Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Muhammed'in doğumu (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=3206)

sargon 03-12-2006 18:10

Muhammed'in doğumu
 
Muhammed'in doğumu ile ilgili siyer kitaplarımız övgü yarışında içindeler. Bunlardan bazı örnekler vermek istiyorum. Herşeyden önce Muhammed'in soyunun ne kadar yüce olduğu ve temizliği sözkonusu tabii. Bu soy İbrahim'e kadar dayandırılır. Olay basit bir övgüden çıkıp adeta çılgınlık boyutuna kadar yükselmiş durumda. Muhammed kutsal bir kişi olduğundan zaten mantık ve bilim sınırları otomatik olarak ortadan kalkıyor ve ortaya inanılmaz komik bir tablo çıkıyor. Ancak önemli olan bunlara milyonlarca kişinin inanmaya devam etmesidir. *Önce Asım Köksal'ın siyerine bakalım. Salih Suruç ve Muhammed Hamidullah'ın siyerlerine de sırayla bakacağız. Altlarında kaynaklarını da verdim.

"Yüce Allah; İbrahim oğullarından, İsmail'i seçti.[12]
İsmail oğullarından, Kinane oğullarını seçti.
Kinane oğullarından, Kureyş'i seçti.
Kureyş'ten, Hâşim oğullarını seçti.
Hâşim oğullarından da, beni seçti."[13]

[13] İbn Sa'd, Tabakât, c. 1, s. 20, Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 4, s. 107, Müslim, Sahîh, c. 4, s. 1782, Tirmizî, Sünen, c. 5, s. 583, Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 1, s. 165, İbn Abdilberr, İstiâb, c. 1, s. 26, Zehebî, Târîhu'l-İslâm, s. 22, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 2, s. 255-256.

"Ben, Muhammed b. Abdullah b. Abdulmuttalib'im!
Yüce Allah; mahlukatı yarattı, ve beni, onların en hayırlı fırkasının içinde bulundurdu!
Sonra, onları iki fırkaya ayırdı ve beni, en hayırlı olan fırkanın içinde bulundurdu.
Sonra, onları kabilelere ayırdı ve beni, en hayırlı olan kabilenin içinde bulundurdu.
Sonra, onları ailelere ayırdı ve beni, onların en hayırlısı içinde bulundurdu.
Ben, sizin aile yönünden de en hayırlınızım, nefis yönünden de en hayırlınızım!"[14]

[14] Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 1, s. 210, Tirmizî, Sünen, c. 5, s. 584, İbn Abdi Rabbih, Ikdu'l-ferîd, c. 2, s. 173, Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 1, s. 170, Ebu'l-Ferec İbn Cevzî, el-Vefâ, c. 1, s. 77-78, İbn Esîr, Câ imi u'l-usûl, c. 9, s. 397, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 2, s. 256.

"Ben, Muhammed b. Abdullah, b. Abdulmuttalib, b. Hâşim, b. Abdi Menaf, b. Kusayy, b. Kilab, b. Mürre, b. Ka'b, b. Lüey, b. Galib, b. Fihr, b. Malik, b. Nadr, b. Kinane, b. Huzeyme, b. Müdrike, b. İlyas, b. Mudar, b. Nizar'...ım! Halk, ne zaman iki kısma ayrılsa, muhakkak, Allah beni onların en hayırlı olanının içinde bulundurmuştur. Ben, Cahiliye devrinin kötülüklerinden hiçbir şey bulaşmaksızın, ana ve babamdan meydana geldim. Ben, tâ Âdem'den babama ve anneme gelip ulaşıncaya kadar, hep nikâh mahsulü olarak meydana geldim, asla zinadan meydana gelmedim! Ben, sizin nefis yönünden de en hayırlınızım, baba soyu yönünden de en hayırlınızım!"[16]
[16] Hâkim, M. Ulûmi'I-hadîs, s. 170-171, Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 1, s. 174-175, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 2, s. 255-256, Suyûtî, Câmiu's-sağîr, c. 1, s. 107, Alâuddin Ali, Kenzu'l-ummâl, c. 11, s. 401.

İbn Sa'd; Ensar bilginlerinden Muhammed b. Sâib'e dayanarak, Peygamberimiz (a.s.)ın anne ve anneannelerini, babaannelerini batınlarca kaydettikten sonra, bu bilginin:
"Peygamber (a.s.)ın beşyüz annesini tesbit ve kayd etmeye muvaffak oldum. Hiçbirinde, ne zinaya, ne de Cahiliye çağında işlene gelen kötü işlerden hiçbir şeye rastlamadım!" dediğini de nakleder.[18]

[18] İbn Sa'd, Tabakât, c. 1, s. 59-60, İbn Asâkir, Târîh, c. 1, s. 288-291, Kadı lyaz, eş-Şifâ, c. 1, s. 11.

Yukardaki aktarımlarda soyun ne kadar büyük bir önem taşıdığını görüyoruz. Örneğin Muhammed hem soyu tertemiz biridir, hem de ailesinde hiç zina olmamıştır. Zinadan doğan bir çocuğun ne suçu var diyemezsiniz çünkü yüzyıllardır hiç bir suçu olmasa da zina ürünü çocuklar insanlık dışı bir şekilde aşağılanmış ve toplum tarafından itilmiştir. İslamiyet bu kabile kültürünü kaldırmamış tersine aynen korumuştur. Bu ilkel kabile kültürünün izleri günümüzde de sürmektedir. Muhammed'in zina ürünü olmadığının ısrarla vurgulanması ile de bu tür olası bir saldırının Çünkü babası, d önü kesilmeye çalışılıyor.aha kendi doğmadan ölmüş, evlenmesinden birkaç ay sonra bir kervan yolculuğuna çıkar ve dönüşte hastalanıp ölür. Muhammed, Hamidullah'ın söylediğine göre, o zamanki Arap gelenekleri gereği annesi tarafından emzirilmez, bir sütanneye verilip çöle gönderilir.

jayjay 03-12-2006 18:21

Re: Muhammed'in doğumu
 
Bir de Muhammed'in babasının doğumu var. Onu da mucize oarak göstreriyorlar. Şu anda olay az çok aklımda ancak islam ansiklopedilerine tekrar bakmam lazım, kafadan yazmayım yanlış bilgi veririm. Ancak o mucizede Abdulmuttalip (dede) Allah'a yalvarıyor ve kurban etmekten bahsedilior. Muahmmed'in dedesi putperest değil miydi? Putperestlerde kurban etme adeti var mıydı?

sargon 03-12-2006 18:59

Re: Muhammed'in doğumu
 
Sevgili jayjay,

dediğin gibi bir hikaye var. Ben Salih Suruç'un siyerinde okudum. Enteresan bir hikaye. Abdulmüttalip'e rüyasında git Zemzem'i kaz deniyor. Güya o sırada İsmail'in zemzem kuyusu kapanmış. İşte Abdulmüttalip onu buluyor, bir de içinden altınlar falan çıkıyor. Kabe ileri gelenleri doğal olarak pay istiyorlar, Abdulmuttalip kabul etmiyor ama bu arada eğer 10 erkek çocuğum olursa birini kurban ederim diyor. 10 oğlu oluyor, biri de Abdullah. Sonra aynı İbrahim gibi Abdullah'ı elinden tutup Kabe'ye kesmeye götürüyor, Mekkeliler karşı çıkıyorlar. (Bak o zamanki Cahiliyye devri insanları için neler söyleniyor İslamiyette, yok kız çocuklarını diri diri gömüyorlardı falan diye, halbuki adamlar bu tür manyaklıklara açıkça engel olmaya çalışıyorlar.)

