![]() |
AİHM'den Hz. Muhammed kararı
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hz. Muhammed’e hakaretin ifade özgürlüğü kapsamına girmediğini hükmetti.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi verdiği kararda, 2009 yılında Hz. Muhammed’i hedef alan Avusturyalı kişi için, “Kullanılan ifadeler İslam Peygamberi Hz. Muhammed’e hakaret içeren bir saldırı olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca bu tür başka saldırılar, ön yargıları körükler ve Avusturya’daki dini özgürlüğünü tehdit eder” açıklamasını yaptı. https://odatv.com/aihmden-hz.-muhamm...-25101847.html Hangi söylemin ifade özgürlüğüne girip girmediğini nasıl belirleyeceğiz?İfade özgürlüğü dediğiniz şeyin sınırlarını kim belirliyor? Şu aklıma geldi şimdi..Avrupa'da birkaç ülkede ermeni soykırımı yoktur demek suç olarak kabul edilmişti..Şu anda ne durumda bilmiyorum..Sanırım birkaç ülkede bu yasak sürüyor..Yani Avrupa'nın medeni/çağdaş bir ülkesine gidip ermeni soykırımı yoktur dediğim zaman,ifade özgürlüğü hakkımı kullanmış olmuyorum da,suç işlemiş oluyorum..Böyle bir saçmalık olabilir mi? Hakaret yok,küfür yok,tamamen tarihi bir konuda bir görüş bildirmek bile ifade özgürlüğü olarak kabul edilmiyor..Bu avrupanın böyle skandal bir karara imza atması da gayet normal aslında.. Yalnız şunu unutuyorlar..Avrupa ve Dünya,hızla dinden uzaklaşıyor.. Ben şöyle düşünüyorum..Eyleme geçilmediği sürece,tüm söylemlere müsamaha gösterilmelidir..O onu dedi,alın bunu içeri,öteki şunu dedi,atın onu da içeri gibi bir anlayış;faşistliktir.. Dokunulmazlık konusu fiziki eylemle sınırlandırılmalıdır..Kimseye dokunmadığınız müddetçe,istediğiniz herşeyi söyleyebilmelisiniz.. |
Ne demiş ?
Olayı yorumlamak için ne dediğine bakmalıyız, haberde bu gencin ne dediği yazılmamış. |
Alıntı:
Diyelim ki çok ağır küfür etmiş..Bizene..Bizi neden ilgilendiriyor? İnsanlara ''sen şu şu kişilere küfür edemezsin'' diyemezsiniz..Bunu dediğiniz anda,ifade özgürlüğüne bir sınır koymuş olursunuz.. |
Alıntı:
Ben, ifade özgürlüğü adı altında İsa yada hristiyanlara küfürler savuramam. |
Alıntı:
|
Sonunda AHİM de bir devletler arası kurum Din devletlerin içinde yaşadığı toplumu bir arada tutmak için kullanılan tutkaldır.
AHİM de bunu düşünerek karar almış Devletlerin olduğu yerde özgürlükler sınırlıdır. Mantık devletlere ve yasalarına takılır. |
Alıntı:
|
Küfür edilsin demiyorum,sadece küfür etmenin de bir hak olduğunu söylüyorum..
