![]() |
Atatürk Devrimleri Olmadan Sosyalizm İmkansızdır
Sosyalizmin fikir aşaması için önce milliyetçi,laik,cumhuriyetçi milli önderlerin emperyalist,feodal ve monarşik sistemden milleti kurtarması zorunludur. Atatürk sosyalistlerin de minnet duyması gereken bir liderdir çünkü onun devrimleri olmadan sosyalizm aşaması mümkün değildir.Atatürk'ün devrimlerini savunan Sol Kemalizm Atatürk devrimlerinin sosyalizmle tamamlanacağını öne sürmektedir.
|
Alıntı:
Atatürkçülük modern kapitalizm, Sosyalizm işçi sınıfı iktidarı, Atatürkçülük gelişme, Sosyalizm paylaşımdır, Nasılki Atatürkçülük feodalizmin tasviyesi ise Sosyalizmde Atatürkçülüğün (kapitalizm) tasviyesidir. Atatürkçülük burjuva yaratır Sosyalizm Bujuvayı yok eder. Sosyalistler her yeni gelişimi devrim kabul eder. Her gelişme sömürü ile elde edilir. Minnet kimin kime duyması gerekir bir kahramana mı yoksa o kahramanı yaratan halka mı . Tarihi kahramanlar yaratmaz, kahramanlar yazar.. |
Alıntı:
Bu görüşlerin maalesef bir çok insanı yanılgıya yönlendirmiştir. Bu yanılgıların nedeni bilinçsizlik değil, neden-sonuç ilişkilerini analiz edememekten kaynaklanıyor... O tarihte fedoalizm eğemendi, kapitalist sistemden söz edilemezdi, sosyalizm gelmesi için önce feodalizmin yıkılması ve kapitalizme geçilmesi zorunluydu. Çünkü bu geçiş aynı zamanda sistemlerin tarihi süreçteki koşulların dayatmasıdır. Bu koşullara bağlı olarak Atatürk, bir yandan burjuvayı yaratırken işçi sınıfını da yaratmış ve böylece sosyalizme giden yolun önünü açmıştır. Böyle bir süreçte sosyalizmin babası Lenin de gelse Atatürk'ün yaptıgından farklı bir şey yapamazdı, çünkü burjuva olmadan işçi olmaz işçi sınıfı olmadan da sosyalizm gelmez, her şey birbirine bağlıdır. Bu anlamda Atatürk'ü salt burjuva yarattı noktasına sınırlamak işçiyi de yarattıgı ve akabinde sosyalizmin önünü açtıgı gerçegini yok saymaktır. Bu yanılgıya maalesef bir çoklarımız düşüyor ki, bu aynı zamanda kapitalizmin yozlaştırma operasyonunun bir sonucudur... |
1.) Milliyetçilik, sosyalizmle bağdaşmaz, aksine çatışır.
Eğer kapitalizm feodalizmin ümmetçiliğine alternatif milliyetçiliği, kısaca subjektif siyaseti kullandıysa, sosyalizmde kapitalizmin milliyetçiliğine karşı savaşmak zorundadır. kapitalizmde yapay ayrımlar vardır, bütün mesele fiili ayrımalrı perdelemek, meşrulaştırmak içindir. örneğin kast sistemli bir toplumda, ayrışma, kast grubuna göre ve iradi-keyfiyete dayalı değil, sosyo-ekonomik, fiili hayata, objektif sebeplere dayalı iken, atıyorum, insanları subjektif olarak, objektif koşulları görmezden gelerek, ayrımsız(objektif fark ve ayrılıkları hiç sayan) mezhebine göre kamplaştırma geçerli değildir. kast sisteminin en üstündekiyle, en altındaki aynı mezhebe ait olmakla, aynı sosyo-ekonomik-politik topluluğa ve aynı koşullara, haklara ait-sahip olmaz ve subjektif keyfi ayırdımlara kapılan her "biz "ifadesinin altında bir yanıltma, yanılma yatar. Böylece belirli bir egemen grup varsa, o grup, toplumun diğer alt sınıflarını kendilerini sahiplenecek, biz faktörünün bileşeni yaparak kanıksatacak, meşrulaştıracak slogan ve etiketlere gereksinim duyarlar. Milliyetçilik köhnemişliğin, subjektifliğin, siyasi anlamda aynen din gibi kullanıma dayalı politik bir çerçevedir. Topluma olan etkisi ise, en basit ifadeyle, etkisine kapılanların afyonlanması böylece sürüleştirilmesidir. Siyaseti ise sürü psikolojisine göre değişir. 2.) Milliyetçilik ile halkçılık bağdaşmaz. 3.) Laiklik ile milliyetçilik bağdaşmaz. 4.) Atatürk devrimleri olmadan sosyalizm mümkündür, ancak bazı ilkeler de, sosyalizm olmadan mümkün değildir(halkçılık, laiklik, bağımsızlık* gibi) İşte Hürriyet gazetesinden güncel bir örnek, mevcut gazetenin patronu aynı zamanda çeşitli sektörlerde iş yapan, devletden ihale alan, maliyeyle içli-dışlı sermaye sınıfından birisi(gazetesi ise asli olarak sermaye sınıfından olmayan kitlelere hitap eden araç), Hürriyet gazetesi bağımsız olabilir mi? Çıkarları temelinde, hükümetin ve ihale aldığı karar kurumlarının suyuna gitmek zorundadır, hem ihale şu bu alıp, fahiş vurgunlardan pay alabilmek hem de ikide bir hükümetçe maliye üzerinden gelen tehditlere boyun eğmek için. böylece referandumda Evet diyen çalışanlarına dokunmazken, hayır diyeceğini açıklayanı ise kovmaktadır... Böyle bir gazetenin bağımsız olacağı nasıl