Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Kur'an'in allah'i mi yalan söylüyor muhammed mi? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=30792)

Natürelist 21-12-2012 03:42

Kur'an'in allah'i mi yalan söylüyor muhammed mi?
 


NEML - 91
Ben, yalnızca bu beldenin, onu saygın kılan ve herşey de kendilerinin olan Rabbine ibadet etmekle emrolundum. Ve yine halis müslümanlardan olmamla emrolundum.

NEML - 92
Bir de Kuran okuyayım diye emrolundum. Her kim doğru yolu kabul ederse, yalnızca kendi yararına kabul etmiş olur. Kim de sapar giderse de ki: «Ben, yalnızca tehlikeyi haber verenlerdenim.»


Iki ayette de tartismasiz muhammed'in konustugu belli, yani allah elci olarak beni tayin etti sizleri uyarayim diye. Pekii bu uyaracagi kisiler kimlerdir? ve uyarilmak nicin yapilir, demekki ortada bir sapiklik varki muhammed de bu sapiklari uyarmak icin gönderilmistir. Yoksa ortada bir sapiklik olmasa her sey dogru yolunda gitse idi allah elci göndermesine gerek kilmazdi, ve özellikle ......."Ben, yalnızca bu beldenin, onu saygın kılan ve herşey de kendilerinin olan Rabbine ibadet etmekle emrolundum".... yani neymis yalnizca mekke bölgesine atandigini acikca belirtiyor! nicin tüm dünya degil? tabiiki burasi da ayri bir konu olur.

Simdi muhammed ilk olarak ise nereden baslamali diyecek olursak, gayet tabii eskiden kendisinin de bir putperest inanc'ina mensup olan kafirler sapiklar vs.vs. diye nitelendirilen Mekke halkindan baslamasi olacaktir.

Ama gel gör ki, kuran burada oldugu gibi degil, ayni sure'de cok farkli söylüyor!

NEML - 80
Şüphesiz sen, ölülere duyuramazsın; arkalarını dönüp kaçarlarken sağırlara da çağrıyı işittiremezsin.


NEML - 81
Sen o körleri sapıklıklarından kurtarıp hidayete erdirecek de değilsin. Sen, ancak ayetlerimize inanacaklara işittirirsin de onlar müslüman olur kurtuluş bulurlar.


Ve kur'an'in allah'i bunlari söyledikten sonra, demek istedigi sudur; sen benim isime karisma ......."Sen o körleri sapıklıklarından kurtarıp hidayete erdirecek de değilsin"...... sen git inanacaklara ayetlerimizi bildir de onlar müslüman olur kurtulurlar ve digerlerini bosver.

Madem bir görev verilmisse ve mutlaka bu görev, yerine de getirilmesi lazim. Baska bir sure'de belirtildigi gibi Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisine uyun ve O'na iman edin ki, Allah da sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı bir azabdan korusun.» (AHKÂF - 31)

Ve özellikle kavminin muhammed'e uyulmasini emrediyor, ama diger baska ayette ise sen isime karisma sapiklari bosver inanacaklara bak sen, deniliyor!

Iyi de muhammed nereden bilsin inanip inanmayacak'larini? ki,bunu da acikca diyor; ........."Sen, ancak ayetlerimize inanacaklara işittirirsin de onlar müslüman olur kurtuluş bulurlar"..... bu dereyi görmeden pacalari sivamak demektir, gaybi bilmek demektir.

Kaldimi burada simdi bir uyaricinin anlami? daha allah ne diye bunu bizzat muhammed'in söylemesini istiyor? ........"Kim de sapar giderse de ki: «Ben, yalnızca tehlikeyi haber verenlerdenim"......» yani demek istedigi sapiklari da uyar! deniliyor.

Al-zeus adina burada bir bit yenigi var, ama bilemeyecim kim yalan söylüyor? Kur'an'in allah'i mi? muhammed mi?

Yorum sizlerin....

Not: Ayet meal'i hepsi Elmalılı Hamdi Yazır'in.

Iyi forumlar....

Hasan Akçay 21-12-2012 04:48

Ben, yalnızca bu beldenin, onu saygın kılan ve herşey de kendilerinin olan Rabbine ibadet etmekle emrolundum.

Meal
asli gibidir ya da en azindan
asli gibi oldugu iddiasini tasir.

Bu meal ASLI GIBI degil. Cünkü ayetin aslinda bulunmayan YALNIZCA kelimesine sahip. Hangi beser yapmis olursa olsun, o kelimeyi Allah'in sözlerinin arasina sokusturmus.

Innemâ umirtu en a’bude rabbe hâzihil belde...

Hâzihil belde:
bu belde.

YALNIZCA bu belde degil
bu belde.

yani neymis yalnizca mekke bölgesine atandigini acikca belirtiyor!

Eh, rehberi karga olanin...
derler ya,

meali bu olanin...

Bu meal üzerine kurulan
akil yürütme de, sayin Natürelist'inki gibi,
abur cubur olur.

Sevgi ile,
Hasan Akcay

Natürelist 21-12-2012 07:40

Alıntı:

Hasan Akçay´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 470472)
Ben, yalnızca bu beldenin, onu saygın kılan ve herşey de kendilerinin olan Rabbine ibadet etmekle emrolundum.