Aslında Sn Ahlaksız küfür e karşı Küfür edilsin demiyorum diyor. Ama bir hakkın da kullanılması engellenmesin diyor . Bence anlatmak istediği Dine muhalefet etmek hakkının kullanılması. Ben öyle anladım. Bana göre de dine muhalefet engellenmemeli. Tepki farklı şekilde olabilir. Din in anası bacısı avradı olduğunu sanmıyorum Yoksa, varda biz mi bilmiyoruz. |
Alıntı:
''İNSANLARIN NE SÖYLEDİĞİNE KİMSE KARIŞAMAZ..'' Mesela sizin bana küfür etmeniz,sizin bir hakkınızdır..Buna ket vuramam ki..''Sen bana küfredemezsin'' diyemem..Edebilirsin ama bunun karşılığında neyle karşılaşacağını da hesap etmen lazım..Yani küfürden sonrasını tartışmıyoruz burada..Küfrün bir hak,bir ifade özgürlüğü olup olmadığını tartışıyoruz.. Avrupa bu konuda aptalca bir tutum içerisinde..İfade özgürlüğüne bir sınır koyarak,aslında ifade özgürlüğünü ortadan kaldırıyorlar..Yaptıkları açık ve net olarak bu.. Alıntı:
Herşey hakkında herşeyi,herkes söyleyebilmeli.. |
Ahlaksız; küfür ifade özgürlüğüdür. Küfür edildiğinde karşılığında bir hukuki ceza olmasın mı demek istiyorsunuz ?
|
kutsal ,kişisel değerlere hakaret özgürlüğü zamanla bu değerlerin itibar kaybetmesine neden olur mu diye düşünüyorum...eğer olursa,bu özgürlük duyarsız bir toplum yaratarak bu değerleri yok etmek için ideal bir yöntem olabilir mi...?
|
Alıntı:
Amerika'da siyahi bir kişiye 'zenci' diyebilmeliyim diyorsunuz. Yada engelli birisinin engeliyle dalga geçebilmelisiniz. Öyle mi? |
Alıntı:
Niye? Söylem yüzünden mesela özür dileyip sıyrılabilirsiniz ama eylemin telafisi yoktur.. İfade özgürlüğü kesinlikle sınırsız olmalıdır.. Alıntı:
Bugün Türkiye'de Atatürk'e hakaret ettiği için hapis yatanlar var..Ya da Muhammed'e,ya da reise.. Yasalar böyle söylüyor çünkü.. Tamam da ne gerek var? Niye insanlardan toplanan vergilerle,bir laf etti diye bir insana günde 3 öğün yemek veriyorsunuz?Saçma değil mi bu? Geçmişte reisin söylediği şiir aklıma geldi şimdi..Ne oldu? Bir dörtlük okudu diye,bir kişiyi hapse attı devlet..Sonra bu kişiyi sevenler veya sevmeyenler,bu kişiye sahip çıktı..Hapisten bir dev çıktı adeta ve olanlar oldu.. Eğer o dörtlük yüzünden hapse atılmasaydı,bugün çok farklı bir Türkiye olabilirdi.. |
İster kutsal değer olsun isterse kişisel eleştiri Küfür hiç bir sorunu çözmez Çözmediği gibi çözümsüzlüğün önünü açar araya duvar örür.
Küfür özgürlük değildir. Küfretme özgürlüğü de savunulacak şey değildir. Eleştiri karşı çıkış hatta sert yöntem anlaşılabilir ama küfür iletişimi koparır. |
Alıntı:
İnsanlar kendilerini doğru veya yanlış şekilde ''ifade'' edebilmeli..İfade özgürlüğü denilen şey,bunu gerektirir.. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Niye? İfade özgürlüğüne ket mi vurmam daha doğru olur? Birine ''Şunu söylersen yanlış olur'' demek,bu kişinin ifade özgürlüğüne engel olmak değil midir? |
Alıntı:
Beni pek sarmadı. |
Alıntı:
ifade özgürlüğüyle rumuzunuzu karıştıranlardan olmadığınızı düşünüyorum. |
Alıntı:
İnsan küfür ettiğinde tek yüzlü mü oluyor. İnsan ın insanla rekabeti bacak arasında mı sorun bacak arasına inmeden çözülemez mi. Küfür bilinçli insanın yapacağı eleştirel yöntem değil lümpen vari tepki. Biz niçin insanda bilinç ararız. |
Alıntı:
Alıntı:
Rumuzum farklı konu..Ahlakın var olmadığı,daha derin bir konu.. Alıntı:
