Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Fizik (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=139)
-   -   Bu muazzzzzam evren... (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=40169)

Nero 19-09-2017 14:47

Bu muazzzzzam evren...
 
Kendi kendine oluşmuş olabilir mi? Beynimiz yüzbin bilgisayar gücündeymiş. Zamanla tesadüfen bu durumuna ulaşmış olabilir mi? Sinir sistemimiz, kas yapımız, basit bir bitkinin yapısı, bir arının mekaniği, bir ağakakanın kafa ve gaga yapısı, bir sinek kuşunun uçuş aerodinamiği kendiliğinden bir şekilde bugünki hâline gelmiş olabilir mi?

Evrim var, evet, ama bu evrim bile var olan bir nesnenin üzerinde yükseldi. Var olan bir varlığın evriminden söz ediyoruz. Bu ilk var olan varlık bile bir görkeme, bir ihtişama sahipti. Bir kere ilk var oluştu o!

Bu nasıl olabildi? Kendi kendine, tesadüfen, milyonda bir bir ihtimalin sonucu olarak mı? Emin misin?

Yoksa bir var oluş gayesinin sonucu olarak mı var edildiler? Bizim bu fizik evrendeki var oluş amacımızın sonucu olarak yani...

Sadece bizim galaksimizdeki karadeliğin boyutu güneşimizin 2000 (ikibin) katı kadar. Bizim güneşimizden trilyonlarca fazla ve büyük güneşler, sistemler var.

Ve bir henüz bu evrenin sadece çok küçük bir kısmını bilebiliyoruz...

Bu bir tesadüf mü yoldaşlar?..

Hayır yoldaşlar, bu bir tesadüf olamaz... :)

world 19-09-2017 15:15

Ne tesadüf mü? Oluşun olmadığı bir an yok ki evren tesadüfen oluşun oluş hep var oluşum hep var.

Nero 19-09-2017 15:18

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610813)
Ne tesadüf mü? Oluşun olmadığı bir an yok ki evren tesadüfen oluşun oluş hep var oluşum hep var.


İşte bu "hep" nasıl bir şey? "Hep var olmak" ne demek? Nasıl bir varoluştur bu böyle ki "hep" olsun?

world 19-09-2017 15:22

Alıntı:

Nero´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610814)
İşte bu "hep" nasıl bir şey? "Hep var olmak" ne demek? Nasıl bir varoluştur bu böyle ki "hep" olsun?

Hep osun derken oluşumun olmadığı bir yer yok . SÜrekli devinim hareket ve oluşum devam ediyor.Zamansız zaman spartacusunn dediği gibi oluşun hareketinin kıyasıdır varlığın ya da oluşun ne zaman var olduğu sorulmaz.

Nero 19-09-2017 15:29

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610815)
Hep osun derken oluşumun olmadığı bir yer yok . SÜrekli devinim hareket ve oluşum devam ediyor.Zamansız zaman spartacusunn dediği gibi oluşun hareketinin kıyasıdır varlığın ya da oluşun ne zaman var olduğu sorulmaz.


Neden sorulmasın? Spartacus da tam o kısımda tıkanıyordu. İlk var oluşu inkar ediyordu ve o da "hep" var olduğunu iddia ediyordu. İyi ama nasıl hep var olabilir?

Üstelik bu var oluş ne kadar da müthiş, ne kadar da muhteşem, ne kadar da olağanüstü! Tesadüfen veya "hep" var olagelen bir şeyden çok büyük bir yeteneğin ürünü olarak ortaya çıkmış gibi.

Yâni basit bir atomun içi bile böyle çarpıcı olsun, sıradan bir molekül bile böyle etkileyici görünsün, basit bir tek hücreli canlı bile bu kadar inanılmaz işlevlere sahip olsun...

Ve evrende en kıytırık bir galaksi bizim samanyolu olsun da onun binlerce katı kadar büyüklükte başka pek çok galaksiler olsun. Dahası da olsun hatta...

Beynimiz nasıl bir evrim süreci sonunda bu kadar müthiş ve olağanüstü bir güce, kapasiteye erişmiş olabilir acaba?

Bunun maddî altyapısı ne olabilir? Hangi maddî zorunluluklar beynimize bu kapasiteyi kazandırmış olabilir?

Hiç!.. Böyle bir zorunluluk yoktu. Bir maymunun beyni için de yok, bir ağaçkakanınki için de... Ama hepsi muhteşem!..

Nasıl olabilmiş bu? "Hep"... :)

world 19-09-2017 15:40

Alıntı:

Nero´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610816)
Neden sorulmasın? Spartacus da tam o kısımda tıkanıyordu. İlk var oluşu inkar ediyordu ve o da "hep" var olduğunu iddia ediyordu. İyi ama nasıl hep var olabilir?

Üstelik bu var oluş ne kadar da müthiş, ne kadar da muhteşem, ne kadar da olağanüstü! Tesadüfen veya "hep" var olagelen bir şeyden çok büyük bir yeteneğin ürünü olarak ortaya çıkmış gibi.

Yâni basit bir atomun içi bile böyle çarpıcı olsun, sıradan bir molekül bile böyle etkileyici görünsün, basit bir tek hücreli canlı bile bu kadar inanılmaz işlevlere sahip olsun...

Ve evrende en kıytırık bir galaksi bizim samanyolu olsun da onun binlerce katı kadar büyüklükte başka pek çok galaksiler olsun. Dahası da olsun hatta...

Beynimiz nasıl bir evrim süreci sonunda bu kadar müthiş ve olağanüstü bir güce, kapasiteye erişmiş olabilir acaba?

