Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Tarih (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=29)
-   -   Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=3721)

18-03-2007 03:23

Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Çanakkale'ye ve Çanakkale Savaşları'na uzun yıllar öncesinden çok ilgi duydum. Bu ilgim, üniversiteden mezun oldur olmaz çalışmaya başladığım ilk şehir olması dolayısı ile başladı. Bir yıla yakın süreyle Çanakkale'nin pek çok yerini bisikletimle gezdim, yüzlerce kilometre kattettim özellikle de Gelibolu yarımadasında, savaş alanlarında, şehitliklerde. Conk bayırı nerededir, Arıburnu nerededir, Kanlı Sırtta neler yaşanmıştır bilirim. Seddülbahirde ilk nereye çıkıldı, Ezineli Yahya çavuş nerede mevzilenmişti bilirim. Çünkü defalarca uzun uzun gezdim. Çok sonraları 20 kişilik bir grubun rehberi olarak da insanları gezdirdim Gelibolu yarımadasında ve savaş alanlarında. Konuyla ilgili her iki taraftan kitapları sıkça karıştırdım.

Öncelikle, Çanakkale savaşlarında ölen tüm askerleri, milliyetleri ne olursa olsun saygıyla anıyorum. Gerek bizim taraftan gerekse de karşı taraftan yaşları ortalama 20 olan 100.000'e yakın insan hayata gözlerini yumdu. Analarını göz yaşlarına boğdu, çoğu evlilik göremeden, sevdiği kadına kavuşamadan, bebeklerini kucaklarına almanın hazzını yaşayamadan son nefeslerini verdi. Türkü, Arabı, İngilizi veya Avustralyalısı, bir zamanlar nefes alıyordu, yürüyordu, koşuyordu.

Konuyla ilgili bazı tahlillerim şunlardır:

1- Çanakkale savaşlarında saldırıya uğrayan, "mazlum" taraf biz miydik?

Gelenekçi yanıt kesinlikle "evet" dir. Oysa işin aslı kanımca öyle değil. Çünkü 1. dünya savaşına saldırı yaparak katılan taraf bizler idik. Daha doğrusu Osmanlı idi. Yavuz ve Midilli zırhlıları Karadenizdeki Rus limanlarını bombaladı. Daha sonra Süveyşi ele geçirme amaçlı bir saldırı başlattı Osmanlı. Doğu cephesinde de Ruslara karadan saldırıldı. Güneyde ise Süveyş kanalı'na saldırıldı.

Osmanlıya saldırıldığı için Osmanlı savaşa girmedi. Tam tersine ittihat ve terakki yönetimindeki Osmanlı saldırgan şekilde savaş girmiştir. Buna yanıt olarak da Müttefikler Çanakkale'ye saldırmıştır. Bu bütünlük içinde algılanınca Çanakkale'de mazlumları oynamak inandırıcı değildir.

2- Çanakkale ve ardından İstanbul'un ele geçirilmesi hedefi, esas hedef biz olduğumuz için midir?

Muhafazakarlar da aslında bilirler esas hedefin biz olmadığımızı ancak dile getirmeye pek gönülsüzdürler, birazcık da çarpıtırlar bakın nasıl:

"İngiliz ve Fransızların amacı Çanakkale'yi ve sonrasında İstanbul'u alarak Osmanlıyı safdışı etmek bu arada da Rus limanlarına yardım götürebilmek idi." :)

Çanakkale ve İstanbul, Rus limanlarına ulaşım yolundaki geçiş noktaları olduğu için değerli idi. Yoksa kendileri için değil. İngiliz ve Franszıların amacı Alman doğu cephesini zayıflatabilmek için Rusların ayakta kalmasını sağlamak idi. Fransa cephesinde savaş siperlere çakılı kalmış idi. Bunu çözmek için Rus cephesini güçlendirmek gerekiyordu. Baltık denizinden sevkiyatı Almanlar engellediği için Karadeniz üzerinden lojistik destek vermek gerekiyordu. Bunun içinde çanakkale ve İstanbul'un alınması gerekiyordu.

Oysa muhafazakarlarımız kendimiz asıl hedefmişiz izlenimini dolaylı yoldan vermeye çalışmaktadır. Dolayısıyla milli kibir söz konusudur.

3- Çanakkale Geçilmez!

1915'de geçemediler ama 1918'de geçtiler.

Evet iyi dayandık ama sonuçta yenildik. 1918'de Çanakkale'nin heryeri İngiliz çizmeleriyle arşınlandı.

Eskiden milli futbol takımımız hep savunma oyunu oynardı ve tek farklı yenilgiler alırdı (mesela 70 li yıllarda) ertesi günü gazetelerde "iyi dayandık" başlıkları atılırdı.

4- Geçtiğimiz yıl hemen her yerde gördüğümüz, üstü başı yırtık-pırtık iki Türk erinin olduğu resim meselesi.

Evet, ne zorluklarla kazandık bu savaşı ama ordu o haldeyken bu orduyu bu savaşa sokana hesap sormak yok mu? Erine çeket giydiremeyen ey Enver Paşa neye güvenerek girdin bu savaşa?

5- İstanbul'un fethini Fatih ile anarız, Çaldıran zaferini Yavuzla anarız, Malazgirt'i Alpaslan ile anarız da Çanakkale galibiyetini neden Liman Von Sanders ile anmayız?

Yanıtı: İşimize gelmez de ondan.

Çanakkale savaşlarını baştan sona idare eden *komutan (5. ordu komutanı) namı diğer Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanı General Liman Von Sanders'dir. 8 nisanda yarımadaya gelmiş, 25 nisanda çıkartma başlayana dek mevzileri hazırlamış, stratejisini belirlemiştir. Savaşın stratejisini hep o belirlemiştir. Yaklaşık 100 Alman subayı da bu savaşta daha çeşitli birliklerde komuta görevleri almıştır.

Hiç şüphesiz bir başkomutanın taktik becerileri olmaz ise bir ordunun savaş kazanması zordur. Bu açıdan Liman Von Sanders'in galibiyetteki payı çok büyüktür. Onu atlayarak veya önemsiz göstererek yapılan Çanakkale yorumları Milliyetçi kibirden öteye gitmeyen duygusal yorumlar olarak kalır.

6- Çanakkale Savaşından daha dört yıl öncesine kadar bırakın İngilizi-Fransızı yenmeyi, kendisinin yarı gücündeki Balkan orduları karşısında tel tel dağılan, çil yavrusu gibi kaçışan Osmanlı ordusu nasıl oldu da birkaç yıl sonrasında İngilizi-Fransızı yenebildi? Birden iman gücü veya kahramanlığı mı tuttu?

Hayır, Çanakkale'nin düşmemesi Almanlar açısından çok önemli idi. Rus limanlarının müttefik desteği almaması Almanlar açısından kritik derecede önem taşıyordu. Bu nedenle Almanlar Çanakkale'ye neler gönderdi, Osmanlı ordusu hangi silahları kullandı orada:

-Alman tüfeği (Mavzer)
-Alman makinali tüfeği
-Alman topu

Bunların yanında 100 civarında subayını ve başkomutanı.

7- Müttefikler bu savaşı hangi aşamada stratejik olarak kaybetmişlerdi?

18 martta deniz bozgunu olduğunda stratejik kayıp olmuştur. Çünkü Osmanlı devleti o zaman uyanmış ve çıkartma ihtimaline karşı Çanakkale'deki kara birliklerini güçlendirmiştir. 8 nisan da Von Sanders paşa Gelibolu'da göreve başlıyor ve diyor ki "Savunma düzeneğini hazırlamak için bir hafta yeterli bana". Yani 15 nisana kadar savunma hazır olacak. Oysa daha uzun zamana bile sahip olacaktır Von Sanders, çıkartma 25 nisanda başlayabilmiştir. Çıkartma başladığında 60.000 kişi civarında 3 tümenlik Osmanlı ordusu hazır onları bekliyordu.

Müttefikler 18 martta denizden zorlamak yerine nisanda kara çıkartması yapsa idi Osmanlı açısından durum çok zor olacak idi.

8- 18 mart deniz zaferi taktik başarı mı stratejik başarı mıdır?

Taktik başarıdır. Nusret mayın gemisiyle yapılan taktik, lokalize bir başarıdır. Stratejik olarak ise tam bir başarısızlıktır. Çünkü temel savunma sistemi olan sahil savunma bataryaları 18 mart saat 15.00 sıralarında, yani savaş başladıktan 7-8 saat sonra imha olmuş durumda idi. Uzun menzilli müttefik deniz topçusu, sahil savunma topçularımızı saatler süren bombardıman sonucunda, yaklaşık saat 15.00 sıralarında susturmuş idi. Müttefik gemilerine İstanbul artık açık iken Nusret gemisinin döktüğü mayınlar imdada yetişmiştir. Burada şansın yaver gitmesi de söz konu idi. İngiliz mayın tarama gemilerinin bir gün evvel bazı bölgeleri iyi taramamasına tarihin cilvesi mi demeli?

SONUÇ: Çanakkale galibiyeti halkımıza moral motivasyon, milli gurur verilmek amacıyla kullanılmaya çalışılıyor. Ancak gerçekler çarpıtılarak, abartılarak, bazı gerçekler gizlenerek yapılan bu sunni moral pompasının halka gerçek morali vermesi mümkün değildir. Gerçek moral geçmişle değil günümüze ve geleceğimize yönelik eylemlerle, projelerle mümkün olabilir. Geleceğinden umudu olmayan halkların sarıldığı silah geçmişleridir. Günümüzde işsizliği, gelir düşüklüğünü, adaletsizliği, mal ve can güvenliğini, demokrasi ve özgürlükleri sağlayamayan hakimlerin halka vermek istediği moral pompası Çanakkale oluyor. Çanakkale savaşları, özellikle son on yıldır histerik bir abartma söylemiyle ele alınıyor. Milli savaş psikolojisi pompalanan halkımızda yabancı düşmanlığı artıyor. Türkiye içine kapanıyor. Barış ve demokrasi değerleri yerine Çanakkale ile simgelenen savaşa özgü değerler öne çıkartılmaya çalışılıyor.

18-03-2007 07:51

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Sevgili Cem,

Bir de savaşın kazanılmasını sağlayan "melekler ordusu"nu yazsaymışın ekip tamam olacakmış. Bu nereden çıktı dersen, aşağıya alıntıladığım sözün aklıma getirdi:
Alıntı:

Cem";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 68842)
Çanakkale savaşları, özellikle son on yıldır histerik bir abartma söylemiyle ele alınıyor.

Ben 49 yaşındayım, benim çocukluğumda da Çanakkale savaşı aynı gururla anılırdı. Sevgili pante'nin topiğine bakarsan 1915'te Mustafa Kemal ve Mehmetçiğin Çanakkale'deki kahramanlığı ile ilgili yazılmış şiir görebilirsin, demek ki yaşandığı dönemde de gurula algılanmış. Son 10 yılda yapılan ise başka birşey, Mustafa Kemal'in ismini silip Çanakkale'yi Bedir savaşı ile özdeşleştirmek. Senin böyle bir niyetinin olmadığını elbette biliyorum ama konuya bu açıdan da bakmanı naçizane öneririm.

mhmd 18-03-2007 12:50

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Sn. Cem,

Alternatif tarih konusundaki bilgileriniz gerçekten ilginç ve kayda değer. Benim gözlüklerimle baktığımda ise gördüklerim şunlar;

1. İttihat ve Terakki partisinin, Osmanlıyı; 93 harbi, Kuzey Afrika savaşı, Trablusgarp savaşı ve Balkan Harbiyle en değerli topraklarını kaybeden devleti, son yüzyılda kaybettiği toprakları geri almak için Almanya yanında savaşa soktuğu doğrudur.
Ancak savaşa ne isteği vardır ne de hazırlığı. Esasen Payitahtın isteği; Çıkacağı kesinleşen böyle bir cihan savaşında en azından kazanabilecek tarafta olmaktır.
Goben(Yavuz) ve Breslav(Midilli) gemileri Amiral Sovchen komutasında 28-29 Ekim 1914 gecesi Rusya'nın Odessa ve Sivastopol Limanlarını topa tutması fiilen Osmanlı Devletini savaşa sokmuş oldu. Bu iki zırhlılarda bulunan tüm asker ve subaylar, osmanlı donanma askerlerinin kıyafetini giymiş Alman'lardır. Yapmış oldukları bombardımanın emrini Osmanlı Genelkurmayından almadıkları da bilinmektedir.
Bu olay üzerine Rusya Osmanlı Devleti'ne savaş açmıştır. Rusya'nın savaş ilanından birkaç saat sonra Enver Paşa, Osmanlı Devleti'nin Rusya'ya savaş ilan ederek Birinci Dünya Savaşına İttifak Bloğunda girdiğini duyurmuştur. Bu duyurudan sonra İngiltere ve Fransa Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etmiştir.
Görüldüğü üzere
Birinci dünya savaşının isteklisi ve saldırganı Osmanlı olmamıştır.