iddia edilemezse ve tabi o gazeteyi de ülkeye benzetirsek, bu durumlarda daha fazla bayrak, ezan, millet sloganı atıp göz boyayacakları belli ise, sermaye sınıfının sermaye ve medya, hakimiyet alanları gücüne dayalı bir ülkede bağımsız olamaz, bir avuç sermayedarın çıkarlarıyla şekillenir. Atatürk sosyalist birisi değildi, meseleye bu yönüyle bakacaksak, kapitalizm aşığı ve o günlerde bile sosyalizm düşmanı-karşıtıydı denebilir(elbette bu bir tespittir)... Yine Atatürk laiklik ile milliyetçiliğin, milliyetçilik ile halkçılığın bağdaşmayacağını, halkçılığında 5 yılda bir sandığa gidip, sırtı sağlam olana boyun eğmek anlamına gelmediğini de bilmeyecek kadar geri bilinçli birisi değildi. Bazı şeyler vardır, siyasetde hiç bir değer taşımaz, ama kullanım değeri varsa, kullanılır. Siyasete düşen-alet edilen islam değersizdir, ama alet edilmişlik sayesinde de yeni türden bir değere, kullanım değerine sahip olur... |
Alıntı:
Onu bu düşünceye sevkeden de paylaşım savaşlarının yaşandıgı ortamın koşullarına dayanan vatanı koruma duyusuydu. Vatan milliyetçiligi bir antiemperyalist için o koşullarda zorunluydu, çünkü yedi koldan saldıran ve fırsat kollayan emperyalistlere karşı zafer kazanmak her şeyin sonu değildi buna karşı yurt milliyetçiligi bir anlamda emperyalistlerin istemeden dayattıgı bir düşüncedir. Bu anlamda Atatürk, ne Hitler milliyetçisidir, ne ırkçı ne de Mhp milliyetçisidir. Onu yurt sınırları içinde yaşayan bütün yurttaşları kapsayan yurt milliyetçisi olarak tanımlamak daha dogru olacaktır. Ayrıca milliyetçiligin yanına kattıgı, halkçılık, laiklik ve devrimcilik ilkeleri ile de bu anlayışta oldugunu göstermiştir... Alıntı:
Atatürk'ün kapitalist aşığı görüşü tamamen yanlış, kapitalizmin babası olan emperyalizmi bu ülkeden kovan, feodalizme son veren bir insandan sosyalizm getirmesini beklemek gibi bir yanılgıdan olmalı herhalde. Bu ülkede daha yurttaş dahi yok, sermaye sınıfı yok, işçi sınıfı yok, fesli-ümmetli bir tebaa var karşısında, ne yapabilirdi, sosyalizmi getirme şansı zaten yoktu, öyle birinin mandacı olma şansı da yoktu, diktatör olmak istese olurdu ama o tek seçenek olan demokrasiyi seçti. Kapitalizmin demokrasi yoluyla ülkeyi ele geçirmesini önlemek için de devrimleriyle aydınlanma çağını başlattı. Gençlik ve Bursa Nutku ile bunu anlamak daha kolaydır... Alıntı:
Bursa Nutku "Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek; 'Demek adliyeyi ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lazım.' diyecek. Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir." İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği! Atatürk |
Atatürkün milliyetçiliğinin MHP tarzı bir milliyetçilik olmadığı açık. Herşeyden önce Atatürk Türk-İslamcı değil. Ayrıca sanırım Turancılık fikri de yok.
Ama devrimleri Batıdan alınma. Tabi ki güzel şeyler alınmış ama orjinal değil. Belki de Atatürkçü gençlikteki Batı özentisinin gizli bilinçaltını özetliyor bu. Gerçi herşey geride kaldı. Atatürk devrimlerini yaptı ve gitti. Geriye kompleksli Atatürkçüler kaldı. Atatürkçü denen zümre, özenti ve kopyacı bir zümre. Uzun yıllar önce abim Boğaziçini bitirdikten sonra doktora için M.I.T. Fizik bölümüne gitmişti. Birgün tatilde İzmirdeki evimize geldiğinde, Amerikadaki Atatürkçülerden bahsetmişti. Çoğunun evinde Türk bayrağı, Atatürk bayrağı vs.. Onlara demiş ki; madem bu kadar ülkeyi seviyorsanız, gidin ülkenize hizmet edin elin gavuruna hizmet edip, milliyetçilik yapmak da nedir, demiş. O zamanlar abimi anlamamıştım ama yıllar içinde hem sanalda hem reelde gördüklerim, onu haklı çıkardı. Sanaldaki (nerede ise istisnasız)tüm Atatürkçüler İngilizce nik kullanır. İngilizce imza kullanırlar. Halbuki Atatürk, Türkçe için savaşmış bir adamdı. Almanların,Fransızların ya da İtalyanların ürettiği arabaların arkasına İngilizce ya da Türkçe olarak Ne mutlu Türküm Diyene ya da Türk,Öğün.Çalış Güven yazmak da ayrı bir ironi. Dinciler Atatürkçüleri sevmez hatta ürkerler ama dincilere hep söylerim. Atatürkçüler kadar kompleksli insanlar dünyada zor bulunur. Bunların neyinden çekiniyorsunuz. Bunların kendine bile güveni yok, diye:) Bu ülkenin dindarlarının Atatürkçülere göre daha öz güvenli olduklarını düşünüyorum. |
Alıntı:
|
Muhasır medeniyetler seviyesine ulaşmak K. Atatürk. Gösterilen hedef batı yani Avrupa medeniyeti.
