![]() |
Felsefeden Çıkış
İsim tuhaf ya da ilginç gelebilir biliyoruz. Belki işin içinden çıkmayanlar vardır.
Genelde şu yapılır. "Felsefeye Giriş", "Felsefeye Başlangıç" Peki ya Bitiriş ve ya da Çıkış var mıydı? Buna umarım bu metni okuyanlar karar versin. Anlamanyanlar İçin çok KOlaylaştırılmış Ontoloji Çatışkısı İlk ön durum sorgusu; Hiçbir-şey yoktan var ve vardan yok olamaz, o halde bir-şeyler hep -her zaman- varolmalıdır. Hiçbir-şey yoktan var ve vardan yok olamaz, o halde bir-şeyler (ilk özne kapsamında tanrı, ilk madde, ilk durum ilk alan -önceki durum ve yer kapsamında hiç vb) her zaman -ondan önce- varolmalıdır Hiç-bir-şey yoktan var ve vardan yok olamaz, o halde bir-şey, bir-şeyler ya da çok-şeyler her zaman varolmalıdır. Hiçbirşey yoktan var ve vardan yok olamaz o halde bir şey, bir şeyler ya da çok şeyler ya da tüm şeyler (tüm her şey/ler) (olduğu gibi) her zaman varolmalıdır Bir şeyler baştan beri varolabiliyorsa çok şeyler baştan beri varolabilir Bir ya da çok şeyler baştan beri varolabiliyorsa, tüm şeyler (tüm herşey/ler) baştan beri varolabilir . Bir şeyler hep varolmalıysa (hep vardıysa) nasıl bir başlangıçtan sözedeceksin? (yaratım ve oluşma farketmez) Bir şey/bir şeyler her zaman varsa bir başlangıç yoktur. Bir şey/bir şeyler ya da çok-şey ya da tüm-herşey her zaman varsa bir başlangıç yoktur. Bir şeyler her zaman varolmalıdır o halde bu bir şeylerin varolması başlangıçtan öncedir ve o halde başlangıçtan önce bir şeyler vardır Başlangıçtan önce bir şeyler varsa başlangıç çelişik Başlangıçtan önce bir şeyler varsa başlangıç, sabit değil, başlangıç değildir Hiçbir-şey yoktan var ve vardan yok olamaz o halde bir başlangıç varsa bile başlangıçtan önce bir şeyler hep -her zaman- varolmalıdır. Başlangıçtan önce bir şey varsa başlangıç yoktur ya da başlangıçtan öncekinin başlaması öbür başlangıçtan öncedir o başlamışsa başlangıcın kendi çelişkilidir. Başlangıcı nkendi çelişikse başlangıç nedir var mı? Hiçbir-şey yoktan var ve vardan yok olamaz o halde bir başlangıç, oluş varsa bile başlangıçtan, oluştan önce bir şeyler hep -her zaman- varolmalıdır. O halde başlangıç başlangıç ve oluş oluş değildir Bir başlangıç yoksa hiç bir şey oluşmamıştır. Varolmamıştır çünkü yok değildi. Bir-şeyler her zaman varolmalıysa ilk-şeyler olamaz bu varlık (ilkler) çoğaldı demek olacak Çoğalırsa/artarsa ve bölünürse zaman içinde azalır ve azalabilir deme çatışkısına düşeriz o halde varlık artmadı, artmamış olması gerekir Artarsa azalır. Çoğalarak ve bölünerek artan ve azalan varlık? Temel ilkeler Hiç-bir-şey ya da her-şey yoktan var ve vardan var ve yok olamaz o halde her şey vardı o halde hiç bir şey azdan çok çokdan az olamaz ya da tam tersi azdan çok ve çoktan az olmalar temeldir ve yasadır deriz ama az indirgemesi çoku oluşturanla aynı mı ve az bölümlemesi çoklaşanın kendi mi Bir kere herşey hiçşeyden "hep ve her" (şey) olamaz. hiç adı üstünde hiçtir her adı üstünde herdir. Hiç hep olduysa bu sonsuz ve ya da tekrar hiç olur bu daim olur. o zaman hiçler herlere ve herler hiçlere dönüşüyor deriz. yani "hiç-bir-şey" değil "her-bir-şey" hiçten ve yoktan var ve yok ya da her olamaz. Bir kere hiç her olamaz yok var olamaz Hiçbirşey hiçten her ye da hep ve hep ve herden hiç olamaz o halde herşey hepti Her-bir-şey hiç-bir-şeyden türeyemez o halde her-şey her-şeyden türememiş ama türememiştir. Türemeksizin var. Eğer hiçbirşeyden bir herbirşey olsaydı yoktan var da olurdu. Eğer postülatını dayanağını koruyacaksan buna iyi bak koru Eğer hiç şey her şeye diyalektik