![]() |
Yaratılış..
Hani diyorsunuz ya bu ayetleri Muhammed uydurdu diye...
merak ediyorum mesela Ankebut 20'yi nasıl uydurdu? De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bakın. İşte Allah bundan sonra ahiret hayatını da yaratacaktır.” Gerçekten Allah her şeye kadirdir.” ön açıklama: 1-) Kuran, 23 yılda inen kuran insan sözü olsa idi belagatinde muhakkak sapmalar olurdu fakat Kuran hep aynı belagatli üslubunu korumuştur. Çevrilerden bu anlaşılmaz arapçasından okumayı bilmek lazım... 2-) belagat konusuna niye girdim? "yeryüzünde geiz dolaşın" ifadesi veya ayette geçen "arz" kelimesinin nasıl kullanıldığını kuranı bir bütün olarak incelersenin o belagatli üslup çerçevesinde rahatlıkla görürsünüz. 3-) yeryüzünde gezin dolaşın demek turistlik geziye çıkın demek değildir... veya mekke ve etrafını bi inceleyin bakalım demek değildir. 4-) yeryüzünü gezin dolaşın demek gözlemleyin, deney yapın , araştırın vs. vs. vs. gibi anlamalrın hepsini kapsar. Allah "deney yapın" demesini de bilir di ama başlangıç noktası 1400 yıl önce olduğu için öyle bir üslup kullanmış ki o zamanın insanı için imkanlar dahilinde yapılacak her ne ise bu zaman insanı için de imkanlar dahilinde yapılacak olanı yapın " anlamını koruyor ve içeriyor... SORU: Ayetler insan sözüdür diyenler...Muhammed peygamber neden böyle bir ayet demiş sizce? zorunluluğu mu var? Herkesin muhakkah bir fikri teorisi vardı nasıl yaratıldığı hakkında.. O ise cevap doğada, arzda gezin dolaşın cevap orda! demiş... niye? gerçekten soruyorum ne zorunluluğu var? Not: başka ayet yazarsanız cevap vermem buna cevap verin sadece? |
Gayet net değil mi? Yaratıcı düşüncesi söylersen desteklemek ıcın de neyı yarattığını soylersın. Demıs kı bakın yeryuzunu dolaşın hepsını Allah yaptı o yarattı. Ve yıne ahirete vurgu. İnanın bunu yaratan Allah ahıretı de yaratır dıyor. Deney falan Modernistler’in çıkardığı şeyler bunlar.
|
Sayın knowledgetowisdom,
İşin hiç terümesine, mealine, tefsirine girmeden ya da zaten cevaplamayacağınızı baştan beyan ettiğiniz diğer bazı başka tutarsızlıkların bahsine girmeden, farklı bir açıdan yaklaşacağım bu "Yaratılış" konusuna... Diyelim ki hepsi doğru, Cebrail 1400 yıl önce çarşı, pazar, camiler dururken gizli saklı mağaralarda Muhammed'e Allah'ın sözlerini iletti. Diyelim ki Cebrail de (bir uzaylı dahi olabileceği ihtimalini göz ardı ederek) Allah'ın meleği idi. Diyelim ki yaşadığına dair düzgün tarihsel kanıt dahi olmamasına rağmen ve mucizelerine de kimsenin tanıklık etmemesine rağmen Muhammed Allah'ın mesajını iletmek ile görevli bir peygamberdi. Ve diyelim ki sizin beyan ettiğiniz şekilde Muhammed'in kendi kendine uyduramayacağı ayetler söz konusu. Bütün bu varsayımlardan sonra (inanmak kelime anlamı olarak bir şeyin doğruluğu varsayımıdır) size Gnostik inancından bahsetmek istiyorum: Gnostikler bu dünyanın aslında cehennem olduğuna inanırlar. İnançlarına göre ruhlar, bu bedenlere hapsolarak özgürlüklerini yitirmişlerdir. Kutsal kitaplara göre cennet Tanrı tarafından, cehennem ise Şeytan tarafından yaratılmıştır. Dolayısıyla bu dünyanın Tanrı'sının aslında Şeytan olduğuna inanırlar. Gerçek bilgiyi (gnosis) i bulana kadar da bu dünyaya sürekli reenkarne edip duracaklarına inanırlar. Dünya aslında bir mutluluklar mekanı değil, acı ve işkence mekanıdır ki insanlık tarihi de zaten pek çok mutzuszluk verici hikaye ile doludur. Bu dünyanın Tanrı'sının da aslında Şeytan olduğu iddialarından bahsederken mevcut dinleri referans alırlar: "Nasıl olur da gerçek bir Tanrı bir babadan oğlunu kurban etmesini isteyebilir" derler. Hz. İbrahim'in hikayesi bütün kitaplarda benzerdir bildiğiniz üzere. Dini kitaplara göre ilk cinayeti Kabil işlemiştir. Sebep ise Tanrı'nın Habil'in adağını kabul ederken Kabil'inkini kabul etmemesi sonucu kıskanan Kabil'in Habil'i öldürmesidir. Ancak Kuranda Allah'ın Habil'in kestiği kurbanı kabul ederken, Kabil'inkini neden kabul etmediğinden bahsedilmez. İncilde ise Kabil'in adak olarak meyve ve sebze snduğundan bahsedilir. Ancak Tanrı, meyve ve sebzeyi