Uzunca bir hikaye, ama sonuçta 100 deve bedel ödeyerek insan kurbanından kurtulunuyor. Safa ve Merve tepeleri arasında 100 deve keserek Abdulmuttalip, oğlu Abdullah'I kurban etmekten kurtuluyor.

Kurban etme poutperestlerde tabii ki var, daha doğrusu kurban bir putperest geleneği zaten.

Mucizelere geleceğim, ancak burda vurgulamak istediğim şey soy, sop, zina konularındaki bakış açısı. Burda Muhammed'in bir kişi olarak ahlakı, temizliği vb. anlatılmıyor, soyu öne çıkarılıyor. Soyu göklere çıkarılıyor. Yok 500 annesini tespit etmişler, zina yokmuş. En hayırlı soy onun soyuymuş, aile yönünden en üstünü oymuş. *Böyle sürüp gidiyor liste.

03-12-2006 19:08

Re: Muhammed'in doğumu
 
Abdülmuttalip, eğer kendisine 10 erkek evlat verirse birini Al-ilah'a kurban edeceğini vaad ediyor, 10. erkek çocuk Abdullah. Burada eşit davranıp aralarında çekiliş yapıyor, piyango Abdullah'a vuruyor. Kurban edilmek üzere hazırlıklar yapılırken araya başkaları giriyor ve sanırım 100 deve kurban edilerek Abdullah'ın kurtulması sağlanıyor, yani açıkça takiyye yapılıyor ama henüz İslam dini kurulmadığı için putperest takiyyesi olarak kalıyor. Bu nedenle Hz.Muhammed iki kurbanın soyundan geldiğini söylermiş, yani İsmail ve Abdullah'ın.

Bu arada Hz.Muhammed'e iman eden ilk kadın ve erkek, ilk eşi Hatice ile onun amcaoğlu Varakadır ve sanıldığı gibi ikisi de putperest değil Hıristiyandır ki bu oldukça dikkat çekicidir. Varaka tevrat ve İncil uzmanı bir din bilginidir ve "ümmi" Hz.Muhammed'e 15 yıl ders vererek o'nu peygamberliğe bir nevi hazırlamıştır. Haticenin de ilk nişanlısıdır, ama bu evlilik gerçekleşmemiştir. Meryem anamızla birlikte faziletleri tüm kadınlardan üstün olan Hatice anamız 3 kez evlenip her evlilikten birer çocuk ve yüklü miraslara sahip olmuş, dördüncü evliliğini ise kendisinden 15 yaş küçük bir delikanlı olan alemlerin efendisi peygamberimiz Muhammed Mustafa ile yapmıştır.

jayjay 03-12-2006 19:47

Re: Muhammed'in doğumu
 
Sevgili sargon, hikayeyi yazınca hatırladım ancak şu kısmını bilmiyordum, pzt. kütüphaneye gider bi bakarım eksik yer varsa doldururum.
Alıntı:

sargon";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 57681)
Abdulmüttalip'e rüyasında git Zemzem'i kaz deniyor. Güya o sırada İsmail'in zemzem kuyusu kapanmış. İşte Abdulmüttalip onu buluyor, bir de içinden altınlar falan çıkıyor. Kabe ileri gelenleri doğal olarak pay istiyorlar, Abdulmuttalip kabul etmiyor ama bu arada eğer 10 erkek çocuğum olursa birini kurban ederim diyor.

Sargon o zamanlar insanlar günlük yaşamlarında müslümanların kullandığı gibi "allah" ismini kullanıyorlarmış.
Sevgilerden bir demet...

sargon 03-12-2006 20:13

Re: Muhammed'in doğumu
 
Muhammed'in annesi Amine'nin bir şair olduğu ve kocası Abdullah'ın Medine'de ölmesi üzerine bir de şiirinin olduğu söyleniyor. Hatta ailede başka şairler de varmış. Demek ki ailede şiire bir yatkınlık var. Amine'nin kocası Abdullah için yazdığı şiir şöyle

"Artık, Mekke'nin Batha tarafı, Hâşim oğullarından boşaldı.
O, ölümün davetine uyarak, evinden örtüler ve kefenler içinde çıkıp kabre gitti!
Fakat, ölüm insanlar arasında Hâşim oğlu gibi bir yiğit bulup onun boşluğunu dolduramaz.l
Bütün dostları ve arkadaşları, onun tabutunu taşımak için üşüşmekte ve elden ele almakta idiler.
Ne yazık ki, ecel hiç beklenmedik bir zamanda onu alıp götürdü!
Halbuki, o, cömert ve çok merhametli bir insandı ."[63]

[63] İbn Sa'd, Tabakât, c. 1, s. 100, Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 92, Kastalânî, Mevâhibu'l-ledünniye, c. 1, s. 27, Diyarbekrî, Hamîs, c. 1, s. 187. M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayınları: 1/23.

Salih Suruç'un siyerinde evlendikleri sırada Amine'nin 14 Abdullah'ın ise 24 yaşında olduğu söyleniyor. Amine'nin şairliğini Hamidullah da doğruluyor. Köksal'ın aktardığı şiir doğruysa daha büyük olması beklenir. 14 yaşında bir çocuk için böyle şiirler yazmak pek mantıklı görünmüyor.

Köksal'ın siyerinden doğum mucizelerinde gelelim. Bu mucizevi olaylardan bazıları şunlar:

Hz. Âmine'nin bildirdiğine göre; Peygamberimiz (a.s.)a, ne hamileliği sırasında, ne de onu dünyaya getirirken hiçbir zahmet çekmemiş ve o doğarken de, doğu ile batı arasını aydınlatan bir nurun kendisinden onunla birlikte çıktığını görmüştür.[81]

[81] İbn Sa'd, Tabakât, c. 1, s. 102, Beyhakî, Delâil, c. 1, s. 11 3,136, Zehebî, Târihiu'l-İslâm, s. 47. Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 2,5.264.

Peygamberimiz (a.s.), doğarken, çocukların yere düştükleri gibi düşmeyip ellerini yere dayamış, başını semaya kaldırmış olarak doğmuştur.[82]

[82] İbn Sa'd, Tabakât, c. 1,s.1O2, Taberî, Târîh, c. 2, s. 128, Beyhakî, Delâil, c.1, s. 113, Zehebî, Târîhu'l-İslâm, s. 47, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 2, s. 266.

Muhammed (a.s.) doğunca, geleneğe göre sabaha kadar üzerine kapatılan çanağın yarılarak, yarığından kendisinin gözlerini semaya diktiği görülmüştür.[83]
[83] İbn Sa'd, Tabakât, c. 1, s. 1 02, Ebu Nuaym, Delâilü'n-nübüvve, c. 1, s. 138, Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 1, s. 113, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 2, s. 266.