olarak dönüşüyorsa bu dönüşüm sonsuz ama mantıksız .... Hepleşmemiştir ve herleşmemiştir çünkü hiç değildi ve varlaşmamıştır çünkü yok değildi Yoktan vara gelmemiş çünkü önce yokta değildi ve herleşmemiş hiçten here gelmemiş çünkü önce hiçte değildi Ya hiç şey ya da her şey ;ya hiç yer ya da hep yer baştan beri varolmalıdır ve baştan beri bir şeyler ve yerler (hiç şey her şey ve hiç yer her yer fareketmez) varolmalıysa baş ve baştan beri diye bir şey yoktur, geçersiz ve çelişiktir Varlaşmamış çünkü yoklaşık değil herleşmemiş çünkü hiçleşik değil. Ollaşmadı çünkü olmayışta ve olmayışık değildi. Olmadı çünkü olmamış/ham/tohum/tane ya da filiz de olma bekler değildi Oluk olarak oluk ve oluşuk olan/duran hazır oluk ve oluşuktu Oluşuk varlık hep ve zamansız Baştan beri kavramsal olarak başı ve baştan beriyi tanımlayamaz Soru a - Başlangıçtan önce bir şey vardı-yoktu b - Başlangıç vardı-yoktu cevap sorgu yukarısı Bitti. "içtenlik" |
Şimdi facebook duvarımda paylaştım ve M.Z.B sordu
Soru M.Z.B. Guzel hos diyonda yaratanin ozelliklerini ezgecmissin .sana bana gore bir sey yoktan var edilemez cunku oyle bir ozelligimiz yok ama yaratan icin bu gecerli degil ve bu yuzden yaratanin esi benzeri yoktur M.Z.B ye dedik ki; Ali Nesin'e müracaat edin o matematik anlıyor. (Umarım isminin kullanıldığı için bize kızmaz. Bunun uygun bir denklemi olup olmayacağını sorguluyorum ve bende ki matematikçi çağrışımı Ali Nesin'dir matemati kdeyince aklıma Ali Nesin geliyor) Her neyse M.Z.B. ye Verilen Yanıt M.Z.B Bak şimdi İyi dinle Hiçbirşey yoktan var ve vardan yok olamaz o halde hiçbir şey yok değildi ve vardı bir şeyler o halde Tanrı da eğer varsa/vardıysa yoktan var ve yoktan var olamaz ya da Tanrı yoktan varolmasızın vardı. O halde tanrı vardan yok ve yoktan varolmamıştır. Hiçbirşey ya da birşeyler ya da tanrı yoktan var ve vardan yok olmamışsa bir şeyler başlamamıştır. Yani tanrı yoktan varolmadıysa başlamamamıştır. (Tanrı ya da birşeyler ya da herşey yoktan var ve vardan yokolmadıysa tanrı başlamamıştır. Tanrı yoktan var ve vardan yokolmadıysa tanrı başlamamıştır.) Bir şeyler başlamışsa tanrı bir şeyleri başlatmamıştır. Tanrı bir şeyleri başlatmamışsa konu kapanmıştır/kapanmalıdır. ama yine de bilmek istiyorsan Tanrı yoktan varolmadıysa Tanrı Tanrıyı başlatmamıştır. Tanrı tanrıyı başlatmadıysa Tanrıyı Tanrıdan başka kimse başlatmamalıdır ya da başlayan nedir?. Kimse Tanrıyı başlatmamak istiyorsa yine konu kapanmalıdır. Yani Tanrıyı kimse başlatmıyorsa konu kapanmalıdır. Hala kapanmıyorsa Ali Nesin e müracaat edilmeli ya da Tanrıyı başlatan ne ve nasıl neyi başlattığını açıklamalı.. |
Varlıkta; Önceki Baştaki İlk Özne ,Önceki Baştaki İlk Tanrı, Önceki Baştaki İlk Madde, Önceki Baştaki İlk Hiç, Önceki Baştaki İlk Bilinmez Durum, Önceki Baştaki İlk Patlama (Ya da İlk ve Son Evren) Cinsinden İlk Hareket ve İlk Neden/İlke (Nedensellik) ya da Herhangi İlk Önceki En Baştaki İlk Durum Tekilliği ve Buna Dair Başlayarak ve Sonradan Oluşarak Gelişerek Varlıklaşma Çözümlemesi Hataları ve Yanılgısına Dair