Meal
asli gibidir ya da en azindan
asli gibi oldugu iddiasini tasir.

Bu meal ASLI GIBI degil. Cünkü ayetin aslinda bulunmayan YALNIZCA kelimesine sahip. Hangi beser yapmis olursa olsun, o kelimeyi Allah'in sözlerinin arasina sokusturmus.

Innemâ umirtu en a’bude rabbe hâzihil belde...

Hâzihil belde:
bu belde.

YALNIZCA bu belde degil
bu belde.

yani neymis yalnizca mekke bölgesine atandigini acikca belirtiyor!

Eh, rehberi karga olanin...
derler ya,

meali bu olanin...

Bu meal üzerine kurulan
akil yürütme de, sayin Natürelist'inki gibi,
abur cubur olur.

Sevgi ile,
Hasan Akcay

Bu yönden meal yanlis mis? surasi surada dogrudur? gibi itirazlarin gelecegini kestiriyordum.

Elmali'liyi begenmezseniz eger Turan Dursun'u vereyim kabul edermisiniz sayin Akcay? sanmiyorum.

Ben yine de sizin itarinizi göz önünde bulundurarak bu "belde" olsun. Sizce belde demek tüm Dünya mi demek? yani belde demek ile durum degisecekmidir? hayir yine degismez cünkü muhammed'in bulundugu "belde" Mekke'dir. Kastedilen bölge de yalnizca burasidir.

Siz ayetlerdeki emirleri nedense bir türlü görmüyorsunuz? ....Sen o körleri sapıklıklarından kurtarıp hidayete erdirecek de değilsin'... diye allah emir veriyor, veriyor vermesine amma,

bakin burada ne diyor ........"Kim de sapar giderse de ki: «Ben, yalnızca tehlikeyi haber verenlerdenim"......» diyerek muhammed'in sapiklari yola getirilmesi de isteniyor.

Simdi burada asil mesele "belde" degil, asil mesele allah muhammed'den ne istedigini bilmiyor. Bir yandan yola getirmesini istiyor diger yandan da birak o is benim isimdir sana kalmamis ben hallederim, halledecegi is ise cehenneme direkt postalamaktir.

Isterdim ki bu yorumlarim da, yanildigimi ispatlasaydiniz. "Belde" demek ile bütün ayetler anlamlari ile birlikte baska bir anlam mi cikiyor?

Keza, abur cabur yapani burada maalesef kur'an'in allah'inda görüyorum.

Iyi forumlar...

Hasan Akçay 21-12-2012 10:09

Kastedilen bölge yalnizca
Mekke'dir.

Hayir. Neml 91'de kastedilen bölge Allah'in evim dedigi Kabe'dir. Allah'in, elcisine emri o ki elci o evin Rabbine ibadet edecek. Tipki Kureys gibi: "Kureys bu evin Rabbine ibadet etsin!" Yani âlemlerin Rabbine. Cünkü Allah yalnizca o evin degil âlemlerin Rabbidir.

Enbiya 107: Biz seni âlemler icin rahmet olarak yolladik.

Simdi burada asil mesele "belde" degil,
asil mesele
allah muhammed'den ne istedigini bilmiyor.

ASIL siz ne dediginizi bilmiyorsunuz. Cünkü hidayetten, sapmaktan söz eden ayetler su varolussal gercegi dile getiririr: Allah evrensel yasalarini koymustur. Örnegin su, insani bogar; ates yakar (C S Taranci)... Allah'in bu yasalarini takmamak üzere kim saparsa örnegin kim kendini atese atarsa yanar.

Herkes kendisinin kurtaricisi, kendisinin mahvedenidir. Elciye düsen yalnizca uyarmak.

Sevgi ile,
Hasan Akcay

murted 21-12-2012 12:13

Alıntı:

NEML - 91
Ben, yalnızca bu beldenin, onu saygın kılan ve herşey de kendilerinin olan Rabbine ibadet etmekle emrolundum. Ve yine halis müslümanlardan olmamla emrolundum.
Alıntı:

yani neymis yalnizca mekke bölgesine atandigini acikca belirtiyor! nicin tüm dünya degil? tabiiki burasi da ayri bir konu olur.
Ayet yalnızca bu beldeyle beraber -ki kendisi bu bölgeyi de saygın kılmış- herşeyin sahibi de olan Allah'a tapmasını emrediyor.

Buradan Allah yalnızca Mekke'nin sahibidir anlamı çıkmıyor. Yalnızca Allah'a tapın, dolayısıyla da diğerlerine tapmayın deniyor. Dolayısıyla buradan sadece Mekke bölgesine atandığı, görevinin sadece Mekke'yi kapsadığı sonucunu çıkarmak mantıksal olarak imkansız.