Bunu savunamam ben.. İnsan sonuçta uyumlu bir canlı..İfade özgürlüğüne bir sınır çizmekle,küfür etmek istediği halde küfür etmeyen insanlar yaratılıyor..İki yüzlü,dürüst olmayan insanlar.. Ona şunu diyemezsin,buna şunu diyemezsin..İnsanlar da söylemek istediklerini söyleyememiş,farklı şeyler söylemek zorunda kalmış oluyorlar.. Mesela Atatürk'e küfür eden insanları dinlemek,niye küfür ettiklerini araştırmak,bu insanları her türlü analiz etmek lazım..Böyle yapılırsa,Atatürk'ün ve yapılan devrimin sorgulanması,daha iyi anlaşılması başarılabilir..Yani insanların içinden geldiği gibi davranmasına izin verirsek,içinde bulunduğumuz toplumun gelişmesi adına daha rasyonel kararlar alabiliriz.. Öyle rezil bir sistem var ki karşımızda.. Bu dediğimi herşey için uygulamak lazım..Mesela pkk için de,ışid içinde..Bu insanlar üzerinde bilimsel çalışmalar yapılmalı,ne söyledikleri dinlenmeli ki;bu sorun anlaşılabilsin.. Bir sorun var karşımızda ama biz bunu görmemek için kendimizden uzaklaştırıyoruz..Bu aptallıktır.. Zaten bu kafayla ne Türkiye,ne de Avrupa terörden kurtulamaz..Çünkü sorunu anlamak istemiyorlar..Konuşma,onu deme,buna söz söyleme,falan filan..Yahu,bırakın da sorunlar ortaya çıksın işte.. Burada aslında şu yapılıyor..İnsanların konuşması yasaklanıyor..Herkes derdini akademik olarak anlatmak zorunda mı?Bazı insanlar küfretmeden kendini ifade edemiyorsa,bu insanlara konuşma mı diyeceğiz?Vatandaş derdini anlatsın da,varsın küfrederek anlatsın..Sonuçta ben derdini öğrenmek istiyorum.. Sokakta çocukların durumu çok fena..O kadar ağır küfürler ediyorlar ki..Bu çocukları yetiştiren anneler,babalar,öğretmenler,devlet büyükleri;ifade özgürlüğünün bir yere kadar olduğunu savunurlar..Ne oldu şimdi?İnsanların büyüdükçe iki yüzlü oldukları ortaya çıktı..Sonra da ekonomik krizi,ya da terör sorununu çözmeye çalışırlar..Çözemezler ki..! |
Ne dediğimi somutlaştırayım..George Carlin..Bu adamın videolarına bir bakın..Küfürsüz bir 10 dakikası yok..Belki 5..Ama öyle konuşuyor ki,derdini öyle güzel anlatıyor ki,resmen dumura uğruyorsunuz,altüst oluyorsunuz..
Avrupa'ya veya Türkiye'ye kalsa,George Carlin susturulmalı..Çünkü ifade özgürlüğü hakkını kötüye kullanıyor..Zırva bu işte.. Mesela; Dikkat edin..İnsanların yüzüne karşı küfür ediyor ve insanlar deli gibi çığlık atıyorlar,alkışlıyorlar adamı..! |
AİHM'in aldığı karar hakkında Helen Konseyi Başkanı gibi düşünüyoruz!
Bence AİHM öncelikle Muhammed'in yaşadığını kanıtlamalı, ondan sonra aldığı kararın doğru olduğunu açıklamalı!
Musa, İsa ve Muhammed'in yaşadıkları hala kanıtlamadı. Dolayısıyla bunlar üzerinden üretilen metaforlara (Tanrı, Melek, Şeytan, Cin vb.) inanmamız nasıl beklenmiyorsa, aynı şekilde bu kişiler üzerinden yürütülen tüm hukuki kararlar da yok hükmündedir. Çünkü biz, #2562 no'lu mesajımda geçtiği üzere müzakerelere ve akla dayanan bir kanun toplumuyuz! Ulan, Helenler M.Ö. 1228'de aklını işletirken, biz, M.S. 2018'de neden saçma sapan böyle şeylere inanmak zorunda kalıyoruz! |
AİHm veya Avrupa deyince çoğumuz tarafsız, hakçı, özgürlükçü bir şey zanediyoruz. Geri kalmış ülkelere kıyasla kısmen öyle sayılır ama Avrupa ve Avrupa örgütleri bir kapitalist hem de vahşi kapitalist olduğunu unutuyorsunuz.