Hiçbirşey yoktan varolamaz derken aslında tümherşey yoktan varolamaz diyoruz Yani şu an varolan tüm herşey ve biz yoktan varolamayız ve yoktan var-olmadık diyoruz. Yani aslında bu cümle apaçık. Hiçbirşey (ya da her şey) varolmadı her şey vardı. (Ama ille de her şey yoktu diyeceksek herşeyi oluşturacak "bir şeyler" vardı demeliyiz. O da çelişiktir tıpkı Tanrı gibi) Hiçbir şey (yoktan ya da varlık ve kendi olmayandan) varolmadı herşey vardı ve yerindeydi. Kuşkuya yer bırakmayacak şekilde. Tümherşey sadece ve sadece tümherşeyden ya da tüm herşey cinsinden olandan varolabilir çünkü tüm herşey tüm herşeye eşit. Eşit değilse tüm herşeyi doğuran ve çoğaltan tüm herşey cinsinden, tüm herşeye tam eşit çoğalabilir ya da kendinden oluşabilir şey. Tümherşey yoktan varolamaz o halde tüm herşey ya da tüm herşey değilse de bir şeyler önceden beri hep varolmalıdır diyoruz Yani tümherşey her zaman ve hep varolmalıdır dersek bence sorunu çözüyoruz ama demezsek ve araya bir hiç seti, tanrı seti ve ilk başlangıç seti çekersek; Tümherşey var değildi ama birşeyler de yok değildi (vardı) deriz Soru:Varolan nedir? O bir şeyler nedir? Cevap Din: Tanrı vardı. Cevap Bilim: Hiçlik ya da bilinemez/tanımlanamaz ön durum vardı. Cevap bilimden gidelim. Ve tümherşey daha önceden tümherşey değildi ve birşeyler (hiç bilinmeyen tanımlanmayan) formundaydı ve birşeylerden tümherşey oluştu deriz ki Bir şeyler vardı ve bir şeyleri (tüm şeyleri) oluşturabilir deriz Ama bu durumda bir şeyler (hiç ya da tanrı) yine ezeli ve sonsuz öncesiz olacak. Yine oluşma kavramı zamanla çelişecek ve bir şeylerin başlaması yine de çelişkilidir ve yoktan türemediğimizi ve ezeli bir şeylerin oluşunu mutlak kabul edeceğiz. Ezeli bir şeylerin oluşunu mutlak kabul ezeliyete bize götürecek. Yani ezeliyette bir hareket ya da ilk hareket öne süreceğiz ki bu saçmadır. Ezeliyette ilk hareket saçmadır. Oluş saçmadır. Başlangıç saçmadır. Eğer hiç ezeli diyorsan hiç ezelidir. Hiç ezeli değil diyorsan açıkla! Hiç ezeliyse sonsuz zamanı bir düşün. Ezeli kabulünü. Bunu okuyorsan koca bilim cemaati-miz var milyar dolarlık fonlar var. Onlar bilemiyor ve anlamıyorlar da bu kadar basit mi deme ve bir dur düşün Yine başlangıç kavramı ve zaman kavramıyla yine çelişeceğiz. Yani hiç ve süper ilk patlamayı ele alalım. Tanrının tanrısı gibi hiçin hiçini aramalıyız. Patlamanın patlamasını... Öncesini. Saçmadır. Hiçte sonsuz belirsiz bir süre içinde varlığın çekirdeği bekledi de bekledi mi? Varlık oluştu demek saçmadır bu hipotezdir terkedilmelidir. Tek bildiğimiz varolduğumuz, var olduğu gerçeğidir. Yok ya da hiçe dair hiç bir bulgu yok. Hiç'te bir insan varsayımı Tanrı gibi . Başlangıçta öyle. Başlangıç ya da diğer incelemeler hipotez olarak ele alınmalı ama çürüktür bilimnmeli. Sonuç olarak; oluşma ve zamanın-oluşun başlangıcı ya da varlığın/evrenin ilk kez başlaması ve oluşması ya da ilk ve tek evren oluşu gibi zamana dayalı başlangıç hipotezleri ve çözümlemeleri kesin olarak çelişiktir terkedilmelidir. Bilimsel olarak terkedilmelidir. Bir tek evrenin varolması ya da başlangıcının çözümlenmesi denenmesi üzerinden varlık/olma çözümlenemez. Evrenin başlangıcı çözümlense bile ki bize göre yine başka bir evren için de doğuştan başka indirgeme ve çözümleme net kesin hata olacaktır. Bunlar bize varlık'a dair herhangi net bir ipucu vermeyecek. Teknik gelişim sunabilir. Ontoloji bilgisi ya da öğrenimi anlamında aşkın bilgi sunamaz.. Sözde evrenin başlangıcı varlığın başlangıcı demek değildir ve analitik olarak varlığın başlangıcı bulunamaz, tutarsızdır/çelişiktir. Evren evren, varlık varlık içinde doğar gelişir, kendinden (kendi cinsindne) türer başka şeyden türeyemez. Türemeler başlangıçsızdır ve başlayamaz ve başlamamıştır. Varlığın herhangi cinsinden, kendi olmayan cinsten ilk tekili indirgemesi yoktur. Olamaz. Sonradan çoğullanmamıştır. Varlık için doğru kavram; sonsuzdan beri/bu yana sonsuz ve ilksizden beri ilksizdir, bu ikisi arasındadır. Başka zaman çerçevesi saçma. Öncesiz sonrasız ve ilksiz başsız ve başlangıçsız varlık her zaman daimdir. Zaman geniş hep/her zamandır. Önce sonra kavramı sınırlıdır ve ya da önce sonranın ne en sonu ne de ilk başı var.Yok.. |
