daha doğrusu hazır alıyor. Siz, hayata bireysel olarak anlam veremediğiniz için, bireyselliğiniz gelişmediği, kulluğu aşamadığınız için hayatlarınıza anlam veremiyorsunuz. Evren size bomboş görünüyor. Bu yüzden dine sığınıyorsunuz. Din, sizin gibi kul karakterlilere hazır anlamlar sunuyor. Ama senin evrene bir anlam atfetme ihtiyacı duyman, islamı meşrulaştırmaz. Bireyselliğini geliştirmen gereğini gösterir yalnızca.
Din olmayınca hayatın anlamı olmaz. Herşey hikmetsizliğe ve abesiyete ve vahşete inkılap eder. Hatta lezzet cihetinde insan bir hayvandan daha aşağı düşer. Kainatın bir saray gibi yaratıldığını ve insanlar, cinler, melekler o saray sahibinin misafirleri olduğunu ve o sarayın niçin yapılıp, insanın niçin o saraya gönderildiğini ve bu sarayın sahibinin kainatı ve insanı yaratmasındaki hikmet ve gayeleri bilmeyip, saray sahibini tanımayan bir insan ve ölümü kendini sevdiklerinden ayıracak bir darağacı ve kabri, hem kendini ve hem de sevdiklerini yutup, mahvedecek bir ejderha ağzı olarak gören ve hatta hastalıkları ve musibetleri bu dünya cennetinin muzır haşereleri olarak gören bir insan, bu kainata ne anlam verebilir ki. Bana bu kainatın ve insanın manasını izah edebilir misin.

Ben hayata mana vermek için bin yıllık yalanlara gerek duymayanlardanım. Kendi hayatıma kendi anlamını ben veririm. En azından bunun için mücadele ederim. Değerli olan da budur. Allah'a inanmayı bırakmak, cehaleti aşmaktır. Şüphe tek gerçektir. Allah yoktur. Hareket maddeye içkindir; doğanın üstünde ya da dışında hiçbir şey yoktur. Sadece tabiat vardır. Biraz karakterli olan da bu gerçekle yaşamayı öğrenir. Din, ölümden korkan karaktersizlerin sığınağıdır. Allah da sana cennet sunduğu, ölümden dirilttiği için değerli; yoksa kimin umurunda olurdu? Siz ona değil kendi diriliş arzunuza tapıyorsunuz. Kendinize tapıyorsunuz. Allah bir aracı sadece. Bunun kökeninde de ölüm korkunuz var. Ölümden korkuyorsunuz çünkü yaşadığınız mevcut hayattan yeterli tatmini bulamıyorsunuz. Hayatınızı güzelleştirmek, daha özgür ve eşit yaşamak için uğraşmayı, mücadele etmeyi de bilmiyorsunuz. Ölüm korkunuzun merhemi olan dininiz, bu noktada, eldeki biricik yaşamınızın afyonu oluyor. Başka bir hayat hayaliyle elinizdekini mahvediyorsunuz. Bu noktada, sizin yaptığınızı hayvanlar bile yapmıyor. O halde söyle, kim ''hayvandan daha aşağılık?'
İnsan ihsana karşı perestiş eder. Yani, fıtratı bozulmamış bir insan kendisine iyilik edene karşı teşekkür etmek ister. Elbette bizi anne karnında bir nutfeden yaratan ve akıl, kalp, dil, kulak gibi maddi ve manevi duygular veren ve doğduğum anda en muhtaç olduğum bir gıdayı bize gönderen ve binlerce çeşit meyve ve sebzeyi bizim için yaratan ve bizi yokluktan çıkarıp, kendine muhatap ve dost eden ve ebedi bir cenneti bizim ve sevdiklerimiz için hazırlayan bir zatı tanımazsak ve ona teşekkür etmezsek elbette insaniyetten çıkarız. Ve bu dehşetli hatamızın cezasını hem dünyada hem de ahirette dehşetli bir şekilde çekeriz.

