
29-01-2012, 02:24
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Jan 2012
Bulunduğu yer: Tristan Da Cunha Adası
Mesajlar: 57
|
|
Kutsal kitap neden şiir gibi? Kuran neden değiştirildi!
"Bilimde insan daha önce kimsenin bilmediği bir şeyi herkesin anlayabileceği şekilde anlatmaya çalışır. Şiirde durum tam tersidir."
Kitabın şiirsel olduğunu söylerler, tanrı kitabını madem tüm insanlığa gönderdi neden düz yazı şeklinde kesin ve net önermeler şeklinde göndermedi?
İnsanlar neden basit bir ayette çeşit çeşit kerametler aramışlardır?
İnternette meal tefsir sitelerine göz attığım zaman bir ayetin 5 çeşit meali 50 çeşit tefsiri olduğunu görebilmekteyim, her alim kendisine göre meal tefsir yapmış bazıları bu kitabı anlamanın mutlaka arapça bilinmesiyle mümkün olduğunu söylemişler ve türkçenin yetersiz kaldığı safsatasını uydurmuşlardır...
Bu safsatalarla tanrı arapçasının çok yüce olduğunu ve tanrının mükemmel derecede arapça ve zihin kıvraklığı olduğunu ve anlamak için alim olmamız gerektiğini herkez zaman zaman duymuştur...
İyide 5 çeşit mealin 50 çeşit tefsirin olduğu bir kitap değiştirilmiş olmazmı? Değişik anlatım şekilleri ayetlerin özünde değiştirildiğinin kanıtı değilmi?
Mesela 1 ayetin 5 çeşit tefsirini okuyan 5 tane fransız yanyana geldiklerinde aynı ayetlerden düşüncelerden bahsedebilirlermi? O halde bir ayet için anafikirde 5 çeşit düşünce ortaya çıkmaz mı? O zaman bu tefsirin o alim tarafından farklılığı kuranın değişik değişik olduğunu ve resmen kendi alimlerince değiştirildiğini göstermezmi?
Kuran istediği kadar orjinal ve değiştirilmemiş olsada anlatmak istediği şey yani ruhu neden bu kadar farklıdır?
Ben kendimce cevabı buldum, aslında kuran o kadar basit ve netki insanlar bu basitliği ve netliği tanrıya konduramamış ve onu kıvırıp evirip çeşit çeşit hallere sokmuş kitaptan elektirği, motorları, kromozomları, uçakları bulmuşlar akıllarınca kitabı yüceltmişlerdir, kitabı değiştirdiklerinin farkında olmadan...Kaldıki birinin elektriği bulduğunu iddia eden ayette birinin motoru bulmasıyla elektrikmi yoksa motormu olduğu konusunda ikileme düşmüşler en sonunda elektrikli motorda karar kılmışlardır...
Aslında kuranı kuran yapan tanrı değil 1500 yıldır üzerinde düşünülen ender bir kitap olmasıdır...
Konu allahcc tarafından (29-01-2012 Saat 02:31 ) değiştirilmiştir.
|

29-01-2012, 22:21
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
|
|
Sayın Allah CC
Kuran ayetlerinin yorumlanmasında müfessirler genellikle esbab-ı nüzul (ayetlerin iniş sebebi) konusunda ayrılığa düşerler. Ehlibeytin, Ashabın, Muhammedin günlük yaşamı ile ilgili olarak da bir çok ayet inmiş. Ayşe'nin Safvan'la Muhammede ihanet şayiası ortaya çıkınca mesela inmiş; Hicap ayetlerinin inmesi örnek çok..
Bu ayetlerin iniş sebebinde ayrıldıkları zaman, ayetin yorumunda da ayrılıyorlar. tefsir dediğin de ayeti kuranı yorumlamak değilmi?
Şiirsel anlatım o zamanın arabistanda Farazdak, Kab bin eşref gibi ünlü ve halk içinde muteber şariler vardı. Halk üzerinde ciddi etkileri söz konusuydu. Muhammed sanırım kuranı yayarken şiirsel ifadeleri özellikle seçti ki; en azından Kab bin Eşref, Farazdak ve diğer şairlerden altta kalmamak için.
‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’
''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. '' Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
|

29-01-2012, 23:12
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
Gerek Kuran, gerekse diger kutsal kitaplar mediaval writers(Cag yazarlari) adi verilen kisilerce aktarilmistir. Hepsi gecmise ve gelecege yonelik aktarir.
Aslinda bunlarin hicbiri "ben peygamberim" diye ortaya cikmamis, sadece bildiklerini iletmislerdir. Allah, Tanri, God kavramlari, acimlamak istemedikleri guc'u ifade amaclidir.
Cunku bu tip bilgiler, herkesin alabilecegi kapasitede bilgiler degildir onlara gore.
Gercekten de objektif bir bakis acisiyla okunmadikca, kitapta anlatilmak istenenlerin anlasilmasi zordur. En kestirme sekliyle sacma olarak algilanir.
Bu sebeple iclerindeki bilgiler kendi donemlerine iliskin dogrudur, hepsi istisnasiz sekilde evrim'i savunur, kendi donemlerinin dillerini(anlatim tarzi) icerirler. Fakat tum aktaricilarin klasik ozelligi okultizm, kabalizm, Osiris vs. bilgilerine vakif olmalaridir. Veya bu konuda yetistirilmis oluslaridir.
Carpitildigi, tahrifata ugradigi dogrudur, cunku insanlar bunlari siyasi erk adina arac olarak kullanmislardir. Bunun adina imparatorluklar sunlar bunlar kurulmustur.
Ancak objektif ve inancsiz bir gozle okundugunda, kitaplar kendilerini bu tahrifatlardan kurtarir, ayirir yani. Sadece bu anlamda korunmusluklarindan soz edebiliriz. Zira evrensel olduklarini , tum insanliga hitap ettiklerini israrla iddia ederler. Bu baglamda da insanligin gelismesiyle birlikte ortaya konulan bilim dallari sayesinde, kendilerini aklarlar otomatik olarak. Birbirine paralel gider cunku.
Ozunde tum bilcumle kitaplarda anlatilan olaylar, iki grup uzerine kuruludur bence. Bu bilgilere vakif olanlar, olmayanlar seklinde..
Bugunku resmi bilim, antik felsefe uzerine insa edilmistir. Bunu biliyoruz.
O yuzden bu kitaplarin tamami , resmi bilim dallari ile birlikte okunmaya calisilirsa kolayca vermek istedikleri mesajlar anlasilacaktir.
Cunku resmi bilimde iki gruba ayrilmis durumdadir.
Kutsal kitaplarin destegi ile olusturulmus fikirler, teoriler, kanunlar vs., ve bunlarin tam tersini savununan fikirler, teoriler, kanunlar vs.
Mesela;
En gercekci diyebilecegimiz tip bilimi dahi, en basit bir penisilin'i 1900'lu yillarda kesfederken ve buna bir kesif derken, arkeloji bilimi tum bilinenleri alt ust ederek, Eber Antik Misir papiruslerinde penisilinin dogal sekilde(baska adlarla) kullanildigini cozmustur.
Yani bu cok uzun surecte, tipki bir dongu seklinde birbirinin oncusu veya ardili olur.
Veya yine enreteresan olan bir baska ornek;
Teknoloji bugun "gorunmezlik" formulunu bazi alanlarda arastirirken, hatta gecmiste Philadelphia Deneyi adi altinda resmi dahi kabul edilmemis , saibeli bir sekilde dururken, bilmemkac asir once yazilmis bir kitapta, "siz onlari oldu zannedersiniz, oysa onlar diridirler" veya Kehf suresindeki bahislerde anlatilanlar,(uzun zaman olu zannedilenler ancak uyuyor olanlar vs.) gercekten ilginctir.