Bunun maddî altyapısı ne olabilir? Hangi maddî zorunluluklar beynimize bu kapasiteyi kazandırmış olabilir?

Hiç!.. Böyle bir zorunluluk yoktu. Bir maymunun beyni için de yok, bir ağaçkakanınki için de... Ama hepsi muhteşem!..

Nasıl olabilmiş bu? "Hep"... :)

Evren muhteşem, harika,olağanüstü, kusursuz, muazzam değil. Özellikle biz canlılar için hiç değil. Oldukça uğraş gerektiren bir macera yaşam. Ayrıca kıyımların ,yok oluşların , soy tükenişlerinin tarihini yazmak istesek (ki sadece dünya için) ansiklopediler dolusu kitap çıkar. ''E göre '' yargı gerçeklik ifade etmez sana göre muhteşem, harika,kusursuz,muazzam, tam da olması gerektiği gibi olabilir ama canlılık için aynı şey söz konusu bile değil. Yani boş bir argüman geçiniz.

Nero 19-09-2017 15:44

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610818)
Evren muhteşem, harika,olağanüstü, kusursuz, muazzam değil. Özellikle biz canlılar için hiç değil. Oldukça uğraş gerektiren bir maera yaşam. Ayırca kıyımların ,yok oluşların , soy tükenişlerinin tarihini yazmak istesek (ki sadece dünya için) ansiklopediler dolusu kitap çıkar. ''E göre '' yargı gerçelik ifade etmez sana göre muhteşem, harika,kkusursuz,muazzam, tam da olması gerektiği gibi olabilir ama canlılık için aynı şey söz konusu bile değil. Yani boş bir argüman geçiniz.


Ama o dediklerin "biz canlılar için". Ben bizim evrim sefaletimizden, eksikliğimizden söz etmiyorum. Evrim olarak bizler elbette eksik ve kusurluyuz. 20'lik dişlerimiz, apandistimiz, bağırsaklarımız vb hep doğanın zamanla bulduğu palyatif çözümlerle oluşmuş.

Ben daha üst boyutta bir şeyden söz ediyorum. Evren ne kadar da müthiş bir oluşum. Hep var olagelen bir varlık için fazla olağanüstü değil mi sence de? Maddenin yapısı, atomlar, ışık, ışığın ve enerjinin farklı durumları, dönüşümleri, enerjinin maddeye dönüşümü, vb... Bunlar sence tesadüfen veya kendiliğinden oluşmuş veya hep olan bir evrenin sıradan hâlleri olabilir mi?

world 19-09-2017 15:46

Alıntı:

Nero´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610820)
Ama o dediklerin "biz canlılar için". Ben bizim evrim sefaletimizden, eksikliğimizden söz etmiyorum. Evrim olarak bizler elbette eksik ve kusurluyuz. 20'lik dişlerimiz, apandistimiz, bağırsaklarımız vb hep doğanın zamanla bulduğu palyatif çözümlerle oluşmuş.

Ben daha üst boyutta bir şeyden söz ediyorum. Evren ne kadar da müthiş bir oluşum. Hep var olagelen bir varlık için fazla olağanüstü değil mi sence de? Maddenin yapısı, atomlar, ışık, ışığın ve enerjinin farklı durumları, dönüşümleri, enerjinin maddeye dönüşümü, vb... Bunlar sence tesadüfen veya kendiliğinden oluşmuş veya hep olan bir evrenin sıradan hâlleri olabilir mi?

Şu an sadece edebiyat yapıyorsun güneşin hareketlerine şiir mi yazıyorsun veya enerjinin maddeye dönüşümüne methiyeler mi düzüyorsun o beni ilgilendirmez ama burda bir olağanüstülük yok.

Nero 19-09-2017 15:51

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610821)
Şu an sadece edebiyat yapıyorsun güneşin hareketlerine şiir mi yazıyorsun veya enerjinin maddeye dönüşümüne methiyeler mi düzüyorsun o beni ilgilendirmez ama burda bir olağanüstülük yok.


Nasıl yok? Evren yine var olabilirdi ama bu kadar olağanüstü karmaşık ve çok boyutlu olamayabilirdi. Evreni bu kadar karmaşık ve olağanüstü yapan şey nedir?

Hep vardıymış! Haydi bu saçmalığı geçelim, hep vardıysa bile nasıl olur da bu kadar olağanüstü bir çeşitlilik, zenginlik, karmaşıklık ve ihtişam olabilir? Bu kendiliğinden oluşabilir mi? Bu, zamanla bir evrim sonucunda bu duruma gelmiş olabilir mi? Hiç olabilir mi böyle bir şey?!

world 19-09-2017 15:54

''Evren yine var olabilirdi '' Bu cümlenin altını doldur.

Evren şimdi olduğu gibi olmasaydı biz olabilir miydik olamazmıydık bunu düşün.

Evren hep vardı demiyorum oluş hep vardı devinim hareket varlık hep vardı diyoum bizim evrenimizden önce veya sona başka bir hareketlilik olmalı diyorum. Olmalı ki neden-sonuç zinciri işlesin diyorum.

Saçmalık olan tek şey senin kurduğun bu Harun Yahya mantığı.

Nero 19-09-2017 15:57

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610824)
''Evren yine var olabilirdi '' Bu cümlenin altını doldur.

Evren şimdi olduğu gibi olmasaydı biz olabilir miydik olamazmıydık bunu düşün.

Evren hep vardı demiyorum oluş hep vardı devinim hareket varlık hep vardı diyoum bizim evrenimizden önce veya sona başka bir hareketlilik olmalı diyorum. Olmalı ki neden-sonuç zinciri işlesin diyorum.

