Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Kutsal kitap neden şiir gibi? Kuran neden değiştirildi! (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27330)

allahcc 29-01-2012 02:24

Kutsal kitap neden şiir gibi? Kuran neden değiştirildi!
 
"Bilimde insan daha önce kimsenin bilmediği bir şeyi herkesin anlayabileceği şekilde anlatmaya çalışır. Şiirde durum tam tersidir."

Kitabın şiirsel olduğunu söylerler, tanrı kitabını madem tüm insanlığa gönderdi neden düz yazı şeklinde kesin ve net önermeler şeklinde göndermedi?

İnsanlar neden basit bir ayette çeşit çeşit kerametler aramışlardır?

İnternette meal tefsir sitelerine göz attığım zaman bir ayetin 5 çeşit meali 50 çeşit tefsiri olduğunu görebilmekteyim, her alim kendisine göre meal tefsir yapmış bazıları bu kitabı anlamanın mutlaka arapça bilinmesiyle mümkün olduğunu söylemişler ve türkçenin yetersiz kaldığı safsatasını uydurmuşlardır...

Bu safsatalarla tanrı arapçasının çok yüce olduğunu ve tanrının mükemmel derecede arapça ve zihin kıvraklığı olduğunu ve anlamak için alim olmamız gerektiğini herkez zaman zaman duymuştur...

İyide 5 çeşit mealin 50 çeşit tefsirin olduğu bir kitap değiştirilmiş olmazmı? Değişik anlatım şekilleri ayetlerin özünde değiştirildiğinin kanıtı değilmi?

Mesela 1 ayetin 5 çeşit tefsirini okuyan 5 tane fransız yanyana geldiklerinde aynı ayetlerden düşüncelerden bahsedebilirlermi? O halde bir ayet için anafikirde 5 çeşit düşünce ortaya çıkmaz mı? O zaman bu tefsirin o alim tarafından farklılığı kuranın değişik değişik olduğunu ve resmen kendi alimlerince değiştirildiğini göstermezmi?

Kuran istediği kadar orjinal ve değiştirilmemiş olsada anlatmak istediği şey yani ruhu neden bu kadar farklıdır?

Ben kendimce cevabı buldum, aslında kuran o kadar basit ve netki insanlar bu basitliği ve netliği tanrıya konduramamış ve onu kıvırıp evirip çeşit çeşit hallere sokmuş kitaptan elektirği, motorları, kromozomları, uçakları bulmuşlar akıllarınca kitabı yüceltmişlerdir, kitabı değiştirdiklerinin farkında olmadan...Kaldıki birinin elektriği bulduğunu iddia eden ayette birinin motoru bulmasıyla elektrikmi yoksa motormu olduğu konusunda ikileme düşmüşler en sonunda elektrikli motorda karar kılmışlardır...

Aslında kuranı kuran yapan tanrı değil 1500 yıldır üzerinde düşünülen ender bir kitap olmasıdır...

Mutezile 29-01-2012 22:21

Sayın Allah CC

Kuran ayetlerinin yorumlanmasında müfessirler genellikle esbab-ı nüzul (ayetlerin iniş sebebi) konusunda ayrılığa düşerler. Ehlibeytin, Ashabın, Muhammedin günlük yaşamı ile ilgili olarak da bir çok ayet inmiş. Ayşe'nin Safvan'la Muhammede ihanet şayiası ortaya çıkınca mesela inmiş; Hicap ayetlerinin inmesi örnek çok..

Bu ayetlerin iniş sebebinde ayrıldıkları zaman, ayetin yorumunda da ayrılıyorlar. tefsir dediğin de ayeti kuranı yorumlamak değilmi?

Şiirsel anlatım o zamanın arabistanda Farazdak, Kab bin eşref gibi ünlü ve halk içinde muteber şariler vardı. Halk üzerinde ciddi etkileri söz konusuydu. Muhammed sanırım kuranı yayarken şiirsel ifadeleri özellikle seçti ki; en azından Kab bin Eşref, Farazdak ve diğer şairlerden altta kalmamak için.

Neva 29-01-2012 23:12

Gerek Kuran, gerekse diger kutsal kitaplar mediaval writers(Cag yazarlari) adi verilen kisilerce aktarilmistir. Hepsi gecmise ve gelecege yonelik aktarir.

Aslinda bunlarin hicbiri "ben peygamberim" diye ortaya cikmamis, sadece bildiklerini iletmislerdir. Allah, Tanri, God kavramlari, acimlamak istemedikleri guc'u ifade amaclidir.


Cunku bu tip bilgiler, herkesin alabilecegi kapasitede bilgiler degildir onlara gore.

Gercekten de objektif bir bakis acisiyla okunmadikca, kitapta anlatilmak istenenlerin anlasilmasi zordur. En kestirme sekliyle sacma olarak algilanir.


Bu sebeple iclerindeki bilgiler kendi donemlerine iliskin dogrudur, hepsi istisnasiz sekilde evrim'i savunur, kendi donemlerinin dillerini(anlatim tarzi) icerirler. Fakat tum aktaricilarin klasik ozelligi okultizm, kabalizm, Osiris vs. bilgilerine vakif olmalaridir. Veya bu konuda yetistirilmis oluslaridir.

Carpitildigi, tahrifata ugradigi dogrudur, cunku insanlar bunlari siyasi erk adina arac olarak kullanmislardir. Bunun adina imparatorluklar sunlar bunlar kurulmustur.

Ancak objektif ve inancsiz bir gozle okundugunda, kitaplar kendilerini bu tahrifatlardan kurtarir, ayirir yani. Sadece bu anlamda korunmusluklarindan soz edebiliriz. Zira evrensel olduklarini , tum insanliga hitap ettiklerini israrla iddia ederler. Bu baglamda da insanligin gelismesiyle birlikte ortaya konulan bilim dallari sayesinde, kendilerini aklarlar otomatik olarak. Birbirine paralel gider cunku.

Ozunde tum bilcumle kitaplarda anlatilan olaylar, iki grup uzerine kuruludur bence. Bu bilgilere vakif olanlar, olmayanlar seklinde..

Bugunku resmi bilim, antik felsefe uzerine insa edilmistir. Bunu biliyoruz.
O yuzden bu kitaplarin tamami , resmi bilim dallari ile birlikte okunmaya calisilirsa kolayca vermek istedikleri mesajlar anlasilacaktir.

Cunku resmi bilimde iki gruba ayrilmis durumdadir.

Kutsal kitaplarin destegi ile olusturulmus fikirler, teoriler, kanunlar vs., ve bunlarin tam tersini savununan fikirler, teoriler, kanunlar vs.

Mesela;

En gercekci diyebilecegimiz tip bilimi dahi, en basit bir penisilin'i 1900'lu yillarda kesfederken ve buna bir kesif derken, arkeloji bilimi tum bilinenleri alt ust ederek, Eber Antik Misir papiruslerinde penisilinin dogal sekilde(baska adlarla) kullanildigini cozmustur.