Bunu onkabullu veya inancli veya tarafli bir kafayla okudugunuzda son derece anlamsiz hatta fanzin urunu gelir. Hokus pokuscu bir tanridir karsinizda duran, ol deyince oldurur vs. Kutsal kitap aktarimlarina gecen "ol" deyince olduran, adeta sapkadan tavsan cikaran tanri anlayisi da bu sekilde kitaba ilave edilmistir.
Oysa objektif bir zihniyetle okudugunuzda, hic de tesaduf degildir.
Resmi bilimin en kritik dallarindan biri arkeolojidir, antropolojidir.
Butun ezberlerimizi tepetaklak edebilir tarihsel acidan.
Insanlik tarihi icinde bircok yazar mevcuttur, ancak bunlarin buyuk kismi mensubu olduklari inanca gore klasik tarihi yazarlar. Gercek tarih barindirdigi kadar, carpitmalar da barindirir.(ornegin bir herodot vs.)
Bu sebeple insanlarin, halklarin vs. bu urunleri, kutsal, din vs. addetmesi ve sahiplenmesi daha anlasilabilir bir durumdur.
Bu yuzden Kuran veya digerleri, okundugunda aslinda gayet acik bir dille yazilmis kitaplardir. Bence oyle batinilik vs. kesinlikle barindirmazlar.
Ben pek siirsel bir dille yazildiklarini dusunmuyorum kitaplarin. Agir ve karmasik anlatimlari olsa da, daha ziyade sembolizm iceren bir dile sahipler diye dusunuyorum. Ozellikle Fabl tarzi cok kullanilmis. Ve kendi icinde kendi ifadesini dogrulayici bir mantik iceriyor.
Mesela bir bakiyorsunuz, Allah arsin ustune istiva ediyor, arsi melekler tasiyor, tam siz hadi canim hayal gucu bu melekler dediginiz anda, bir baska surede melekler insan suretine burunuyor vs.. Ve tabiri caizse sap'a oturturuyor insani.
Tamamen dusunceyi kurcalayici metaforla yazilmislar.
Olu gommeyi ogreten karga,
Ciltler dolusu kitap tasiyan esek,
Dagda kasaneler yapan balarisi,
Vadideki konusan karincalar,
vs. bunlar hep fabl diliyle anlatilmis semboller, ancak her biri birseyi isaret ediyor tarihe iliskin. Cunku kendinden onceki kitaplarla veya ezoterik metinlerle veya mitoloji, tip ile vs. tamamlanabiliyor.
Ama kitaba en cok zarari, tahrifati kim vermistir diye dusunursek, kesinlikle mezhepler ve onlara iliskin mezhep ileri gelenleridir, haci, hoca , ulemelardir.
Bunlarin icinde gayet ileri dusunuslu inancli insanlar oldugu kadar, kitaplari karanliga gomecek sekilde zihniyet ortaya koyan insanlar da mevcut diye dusunuyorum.
Cunku cok uzun yillarca Kuran yatak odasi duvarinda , ipek kilifi icinde, bir anlamda koruyucu duvar susu olarak kalmistir. Okunmamistir, okunmasina ve anlasilmasina izin verilmemistir, ortaya Arapca'dan baska dil bilmeyen bir Allah kavrami empoze edilmistir.
|

20-05-2012, 21:35
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 May 2012
Mesajlar: 117
|
|
Kur'an neden şiir gibi?
Şiirin, sanatın, müziğin varlığının daimi olmasını sağlamak için. Yeni şiir metodlarına ilham olmak. Surelerden ilhamla çok şiirler üretebilirsiniz.
Din bir taraftan şiire günah, diğer taraftan mübah diyor. Herşeyde yaptığı gibi.
Din futbolu, şiiri, müziği, makyajı eleştirir gibi görünsede, diğer taraftan bunlardan yoksun kalan insanın ruhsal durumu malum, Din bunları düşünüyor, biliyor, o na göre kendini hazırlıyor.