Saçmalık olan tek şey senin kurduğun bu Harun Yahya mantığı.


Harun Yahya kim yahu! O adamla beni özdeşleştirmen bile haksızlık.

Evren şimdi olduğu gibi olmasaydı biz olamazdık tabii ki... Bunun düşünecek neyi var?

Evren değil oluş vardıysa da durum değişmez ki? Sonuçta olan şey için de aynı sorular ve itirazlar geçerli. Oluş hâlindeki o şey nasıl olabilir de hep var olabilir?

O şeyden günümüze nasıl gelebiliriz? Madde bu kadar katmanlı ve muazzam bir evreni gerektirmezdi ki!..

world 19-09-2017 16:00

Alıntı:

Nero´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610826)
Harun Yahya kim yahu! O adamla beni özdeşleştirmen bile haksızlık.

Evren şimdi olduğu gibi olmasaydı biz olamazdık tabii ki... Bunun düşünecek neyi var?

Evren değil oluş vardıysa da durum değişmez ki? Sonuçta olan şey için de aynı sorular ve itirazlar geçerli. Oluş hâlindeki o şey nasıl olabilir de hep var olabilir?

O şeyden günümüze nasıl gelebiliriz? Madde bu kadar katmanlı ve muazzam bir evreni gerektirmezdi ki!..

Muazzam bir ''yakıştırma'', evrende bu tür öznel yargılara yer yok ısrarla methiyeler düzüyorsun evrene daha yaşanabilir tek yer olan Dünya'da her koşulda yaşayamıyorsun (örneğin suda, çok sıcakta çok soğukta v.b) gelmiş muazzam gibi yakıştırmalar yapıyorsun.

Eğer senin Harun Yahya mantığın doğru olsaydı zamanı ve evreni yaratan Tanrı olsaydı bu dediğin sorun ortaya çıkardı. Çünkü tanrı zamanı yaratmış olsaydı zamandan önce bu eylemi gerçekleştirmiş en azından gerçekleştirmeye karar vermiş olacaktı ama zamandan önce diye bir şey yoktur. Dolayısıyla zaman ve evren sonradan var olan şeyler değildir.(Evreni varoluş anlamında kullanıyorum).

Nero 19-09-2017 16:08

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610828)
Muazzam bir ''yakıştırma'', evrende bu tür öznel yargılara yer yok ısrarla methiyeler düzüyorsun evrene daha yaşanabilir tek yer olan Dünya'da her koşulda yaşayamıyorsun (örneğin suda, çok sıcakta çok soğukta v.b) gelmiş muazzam gibi yakıştırmalar yapıyorsun.

Eğer senin Harun Yahya mantığın doğru olsaydı zamanı ve evreni yaratan Tanrı olsaydı bu dediğin sorun ortaya çıkardı. Çünkü tanrı zamanı yaratmış olsaydı zamandan önce bu eylemi gerçekleştirmiş en azından gerçekleştirmeye karar vermiş olacaktı ama zamandan önce diye bir şey yoktur. Dolayısıyla zaman ve evren sonradan var olan şeyler değildir.(Evreni varoluş anlamında kullanıyorum).

Evrene methiyeler düzüyorum ama bunu bizi merkeze alarak yapmıyorum. O nedenle suda, soğukta vb yaşayamıyor oluşumuzu söyleyerek çürütmeye çalışman anlamsız. :)

Biz merkezde değiliz. Biz parçasıyız. Milyarlarca oluş ve altüst oluş içindeyiz, var olan ve yok olan şeylerin bir parçasıyız. Benim mükemmel evren algımın kaynağını veya temelini "biz" oluşturmuyor.

Bir sineğin gözü bile sizin hep var olan "oluş" varsayımınıza çok fazla geliyor. Bunun farkında değil misin?

Tanrı diye ayrı bir varlık yok. O algı hatalı. Öyle düşünme.

world 19-09-2017 16:12

Alıntı:

Nero´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610831)
Evrene methiyeler düzüyorum ama bunu bizi merkeze alarak yapmıyorum. O nedenle suda, soğukta vb yaşayamıyor oluşumuzu söyleyerek çürütmeye çalışman anlamsız. :)

Biz merkezde değiliz. Biz parçasıyız. Milyarlarca oluş ve altüst oluş içindeyiz, var olan ve yok olan şeylerin bir parçasıyız. Benim mükemmel evren algımın kaynağını veya temelini "biz" oluşturmuyor.

Bir sineğin gözü bile sizin hep var olan "oluş" varsayımınıza çok fazla geliyor. Bunun farkında değil misin?

Tanrı diye ayrı bir varlık yok. O algı hatalı. Öyle düşünme.

ayrı kısmını çıkarırsak sondan üçüncü cümlen doğru.

Sineğin gözü evrimle oluştu çünkü göz evrimle oluştu bunda nasıl bir muazzamlık arıyorsun bu gözün oluşması için yok olan canlıların dili olsaydı da sana cevap verseydi muazzam mıymış değil miymiş oluşması. Evren kaosun yok oluşun ve sürekli değişimin yeridir içinde muazzam bir şey yoktur .

Nero 19-09-2017 16:18

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610834)
Sineğin gözü evrimle oluştu çünkü göz evrimle oluştu bunda nasıl bir muazzamlık arıyorsun bu gözün oluşması için yok olan canlıların dili olsaydı da sana cevap verseydi muazzam mıymış değil miymiş oluşması. Evren kaosun yok oluşun ve sürekli değişimin yeridir içinde muazzam bir şey yoktur .

Kastettiğim şey şu:

https://www.google.com.tr/search?q=s...jYCtojJPcHoiM:

Yani evrimle yine bir göz oluşurdu sineğe. Ama böyle bir şey olmak zorunda değildi.

