![]() |
Bu muazzzzzam evren...
Kendi kendine oluşmuş olabilir mi? Beynimiz yüzbin bilgisayar gücündeymiş. Zamanla tesadüfen bu durumuna ulaşmış olabilir mi? Sinir sistemimiz, kas yapımız, basit bir bitkinin yapısı, bir arının mekaniği, bir ağakakanın kafa ve gaga yapısı, bir sinek kuşunun uçuş aerodinamiği kendiliğinden bir şekilde bugünki hâline gelmiş olabilir mi?
Evrim var, evet, ama bu evrim bile var olan bir nesnenin üzerinde yükseldi. Var olan bir varlığın evriminden söz ediyoruz. Bu ilk var olan varlık bile bir görkeme, bir ihtişama sahipti. Bir kere ilk var oluştu o! Bu nasıl olabildi? Kendi kendine, tesadüfen, milyonda bir bir ihtimalin sonucu olarak mı? Emin misin? Yoksa bir var oluş gayesinin sonucu olarak mı var edildiler? Bizim bu fizik evrendeki var oluş amacımızın sonucu olarak yani... Sadece bizim galaksimizdeki karadeliğin boyutu güneşimizin 2000 (ikibin) katı kadar. Bizim güneşimizden trilyonlarca fazla ve büyük güneşler, sistemler var. Ve bir henüz bu evrenin sadece çok küçük bir kısmını bilebiliyoruz... Bu bir tesadüf mü yoldaşlar?.. Hayır yoldaşlar, bu bir tesadüf olamaz... :) |
Ne tesadüf mü? Oluşun olmadığı bir an yok ki evren tesadüfen oluşun oluş hep var oluşum hep var.
|
Alıntı:
İşte bu "hep" nasıl bir şey? "Hep var olmak" ne demek? Nasıl bir varoluştur bu böyle ki "hep" olsun? |
Alıntı:
|
Alıntı:
Neden sorulmasın? Spartacus da tam o kısımda tıkanıyordu. İlk var oluşu inkar ediyordu ve o da "hep" var olduğunu iddia ediyordu. İyi ama nasıl hep var olabilir? Üstelik bu var oluş ne kadar da müthiş, ne kadar da muhteşem, ne kadar da olağanüstü! Tesadüfen veya "hep" var olagelen bir şeyden çok büyük bir yeteneğin ürünü olarak ortaya çıkmış gibi. Yâni basit bir atomun içi bile böyle çarpıcı olsun, sıradan bir molekül bile böyle etkileyici görünsün, basit bir tek hücreli canlı bile bu kadar inanılmaz işlevlere sahip olsun... Ve evrende en kıytırık bir galaksi bizim samanyolu olsun da onun binlerce katı kadar büyüklükte başka pek çok galaksiler olsun. Dahası da olsun hatta... Beynimiz nasıl bir evrim süreci sonunda bu kadar müthiş ve olağanüstü bir güce, kapasiteye erişmiş olabilir acaba? Bunun maddî altyapısı ne olabilir? Hangi maddî zorunluluklar beynimize bu kapasiteyi kazandırmış olabilir? Hiç!.. Böyle bir zorunluluk yoktu. Bir maymunun beyni için de yok, bir ağaçkakanınki için de... Ama hepsi muhteşem!.. Nasıl olabilmiş bu? "Hep"... :) |
Alıntı:
|
Alıntı:
Ama o dediklerin "biz canlılar için". Ben bizim evrim sefaletimizden, eksikliğimizden söz etmiyorum. Evrim olarak bizler elbette eksik ve kusurluyuz. 20'lik dişlerimiz, apandistimiz, bağırsaklarımız vb hep doğanın zamanla bulduğu palyatif çözümlerle oluşmuş. Ben daha üst boyutta bir şeyden söz ediyorum. Evren ne kadar da müthiş bir oluşum. Hep var olagelen bir varlık için fazla olağanüstü değil mi sence de? Maddenin yapısı, atomlar, ışık, ışığın ve enerjinin farklı durumları, dönüşümleri, enerjinin maddeye dönüşümü, vb... Bunlar sence tesadüfen veya kendiliğinden oluşmuş veya hep olan bir evrenin sıradan hâlleri olabilir mi? |
Alıntı:
|
Alıntı:
Nasıl yok? Evren yine var olabilirdi ama bu kadar olağanüstü karmaşık ve çok boyutlu olamayabilirdi. Evreni bu kadar karmaşık ve olağanüstü yapan şey nedir? Hep vardıymış! Haydi bu saçmalığı geçelim, hep vardıysa bile nasıl olur da bu kadar olağanüstü bir çeşitlilik, zenginlik, karmaşıklık ve ihtişam olabilir? Bu kendiliğinden oluşabilir mi? Bu, zamanla bir evrim sonucunda bu duruma gelmiş olabilir mi? Hiç olabilir mi böyle bir şey?! |
''Evren yine var olabilirdi '' Bu cümlenin altını doldur.