Allah bize en basit bir sanat olan bir iğnenin bile ustasız olamayacağını kavrayacak akıl vermişken böyle harika muntazam sanat eserleriyle kendini bize tanıtan ve rahmetin süslü meyveleriyle kendini sevdiren ve bizi sevdiğini gösteren bir zatı tanımazsak ve sevmezsek elbette bu hatamızın cezası olarak cehennemi hakkederiz. Ve cehennem bizim için tam bir adalet olur.

Ölüm seni uyandırmadan önce uyan
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 11-08-2011, 18:12
unbe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
unbe unbe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 10 Nov 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.440

Başarı Ödülü 

Standart

ilim´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

İşte inkarın böyle neticeleri olduğu için o insanda iyilik namına hiç bir şey kalmaz. Hayvanlardan aşağı bir mahluk olur. Cehenneme girmeye istihkak kesbeder.

tanıdığım bir çok ateist arkadaşım arasında sizin yakıştırdığınız gibi "hayvandan aşağı mahluk" tanımlamasına uyabilecek bir kimse yok.Tam aksine,ateist olan arkadaşlar vicdan olarak çok daha dürüst,çok daha açıksözlü,çok daha yardımsever vb.
çok yakın zamanda olan bir olayı anlatmak istiyorum.bjk voleybol takımından bir kız,akşamüstü antrenmandan çıkıp otobüse biniyor.üzerinde antreman kıyafetleri var haliyle üstelikte yaz ayı sıcak.yanına adamın teki oturuyor ve kıza durduk yere tekme atıp yumrukluyor.kız şöförden otobüsü kilitlemesini ve karakola çekmesini istiyor.düğer yolcular bu duruma itiraz ediyor.adamın darp etme gerekçesi ise şu:ramazanda milleti tahrik etmeye utan mıyor musun?!
şimdi size soruyorum sn. ilim.bu otobüstekilerin hepsinin sizin gibi müslüman olduğunu biliyoruz,türkiyedeyiz çünkü.bu duruma tepki göstermeyip ayrıca bu kızın uğradığı haksızca saldırıyı karakola bildirmesine engel olan müslüman nasıl biridir???? sadece allahınıza inandığı için "hayvandan daha üstün bir mahluk "mudur? yoksa bizler allahınıza tapınmadığımız için "hayvandan daha aşağı mahluk "muyuz?

"Varsan,çarp!!!"
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 11-08-2011, 18:19
unbe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
unbe unbe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 10 Nov 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.440

Başarı Ödülü 

Standart

ilim´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Haşa..yüzbin kere haşa. O damen-i muallaya böyle alçak şüphelerin eli yetişmez. Evet, 25 yaşından 50 yaşına kadar, yani nefsin ve hevesatın galeyanda olduğu zamanlarda tam bir iffet ve ismet ile Hatice-i Kübra gibi ihtiyare bir tek kadın ile iktifa eden birinin elbette elliden sonraki evlenmeleri, çok açık bir şekilde nefsani ve şehavani olmadığını, tam tersine çok büyük hikmetler için olduğunu zerre kadar vicdanı olan bilir, anlar.


İkinci olarak, peygamber bir kimseye şefkat ve merhametinden dolayı evladım derse o kişi evladı olmaz. Zeyd(ra) ın ikrarıyla o izzetli zevcesini kendine denk bulmadığı ve Hz Zeynebin daha yüksek ahlakta ve ancak bir peygambere zevce olarak yaratıldığını görmüş. Boşamış. Daha sonra Allahın emri ile Allahın resulü onunla evlenmiştir. Yani, orada evladı değil, başka bir adam vardır.
bu üstte yazdıklarınız siz müslümanların klasik muhammedi aklamaya çabalarından başka hiçbirşey değildir.peygambere layık yüksek ahlakta başka kadın kalmadımı da zeynebi kendine aldı bu adam?

ve evet,elli yaşına kadar haticeyle yaşadı ancak hatice o döneme göre medeni olabilecek bi kadındı bana göre ki çok eşliliği kabullenecek yapıda da olamazdı mantıklı olarak.ve hepimiz biliyoruz ki muhammed haticeyle zenginliği için evlenmiştir.

güldürüyorsunuz beni gerçekten ilim yani orada evladı değil başka bir adam vardır ne demektir?muhammed zamanında evladım dediği adamın karısına göz dikiyor,sizin yaptığınız savunmaya bakın: çocuklar güler ya bu mantığa....11 yaşındaki oğlum dahi bu konuda ona hiçbir şekilde tek kelime etmemiş olmama rağmen din derslerinin saçmalığından bahsedip aydınlanamaya doğru ilerlerken siz hala muhammedin uçkurunun savunmasını yapmaktasınız yani ne diyim ki?müslümanlık var olduğu sürece o toplum gelişemez derim...