2. Muhafazakarların ağzından vermiş olduğunuz bilgilere katılmam mümkün değil. O görüşün kaynakları ile yazan biri olarak sizin vermiş olduğunuz gerçek nedenlerin aynısı verilmektedir.
Yani esas neden Osmanlı ve İstanbul'dan öte, sizin verdiğiniz sebeplerdir.

3. Hemfikirim.
Evet Çanakkale geçilmiştir. Ve bence de Çanakkale savaşı, övünülecek, kazanılmış bir kahramanlık öyküsü değildir. İtilaf devletleri amaçlarına geç de olsa ulaşmışlardır. Ve sadece 3 yıllık bir geciktirme için bizim kayıplarımız hesaplanırsa yenilgi ve hezimetimiz ortaya çıkar.

4. Hemfikirim.
Ve sadece Çanakkale için değil, doğuda Sarıkamış başta olmak üzere tüm cepheler için sormak lazımdır o soruyu.

5. Bu şıkta vermiş olduğunuz Baş komutan başarısı bence yoktur. Çanakkale savaşı; beyinle, stratejiyle, taktikle yapılmamıştır.
Verilen kayıplar ve içeriğe bakarsak, vahşice, orantısız ve dengesiz bir saldırı ile ve kan gücüyle yapılan bir savunma dikkat çeker.

6. Savaşlar; topla, tüfekle, teçhizatla yapılır ancak bunlarla kazanılmaz. Doğrudur, Almanlar Çanakkaleye pek çok teçhizatını getirmiştir. Resimlerde ve yaptığımız gezilerde gördüğümüz devasa toplar Alman işçiliği ile yapılmış ve getirilmiştir. Ama karşısında olan ordunun teçhizatı ve
modernizasyonu karşısında birkaç gömlek geride kalır.
Bilenler bilirler; Menzil olarak kara topu deniz topundan daha uzun mesafelidir. Karanın denize üstünlüğünün en başında gelen kuralı bu olmasına rağmen Çanakkale'de böyle olmamış, tam tersi bir durum söz konusu olmuştur.

7. Hemfikirim.

8. Hemfiririm.

Yorumlarınıza katılıyorum.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

ozgur_beyin 18-03-2007 13:20

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Resmi tarihler, Â*bizim uydurma hadislerimiz olmuş.
Â* Â* İLBER ORTAYLI'nın bir sözü var.
Â* Â* Â*-Resmi tarihlerden TARİHİ öğrenemezsiniz.
Â* Â* Â*Cem, yazdıkların için teşekkürler.
Â* Â* Â*Ben Â*Engin Ardıç'ı çok beğenirim, sağlam bir kültür birikimi var. bu konularda epey yazısı var. Fanatik
Atatürk'çüler Â*ona çok kızarlar. O'na kızanlar gerçeklerle yüz yüze gelmek istemeyen tipler.
Â* Â* Dünkü yazısından bir bölümbu günkününde tamamını aktaracağım. Bunları söylerken , kimse ATATÜRK'ü kötülemek istediğimi, Â*veya artniyet taşıdığımı düşünmesin
Â* Â* Â* Â*
Â* Â* Â* Â*Örneğin Atatürk’ün İstanbul’da o altı buçuk ay içinde... Bir gazete çıkarmayı... Yeni hükümette Harbiye Nazırı olmayı... Olamayınca o hükümetin güvenoyu almaması için çaba gösterdiğini biliyor muydunuz?

Bilmiyordunuz. Ama bize küfür etmeyi biliyorsunuz, değil mi

Â*

Â* Â* Gelelim Çanakkale’ye Â*




Eh, madem beni “kötü kişi” ilan ettiler, pilavdan dönenin kaşığı kırılsın, azıcık daha münafıklık edelim...

Dedim ama korkuyorum da, “espri yaptığımı” kendi has okurum anlar da budalalar anlamazlar. Bir tarihte bana “televizyona çıkmadan önce ne iş yapıyordunuz ağabey” diye sormuşlardı, ben de gırgır olsun diye “Cağaloğlu’nda köftecilik yapıyordum” demiştim, mektuplar yağdı: Köfteciden köşe yazarı olursa böyle olur!

Bu ülkede tevazu göstermeyeceksin, bir, “ironi” yapmayacaksın, iki. Sonra vuruyorlar.

Örneğin hükümeti eleştirmek için “bravo vallahi, pes doğrusu, memleketi ne güzel idare ediyorsunuz” şeklinde dalganı geçmeyeceksin, yağ çektiğini sanırlar! “Bir şeyi, tam tersini söyleyerek anlatma sanatı” olan ironi, bizim topraklarda tanınmaz.

Efendim, bugün 18 Mart ya, konumuz Çanakkale.

Çanakkale gerçeğini anlatmak isteyen de, söze “ben vatan haini değilim, beni yanlış anlamayın” diye başlamak zorundadır. Çünkü burası Türkiye.

Bu adını andığım ülkede, Çanakkale muharebeleri, kurtuluş savaşımızın “bir parçası” gibi algılanıyor. Oysa ikisinin arasında beş yıl vardır.

Eh, ikisinde de düşman saldırmış, ikisinde de Atatürk var ya...

Atatürk, Çanakkale’de albaydı. Orada gösterdiği “yararlıklar” dolayısıyla general oldu. (Bu “yararlıklar” kelimesini de hiç sevmem, ilkokul kıraat kitabı lafıdır.)

Çanakkale, bizim de katıldığımız emperyalist dünya savaşının bölümlerinden biriydi. En önemlisi de değildi, belirleyici (decisive) olan cephe elbette batı cephesiydi.

Biz de bir imparatorluk olarak Alman İmparatorluğu’nun hem müttefiki, hem ortağı, hem de gırtlağımızdan “bağımlısıydık” bu savaşta.

Enver Paşa önce bu savaşı kazanıp sonra “işi büyütme”, bir Turan İmparatorluğu’na yönelme hayalleri kuruyordu ama, savaş kazanılsaydı Alman sömürgesi olacaktık! Ben de bu yazıyı yarı Osmanlıca yarı Almanca yazacaktım, çünkü Türkçe bilgim zayıf kalacaktı, evde, kendi aramızda konuştuğumuz önemsiz bir dil! (Fransız yönetimi altında Cezayir’de bütün derslerin Fransızca okutulduğunu, Arapça’nın da haftada iki saat “seçmeli” ders olduğunu biliyor muydunuz? Anadilin ya da İngilizce, ikisi de aynı, tercih senin!)

Çanakkale’de verdiğimiz şehit sayısı sonradan “arttırılmıştır”, daha etkili görünsün diye...

Birçok kişi, hatta basın mensubu bile sanır ki, dünya savaşının başında Çanakkale’de boğuşma başlamış, sonuna kadar da öylece sürmüştür.

Müttefikler Çanakkale’ye dünya savaşı patlak verdikten sekiz, biz savaşa katıldıktan beş ay sonra saldırdılar.

Ve de altı ay kadar sonra defolup gittiler. Ondan öteye Çanakkale’de tek mermi bile atılmadı, 1916, 1917 ve 1918 yıllarında Çanakkale’de tık yoktu.

Bu saldırıyı hepimiz, yakın tarih boyunca, “son derece alçakça ve haksız bir saldırı” şeklinde algıladık.

Oysa bunların bize saldırmalarından daha doğal hiçbir şey olamazdı, çünkü savaşa Alman baskısıyla ve bunlara karşı biz kendimiz katılmış, ilk kurşunu da, Sivastopol’u topa tutarak biz atmıştık. Herhalde elleri armut toplayacak değildi. Çanakkale, bir saldırı değil, bir karşı saldırıydı!

Tıpkı bunun gibi, gene Alman “gazıyla” gittik Süveyş Kanalı’na saldırdık, hem de iki kere; sonra da herifler karşı saldırıya geçip bizi taa Halep’e kadar kovalayınca çok şaşırdık. Ne hakları vardı yahu?

Hani çok kişi dünya savaşında biz mazlumların yalnızca kendimizi savunduğumuzu sanır da...

Teşkilat-ı Mahsusa’nın “İran ve Afganistan içlerinde ihtilal çıkarma” gibi enayice girişimlerini pek görmezler yani...

Enver’in Almanya’ya yaranmak için 14. Kolordu’yu Galiçya cephesine gönderdiğini de...

Bu ne biçim kurtuluş savaşı parçası ki, bir yandan da Güney Polonya’da cereyan ediyor?

antimuhammed 18-03-2007 13:29

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Sizlerin bütün bunları ince ince düşünen beyinleri, Osmanlının Hırvat, Sırp, Rum devşirmelerle savaşa girdiğini bilmiyor mu? Döktürdükleri topları Venediklilere yaptırdığını bilmiyor mu? Atatürk Allah Allah demedi diye bu kadar art düşünen beyinler, Osmanlı Allah Allah dedi diye şanlı, şerefli oluyor değil mi? Osmanlı donanmasını Venedikten gelen ustalar inşa ediyor, donanmayı gavur kürek mahkumları yürütüyor ama zafer Osmanlının oluyor değil mi?
Fatihe o övündüğünüz topları döken Macar Urban değilmiydi?

Çanakkale de askerlere moral veren, onlara söylevçeken de Almanlardı değil mi? Eline tüfek alıp siperlerde yatanlar da Alman askerleriydi.

Osmanlının çöküşünün sonucudur Alman tüfekleri, topları Â*...v.s.. Bu Osmanlının ayıbıdır. Türk milletinin değil. Ama bakıyorum hala işin özünü anlamamışsınız. Kuran da bir vuruşta dağılır çürük denen örümcek ağıyla bir zamanlar Osmanlıya top dökenler, donanmasını inşa edenler kurşun geçirmez elbise yapmaya çalışıyorlar. Çelikten güçlü tel yapmaya çalışıyorlar.

Kurtuluş savaşını da Ruslar konuta etti değil mi? Çanakkale de Atatütrk ü yok sayan bir zihniyet elbette kurtuluş savaşında da bahaneler üretmekten geri kalmayacaktı.

Siz daha Allah arayın.

pante 18-03-2007 14:12

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
"Bir destandır Çanakkale" başlığını sadece 18 Mart'ın anısına yazdım.
Bu tarihlerin unutulmaması gerektiği düşüncesini belirttim. Kaldı ki benim
savunmadığım, düşüncelerine katılmadığım halde *Mustafa Suphi'ler için,
Ulaş Bardakçı'lar için açılmış başlıklarım da vardır. Anılmaları ve yaşananlardan
ders alınması için. Kimileri geçmişin olaylarından ders çıkarır, gelecek için, benzer
olayları objektif değerlendirmek için bir deneyim olarak kullanır, kimileri ise hala
aynı kafada, aynı anlayışta devam eder, ayrı konu..