Evren şimdi olduğu gibi olmasaydı biz olabilir miydik olamazmıydık bunu düşün. Evren hep vardı demiyorum oluş hep vardı devinim hareket varlık hep vardı diyoum bizim evrenimizden önce veya sona başka bir hareketlilik olmalı diyorum. Olmalı ki neden-sonuç zinciri işlesin diyorum. Saçmalık olan tek şey senin kurduğun bu Harun Yahya mantığı. |
Alıntı:
Harun Yahya kim yahu! O adamla beni özdeşleştirmen bile haksızlık. Evren şimdi olduğu gibi olmasaydı biz olamazdık tabii ki... Bunun düşünecek neyi var? Evren değil oluş vardıysa da durum değişmez ki? Sonuçta olan şey için de aynı sorular ve itirazlar geçerli. Oluş hâlindeki o şey nasıl olabilir de hep var olabilir? O şeyden günümüze nasıl gelebiliriz? Madde bu kadar katmanlı ve muazzam bir evreni gerektirmezdi ki!.. |
Alıntı:
Eğer senin Harun Yahya mantığın doğru olsaydı zamanı ve evreni yaratan Tanrı olsaydı bu dediğin sorun ortaya çıkardı. Çünkü tanrı zamanı yaratmış olsaydı zamandan önce bu eylemi gerçekleştirmiş en azından gerçekleştirmeye karar vermiş olacaktı ama zamandan önce diye bir şey yoktur. Dolayısıyla zaman ve evren sonradan var olan şeyler değildir.(Evreni varoluş anlamında kullanıyorum). |
Alıntı:
Biz merkezde değiliz. Biz parçasıyız. Milyarlarca oluş ve altüst oluş içindeyiz, var olan ve yok olan şeylerin bir parçasıyız. Benim mükemmel evren algımın kaynağını veya temelini "biz" oluşturmuyor. Bir sineğin gözü bile sizin hep var olan "oluş" varsayımınıza çok fazla geliyor. Bunun farkında değil misin? Tanrı diye ayrı bir varlık yok. O algı hatalı. Öyle düşünme. |
Alıntı:
Sineğin gözü evrimle oluştu çünkü göz evrimle oluştu bunda nasıl bir muazzamlık arıyorsun bu gözün oluşması için yok olan canlıların dili olsaydı da sana cevap verseydi muazzam mıymış değil miymiş oluşması. Evren kaosun yok oluşun ve sürekli değişimin yeridir içinde muazzam bir şey yoktur . |
Alıntı:
https://www.google.com.tr/search?q=s...jYCtojJPcHoiM: Yani evrimle yine bir göz oluşurdu sineğe. Ama böyle bir şey olmak zorunda değildi. Düşün ki bir sperm bile mucizevî. Yâni evrim kusurlu, el yordamıyla ve palyatif çözümlerle ilerliyor tabii ki ama bir de kendini gösteren olağanüstü bir altyapı var. Ben bunu kastediyorum. |
Alıntı:
Olmak zorunda değildi ne demek .Güneş de veba virüsü de , mkroplar da olmak zorunda değildi ama oluşum süreci onları oluşturdu . |
Neyse Harun Yahya kafasıyla bu konuyu açmışsın ben de kendimi yoramam.
|
Alıntı:
Ben evrenin bu kadar olağanüstü bir heybetlilikle ve görkemli bir zenginlikle var olmasına dikkati çekiyorum. Yani ben sürecin şeklini, biçimini, kendisini vb değil, ben temelde bir şeyi dikkatlerinize çekmek istiyorum. Evet, milyonlarca tür yok olup gitti. Ama hepsi de o ihtişamın bir parçası olarak var olup gitti. Yahu bana karşı şu saçma "harun yahya" ve "trol" ithamlarından başka verecek bir cevabınız yok mu? Ben müslüman veya dindar biri değilim ki harun yahya türünden olayım. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
''İhtişamın bir parçası olarak yok olup gitti''
Şu cümleyi ciddi bir yerde söyleme . |
Alıntı:
Alıntı:
Lütfen bu mesajımı atlama. Oku ve anlamaya çalış. Bak gördün mü, sana zorla da olsa bir şeyler anlatmaya çalışan başka bir trol oldu mu hiç? :) |
Alıntı:
Sen anlamasan da, anlamaya yanaşmasan da... ben söylerim. :) |
Çünkü trollsün.Kendi kendine yaz konuda.
