Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Politika (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=21)
-   -   Anadolu (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=37605)

ozkanates 27-07-2015 16:19

Anadolu
 
Türkler, ilk olarak kuzey doğu Asya'da, Sibirya'nın altında küçük bir bölgede ortaya çıktılar. Bu küçük bölgeden, Orta Asya'ya, Kafkasya'ya, Balkanlar'a, Anadolu'ya ve Arap Yarımadası'na yayıldılar ve gittikleri her yerde devlet oldular. Çünkü bu kavmin kültürü, benzeri olmayan bir özelliğe sahipti: Diğer kavimlerle birlikte yaşayabilme ve diğer kavimleri birlikte yaşatabilme özelliği. Bu yüzden karıştıkları toplumların kültüründe erimek yerine, sıklıkla onları kendi çatıları altında birleştirdiler ve bu kavimlerin bir kısmı zamanla Türkleşti.

Orjinal Türkler, moğollar gibi çekik gözlüydü. Diğer ırklarla o kadar çok karıştılar ki, ırksal özellikler kayboldu. Dolayısıyla Türk, bir ırk değil bir kültür. Türk kültürü tarafından cezbedilerek zamanla bu kültürü benimsemiş ırkların oluşturduğu bir karışım. Örneğin, uzun boylu, açık tenli, kızıl saçlı, tam bir viking görünümlü Türk toplulukları vardı. Aynı durum kurdukları devletler için de geçerli ki, bunların en ilginci Memlükler. O dönemde, çalışkanlıkları ve sadakatleri sebebiyle bölgede en makbul, en pahallı köleler Türklerdi. Bunlar zamanla o kadar yükseldiler ki, sonunda devletin başına geçtiler, adını da Memlükler, yani "köleler" koydular.

Türkler, Anadolu'ya geldiklerinde binlerce yıllık bir ırklar ve medeniyetler karışımıyla yeniden karıştılar, ve onun içinde kaybolmak yerine onu cezbederek Türkleştirdiler. Bu topluluk, daha sonra kültürün en görkemli örneğini oluşturacak, çağının süper gücü olacaktı. Ve aynı zamanda, yeni tabirle "yumuşak güc"ün büyük bir uygulaması. Balkanlar'da 25 kadar ülkeyi 400 yıl barış içinde yönettiler. Bölgeden çıktıklarında, bölgenin kültürü, girdiklerindekiyle hemen hemen aynıydı çünkü halklar özgür yaşamışlardı. Balkanlar, Türkler gelmeden önce bir savaş bölgesiydi, onlar çıktıktan sonra yine bir savaş bölgesi olacaktı. Aynı durum, Arap Yarımadası'nda da geçerliydi çünkü Türkler, gelişme dönemlerinde İslam'ın kılıcı, gerileme döneminde kalkanı olmuşlardı.

Kültürün cazibesine başka bir örnek de yeniçeriler. Bugün Balkanlarda "yeniçeri" kelimesi, "başkasının fikrine saplanmış ve/veya başka birini mantıksızca destekleyen" anlamı kazanmış alaycı bir kelime. Yeniçeriler, çocukken devşirilir, Türk ailelerin yanında Hacı Bektaş Veli'nin prensipleriyle yetiştirilir, Osmanlı ordusuna katılırlardı. Bunlar ordudan ayrılıp ülkelerine döndüklerinde, tekrar eski dinlerine dönmez, müslümanlar olarak ibadet etmeye devam eder, ülkelerinin ordularına yine yeniçerilerinkine benzer kıyafetiyle katılır, özel birlikler oluştururlardı. Hatta Viyana kuşatması sırasında 200'ü, Osmanlı ordusuna karşı yine bu kıyafetleri içinde savaştılar.

İşte kuzey doğu Asya'nın küçük bir bölgesinden gelen bir kültürün, kıtalar boyunca yayılmasının, pek çok devlet kurmasının, dünyanın en çok konuşulan 5. dili olmasının, Anadolu gibi en zor bir coğrafyayı 1000 yıldır elinde tutabilmesinin öyküsü bu. Gittikleri her yerde çekim merkezi oldular, diğer kültürleri kucakladılar, onlarla birlikte yaşayarak ve onları birlikte yaşatarak, barışın, birliğin ve kardeşliğin yuvası oldular. Ve işte böylece, vardıkları her yerin tarihini yarattılar.

İlahimasal 27-07-2015 19:49

Alıntı:

ozkanates´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 558838)

Kültürün cazibesine başka bir örnek de yeniçeriler. Bugün Balkanlarda "yeniçeri" kelimesi, "başkasının fikrine saplanmış ve/veya başka birini mantıksızca destekleyen" anlamı kazanmış alaycı bir kelime. Yeniçeriler, çocukken devşirilir, Türk ailelerin yanında Hacı Bektaş Veli'nin prensipleriyle yetiştirilir, Osmanlı ordusuna katılırlardı. Bunlar ordudan ayrılıp ülkelerine döndüklerinde, tekrar eski dinlerine dönmez, müslümanlar olarak ibadet etmeye devam eder, ülkelerinin ordularına yine yeniçerilerinkine benzer kıyafetiyle katılır, özel birlikler oluştururlardı. Hatta Viyana kuşatması sırasında 200'ü, Osmanlı ordusuna karşı yine bu kıyafetleri içinde savaştılar.

Bu kısmı yazmakdaki amacınız nedir.mana yükleyerekde yazmışsınız.

ozkanates 28-07-2015 16:36

Alıntı:

ilahi komedya´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 558885)
Bu kısmı yazmakdaki amacınız nedir.mana yükleyerekde yazmışsınız.

Sorunu açar mısın.

Olimpiyat 28-07-2015 18:15

Alıntı:

ozkanates´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 558838)
Gittikleri her yerde çekim merkezi oldular, diğer kültürleri kucakladılar, onlarla birlikte yaşayarak ve onları birlikte yaşatarak, barışın, birliğin ve kardeşliğin yuvası oldular. Ve işte böylece, vardıkları her yerin tarihini yarattılar.

İyi güldürdün beni Zeus senden razı olsun:first:

İlahimasal 30-07-2015 16:59

Alıntı:

ozkanates´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 559041)
Sorunu açar mısın.

Sorun deil soru

Soruda gayet açık
Neden mana yukleyerek yazdınız.Bu yazdıklarınıza kaynak bulup yazssaydınız.okur geçerdik.kendinizce yorumlamışsınız yine kuran dediginiz şeyleri eğip bükdüğünüz gibi.

Hem türkmen hem alevi düşmani olabilirmisiniz.?

Arada bu muhteşem bilginizi osmanlının devşirme durumunu da yazarak bizleri aydınlatabilirsiniz.

ozkanates 31-07-2015 18:13

Alıntı:

ilahi komedya´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 559357)
Sorun deil soru Soruda gayet açık Neden mana yukleyerek yazdınız.Bu yazdıklarınıza kaynak bulup yazssaydınız.okur geçerdik.kendinizce yorumlamışsınız yine kuran dediginiz şeyleri eğip bükdüğünüz gibi.

Jean-Paul Roux, Türklerin Tarihi:
http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=37630

Alıntı:

Hem türkmen hem alevi düşmani olabilirmisiniz.?
insan = insan

Alıntı:

Arada bu muhteşem bilginizi osmanlının devşirme durumunu da yazarak bizleri aydınlatabilirsiniz.
Burada tüm detaylar var, açıkta kalmış nokta varsa belirt:
http://ahmetsimsirgil.com/tarih-ve-m...sirme-usulu-1/
http://ahmetsimsirgil.com/tarih-ve-m...sirme-usulu-2/

Bedevi 31-07-2015 18:43

Alıntı:

ozkanates´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 558838)
Balkanlar'da 25 kadar ülkeyi 400 yıl barış içinde yönettiler. Bölgeden çıktıklarında, bölgenin kültürü, girdiklerindekiyle hemen hemen aynıydı çünkü halklar özgür yaşamışlardı. Balkanlar, Türkler gelmeden önce bir savaş bölgesiydi, onlar çıktıktan sonra yine bir savaş bölgesi olacaktı.

Balkanlardaki Türk hakimiyeti, bölgenin tarihsel gelişimi ve Batı Avrupa'da ki düşünsel, felsefi ve teknolojik gelişmelerden soyutlanmasına sebep olması hasebiyle bölge açısından tam bir felaket olmuştur. Misalen Avrupa'nın gelişmiş ve modern bölgeleri ile bunlara kıyasla geri kalmış bölgeleri arasında bir sınır çizerseniz, bu sınırın, Türklerin, Avrupa'da ki hakimiyetleri ile paralellik taşıdığını görürsünüz. Öyle ki Türklerin yönetimine uzun süre maruz kalmış Sırbistan, Bulgaristan, Makedonya, Arnavutluk gibi ülkeler bugün Avrupa'nın gelişmemiş bölgelerine tekabül ederken, Almanya, İtalya, Fransa gibi Türk istilasına maruz kalmamış bölgeler ise modern Avrupa'ya karşılık gelmektedir.

Türklerin, Balkanlarda kurduğu düzende, bölge halklarının kısmide olsa din ve vicdan hürriyetine sahip oldukları doğru olsa bile bu, İslam hukukunun, gayri-müslimlere, cizye karşılığı tanıdığı serbestilikle alakalıdır. Bu sayede gayrimüslimler ve inançları, Osmanlı Türkleri tarafından kabul görmüş, Kiliseleri, resmi bir kurum olarak Osmanlı idaresi tarafından tanınmıştır.