İnsanı bunalıma sokan farzların/emirlerin yanına huzur, zevk, şifa taklitli mübahlar lazım. İçkiye haram sigaraya mekruh demesi de bu yüzden.
http://www.kurantefsiri.org/hidayet.aspx?sID=82
İzes semâun fetaret.
Ve izel kevâkibun teseret.
Ve izel bihâru fucciret.
Ve izel kubûru bu’siret.
Alimet nefsun mâ kaddemet ve ahharet.
Kur'an hep böyle. Ayetler kafiyeli bitiyor. Ama meallerde bu kafiye yok. Çünkü diller biribiriyle orantılı oluşmuyor.
Bu şiirli gibi Kur'an tahminime göre bir değişime neden olacak gibi. Ama dediğim gibi şiir, şair önplanda. Bütün mesele bu. Din bunu koruması lazım.
Aslında burada şu sorular var;
Kelimeler nasıl oluşmuş? Benzer kelimeler neden bir surede bir araya geliyor? Acaba kavramlar şiire imkan sağlayacak mantıkta mı oluşturuldu? Doğru kelime oluşturma şiiri engelleyebilirmi?
Kur'an'ın Arapça olduğuna eminmisiniz? Bu kafiyeli Kur'an Arapça şüphesini artırıyor. Aynı zamanda bu kafiyeli Kur'an, Kur'an surelerinin iniş sırasınıda, Kur'an sıralamasınıda şüpheye düşüyor.
Diğer tarafta Türkçe başlığı var. Türkçemizi koruyalım denmiş. Hangi Türkçe? Türkçe ne? Türkçe kelimesi dilbilimselmi? Ünlü uyumu demiş, ünsüz uyumu dememiş (demiş ama yanlış mantıkta girmiş), ayrıca bu uyumlar dilbilimselmi? Yukarıdaki kafiyeleşme neye dayanıyor? Türkçedeki şiirlere bakın. Kelimelerin dilbilimsel incelemesini yapın. Mantık arayın. Bulamazsınız.
Uyumdan bahsedeceksek, biribiriyle aynı tür harf devam etmeli kelimede. Örneğin, kalın sesliden sonra kalın sesli, diş dudak ünsüzden sonra diş dudak ünsüz gelmeli.
Ama bu mantık işlemez. Çünkü Dünya'da gereksiz bir sürü nesne, kurum, sistem varken hepsine bu mantıkta kelime yetişmez.
Her şekilde Dünya'da dilbilimsel bir dil mümkün değil.
Bazen tepsi yerine tespi deriz. Tespih yerine tepsih deriz. Dil sürçmeleri kişiden kaynaklı gibi görünsede dilden kaynaklanır. Mihriban yerine mihriman diyesiniz gelir. Abdullah demez apo dersiniz. Uzun kelime, sert yumuşak ünsüz karışık, dar geniş ünlü karışık kelime istemezsiniz.
Peygamber kelimesi uzun, pey deseniz olmaz mı?
Peygamber, berber, kamber. Surede bir araya geldiğini düşünün. Size bir anlam ediyor mu?
Allah kelimesi. Sonundaki gırtlak (h) işi bozuyor. Ayrıca iki sessiz harf/iki sesli harf yanyana gelmez dersek, Allah demiyeceğiz.
Kur'an kelimesi. Kelime aslında r'de duraklamalı, ama kimse öyle okumuyor.
Muhammed, muhammet diyesiniz var. D ile biten kelimeler dilde rahat telaffuz edilmiyor. H yine burada bozuk.
Arif-Arife, Tarif-Tarife, Alim-Alime, Şemsi-Şemsiye, Halim-Halime, Remzi-Remziye. Bu kelimeler isim. Erkek-kadın ismi mantığı gibi ama, mantık dağılmış. Şemsi başka, şemsiye başka olmuş.
Hangi Türkçe'nin, Arapça'nın savunuculuğunu yapıyorsunuz? Dilbilimimi savunacağız, Türkçemi?
