![]() |
Sırtımızdaki ağır cehalet yükü ile yaşamak.
Sevgili arkadaşlar,
http://www.aktuelmarmaris.com/webfol...yucel_baba.jpg Hem değerli sanatçı ve düşünürümüz Can Yücel'i bu vesileyle anmış olalım, hem resimde söylemiş olduğu sözü kullanarak bir tartışma yapalım istedim. Laikliğin malum dinci çevrelerin açık tehdidi altında olduğunu görüyorum. Gün geçmiyor ki, dinci gerici bir uygulama yürürlüğe sokulmasın, eğitimde - kamuda - hukukta gerici bir adım atılmasın. Bir süredir "halkımızın içinde bulunduğu bu cehaletle nasıl başa çıkılabilir" diye kafa patlatıp duruyorum. Can Yücel'in resimdeki sözleri de aklımdan geçmedi değil. --/-- - Dinsizler olarak tamamen yalnızız. Dinsiz görüşleri temsil eden bir parti yok. - Bilim severler olarak tamamen yalnızız. Ülkenin bilim kurumları, okullar ve üniversiteler dinci gerici (ve diğer statükocu) çevrenin işgali veya ağır baskısı altında. - Hukuk - adalet severler olarak tamamen yalnızız. Ülkenin hukuk - adalet kurumları, özerk sivil toplum kuruluşları (STK) dinci gerici (ve diğer statükocu) çevrenin işgali veya ağır baskısı altında. - Demokrasi severler olarak tamamen yalnızız. Dinci gerici (ve diğer statükocu) çevre düdüğünü öttürüyor. --/-- + Halkımıza bir uygulamanın, düşüncenin doğru olmadığını ispatlasanız bile düşüncelerini değiştirmiyorlar. Örneğin; Dincilerin yolsuzluklarını gösteriyorsunuz, "Müslüman hırsızlık yapar mı ?" diyorlar. Ganimet ayetlerini gösteriyorsunuz, "haktır, gaktır, guktur" diyorlar. Dincilerin tecavüzlerini gösteriyorsunuz, "Müslüman tecavüz eder mi ?" diyorlar. Cariye ayetlerini, hadisleri gösteriyorsunuz, "haktır, gaktır, guktur" diyorlar. Dincilerin cinayetlerini gösteriyorsunuz, "Müslüman cinayet işler mi ?" diyorlar. Savaş ayetlerini, hadisleri, tarihteki Arap katliamlarını, günümüzdeki Arap terörist katliamlarını gösteriyorsunuz, "kafirdir, haktır, gaktır, guktur" diyorlar. Bundan Müslümanın Müslümandan çalması, Müslümanın Müslümana tecavüzü, Müslümanın Müslümanı öldürmesi yanlışmış sonucu çıkıyor. Ne var ki, günümüzde Müslüman Müslümandan çalıyor, Müslüman Müslümana tecavüz ediyor, Müslüman Müslümanı katlediyor. Mısır'daki şeriatçı Mürsi'yi, terörist Müslüman Kardeşler'i tüm çağ dışı görüşlerine ve uygulamalarına rağmen malum partinin taraftarları ayakta alkışlıyor, ölümüne destekliyor. --/-- Yıl olmuş 2013, laiklik, demokrasi, özgürlük, adalet kavramları anlaşılması hiç zor kavramlar değiller. Buna rağmen halkımız bu kavramlara o kadar uzak ki. Oysa, bu kavramları çoktan benimsemiş, daha da geliştiriyor olmalıydık. --/-- Tartışma konumuza gelecek olursak; - Türkiye'nin sırtından bu cehalet yükünü atmak için çok geç midir ? Değilse neler yapılabilir. - Can Yücel'in dediği gibi ülkeyi bölsek, laik - demokratik - çağdaş - özgürlükçü yaşamak isteyenler bir yana, feodal - bağnaz - şeriatçı yaşamak isteyenler diğer yana ayrılsa, herkes yoluna mı gitse ? Sevgiler |
Alıntı:
can yücel bu sözleri ne zaman söylemiş? söylediği o zamanlar kimlerden nasıl tepkiler almış? şimdiii ; bu sözlere sahip çıkanlar , o zamanlar , hangi sebeplerle karşı çıkmışlar, şimdi hangi sebeplerle sahip çıkıyorlar? sizce tren kaçmadımı? yada şimdiki konduktörler samimi mi? Alıntı:
|
Keşke Can Yücel'in dediği gibi olabilse..Keşke o kadar kolay olabilse ama o kadar da kolay değil işte..