Sosyalizm paylaşımı örgütlemek -Muhasır medeniyet sermaye birikimini örgütlemek. Yani iki siyasi oluşum bir birine ters oluşum. Kim kimi doğurmuş dendiğinde kapitalizm sosyalizmi doğurmuştur denir. Feodalizmde kapitalizmi. Burada mesele minnet duyulması. Niçin minnet duyulacak. Minnet duymak =Yaşaması ve gelişmesi için destek olmaktır. Kapitalizmin en gelişmiş şekli emperyalizmdir. Bir sistem minnet aşamasına geldi mi kutsallaşır işte kutsallaşan sistem halk için tehdit olur. Kapitalizmde sermaye birikimi artık değer hırsızlığına dayanır çalınan emek gücü işçi sınıfınındır kutsallaştırılmak istenen sınıf burjuva sınıfıdır. Atatürk zamanında kendine düşen görevi yapmıştır tarih sayfalarında alması gereken yeri almıştır. Bir çok komünistin övgülerini de almıştır hak edene hak ettiği saygıyı komünistler göstermiştir. Bu gün artık Atatürk ün koyduğu sistem halklar tarafından sorgulanır olmaktadır Çünkü o sistem dünya sistemi olmuş ve Emperyalist aşamaya yükselmiştir Minnet duyma yerine eleştiri ve karşı çıkış beklenmektedir. Günümüz kapitalizme en yüksek sesle karşı çıkma zamanıdır. |
Alıntı:
Dincilerin ayakları daha sağlam basıyor. Atatürkçüler daha sloganvari yaşıyorlar. Teorileri ile yaşantıları birbirini tutmuyor. Anıtkabire gidip saygı duruşunda bulundukları bir adam var ama onun NUTUK adlı eserini sindire sindire bir kez bile baştan sona okumamışlar. Annesi, babası çevresi Atatürkçü diye, o da Atatürkçü. Evinde Atatürkün posteri var ama okulda ders kitaplarında gördüğü Atatürk sözlerinden başka bir şey bilmiyor. İçki içmeyi, namaz kılmamayı Atatürkçülük sanan insanlar var. Söylenen her şey kağıt üstünde. İçselleştirilmemiş hiçbir şey. Bu yüzden Türkiyede en çelişkili yaşayan grupların başında Atatürkçüler geliyor. Bu söylediklerim hakaret değil. Ben de isterim Atatürkçüler en güçlü grup olsun. Türkiyenin her köşesine ciddi manada yayılsın. Herkes Atatürkçülüğü içselleştirsin. Bir ara FETÖ nün okullarının parladığı dönemlerde, Atatürkçü gruplara gidip, biz de karınca kararınca para toplayıp FETÖnün okullarına karşı alternatif Atatürkçü okullar kuralım dedim, ama kimse uygulamada yanaşmadı, tek başıma kalakaldım. |
Alıntı:
|
Sevgili NickMickyok, konumuzla alakalı olarak dindarların Atatürkçülere nazaran daha tepkili, daha yapıcı ve belki de daha vatansever oldukları bir gerçek. Maalesef Atatürkçülerin yüzde doksan dokuzu onu anlamış değil, sözde yiğitler eylemde foslar. Ancak bu çelişki onların zayıf vatansever oldugundan değil, nasıl olsa Atatürk sistemi henüz tam olarak yıkılmamış gevşekliğine dayanıyor. Şeriat olsaydı belki dindarlar da aynı gevşekliği gösterebilirdi. Bu gevşeklik olayı dünyada genel bir durum. İşte bunun için ille de işçi sınıfı diyoruz, hiç bir ideoloji ve hiç bir sistem emek sömürüsüne karşı verilen tepkiye dayanamaz. Çünkü en zorunlu tepki işçi sınıfının tepkisidir. Atatürkçüler gevşeklik göstermeyip de işçi sınıfına gereken önemi ve destegi verseydi bugün çok farklı bir ortam olabilirdi, en azından faşizm gelmeyebilirdi, maalesef Atatürkçülerin yapması gerekeni dinciler yaptı, en ücra köşedeki ezilenlere dahi ulaştılar ve günümüz dinci-faşizmine yol açtılar. Kimbilir belki böylesi bir sonuç olası bir genel tepkiye de götürebilir...
|
Alıntı:
Erdoğancılara ben de koyun gibiler derdim ama yanıldığımı düşünüyorum. Neden Atatürkçü birisi "koyun gibi" olmuyor da Erdoğancı birisi oluyor... İkisinde de lider kültü var. İki tarafda liderine toz kondurmuyor. Yani bunlar değer yargılarıdır. Onlar size "koyun gibisiniz" der siz de onlara. Bunlar kişisel yargılardır ve hayatta hiçbir şeyi yoluna sokmaz. Gerilimi artırır sadece. Atatürk ile Erdoğan tabi ki farklı. Birisi akla,bilime dayanıyor, modern bir kafa yapısı. Diğeri ilkel bir kafa yapısı. Ama takipçileri turnosol kağıdından çıkmış gibi. |
Alıntı:
|
Atatürkçüler bu ülkenin en vatansever insanlarıdır ve yobazlığın sibobudurlar.