Yani bu cok uzun surecte, tipki bir dongu seklinde birbirinin oncusu veya ardili olur.

Veya yine enreteresan olan bir baska ornek;

Teknoloji bugun "gorunmezlik" formulunu bazi alanlarda arastirirken, hatta gecmiste Philadelphia Deneyi adi altinda resmi dahi kabul edilmemis , saibeli bir sekilde dururken, bilmemkac asir once yazilmis bir kitapta, "siz onlari oldu zannedersiniz, oysa onlar diridirler" veya Kehf suresindeki bahislerde anlatilanlar,(uzun zaman olu zannedilenler ancak uyuyor olanlar vs.) gercekten ilginctir.

Bunu onkabullu veya inancli veya tarafli bir kafayla okudugunuzda son derece anlamsiz hatta fanzin urunu gelir. Hokus pokuscu bir tanridir karsinizda duran, ol deyince oldurur vs. Kutsal kitap aktarimlarina gecen "ol" deyince olduran, adeta sapkadan tavsan cikaran tanri anlayisi da bu sekilde kitaba ilave edilmistir.

Oysa objektif bir zihniyetle okudugunuzda, hic de tesaduf degildir.
Resmi bilimin en kritik dallarindan biri arkeolojidir, antropolojidir.
Butun ezberlerimizi tepetaklak edebilir tarihsel acidan.

Insanlik tarihi icinde bircok yazar mevcuttur, ancak bunlarin buyuk kismi mensubu olduklari inanca gore klasik tarihi yazarlar. Gercek tarih barindirdigi kadar, carpitmalar da barindirir.(ornegin bir herodot vs.)

Bu sebeple insanlarin, halklarin vs. bu urunleri, kutsal, din vs. addetmesi ve sahiplenmesi daha anlasilabilir bir durumdur.

Bu yuzden Kuran veya digerleri, okundugunda aslinda gayet acik bir dille yazilmis kitaplardir. Bence oyle batinilik vs. kesinlikle barindirmazlar.

Ben pek siirsel bir dille yazildiklarini dusunmuyorum kitaplarin. Agir ve karmasik anlatimlari olsa da, daha ziyade sembolizm iceren bir dile sahipler diye dusunuyorum. Ozellikle Fabl tarzi cok kullanilmis. Ve kendi icinde kendi ifadesini dogrulayici bir mantik iceriyor.

Mesela bir bakiyorsunuz, Allah arsin ustune istiva ediyor, arsi melekler tasiyor, tam siz hadi canim hayal gucu bu melekler dediginiz anda, bir baska surede melekler insan suretine burunuyor vs.. Ve tabiri caizse sap'a oturturuyor insani.

Tamamen dusunceyi kurcalayici metaforla yazilmislar.

Olu gommeyi ogreten karga,
Ciltler dolusu kitap tasiyan esek,
Dagda kasaneler yapan balarisi,
Vadideki konusan karincalar,

vs. bunlar hep fabl diliyle anlatilmis semboller, ancak her biri birseyi isaret ediyor tarihe iliskin. Cunku kendinden onceki kitaplarla veya ezoterik metinlerle veya mitoloji, tip ile vs. tamamlanabiliyor.

Ama kitaba en cok zarari, tahrifati kim vermistir diye dusunursek, kesinlikle mezhepler ve onlara iliskin mezhep ileri gelenleridir, haci, hoca , ulemelardir.

Bunlarin icinde gayet ileri dusunuslu inancli insanlar oldugu kadar, kitaplari karanliga gomecek sekilde zihniyet ortaya koyan insanlar da mevcut diye dusunuyorum.

Cunku cok uzun yillarca Kuran yatak odasi duvarinda , ipek kilifi icinde, bir anlamda koruyucu duvar susu olarak kalmistir. Okunmamistir, okunmasina ve anlasilmasina izin verilmemistir, ortaya Arapca'dan baska dil bilmeyen bir Allah kavrami empoze edilmistir.

elilim 20-05-2012 21:35

Kur'an neden şiir gibi?

Şiirin, sanatın, müziğin varlığının daimi olmasını sağlamak için. Yeni şiir metodlarına ilham olmak. Surelerden ilhamla çok şiirler üretebilirsiniz.

Din bir taraftan şiire günah, diğer taraftan mübah diyor. Herşeyde yaptığı gibi.

Din futbolu, şiiri, müziği, makyajı eleştirir gibi görünsede, diğer taraftan bunlardan yoksun kalan insanın ruhsal durumu malum, Din bunları düşünüyor, biliyor, o na göre kendini hazırlıyor.

İnsanı bunalıma sokan farzların/emirlerin yanına huzur, zevk, şifa taklitli mübahlar lazım. İçkiye haram sigaraya mekruh demesi de bu yüzden.

http://www.kurantefsiri.org/hidayet.aspx?sID=82


İzes semâun fetaret.

Ve izel kevâkibun teseret.

Ve izel bihâru fucciret.

Ve izel kubûru bu’siret.

Alimet nefsun mâ kaddemet ve ahharet.

Kur'an hep böyle. Ayetler kafiyeli bitiyor. Ama meallerde bu kafiye yok. Çünkü diller biribiriyle orantılı oluşmuyor.

Bu şiirli gibi Kur'an tahminime göre bir değişime neden olacak gibi. Ama dediğim gibi şiir, şair önplanda. Bütün mesele bu. Din bunu koruması lazım.

Aslında burada şu sorular var;
Kelimeler nasıl oluşmuş? Benzer kelimeler neden bir surede bir araya geliyor? Acaba kavramlar şiire imkan sağlayacak mantıkta mı oluşturuldu? Doğru kelime oluşturma şiiri engelleyebilirmi?

Kur'an'ın Arapça olduğuna eminmisiniz? Bu kafiyeli Kur'an Arapça şüphesini artırıyor. Aynı zamanda bu kafiyeli Kur'an, Kur'an surelerinin iniş sırasınıda, Kur'an sıralamasınıda şüpheye düşüyor.

Diğer tarafta Türkçe başlığı var. Türkçemizi koruyalım denmiş. Hangi Türkçe? Türkçe ne? Türkçe kelimesi dilbilimselmi? Ünlü uyumu demiş, ünsüz uyumu dememiş (demiş ama yanlış mantıkta girmiş), ayrıca bu uyumlar dilbilimselmi? Yukarıdaki kafiyeleşme neye dayanıyor? Türkçedeki şiirlere bakın. Kelimelerin dilbilimsel incelemesini yapın. Mantık arayın. Bulamazsınız.

Uyumdan bahsedeceksek, biribiriyle aynı tür harf devam etmeli kelimede. Örneğin, kalın sesliden sonra kalın sesli, diş dudak ünsüzden sonra diş dudak ünsüz gelmeli.

Ama bu mantık işlemez. Çünkü Dünya'da gereksiz bir sürü nesne, kurum, sistem varken hepsine bu mantıkta kelime yetişmez.

Her şekilde Dünya'da dilbilimsel bir dil mümkün değil.