Şeytan; hayatında koparacağı dört çığlıktan birisini, bu kutlu doğum gecesinde koparmıştır.[85]

[85] Süheyli, Ravdu'l-ünüf, c. 2, s. 149, İ bn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c.1, s. 27, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 2, s. 266-267. Sâve, Hemedan ile Kum arasında, eni, boyu altı fersahlıktan fazla olup, "Gemi" diye anılırdı. Gölün suyu çekilince, yerine Sâve şehri kuruldu (Diyarbekrî, Hamis, c. 1, s. 200). Semave, Küte ile Şam arasında, Kelb arazisinden, taşsız bir çöldür. (Yakut, Mu'cemu'l-büldân, c. 3, s. 245, Diyarbekrî, Hamis, c.1, s. 200).

İran başkadısı ve din adamı Mubezan, rüyasında; birtakım serkeş develerin bir sürü yürük atları
önlerine katarak Dicle ırmağını geçtiklerini, İran topraklarına yayıldıklarını görmüştür. Save* gölünün suyu çekilmiştir. Semave* vadisini su basmıştır. Kisra'nın sarayından 14 şerefe yıkılmıştır. İranlıların 1000 yıldan beri hiç sönmeden yanan ateşgedeleri sönüvermiştir![86]

[86] Taberî, Târîh, c. 2, s. 131-132, İbn Abdi Rabbih, Ikdu'l-Ferîd, c.2,s. 29-30. Ebu Nuaym, Delâilü'n-nübüvve, c. 1, s. 139-140, Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 1, s. 126-127, Ebu'l-Ferec İbn Cevzî, el-Vefâ, c. 1 , s. 97-100, Muhyiddin b. Arabf, Muhâdarâtu'l-ebrâr, c. 2, s. 66-68, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c.1, s. 28-29, Zehebî, Târîhu'l-İslâm, s. 35-39, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 2,s. 268-269, Diyarbekrî, Hamis, c. 1, s. 200-201. M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayınları: 1/25-28.

ozgur_beyin 03-12-2006 20:17

Re: Muhammed'in doğumu
 
rahman ve rahim olan rab , habibine bile mutlu bir çocukluk
yaşattırmamış. bu bir imtihanmı? eğer öyleyse hiç hoş bir imtihan değil.
güç yetirememi? eğer böyleyse bu rab da bir eksiklik olduğunu gösterir.
eksiklik değilse bu nasıl bir kavramla açıklanır?
* * * * rab 'bın en büyük özelliği olan ' kün fe yekün' değilmi ? öyleyse bu
'güçle' ilgili tenakuz nasıl açıklanabilir.
* * * * *islamcılar bu tanrısal zafiyeti görmemek için, olaylara nasıl bakarlar
bilemiyorum ve anlayamıyorumda.
* * * * * hep kafama takılır daha önce yazmıştım ,bir daha yazıyorum.
* * * * * orta doğu halklarında erkek evlad , hep bir güç özelliği taşımıştır.
* * * * * halada öyledir.
* * * * * *onsekiz bin alemin sahibi(bu deyim anadoluda tanrıya azamet
atfetmek için sık sık kullanılır)rab peygamberine *erkek evlat vermiş ama yaşatmamıştır. ve peygamberine azılı müşriklerin dölsüz, demesine,
ya göz yummuş yada 'gücü' *yetmemiştir.
* * * * * yalanınızı yalanla tamir etmek için daha büyük bir yalan söyleminiz
gerekir. dinler bu konuda eline su dökülmez büyük ustalardır.
* * * * * yeterki bu yalanların *bedava avukatlığını yapacak inananlar bul-
sun.

* * * * * *bu site gibi ,siteler' kral çıplak 'diyecek bilgi ve izan birikimine
*sahip oldukalrı için,bu bedava avukatların hucumuna uğramaktadırlar.

* * * * * bu avukatlığında cennetle mükafatlandıralacağını düşünmektedirler

jayjay 03-12-2006 20:25

Re: Muhammed'in doğumu
 
Alıntı:

sargon";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 57696)
Muhammed'in annesi Amine'nin bir şair olduğu ve kocası Abdullah'ın Medine'de ölmesi üzerine bir de şiirinin olduğu söyleniyor. Hatta ailede başka şairler de varmış. Demek ki ailede şiire bir yatkınlık var. Amine'nin kocası Abdullah için yazdığı şiir şöyle

"Artık, Mekke'nin Batha tarafı, Hâşim oğullarından boşaldı.
O, ölümün davetine uyarak, evinden örtüler ve kefenler içinde çıkıp kabre gitti!
Fakat, ölüm insanlar arasında Hâşim oğlu gibi bir yiğit bulup onun boşluğunu dolduramaz.l
Bütün dostları ve arkadaşları, onun tabutunu taşımak için üşüşmekte ve elden ele almakta idiler.
Ne yazık ki, ecel hiç beklenmedik bir zamanda onu alıp götürdü!
Halbuki, o, cömert ve çok merhametli bir insandı ."[63]

[63] İbn Sa'd, Tabakât, c. 1, s. 100, Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 92, Kastalânî, Mevâhibu'l-ledünniye, c. 1, s. 27, Diyarbekrî, Hamîs, c. 1, s. 187. M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayınları: 1/23.

Salih Suruç'un siyerinde evlendikleri sırada Amine'nin 14 Abdullah'ın ise 24 yaşında olduğu söyleniyor. Amine'nin şairliğini Hamidullah da doğruluyor. Köksal'ın aktardığı şiir doğruysa daha büyük olması beklenir. 14 yaşında bir çocuk için böyle şiirler yazmak pek mantıklı görünmüyor.

Köksal'ın siyerinden doğum mucizelerinde gelelim. Bu mucizevi olaylardan bazıları şunlar:

Hz. Âmine'nin bildirdiğine göre; Peygamberimiz (a.s.)a, ne hamileliği sırasında, ne de onu dünyaya getirirken hiçbir zahmet çekmemiş ve o doğarken de, doğu ile batı arasını aydınlatan bir nurun kendisinden onunla birlikte çıktığını görmüştür.[81]

[81] İbn Sa'd, Tabakât, c. 1, s. 102, Beyhakî, Delâil, c. 1, s. 11 3,136, Zehebî, Târihiu'l-İslâm, s. 47. Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 2,5.264.

Peygamberimiz (a.s.), doğarken, çocukların yere düştükleri gibi düşmeyip ellerini yere dayamış, başını semaya kaldırmış olarak doğmuştur.[82]

[82] İbn Sa'd, Tabakât, c. 1,s.1O2, Taberî, Târîh, c. 2, s. 128, Beyhakî, Delâil, c.1, s. 113, Zehebî, Târîhu'l-İslâm, s. 47, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 2, s. 266.

Muhammed (a.s.) doğunca, geleneğe göre sabaha kadar üzerine kapatılan çanağın yarılarak, yarığından kendisinin gözlerini semaya diktiği görülmüştür.[83]
[83] İbn Sa'd, Tabakât, c. 1, s. 1 02, Ebu Nuaym, Delâilü'n-nübüvve, c. 1, s. 138, Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 1, s. 113, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 2, s. 266.