Bugün Balkanlardaki çatışma ortamı da yine Türk hakimiyetinin miras bıraktığı dinsel ve etnik düşmanlığın bir sonucudur. Yıllarca adaletsizliklere maruz bırakılan Balkanların gayri-müslim halkları, bunun müsebbibi olduğu kini, Balkanların Müslüman halklarına yöneltmişlerdir. Örneğin; Srebrenica'ya giren Sırp komutan Ratko Mladic, ''Türklerden artık intikamımızı alabileceğiz'' diyerek söz konusu katliamı gerçekleştirmiştir. Yani Boşnak ve Arnavut halkları gibi Müslüman halkların, Yugoslavya iç savaşında maruz kaldıkları kırımlar, geçmişte Türk idaresinin Balkanlardaki kokuşmuş ve sefil idarelerinin yarattığı öfkenin ve intikam duygularının bir sonucudur aslında...

Olimpiyat 31-07-2015 18:50

Sen de katıksız Türk düşmanısın be bedevi...

Türklerin içinde de pırıl pırıl insanlar var.

Bedevi 31-07-2015 18:56

Alıntı:

Olimpiyat´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 559483)
Sen de katıksız Türk düşmanısın be bedevi...

Türklerin içinde de pırıl pırıl insanlar var.

Yukarıdaki hangi ifadem sizde böyle bir intiba uyandırdı ?

Halbuki benim meramım, yıllarca kendilerine devlet tarafından empoze edilen tarihi hadiselerin, somut gerçeklikle örtüşmediğini Türk halkına anlatabilmektir sadece... Ya da bir bakıma karanlık tarihleriyle yüzleşebilmelerini sağlamak.

Bu sebeple söz konusu ithamı kabul edebilmem mümkün değil!

İlahimasal 31-07-2015 19:00

Alıntı:

ozkanates´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 559479)
Jean-Paul Roux, Türklerin Tarihi:
http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=37630



insan = insan



Burada tüm detaylar var, açıkta kalmış nokta varsa belirt:
http://ahmetsimsirgil.com/tarih-ve-m...sirme-usulu-1/
http://ahmetsimsirgil.com/tarih-ve-m...sirme-usulu-2/

Teşekkür hocam.

Boolean 31-07-2015 21:01

Alıntı:

Bedevi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 559485)
Yukarıdaki hangi ifadem sizde böyle bir intiba uyandırdı ?

Halbuki benim meramım, yıllarca kendilerine devlet tarafından empoze edilen tarihi hadiselerin, somut gerçeklikle örtüşmediğini Türk halkına anlatabilmektir sadece... Ya da bir bakıma karanlık tarihleriyle yüzleşebilmelerini sağlamak.

Bu sebeple söz konusu ithamı kabul edebilmem mümkün değil!

Tamam da sıkıntı doğru bilgi eksikliği falan değil ki; Bunlar değişik tipler. Yoksa internette bir sürü kaynak var. Kafa olsa azcık okurlar.

Ellerinde hiçbir bok olmadığı için. Anca bununla övünüyorlar işte. Türk tarihi. Kendi övüncek bir şeyi yok.

İstanbul'un fetih hikayelerini dinleyince, sanki bunlar fethetmişler gibi kendilerini adam sanıyorlar.

Soy deyince de sanki, aynı durum olsa kendi de yapabilirmiş gibi geliyor. Kanla aktarılan süper güçler var çünkü bunlara göre. :)

Çoğunun tip şu yani normalde;

http://galeri8.uludagsozluk.com/428/...ler_654713.jpg

Kılıcı bir kere kaldırıp indirse, g*tünden solucak haberi yok adamın. Fakat Türkler şöyle askerdir, böyle askerdir konuşup duruyor.

Ulan sanki Türkler asker de Fransızlar asker değil mi? Veya ingilizler?

Fındık kadar Vietnamlılar bile canına okudular Amerikalıların.

Yani bu anlatmaylan falan düzeltcek bir şey değil.

1. Kafa olcak azcık.
2. Başında daha çocukken adam gibi yetiştircen bunları.

ozkanates 07-08-2015 16:29

Alıntı:

Bedevi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 559482)
Balkanlardaki Türk hakimiyeti, bölgenin tarihsel gelişimi ve Batı Avrupa'da ki düşünsel, felsefi ve teknolojik gelişmelerden soyutlanmasına sebep olması hasebiyle bölge açısından tam bir felaket olmuştur. Misalen Avrupa'nın gelişmiş ve modern bölgeleri ile bunlara kıyasla geri kalmış bölgeleri arasında bir sınır çizerseniz, bu sınırın, Türklerin, Avrupa'da ki hakimiyetleri ile paralellik taşıdığını görürsünüz. Öyle ki Türklerin yönetimine uzun süre maruz kalmış Sırbistan, Bulgaristan, Makedonya, Arnavutluk gibi ülkeler bugün Avrupa'nın gelişmemiş bölgelerine tekabül ederken, Almanya, İtalya, Fransa gibi Türk istilasına maruz kalmamış bölgeler ise modern Avrupa'ya karşılık gelmektedir.

Türklerin, Balkanlarda kurduğu düzende, bölge halklarının kısmide olsa din ve vicdan hürriyetine sahip oldukları doğru olsa bile bu, İslam hukukunun, gayri-müslimlere, cizye karşılığı tanıdığı serbestilikle alakalıdır. Bu sayede gayrimüslimler ve inançları, Osmanlı Türkleri tarafından kabul görmüş, Kiliseleri, resmi bir kurum olarak Osmanlı idaresi tarafından tanınmıştır.

Bugün Balkanlardaki çatışma ortamı da yine Türk hakimiyetinin miras bıraktığı dinsel ve etnik düşmanlığın bir sonucudur. Yıllarca adaletsizliklere maruz bırakılan Balkanların gayri-müslim halkları, bunun müsebbibi olduğu kini, Balkanların Müslüman halklarına yöneltmişlerdir. Örneğin; Srebrenica'ya giren Sırp komutan Ratko Mladic, ''Türklerden artık intikamımızı alabileceğiz'' diyerek söz konusu katliamı gerçekleştirmiştir. Yani Boşnak ve Arnavut halkları gibi Müslüman halkların, Yugoslavya iç savaşında maruz kaldıkları kırımlar, geçmişte Türk idaresinin Balkanlardaki kokuşmuş ve sefil idarelerinin yarattığı öfkenin ve intikam duygularının bir sonucudur aslında...

Alıntı:

Boolean´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 559488)
Tamam da sıkıntı doğru bilgi eksikliği falan değil ki; Bunlar değişik tipler. Yoksa internette bir sürü kaynak var. Kafa olsa azcık okurlar. Ellerinde hiçbir bok olmadığı için. Anca bununla övünüyorlar işte. Türk tarihi. Kendi övüncek bir şeyi yok. İstanbul'un fetih hikayelerini dinleyince, sanki bunlar fethetmişler gibi kendilerini adam sanıyorlar. Soy deyince de sanki, aynı durum olsa kendi de yapabilirmiş gibi geliyor. Kanla aktarılan süper güçler var çünkü bunlara göre. :) Çoğunun tip şu yani normalde; Kılıcı bir kere kaldırıp indirse, g*tünden solucak haberi yok adamın. Fakat Türkler şöyle askerdir, böyle askerdir konuşup duruyor.

Ulan sanki Türkler asker de Fransızlar asker değil mi? Veya ingilizler? Fındık kadar Vietnamlılar bile canına okudular Amerikalıların. Yani bu anlatmaylan falan düzeltcek bir şey değil. 1. Kafa olcak azcık. 2. Başında daha çocukken adam gibi yetiştircen bunları.

5.000 yıllık yazılı tarihte, uygarlık yarışında önderlik...
İlk olarak Mısır ile Doğu'da, sonra Antik Yunan ile Batı'da,
Sonra İslam ile yine Doğu'da, son 300 yıldır da yine Batı'da.

İnsan ömrü tarihin gelişimine göre çok kısa olduğundan,
İçinde olduğumuz anı mutlaklaştırarak algılarız.
Oysa bu 300 yıl, tarihte bir an sadece.

Bir de bu 300 yılın muhasebesi var. "İleri" dediklerimizin ileriliği,
Dünya topraklarının %95'inin zenginliklerini %5'e taşımaktan ibaret.
300 yıldır Batı'nın girip de kan ve gözyaşı taşımadığı toprak parçası yok.


Peki neden sömürge ülkeler bu durumu kabul eder,
Kendi topraklarını başka ülkelerin çıkarları için yerle bir ettirirler?

İki uygarlık karşılaştığında,
İleride olan geridekinin entelektüelleri için bir çekim merkezi olur.
Ve süreç içinde onları devşirir.

Eğer ileri olan uygarlık sömürgeci ülkeler ise,
Sömürülen ülkelerin entelektüelleri, sömürgeci ülkelerin algılarını benimser,
Ve kendi öz halklarına karşı ölümüne bir küçümseme tutumuna girerler.

Böylece çekim sahasına girdikleri sömürgeciye ve,
Onun asıl vurucu gücüne, içeriden vuran gücüne dönüşürler.

Böylece sömürge ülkelerin,
Apaçık duran tüm kanıtlara rağmen geçmişi yeni baştan yazılır,
Apaçık duran tüm kanıtlara rağmen gündemi her gün yeniden yazılır.
Ve o sömürge ülkeler artık kendilerini savunamazlar çünkü,
Beyin güçleri düşmanın vurucu gücü olmuştur.

İşte bu devran böyle sürer gider.
Bazı aydınlar kendilerini kurtarır, bazı ülkeler silkelenir bağımsızlık der.
Ama bu 90 yılda pek az gördük çemberden çıkıp da tutunabileni.