Başlıktaki görüşleri sonuna kadar okudum, kartopu biraz değinmiş, onun dışında sanki AHİM essahtan tarafsızmış gibi hiç asıl noktayı anlatan olmamış. Avrupa dediğimiz ülkeler dinden geçinir, dinler olmasa Avrupa'nın bu ihtişamı da olmazdı, bu yüzden elbette muhammed yaşamış gibi onun lehine karar alacaklar. Peki aleyhte karar alsalardı ne olurdu? Bu sorunun cevabı çok basit, dinlerin hakim olduğu ülkelerde rahat hareket edemezler, varlıkları tehlikeye girer, ikna güçleri zayıflar, yaptırımları zorlaşır veya sekteye uğrar. Bunları riske atamazlar, bu yüzden Avrupadan din aleyhinde bir karar beklemeyin. |
Alıntı:
Bence de öyle olmalı. Bu karar bana, Soğuk Savaş dönemindeki bizdeki dincilerin tutumlarını hatırlatıyor. Bakmayın siz, "Cumhuriyet'in ilk döneminde bize zülüm yapıldı" demelerine. Halbuki onlar İslami terör yapıyordu. Bunun için İslamiyet'in ilk döneminden günümüze kadar tarihçeyi incelemekte fayda vardır! |
Avrupa insan hakları mahkemesi skandal karar vermiş.Ve küfür ve hakaret olmamasına rağmen sadece Muhammed'in pedofili olduğunu söylemiş.
|
Herhangi bir insana hakaret etmek ile peygambere hakaret etmek arasında ifade özgürlüğü anlamında fark var mıdır?
Herhangi birine hakaret ettim. Cumhurbaşkanına hakaret ettim. Peygambere hakaret ettim diyelim. Aihm için bunlar eşit düzeyde midir ona bakmak lazım. Benim için herhangi kutsal bir değer yok. Benimle ilgili her şeye hakaret edilebilir. Bundan rahatsızlık duymam. O halde hakaretten rahatsızlık duymak öznel bir tepki sayılabilir. Öznel tepkilere hukuken karar vermek zor görünüyor. Hukuk, çoğunluğu bir kriter olarak almalı mıdır? Hukuk insandan bağımsız olmadığına göre insanların çoğunluğunu dikkate almalıdır evet. Peygambere hakaret insanlığın birçoğunu olumsuz etkilediğine göre hukuk buna engel olabilir. Sonuçta hukuk denilen şey insan ötesi değil, insanla ilgili bir şey. İnsanla ilgili olduğuna göre insanların aklı bozuk bile olsa o bozuk akla göre karar verebilir. Evet peygambere hakaretten üzüntü duymanın nesnel bir yanı yok. Ama kusurlu öznelerin çoğu bundan rahatsız ise onların dikkate alınması hukukun amacına uygun sayılabilir. |
Yıldıztozu;hukuğun ortaya çıkma nedeni,eşitsizlikleri ortadan kaldırmak değil,sömürülen insanların bastırılması,sömüren insanların mutlu olmasını sağlamaktı..Yani hukuk baştan beri hep taraftı..Devlet gibi,din gibi..!