|
Alıntı:
Mesele Atatürkçüler ile Erdoğancılar.Ben işin bu kısmındayım. Bu iki grubun biat kültürü arasında ciddi fark yok. Alıntı:
Erdoğancılara göre de siz vatan hainisiniz, kültür düşmanısınız, Batı taklitçisisiniz vs.. Sonuçta yorumlarla ömrünü tüketmemeni tavsiye ederim. Eline birşey geçmez, kendini kandırırsın Türkiyedeki milyonlar gibi. |
Alıntı:
"Yemek" malzemesi yetersiz ise değişen "Aşçı"lar, yemeğe lezzet katamazlar. Belki, "küçük-görece farklılıklar olabilir. Ancak; istenen, arzulanan "yemek" bir türlü pişmez. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Social kelimesi, özele indirgenmiş, ideolojik bir kelime değildir, toplum, halk... Toplumcu, halkçı.. Umarım bu kısım yeterlidir... İkincisi evet Erdoğancılar gibi tepki vermemek gerekir, bu başlıkta mesele yermek değil, başlığın konusuna göre değerlendirmedir. Atatürk, kendisini tabulaştıran kemalistlerin dogmatikliğinden bağımsızdır. Bu ülkeye, coğrafyaya Atatürk büyük yarar sağladıysa, ardısıra giden ve içini tamamen boşaltıp, slogana, etikete, resime, şekile, dini siyasete çeviren dogmatikler, bilim dışı tabulaştırıcılarda o kadar zarar vermiştir. İkiside dindir, ikiside teolojik siyasetden beslenir. Bu sadece bu noktada geçerli değil ki, her görüş açısından sonuç aynıdır. (bana diyorlarki Marksist-leninist misin? hayır!, kişici olmanın ölçütü fiilidir, pratiktir, şu ya da bu konudaki görüş fikrine katılıp, katılmamak, destek verip, vermemektir, fiili çerçeveyi kapsar, ideoloji değil ve destek evrmek işide yaşamsaldır, o fiili durumda geçerlidir, görüşüne katılmak ise uzama vurulabilir, ama şu konuda öngörsünü, bu konudaki öngörüsünü almak veya geliştirmek olabilir. sosyalistim, işte bu olabilirim çünkü sosyalizm ekonomi-politik bir sistem(kişilerden bağımsız), ideolojik bir zemini var. Marx şu konuda şöyle çözüm buldu, şöyle davrandı diye, bugünde aynı konuda aynı çözüm, davranış geçerli olacak diye bir kaide olamaz. Muhammed deveye bindi diye bende binmek zorunda değilim) Kişi kültü ve fanatikleşme bir kez öne çıktı mı, artık kişinin de değerini yok ederler, o düzeye vardırılmıştır ki, AKP'nin izlediği türden propagandalara düşülür, başka kaçarı yoktur. Yani boş, subjektif kişi kültü, yüceltimi... Atatürk halkçılık mı demiş, bu ülkede şiddetle, halkçılığın karşısında olan kemalistler olmuştur, bunların ittihat terakki tarzı bürokratik hakim anlayışının, Atatürk ile alakası yok, ama bir kez kültleştirme egemen olursa ittihat terakkici silahlı bürokrasiden de kurtulma şansları yok. Bunlar Atatürk'ü kendi çıkarları için, nalına, mıhına alet eden, değerini yok eden insanlar. Siyaseti külte öykünmeye, tarafgirliğe, fanatizme indirgeyerek, yaşamsal, verili durumun tespit ve analizlerinden, sorunalr ve çözümlerine kafa yormaktan yan çizen, yerine klişelerini, etiketlerini hakim kılan insanlar. iyi niyetlesi ise kulüp siyaseti... 21. Yüzıldayız, sorunlarımız nedir? Bunlar kalem, kalem dökülmeli, sonra çözümünüz nedir? Bunlarda kalem kalem dökülmeli. Ama kemalist birisi ne sorunları dökümleyebilir ne de çözümü öngörebilir, çünkü ekmeğim yok açım diyene -< Al sana Atatürk resimi, al bak kocaman sınırlarımız var sınırlarımızla övünüyoruz, vatan vb siyasetinden, arkadaş ne vatanı yahu açım diyorum diyene vay hain! siyasetinden başka yaptıkları bir şey yoktur. suyumuz yok ölüyoruz diyene al sana vatan, gerisi teferruat siyasetinden başka bir şey yapmaz. Çünkü her daim sorunu kişi kültünün ve sembollerin ne düzeyde yüceltilip, yüceltilmediğine, dalgalanıp, dalgalandırılmadığına göre ölçer! ha birde herkesi vatan haini, düşman ilan etmekten öte siyasetleride yoktur, ne kadar da garip değil mi, şimdi referandumda hayır diyenler terörist, vatan haini! Yani, o tarz dogma ve kült siyasetin sonu bu olur. Afrikada insanlar acından ölür, al sana incil, İsa'ya yalvar ki suçlarından arınasın siyaseti gibi, farklı değildir. İnsanın verili durumda ne yapması gerektiğinin ölçütü, şu ya da bu tabuyu ne kadar çok sevip, sevmediğinden bağımsızdır, ben isa'yı ne kadar çok yüceltirsem yücelteyim, ne kadar çok seversem seveyim, bu mevcut durumumu değiştirmeyecektir ve mevcut durumumu çözmek için siyaset yaptığımda, İsacıların beni hain ilan etmesi kolayca mümkündür. çünkü İsa'yı yüceltme siyaseti dışında bir siyaset izlemişimdir. Amacım İsa'yı yüceltmek değil, mevcut durumuma çözüm üretmek olduğu için... Bu başlıkta Atatürk tartışılmamalı, başlık diyor ki, Atatürk'ün ilkeleri, bu coğrafyada sosyalizmin....... yani biz ilkeleri ve sosyalizmin ilkelerini ele alıp değerlendireceğiz, kişileri değil. eğer öyleyse, bir örnekle diyorum ki Milliyetçilikle sosyalizm bağdaşmaz, aksine