Bu ülke, dünyanın en eski en derin uygarlıklarından biri.
2000 yılda 200 devlet 11 imparatorluk kurdu, pek çoğunu da kuracak.
Sunduğu alternatif de yine aynı, kardeşlik ve birlikte yaşamak.

ozkanates 10-08-2015 17:25

Anadolu 2
 
Anadolu, uzak geçmiş http://www.turandursun.com/forumlar/...38&postcount=1


Anadolu, yakın geçmiş:

İmparatorluğun son yüzyılı. Dünya Avrupa ve Rusya olmak üzere iki kutba ayrılmış. Avrupa, Rusya'nın Anadolu'daki önemli limanları ele geçirerek Avrupa'ya genişlemesinden korktuğundan, Osmanlı halen ayakta. Bu çekişmede Osmanlı'nın yanında olan Marx, Osmanlı'nın halini şöyle özetlemiş: "Statukoyu muhafaza etmek! Bunu yapmaya çalışmak, tamamen çürüyüp, dağılmadan önce, bir at cesedini aynı çürüme derecesinde tutmak kadar zordur. Türkiye çürümüş durumdadır ve Avrupa'daki denge ve statükonun muhafazası devam ettikçe, daha da çürüyecektir." (1853)

Giderek dağılan ve küçülen imparatorlukta çareler aranmakta, her tarafta Jön Türkler benzeri irili ufaklı pek çok örgütlenme ortaya çıkmakta. Bunlar zamanla birleşerek İttihat ve Teraki Cemiyeti isimli yenilikçi-muhalif-gizli bir örgüte, o da sonradan darbe yoluyla iktidarı ele geçiren bir örgüte dönüşür. Bir dizi başarısızlıktan sonra kendini fesheder. Üyeleri, sonradan Kurtuluş Savaşı'nı örgütleyen, sonra da Cumhuriyeti kuran kadrolara dönüşür.

Bu aşamada önlerindeki manzara şudur: Sarıkamış'da 93.000 askerin kaybı, Çanakkale Savaşı'nda okumuş kesimlerin kullanılmasına ve tüketilmesine sebep olmuştu. Öyle ki Haydarpaşa Garı'nda dikilip, gelip geçen düzgün giyimlilere devlet memurluğu teklif edilmekteydi. İlkokul 3.sınıftan terk insanlar aranıp bulunuyor, okuma yazma öğretiliyor, öğretmen olarak atanıyorlardı. Cumhuriyetle birlikte imparatorluğun bürokrasi kadroları tasviye olmuştu. 3 asır süren gerileme ve yoksullaşma, prestij ve özsaygı kaybı sonucu, tüm kurumlar yozlaşmış ve kullanılamaz haldeydi. Ne sermaye vardı ne de sermayedar.

Bu görüntü altında yeni cumhuriyet, asker kökenlilerin ağırlıkta olduğu bir elitler yönetimi olarak kurulmak zorundaydı ve öyle oldu. Gizli yeraltı örgütlenmesi olarak kurulan ve sonradan darbeci bir organizasyona dönüşen İttihat ve Terakki anlayışı, dönemin koşullarına ve ihtiyaçlarına denk düşmüştü. Yeni elitler, yapılamamış ne kadar reform projesi varsa, hepsini yürürlüğe koydular. Bu hızlı dönüşüm, halktan gelen ve gelebilecek tepkiler sebebiyle, elitler yapılanmasının sıkılaşarak devamını ve 70'li yıllara kadar düşe kalka da olsa yürümesini sağladı.

70'ler, dünyanın teknoloji ve üretim patlamasına girdiği, büyük değişimlerin gerçekleştiği yıllardı. Elitler, bu değişimleri izlemek yerine, dünyadaki soğuk savaşı bahane ederek, gücü zor yoluyla elde tutmaya yöneldiler. 80 öncesi ve sonrası, sadece şekil bakımından farklıydı. İkisinin de özü, iç savaş yoluyla iktidarın elde tutulmasıydı.

Ancak sonuç istenenin tersi oldu, değişim yavaşlayacağına hızlandı. Elitlerin şiddet politikaları, Türk toplumlarının "kutsal devlet" anlayışına üst üste darbeler indirdi, elitlerin üzerlerindeki bu zırhı soydu. Sınırsız güç politikaları, varacağı yere varmış, mutlak bir zulüm manzarası ortaya çıkmıştı. Denebilir ki Türkiye, güneyindeki Arap Baharını 70, 80 ve 90'lı yıllarda deneyimledi.

90'lara gelindiğinde dünyadaki teknoloji ve üretim patlaması, yeni bir dönemi start vermişti: Küreselleşme. Yerküre tek bir pazar olacak, tüm ülkeler bu pazarı en ucuz ürünlerle destekleyeceklerdi. O yüzden herkesin adam olup üretim yapması gerekiyordu. Türkiye elitleri, bilinmez, ama şiddet politikalarının iflas ettiğini gördüklerinden, ama yeni pastadan pay alma isteklerinden, kendi istekleriyle küreselleşmeye katıldılar. 1999'da Ecevit-Yılmaz-Bahçeli koalisyonunu kurarak meclisteki kayıkçı dövüşüne son verdiler. Sonraki 3 yılda tek parti yönetimini hazırladılar ve böylece AKP dönemi başladı.

14 aylık bir partinin % 36 oy ile iktidar olması, yukarıda izah ettiğim iki ihtiyacın örtüşmesiyle oldu:
1- 80 ve 90'lı yıllara karşı halkın sessiz isyanı
2- Elitlerin, küreselleşmeye katılma projesi

2010'lu yıllarda ise dengeler bir kez daha değişecekti.

ozkanates 18-08-2015 15:38

Yukarıdaki yazımdan devam:


Anadolu, bugün 1

Transistör, 1947'de keşfedildi, 56'da Nobel ödülü aldı. 60'larda bilgisayar, 70'lerde internet, 80'lerde cep telefonu yayıldı. Bilgi ve haberleşme teknolojilerindeki bu gelismeler, tüm alanlarda teknoloji patlamasini tetikledi. Üretim maliyetleri hızla düştü, üretim patlayarak küresel ölçeğe yayıldı. Ortaya çıkan muazzam para, güvercinlere (karşılıklı işbirliği yandaşlarına) büyük bir fırsat verdi: İşbirliğini küresel ölçeğe taşımak, dünyayı tek bir üretim, tek bir pazar yeri haline getirmek. Böylece 90'larda demirperde ülkelerinin perdesi kalktı, Çin'in büyümesi hız kazandı, Avrupa Birliği eski düşman demeden Balkanlar'ı ve Doğu Avrupa'yı yüklendi. Kuzeyimizde turuncu devrimler yapıldı, güneyimizde BOP denendi.

Küreselleşme, dünya ülkelerini bölge bölge birleştirmekteydi. İçinde olduğumuz bölgenin ekonomisinin gelişmesinde buzkıran rolü oynayabilecek 3 ülke vardı: Rusya, İran ve Türkiye. Rusya sosyalizmden yeni çıkmıştı ve toparlanmakla meşguldü (yayılımcı ve şiddet yanlısı duruşu da ayrı bir başlık). İran, küresel sisteme meydan okuma tiyatrosunda, Şii'lik üzerinden İslam ayrımcılığı politikası izlemekteydi. Dolayısıyla geriye tek seçenek kalıyordu, Türkiye (İslam üzerinden Arap Bölgesi, Türklük üzerinden Kafkaslar ve Orta Asya, tarih üzerinden Balkanlar ile olan bağları da cabası).

Böylece Türkiye elitleri, büyük trende 1999 yılında, Ecevit-Yılmaz-Bahçeli koalisyonuyla meclisteki kayıkçı dövüşüne son vererek katıldı. Bir taraftan ekonomik istikrar adımları atılırken, bir taraftan da siyasi istikrar için ülke, tek parti yönetimine hazırlandı. Tüm iç ve dış konjektürün bu şekilde leyhine birleştiği Türkiye, dünyada gelecek dönemin en çok gelişen birkaç ülkesinden biri olacaktı.

2010'lara gelindiğinde dünyada, durumu görece kolay, hacmi büyük ülkelerin küreselleşmeye katılımı tamamlandı. Sıra ağır toplara gelmişti, şahinlerin (şiddet yanlılarının) yönetiminde olan ülkelere: Arap bölgesi, İran, İsrail gibi.

Globalizasyon, 2000'li yıllarda Arap Bölgesi'ne BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) olarak gelmiş ancak başarısızlığa uğramıştı. Aynı amaçla 2010'da başlatılan Arap Baharı ise, amacından beklenmedik bir dönüş yaparak, Batı merkezli yönetimler yaratmak yerine, sandık yoluyla bölgesel birleşmeye yöneldi.

Bu, Batı için iki risk demekti:
- Bölge petrolü Batı sanayisi için zorunlu olduğundan, bölgede egemen pozisyonda kalma zorunluluğu.
- Bölgesel bir birleşmenin, 1 milyar 700 milyonluk müslüman dünyada birleşme olasılığının önünü açması.

Her iki riskin geleneksel çözümü(!), bölgenin kargaşa içinde kalmasıydı. Böylece kontrol güvercinlerden tekrar şahinlere geçti. Sandıkları ezerek diktalara yol verdiler. Halkı terörize ederek savaş koşullarını dizayn ettiler. Bugün Batı ve IŞİD eliyle gerçeklenmekte olan savaş(!), işte bu dizayndır.

ozkanates 21-08-2015 15:51

Yukarıdaki yazımdan devam:


Anadolu, bugün 2

Şahinlerin çözümü: Ülkeleri yeteri kadar küçük ülkelere bölerek ve bu zayıf yapıları birbirleriyle savaşır halde tutarak, hepsinin üstündeki bir üst güç olarak kontrolü sürdürmek.