beğenmez, kendisi için kan akıtılmasını ister. Tevrat, İncil ve Kuranın Tanrısı kibirlidir. Kendisine tapılmasını ister, bir olduğunun tekrar edilmesini ister, kendine inanılmasını ister. İnanmayanların başlarına gelecek akıbetlerden bahseder, nasıl cehennemde yanacaklarını anlatır, tehdit eder. Korku, en iyi kontrol yöntemidir ve bu dinlerin Tanrısı tehditkardır, korku ile kontrol sağlamaya çalışmıştır. Gnostiklerin inancına göre Kabil aslında bu dünyanın Tanrı'sının gerçek Tanrı olamayacağını, Şeytan olduğunu ilk farkedendir... Sizce de dünyada toplam acı mı fazladır, toplam mutluluk mu? Dinler insanlığı ileri mi götürmüştür, geri mi? Din uğruna dökülen ve dökülmekte olan kanın miktarı nedir? Bunlar üzerine düşünmenizi tavsiye ederim... |
1-)Yaşadığına düzgün kanıt bulunmaması ifadesi hayli ilginç açıkçası.Yani eski olaylarla ilgili bir ses kaydı video kaydı falan mı getirmemiz bekleniyor.Bu kadar insanın konuştuğu binlerce kitabın yazıldığı biri hayali denilebilir mi?Yani böyle delilleri kabul etmeyeceksek o zaman diyelim bir yerden kalıntı çıktı ben de dedim ki ya o sonradan yapılmıştır,biraz da harabe süsü verilip toprağa gömülmştür,bu karbon 14te belli olmasın diye de eski taşlardan seçilmiştir desem olur mu?
Mucizelerine kimsenin tanık olmaması demek Kur'an ı ve hadisleri kabul etmemek anlamına gelmektedir.bir örnek vereyim "Onları siz öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, lâkin Allah attı. Bu, Müminleri katından güzel bir imtihanla denemek içindi. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir." (Enfal 17) Bu ayet-i kerimede geçen "Attığın zaman sen atmadın, lâkin Allah attı." ifadesi hakkında İbni Abbas, Urve İbni Zübeyir, İmam Mücahid, İmam Katade, İmam Süddi, İkrime hazretleri ve diğer bütün müfessirler ittifakla şöyle demektedirler: Bu ayet-i kerime, Hz. Peygamber (s.a.v)'in Bedir günü müşriklerin yüzlerine toprak atması hakkında nazil olmuştur. Şöyle ki: Enfal suresinde Bedir savaşı çok detaylı bir şekilde anlatılmaktadır. Zikrettiğimiz ayet-i kerime de Bedir savaşının anlatıldığı bölümde geçmektedir. Bedir günü Müslümanlar sayıca çok az ve silahça çok zayıftılar. Kâfirler onların üç katı kadardı ve tamamen silahlı ve zırhlı idiler. Savaşın bir bölümünde Müslümanlar mağlup olmak üzereydiler ki, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu hengâmda ellerini açarak şöyle dua etmiştir: "Ey Rabbim, eğer şu topluluğu helak edecek olursan, bir daha asla yeryüzünde sana ibadet edilmeyecektir…" Bu dua üzerine Cebrail (a.s.), Efendimize: "Bir avuç toprak al ve bunu onların yüzlerine at." dedi. Hz. Peygamber de bir avuç toprak alarak bunu onların yüzlerine attı ve "yüzleri kurusun!" buyurdu. Müşriklerden hiç kimse kalmadı ki, gözlerine, burun deliklerine ve ağzına bu bir avuç topraktan isabet etmiş olmasın. Müşrikler gözlerine kaçan bu toprakla uğraşırken Sahabeler onlara saldırıp bir kısmını öldürdü ve bir kısmını da esir etti. Savaştan sonra da Cenab-ı Hak bu ayet-i kerimeyi indirerek, Müminlere vermiş olduğu nimeti hatırlattı. Yani başka başlıkta dediğim gibi kaynakları reddeceksek işin içinden çıkamayız. 2-)Allah ın kibirli olduğu iddiasıyla ilgili kibir bir zaaftır ve her yönden kusursuz bir Allah düşünüyorsak bu kibrin olmaması gerekir.Ee o zaman namazı ibadetleri nasıl anlayacağız?Şöyle ki tahminimce bu sözü duymuşsunuzdur "Dünyayı dolaşınız, duvarsız, edebiyatsız, kanunsuz, servetsiz şehirler bulacaksınız. Fakat mabetsiz ve mabutsuz şehir bulamayacaksınız." bu benim için inanmanın fıtrattan geldiğinin delilidir.Ayrıca Ghandhi ye ait olduğu iddia edilen şöyle bir söz okumuştum "Dua ve ibadet olmasa idi ben çoktan çıldırırdım.".Yani insanın acizliğini hissederek sonsuz güçlü bir varlığa yönelerek mutlu olacağını düşünüyorum. 3-)Bu Dünya acıyla mı mutlulukla mı doludur?Elbette acılar daha fazladır .Mallarınız ve canlarınız hususunda siz mutlaka imtihan olunacaksınız.