(Birinin/birilerinin ben kendimi öyle tanımlamadığım ve öyle bir beyanım olmadığı halde Nihilist/Ateist vb kavramları yakıştırması ve ya da benzeri kavram üzerinden beni kategorize etmesi üzerine açıklamam)
Hiç Hiçlik Hiççilik Kavramına Dair Fikirlerim Öncelikle her zaman yazdığım gibi Nietszhe'nin kullandığı "Nihil" kavramı ya da şimdi ki bilimce kullanılan örneğin Hawking'in kullandığı varsayılan/öne sürülen hiç kavramı aynı mı? Bilmiyorum Bunun bizim dilimizde ki karşılığı olan "Hiç" tam olarak bu iki kavramla aynı mı (yani bu çeviri tam uygun mu) onu da bilmiyorum. Bu yorum da öyle olduğunu varsayacağım.. Var <--> Yok (Var'ın karşıtı Yok'tur) Hiç <--> Hep/Her (Hiç'in karşıtları dilimizde Hep ya da Her'dir) Var yoktan gelemez, türeyemez deriz, termodinamikten bahsederiz. Aynısı. Her hiç'ten gelemez türeyemez. Zıtlıklar ya da karşıtlar, bunlar birbirine göredir ya da bir diğerini tanımlanmaksızın tanımlanamaz. Hiç kavramı çok basitçe bana göre uzundan bahsetmeksizin kısa kavramının yapılanamamasında olduğu ve ve uzunun kısayla bağlı oluşu gibi, aynı an da tanımlanışı/tanım görüşü gibi her ve heple bağlı aynı an da var. "Ben hiç kavramına hiç bir anlam yüklemiyorum." Bu her zaman böyledir. Nietzsche'nin felsefesini duygusal bir veryansın, arayış vb olarak görüyorum ve kendisinin açıkladığı biçimiyle Psikolojik Nihilizm'i (tarif ve tanım olarak) "her şey de varolan bir anlam arayıp bulamayıp sessizce pesedip amaçsızlığı kabul edip yeni bir çıkış arayacağız" dediği biçimiyle seviyorum. Özel de bu kavrama bir anlam yüklemiyorum. Bana göre çocuksu bir hiç. Bazen bir şeyleri açıklayamadığımız da "Hiç" (Hiiiç) deriz. Bir çocuğa neler oluyor deriz ve bize "Hiç" (Hiiiç) der. Hiç'ten tam bunu anlıyorum. Hiç'ten başka da bir şey anlamıyorum. Bilimin öne sürdüğü ilk durum olarak hiç. Bana göre zırva, zırvalığın daniskası, tam bir zırvalık, insan aklıyla alay etme, Bilim değil otoriter baskı, hakimiyet, kölelik çağrışımıdır. Gerçeği arama bulma engelidir. Bilginin tekelleşmesi ve otoritece kontrolü anlamındadır. Hiç kitlelerin engelidir. Düşünürlerin değil ve olmamalıdır. Hiç özgür bilgiyi ve araştırmayı reddetmeye dayalı bir sınır kabulü ve kölelik ahlakına uygun/yakın ve dayalı bir kavramdır ve kabuldür. Hiç özgür bir kavram değil , hiç bizi özgürleştirmeyecek o halde yorumum can sıkıcı da olsa özgürlükler onu öyle yazmak ve gerekirse can sıkmak istediğimi desteklemeli... Nietzsche'nin felsefesini bir küskünlük olarak görüyor ve buluyorum. Gençliğimde psikolojik Nihilizm olarak tanımına uygun dönemler geçirmiş ve aynı ağlaklık ve küskünlüğü paylaşmış hala da arada duygusal takılmalar da yine paylaşıyor da olabilirim. Hiç kavramı hiç bir şey ifade etmeyen bir şeydir. Her'in ve hep'in tanımlanmasına, bu ikisinin beraber yapılanmasına ilişkindir. Bir dil aracıdır, kavramdır. Tüm anlamı budur. Hiç sadece hiç demektir başka bir anlamı da olmayacak. Hiç kavramı; 'yarı yeni dinleşen bilime' dogma tasması olarak armağan edilmiş sınırlama gibi. Hiç kölelerin kafesi ve düşünsel sınırını belirleyen bir kavram gibi o halde bir sınırlama parçalanıp atılana kadar varolmalı. ve bu can sıkıcı cümleler varolmalı çünkü tam öyle düşünüyorum eğer düşünce ve ifade özgürlüğüne inanıyorsak birilerimize bu yazılanlar bir anlam ifade etmeli. |
Hiç Hiçlik Hiççilik Kavramına Dair Fikirlerim 2-
S: (Çocuk) Anne/Baba ben nasıl oldum?