"Bir Destandır Çanakkale" başlığında Cem'in belirttiği şekilde kesinlikle geleneksel
çizgide yazmadım. Yazdıklarımı tekrar okursanız, sadece emperyalist güçlerin
başarısızlığından söz ettiğimi göreceksiniz. Ne Osmanlı ordusunun başarısından,
ne askerlerimizin kahramanlığından, ne Mustafa Kemal'in muhteşem zaferinden
tek satır kaleme almadım.
Savaşın sebeplerine, ayrıntılarına, sonuçlarına değinmedim.
Sadece Mehmet Akif'in savaşı yansıtan mısralarına, Gelibolu topraklarının savaşın
izlerini taşıdığını vurgulayan "Dur Yolcu" şiirine, Atatürk'ün ilk defa adının geçtiği
bir şiirin dörtlüğüne ve Nazım Hikmet'in bir prezantasyonuna yer verdim.

Türk tarihinde karalanamayacak, çamur atılamayacak iki savaştan biridir Çanakkale.
Kurtuluş savaşı ve Çanakkale savaşları tamamen vatan savunmasına dayalı ve haklı
mücadelelerdir. Savaşın oluşmasında devlet yöneticilerinin hatalarının olması, savaşın
kaybedilmemesinde Alman silahlarının ve komutanlarının rolünün büyük olması
kesinlikle bu mücadelelere gölge düşüremez. Ayrıntılara daha sonra gireceğim.

pante 18-03-2007 15:09

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Çanakkale Savaşlarında saldırıya uğrayan taraf bizdik. Bizim denizimize yabancı
orduların gemileri girdi, bizim topraklarımızı yabancı orduların askerleri silah
zoruyla istila etmek istedi. Bu gün gibi ortadadır. Savaşın yapıldığı yer Çanakkale'dir,
Gelibolu'dur. Saldıranlar ise İngiltere'den, Fransa'dan, Kanada'dan, Avustralya'dan,
Yeni Zelanda'dan, Hindistan'dan vs. ülkelerden bu topraklarla uzaktan yakından ilgisi
olmayan empertalist güçlerin askerleridir.

Her olayın, her savaşın bir sebebi vardır tabi. Sebepler sonuca etki etseydi, haklılığa
ya da haksızlığa karar vermede rolü olsaydı, bugün Ermeni soykırımı tartışılmaz,
"Ermeniler de ihanet edip savaşta Rusya'ya yardımcı olmasaydı, köyleri basıp katliam
yapmasaydı, Osmanlı'yı içten vurmaya kalkışmasalardı" denerek haksız olanların
Ermeniler olduğu kararına varılabilir, Osmanlı'nın çaresiz kaldığı, techirden başka bir
çözüm bulunamaması haklı görülebilirdi. Demek ki sebepler saldırganı haklı çıkarmıyor.

Kaldı ki bir ulusa egemen olanların ve devlet yönetimini ellerinde bulunduranların aldıkları
kararlar ulusun kararları değildir. Hele o yöneticiler bilinçli bir halk tarafından seçilip
gelmediği ve savaş gibi hayati kararlarda halkın görüşüne başvurmadığı sürece.
Dolayısıyla savaşın sebepleri ne olursa olsun, topraklarına saldırılan halklar bundan
sorumlu tutulamazlar. O günlerde Almanya yörüngesinde olan Osmanlı'nın siyaseti de, bugünlerde ABD yörüngesinde olan Türkiye siyaseti de, bu siyasetlerin dışında olan halkları bağlamaz. Halklar yaşadıkları toprakları korumak ister, kendi *topraklarında
yabancı asker postalı altında ezilmek istemez. O nedenle Anadolu halkı açısından
bakıldığında, o halk ne Sivastopol'un bombalanmasını, ne Süveyş kanalına saldırılmasını
hesaplamaz. Şu anda kendi vatanına saldırılmaktadır ve vatanın savunulması gerekmektedir.
Bu bir köylü genç için de, bir işçi için de, bir Üniversite de doktor çıkacak öğrenci için de,
ordudaki herhangi bir subay ve asker için de böyledir.
"Hata bizim hükümetin. Düşman bize saldırmakta haklı." diye düşünülemez.
Böyle düşünülmediği gibi bir mazlum rolü de oynamamıştır hiçbiri. Resmi tarihçilerden
bu savaşta tarafımıza mazlum yakıştırması yapanlar varsa bu da o tarihçilerin sorunudur.
Yabancı tarihçi ve devlet adamlarının Çanakkale savaşları konusunda yazdıklarından dahi
yola çıksak bir destandır Çanakkale. Savaşla geçilememiştir. Siyasetle 3 yıl sonra geçenler
ise yine 3 yıl sonra geldikleri gibi gitmek zorunda kalmışlardır.

pante 18-03-2007 15:22

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Alıntı:

"2. *Muhafazakarların *ağzından *vermiş *olduğunuz *bilgilere *katılmam *mümkün *değil. *O *görüşün *kaynakları *ile *yazan *biri *olarak *sizin *vermiş *olduğunuz *gerçek *nedenlerin *aynısı *verilmektedir. *
Yani *esas *neden *Osmanlı *ve *İstanbul'dan *öte, *sizin *verdiğiniz *sebeplerdir. "
Çok büyük yanılgı. Savaşların asıl nedeni topraktır, genişlemektir, varlık elde etmektir.
Tarihte sadece karşı tarafa bir ders vermek amacıyla savaşıp sonrasında hiçbir çıkar
elde edilmeden dönülen bir savaşa çok nadir rastlanır. Hele dünya savaşları,
emperyalistlerarası paylaşım savaşıdır. "Hasta adam" Osmanlı toprakları emperyalistlerin
iştahını kabartmakta ve üzerinde türlü oyunlar oynanmakta, planlar yapılmaktadır.
Haçlı savaşlarının kutsallığının ardında nasıl ekonomik çıkarlar varsa, Çanakkale
savaşlarının ardında da paylaşım amaçları vardır. Nitekim 3 yıl sonra gerçekleşen işgal ve paylaşım bunun en büyük kanıtıdır.

pante 18-03-2007 15:38

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Alıntı:

"3. *Hemfikirim.
Evet *Çanakkale *geçilmiştir. *Ve *bence *de *Çanakkale *savaşı, *övünülecek, *kazanılmış *bir *kahramanlık *öyküsü *değildir. *İtilaf *devletleri *amaçlarına *geç *de *olsa *ulaşmışlardır. *Ve *sadece *3 *yıllık *bir *geciktirme *için *bizim *kayıplarımız *hesaplanırsa *yenilgi *ve *hezimetimiz *ortaya *çıkar. "
1915'den 1918'i görerek, "Boşuna direnip de kayıp vermeyelim, insanlara kıyılmasın, teslim olalım, açalım boğazı girsinler." denilemez, kimse diyemez.

1918'deki işgal, 1915'deki Çanakkale zaferini asla hezimete dönüştürmez.
Böyle düşündüğünüzde, bu mantıkla İstanbul'un fethine kadar götürebilirsiniz konuyu.
1918-1919'un İstanbul'u ve Ali Kemal'leri de bu mantıkla düşünüyorlardı.
"Fatih, İstanbul'u fethetti de ne oldu, işte Avrupa gelip yerleşti." mantığı 3 yıl sonra
Kuvayı Milliye ruhuyla verilen vatan kurtarma mücadelesiyle yıkıldı. İstanbul'un işgaliyle
hezimet olarak nitelendirdiğiniz Çanakkale Savaşı, Kurtuluş savaşıyla yeniden zafere
dönüştü.
Olaya "3 yıllık bir geciktirme için bu kayıplar verilmemeliydi." mantığıyla baktığınızda
şu doğruyu göremezsiniz;
Çanakkale savaşları olmasaydı ve bilhassa kara savaşlarında o müthiş savunmayı, azmi
ve kararlılığı görmeselerdi eğer;
Kolay kolay İstanbul'dan çekilmezdi İngilizler.
Çanakkale zaferi olmasaydı, bir Kurtuluş savaşı da olmayabilirdi. Ya da Kurtuluş Savaşı
bu kadar kesin bir sonuca ulaşamazdı.

pante 18-03-2007 15:59

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Alıntı:

"4- *Geçtiğimiz *yıl *hemen *her *yerde *gördüğümüz, *üstü *başı *yırtık-pırtık *iki *Türk *erinin *olduğu *resim *meselesi.
*
Evet, *ne *zorluklarla *kazandık *bu *savaşı *ama *ordu *o *haldeyken *bu *orduyu *bu *savaşa *sokana *hesap *sormak *yok *mu? *Erine *çeket *giydiremeyen *ey *Enver *Paşa *neye *güvenerek *girdin *bu *savaşa?"
*

Tabi ki keşke savaşlar olmasa. Hele sanki bizi ilgilendirmediği sanılarak girdiğimiz savaşlar.
Bunlar için Enver Paşa'ları, Talat Paşa'ları suçlamak en kestirme yoldur.

Ama gerçeği araştırdığınızda suçun Enver paşa'lardan çok çok öncesine dayandığını görmek zor değildir. Jön Türklerin dönemi ise Osmanlı'nın içine düştüğü durumdan nasıl kurtulacağı, uçurumun kenarından nasıl dönüleceğinin konuşulduğu yıllardır. Çünkü artık Avrupa'ya sığmayan emperyalist ülkelerde Osmanlı topraklarının paylaşım planları yapılmakta, başkalarına kaptırmama mücadeleleri verilmektedir.

Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini;
Yok mudur kurtaracak baht-ı kara mâderini?


derken Namık Kemal, yıllar öncesinden bu durumu görmüş ve bu satırları yazmıştı.

Osmanlı, bir tarafa sığınmadan, bir müttefik edinmeden ortada yalnız kalamazdı.
Son 30-40 yılın dünya politikaları bunu zorunlu kılmıştı. Osmanlı için ise en uygun
müttefik Almanya idi. Almanya yörüngesindeki hükümet de mecbur kalarak Alman
politikasına uymak ve onların talepleri doğrultusunda hareket etmek zorunda kaldı.
Bu doğru muydu yanlış mıydı tartışılır tabi ama " Neyine güvenerek girdin savaşa"
sorusunun ardında bu zorunluluk vardır.

pante 18-03-2007 16:13

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Alıntı:

5- *İstanbul'un *fethini *Fatih *ile *anarız, *Çaldıran *zaferini *Yavuzla *anarız, *Malazgirt'i *"Alpaslan *ile *anarız *da *Çanakkale *galibiyetini *neden *Liman *Von *Sanders *ile *anmayız?
*
Yanıtı: *İşimize *gelmez *de *ondan.
*
Çanakkale *savaşlarını *baştan *sona *idare *eden * komutan *(5. *ordu *komutanı) *namı *diğer *Çanakkale *Müstahkem *Mevkii *Komutanı *General *Liman *Von *Sanders'dir. *8 *nisanda *yarımadaya *gelmiş, *25 *nisanda *çıkartma *başlayaan *dek *mevzileri *hazırlamış, *startejisini *belirlemiştir. *Savaşın *stratejisini *hep *o *belirlemiştir. *Yaklaşık *100 *Alman *subayı *da *bu *savaşta *daha *çeşitli *birliklerde *komuta *görevleri *almıştır.
*
Hiç *şüphesiz *bir *başkomutanın *taktik *becerileri *olmaz *ise *bir *ordunun *savaş *kazanması *zordur. *Bu *açıdan *Liman *Von *Sanders'in *galibiyetteki *payı *çok *büyüktür. *Onu *atlayarak *veya *önemsiz *göstererek *yapılan *Çanakkale *yorumları *Milliyetçi *kibirden *öteye *gitmeyen *duygusal *yorumlar *olarak *kalır. "
Demek ki bir savaş stratejisi varmış ve başarılı olmuş. Komutanı bir Alman da olsa.
Hiç kimse savaşın Alman komutanların yardımıyla ve yönetimiyle yapıldığını inkar
etmiyor. Ön plana çıkarılmadığı doğrudur. Böyle davranılması da doğrudur ve bu
davranış biçimi özellikle 2.dünya savaşı ve Nazi Almanyası nedeniyle ortaya çıkmıştır.
Yoksa daha önce Alman dostluğundan ve ittifakından kimse gocunmuyordu.