Bazen tepsi yerine tespi deriz. Tespih yerine tepsih deriz. Dil sürçmeleri kişiden kaynaklı gibi görünsede dilden kaynaklanır. Mihriban yerine mihriman diyesiniz gelir. Abdullah demez apo dersiniz. Uzun kelime, sert yumuşak ünsüz karışık, dar geniş ünlü karışık kelime istemezsiniz.

Peygamber kelimesi uzun, pey deseniz olmaz mı?
Peygamber, berber, kamber. Surede bir araya geldiğini düşünün. Size bir anlam ediyor mu?
Allah kelimesi. Sonundaki gırtlak (h) işi bozuyor. Ayrıca iki sessiz harf/iki sesli harf yanyana gelmez dersek, Allah demiyeceğiz.
Kur'an kelimesi. Kelime aslında r'de duraklamalı, ama kimse öyle okumuyor.
Muhammed, muhammet diyesiniz var. D ile biten kelimeler dilde rahat telaffuz edilmiyor. H yine burada bozuk.

Arif-Arife, Tarif-Tarife, Alim-Alime, Şemsi-Şemsiye, Halim-Halime, Remzi-Remziye. Bu kelimeler isim. Erkek-kadın ismi mantığı gibi ama, mantık dağılmış. Şemsi başka, şemsiye başka olmuş.

Hangi Türkçe'nin, Arapça'nın savunuculuğunu yapıyorsunuz? Dilbilimimi savunacağız, Türkçemi?

Dil devrimleri. Dillerin devrimleşmeside ayrı bir oyun gibi. Kelimeler dağıldıkça bir mantık bulunamaz oluyor. Gelişmeler duraksıyor. İnsan kalkınmıyor. Geriliyor. Eski dilden % 25, ingilizceden % 25 , Arapça'dan % 40 alınca iyice karışıyoruz. Şimdi yeni Türkçe ile yine bulanacağız.

Başbakan Türkçe'yi seviyormuş. Türk firma isimleri istiyormuş. Yalan. Umrunda değil. Reklam ağı, yeni değişim, yeni pastalar demek. Renklenmek, büyüyü genişletmek demek.

Dil ne kadar değişirse, gelişimde o kadar duraklar.

Etimolojik araştırmalar yapıyoruz. Bu araştırma aslında gelişim için iyi. Ama güveniyor musunuz bu bilime. Etimoloji dilbilimselmi?

Dil devrimi neye yarıyor?

İngilizce'ye, Arapça'ya karışmıssınız bu sizi neden rahatsız ediyor?

İngilizce istemiyorsanız, Arapça'da istemeyin. Kur'anı, Arapça ibadeti, Camilerdeki Arapça tablo/yazılarıda kaldırın.

Dil savunanlar, dil savunuculuğunu doğru, mantıklı, dürüst yapın.

Ab derdi eskiden insan suya. Su deyince ne oluyor?

Dilbilimsel olmayan dilimi düzelteceğiz, çeşitli dillerle karışmış dilimi düzelteceğiz? Bir sürü gereksiz nesne, kurum, sistemimi düzelteceğiz? Neyi düzelteceğiz?

Şiir şiir şiir. Ve duraklama. Kur'an'ın, dil devrimlerini altında bence bu yatıyor. Şiirler yenilenmeli, kafalar bulanmalı, mantık oluşmamalı, kendi içinde dağılmış kelimeler, diller olmalı.

Kur'an neden değiştirildi?

Tabiki değiştirilecek. Her zaman, her takılana, her sorulana, her kuşkuya cevap verebilmeli. Her değişime ayak uydurabilmeli.

kurtulusislamda 21-05-2012 19:37

şurda dahi kuran-ı kerimin yuceliği ve yuce ALLAH c.c gucunu tanık olduğunuz halde nasıl olurda sırt cevirir ve ALLAH yoktur kuranı HZ MUHAMMED yazdı dersiniz,kuranı kerimin o kadar yalın o kadar etkileyici bi yazımı vardırki bir insanın onu asla yazamayacağı gayet tabii bellidir...
İzes semâun fetaret.

Ve izel kevâkibun teseret.

Ve izel bihâru fucciret.

Ve izel kubûru bu’siret...guzel ornek söylermisniz bir insan bu kadar kafiyeli ve güzel bir şekilde nasıl yazabilir...

Subat 22-05-2012 13:08

Alıntı:

kurtulusislamda´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 438512)
şurda dahi kuran-ı kerimin yuceliği ve yuce ALLAH c.c gucunu tanık olduğunuz halde nasıl olurda sırt cevirir ve ALLAH yoktur kuranı HZ MUHAMMED yazdı dersiniz,kuranı kerimin o kadar yalın o kadar etkileyici bi yazımı vardırki bir insanın onu asla yazamayacağı gayet tabii bellidir...
İzes semâun fetaret.

Ve izel kevâkibun teseret.

Ve izel bihâru fucciret.

Ve izel kubûru bu'siret...guzel ornek söylermisniz bir insan bu kadar kafiyeli ve güzel bir şekilde nasıl yazabilir...

Bana yağmuru anlatma, yağ!

Bundan güzel cümle mi var ? Bir cümleye sığdırılmış onlarca anlam bulamaz mıyız..
Napalım şimdi, Victor Hugo peygamber mi olsun ?
Olsun madem...

elilim 22-05-2012 14:12

Kalp çarpıldığında,
Gözler bakıştığında,
Sözler döküldüğünde,
Eller tutuştuğunda,

Bilirmisin sen nedir o aşk ateşi,
Yakar kavurur insanı,
Bilirmisin sırılsıklam aşkı,
Onlar aşkı fışkırtarak akıtırlar,

Biz aşkı ateşin dumansızından yarattık,
Suyunuda üzerine ekledik,
Ve ruhumuzdan üfledik,
Ve onunla hayat buldu,

Biz aşkı yarattığımız vakit,
Nefis'e aşka secde et dedikde etmemişti,
Nefis lanetlendi, kibirlendi,
Ve huzurumuzdan kovduk,

Ey aşıklar, nefisten sakının,
O sizin apaçık düşmanınızdır,

Kur'an'dan her tür şiir çıkar. Lirik, epik, didaktik ne arzu ederseniz Kur'an'da var. İlahileşmeside mümkün Kur'anın. Surelerin ilahi olmasını hiç düşündünüzmü?