Güvercinlerin çözümü: Demokrasi ile siyasi/toplumsal/ekonomik istikrar kazanan ülkelerin bölgesel birleşmeye giderek nihayette küreselleşmeye katılması. 2050'de dünyanın bir numaralı süper gücü olacak Çin'in yarattığı baskı ve risk, Batı güvercinlerinin elindeki en önemli argüman.

Bu süreçte Türkiye, şu sebeplerle güvercinlerin kalelerinden biri haline gelmişti:
- Bölgedeki kalkınmada buzkıran rolünün olası tek adayı olmasından doğan beklentileri.
- Türkiye şahinlerinin 80 ve 90'lardaki zulüm manzarasının halkta yarattığı şiddet karşıtlığı.
- Diğer halklarla birlikte yaşama ve onları birlikte yaşatmanın, Türk/Osmanlı kültürü olması.

Son 13 yılda siyasi istikrarını dünyaya pazarlayan ve bunun ekmeğini yiyen Türkiye, son 2 yılda bunu Kürt bölgesine ihraç etmenin eşiğine gelmişti. Sıradakinin, yani tüm bölgeye istikrar ihracının adımlarını da atmıştı. Bu politikalar, 2010'da başlayan şahin dalgasına ters düşmek demekti. Gezi, Paralel ve Kobani kalkışmaları ile uzaktan üç atış yaptılar fakat başarılı olmadı.

Son aylara geldiğimizde… Esad'ın kendi yaşadığı başkenti bombalama aşamasına gelmiş olması gibi pek çok gelişme, dünya şahinlerin elinin zayıflamakta olduğunu, dengelerin tekrar güvercinlere dönmekte olduğuna işaret ediyor. Mücadele güvercinler lehine sonuçlanırsa… sonraki sürecin en büyük sorunu, bölgede istikrarın nasıl inşa edileceği ve kimin inşa edeceği olacak.

Amerika ve Avrupa, bir dış güç olarak bunun yapamayacaklarını Afganistan, Irak gibi bu güne dek girdikleri her ülkede gördüler. Bu sebeple bölgede bir güvercin çözümünün tek anahtarı var: Türkiye.

İşte bu sebeple dünya şahin ve güvercinlerinin son 5 yılda Ortadoğu üzerinden sürdürdükleri kapışma, şimdi Türkiye'ye kayıyor. Dışta Türkiye karşıtı söylemlerin tekrar yükselmesi, içte ise demokrasi kanalları açık bir ülkede şiddet siyasetine geçmek, yani terör kartının açılması… tarafların yaklaşan sonu kabullenmelerinin ve oyunun bir sonraki aşaması için pozisyon almalarının ifadesi.

Türkiye için ise durum... satranç tahtasındaki mevcut kompozisyon, 13 yıllık kendi güvercin dizaynı olduğundan, oldukça rahat. Planladığı şekilde tamamlaması durumunda, barış, birlik ve kardeşliği en zor olduğu günlerde savunmuş bir ülke olarak yatırımlarının karşılığını alacak. Bölgede güven ortamı oluşturarak, karşılıklı işbirliklerinin kurulmasına öncülük edecek. Savaş çarklarının durması, ekonomi çarklarının dönmeye başlamasıyla bölgenin ekonomik refahının mimarı ve ortağı olacak.

ozkanates 12-01-2016 18:18

.
Stratfor 2016 ve 2050:

Stratfor'un 2016 küresel beklentiler raporunda, Türkiye'ye önemli yer ayrılarak, Türkiye'nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da "izlenmesi gereken en önemli oyuncu" olacağını vurgulandı.

Stratfor'un 2050 tahmini... 2050'de Türkiye'nin etki sahası:

http://www.kanalahaber.com/d/other/1-20151231095957.jpg

Nana Buluku 12-01-2016 19:05

Alıntı:

ozkanates´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 576456)
.


Stratfor'un 2050 tahmini... 2050'de Türkiye'nin etki sahası:

2050 yılında Türkiye'de ki insanların göç edeceği yerlerin haritası. :)

Ulan ne cahil insanlar var yaw.

aliyarasfal 12-01-2016 19:17

Tamam işte sevgili Nana Buluku,

Biz göçtüğümüz her yeri ne yaparız? Yani adam haklı acaip etkileyeceğiz :)

Şimdi bu yazının ana fikri şu, tecavüze uğraması kesin gözüyle bakılan kurbana tecavüz eylemini hissettirmemek.Onun asla başına gelenin tecavüz olmadığına ikna etmek gerek. Bu nedenlede onu güvende hissettiriyor ve hatta yenilmez armada moduna sokuyorlar, tecavüze uğrayana dekte tecavüz eylem niyeti örtpas ediliyor. Tipik aslansın kaplansın, vatan millet sakarya, sen kurtaran kahraman modunda cepheye sürülen insanların kimin için ne için öldüğünü bilmeden kendine empoze edilmiş şişirme değerler uğruna ,birilerinin çıkarı için öldüğünden habersiz olması durumu.




Taaam biz etkilemeye gidiyoz :)Dünya çölleşiyor bize anlatılan masallara bak.

Bir önceki mesajındaki yalanlarda ayrı komedi.

Birlik beraberlik kardeşlikmiş:) Bölge ve ülke her an birbirini boğazlayan insanlar doldu. Kürt-türk- nefreti inanılmaz boyutlarda, alevilere sıra geliyor, gerisi malum, tepediki işbirlikçiler kalelerinde tanrılarına insan kurban etmeye devam ediyor.


kendini toplum mühendisi sanan düşük zekalı kişiliksiz tiplerde çok büyük bir iş yaptığını sanıp değersiz birer varlık olduklarının farkında olmadan canla başla verilen vazifelerini yerine getirmekte amma ne çare. Kapasiteleri bu kadar :)
Şimdilik saygımla gittim...

İlahimasal 12-01-2016 20:00

Özkan
Yüce arap putunun ,yüce kitabından bi ayet bulamadın da startfor danmı ayet attın buraya.
Belliki putun kitabın da yok.startfort un idaası.

Diyanet derki
Her el-ilahın kulu MÜSLÜMANA, kızı haram deildir. Diyanetin aynası sen olabilirmisin.

ahura mazda 12-01-2016 22:22

Şu Türk - İslam mantıksızlığından çıkamamış insanlar var hala. Genetik araştırmalar gösteriyor ki etnik olarak Türksünüz, ırksal değil. Genetik olarak kökleriniz Anadolu'da.

Anadolu bilgi üretemez bir hale geldiği için, Türkiye'nin değil yakın gelecek uzak gelecekte de bir şey yapabilme olasılığı yok. Ancak bilgi üreten, refah seviyesi yüksek ülkeler müsaade ederse bir şey yapabilir başka türlü mümkün değil.

ozkanates 14-01-2016 12:50

Lenin kardeşimin sözüyle, "ekonomik kriz dönemleri, toplumların sarsıldığı, maskelerin düştüğü, sosyal gerçeklerin günlük hayatın içinde kendiliğinden ve herkes tarafından görünür halde geldiği dönemlerdir". Şu anda bölgede yaşanan ekonomik krizin çok çok ötesinde, son yüz yılın çatırdaması ve yarılması. Rusya, İran ve Batı gerçek yüzleri ile sahnedeler ve bu yüzden Türkiye'nin neyin alternatifi olduğunu anlatmaya artık ihtiyaç yok. Türkiye bölgesinde ve belki de dünyada birlikte yaşamanın tek anahtarı. Anlatması gereken bu.

Türkiye'nin muhalif kesimleri, neyin karşısına neyi koyduklarını, bombalanan okullarda, pazar yerlerinde, hastanelerde, ibadethanelerde görüyorlar. Çevresi mayınlanarak açlıkla ölüme terk edilen yerleşim birimlerini kendi gözleriyle görüyorlar. Başkalarına bunları yapmak isteyenler, ve kendilerine bunların yapılmasını isteyenler, onlar taraflarını seçecek. İstemeyenler de ellerindeki tek seçeneği, Türkiye'yi seçecek. Bu kadar sade.

Batı artık bir oyun kurucu değil. Onun "hasta adam" olduğunu, kendi sorunlarını çözemediğini, kendi olmayan herkes için de sadece sorun olduğunu, bu sebeplerle oyundan çıkarılmakta olduğunu görmeliyiz. Oyundan çıkarıldığı içindir ki elinde silahtan başka kart yok ve o silahı da hangi düşmanına teslim edeceğini şaşırmış durumda, Türkiye'ye mi Rusya'ya mı.

Batı algısında dost ve düşman yoktur çünkü o kendi dışındaki herkesle ve kendi içindeki her grupla savaş halinde. O, ancak parayla ve yağmayla birbirine tutkallanan ve sadece para ve yağma için hareket eden bir haydut güruhu. Tarihlerinde başka bir şey yok. Egemen oldukları son 300 yılda dünya başka bir şey görmedi. Şimdi dünyada bilinçler yarıldıkça Batı'nın yağma imkanı daralmakta ve Batı'nın yağmadan başka bir benliği yok.

ozkanates 18-01-2016 12:45

.
Viktor Hugo: "Paris'te bir adam öldürülürse bu bir cinayettir, Doğu'da elli bin insan boğazlanırsa bu sadece bir meseledir."

Sartre: "Üçüncü dünya ülkelerinin insanları Paris'e geldiklerinde hayran kalırlar. Bilmezler ki o ihtişam kendi atalarının kanı ve gözyaşı üzerine kuruludur."