Düşün ki bir sperm bile mucizevî. Yâni evrim kusurlu, el yordamıyla ve palyatif çözümlerle ilerliyor tabii ki ama bir de kendini gösteren olağanüstü bir altyapı var. Ben bunu kastediyorum.

world 19-09-2017 16:21

Alıntı:

Nero´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610837)
Kastettiğim şey şu:

https://www.google.com.tr/search?q=s...jYCtojJPcHoiM:

Yani evrimle yine bir göz oluşurdu sineğe. Ama böyle bir şey olmak zorunda değildi.

Düşün ki bir sperm bile mucizevî. Yâni evrim kusurlu, el yordamıyla ve palyatif çözümlerle ilerliyor tabii ki ama bir de kendini gösteren olağanüstü bir altyapı var. Ben bunu kastediyorum.

Hala olağanüstü diyorsun trollsün . Diyorum ki bu öyle kolay olmadı bir sürü canlı ve tür yok oldu hala olağanüstü diyorsun. Sen her şeyi hokus pokusla oluştu sandığın için Müslümansın Harun Yahya kafalısın yapacak bir şey yok.

Olmak zorunda değildi ne demek .Güneş de veba virüsü de , mkroplar da olmak zorunda değildi ama oluşum süreci onları oluşturdu .

world 19-09-2017 16:22

Neyse Harun Yahya kafasıyla bu konuyu açmışsın ben de kendimi yoramam.

Nero 19-09-2017 16:25

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610839)
Hala olağanüstü diyorsun trollsün . Diyorum ki bu öyle kolay olmadı bir sürü canlı ve tür yok oldu hala olağanüstü diyorsun. Sen her şeyi hokus pokusla oluştu sandığın için Müslümansın Harun Yahya kafalısın yapacak bir şey yok.

Olmak zorunda değildi ne demek .Güneş de veba virüsü de , mkroplar da olmak zorunda değildi ama oluşum süreci onları oluşturdu .

Evet, öyle oldu. Buna itiraz etmiyorum, dikkatli oku ve anlamaya çalış. Benim kastettiğim şey oluşun şekli, süreci vb değil.

Ben evrenin bu kadar olağanüstü bir heybetlilikle ve görkemli bir zenginlikle var olmasına dikkati çekiyorum. Yani ben sürecin şeklini, biçimini, kendisini vb değil, ben temelde bir şeyi dikkatlerinize çekmek istiyorum.

Evet, milyonlarca tür yok olup gitti. Ama hepsi de o ihtişamın bir parçası olarak var olup gitti.

Yahu bana karşı şu saçma "harun yahya" ve "trol" ithamlarından başka verecek bir cevabınız yok mu? Ben müslüman veya dindar biri değilim ki harun yahya türünden olayım.

Nero 19-09-2017 16:26

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610840)
Neyse Harun Yahya kafasıyla bu konuyu açmışsın ben de kendimi yoramam.

Zihnine verdiğim rahatsızlık için özür dilerim! :)

world 19-09-2017 16:36

Alıntı:

Nero´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610843)
Zihnine verdiğim rahatsızlık için özür dilerim! :)

NOLAN hahklıymış sen bir trollsün. Kendimi trollerle yoramam diyorum hala trollük yapıyorsun.

world 19-09-2017 16:37

''İhtişamın bir parçası olarak yok olup gitti''

Şu cümleyi ciddi bir yerde söyleme .

Nero 19-09-2017 16:37

Alıntı:

Nero´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610842)
Evet, öyle oldu. Buna itiraz etmiyorum, dikkatli oku ve anlamaya çalış. Benim kastettiğim şey oluşun şekli, süreci vb değil.

Ben evrenin bu kadar olağanüstü bir heybetlilikle ve görkemli bir zenginlikle var olmasına dikkati çekiyorum. Yani ben sürecin şeklini, biçimini, kendisini vb değil, ben temelde bir şeyi dikkatlerinize çekmek istiyorum.

Evet, milyonlarca tür yok olup gitti. Ama hepsi de o ihtişamın bir parçası olarak var olup gitti.

Yahu bana karşı şu saçma "harun yahya" ve "trol" ithamlarından başka verecek bir cevabınız yok mu? Ben müslüman veya dindar biri değilim ki harun yahya türünden olayım.

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610846)
NOLAN hahklıymış sen bir trollsün. Kendimi trollerle yoramam diyorum hala trollük yapıyorsun.


Lütfen bu mesajımı atlama. Oku ve anlamaya çalış.

Bak gördün mü, sana zorla da olsa bir şeyler anlatmaya çalışan başka bir trol oldu mu hiç? :)

Nero 19-09-2017 16:39

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610847)
''İhtişamın bir parçası olarak yok olup gitti''

Şu cümleyi ciddi bir yerde söyleme .

"Evet, milyonlarca tür yok olup gitti. Ama hepsi de o ihtişamın bir parçası olarak var olup gitti." Bu satırda söylemişim ve başka yerlerde de söylerim.

Sen anlamasan da, anlamaya yanaşmasan da... ben söylerim. :)

world 19-09-2017 16:41

Çünkü trollsün.Kendi kendine yaz konuda.

Nero 19-09-2017 16:43

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610850)
Çünkü trollsün.Kendi kendine yaz konuda.