Şeytan; hayatında koparacağı dört çığlıktan birisini, bu kutlu doğum gecesinde koparmıştır.[85]

[85] Süheyli, Ravdu'l-ünüf, c. 2, s. 149, İ bn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c.1, s. 27, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 2, s. 266-267. Sâve, Hemedan ile Kum arasında, eni, boyu altı fersahlıktan fazla olup, "Gemi" diye anılırdı. Gölün suyu çekilince, yerine Sâve şehri kuruldu (Diyarbekrî, Hamis, c. 1, s. 200). Semave, Küte ile Şam arasında, Kelb arazisinden, taşsız bir çöldür. (Yakut, Mu'cemu'l-büldân, c. 3, s. 245, Diyarbekrî, Hamis, c.1, s. 200).

İran başkadısı ve din adamı Mubezan, rüyasında; birtakım serkeş develerin bir sürü yürük atları
önlerine katarak Dicle ırmağını geçtiklerini, İran topraklarına yayıldıklarını görmüştür. Save* gölünün suyu çekilmiştir. Semave* vadisini su basmıştır. Kisra'nın sarayından 14 şerefe yıkılmıştır. İranlıların 1000 yıldan beri hiç sönmeden yanan ateşgedeleri sönüvermiştir![86]

[86] Taberî, Târîh, c. 2, s. 131-132, İbn Abdi Rabbih, Ikdu'l-Ferîd, c.2,s. 29-30. Ebu Nuaym, Delâilü'n-nübüvve, c. 1, s. 139-140, Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 1, s. 126-127, Ebu'l-Ferec İbn Cevzî, el-Vefâ, c. 1 , s. 97-100, Muhyiddin b. Arabf, Muhâdarâtu'l-ebrâr, c. 2, s. 66-68, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c.1, s. 28-29, Zehebî, Târîhu'l-İslâm, s. 35-39, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 2,s. 268-269, Diyarbekrî, Hamis, c. 1, s. 200-201. M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayınları: 1/25-28.

Sevgili sargon,
Ayrıca Muhammed uzun bir süre yanında kaldığı süt annesi Hanife'den (ismi yanlış hatırlamıyorsam) güzel bir arapça öğrenmiştir ve şiirler de okumuştur (şiir yazmış mı bilmiyorum).
Saygılar...

pante 03-12-2006 21:01

Re: Muhammed'in doğumu
 
Hanife değil Halime olacak herhalde Jayjay.

Sargon'un yazdığı doğum mucizelerine farklı örnekler katılabilir.
Bu konuda öyle çok uydurmalar var ki. Bunların yalan olduğu ise şuradan belli.
Muhammed'in doğum tarihi belli değil. Doğduğu yıl, doğduğu ay, doğduğu gün konusunda çeşit çeşit rivayetler var. Doğum günü belirsiz olan bir kişinin doğduğu güne ait bu kadar çok olağanüstü durumun biraraya gelmesi hiç mümkün mü?
Bu konuda yararlanabileceğiniz detaylı bir makale:

http://www.cumhuriyet.edu.tr/edergi/makale/303.pdf

pante 03-12-2006 21:17

Re: Muhammed'in doğumu
 
Alıntı yapabilmek için aşağıdaki link daha uygun:

http://www.cumhuriyet.edu.tr/akademi...t/der51/02.htm

sargon 03-12-2006 22:48

Re: Muhammed'in doğumu
 
Muhammed'in doğumunda gerçekleşen mucizeler konusunu Salih Suruç iyi derlemiş. Şöyleymiş:

1) Teşrif Ettikleri Gece Bir Yıldız Doğdu.
2) Medâyin'deki Kisrâ Sarayından On Dört Burç Çatırdayarak Yıkıldı.
3) Kâbe'nin İçini Karanlık Ve Kirlere Boğan Putların Pekçoğu Başaşağı Yıkıldı.
4) İstahrabat'ta Bin Seneden Beri Yanmakta Olan Mecûsîlerin Kocaman Ateş Yığınları Bir Anda Sönüverdi.
5) Takdis Edilen Meşhur Sâve (Taberiyye) Gölü Bir Anda Kuruyuverdi.
6) Dünyaya Teşrifleri Ânında, Şark Ve Garbı Küçük Bir Oda Gibi Aydınlatan Bir Nur Görüldü.
7) Semâve Vadisi Taşan Seller Altında Kalıp, Suya Gark Oldu.
8) Gök Kubbeden Salkım Salkım Yıldızlar Döküldü.

Elbette her dinde yada mitolojide olduğu gibi İslamiyet de bi yığın masal ve uydurmadan oluşuyor. Ancak bizim açımızdan bunların önemi şurdadır. Bu uydurmalar aynı zamanda dönemin düşünce biçimini, değerlerini, geleneklerini yansıtır. Bu yüzden bu mucizeler bir önem taşımaz. Ancak mucize öyküleri ve oralardaki bazı detaylar önem taşır.

Pante, verdiğin linkte bu mucizelerin Kuran'a ve bilime aykırı olduğu üzerinde durulmuş, yani hadis ve siyerleri atın, Kuran'ı alın diyor, peygamber olana kadar sıradan biriydi falan diyor. Ama ortada bir şaşkınlık durumu var bence. Kuran da din de hadisler de zaten bilime aykırı şeyler. Benim anlatmaya çalıştığım bunların akla mantığı aykırı şeyler olduğunu göstermek değil.

Muhammed'in doğumundan sonra sütanne meselesi gündeme geliyor. Burda biraz karışıklıklar var. Şöyle ki. Anlatılana göre eski Araplarda çocuklar doğduktan sonra sütannelere verilirmiş. Çölde yaşayan Sadoğulları (Sad b. Bekr) denen bir topluluk var. Bunlar Mekke'ye gelip ordan emzirmek için çocuk alıyorlar. O yıl da kuraklık yaşanıyor ve çok sayıda kadın Mekke'ye geliyor. Bunlar en zenginlerin çocuklarını almaya çalışıyorlar. Böylelikle daha çok para kazanacaklar. Ancak Muhammed'in babası olmadığı için hiçbir kadın onu almıyor. Halbuki dedesi Abdulmuttalib şehrin politikasında önemli olan ve zengin biri. Siyerlerin hepsinde anlaşılmaz bir durum. Muhammedi alacak olan Halime ise Mekke'ye gelen kadınların en yoksullarından biri. Binek hayvanı o kadar zayıf ve yorgundur ki Mekke'ye en son o varır. Bütün zengin çocukları kapılmıştır. Zavallı Halime'ye de Muhammed kalır. Hatta o bile tereddüt eder başta. Abdülmuttalib gibi zengin bir adamın ısrarı karşısında bir de kocama sorayım der. Hatta hiçkimsenin Muhammed'i almadığından daolayı koca Abdulmuttalib Halime'ye yakınır ve çocuğu alması için ısrar eder. Sonunda Halime çocuğu alır. Ama daha sonra da bu çocuğu almasından dolayı epey sayıda kişinin tepkisine uğrar. Hatta kadınlar Halime'yi bir ihtiyara gönderirler, o da büyük bir uğursuzluk sayar çocuğu. Ama siyercilerimize göre tersi olur ve Sadoğullarının yurtlarına bolluk gelir, süt vermeyen develer süt verir, bolluk yaşanır vb.