De Gaulle: "Hani Cezayir'in bağımsızlığına kanları ve canları pahasına karşı çıkan özgür Fransa'nın özgür yurttaşları vardı ya… Söyleyeceklerim bundan ibaret."

Natan 19-01-2016 13:03

Alıntı:

ozkanates´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 558838)
Türkler, Anadolu'ya geldiklerinde binlerce yıllık bir ırklar ve medeniyetler karışımıyla yeniden karıştılar, ve onun içinde kaybolmak yerine onu cezbederek Türkleştirdiler. .......Balkanlar'da 25 kadar ülkeyi 400 yıl barış içinde yönettiler.
.

Vay be!

Turkler Anadoluya gelip farkli milletlerin topraklarini, yasam haklarini gasp ettiklerinde, bunun adina "geldiler, cok ustun yetenekleri vardi, milletleri birlestirdiler, baris oldu" tanimlamasi getiriliyor.

Iste boyle yalanlar atiyorsun. Balkanlarda adamlarin karisini kizini kacirip osmanli padisahlarina yem atar gibi atiklarindan, surekli baski, korku, sindirme yontemlerinden, vahsiliginden niye bahsetmiyorsun? Baris mis.. kacinci yuzyila geldik daha simdi bile barisi saglayamiyorsun. Baris ve ozgurluk diyenlere tankla topla saldiriyorsun, evlerini yikiyor, yasam alanlarini yok ediyorsun.

Bir de utanmadan "cezbederek turklestirdiler" diyorsun. Bir ornek vereyim o zaman sana. 1894-1896'de 200 binden fazla Ermeni katledildi, binlerce coluk cocuk kacirildi ve turklestirilmek uzere asimile edildi, onbinlercesi zorla, baskiyla, vahset uygulayarak muslumanlastirildi.

Topraklarina, mallarina, kilise ve manastirlarina, el konuldu. Yagmalandi, gasp edildi, binlercesine tecavuz edildi, kole pazarlarinda satildilar. Bunlar 2. Abdulhamitin zamaninda olmadi mi? 1909'a gelelim. Adana/kilikya katliamina.. ne yapmislardi bizim sevimli irkdaslarimiz? Ben sana hatirlatayim en iyisi. 1 nisanda Ermenilerin paskalyasi basliyordu. Herkes kiliseye gider, evlerini susler, yemekler yapar, Paskalya bayramina hazirlanirdi.. iki uc gun bu sekilde kutlamalari yapilirdi. Tabii kutlamayi yapanlar kimler?

Ermeniler.
Ne kutluyorlar?
Hristiyan bayramlarini..

Zaten turkculuk zirvasiyla beyni dolmus birr dunya insan vardi. Tum bu mermer kafalilar kullanilarak kutuplasmalar, satasmalar, huzursuzluk, kiskirtmalar gorulmeye baslandi. Iki hafta sonra katliam provalari sessizce uygulanmaya basladi. 200.000'den fazla insan sadece Adanada degil, tum civar sehirlerinde katledildi. Payas hapishanesinden 3000 mahkumun eline silah verip bolgede teror estirildi. Dukkanlar yagmalandi, okullar yakildi, kiliselere saldirilar oldu ve tahrif edilmek suretiyle koca bir kulture, millete kast edildi.

Ama gel gor ki, yukaridaki yalanlar ile insanlarin zihni yikanmaya gorsun..

ozkanates 19-01-2016 13:25

Alıntı:

rumpel´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 576834)
Vay be!

Turkler Anadoluya gelip farkli milletlerin topraklarini, yasam haklarini gasp ettiklerinde, bunun adina "geldiler, cok ustun yetenekleri vardi, milletleri birlestirdiler, baris oldu" tanimlamasi getiriliyor.

Iste boyle yalanlar atiyorsun. Balkanlarda adamlarin karisini kizini kacirip osmanli padisahlarina yem atar gibi atiklarindan, surekli baski, korku, sindirme yontemlerinden, vahsiliginden niye bahsetmiyorsun? Baris mis.. kacinci yuzyila geldik daha simdi bile barisi saglayamiyorsun. Baris ve ozgurluk diyenlere tankla topla saldiriyorsun, evlerini yikiyor, yasam alanlarini yok ediyorsun.

Bir de utanmadan "cezbederek turklestirdiler" diyorsun. Bir ornek vereyim o zaman sana. 1894-1896'de 200 binden fazla Ermeni katledildi, binlerce coluk cocuk kacirildi ve turklestirilmek uzere asimile edildi, onbinlercesi zorla, baskiyla, vahset uygulayarak muslumanlastirildi.

Topraklarina, mallarina, kilise ve manastirlarina, el konuldu. Yagmalandi, gasp edildi, binlercesine tecavuz edildi, kole pazarlarinda satildilar. Bunlar 2. Abdulhamitin zamaninda olmadi mi? 1909'a gelelim. Adana/kilikya katliamina.. ne yapmislardi bizim sevimli irkdaslarimiz? Ben sana hatirlatayim en iyisi. 1 nisanda Ermenilerin paskalyasi basliyordu. Herkes kiliseye gider, evlerini susler, yemekler yapar, Paskalya bayramina hazirlanirdi.. iki uc gun bu sekilde kutlamalari yapilirdi. Tabii kutlamayi yapanlar kimler?

Ermeniler.
Ne kutluyorlar?
Hristiyan bayramlarini..

Zaten turkculuk zirvasiyla beyni dolmus birr dunya insan vardi. Tum bu mermer kafalilar kullanilarak kutuplasmalar, satasmalar, huzursuzluk, kiskirtmalar gorulmeye baslandi. Iki hafta sonra katliam provalari sessizce uygulanmaya basladi. 200.000'den fazla insan sadece Adanada degil, tum civar sehirlerinde katledildi. Payas hapishanesinden 3000 mahkumun eline silah verip bolgede teror estirildi. Dukkanlar yagmalandi, okullar yakildi, kiliselere saldirilar oldu ve tahrif edilmek suretiyle koca bir kulture, millete kast edildi.

Ama gel gor ki, yukaridaki yalanlar ile insanlarin zihni yikanmaya gorsun..


5.000 yıllık yazılı tarihte, uygarlık yarışında önderlik...
İlk olarak Mısır ile Doğu'da, sonra Antik Yunan ile Batı'da,
Sonra İslam ile yine Doğu'da, son 300 yıldır da yine Batı'da.

Batı'nın ilk önderliğini arenada insanları birbirine öldürterek,
Aslanlara canlı canlı parçalatarak eğlenen Roma'da tanıdık.

312 yılında Roma imparatoru Konstantin,
İmparatorluğu birleştirecek ortak bir din istedi.
En güçlü 2 aday Hıristiyanlık ve kadına tapma diniydi.
Vaktiyle Roma'nın resulünü katlettiği Hristiyanlığı seçti.

Doğu'nun Hıristiyanlığı bir barış dini idi, öbür yanağını çevir dini.
Yoksulların, ezilenlerin, horlananların, sürülenlerin dini.
Batı onu kendine uydurarak bir savaş dinine çevirdi.

İkinci en büyük dini bastırmak için yüzlerce yılda,
"Cadı" uydurmasıyla 40.000 kadını diri diri yaktı.
İlerleyen süreçte kilise denen uydurma bir çete,
Avrupa topraklarının üçte birini eline geçirdi ve,
Daha da fazlası için hiç durmaksızın kan aktı.
Böylece Avrupa birbirlerini öldürerek,
1000 karanlık yıl daha geçirdi.

Ümit Burnu'nun keşfiyle hastalık, Avrupa'dan dünyaya saçıldı.
Dünya topraklarının %95'inin zenginliklerini %5'e taşıyan Batı'nın,
Bu 300 yılda girip de kan ve gözyaşı taşımadığı toprak parçası yok.
Modern Batı dediğimiz kültür, bu kan ve gözyaşından başkası değil.

Bunu bilmeyene Batı refah, zenginlik, kurtuluş sanıldığından,
Tüm dünyada aydınlara çekim merkezi oldu ve tercihler yapıldı.
Batı politikalarını benimsediler; bu herkese kan ve gözyaşı demekti.


Batının yükselişi ile birlikte bütün dünyayı milliyetçilik akımları sarmıştı.
Batı için kendi birliğini kurmak, başka birlikleri dağıtmak olan milliyetçilik.

Anadolu Türkleri, bu trene binen sonuncu halk oldu.
Milliyetçilikten başka çare kalmayıncaya kadar mücadele ettiler.

Ulaşılan sonuç dünyanın bugünkü hali. Batı egemenliğinin birbirine kırdırdığı,
Arap halkları, Kafkas halkları, Balkan halkları ve onların ortasında Anadolu halkları.
Bu yüzden 90 yıllık reklam arası bitmeli, halkların birlikte yaşayabileceğine inanmalı.
Yoksa Batı kendini yok edene kadar halklar birbirini yok etmeye devam edecek.

100 yıldır Batı'nın kültürel kodlarıyla yaşadığımızdan,
Artık vahşetin olmadığı bir dünya tahayyül edemiyor,
Bir devletin şerefli olabileceğini hayal edemiyor ve,
Vaktimizi, realite bildiğimiz bu hastalık hali için,
Birbirimizi suçlamaya yatırıyoruz.

Natan 19-01-2016 14:32

Ne diyorsun? Kan ve goz yasindan baska ne bulabilirsin tarihinde.. halklara o kadar onem veriyorsan, bu halklari katledenleri neden elestirmiyorsun. Birak bir elestiriyi, milliyetcilikle, turkculukle bu bayat soylemler uzerinden politika yapiyorsun.