Allah'ın, Muhammed'in Mekke ve çevresindekileri uyarmasını istediği bir ayet vardı ki bu ayet ancak bu şekilde yani Muhamed'in sadece Mekke ve çevresini uyarmakla görevlendirildiği şeklinde anlaşılabilir, sağlıklı olanı da budur. Anlaşılan başta Mekke ve çevresine niyet eden Muhammed işler yolunda gidince işleri büyütüp tüm insanlığa geldiğini iddia etmiştir. Ama bunun bu konuda verilen Neml 91. ve 92. ayetlerle ilgisi yok. Bu ayetlerde yalnızca Mekke'yi uyar demiyor, yalnızca Mekke ile beraber herşeyin sahibi olan Allah'a tap, başkacasına tapma diyor.

Yani "yalnızca Mekke" değil.
"Yalnızca Allah'a tap."

Yalnızca sözcüğü Mekke'ye yönelik değil, tapılması gerekene yönelik.

Diğer ayet de şuydu sanırım:
Alıntı:

"Böylece şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarman, şüphe götürmeyen toplanma günü ile uyarman için sana Arapça okunan bir Kitap vahyettik. İnsanların bir takımı cennete, bir takımı da çılgın alevli cehenneme girer."( Şura, 42/7)
Ayet, nüzul sırasına göre Muhammed'in tüm insanlığa geldiğini söyleyen ayetlerden önce olmalı.

Natürelist 21-12-2012 21:28

Alıntı:

Hasan Akçay´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 470478)
Kastedilen bölge yalnizca
Mekke'dir.

Hayir. Neml 91'de kastedilen bölge Allah'in evim dedigi Kabe'dir. Allah'in, elcisine emri o ki elci o evin Rabbine ibadet edecek. Tipki Kureys gibi: "Kureys bu evin Rabbine ibadet etsin!" Yani âlemlerin Rabbine. Cünkü Allah yalnizca o evin degil âlemlerin Rabbidir.

Enbiya 107: Biz seni âlemler icin rahmet olarak yolladik.

Simdi burada asil mesele "belde" degil,
asil mesele
allah muhammed'den ne istedigini bilmiyor.

ASIL siz ne dediginizi bilmiyorsunuz. Cünkü hidayetten, sapmaktan söz eden ayetler su varolussal gercegi dile getiririr: Allah evrensel yasalarini koymustur. Örnegin su, insani bogar; ates yakar (C S Taranci)... Allah'in bu yasalarini takmamak üzere kim saparsa örnegin kim kendini atese atarsa yanar.

Herkes kendisinin kurtaricisi, kendisinin mahvedenidir. Elciye düsen yalnizca uyarmak.

Sevgi ile,
Hasan Akcay

http://www.kuranmeali.org/27/neml_su..._mealleri.aspx

Verdigim link de bakiniz kac kisi Mekke Sehri demis ve kac kisi Kabe demis. Kac yerde Kabe diye gecmis de ben görememisim? Sorgulayacaksaniz eger ilk basta yazili bir dilekce vererek islami ulema'nizi sorgulayiniz. Diyanet bile eski cevirisinde bu ibareyi kullanmis, yeni ceviri de farkli degil burada da Mekke'den bahsediyor, beytullah dan bahsedilmiyor.

Zaten ilk olarak belirtmistim bu bir ayri konu olur, cünkü buna dair murted'in dedigi gibi ayet var, evet bunu da biliyordum isteseydim bunuda buraya asardim ama gerek görmedim, cünkü konu bu degil ve bu yönden yogunlasma ile baska yönlere cekilmek isteniyorsa buyrun siz devam edin.....

Asil konu üzerinde durmak istiyorum.

Allah ne diye muhammed'e o is senin degil ben hallederim diyor? ve diger yandan ise sapiklari da uyar! yani allah bir yandan uyarmasini diger yandan ise uyarmamasini istiyor.

Simdi burada muhammed uyarsin mi? uyarmamasin mi? bunun hakkinda bir sey diyebilecekseniz eger buyrun....

Elciye düsen yalniz uyarmak diyorsunuz da, ancak allah öyle demiyor;

"sapiklari uyarman senin isin degil diyor"

Uyarilmak nicin yapilir?

Dogru yoldan bir sapma olursa bu nedenle de elci gönderilerek sapiklar uyarilir degilmi, yoksa dogru yolda olanlar tekrardan nicin uyarilsinlar! amac bumu'dur? ayette hem muhammed'e ........" Sen, ancak ayetlerimize inanacaklara işittirirsin"..... der!

Muhammed bu inanacaklari önceden nasil bilsin ki? gidip de bu inanacaklara ayetlerini okusun.



...."ASIL siz ne dediginizi bilmiyorsunuz. Cünkü hidayetten, sapmaktan söz eden ayetler su varolussal gercegi dile getiririr:

"Herkes kendisinin kurtaricisi, kendisinin mahvedenidir" demissiniz.

Bu sizin görüsünüz'dür. Ancak kur'an öyle demez! hic bir kimse kendi basina karar veremez. Simdi bana burada döktürmeyiniz bütün ayetleri ortaya....

Size allah'in hidayete erdirmesini isteseydi yapabilirdi ancak kendi kendine verdigi bir "Söz"! vardir ayeti'ni hatirlatirim. Bunun herkes kendisinin kurtaricisi oldugunu ve kur'an ile de bagdastiramaz'siniz, yok böyle bir sey kur'an'da, olsa olsa diger doga inanclarinda bulunabilir, galiba siz bunlari birbirleriyle karistiriyorsunuz.