Kimin vatansever olduğunu nasıl belirleyeceğiz? Akp'liler de vatanseveriz diyorlar,Mhp'lilerde/Chp'lilerde hatta Bdp'lilerde..Herkes onurlu/şerefli olan tarafın kendi tarafı olduğunu söylüyor..Bu durumda nasıl bölüneceğiz? Karşınızdaki kişinin cahil hatta aptal olduğunu gösteriyorsunuz ama bundan rahatsız oluyor..Çünkü kendisini akıllı zannediyor ve siz bunun bir yalan olduğunu söylüyorsunuz.. Delilikten kurtulmanın en önemli yollarından biri de kişinin deliliğini kabul etmesidir..Yani tedaviye razı olduğunuz an,artık deli değilsinizdir..Çünkü bir farkındalık yaşamışsınızdır.. Türkiye'de kime sorsan AKILLI-ŞEREFLİ-VATANSEVER.. Yahu,o zaman bu devasa sorunlar neden kaynaklanıyor?Herkes madem çok iyi de,neden kaostan bir türlü kurtulamıyoruz? Önce bu ülkede herkes deliliğini kabul edecek..Sonra tedavi sürecine başlıyabiliriz:) |
Alıntı:
"Hayâtından başka değerli şeyi olmayanların, yaşadıkları hayâtın da değeri yoktur" der. Arthur Schopenhauer ise "Üç türlü aristokrasi vardır; birincisi yaş ve kıdem; ikincisi servet; üçüncüsü akıl ve bilgidir. En şereflisi sonuncusudur." Şeklinde bir tesbitte bulunurken, para/servet düşkünlüğünü şöyle eleştirir. "Dünyanın en yoksul insanı, paradan başka hiçbir şeyi olmayandır." Aslında zurnanın 'zırt' dediği yer, işte bu tesbitler. İnsanlara ne(ler) yön veriyor; burası mühim. Çok aptalca davrandığı izlenimi uyandıran yığınla insan, - sizi bilemem de - beni suya götürüp susuz getirecek düzeyde kurnaz ve pratik zekâ sahibi kişiler. Yerine göre "aptal/ebleh" görünmek bu insanlara çıkar sağlıyor ise, aptalca görüntü vermekte hiç bir beis görmüyorlar. İnsanların peşinde koştukları şeyler, zamanla bir hâkim kültür oluşturuyor. Peşinde koşulan 'şey'e ulaşmak için de, o 'hâkim kültür'ün bir parçası olmak gerekiyor. Tam bir paradoks yâni. Sorunumuz; bilgisizlik, câhillik ya da aptallık değil. Yaşadığımız hayattan beklentilerimiz. |
Sayin basbakanimiz olmadan once;
-GEnc kizlarimiz sacini ortu diye okulardan atilmadimi, -Ismini hic duymadigimiz orgutler memlekete cirit atmiyormuydu, -uLkenin dogusunda olagan ustu hal adi altinda milete iskence edilmedimi(mahkeme kayitlarinda acikca goruluyor jitem) -yolsuzluklar basini alip gitmemismiydi _Bir gecede ulke ekonomisi cokmemismiydi, Simdi bunlardan kurtulduk diyemi sayin basbakanimiz baasarisiz |
Alıntı:
2-Sanırım marksist örgütlerden bahsediyorsun,tikko ve dhkpc benzeri örgütlenmelerden.O örgütlenmeler ve benzerleri bugünde var,değişen birşey yok.Bunu tayyip falan bitirmiş değildir,aksine en büyük cemaat örgütlenmesinin kölesidir kendisi.(fetullah cemati) 3-Şuanda o bölge Türkiye'den koptu kopacak.Yapılan eziyetler elbette doğrudur.Ama ülkeden kopan,bizim olmaktan çıkan bir toprak parçasını nasıl savunacaksınız?Ülke bölünüyor,bunu söylediğiniz gibi yapan tayyip. 4-10 yıldır yediniz doymadınız.Tüm bakan çocukları kolejli.Sonra ABD'de eğitimlerini tamamlıyolar..Soygun hiç bu kadar artmamıştı ülkede,hangi gözle bakıyorsunuz olaylara bilmiyorum.Nasıl bir kafa var şuan sizde onuda bilmiyorum.Yolsuzluk bu iktidar döneminde ayyuka çıktı. 