C: (Anne/Baba) Leylekler getirdi oğlum/kızım. Annenin karnında oluştun oğlum/kızım S: (Soran) Biz nasıl neden varız, varoluş/varolma nedir? C: (Din) Yaa!! Başlangıçta Tanrı diye bir şey vardı/varmış kesin o yapmıştır (Öyle diyorlar. Atalarım bunu kabul ediyor) (kabul et/itaat et!) (Biat et!) C. (Bilim) Yaa!! Hiç diye bir süperpoziyon da durduk yere patlama oluştu. Nasıl oldu bilmiyoruz da arıyoruz işte biz de ya da Orasını bilmiyoruz/karıştırma (kabul et/itaat et!) (Biat et!) Bu iki cevapta leylekler getirdiye eşit. Aynı. Tıpatıp S: (Çocuk) Peki annemin karnına nasıl girdim? C: Annenin karnına tanrı koydu, o orda oluşuyor, zamanı gelince öğrenirsin bla bla bla... - Hiç kavramı; dinsel belirsizlik ve dinsel "yok" (yoktan varolma/zuhur) kavramı ile; (tanrının yoktan var yaratması ile) varoluşun açıklanmamasının bilim tarafından "Yok" yerine "Hiç" kavramı koyarak ve kullanılarak sürdürülmesi gibidir ve tam olarak bunun bir benzerinden ibarettir. Zuhur kavramında "yok" yerini "hiç" ,tanrı yerini madde/belirsizlik, ilk form vb. alır. Yoktan zuhrolma yerine hiçten zuhrolma Özne aracılı zuhrolma yerine madde aracılı zuhrolma İlk öznenin varlaşması yerine bilinmezin ya da ilk maddenin varlaşması Daha gelişmiş/kompleks bir açıklama ne yazık ki değil Dinden farkı yok Hiç kavramına filozofik ve felsefi olarak sahip olmanın bir Ortadoğu dinine ve Tanrı bilgisine sahip olmaktan bir farkı varsa en fazla lastik ayakkabı yerine deri bir çarık sahibi olmak gibi Yokluktan var oluşturan, Tanrıya geçit veren, açıklama ile Hiçlikten bir patlama ile ilk madde/durum ya da ilk hareketten var oluşturan önerme ile varlık açıklamaya girişme arasında neredeyse hiç bir teorik/pratik fark yoktur. Bilim denen bu anlamda din kadar zorba tutarsız, çaresiz, bilgisiz ve karanlıktadır. Bilim elitleri otorite mahkumları/memurları gibi görünüyor... Bir imamın maaş alması yan gelip yatması ve kitleleri uyutmasından bunun ne farkı var? Bilim insanları halkı kandıracak açıklamalar üretirler. Genel olarak insanları her zaman bir şey aradıklarına ve yakında bir şey bulacaklarına inandırmalıdırlar. Tüm sorumlulukları sanki budur. Bunun için yetki makam almış gibiler. Yani bilgiyi siz dert etmeyin, biz peşindeyiz siz düşünmeyin, biz sizin yerinize (sınırlar öreriz) yaparız buluruz. Bu ABD nin sen uçak fabrikanı kapat ben sana uçak veririm demesi gibi. Biri gidip özgür bilgi kovalarsa ve sözde bilimdışı konuşursa dur bakalım bilim tersini diyor, zırva etiketle, şizofren damgala, konuşturma ve sustur her şey çok kolay. Sözde bilim örgütü ve şebekesi yeni nesil engizisyon Tanrı demek ;ilk özne, ilk tekillik (varlığı teke/ilke indirgeme) ile varlığın açıklanmasıdır. Özne cinsinden tekillik ve salt. Hiç demek ve tek evrenli büyük patlama demek ise yine aynıdır. İlk neden, ilk hareket, ilk durum çözümsüzlüğü ile varlığın özne dışı ilk (madde/nesne, diğer tekillik) cinsinden (indirgenerek) açıklanmaya çalışılmasıdır. Aynı dayatmanın başka versiyonu. Her ikisi de ilk hareket, ilk neden ve başlamaya gebedir. Bunun birinde neden özne olur birinde nesne/durum/hal olur. Başlangıcın ilk öznesi bulunmuştur.. Tanrı.. Ne büyük buluş... Herşeyi bulduk ve çözdük. Olmadı mı? Başlangıcın ilk durumu/hali bulunmuştur.. Süper hiçlik.. Ne büyük buluş... Herşeyi bulduk ve çözdük. Başlangıcın saltı (ilk nedeni) özne olmadıysa ve değildiyse; bu sefer de ilk nesne/durum cinsinden bulunmuştur. Hiçlik. Madde. Bu iki yalanın ve safsatanın çatışması/kavgası ile kitleler güzelce uyutulur ve gerçekten uzak tutulur. Arada üçüncüler, nadiren doğruyu/gerçeği arayan ya da söyleyen çıkarsa da her ikisinin temsilcileri tarafından rahatça susturulur. İkisi de aynı yanılgıyı üretir ve besler. Varlık oluştu ve gelişti. Sonradan gelişti. Tüm bu işler oluşlar başladı ve sonradan oldu. Zaman içinde oldu. Başlangıçta yoktuk ve puf olduk ve ya da bir gün yok olabiliriz. Aynı yalanın Nazi propagandası gibi beslenmesi. Gustave Le Bon'un İddia dediği şey... Din ve bilimin her ikisinin de kabul ettiği başlangıçtır.. İlk nedendir ve ilk nedne/ilke ararlar ve öne sürerler. Bu anlamda Hiç; Yok'un 2.0 versiyonu ve yeni sürümü gibi Bilim; Din'in 2.0 versiyonu ve yeni sürümü gibi Bilim; Evren/Madde Tanrı 2.0 gibi Yersen.. Otoriter kontrol araçlarından başka bir şey değiller. Bilimsel bilgi denen bilgi özgürlüğünün önündeki en güçlü sınırlamayı kendi üretip destekliyor. Kitlelere bir yalan satıp pazarlıyor ya da onlar üzerinde pazarlanıyor. Bilinemez bulunamaz anlamaz ve biz araştırıyoruz bekle. Bilinemez bulunamaz anlamaz ve biz araştırıyoruz bekle. Başka şeylerle uğraş, politikayla seksle uğraş ve ya da ... Tek başına; Parmenides'in "On Natura" şiiri eğer doğru ve açık iyi yorumlanırsa tüm bilim gücünden, safsatasından üstün gibi Felsefe üzerine (ontoloji bilgisi anlamında) yazılmış diğer herşeyden kesinkes sağlam gibi. Bilimde ontolojiye ve felsefeye gerçek bir temas anlamında kuantum kuramı dışında bir gelişme yok gibidir Varlık basittir /Çözümlenmesi "Hiçbir şey yoktan var ve vardan yok olamaz." Bunu eski doğa filozofları dahil yaklaşık bugünü bilimi ve çoğumuz kabul ediyoruz Hiçbir şey (herşey) yoktan var ve vardan yok olamaz ve şu an vardır ve o halde ne kadar ne zamandan beri varolduğunu ve bir başlangıcı olup olmadığını kesin bilmiyoruz o halde herşey ya hep varolmalıdır ya da bilmiyoruz ve gerisi hipotez olarak tutulmalı Gerisi saçmalık Bir şey/bir şeyler her zaman varsa/vardıysa bir başlangıç yoktur. Bir başlangıç yoksa bir başlangıç arama öne sürme ve kabul de samadır. Bir başlangıç aramak saçmaysa başlangıç arayanlar ve aratanlar saçmalıyorlar |
Felsefe Nasıl Ortaya Çıktı-1
Felsefe yüksek bilimler, yüksek eğitimi/öğrenimi temsil eder. Kentlerin kurulmasıyla birlikte okul-akademi, bilgi bilim kavramının yaygınlaşması ve kurumsallaşmasını, oluşumu gelişimini temsil ediyor.
