Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Ateizm (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=104)
-   -   Din size ne zararlar verdi? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=34192)

Erdem Alaca 30-11-2013 00:06

Din size ne zararlar verdi?
 
Haliyle hepimiz bir zamanların Müslüman'ı, Hristiyan'ı, Musevi'si, vb. 'ydik...

Dindar olduğumuz süreçte, dinlerin ne gibi zararlarını gördük, onları paylaşalım istedim.

Kendimle başlıyorum;
Müslüman'dım. Ama namaz kılmaz, oruç tutmaz, zina eder, bazen de içki içerdim. Bunlar yüzünden için için sıkıntı çektim hep. "Allah'ı inkar etmiyorum, ebedi cehennemlik değilim ama, bu yaptıklarım (ve yapmadıklarım) yüzünden; cehennemde bayağı bir yanacağım." diye düşünür, ızdırap çekerdim hafiften.

Bir ikincisi, esnaflık yaparken yanımda çalışan bazı sütü bozukları (para çalan, bayan müşterilerime asılan) işten çıkarırken; haketmedikleri halde kıdem tazminatlarını gene de hesaplayıp, kuruşu kuruşuna veriyordum. Ne olur, ne olmaz; "kul hakkıyla gelme karşıma" diyordu Allah. Saçmalık, enayilik, boşa giden paralar.

Bir üçüncüsü, eskilerden çok sevdiğim bir arkadaşım vardı. Bir kaç ay görüşmedikten sonra yeniden görüşmüştük - tamamen değişmişti: Anladım ki tarikatların eline düşüp beyni yıkanmıştı.

O görüşmeden sonra müşterek başka bir arkadaşımla haber göndermişti, "Eğer Erdem Allah'ın birliğini kabul etmiyorsa, bir daha yanıma gelmesin" gibisinden (biliyordu lay lay lom Müslüman olduğumu, namaz kılmadığımı, vb.) - ben de "Tamam, canı sağolsun" demek durumunda kalmıştım, da koymuştu sevdiğim bir arkadaşla böyle ayrılmak.

İlk aklıma bunlar geldi...

Nevandaar 30-11-2013 00:29

Dinin bana pek bir zarar verdiğini düşünmüyorum. Hiçbir şarta gereğe uymayan klasik bir tatlı su müslümanıydım. Cehennemde yanmak gibi bir korkum da hiç olmamıştı. Ben Allah'dan korkmak yerine ona büyük saygı duyuyor ve merak ediyordum.
Zararı olduğunu söyleyebileceğim tek nokta dinden çıkış süresi boyunca yaşadığım travmatik dönem oldu. İki yıla yakın bir süre artık müslüman olmadığımı kendime itiraf edememiştim. Çok zayıf bir müslüman olmama rağmen dinden çıkış benim için çok yıkıcı bir süreç oldu.
Kişisel olarak değil ama toplumsal olarak çok büyük zararları olduğunu düşünüyorum. İslamiyet öncesi Türk toplumlarında kadının yeri ile bugünkü yerine bakınca, olur olmaz herşeyi dine uygun mu değil mi diye değerlendirmeye çalışmamıza ve benzeri durumlara bakınca zararın oldukça büyük olduğunu düşünüyorum.

Ahlaksız 30-11-2013 20:27

Ömrümüz heba oldu..Yine de ayıkmak güzel be:)

hercümerç 03-12-2013 21:47

çok verdi boşa umutlar besledim, merakımı körelttim, yıllarca namaz kıldım, oruç tuttum dualar ettim, sonunda kurtuldum ama şimdi farklı şekilde veriyor, ateist gibi yaşamamıza izin vermiyor yasalarla, örflerle, adetlerle, ahlak kurallarıyla, toplum baskısıyla hayatımızın her anına burnunu sokuyor bize yine hayatı zından ediyor hangisi daha iyi bilemedim. artık bu ülkeden gitmek istiyorum.

Kozmik Perspektif 04-12-2013 00:32

Çocukken maruz kaldığımız genital sakatlama operasyonu fiziksel zararları hakkında ilk akla gelen şey. Bunun dışında din ruhsal açıdan da zararlı bir alışkanlık. Dinsel metinlerde yer alan işkencehane tasvirleriyle beyni yıkanan bir insanın bu korku duvarını yıkması epey güçtür.

Bir ateist olarak kendimi dindarlar arasında akıl hastanesindeki doktor gibi hissediyorum.

Ahlaksız 04-12-2013 01:04

Alıntı:

Cosmic Perspective´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506413)
Çocukken maruz kaldığımız genital sakatlama operasyonu fiziksel zararları hakkında ilk akla gelen şey. Bunun dışında din ruhsal açıdan da zararlı bir alışkanlık. Dinsel metinlerde yer alan işkencehane tasvirleriyle beyni yıkanan bir insanın bu korku duvarını yıkması epey güçtür.

Bir ateist olarak kendimi dindarlar arasında akıl hastanesindeki doktor gibi hissediyorum.

Gerçekten bir akıl hastalığı bu..Geçiş/iyileşme süreci zor oluyor..Beynimizde adeta şimşekler çakıyor..2 senedir dinsizim ama hâlâ su içerken aklıma besmele geliyor..:)Zihnimize adeta kazınmış bu hastalık..Lanet olsun bu dine de,bu dini yayanlara da..

Bende sizin gibi bir teşbih yapıyım bari..

Bir ateist olarak kendimi,hayvanat bahçesindeki yalnız bir ziyaretçi gibi hissediyorum..:)

Vefik Sami 04-12-2013 11:00

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506414)

Bende sizin gibi bir teşbih yapıyım bari..

Bir ateist olarak kendimi,hayvanat bahçesindeki yalnız bir ziyaretçi gibi hissediyorum..:)

Hayvan figürünü, fikren zıt istikâmette bulunan muhataplarına karşı, sizin kadar "ustaca/mâhirâne"(!) kullanan başka hiç kimseyi tanımadım şimdiye kadar.


Hayvanlığı, "Atalarımız" muhabbetinde bu figürün doğallığı yönünde ele alırken,
İnanırları aşağılama bâbında hakâret içeren cümlelerin tam merkezine almaktasınız.

Bu kadar kıvraklık omurilikte ciddi problemlere yol açabilir!...

Ben isizin ateist olduğunuzdan bile şüpheliyim.
Muhtemelen ne olduğunuzu kendiniz de idrâk edebilecek durumda değilsiniz.
Ateizmi de inanırlara karşı duyduğunuz kin ve nefreti rahataça sergileyebilme adına kullanmaktasınız.

Şimdi de, on puanlık "baraj sorusu"nu sorayım.
Dinden dönenler için "katli vâcip" diyen yobaz ile,
Bir Tanrının var olabileceğine inanan insanları "hayvan" olarak niteleyen 'zât-ı âli'(!)niz arasında ne fark vardır ?

Ahlaksız 04-12-2013 12:37

Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506429)
Hayvan figürünü, fikren zıt istikâmette bulunan muhataplarına karşı, sizin kadar "ustaca/mâhirâne"(!) kullanan başka hiç kimseyi tanımadım şimdiye kadar.


Hayvanlığı, "Atalarımız" muhabbetinde bu figürün doğallığı yönünde ele alırken,
İnanırları aşağılama bâbında hakâret içeren cümlelerin tam merkezine almaktasınız.

Bu kadar kıvraklık omurilikte ciddi problemlere yol açabilir!...

Ben isizin ateist olduğunuzdan bile şüpheliyim.
Muhtemelen ne olduğunuzu kendiniz de idrâk edebilecek durumda değilsiniz.
Ateizmi de inanırlara karşı duyduğunuz kin ve nefreti rahataça sergileyebilme adına kullanmaktasınız.

Şimdi de, on puanlık "baraj sorusu"nu sorayım.
Dinden dönenler için "katli vâcip" diyen yobaz ile,
Bir Tanrının var olabileceğine inanan insanları "hayvan" olarak niteleyen 'zât-ı âli'(!)niz arasında ne fark vardır ?

