Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Konu-dışı (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=12)
-   -   ülkücü arkadaşlar (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2646)

mep 27-08-2006 15:06

ülkücü arkadaşlar
 
BİZİM ADIMIZ ÜLKÜCÜ HAREKET BİZ DÜN VATANA İHANET EDENLERİ NASIL KEFENE SARDIYSAK BU GÜNDE AYNINI YAPMAYA HAZIRIZ HADİ HODRİ MEYDAN


* *hodri meydan arkadaşım!.ama böyle siteye chata girip slogan atmakla,küfür etmeklemi

* meydan hodri oluyor,üzerinize giydirilen arap kıyafetlerini çıkarmaktan bile aciz sizler.

* kefenlettiğiniz insanlarmı tek övünç kaynağınız. Yoksa, türk ismi değilde arap ismi kullanmak,

* türk kültürünü değil arap kültürünü yaşamak,türk gibi değilde arap gibi davranmak,arap gibi

* yaşamak ve sonrada tanrı dağı,altaylar,ötügen diye zırvalayıp araplara yok ettirdiğiniz türklüğe

* sözüm ona araplarla elele verip sahip çıkıyormuş komiklikliklerimi övünç kaynağınız.

* küfür ederek,slogan atarak değil,tartışılabilecek fikirleriniz varsa gelin ortaya atın ve tartışılsın

* azda olsa insan gibi davranmaya çabalayın,inanın bunun size zararı olmayacaktır.

agnostic_z 27-08-2006 15:59

Re: ülkücü arkadaşlar
 
Mephisto dostum bunlar araptan da araptır bee fikir ne gezer düşünce insanlık ne gezer ne hatunla gezersin neden saçın uzun(muhammedin saçı uzundur ama ne çelişki :D ) vs vs nedenlerle insanlara dalaşmaktan başka bişey bilmezler.Fikirleri ve düşünceleri bilardo ıstıkası,beyzbol sopası,sanayi demiri,kelebek bıçaktan ibarettir :D Üstelik bu dalaşmalarını ve itler vadisine özentiliklerini kesinlikle tek başına yapamazlar.Aslanın tek başına karşısına çıkamayan ancak sürü olduğu zaman kafa tutup saldırabilen sırtlanlardan zerre kadar farkları yoktur :D

deli_cevat 27-08-2006 20:45

Re: ülkücü arkadaşlar
 
Şirin Tekin henüz 17 yaşındaydı. Çevresinde çok sevilen bir gençti. Öğrencilerin demokratik haklarından söz ederdi. Oruç tutmu*yordu. O gün (3 Mayıs 1987) Van 100. Yıl Üniversitesi'nin karşısın*daki kahvede oturuyordu. Elli kadar bıçaklı sopalı geldiler. "Islamın Bekçileri"yiz diyorlardı. Kendilerine "mukatele" emrolduğuna inanı*yorlardı. Rektör de "Onlar İslam adına dövüşürler" dememiş miydi? Şirin Tekin, "kanını" saldırganlardan kurtaramamıştı.

Komünist öldürmek yüz kere Hicaz'a gitmekten iyidir

Müşriklere "yeryüzünde dolaşabilmeleri için dört ay süre" veril*mişti. Bu süre dolduktan sonra müminlerin onlara ne yapacakları bil*dirilmişti:

"Nerede bulursanız, öldürün, yakalayın, hapsedin, her gözetleme yerinde yakalamak için bekleyin. Eğer tevbe ederler, namaz kılarlar ve zekât verirlerse serbest bırakın. Allah bağışlayan ve esirgeyendir". (Tevbe suresi, 5. ayet; Bakara, 191; Nisa, 89,91).

Ve Allah uğruna verilen bu savaş kıyamete kadar sürecekti. Mü*minler, Allah'ın ve Islamın hâkimiyeti için "canla ve malla" savaşma*ya çağrılıyordu. Şeriat hükümlerini Bütün düşünce, inanç ve dinlerin üstüne çıkarmak ve kayıtsız şartsız hâkim kılmak için kutsal savaş "Deccal öldürülünceye kadar" son bulmayacaktı (Ebû Dâvûd, Kita-bu'l-Cihâd, 4-BabuunfiDevami'l-Cihad, hadis 2484, C.3, s.ll).

Şubat 1969. Camilerde günlerdir cihad namazları kılınıyor. "Ko*münistlerin kanını dökme çağrılan" yapılıyor. 16 Şubat 1969 günü Beyazıt, Dolmabahçe ve Fındıklı camilerinde cihad namazları kılın*dıktan sonra, topluluklar halinde Taksim'e çıkıljıyor. O gün, meydana ABD 6. Filosu'na karşı anü-emperyalist yürüyüş yapanlar gelecek. Amerika Müslümanm dostu mu ne? Yerde iki ölü yatıyor. Turgut Ay*taç ve Duran Erdoğan. Yüzlerce yaralı. Gazeteler manşet atıyor: Kanlı Pazar...

Kâfirlerle ateşkes geçici olup cihad daimidir, sonuna kadar, her*kes bizden olana kadar!...

1978 yılı Aralık ayı. Maraş'ı kış bastırıyor. Duvarlara, dükkânla*rın camlarına sloganlar yazılıyor:


"Allah için savaşa!" Ve cihada kalkılıyor. TRT, 111. ölüyü de verdikten sonra, yeni saptanan ölümlerin bildirilmesini durduruyor. Bir küçük cihad denemesinin resmî bilançosu böylece yarım kalıyor. Ocak 1979. Trabzon. Ülkücü Gençlik imzalı bildiri: y "Türkiye'deki çatışma, Islamla küfrün çatışmasıdır. Bugün Türki*ye yeni bir Bedir savaşının öncesini yaşamaktadır. Müslümanlar, ciha*da çağrıldığınızda koşunuz. Bir komünisti öldürmek, yüz kere Hicaz'a gitmekten iyidir".

9 Temmuz 1979. Tokat'ta bir bildiri yayımlanıyor: " Allah rızası için başkoyduğun davadan hiçbir güç seni geri döndüremeyecektir... Sesimizin ulaşamadığı yere kurşunlarımız ulaşacaktır... Ya tam sustu*racağız, ya kan kusturacağız".