Felsefe nasıl ortaya çıktı demek eğitim öğrenim nasıl ortaya çıktı, okul nasıl ortaya çıktı ve bilim nasıl ortaya çıktı, öğretmen/hoca/öğretici ve hatta öğrenci nasıl ortaya çıktı demekle aynı. Bunların hepsini barındırır. Aynıdır. Felsefe kavramı tıpkı matematik gibi bir addır. Eğitim öğrenim kurumları yapılanırken ve bu bilgiler ilk kez oluşturulurken bu adlar insanlar tarafından verilmiştir. Alıntı:
Alıntı:
Bugün fizik kavramı kullanılıyor. Bunun yaklaşık olarak maddebilim, hareketbilim, evrenbilim anlamlarına gelebileceğini söyleyebilirdik Felsefe o zaman bilimleri, mesela doğabilimleri, insanbilimleri ve sosyalbilimleri hatta evren ve maddebilimi de kapsıyordu. Neredeyse matematik/aritmetik olmayan her şeyi.. |
Felsefe Nasıl Ortaya Çıktı-2
Bilgiye en çok ihtiyaç duyan muhtemelen krallar ve yöneticilerdir.
Daha sonra zengin elit soylu sınıflar, aristokratlar ve onların çocukları Bunlar yiyip içip yatarlar, kent yönetirler, asker yönetici rahip ve kanun koyuculardır. Çocukları öğrenmelidir. İşler yürümelidir. Tıpkı kültür sanatın örgütlenmesi gibi bilim ve bilgi örgütlenir,. Bu doğal olarak olur. Buradaki bilgi bilimin örgütlenme sürecinde tarihteki çatı adlar matematik ve felsefe gibi gözükmekte. Bu kavramlar bugünlerde yüksek öğrenim, üniversite, dediğimizde kapsanana benzer biçimde neredeyse o gün öğretilebilecek her şeyi, tüm bilgiyi içerir. |
Felsefe Nasıl Ortaya Çıktı Soru Cevabı Üzerinden Bilginin Politizasyonu ve Karartması
Öyleyse diyebilirsiniz ki bugün neden bu kavramlardan koptuk? Neden felsefeden uzaklaştık? Neden felsefe bize zor, ağır, asla anlaşılamaz bir laf dolaşıklığı gibi geliyor ve matemaitk gibi belli bir disiplin ve çözümleme gibi onu algılamıyoruz?_
Felsefe için bunun cevabını Hypatia'nın ölümünde arayabiliriz. Bu video bize tam olarak anlatıyor Bay Foucault (Foco) bu video da bilginin ve felsefenin bize neden anlaşılmaz ve karmaşık gelmesinin sağlandığını çok güzel açıkladı. Matematik sevmediğimiz çirkin bir şeydir. Felsefe bir laf yuvarlama ve geveleme sanatıdır. Bilgi iktidarların gücüdür, güç araçlarından biridir. Bir çocuğun eline belli araçların verilmemesi gibi bilgiye herkesin el sürmemesi için çevresinde bir büyü, karmaşa/karmaşıklık, zorluk algısı ve herkesin istese de ona ulaşamayacağı ve istese de bilemeyeceği ve anlayamayacağı algısı oluşturulur ve sahte yanlış bilgi yayımı ile gerçeği gizlenir. Sonra iktidarlar belli yöntemlerle seçerek bilgiyi ve bilgi araçlarını uygun öznelere dağıtır ve her an kontrol eder, domine eder. Bu süreçte bilgi işleme kapasitesi yüksek olan her anlamda elenir. Felsefe/bilgi iktidar için öyle korkulası ya da korkulması gereken bir kavram ki; Pisagor'un okulu yakılmıştır, Sokrates zehirlenerek öldürülmüştür, Hypatia kentin ortasında barbarca parçalanmıştır. Mesela Komünizm kavramından korkan modern batı dünyası iktidarları (ya da sermayesi) yıllarca komünizm kötülemek ve karşı propaganda üretmek, soğuk savaşla ilgilendi. Bunun aynısı tarih boyu bilgi ve felsefe kavramlarına yapıldı.. Her anlamda felsefe her yönden bozguna uğratıldı ya da uğraşıcısı için önceden verilen ültümatomlarla belli aralıkta düşünüp tartışması sağlandı ya da sınırlı olana geçit verildi. Bilgiyle ilgili bazı algılar şunlardır. Herkes ona ulaşamaz. Herkes onu anlayamaz. Aşırı zordur ve karmaşıktır. İstesen de bilemezsin. Bilinemezler vardır. Bilgiye dair belli seviyeler vardır, belli insanlar ve kimi bunları anlayabilir gibi.. Mesela