Tanrı var diyorsanız,bunu ispat etmek zorundasınız..Bu kişiler bu kavramın varlığına dair bir kanıt gösteremediklerine göre,açıkça yalan söylemektedirler..Yalan söyleyen bir insanın,bir şempanzeden,bir sırtlandan ne farkı vardır?
Aklı başında olan,dürüst insanlar yalan söyler mi?

Kafa kesen mücahitler veya haçlı seferi düzenleyenler,suya sabuna dokunmayan ve kendi halinde yaşayan inananların arkasına sığınarak bunları yapmıyorlar mı?
Suriye'de bir mücahit kafa kesiyorsa,bunu vebali sadece o kişiye mi ait?
Biraz tümel düşünmenin vakti gelmedi mi sn.Vefik Sami?

Vefik Sami 04-12-2013 13:32

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506431)
Tanrı var diyorsanız,bunu ispat etmek zorundasınız..Bu kişiler bu kavramın varlığına dair bir kanıt gösteremediklerine göre,açıkça yalan söylemektedirler..

İman subjektif bir mevzûdur.
Ispat edilen şeye iman edilmez; o şey bilinir.
"Yalan söylüyorlar" demektesiniz.
Neye ve kime göre ?
Ateistlere göre mi ?

Dürüst ve ahlâk sahibi bir ateist, kendisi gibi düşünmeyen/inanmayanlar için, "Yalan söylüyorlar" demez.
Belki daha nâzik bir üslûp kullanır ve " Bir Tanrının var olabileceğine inanarak yanılıyorlar" der.
Çünki yalancılığın temelinde yalan söyleyen kişinin söylediği/anlattığı husûsun yalan olduğunu bilmesi gerçeği yatar.

Ha; bilmeden "yalan" söylenmişse, bilindiğinde artık o "yalan"dan vaz geçilir.
Tanrı'nın varlığı ise kesin olarak bilinmez; inanılır.
Aradaki farkı bilmem idrâk edebiliyor musunuz ?
Yoksa gene "kör dövüşü"ne devam mı edeceksiiz ?

Defalarca yazdım, anlattım.
Ancak sizin huyunuzdur; işinize gelmeyenleri görünce başka tarafa bakıp ıslık çalarsınız.

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506431)
...Yalan söyleyen bir insanın,bir şempanzeden,bir sırtlandan ne farkı vardır?

Yalancı birini şempanze'ye sırtlana benzetmek, bu hayvanlara hakâret olur.
Çünki hayvanlar konuşamadıkları için yalan da söyleyemezler.
Yalancı insanı anlatacak kadar çirkin/aşağılık bir kavram bulmayı başaramadı henüz insanoğlu.

Sık sık dürüstlükten bahseden siz, inanırlar aleyhine - özellikle de müslümanlar - bir haber/yazı görünce, mal bulmuş mağribi gibi atlıyorsunuz üzerine.
Haberin kaynağını, doğru olup olamıyacağını hiç düşünmeden hem de.
Siyesette de hâl-i pür melâliniz aynı.
AKP aleyhine bir haber olsun da, ne olursa olsun.

Bütün bu seviyesizlikleri kendisine şiar edinmiş birinin; inançlılara dürüstlükten bahsetmesi tam bir ironi.
Hani "dinime zemmeden bâri müslüman olsa" derler ya.
Sizinki, o hesap işte.

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506431)
Aklı başında olan,dürüst insanlar yalan söyler mi*

Bu tespitinizde yerden-göğe haklısınız da...
Zât-ı âli'niz ile ilgisini kuramıyorum ne yazık ki...

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506431)
Kafa kesen mücahitler veya haçlı seferi düzenleyenler,suya sabuna dokunmayan ve kendi halinde yaşayan inananların arkasına sığınarak bunları yapmıyorlar mı?
Suriye'de bir mücahit kafa kesiyorsa,bunu vebali sadece o kişiye mi ait?

Cennete gitmek için ölen öldüren insanın Rab'bi menfaatleridir.
Böyleleri için Tanrı, Allah, Good, İlah, Şiva, Vişnu vs... insanları kavuşmayı umdukları menfaatlerine ulaştıracak şefaatçi/aracı putlardır.
Bunlar, Cennet'e kavuşmak için adam öldürmekten çekinmedikleri gibi, dünyalık için mazlumu/garibi ezmeyi de mârifet bilirler.
Bahsettiğiniz "Haçlı seferleri" tam da bu dünyevi menfaat kumpasını anlatmaktadır.

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506431)
Biraz tümel düşünmenin vakti gelmedi mi sn.Vefik Sami?

Yazılarımı hazırlarken, tümden gelim ve tümevarım metodlarını kullanırım elimden geldiğince ve başarabildiğim kadar.
Lâkin; sizin kadar "kıvrak" figürler sergileyebileceğimi hiç sanmıyorum.

murted 04-12-2013 17:18

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506431)
Tanrı var diyorsanız,bunu ispat etmek zorundasınız..Bu kişiler bu kavramın varlığına dair bir kanıt gösteremediklerine göre,açıkça yalan söylemektedirler..Yalan söyleyen bir insanın,bir şempanzeden,bir sırtlandan ne farkı vardır?
Aklı başında olan,dürüst insanlar yalan söyler mi?

Bu başlıkta dinden en fazla zarar gören kişinin sen olduğu anlaşılıyor. Muhakeme yeteneğin öylesine bozulmuş ki dinden çıktığın halde dahi akıl yürütürken ciddi problemler yaşıyorsun.

Bir insanın yalan söylüyor olabilmesi için söylediği şeyin yanlış olduğunun farkında olması gereklidir. Adamın inancı kendisine göre geçerlidir ve bunu dillendirirdiğinde de, bu minvalde konuştuğunda da yalan söylemiş olmaz. İnancının geçerliğini nesnel bir şekilde ortaya koyamaması, bunun yapamayacağının bilincinde olmaması ayrı bir konudur. Zaten bunun farkında olsa o da muhtemelen inanmama, en azından inancının kesinliğine dair konuşmama yolunu seçerdi.

Kişi burada yalan söylemiyor, sadece doğru saydıklarının sağlıklı bir akıl yürütme sürecinin çıktısı olmadığının farkında değil. Tabi bununla beraber inanırlar içinde homojen bir algı düzeyinden bahsedemeyiz. Öyle ki "Ben inandıklarımın doğruluğunu mantıksal olarak, nesnel bir şekilde ortaya koyamam, inancımın geçerliğini aleni şekilde gösteremem; ben sadece inanıyorum" diyen inanırlar bile vardır.

Alıntı:

Tanrı var diyorsanız,bunu ispat etmek zorundasınız..Bu kişiler bu kavramın varlığına dair bir kanıt gösteremediklerine göre,açıkça yalan söylemektedirler..Yalan söyleyen bir insanın,bir şempanzeden,bir sırtlandan ne farkı vardır?
Niye? Hayvanların (en azından şempaze ve sırtlanların) birbirlerine yalan söylediklerine mi şahit oldun ki yalan söyleyenin şempaze ya da sırtlandan farksız olduğunu söylüyorsun? İnsan olmanın şartı yalan söylememek midir yani? Pes!

"Patates tarlasında patates yetişir.
Ahmet, patates tarlasının bekçisidir.
Öyleyse Ahmet de bir patates olmalıdır."

Kusura bakma ama sürekli olarak şekildeki kadar hatalı şekilde akıl yürütmektesin. Bir inanıra ortalama dinsiz profili budur deyip sadece senin yazdıklarını okutabilsek onun daha da dindarlaşmasına vesile olmuş olurduk, başka da bir şey yapmış olmazdık.

Ahlaksız 04-12-2013 17:23

Sn.Vefik Sami;siz Tanrı var mı diyorsunuz,yoksa Tanrı'ya inanıyorum mu diyorsunuz?
Tanrı'ya inanıyorum demek,Tanrı'nın varlığını kabul etmek değil midir?
Tanrı'ya iman,Tanrı'nın varlığına iman değil mi?
Bu bağlamda Tanrı var(Tanrı'ya inanıyorum) diyenlere,benim gibi ateistlerin ''Tanrı nerede?'' sorusu anlamsız mıdır?
Karşısındaki ateistlere yüzlerce/binlerce yıldır en ufak bir kanıt gösteremeyen bu inançlılar,yalancı değiller de nedir?
Açıkca yalan söyleyenlere,neden hoşgörü gösterelim?
Yalancılara hoşgörülü davranmak,dürüstlere yapılmış bir ceza/haksızlık değil midir?

