![]() |
Diyanet İşleri. değiştirilemez denen Kur'an ı değiştiriyor mu?
Aşağıdaki mealleri dikkatlice inceleyelim.
Altını cizdiğim meallerin hepsi de aynı manaya geldiği iddia edilebilir mi? Daha da önemlisi: Kırmızı işaretli yerleri okuduğunuzda ise "Kur'anda özgür iradenin olmadığı belgesini göreceksiniz. Şûrâ / 52 Diyanet İşleri Meali (Eski) 52,53. İşte sana da buyruğumuzla Cebrail'i gönderdik; sen Kitap nedir, iman nedir önceleri bilmezdin, fakat Biz onu, kullarımızdan dilediğimizi onunla doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz sen de insanlara, göklerde ve yerde ne varsa kendisininolan Allah'ın yolunu, doğru yolu göstermektesin. İyi bilin ki işler sonunda Allah'a döner. ---------------- Diyanet İşleri Meali (Yeni) 52,53. İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah’ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah’a döner. --------------- Diyanet Vakfı Meali İşte böylece sana da emrimizle Kur'an'ı vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz ki sen doğru bir yolu göstermektesin. ------------------- Elmalılı Meali (Orjinal) Ve işte sana böyle emrimizden biz ruh vahyettirdik, sen kitab nedir? İyman nedir? Bilmiyordun ve lâkin biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğimize hidâyet vereceğiz ve emîn ol sen her halde doğru bir yola çağırıyorsun --------------- Hayrat Neşriyat Meali İşte böylece sana da emrimizden bir ruh (olan Kur'ân'ı) vahyettik. (Sen bundan önce) kitab nedir, îmân nedir bilmezdin;(1) fakat (biz) onu (o Kur'ân'ı) kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle hidâyete erdirdiğimiz bir nûr kıldık. Ve şübhesiz ki sen, elbette dosdoğru bir yola rehberlik ediyorsun. --------------- Muhammed Esed Meali İşte sana da 54 [ey Muhammed,] kendi buyruğumuz altında hayat veren bir mesaj 55 vahyettik. [Bu mesaj sana gelmeden önce,] sen vahiy nedir, iman [nedir] bilmezdin: 56 ama [şimdi] bu [mesajı] bir ışık yaptık ki onunla kullarımızdan dilediğimizi doğru yola ulaştıralım: şüphesiz sen de [insanları onunla] doğru yola ulaştıracaksın, |
Yahu Kuranı yazan cahil yağmacı Araplar ne yazdıklarını biliyorlar mı da kim bilecek ne yazdığını? Kuranı yazanlar dahi ordan burdan aşırdıkları ifadelerin ne anlama geldiğini bilmezler! Örnek:
"Ve kevâiba etrâba" bu bir ayet! Bu, yaşıt kızlar mı, eşit tepeler mi, denk taneler mi, ne halt hiç kimse bilmiyor! Adamlar ne dediklerini kendilerinin de bildiği yok ki? Cennette kevaiba etraba varmış! Artık işine nasıl gelirse! Cennette kevaib var millet, hem de etraba! Öyle düz kevaib de değil! Etrabası da eşantiyon! Cennete gel cennete, gel vatandaş gel! Bir allahın kekoş kulu da durup sormuyor? Kevaib ne lan? Etrabası nasıl oluyor? Yurraaa, cennete! Tabi bu koşturan kekkoların çoğu de yaşıt kızlar diye anlayıp koşuyor! "La cennette yaşıt kızlar varmış lan, koşun, belimize bomba bağlayıp dalalım kafirlere! Hoca yetmiş kız verilecek dedi! Hem de hepsi bakire olacakmış! İlikleri görünecekmiş lan transparanlıktan!" Transparanı ne bilir ayı da işte lafın gelişi... Yahu gözümle gördüm ben arkadaş! Herif akvaryumun önüne oturmuş, bakıyor. "Güzel balıklar değil mi?" diye hani yani bir laf atmış olayım dedim! Ne cevap verse beğenirsiniz? "İşte cennette huriler de böyle şeffaf olacak!" demez mi? Dehşet yani! Akvaryumdaki lepisdesler şeffaftı! Kılçıkları görünüyordu yani! Herif oturmuş balıklara bakıyor, cennette ilikleri görünen huriler fantezisi kuruyor yahu! Lan herif balıklarda hurileri görüyor, damacanaya bakacak, anam! Şeffaf! Aynı huriler gibi! Dur ben şu damacananın... Bakanlık haklı arkadaş! Damacanalar iyi yıkanıyor mu, bakmak lazım bu ülkede! Ne de olsa huriler gibi şeffaf olunca bu damacanalar... |
Alıntı:
İyi tesbitler bunlar. "Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin." Bu da Muhammed'in daha önce Müslüman olmadığını belgeliyor... 52,53. İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah’ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah’a döner. |
Alıntı:
|
Dün Habertürk'te tarih konuşulan programa bir adamı çıkarmışlar..Ben Mekke'de 15 sene kaldım diye böbürlenip duran birisi..Ne diyorlar diye bir bakıyım dedim..