kapitalizm koşullarında anti-milliyetçi olunması şarttır. Feodal dönemde amenna, ama şimdi kapitalizm hakim, milliyetçilik sürdürülemez, sürdürlürse, sürdüren kapitalizmin ve emperyalizmin kölesi olur, çünkü artık din gibidir, sosyal karşıtıdır(bu durumda da halkçılıkla(socialism) bağdaşmaz). Milliyetçilik feodal iktidardan kurtuluşa toplumsal bir örgütlenme zemini sağlarken, kapitalizmde ise sisteme entegrasyon ve bağımlılığın siyasetine dönüşür. Sosyal develt olgusu yerine Devlet baba, develt ana, yüce devlet gibi insana ve gerçeğe yabancı bir iktidar biçimine dönüşür(bu toplumun insanı tapu dairesine bile gittiğinde önünü ilikleyip, şapka çıkartan insandır, böylesine 3-5 kalem etiket, yüceltimden dolayı ezik, büzük bir toplumun ileri çıkması mümkün değil, hepi topu devlet erkanının ittihatçı veee dini, Atatürkü, milliyetçiliği kullanırsa(!) kolay kafalarca teslim alınması, bu ülkenin her şeyini kolayca bitirir, ülkeyi satar ama asla toplum farkedemez çünkü satarken milliyetçiliği, bayrak dalgalandırma, göz boyama işini kolayca yapar, toplumun sorunlarının siyaseti yerine etiket yüceltimi siyaseti hakim olur, kör eder, topluma rağmen) Dünyada bağımlı ülkeler, bilimin uzak veya bilimin şu bu kalemlerinin zinhar alınmadığı, mafyanın hakim, egemen olduğu, cirit attığı, iktidarların kleptokratik olduğu, cahil toplumlar; 1.) Din baskın-egemen toplumlar 2.) ırk, milliyetçi ayrımların baskın egemen olduğu toplumlar. Çünkü bu siyaset yapaydır, açıkladım, yer dar her yönüyle her kalemde açıklayabilirim. (ve ben bunalrı böyle yazdım diye, bir aşırı milliyetçi anında yazdığıma bakmadan beni bölücü, PKK vb diye provake edebilir, kendisini kandırabilir, versende alamaz değil mi?) Ama, ama Atatürk milliyetçiydi, yahu şimdi yaşasa benim gibi düşünemez miydi? Sen mi belirleyeceksin bunu, yoksa gerçekler mi? Atatürk taaa o zamanlarda milliyetçi diye ben neden milliyetçi olayım? Muhammed deveyle seyahat etti diye ben neden edeyim? o zamanın koşullarıydı ve o koşulda geçerlilik şansı bulmuş olabilir(feodalitenin sürüleştirici ümmetçiliğine karşı, milliyetçiliğin örgütleyici siyasetine başvurma, bir kez feodalizm yıkıldı mı, artık milliyetçiliğin gereği kalmaz çünkü feodal iktidar yoktur ortada! O zamanda milliyetçilik ümmetçilikle aynı işlee döner, sürüleştirici)... Atatürk halkçılık mı demiş, eeee hani halk örgütleriniz nerede? 100 yıl bakalım, nerede halk örgütleri, nerede halk örgütü çabası var vatan haini, terörist denip çıkılmış, kim yapmış? Bu toplumun asıl sorunu emperyalizm filan değil, toplumun asker(emir kulu, beyin gereksiz, buyrukları alıp uygulasın yeter, uygulamazsa suçludur!!!!) olmasıdır(!), o siyaseti bile yalan, dolan yapıyorlar. Emperyalizmi güdükleştirip sanki emperyalizm bayrak, millet, vatan, ezan demekmiş gibi ve bunlara sahip olunursa emperyalizm yok olurmuş gibi işliyorlar, oysa emperyalizmin özü, ekonomi-politiktir, senin ülkende milyarlarca bayrak asıp, binlerce minare dikip dalgalandırmana bakmaz, aksine bu tür siyasetler emperyalimin görünmesine engel olduğu gibi mezede olur. Ve insanlarda kandırlır, bayrak çok dalgalandırıldı, emperyalizm yok sanılır, oysa sanayi, yer altı, üstü kaynakları çoktan teslim edilmiştir, ama neyseki topluma emperyalizmin milliyetçiliğin yüksekliği, ezanın sesliliği, bayrakların dalgalanması, sınır övünmeleriyle asla coğrafyaya girmeyeceği propagandası, emperyalizm budur yanılgısı yapılmıştır... halkçıymışız, peki, eğitim, sağlık, barınak, insanca yaşam koşulları -> güvence altında mı? hayır, ama sen çıkıp bunu ilke sanırsan, bunu da 5 yılda bir oy atmaya indirgersen, yaşamsal değilde ilkesel -emir, telakki- görürsen, ilkeyi de bayrak edip sallarsan, salladım mı salladım, tamamdır demekten öte gidemezsin. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Ama bazı faşist kemalistler de artık görülmeli, çünkü istismar, meze edilenin değeri düşer. Atatürk'ü kendi çıkarları ve bürokratik-mafyatik ilişkileri veya devlet gücüne sırtını dayamak için meze ettiler... Kenan Evren bile kemalist'di, öyle herkesin kolayca olduğu bir şey ise, orada durup düşünmeli, bu işde bir kofluk var(önceki yazımda biraz özetledim, detay gereksiz).. Dini istimar edeni nasıl kolayca görüyorsak ve aslında nasılda bizlere zarar veriyorsa, sosyo-kültürel aidiyetleri ve kişileri istismar edenleride görmeliyiz. tespiti çok kolay, siyasetine ve kafasında kurguladığı dünyaya, önceliklerine, egosal-mafyatik davranışlar ve nutuklarına bakılacak... |
Sevgili world, tartışılarak bir şeylerin açıklıga kavuşması gereken önemli bir başlık açmışsın ama konuyu kişisellige getirirsen açtıgın başlıgın bir anlamı kalmaz.