Cihad kesintisiz devam ediyor. Erzincan, Malatya, Sivas... Ve kı*yamete kadar... Çorum'a da sıra gelecek.

16 Aralık 1979. Beşiktaş vapur iskelesi yanında Barbaros Kafe*terya. Oturuyoruz. Sıcak bir söyleşi, büyük umutlar. Bir saatli bomba patlıyor. İmza Türk İslam Birliği. Bu da Allah'ın emri mi? Beş ölü, 22 yaralı.

Yaptığınız alışverişe sevinin!

"Allah şüphesiz, Allah yolunda savaşıp öldüren ve öldürülen mü*minlerin canlarını ve mallarını -Tevrat, incil ve Kuran'da sözverilmiş bir hak olarak- cennet karşılığında satın almıştır. Verdiği sözü, Al*lah'tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse yaptığınız alışverişe sevi*nin! Bu büyük başarıdır". (Tevbe suresi, 111)

Kâfir öldüren Müslümana cennet müjdelenmiştir. 2 Aralık 1978. Sivas'ta "Müslüman Gençlik" başlığıyla bir bildiri dağıtılıyor: "Müslüman durma! Hiç durmadan ilerle. Ölüm seni şehit olarak bulsun". İmza, MHP... Ve MHP Davası iddianamesi, 682 cina*yeti içeriyor. Demek ki, en az 682 yurttaşımız, bu dünyada büyük sı*kıntılara, yokluklara, darlıklara katlanmış olsa da "Allah yolunda sava*şıp öldürmekle" güzel bir "alışveriş yaptıkları" için sevinebiliyorlar.

Suçu, eleştirmekti

Eşref oğlu Ka'b, genç bir şairdi. Peygamberi ve ona inananları eleştiriyordu. Peygamber bir gün arkadaşlarına sordu:

-Bu adamı öldürebilecek kimse var mı?

Mesleme oğlu Muhammed, ortaya atıldı:

-Ben varım.

Eşref Oğlu Ka'b nasıl öldürülecekti? Planlar yapıldı. Hadis kitap*larının yazdığına göre, "Yalan"lar uyduruldu, "tuzak" hazırlandı. Bir gece, kalesinde bulunan şairin kafası kesilerek plan sonuçlandırıldı. Ve kesik baş, Peygambere alınıp götürüldü. (Buharı, Cihad/15/1, Rehn/3, Tecrît, hadis 1578; Müslim, Cihad/119, hadis 1801; Ebû Davûd, Cihad/169, hadis 2768).

Yıllardan 1978,79,80. Bedrettin Cömert, Abdi ipekçi, Cavit Or*han Tütengil, Bedri Karafakioğlu, Ümit Kaftancıoğlu, Ümit Doğanay, Sevinç özgüner, Doğan Öz... Bunları Allah uğruna öldürecek bir mü*min yok muydu? Bulundu, vardı. Pusular kuruldu. Herkes bizden ola*na kadar mukatele devam edecekti. *


kaynak; din bu 1. kitap

No_Fear 01-09-2006 00:36

Re: ülkücü arkadaşlar
 
cevat abi bu yazıyı dediğin gibi kitaptan da okumuştum
İŞTE BUNLARIN İNSANLIĞI BU KADAR.

deli_cevat 01-09-2006 07:14

Re: ülkücü arkadaşlar
 
ülkücü arkadaşlara özellikle bu yazıya cevap vermelerini istiyorum

İSLAM'A GÖRE "MÎLLET"

Gerçekte "din" ve"millet" bir değildir. Birinin başka, öbürünün başka tanımı vardır. Gelin görün ki islâm'a göre, "din"le "millet" bir*dir. Biri neyse, öbürü de odur.

"Millet" sözcüğü Kur'an'da 15 kez geçer. (Bkz. Bakara: 120, 130, 135; Âli Imran: 95; Nisa: 125, En'am: 61, A'raf: 88, 89; Yusuf: 37, 38 ibrahim: 13; Kehf: 20; Nahl: 123; Hacc: 78; Sad: 7.) Bunlann tümünde de "din" anlamındadır. Örneğin bir "ibrahim milleti" deyimi yer alır, "ibrahim dini" demektir. Yahudiler'in, Hıristiyanlar'ın "mil-leflerinden sözedilir; "din"leri anlatılmak istenir. "Atalann milleti" konu olur; "Atalann dini" amaçlanır. Ünlü Kur'an yorumcusu, dilbi*limci Isfahanlı Râğıb (ölm. 1108), temel kaynak kitaplardan olan "el Müfredat" (Arapça) adlı kitabın da şöyle der:

"Millet de din gibi; Tann'nın, kullan için peygamberlerinin dille*riyle, Tann'nın güvencesinde olsunlar diye yasalaştırdığı şeyin adı*dır." (Bkz. Müfredat, M -L -L.) Yalnız Râğıb, "millef'le "din" arasın*da şöyle bir fark bulduğunu belirtiyor "Tann'nın dini" deyimi var. Ama "Tann'nın dini" anlamında da olsa "Tann'nın milleti" deyimine rastlanmıyor. Buna karşılık: "Falanca peygamberin dini" denebiliyor. "Falanca peygamberin dini" denebildiği gibi. ikisi de aynı anlamda.