Adam diyor ki;Kuran'ı sizlerin anlaması mümkün değil..! Kelimelerin lugat manasına bakarak Kuran'ı asla anlayamazsınız..Kuran'da geçen ifadelerin yaşandığı zamana hakim olmak ve o ifadenin geçtiği sureyi bilmek gerektiğini söylüyor.. Yani bir ayeti okuduğunuz zaman o ayette Allah'ın ne demek istediğini bilemezsiniz diyor..Bu adamın karşısında oturan sözde entelektüel aydın insanlar da bön bön bakıyorlar bu adama..! Demiyorlar ki; -Yahu,arkadaş madem okuduğumuz zaman anlayamayacağımız bir kitaba neden iman edelim? -Hani Kuran apaçıktı filan diye sormuyorlar? -Bilinmek isteyen Allah neden apaçık herşeyi anlayacağımız şekilde yazdırmamış diye sormuyorlar? Rezilller.. Resmen din propagandası yapıyorlar tv'de.. Millet de bu insanları seyredip okuyup anlamlandıramadığı ayetleri anlayamayacağını zannediyor..! |
E işte Kuran'ı Süryanice yazılardan ve alfabeden araklarsan ayette ne dendiğini de bilemeyeceksin. Şaşırmak mı lazım? Bilinmeyen ve anlamı bulunamayan kelimelerin Kuran’a asıl nereden intikal ettiği sorulmalıdır..
http://turandursun.com/forumlar/show...0&postcount=12 |
Bildiğim kadarıyla değiştiriliyor. Mesela 10 sene önceki meallerde yazılanlarla şimdikiler aynı değilmiş.
|
Kuranda "Ve vecedeke dâllen fehedâ" da der. Bunun anlamı, "seni sapkın bulduk, düzelttik"dir. Fatiha suresinde "bizi dallinlerden yapma" diye dua edilir.
Bunu söyleyen kim? Yani muhammede sen sapkındın biz seni adam ettik diyen? Tabii ki Mekke'de iktidarı ele geçirmek ve kabileleri tek otorite altında toplayıp yahudilerin servetlerini yağmalamak isteyen ekip. Sen dağda gezen, kendinden yaşlı bir duldan başka eş bulamamış, garip hareketleri olan hasta bir adamdın, biz seni topluma peygamber diye lanse edip adam ettik diyorlar. Muhammed peygamberdi diyenleri zaten boşver de, "tabii ki peygamber değildi ama zeki adamdı, büyük işler yaptı" diyenlere gülüyorum, muhammed hiç bir iş yapmadı. Sadece kullanıldı. |
Alıntı:
Arap bedevileri gibi tutucu bir millet, nasıl oluyor da birden bire ortaya çıkıp liderlik iddiasında bulunan bir kişinin peşine takılabiliyor? Bu milletin geşmişi yok mu? Geçmişte en kanlı savaşların yaşandığı bölge onlarca krallığa ev sahipliği yapmış. Sanki Muhammed zamanında lider boşluğu yaşanıyormuş veya o bölgede yaşayan Bedevi lerin Muhammed gelene kadar hiç lideri olmamış gibi birden tüm liderliği devralıyor. Veya herkes (çoğunluk) Muhammedin peşine takılıyor düzenli ordular oluşturulabiliyor... Savaş sanatını çok iyi bilen bir komutan bile sıfırdan bu kadar kısa bir süre içinde sadık ordular oluşturabilir mi? Bence de Muhammed kullanıldı. |
Degistiriyor mu degil, coktan degistirdi hatta.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Ama bunu yapinca, seytan usagi veya Iblis oluruz o ayri.:biggrin1: |
O dönemlerde insanın düzen-yasa yapamayacağına inanılır. Bu inanç kitlelere perçinlenir. Hal böyle olunca bir yasa yapılacaksa bunun kökeninde ilahi bir irade, mutlak bir güç olmak zorundadır... Bu islam değil tüm zamanın köleci ya da benzer toplumlarında böyle.