5-Bir gecede ülke ekonomisi çöktü,bu tayyip'in gelmesinin yegane sebebidir zaten.Onun gibi birinin başa gelemeyeceği çok açıktı normal durumlarda.Ama anormal bir durum sonucu başa gelmiştir.Ekonomi şuanda çok iyi herşey yolunda demekte sizin komikliğiniz. Yukarıda yazdıklarınızın hiçbirinden kurtulamadık ki sayın(!)başbakanın suçsuz olsun.Elbette suçludur. Onun döneminde terör iyice azdı ve şuan adamlar yıllardır beceremedikleri şeyi becerdi.Ülke bölünüyor,suriye ile savaş çanları çalıyor.Mısır'a burunlarını soktular,daha önce Irak ve Libya'ya soktukları gibi.Komşularla sıfır sorun politikası vardı,o da battı ellerine yüzlerine bulaştırdılar.Zengin iyice zengin,fakir iyice fakir oldu.Kişi başına düşen milli gelir artmış?Bu vatandaşa yansımadı sadece istatistik de kaldı... Daha da yazsam buradan,köye yol olur.Roman olur.Sizin gibi akpliler olduğu sürece nasıl kurtulacağız bataktan bilmiyorum.Sırtımızda yüksünüz... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Türkiye'de insanların dönek olmasından veya yandaş olmasından şikayetçiyiz..Bu insanlar evrime şiddetle karşı çıktıkları halde hayvanca davranıyorlar..Evrim de işte bu yüzden tüm insanlara öğretilmeli ki,insanlar ne yaparlarsa hayvanca,ne yaparlarsa da insanca davranmış olduklarını bilsinler..! Türkiye'de insanları bu kadar ahlaksız hale getiren şey paradır..Yani kapitalizm.. Hükümetler insanların paraya ihtiyaçlarını minimum düzeye çekmeyi başarabilirlerse,işte o zaman birşeyler değişmeye başlayacaktır.. Günümüzde ekmek aslanın ağzında ve biz insanlardan namuslu/ahlaklı/şerefli/onurlu/vicdanlı olmalarını bekliyoruz..Daha çok bekleriz..! |
Alıntı:
Her ne kadar evrim mevzûsu noktasında "kara câhil" olsam da, evrimin ahlâki boyut ve açılımları olduğunu da sizden öğrenmiş bulunmaktayım. Bu fakir için ne büyük saadet!... Bu arada evrimi kabul etmeyen herkesi de 'hayvan' yerine koyan ince bir gönderme yapmışsın. Hem primatlardan evrildiğini ileri sürüp hem de hayvanlığı hakâret kasdıyla kullanmak "geyik muhabbeti"nden kaynaklanmıyorsa, bu 'entellektüel' birikiminiz, esbâb-ı mûcibesi zât-ı âlinizde saklı çok 'derin' bilgilerden besleniyor olmalı. 'Hikmetiniz'(!)den sual olunmuyor muhterem. |
Alıntı:
Cunku BIR SEY VAR ISE EVRILIR, BU DA YARATILIS ILE CELISKILI DEGILDIR. YANI YARATILAN/OLAN EVRILIR. Burada asil amac, insanoglunu zihin ve davranis olarak teslim almaktir. Yani; "Hersey yaratilmistir" ile, "insanoglunun dogasi budur" Insanoglunun evrimi budur" teslimiyeti arasinda bir fark yoktur. Cunku amac INSANOGLUNUN ZIHINSEL VE DAVRANISSAL INSANLASMA DEGISIMININ OLAMAYACAGINI gostermek ve insanoglunu fiziksel biyolojik evrimsel yaratilissal teslim almaktir. |
Alıntı:
Herkes insanların ahlaksızlığından şikayetçi ama bunun neden olduğu bir türlü ortaya koyulamıyor..Ben bunun toplumsal evrimle açıklanabileceğini sanıyorum..O yüzden evrimden bahsettim size..Başka türlü bir insanın zamanla ahlaksızlaşması nasıl anlatılır bilemiyorum.. Size bir örnek veriyim..Benim eniştem dürüst bir adamdı ama zamanla geçinemedi ve türlü işlere bulaştı,bulaşmak zorunda kaldı..Bana bile kazık attı..Hiç ummayacağımız bir adam,para yüzünden adeta dolandırıcı oldu..Aslında böyle olmak zorundaydı,çünkü üzerinde ciddi bir baskı oluştu..Canlılar sadece üzerlerinde bir baskı oluştuğu zaman dönüşürler..Benim eniştede de olan şey budur..İyi biriydi,para yüzünden baskıya maruz kaldı ve kötü biri haline geldi..Bu gerçeği evrim dışında farklı bir yolla nasıl açıklayabiliriz? Evrimi öğrenirsek bunun bize ne gibi bir ahlaki geri dönüşü olur? Evrimi öğrenirsek,diğer canlılardan farklı olduğumuzu,diğer canlılar ile aynı havayı soluğumuzu,diğer canlılara ihtiyacımızın olduğunu anlarız.Bu anlayış,insanların daha merhametli(ahlaklı) olmalarına neden olur..Doğal seçilim gibi bir olguyu öğrenen birisi,bu minvalde davranmanın ahlaklı olmayacağını bilir ve ona göre kendine çekidüzen verir.. |