Kur'an, Muhammedi ve Müslümanlan'ını, "ibrahim'in mille-ti"nde, yani onun "din"inde gösterir. Birçok yerde... Muhammed'e: "Biz yalnızca İbrahim'in milletine bağlıyız!" denmesi gerektiği de bil*dirilir. (Bkz. Bakara: 135.) Aynca "İbrahim'in milletinden (dininden) uzaklaşmayı" bir "beyinsizlik" olarak niteler Kur'an. (Bkz. Bakara: 130.) Buna uyarak, "Müslüman Türkler"de, kendilerini "ibrahim mil-leti"nden saymışlardır. Atatürk'ün Türk toplumunu gerçek anlamıyla "millet (ulus)" yapma yoluna gittiği dönemlere değin, bu ülkede, "ib*rahim milletindenim!" denmesi gerektiğini söylemiştir herkese. Sel*çuklularda, Osmanlılarda böyle olmuştur hep. Çocuklara ders verilir*ken: "Din (islam) ve millet bir midir, ayn mıdır?" diye soru sorulmuş, "cevab"ının "birdir" olması gerektiği anlatılmıştır. Bu soru ve cevap,

"ilmuhaTlerde de yer almıştır. îstenen karşılık alınmayınca, "ders"ten ve "sınıFtan geçirilmemiştir öğrenciler. Bugün "din öğrenimi veren" okullarda, Kur'an kurslarında, "dinle milletin bir olduğu"nun, "Müslü*man olan her Türk'ün de ibrahim milletinden olduğu"nun öğretildiğin*den kuşku duyulmasın hiç. Dahası: "Laik" sayılan okullardaki "din ve ahlak dersleri"nde de bunun böyle öğretildiğine kuşku yok. Çünkü "Kur'an" öğretiliyor, "hadis" öğretiliyor, "fıkıh" öğretiliyor... Bunların hepsinde de bu böyle.

Gerçekte Araplar'dan başkalarının kendilerini "Müslüman" say*maları şaşılası bir olaydır. Ne denli yorumlar yapılırsa yapılsın; gerçek o ki Kur'an, yalnızca Araplar'a seslenir. Araplar'dan başkasını "muha-tab" almamıştır. Ayetlerin açık anlatımları buna tanıktır. Dahası: Kur'an, başlangıçta Araplar'ın tümüne de seslenmemiştir. En'am Sure-si'nin 92. ve Şûra Suresi'nin 7. ayetlerine göre, Kur'an'ın seslendiği ke*sim, "Mekke ve çevresi"dir. Bu ayetlerin, Diyanet"in resmi çevirisin-deki anlamı şöyledir: "Bu indirdiğimiz (Kur'an), kendinden öncekileri doğrulayan, Mekkelileri ve etrafındakileri uyaran mübarek Kitab'dır. Âhiret'e inananlar, buna inanırlar. Namazlarına da devam ederler." (En'am: 92.)

"Ey Muhammedi Böylece şehirlerin anası olan Mekke'de ve çev*resinde bulunanları uyarman, şüphe götürmeyen toplanma günüyle uyarman için, sana Arapça okunan bir kitap vahyettik. insanların bir takımı cennete, bir takımı da çılgın alevli cehenneme girer." (Şûra: 7.)

Böyleyken Araplar'dan başkalarının "Müslüman" olmalarına şa*şılmaz mı? "Fetihler" olmasaydı bu şaşılası durum, belki de hiçbir za*man gerçekleşmeyecekti.

"Türkler'in Müslümanlığı" ayrıca üzerinde durulacak bir durum. Muhammed'in ve Araplar'ın Türkler"e nasıl baktıklarını, değerli, ay*dın bilim adamı Prof. Dr. ilhan Arsel, "Arap Milliyetçiliği ve Türkler" adlı kitabında çok açık ve seçik biçimde dile getirmiştir.

Kur'an'da, islam'ın bütününde, "din"le "millet", daha doğrusu "is*lam ŞeriatTyla, "millet" eş anlamlı olunca; dinci kesimin "milliyetçi-lik"lerini, "millîlik"lerinin ne anlama geldiğini anlamak zor olmasa gerek. Ülkemizdeki Islamcılar'ın "milli görüşü", Türk toplumunun "ulusal görüş"ü değildir, "ŞERİATÇI GÖRÜŞ"tür. Buna hiç kuşku yok. Bu "görüş"ün sahiplerine "hangi millettensiniz?" diye soruldu-

ğunda, eğer çekindikleri bir yan yoksa, ortamı elverişli buluyorlarsa, kesinlikle şu karşılığı vereceklerdir: "ibrahim Aleyhisselâm milletin*denim!"

Bu arada "Türk ve islam sentezcileri"ne ne denir? Ne denebilir?

2000'e Doğru 9 Temmuz 1989, Yıl 3, Sayı 28

mhmd 01-09-2006 08:30

Re: ülkücü arkadaşlar
 
Sn. Mephisto,
Tarihsel olarak, milliyetçi, ırkçı (ülkücü) çıkışlara baktığımızda şunları görebiliriz.
a) Evrensel kültürden uzak yapı
b) Bilimsel verilere katkıdan uzak olması bi yana bu verilerden habersizlik
c) Büyük toplumsal çöküşlerin hemen arkalarında olmaları
d) Egemen güçlerin (yönetici erk) çıkartıp, yönlendirdiği
e) Reel toplumsal amaçların olmadığı dönemlerde suni amaçlar oluşturduğu
f) Sosyal toplumun en alt kesiminden itibaren örgütlendiği ve bu yapının orta kesimin ortalarına bile ulaşamadığı
g) Sahiplenicilerin kişisel bir başarılarının bulunmaması ve öz güven eksikliği. Bu öz güven eksikliğinin depreştirdiği gurup psikolojisi etkisi.
gibi değerlendirmeleri çoğaltmak mümkündür.
Sn. Agnostic_z çok güzel benzetmelerinin köklerinde de bunlar yatmaktadır. Sorun kesinlikle kişisel değil toplumsaldır. Toplumun eğitim, sosyal, ekonomik güçlerinin birbirleri ile oranı ile alakalıdır. Günümüz uygulamasındaki din olgusu ile aynı karakterlidir.
Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın.

mep 01-09-2006 12:40

Re: ülkücü arkadaşlar
 
sevgili no_fear dinlerden özgürlüğe hoş geldin.
* * *
* *Sevgili *mhmmd *Ülkücü olma iddiasındaki şahıslarla ilgili yazdıklarına katılıyorum, *agnostic_z *arkadaşımızında sıraladığı gereçler bu camia için kültürden,bilimden,sanattan daha yararlı ve faydalı şeylerdir.zaten bende topic açıp ''gelin fikrinizi ortaya koyun'' derken,getirip ortaya bir fikir koyabileceklerini düşünmedim,çünkü biliyorumki onlar ortaya fikir koymaz fikri(!) adamın kafasına çiviyle çakar öylede medenidirler yani.yada no_fear arkadaşımızın dediği gibi İNSANLIKLARI BU KADARDIR. *Sevgilerimle.