(ÂLİ İMRÂN-186) Zaten bu dünyada adalet tam anlamıyla yerine geliyor mu hayır.Mesela bir yer bombalandı 1 yaşındaki bebek öldü bunun hesabı sorulmayacak mı?Biri bir suç işledi polise yakalanmadı.Issız bir yerde öyle yaşadı öldü.Bu adalet midir?Yani bu dünyada adaletin tam gerçekleşmemesi daha büyük ve adil bir mahkemeye işaret ediyor.Bir de diyelim ahiret yok haşir yok.Ben dışarı çıktım ışıklardan geçiyorum dikkatsiz sürücünün biri bana çarptı öldüm.Ne olacak hiçlik.Yani her an ebedi yok olma hissi.Diyelim oturdum bugün 1000 soru çözdüm arkadaşlar çağırdı dersim var dedim gitmedim gece bi deprem oldu hiçliğe gömüldm.Bu insana acı vermiyor mu?Tahminimce yaşlılar bunu daha çok hissediyordur.İnsandaki şu ebedilik hissi hayatı eziyet olmaktan çıkarıyor.Aslında bu ebedilik hissini yaşarken de hissederiz yani hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarız değil mi ölüm saatimi bilsem desen ki bana 100 yıl sonra öleceksin süre azaldıkça o kaçınılmaza yaklaştığımı bilsem çok bir zevk alacağıma inanmıyorum.Dinler ilerletmiş mi geriletmiş mi yani dinleri insanlık tarihinden ayrı düşünmek olanaksız bilim dünyasına katkı sağlayanların hepsinin bir Yaratıcı ya inanmadığını söylemek olanaklı değil. Benim düşüncelerim de böyle |
Alıntı:
yine meselenin içine hiç girememişsin sadece yüzeyinw şöyle bir üflemişsin... Ben şunu soruyorum: Sen bir kitap uydursan, "Tanrı yarattı hepinizi" der geçersin üztüne de bir kaç süslü biberli cümle eklersin olur biter... Nasıl yaratıldığını öğrenmek istiyor isen git "dünyayı incele" deniliyor yani cevap demek ki doğada.... Bunu neden söylemiş, zorunlu muymuş... buna odaklan... ---------- Diğer gnostik arkadaş konuyla yazdıklarının ilgisi yok cevap vermeyeceğim... |
Alıntı:
Bazı rivayetler vermişsin? nereden biliyorsun? orada mıydın? bu rivayetleri 230 yıl sonra yazanlar orada mıymışlar? |
Alıntı:
|
Alıntı:
bana Allah: yeryüzünü gez dolaş diyor... bu kadar basit... ben meseleye şöyle bakıyorum.. kuran bu konuda güzergah çiziyor... yeryüzünü gezip dolaşırken doğru yolda olup olmadığını yine tekrar kurandan anlayabilirsin... mesela yeryüzünü gezip tevrat müzesine yolun uğrarsa "ademin kaburgasından havva" hikayesine takılabilirsin. kuran burada hemen "dur yanlış yoldasın o öyle değil" der... evrim teorisini ve bigbangteorisini incelersen kuranla paralelikler olduğunu görürüsin.. tabi size göre bu teoriler geliştirildikten sonra uyanık müslümanların kelimelere farklı anlam yükleyerek "aaa bu kuranda da vardı" demesi... bu konuda sizi ikna edemem.... |
Alıntı:
Oysa, Muhammed'e dahi kulluk et kurban kes diyor tanrı. Sürekli sabret diyor tanrı. Tanrı düşün ve çözüm üret demiyor. Ben ne söylersem kanundur diyor. Tanrı müteşabih bir ayet verdiği zaman onu ancak bir tek ben bilirim diyor. Tanrı, ben hüküm verdiğim zaman imanlı itaat etmek zorundadır diyor. Ayet ise yeryüzünde gezip dolaştığınızda göreceğiniz, her canlı, her yapı, her dağ benim eserimdir. Bunları yapıyorsam elbette Ahiret hayatını da sizin için ypamam kolaydır diyor. Yoksa, ben şimşeklerim ile dilediğimi çarparım'ı ayet ile yollayan tanrıya, tanrım biz araştırdık şimşek nasıl oluşuyor bulduk, Bak paratoneri de koyduk Nah çarparsın demezdi insanlık. Yağmuru yağdırırım, kuraklığı gönderirim, dilersem bereket veririm diyen de tanrı, gidin araştırın da yağmuru siz yağdırın, kuraklık varsa giderin demiyor. Rabbinize ibadet edin, şükredin sabredin, salih kul olun o sizi rızıklandırır diyor. Alıntı:
Yani, hep aynı üslubu koruduğu fikrine katılmıyorlar. İçerik olarak sapmalar belagata da yansımış denilmekte. Tabi imanlı için kuran başka bir alem orası ayrı, hani hindistan cevizine tapan biri içinde hindistan cevizi dünyanın 7 harikasından biri değil tek harikası... Alıntı:
Kaldı ki, böyle bir yorumu, Muhammed ve sonrası 1350 yıl boyunca hiç yapamamışlar. Yoksa, yıldızlar şeytana atılmalık bir taş diyen tanrı, araştırın diyecekse, bakın o yıldızlar ahanda nasıl şeytana atılmalış taş ve yolunuzu aydınlatsın diye bir kandil diyemez aynı zamanda spermi hatalı orijinden fışkırtmazdı... Alıntı:
Bir tanrı, nasıl yaratıldığınızı merak ediyorsanız, gezin dolaşın bakın demez. Ne bulursanız inceleyin, keşfedeceğiniz çok şey var der. Oysa tanrı, neyi nasıl yarattığımı inceleyin böylece benim gazaplarımı da rızıklarımı da sizler kontrol edersiniz demiyor. Çevrende gördüğün herşeyi ben yarattım demekte. Zaten oradaki araplar da, efendim biz ilim yapacağız demiyorlar. Ellerinde kılıç deve, at üstünde fetih ve cihada çıkıp, ganimet, köle ve cariye ile geliyorlar. |
Alıntı:
bana "arzı (yeryüzünü) gezin ifadesinin -inceleyin- anlamına gelemeyeceğini ispatla.. |
Söylemiş işte ben de öyle düşünüyorum. Bilim bilim yaratılış big bang evrimden önce şunu bir çözsek ya :
Alıntı:
|
Alıntı:
Bakın bir şeyin oluşumunu incelemek, dinamiğini öğrenmek, nedenlerini araştırmak bilimdir. Ahmet Hakkari'yi gezin dolaşın bakalım ne gibi güzellikleri var. Uzun süredir yoktunuz. Valimiz Hamdi bakın ne gibi güzellikler kazandırmış. Hamdi abimiz olmasaydı bunlar olmazdı denildiğinde; Gidip Elektrik direklerini söküp, temel malzemesini nasıl işlendiğine bakmıyor insanlık. Vay be avrupada çeşit çeşit insanlar var. Dünya üzerinde o kadar çok hayvan var ki.. Tamam gezip bakalım, dolaşalım ne gibi harikalar var görelim... Siz o ayeti inceleme-araştırma-deney kısmına götürünce; Tanrının özelliklerine ortak olma yolunu açıyorsunuz. Sizce insanlık ilerki bir zamanda şimşek yapabilecek ve dilediği noktaya gönderebilecek mi? Sizce insanlık, ilerde depremlerin önüne geçebilecek mi? Sizce insanlık dilediği yere yağmur yağdırabilecek mi? Ben size bilimin üzerinde durduğu nice soru koyarım ki, onlar tanrının bizzat dilekçi kontrolünde işlerler. Hem rızık hem helak ceza mekanizmalarıdır. O yüzden dedik ya yıldızlar şeytana atılmalık taştır. Tanrı gökyüzüne doğru merakından tanrıya ulaşmayı deneyenleri cezalandırır. Tanrıya göre zaten tanrısal güç olmadan göğe çıkamazsınız. Tanrı kadının karnındakini bilir, oysa bilim dünyası kadının karnına ne koyacağını da biliyor... Bilim ile kuranı örtüştürmek için, kuran tanrısını öldürmeniz gerekir..... |
Alıntı:
Kur'anin allahi uzay araclarini gökyüzüne firlatin deney yapin mi demis? Güldürmeyin lütfen... :) Madem yaratilis, o halde nicin yeryüzünü örnek aliyor? Cünkü kur'anin tanrisi bizleri evrende yalniz oldugumuzu sandigi icin! Saniyormusunuz evrende yalniz biziz? Nicin diger gezegenleri dolasin gezin bakin orada nasil hayat var ve böylece ilk yaratilisin nasil olduguna bakın diyemiyor da 1.400 yil üslubu ile mi bizleri aydinlatacak? |
Arkasaşların ifade ettiği üzere konu başlığı "YARATILIŞ" olmasına rağmen bahsettiğiniz ayet:
De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bakın. İşte Allah bundan sonra ahiret hayatını da yaratacaktır.” Gerçekten Allah her şeye kadirdir.” YARATILIŞ'a dair zerre bilgi içermemektedir. YARATILMIŞ'larla ilgili de bir bilgi içermemektedir. Bugün insanlık; madde nasıl ortaya çıkmış, hayat ya da can nedir, zeka nedir, düşünce nasıl oluşur gibi soruların peşindedir. Kur'an'da varsa bu tip soruları yanıtlayan ayetler lütfen onları paylaşın. |
Natürelist:
Bu ayette "yeryüzünü dolaşın" diyor.. darwin türlerin kökenini anlamak için uzayı mı inceledi? Bu kadar bulguyu uzaydan mı topladı... inkar etmek için tüm muhakeme gücünüzü bir kenara bırakıyorsunuz... Öteyandan: Enbiya 30: İnkâr edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı? Acaba burada "görmediler mi?" diye hitap edilen inanmayanlar grubu kim? veya daha doğru bir soru ile 1400 yıl öncesinin inanmayanlarına mı sorulmuş bir soru bu? Görmediler mi sorusu bunu görme imkanına sahip olanlara sorulur. Çoğu müslüman dahil Mesaj'ı sürekli 1400 yıl öncesine hitap etmiş bitmiş sanıyorlar. Ayetin "görmediler" mi diye sorup arkasından 1400 yıl önce görülemeyecek bir şeyi dile getirmesi çok dikkat çekici.. Natürelist al sana uzay.. Gözün kulağın CErn'de olsun.. Cern çok şeye gebe... |
Alıntı:
Anne baba der ki: Al sana biyoloji kitabı oku ( orada erkek dişi üremesine ilişkin bilgiler var) Anne baba çocuğa bilginin babasını veriyor... Dialectics mantığın çok offside.. |
Müslümanların durumu giderek daha acıklı bir hal alıyor. Sıradan cümlelerde bile bir şeyler bulma çabasındalar.