Bu hikayedeki gariplik babası ölmüş olsa da dedesi oldukça önemli bir çocuk olan Muhammed'i kimsenin almak istememesi. Bu birinci çelişkili durum. İkincisi ise Araplardaki bu adetin gerekçeleri.

Salih Suruç şöyle anlatıyor bu olayı

Mekke'nin havası sıcak ve sıkıntılı idi. Çocukların körpe vücudlarına yaramazdı ve onların sıhhatli büyümelerine ve gürbüz yetişmelerine elverişli değildi. Çölde ise hava güzel, su tatlı ve temiz, hayat serbest, iklim ise mutedildi. Ayrıca çölde yaşayan bazı kabilelerin dilleri de çok daha düzgün ve pürüzsüzdü. Asliyet ve tazeliğini koruyordu. Ahlâkları da temizdi.
*İşte buna binâen, o sırada Kureyş eşrafı ve ileri gelenleri daha sıhhatli ve gürbüz yetişmeleri ve ayrıca düzgün, aslına uygun Arapça öğrenip konuşabilmeleri için Mekke'nin dışında çölde yaşayan kabile kadınlarına ücretle emzirmek üzere çocuklarını teslim etmeyi bir âdet haline getirmişlerdi. Çocuk 2-3 sene, bazen daha fazla sütannenin yanında kalırdı.
*Bu sebeple de yaylalarda yaşayan birçok kabile, bilhassa Sa'd bin Bekr kabilesi kadınları senede birkaç sefer kafile halinde Mekke'ye inerler ve yeni doğan çocukları emzirmek üzere yanlarına alıp tekrar yurtlarına dönerlerdi.
*Mekke civarındaki kabileler arasında Sa'd bin Bekr kabilesi, bilhassa şerefte, cömertlikte, mertlik ve tevazuda ve Arapçayı düzgün konuşmakta temâyüz etmiş ve ün kazanmış bir kabileydi. Bu yüzden, Kureyş ileri gelenleri daha çok bu kabile kadınlarına çocuklarını teslim etmek isterlerdi.


1. Mekkenin havası.
2. Çöldeki kabilelerin dillerinin daha düzgün olması
3. Temiz ahlaklarının olması

Bunların hiçbiri sağlıklı gerekçeler gibi görünmüyor. Yoksulluk içinde çölde yaşayan ve geçim kaynakları olmadığı için çocuk emzirmek gibi bir şeyle para kazanan insanların dillerinin şehirde yaşayanlardan daha düzgün olması pek anlaşılır değil. Mekkeliler ahlaksal olarak bozulmuşlarsa çocuklarını daha ahlaklı diye başkalarına vermeleri de bir çelişkidir. Hava açısından da pek doyurucu bir açıklama değil yapılan.

Asım Köksal'a göre ise nedenlere kadınların kocalarıyla evlenebilmeleri gibi birşey eklenir:

Yeni doğan çocuklarını sütannelerine vermek, Kureyş ve diğer Arap eşrafının âdetleri idi.

Bu da; kadınların kocalarıyla daha rahat meşgul olmalarını ve çocukların da[103] kırda yaşayan Araplar içinde,[104] özellikle havasının güzelliği, rutubetinin azlığı ve suyunun tatlılığı ile tanınan yerlerde yaşayan şerefli kabileler arasında[105] sağlam vücutlu, sıkı etli, cesaretli yetişmelerini ve düzgün ve pürüzsüz konuşmayı öğrenmelerini sağlamak içindi.


Hamidullah gelenek hakkında fazla bilgi vermiyor ama hala sürdüğünü ekliyor.

Mekke’de eskiden beri uygulanan ve günümüzde de varligini sürdüren bir gelenege göre, henüz emzirme çagindaki çocuklar, onlari kendileriyle birlikte çöle götüren sütannelere teslim edilirdi.

04-12-2006 01:44

Re: Muhammed'in doğumu
 
Sn.Sargon,

Bugün de anne-babalar yalnız kalmak, ya da birlikte sinemaya gitmek istediklerinde çocuklarını anneannelerine bırakıyorlar, herhalde benzer bir psikoloji. O dönemde biraz daha uzun sürüyormuş anlaşılan. Muhammed'in ilginç bir hadisi vardır, şimdi kaynak gösteremiyeceğim (aslında pek de farketmez) şöyle birşey diyor:

Sizler benim kadar arapça bilmezsiniz, zira ben vakti zamanında bu dili hepinizden iyi öğrendim.

Demek ki halime yektiri yektiri en arkadan gelse de arapçaya hakimmiş.

saygılar...

sargon 04-12-2006 16:45

Re: Muhammed'in doğumu
 
Sevgili yfln,

oncelikle sitemize hosgeldiniz. Ilk yazilarinizdan konuya hakim oldugunuz belli oluyor. Umarim bundan boyle guzel paylasimlarda bulunuruz.

Asim Koksal'in getirdigi gerekceyi de kabul edebilirdim ama zaten Abdullah olmus durumda. Amine'nin "daha rahat mesgul olmasi"ni gerektiren bir kocasi yok artik. Bu gerekce Amine yeniden evlenmedigi durumda anlamsiz. Amine de kisa zaman sonra oluyor. Eger yasamis olsa da, yeni kocasi cocugu istememis olsaydi, aslinda bu disariya verilme olayi kafama yatacakti. Bu gelenekde bir uydurma havasi var gibi sanki. Yine de bir kanit yok henuz. Neyse bakacagiz artik..

mhmd 04-12-2006 17:32

Re: Muhammed'in doğumu
 
Sn. Sargon,

Sadece yöresel bir geleneğimizi aktarmak istemiştim.
Yöremizde yılın belli bölümlerinde yaylalara çıkılır. Çıkılan yaylalar rakım itibarı ile 2000 m. nin üzerinde seyreder.
Yine yöresel olarak kışa hazırlıkların tamamlanması için; köy yerinde, tabiri caiz ise eli orak tutan kaslı ve çalışır vaziyetteki insanlar harici kişiler pek bırakılmaz.
Yaylarda da tam tersi bir durum söz konusudur. Ne kadar çocuk ve yaşlı varsa (Eli ayağı tutan yaşlı ve sütten kesilmiş bebekler) yaylalarda bulunur.

En güzel çağlarını; yaylalarda anneanne ve çok sayıdaki kuzenlerin içinde geçirmiş biri olarak yazdım.
Modern çağın sinema ve tiyatro aralıkları için; çocukları üzerinde ebeveyn davranışlarının yanlış yorumlandığını düşünerek.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

04-12-2006 17:50

Re: Muhammed'in doğumu
 
Sn sargon,

Hoşbulduk. Son dönemlerde gözü açılmaya başlayan bir müminim, o nedenle bulduğum her kaynağı okumaya çalışıyorum. Bu siteden çok yararlanacağımı görüyorum, kuranlardan Allah razı olsun :D

Saygı ve sevgiler

frodo 14-12-2006 20:44

Re: Muhammed'in doğumu
 
güncelleme

Neva 05-03-2012 00:18

Alıntı:

sargon´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 50683)
Muhammed, Hamidullah'ın söylediğine göre, o zamanki Arap gelenekleri gereği annesi tarafından emzirilmez, bir sütanneye verilip çöle gönderilir.