Erdem Alaca 04-12-2013 17:39

Biraz ince, nazik bir durum bana göre...

Misal:

Alıntı:

- Benim kırmızı renkli bir Porsche 911'im var.

- Hani nerde, göstersene?

- E, şey.. Kem, küm.
Bu durumda "Yalan söylüyor" ifadesi yerindedir; kişi bilinçli olarak sahip olmadığı bir şeyi sahipmiş gibi sunmaya kalkmıştır.

Ancak Tanrı kavramına gelince iş değişiyor, zira gözle görünen maddi bir şeyden ziyade görünmeyen-uhrevi bir varlık mevzubahis oluyor. "Tanrı vardır" diyen kişi, aslında ateist olup da böyle bir söylem yapmıyor (böyle olsa gene -yalancı- ifadesi doğru olacaktır); o kişi can-ı gönülden Tanrı'nın olduğuna, tüm benliğiyle kanaat getirdiği için bunu söylüyor.

Yani bu durumda, "yalan söylemek" değilde, "iddiasını ispat edememek" ifadesi bence biraz daha uygun düşer.

Ahlaksız 04-12-2013 17:41

Alıntı:

murted´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506439)
Bir insanın yalan söylüyor olabilmesi için söylediği şeyin yanlış olduğunun farkında olması gereklidir.

İster farkında olsun,ister olmasın..Banane..Ben bu kişinin yalan söylediğini biliyorum ve bunu kanıtlayabilirim..Mevzu bitmiştir..Edebiyat yapmaya gerek yok..!

Mahkemede yalancı şahitlik yapan birine,yalan söylediğinin farkında mıydın,yoksa değil miydin diye sorulur mu?
Böyle saçmalık olur mu?
Herhangi birşey hakkında VAR hükmü veren birisinin,nerede/nasıl sorusu karşılığında bir cevap veremediği anlaşılırsa,bu kişinin yalancı bir sahtekar olduğunun söylenmesi tabi ki doğru bir tespittir..

Kapınıza gelen bir pazarlamacı ''abi tencere satıyorum ama bu tencere gözükmüyor'' derse,ne cevap verirsiniz,muhakeme yeteneği tavan yapmış sn.mürted:)

Vefik Sami 04-12-2013 19:45

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506442)
...Mahkemede yalancı şahitlik yapan birine,yalan söylediğinin farkında mıydın,yoksa değil miydin diye sorulur mu?
Böyle saçmalık olur mu?

Sn. NOLAN;

Bir münakaşa ne denli sert geçerse geçsin; eğer tartışma kişiselleşmemişse, kolay kolay üslûbumu bozmam. Fakat bazen öyle abuk-subuk şeyler yazmaktasın ki, emin ol "kayışı sıyırdığını" düşünmekteyim.

Mahkemede şahitlik eden kimse, bizzat görüp bildiklerini anlatarak şâhitlik eder. Hiç bir hâkim, "Ben sanığın masum olduğuna inanıyorum hakim bey" diyen adamın şahâdetini kabul etmez.

Müslümanların kelime-i şahadet dediği şey için söyledikleriniz doğrudur. Çünki cümle, "şahadet ederim" diye bitmektedir. Fakat bütün inanırlar böyle yapmaz. Misâl ben "Tüm varlığın sahibi/yaratıcısı bir Tanrı'nın olduğuna şahâdet ederim" demiyorum. İnandığımı söylüyorum.

Umuyorum; bu ikisi arasındaki kalın çizgiyi göremeyecek kadar "miyop" değilsinizdir.

Tarafların karşılıklı münakaşa etme noktasında istekli olmaları durumu müstesnâ,"Olmayan Tanrı'ya neden inanıyorsun ?" gibi benim inancımı ve inanç özgürlüğümü sorgulayıcı bir soru sorma hakkına hiç kimse sâhip değildir.

Çünki, tüm inanırlara bu hakkı, İnsan hakları evrensel beyannâmesi tanımaktadır.

Kendisini "dindar" olarak tanımlayanlardan ne gibi bir kötülük gördüğünü bilemem de, fakat o her ne ise, gözünüzü kör etmiş anlaşılan.

Binaenaleyh, seviyeyi yerlerde süründürüp "İnananlar yalancıdır" demek sûretiyle haddini aşarak, bizlerin kişilik haklarını tahkir ve tezyif edici höykünmelerde bulunmak, içinde bulunduğunuz ruhsal durmun bir yansıması gibi.

Hoş mu görelim, anladığın dil ve perdeden cevap mı verelim bilemedim doğrusu...

Ahlaksız 04-12-2013 20:02

Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506451)
Mahkemede şahitlik eden kimse, bizzat görüp bildiklerini anlatarak şâhitlik eder. Hiç bir hâkim, "Ben sanığın masum olduğuna inanıyorum hakim bey" diyen adamın şahâdetini kabul etmez.

Yalancı şahitlerde mi,bizzat görüp bildiklerini anlatarak şahitlik ederler?
Hakim,şahidin yalancı olup olmadığını nereden bilecek?
Şahit belki doğru söylüyor,belki yalan söylüyor..Hakim,eldeki verileri ve şahitlerin beyanatlarını değerlendirerek bir karar verir..

Ben yalan söyleyenleri biliyorum diyorum size..Bu yalan söyleyen kişiler,ister yalan söylediklerinin farkında olsunlar,ister olmasınlar..Hiç mühim değil bu..
Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506451)
Müslümanların kelime-i şahadet dediği şey için söyledikleriniz doğrudur. Çünki cümle, "şahadet ederim" diye bitmektedir. Fakat bütün inanırlar böyle yapmaz. Misâl ben "Tüm varlığın sahibi/yaratıcısı bir Tanrı'nın olduğuna şahâdet ederim" demiyorum. İnandığımı söylüyorum.

İnanmak nedir?
Olan birşeye mi,yoksa olmayan bir şeye mi inanılır?
Siz Tanrı'ya inanıyorsunuz,çünkü size göre Tanrı var..
Bende size şu inandığınız Tanrı'yı bir gösterin diyorum,yahu:)
Gösteremezseniz,herkesin anlayabileceği,ikna olabileceği bir argüman sunamazsanız;size ne dememizi beklersiniz acaba?

Dipnot:Bu foruma birbirimizin sırtını sıvazlamaya girmiyoruz..

murted 04-12-2013 21:54

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506442)
İster farkında olsun,ister olmasın..Banane..Ben bu kişinin yalan söylediğini biliyorum ve bunu kanıtlayabilirim..Mevzu bitmiştir..Edebiyat yapmaya gerek yok..!

Sen öyle dedin diye öyle olacak diye bir şey yok maalesef. Git sözlükten yalan söylemek nedir, bir bak istersen. Adam eğer yanlış bir şeyi doğru olduğunu zannederek aldatma kastı olmadan söylüyorsa o adamın yanıldığını söyleriz, ona yalancı demeyiz.

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506442)
Mahkemede yalancı şahitlik yapan birine,yalan söylediğinin farkında mıydın,yoksa değil miydin diye sorulur mu?
Böyle saçmalık olur mu?
Herhangi birşey hakkında VAR hükmü veren birisinin,nerede/nasıl sorusu karşılığında bir cevap veremediği anlaşılırsa,bu kişinin yalancı bir sahtekar olduğunun söylenmesi tabi ki doğru bir tespittir..

Amacının mahkemeyi kandırmak olmadığını sağlıklı bir şekilde açıklayabilirse yalancı şahitlik yaptığına hükmedilemez. Ortada art niyet, kandırma kastı olmadığı sürece birinin gerçeğe aykırı bir şey söylemesi onu yalancı yapmaya yetmez. Böyle bir adam iddiasının içeriğine göre deli bile olabilir ama yalancı olmaz.