Yasa yapılır, kim dedi? Zeus demediyse bir anlamı olmaz... Şimdi öyle bir an gelsin ki, hakim olanlar işlerine geldiği gibi bir yasa yapacaklar. Daha önce Zeus da bu konuya eğilmemiş. Ne olacak? 2 Yol var, ya Zeus öyle demiştir(eklenir) ya da elçi şöyle yapmıştır diye uydurulur ve eklenir. Muhammed'de böyle yapmıştır denir, hadisler uydurulur. Muhammed'de böyle yapmıştır diye eklenen hadislerden tutunda ayetlere varana değin tümü de sağlıksızdır, zira her ikisi de meşruiyet açısından kullanılmaktadır. Farzedin Muhammed, Zeynep ile hiç evlenmemiş de olabilir, yani böyle bir sorun yaşayıpda, Muhammed üzerinden meşruluk kazandırılmaya çalışılmış olabilir. Hatda Muhammed olarak okuduklarımızla örtüşen bir kişi yaşamamış da olabilir. Aynen İsa gibi, ya da eski dini metinlerde olduğu gibi birileri yüceltilmiş, efsane kahramanı, mit haline getirilmiş olabilir.. (örneğin Sümer'de ölen Tammuz gibi. Muhakkak, bu kişi efsanelerle tanrılaştırılmadan önce basit ama önemli işler yapmış bir insandır. -Ki bu gün hala Tammuz için yas tutanlar olduğu söylenir(arkeologu hatırlayamadım).) Alıntı:
İlk Kur'an'ları(yani dönemin yasa yapıcıları) yazanlar bilinçli olarak çok fazla yabancı söz kullandılar ve mümkün olduğunca muğlak ve yoruma açık(soyut yazın) yazın çeşidi kullandılar. Bence bunlar, toplumdan herhangi birisinin, okusa da anlayamayacağını düşünmesi, bu işleri ehline(din adamları, yasa yapıcıların sağ kolları) bırakarak, ben anlamam imam anlar dedirtilmesi vs gibi nedenlerle bilinçli olarak yapıldı. (Çünkü insanların anlamaması lazım, anlarlarsa işte asıl o zaman sorun oluşur, ayrıca birilerine tabilik bozulur.) Kur'an'ın bu günde anlaşılmaz olması için çalışılıyor(oysa Sümer'in, eski Mısır'ın bile dili çözülmüşken!), 21. yüzyılda, hala ortaçağ geleneği hakim... |
DEĞİŞTİRİLMEK Mİ?