Sutanne gelenegi bilinen bir durum da, cole gonderilmesi garip.

AhbAp 05-03-2012 00:32

Muhammed'in soy ağacı ile ilgili şöyle bir şey bulmuştum bir zamanlar. Eğer doğru ise, Muhammed ile Adem arasında tam 80 nesil var. Bunların 79'unun, hadi bonkör davranalım, 100'er sene yaşadığı varsayılsa (başka istisna var mı bilmiyorum ama Nuh masala göre 950 sene yaşadı), sonuç --> (79x100)+950= 8850.

Başka hiçbir şeye gerek yok; İslamcıların evrimi reddetmelerinin ana temeli bu olsa gerek.



yucemanitu 05-03-2012 00:53

Vay bee Muhammed'in Adem'e kadar soyu biliniyor. Kim hazırlamışsa bu şemayı biraz ıkınsa kendinin de Adem'e kadar soyunu bulabilirdi demek.

vishnu 05-03-2012 01:41

önceki kısmın çoğu tevrattan alınmış. bu arada ismailin soyundan gelme olayıda bir hipotez.

istatistik 05-03-2012 01:43

Muhammed hakkında söylenen bir diğer işaret de, ticaret için gezdiği zamanlarda sürekli olarak bir bulutun kendisini izlediğiydi. Daha sonra bir yahudi tarafından bunun bir işaret olduğu, bu çocuğun (ya da genç tam hatırlamıyorum) ileride önemli biri olacağı ve kendisine dikkat edilmesi gerektiği söyleniyordu.

Dark_Prince 05-03-2012 01:44

Muhammed'in Kureyş'e sonradan sokulduğu da görüşler arasında.Buna göre Muhammed'i Kureyşli annesi doğurmamış,onu evlatlık almışlar.

Muhamed'in yaşamamış olma ihtimali de çok yüksektir.Muhammed'in adı bile şüpheli,Muhammed-Ahmed övülen kimse demektir,yani bu isim değil sıfattır,''ben Muhamed'im=övülenim'' anlamında ismin sıfat olarak kullanıldığı hadisler var.

YasasinBilim 05-03-2012 21:30

Alıntı:

Dark_Prince´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 433824)
...
Muhamed'in yaşamamış olma ihtimali de çok yüksektir.Muhammed'in adı bile şüpheli,Muhammed-Ahmed övülen kimse demektir,yani bu isim değil sıfattır,''ben Muhamed'im=övülenim'' anlamında ismin sıfat olarak kullanıldığı hadisler var.

sevgili dostum, muhammed'in yaşamamış olma ihtimali çok düşük.
hakkında bu kadar bilgi (farklı kaynaklardan hadisler) olan birinin yaşamış olduğunu düşünüyorum.

ayrıca aşağıdaki hadis muhammed'in soyağacını da gözler önüne seriyor. bugün bile hiç birimiz dedemizin dedesinin ismini bilmeyiz.

"Ben, Muhammed b. Abdullah, b. Abdulmuttalib, b. Hâşim, b. Abdi Menaf, b. Kusayy, b. Kilab, b. Mürre, b. Ka'b, b. Lüey, b. Galib, b. Fihr, b. Malik, b. Nadr, b. Kinane, b. Huzeyme, b. Müdrike, b. İlyas, b. Mudar, b. Nizar'...ım! Halk, ne zaman iki kısma ayrılsa, muhakkak, Allah beni onların en hayırlı olanının içinde bulundurmuştur. Ben, Cahiliye devrinin kötülüklerinden hiçbir şey bulaşmaksızın, ana ve babamdan meydana geldim. Ben, tâ Âdem'den babama ve anneme gelip ulaşıncaya kadar, hep nikâh mahsulü olarak meydana geldim, asla zinadan meydana gelmedim! Ben, sizin nefis yönünden de en hayırlınızım, baba soyu yönünden de en hayırlınızım!"[16]

[16] Hâkim, M. Ulûmi'I-hadîs, s. 170-171, Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 1, s. 174-175, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 2, s. 255-256, Suyûtî, Câmiu's-sağîr, c. 1, s. 107, Alâuddin Ali, Kenzu'l-ummâl, c. 11, s. 401.

Soy Ağacı

Muhammed :Muhammed bin Abdullah
Abdullah :Abdullah bin Abdulmuttalib
Abdulmuttalib : Abdulmuttalib bin Haşim
Hâşim : Haşim bin Abdimenâf
Abdimenâf : Abdimenâf bin Kusay
Kusay
Kilab
Mürre
Ka’b
Lüey
Galib
Fihr
Malik
Nadr
Kinane
Huzeyme
Müdrike
İlyas
Mudar
Nizar
...

ayrıca bu hadisler, içerdikleri pek çok bilgiler açısından tutarsız olmalarına rağmen, muhammed ve akrabalıkları konusunda %100 tutarlıdırlar. Ayşe, Ebu-bekir, Ali, Ümmü Gülsüm, Ebu Talip vs.

Bizim dizi yazarları bile bu tür konularda hata yaparlarken, hadisçiler bu konuda hata yapmamışlar.

yaşamamış olma ihtimali olan kişilerden ikisi İsa ve Kral Arthur'dur.

İsa tartışılabilir (NatGeo'da bununla ilgili belgesel de vardı)
Fakat bu Kral Arthur, sadece 1 roman'da geçiyor. ve daha sonraki romanlarda da anılmaya başlıyor.

Merlin
Excalibur
Camelot

vb. bir sürü ayrıntı kral Arthur'un yaşamış olabileceği izlenimini vermekle beraber tek kaynağa dayanması ve hiç bir tarihi bulguya rastlanmamış olması bunun sadece bir roman kahramanı olduğu fikrini geçerli kılmıştır.

muhammed'le ilgili güçlü bir kanıt olmasa bile farklı kaynaklardan %100 ortak olan bölümler, onun yaşamış olduğuna bir işarettir. Ayrıca bildiğim kadarıyla bedir savaşı, uhud savaşı vb. olaylar roma ve iran kaynaklarında da geçiyor.

saygılar...

Dark_Prince 06-03-2012 00:31

Alıntı:

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 433896)
sevgili dostum, muhammed'in yaşamamış olma ihtimali çok düşük.
hakkında bu kadar bilgi (farklı kaynaklardan hadisler) olan birinin yaşamış olduğunu düşünüyorum.

saygılar...

Evet hakkında çok bilgi var fakat bu bilgiler Muhammed'den 300 sene sonra kaleme alınmıştır.Muhammed'den 300 sene sonra birden bire hadis patlaması olmuş ve milyonları bulmuştur hadis sayısı,emeviler hadis üreticiliğinde birinciydiler,hatta onlar başlattı yanlış bilmiyorsam.