Simdi tek bir soru; muhammed uyarsin mi? uyarmasin mi? sapiklari.

Cünkü kur'an'da bir yerde muhammed konusuyor diger yerde ise kur'an'in allah'i hangisi dogru'yu veya yalan'i söylüyor?

Iyi forumlar....

Neva 21-12-2012 21:44

Alıntı:

Natürelist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 470548)
http://www.kuranmeali.org/27/neml_su..._mealleri.aspx

Verdigim link de bakiniz kac kisi Mekke Sehri demis ve kac kisi Kabe demis. Kac yerde Kabe diye gecmis de ben görememisim? Sorgulayacaksaniz eger ilk basta yazili bir dilekce vererek islami ulema'nizi sorgulayiniz. Diyanet bile eski cevirisinde bu ibareyi kullanmis, yeni ceviri de farkli degil burada da Mekke'den bahsediyor, beytullah dan bahsedilmiyor.

Sevgili Naturelist;

Verdigin linklerde bircok kisi Mekke demis olabilir.

Ama sen vermis oldugun ayetlere iliskin, Elmalili'nin ilk sadelestirilmeden onceki kismini okudun mu?

Oradan Mekke anlami cikmaz.

Allah zaten orada Muhammed'e de seslenmiyor, zira ayet orjinallerinde hic Muhammed gecmez. Sen Kuran seklinde okudugun icin bu anlami cikariyor olabilirsin.(ki burada da baska celiski cikar karsimiza o da ayri bir durum)


Zaten ele aldigin konuyu esas alirsak, Neml suresini 76'dan alip- 79'a degin okursan meseleyi anlayabilirsin.

Kitabin birden fazla yerinde de gectigi gibi, onlarin arasinda (ihtilafa dustukleri konularda) ben hukum verecegim diyor. (yani sen hukum veremezsin,bilemezsin, sadece uyarmakla teblig etmekle mukellefsin, bundan fazlasini yapamazsin. (Allah dilemedikce o kisilerin muhru acilmayacagi icin.)

Onun disinda zaten sure boyunca, ta Musa'dan alir, gelen tebligleri veya peygamberleri ve onlara uymayanlari veya inkar edenleri detayli vs. anlatir.

Yani peygamberler uyarmakla, tebligle mukelleftir. Bunu yapmalari icin karsidaki insanin inanacak - inanmayacak/sapmis veya sapmamis olmalarini bilmeleri gerekmez.

Bu islam dininde de boyledir. Degismez.

Iman eden bir kisi, uyarmakla ve dine dair tebligle mukelleftir, bu onun oncelikli gorevlerinden biridir. Yani islam kaidelerine gore yanlis bir durum yok.

Sesli 21-12-2012 22:11

Alıntı:

Hasan Akçay´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 470478)
Kastedilen bölge yalnizca
Mekke'dir.

Hayir. Neml 91'de kastedilen bölge Allah'in evim dedigi Kabe'dir. Allah'in, elcisine emri o ki elci o evin Rabbine ibadet edecek. Tipki Kureys gibi: "Kureys bu evin Rabbine ibadet etsin!" Yani âlemlerin Rabbine. Cünkü Allah yalnizca o evin degil âlemlerin Rabbidir.

Enbiya 107: Biz seni âlemler icin rahmet olarak yolladik.

Simdi burada asil mesele "belde" degil,
asil mesele
allah muhammed'den ne istedigini bilmiyor.

ASIL siz ne dediginizi bilmiyorsunuz. Cünkü hidayetten, sapmaktan söz eden ayetler su varolussal gercegi dile getiririr: Allah evrensel yasalarini koymustur. Örnegin su, insani bogar; ates yakar (C S Taranci)... Allah'in bu yasalarini takmamak üzere kim saparsa örnegin kim kendini atese atarsa yanar.

Herkes kendisinin kurtaricisi, kendisinin mahvedenidir. Elciye düsen yalnizca uyarmak.

Sevgi ile,
Hasan Akcay

Sayın Hasan Akçay,

Her zaman olduğu gibi KURAN'ı ve Kurandaki ALLAH'ı savunmaya yeltenmişsiniz. Ve diyorsunuz ki;

''ASIL siz ne dediginizi bilmiyorsunuz. Cünkü hidayetten, sapmaktan söz eden ayetler su varolussal gercegi dile getiririr: Allah evrensel yasalarini koymustur. Örnegin su, insani bogar; ates yakar (C S Taranci)... Allah'in bu yasalarini takmamak üzere kim saparsa örnegin kim kendini atese atarsa yanar.

Herkes kendisinin kurtaricisi, kendisinin mahvedenidir. Elciye düsen yalnizca uyarmak.

Sevgi ile,
Hasan Akcay''


Her ne kadar yanıtınız bana değilse de, genelde yanlışları kabul etmek adetinde olmadığım için, size bir iki söz etmem gerekti.