Alıntı:

"5. *Bu *şıkta *vermiş *olduğunuz *Baş *komutan *başarısı *bence *yoktur. *Çanakkale *savaşı; *beyinle, *stratejiyle, *taktikle *yapılmamıştır.
Verilen *kayıplar *ve *içeriğe *bakarsak, *vahşice, *orantısız *ve *dengesiz *bir *saldırı *ile *ve *kan *gücüyle *yapılan *bir *savunma *dikkat *çeker. "
Buna kargalar bile güler. Böyle birşey söyleyebilmek ancak Çanakkale savaşları hakkında
yeterince bilgisi olmayan ve zafer söylemlerinden rahatsız olanlara yakışır. Mhmmd'ye ise
hiç yakışmadı. Çanakkale Savaşı tesadüfen kazanılmış bir savaş değildir. Tam 1 yıl boyunca devam eden karşılıklı müthiş taktik ve stratejilerin yaşandığı çarpışmalarla dopdolu bir savaştır ve bu savaşın sonucuna komutanların etkisi çok büyüktür. Vahşice, orantısız, dengesiz, kan gücüyle diye yaptığınız nitelendirmeyi bir de silah ve mühimmat bazında yapın da dengenin ne olduğunu daha iyi anlayın. Küçümsediğiniz bu zaferi bir de yenilenlerin ağzından değerlendirin isterseniz.

antimuhammed 18-03-2007 16:17

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Evet *iyi *dayandık *ama *sonuçta *yenildik. *1918'de *Çanakkalenin *heryeri *İngiliz *çizmeleriyle *arşınlandı. *

Kurduğun cümlelere dikkat etmelisin. O topraklarda 3 yıl önce vatan savunmasında ölen gencecik insanlar yatıyor. Çanakkale I. Dünya savaşında bir simgedir.

İngiliz ve Fransızların deniz mağlubiyetlerinden sonra vazgeçmeyeceklerini bilen M. Kemal,kıyıya adam çıkaracakları düşüncesiyle çıkartmanın nerelerden yapılacağını tahmin ederek ona göre önlemini alır. Bu arada Limon Paşa nerede.. Çadırınya yazıp çizmektedir. Atatürk nerede bizzat cephede savaşın içinde.. Buyurun bakın
Conkbayırının güneyindeki 261 rakımlı tepeden sahil gözetlemesine memur bir müfreze efradının,Conkbayırına doğru kaçmakta olduğunu gösteren M. Kemal ile arasında şu konuşma geçer:

-Niçin kaçıyorsunuz?dedim

-Efendim düşman!dediler

-Nerede?

-İşte,diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler.

Hakikaten düşman tepeye serbestçe yaklaşmaktadır.Mustafa Kemal'in ise elinde kuvveti yoktur.Düşman ona Kocaçimen'deki askerinden daha yakındır.Derhal karar verir. "Bu kararı kendisi bir mantıki muhakeme veya sev kitabi olarak değerlendirir."İşte bu karar savaşın gidişatını değiştirir.

-Düşmandan kaçılmaz der

-Cephanemiz yok diyen askere.

-Süngünüz var ya...dedi ve sonrasını şöyle anlatır:

Bağırarak bunlara süngü taktırdım.Yere yatırdım.Aynı zamanda Conkbayırına ilerlemekte olan piyade alayı ve cebel bataryasının "marş marşla" benim bulunduğum yerdeki emir zabitini onları çağırmaları için geriye saldırdım.Bu efrat süngü takıp yere yatınca düşman efradı da yere yattı.Kazandığımız an bu andır.
Zaten o ünlü sözlerini söylediği yerdir burası da :-Size taarruzu emretmiyorum ölmeyi emrediyorum.Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde başka kuvvetler ve komutanlar olabilir..."Kumandan işte böyle bir anda böyle bir emri verebilen insandır."

Neticede düşmana saldırıldı.Boğuşuldu.Düşman dayanamayıp geri çekildi.Sahile kadar gerileyerek orada tutunabildi.Arıburnu cephesi işte böyle açıldı.

Limon Paşa nerede, çadırında yazıp çizmekte....

Çanakkalenin ardınfan diğer cephelerde savaş sırasında Atatürk e bakalım..

Mustafa Kemal 13-14 Mart 1916’da Diyarbakır’a vardı. 1 Nisan 1916’da Mirlivalığa (Tuğgeneral) terfi ettirildi. Mustafa Kemal cepheyi devraldıktan bir süre sonra, Kozma dağı bölgesinden taarruza geçen Rus ordusu kanlı süngü savaşları ile geri püskürttüldü. Çeşitli harekattan sonra önce Muş sonra Bitlis düşmandan geri alındı. Bir ara aynı cephede 2 nci Ordu Kumandanlığına tayin oldu.

Şunu da not edelim. Savaş *öncesinde Mustafa Kemal Osmanlı'nın hazırlıksız olarak savaşa girmesine karşı çıkmış; ordunun siyasete karıştırılmasını eleştirmiş ve başlangıçta ittihat ve Terakki içinde yer almasına rağmen onun politikasına muhalefet etmiştir.

pante 18-03-2007 16:36

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Alıntı:

"6- *Çanakkale *Savaşından *daha *dört *yıl *öncesine *kadar *bırakın *İngilizi-Fransızı *yenmeyi, *kendisinin *yarı *gücündeki *Balkan *orduları *karşısında *tel *tel *dağılan, *çil *yavrusu *gibi *kaçışan *Osmanlı *ordusu *nasıl *oldu *da *birkaç *yıl *sonrasında *İngilizi-Fransızı *yenebildi? *Birden *iman *gücü *veya *kahramanlığı *mı *tuttu?
*
Hayır, *Çanakkale'nin *düşmemesi *Almanlar *açısından *çok *önemli *idi. *Rus *limanlarının *müttefik *desteği *almaması *Almanlar *açısından *kritik *derecede *önem *taşıyordu. *Bu *nedenle *Almanlar *Çanakkale'ye *neler *gönderdi, *Osmanlı *ordusu *hangi *silahları *kullandı *orada:
*
-Alman *tüfeği *(Mavzer)
-Alman *makinali *tüfeği
-Alman *topu
*
Bunların *yanında *100 *civarında *subayını *ve *başkomutanı."
Doğrudur. Ama İngilizlerinde yanında Fransızlar vardı. Avustralyalılar, Hindistanlılar, Yeni Zelandalılar vardı. Üstelik te ordularıyla, savaş gemileriyle ve silahlarıyla. Keza uçaklar da.
Kimse Türkler tek başına savaştı demiyor da denilse dahi haklı görülebilir çünkü;
İngilizlerin yanında diğer milletlerin asker ve silah desteğine karşın, Almanya'nın Osmanlı'ya
olan katkısı çok küçük derecede kalır.
Kurtuluş Savaşında da Sovyet desteği vardı, silahı ve parasıyla.
Bu da itilaf devletleri açısından bir başka hezimettir sonuçta.
Destek bahanesiyle saldırdıkları ülkeye gün olmuş destek vermek istedikleri ülke destek
çıkmıştır.

pante 18-03-2007 17:04

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Alıntı:

"8- *18 *mart *deniz *zaferi *taktik *başarı *mı *stratejik *başarı *mıdır?
*
Taktik *başarıdır. *Nusret *mayın *gemisiyle *yapılan *taktik, *lokalize *bir *başarıdır. *Stratejik *olarak *ise *tam *bir *başarısızlıktır. *Çünkü *temel *savunma *sistemi *olan *sahil *savunma *bataryaları *18 *mart *saat *15.00 *sıralarında, *yani *savaşın *6., *7. *saatlerinde *imha *olmuş *durumda *idi. *Uzun *menzilli *müttefik *deniz *topçusu, *sahil *savunma *topçularımızı *saatler *süren *bombardıman *sonucunda, *yaklaşık *saat *15.00 *sıralarında *susturmuş *idi. *Müttefik *gemilerine *İstanbul *artık *açık *iken *Nusret *gemisinin *döktüğü *mayınlar *imdada *yetişmiştir. *Burada *şansın *yaver *gitmesi *de *söz *konudu. *İngiliz *mayın *tarama *gemilerinin *bir *gün *evvel *bazı *bölgeleri *iyi *taramamasına *tarihin *cilvesi *mi *demeli?
*
SONUÇ: *Çanakkale *galibiyeti *halkımıza *moral *motivasyon, *milli *gurur *verilmek *amacıyla *kullanılmaya *çalışılıyor. *Ancak *gerçekler *çarpıtılarak, *abartılarak, *bazı *gerçekler *gizlenerek *yapılan *bu *sunni *moral *pompasının *halka *gerçek *morali *vermesi *mümkün *değildir. *Gerçek *moral *geçmişle *değil *günümüze *ve *geleceğimize *yönelik *eylemlerle, *projelerle *mümkün *olabilir. *Geleceğinden *umudu *olmayan *halkların *sarıldığı *silah *geçmişleridir. *Günümüzde *işsizliği, *gelir *düşüklüğünü, *adaletsizliği, *mal *ve *can *güvenliğini, *demokrasi *ve *özgürlükleri *sağlayamayan *hakimlerin *halka *vermek *istediği *moral *pompası *Çanakkale *oluyor. *Çanakkale *savaşları, *özellikle *son *on *yıldır *histerik *bir *abartma *söylemiyle *ele *alınıyor. *Milli *savaş *psikolojisi *pompalanan *halkımızda *yabancı *düşmanlığı *artıyor. *Türkiye *içine *kapanıyor. *Barış *ve *demokrasi *değerleri *yerine *Çanakkale *ile *simgelenen *savaşa *özgü *değerler *öne *çıkartılmaya *çalışılıyor."
Taktik ve stratejilerin başarısı ya da başarısızlığı sonuçla ilgilidir. Sonuç olarak Çanakkale
savaşını kaybedenler İtilaf devletleridir ve onların stratejileri başarısız olmuştur.
"Şöyle olsaydı, böyle olsaydı" konularına kalırsa iş, karşı tarafın da hayal edeceği çok
olasılık çıkar ortaya. Önemli olan sonuçtur ve kaybedenler emperyalistler olmuştur.

SONUÇ: Milli gururlar yeter ki Çanakkale savaşlarıyla, Kurtuluş Savaşı ile olsun.
İstila, fetih, işgal savaşlarıyla gururlanmaktan yeğdir. :)
Çanakkale savaşlarının işlenmesi, anılması yabancı düşmanlığını değil, empeyalizm karşısında ulusal bilincin ve birliğin önemini öne çıkarıyor.
Yabancı düşmanlığı olsaydı Atatürk'ün Anzak analarına gönderdiği *aşağıdaki mesaj nasıl açıklanabilir:

“Bu memleketin topraklarında kanlarını döken İngiliz, Fransız, Avustralyalı,Yeni Zelandalı, Hintli kahramanlar! Burada, dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yanyana koyun koyunasınız.

Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

Mustafa Kemal


Çanakkale savaşlarının asıl abartılması ve çarpıtılması zaferin arkasında evliyaların,
melekler ordusunun olduğu yönündeki son yıllardaki dejenerasyon çabalarıdır.
Asıl halkımızın gözünün boyanmaya ve aldatılmaya çalışıldığı taraf budur. Bu yalan ve çarpıtmaların maksadıyla hareket edenlere, zaferi küçümseyenlerin, tesadüflere ya da
Alman komutanlara bağlayanların düşünceleri destek sağlamakta ve bu görüşlere
balıklama atlamaktadırlar. Atatürk ve cumhuriyet düşmanlarının şeriatçi sitelerinde bu
söylemlerin aynısını bulabilirsiniz.