Bugün medeniyetin beşiği denilen Avrupa'da bile hukuk,aynen Sümer'deki,antik Mısır'daki gibi işlemekte..Yani değişen en ufak bir şey yok..Aynı ilkellik,aynı sömürü düzeni devam etmekte..Avrupa'daki hukuk insanları da, verecekleri kararların sonuçlarını düşünerek hareket ediyorlar ve siyasilerin direktifleri ile yönlendiriliyorlar..Türkiye'de olan da bu..! Doğru olan şu..Hukuk,verilecek kararların insanları ne şekilde etkileyeceğini umursamamalı..Verilecek karar,1 milyar kişiyi olumsuz anlamda etkilese bile,bu karardan geri dönülmemeli..Hukuk budur..Hukuk taraf olmamalıdır ama hukuk hep taraftı işte ve taraf kalmaya devam edecek..Bu yüzden de ne sömürü bitecek,ne terör,..vb |
Alıntı:
HUKUK: 1. Toplumu düzenleyen ve devlet yaptırımıyla güçlendirilmiş bulunan kuralların, yasaların bütünü. 2. Bu kuralları, yasaları, hakları konu alan bilim. 1,7 milyar insana karşı 1 kişinin hakkını savunmak hukukun işi değildir. Dünyada bundan önce olduğu gibi bundan sonrada kölelik devam edecek. Bunun kırılması imkansızdır. Doğal olarak kölelik oluşuyor. Bunun önüne ancak kısa zaman periyotlarıyla geçilebilir. Bu yüzden komünizm karşıtı oldum. Hiç bir gerçekçi yanı yok, ideolojik bir romantizm. Hukuk her devlet içinde değişiktir önce devleti korur sonra vatandaşı korur. Burada AİHM tersi bir karar vermiş olsaydı, ırkçı ve ayrımcı güdüleri kaşımış olacaktı. Hele hele Avusturya gibi ırkçılığın level atlamak üzere olduğu bir yerde. Küfür özgürlüğü savunulacak bir hak değildir, böyle olsaydı bugüne kadar ki gelmiş geçmiş büyük hukuk adamlarından bunu okurduk. |
Turdur;hukuğun işi,1.7 milyar kişiye karşı 1 kişinin hakkını savunmak değil zaten..Hukuk,bir tarafı savunayım,diğer tarafı savunmayayım mantığı gütmemeli ama böyle yapıyorlar işte..Yani toplumun çıkarı düşünülüp,öyle kararlar veriliyor..Bu hukuk değil işte..Bu sadece toplum sağlığı düşünülerek verilmiş zırva bir karar..
Hukuğun devleti veya vatandaşı koruma amacı da olmamalıdır..Hukuğun amacı/işi sadece doğru kararlar vermek olmalıdır.. Küfür özgürlüğü savunulamaz diyorsunuz..Peki,haberde geçen dini özgürlük savunulabilir mi? Dini özgürlüğü korumak adına,küfür özgürlüğünü,ya da ifade özgürlüğünü kontrol altında tutamazsınız ki.. Diyorsunuz ki AİHM doğru karar vermiş,tam tersi,inanılmaz yanlış bir karar bu..Niye?Çünkü faşistlik/zorbalık,marjinal insanların ortaya çıkmasına neden olur..Bu şu demek;AİHM'nin verdiği bu karar yüzünden,Avrupa'daki insanların bir kısmı,bu kararı ifade özgürlüklerine müdahale olarak görecekler ve bu tarz konularda daha da keskin şeyleri bile bile söyleyecekler..Bu kaçınılmaz..Yani bu karar,ırkçılığı/terörü körükleyen bir karardır.. Bu karar üzerine müslümanlar ne kadar sevinmişlerdir ama boşuna seviniyorlar işte..Avrupa'daki insanları bu kararlarla kışkırtıyorlar sadece..Başka da yaptıkları bir şey yok.. Sonuçta ifade özgürlüğüne saygı duyulsa,birkaç kişi Muhammed'e veya İslam'a saydıracaktı,hepsi bu..Şimdi konu,Avrupa'nın ne kadar çağdaş/medeni bir kıta olduğuna kadar gidecek..Muhakkak bu tarz kararları,Avrupa insanı kendi arasında münakaşa ediyordur.. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:32 . |