"Varsan,çarp!!!"
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 11-08-2011, 18:50
ilim ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2011
Mesajlar: 284
Standart

unbe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
tanıdığım bir çok ateist arkadaşım arasında sizin yakıştırdığınız gibi "hayvandan aşağı mahluk" tanımlamasına uyabilecek bir kimse yok.Tam aksine,ateist olan arkadaşlar vicdan olarak çok daha dürüst,çok daha açıksözlü,çok daha yardımsever vb.
çok yakın zamanda olan bir olayı anlatmak istiyorum.bjk voleybol takımından bir kız,akşamüstü antrenmandan çıkıp otobüse biniyor.üzerinde antreman kıyafetleri var haliyle üstelikte yaz ayı sıcak.yanına adamın teki oturuyor ve kıza durduk yere tekme atıp yumrukluyor.kız şöförden otobüsü kilitlemesini ve karakola çekmesini istiyor.düğer yolcular bu duruma itiraz ediyor.adamın darp etme gerekçesi ise şu:ramazanda milleti tahrik etmeye utan mıyor musun?!
şimdi size soruyorum sn. ilim.bu otobüstekilerin hepsinin sizin gibi müslüman olduğunu biliyoruz,türkiyedeyiz çünkü.bu duruma tepki göstermeyip ayrıca bu kızın uğradığı haksızca saldırıyı karakola bildirmesine engel olan müslüman nasıl biridir???? sadece allahınıza inandığı için "hayvandan daha üstün bir mahluk "mudur? yoksa bizler allahınıza tapınmadığımız için "hayvandan daha aşağı mahluk "muyuz?
Arkadaşım, kafir bir insanın hayvandan aşağı düşmesinin sebebi, hayvanda akıl olmadığı için geçmişi ve geleceği düşünmez. Rahatla yaşar, yatar, halikına şükreder. Yani, hayvanda akıl olmadığı için, ölümü, ayrılığı, yokluğu düşünemiyor. Fakat, insanda akıl olduğu için geçmiş ve geleceği düşünür. Geçmişten gelen sıkıntılar ve gelecekten gelen korkular onun hazır lezzetini zir ü zeber eder. Bu sebeple kafir insan hayattan lezzet alma noktasında hayvana yetişemez. Çok aşağılara düşer. Mesela, sen bir ziyafete sevdiklerinle beraber davet edilsen, fakat sevdiklerinin tek tek o ziyafetten kaldırılıp, gözünün önünde asılacağını ve sıranın sana geleceğini bilsen, o ziyafetten zevk alır mısın. İşte insan bu dünyada öyledir. Bütün sevdiklerinin tek tek gözünün önünde ecel celladının satırıyla kesilip, yokluğa ve hiçliğe atılacağına inanan biri elbette hayattan zevk almaz. Fakat, hayvanda akıl olmadığı için bunu düşünmez. Hayattan tam zevk alır. Öyle ise, ya aklını çıkar at, hayvan ol, kurtul veya aklını imanla başına al.