ALLAH evrensel yasaları koyduysa, tekrar o yasaları anımsatmaya gerek var mı? Akıl o yasaları görmüypr mu? Kuranda insanlara SU sizi öldürür, ateş yakar mı denilmekte? Yoksa açıkça Muhammed peygambere özel olan HALA KIZI, TEYZE KIZI, AMCA KIZI, DAYI KIZI, helal mi edilmekte?

GÜNEŞ dahi ışınlarını aracısız ve ayrım yapmadan gönderirken, ALLAH bu ayrımcılıkla ve aracılarla iş görünce, acizlik örneği olmuyor mu?

Uyarmak dediğiniz içi boş bir sözcük. Kimsenin uyarılma ihtiyacı yok...Akıl var ya o yeter...Tabii o aklı iman kafesine hapsedince akıl da çalışamaz oluyor.

Ancak ALLAH maskesi takanlar kendinden uyarıcıyım diye ortaya çıkınca, işte bu aklın iman kafesine kapatılması olmuş oluyor. Size de kafesteki akılları savunmak düşmüş demek! Hidayet aklın kafesten kurtulmasıyle olur, kafese sokanlarla olmazki!

ESENLİK DİLEKLERİMLE,

Sesli 22-12-2012 03:19

İnsan bu akıllara şaşmakla kalmıyor. Bu akılların zindan denilen iman kafesine hapsedilmesine üzülüyor.

ALLAH'ın EVİ, kızı, karısı veya kocası, kitabı, kalemi, dini, imanı olur mu? Ya elçisi?

Elçiyi kullananlar insanlardır. Çünkü insanların iletişim kurmaları bir takım aracılara bağlıdır. Eğer ALLAH sonsuz güç sahibiyse, bu gibi insanların kullandıkları ve ihtiyaç duydukları nesnelere ALLAH'ın ihtiyacı olmaz.

Güneş bile ışınlarını hiç bir aracıya ihtiyaç duymaksızın herkese ayrım gözetmeden gönderebiliyorsa, KURAN'daki Allah güneş kadar olamayıp, ona buna ihyiyaç duymuş olur...

Bu konuda, Allahın İsaya, Musaya, Muhammede ihtiyacı olur mu? Aklını iman kafesine hapsedenler bu gerçekdışını kabul ederler. Özgür akıl böyle saçmalıkları kabul etmeyen akıldır.

ALLAH insanlarla iletişim kuracaksa, bu iletişim akıl ile olur. Aklın hikmeti budur...Aklını imanın karanlık hapisanesine hapsedince, artık gerçeği görmek imkanı kalmaz.

Natürelist 22-12-2012 12:37

Anlasilan türkce dilinde anlasamiyoruz, bari anladigimiz dilde konusalim!! buyrunuz;


NEML - 91
İnnemâ umirtu en a’bude rabbe hâzihil beldetillezî harremehâ ve lehu kullu şey’in ve umırtu en ekûne minel muslimîn.

NEML - 92
Ve en etluvel kur’ân(kur’âne), fe menihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsih(nefsihî), ve men dalle fe kul innemâ ene minel munzirîn

Ben burada ..."hâzihil beldetillezî"... üzerinden konuya deginmiyorum!

Degindigim nokta; ...."kullu şey’in ve umırtu"... ..."ve men dalle fe kul innemâ ene minel munzirîn"... yani sapiklari da uyarmasiyla emrolun'mus!

Muhammed rabbi'ne iman etmis etmemis, yada mekke imis degilmis o beni ilgilendirmiyor.

Ama bakiniz burada ne diyor;

NEML - 80
İnneke lâ tusmiul mevtâ ve lâ tusmius summed duâe izâ vellev mudbirîn

NEML - 81
Ve mâ ente bi hâdîl umyi an dalâletihim, in tusmiu illâ men yu’minu bi âyâtinâ fe hum muslimûn

......"İnneke lâ tusmiul"... ...."Ve mâ ente bi hâdîl umyi an dalâletihim, in tusmiu"....

Yani ....."Muhakkak sen isittiremez'sin ve
Sen o körleri sapikliklarindan kurtarip hidayete erdirecek de degilsin"...


AHKÂF - 31
Yâ kavmenâ ecîbû dâiyallâhi ve âminû bihî yagfir lekum min zunûbikum ve yucirkum min azâbin

......"Yâ kavmenâ ecîbû dâiyallâhi ve âminû"....
yani ey kavmimiz allah'in elci'sine uyun ve o'na iman edin.

Tüm ayetler olsun veya tek bir ayet olsun farketmez, allah ne dedigini bilmeli, bir dedigini diger yerde sen bu isi yapamazsin bu isi bana birak diyorsa, elci göndermesine de gerek yoktur. (sahi bilen varmi kac elci gelmistir?)