Buna göre Hadislerin %99.9'u uydurma demektir bu da Muhammed hakkında hiçbirşey bilmediğimiz anlamına gelir ki yaşamamış olma ihtimalini güçlendirir.

Sevgilerimle...

istatistik 06-03-2012 00:41

Muhammedin tarih kitaplarına konu olacak işler yapmış olması (savaşlar, antlaşmalar vb. vb. vb.) yaşadığına dair güçlü kanıtlar olarak sunulabilir. Kendisi sadece dini kurmamış aynı zamanda devletleşmenin de temelini atmıştır.

Dark_Prince 06-03-2012 00:47

Alıntı:

istatistik´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 433919)
Muhammedin tarih kitaplarına konu olacak işler yapmış olması (savaşlar, antlaşmalar vb. vb. vb.) yaşadığına dair güçlü kanıtlar olarak sunulabilir. Kendisi sadece dini kurmamış aynı zamanda devletleşmenin de temelini atmıştır.

Yalnız bunları da 300 sene sonra uydurulmuş hadislerden öğreniyoruz.Kur'an'ı uyduranların Muhammed isminde bir de peygamber üretmeleri,ve bunu savaşlara sokmaları garipsenecek bir durum değildir.

Kaldı ki Muhammed isim olabileceği gibi,sıfattır da.

Ben de yaşadığı taraftarıyım ama yaşamama ihtimali daha güçlü gibi,her an kayabilirim :)

istatistik 06-03-2012 01:00

Alıntı:

Dark_Prince´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 433920)
Ben de yaşadığı taraftarıyım ama yaşamama ihtimali daha güçlü gibi,her an kayabilirim :)

O zaman sana bir omuz verelim dostum :D

Muhammed, İslam (o dönem için bunlar araplardır) dışı kaynaklarda da rastlanan bir kişi. Yani sadece hadislere dayali bir anlatımı yok.

Kendisine yönelik ilk islam dışı kaynaklar ise bizans arşivlerinde bulunmakta. Burada, Hıristiyanlar ve Yahudiler tarafından "Sahte Peygamber" olarak görüldüğü belirtilmekte.

yucemanitu 06-03-2012 02:09

Bir Uhud yenilgisi de güçlü bir delil yaşadığına hani sonra Allah 1'e 10 olayından çark ediyor Kuran'da. Sonra yaşamamış olsa Huneyn seferi dönüşü mücahitlerin ganimet için Muhammed'i dövmeye kalkışması olayını niye uydursunlar ki? Evlatlığın boşadığı karısıyla evlenilir diyen ayeti de Kuran'a ancak işine gelen koyar, bu kitabı toplanıp bir grup uydursaydı çok daha iyi bir şey ortaya çıkardı. Sonra savaşlarla yayılması, ganimetler, Kureyza katliamı... Baba-oğulun abi-kardeşin birbirini boğazlaması. Muhammed'in öldürttüğü şairler. Rüşvetle Müslüman olanlar... Bu rezaletlerin kurmaca olma ihtimali çok az. Uyduracak daha düzgün bir peygamber hayatı olamaz mıydı? Bence pek çok olumsuzluk olması Muhammed diye birinin gerçekten yaşadığı ihtimalini güçlendiriyor.

Dark_Prince 06-03-2012 02:19

Alıntı:

istatistik´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 433925)
O zaman sana bir omuz verelim dostum :D

Muhammed, İslam (o dönem için bunlar araplardır) dışı kaynaklarda da rastlanan bir kişi. Yani sadece hadislere dayali bir anlatımı yok.

Kendisine yönelik ilk islam dışı kaynaklar ise bizans arşivlerinde bulunmakta. Burada, Hıristiyanlar ve Yahudiler tarafından "Sahte Peygamber" olarak görüldüğü belirtilmekte.

Hangi kaynaklarda mesela dostum,eğer öyleyse cidden ilginç,görmeyi çok isterim.

Alıntı:

yucemanitu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 433937)
Bir Uhud yenilgisi de güçlü bir delil yaşadığına hani sonra Allah 1'e 10 olayından çark ediyor Kuran'da. Sonra yaşamamış olsa Huneyn seferi dönüşü mücahitlerin ganimet için Muhammed'i dövmeye kalkışması olayını niye uydursunlar ki? Evlatlığın boşadığı karısıyla evlenilir diyen ayeti de Kuran'a ancak işine gelen koyar, bu kitabı toplanıp bir grup uydursaydı çok daha iyi bir şey ortaya çıkardı. Sonra savaşlarla yayılması, ganimetler, Kureyza katliamı... Baba-oğulun abi-kardeşin birbirini boğazlaması. Muhammed'in öldürttüğü şairler. Rüşvetle Müslüman olanlar... Bu rezaletlerin kurmaca olma ihtimali çok az. Uyduracak daha düzgün bir peygamber hayatı olamaz mıydı? Bence pek çok olumsuzluk olması Muhammed diye birinin gerçekten yaşadığı ihtimalini güçlendiriyor.

Muhammed hakkında tüm bildiklerimiz hadislerden ibaret değil mi dostum?Eğer Muhammed'den yüzlerce yıl sonra milyonlarca hadis uydurulabiliyorsa,neden öyle demişler bilmem ama sonuçta uydurmadır.

Bildiğim kadarıyla Ömer hadis toplatmış başta,500 kadar toplamışlar,fakat bunlar arasında bile çelişkiler olduğu görülünce hadis yazımı yasaklanmış.

Hatta sahih hadislerde Muhammed'in de hadis yazıcılığını yasakladığı ifadeler var.

YasasinBilim 06-03-2012 04:10

Alıntı:

Dark_Prince´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 433918)
...
Evet hakkında çok bilgi var fakat bu bilgiler Muhammed'den 300 sene sonra kaleme alınmıştır.Muhammed'den 300 sene sonra birden bire hadis patlaması olmuş ve milyonları bulmuştur hadis sayısı,emeviler hadis üreticiliğinde birinciydiler,hatta onlar başlattı yanlış bilmiyorsam.

Buna göre Hadislerin %99.9'u uydurma demektir bu da Muhammed hakkında hiçbirşey bilmediğimiz anlamına gelir ki yaşamamış olma ihtimalini güçlendirir.

Sevgilerimle...

sevgili dostum,
hadisler konusunda seninle aynı düşünüyorum. aralarında mutlaka güvenilir olanlar vardır. ama 1 tane uydurma hadisin varlığı bile tüm hadis külliyatının güvenilirliğini yerle bir etmeye yeter.

yalnız burdaki can alıcı husus daha önce yazdığım şu cümleler.

<<
ayrıca bu hadisler, içerdikleri pek çok bilgiler açısından tutarsız olmalarına rağmen, muhammed ve akrabalıkları konusunda %100 tutarlıdırlar. Ayşe, Ebu-bekir, Ali, Ümmü Gülsüm, Ebu Talip vs.

Bizim dizi yazarları bile bu tür konularda hata yaparlarken, hadisçiler bu konuda hata yapmamışlar.
>>

saygılar...