Dil devrimleri. Dillerin devrimleşmeside ayrı bir oyun gibi. Kelimeler dağıldıkça bir mantık bulunamaz oluyor. Gelişmeler duraksıyor. İnsan kalkınmıyor. Geriliyor. Eski dilden % 25, ingilizceden % 25 , Arapça'dan % 40 alınca iyice karışıyoruz. Şimdi yeni Türkçe ile yine bulanacağız.
Başbakan Türkçe'yi seviyormuş. Türk firma isimleri istiyormuş. Yalan. Umrunda değil. Reklam ağı, yeni değişim, yeni pastalar demek. Renklenmek, büyüyü genişletmek demek.
Dil ne kadar değişirse, gelişimde o kadar duraklar.
Etimolojik araştırmalar yapıyoruz. Bu araştırma aslında gelişim için iyi. Ama güveniyor musunuz bu bilime. Etimoloji dilbilimselmi?
Dil devrimi neye yarıyor?
İngilizce'ye, Arapça'ya karışmıssınız bu sizi neden rahatsız ediyor?
İngilizce istemiyorsanız, Arapça'da istemeyin. Kur'anı, Arapça ibadeti, Camilerdeki Arapça tablo/yazılarıda kaldırın.
Dil savunanlar, dil savunuculuğunu doğru, mantıklı, dürüst yapın.
Ab derdi eskiden insan suya. Su deyince ne oluyor?
Dilbilimsel olmayan dilimi düzelteceğiz, çeşitli dillerle karışmış dilimi düzelteceğiz? Bir sürü gereksiz nesne, kurum, sistemimi düzelteceğiz? Neyi düzelteceğiz?
Şiir şiir şiir. Ve duraklama. Kur'an'ın, dil devrimlerini altında bence bu yatıyor. Şiirler yenilenmeli, kafalar bulanmalı, mantık oluşmamalı, kendi içinde dağılmış kelimeler, diller olmalı.
Kur'an neden değiştirildi?
Tabiki değiştirilecek. Her zaman, her takılana, her sorulana, her kuşkuya cevap verebilmeli. Her değişime ayak uydurabilmeli.
Ateizm Din/Felsefe/Fikir/Düşünce/Görüş değildir, Bilimdir.
|

21-05-2012, 19:37
|
|
Denetimdeki Üye
|
|
Üyelik tarihi: 18 May 2012
Mesajlar: 832
|
|
şurda dahi kuran-ı kerimin yuceliği ve yuce ALLAH c.c gucunu tanık olduğunuz halde nasıl olurda sırt cevirir ve ALLAH yoktur kuranı HZ MUHAMMED yazdı dersiniz,kuranı kerimin o kadar yalın o kadar etkileyici bi yazımı vardırki bir insanın onu asla yazamayacağı gayet tabii bellidir...
İzes semâun fetaret.
Ve izel kevâkibun teseret.
Ve izel bihâru fucciret.
Ve izel kubûru bu’siret...guzel ornek söylermisniz bir insan bu kadar kafiyeli ve güzel bir şekilde nasıl yazabilir...
|

22-05-2012, 13:08
|
 |
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 May 2007
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.224
|
|
kurtulusislamda´isimli üyeden Alıntı
şurda dahi kuran-ı kerimin yuceliği ve yuce ALLAH c.c gucunu tanık olduğunuz halde nasıl olurda sırt cevirir ve ALLAH yoktur kuranı HZ MUHAMMED yazdı dersiniz,kuranı kerimin o kadar yalın o kadar etkileyici bi yazımı vardırki bir insanın onu asla yazamayacağı gayet tabii bellidir...
İzes semâun fetaret.
Ve izel kevâkibun teseret.
Ve izel bihâru fucciret.
Ve izel kubûru bu'siret...guzel ornek söylermisniz bir insan bu kadar kafiyeli ve güzel bir şekilde nasıl yazabilir...
|
Bana yağmuru anlatma, yağ!
Bundan güzel cümle mi var ? Bir cümleye sığdırılmış onlarca anlam bulamaz mıyız..
Napalım şimdi, Victor Hugo peygamber mi olsun ?