Türkiye'nin önündeki en büyük tehlike yabancı düşmanlığı değil, şeriatçi teokratik düzen örgütlenmesidir. Bu örgütlenmedeki yol ve yöntemlerden biri de ulusal değerlerin yok
edilmesi, ulusal birliğin bozulması, ulusal önderlerin ve ulusal zaferlerin halkın gözünden
düşürülmesi, şeriatçilerin önlerinde gördükleri en büyük engel olan Atatürk sevgi ve
bağlılığının yıkılmasıdır. Bu nedenle bırakın da Çanakkale zaferi de biraz abartılmış olsun. :)

pante 18-03-2007 18:57

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Alıntı:

"Ben Â* Engin Â*Ardıç'ı Â*çok Â*beğenirim, Â*sağlam Â*bir Â*kültür Â*birikimi Â*var. Â*bu Â*konularda Â*epey Â*yazısı Â*var. Â*Fanatik
Â* Atatürk'çüler Â* ona Â*çok Â*kızarlar. Â*O'na Â*kızanlar Â*gerçeklerle Â*yüz Â*yüze Â*gelmek Â*istemeyen Â*tipler.
Â* Â* Â* Â* Dünkü Â*yazısından Â*bir Â*bölümbu Â*günkününde Â*tamamını Â*aktaracağım. Â*Bunları Â*söylerken Â*, Â*kimse Â*ATATÜRK'ü Â*kötülemek Â*istediğimi, Â* veya Â*artniyet Â*taşıdığımı Â*düşünmesin
Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â* Â*
Â* Â* Â* Â* Â* Â* Örneğin Â*Atatürk’ün Â*İstanbul’da Â*o Â*altı Â*buçuk Â*ay Â*içinde... Â*Bir Â*gazete Â*çıkarmayı... Â*Yeni Â*hükümette Â*Harbiye Â*Nazırı Â*olmayı... Â*Olamayınca Â*o Â*hükümetin Â*güvenoyu Â*almaması Â*için Â*çaba Â*gösterdiğini Â*biliyor Â*muydunuz?
Â*
Bilmiyordunuz. Â*Ama Â*bize Â*küfür Â*etmeyi Â*biliyorsunuz, Â*değil Â*mi
Â*
Â* Â* Â*
Â*
Â* Â* Â* Â* Gelelim Â*Çanakkale’ye " Â*
Sevgili Özgür_Beyin;
Senin beğenmene saygı duyuyorum ama Engin Ardıç benim en nefret ettiğim
yazarlardan biridir. Hele o ilk dönemlerindeki yazıları çok gıcık ederdi beni.
Bir ara Star tv'de haber yorumculuğu yapmıştı. Onun " Deeavrimciler" alayı
hala aklımdadır. Tayyip Erdoğan'ın İstanbul büyükşehir belediye başkanı
olmasında da büyük payı vardır. Bu belediyeden kurtulmanıza 40 gün kaldı,
39 kaldı, 38 kaldı yayınları çok yaramıştır Tayyib'e..
Tayyip'in gelmesinde rolü büyük olan star tv ve Cem uzan mükafatını da almıştır
yıllar sonra. Neyse konu bu değil.

Bir yazar sıfatını çok görmeyerek değerlendirmeye alırsak, bakın bir önceki
yazısında ne diyor Nutuk'un günümüz Türkçesine çevrilmesiyle ilgili olarak;

"Bu nasıl bir “Türk devrimcisinin el kitabıdır” ki Türk diline tercüme edilmesi
gerekiyor?"

Edep yahu! böyle bir eleştirinin insafı, bu satırları yazan kafanın örümcek
olmamasının izahı var mı? Amacının karalamak, çamur atmak olduğu aşikar değil mi?

Herhangi bir konuda iddiası olan çıkıp bunu belgeleriyle kanıtlar. Atatürk'ün
harbiye nazırı olmak istemesinde suç arayanlar, onun önderliğini, sevgisini,
saygısını çekebilirler mi?

Çanakkale için hiç mi olumlu söyleyebileceği birşey yoktu. Eleştirdiği noktalar
Osmanlı yönetimiyle ilgilidir, ama hedef Mustafa Kemal'dir. Bu herifler, başka
zamanlarda da Atatürk'ün dil devriminin zamansızlığını, kıyafet devriminin
alakasızlığını, Hilafetin kaldırılmasının hata olduğunu ima etmeye kalkışırlar ki
mesaj verdikleri yerler bunu iyi değerlendiriyordur herhalde. Yoksa yazık bunca
değerlere saldırıp ardından da andıçlar listesinde yer aldığı halde elleri boş kalsın
mümkün mü?

Bu sıralarda medyayı iyi değerlendirin. Gazeteleri, Tv haberlerini, yazarları..
Kimlerin ne hesaplarla hareket ettiğini, ne beklentilerle şirin gözükmeye çalıştığını,
susulmaması gereken konularda sustuğunu iyi görün. Geçmişte SHP'li Ergun Göknel'in
bir İski yolsuzluğunu aylarca baş sayfalarından düşürmeyenlerin, bugün İski'nin
kat be kat daha büyük yolsuzlukları karşısında nasıl sustuğunu ya da ara sayfalarda
geçiştirdiğini görün.

18-03-2007 19:52

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Gelibolu savaşlarının Amerikan askeri kaynaklarında bir ders çalışması olarak ele alındığı, 1936 basımı makaleyi ekte sunuyorum. Makale İngilizce. Savaşın safhalarını adeta bir satranç oyun gibi ele alan aydınlatıcı bir makale. Askeri taktik ve strateji konularına ilgi duyanların beğeneceğini sanıyorum.

ninkasi 18-03-2007 22:07

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
gallipoli *dosyasına şöyle baktımda çok ayrıntılı hazırlanmış onu incelemek epey bi vakit alır ama güzel bir kaynak olabilir,en azından başkalarının savaşı nasıl anlattığıyla ilgili :wink:

dilaver 18-03-2007 22:50

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
,

* * Çanakkale Zaferi başlıgı altındaki tarihsel mekanları ikiye ayırmak gerekiyor. Birincisi denizsel mekan, ikincisi karasal mekan. 18 Mart 1915 teki zafer ise denizde geçiyor ve bir deniz savaşı olarak gelişiyor.

* * Bu zafer ya da durdurma kaçınılmaz bir gelişme idi fakat öyle olması gerekiyordu. Nedeni de 1836 yılında Osmanlı Ordusunda yüzbaşı olan Moltke "eger Dardanelde toplar uygun bir tertiple yerleştirilirse hiç bir donanmanın Bogaz'ı geçmeye cesaret edebilecegini sanmıyorum" diye yazıyor.

* * İngilizler bogazın geçilmesini bir prestij meselesi yapıyorlar ancak büyük ihtimalle başarısızlıga ugrayacaklarını bildiklerinden hesaplarını bir kara harbine göre yapıyorlar. Ve esas savaş ve inatlaşma burada görülüyor.

* * *Burada dikkat edilecek bir husu 18 Mart Çanakkale zaferi ile Mustafa Kemal'in hiç bir ilişkisi bulunmamasıdır. Birinci abartma buradadır. Yanlış mekan, yanlış isim ve zaman oluyor.

* * * Almanların Goben ve Braslau savaş gemilerinin Yavuz ve Midilli adıyla Osmanlı donanmasına katılması hikeyesi de Osmanlı nın bir tepkisidir aslında. Osmanlı büyük ölçüde halkın yardımıyla toplanan paralarla 1. Dünya Savaşı öncesinde İngiltere'ye iki gemi sipariş ediyor. Bunlar Sultan Osman ve Reşadiye gemileridir ve Büyük Briteaya tersanelerinde yapılıyorlar. Fakat İngiltere savaş arefesinde bu gemileri teslim etmeyip kendi donanmasına katacagını açıklıyor. *Yavuz ve Midilli bunların karşılıgıdır.

* * * * İngiltere nin borçlar hukukuna aykırı olarak el koydugu bu iki gemiye karşılık Osmanlı ihtiyacı olan gemileri Almanya dan temin etmiştir.

* * * * Bir diger husus Çanakkale savaşlarında Enver Paşa'nın rolüdür ki hiç belirtilmiyor. Enver 1 Ocak 1915 Sarıkamış yenilgisi kesinlik kazanınca derhal İstanbul'a dönüyor ve yeni bir cephe örgütlenmesine girişiyor. Bu muhtemel bir saldırıya karşıdır ve savaşın tüm sürecini Başkumandan olarak bizzat yönetmeye kalkıyor. Nitekim Fahrettin Altay'a göre Mustafa Kemal Enver Paşaya bir mektup yazarak cepheye gelmesini ve savaşın idaresini ele almasını istiyor.

* * * * Nitekim resmi tarih yazımımızın dışındaki bütün diger tarih yazımlarında Enver Paşa nın Gelibolu Savunması ile Sarıkamış ta darbe yiyen prestijini arttırdıgını ve İttihat ve Terakki İktidarının büyük güç kazandıgını kaydediyorlar. Görülen o dur ki 1915 ten hemen sonraki durum ve degerlendirmeler şimdikinden biraz farklı.

* * * * Kara Savaşının komuta kademesi şöyle : En üstte başkomutan vekili Enver, altında Ordu komutanı olarak Liman Paşa ve Anzak bölgesi komutanı da Esat Paşa 3. kolordu komutanı olarak yer alıyorlar. Güneyde Vehip Paşa, kuzeyde ise Fevzi Paşa komutan dırlar. Mustafa Kemal ise bu savaşta bir ihtiyat tümeni komutanıdır. Şimdi iyi kötü biraz askerlik ile haşır neşir olan her kes bir ihtiyat tümeni komutanının bütün üst kademeleri atlayarak savaşı kazanmasının ve kahramanlık iddiasında bulunmasının mümkün olamayacagını bilir. Aslında Mustafa Kemal de böyle bir şey iddia etmiyor. Ama kariyer lazımdır kahraman lazımdır ve üretiliyor.

* * * * *Aslında bu konu derinlemesine Esat Paşanın Selahaddin Adil Paşanın ve Fahrettin Paşanın anılarından izlenebiliyor. Ama bu konuya girmeyi şu an gereksiz buluyorum.

* * * * Sonuç olarak ne olursa olsun düşman işgaline karşı bir ulusun direnmesi- ki burada ümmet demek daha dogru herhalde- ve vatanı için ölmesi şerefli ve kahramanca bir iştir. Ancak tarihimizin resmi tarih haline getirilmesinin ve çarpıtılmasının başlangıcı da Anafartalar Muharebesinde başlamaktadır.

* * * * Türkiye Cumhuriyeti Tarihi içerisinde Osmanlı döneminin son zaferi olan bu savunmanın bu derece abartılmasını anlamsız buluyorum.

* * * * Pante'ye Engin Ardıç konusunda kesin katılıyorum.

* * * * Sorgulamak için yazılan yazıları milliyetçi heyezanla karşılayıp vatan millet sakarya nutukları atmayı, kavramakta zorluk çekiyorum. Her şeyi oldugu gibi resmi tarihimizi de sorgulamak ve varsa degişik fikirlerimizi belirtmek durumundayız.


* * * * saygılarımla

18-03-2007 23:34

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Alıntı:

pante";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 68900)
Çanakkale savaşlarının asıl abartılması ve çarpıtılması zaferin arkasında evliyaların,
melekler ordusunun olduğu yönündeki son yıllardaki dejenerasyon çabalarıdır.

Bu melekler ordusu ne hikmetse hep "kazanılan" savaşlarda ortaya çıkıyorlar, kaybedilen savaşlara müdahil olmuyorlar. Sarıkamış'ta 90 bin ayakları çarıklı, ya da çıplak genç karlar içinde donarken şöyle bir ellerinden tutup sıcak bir yerlere götürselermiş ya. Ya da yeşil sarıklarını o askerlerin çıplak ayaklarına dolayıverselermiş mesela. O sırada Çanakkale'de savaştıkları için yetişememişler desek timing tutmuyor.

antimuhammed 19-03-2007 00:06

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Acaba İran Irak savaşında melekler hangi tarafa yardım etmişlerdi?

19-03-2007 01:29

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
melekler sunnilere yardim etmistir
sii ler batil

sargon 19-03-2007 11:48

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Cem, degerlendirmelerin icin tesekkurler, bilmedigim yada dusunmedigim seylerdi. Makaleyi ise indiremedim. Bozuk cikiyor.

Bu savaslar icin yapilan kahramanlik, vatan, millet sakarya edebiyatindan bana fena halde gina geldi.