Bugun AB'ye gitmek gormek istersen, konsolosluklarda tabunu, parani bilmem neyini gosterip yalvarman gerekir. Sirf adamlarin topragini gezebilmek icin insanimizin cekmedigi eziyet yok.

Batiyi karaliyorsun, sanki osmanlinin tc'nin katliam ve soykirkmlarini gormuyor gibi. Konstantin bir pagandi. Ustelik pagan rahibi idi. Hristiyan bile degildi. Olumunden hemen once hristiyan oldugunu soyledi. O zamanin uyaniklari Roma'ya karsi politik olarak dogu hristiyanlarinin yaninda yer aldi. Boyle sacma sapan siirler yazacagina al oku: https://www.turandursun.com/forumlar...ad.php?t=18277

Yuzbinlerce insani milliyetinden, dinsel farkliligindan, kulturunden, dilinden dolayi yok edeceksin sonra da biz cok baris icinde yonettik diyeceksin. Bir zamanlar burada kiliseler vardi, gazeteler vardi, cemiyetler vardi, okullar vardi. Tum bunlar nerede?

Ornek vereyim yok edilen kulturel mirasa;

Anadoludaki Ermeni manastırlarıyla ilgili..

Sivas, Amasya,Tokat, Gürün, Merzifon, Şebinkarahisarve Divriği'yi içine alan bölgede toplam*28

Harput, Eğin, Arapgir, Malatya, Çarsancak, Çemişkezek'te toplam*75

Muş'ta*47*,Adana bölgesinde*73*, Hınıs, Tortum, Bayburt, Tercan ve Erzurum'u içine alan bölgede*229*

Diyarbakır cevresinde*25*

Trabzon ve cevresinde*14*adet manastır yer alıyordu. Van / Vaspuragan manastırlarının sayısı ise*218'dir.*

Sadece Van bölgesinde*200'den fazla*manastır bulunmaktadır


Günümüz Ermenistanında yer alan manastır sayısı için sadece Karabağ'da*247*adet manastır yer aldığını belirtmekle yetinelim.


Eki ne oldu arkadas bunlara? Yok edildi once insanlar. Bazilari kacmaya bile firsat bulamadi. Devlet gucleri ya oldugu yerde katletti ya surgun ederek. Der Zor'a surulmelerinin sebebi de bu degil miydi!? Orada yasam alani bulunmadigi, hayatta kalmak icin uygun olmadigi bilindiginden sevgili Talat burayi uygun gordu. Yolda cetelerin saldirilari gormezden gelindi cunku cete devlet idi. Bugun dahi bunu test edebiliriz. Iceride tutuklu gazeteciler, siyasetciler, ogrenciler, is isteyenler, otoriteyi elestirenler bir yana evine zorla girmek isteyen polislere ayakkabilarini cikartmak istemeyenler Galoş giysin dedigi icin evinde kursunlanarak katledilen Dilek Dogan ve niceleri..

Dilek Doganin katliami bile yeterlidir.

Insana saygisi olmayanin kulture, degerlere, insan haklarina nasil saygisi olsun. Bunu suanda deneyimledigimiz gibi, tarihsel anlamda kendi cocuklarini kesen bogan osmanlida da gorebiliriz.

O kadar batiyi kotuluyorsunuz. Geezip gormus olmalisiniz. Insan haklarini felan da gectim, ornegin viyanada kirik bir kaldirim tasi, bologna'da oyuk bir yol bile goremezsiniz. Insana insan gibi muamele yapilir. Ama birseyiyle ovuneceksin ya, eskiye gider kanla vahsetle aldigin topraklarla ovunur, cocuklarini kesen, bogan padisahlarin adlarini zikredersiniz. Neden biliyor musunuz? Cunku sevinebilecegin hic bir sey yoktur.

TR'de ozgurce dusunceni dahi ifade esemezsin. Hep bir korku, baski ensende soluyup bitiyor. Cunku burasi Turkiye. Haberleri acin bakin. Hic iyi birsey var mi? Ne goryorsunuz? Kim kimi ne kadar oldurmus, nasil vurmus, nasil yikmis buu ve benzeri insafsiz seylerle dolu. Yok turkler kac devlet kurmus yok bilmem ne kadar da kuracakmis ( bu sizin siirinizdi) fasa fiso bunlar. Kuru gurultu!


Garson olmak icin basvuru yapanlara lise/universite diplomasi sorulurken;
M. Vekilligi icin ilkokul diplamasinin yeterli oldugu ulkeye TURKIYE DENIR !!!


Anlayana

Nana Buluku 19-01-2016 14:40

Alıntı:

ozkanates´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 576835)
Bu yüzden 90 yıllık reklam arası bitmeli

Hahahhaa. :lol:

İlahimasal 19-01-2016 16:45

Batının önderliğini hangi salak istemişkide sen kalkıp batının önderliğini istiyorsunuz der gibi yazi yazıyorsun.

90 yıllık reklam arası bitsin diyenler alternatif sunsunlar.

Osmanlımı?
Araplarmı?


Bu sözü söyleyenler( isim babaları) Nato arkamızda derken ne demek istiyorlar dı acaba? Bunu hiç sorgulmadınmı?
İşler kızışınca israil DOSTUMUZ ihtiyacımız var onlara demek de ne oluyor.

Avrupa birliğindeki bu günki geziler ne acaba.

Azcık aynaya bak özkan kendini görüceksin.

ozkanates 19-01-2016 16:54

Alıntı:

rumpel´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 576839)
Ne diyorsun? Kan ve goz yasindan baska ne bulabilirsin tarihinde.. halklara o kadar onem veriyorsan, bu halklari katledenleri neden elestirmiyorsun. Birak bir elestiriyi, milliyetcilikle, turkculukle bu bayat soylemler uzerinden politika yapiyorsun.

Bugun AB'ye gitmek gormek istersen, konsolosluklarda tabunu, parani bilmem neyini gosterip yalvarman gerekir. Sirf adamlarin topragini gezebilmek icin insanimizin cekmedigi eziyet yok.

Batiyi karaliyorsun, sanki osmanlinin tc'nin katliam ve soykirkmlarini gormuyor gibi. Konstantin bir pagandi. Ustelik pagan rahibi idi. Hristiyan bile degildi. Olumunden hemen once hristiyan oldugunu soyledi. O zamanin uyaniklari Roma'ya karsi politik olarak dogu hristiyanlarinin yaninda yer aldi. Boyle sacma sapan siirler yazacagina al oku: https://www.turandursun.com/forumlar...ad.php?t=18277

Yuzbinlerce insani milliyetinden, dinsel farkliligindan, kulturunden, dilinden dolayi yok edeceksin sonra da biz cok baris icinde yonettik diyeceksin. Bir zamanlar burada kiliseler vardi, gazeteler vardi, cemiyetler vardi, okullar vardi. Tum bunlar nerede?

Ornek vereyim yok edilen kulturel mirasa;

Anadoludaki Ermeni manastırlarıyla ilgili..

Sivas, Amasya,Tokat, Gürün, Merzifon, Şebinkarahisarve Divriği'yi içine alan bölgede toplam*28

Harput, Eğin, Arapgir, Malatya, Çarsancak, Çemişkezek'te toplam*75

Muş'ta*47*,Adana bölgesinde*73*, Hınıs, Tortum, Bayburt, Tercan ve Erzurum'u içine alan bölgede*229*

Diyarbakır cevresinde*25*

Trabzon ve cevresinde*14*adet manastır yer alıyordu. Van / Vaspuragan manastırlarının sayısı ise*218'dir.*

Sadece Van bölgesinde*200'den fazla*manastır bulunmaktadır


Günümüz Ermenistanında yer alan manastır sayısı için sadece Karabağ'da*247*adet manastır yer aldığını belirtmekle yetinelim.


Eki ne oldu arkadas bunlara? Yok edildi once insanlar. Bazilari kacmaya bile firsat bulamadi. Devlet gucleri ya oldugu yerde katletti ya surgun ederek. Der Zor'a surulmelerinin sebebi de bu degil miydi!? Orada yasam alani bulunmadigi, hayatta kalmak icin uygun olmadigi bilindiginden sevgili Talat burayi uygun gordu. Yolda cetelerin saldirilari gormezden gelindi cunku cete devlet idi. Bugun dahi bunu test edebiliriz. Iceride tutuklu gazeteciler, siyasetciler, ogrenciler, is isteyenler, otoriteyi elestirenler bir yana evine zorla girmek isteyen polislere ayakkabilarini cikartmak istemeyenler Galoş giysin dedigi icin evinde kursunlanarak katledilen Dilek Dogan ve niceleri..

Dilek Doganin katliami bile yeterlidir.

Insana saygisi olmayanin kulture, degerlere, insan haklarina nasil saygisi olsun. Bunu suanda deneyimledigimiz gibi, tarihsel anlamda kendi cocuklarini kesen bogan osmanlida da gorebiliriz.

O kadar batiyi kotuluyorsunuz. Geezip gormus olmalisiniz. Insan haklarini felan da gectim, ornegin viyanada kirik bir kaldirim tasi, bologna'da oyuk bir yol bile goremezsiniz. Insana insan gibi muamele yapilir. Ama birseyiyle ovuneceksin ya, eskiye gider kanla vahsetle aldigin topraklarla ovunur, cocuklarini kesen, bogan padisahlarin adlarini zikredersiniz. Neden biliyor musunuz? Cunku sevinebilecegin hic bir sey yoktur.

TR'de ozgurce dusunceni dahi ifade esemezsin. Hep bir korku, baski ensende soluyup bitiyor. Cunku burasi Turkiye. Haberleri acin bakin. Hic iyi birsey var mi? Ne goryorsunuz? Kim kimi ne kadar oldurmus, nasil vurmus, nasil yikmis buu ve benzeri insafsiz seylerle dolu. Yok turkler kac devlet kurmus yok bilmem ne kadar da kuracakmis ( bu sizin siirinizdi) fasa fiso bunlar. Kuru gurultu!