Olsun madem...
|

22-05-2012, 14:12
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 May 2012
Mesajlar: 117
|
|
Kalp çarpıldığında,
Gözler bakıştığında,
Sözler döküldüğünde,
Eller tutuştuğunda,
Bilirmisin sen nedir o aşk ateşi,
Yakar kavurur insanı,
Bilirmisin sırılsıklam aşkı,
Onlar aşkı fışkırtarak akıtırlar,
Biz aşkı ateşin dumansızından yarattık,
Suyunuda üzerine ekledik,
Ve ruhumuzdan üfledik,
Ve onunla hayat buldu,
Biz aşkı yarattığımız vakit,
Nefis'e aşka secde et dedikde etmemişti,
Nefis lanetlendi, kibirlendi,
Ve huzurumuzdan kovduk,
Ey aşıklar, nefisten sakının,
O sizin apaçık düşmanınızdır,
Kur'an'dan her tür şiir çıkar. Lirik, epik, didaktik ne arzu ederseniz Kur'an'da var. İlahileşmeside mümkün Kur'anın. Surelerin ilahi olmasını hiç düşündünüzmü?
Ateizm Din/Felsefe/Fikir/Düşünce/Görüş değildir, Bilimdir.
|

22-05-2012, 17:59
|
|
Denetimdeki Üye
|
|
Üyelik tarihi: 18 May 2012
Mesajlar: 832
|
|
syn elilim,ilk önce bana şu ilim denen şeyi bir acıklarmısnız,hani şu değişkenlikler hasıl olan ilminizden,yıllarca kafa yorarak tamam evren buyuk patlama yoluyla meydana gelmiştir demeniz,acaba kac kere gözlem yaptınız,kac yere yanıldınız,olmadı sil baştan dediniz,ya bu boyle olamaz biraz daha inceleyelim dedini,ama şunu hatırlatırım,bundan 1400 yıl önce ALLAH u TEALA bunu yuce kitabında belirtmişti,
"O inkar edenler görmüyorlar mı ki başlangıçta göklerle yer birbiriyle bitişikken, Biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?" (Enbiya Suresi, 30)...bak bunu ustun koru geciştirme ne demek istediğini anla,unutmaki o akılı hala izah edebilme yeteneğine sahip deilsiniz,onu size ALLAH verdi ve ona karşı kullanıyorsunuz bak tamda kuran şiir gibi denildiğinde güel bir ayet okudum,yuce yaradanım nasılda biliyor 1400yıl önce,ALLAH ALLAH,bu bir mucize,demekki olacakları biliyormuş ki bu ayeti kerimeyi yazdı bak iyi oku,elini vicdanına koy ve inkarcılık yapma işte ayet
--
O bir şair sözü değildir, siz çok az inanıyorsunuz.
Bir kâhin sözü de değildir, ne de az düşünüyorsunuz!
O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir. (HAKKA/41-43... bak diyor ki yaradan cok az inanıyorsunuz,şu anda sizin az inanmanız gibi,acaba nasılda bildi yuce yaradan,korkmayın,yer zerrerinizle saldırsanızda yuce ALLAHım zamanında bunları öngördüğü için her saldırı için ayet indirmiştir,yoksa hala inkarcılardanmı olacaksını,bunları ben yazmadım 1400yıl once inen ayetler,az biraz kuranı oku öle gel,meallerim kenarından kıyısından kırpıpta ya işte bak ALLAH böle celişiyor gibi basit ibareler yazmayın....
insan ateist olmayı görsün içeriden adeta kendini yöneten başka bir irade olduğunu farkeder. O irade kişinin aklına Allah ile ilgili ipucları gelse hemen devreye girer ve esir edilmis o kişiyi kendi istikametine cevirir. Ateist mantığı yoktur.Herşey tesadüfün işidir
|

22-05-2012, 19:14
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.381
|
|
kurtuluş kardeş..
kim söylüyor alemlerin rabbi tarafından indirildiğini..