güldürmeyin insanı,kalpleriniz o kadar küflenmiş ki kelimeler kifayetsiz kalır, değiştirlme nedir,sizin değiştirilmeden kastınız meallerdeki kelimelerdeki anlam butunluğu,diyanette insanları ne kadar kolayca anlatabiliriz diyerekten acıklama ihtiyacı duymaktadır,dikkat ederseniz coğu kimse arapca kelimelerin anlamını bilmemektedir,ama arapca olarak kuran-ı kerimi okumaktadır. Değiştirlme aslında,KURAN-I KERİMDEN bir hukmu ortadan kaldırma,yok etmedir,bu nasıl olur,ya ayeti yazmazsınız yada ayet üzerinde oynama yaparsınız Zina,içki,domuz eti yasaktır,eğer değiştirilme derseniz,tıpkı incil,tevrat,zeburdada bu hukumlerin yasak olduğu,yenmesinin,içilmesinin yapılmasının haram olduğu gerceğinin değiştirilmesi gibi,zira bazı yahudi ve hristiyanlar domuz etinin haram olduğundan dolayı yemediği gibi bazılarıda bu hukmu incilde göremediği için bu dediklerimi normal karşılamaktadırlar. ALLAHU TELANIN bir olduğu,eşi ve benzeri olmadı incil,tevrat,zebur ve kuran-ı kerimde gectiği halde,neden incil ve tevratta bunlar şu an yazılmamaktadır,diğiştirlme budur,eğer değiştirlme olmasaydı hristiyanlar Hz İSA ALEYHİSSELAMI tanrının oğlu,teslis inancı ya da tanrı olduğunu kabul etmemeliydiler,keza yahudilerde aynı,o halde değiştirlen gercekler hangi kitaplarda? Değiştirldi derseniz kuran-ı kerimin bu hukumlerinde sekteye uğraması lazımdır ki,hiç bir müslüman asla buna meydan vermez Namaz,oruc,zekat kuran-ı kerimde diğer ümmetlere farz olduğu gibi bizlerede farz kılınmıştır demekte ise,şu an namaz,oruc ve zekatı bir hristiyan bir yahudi neden uygulamamktadır,değiştirilen hangi kitaplar?Eğer gercek değiştirlme arıyorsanız acın incili tevratı gerceklerin insanların emelleri doğrultusunda nasıl değişime uğradığını görün KURAN-I KERİM,1400 yıl öncesi nasıl yazıldıysa bu zamana kadar gelmesi,harfi harfinin uyması,noktasının virgülünün aynı olması ALLAHU TEALA tarafından korunduğunun apaçık göstergesi deilmidir,dünyanın en ucra köşesinden bir KURAN-I KERİM getirin her bireri aynıdır,işte asıl değiştirilemem durumu budur,buna kimsenin gucu yetmez,yetemez,musade edilmez ALLAH tarafından. ..saygı ve sevgiyle..KALPLERDEKİ BOZUKLUĞU DÜZELTME TEMENNİSİ İLE |
arapça olan kısmı değişmez,,
değişen türkçe mealler, zaten kim yazdıysa anlamını yakın bulduğu kelimeleri yazmış.. değişmez denirken arapça olan kastı vardır. nokta |
Alıntı:
Zaten bu konuda Halife Ömerin oğlu şöyle demiştir: "Hiçbiriniz "Kuran'ın tümünü elimde tutyorum" demesin. Bilir misiniz ki, Kuran'ın (ayetlerinin) çoğu, yitip gitmiştir. Ama herhangi biriniz, "Kuran'dan ne kalmışsa (görünüşte ne varsa) o kadarını elimde tutuyorum" desin. (Celaluddin Süyuti, el İtkan Fi Ulûmi'l-Kuran, 2/32). Bir de Libya Kur'an ı meselesi vardır. Yazının tamamına Buradan ulaşiılabilir: Noktalardan bir demet:caked: |
Alıntı:
Gerçeklerden neden bu denli korkuyorsunuz anlıyamıyorum? Üstelik konu dışına çıkmakla da üstüne yok, verdiğin örnekler bu konuda yeterli olmaktan çok uzak. Mademki bizim söylediklerimiz yanlış, o'zaman verdiğim linkteki iddiaları yalanla. İşte o zaman sana çok başarılısın ve çok haklısın derim. http://muslumanlik.angelfire.com/kurantahrif.html |
Kuranın değişmediği sadece bir iddia ve boş bir inanç. Tabii ki değişmeyen hiç bir şey olamaz da, değişmediyse de bir şey çıkmaz yani...
Elimizde süper bir kitap olur, içinde tek yanlış bulamayız da, "bu kadar da yanlışsız kitap mı olur, demek yanlışlarını düzelte düzelte hiç yanlış bırakmamışlar" deriz! Hiç öyle bir şey yok! Kuran insanları inanç, sınıf ayrımı bazında ayrıştıran, cinsiyet ayrımı yapan, olmayacak hukuk kuralları ortaya atan, bir tarafı da iyi deyip kabul edilecek bir kitap değil ki? Baştan sona olmayacak şeylerle dolu! Değişmediyse daha iyi, iyi ki değiştirip düzeltmemişler! Yoksa bir özelliği olan bir şey sanırdık! Alıntı:
Mısır'dan hediye cariye geldiğinde "yok ben papirüs istiyorum, cariye istemez, bir sürü karım var zaten. Bana papirüs gönderin de şu Kuranı derleyip toplayayım" derdi. Ortada zaten Kuran diye bütünlük arzeden bir şey de yok. Ordan burdan derlenen bilgileri çorba yapmakla kitap olur mu? Olmaz. Kuran bir kitap bile sayılamaz. Herhangi bir sistematiği, akıcılığı ve bütünlüğü olan bir yapı değildir. |
Kuran'ın değişip değişmemesi ayrı konu da ilk mesajda kalın yapılan yerlerde ben bir anlam farkı göremedim. Dolayısıyla iddianın kanıtı ilk mesajdaki örneklerse Diyanet'in Kuran'ı değiştirdiğini söylemek abes olacaktır.