Garson olmak icin basvuru yapanlara lise/universite diplomasi sorulurken;
M. Vekilligi icin ilkokul diplamasinin yeterli oldugu ulkeye TURKIYE DENIR !!!


Anlayana


Yukarıda izah etmiştim,
Anlattıkların sadece Türkiye'de olmadı,
Batı'nın yönettiği tüm topraklarda oldu.

Yapan da Batı ile hareket eden İttihat ve Terakki.
Ama ben topu onlara atmam çünkü onlar,
Osmanlı aydınları ve benim atalarım.

Ben topu, hataları yapanlara değil,
Hatalardan ders almayanlara atarım.

Tüm dünya büyük bir hata yaptı,
Benim atalarım çare kalmayana kadar direndi.

Ondan sonra olanlar ancak ibret almak,
Ve bugün artık tekrarlamamak için.

Zaten sözüm de bu tekrarlamama.

ozkanates 19-01-2016 16:58

Türkiye bugün yeniden birlikte yaşamanın kanallarını açıyorsa,
Bu artık Batı yıkımına kafa tutacak güce ulaştığından.

Üstelik bunu tek başına da yapmıyor,
Hemen gözümüzün önünde yeni bir dünya kuruluyor.
Batı olduğu her yerden kademe kademe çıkarılıyor.

Yeniden birlikte yaşamayı,
Doğu gibi yaşamayı hatırlamak için 100 yıl sonra gelen fırsat bu.

100 yıl öncenin esaretinde yaşamayı bırakanlar için.

İlahimasal 19-01-2016 16:59

Osmanlı en güçlü olduğu anda ATA olacak bebekleri,çocukları neden bogazlattı?

Devletin bekaası demeyelim lütfen .

Kendi bebesine ip atıp asan adam ele neler yapmaz.

Kuyucu denen zirzop atana öbür aleme gidince selam söyle.

İlahimasal 19-01-2016 17:05

Sabah akşam ezan gürültüsü ile yaşıyoruzda birlik beraberlikden bahsedenler neden kardeşlerimiz bundan rahatsız oluyor deyipde kendilerinin dinleyebileceği bir yöntem gelistirmiyorlar.

Alevilik kırmızı çizgimiz diyenler diger inanç gruplarınada kirmızı çizgilerini aleviler üzerinden gösteriyorlar.

Bu sözü söyleyenler ile aramızda kırmızı çizgiler iice belirginlesdiğine göre beraberlik de olacak bir iş deil.

Sizde bu kuyruk acısı,bizde bu evlat acısı oldukdan sonra beraber olamayız lunapark aynacısı.

İlahimasal 19-01-2016 17:10

Anadoluda el-ilahın gölgelerinin halka neler yapdığı sır deil herkes biliyor.

O günlerin tekrar gelmesi, el-ilahın gölgelerinin halka benim dediğim gibi yaşayıp bana haraç verip nefes alacaksınız dediği gunler bir daha gelmez ,gelemez.

Bu hayaller içinde yaşayan sapık ruhlu insanları sözcüleri gaddarlıği,zalimliği,acımasızlığı bizlere merhamet havucu ile yutturacaklarını sanıyorlar ne kadarda zavallılar.

Azdan az çokdan çok gider.

ozkanates 02-03-2016 18:46

.
Batılı düzen kurucu rolünü kaybetti

01 Mart 2016 21:43

Afganistan'daki Marksist hükümetin daveti üzerine Komünist lider Leonid Brejnev'in emriyle Sovyetler Birliği, 24 Aralık 1979'da Afganistan'a girmişti. Afgan mücahitler, Ruslarla 9 yıl savaştılar. Yenilen Sovyet askerleri 15 Mayıs 1988'de geri çekilmeye başladı ve 15 Şubat 1989'da büyük kayıplar nedeniyle Mihail Gorbaçov'un emriyle işgal sona erdi.

Savaş sonrası Sovyet güçleri, resmi kayıtlara göre Afganistan'da 14 bin 453 askerini kaybetti. Muhtemelen ölen Rus asker sayısı gerçekte daha fazla. 451 Sovyet savaş uçağı düşürüldü. Afganistan hezimeti Sovyetlerin sonunu hazırladı. Afganistan'dan askerlerini çeken Gorbaçov döneminde SSCB darmadağın oldu.

Sovyetler, Afganistan'a girdiğinde, buranın Sovyetler'e bağlanacağı ve Rus toprakları olarak Hint Denizi'ne kadar inecekleri yazıldı, çizildi. Ama neticede SSCB Afganistan'dan kovuldu ve BİRLİK dağıldı.

Bu defa 11 Eylül saldırılarını bahane eden ABD, 2001 sonbaharında Afganistan'ı işgal etti. ABD'nin buraya yerleşeceği veya "kuzey" "güney" diye ülkeyi ikiye böleceği yazılıp çizildi. ABD ve yandaşları da burada tutunamadı. Bu sefer dünyanın diğer süper gücü ABD ve diğer destekçileri de o garip Afganistan'dan tekme tokat kovuldu, zelil ve perişan edildiler..

Rusların, Amerikalıların, Avrupalıların... Kısacası Haçlı-Siyonist ittifakının küçümsediği işgal ettiği o Afganistan, zayıf ve fakir de olsa hala bütün olarak ayakta duruyor.. Milyonlarca şehit verse de bugün Afganistan süper devletlere mezar oldu.

Afganistan'da şu an bulunan tek askeri ve siyasi güç Türkiye'dir. Türkiye, resmen NATO adına orada ama tüm birlik ve komutanlıklar Türk askerinden oluşmaktadır. Başka yabancı güç kalmadı.

ABD Irak'ı işgal etti... Yıllarca, artık "ABD buradan çıkmaz ve Bağdat artık Washington oldu" denildi, "ABD, Türkiye'ye komşu oldu" denildi. "Kürtler ABD'ye bağlanıyor" diye konuşuluyordu. ABD, Irak'ta da tutunamadı. Çekildi, defolup gitti.. Gitti gitmesine ama yerini İran'a bıraktı. Tüm Irak'ı, İran denetimindeki Iraklı Şiilerin yönetmesini istiyordu. ABD zahiren İran'a düşmanmış gibi yapıyor ama Irak'ı, Tahran'a teslim etmeye yelteniyordu. Başbakan Nuri El Maliki bunun taşeronluğuna soyunmuştu...

Ama Irak Kürtleri ABD'ye uyup İran'a teslim olmadılar. Sünniler ise Saddam'ın generalleri, Saddam'ın istihbarat birimleri eliyle dünyayı sarsan işler yaptılar ve İran'a onlar da teslim olmadılar..

Yani işgalciler, Irak'ı da tam olarak arzu ettikleri gibi bölemediler. Herkesin kan, can, para döktüğü Irak'ta yine Sünni ve Kürt kesimler, ABD'ye veya İran'a değil aksine Türkiye'ye yaklaştılar. Bugün artık Irak Kürtleri, Ankara ile kader birliği yaptılar ve fiilen Türkiye'nin bir parçası haline geldiler. Eğer Irak, ABD'nin isteği doğrultusunda ilerde bölünecek olursa Kürtler de dahil özellikle Sünni halkın yakınlaşma veya birleşme konusunda hangi ülkeyi tercih edeceğini öğrenmek için müneccim olmaya gerek yok. Türkiye'nin Irak Şiileri ile de çok iyi ilişkileri var.

Şimdi gündemde Suriye var ve Suriye'nin de üçe bölüneceğinden söz edip masabaşı yeni "Sykes-Picot haritaları" yayınlıyorlar. Washington'da oturup yeni Suriye haritaları üretiyorlar. Şurdan şura Esad'ın olacak, burdan bura PYD'nin olacak. Kalanı muhalifler yönetecek. IŞİD de şurada duracak.. Ohh ne ala...

1991'de işgal ettiğinden bu yana Irak'a düzen getiremeyen, şekil veremeyen, 2001'de işgal ettiğinden bu yana Afganistan'da nizam sağlayamayan Amerika şimdi de Suriye'ye çeki-düzen getirecekmiş. Vay anam vay...

Washington'un üfürükten senaryolarını vahiy gibi görerek bu ülkede ve bu bölgede gelecek planı yapanlar kafalarına şunu soksunlar: 25 yılda Irak'ta, 15 yılda Afganistan'da düzen kuramayan ABD, Suriye'de asla düzen kuramaz, kuramayacak..

Yayınladıkları parçalanmış Suriye haritaları ABD'nin psikolojik savaşının bir yansımasıdır. Kaddafi'den sonra Libya'yı bölmek için de çok uğraştılar. Bölmek için Halife Hafter isimli işbirlikçi generali desteklediler. Ama beceremediler.

Bundan sonraki haritaları işgalci güçler, işbirlikçi azınlıklar değil, toprağın sahibi olan halklar belirleyecekler. Çünkü artık halklar, sömüren istilacılara fırsat vermeyecek. Halklar işgal güçlerine ve ihanet şebekelerine karşı savaşlarını devam ettiriyorlar. Suriye'de devam eden savaş, işte böyle bir savaştır. İstikbal, sömürgecilerin, vesayetçilerin, güçlülerin değil, halkların ve halklarla beraber olan devletlerin olacaktır.

Bu nedenle Türkiye, dış siyasetini ülkelerdeki yönetimler üzerine değil, halklar üzerine inşa ediyor. Bu nedenle Türkiye, bugün yedi düvelle mücadele ediyor, yetmiş yıllık ABD-NATO macerasını çöpe atmaya hazırlanıyor.