Alıntı:

Cosmic Perspective´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506413)
Bir ateist olarak kendimi dindarlar arasında akıl hastanesindeki doktor gibi hissediyorum.

Buradaki benzetme gayet yerinde, hakaret kastı yok. Hasta ile doktor arasındaki fark gerçeğin farkında olma ya da olmama durumlarıyla ilişkilendirilmiş.

Sense inananlara hayvan diyorsun, bu nasıl oluyor denince de olayı yalan söylemeyle ilişkilendirmeye çalışıyorsun.
İnananları hayvana benzetmen mi daha kötü, yoksa hayvanla insan arasındaki farkı yalan söylemekle ilişkilendirmen mi? Bilemedim şimdi ben.

Azıcık düşünce... :)

Vefik Sami 04-12-2013 22:45

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506453)
Dipnot:Bu foruma birbirimizin sırtını sıvazlamaya girmiyoruz..

"Sırt sıvazlama"yı de nereden çıkardın muhterem ?
Senin gibi düşünmeyenleri "yalancı" ilân ederek, açıkça bizlere hakâret etmektesin.
Hatta bu terbiyesizliğinde de ısrar ediyorsun.
Üslûbuna dikkat etmeni istemiştim.

Paşa gönlün bilir.
Nasıl yazarsan ona göre cevap alırsın.

*

Bu forumda yazan herkesi okumak gibi bir lüksüm yok.
sn mürrted'in yaptığı alıntıda gördüm.
Diğer vatandaş da, ateist olarak kendisini "doktor", imanlıları da "akıl hastası" ilân etmiş.

Bu ne şişkin egodur bilader.
Bir de sık sık empatiden, dürüstlükten söz etmezler mi ?

Bing-Banag teorisini ortaya koyan Rahip fizkçi Geogres Lemaitre "akıl hastası-yalancı" olursa sizin gibi muhteremlerin ne durumda olduğunu tahayyül etmek dahi mümkün olamaz.

Öyle deeel mi efeeemmm ? :D

Ahlaksız 05-12-2013 01:19

Alıntı:

murted´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506466)
............
Sense inananlara hayvan diyorsun, bu nasıl oluyor denince de olayı yalan söylemeyle ilişkilendirmeye çalışıyorsun.
İnananları hayvana benzetmen mi daha kötü, yoksa hayvanla insan arasındaki farkı yalan söylemekle ilişkilendirmen mi? Bilemedim şimdi ben.

Azıcık düşünce... :)

Bende bir hayvanım..Hepimiz hayvanız..Bu ayrı konu..

Hayvanat bahçesinde çaresiz bir şekilde hapsedilen hayvanları görünce burkuluyorum/üzülüyorum..İmanlı insanların akıllarını/vicdanlarını hapsetmeleri,bir kenara bırakmaları karşısında burkuluyorum/üzülüyorum..

Okumayan,okuduğunu anlayamayan,düşün(e)meyen,sorgula(ya)mayan insanların bir hayvandan ne farkı var demekteyim..
Aynı zamanda hayvan olduğumu da söylüyorum:)
Kafanız karışmasın..Hepimiz hayvanız ama bizim türümüz biraz farklı..Bu farklılıktan bihaber imanlıların,insan olacak kertede olmadıklarını anlatmaya çalışıyorum..İnsan olmak için biraz ahlaka/erdeme ihtiyaç vardır..Yalan söyleyen birisi,benim açımdan bir sırtlandan farksızdır..Sırtlan sorgulayamaz/bizim gibi düşünemez/okuyamaz..İmanlılar da böyle değil mi?
Mesela Nuh tufanına inanan birisi,sizce düşünebiliyor mu?
Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506469)
"Sırt sıvazlama"yı de nereden çıkardın muhterem ?
Senin gibi düşünmeyenleri "yalancı" ilân ederek, açıkça bizlere hakâret etmektesin.
Hatta bu terbiyesizliğinde de ısrar ediyorsun.
Üslûbuna dikkat etmeni istemiştim.

Uçan spagetti canavarı var diyen bir yalancı ise,Tanrı var diyen de bir yalancıdır..Bu bir hakaret değil,bir tespit/teşhis..''Ben yalan söylemiyorum,aha işte Tanrı'' diyebiliyorsanız buyrun meydan sizin..

Siz ''Tanrı'ya iman ediyorum ben'' diyorsunuz..Ben de size ''olmayan birşeye iman edilir mi?'' diyorum..Demek ki var olan bir Tanrı'ya iman ediyorsunuz ama bu var olan Tanrı'yı bize gösteremiyorsunuz..Bu durumda size ne dememizi istiyorsunuz?

Neva 05-12-2013 08:26

Alıntı:

murted´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506439)
Bu başlıkta dinden en fazla zarar gören kişinin sen olduğu anlaşılıyor. Muhakeme yeteneğin öylesine bozulmuş ki dinden çıktığın halde dahi akıl yürütürken ciddi problemler yaşıyorsun.

"Patates tarlasında patates yetişir.
Ahmet, patates tarlasının bekçisidir.
Öyleyse Ahmet de bir patates olmalıdır."

Kusura bakma ama sürekli olarak şekildeki kadar hatalı şekilde akıl yürütmektesin. Bir inanıra ortalama dinsiz profili budur deyip sadece senin yazdıklarını okutabilsek onun daha da dindarlaşmasına vesile olmuş olurduk, başka da bir şey yapmış olmazdık.

Katiliyorum. Muhakeme yetenegi fazla etkilenmis.

inferno 05-12-2013 09:42

Din tek bana değil tüm insanlığa zarar verdi. dünyadaki açlığın kıtlığın savaşların ölen bebeklerin %99 u din yüzünden.
din olmasaydı milyarlarsa insan hurafelerle değil de bilime insanlığa katkısı olacak şekilde yetiştirilseydi belki bugün kanser olmaz, tüm hastalıkların tedavileri çok basit bir şekilde gerçekleştirilebilir, doğal kaynaklarımızı idareli kullanmayı öğrenmiş masta yaşam formları yapmayı başarmış,
tüm insanların bilinçli, akıllı insanlar hakkını savunabilen kolay kandırılamayan insanlar olurduk.
Devletin yönetimini bir kaç gözü açığa teslim etmemiş olurduk, daha kolay örgütlenebilirdik.
şiddet ortadan kalkardı.
Daha akıllı mühendislerimiz olur, Çok daha az maliyete çok daha dayanıklı inşaatlar yapardık.

Vefik Sami 05-12-2013 11:11

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506480)
...Siz ''Tanrı'ya iman ediyorum ben'' diyorsunuz..Ben de size ''olmayan birşeye iman edilir mi?'' diyorum..Demek ki var olan bir Tanrı'ya iman ediyorsunuz ama bu var olan Tanrı'yı bize gösteremiyorsunuz..Bu durumda size ne dememizi istiyorsunuz?

Sen gerçekten ciddi misin;
Yoksa bâzı zihinsel problemlere düçar mı oldun ?
Kaç defâ yazdımm; artık ben de unuttum.

Diyorum ki; bilinen, bilinir; ona iman gerekmez.
İman, kimi insanlarda bir Tanrı'nın var olabileceğine dâir kanâatttir.

İster kabul et, ister etme.
Tanrı kavramı bir ihtiyaçtan ortaya çıktı.
Peki, "Uçan spagetti canavarı"nı ortaya çıkaran ne ?

Kendini çok zekî görüp, inançlı insanları "ahmak" yerine koyan; aslında din-iman noktasında hiçbir kaygısı olmadığı hâlde, içinde yetiştiği çevrenin etkisiyle "imanlı" görünen kimi tipler gibi, yine yaşadığı çevresel koşullardan ötürü, dinsel bilgi ve hassasiyetleri zayıf olduğu için kendini "ateist" zanneden; genelde muhatabını, muhatabının kutsalını, değer yargılarını küçümseyip alay ederek egosunun hamallığını yapan ve gariptir, yaptığı hamallığın farkında olmadığı halde, kendisini "özgür" zanneden tiplerin geyik muhabbeti kıvâmında ortaya koyduğu bir ironi.