Sevgili Neva zaten kur'an neml sure'sinin basinda da oldugu gibi cesitli konulara deginerek sürer gider, ve bir bakmissin birden bire film kesiliyor ve aniden baska konulardan bahsediyor bu simdi bilinmedik bir sey degil. Ve bir bakmissin ayni konu biraz farkli sekilde baska sure'lerde önümüze bir kac kez cikiyor, yani insanlara sanki bir cocuga dikte edercesine tekrarlaniyor! Su kur'an'i toplasak icerik olarak üc gram bile yapmaz, yanlis anlasilmasin ama maalesef bu böyledir. Sürekli tekrari ve tekrarinin tekrari, anladik ettik etmesine amma.. insana bir kez söylenir. Ne yani bana bes kez söylecek ancak altin'ci kez de yeni yeni anlamami mi saglayacak? kur'an bir kez söylemesinde derdini anlatamiyorsa kullari ne yapsin? hele hele yüceler yücesi olan bir tanri icin hic de sorun olmamasi gerekir.

O yüzden gelecekseniz eger mekke imis kabe imis degilmis bunlar'la gelmeyeniz. Bunlar üzerine de kafa yormadim, olsa ne olur? olmasa ne olur?

Hala tek bir soru sordugum acik kalmis; muhammed uyarsin mi? uyarmasin mi? sapiklari, haa..bir de uyari nicin yapilir?

Iyi forumlar...

Neva 23-12-2012 00:40

Alıntı:

Natürelist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 470629)
Hala tek bir soru sordugum acik kalmis; muhammed uyarsin mi? uyarmasin mi? sapiklari, haa..bir de uyari nicin yapilir?

Iyi forumlar...

Sevgili Naturelist;

Sorunun yaniti yukarda var aslinda ancak dikkat cekmedin sanirim.Koydugun ayetlerde Muhammed yok zaten.

Peygamber diye gidelim bu yuzden; Peygamber/peygamberler uyarmakla mukelleftir.

Senin sapik olarak nitelediklerin bu surede, sapanlardir, yani belli bir inanca mensupken yoldan cikanlar veya farkli bir inanca yonelenler. Bunlari peygamber yine uyarmakla mukelleftir, zira bir din gelmistir ve bir sekilde o kisinin kalbi o dine(ganimet vs.) isindirilabilir. Yani dine donme olasiligi olabilir. Bunun disinda kalanlar zaten donmezler. Bildiklerini okurlar, ancak onlar icin de diyor ki; onlarin arasinda ihtilafa dustukleri konuda hukmu ben verecegim sen o kisma karisma. Yani sana inanmiyorlar diye kendini uzme.


Bu ihtilafa dusme bahsi bircok yerde islenir kitapta.. Ve yahudiler, hristiyanlar, sabiiler diye vurgulanir ozellikle arastirirsan gorebilirsin. Bunlar arasindaki verilecek hukum tanriya aittir. Ancak peygamber sadece onlari uyarmakla ve yeni gelen dini tebligle yukumludur.

Uyari nicin yapilir?

Kisiler(ehl-i kitap mensuplari) kiyamet gunune/ yeniden dirilmeye veya ahiret kavramina inanmiyorsa, veya kisiler tanri inanci vs. hic haberdar degilse, uyari yapilir kitaba gore. Kuran'in baska bir suresine bak orada "Babalari veya atalari uyarilmamis kavim" ibaresini goreceksin.


Ilk secenege iliskin bunlara inanilmadan olusturulan inanc/iman eksiktir yine kitaba gore. Bunun disinda kalanlar da gercekte bir tanri inanci oldugu halde, kitaba gore bozulmus bir inanca egilim gosterenlerdir. (iste ortak kosanlar, lat, uzza. menat inanci vs.)

Ama bu demek degildir ki bu grup yeni din'e donemez. Yine donme olasiligi vardir, zaten adamlardan bir kismi donmusler iste ashabi olusturmuslar. Zaten ilk inananlarin cogu koledir, iclerinde birkac elit tabaka denilebilecek adam vardir. Fakat dinin yukselmesi ve gelismesi icin elit tabakaya ihtiyac vardir. Bunun icin de ehl-i kitap mensuplari gozde elemanlardir.

Mesela kitaba gore, yahudiler yuzdeye vurgudunda donmezler denilebilir, onlar kendi bildikleri sekilde iman ederler cunku zaten bir kitaplari vs. vardir.
Aralarinda peygamberlerine iliskin seriat bakimindan ihtilafa dusseler bile yine de kendi bildiklerince iman etmeye devam ederler. Ancak Tanri o yolu acik birakir, birak o sekilde iman etsinler hukmu ben verecegim malum gunde der. Bu birden fazla yerde vurgulanir kitapta.

Uyari ve teblig tum dinlerin belkemigidir.
Misal bizler ateist veya dinsiz vs. bir cocuk yetistirebiliriz ancak gelecekte o cocugun bir sebeple din'e donmeyecegi konusunda %100 bir garantimiz kesinlikle yoktur. Ayni sekilde dindar bir ailede yetisen cocuk icin de bunun tam tersi bir garanti yoktur.

Bu yuzden onem tasir dinler acisindan. Bu uyari ve teblig her sekille ve yolla yapilabilir inanan kitle tarafindan. Ornek; 1400 yil oncesinin ganimet kavrami, benzer sekilde bugunku cemaatlerin vs. kendi muritlerini mali olarak guclendirip, kalkindirmasi seklinde karsimiza cikar. Cok fazla birsey degismemistir anlayacagin.