Ölüm seni uyandırmadan önce uyan
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 11-08-2011, 18:59
ilim ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2011
Mesajlar: 284
Standart

unbe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bu üstte yazdıklarınız siz müslümanların klasik muhammedi aklamaya çabalarından başka hiçbirşey değildir.peygambere layık yüksek ahlakta başka kadın kalmadımı da zeynebi kendine aldı bu adam?

ve evet,elli yaşına kadar haticeyle yaşadı ancak hatice o döneme göre medeni olabilecek bi kadındı bana göre ki çok eşliliği kabullenecek yapıda da olamazdı mantıklı olarak.ve hepimiz biliyoruz ki muhammed haticeyle zenginliği için evlenmiştir.

güldürüyorsunuz beni gerçekten ilim yani orada evladı değil başka bir adam vardır ne demektir?muhammed zamanında evladım dediği adamın karısına göz dikiyor,sizin yaptığınız savunmaya bakın: çocuklar güler ya bu mantığa....11 yaşındaki oğlum dahi bu konuda ona hiçbir şekilde tek kelime etmemiş olmama rağmen din derslerinin saçmalığından bahsedip aydınlanamaya doğru ilerlerken siz hala muhammedin uçkurunun savunmasını yapmaktasınız yani ne diyim ki?müslümanlık var olduğu sürece o toplum gelişemez derim...
Hz Muhammed aleyhisselama böyle alçak şüphelerin eli yetişmez. Aklamaya çalışmıyoruz. Zaten ak.

Hz Hatice ile zenginliği için evlendiğine delilin nedir? Ayrıca, hz Hatice müslüman olduktan sonra malını ne yapmıştır? Hz Muhammed aleyhisselam Hz Hatice(ra)nin mal varlığı ile nasıl bir evde yaşamıştır ve evinde ne vardı. Ve yemekleri nasıldı? Elbette maksadı dünya olan birinin yaşadığı eve ve evin içindekilere ve yediği yemeğe de dikkat etmemiz gerekir değil mi? Hz Muhammed aleyhisselam nasıl bir evde yaşadığını ve evinde hangi eşyaların olduğunu ve günde yediği yemekleri internetten araştırıp, bu konuda bizi aydınlatabilir misiniz.

Dedelerimizin çok kişiye "evladım" dediğini duyuyoruz. Bu şefkat ve merhametten gelen bir kelimedir. Evladım, dediğimiz kişi niçin bizim evladımız olsun ki?

Elhasıl, sizi cennete davet eden böyle bir insanı bırakıp, şeytanın arkasından gidenler binlerce yazıklar olsun.

Ölüm seni uyandırmadan önce uyan
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 11-08-2011, 19:11
barristor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
barristor barristor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 25 Jul 2011
Bulunduğu yer: cehennemin dibi
Mesajlar: 831
Standart

Bir düşün, senin ecdadın kurtuluş savaşında Allah için savaşmamış ve öldürmemiş olsaydı çok mu iyi olurdu.
Birincisi KURTULUS SAVASINDA kimse Allah icin savasmamistir.Ikincisi sakin olaki Muhammedin saga sola ganimet avciligi icin saldirmalariyla,Atamizin sadece topraklarimizi koruma amaciyla yapmis oldugu SAVUNMA savasini bir tutma.

Kur'an, benim aklımdaki bütün sorulara en ince ayrıntısına kadar tam ikna edecek bir tarzda aklen ve mantıken cevap verdi. İnanmak isteyenlere tavsiye ederim.
Nasil bir akilmis bu ya?
İçi devrik cümlelerle dolu ve normal bir Arap'ın dahi, hatta o zamanki Arap'ın dahi kolayca okuyamayacağı kadar cahilce yazılmış,bir kitabi hangi aklinla anlayabiliyrosun hayret ettim.
Baksana DIYANET'in maasli ilahiyatcilari bile anlayamamis,sen anlamissin.

http://www.diyanet.g...id=1282&sorgu=3
"•Tercümelerde, parantez içerisinde kelime eklemek ve dipnotlarında kısa açıklamalar yapmak çoğu zaman zaruret halini almaktadır.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Nihilizm, Boşluk ve Vicdan Jolly Jocker Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim 35 27-01-2026 22:47
EY İMAN EDENLER! ( ? ) K.C. İslam 28 25-11-2011 02:34
Sevgi ve İman Jolly Jocker Konu-dışı 24 16-01-2011 06:01
Öbür Dünya Korkusuyla Hareket Etmek Vicdan mıdır? yucemanitu Konu-dışı 1 16-06-2010 11:29
Akıl ve İman! sarıgüneş İslam 10 01-01-1970 23:38

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:06 .