|
Alıntı:
Bana çocuğum madde nasıl ortaya çıkmış dediğinde o zaman ben de önce zaman yolculuğunu icat et, sonra 13.72 milyar yıl önceye ışınlan da bi bak diyeyim... Ya da sonraki reenkarnasyonlarını bekle, biri çözüp de kitaplaştırırsa okursun sonraki yaşamlarında diyeyim. Kaldı ki yeryüzünü gezip dolaşmış nice seyyah nice gezgin var, her karışını keşfetmişiz dünyanın ama hala YARATILIŞ'ın sırrını da bilmiyoruz. Acaba yaratılışın sırrını, ilk maddenin nasıl ortaya çıktığını yeryüzünü gezerek anlamaya çalışmakla hata ediyor olabilir miyiz? Yerine yeryüzünü değil de gökyüzünü incelesek daha mı akıllıca olur sanki, yoksa yine ofsayt mı olur? |
bu çok basit ibrşey:
soru: kuran yaratılış konusunda neler diyor? cevap: söylediklerinden bir tanesi referansın doğada olduğu.... "arzı gezip dolaş" bu demektir arkadaşlarım sizin adınıza üzücü olabilir ama öyle... bu kadar basit; inanıp inanmamak size kalmış.. dialectics: evreni incelememiz gerektiğini belirten ayeti paylaştım; olayı bağlamından kopartıp parçalama! Enbiya 30: İnkâr edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı? artı daha çok ayet var.... ben çok basit bir şey söyledim ama onu bile polemiğe boğmayı başardınız:) |
şimdi lobları bi açın da bana kulak verin:
türler nasıl oluşmuştur? bu soruya ben şu cevabı versem: --bunun cevabını doğa üzerinde çeşitli deneyler yaparak ulaşabiliriz. beni kimse kınamaz. ama muhammed, uydurdu dediğiz kitapta böyle söyleyince hede hödö.. bu ne yaman çelişki.. siz hakikati aramıyor;inkarınıza gerekçeler arıyorsunuz... -- |
knowledgetowisdom,
sıradan bir ayeti çok fazla abartmışsın, 5000 yıl önce Mısır'da firavunlardan birisi çıkıp "gördüğünüz herşeyi Tanrım Ptah yarattı, bunlar onun eseridir" dediğinde yaratılış konusunda ne yapmış olacaktı yeryüzünü değil de gökyüzünü mü kast etmiş olurdu? fazla zeki olmaya gerek yok, adam etrafında olup bitenlere akıl erdiremiyor ve topu tanrılara atıyor, yeryüzünü dolaşın demesindeki basit mantık da buradan geliyor, putperestlerce de söylenebilecek basit sözler bunlar,,, bu yüzden sanki çok önemli birşey söylenmiş gibi tutup da buna "muhammedin ne zoru vardı" demek basit kaçmış. bu ara ayetteki gibi madem yeryüzünü gezip dolaşmak bize yetecek NASA'ya haber salalım da tüm uydularını, araçlarını uzaydan geri çeksin, hatta kepenk indirsin ne de olsa yeryüzü yeter bize. aklınızı sevsinler emi.. :) |
Alıntı:
şimdi lobları bi açın da bana kulak verin: türler nasıl oluşmuştur? bu soruya ben şu cevabı versem: --bunun cevabını doğa üzerinde çeşitli deneyler yaparak ulaşabiliriz. beni kimse kınamaz. ama muhammed, uydurdu dediğiz kitapta böyle söyleyince hede hödö.. bu ne yaman çelişki.. siz hakikati aramıyor;inkarınıza gerekçeler arıyorsunuz... ----- ---- demiştim devam edeyim o kadar kolayınakurtulamazsınız: Kul sîrû fî-l-ardi fenzurû keyfe bedee-lḣalk(a)(c) śümma(A)llâhu yunşi-u-nneş-ete-l-âḣira(te)(c) inna(A)llâhe ‘alâ kulli şey-in kadîr(un) arzı gezin de tanrının yarattığını anlayın...değil arzı gezin de imana gelin.... değil..... arzı gezin de onun eserlerini görün.....değil... vs. vs... De ki : Arzı "siru" edin de Allahın ilk başta (BeDeE) nasıl yarattığını(HaLaGa) görün(feenziru).... Daha ben bu sitede hakikati arayan bu sebebple kuranda geçen ve yaratmak olarak çevrilen kelimeleri inceleyen görmedim... Bunları incelemden nasıl inkarcı olabiliyorsunuz şaşıyorum??? --- Bu bir insan sözü olsa idi "ilk başta yaratma" olayına yani her şeyin başlangıcına hiç girmezdi; artı bu kadar iddialı bir cümlenin cevabı için "arzı gezin " diyemezdi.. size göre zaten ne dese inanmaya hazır bir güruh yok mu? niye kendini riske atsın? öte yandan hadisçilerden peygamberimiz bu ayet inince etrafındakiler ene gibi bir açıklama yapmış..bunu istiyorum....madem buhari müslim kuranı açıklıyor....bunun cevabını versinler... |
Alıntı:
Bakın, çok basit mantıksal ihlallere giriyorsunuz. Şayet bir şeyin kökenini bulmanızı isteseydi tanrı, dünyayı gezin dolaşın demesine gerek kalmazdı. Elinize alın ağaç dalını alın inceleyin, araştırın demesi yeterliydi. Bir şeyin nasıl oluştuğunu incelemek bilimdir. Olan bir şeyi oluşturan olarak tanrıyı görmek inançtır. Ayet size net bir dil ile diyor ki; Yaratan tanrıdır. Çevrenizde ne var ne yoksa sahibi odur. Sizin gördüklerinizinde görmediklerinizin de sahibi odur. Yani, arabistandan kafanızı çıkarsanız, Muhammed gibi ticaret yapsanız, Pakistandan gelenleri dinleseniz v.s. daha nice göl, deniz, hayvan, bitki göreceksiniz. Hepsinin sahibi benim diyor. Gidin, malzeme toplayın, getirin, deneylere tabi tutun, ben nasıl yapmışım bakın, sonra benim yerime siz de yapın demiyor. (Bunu anlamak bu kadar mı zor?) Yahu Kuran tanrısı, her olayı kendine adar. Bana kuran içinde, gösterin hele bir, şayet bir yere kuraklık vurduysa, ilimde derinleşin, araştırın, kuraklığın sorunlarını bulun ve giderin. Ben size tüm bu sorunlarda, salih kul olun, sabredin, şükredin, dua edin. Allah'a iman edin denklemlerini getiririm. Siz kendi kitabınızı inkar ediyorsunuz. Akıl ağır basıyor tabi. Alıntı:
Kaldı ki, evet bu sure oradaki araplara okundu. Peki yer ve gökler bitişikken ayrılması olayı nedir? Sadece bir kere kendinizi orada yaşayan bir arap yerine koyun ve düşünün. Kuran denklemini çözmeniz fazlası ile kolaylaşıyor. Kuran zaten size cevabı veriyor. Görünmez direkler ile o tavan kafanıza düşmesin diye onu tutan Allah'tır. Oradaki her arabın aslında sorduğu sorudur bu: Bu gök nasıl yukarıda duruyor? O göğü yukarıya kim çekti? Canlandırma yapalım: Ebu Talip: Ya Hamza, biz o kadar dolaştık, hala gökleri tutan direkleri göremedik. Kimse oraya erişemiyor. Bu göğü kafamızın üstüne kim yükseltti? Hamza: Birisi bizim için burayı döşek yaptı, sonra biz istifade edelim diye göğü yükseltti. rızıklar ile yeri donattı. Her diri!'nin sudan yaratılması ise, bu onların gözlem alanındaki her canlının suya ihtiyaç duyması, öldürdükleri hayvanların içinden sıvı çıkması ile doğrudan ilişkili. Kuran denklemi yeterince basit; Bu arada big-bang teorisini ciddi anlamda enine boyuna incelemenizi öneririm. Yoksa kurana bakacak olursanız, atmosferin içinde yüzen yıldızlarınız da olacak size selam çakacaklar. Yükseltilen gök ve yolunuzu aydınlatsın diye kafanıza dökülen kandil yıldızlar sizi bekliyorlar. Evrenin uçsuz bucaksız alanında görüş alanınızda olmayan dünyadan ve güneşten kat kat büyük yıldızları boşverin siz. |
Gökle yerin ayrılması? gökle yer bitişikmiymişki big bang teorisi böylemi söylüyor?
|
Alıntı:
senin söylediğin gibi söylenmiyor ayette.. ilk başta(BeDee) nasıl(keyfe) khalaga(yaratmak ama khalaga şeklinde yaratmak) ettiğini görmek(ünzur) istiyor isen siru yap... deniliyor... kelimeleri inceleyin azıcık..çevirilerden yalan yanlış anladığınıza göre garip garabet yorumlar yapmayın... "ilk başta" vurgusu çok çok önemli... en iyi ihtimalle şöyle deseniz kabulüm.. Muhammed çok okuyan, çok araştıran, çok felsefe üreten Sokrates ile Hegel ile Aristo ile eşdeğer bir insandı.. şaştık kaldık bu yaklaşımına.. Bunu bari deyin... İşine gelince halis sana sevimli görünür.. işine gelmeyince buz gibi hakikati hissedemezsin bile... bana hakikati aradığınızı hissettirin.. daha bir kişi bile burada hakikati aradığına dair bir işaret veremedi.. hep kör inat.... |
Kör inat değil ayetlerden derin manalar çıkarmaya çalışan sizsiniz. Zaten size göre kuranda evrim de var big bang de hepsi var dimi ? Hatta evrenin genişlemesi de.(bunu bir araştırın çok güzel takla attırıyorlar)
|
Alıntı:
bak kendi ağzından "türler" diyorsun sonra, "doğa" diyorsun, "çeşitli" diyorsun "deney yap" diyorsun, vermek istediğin mesajın en doğrusunu ne güzel açıklıyorsun, işte senin o küçücük yaratılmış aklın dahi koca tanrıdan daha doğru söz edebiliyor. bu ara ne yaptık NASA'nın kapısına kilit vurduk değil mi? :) |
Zariyat 47.ayetteki meal çarpıtmasına bir şöyle bakalım mantıken diili geçmiş zamanda musiune sıfatı genişletilmiş anlamına geliyor.Big bangi çürüttü büyük patlama başlangıçta vardı ama evren genişledi değil genişliyor olmalıydı.Bitmiş bir işten bahsediyor büyük patlama teorisinde evren halen genişliyor bitmedi genişlemesi.Biz genişleticiyiz. genişletiyoruz olmalıydı.