İnsanların ne düşündügü belki önemlidir ancak konuyu dağıtmamak adına konuya odaklanırsan bir işe yarar, yoksa yaptıgımız veya yapacagımız yorumlar güme gider ve diğer ziyaretçilere bir şey veremezsin. Biri sana şusun-busun dediğinde itirazın varsa öyle olmadıgını gerçek yaşamda ve bilimsel anlamda bir şekilde cevaplarsın, böylece cevap verdigin kişi de seni ciddiye alarak daha dikkat etmek durumunda kalır... Sevgili spartacus'un Kenan Evren örnegi sistem Atatürkçüleri için çok yerinde bir örnektir. Yani kabaca Atatürk'ün getirdigi sistem, faşist, darbeci, dinci Atatürkçüler yetiştirmiştir diyor. Bu kaçınılmaz bir sonuçtu öyle de oldu diyor. Bu konuda tamamen haklı, ancak Atatürk'ün hedefi bu değildi konusu da ayrı bir tartışma konusu... |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
NickMickyok Konuya dair görüşünüz yoksa, dahil olmak zorunda değilsiniz... Konu şu ya da bu kişiyi tartışmak amacı taşımıyor, Konu görüş, ilke ve devrimlerin, bir sistemin ilkeleriyle, uyuşup, uyuşmaması veya o sisteme kapı açıp, açmaması üzerine. |
Alıntı:
|
Sosyalizmin fikir aşaması için önce milliyetçi,laik,cumhuriyetçi milli önderlerin emperyalist,feodal ve monarşik sistemden milleti kurtarması zorunludur. Atatürk sosyalistlerin de minnet duyması gereken bir liderdir çünkü onun devrimleri olmadan sosyalizm aşaması mümkün değildir.Atatürk'ün devrimlerini savunan Sol Kemalizm Atatürk devrimlerinin sosyalizmle tamamlanacağını öne sürmektedir.
----------------------------------------- Böyle bir görüşle tartışma açılmışken ne boyutlara gitmiş . Bu görüşe göre sosyalistlerin Atatürk ve devrimleri için minnet duymaları istenirken Tartışma cü cu lara dönmüş Tartışmalar bilimsel ölçekte yapılamsı gerekirken kişiler üzerinden ve konu dışına çıkılarak yapılmaktadır Bu tartışmaların sonu hakaretle bitecektir işte o zaman da rayından çıkmış olacaktır. Sosyalizm fikri atatürkle başlamadı sosyalizm fikri çok öncelere dayanır Şeh bedrettini okuyanlar sosyalizm fikirlerine rastlar. Roma döneminde Spartakus u izleyenler özgürlüğü onun için ölümü göze almayı görür. Sosyalizm fikri orta çağdan bu yana vardır. Sosyalizm fikir olarak var olması onu maddi olarak var edemiyor işte onun için üretici güçlerin belli bir aşamaya gelmesi gerekir.Bu da kapitalist düzendir.Kapitalist düzen avrupaya türkiyeden çok önceleri gelmiştir 1914 de roza lüxenburg hatta 1848 1871 bu tarihler bize sosyalizm için devrim fikrini söyler. Atatürk sosyalistlerin de minnet duyması gereken bir liderdir çünkü onun devrimleri olmadan sosyalizm aşaması mümkün değildir Atatürkün başlattığı ulusal kurtuluş savaşında bütün halkta bu savaşa katılımcı ,di bu katılımcıların arasında dağlarda gezen efeler ve komünistlerde vardı onun için kimsenin kimseye bir minnet borcu olamaz. O devrimler desteklendi ve başarılı olması için mücadele edildi. Yani bir minnete ihtiyaç varsa herkesin herkese ihtiyacı vardır. Atatürk'ün devrimlerini savunan Sol Kemalizm Atatürk devrimlerinin sosyalizmle tamamlanacağını öne sürmektedir. İşte böyle bir şey mümkün değil Atatürk kapitalist içerikli devrim yapmıştır Sosyalizm kapitalizmin yıkımı yerine inşa edilir.yani Atatürk devrimlerinin varacağı son nokta Emperyalist aşamadır Zaten Atatürkte bunu istemiştir Şöyle demiştir Hedefimiz muhassır milletler seviyesine ulaşmak.Yani Avrupa kapitalizmi. Kişileri olduğundan çok abartmak onlara tapınmaktır Atatürk bu ülke için yapılabilen şeyi yapmıştır onu da tek başına yapmamıştır. Laiklik istenilen düzeyde değildir eksik ama eski rejimden iyi idi. Demokrasi bu hiç mümkün olmamıştır belki de halk çok olgun olmadığından. Tarih yazdı belki biraz fazla yazdı. |
Alıntı:
|
Başlıkta Atatürk'ü göklere çıkartan hiçbir ifadem yok aksine sol kemalizme göre Atatürk devrimleri tamamlanmadı diyorum sadece Atatürk olmasaydı yaptığı modern burjuva devrimi olmasaydı sosyalizme geçilmesi mümkün değil diyorum.