kurtulusislamda 22-05-2012 17:59

syn elilim,ilk önce bana şu ilim denen şeyi bir acıklarmısnız,hani şu değişkenlikler hasıl olan ilminizden,yıllarca kafa yorarak tamam evren buyuk patlama yoluyla meydana gelmiştir demeniz,acaba kac kere gözlem yaptınız,kac yere yanıldınız,olmadı sil baştan dediniz,ya bu boyle olamaz biraz daha inceleyelim dedini,ama şunu hatırlatırım,bundan 1400 yıl önce ALLAH u TEALA bunu yuce kitabında belirtmişti,
"O inkar edenler görmüyorlar mı ki başlangıçta göklerle yer birbiriyle bitişikken, Biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?" (Enbiya Suresi, 30)...bak bunu ustun koru geciştirme ne demek istediğini anla,unutmaki o akılı hala izah edebilme yeteneğine sahip deilsiniz,onu size ALLAH verdi ve ona karşı kullanıyorsunuz bak tamda kuran şiir gibi denildiğinde güel bir ayet okudum,yuce yaradanım nasılda biliyor 1400yıl önce,ALLAH ALLAH,bu bir mucize,demekki olacakları biliyormuş ki bu ayeti kerimeyi yazdı bak iyi oku,elini vicdanına koy ve inkarcılık yapma işte ayet
--
O bir şair sözü değildir, siz çok az inanıyorsunuz.
Bir kâhin sözü de değildir, ne de az düşünüyorsunuz!
O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir. (HAKKA/41-43... bak diyor ki yaradan cok az inanıyorsunuz,şu anda sizin az inanmanız gibi,acaba nasılda bildi yuce yaradan,korkmayın,yer zerrerinizle saldırsanızda yuce ALLAHım zamanında bunları öngördüğü için her saldırı için ayet indirmiştir,yoksa hala inkarcılardanmı olacaksını,bunları ben yazmadım 1400yıl once inen ayetler,az biraz kuranı oku öle gel,meallerim kenarından kıyısından kırpıpta ya işte bak ALLAH böle celişiyor gibi basit ibareler yazmayın....

uyar 22-05-2012 19:14

kurtuluş kardeş..
kim söylüyor alemlerin rabbi tarafından indirildiğini..
ne malum muhammedin kafadan atmadığını...

kurtulusislamda 23-05-2012 00:15

syn uyar..bu konuları aşmak için ve kendiaslınıza dönmek için KURAN-I KERİM de o kadar cok ayet var ki bunun pek ala hz .MUHAMMED s.a.v terafından yazılmadığı aşikardır,ben size bazı ayetler yazacağım,lutfen ama lutfen bu cabamı boşa harcatma,oku,inanmak yada inanmamak sana kalmış olay,muhammed yazmış yada doğrusun demen sana kalmış,ALLAH-U TEALA pekala sana akıl nimetini vermiş ve irdeleyebilecek zekaya sahipsin
-"Onu o (peygamber) uydurdu" mu diyorlar? De ki; "Haydi siz de onun gibi bir sûre getirin ve Allah'dan başka, çağırabileceğiniz kim varsa onu da yardıma çağırın. Eğer sözünüzde sadık iseniz (bunu yapın). (YUNUS/38)
--Ona ne önünden, ne de ardından batıl gelemez. O hüküm ve hikmet sahibi, öğülmeye layık olan Allah tarafından indirilmiştir. (FUSSİLET/42)
--(Ey Muhammed!) Onlara de ki: "Kur'ân'ı Cebrail, iman edenlere sebat vermek, müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için Rabbinin katından hak olarak indirdi. (NAHL/102
--De ki: "Şahitlik yönünden hangi şey daha büyüktür?". De ki: "Allah, benimle sizin aranızda şahittir ve bana bu Kur'ân vahyolundu ki, onunla hem sizi, hem de sizden sonra kendisine ulaşan herkesi uyarayım. Allah'la beraber başka ilâhlar olduğuna siz gerçekten şahitlik eder misiniz?" De ki: "Ben buna şahitlik etmem". "O, ancak ve ancak bir tek ilâhtır ve gerçekten ben, sizin ortak tuttuğunuz şeylerden uzağım"de. (EN'AM/19)
--Bu Kur'ân, kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara gönderilmiş bir tebliğdir. (İBRAHİM/52
--(Ey Resulüm!) Biz, sana bu kitabı (Kur'ânı) sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklaman için ve iman edecek topluma bir hidayet, bir rahmet olsun diye indirdik. (NAHL/64
--Onlara (arzularına göre) bir âyet getirmediğin zaman, derleyip toplasaydın ya derler, sen de de ki; ben ancak Rabbimden bana ne vahyolunuyorsa ona uyarım, işte bütünüyle bu Kur'ân, Rabbinizden gelen basiretlerdir (kalp gözünü açacak beyanlardır), iman eden bir kavim için hidayettir, rahmettir. (A'RAF/20
--Biz o gün, her ümmet içinde, kendilerinden kendi üzerlerine bir şahit göndereceğiz. Seni de onların üzerine şahit getireceğiz. Bu kitabı da, her şeyi açıklayan ve müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, bir rahmet kaynağı ve bir müjdeleyici olarak indirdik. (NAHL/89)
--Bu (Kur'an) insanların kalb gözünü açan bir nur, kesin bilgi edinmek isteyen bir toplum için de hidâyet ve rahmettir. (CASİYE/20).......burda acıkca görülüyor ki kuran-ı kerim muhammed tarafından yaılmamış ve yuce yaradanın tebliği olduğu acıkca alenen bellidir ve kimin koruması altında olduğuda bellidir....

kurtulusislamda 23-05-2012 00:15

--Ey Muhammed! De ki: "Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler bu Kur'ân'ın benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine yardımcı olsalar bile, yine onun bir benzerini meydana getiremeyeceklerdir." (İSRA/88)
--Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar, Kur'ân'ın şüphesiz Rabbinden gelen bir gerçek olduğunu bilsinler ve ona iman etsinler de kalpleri ona saygı duysun. Çünkü Allah, iman edenleri doğru yola eriştirir. (HAC/54)
--Kendisinde şüphe olmayan bu kitabın indirilişi, âlemlerin Rabbi olan Allah tarafındandır. Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, Rabbin tarafından gelen bir haktır. Gerek ki, hidayeti kabul ederler. (SECDE/2-3)
--O bir şair sözü değildir, siz çok az inanıyorsunuz.
Bir kâhin sözü de değildir, ne de az düşünüyorsunuz!
O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir. (HAKKA/41-43)
--Bu Kur'ân, Allah'dan başkası tarafından uydurulamaz, lâkin kendinden önceki kitapları tasdik eder ve o kitabı (levh-i mahfuzu) ayrıntılı olarak açıklar. Onda şüphe edilecek hiç bir şey yoktur. Âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir. (YUNUS/37)

kurtulusislamda 23-05-2012 00:22

syn uyar bu son 2 mesajım size,inanır yada inanmazsın,ben bir kitap yazsam,ALLAH tan bahsedermiyim,yada ismim recep bu arada,recep deilde hasan yada huseyin yazdımı derim,HZ muhammed yazmış olsa pek ala muhammed derdi ,kendini yuceltirdi.ben özellikle şu ayetlere takıldım...
**-Kendisinde şüphe olmayan bu kitabın indirilişi, âlemlerin Rabbi olan Allah tarafındandır. Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, Rabbin tarafından gelen bir haktır. Gerek ki, hidayeti kabul ederler. (SECDE/2-3)
---De ki: "Şahitlik yönünden hangi şey daha büyüktür?". De ki: "Allah, benimle sizin aranızda şahittir ve bana bu Kur'ân vahyolundu ki, onunla hem sizi, hem de sizden sonra kendisine ulaşan herkesi uyarayım. Allah'la beraber başka ilâhlar olduğuna siz gerçekten şahitlik eder misiniz?" De ki: "Ben buna şahitlik etmem". "O, ancak ve ancak bir tek ilâhtır ve gerçekten ben, sizin ortak tuttuğunuz şeylerden uzağım"de. (EN'AM/19)

aliyarasfal 24-05-2012 12:30

Kendisinde şüphe olmayan bu kitabın indirilişi, âlemlerin Rabbi olan Allah tarafındandır. Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, Rabbin tarafından gelen bir haktır. Gerek ki, hidayeti kabul ederler. (SECDE/2-3)