|
Alıntı:
Alıntı:
Şimdi knowledgetowisdom, hadi bizler buz gibi hakikatı göremiyoruz, kör inata takılıp kalmışız da madem; sen haricinde bu buz gibi hakikatı algılayabilen müslüman sayısı kaç? Hadi biz Türküz, Arapça bilmiyoruz diyelim. Meallerden abuk subuk kafamıza göre uyduruyoruz diyelim. E kitabın bizzat kendi dillerinde gönderildiği Arapların problemi ne de onlar bu senin idrak ettiğin hakikatleri idrak edemiyorlar? Bırak yeryüzünü gezmeyi, sokağa çıkmayı bile yasaklıyorlar? Hata sende. Arapların bile düzgün anlayamadığını gelip bize açıklamaya çalışıyorsun. Önce belki Arapları aydınlatmayı denemelisin... Belki daha iyi sonuçlar alırsın... |
Dialectics:
Alıntı:
rainfall: Alıntı:
|
Alıntı:
eğer şu an bilim dünyasına müslümanalar hakim olsaydı, yobaz tipler olmasaydı , kuran yalnız kuran ile anlaşılsaydı yani müşriklik olmasaydı sen de muhtemelen atesit olmayacaktın... |
Alıntı:
|
Verdiğin ayet ne nlama geliyor?
Saçma sapan anlamlar çıkarma isteğinden başka ne kıymeti vardır? Deney yapın mı diyormuş orada? Kansere çözüm mü bulun diyor ne diyor? NEYİN DENEYİNİ YAPACAKMIŞIZ? "Her şeyi sınayın, iyi olana sımsıkı tutunun." der incil . I. Sel. 5: 21 Gel sen Hristiyan ol. Böyle arayış içinde kıvranma yada direkt hepsine inan gitsin. O ayette evrenin nasıl oluştuğu, maddenin nasıl bu hale geldiği, Türleşme, organik in organik etkileşim ve değişimler vs açıklanıyor mu? Yok! Ne söylüyor ayet? Git bak bu dünyayı kim yarattı zımbırtısı. eee, bu ne anlama geliyor? "Başınızı kaldırıp göklere bakın. Kim yarattı bütün bunları? Yıldızları sırayla görünür kılıyor, Her birini adıyla çağırıyor. Büyük kudreti, üstün gücü sayesinde hepsi yerli yerinde duruyor." Yeşeya 40: 26 Bak bu ayet seninkinden daha sağlam. "git dünyayı gez" cümlesinden daha ağır. Daha net. eee nolmuş şimdi? Tanrılar tarafından yaratılma söylencesi BÜTÜN TANRISAL DİNLERDE MEVCUT! Alla alla !! Hepsi mi gerçek oldu şimdi? he? Ayette, bir inanç var. Herşeyi tanrının yada allahın yarattığını söyler. Bunda öyle ağzını açıp " vay amk, bu nasıl iş böyle!! bu ne müthiş bir bilinçtir. hemen inanayım" lık bişey yok. yazdıklarını ve düştüğün hayreti gören, atomu mu parçaladı sanır. bu ne heves :) |
natan arayıp da bulamadığım örneği vermişsin teşekkürler:
Alıntı:
başını kaldırıp göklere bak kim yarattı bunları?Yıldızları sırayla görünür kılıyor, --- bu bana bir yaratıcının olduğuna dair sorgulama yaptırır. Her birini adıyla çağırıyor --- burayı anlamadım tabi hemen ne saçma demem bütüne bakarım çelişkisiz tutarlı bir açıklamaya ulaşabilir miyim diye? Büyük kudreti, üstün gücü sayesinde hepsi yerli yerinde duruyor.---- bir yaratıcı varsa bunu sorgulamamda bunu dikkate almam gerekiyor demek..ama yıldızlar yerli yerinde durmaz bu bir insan gözlemi... yani eğer bu bir çeviri ise çeviri çuvallamış. yok orjinali böyle ise bu bir insan sözü.. gördüğün gibi alıntı yaptığın kısım "bir yaratıcı vardır" fikrini sorgulatıyor; benim paylaştığım ayet ise : İLK BAŞTA nasıl yaratıldığını öğrenmek istiyor ise arzı gez dolaş ( gözlem ve deney yap) diyor... yani yanlış anlayıp yanlış şeyi eleştiriyorsun... bu müthiş bir bilgi... İLK BAŞTA nasıl yaratıldığın bilgisi doğadadır diye beyan eden bir MUHAMMED... |
Alıntı:
çeviri böyle olmalıdır. Orada genişliğin de evrenle ilgisi yoktur. Diyanetin dipnotu da var bu konuda biliyorsunuzdur. Kudret sahibi anlamında eli geniş gibi düşünün. |
Alıntı:
"Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık." Taş atılıyor dimi şeytana ? Hayır atılmıyor demek ki bu insan sözüdür. Geçmiş olsun |
Alıntı:
Ama "genişletmekteyiz" diye çevirmenin gramer olarak yanlış olduğunu ispatlamalısın. bak sana başka bir ayet: 50/6: Üstlerindeki göğe bakmadılar mı, onu hiçbir çatlağı olmadan nasıl yaptık ve onu nasıl süsledik? Şimdi ifadelere takılmadan şunu düşün: ayetin ilk geldiği zamanarda insanların yapabileceği şey başınıkaldırıp göğe bakmaktı. ve onda bir çatlak patlak olmadığını gözlemlemekti. "yaratılışı anlamak için arzı gezmeyi emreden tanrı, evreni anlamak için de aynı yöntemi nerede yasaklamış?" ve bazı insanlar bunu araştırdı. bugün atmosfer hakkında çok fazla şey biliyoruz. ve hala "onda bir çatlak olmaması" ifadesi geçerliliğini koruyor... neyse anlamayacaksızn yine galiba. |
Alıntı:
|
Alıntı:
sanırım hakikati aramayı bırakmışsın ; üslubundan bu belli oluyor. ben sana yardım edemem. kendinle baş başasın bu konuda... |
Bir inceleyelim derim; uzun olacak idare edin düşünenlere fazlası ile mesaj var.