Alıntı:
Yani insanoglunun tek ve alternatifsiz kavramsal bilgiyi ortaya koyan tur oldugunun algilanamamasi ve insanoglunu, illa bir baska fenomen ile ozdeslestirmek. Kisaca varliksal/fiziksel/dogal/evrimsel/yaratilissal v.s. teslimiyet. |
Alıntı:
Benim evrimle ilgili bir araştırmam/bilgim yok. Fakat; sizin evrimin ne olduğunu/olmadığını bildiğinizden de emin değilim. Kurduğunuz cümlelerin içindeki "evrim"i kaldırıp yerine "din" kavramını koyun; değişen tek şey, övdüğünüz ya da karşı çıktığınız kavramların yer değiştirmesi olacaktır. Halbuki evrim ve din, birbirleri yerine ikame edilebilecek iki kavram değildir. Sırf dinlere ve dindarlara olan öfkeniz nedeniyle evrimi savunuyormuş görüntüsü veriyorsunuz . Ya da çok sinsice bir geyik muhabbeti sürdürmektesiniz. |
Cahilliğine şükreden dinci Cübbeli Ahmet; "iyiki okumamışım okul falan. Sivri aklımla bi kuran'ı inceleyelim derdim yani. manyaklığın sınırı yokki. iyiki okumamışım, diplomasız cahilliğim için allahıma ne kadar hamd etsem azdır. iyiki efendi hazretleri gibi bir mürşit bulmuşum". Cahilliği seçmesiyle Cübbeli Ahmet'e şarlatanlık nasip olmuş övünüyor. Ne kadar şükretse azdır. Haklı\Ülevli. Çünkü olası Tanrı insanları biyolojik temelde dötkılı olarak yaratmıyor. Nasıl yapıyorlarsa bir şekilde akp'liler sonradan dötkılı hülooğğ olmayı başarıyorlar. |
AKLI KENARA KOYMADAN CENNETE GİDEMEYİZ. cüppeli Ahmet
Bunu da evrim üretti. Evrim teorisi bunu nasıl açıklar. Demek ki insan soru sormalı kuşkulanmalı. |
Sevgili kartopu,
Alıntı:
--/-- Çalışmak, üretmek zor iş. Biniyorsun bir çalışanın-üretenin üstüne, incitmeden geçiriyorsun dişlerini, züp züp emiyorsun. Mis. Bazı türlerde İkinci-üçüncü-dördüncü dereceden asalaklar görülmüştür. Özellikle insan denen türde kaçıncı dereceye ulaştığını hala şahsen düşünmekteyim. Sevgiler |
Alıntı:
Arapça akıl (عقال) ise "zincir, bağ" demektir. Yani, Araplaşmışların ikide birde söyledikleri, "Kur'an akledin der, aklınızı kullanın der" söylemlerinde, sanki "bilim yapın, araştırın, inceleyin" anlamı varmış gibi davranırlar. Oysa Kur'an'daki "akledin" ifadesi, "akıllı olun!" anlamındadır, yani bir tür tehdittir, "zincirinizi aşmayın", "size çizilen sınırın ötesine geçmeyin" anlamındadır. Arapların başlarındaki örtü düşmesin diye taktıkları şöyle bir şey vardır http://scontent.cdninstagram.com/t51...MDE4OQ%3D%3D.2 Bu şeye akâl "halka 2. zincir halkası" denir. Arapçada akıl عقل ile akâl عقال sözcükleri aynı kökten gelir. Bir de âkıl "bağlı" vardır, bir zamanlar meşhurdu hani, âkil adamlar diyorlardı, oysa o âkıl adamlar olmalıdır, âkil "yiyen, yiyici" demektir :) işte bu aynı kökten türetilmiş olan âkıl da "akıllı/bağlı duran, zincirini aşmayan" demektir. Hani, "akıllı ol!" derler ya, işte o tehdide "uyan" anlamındadır. |
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:39 . |