Gitme zamanın geldi galiba... :)

pianola 26-09-2017 11:36

Varlık, fizik, yani "varoluş karakteri" demektir, "bulunuş" demek değildir. Evren de (büyük patlama) ancak fizik olguların çatışmasıyla kendisini oluşturabilir, ancak bu onun "kendiliğinden" oluştuğunu söylemek değil, bilakis kendisizliğinden oluştuğunu söylemektir. Böylece "tesadüf", ontolojik zorunluluğun egzistensiyal adı olur... Bir başka deyişle, oluşu önceleyen birşey yoktur, oluş kendi kendisini, daha doğru bir ifadeyle "kendi kendisizliğini" önceler.. İşte "Bir" metafiziği bu noktada kendisini iptal etmek durumunda, zira görüldüğü gibi oluşun arkasını Sonsuz-bulunan'la kapatmanıza, oluş kavramının bizatihi kendisi izin vermemekte. Oluşun mutlaklığı ise zaten sonsuzluğun ontolojisidir zira sonsuzluğu ortaya çıkaran sadece sonluların varoluşudur. Özetle "Sonsuz" diye birşey yok, sonsuzluk var ve bu da ontolojik anlamda "sonsuz sonlular" veya "sonlu sonsuzlar" olarak okunabilir...

Yıldıztozu 26-09-2017 13:43

Hiçbir şey kendi kendine oluşmaz. Çünkü şeylerin kendi oluşumlarından önce kendileri yoktu. Bir şeyleri oluşturan başka şeylerdir.

Hiçbir şey yaratılamaz da. Yaratmak yerine oluşmaktan söz edilebilir.
Suyu kim yarattı? sorusu yanlış. Su nasıl oluştu? sorusu doğru.

Su yaratılmıştır. Yanlış.
Su kendi kendine oluşmuştur. Yanlış.
Su tesadüfen oluşmuştur. Yanlış.
Su zorunlu olarak oluşmuştur. Yanlış.
Suyu oluşturan sebep vardır. Eksik.
Suyu oluşturan sebepler vardır. Tam ve doğru.

SelGom 26-09-2017 14:36

Alıntı:

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 611375)
Hiçbir şey kendi kendine oluşmaz. Çünkü şeylerin kendi oluşumlarından önce kendileri yoktu. Bir şeyleri oluşturan başka şeylerdir.

Hiçbir şey yaratılamaz da. Yaratmak yerine oluşmaktan söz edilebilir.
Suyu kim yarattı? sorusu yanlış. Su nasıl oluştu? sorusu doğru.

Su yaratılmıştır. Yanlış.
Su kendi kendine oluşmuştur. Yanlış.
Su tesadüfen oluşmuştur. Yanlış.
Su zorunlu olarak oluşmuştur. Yanlış.
Suyu oluşturan sebep vardır. Eksik.
Suyu oluşturan sebepler vardır. Tam ve doğru.

Kendi kendinelik konusunda spartacus benzer şeyler söylüyordu aslında, tabi daha üstü de vardı ama benzerlik var sonuçta. Burda biraz kelime oyunu var, iki taraf da yapıyor. Mesela Ray Comfort ve onun gibi adamlar ve yaratılışçılar diyor ki bişey kendi kendini nasıl oluştursun diye soruyorlar. İşte diğer taraf da kendi kendini oluşturamaz, bir form diğerine dönüşür diyor. İşte bu bir formun diğerini meydana getirmesi, sebep olması veya dönüşmesinin kendi kendine olamayacağını ve ezeli mutlak irade tarafından kontrol edilmesi gerektiği düşünülüyor ve her şeyin mükemmel ve kusursuz olduğu savunuluyor.

Tesadüf ise genel değil spesifik bişeyin şahsındaki spesifik bişeyin neden öyle olduğu da başka türlü olmadığıdır aslında. Ama rastgelelik denilen de bir şey var. Mesela klavyeye rastgele basılarak veya bir şempanzenin basarak edebiyat eserleri ortaya çıkarabilir mi diye tartışma da var. Rastgele klavyeye bastığımızda aslında illa herhangi tuşlara kesin olarak basmış olacağız ve bu noktada tesadüf yok ama spesifik olarak hangisine bastığımız tesadüf oluyor, ama bu da gelişigüzel olduğu için kelime meydana getirmekten ziyade harflerin yan yana rastgele dizilmesi oluyor. Yani sebepsiz olmadı, klavyeye bastım ama gelişigüzel bir kombinasyon oldu, herhangi kombinasyon ve herhangi harflerin ortaya çıkması kesin ama spesifik olarak hangisinin olduğu ise rastgele bastığımdan tesadüftür. Yani tesadüfen olamaz sebeplerle olur diyorsun ama zaten o sebeplerin gelişigüzellikle düzgün bir şey oluşturup oluşturamayacağı söz konusu. Mesela abiyogenezin 700 milyon yıl sürdüğünü söylüyor ÇMB. Yani bilinçli olsa tek seferde bile olur, ama rastgele kombinasyon olduğu için sürekli denenmesi gerekiyor, işte böyle rastgelelikle olamayacağı dile getirilmek için tesadüfen olamaz deniyor, milyonlarca ve milyarlarca yıl devreye girdiği için ise bilimsel değil spekülasyondur deniyor çünkü sınamak mümkün olmuyor.