Yalnız enteresan birşey var forumda dikkatimi çeken. Bir konu açılıyor ortaya bir iddia atılıyor, örnek burada Diyanet'in Kuran'ı değiştirmesi gibi.. Ancak konu altında "Diyanet zaten anlamları değiştirdi" derken somut örnek verilmiyor. Bir başkası Kuran'ın aslının zaten değişmiş olabileceği ima ediliyor. Bir başkası kel alaka gelip Kuran'ın himketinden sual olmaz deyip, Kuran'ın değişmeyeceğine dair ayet gösteriyor. Bir konuyu saptırmadan tartışmak bu kadar zor olmasa gerek. Ortada bir iddia var ve verilen bir örnek var. Bu örnek de iddanın kanıtı olmaz çünkü bir anlam değişikliği yapılmamış. Konunun gereksiz uzamasını, asıl noktadan farklı şeylerin tartışılmasını anlayamadım. |
Alıntı:
Hemen verelim siz de konuya aciklik getirmis , bizi aydinlatmis olursunuz. Su ayeti aciklarmisiniz bize? http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=28711 |
Alıntı:
http://kurantefsir.wordpress.com/201...cc-025-048105/ Ancak tercümede bu cümlenin anlam bütüğünü bozduğunu zannetmiyorum. Arabaya bisiklet ya da otobüs demek gibi birşey. Evet taşıtın ne olduğunu belirsizleştiriyor ama Hac 27. vurgulanan nesne değil eylem olduğundan anlamda sapma yok. Oysa siz başlığı hani Kuran'da değişen bir şey yok minvalinde açarsanız iddia ile verilen örnek birbirini tutmaz. Arapçası'nda değişen birşey yok. Diyanetin bir cümleyi olduğu anlamından saptırdığı (örnek eylemi aksini dediği, derecesini değiştirdiği vs.) örnek vermeniz gerekir. Hadislerin güvenirlik sorununu bir kenara koyalım, "elinizde tuttuğunuz Kuran'ın tamamı değildir" hadisi bile daha incelemeye değer bir cümledir. Yani anlayacağın o damirden birşey çıkmaz. Pardon son paragraf gereksizdi çünkü burada Kuran'ın değişip değişmediğini değil bazı yerlerde Kuran'ın anlamının Diyanet tarafından değiştirilip değiştirilmediğini konuşuyorduk. Kuran'ın aslının değiştirilmesi sorunsalı ayrı bir konu. |
Alıntı:
Diyanetin gorevi ise, bu ayetleri tam anlamlari ile insanlara sunmaktir ki insanlar neye inandiklarini bilsinler degil mi? Hangi cagda yasiyoruz, ki damir icin tefsire bakmaktasiniz? Orada ortaya koyulan zaten anlamin farkliligi. |
Madem bir eleştiri yapıyorsunuz az rasyonel olun. Birşey bulduğunuz yok, sadece damirden hareket edersek kimsenin uyutulduğu da yok. İnanan bir insan olsaydım damir fiilinde nesnenin deve değil de net belirtilmemiş bir binek olduğunu öğrenseydim hayallerim yıkılmazdı. Daha size cevap olarak verilen metinden okuduğunuzu yorumlayamıyorsunuz.