ne malum muhammedin kafadan atmadığını...
kuranı okuyun cunku okudukca allahin olmadigini daha iyi anlayacaksiniz .......
|

23-05-2012, 00:15
|
|
Denetimdeki Üye
|
|
Üyelik tarihi: 18 May 2012
Mesajlar: 832
|
|
syn uyar..bu konuları aşmak için ve kendiaslınıza dönmek için KURAN-I KERİM de o kadar cok ayet var ki bunun pek ala hz .MUHAMMED s.a.v terafından yazılmadığı aşikardır,ben size bazı ayetler yazacağım,lutfen ama lutfen bu cabamı boşa harcatma,oku,inanmak yada inanmamak sana kalmış olay,muhammed yazmış yada doğrusun demen sana kalmış,ALLAH-U TEALA pekala sana akıl nimetini vermiş ve irdeleyebilecek zekaya sahipsin
-"Onu o (peygamber) uydurdu" mu diyorlar? De ki; "Haydi siz de onun gibi bir sûre getirin ve Allah'dan başka, çağırabileceğiniz kim varsa onu da yardıma çağırın. Eğer sözünüzde sadık iseniz (bunu yapın). (YUNUS/38)
--Ona ne önünden, ne de ardından batıl gelemez. O hüküm ve hikmet sahibi, öğülmeye layık olan Allah tarafından indirilmiştir. (FUSSİLET/42)
--(Ey Muhammed!) Onlara de ki: "Kur'ân'ı Cebrail, iman edenlere sebat vermek, müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için Rabbinin katından hak olarak indirdi. (NAHL/102
--De ki: "Şahitlik yönünden hangi şey daha büyüktür?". De ki: "Allah, benimle sizin aranızda şahittir ve bana bu Kur'ân vahyolundu ki, onunla hem sizi, hem de sizden sonra kendisine ulaşan herkesi uyarayım. Allah'la beraber başka ilâhlar olduğuna siz gerçekten şahitlik eder misiniz?" De ki: "Ben buna şahitlik etmem". "O, ancak ve ancak bir tek ilâhtır ve gerçekten ben, sizin ortak tuttuğunuz şeylerden uzağım"de. (EN'AM/19)
--Bu Kur'ân, kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara gönderilmiş bir tebliğdir. (İBRAHİM/52
--(Ey Resulüm!) Biz, sana bu kitabı (Kur'ânı) sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklaman için ve iman edecek topluma bir hidayet, bir rahmet olsun diye indirdik. (NAHL/64
--Onlara (arzularına göre) bir âyet getirmediğin zaman, derleyip toplasaydın ya derler, sen de de ki; ben ancak Rabbimden bana ne vahyolunuyorsa ona uyarım, işte bütünüyle bu Kur'ân, Rabbinizden gelen basiretlerdir (kalp gözünü açacak beyanlardır), iman eden bir kavim için hidayettir, rahmettir. (A'RAF/20
--Biz o gün, her ümmet içinde, kendilerinden kendi üzerlerine bir şahit göndereceğiz. Seni de onların üzerine şahit getireceğiz. Bu kitabı da, her şeyi açıklayan ve müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, bir rahmet kaynağı ve bir müjdeleyici olarak indirdik. (NAHL/89)
--Bu (Kur'an) insanların kalb gözünü açan bir nur, kesin bilgi edinmek isteyen bir toplum için de hidâyet ve rahmettir. (CASİYE/20).......burda acıkca görülüyor ki kuran-ı kerim muhammed tarafından yaılmamış ve yuce yaradanın tebliği olduğu acıkca alenen bellidir ve kimin koruması altında olduğuda bellidir....
insan ateist olmayı görsün içeriden adeta kendini yöneten başka bir irade olduğunu farkeder. O irade kişinin aklına Allah ile ilgili ipucları gelse hemen devreye girer ve esir edilmis o kişiyi kendi istikametine cevirir. Ateist mantığı yoktur.Herşey tesadüfün işidir
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:31 .
|