"İçlerinde bir uyarıcı gelip geçmemiş olan hiçbir kavim yoktur." (Fâtır, 35/24)

İki ayetin çelişmeside ayrı konu.
Bu ayetle ilgili sevgili Hackercesur konu açmıştı ve bir kaç soru sormuştuk, cevap gelmemişti, siz ne dersiniz acep?

Bir çok peygamberin geldiği bir coğrafyada muhammedin kavmi dediğiniz kavim araplar değil mi? Yoksa sadece mekke cıvarında yaşayan kabileler mi?


Birinci ihtimal; diyelim ki araplar bu kavim, araplara bir çok uyarıcı geldiği içlerinden bir çoğunun hıristiyanlık ve yahudiliği seçtiği biliniyor, yani mekke ve cıvarında bol miktarda mevcut bu inanışlardaki araplar.Ayrıca sayın karinca birde bilgi sundu onuda ekleyelim,

Arabistan bölgesine Muhammedden 2000 yil önce Suayb, ondan 500 yil önce ibrahim ve ondan da yüzyillar önce Hud ve Salih peygamberler gelmislerdir.

Şimdi bu peygamberler ve dinleri hak din ve peygamber yani uyarıcı değil miydi?Bu bölgede inanmayanlar dahil herkesin içiçe olduğu mekkedeki kabenin bir din merkezi olduğu ve o cıvarda tüm dinlerce (tek tanrılı çok tanrılı veya put) kutsal sayıldığı, hac yapıldığı gerçeğine bakınca hangi uyarıcı gönderilmemiş kavim oluyor bu kavim. Önceki dinler ve peygamberler sadece belli kavim ve kişileremi hitap etsin diye gönderilmiş ki bilinen dinler ve inanç , uyarılmamış kavimden bahsediyor.Bu kavim araplar ise ki kavimin ne demek olduğu açık araplara daha önce uyarıcı defalarca gelmiştir. Yani bu tez çöker.

Gelelim sadece kabileye has gönderilmiş uyarıcı kısmına,bu durumda her ne kadar yukardaki tarihsel gerçekler ışığında uyarıcı gelmemiş ve gelen her uyarıcı herkesi uyarmaya gelir ve tanrının dinlerinden habersizdiler savı imkansız olsada kabul edersek yine bir çelişki çıkar, Bu uyarıcı sadece o kavime özeldir, yani sadece onları uyarma görevi vardır.E niye diğer kabilelere vede eski ilahi denilen uyarıcı gelmiş dinlere dayatılıyor o zaman bu uyarıcı?

O kişilere uyarıcı gelmiş, aynı tanrı kavramı tarafından, bu ayettede uyarıcı denilen kişi sadece bu kavmi uyarmakla görevli, alimler bunu nasıl açıklar, buyrun bilimsel olarak tarihsel bilgiler ışığında ve dilbilgisi ile bu ayetin insan ürünü olmadığını iddia ediyorsanız kanıtlarınızı sunun.

Şimdilik saygımla gittim...

kurtulusislamda 24-05-2012 16:25

öncelikle yazımı şu ayeti kerimeleri yazarak başlıyorum...bunlar gaflet içinde olanlar için
ALLAH'ın c.c gönderdiği ayetlerdir....
---NİSA 4/155. Sözleşmelerini bozmaları, Allah’ın ayetlerini inkar etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri, "Kalblerimiz perdelidir" demelerinden ötürü Allah, evet, inkarlarına karşılık onların kalblerini mühürledi, onun için bunların ancak pek azı inanır.
--Allah insana hiçbir şey indirmemiştir. demekle, Allah'ı gereği gibi tanıyamadılar. De ki: «Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olmak üzere getirdiği Kitab'ı kim indirdi? -Ki siz onu parça parça kağıtlar haline getiriyor ve bunları ortaya atıyorsunuz ama bir çoğunu gizliyorsunuz.- Bununla beraber şimdi size -ne sizin, ne atalarınızın- bilmediği hakikatler öğretilmekte. (Onlara cevaben): «Allah.» de, sonra bırak onları daldıkları batakta oynayıp dursunlar.(enam suresi.91.ayet)
---Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzak tutacağım: çünkü onlar (hakikatin) her türlü belirtisini görseler de ona inanmazlar; ve (yine) onlar doğruluğa götüren yolu pekala görüyor olsalar bile, onu izlenecek yol olarak seçmezler; tersine, eğri yolu görseler onu hemen kendilerine yol edinirler. Ayetlerimizi yalan saymalarından ve onlara karşı ilgisiz kalmalarındandır bu.(araf suresi.146.ayet)
--- Sonra onun ardından milletlere peygamberler gönderdik, onlara belgeler getirdiler. Diğerlerinin daha önce yalan saymış olduklarına bunlar da inanmadılar. Aşırı gidenlerin kalblerini işte böylece mühürleriz.(yunus suresi.74.ayet)..daha nice ayetler var bu bağlamda..ben nisa suresi 155.yeti kerimeyi takıldm kaldım,nasılda sizleri işaret ediyor,
sizlerin kalplerini mühürlediğini söylüyor ve cok azınıın inanacağını bildiriyor ta 1400 yıl önce,işte bu bağlamda,biraz düşüncenizi geniş tutsanız bahsi gecen ve celişkiye düştü dediğiniz ALLAH'ın neyi işaret ettiğini anlamış olurdunuz,ama malesef muhurlendiğini için bunları düşünemez ve inkara devam edersiniz,efendim gelelim konuya.......
-----Kendisinde şüphe olmayan bu kitabın indirilişi, âlemlerin Rabbi olan Allah tarafındandır. Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, Rabbin tarafından gelen bir haktır. Gerek ki, hidayeti kabul ederler. (SECDE/2-3)..burdaki hayır,o senden önce bir uyarıcı gelmemiş olan kavmi kokutman için,ibaresinde ki kendilerine uyarıcı gelmemiş kavim demekle,hz isa aleyhisselam ile peygamber efendimiz arasında gecen sure zarfına işaret etmektedir,yaklaşık olarak bu sure tam olarak bilinmesede hz İsa aleyhisselamın vefatıyla insanlar tekrar kufre yönelmiş ve eski adetlerini geri dönmüşlerdir,hatta kabeyi putlarla doldurmuşlardır,ta ki peygamber efendimiz gelene kadar,işte bu zaman zarfında herhani bir peygamber gelmemiştir,bu kavim(topluluk)burada bahsi gecen kavimdir...ama siz sığ sularda dolandığınız içindir ki bunu irdeleyemez ve apacık böyle carpıtma yoluna gidersiniz..umarım acıklayıcı olmuştur........

errata 24-05-2012 16:44

Alıntı:

kurtulusislamda´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 438860)
ama siz sığ sularda dolandığınız içindir ki bunu irdeleyemez ve apacık böyle carpıtma yoluna gidersiniz..