İyi günler. |
Alıntı:
Sosyalizmin doktrinlerini yaz(Google a bakabilirsin) Ondan sonra Atatürk ilke ve inkılaplarını yaz. Ve bu yollardan sosyalizme nasıl geçileceğini göster. Buyur açtığın konudan gidelim. Dört gözle bekliyorum, bu geçişi nasıl açıklayacaksın. |
NickMickyok
Sen hangi tip koyunsun? Konuyu bile kökünden saptırıyorsun. Evet Atatürk devrimleri, senin dilediğin sosyalizmi işaret etmez ancak , senin dilediğin sosyalizme nasıl ulaşacaksın? İnsanlara koyun diyerek mi ? |
Alıntı:
Atatürk ayrı Atatürkçüler ayrı. Atatürkçüler ile Atatürkü karıştırmamak lazım. Ben sana o kadar çok Atatürkçü sayarım ki. Mesela bugün en koyu Atatürkçüler MHP liler ve turancılar. CHP nin Atatürkçülüğü, sağın diğer renklerinin Atatürkçülüğü... Üstelik hepsi birbirinden farklı Atatürkçülük. Birisinde Atatürk dindar, diğerinde dinsiz vs... Birindeki Atatürkçü alevi-sünni ayrımı yapmazken, diğer grup Atatürkçüler Kürt ve Alevi düşmanı iken diğer gruptaki Atatürkçüler Ateizm düşmanı vs... Atatürkçülerin çoğu, Atatürk ü istediği gibi anlıyor. Ve kendisinden başka herkesi yanlış anlamış zannediyor. Ayrıca Türk Solu gibi -sözde solcu- aslında faşist olan o yayınlardan Atatürk öğrenmeye çalışmakta ayrı bir sorun. Yani uzun lafın kısası, Atatürk ayrı Atatürkçüler ayrı. Atatürkçülerin çoğu slogan atmayı marifet sayıyor. Onlar maalesef çoğunluktalar. Ve onlardan bir cacık olmaz. Kişisel tartışmaları hiç sevmem. Çünkü bununla asla bir yol alınmayacağını çok iyi biliyorum. Ama faşistlere karşı kendimizi savunmalıyız. Maalesef ateistlerin içinde de sayıca çok fazla Türkçü faşist var. Bunların tez elden müslüman olmasını dilerim. Ateizmin daha fazla yara almaması için. |
NickMickyok
Koyun olduğunu kabul ettin anladık. Çoban kim ? Özgür koyunum deme ! Kurt kapar. Konu başlığına bakıyorum , sizin yazdıklarınıza baktım , hiç mi hiç faydalanamadım birikiminizden! Atatürk ve inklapları sosyalizme geçit veriyor mu? Vermiyormu konusunda fikrinizi söyleseniz olmazmı? Olumsuz ise neden olumsuz olduğuna dair birikimlerinizi yazsanız da aydınlansak . Atatürk ayrı Atatürkçüler ayrı demeniz ne ifade ediyorki konuya dair. Ben Atatürk inklapları sizin dilediğiniz sosyalizmi işaret etmez dedim. Sizden neden sorusunu beklerken , siz egonuzu patlatıp ben ben ben ben ve siz diyerek noktayı koymuşsunuz. Ciddi olarak , kimin koyunsunuz sorumada kısa ve tatmin edici bir cevap verirsiniz umarım. |
Alıntı:
bırak bu geyikleri. İddia, iddia makamınındır. Bu çok basit gerçeği bugün bilmiyorsanız, yarın öğrenirsiniz umarım Atatürk devrimleri ve sosyalizm arasındaki ilişkiyi iddia edenler, bunu açıklamalılar. İddiayı yapıp kaçmak olmaz. Ben kendi beynimin koyunuyum. O ne emrederse onu yaparım. Atatürk ilke ve inkılapları sosyalizmi işaret etmez demişsin. Ben sana neden sorayım NEDEN diye.Kendini neden bu kadar önemsedin ki ? Forumda gördüğüm kadarı ile daha çok geyik yapmayı tercih eden birisisin. Üstelik geyik yapmayı; kurnazlık ,zeka ve laf sokma beceresi ile harmanladığını sanıyorsun.Ama öyle birisine benzemiyorsun haberin olsun. Konuyu açan arkadaş iddiasını fikri olarak neye dayandırıyor, onu merak ediyorum. Ona bir şans tanımak lazım. Belki ikna eder bizi. |
Alıntı:
Not: Konuyla ilgisi olmayan iletiler ilgili başlıklara taşındı. Kişiselleştirici, itham altında bırakan, niyet okuyan mesajlar kaldırıldı. Bu konuda daha duyarlı olunmasını rica ediyoruz. Teşekkürler |
Alıntı:
Okuduğunu dahi anlamayan birisin diye boşuna yazmadım. Admin arkadaşlar sana kıyak geçmek için üsteki yalan cümleni uyarı yazımı çöp yapmışlar. Problem deil. Ne dediğimizi tekrar yazalımki, senin okuduğunu anlamadan benim adıma yazdığın yalan cümleyi bilsinler. Senin dediğin. Alıntı:
Benim yazdığım Alıntı:
Üsteki belirtilen duruma karşı ben böyle birşey demedim savunma yazımı alıp çöpe atmak gibi başarılı görevinizden dolayı kutluyorum. Yukarıdaki adıma yazılan cümle ile benim yazdığım cümle arasındaki durumu fark etmeniz umudu ile. |
Sevgili world arkadaşımızın iddia niteligi taşıyan " Atatürk Devrimleri Olmadan Sosyalizm İmkansızdır" görüşüne katılıyorum.