bize Tanrı kavramının nihai olarak çözümlenemeyeceği ve bilinmeyeceği söylenir. Bilim herşeyi bilemez ve felsefe karmaşıktır kesin değildir ve ispatı yoktur denir ve felsefe de A ,B' den başkasını söyler o halde kesin değildir denir. Mesela varoluş normal bir akılla düşünceyle kavranamaz çözülemez denir Fazla düşünme kafayı sıyırırsın (bu şu anlama geliyor bu işlerin fazla peşine düşme, bu bir yaptırım ve bildirim gibi) Sonuç olarak; Kantın bilgiye/bilmeye aydınlanmaya cüret et! dediği rivayet olunuyor. O halde felsefe; bilgiye bilmeye cüret etmekle ve o halde yukarıda sayılan engelleri tanımamakla ve bunların saçmalık olacağını, öğrenmenin ve bilginin bir sınırı olmayacağını kabul etmekle başlamalı O halde yukarıdaki kimi yargıların tamamen saçmalık olduğunu söylüyorum. Varoluşun başına tanrı koyamayacağımız gibi (kesin ama) "hiç" gibi bir belirsizlikte koyamayız ve artık bu bizi Tanrı kadar ve din kadar rahatsız ediyor. Bunu anlamalısınız. Bazılarımız bunu anlamalı. Bilimi modernize dindarlık olarak hatta kölelik biçemi olarak görmeye başladık. Net tarif etmeliyiz. Sermaye hizmetçiliği ve köle emek. Bu bilim kölelik bilimi. Özgür ontoloji bilgisine geçit vermiyor. Bunu kendi yapıyor. Bilimle ilgili insanların çoğu kendi bilgi önleme lejyoneri gibi işlevi görüyor. Doğal olarak. Yanlış bilgi yayarak ve doğru bilgiye geçit vermeyerek. Bilim ilgilisi bilgi özgürlüğüne karşı doğal jandarma ve doğal engizisyon üyesi.. Sınırlayan Tanrı bunun bilimle ne ilgisi var denebilir. Bilimin hiç'i Tanrıyı zımni koruyor. Düşmesini engelleyen vezir gibi şahı koruyan vezir gibi işlev görüyor. Bilim özgür bilginin önünde bir engel. Din gibi köhne ..Berbat... Köle bilimi. |
Bilginin Politizasyonu ve Karartılması 2
Bilinmeyen Bilimdar Dindarlar ve Bilim Dininin İnsanları/Müritleri
Foucault videosuna bir ekleme sunalım. Aşağıda İslam tasavvufunun Mansur'un linci üzerinden ne hale getirildiğini anlatıyor. Alıntı:
Bu felsefe için de yapıldı ama bu dolaylı olarak aslında bilim/bilgi ve bilmenin neredeyse tamamı için yapıldı. Bugün Komünizm paradigmasını yüzde 3 ümüz inceleyebiliyoruz. Gerimiz akılsız değil. Korkunun ürettiği engeller, daha önceki caydırmalar ve toplumsal kategorizasyonlar bunu engelliyor. Bizzat iktidar. Bilimsel bilgi ya da terminolojinin bir karmaşa üretmesini nedeni de bunlardır. Ne kadar kontrol gerektiriyorsa o kadar karmaşıktır. Tıp Latince kavramlarla doludur ve doktorların reçeteleri neredeyse eczacı dışında kimse tarafından okunamaz. Bilim kavramı tıpkı Din gibi bize yedirilmiştir. Özgür bir bilim yok. Hiç bir anlamda yok. İnsan onuruna çıkarına sermaye çıkarına hizmet dışında hiç bir bilim göremiyorum hiç bir anlamda göremiyorum. Bunu bazılarımız sosyalist olmamamızla ve bunun Kapitalist düzen olmasıyla açıklıyor ama Kapitalist bilimi bilgi de baştacı edip özgür bilgiye Kapitalist bilgiyle Kapitalist bilimin bilgisiyle geri saldırıyor.. Kapitalizm hepimize çok güzel silahlar vermiş o halde kardeşi kardeşe kırdırıyor. Özgür ontoloji ve episteme tartışma ve söyleşmem yıllardır dindar tarafından ne kadar kısıtlandıysa popüler bilimi sahiplenenlerce eşit kısıtlandı sansüre ve saldırıya ve baskıya alaya tacize ve mobbinge uğradı. Bu bir yerde değil her zaman ve her yerde oldu. Tüm facebook grupları ve tüm forumlar da Benim kafamda şu var. bilimdar ve dindar . Bunlar birbirinin değişik modeli .Benim için tıpatıp ve nerdeyse tamamen aynı. İkisinden de çekiniyorum.. Saldırgan çünkü. İkisi de laf anlamaz. Net. Açık. Çok açık. Bu ikisine karşı da dikkatli olmalı ince girmeli ayar vermelisin, politik ve geriden konuşmalısın vs. Aynı ifadelerle saldırır ve hatta aynı ifadeleri tırnak içine alırlar. Biri dinini koruyor diğeri bilimini. Aynı hafta ban şizofren diyenin biri dindar diğeri bilimdar Aynı hafta yazılarıma "ZIRVA" yazanına biri dindar biri bilimdar |