|
Alıntı:
|
Varlık, fizik, yani "varoluş karakteri" demektir, "bulunuş" demek değildir. Evren de (büyük patlama) ancak fizik olguların çatışmasıyla kendisini oluşturabilir, ancak bu onun "kendiliğinden" oluştuğunu söylemek değil, bilakis kendisizliğinden oluştuğunu söylemektir. Böylece "tesadüf", ontolojik zorunluluğun egzistensiyal adı olur... Bir başka deyişle, oluşu önceleyen birşey yoktur, oluş kendi kendisini, daha doğru bir ifadeyle "kendi kendisizliğini" önceler.. İşte "Bir" metafiziği bu noktada kendisini iptal etmek durumunda, zira görüldüğü gibi oluşun arkasını Sonsuz-bulunan'la kapatmanıza, oluş kavramının bizatihi kendisi izin vermemekte. Oluşun mutlaklığı ise zaten sonsuzluğun ontolojisidir zira sonsuzluğu ortaya çıkaran sadece sonluların varoluşudur. Özetle "Sonsuz" diye birşey yok, sonsuzluk var ve bu da ontolojik anlamda "sonsuz sonlular" veya "sonlu sonsuzlar" olarak okunabilir...
|
Hiçbir şey kendi kendine oluşmaz. Çünkü şeylerin kendi oluşumlarından önce kendileri yoktu. Bir şeyleri oluşturan başka şeylerdir.
Hiçbir şey yaratılamaz da. Yaratmak yerine oluşmaktan söz edilebilir. Suyu kim yarattı? sorusu yanlış. Su nasıl oluştu? sorusu doğru. Su yaratılmıştır. Yanlış. Su kendi kendine oluşmuştur. Yanlış. Su tesadüfen oluşmuştur. Yanlış. Su zorunlu olarak oluşmuştur. Yanlış. Suyu oluşturan sebep vardır. Eksik. Suyu oluşturan sebepler vardır. Tam ve doğru. |
Alıntı:
Tesadüf ise genel değil spesifik bişeyin şahsındaki spesifik bişeyin neden öyle olduğu da başka türlü olmadığıdır aslında. Ama rastgelelik denilen de bir şey var. Mesela klavyeye rastgele basılarak veya bir şempanzenin basarak edebiyat eserleri ortaya çıkarabilir mi diye tartışma da var. Rastgele klavyeye bastığımızda aslında illa herhangi tuşlara kesin olarak basmış olacağız ve bu noktada tesadüf yok ama spesifik olarak hangisine bastığımız tesadüf oluyor, ama bu da gelişigüzel olduğu için kelime meydana getirmekten ziyade harflerin yan yana rastgele dizilmesi oluyor. Yani sebepsiz olmadı, klavyeye bastım ama gelişigüzel bir kombinasyon oldu, herhangi kombinasyon ve herhangi harflerin ortaya çıkması kesin ama spesifik olarak hangisinin olduğu ise rastgele bastığımdan tesadüftür. Yani tesadüfen olamaz sebeplerle olur diyorsun ama zaten o sebeplerin gelişigüzellikle düzgün bir şey oluşturup oluşturamayacağı söz konusu. Mesela abiyogenezin 700 milyon yıl sürdüğünü söylüyor ÇMB. Yani bilinçli olsa tek seferde bile olur, ama rastgele kombinasyon olduğu için sürekli denenmesi gerekiyor, işte böyle rastgelelikle olamayacağı dile getirilmek için tesadüfen olamaz deniyor, milyonlarca ve milyarlarca yıl devreye girdiği için ise bilimsel değil spekülasyondur deniyor çünkü sınamak mümkün olmuyor. |
"Aşkınsallaşmak"dan sonra şimdi de "kendisizliği" çıktı!.. :)
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
limbik damıtma gibi olmuş. Bir tercüme/tefsir ya da şerh yazılması gerekiyor/isteniyor. İsterseniz bunu yapabiliriz-/deneyebilirdik.... bir diğeri de; Alıntı:
mümkün olan nedir ve mümkün olmayan nedir? olanın olmadığı yer ve olanın olmaması var mı? mümkün mü? (muhtemelen yokluğa dayanak kuruyorsunuz ve varlığı yokluğa batıştırıp/bitiştirip/çatıştırıp bunları türetiyorsunuz.) (Varlığı yokluğa indirgeyip çözümlüyorsunuz.. Yokluğa varlık temelleyip indirgiyorsunuz. Varlığı bir tür yokluğa (kendi yokluğuna) indirgeyip/dayanaklayıp (hokus-pokusçuluk mu?) çözümlüyorsunuz) Kendilik nedir ve başta , kendi kendine nedir? kendi kendine konuşmak örneğin.... kendi kendine nedir? sanırım size arkadaşlar demiş ki; oldu,oluştu değil de vardı/var... "vardık-varız-varolacağız.." bunu siz dememiş miydiniz? olmamıştık, olduk oluştuk mu diyorsunuz şimdi? ya da biri ve bir şey bizi ya da bunu oluşturdu.... ----- -yoktu/yoktu-k imi başında gizlidir yazdıklarınızın .. nasıl oluştu-k sorusunda.... oluşma yoktu. oluşma başladı bunu siz diyorsunuz... ---- tanrı ya da türetken her ne (hayali im) varsa.. içkin o da ; **(hayali dual ya da ilüzyonitik) ---- ,gerçeğin mekaniğini ilgilendiren bir problematik oysa; kendiliğin (ya da kendisizliğin farketmez) gözlem veren ve gozlemci ortaya koyması problematiği ve -sözde- yaratıcı sorunsalı ve yaratıcı ortaya koyması gibi sorunsallar Sonuçta, yaratımcıyı da ortaya koyan kendiliktir ya da kendi kendinelikti-r... Yaratıcıyı ne ortaya koydu? oluşturdu? kendi kendinelik var bu çatışkılı .... ----- Yaratımcı im kendi kendine vardır demeliyiz ve onun kendi kendineliği yaratımdan (ve tanrının varlığından da) öncedir demeliyiz ve o halde kendi kendinelik baştadır öncedir-öncededir demeliyiz sebepler dizgesinde... yine kendi kendinelik başta olur yine de kendi kendinelik tanrıın varlığını önceler-ondan öncedir ya da tanımlar, belirler ve belirtir kendi kendinelik tanrının varlığından öncedir. Tanrının varlığının başındadır/ tanrının da sebebidir.... Tanrının sebebi olan şey diğer şeyin sebebidir asıl... Tanrının sebebi yoksa yine hiç bir şeyin sebebi yoktur (Buradaki yanılgılar bu değil...olma oluşma başlama) Bu celiskileri indirgeyin bak nasılda cozuluyor Biri yarattı,,, bir şey yaratti.... Kendilik (kendi kendine var) olmayan mı sebep oldu /(Tanrı bir kendilik midir? kendi kendinelik midir? Tanrı bir kendi kendinelikse ,kendi kendine varolan tanrı kendi kendine tüm bu işlerin sebebi olmuştur.. Tanrının kendi kendinelik'i tüm işlerin sebebiyse? Tanrının kendi kendine varolması bu işlerin sebebidir tanrı değil bunu anlamıyorsunuz Tanrının mümkünlüğüyle, kendi kendinenin mümkünlüğü ya da yaratıcı boşluk imi mümkünlüğü; Tanrının kendi kendine var olmasının mümkünlüğü, evrenin -(tıpkı tanrı kendine tanrı olarak mümkün ve var) mümkünlüğünden daha mı az mı mümkün? Peki soru şu; Tanrı gibi kendi kendine kompleks hatta evrenden daha kompleks olan nasıl kendi kendine mümkün? Bulunabilir en kompleks yaratık bi kere tanrıdır... o-oluşmadı. oluşmayan bi şeyler var demek ki ve bu mümkün... bunu diyor musunuz.onaylıyor musunuz? tanrının oluşmaması diğer her şeyin oluşmamasını açıklar... Oluşmadan tanrı gibi bir kompleks olabiliyorsa, kompleks (muazzamatik) açıklaması çökmüştür.. --- Tanrı kendi kendine var ve kendine sebep değil... Kendi kendine sebep olmayan mı yaratıma sebep oldu Yine kendi kendine varın mümkünlüğü sebebi/yaratımı ve olumu önceler ---- Tanrı sebep oldu Tanrı kendi kendine var Kendi kendine sebeptir çünkü tanrı kendi kendine vardır.. Tanrının kendi kendine olması -- Sebep dinamiğinin kökü sonuçta yine kendi kendinedir.../kendi kendinelik... kendi kendilike indirgenir... |
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Kendisiz olabiliyorsa kendili de olabilmeli. Sence olabilir mi? :) |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Siz "kendi"ye isim muamelesi çekiyorsunuz; tıpkı "aşkın"a çektiğiniz gibi. Aşkın da bir sıfat. O da sel-sal eki alamaz. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:09 . |