Nero 26-09-2017 15:45

"Aşkınsallaşmak"dan sonra şimdi de "kendisizliği" çıktı!.. :)

SelGom 26-09-2017 15:49

Alıntı:

Nero´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 611382)
"Aşkınsallaşmak"dan sonra şimdi de "kendisizliği" çıktı!.. :)

Kendisi bir filozof ama kelimelerle çok oynuyor ve havalı olarak yazdığı için anlattığını anlaması zor oluyor, anladık desek bile çoğunlukla yanlış anlıyoruzdur, kasteddiği anlamı yani doğru anlamı çıkarmak zor çünkü böyle dialog kimse yapmıyor hayatta, sadece tek bir insanda böyle ifadeler görünce Türkçe'ye ve onun cümlelerine aykırı geliyor, bi nevi Türkçe kelimeleri olmaması gereken bi şekilde öylece yan yana koyup değişik cümleler çıkartmak mümkün ama orda çok mühim olan anlam ve doğru anlaşılabilirlik

Nero 26-09-2017 15:53

Alıntı:

SelGom´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 611384)
Kendisi bir filozof ama kelimelerle çok oynuyor ve havalı olarak yazdığı için anlattığını anlaması zor oluyor, anladık desek bile çoğunlukla yanlış anlıyoruzdur, kasteddiği anlamı yani doğru anlamı çıkarmak zor çünkü böyle dialog kimse yapmıyor hayatta, sadece tek bir insanda böyle ifadeler görünce Türkçe'ye ve onun cümlelerine aykırı geliyor, bi nevi Türkçe kelimeleri olmaması gereken bi şekilde öylece yan yana koyup değişik cümleler çıkartmak mümkün ama orda çok mühim olan anlam ve doğru anlaşılabilirlik

Yalnız, sen de Türkçeyi katletmişsin bu mesajında. Ne noktalama var, ne anlam bütünlüğü. İnsan dalgaların içinde kayboluyor gibi hissediyor. :)

"ictenlik" 26-09-2017 16:02

Alıntı:

SelGom´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 611373)
bence 'buluş'larınızı akademik camiaya sunun, forumlarda harcanmayın. ?

Alıntı:

Pyrrón´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 611366)
Varlık, fizik, yani "varoluş karakteri" demektir, "bulunuş" demek değildir. Evren de (büyük patlama) ancak fizik olguların çatışmasıyla kendisini oluşturabilir, ancak bu onun "kendiliğinden" oluştuğunu söylemek değil, bilakis kendisizliğinden oluştuğunu söylemektir. Böylece "tesadüf", ontolojik zorunluluğun egzistensiyal adı olur... Bir başka deyişle, oluşu önceleyen birşey yoktur, oluş kendi kendisini, daha doğru bir ifadeyle "kendi kendisizliğini" önceler.. İşte "Bir" metafiziği bu noktada kendisini iptal etmek durumunda, zira görüldüğü gibi oluşun arkasını Sonsuz-bulunan'la kapatmanıza, oluş kavramının bizatihi kendisi izin vermemekte. Oluşun mutlaklığı ise zaten sonsuzluğun ontolojisidir zira sonsuzluğu ortaya çıkaran sadece sonluların varoluşudur. Özetle "Sonsuz" diye birşey yok, sonsuzluk var ve bu da ontolojik anlamda "sonsuz sonlular" veya "sonlu sonsuzlar" olarak okunabilir...

bence yorum şu olmalıydı...

limbik damıtma gibi olmuş. Bir tercüme/tefsir ya da şerh yazılması gerekiyor/isteniyor.

İsterseniz bunu yapabiliriz-/deneyebilirdik....

bir diğeri de;

Alıntı:

Nero´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 610805)
Kendi kendine oluşmuş olabilir mi?

Bu nasıl olabildi? Kendi kendine, tesadüfen, milyonda bir bir ihtimalin sonucu olarak mı? Emin misin?

olabilme /e-bilme /mümkünlük ;
mümkün olan nedir ve mümkün olmayan nedir?

olanın olmadığı yer ve olanın olmaması var mı? mümkün mü?

(muhtemelen yokluğa dayanak kuruyorsunuz ve varlığı yokluğa batıştırıp/bitiştirip/çatıştırıp bunları türetiyorsunuz.)

(Varlığı yokluğa indirgeyip çözümlüyorsunuz..
Yokluğa varlık temelleyip indirgiyorsunuz.
Varlığı bir tür yokluğa (kendi yokluğuna) indirgeyip/dayanaklayıp (hokus-pokusçuluk mu?) çözümlüyorsunuz)

Kendilik nedir ve başta , kendi kendine nedir?

kendi kendine konuşmak örneğin....
kendi kendine nedir?

sanırım size arkadaşlar demiş ki;
oldu,oluştu değil de vardı/var...

"vardık-varız-varolacağız.." bunu siz dememiş miydiniz?

olmamıştık, olduk oluştuk mu diyorsunuz şimdi?
ya da biri ve bir şey bizi ya da bunu oluşturdu....

-----
-yoktu/yoktu-k imi başında gizlidir yazdıklarınızın ..
nasıl oluştu-k sorusunda....

oluşma yoktu. oluşma başladı bunu siz diyorsunuz...
----

tanrı ya da türetken her ne (hayali im) varsa.. içkin o da ;

**(hayali dual ya da ilüzyonitik)

----

,gerçeğin mekaniğini ilgilendiren bir problematik oysa;
kendiliğin (ya da kendisizliğin farketmez) gözlem veren ve gozlemci ortaya koyması problematiği ve -sözde- yaratıcı sorunsalı ve yaratıcı ortaya koyması gibi sorunsallar

Sonuçta, yaratımcıyı da ortaya koyan kendiliktir ya da kendi kendinelikti-r...

Yaratıcıyı ne ortaya koydu? oluşturdu?
kendi kendinelik var
bu çatışkılı ....

-----
Yaratımcı im kendi kendine vardır demeliyiz ve onun kendi kendineliği yaratımdan (ve tanrının varlığından da) öncedir demeliyiz ve o halde kendi kendinelik baştadır öncedir-öncededir demeliyiz sebepler dizgesinde...
yine kendi kendinelik başta olur

yine de kendi kendinelik tanrıın varlığını önceler-ondan öncedir
ya da tanımlar, belirler ve belirtir

kendi kendinelik tanrının varlığından öncedir. Tanrının varlığının başındadır/ tanrının da sebebidir....