Yani ortada bir celiski yok uyarmak bakimindan, peygamber tebligle mukellef, ancak tanrinin cehennemlik dedigini donduremez icerige gore ve dahi bagislanmasini dahi teklif edemez. Bu da zaten kitabin geldigi doneme iliskin uyumludur genel islama iliskin, cunku sadece Tanri herseyi ve gaybi bilir. Vahiy inisi devam etmektedir.

Kitabin kendi ic kurgusuna gore peygamber bunu denemeye kalkmistir, ve akabinde(!) ayet gelmistir. Mesela buna en iyi ornek kendi annesidir. Magfiret dahi dileyemez peygamber. Veya mesela bir Ebu Leheb..

Yani kisaca islam kaidelerine gore yalan- yanlis bir durum yok uyarmak acisindan. Peygamber uyaracak ve tebligi aktaracak.

Natürelist 24-12-2012 07:36

Sevgili Neva,

Zaten Kur'an'da haber, bilgi vermek bir konuyu bilinir hale getirmek ile, (vahy, idra, tenbi, inba, teblig) bildirme aciklama anlamindadir. Ve sık sık da tekrarlar.

Örnek maide suresi-67 de "Ey peygamber! sana indirileni teblig et! der demesine ancak HÛD - 49 da söyle der;

"İşte bunlar, sana vahyile bildirdiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen bilirdin, ne de kavmin. O halde sabret, iyi sonuç Allah'tan korkanlarındır".

Yani bilinmeyinlerin bilgisini tanri verebilir elciler araciligiyla.

Muhammed'in kendi basina faaliyetleri de var mesela.

O halde tanri bir degisiklik yapip yeni bir sey getireckse, önceden bu bilgiyi de muhammed'e nicin iletmesinde gec kalmistir?! kaldiki bu olay, daha sonra muhammedin basina gelecektir! O ki böyle bir niyeti vardi da neden is isten gectikten sonra ayet yetistirmeye calisiyor? kaldimi bilinmeyenlerin bilgisini vereceginin bir anlami?

Burada muhammed kendisi zorlamayla yalniz kalmiyor ayni zamanda halasinin kizi ogullugunun karisi ile evleniyor;

AHZÂB - 36
Bununla beraber, Allah ve Rasulü bir işe karar verdiği zaman, gerek inanan bir erkeğin gerek inanan bir kadının kendilerine ait bir işte tercih hakları olamaz. Her kim Allah'a ve peygamberine asi olursa açık bir sapıklık etmiş olur.


Yani burada muhammed ayet gelmeden önce kendi basina karar vermistir, ülemanin ileri sürdügü sudur, güya zeyneb baslangicta zeyd ile evlenmek istememis, ama muhammed'in diremnesi üzerine bu evlilik gerceklesmistir ....."Allah ve Rasulü bir işe karar verdiği zaman..... yani bundan kacis yolu yoktur! der ve;

......"gerek inanan bir erkeğin gerek inanan bir kadının kendilerine ait bir işte tercih hakları olamaz".....
yani görüldügü gibi evlilik konusunda da secim haklari ellerinden aliniyor! hele hele ayet yolu ile zorlamanin ve hic bir secim hakki verilmemesi nasil olur!! demekki her kimse bu konuda aksi yönde karar verirse sapiklik oluyormus??! muhammed burada ilk basta görüldügü gibi zorlamistir ve bu olaylarin arkasinda da ayetler gelmistir, tabii ki is isten gectikten sonra.

Burada ki sorum sudur; Muhammed bunlari yaptirirken bu ayet önceden teblig edilip bildirilmis'midir? yoksa her sey kendi arzu isteklerine göre mi yapmistir?

Bana göre muhammed, kendi arzu ve isteklerini göre haraket etmistir ki bunu sonraki ayetin devaminda görüyoruz;

AHZÂB - 37 Allah'ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye: 'Eşini bırakma, Allah'tan sakın' diyor, Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. İnsanlardan çekiniyordun; oysa Allah'tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik, ki evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda müminlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allah'ın buyruğu yerine gelecektir.



......"Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun".... demesiyle yani muhammed bu kadina ilk basta göz koymus ve kadin sonra da zeyd'den bosanarak muhammed ile evlenmesinde sorun olmamasi icin, bu güzelim gelenegi evlatliginin esiyle evlenmesinde bir sakinca görmeyen tanri tarafindan bir anda kaldirarak yürürlüge konuluyor. Gerci muhammed de bunun dogru olmadigini farketmis olacak ki utancindan dolayi icinde saklamayi tercih ediyordu. Cünkü halkin dedikosundan cekiniyordu. Peygamber ogullugunun karisini elinden aldi derler diye, ve korkmasida dogal, zira itibarini yitirip kimsede kendisine inanmayackti, bu yüzden de tanri asil korkman cekinmen birisi varsa o da benim'dir der.

Diger örnek ise kur'an allah'i Beni kureyza katliamini yapmasini neden istiyor? eger bir seyi teblig etmekle mükellef ise, ayetleri yalnizca bir bir anlatir gerisini de allah'a birakir. Allah da isine geldigi gibi cezalandirir. Buna gücü yetmiyormu ki, sabahtan aksama kadar muhammed ile tayfasina kelle dogratmis?