spartacus 01-09-2006 13:52

Re: ülkücü arkadaşlar
 
İnsanlar, yaşam alanlarının koşullarının her yerde aynı olmaması dolayısı ile, yaşam alanının doğasına uygun olaak şekillenmişlerdir. Bu şartlarda görüngüde ve yaşam alanının diğer etmen farklılıklarında insanlarda görgü-biçimsel farklılıklar oluşturmuştur. Buraya kadar her şey normaldir, sra bu farklılıkların adlandırmasına geldiğinde, bir iç sınıflandırmaya girilmektedir ki, bu sınıflandırmada amaç belirteç oluşturmaktır. Sarı, beyaz, zenci, kızıl gibi. Adına ırk diyoruz. Evrensel açıdan düşündüğünüzde varlığı sadece bir betimleme maksatlı olan bu farklılıklar, kimi egoist ve ben merkezci menfi düşüncelerin elinde birer oyuncak geridekiler kurban edilmişlerdir, açıkca ırkçılar insanlığı bir saçmalığa kendi çıkarları için kurban etme telaşındaydılar. Bunlar ırkçı oluyor.

Yine aynı şekilde milliyetler ise, farklı coğrafyada, farklı koşullarda ve farklı gruplar olarak yaşayan insanların geliştirdikleri dilin, toplumsal kültür yada örf ve adetlerinin, diğerlerinden kaçınılmaz farklılığı idi. Buraya kadarda her şey normaldir ve henüz insanlık bir yara almamaktadır. Bunlarda belirteç olarak tanımlanmak zorunda idi, ve ABCD ler, ZKDE ler gibi belirteçler ile betimler oluştu. Adına milliyet diyoruz, ve milliyet kalıcı değil göreceli bir özelliktir, biribirine girer, değişir yada öbürü olabilir, arzu edilen bunun en doğal yollar ile olmasıdır.

Sonra aynı yerden geçen ve herkese yetecek olan bir ırmağa sadece ABCD ler sahip olmak istediğinde, düşünmedikleri tek şey neden aynı su üzerinde diğerlerininde aynı haklarının olup saygı duymaları ve kardeşce(aynı tür canlı bunlar) paylaşmaları gerektiği değilde, sadece onların olması, bunun içinde öbürlerinin sürülmesi, yok edilmesi gibi düşünceler oluşmaktaydı. Bu insanlığa uzaklaşmış ama yerine henüz bir şeyi koyamamış, hayvanlaşamayan insanın halleri idi. İnsanlıktan çıkmış ama yerine henüz hayvanlığı bile koyamamış bir haldir bu. Sonra tarihi incelediğimizde görürüzki, insanların doğal koşullarla oluşan tüm farklılık(edinim ve kazanım zenginliği) çeşitli menfi çıkarlar için ayrıcalıklar haline dönüştürülmüştür. Bu damardan ırkçılık, aynı düzlemde dincilik, ve en nihayetinde, burjuva kültür anlayışı ile milliyet faktörüde menfi çıkarlarla katılmıştır bu sahneye. Farklılığın varlığı değildir kötü olan, akisne bu zenginliğin varlığıdır, kötü olan insanların farklılığından ayrıcalıklar sağlamasıdır ki bu sebebi ne olursa olsun, ister din, ister milliyet yada bilemediniz ırk olsun, insana yabancı ve onun doğasına, aynı türdeşliğe aykırı bir durum oluşturur. Aklı başında insan kendini diğer tüm insanlardan daha ayrı görmemeli ve mümkünse ortada ayrıcalıklı ve farklılaşmalı bir dünya var ise kardeşleşme için düşüncesini çalıştırmalıdır. İnsan insandır ve nerde yada hangi toplumsal kültüre doğduğunun(iradesi ile belirleyemez) önemi olmadığı gibi ayrıcalıklarıda yoktur. Dünya herkese yeter, yeter ki insan keçi olupda ormanın filizlerinden yemesin, ve bir gün insan olduğunu ona unutturan herşeyden kurtulsun.

Kendin gibi olmayan ve kendin gibi düşünmeyenleri bertaraf etmek, bunun içinde yok etmek, öncelikle sindirmek düşüncesidir. Bunun adına milliyetçilik denemez, bunun adı faşizmdir.
-Bir öğrenci yurdunda gecenin bilmem hangi saati uluyanları duydunuz mu hiç.
-Uluduktan sonra rahatsız olan var mı diye bağırdıklarında, arkadaşım az sessiz olurmusun uyuyamıyorum diyenin ağzını burnunu kırdıklarını?
-Alt katta yatan bayan öğrencileri rahatsız etmek için(sanki onlar türk değil) odalarında zıplayarak rahatsızlık verdiklerini?
- Satır ve eline ne geçerse insanlara salya sümük saldırdıklarını?
- Sloganın yani temsilin (öz olmayanın) onlar için her şey olduğunu biliyormuyuz? O yüzden girdikleri her yerde varlık nedenlerinin temsil için olduğunu ve böylelikle ego tatmini olduğunu, hiç bir ortamla uyuşamadıklarını, çünkü benimsedikleri tek şeyin temsil ve onlara bunun öğretildiğini...

Peki yurdun kapısından girdiğinizde, görevli size şöyle sesleniyor, beyefendi giremezsiniz.
-nerede yazıyor diye soruyorsunuz
-Camda diyor.
Camdan söküyorsunuz kağıdı yırtıp atıyorsunuz ve bir daha soruyorsunuz, görevli şimdi girebilirmiyim. evet diyor korku ile.
-Evet, akşamları uluyan ulumayanların burnunu, kolunu kıran, zavallı kız öğrencilerin üzerinde tepinerek rahatsız edenler kimler diyorsunuz.
-Kimse çıkmayacak mı, o halde rahatsız edenler göstersin dendiğinde, merdivenleri bulan merdivenden, masayı bulan altına, ayağı bulan ayağınıza kapaklanıyor, bunları yaşadınız mı?