Tanrının sebebi olan şey diğer şeyin sebebidir asıl...
Tanrının sebebi yoksa yine hiç bir şeyin sebebi yoktur

(Buradaki yanılgılar bu değil...olma oluşma başlama)

Bu celiskileri indirgeyin bak nasılda cozuluyor

Biri yarattı,,, bir şey yaratti....

Kendilik (kendi kendine var) olmayan mı sebep oldu /(Tanrı bir kendilik midir? kendi kendinelik midir?

Tanrı bir kendi kendinelikse ,kendi kendine varolan tanrı kendi kendine tüm bu işlerin sebebi olmuştur..

Tanrının kendi kendinelik'i tüm işlerin sebebiyse?

Tanrının kendi kendine varolması bu işlerin sebebidir tanrı değil bunu anlamıyorsunuz

Tanrının mümkünlüğüyle, kendi kendinenin mümkünlüğü ya da yaratıcı boşluk imi mümkünlüğü;

Tanrının kendi kendine var olmasının mümkünlüğü, evrenin -(tıpkı tanrı kendine tanrı olarak mümkün ve var) mümkünlüğünden daha mı az mı mümkün?

Peki soru şu;

Tanrı gibi kendi kendine kompleks hatta evrenden daha kompleks olan nasıl kendi kendine mümkün?


Bulunabilir en kompleks yaratık bi kere tanrıdır...

o-oluşmadı. oluşmayan bi şeyler var demek ki ve bu mümkün... bunu diyor musunuz.onaylıyor musunuz?

tanrının oluşmaması diğer her şeyin oluşmamasını açıklar...

Oluşmadan tanrı gibi bir kompleks olabiliyorsa, kompleks (muazzamatik) açıklaması çökmüştür..

---
Tanrı kendi kendine var ve kendine sebep değil...

Kendi kendine sebep olmayan mı yaratıma sebep oldu
Yine kendi kendine varın mümkünlüğü sebebi/yaratımı ve olumu önceler

----
Tanrı sebep oldu
Tanrı kendi kendine var
Kendi kendine sebeptir çünkü tanrı kendi kendine vardır..
Tanrının kendi kendine olması

--
Sebep dinamiğinin kökü sonuçta yine kendi kendinedir.../kendi kendinelik...
kendi kendilike indirgenir...

pianola 26-09-2017 16:04

Alıntı:

Nero´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 611382)
"Aşkınsallaşmak"dan sonra şimdi de "kendisizliği" çıktı!.. :)

Görünen o ki pek çokları için çıkıkmış bunlar, ama senin açından çıkmış olabilir tabi..

Aşkınsal

Kendisiz

SelGom 26-09-2017 16:05

Alıntı:

Nero´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 611385)
Yalnız, sen de Türkçeyi katletmişsin bu mesajında. Ne noktalama var, ne anlam bütünlüğü. İnsan dalgaların içinde kayboluyor gibi hissediyor. :)

Aslında ben bir Türkçe aşığıyım ama o ileti biraz aceleye gelmiş haklısın. Cümleleri aşırı uzun tutmuşum, virgül ile geçiştirmişim ve en sona da nokta koymayı unutmuşum. Bir de tam iyi ifade edememişim ama yine de Pyron gibi değil tabi. Pyron istediği kadar noktalama ve yazım kurallarına uysa bile yazım tarzı ve kelimeleri biraraya getirişi diğer insanlardan çok daha farklı, Türkçe konuşan insanların konuşma tarzıyla uyuşmadığı için Türkçe'den farklı bir dilmiş gibi gözüküyor kendisinin iletişim ve yazım tarzı, sadece Türkçe olan havalı kelimeler biraraya gelmiş gibi gözüküyor ve her tarafa çekilebilecek bir anlam ortaya çıkıyor, iletişim mümkün olamıyor. Mesela normal Türkçe konuşanlara bir örnek vereceğim, videoyu tamamen izlemesen bile bi kısmını izle ve Pyron ile karşılaştır, farkı anlayacaksın.


Nero 26-09-2017 16:07

Alıntı:

Pyrrón´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 611389)


Görünen o ki pek çokları için çıkıkmış bunlar, ama senin açından çıkmış olabilir tabi..

Aşkınsal

Kendisiz

Olabilir. Ama ben Türkçede şuna bakarım: bir kelime tersiyle de olabiliyor mu.

Kendisiz olabiliyorsa kendili de olabilmeli. Sence olabilir mi? :)

Nero 26-09-2017 16:16

Alıntı:

SelGom´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 611390)
Aslında ben bir Türkçe aşığıyım ama o ileti biraz aceleye gelmiş haklısın. Cümleleri aşırı uzun tutmuşum, virgül ile geçiştirmişim ve en sona da nokta koymayı unutmuşum. Bir de tam iyi ifade edememişim ama yine de Pyron gibi değil tabi. Pyron istediği kadar noktalama ve yazım kurallarına uysa bile yazım tarzı ve kelimeleri biraraya getirişi diğer insanlardan çok daha farklı, Türkçe konuşan insanların konuşma tarzıyla uyuşmadığı için Türkçe'den farklı bir dilmiş gibi gözüküyor kendisinin iletişim ve yazım tarzı, sadece Türkçe olan havalı kelimeler biraraya gelmiş gibi gözüküyor ve her tarafa çekilebilecek bir anlam ortaya çıkıyor, iletişim mümkün olamıyor.