Atatürk devrimleri, kapitalizm ile sosyalizm arasında yaşanan sürecin ta kendisidir. İnsanların kafasını karıştıran olayın bam noktası, Atatürk devrimlerinin tamamlanmış oldugunu zanetmeleridir. Onları yanılgıya götüren noktalardan biri de sevgili spartacus'un verdigi Kenan Evren örnegidir. Kenan Evran örneginde oldugu gibi Atatürk devrimleri ve Atatürk hedefinde olmayan daha bir çok örnek verebiliriz. Demokrasi denen sistem toplum kesimlerini bıçagın sırtında taşıyan bir sistemdir, bıçagın sırtında hangi kesim tutunabilirse sistemi de o ele geçirir. Atatürk'ün getirdigi demokrasi de bu özelligi taşıyordu. Atatürk'ün böylesine hassas bir sistemi getirmekten başka bir yolu olmadıgı gibi sosyalizme kapı açan en uygun sistemi o günün koşullarında keşfetmesi de takdir edilmelidir. Demokrasi anlaşılmadan Atatürk de anlaşılmaz ve buna mukabil sosyalizme giden süreç de anlaşılmaz. Demokrasi, burjuvanın doguşuyla birlikte ezilen halkları kendi tarafına çekerek feodalizmi yıkmak için zorunlu olarak uygulamaya geçmesiyle başladı. Bununla birlikte işçi sınıfı ve kentleşmeyi getirdi. Özgür köle olarak tanımlayacagımız işçi sınıfı bir topluluk bir güç haline geldi. Böylece hak arama, mitingler, grevler başgösterdi. İşçi sınıfını durdurmak için adına demokrasi denilen sistemde seçme-seçilme, dernekleşme, partilileşme, örgürlenme gibi bazı sözde eşit haklar gibi yollara gidildi. Toplumlar burada köleci ve feodal sistemlere nazaran örgütlenme gibi bir güç elde ettiyse de sistemin kontrolü yine ezenlerin elindeydi. Devletin bütün kurumları burjuvanın çıkarına göre dizayn edilmiş ve ordusuna varana kadar onların çıkarı dogrultusunda işliyordu. Demokrasi sistemi her ne kadar burjuvaya işliyor olsa da işçi sınıfının da bu sistemi yıkma gücü bulunuyordu... Atatürk, böyle bir çetrefilli sistem gelmeden sosyalizme gidilemeyeceginin bilincindeydi. Bıçagın sırtı diğer anlamda hodri meydandır, hodri meydan aynı zamanda toplumların ulaştıgı bir kazançtır. İşte Atatürk bu kazancı sağlamanın yolunu açan bir kâmildir... |
Sevgili Ilahi,
Bahsettigin cikarimla alakasi yok. Mod'lar da insandir ve hata yapabilirler, eksiklikleri de olabilir. Hatta her bir cumleyi okuyamayabilir. Zamani, firsati yada enerjisi olmayabilir. Yani insani bir durum bu. Uyelerin mesajlarini dikkate almamak ne demek? Kiyak gecmek ne demek? Ustelik en cok da nick mick'in iletilerini almak zorunda kaldim. O noktaya varma lutfen. Bu baslik karsilikli atismalardan dolayi neredeyse felc olmustu. Ancak elimden o kadari geldi. Yanlis birsey varsa, soyleyin, dizeltebilirim. |
Sosyalizm için Atatürk devrimlerine ihtiyaç yoktur.Öyle olsaydı Lenin/Mao sosyalizmi kuramazdı.
Sosyalizm için milliyetçi önderliğe ihtiyaç duyuluyorsa bu sadece Türklere mahsus bir durum olamaz.Diğer halklarda kendi milliyetçi önderliklerini yaratmak ve kendi milliyetçi devrimlerini yapmak zorunluluğunda olurlar.Bu durum sosyalizmi değil her aklın anlayacağı gibi kargaşayı kavgayı katliamı getirir.Yani sosyalizmin sonunu işçi/köylü devriminin bastırılmasını. Stalinin Ulusal sorununu okuyun yararlı olacaktır. |
Alıntı:
Bunlarin hepsi nasil olacak, okurken basim dondu, senin kastettigin MDD filan mi? Bir de burada sosyalizm'i ve dahi diger kavramlari kitap tanimina sigdirilmis sekliyle mi aldin(teorik haliyle), keza Mustafa Kemal'in gorusleri vs. dahil, ogrenmek isterim. Bir de bu Sol Kemalizm dediginin tanimi nedir, bir izah eder misin? |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:34 . |