"Çok zeki" arkadaşımız, elma ile armut'un çarpımından nar elde etme telâşında.
Edeb Ya Hu!...

Ahlaksız 05-12-2013 13:09

Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506492)
Diyorum ki; bilinen, bilinir; ona iman gerekmez.
İman, kimi insanlarda bir Tanrı'nın var olabileceğine dâir kanâatttir.

Tanrı'nın ne olduğunu bilmiyorsunuz..En ufak bir fikriniz yok..Bu yüzden iman ediyorsunuz..Tanrı belki vardır diyerek akıl yürütüyorsunuz ve bu akıl yürütmeniz neticesinde Tanrı'ya iman etmeyi tercih ediyorsunuz..
Şimdi anladım sizi..''Ya varsa'' yani:)

Tanrı'ya böyle inanan birine yalancı gözüyle bakamam..Çünkü bu tercihinizle ''Tanrı var'' diyecek konumunda değilsiniz..!
Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506492)
İster kabul et, ister etme.
Tanrı kavramı bir ihtiyaçtan ortaya çıktı.
Peki, "Uçan spagetti canavarı"nı ortaya çıkaran ne ?

Doğrudur,Tanrı kavramı bir ihtiyaçtan ortaya çıktı..
Siz bu ihtiyaçtan ortaya çıkan Tanrı kavramına ''ya varsa'' diyerek iman ediyorsunuz:)
Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506492)
"Çok zeki" arkadaşımız, elma ile armut'un çarpımından nar elde etme telâşında.
Edeb Ya Hu!...

Kendimi zeki görmüyorum..Ateist olmam beni zeki yapmaz ama inançlı insanlardan daha mantıklı/rasyonel bir insan olduğum kesin..Ben sizin gibi Nuh tufanına inanamam..Siz de Nuh tufanına inanıp,bize hikaye anlatmayın burada:)

Kozmik Perspektif 05-12-2013 13:48

Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506469)
"Sırt sıvazlama"yı de nereden çıkardın muhterem ?
sn mürrted'in yaptığı alıntıda gördüm.
Diğer vatandaş da, ateist olarak kendisini "doktor", imanlıları da "akıl hastası" ilân etmiş.

Bu ne şişkin egodur bilader.
Bir de sık sık empatiden, dürüstlükten söz etmezler mi ?

Bing-Banag teorisini ortaya koyan Rahip fizkçi Geogres Lemaitre "akıl hastası-yalancı" olursa sizin gibi muhteremlerin ne durumda olduğunu tahayyül etmek dahi mümkün olamaz.

Öyle deeel mi efeeemmm ? :D

Dindarların yalancılıkla itham edilmesi bence de extrem ve aşırı bir suçlama. Dindarları değil de dincileri/din tüccarlarını yalancılıkla suçlayabiliriz. Dindarlar aldanmış insanlardır en fazla. Onları yalancılık ve sahtekârlıkla suçlarsak kendi elimizle tedaviye kapatmış oluruz bence.

Ve dinin tıpkı bir obsesyon, anxiete, paranoya ve delüzyon benzeri bir mental kusur olduğu konusunda ısrarcıyım. Hatta delüzyonel bozukluğun tanımına harfiyyen uymaktadır. Bu hastalık genellikle ebeveynlerden çocuğa bulaşır ve tedavi edilmezse kronik bir kusur olarak hayat boyu devam eder. Hastalığın şiddeti bireylere göre farklılık gösterir. Kimisinde ılımlı kimisinde radikaldir. Ancak tedavisi mümkündür. Ben de sonradan tedavi olabilen şanslı azınlık içindeyim. :) Darısı diğer inançlıların başına.

Vefik Sami 05-12-2013 14:06

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506494)
Tanrı'nın ne olduğunu bilmiyorsunuz..En ufak bir fikriniz yok..Bu yüzden iman ediyorsunuz..Tanrı belki vardır diyerek akıl yürütüyorsunuz ve bu akıl yürütmeniz neticesinde Tanrı'ya iman etmeyi tercih ediyorsunuz..
Şimdi anladım sizi..''Ya varsa'' yani:)

Beni anlama noktasında en ufak bir çabanız yok.
Tüm gayretleriniz, bana cevap yetiştirmeye endeksli.

Bir ateist inançlı insanların Tanrı hakkındaki kanâatlerini kabul etmez fakat; imanlı insanları da yalancılıkla, akıl hastası olmakla suçlamaz.
Böyle yapması için hiç bir sebebi yoktur çünki.
Sizdeki durum epey ilginç.
Tavırlarınız, bir ateist'ten ziyâde kültür dindarı tavırları gibi.

Hiç bir ateist "olmayan Tanrı"ya bu kadar öfke duymaz.
Eğer iddia ettiğiniz gibi gerçekten ateist iseniz, durumunuz Cervantes'in "Don kişot'undan daha vahim.
Çünki onun düşmanı daha nesnel idi.
Yel değirmenleri. :D

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506494)
Tanrı'ya böyle inanan birine yalancı gözüyle bakamam..Çünkü bu tercihinizle ''Tanrı var'' diyecek konumunda değilsiniz..!

İhtimaller tedbirli olmayı zorunlu kılar.
Tedbir üzerinden imanda samimiyet yoktur.
Yılın onbir ayı müşterilerini kazıklayıp, Ramazanda oruç tutarak kendisini affettirdiğini zanneden esnaf mantığıdır bu anlattığınız garâbet.
Bana yalancı demiş olmanızla, yukarıdaki iddianız arasında hakâret bâbında hiç bir fark yok.
Kendisini "kurnaz" muhatabını "saf" zanneden insanların düştüğü gülünç durumlar, çok daha beterdir.
Ama farkedebilmek de lâzım tabii.

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506494)
Doğrudur,Tanrı kavramı bir ihtiyaçtan ortaya çıktı..
Siz bu ihtiyaçtan ortaya çıkan Tanrı kavramına ''ya varsa'' diyerek iman ediyorsunuz:)

Ben Tanrı'nın var olduğu noktasında kesin kanâat sâhibiyim.
Bu kanâatim ise subjektiftir.
Başklarına Tanrı'yı gösterme misyonum ve haddim yok.
Dikkat ettiyseniz, varlığı noktasında hiç bir tartışmaya girmedim ve girmem.
Tanrı, kendisini samimiyetle arayan insana tecelli eder.
Tabii "tecelli"den kasdım, O'nu bir "şekil-nesne" gibi görmek değil.
Eğer Tanrı birileri için bilinmek istemiyorsa, kendisinin varlığını bildirmek başkalarının harcı değildir.

İmanda "torpil" olmaz.
Kendin arayıp bulacaksın.
Bulamıyorsan, mevcut konumunla yetinip imanlılara kin, nefret kusmayacaksın.

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506494)
Kendimi zeki görmüyorum..Ateist olmam beni zeki yapmaz ama inançlı insanlardan daha mantıklı/rasyonel bir insan olduğum kesin..Ben sizin gibi Nuh tufanına inanamam.

Nuh tufanınan inandığını söyleyen insanların % 99,99'u Nuh'un zamanında yaşamış olsaydı, muhtemelen onlar da Nuh'a inanmazdı. Ben inanır mıydım, emin değilim. Hiç deniz olmayan, çölün ortasında bir yerde "Tanrı bana gemi yapmamı emretti" deyip gemi inşâsına soyunan birine şimdiki imanlılardan hangisi inanırdı dersiniz ?

Belki bölgesel bir âfet yaşanmış olabilir.
Ama Tevrat'ta anlatıldığı gibi, tüm dünyayı suların kapladığı bir tufan pek inandırıcı durmuyor.
Dünyanın düz zannedildiği dönemlerde böyle bir efsâne insanları etkileyebilir de,
Şimdiki öğrendiklerimiz, bildiklerimiz çerçevesinde bunu kabul etmek mümkün değil.

Konu "Tanrı'nın gücü" değil.
Tanrı isterse tüm dünyayı suya boğar; o ayrı.
Fakat anlatılan efsâne, Tanrısal adâlet ilkesine ters düşüyor.
Dünya Nuh ve etrâfındakilerden ibâret değil ki.
Neden Nuh kavimine kızıp da tüm insanları ve dahi diğer canlıları öldürsün ?