Allahallah sübhanallah...
Yemin ederim ayet gibi konuşuyorsun. Yoksa? Yoksa sen?

Bizim kas kafalarımızın senin şu güzeller güzeli çıkarımlarını, yorumlarını, tevillerini anlayamamamızın nedeni belli oldu. Sen O sun. Rahman ve Rahim olan... Şu on bin senelerdir peygamber gönderip kendini bir türlü anlatamayan...

kurtulusislamda 24-05-2012 16:57

şimdi gelelim sayfanın başlıklarına,daha öncede belirtmiştim ve tekrardan yazma ihtiyacı hissettim,1400 yıl önce MUHAMMED tarafından yazılan kitap müsveddesi dediğiniz ama aaslında bir bilgi,önderlik,rehberlik,ve ALLAH'ın yuce bilgisi,ve hukmu niteliğindeki kuran-ı kerimde,ALLAH'ım bunları söyleyeceklerinizi bildiği için nasıl da bu ayeti yazdı,şaşmamak elde deil,ama siz bunu kılıf bulamazsınız,yadığımda bir taneni inkar edemediniz,,,
-----O bir şair sözü değildir, siz çok az inanıyorsunuz.
Bir kâhin sözü de değildir, ne de az düşünüyorsunuz!
O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir. (HAKKA/41-43-
........nasılda cukkadak oturdu başlığınızla..............
.............şimdi gelelim kuranın değiştirildiği konusuna,efendim her düşünen insan bunun böyle olmadığını idrak edilebilir,ira bahsettiğimiz kuran tek,başkada yok,tibettende kuran getirsen,turkiyedende getirsen,amerikadanda getirsen,yunanistanda getirsen,arabistandanda getirsen,amazon ormanlarındanda getirsen ismi aynı kuran,yazımı aynı,harfi aynı,kelimesi aynı,noktası aynı,virgülü aynı,bu 1400 yıl öncede böyleydi,bundan sonrada böyle olacaktır yazarının korumasındadır,yazarıda ALLAH c.c..yoksa şu an incil gibi,mattanın incili,lukanın incili,yuhannanın incili,markosun incili,barnabas incili daha sayayımmı diye adlandırırdık şayet değişmiş olsa,özü aynıdır,kelimesi aynıdır,ayeti aynıdır,bunun neresi değişmedir,bunu her düşünen ve her gören görmesi lazım ama ALLAH sizin kulaklarınızı ve kalplerinizi muhurlediği için göremez,görmek istemezsiniz,...şimdi kuranın sadece arablara özgü yollanmadığının kanıtı.....
------14-52. İşte bu (Kur'an), kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek Tanrı olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara (gönderilmiş) bir bildiridir.....
bak yuce yaradanım,peygamber efendimizden sonra gelen halife olsun,alim olsun,evliya olsun onları nasılda bildiriyor
-----
24. Sabredip âyetlerimize kesin olarak inandıkları zaman içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.(secde suresi.24.ayet)
http://www.kuran.gen.tr/img/icon_mail.gif ......bu yazımı yazarken yağmur yağıyordu ve secde suresini okuyordum bak yaradanım nasılda ayet yazmış.(secde suresi 27ayet)
----27. Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hâlâ görmeyecekler mi?

kurtulusislamda 24-05-2012 17:01

Alıntı:

Mentor´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 438861)
Allahallah sübhanallah...
Yemin ederim ayet gibi konuşuyorsun. Yoksa? Yoksa sen?

Bizim kas kafalarımızın senin şu güzeller güzeli çıkarımlarını, yorumlarını, tevillerini anlayamamamızın nedeni belli oldu. Sen O sun. Rahman ve Rahim olan... Şu on bin senelerdir peygamber gönderip kendini bir türlü anlatamayan...

..............akıllı ol,eğer tartışacaksan adam gibi laflar et,kelimelerine dikkat et,benim sizin gibi buyuklenme derdim yok,ben ki aciz bir insanım,bugun varım yarın yokum,size herhangi bir şeyi kabullendirme derdim yok,eğer benim kutsallarıma dil uzatırsanız,cevap verme luksunde bulunurum,
:smash::smash::smash::smash::smash::smash:

Araform 24-05-2012 17:19

Alıntı:

kurtulusislamda´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 438864)
..............akıllı ol,eğer tartışacaksan adam gibi laflar et,kelimelerine dikkat et,benim sizin gibi buyuklenme derdim yok,ben ki aciz bir insanım,bugun varım yarın yokum,size herhangi bir şeyi kabullendirme derdim yok,eğer benim kutsallarıma dil uzatırsanız,cevap verme luksunde bulunurum,
:smash::smash::smash::smash::smash::smash:

Büyüklenme derdin yoksa da kücükleme derdin var. (Büyüklenme de ne demekse) Karsindakini aciz, sig ve benzeri ifadelerle itham etme cüretini sana dinin mi veriyor?

hackercesur 24-05-2012 17:37

Alıntı:

Kutsal kitap neden şiir gibi?
- Şiir insanlarda etki bırakır. Muhammed zeki bir insandı ve bunun farkındaydı. Çevresinde de gözlemliyordu şiir anlatanların gördüğü ilgiyi... Bunlardan ve şiirin anlatımı zenginleştireceğinin farkındaydı.

Alıntı:

Kuran neden değiştirildi!
- Çağa ayak uydurulması gerekiyor.

kurtulusislamda 24-05-2012 19:51

Alıntı:

hackercesur´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 438866)
- Şiir insanlarda etki bırakır. Muhammed zeki bir insandı ve bunun farkındaydı. Çevresinde de gözlemliyordu şiir anlatanların gördüğü ilgiyi... Bunlardan ve şiirin anlatımı zenginleştireceğinin farkındaydı.



- Çağa ayak uydurulması gerekiyor.