Alıntı:
Ayetlerin açılımı: Ol diyince herşeyi görebildiğin tüm canlı ve cansız varlığı yıldızları da yapan, doğduran, öldürten, yağmuru yağdıran-durduran Allah elbette bir türlü inanmadığınız ahiret hayatını da yapacak güçtedir….. Bakınız, tanrı tanımı yapar: Alıntı:
Sular idaresine bağlayıp erkeksi yanı ile olayı meni tabanlı yapan tanrı kısmını geçin. Arap gözlem açısından olayı ele alın ve devam edin. Sonunda diyor zaten, işte ben bunları yapıyorsam, ölüleri de diriltirim. Neyi nasıl yaptığıma bakın nereden çıkıyor devam edeceğiz ne gibi açmazlara gidiyorlar göreceğiz. Yoksa Allah'ın yaratma denklemi budur: Alıntı:
Alıntı:
Bir kısmınızın da, bilimde çığır açıp, Muhammed'in dahi küçük yaşta kaybettiği çocuk ölümlerinin önüne geçmek için bocalayacağını da bilseydi; Alıntı:
Kuran tarzı adına; Alıntı:
Tanrının bilimsel yaklaşımı ile görmeni istedikleri; Alıntı:
Sayın tanrı, dünyanın oluşum aşamaları , mikroorganizmalar, algler ve dönüşümleri adına bir fikrin var mıdır? Ol mekanizman biraz sıkıntılı da, yağmur ve yağmur ile birlikte bitkilerin fışkırmasının bir nedeni olmalı ne dersin? Hani insanlık işte onu araştırıyor ve kullanıyor haberin ola.. Tanrının andolsun mekanizması ile bak işte bunlar benim eserimdir demesi: Alıntı:
Hayır biz insanlık kış ve yaz için farklı çözümler üretsekte; Alıntı:
Sevgili tanrı, Kabe'nin Rabbi olduğunu ilan edip kureyşlilere aşın biraz kendinizi de ilimde derinleşip farklı geçim ve yaşam kaynakları edinin diyememiş. Mekkeliler hala kabe ticaretini boşa yapmıyorlar. Tanrı insanlığın ilimde derinleşeceğini bildiği içindir ki; Alıntı:
Önemli ahiretlik tasarımları son derece ilkeldir. Gölgelik hastasıdır aynı zamanda tanrımız. Tanrının ilkel gözlem mekaniğini modern bilime dökmek isteyen kardeşlerim; Alıntı:
Nasıl donattınız tanrı? Evren kaotik bir yapıdadır. Bilgin olmayabilir ama sen kafanı kaldırıp sadece gözünün görebildiği kandillere odaklanırsan olacağı budur. Tanrının ilmi derdi 6 günde gök ve yer artı arasındakileri inşa etmek ve ben yorulmam mesajını vermektir.Alıntı:
Tanrının önerisi; Alıntı:
Alıntı:
Tanrım yukarıdaki önermeni görüyoruz, dilediğini yaptığını da biliyoruz da, biz yinede paratoner denilen bir zavazingoyu icat ettik. Hani bazen hatalı mimari nedeni ile camileri vuruyorsun ya, o bakımdan, dileklerinden şüphe ettik ve yıldırımın nedenlerine baktık, ahanda çözdük sırrını şakacı tanrı seni, sivri uçları seviyorsun seni gidi seni. Tanrının ilmi ışığında yıldızlar; Alıntı:
Sahi sen bu yıldızları, bakmamız için süsledin ee bunun için mi yaptın? Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Hani bir de dağları yürüteceğin yıldızları saçıp patır patır dökeceğin, güneşi düreceğin bir vaktin vardı senin değil mi? Kuran ilmi sen çok yaşa emi |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:22 . |