Böyle bir şeye insanın gücü yetse ve yapsa "Pire için yorgan yakmışsın" demezler mi ?

Tanrı'nın, canlıların hayatlarını sonlandırmak için yağmura sele ihtiyâcı yok ki.
Nasıl yarattıysa öyle de öldürür.

Uzun zamandır bir kavramı anlatmaya çabalıyorum.
Kültür dindarlığı.
Yâni, içine doğduğu kültürün kendisine dayatmalarını kabul etmek zorunda kalıp, şartlanmışlığını "iman" zanneden insanların hâlini anlatma çabasındayım.

Beni kültür dindarlarıyla karıştırmayın.

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506494)
Siz de Nuh tufanına inanıp,bize hikaye anlatmayın burada:)

Bakınız; ister hikâye anlatırım, ister efsâne.
Bu forumun kurallarına ters düşmediğim ve kırıcı bir üslup kulanmadığım müddetçe istediğimi yazarım.
Üstüne vazife olmayan işlere karışma.

Vefik Sami 05-12-2013 14:44

Alıntı:

Cosmic Perspective´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506496)
...Ve dinin tıpkı bir obsesyon, anxiete, paranoya ve delüzyon benzeri bir mental kusur olduğu konusunda ısrarcıyım. Hatta delüzyonel bozukluğun tanımına harfiyyen uymaktadır. Bu hastalık genellikle ebeveynlerden çocuğa bulaşır ve tedavi edilmezse kronik bir kusur olarak hayat boyu devam eder. Hastalığın şiddeti bireylere göre farklılık gösterir. Kimisinde ılımlı kimisinde radikaldir. Ancak tedavisi mümkündür. Ben de sonradan tedavi olabilen şanslı azınlık içindeyim. :) Darısı diğer inançlıların başına.

Ateizm'in tarihçesi hakkında elimizde net veriler var mı, bilmiyorum. İlk Çağdan bu tarafa bireysel anlamda ateist düşüncelere sâhip insanlar gelip geçmiştir muhakkak. Ama ateizm'in, günümüzde olduğu kadar yaygınlaşıp toplumsal bir karakter arzettiğini sanmıyorum. İnsanoğlunun bilim ve teknolojide ulaştığı son nokta, her kültür ve inançtan ve dahi inançsızlıktan gelen insanların ortak katkılarıyla meydana geldi. İnançlı insanları obsesyonla, ankisite ve paranoya ile suçladığınız zaman; onların ortak kültür ve medeniyete olan katkılarını da inkâr etmeniz gerekmez mi ?

Bu durumda, eldeki bilgi birikiminin inançlı insanlara âit olanlarını çıkarıp atın bakalım.
Kendinizi ateist yapan verilere nasıl ulaşacaksınız...
Bence bribirimizi birşeylerle itham etmekten çok, anlamaya çabalamak gibi bir gayretin sâhibi olmak daha mantıklı.

Sizce de böyle değil mi ?

Burada bulunuş amacımız; bilgiyi silah gibi kullanıp, başkalarının saflığından ve iyi niyetinden bilistifâde, onları gülünç durumlara düşürmek sûretiyle, egomuzun azad kabul etmez köleliğne yeni katkılarda bulunmak değilse tabii.

Kozmik Perspektif 05-12-2013 15:43

Hayır inkâr etmek gerekmez. İlk çağlarda inançlar, mistisizm, paranoid ve delüzyonel kusurlar insanlığı merak etmeye ve araştırmaya teşvik etmiş olabilir, bunu inkar etmiyorum. Ama şu da bir gerçek ki tüm bu maceradan geriye kalan sadece ateistik metodolojinin bize kazandırdığı bilgilerdir. Mesela astroloji, simya ve numerolojiden geriye astronomi, kimya ve matematik kalmıştır. İnsanlığın bilimsel birikimi ve buna bağlı olarak gelişen teknolojik imkânlar -kâşiflerin ya da mucitlerin inançsal kimliğinden bağımsız olarak- ateistik perspektifin meyveleridir. Bugün bilimsel sürece yön veren şey de köhne cinnetler değil materyalistik metodolojidir.

Ahlaksız 05-12-2013 15:56

Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506432)
Ispat edilen şeye iman edilmez; o şey bilinir.

Peki..
Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506432)
Tanrı'nın varlığı ise kesin olarak bilinmez; inanılır.

Peki..
Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506492)
Diyorum ki; bilinen, bilinir; ona iman gerekmez

Peki..
Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506497)
Ben Tanrı'nın var olduğu noktasında kesin kanâat sâhibiyim.

Hoppala:)
Tanrı'ya iman etmiyorsunuz yani..Tanrı'nın varlığını kesinlikle biliyorsunuz..
Buyrun,bildiğiniz bu Tanrı'yı bize gösterin diyorum bende..Bunu anlamak zor mu?
Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506492)
Ben inanır mıydım, emin değilim. Hiç deniz olmayan, çölün ortasında bir yerde "Tanrı bana gemi yapmamı emretti" deyip gemi inşâsına soyunan birine şimdiki imanlılardan hangisi inanırdı dersiniz ?
Şimdiki öğrendiklerimiz, bildiklerimiz çerçevesinde bunu kabul etmek mümkün değil

Tanrı %100 var diyorsunuz,sonra da Tanrı'nın büyük mucizesi Nuh tufanını kabul etmek mümkün değil diyorsunuz..!

murted 05-12-2013 16:15

Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506497)
Bir ateist inançlı insanların Tanrı hakkındaki kanâatlerini kabul etmez fakat; imanlı insanları da yalancılıkla, akıl hastası olmakla suçlamaz.

Alıntı:

Cosmic Perspective´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506413)
Bir ateist olarak kendimi dindarlar arasında akıl hastanesindeki doktor gibi hissediyorum.

Bence burada teşpihte hata olmaz durumu var. Dindarlara burada akıl hastası dendiğine katılmıyorum. Yalancı, hayvan vs. sadece sizin için değil benim için de kabul edilemez. Ama bu örnekte bence inanırlar akıl hastasıdırlar denmiyor. Bir benzetme yapılmış sadece.

Bu forumda Müslüman olmak iddiasındaki Bursalı, Bahai olduğunu söyleyen Psiko ve kendisine Mesih takipçisi diyen Vefik Sami (sakin olduğu zamanlarda) benim gözümde forumdaki pek çok ateiste göre daha sağlıklı bir ruh halini yaşıyorlarmış gibi duruyor. Keza bunları muhakeme yetenekleri, pek çok ateistten daha yüksek düzeyde, pek çoğundan daha sağlıklı şekilde akıl yürütebiliyorlar.

Vefik Sami 05-12-2013 16:19

Alıntı:

...Ama şu da bir gerçek ki tüm bu maceradan geriye kalan sadece ateistik metodolojinin bize kazandırdığı bilgilerdir...
Metodolojik ateizm ile benim sorduğum sorunun ilgisi ne ?

Tanrı'nın varlığına dâir uydurulan kimi hurâfe ve ön yargıların bilimsel araştırmalardan uzak tutulması elbette doğru bir şeydir. Fakat benim sorum bu değildi.

İnsanlığın teknolojide ulaştığı bu günki konum her inançtan kişinin katkılarıyla meydana geldi. Mâdem inançlı insanların akıl sağlığı hakkında "şüphe"leriniz var; neden onların bilim ve medeniyet adına ortaya koyduğu verileri kullanıyorsunuz ? .Siz bir taraftan, inançlı insanların bilim adına harcadığı emekleri sahiplenip, kulanırken; diğer taraftan o emek sahiplerini "köhnemiş cinnet" şeklinde itham ederek şimdiye kadar hiç kimsede göremediğim bir kötü davranışa imzâ atıyırsunuz.

Ne adına ?
İnançlı kesimi aşağılama noktasında ağzına geleni savurup, sonrada bu yazdıklarını sahiplenme mecbûriyetinde kalarak "haklı çıkma" adına.