Zalim insan zulmettikleri için korkmaz ama burnu kanayacak olsa 50 takla atmaya razı olur. Çünkü zalimdir, acıma duygusu sadece kendisi içindir ve en kötüsü kendisi kendinden geriye kalanlardan daha yücedir ve burnunun kılı bile onun için değerli iken, bir başka insanın yaşamının hiç bir anlamı yoktur. Zihniyet budur. Slogan atarak, içeriği boş ve insalığa köküyle bağdaşmayan bir temsil ile ancak egosal tatminde bulunabilirler. Onların bu kullanıma açık yönü ise tarihte bir çok yerde layıklarıyla kullanılmıştır, yukarıdaki deli_cevat'ın verdikleri örnekler sadece bir kaçıdır.

İnsan her renkde, her yerde ve her dilde, her dinde insandır. yeter ki insan keçi olupda ormanın filizlerinden yemesin, ve bir gün insan olduğunu ona unutturan herşeyden kurtulsun.

NedimYilmaz 01-09-2006 15:36

Re: ülkücü arkadaşlar
 
Her fert istediğine inanma, istediği siyasi görüşe sahip olma, seçtiği dinin icaplarını yapma ya da yapmama konusunda hürdür.

M. Kemal Atatürk.

Fakat ülkücü arkadaşlar nedense "Sol" görüşe karşı savaş açmışlardır. Atatürk'ün Hürriyet inkılabını içlerine sindirememişlerdir diye düşünüyorum. Yanılıyor isem beni aydınlatınız.

Atheos 01-09-2006 17:09

Re: ülkücü arkadaşlar
 
Şu anda ülkücülük ülkücülük değil zaten..
Şu anda dikkatli bakın eskiden olduğu gibi bu işler yine okullardan başlıyor ama bu insanlar sadece arka bulmak için giriyorlar bu aptal sırtlan sürüsüne.
Bir anket yapmadım ama yapsaydım eminim %70ten yukarısı daha başkoyduğu bu işin ne olduğunu bile bilmiyor..
Nedim Yılmaz sana kesinlikle katılıyorum.. Atatürkün düşüncelerini savundukları halde daha insanların hür olduğu bir toplum düşünemiyorlar..
Ve yine deli _cevatta Turan Dursunun kitabından cok güzel bir alıntı yapmış..
keşke yapmasaydında ben yapsaydım :)
Benim bu ülkücülerle konuşma şansım bol oluyor.Kendileri İslamın Hak din olduğuna, Osmanlı İmparatorluğunda hiç soykırım yapılmadığına (yani bir yeri fethettikten sonra oradaki insanlarla kardeş kardeş geçindiklerine) ve birsürü saçma icadı türklerin yaptığına ( ilk robot (suyla çalışan)bu en saçma ve en basit örneği) ve bir sürü saçma şeye daha inanıyorlar..
Bunlarıda kendilerince kanıtlıyorlar ve bunu biz değil Avrupadaki bilim adamları kanıtladı diyorlar, ondan sonra aynı bilim adamı onlara ters birşey kanıtlayıncada böyle bilimadamı olmaz oluyor..
Eh denecek söz yok.. Sadece diyorum ki ;
CEHALET MUTLULUKTUR...

01-09-2006 17:31

Re: ülkücü arkadaşlar
 
Sevgili ülkücü arkadaşlarım,

Sizler bu ülkede seksenli yılları yaşamadınız. Ben o yılları yaşayan biri olarak sizlere seslenmek istiyorum. Aynı vatan aynı bayrak altında yaşayan bu insanlar emperyalistler tarafından kamplara bölündü. Sağ sol çatışması yaratıldı. Kim haklı kim haksız tartışmasına girmeyeceğim. Önemli olan geçmişte yaşanan bu hatalara bir daha düşmemek. Ve sizlerin de o dönemi araştırıp bilgilenmenizde yarar var.

Sevgili ülkücü arkadaşlarım,

Bizler inançsız. Sizler inançlı. İnsanların aynı düşüncede olması zaten mümkün değil. Önemli olan saygılı olmak. Biz site olarak dinlere hoş görü ve saygı temelinde yaklaşmayı kurallarımız içine aldık. Bu sitede dinlere hakaret ve küfüre fırsat vermeyeceğiz. Bundan emin olun. Ama sitemizin adı Turan Dursun sitesi. Elbette dinler eleştirilecektir. Bunu da anlayışla karşılıyacağınızı umuyorum.

En az sizler kadar bizler de bu ülkemizi ve milletimizi seviyoruz. Bundan kuşkunuz olmasın. Gün birlik ve beraberlik günüdür. Ülkemiz çok ciddi tehditler altında. Bana değmeyen yılan başlığımda *bunları belirttim. Okumanızda yarar var. Bu ülkede eğer Atatürk'e inanıyorsanız Kuvay-i milliye ruhunu canlandırmak gerektiği düşüncesindeyim. Bu ülkeyi iç ve dış düşmanlardan kurtarmak zorundayız. Atatürk'ün bu ülkeyi siz gençlere emanet ettiğini unutmayınız. Damarlarınızdaki asil *kanı unutmayınız. Bizi bölmek parçalamak isteyen ve adım adım ülkeyi emperyalistlere pazarlayan bu embesillerden bu ülkeyi kurtarmanın zamanı gelmiştir. Bizi asgari müştereklerde en azından bu düşünce bir araya getirmelidir.

Her kes kendi inancından sorumludur. İnanç allah ile kul arasında kalmalıdır. Türk olduğumuzu ve bizi araplaştırmaya çalışan hainlere alet olmayalım. İslamın demokrasiyle bağdaşabildiğini ve bunun örneğinin Atatürk Türkiyesi olduğunu bunlara ispatlayalım. Onların bizi örnek almalarını sağlayalım. Dini kisisel çıkarlara ve siyasete alet edenlerin ne durumda olduklarını hep görüyoruz. Türkiyeyi de oraya çekmek istiyorlar. Türkiye bunu hak etmiyor. Uyanık olalım ülkücü arkadaşlarım. Amerikanın niye islamı kullandığını artık anlayın. Demokrasi ve laiklik bu din bezirganlarını potasında eritecektir. Bundan endişeniz olmasın.