Enver Pasa, kafasini Turan devleti kurmaya takmis, ne kadar sagliksiz kararlar oldugunu bugun artik acikca gordugumuz bir kararlar serisi ile Osmanli'yi zorlaya zorlaya savasa sokmus. Ne olacak? Mahvolup giden devleti savas sayesinde yeniden kurtaracak. Bir zamanlar Ozal'in dedigi gibi "bir koyup on alacak" Ama tabii kazin ayagi hic de gorundugu gibi degil. Guclu Almanya'nin yaninda savasip eski topraklari tekrar kazanacak.

Masala bakin ki, iki tane Alman gemisi geliyor, Turk bayragi (herhalde Osmanli bayragidir) cekiyor ve Rus sahillerini topa tutuyor. Bundan dolayi da Ruslar savas aciyor. Yani bir Alman oyununu bizimkiler bertaraf edemiyorlar, sonra da "mecburen" savasa giriyoruz ve yarim milyon kadarcik asker kaybedip, butun memleketin harap hale gelmesine neden oluyoruz. Ulke galip devletler tarafindan parcalanip paylasiliyor. Eee, bu masali dinleyenler neden sormazlar acaba: Yahu biz bunca felaketi bu iki gemi yuzunden mi yasadik simdi? Bizimkilerin hic mi sucu yoktu?

Enver Pasa ve Ittihat Terakki yonetimi bu ulkenin basina gelmis en buyuk felaketlere imza atmislar.

1. Ulkeyi felakete goturecek bir savasa sokmuslar
2. Sarikamis felaketi tam bir askeri ve stratejik felakettir. Ittihatci cilginliginin urunudur.
3. Ermeni'lerin sürülmesi karari da inanilmaz bir cilginliktir ve yuzlerce yillik bir utanca neden olmustur.
4. Ulke parca parca olmus, baskent Istanbul isgal edilmis ve Ittihatci pasalar bir gece gelen bir gemiyle Istanbul'dan kacmislardir. Nedense Vahidettin hain ilan edilir ama bu pasalar milli kahraman sayilirlar.

hiramusta 19-03-2007 12:45

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Bir parantez açmak istiyorum;Çanakkale ve 1.Dünya Savaşı İngiltere ve yandaşlarının Osmanlıya karşı kazanmış oldukları en büyük zaferdir.Bu zafer neticesinde Anadolu halkı herbiri yetişmiş bir değer (eğitimciler,hukukçular,hekimler,teknik elemanlar,komutanlar,aydınlar gibi)olan 1 milyon civarında vatan evladını kaybetmiştir.Ülke nüfusunun o yıllarda 13 milyon olduğunu düşünürsek,verilen kaybın büyüklüğü ve dehşeti çok iyi anlaşılacaktır.Ve bunun sonucunda da *bilim,teknik ve sanatta en az 100 sene geri kalınmıştır.İşte batılı devletler açısından bize karşı kazanmış oldukları en büyük zafer budur.Tabi bu hezimette en büyük payın büyük devlet adamı Abdulhamit'i deviren ittihatçılara ait olduğu hiç tartışılmazdır.

vartor 19-03-2007 20:05

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Gercekci olmak o kadar da kolay degilmis. Kimimiz dinler karsisinda gayet mantikli sonuclar cikarabilirken, is vatan millet Sakarya cephesine dondugunde, nedense zorlanan tarihe bagli kalip gercegi arastirmagi calisanlara supheci gozlerle bakmagi tercih ediyor. Acikca gercek degisik olsa bile, dunyanin enayisi ben miyim deyip bile bile goz kapayanlarimiz dahi var.
* Tarihten utanmak yerine ,ondan ogrenip bir daha ayni hataya dusmemek mi onemli, yoksa kendini kandirip, bunu milli bir gurur meselesi yapip, tekrar ayni hatalara dusmek mi?
* *Dunyada hizla gelisen globallesme, birgun sinir, millet kavramlarini da asacagi asikar. Ilerde insanligin renk irk millet ayriligi gozetmeksizin dunya vatandasi sifati kazanacagina ben inaniyorum. Belki ben goremiyecegim ama cocukluk hayallerimin bir gun gerceklesecegine, insanlarin hep beraber elele daha guzel yarinlar icin birlesecegine umitliyim.

19-03-2007 20:24

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Winston Churchill, anılarında "The man of destiny" yani "kaderin adamı" olarak tanımladığı Mustafa Kemal ile ilgili şöyle birşey anlatıyor:

“Mustafa Kemal 9 Ağustos’da Anafartalar’daki başarılı harekatından sonra geceyi, bu paha biçilmez sırtı alma hazırlığı içinde büyük çaba harcayarak geçirdi. Bizzat yönettiği şiddetli baskın hücumu ile, bu dar bölgede yerleşmiş olan bin kişilik İngiliz kuvvetini yok etti. Türkler Conkbayır’ını aştılar ve zaferin sonuna kadar da orada kaldılar. Bu başarı perdeyi kapatan olaydır.”

Gelibolu’daki birliklerin başkomutanı General Hamilton 9 – 10 Ağustos 1915 Savaşları için şu kaydı düşmüştür:

“... Conkbayırı’nda Türkler en etkili savaşlarını veriyorlar. Mamafih, kayıpları bizden fazla. Çok mükemmel komuta edilen ve cesaretle dövüşen Türk Ordusuna karşı savaşıyoruz.”

Bu general Hamilton daha sonra Mustafa Kemal'in cenazesine de katılmıştır.

Gerçekçilik nedir? Bunlar gibi belki onlarca örnek varken Mustafa Kemal'in ismini Çanakkale'den silmeye çalışmak mıdır?

pante 19-03-2007 20:52

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Alıntı:

"Bir *parantez *açmak *istiyorum;Çanakkale *ve *1.Dünya *Savaşı *İngiltere *ve *yandaşlarının *Osmanlıya *karşı *kazanmış *oldukları *en *büyük *zaferdir.Bu *zafer *neticesinde *Anadolu *halkı *herbiri *yetişmiş *bir *değer *(eğitimciler,hukukçular,hekimler,teknik *elemanlar,komutanlar,aydınlar *gibi)olan *1 *milyon *civarında *vatan *evladını *kaybetmiştir.Ülke *nüfusunun *o *yıllarda *13 *milyon *olduğunu *düşünürsek,verilen *kaybın *büyüklüğü *ve *dehşeti *çok *iyi *anlaşılacaktır.Ve *bunun *sonucunda *da * bilim,teknik *ve *sanatta *en *az *100 *sene *geri *kalınmıştır.İşte *batılı *devletler *açısından *bize *karşı *kazanmış *oldukları *en *büyük *zafer *budur.Tabi *bu *hezimette *en *büyük *payın *büyük *devlet *adamı *Abdulhamit'i *deviren *ittihatçılara *ait *olduğu *hiç *tartışılmazdır."
Çanakkale değil ama 1. Dünya savaşı Osmanlı İmparatorluğunun yıkılışına sebep olmuştur.
Almanya ve Osmanlı İmparatorluğu karşısında İtilaf devletlerinin zaferidir bu. Belki Kurtuluş Savaşı nedeniyle asıl emelleri olan Sevr antlaşmasını sağlayamadılar, Anadolu ve Rumeli'de toprak elde edemediler ama petrol bölgelerini Osmanlı'dan koparıp aldılar.

1 milyon civarında yetişmiş değer kaybından kastın Ermeni techiri ise haklı olabilirsin.
Bu savaşın nedenleri 2-3 yıllık döneme bağlanamaz. Güçlüyken yayılmanın, zayıflayınca geri çekilmesi vardır. Fatih'in, Yavuz'un, Kanuni'nin döneminde başka milletlerin vatanlarını istila
edeceksin. Onları boyunduruğun altına alacaksın. Tabi ki gün gelecek, zayıfladığın dönemde senden güçlü olanlar, zamanında aldığın topraklardan seni geri sürecekler. Emperyalist ülkeler sıkışmışlar dar vatanlarına, onlara yetmiyor. Diğer taraftan kendilerinden çok zayıf Osmanlı geniş topraklara sahip. Tabi ki bir bahane bulup elinden alacaklar bu toprakların çoğunu.

Abdülhamit döneminde güçlenen Pantürkizm ve Panislamizm akımları, kafalardaki eski Osmanlı gücüne yeniden kavuşma hayali ve Turan ideali ise bu büyük hezimete ise sebep teşkil etmiştir. Bu tehlikeyi Abdülhamit 1909'larda farketmiş ve İttihatçılar için," Bunlar macera peşinde, memleketi uçuruma sürükleyecekler" demiştir.
Bugün dahi hala Osmanlı'nın şaşaalı zamanlarına özenen ve bu yolda ideolojiler üretenler
yok mudur? Kimi hilafet, kimi turan sevdasındadır.

seyyah3441 19-03-2007 21:13

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
YAPMAYIN ARKADAŞLAR.ELNİZE GEÇEN HER KONUDA NEDİR BU MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'E SALDIRMA MERAKINIZ.....................

TOPLUMLARI TOPLUM YAPAN BAĞZI DEĞERLER VE BAĞLAYICI UNSURLAR VARDIR.......
NE GEÇİYOR ELİNİZE BU DEĞERLERE SALDIRMAKLA................
ATATÜRK'TE BU DEĞERLERİMİZDEN BİRİSİDİR........................

YAPTIĞINIZ SADECE POPÜLİZM VE KOLAYCILIK.................
SİZLERE EN GÜZEL CEVABI ÜSTAD NEYZEN TEVFİK VERMİŞ....

Hayliden hayli kalınlaştı yobazlık yeniden,
Softalık zorlu anırtı ile aldı yürüdü.
Kara bir kinle taassub pusudan çıktı yine,
Yurdu şÃ¢hâne cehâlet yeni baştan bürüdü.

Yobazlık bağzılarınızın anladığı gibi sadece bağnaz dindarlık değildir....Cehalet ve bilgisiz fikir sahibi olup kolaycılık yolunu seçmek, aydın gözükmek telaşı içinde oraya buraya *saldırmak da bir tür yobazlıktır.........KALDI Kİ UNUTMAYIN;

esir iken mümkün müdür ibadet
yatip kalkip atatürk'e dua et...
senin gibi dürzülerin yüzünden
dininden de soguyacak bu millet.

ısgaldeki hali sakin unutma
atatürk'e dil uzatma sebepsiz
sen anandan yine çikardin amma
baban kimdi bilemezdin serefsiz

antimuhammed 20-03-2007 00:16

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Arkadaşlar daha önce bir kaç yere yazdım. Atatürk Hakkında üretilen bütün karalamaların kaynağı tarikat yuvalarıdır. Bu Tarikat liderleri toplantılarında başlarla Atatürk hakkında atıp tutmaya. Dertleri nedir.. Prim yapmak. Cemaat uyanırsa kendisi ne yapacaktır? Bunun farkında... *Sırtını dine dayayıp başlıyor anlatmaya.. Nerden biliyorum bunu diyeceksiniz. Özellikle Almanya daki camilerde Ataürk hakkında söylenenleri kulaklarımla duydum. Yıllar önce Malezya ya ilk gittiğimde bell boy odama valizi getirmiştir. Nerden diye sorunca Türkiye dedim. Sevindi hemen Müslüman kardeşim dedi. Ben Müslüman değilim diyince şaşırdı. Burada ki tarikatçılar ne dediyse aynısını Malezyalı 19 yaşında ki çocuktan duydum.

Gözleri imanla körleşenler ne derseniz inanırlar. Unuttunuz mu bunlar Almanya da camilerden para toplarken bir alet yaptık sizin içinizi aklındakileri okuyor demişlerdi. Zavallı masum inanırlar ise korkup neleri var neleri yok vermişlerdi.

Bu gibi insanlar muhakeme yeteneğinden mahrumdur. Halife İstanbulda ki sarayını kurtarma derdinde İngilizlerle dans ederken, Türk milleti Atatürkle cepheden cepheye koşuyordu. Kim organize etti bu hareketi? Sarayında ki Halife mi?

İşin en traji komik kısmıysa vatan kurulduktan sonra Halifeyi isteriz diye tutturanların çıkmasıydı. Hala da ister dururlar Halifelerini..