Seveyim sizin "toplumsal birlikteliğin güdülediği ahlâk" anlayışınızı!...

NOLAN ile birlikte ikiniz bir münakaşadan çok, ortaya koyduğum her argümanı keyfinize göre şekillendirip, yeni hakaretler üretme çabasıyla davranmaktasınız. Ben seviyeli bir münakaşa adına sabrımı muhafaza etmekteyim.

Rüzgâr ekenin fırtına biçeceğini de hatırlatarak.

murted 05-12-2013 16:31

Alıntı:

NOLAN´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506503)
Tanrı %100 var diyorsunuz,sonra da Tanrı'nın büyük mucizesi Nuh tufanını kabul etmek mümkün değil diyorsunuz..!

Kutsal Kitaptaki masalların bilimle açıkça çeliştiğini gören ve bundan kaçış olmadığını anlayan Hristiyanlar, yaşanmış olması mümkün olmayan Nuf Tufanı, Kızıl Deniz'in yarılması gibi hadiseleri birebir yaşanmış kabul etmiyorlar. Onlara göre anlatılanlar birebir yaşanmış şeyler değiller; bunlar, ders çıkarılsın diye kitapta yer alan anlatılar. Özetle Kutsal Kitap onlara göre iyi bir ahlak kitabıdır fakat anlattığı akla ve bilime ters olaylar yaşanmış olmak zorunda değillerdir. Gerek Eski Ahit, gerek Yeni Ahit Kuran'ın aksine Tanrı sözü olduğuna inanılmayan, ilhamla yazdırıldığına inanılan kitaplar olduklarından bunu kabul etmesi daha kolay oluyor.

Gelişmiş ülkelerdeki Hristiyanlar olaya genellikle böyle bakarlar. Haftada bir de kiliseye giderler, arada bağış yaparlar. Öteki türlü bu kadar aydınlanmış toplumların bilimi yalancı sayarak Müslümanlar misali bilime yüz çevirip klasik öğretiye bağlı kalmaları mümkün değildir.

Demem o ki Kutsal Kitaplar'daki akla ve bilime zıt anlatıları, fabl gibi düşünüp ders çıkarmak lazım diye düşünüyorlar. Malum fablarda da farklı tür hayvanlar birbirleri ile konuşur ve bu durum da akla ve bilime terstir. İnanma ihtiyacı bazı insanların olaya böyle yaklaşmalarına neden oluyor. Evrim Teorisi'ne tamamen ters olan Adem-Havva masalına bir temsildir diyen evrimci Müslümanlar yok mu?

Vefik Sami 05-12-2013 16:36

Alıntı:

murted´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506504)
...kendisine Mesih takipçisi diyen Vefik Sami (sakin olduğu zamanlarda)...

Üstad;

Ben genelde sâkin bir yapıya sâhibim.
Tartışma esnasında fikri düzlemde seyreden en sert ifadelere dahi tepki vermem.
Ama atılan "ok"lar fikir hedefinden sapıp o fikrin sâhibine yönelince iş değişiyor.

Farkında olmadan "kantarın topuzu"nu kaçırmaktaysam; yaptığınız/yapacağınız uyarılardan isitfâde edeceğimin de bilinmesini isterim.

Saygıyla.

Kozmik Perspektif 05-12-2013 17:01

Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506505)
İnsanlığın teknolojide ulaştığı bu günki konum her inançtan kişinin katkılarıyla meydana geldi. Mâdem inançlı insanların akıl sağlığı hakkında "şüphe"leriniz var; neden onların bilim ve medeniyet adına ortaya koyduğu verileri kullanıyorsunuz ? .Siz bir taraftan, inançlı insanların bilim adına harcadığı emekleri sahiplenip, kulanırken; diğer taraftan o emek sahiplerini "köhnemiş cinnet" şeklinde itham ederek şimdiye kadar hiç kimsede göremediğim bir riyâkârlığa imzâ atıyırsunuz.
.

Bir bilimci obsesyon, anxiete yada sanrısal bozukluktan muzdarip olabilir ama bu onun iyi bir matematikçi, fizikçi, biolog olamayacağı anlamına gelmez. Supernatürel güçlere inanan biri mahkemede, finansal işlemlerinde, akademik enstitülerde metodolojik materyalizme sadık kaldığı sürece sistematikçe geçerli sonuçlar elde edecektir.

Kozmik Perspektif 05-12-2013 17:35

Sanırım dindarları akıl hastası olmakla suçlamak da yanlış bir tutum. Ancak bir inançlı inancını savunmak için ortaya argüman koyuyorsa bu kesin olarak ahmakça bir harekettir. Aklını gereği gibi kullanamamaktır. Zaten inançlılar kendi aralarında birbirlerini genellikle sersemlik ve budalalıkla suçluyor. Hristiyanlar Müslimleri ve Yahudileri, Müslimler Hristiyanları Yahudileri. Yahudiler diğer ikisini de. 3,5 milyar insan birbirlerinin inançlarının zırvadan ibaret olduğunu ileri sürüyor. Öyleyse bu iddiacıların aptalca davrandıklarına hükmedebiliriz.

Vefik Sami 05-12-2013 18:15

Alıntı:

Bir bilimci obsesyon, anxiete yada sanrısal bozukluktan muzdarip olabilir ama bu onun iyi bir matematikçi, fizikçi, biolog olamayacağı anlamına gelmez.
Bu dediğin şey sâdece imanlı bilim adamları için mi geçerli ?
Ateistler, bu tip zihinsel hastalıklardan muaf mıdır ?

Alıntı:

Sanırım dindarları akıl hastası olmakla suçlamak da yanlış bir tutum. Ancak bir inançlı inancını savunmak için argüman ortaya koyuyorsa bu kesin olarak ahmakça bir harekettir.
Bak sen.
Ne de büyük laf etmişsin muhterem.
Yalnız, ağzınla gerini karıştırmışsın gibi.
Pis kokular yayılıyor mesajından.

O "Ahmak"ın #29 no'lu mesajda sorduğu basit bir soruya henüz net bir cevap veremeyip kırım kırım kıvırtan, üstüne bir de "akıllı" geçinen senin gibi dansözlere ne demeli; pabucumun "entel"i ?

Ahlaksız 05-12-2013 18:25

Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506505)
NOLAN ile birlikte ikiniz bir münakaşadan çok, ortaya koyduğum her argümanı keyfinize göre şekillendirip, yeni hakaretler üretme çabasıyla davranmaktasınız. Ben seviyeli bir münakaşa adına sabrımı muhafaza etmekteyim.

Rüzgâr ekenin fırtına biçeceğini de hatırlatarak.

Ne yapacaksınız sn.Vefik Sami?
Ip adreslerimizi öğrenip,bize baskın mı yapacaksınız?
:)
Neye inandığınızın bile farkında değilsiniz siz..Alenen paradoks içindesiniz ve zeytinyağı gibi de hep üsttesiniz..Bırakın bunları,sadede gelin lütfen..

''Tanrı var'' diyene ''nerede bu Tanrı'' diye sormaktayım ama aldığım bir cevap yok..Demek ki bu ''Tanrı var'' diyen kişi,bana söylemekte..Yani bu kişi bir yalancı..!
Siz bu gerçeği ister kabul edin,ister etmeyin..
Gerçek bu..!

Tanrı var diyene yalancı demek hakaret etmek değildir..Saçmalamayın lütfen..
Gerçekler acıdır ve burada sadece gerçeklerden bahsedebilirsiniz..
Hayali karakterlerin var olduğunu söyleyenlere,yalancı denmez de ne denir?!

Size birkaç sefer izah ettim bu durumu..Mevzu sadece Tanrı kavramı değil..

Kapınıza gelen bir satıcı ''abi tencere satıyorum ama görünmüyor bu tencere..Görünmediği o kadar da önemli değil,sonuçta bu tencere var'' derse, ne dersiniz bu kişiye?
Sadece bu soruma cevap verin..

Kozmik Perspektif 05-12-2013 20:30

Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506513)
Bu dediğin şey sâdece imanlı bilim adamları için mi geçerli ?
Ateistler, bu tip zihinsel hastalıklardan muaf mıdır ?