Sonuç olarak diyorum ki gelin sitemize. Üye olmaktan çekinmeyiniz. Demokratik bir form olduğumuzu göreceksiniz. Ülke sorunlarını siyasete dökmeden ve seviyeli bir şekilde tartışalım. Tartışmaktan korkmayalım. Bundan ülkemiz kazançlı çıkacaktır. Bundan emin olun...

istavrit 01-09-2006 17:36

Re: ülkücü arkadaşlar
 
sevgili mephisto,

yazdiklarinin altina kalin ve kocaman kocaman imza atiyorum

sevgi ile kal

mep 01-09-2006 18:12

Re: ülkücü arkadaşlar
 
sevgili Atheos.
*
* *Dinlerden özgürlüğe hoş geldin,cehalet onların mutluluğu olsun ama onların bu mutluluğu başka insanlara zarar vermesin.
* *sevgili ezkamo abim güzel bir çağrıda bulunmuşsun,dilerim bizlerinde içtenlikle altına imzalarımızı koyabileceğimiz bu çağrına uyacak insani değerlere henüz sırtını çevirmemiş ülkücü arkadaşlar çıkar,tartışma olyını taşlı sopalı kavga olarak algılayan bu kesim içinde de bulunduğu hareketi sorgulayabilecek ve asıl delikanlılığın bunu yapmak olduğunu görebilecek arkadaşlar inanıyorumki vardır. *sevgilerimle

deli_cevat 01-09-2006 20:00

Re: ülkücü arkadaşlar
 
abiler öğrenci katillerini sütten çıkmış ak kaşık zanneden(abdullah çatlı haluk kırcı) insanlardan çok fazla şey istiyoz sanırım

cccp13 26-09-2006 02:40

Re: ülkücü arkadaşlar
 
bunlar alman nazileriyle bile eş değerde olamaz. en azından onlar inandığı şeyin ne olduğunu biliyor.türk faşistleri ise sadece saldırıyor. neden yok. kendileri filistine destek mitingi yapıyor 2 gün sonra kahrolsun israil diyen gençleri linç etmeye kalkıyor. bu ne yaman çelişkidir. onlarca genci boğarak kurşunlayarak işkence ederek öldüren kanlı katilleri türk bayraklarıyla karşılayıp istiklal marşı söylüyorlar. lafa gelince vatanına toz kondurmayan bu şahıslar "abd ülkemizden defol" diyenlere satırlarla saldırıyorlar. bi tane asalağın çıkıp da bunlar pkk lı demesi binlerce kişinin savunmasız insanların üzerine saldırmasına yetiyor. hiçbiri sorgulamıyor.
ülkücülerin kanlı tarihini yazmaya kitaplar yetmez. zaten bunu inkar da etmiyorlar. bu ülkenin en büyük düşmanları ülkücülerin başını çektiği islami faşistlerdir..

che21 04-10-2006 10:19

Re: ülkücü arkadaşlar
 
dostlar milliyetciligin en guzel tanımlarından birini sizlerle paylasmak istıyorum:
Milliyetçilik, yaşamaya ve yaşatmaya gücü yetmeyen insanların kendilerini ancak ölümün aynasında görebildikleri bir çaresizliktir.

Milliyetçilikten hayata dair bir söz duyamazsınız... Duyduğunuz her şey ölüme dairdir.

Ölmekten ve öldürmekten söz ederler sürekli.

Kendilerine milliyetçi diyenleri dinleyin bir, bakın bakalım hayatla ilgili bir şey söyleyecekler mi size.

İnsanı değil toprağı severler.

Küçümserler insan hayatını, önemsiz bulurlar.

İnsan sadece bir ölüm objesidir onlar için.

Trabzon’da binlerce insanın dört çocuğu öldürmek için şehvetle koşmasını seyrettik, aynı insanlar birilerini yaşatabilmek için aynı şehvetle koşarlar mıydı sizce?

Koşuyorlar mı?

Ölmemesi mümkünken ölen bebekler, çürük yapıldığı için yıkılan binaların altında can veren öğrenciler için koştular mı, onların hayatının hesabını sordular mı, yeni ölümleri önlemek için ayağa kalktılar mı?

Hayır.

Hayat ilgilendirmiyor onları.

Belki de yaşamla ilgili ümitlerini kaybettikleri için sadece ölüme doğru bakıyorlar.

Ölümde bir eşitlik arıyorlar.

Hayattan öylesine korkuyorlar ki bu korku bir öfkeye dönüyor.

Ana dillerini bile doğru dürüst konuşamıyorlar, ana dillerinde bir sayfa yazı yazmak ölmekten de öldürmekten de zor onlar için.

Bir kitap okumak, bir matematik problemi çözmek, biraz karmaşık bir filmi izlemek, felsefi bir konuşmayı dinlemek neredeyse imkansız geliyor onlara..

İnsan zekasının yarattığı her şeye yabancı gibiler.

Bir mimari şahesere, bir heykele, bir resme hayran olamıyorlar.

Tarih, ancak onların atalarını öven bir yalanlar zinciri olarak sunulursa ilgilerini çekiyor.

Ve, gerçekle yüzleşecek cesaretleri bile yok.

Ait oldukları toplumun gerçek yüzünü, eksiklerini, hatalarını duyduklarında çılgına dönüyorlar, ne gerçeği taşıyacak ne de o gerçeğin yüzlerine vurduğu çarpıklıkları düzeltecek bir güçleri var.

Toplumlarının fakir olması, gelişmemiş olması, özgürleşememesi umurlarında bile değil yeter ki bu gerçekler söylenmesin.