Artık Türkiye olmadan bu coğrafyada hiçbir proje icra edilemez. Zemin bulamaz, tutunamaz. Ortadoğu'nun da İslam dünyasının da kalbi Türkiye'dir
.. Güçlü devletlerin dünyayı paylaştığı ve yönettiği dönem artık bitmiştir. Yeni Dünya Düzeni, hakiki manada halkların irade ve tercihlerine göre şekillenen bir dünya düzeni oluyor.

Batı yüz yıl önce İslam coğrafyasına misafirliğe gelmişti. Gelirken eli boş gelmedi, fitne-fesat ve bombalarını hediye getirdi. Yüzyıl sonra şimdi Müslümanlar Batı'ya iade-i ziyarette bulunuyorlar. Herhalde eli boş gitmeyeceklerdir.

Tehditkâr ve buyurgan üslupla Türkiye ve İslam alemine nizam vermeye çalışan Batı, bu günlerde ne oldu ise hümanistleşti. "Dünyamızı savaşla değil, barışla dizayn etmenin mümkün olduğu" telkin etmeye başladılar.

Şimdi oyunun kuralları değişiyor. Bundan sonra kuralları Batı değil, başkaları koyacak. Görünen köy kılavuz istemez. Umutsuzluğa gerek yok. "Gözü olana gün ışımıştır."

Alper TAN

İlahimasal 02-03-2016 19:11

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:A...7wGOkKheTzrLPghttp://t1.gstatic.com/images?q=tbn:A...orEbNS0bl0Ccawhttp://t1.gstatic.com/images?q=tbn:A...Vo3TkH1PcaDsMM
http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:A...WUcC7MDQ5h9niw

İlahimasal 02-03-2016 19:24

Arap baharı çocuğu
http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:A...iHW855RFlrHEh6

ozkanates 04-03-2016 17:21

Alıntı:

İlahimasal´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 580449)
.


Türkiye er geç İsrail halkını da kucaklayacak.
Daha önce defalarca yaptığı gibi.
Mücadele edilen halklar değil,
Halkını ezen devletler.

Kardeşlikte düşmanlık olmaz,
Kıymet bilmez kardeşler olur.

Ne yapalım, onlar da biz.

İlahimasal 04-03-2016 19:00

Alıntı:

ozkanates´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 580549)
.

Cumada iyi gaz vermişler.

ozkanates 08-03-2016 18:52

Alıntı:

İlahimasal´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 580552)
Cumada iyi gaz vermişler.

Evren bir ayna, gördüğümüz kendimiz.

ozkanates 08-03-2016 18:53

Türkiye'de 2007'den sonra neredeyse her gün devrim olmasına alıştık, fark etmiyoruz.
Ve şimdi komple tüm bölgede bir devrim içinde miyiz acaba?:


Küresel denklem hızla değişiyor

Son 10 güne baktığımızda küresel dengelerin değişmeye başladığı hissediliyor.

... bu değişimin temel sebebi, hiç şüphesiz "İslam Ordusu"nun ete kemiğe bürünmeye başlaması ve Türkiye'nin kararlılığıdır.. İran ve Rusya'daki belirli bir değişimin yanı sıra, ABD ve Avrupa'dan da olumlu sinyaller geliyor.. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Batı Afrika ziyaretlerine, ziyaret edilen ülke yönetimleri ve Afrika halklarının verdiği değer ve önem Batı'yı çok ürküttü.

Bunun yanında 25-26 İslam ülkesinin 200 bin özel kuvvet askeri ile Suudi Arabistan'da dünyanın en büyük askeri tatbikatını yaparak "güç göstermesi" elbette bu konuda en büyük unsur.. Bu bir askeri tatbikatın çok ötesinde, hiç şüphesiz bir "KÜRESEL SAVAŞ PROVASI"dır.

Batı, İran ve Rusya karşısında, Türkiye'nin çok yakın temasta olduğu Azerbaycan ve Ukrayna'nın dimdik duruşları da denklemde önemli bir değer ifade ediyor.

Yapılan son seçim sonuçlarına baktığımızda, halkın, İran yönetiminin Irak ve Suriye politikasını beğenmediğini ve desteklemediğini görüyoruz. Rusya ve İran, İslam dünyasının büyük bir ekonomik kuşatması altındalar.. Suudi Arabistan'ın petrol fiyatlarına dip yaptırması, Rusya ve İran'a karşı bunu"savaş silahı" olarak kullanmak istemesinden kaynaklanıyor. Ayrıca İran, Rusya ile Rusya da İran'la kendi siyasetleri açısından nereye kadar gidebileceklerini gördüler. Bu iki ülke, birlikte bu şekilde yeni dünya düzeninde iyi bir yer alabilmelerinin zorluğunu anlamaya başladılar.

Tahran, Sünni dünya ile savaşı seçerse İran mutlaka karışır. O zaman Humeyni rejimi Kum'a saplanır ve devam edemez. İran halkı da bunu gördü ve İran'ın, Suriye, Irak, Yemen savaşlarının ortasında iradesini ortaya koydu. İran seçimlerinde bölgeler bazında baktığımızda halkların farklılaştığı görülüyor. Mesela Belucistan, %90'ın üzerinde "muhafazakarları" reddetti.. Irak Şiileri de öyle görünüyor. Iraklı Şiileri, Tahran destekli Bağdat hükümetine açıkça cephe aldı.. Bir de Davutoğlu Tahran ziyaretinde "Ben sırf Türkiye adına değil, Körfez adına da buradayım" dedi. Bu açık bir mesajdı.

Rusya-İran ittifakına kısmen Irak ve yine kısmen Suriye'den başka destek olacak aktör yok yeryüzünde. ABD ise her türlü savaş gücünü elinde tutuyor olmasına rağmen bölgede halk desteği olmadığı için, çaresizlikten bölgeyi, bölge ülkelerini kaybediyor.. Dolayısıyla süper güç kabiliyetini de kaybediyor.

AB ise siyaseten ve sosyolojik olarak dağılmış ve çaresiz..
Türkiye, 3,5-4 milyon sığınmacıyı gözünü kırpmadan yıllarca misafir ederken o koskoca(!) AB, 1.5 milyon silahsız mülteciden korkmuş ve tırsmış durumda. Ya bu mültecinin bir de 3 bini silahlanıverse, dünyanın gözünde büyüttüğü AB'nin ne hallere düşeceğini hayal edin.

Kendince Türkiye'ye kafa tutan Berlin'in son çıkışlarına dikkat edin. Almanya'nın Türkiye politikasında keskin bir "U" dönüşü yaşanıyor.. Bu, belki kamuoylarına tam yansımıyor ama Almanya yeni dünya düzeninde yeni ittifaklar peşinde artık..

Rusya, Almanya'nın böyle yapabileceğini hiç beklemiyordu. Onun için Putin, Merkel'i devirmek ve cezalandırmak için belden aşağı çalışmaya başladı. Merkel ise gizlemiyor; çok açık konuşuyor, Türkiye'yi destekliyor. Bu sadece siyasi bir karar olmasa gerek.. Almanya, sırf köhnemiş, yaşlanmış bir AB ile yeni dünyada yer bulamayacağını gördü. Ayrıca ilk defa içindeki 3 milyon Türkün Almanya'yı ihya edebileceği gibi berbat da edebileceğini anlamış gibi görünüyor.

İslam dünyasında 15 ile 50 yaş arası 350 milyon erkek, "içi yanan" birer mücahit durumunda. Bunun önüne kimse geçemez.. Hepsi iyi yetişmiş savaşçı bunlar... Batı bunu gördü. İran da bunu gördü ve kendisine sempatiyle bakan her ülkedeki Şiileri kaybedeceği korkusu sardı Tahran'ı..

İran, Suriye'de tutunmakta zorlanıyor.. Lübnan'da artık Hizbullah istenmiyor.. Hizbullah örgütü, bu durumu kendi içinde bile sorgulamaya başladı.

Şimdi bu şartlarda, İran, Suriye'de Sünnilerle kuramadığı ittifakı Rusya ile mi kurabilecek? Bunu hangi Şii kabullenebilir?

Kim ne derse desin.. Belki ülkeler yandı, yanıyor; ama Arap Bahar'ı olmasaydı İslam dünyasındaki bu uyanış olmazdı. "Arap Baharı'nı ABD yaptı" diye konuşanlara şunu sormak lazım. "ABD, süper gücünü mahvetmek için mi öyle yaptı!?"

Küresel denklemde büyük bir kırılma ve dönüşüm yaşanıyor. Alışılmış, ezberlenmiş uluslararası ilişkiler denklemi alt-üst oluyor. Ama yine de biraz temkinle beklemekte fayda var. Çünkü son raddede başka yeni gelişmeler ve kaymalar da olabilir.

Ama inşallah inananlar için netice güzel olacak..

Alper TAN

7.3.2016

ozkanates 10-03-2016 10:40

Nereden nereye:

La Stampa gazetesi, İtalya, 9 Mart: "Türkiye, AB'yi kontrol altında tutuyor."

Almanya İçişleri eski Bakanı Hans-Peter Friedrich, 10 Mart: "Türkiye bizimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor."

Doğu ile giriştiği bilek güreşini bırakmadan önce,
Son bir diş gösterme bekledim Batı'dan.
Ona dahi yetişmedi kudreti.

Susarak gizlenen Rusya'dan gayrısı,
Yine dizi dizi Ankara kapısında.

Dünya yavaş yavaş alışıyor,
Ah bir de biz alışsak.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:50 .