......................siz ateistlerin temelinde yatan reddecilik yine devreye giriyor buradada..öyle bir örnekler verdim ki hala reddetme,hala kıvırma,değişmediğine dair o kadar apacık örnek verdim ki hala değiştirildi diyorsunuz,bu saplantı nedendir,yoksa içinizde şeytanın reddet telkinlerimi yatıyor,verin değiştirildiğine dair bir bulgu,ben size değiştirlmediğine dair sağlam deliller sundum,anlamamakta ısrar ediyorsunuz,kuran-ı kerimden bahsediyoruz,matta,luka, yuhanna,barnabas incilleri gibi değişik incillerden bahsetmiyoruz,adı bile tek kuran-ı kerim,hasanın kuranı, velinin kuranı deil,sade ve tek,kuran-ı kerim,basa basa belirtiyorum kuran-ı kerim.......bu apacık ,sizin şu anda bana cevap verdiğiniz önünüzdeki bilgisayarı,bana cevap verdiğiniz için, bilgisayar kullanıyorsunuz dememle,hayır bilgisayar kullanmıyorum demek kadar sacma,hoş desem hemen hayır der,reddersiniz,çünkü sizin temelinizde reddetmek yatıyor,

istatistik 24-05-2012 20:01

sayın Kİ, islamı savunmak çabalarınızı anlıyorum ancak kuranın değiştirilmediğine yönelik kesin kanıtlarınız yok. Çünkü orijinal metinler ve bu orijinal metinlerden kopyalanan 2. nesil metinler ortada yoktur?

Peki neden yoktur? Açıklamaya göre anlaşmazlıklara ve ikiliklere meydan bırakmamak için her seferinde asıl metinler ortadan kaldırılmıştır.

Şimdi çok basit bir soru: Eğer metinler birbirinin aynı ise (değiştirilmemiş ise) neden ikilik meydana gelsin? Neden insanların kafası karışsın?

errata 24-05-2012 20:09

Alıntı:

kurtulusislamda´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 438864)
..............akıllı ol,eğer tartışacaksan adam gibi laflar et,kelimelerine dikkat et,benim sizin gibi buyuklenme derdim yok,ben ki aciz bir insanım,bugun varım yarın yokum,size herhangi bir şeyi kabullendirme derdim yok,eğer benim kutsallarıma dil uzatırsanız,cevap verme luksunde bulunurum,
:smash::smash::smash::smash::smash::smash:

Aman aman, kutsallarınıza laf edilince sizin ağzınızın neler konuşabildiğini ben dahil bir çok arkadaşım çok iyi biliyor. Sen yazı yazmana devam et, ben uzaktan da bakar feyz alırım lordum.

aliyarasfal 24-05-2012 20:19

Sayın kurtulusislamda; Şu gereksiz yazılardan arındırınca cevap saydığınız kısmı alıyorum;

Alıntı

-Kendisinde şüphe olmayan bu kitabın indirilişi, âlemlerin Rabbi olan Allah tarafındandır. Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, Rabbin tarafından gelen bir haktır. Gerek ki, hidayeti kabul ederler. (SECDE/2-3).

.burdaki hayır,o senden önce bir uyarıcı gelmemiş olan kavmi kokutman için,ibaresinde ki kendilerine uyarıcı gelmemiş kavim demekle,hz isa aleyhisselam ile peygamber efendimiz arasında gecen sure zarfına işaret etmektedir,yaklaşık olarak bu sure tam olarak bilinmesede hz İsa aleyhisselamın vefatıyla insanlar tekrar kufre yönelmiş ve eski adetlerini geri dönmüşlerdir,hatta kabeyi putlarla doldurmuşlardır,ta ki peygamber efendimiz gelene kadar,işte bu zaman zarfında herhani bir peygamber gelmemiştir,bu kavim(topluluk)burada bahsi gecen kavimdir...ama siz sığ sularda dolandığınız içindir ki bunu irdeleyemez ve apacık böyle carpıtma yoluna gidersiniz..umarım acıklayıcı olmuştur........



Şimdi bu ayetin neresinde yazıyor bu anlattığınız masallar? tanrınız demek ne diyeceğini bilmiyor, kabeyi putla doldıurdunuz, bakın size uyarıcı gönderiyorum diyor öyle mi?

İyi okuyun bakın ne diyor ayet.ortada uydurduğunuz masaldan eser yok.

Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için diyor

senden önce şu bu gelmiş demiyor, onlar tekrar sapıttı demiyor. Ne diyor iyi oku, senden önce hiç bir uyarıcı gelmemiş.

Tevil adlı yalanlarla mı kurtarıyorsunuz kitabınızı. Kendi ayetlerini yalanlayarak mı sözde tanrınıza tapıyorsunuz?Olmadı dostum, ayeti çarpıtıp, olmayan anlamlar yüklemek gerçeği değiştirmiyor.Sorular aynen geçerli.

Evet var mı çarpıtmadan, apaçık yazılmış, ne dediğini bilmez konumuna düşürmeden tanrı kavramınızı kurtaracak bir inanır arkadaş. Lütfen ayetde olmayanı uydurmayın, çarpıtmayın.

şimdilik saygımla gittim...

kurtulusislamda 24-05-2012 21:29

Alıntı:

aliyarasfal´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 438880)
Alıntı

-Kendisinde şüphe olmayan bu kitabın indirilişi, âlemlerin Rabbi olan Allah tarafındandır. Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, Rabbin tarafından gelen bir haktır. Gerek ki, hidayeti kabul ederler. (SECDE/2-3).

.burdaki hayır,o senden önce bir uyarıcı gelmemiş olan kavmi kokutman için,ibaresinde ki kendilerine uyarıcı gelmemiş kavim demekle,hz isa aleyhisselam ile peygamber efendimiz arasında gecen sure zarfına işaret etmektedir,yaklaşık olarak bu sure tam olarak bilinmesede hz İsa aleyhisselamın vefatıyla insanlar tekrar kufre yönelmiş ve eski adetlerini geri dönmüşlerdir,hatta kabeyi putlarla doldurmuşlardır,ta ki peygamber efendimiz gelene kadar,işte bu zaman zarfında herhani bir peygamber gelmemiştir,bu kavim(topluluk)burada bahsi gecen kavimdir...ama siz sığ sularda dolandığınız içindir ki bunu irdeleyemez ve apacık böyle carpıtma yoluna gidersiniz..umarım acıklayıcı olmuştur........



Şimdi bu ayetin neresinde yazıyor bu anlattığınız masallar? tanrınız demek ne diyeceğini bilmiyor, kabeyi putla doldıurdunuz, bakın size uyarıcı gönderiyorum diyor öyle mi?

İyi okuyun bakın ne diyor ayet.ortada uydurduğunuz masaldan eser yok.

Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için diyor

senden önce şu bu gelmiş demiyor, onlar tekrar sapıttı demiyor. Ne diyor iyi oku, senden önce hiç bir uyarıcı gelmemiş.

Tevil adlı yalanlarla mı kurtarıyorsunuz kitabınızı. Kendi ayetlerini yalanlayarak mı sözde tanrınıza tapıyorsunuz?Olmadı dostum, ayeti çarpıtıp, olmayan anlamlar yüklemek gerçeği değiştirmiyor.Sorular aynen geçerli.

Evet var mı çarpıtmadan, apaçık yazılmış, ne dediğini bilmez konumuna düşürmeden tanrı kavramınızı kurtaracak bir inanır arkadaş. Lütfen ayetde olmayanı uydurmayın, çarpıtmayın.

şimdilik saygımla gittim...