Değildir. Sanrıya kapılmak, hezeyanlarda bulunmak insanlık halidir. Ateistlerin de saçmalamaya hakkı var. Benim de bu çeşit ahmaklıklar yapmışlığım var şahsen.


Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506513)
Bak sen.
Ne de büyük laf etmişsin muhterem.
Yalnız, ağzınla gerini karıştırmışsın gibi.
Pis kokular yayılıyor mesajından.

O "Ahmak"ın #29 no'lu mesajda sorduğu basit bir soruya henüz net bir cevap veremeyip kırım kırım kıvırtan, üstüne bir de "akıllı" geçinen senin gibi dansözlere ne demeli; pabucumun "entel"i ?

Dindarlık ahmaklıktır, çünkü dindarlık; hurafeleri kayıtsız şartsız doğru kabul etmek ve onlara safça teslim olmak demektir. Her insan doğru kabul ettiği varsayımları sorgulayacak zihinsel ekipmana sahip değil. Bu yüzden mutlak doğru saydıkları iddialara tutunurlar, dinsel metinlere ve ruhban sınıfının tefsirlerine kanaat ederler -ki bu da akılsızlıktır.

* Adam 950 yaşına kadar yaşıyor. (29:14)
* Karınca konuşuyor. (27:18)
* Kuş adamla sohbet ediyor. (27:22)
* Yeni doğmuş bebek konuşuyor. (19:29)
* Balık adamı yutuyor birkaç gün sonra sağsalim karaya tükürüyor. (37:142)
* Bakire kız çocuk doğuruyor. (3:47)
* Adamlar mağarada 300 sene uyuyor. (18:25)
* Adam bastonuyla denizi ikiye ayırıyor. (26:63)
* Adam topraktan kuş yapıyor, üstüne üflüyor, kuş gerçek oluyor. (5:110)
* Adam gemisine dünyadaki her hayvan türünden bir çift bulup sığdırıyor. (11:40)
* Adamla eşşeği ölüyor 100 sene sonra diriliyor. (2:259)
* Adamın bastonu yılana dönüyor. (7:107)

Bu masallara inanan kişiye ahmak denilmez de ne denir?

Üç semavi dinin müminleri soykırım teşvikçisi kasap bir figüre tapmaktalar. Dindarlar birbirlerini karşılıklı budalalıkla, kafirlikle, sapıklık ve dalaletle suçladıkları için dindarlar ahmaktır. Ve aslında bu benim kişisel iddiam bile değil. Tanrılı dinler "En kusursuz din benim, benden olmayan akılsızdır" iddiasıyla yola çıkıyor. Bu çekişmenin kaymağını da zeki politikler yiyor.

Ateizmi unut. Farzet ki dünyada ateizm ve ateistler yok, sadece bahsettiğim din ve dindar profilleri var. Bu koşullar altında dindarlar yine ahmaktır.

Ahlaksız 05-12-2013 20:43

Çok doğru diyorsunuz sn.Cosmic Perspective;)
Ben bu konularda biraz Nietzsche gibi düşünüyorum..Böyle düşünmeyen dinsizleri de,böyle düşünmeye davet ediyorum:)
Nietzsche,zamanında noktayı koymuş bu konulara;
Alıntı:

Herhangi bir tanrıya tapınma ayinine katılmak, kamu ahlakına tecavüzdür.
**************
«Kutsal» tarih, layık olduğu adla, lanetli tarih adıyla anılmalı; «tanrı»,«mesih», «kurtarıcı», «aziz», sözcükleri küfür olarak, canilere takılan adlar olarak kullanılmalıdır.
http://www.turandursun.com/forumlar/...ight=nietzsche

Neva 05-12-2013 22:10

Alıntı:

murted´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506504)
Bu forumda Müslüman olmak iddiasındaki Bursalı, Bahai olduğunu söyleyen Psiko ve kendisine Mesih takipçisi diyen Vefik Sami (sakin olduğu zamanlarda) benim gözümde forumdaki pek çok ateiste göre daha sağlıklı bir ruh halini yaşıyorlarmış gibi duruyor. Keza bunları muhakeme yetenekleri, pek çok ateistten daha yüksek düzeyde, pek çoğundan daha sağlıklı şekilde akıl yürütebiliyorlar.

Yine katiliyorum, ustelik Darwin'i tanri, evrimi din yapmis, ateistim diye ortalarda gezen imanli evrimle, soslu Osho'culardan ayri tutmak gerektigini dusunuyorum.

Ahlaksız 05-12-2013 23:16

Alıntı:

Neva´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 506526)
Yine katiliyorum, ustelik Darwin'i tanri, evrimi din yapmis, ateistim diye ortalarda gezen, imanli evrimle, soslu Osho'culardan ayri tutmak gerektigini dusunuyorum.

Şu laflara bakın..Yakışıyor mu size?
Ateistim diye ortalarda gezen kimdir?
Bu nasıl bir bakış açısı böyle?
Bu nasıl bir üslup?
Kim Darwin'i Tanrı yapmış,kim evrime din gözüyle bakıyor?
Yazık size..

Vefik Sami 05-12-2013 23:18

Alıntı:

Dindarlık ahmaklıktır, çünkü dindarlık; hurafeleri kayıtsız şartsız doğru kabul etmek ve onlara safça teslim olmak demektir. Her insan doğru kabul ettiği varsayımları sorgulayacak zihinsel ekipmana sahip değil. Bu yüzden mutlak doğru saydıkları iddialara tutunurlar, dinsel metinlere ve ruhban sınıfının tefsirlerine kanaat ederler -ki bu da akılsızlıktır.
Anadoluda bildik bir tekerleme vardır.
"Bizim oğlan binâ okur; döner döner yine okur."

İmanlı insanlara karşı sahip olduğunu zannettiğin "entellektüel birikim"e ne oldu ?
Düşüncelerini, inançlarını beğenmediğin kimselere hakâret etmekten maadâ bir hünerini göremedik henüz.
Argümandan bahseden sen, ağız ishali ürünü bir yığın laga-luga dışında net bir fikir üretemiyorsun.
Yapabildiğin tek şey İnançlı insanları "akıl hastası-ahmak" olarak itham edip çemkirmek.

Bu şekilde suçladığın imanlı insanların bir kısmı üniversitelerde prof. olarak görev yapıyor.
NASA'da çalışanlar da var.

Zât-ı âli'niz ne işle iştigal eder acaba ?
Sülo dayının yeşilliğinde bostan korkuluğu mu ?

Benim gerçek ateistlere saygım vardır.
Çünki onlar en azından üç semavi dini incelemiş ve neye karşı çıktıklarını bilerek ateist olmuşlardır.
Bir de senin gibi, içinde yetiştiği toplumun kültürel yapısı nedeniyle dinsel hassasiyetleri bulunmayan. bu nedenle de içine düştüğü boşluğu ateizm, kendisini de "ateist" zanneden, kifayetsiz muhterisler var.

Üj-bej yabancı kelime ezberleyip tekrarlamakla; ya da oaradan-buradan (Ç)alıntı Copy/pasteleri foruma asıp entel pozları takınmakla yürümez bu işler.

"Din diye ortaya koyup, maddeler halinde sıraladıklarına baktığımda, din-iman olgusundan ne kadar uzak ve sığ bir anlayışa olduğun görülüyor. Sen daha din denen mefhumun ne olduğunu tam anlayamamışken, karşı çıktığın da ne ola ki ?

İnanırlar o hikâyeleri okudukları için Tanrı'ya inanmazlar.
Tanrı'ya inandıkları için, İnandıkları Tanrı'nın bunları yapabileceğine inanırlar.
Ayrıca ben de Kutsal Kitap diye bilinen kitaplardaki kimi anlatımları gerçek dışı bulmuşumdur.
Bunları da zaman zaman paylaştım.

Mevzûyu öyle bir noktaya getirdin ki; sürekli karşı çıktığım, elştirdiğim kültür dindarlığını savunmak mecbûriyetindeymişim gibi bir durum çıktı ortaya.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:20 .