Ortak bir yalanın içine kendilerini hapsedip, kanlı bir hayal aleminin içinde yaşamayı tercih ediyorlar, gerçeği söyleyen herkes düşmanları, çünkü gerçeği öğrendiklerinde, gerçeği kabullendiklerinde bunları düzeltmek için bir çaba göstermeleri gerekiyor.

O çabayı gösteremiyorlar.

Aslında içten içe kendilerini ve toplumlarını öylesine aşağılıyorlar ki herhangi bir sorunu çözebileceklerine olan inançlarını daha baştan kaybediyorlar, o yüzden de sadece yalanlarla avunmayı istiyorlar.

Gerçeği söyleyen herkesi ölümle tehdit etmeleri bundan.

Aynı ırktan, aynı dilden, aynı dinden, aynı milletten olduğum bu insanları görmek utandırıyor beni.

Korkaklıkları içimi acıtıyor.

Milliyetçilikten iğrenirim ama anadilimi de, tarihini ve kaderini paylaştığım insanlarımı da, yeryüzünün en güzel yerlerinden biri olan topraklarımı da, bir mizah hazinesi olan folklorumu da severim.

Arkamda derin ve zengin bir tarihim, dünyanın en zengin şiir damarlarından birini besleyen güzel bir dilim, hiçbir zaman esaret görmemiş bir toplumum, yeryüzünde eşine as rastlanır bir insanlık birikimine sahip topraklarım var.

Hiç kimseyi ırkından, geçmişinden, dilinden, dininden dolayı kendimden aşağı görmem ama hiç kimse karşısında da kendimi eksikli hissetmem.

Milliyetçi değilim çünkü ne dünya ne de hayat korkutuyor beni.

İnsanlarını sevdiğim için seviyorum toprağımı.

Ve, bir tek insanımın hayatını kurtarabilmek için gerekirse bütün dünyanın toprağından vazgeçerim.

İyisi ve kötüsüyle bütün gerçekleri kucaklayacak bir gücü ve kendimi insanlığın ortak kaderine rahatça bırakacak bir güveni bu toplum veriyor bana.

Bu gücü ve güveni bulamayanlar korkaklıklarının nedenini bu toplumda değil kendilerinde arasınlar.

Onların korkaklıklarında bizim paylaşacağımız bir şey yok.

AHMET ALTAN
bundan daha guzel anlatılamazdı herhalde:)

kuvvaci 04-10-2006 13:33

Re: ülkücü arkadaşlar
 
Hele bide Türk islam sentezi diyorlarki fikirsizliğin daniskası islam ve milliyetçilik yanyana gelemeyecek iki sözcükten biri saygılarımla

sosyalist18 04-10-2006 14:06

Re: ülkücü arkadaşlar
 
Turkesde muhammed gibi...Ne demisti bi konusmasinda;"Davadan doneni vurun!" *Bir toplandida bir ulkucu turkese inanmadigi icin "bu kadarida sacmalik" dedigi icin oludurulmustu.Peki ne dedi ulku ocaklari;"Davadan doneni vurduk!"
Ne fikir uretebiliyorlar,ne dogru durust dusenemiyorlar.Varsa yoksa "Vatan millet sakarya,Ya allah bismillah".Ustun Turk milleti....Zaten boylesi milliyetcilikte din gibidir!akillari koreltir!

mhmd 04-10-2006 14:14

Re: ülkücü arkadaşlar
 
Sn. Kuvvaci,

Bahsettiğiniz kelimenin biri ırkı biri inancı temsil ediyor!
Asla bir Germen Katolik sentezi olmaz diyebilirsek.
Bunu da söyleyebiliriz gibi geliyor.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın.

agnostik_ 23-10-2006 19:05

Re: ülkücü arkadaşlar
 
kesinlikle ülkücüler dincilerden bin kat iyidir.

walla 23-10-2006 21:36

Re: ülkücü arkadaşlar
 
Ne deseniz haklısınız, işte bu ölümler, öldürmeler, vatan, millet, sakarya... Hepsi Türkeşin İngiltere Bankalarındaki hesaplarını biraz daha kabartmak içinmiş.

Şunuda vurgulamak istiyorum, 12 eylül öncesinde gruplar arasında bir diyalog yoktu, işin ilginci ÜLKÜCÜ GENÇ olarak takılanlar, sömürülenler, işçi köylü çocuklarıydı, Koministler ise (genelde memur çocukları) onların emperyalizm tarafından sömürülmelerine karşı idi. Ama birbirlerini anlamıyorlardı, anlayamazlardı, beyinler yıkanmıştı...

deli_cevat 23-10-2006 21:54

Re: ülkücü arkadaşlar
 
abi uğrunda canlarını veren marksistlere demedimi bu ülkücü ezilen gençler ,insanlar şunlardan birkaç tanesini asıverseler ortalık selametlencek diye

walla 23-10-2006 22:06

Re: ülkücü arkadaşlar
 
dediler Cevat dediler, ben o yılları yaşamış birisi olarak söylüyorum aslında onlarda acınacak insanlardı, dedimya beyinler yıkanmış....

agnostik_ 24-10-2006 00:22

Re: ülkücü arkadaşlar
 
deli cevat bu şirin tekini ülkücüler mi öldürdü yoksa dinciler mi?
beni aydınlatır mısın?

benja 24-10-2006 02:28

Re: ülkücü arkadaşlar
 
Arkadaslar, bu kadar bilimle ugrasan bir sitenin üyesi olup bu aklin yanindaki forumlari izleyen insanlar arasinda hala irkci, milliyetci veya ülkücü arkadaslarin olmasi beni düsündürüyor.

ozgur_beyin 24-10-2006 10:31

Re: ülkücü arkadaşlar
 
sevgili arkadaşlarne alakası var demeyin yazdıklarınızı okurken aklıma geldi.
* * * *2. dünya savaşında *bizim eski tüfek cumhuriyet gazetemiz bir numaralı hitlerci ve destekçisiydi . okuyanların dikkatine .hiç o tarihli bir alıntı veya bahis gördünüzmü. bana inan mayanlarınız olabilir .maalesef cumhuriyettende bilgi alamazsınız.

ozgur_beyin 24-10-2006 11:09

Re: ülkücü arkadaşlar
 
birey olmayı beceremeyenler, bir guruhun içine sokulmak zorundadırlar. *birey *olmak zordur. okuyacaksın(sadeceokul değil ) araştıracaksın sosyal alacaksın medeni cesaretin olacak vs vs bu kadar uğraşmaya birde değermi gir bir sürüye onlar nasıl bağırıyorsa sende aynısını bağır. sonrada göğsünü şişire şişire *nara at . biz en ve en büyüğüz . şişir başkasının kıçı kırık sloganlarıyla yelkenini, başın değsin yedi direkli asumana .senin sloganlarına karşı olanlarada ara sıra tehdit et, abilerinde senin sırtını sıvazlasınlar kendinden menkul ham hayallerinle mutlu ol
* * * *ömrünü bir vehme kurban ettiğini bilmeden.