Asagidaki ayette eger burada da kur'an'in allah'i yahudiler ile kitaplari ve ilah'lari bir dir diye acikliyorsa, sorun nedir? adamlar muhammede inanir veya inanmazlar, inanmayanlarin hesabini nasil olmasa sonra bunlardan hesap soracagim diyor mu? diyor! ee...daha mücadele etmesini kelle koparmasini neden muhammed den istiyor?

http://www.turandursun.com/forumlar/...8&postcount=18

ANKEBÛT - 46
Kitap ehli ile zulmedenleri bir yana ancak en iyi bir şekilde mücadele edin ve deyin ki: «Biz, hem bize indirilene iman ettik, hem size indirilene ve bizim ilahımız ile sizin ilahınız birdir. Ancak biz yalnız O'na teslim olmuşuzdur.»


Muhammed'in cinayetleri
http://www.turandursun.com/forumlar/...26&postcount=1

Sevgili Neva, bir de isa'dan sonra muhammed gelene kadar arada 500 yil gecen bir süre vardir. Simdi bu insanlar nereye gidecekler cehenneme mi cennete mi? hani elcilerini sürekli esirgemeyen allah.... o ki yahudiler hiristiyanlar cehennemliktir, bu süre icinde ölen insanlar ahirette (!) allaha: sen 500 yil önce muhammed'i nicin göndermedin'de biz de müslüman olsaydik da cennetin bas köselerine kurulsaydik ve simdi bizlere ceza keserek bu yaptigin adaletlimi dir? diye sormazlar mi?

Iyi forumlar...

Neva 24-12-2012 12:22

Sevgili Naturelist;

Iyi de burada ki ilk orneginde yine islama gore bir hata yok ki..

Kurguya gore Hud suresini iner once, Maide en son inen surelerden biridir. Burada bir dengesizlik yok.

Diger soruna gelince, tamam , bosatmis evlenmistir ama zaten ayet gelmistir oncelikle. (klasik inanir kesim, kitabini okumadigi icin, bunu bu sekilde ifade edemez, ille bir hikmet arar, bulur, uydurur dogal olarak peygamberine iliskin, halbuki adam dogru olani/geregini yapmistir.)

Ancak orada yine kendi basina karar durumu yoktur. Ayet var zira.

Ahzap/4 Allah adam için içinde iki kalb yapmamıştır ve kendilerinden zıhar yaptığınız zevcelerinizi analarınız kılmamıştır, evlâtlıklarınızı da oğullarınız kılmamıştır, O sizin ağzınızda lâfınızdır, Allah ise hakkı söylüyor ve doğru yola hidayet eyliyor

Bu durumda Zeyd'in ogullugu(evlatlik durumu) ortadan kalkar. Sadece yetim hukuku kalir.

Zaten bu zaruridir en alta yazdigim bahiste belirttigim ayet sebebiyle..

Bir hikmet veya ahlaksizlik /etik olmayan bir durum filan yoktur yani ortada ama bilmezler muslumanlar.

Tamam tercih haklari olamaz kitaba gore, ama ayni kitaba ve islama gore kul'un icindekini aklindakini (kalbindekini) yalnizca Allah bilir islama iliskin.

Zaten ilerleyen ayetlerde de soyluyor, icinde sakliyordun diye..


Ankebut suresi Muhammed'i anlatmaz zaten, yahudilerin kendi aralarindaki ihtilafli durumu isler sevgili Naturelist. Kaldi ki oyle bile olsa, kelle almasi sasilacak bir durum degildir, dinlerin yayilma sekli budur, zira hepsi politik cikis sebeplidir.


Oteki soruna iliskin;

Yani illa bir kitapli peygamber gelmesi gerekmez. Zaten bolgede yahudi ve hristiyan ve sabii inanci mevcuttur. Aklina yatiyorsa iman eder, yatmiyorsa pagan vs. dinine devam eder. Bu cok buyuk sorun degildir yani.

Zira kitaba gore yekten/genel olarak , tum yahudi ve hristiyanlar vs. cehennemlik filan degildir. Biraz insafli davran yahu.. :) Ayetler var.

Bize gore bir yere gidip gelen yok gerci de,

Kitaba gore oyle bir soru sorma hakkina sahip degiller, zira olcu olan amenu olmaktir anlam olarak , muslumanlik, yahudilik, hristiyanlik, sabiilik vs. vs. kitapta islenen dinler degildir.

Eslem-na olabilirsin, ama her eslem-na olan, amenu olmus demek degildir.
Hucurat 14 okursun bir ara.


Muslumanlar bilmezler zira, Kuran dedikleri zaman son din olarak muslumanligin secildigini, otekilerin cope gittigini zannederler, bunu savunurlar kendi kafalarina gore ulema sebepli.

Kitabin bir ayetini (hangisi oldugunu onlarda bilmez zaten) inkar ederler ve kufre duserler farkina varmadan, bu ilahiyatcisi icin de boyledir, ulemasi icin de boyledir.

Kitaplarini okuyor olsalar anlayabilecekler gerci ama, iste....


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:11 .