"Anlam değişikliğinin yapılabilmesi için bir cümlenin ifade ettiği anlamın tamamen bozulup farklı birşey ifade etmesi (örneğin zıttı) gerekir... Diyanetin bir cümleyi olduğu gibi anlamından saptırdığı (örnek eylemin aksini dediği, derecesini değiştirdiği vs.) örnek vermeniz gerekir..." Farazi bir cümle üzerinden hareket edelim. Aslı (Arapça): İçki haramdır. Bozulmuş örnek 1 (Türkçe): İçki belirli hallerde haramdır. Bozulmuş örnek 2 (Türkçe): İçki haram değildir. |
Alıntı:
Efendim karsinizdaki kisi, beyni tesfire bagli birisi degil, once buna dikkat edin. Karsinizdaki inanan biri degil bunu da goz onune alin. :) Sonra da sunu ogrenmeniz gerekiyor. Hayir, anlam degisikligi olabilmesi icin, bir cumlenin tamamen bozulmasina gerek yoktur. Zira cumle, belli unsurlardan meydana gelen bir yapidir. Dunyadaki butun dillerde gramer ayni mantikla gider. Bir cumle, belli unsurlardan meydana gelir. Arapca'nin bir ayricaligi yoktur yani. Bir cumlede Bekke'nin, Mekke yazilmasi gibi. Siz bunu inanan kitleye, dil surcmesi diye yedirebilirsiniz tabi ki o ayri. |
Yazdığın şeylerin ortak usla uzaktan yakından alakası yok. Bu mantıkla dini ya da başka bir konuda git uluslarası makale yazmaya kalk hiç bir hakem o makaleyi kabul etmez.
Verdiğim örneklerde cümleyi tamamen bozmadım zaten. Eyleme bir olumsuzluk eki ekledim, koca cümlede bir kelimeye bir, birkaç hece ekledim ama anlam büsbütün kaydı. Verdiğin örnekte ne bir anlam kayması var ne de başka birşey var. Ayrıca burada söz konusu olan şey tercümedir. Örnek bir eylemin aslı "hızlı adımlar attı" olsun. Sen bunu hızlı adımlar attı, ben koşar adımlar attı, diğeri de acele yürüdü bir başkası da eylem için tercümede koştu diyebilir. Hepsi çok ufak farklarla aynı yere çıkıyor. Tercüme diyoruz 10 kişiye ver hepsi farklı kelimeleri seçebilir, önemli olan anlamın kaymaması aynı şeyi ifade etmesidir. Bu sitede inandırıcı olmaya namzet güzel açıklamalı konuların yanında bu konuda olduğu gibi alakasız, değeri olmayan iddialar da var. Daha fazla saçmalamanın gereği yok. |
Alıntı:
Bir dilden bir dile tercume baska seydir. Hadis'e bagimli kalarak tercume baska seydir. Ikisini karistirmayiniz. :) |
Alıntı:
' Daha fikirlerimin ne olduğunu bilmiyorsun ortaya sallıyorsun. |
Alıntı:
Sizin kisisel fikirleriniz beni fazla ilgilendirmiyor acikcasi. Ben yazdiginiz mesajlardaki icerige bakarim. Akil mantik der ki; Bu kitabin orjinali zaten ortada yok. Bu kitap, buyuk olcude hadislere paralel uydurulacak sekilde cevrilmis ve parantezlenmis. Bunu islamin kendisi de reddetmiyor ve bu yuzden orjinallerin yakildigini ileri suruyor. (kitabin derlenme asamasina iliskin) Bu kitap %80 onceki kitaplardan alinti zaten, bunu gormemek icin kor olmak lazim. O kadar cok kayan anlam var ki, tefsir sayisindan bunu gormemeniz icin yine kor olmaniz gerekir. Alıntı:
Gemileri yuzduren benim diyen, kitapta onca yerde deve'den bahseden, is damir'e geldiginde unutuyor yani..:biggrin1: Diyanet de bunda da bir hikmet vardir deyip, nasilsa halk anlamaz diye deginmiyor bile. Ortaya salliyorsak oturdugumuz yerden buyrun aciklayin, Bekke, Mekke farkini. Gercek Kabe nerede? Gercek Mekke nerede? Ek bilgi: http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=29010 |
Alıntı:
Tartışılan konuda kıvırıp "zaten bu kitabın aslı da orijinal değil deyip" yan yola sapmak tartışmanın zeminini bozuyor. Verilen örnekler geçerli değil üstüne basa basa söylüyorum. Tartışma zeminini bu kadar kaydıracaksınız bunu tartışmanın da bir anlamı yok zaten. |
Alıntı:
hikaye yazacak boyutta..hatta biri hikaye bile yazdı :pound: kuran-ı kerim çelişkelerle dolu diyenler,burada kendi yazdıklarıyla 1 sonraki iletilerinde nasıl çeliştiklerini bir anlasalar her şey acıklığa kavuşacak şöyle ki kuran-ı kerimin Hz MUHAMMED tarafından yazıldığını ve yazarkende diğer incil ve tevrattan esinlendiğini vurgu yaparlarken 1)okuma ve yazma bilmeyen bir kişinin diğer incilleri vede tevratı okuyup %80 aynı konuları işleyeceği mantıksızlığını nasıl görmeden kabul edebilirler,demekki düpedüzsacma bir iftira 2)islamiyet geldiğinde,hristiyan ve yahudi krallarının bazılarının son peygamberin geleceğini bildikleri için neden islamiyeti sectikleri gerceğini örtbas ediyorlar,niye görmezlikten geliniyor,bu celişki deilmi 3)23 sene zarfında gelişen olaylar sebebiyle coğun nazil olan kuran-ı kerim 1.senesinde nazil olan ayetle 23.sene nazil olan ayet nasıl oluyorda örtüşüyor,1kişi geriye dönük sözlerinden en faz 1 hafta öncesini anımsayabiliyorsa 23 sene boyunca hiç bir ayet diğerini neden reddetmiyor?insan yazması olsa hatalı olmalı zira hiç kimse bu kadar uzun süreli bir kitap yazamaz,konudan şaşmamazlıkta yapamaz?unutur bir önceki yazdıklarını yada ezberlediklerini bunu cok iyi gözlemleyebiliriz 4)23 sene sonunda nusha haline getirilen kuran-ı kerimde,şayet insan yazması olsa idi şu anda bahsettiğiniz coğu (mesela tebbet suresi=onu peygamber efendimizin yazdığını ve amcasını lanetlediğini söz konusu yapıyor ve iftiranıza delil gösterirken)sure ve ayet neden yazılırken ilerki zamanlarda aleyhimize olur düşüncesi ile kitaptan cıkarılmadıda,bire bir aynı yazıldı,insan yazması oldu yazmayalım farketmez denilebilirdide neden yazılmıştır o halde,yoksa ALLAH CELLA CELALUHU'nun sözleri olduğu için deilmidirki yazılması mutlak sözler olduğu aşikar 5)Bir ayeti kerimde peygamber efendimiin haşa devlet malına hıyanet etti iftirasında,bu hiyaneti geciştirmek için peygamber emanete hıyanet etmez ayetini yazmıştır iftirasını aterken;Birden bu ayetin ''bir savaş esnasında ganimetten kırmızı bir kadife bezin kaybolması neticesinde nazil olmuştur''rivayetini delil sayarak,birden o ayetin ALLAHU TEALA tarafından nazil olduğu delilini yazıyorsunuz..hani insan yazması kitaptı,hem iftiraya mahal ver hem iftirana kynak rivayette ALLAH tarafından nazil olmuştur de..bu nasıl celişkidir... Bir sözünüz diğerini tutmuyor,''Hz aişe validemizin bir sözünü iftiraya kaynak olarak gösterirken(vallahi senin ALLAHIN senin hevanı düşünüyor derken)Neden ALLAHU TEALAYA inanıyor ve bu söze kaynak gösteriyorsunuz? Aslında o kadar cok çelişkiniz varki gözünüze gözünüze baterken görmemezlikten gelmeniz,sizin sadece işinizin kötülemek ve iftira atmak olduğu gerceğini yansıtmıyormu? Ne demişler,ya göründüğün gibi ol yada olduğun gibi görün |
Alıntı:
Tüm mantıksızlıklar ortadayken, insanlık tarihinin en saçma ancak en fazla inanılan masalına hangi temelde karşı çıkacağız? Olan herşey Tanrı'nın kontrolündeyken biz iddialarımızı nasıl temellendireceğiz? Biz ne dersek diyelim sonunda Tanrı'nın gücü herşeye kadirdir önermesiyle olay bitiyor. Biz de o zaman herşeye kadir yaratıcının imkansızlığını kavramın içerisinde barındırdığı paradokslarla anlatırız. Dinler masaldan farksızdır. Nasıl ki masal kitaplarını temel alıp onların bilimsel olduğu iddiası saçmaysa, Kuran'ın inanırlara en tutarlı gelen kısımları da yalnızca masaldır, hikayedir, öyküdür, romandır, yani kurgudur. Bir kurgunun kurgu olduğunu söylemek tutarsızlık değildir. İşin temeli budur. Kuran'ı temel almak rasyonalite değildir. Ama bana derseniz ki Kuran İslam'ın kaynağıdır, ben yalnızca kuran zemininde tartışmak istiyorum, Kuran eleştirilerinin yapıldığı birçok "rasyonel" başlık mevcut. Kuran'ın orjinali de olsa, sonradan yazılan değiştirilen kopyaları da olsa, Kuran Tanrı sözü değildir. |
Alıntı:
Ben de size ustune basa basa soruyorum, madem ki anlamin bozulmadigini iddia ediyorsunuz, aciklayin bize Mekke , Bekke farkini. Veya Jinn(cin) inancindaki damir'e binilip hacca nasil gidilir? Cevabiniz var mi buna? Tartismanin zemini, katilimci insanlarin kisilerin bakis acisiyla sekillenir, bilimsel yontemden bahsediyorsaniz once buna dikkat etmelisiniz. Siz madem ki inanmayan birisiniz, kitabin orjinalligine iliskin de gorusunuz olmali degil mi? Bu kitabin kendinden onceki kitaplari tasdik ettigine iliskin iddiasindan da haberiniz olmali degil mi? Bu kitabin icinde dilsel bakimdan, birden fazla dil'e ait sozcuk kullanildigini da biliyor olmalisiniz. Evet, diyanet anlamini degistiriyor. Cunku herkes Arapca okumuyor kitabi. Sekar'in icki oldugunu bilmiyorsaniz, Sekar'i cehennem olarak sunmaktan da cekinmezsiniz. Yillarca insanlari 19 melekli cehennem hikayesiyle uyutursunuz. Diyanetin yaptigi budur. Siz hala anlam degismez demektesiniz. Yan yola sapmak boyle oluyor iste. :) |
Alıntı:
Eğer konu "diyanet Kuranı değiştirdi. Şok şok şok! İşte kanıtı" şeklinde olsaydı haklı olurdunuz. Ben de en çok Diyanet mealine bakarım. Meallerde anlam çarpıtması olduğunu daha çok müslümanlar iddia eder. Ki bu iddia tamamen yanlış da değildir. Ama müslümanların dediği gibi Kuranı küçültmek için değil, tersine korumak için tahrifat yaparlar. Örneğin Tahrim suresinde muhammedin kendisine neyi haram ettiği açık değildir. Tabii ki kendisine Mariye adlı cariyeyi haram etmiştir ama, bazı mealler kıvırtıp yok bal şerbeti içmeyi kendisine haram etmiş filan diye saçmalarlar. Yani yine en güvenilir Diyanet meali ama, yüzde yüz güvenilmez. Kontrol etmek lazım. Bir örnek de Elmalılıdan vereyim. Ayette "bacak açılır" der, Elmalılı bu anlamı vermekten kaçınır, bunu Kurana yakıştıramaz, "bir sak keşfolunur" diye ultra komik bir saçma güya anlam verir. E öyle ya canım, bacak otomobil durdurmak için açılır biliyor insanlar. Şimdi Kuran mealine nasıl yazsın bacak açmayı adam? |
@demirefe
Bahsettiğin ayetleri belirtir misin... Alıntı:
|
Alıntı:
Bilimsellikten dem vurulup, metodoloji acisindan yan ciziliyor. Saniliyor ki islam sadece Kuran'dan ibaret, tum inanirlar nezdinde. Sunnet, icma, kiyas, hadis bunlar yok ve sanki her inanir reddetmis. Bunlari da yazinca, laf kalabaligi oluyor. :) |
Alıntı:
|
Alıntı:
Bilgi çağında da her şeyi hazırlop beklemek ayıp olmuyor mu? "Elmalılı bir sak keşfolunur" yazdım, Google'da 6. sırada çıktı! İlk sırada çıkardı da, kelimelerin yerlerini yanlış hatırlamışım! Mealde "saktan bir keşf olunur" yazıyormuş! Bir tıka üşenenler hayatta nasıl kalıyorlar, hayret ediyorum! |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:17 . |