Dark_Prince 06-03-2012 17:30

Alıntı:

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 433950)
sevgili dostum,
hadisler konusunda seninle aynı düşünüyorum. aralarında mutlaka güvenilir olanlar vardır. ama 1 tane uydurma hadisin varlığı bile tüm hadis külliyatının güvenilirliğini yerle bir etmeye yeter.

yalnız burdaki can alıcı husus daha önce yazdığım şu cümleler.

<<
ayrıca bu hadisler, içerdikleri pek çok bilgiler açısından tutarsız olmalarına rağmen, muhammed ve akrabalıkları konusunda %100 tutarlıdırlar. Ayşe, Ebu-bekir, Ali, Ümmü Gülsüm, Ebu Talip vs.

Bizim dizi yazarları bile bu tür konularda hata yaparlarken, hadisçiler bu konuda hata yapmamışlar.
>>

saygılar...

Aynen öyle dostum,ama çelişkileri de hadis sayısı kadar,bu da gösteriyor ki herkes düşüncesini hadis olarak yazmış.Tüm hadislerin uydurma olduğunu gösteriyor bu,içlerinde belki 5-10 tane doğru vardır ama hiç sanmam sonuçta 200-300 yıl sonra kaleme alınmış hadisler bunlar hem de milyonlarcasıyla birlikte.

Evet haklısın fakat ailesinin uydurma olmadığı anlamına gelmez bence dostum.Mesela şöyle bir ayet var;

Zuhruf:31=“Bu Kur’an, iki şehrin birinden bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler.

Muhammed eğer gerçekten Abdulmuttalib'in soyundan olsaydı inanmayanlar böyle derler miydi mesela?Bu ayet Muhammed'in soyunun uydurma olduğunu açıkça kanıtlıyor zaten.

Soyu uydurma,adını bilmiyoruz(Muhammed övülen anlamında kullanılmış olabilir),yaptıkları uydurma o halde böyle birinin yaşamamış olması kesin gibi birşey aslında.

sargon 06-03-2012 17:55

Muhammed'in yasayip yasamadigi asagidaki linklerde daha önce epey tartisilmisti. DreiMalAli epey ciddi bir arastirma yapti.

http://www.turandursun.com/forumlar/...ead.php?t=4369
http://www.turandursun.com/forumlar/...ead.php?t=8576

Ben bu tartismalardan sonra sadece Musa, Isa gibi karakterlerin degil, Muhammed'in de bir kurgu karakter oldugunu düsünmeye basladim.

Sadece Muhammed degil, Ebubekir, Omer, Osman, Ali, daha yakin zamandan Pir Sultan, Nasreddin Hoca vb. hepsi kurgu karakterler bence.

Yucemanitu'nun verdigi bazi örnekler var. Kurgu bir karakter ise sadece onu iyi gösteren anlatimlarin olmasi gerekir, bu örnekler nedir peki seklinde. Bunlara bircok aciklama yapmak mümkün olabilir ama olumsuz anlatimlarin da olmus olmasi Muhammed'in tarihte yasamis bir karakter oldugu seklinde bir sonuca götürmez bizi.

Dark_Prince 06-03-2012 18:11

Alıntı:

sargon´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 433983)
Muhammed'in yasayip yasamadigi asagidaki linklerde daha önce epey tartisilmisti. DreiMalAli epey ciddi bir arastirma yapti.

http://www.turandursun.com/forumlar/...ead.php?t=4369
http://www.turandursun.com/forumlar/...ead.php?t=8576

Ben bu tartismalardan sonra sadece Musa, Isa gibi karakterlerin degil, Muhammed'in de bir kurgu karakter oldugunu düsünmeye basladim.

Sadece Muhammed degil, Ebubekir, Omer, Osman, Ali, daha yakin zamandan Pir Sultan, Nasreddin Hoca vb. hepsi kurgu karakterler bence.

Yucemanitu'nun verdigi bazi örnekler var. Kurgu bir karakter ise sadece onu iyi gösteren anlatimlarin olmasi gerekir, bu örnekler nedir peki seklinde. Bunlara bircok aciklama yapmak mümkün olabilir ama olumsuz anlatimlarin da olmus olmasi Muhammed'in tarihte yasamis bir karakter oldugu seklinde bir sonuca götürmez bizi.


Kesinlikle katılıyorum,misal özünde İslam düşmanı olan fakat Müslüman görünerek saygınlık kazanmış biri de hadis uydurabilir,daha birçok neden olabilir.Hadis inkarcıları Buhari'ye böyle derler mesela.

Nedenlerin hepsini bilemeyiz,belki de bu kötücül karakterden Muhammed'i kurtarmak adına uyduruldu Muhammed'in hadis yazmayın dediği hadisleri de.Yani uyduran uydurana,ne başı var ne sonu,durum böyle olunca da her uydurma olur.

Teşekkür ederim dostum,en kısa zamanda inceleyecem linkleri.

Neva 05-06-2012 21:21

Alıntı:

sargon´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 50705)
Muhammed'in annesi Amine'nin bir şair olduğu ve kocası Abdullah'ın Medine'de ölmesi üzerine bir de şiirinin olduğu söyleniyor. Hatta ailede başka şairler de varmış. Demek ki ailede şiire bir yatkınlık var. Amine'nin kocası Abdullah için yazdığı şiir şöyle

"Artık, Mekke'nin Batha tarafı, Hâşim oğullarından boşaldı.
O, ölümün davetine uyarak, evinden örtüler ve kefenler içinde çıkıp kabre gitti!
Fakat, ölüm insanlar arasında Hâşim oğlu gibi bir yiğit bulup onun boşluğunu dolduramaz.l
Bütün dostları ve arkadaşları, onun tabutunu taşımak için üşüşmekte ve elden ele almakta idiler.
Ne yazık ki, ecel hiç beklenmedik bir zamanda onu alıp götürdü!
Halbuki, o, cömert ve çok merhametli bir insandı ."[63]

[63] İbn Sa'd, Tabakât, c. 1, s. 100, Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 92, Kastalânî, Mevâhibu'l-ledünniye, c. 1, s. 27, Diyarbekrî, Hamîs, c. 1, s. 187. M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayınları: 1/23.

Ilgincmis siir dogrusu. Siyerler ove ove bitiremiyorlar, ancak Amine cehennemlik olmaktan kurtaramiyor yinede kendini.



"Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem umre yaparken annesinin mezarının önünden geçti. Allah'tan annesine mağfiret dilemesi için izin istedi. Allah mağfiret dilemesi için izin vermedi. Sadece ibret alması için mezarı ziyaret etmeye izin verdi. Rasulullah annesinin mezarını ziyaret etti ve ağladı. Yanındaki bütün sahabeleri ağlattı." (Müslim)

"Ne nebinin, ne de mü'minlerin cehennemlik oldukları belli olduktan sonra yakın akrabaları da olsa, müşrikler için mağfiret dilemeleri asla doğru olmaz." (Tevbe: 113)

Oysa annesi, oglunun peygamber oldugunu bile gormemis.

Zaten Kuran, babalari uyarilmamis bir kavmin, uyarilmasi icin yollanmamis miydi?

Uyarilmamis insana, tanri zulum eder mi? Ediyormus demek ki!!!!!!!!


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:36 .