9

dersimmm 24-10-2006 11:57

Re: ülkücü arkadaşlar
 
kesinlikle ülkücüler dincilerden bin kat iyidir.

sewgili agnostik ülkücülerin katliamları dincilerden kat kat fazladır. maraş katliamı ve çorum katliamı mhp nin ürünüdür. ayrıca siwas katliamında ki bozkurt işaretleri de göze çarpmakta. bu ülkeye uyuşturucunun en fazlasını abdullah çatlı soktu, o da ülkücüydü, sedat peker ülkücü, ülkücü mafya tabiri herkes tarafından kabul edilmekte

yahu bu ülkücülerin neresi iyi?????

:x *:x *:x *:x *:x *:x *:x *:x

jayjay 24-10-2006 12:09

Re: ülkücü arkadaşlar
 
dersimmm bu arada demin odada sana nerelisin tuncelili misin? diye sordum. "tunceli değil dersim" dedin. Şunu kafana kazı dersim diye bir yer yok. Oranın ismi tuncelidir.

benja 24-10-2006 14:13

Re: ülkücü arkadaşlar
 
sevgili jayjay bu kaliplasmadan kurtul lutfen.tuncelinin ismi dersimdir yada halk arasinda oyle bilinir.devletin degistirdigi ismi halk hala unutmamistir ve bu cok dogaldir.kafaya kazinmasi gereken bi sey yok.

kuvvaci 24-10-2006 18:37

Re: ülkücü arkadaşlar
 
Dostlar!
Ben bunca yıldır ülkücü hareketin bir ideolojisini bulamadım varmı? Bir doktrini yok... bir dokuz ışık var oda Atatürk'ün ilkelerinin genişletilmiş hali... hele bir Türk İslam Sentezi varki evlere şenlik bunları bana anlatacak site adresi bilen varsa buraya yazsın.. şimdiden teşekkürler saygılarıma

deli_cevat 24-10-2006 19:30

Re: ülkücü arkadaşlar
 
Bir doktrini yok... bir dokuz ışık var oda Atatürk'ün ilkelerinin genişletilmiş hali

abim bu adamların fikir babasını Atatürk olduğunu söylemek Atatürke hakaret etmek gibi oluyo

dersimmm 24-10-2006 19:54

Re: ülkücü arkadaşlar
 
sayın jayjay tunceli nin anlamı nedir? bu adı oraya kim neden koymaya çalışmıştır? bu ad ne kadar gereklidir? *bu şehir isimlerinin bu konu ile alakası nedir???

deli_cevat 24-10-2006 19:57

Re: ülkücü arkadaşlar
 
dersim kürtçe bir kelime mi ?

jayjay 24-10-2006 19:57

Re: ülkücü arkadaşlar
 
bakın burada zihniyetinizin PKK zihniyeti olduğu pek açık. Ben üniversiteye gidince PKKlıları tanıyınca tunç-eli'nin eski adının dersim olduğunu öğrendim. Yani halk arasında dediğiniz halk PKKlı hain, kalleş, bölücü halktır.

deli_cevat 24-10-2006 19:58

Re: ülkücü arkadaşlar
 
jayjay abim anadolu topraklarında yaşayan hiçbir halk hain kalleş veya bölücü değildir

jayjay 24-10-2006 20:01

Re: ülkücü arkadaşlar
 
deli_cevatım bak burada üç tanesi var. Ayrıca bu konuda daha fazla konuşmak istemiyorum. Daha fazla cevap vermeyecem.
Sana bir öğüt bu kadar saf düşünme! Adam birlikte yaşayamayız diyor. Ne üstünlüğü varsa bizden?

deli_cevat 24-10-2006 20:14

Re: ülkücü arkadaşlar
 
abicim birlikte yaşayamayız diyen cahilliğinden diyo o örgütün içindeki insanlar yıllardır devletin hiçbişeye müdahele etmediğini görünce ister istemez pkk nın kucağına düşüyolar pkk kendi ideolojisine ihanet eden bir örgüt eğer yıllardır toprak devrimi yapılsa ordaki halkın ekonomik durumu düzeltilse iş hiç bu noktalara gelmezdi ama sağolsun başımızdakiler dağdaki teröre para werenlerin uşağı olduğu için pek pkk ya giden kanalları kesmek gibi bi niyetleri yok

jayjay 24-10-2006 20:22

Re: ülkücü arkadaşlar
 
deli_cevatçım zaten gazi mustafa kemal böyle bir devrim yapmaya çalıştığı için isyan çıkardılar. Ardından da temizlik oldu. Bu konuyu kapatalım.

dersimmm 26-10-2006 10:53

Re: ülkücü arkadaşlar
 
biz kimsenin kucağına düşmedik. 50 kere dedik pkk ile alakamız yok diye anlamak istemiyosun jayjay. dersim farsca bi sözcüktür.

dersim isyanı'ndan dem vurmuşsun demişsin ki m.kemal dewrimlerine karşı. ne alaka!!!! o isyan özgür bi ülke kurmak için başlatılmıştı; o isyandan sonra 60.000 kişi katledildi, sen buna temizlik diyorsun.
böylesine bi olaya temizlik diyenin pkk'den farkı nedir??

bir kaynağa ihtiyacın war : www.dersim.biz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:12 .