.....güldüm güldüm güldüm,zira acıklamamı net bir ifadeyle okumamışsınız her zamanki gibi okuyup gecmiş ve cımbızla cekip almışsınız galiba seni ilk okul öğrencisinin anlayacağı dilden yazayım..
....hayır ,o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için,ibaresi bir işaret ,o toplulukta Hz İSA ile Hz MUHAMMED s.a.v arasında gelenler.......................................... ......
o kadar basit bir manayı,anlayamamışsınız hayret,diğer ordaki yazdıklarım benim ibarelerim,demek istediğim ,hz isadan sonra insanlar eski sapıklığa,inancsızlığa devam ettiklerini,ve hatta kabeyi putlarla doldurduklarını belirttim,nerden cıkardınız put mut sapıttı ibarelerini,:))

aliyarasfal 24-05-2012 21:54

Alıntı:

kurtulusislamda´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 438887)
.....güldüm güldüm güldüm,zira acıklamamı net bir ifadeyle okumamışsınız her zamanki gibi okuyup gecmiş ve cımbızla cekip almışsınız galiba seni ilk okul öğrencisinin anlayacağı dilden yazayım..
....hayır ,o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için,ibaresi bir işaret ,o toplulukta Hz İSA ile Hz MUHAMMED s.a.v arasında gelenler.......................................... ......
o kadar basit bir manayı,anlayamamışsınız hayret,diğer ordaki yazdıklarım benim ibarelerim,demek istediğim ,hz isadan sonra insanlar eski sapıklığa,inancsızlığa devam ettiklerini,ve hatta kabeyi putlarla doldurduklarını belirttim,nerden cıkardınız put mut sapıttı ibarelerini,:))

Bende gülmekten yerlere yattım, nerden çıkarttınız o toplulukta Hz İSA ile Hz MUHAMMED s.a.v arasında gelenler uydurma yorumunu bu ayetten?

Kendi açıklamanız resmen ayete uydurma eklemelerdir.Bana göster tanrın senin şu söylediklerini neresinde demiş bu ayetin? Artık kuranı kurtarmak adına bu kadarda rahatça kuran inkar edilmez ki? :croc:

Kavim ne demek hiç düşündün mü? Bak iyi oku ayeti, senden önce isayı musayı gönderdiğimiz demiyor,senden önce hiç bir uyarıcı göndermediğimiz diyor.

Olmadı, varmı başka denemek isteyen, ayet inkarında son noktayıda gördük.

Kendisinde şüphe olmayan bu kitabın indirilişi, âlemlerin Rabbi olan Allah tarafındandır. Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, Rabbin tarafından gelen bir haktır. Gerek ki, hidayeti kabul ederler. (SECDE/2-3)

"İçlerinde bir uyarıcı gelip geçmemiş olan hiçbir kavim yoktur." (Fâtır, 35/24)

Kavim ile inanan güruh arasındaki farkı öğrende gel. hıristiyanlar kavim değildir, yahudilerde, putperestlerde, o yörede sadece araplar var,arap kavmi var, onlarda değişik inanışlara sahip, her inanıştan var yani..Yani ne uyarılmamış, nede uyarıcısız kavim yok. Ne var? Muhammedin cehaleti ve derleme inancı var.

Neyse kaldığımız yerden devam. ayeti inkar etmeyecek ve yalan dolana başvurmadan açıklayabilecek inanırlar varsa buyursun.

konu aşağıda.

Bir çok peygamberin geldiği bir coğrafyada muhammedin kavmi dediğiniz kavim araplar değil mi? Yoksa sadece mekke cıvarında yaşayan kabileler mi?


Birinci ihtimal; diyelim ki araplar bu kavim, araplara bir çok uyarıcı geldiği içlerinden bir çoğunun hıristiyanlık ve yahudiliği seçtiği biliniyor, yani mekke ve cıvarında bol miktarda mevcut bu inanışlardaki araplar.Ayrıca sayın karinca birde bilgi sundu onuda ekleyelim,

Arabistan bölgesine Muhammedden 2000 yil önce Suayb, ondan 500 yil önce ibrahim ve ondan da yüzyillar önce Hud ve Salih peygamberler gelmislerdir.

Şimdi bu peygamberler ve dinleri hak din ve peygamber yani uyarıcı değil miydi?Bu bölgede inanmayanlar dahil herkesin içiçe olduğu mekkedeki kabenin bir din merkezi olduğu ve o cıvarda tüm dinlerce (tek tanrılı çok tanrılı veya put) kutsal sayıldığı, hac yapıldığı gerçeğine bakınca hangi uyarıcı gönderilmemiş kavim oluyor bu kavim. Önceki dinler ve peygamberler sadece belli kavim ve kişileremi hitap etsin diye gönderilmiş ki bilinen dinler ve inanç , uyarılmamış kavimden bahsediyor.Bu kavim araplar ise ki kavimin ne demek olduğu açık araplara daha önce uyarıcı defalarca gelmiştir. Yani bu tez çöker.

Gelelim sadece kabileye has gönderilmiş uyarıcı kısmına,bu durumda her ne kadar yukardaki tarihsel gerçekler ışığında uyarıcı gelmemiş ve gelen her uyarıcı herkesi uyarmaya gelir ve tanrının dinlerinden habersizdiler savı imkansız olsada kabul edersek yine bir çelişki çıkar, Bu uyarıcı sadece o kavime özeldir, yani sadece onları uyarma görevi vardır.E niye diğer kabilelere vede eski ilahi denilen uyarıcı gelmiş dinlere dayatılıyor o zaman bu uyarıcı?

O kişilere uyarıcı gelmiş, aynı tanrı kavramı tarafından, bu ayettede uyarıcı denilen kişi sadece bu kavmi uyarmakla görevli, alimler bunu nasıl açıklar, buyrun bilimsel olarak tarihsel bilgiler ışığında ve dilbilgisi ile bu ayetin insan ürünü olmadığını iddia ediyorsanız kanıtlarınızı sunun.

Şimdilik saygımla gittim...

elilim 26-05-2012 12:14

Aşk ve terör olmasaydı şiir ve kafiyeli (şiirsel) Kur'an olmazdı.

Terör olmasa şiir olmaz, şiir olmasa terör olmazdı.
Aşk olmasa şiir olmaz, şiir olmasa aşk olmazdı.

İddia ediyorum, KALDIRIN ŞİİRİ TERÖR BİTER.

Ne kadar şiir ürerse bu Dünya'da, o kadarda ceset ürer.

Bakın aşk ve terör nasıl tırmandırılır? Bakın aşk ve terör nasıl tatlı gösterilir?

Cevap.

Adiyat

http://www.kurantefsiri.org/hidayet.aspx?sID=100

http://www.kuranmeali.org/100/adiyat..._mealleri.aspx


And olsun nefes nefese koşanlara.

Kıvılcım saçanlara.

Sabah vakti baskın yapanlara.

Tozu dumana katanlara.

Düşmanın ortasına dalanlara.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:25 .