Kendi anlayacakları dilde ilk Kuran ı yazdıran Atatürktür. Osmanlı’nın son döneminde okuma yazma oranının yüzde 20’lere kadar düştüğü söylenmektedir. Şimdi oran yüzde 95 lerdedir. Oysa bunlar hala derler ki harf devrimi memleketi cahil kılmıştır diye.

pante 20-03-2007 01:07

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Alıntı:

"Şimdi *iyi *kötü *biraz *askerlik *ile *haşır *neşir *olan *her *kes *bir *ihtiyat *tümeni *komutanının *bütün *üst *kademeleri *atlayarak *savaşı *kazanmasının *ve *kahramanlık *iddiasında *bulunmasının *mümkün *olamayacagını *bilir. *Aslında *Mustafa *Kemal *de *böyle *bir *şey *iddia *etmiyor. *Ama *kariyer *lazımdır *kahraman *lazımdır *ve *üretiliyor. "
18 Mart Deniz Zaferi sırasında Mustafa Kemal adı bilinmez ve pek önem arz etmez.
Ama 25 Nisan'dan sonraki kara savaşlarından itibaren Mustafa Kemal adı duyulmaya
başlamıştır. Hele Arıburnu Muharebeleri ve Anafartalar ile Mustafa Kemal adı Çanakkale
zaferi içinde en çok konuşulan olmuştur.

Bu, cumhuriyetten sonra oluşan bir durum değildir. Yani Atatürk meşhur olduktan sonra
Çanakkale Savaşları'nın önde gelen ismi olmamıştır. Mustafa Kemal 1915'de artık tanınan
bir isimdir.
Yarbay rütbesindeki bir asker tanınabilir mi? Normalde hayır.
Ama büyük başarılar gösterdiyse, adı ve başarıları savaş haberleri arasında sık sık
geçiyorsa evet.

Bunun bir ispatı Yfln'nin yazdığı gibi itilaf devletlerinin komutanlarının açıklamalarıdır.
En önemli ispatlarından biri ise o dönemin meşhur şairi Mehmet Emin Yurdakul'un 1915'de
yazdığı şiirinin ilk dörtlüğünde Mustafa Kemal'in adını zikretmesidir.
Mehmet Emin Yurdakul ne diye basit bir yarbayı şiirinde zikretsin paşalar dururken?
Sebebi paşalardan çok daha büyük başarıya imza attığı için.
Şiirine " Bir Destandır Çanakkale" başlığında yer vermiştim.

Arıburnu ve Anafartalardaki muharebeler kaybedilseydi Çanakkale Zaferi olmazdı..
Bunları yazmamın nedeni ise Atatürkçülük falan değil Anti-Muhammed'in görüşlerine
katılmamdır. Objektif bakabilen herkes bu gerçeği görmekten aciz değildir.

dilaver 20-03-2007 01:24

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
,
* * *pante

* * izin verirsen bir anmtitez yazmak zorundayım. Belki tarihimizi daha iyi kavramak için.

* * Ama bi kaç günden bir haftaya kadar izin

* *
* * * saygılarımla

pante 20-03-2007 01:40

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Kolay gelsin Dilaver. :)
Bize de katkı sağlayacağına eminim. Başarılar.

Aşağıdaki kronolojinin de ışık tutacağını düşünüyorum:

http://www.canakkale.gen.tr/kronoloji/kronoloji.html

frodo 20-03-2007 11:04

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Alıntı:

hiramusta";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 69061)
Bir parantez açmak istiyorum;Çanakkale ve 1.Dünya Savaşı İngiltere ve yandaşlarının Osmanlıya karşı kazanmış oldukları en büyük zaferdir.Bu zafer neticesinde Anadolu halkı herbiri yetişmiş bir değer (eğitimciler,hukukçular,hekimler,teknik elemanlar,komutanlar,aydınlar gibi)olan 1 milyon civarında vatan evladını kaybetmiştir.Ülke nüfusunun o yıllarda 13 milyon olduğunu düşünürsek,verilen kaybın büyüklüğü ve dehşeti çok iyi anlaşılacaktır.Ve bunun sonucunda da Â*bilim,teknik ve sanatta en az 100 sene geri kalınmıştır.İşte batılı devletler açısından bize karşı kazanmış oldukları en büyük zafer budur.Tabi bu hezimette en büyük payın büyük devlet adamı Abdulhamit'i deviren ittihatçılara ait olduğu hiç tartışılmazdır.

Bu başlıkta tartışmanın ekseni giderek M.Kemal'in ve Çanakkale savunmasındaki rolüne
kaysa da arada hiram kardeşimizin parantezi unutulup gitmesin istiyorum. Sevgili hiram
öncelikle ülke nüfusu derken kast ettiğin Anadolu nüfusu herhalde. İmparatorluğun nüfusu
bunun çok çok üzerinde. İkincisi 100 yıl geriye gitme argümanı yanlış. Osmanlı 1.Dünya
savaşına girerken batının zaten en az 100 yıl gerisindeydi. Bunun suçunu da İttihatçılara
atmak pek mantıklı değil. Sanırım bu geri kalmanın gerekçelerini Osmanlının kendi iç dinamiklerinde aramak lazım.

Abdulhamit'e büyük devlet adamlığı payesi vermek de oldukça subjektif bir saptama. 1.Dünya
savaşında Almanya'nın müttefiki olmamıza yol açan gelişmelerin başlangıcı olan *Abdulhamit'in
Alman yanlısı tutumunu *unutmak ve tüm sorumluluğu İttihatçı kadrolara yüklemek tarihle
çelişir. Tamam seni anlıyorum Abdulhamit'in panislamist yaklaşımı siyasal olarak seni cezbediyor.
Ama tarihe böyle "tarafgir" gözlüklerle bakmamak gerekir.

mhmd 20-03-2007 12:24

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Sn. frodo,

"1.Dünya
savaşında *Almanya'nın *müttefiki *olmamıza *yol *açan *gelişmelerin *başlangıcı *olan * Abdulhamit'in
Alman *yanlısı *tutumunu * unutmak *ve *tüm *sorumluluğu *İttihatçı *kadrolara *yüklemek *tarihle
çelişir." diye yazmışsınız.

Çok önceleri okumuş olduğum, hatıralarında da tam tersi bir bilgi almıştım.
Tüm siyasetini; çıkması yakın olarak sezinlediği dünya savaşında, şunun bunun değil, denizlere hakim olan ülkelerin tarafında olmak olduğu yazılıydı.
Birinci dünya savaşına giren Osmanlı'nın kötü durumunu görenler kendisine bir heyet göndermiş. Bu heyete verdiği cevap dikkat çekicidir;

"Bu zavallı devlet Birinci Dünya Savaşı'na sürüklendiği gün yıkılmıştır. Sizi bana gönderenler bu çılgınlığı yapmadan önce göndermeliydiler. Bütün dünya denizlerine hâkim olan devletlere karşı, Avusturya, Almanya gibi kara hudutları içerisinde mahpus yaşayan iki devletle ateşe atılmak tarihin en büyük aptallığıdır."

Benim kaynaklarımda mı bir sorunum var, verdiğiniz bilgide mi bilemiyorum?

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

liopleurodon 20-03-2007 12:47

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
"Bu *zavallı *devlet *Birinci *Dünya *Savaşı'na *sürüklendiği *gün *yıkılmıştır. *Sizi *bana *gönderenler *bu *çılgınlığı *yapmadan *önce *göndermeliydiler. *Bütün *dünya *denizlerine *hâkim *olan *devletlere *karşı, *Avusturya, *Almanya *gibi *kara *hudutları *içerisinde *mahpus *yaşayan *iki *devletle *ateşe *atılmak *tarihin *en *büyük *aptallığıdır." *

Burada bir kaç sorun var ki, bu cümleyi "martaval" olarak nitelendirmeye yeterli olur.. Öncelikle, Abdulhamit zamanında birinci dünya savaşı diye bir savaş bilinmemektedir. Bu isim abdulhamitten sonra ortaya konmuştur.

İkincisi, bir savaşta öyle "ahada bu tarafı tutuyorum.." diyerek müttefik olamazsınız. Basitçe istediğiniz cepheye katılamazsınız.. Öncelikle onların sizi aralarında görmek istediklerini nerden çıkarıyorsunuz? Böyle bir yorumu yapmış devlet adamına ya alaycı bir ifade edilir, yada daha doğrusu, böyle bir lafın uydurma olduğunu düşünmektir..

mhmd 20-03-2007 13:15

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Sn. liopleurodon,

Cümlenin, orijinali ile, bire bir aynı olmadığı kanaatindeyim.
Dönemin Osmanlıcası ile konuşulmuş bir cümle, muhtemelen günümüz Türkçe'sine çeviride ve ağızdan ağıza geçen sürede katılmış bir kelime olduğu düşünülebilir.

Taraf konusunda size katılıyorum.
Ancak, 1876 yılında tahta geçmiş ve 1909 yılına kadar 33 yıl tahtta kalmış birinden bahsediyoruz. 33 yıllık siyasete: 4,71 cumhurbaşkanı, 6,6 başbakan ve hükümet sığdırılabilinir.(Normal sürelerde) Yani hop diye olan bir şey yoktur. Biyolojide olduğu gibi siyasetbilimde de karşılıklı çıkarlar doğrultusunda tedrici bir değişiklik söz konusu olmaktadır. İttifaklar oluşturmak için bu süreler yeter de artar bile.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

20-03-2007 13:18

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Alıntı:

liopleurodon";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 69197)
İkincisi, bir savaşta öyle "ahada bu tarafı tutuyorum.." diyerek müttefik olamazsınız. Basitçe istediğiniz cepheye katılamazsınız.. Öncelikle onların sizi aralarında görmek istediklerini nerden çıkarıyorsunuz?

Çok doğru bir tebit olduğunu düşünüyorum. 1.Dünya Savaşı, ya da 1.Paylaşım Savaşı denen bu savaşın çıkarılış amacı zaten Avusturya-Macaristan, Osmanlı ve Çarlık Rusyası gibi üç büyük imparatorluğu dağıtıp topraklarını paylaşmaktır. Osmanlı'nın ne bu savaşa katılmama şansı, ne de İtilaf devletlerinin yanında katılma şansı vardı. İtilaf devletlerinin arkasındaki en büyük güç olan ABD'nin de amacı Osmanlı'yı dağıtmaktı. Bugün hala Lozan'ı imzalamamış olmaları bunun en önemli göstergesidir. Yani savaşın sonucu gibi görünen olaylar aslında o savaşın nedenleridir.

frodo 20-03-2007 13:33

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Sevgili mhmmd İlber Ortaylı’nın Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu adlı bir kitabı var. Orda özetle şöyle tespitlerde bulunuyor : Almanya’nın zorunlu bir seçenek olduğu düşüncesi herkesten öne Sultan II.Abdülhamid’de vardı.Sultan Abdülhamid, Türklere “Şark’ın Almanları” dendiğini, Almanlarla arada benzerliklerimiz olduğunu;Almanların Fransızlara tercih edilmesinin sebepleri arasında,Fransızlar’ın Tunus’u almalarını ve cumhuriyet rejimiyle idare edilmelerini ileri sürüyordu ve Alman İmparatoruna Fransa ile ilişkilerini soğutmak pahasına,Filistin’de Katoliklerin himaye hakkını veriyordu.

Dahası Bağdat Demiryolu projesi kimin zamanında ve kiminle kurulmuştur ? Berlin kongresinden sonra Osmanlının ciddi toprak ve prestij kayıpları vardır. Bu duruma zorlayan İngiltere, Fransa, Macaristan İmparatorluğu,Rusya *ve Fransa gibi ülkelerin karşısında Osmanlı tarih sahnesine yeni çıkan ve diğerlerine göre daha az “kolonyalist” *olan Almanya’yı seçti.

Bahsettiğin alıntı büyük ihtimalle Abdülhamit’in iktidarda olmadığı savaş öncesindeki düşünceleridir. Herşey olup bittikten sonra konuşmak kolaydır...

Bir de Abdülhamit hayranları siyonizmin gelişmesine yaptığı katkıları görmezden gelmeleri de ilginçtir.