Katılıyorum. Türkçemizi felsefe yapılabilir bir dil yapmak felsefecilerimizin görevi. Felsefeyi seviyorum ve anlamak istiyorum ama böyle kelimelerle karşılaşınca zınk diye kalakalıyorum. Beynim otomatik olarak kendini frenliyor orada. :)

SelGom 26-09-2017 16:29

Alıntı:

Nero´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 611392)
Katılıyorum. Türkçemizi felsefe yapılabilir bir dil yapmak felsefecilerimizin görevi. Felsefeyi seviyorum ve anlamak istiyorum ama böyle kelimelerle karşılaşınca zınk diye kalakalıyorum. Beynim otomatik olarak kendini frenliyor orada. :)

Türkçemiz'le bilim ve felsefe yapılabilir, bir sürü de kelime türetilebilir ama yanlış adımlar izlenirse anlaşılabilirlik kaybolur. Önemli olan yeni kelime türetmekten ziyade kelimelerin bir araya gelerek nasıl cümle oluşturulacağıdır, ana dilimiz Türkçe olduğu için otomatik olarak denilenleri anlıyor ve cevap verebiliyoruz. Ama önceki iletimde verdiğim videoya baktıysan normal Türkçe olduğunu görmüşsündür, bugüne kadar hep öyle normal Türkçe gördüğümüz için ona şartlanmışız ve öyle cümleleri anlayabiliyoruz sadece, olay bundan ibaret. Televizyona çıkan bilim ve felsefe profesörleri ve akademisyenlerine bakacak olursan hiçbiri anlaşılmaz konuşmaz, Türkçe'yi alıştığımız şekilde kullanır ve her bir ifadeyi anlarız. Ama Pyrron tarzı cümle ile akademisyenlerimizin basit cümleleri arasında dil olarak ve tarz olarak epey fark olmasına rağmen olay sadece dil değil bence. Akademisyenlerimizin ve sade vatandaşın kullandığı Türkçe'nin yani bildiğimiz Türkçe'nin açıklama gücü Pyrron'un kullandığı Türkçe karşısında yetersiz kalıyor olabilir. Hem paradigma, hem açıklama gücü, hem de dil farklılığı var gördüğüm kadarıyla. Mesela bildiğimiz Türkçe ile Prron'un anlatmak istediklerini anlatmak imkansız olabilir, belki de o yüzden böyle anlaşılmaz bir dile başvuruyor.

pianola 26-09-2017 16:36

Alıntı:

Nero´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 611391)
Olabilir. Ama ben Türkçede şuna bakarım: bir kelime tersiyle de olabiliyor mu.

Kendisiz olabiliyorsa kendili de olabilmeli. Sence olabilir mi? :)

Gramerin içinde "kendisiz"in tersini kurgulayamaman, "oluş"un tersini ontolojik olarak mümkün kılmayan fundamental koşula işaret etmekte zaten... (yani , "kendi ola(maya)nı kendisiyle tanıtlayabileceğin", veya "kendisi" olarak yalıtabileceğin bir kendilik yok, zira A'yı ortaya çıkaran her zaman B'dir. Bu "sonsuzluk" için de geçerli)

SelGom 26-09-2017 16:43

Alıntı:

Pyrrón´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 611394)


Gramerin içinde "kendisiz"in tersini kurgulayamaman, "oluş"un tersini ontolojik olarak mümkün kılmayan fundamental koşula işaret etmekte zaten... (yani , "kendi ola(maya)nı kendisiyle tanıtlayabileceğin", veya "kendisi" olarak yalıtabileceğin bir kendilik yok, zira A'yı ortaya çıkaran her zaman B'dir. Bu "sonsuzluk" için de geçerli)

Sizin anladığınız ''kendi kendine'' ifadesi ile diğer insanların aynı ifadeden anladığı farklı. Oluşun ve varlığın kendiliği olmadığından kendisizliğinden ifadesini kullanmıştınız. Oluş dediğinizin ve maddenin zaten bir bilinci, karakteri, iradesi bilmemnesi olmadığını yaratılışçılar da kabul eder. ''Kendi kendine olamaz'' dan kasıt metaevren bir ezeli iradenin müdahalesi olmadan maddenin değişemeyeceği ve şeyler ortaya çıkartamayacağıdır, kasıt budur. Siz ise bu ifadeyi tersin geri farklı anlayarak zaten madde ve maddenin değişimlerinin bir irade, bilinç ve akıl barındırmadığı ve doğal olarak olduğunu kabul ettiğiniz için kendiliğinden ifadesini kullanmak yerine kendisizliğinden ifadesini kullanarak hata yaptınız.

Nero 26-09-2017 16:46

Alıntı:

Pyrrón´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 611394)


Gramerin içinde "kendisiz"in tersini kurgulayamaman, "oluş"un tersini ontolojik olarak mümkün kılmayan fundamental koşula işaret etmekte zaten... (yani , "kendi ola(maya)nı kendisiyle tanıtlayabileceğin", veya "kendisi" olarak yalıtabileceğin bir kendilik yok, zira A'yı ortaya çıkaran her zaman B'dir. Bu "sonsuzluk" için de geçerli)

Hayır, Türkçe eklemeli bir dil ve çok kurallı bir dil. Dilimizin kurallarına göre ekler geliyor. "Kendisiz" hatalı. Bunun tersi de hatalı. "Kendi" zaten bir zamir. Zamirler böyle ekler almazlar.

Siz "kendi"ye isim muamelesi çekiyorsunuz; tıpkı "aşkın"a çektiğiniz gibi. Aşkın da bir sıfat. O da sel-sal eki alamaz.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:09 .