Sonuçta Abdülhamit Osmanlının ilerleme döneminin bittiği 17.YY dan itibaren biriken sorunları kucağında bulmuş bir Padişahtır. Burada asıl sorgulanması gereken bu ilerleme sürecinin konjokturel dinamikleri ve yine bu dinamiklerin neden 17.YY da durduğudur.

M.Kemal hareketi bu değerlendirmeyi yapmış ve tüm kurum ve ümmetçi anlayışı dahil olmak üzere Osmanlının inkarı üzerine Cumhuriyeti oluşturmuştur. Yani Osmanlının anti tezi tarihsel olarak Cumhuriyet olmuştur.

20-03-2007 18:06

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Alıntı:

vartor";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 69106)
Â* Â*Dunyada hizla gelisen globallesme, birgun sinir, millet kavramlarini da asacagi asikar. Ilerde insanligin renk irk millet ayriligi gozetmeksizin dunya vatandasi sifati kazanacagina ben inaniyorum. Belki ben goremiyecegim ama cocukluk hayallerimin bir gun gerceklesecegine, insanlarin hep beraber elele daha guzel yarinlar icin birlesecegine umitliyim.

Neredeyse 40 yıldır toplantılarımıza katılan ve verdikleri gizlilik sözüne sadık kalan The Washington Post, The New York Times, Time Magazine ve diğer büyük yayın organlarının yöneticilerine şükran borçluyuz. O yıllarda toplumun gözleri üzerimizde olsaydı dünya için bu planımızı geliştirmek olanaksız olurdu. Ama bugün dünya daha gelişmiş durumda ve bir dünya hükûmeti yönünde ilerlemeye hazır. Entellektüel elit ve dünya bankerlerinin uluslarüstü hükümranlığı, geçmiş yüzyıllarda tecrübe edilmiş ulusal otodeterminasyona kesinlikle daha çok tercih edilmesi gereken bir seçenektir.
David Rockefeller, Trilateral Komisyon Kurucusu, Haziran 1991

David Rockefeller de aynı şeyi hayal ediyormuş, günümüzdeki duruma bakıldığında gerçekleşmesine çok az kaldığı söylenebilir. Bugün Ulus devletlerde görülen milliyetçilik artışı bu tehlikeyi engelleyebilmek içindir, yoksa kimse sınırların ve savaşların olmadığı, gelir dağılımının hakça olduğu sosyal bir dünya düzenine karşı çıkmaz. Globalleşme denen garabet, çok küçük bir azınlığın tüm dünyaya hakim olup köleleştirme hayalidir.

dilaver 21-03-2007 05:48

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Yarbay rütbesindeki bir asker tanınabilir mi? Normalde hayır.
Ama büyük başarılar gösterdiyse, adı ve başarıları savaş haberleri arasında sık sık
geçiyorsa evet.
* *pante

* * * 14 Ekim 1919 tarihinde İstanbul gazetelerinden Tasvir'i Efkar ın talebi üzerine Mustafa Kemal Paşa 'nın hayat hikayesi yayınlanıyor. *Bu hayat hikayesinin son kelimesi şöyledir :

* * * *"Mustafa Kemal Paşa bu hayat hikayesini bizzat Cevat Abbas Bey'e yazdırmıştır."

* * * * Bu sözlerden bu bilgilerin tamamen Mustafa Kemal tarafından dikte ettirildigini anlıyoruz. Ve Çanakkale ile ilgili bizzat Paşa nın kaleminden şunları okuyoruz.

* * * * Maydos ve havalisi mıntıkası kumandanlıgını ifa ettikten sonra mezkur fırka ile bu mıntıkada bulundukları sırada Arıburnu kuvvetleri kumandanlıgını deruhte eylemiş ve bunun neticesinde miralaylıga terfi etmiştir. Bilahare Anafartalar grubu kumandanı olmuş ve İngilizlerin çekilmesi üzerine 16. Kolordu kumandanı olarak Edirne'ye orada bir ay kaldıktan sonra Diyarbakır, Bitlis, Muş havalisine aynı numara ile kolordu komutanı olarak gitmiş ....

* * * *Bizzat Mustafa Kemal'in dikte ettirdigi bu hayat hikayesinde ne bir kahramanlıktan bahis vardır be de Mustafa Kemal'in böyle bir iddiası ve talebi vardır. Ne de Gelibolu savaşları için tayin edici bir iddiada bulunulmaktadır.Son derece mütevazi yazılmış bir hayat hikayesidir ve o devrin gerçeklerini yansıtmaktadır. O devirde de , yani Cumhuriyet ilanına kadar kimsenin de böyle bir iddiası bulunmamaktadır. *

* * * *Nitekim Çanakkale Savaşları sonucunda bir zafere ihtiyacı olan İttihatçılar zafer tacını o zaman sultan olan Mehmet Reşat'ın başına koyarak ona gazi ünvanı veriyorlar. Gelibolu İttihat ve Terakki nin bir başarısı sayılıyor ve muhaliflerini sindirerek güçlerini ve prestijlerini arttırıyorlar. Daha sonra Fahrettin Altay şöyle yazıyor :

* * * "10 Agustos Anafartalar komutanı Mustafa Kemal'in ismi bile zikredilmiyordu. "

* * * Fahrettin Altay bunları cumhuriyetten sonra yazıyor. Cumhuriyete kadar Çanakkale savaşlarında Mustafa Kemal'in tayin edici rolünden kimsenin haberi yok. Olmaması da gayet dogal çünkü böyle bir vakıa yok. Varsa da Mustafa Kemal dahil bundan kimsenin haberi olmuyor. Bu Cumhuriyetten sonra ortaya çıkıyor.

* * * Diikkat edilirse Cumhuriyetimiz hep tek adamın eseri olarak bize lanse edilir. Bu dönemde yaşayan ve gerçekten çok büyük emegi olan paşaların tamamı daha sonra ortadan silinmiş ve isimleri bile anılmaz olmuştur.

* * * *Gene o tarihlerde Gelibolu da Daily Telgraph adına savaş muhabirligi yapan Ward Price 1957 yılında yayınlanan kitabında 1918 li yıllarda Mustafa Kemal için " o tarihte adı bana hiç bir şey ifade etmiyordu" diye yazabiliyor. Gelibolunun her dönemini yaşamış, savaş muhabirligi yapmış, istihbaratçı olması olasıdır bir kişinin böyle önemli bir konuda senaryonun bir numaralı aktörünü tanımaması, bilmemesi mümkün degildir.

* * * * Deniz savaşları konusuna yani 18 Mart'a bir evvelki iletimde deginmiştim. Ancak hala deniz savaşlarında Mustafa Kemal'in oldugunu iddia edenler varsa cevabı gene Mustafa Kemal'e bırakalım.

* * * * *1918 Mart ayında Ruşen Eşref Yeni Mecmua'nın Çanakkale sayısını hazırlarken Şişli de Kemal Paşa yı da ziyaret etme geregi duyuyor. Aralarındaki konuşma şu şekilde cereyan ediyor :

* * * * " Fakat bu tamamen bahri bir harakettir. Sahil muhafazası Cevat Paşa Hazretlerinin tahtı emrinde bulunuyordu. Benim bu hareketle alakam dolayısıyladır. "

* * * * *Evet bunları Mustafa Kemal söylüyor.

* * * * *Mustafa Kemal Samsun'a çıkıştan sonra bildigimiz Mustafa Kemal olmuştur. Kariyeri ve dehası bu tarihten sonra ortaya çıkmıştır ve bu da bana kalırsa yeterlidir. Ona Kurtuluş Savaşının haricinde başka bir eser aramaya gerek de yoktur. Milli Mücadele ve Cumhuriyet, devrimler yeteri kadar kahramanlık barındırırlar ve bunların önderi Mustafa Kemal dir. Onun Çanakkale kahramanı olmadıgının kabulünün kendisini küçültecegini ya da gözden düşürecegini zannetmiyorum.

* * * * *Selahaddin Adil Paşa nın şöyle bir tespiti var :

* * * * *" ne bir sırtın en yüksek hattının düşman eline geçmesi ne de bir yan siperin kaybedilmesinin Çanakkale Savaşı gibi yakın siper savaşlarında önemli bir etkisi olmadıgı bilinmektedir."

* * * * * *Bu tespit son derece yerindedir. Dolayısıyla böyle bir savaşta herhangi bir birlik komutanının kazanacagı başarının savaşın genel gidişatına etkisi olacagını düşünmek dogru degildir. *Çanakkale Savaşları ve Gelibolu Kara savaşları her iki tarafın da bir kahramanlık destanıdır. Kazananı belli degildir ama öleni çoktur. Müttefikler geldikleri gibi geri dönmüşler ve başarılı olamamışlardır. Sonuç Osmanlı ya iyi bir moral olmasındadır.

* * * * * Mustafa Kemal ise bu savaşın pek çok kahraman askerlerinden yalnızca biridir. Bu savaşta *kahramanlıkları görülmüşse de hataları da görülmüştür. Bunların tespitini de savaşın gerçek komutanı Esat Paşa ile onun kurmay başkanı Fahrettin Altay Paşa ya ve bir sonraki iletiye bırakalım.


* * * * * * saygılarımla

seyyah3441 21-03-2007 08:49

Re: Çanakkale Savaşı'na Farklı Bir Bakış
 
Evet,

Çanakkale *savaşının *kazanılmasında *Mustafa *Kemal'in hiç *rolü *yok.......

Hatta esamesi *bile *okunmaz....
eeeeeee *nede *olsa *Çanakkale'de savaşın kazanılmasını Liman Von Sanders paşa , *İngiliz birliklerinin üzerine *çöküp onları alarak tekrar yükselen bulutlar *ile *başsız şehit ruhları * falan *sağlamıştır.......

İyide *bu meşhur *Alman *paşası ve * diğer *müthiş Türk *paşaları *daha *sonra *nerede idiler...Fahrettin Altay *paşayı *daha sonra büyük taarruzda süvari kolordusu komutanı olarak görüyoruz.......

Şimdi siz *Sakarya meydan savaşı ile * büyük taarruzda da *Mustafa *Kemal'in bir rolü olmadığını varsada *eh *işte * *sıradan bir *komutan olduğunu iddia edersiniz....

Ne olacak dilin kemiği yok ki.... İyi de sizlerin parmaklarınızında kemiği yok * mu?
Bu kemiksiz *yapınız beraberinde omurgasızlığıda mı getiriyor?

Yapmayın *arkadaşlar *Mustafa Kemal bizi birbirimize bağlayan bizi *biz *yapan toplumsal değerlerimizden biridir. Bu kişi üstlendiği ve yerine getirdiği misyon sonrası *artık kişi olmaktan çıkmış bir olgu konumuna gelmiştir.
Anlamıyorum her fırsatta * saldırmakla *elinize *ne *geçiyor...Bırakın * bağzı unsurlar mit olarak * kalacaksada *kalsın.Malesef *sizin açtığınız bu ve *bunun gibi *deliklerden *yobaz *takımı *tünel *açarak ilerliyor.

Bir *olay;

Devrin içişleri *bakanı bir *neden ile *cezaevine gelmiş, o esnada * Nazım Hikmet ' de ceza evinde *yatıyor.Üstadı *yanına *çağırttırıyor *bakan.Nazım *geliyor.Ancak *bakan *hiç oralı olmuyor ters bir ifade ile *Nazım'ı bir süre *ayakta *bekletiyor, daha sonrada aşağılıyıcı bir ifade ile *Nazım dedikleri *sen misin diyor...
Üstad bu tavırı *tebessüm ile *karşılıyor ve *.
-Bey efendi * millet *siz *ve *sizin gibi *bakanları hiç hatırlamıyacaktır *ama *benim gibi *basit *şairleri *tarih hep *taçlandırır... diyor.

ATATÜRK ' saldıranlara *en güzel cevap diye düşündüğüm *Neyzen Tevfik *üstadın *şiirini yazmadan geçemeyeceğim.Hislerime *tercüman oluyor *zira.............

işgaldeki hali sakın unutma
atatürke dil uzatma sebebsiz
sen anandan yine çıkardın amma
baban kimdi bilemezdin şerefsiz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:39 .