"Bilimsel Propaganda"
Bakın ben "içtenlik"
Bu forumun kaç yıllık üyesiyim. Şu söylediğimde tamamen ve tamamen dürüstüm. Bu 2015 ten önce böyle değildi ama şu an böyle... TV de bir bilim insanı konuşurken bir din imamı ya da bilgininden ve bunun vaazdan benim için hiç bir farkı yok. Bu %70-80 i için böyle. Bir bilim insanı TV de bir şey anlatırken bir din insanı ve tıpkı din adamı görüyorum. Bir propaganda makinesi görüyorum . Bir propaganda yayımı görüyorum. Bir propaganda yayımı görüyorum ve propaganda aracısı. Kimi X şahıstan rahatsızlık ortak. |
Fizik Dininin Tanrısı Hiç'tir.
Fizik ve Nihilizm dinlerinin ortak bir Tanrısı var. "Hiç".
Hiç bir şey açıklamayan Hiç ve kendi açıklanamaz Hiç. Bu size bir şey ifade ediyor mu? Sorgulanamaz biat edin. Herşeyi "Hiç" başlatmıştır ve herşeyden "Hiç" sorumludur. Kendi hiç başlamamıştır kendinden sorumlu olmayan "Hiç" Hiç bizim yaratıcımız (değilse de olma/oluşma nedenimiz) ve tek sorumlumuzdur. Hiç herşeyin varolmasının tek yegane sorumlusudur. Hiç'i bularak herşeyi çözmüş görünüyoruz. Hiç güzel bir sorumlu. Aslında bu güzel bir açıklama. Bu bir ölçü de doğru. Bir şeylerin sebebi yok ve hiç bile değil. Yakın.. Aslında bir şeylerin sebebi hiçbirşey bile değil dersek bu doğru.. Sebepsizliğin kendi köken ve na-sebep olduğunda ve Hiç bile sebep olmadığında Hiç ortadan tam kalktığında bu doğru. Hiç'in bile olmaması ve Hiç'in bile Hiç olması. Yani Hiç e bile ihtiyaç yok. Bu tam doğru... Nedensiz varoluş. Anlatmaya çalıştığım şey aslında şu sanırım. Bu forum ve bir kaç foruma daha sosyal ortamlar ya da bunları tartışabileceğimiz yerler ve durumlar ararken başka yerleri deneyip tıkandığımda geldim. Kendi perspektifim de şunu deneyimliyordum. Mesela din ve Tanrı kavramıyla aldatıldığımızı kabul ediyoruz. Bazılarımız dindardı ve ilerleyen yaşamda farketti ve toplumun büyük çoğunluğunun aldatıldığını kabul ediyoruz. Ben buna benzer ve paralel bir şeyi din kavramı sonrası bilim kavramıyla da yaşadığımı söylüyorum. Nasıl bilimi otoriter bir paradigma addediyorsak. Siyasi politize olmuş bir kitle kontrol aracı gibi görüyorsak. Dini aydınlanma sonrası bilim içinde benzer şeyi yaşadığımı söylüyorum. Din bizi tanrı kavramıyla aldattı ve fizik Hiç kavramıyla ve hiçbir şey bulamayacağına sonsuz arayış ve sonsuza kadar arayıp duracağımız kavramıyla sınırladı. Felsefenin anlaşılmazlığı ve reddi sözde bilimsel düşünceyle destekleniyor ve ya da felsefe kamplara bölünmüş. Özgür bilgi uğraşı baltalanıyor. Bilime verilmiş önkabuller de var. Dindarın özgürlüğe ve özgür bilgiye Tanrı kavramı üzerinden saldırması gibi kimi bilimsel denen kabuller ön ve hazır biçimde özgür bilgiye karşı.. Dahası bunlar tartışılamıyor. Bilimdara laf anlatmak dindara laf anlatmak kadar hatta daha zor. Dinden ayrılanı görüyorsun. Bilim dininden çıkan hiç yok gibi... Tıpkı toplumun büyük çoğunluğunda din aleyhine konuşamadığın ya da gibi ve dini Tanrıyı eleştiremediğin gibi bilimsel kabulleri sana göre yanlışsa bile mantıksal tutarlı bir tabanda olsan bile yeterince eleştiremiyorsun. Engel var, sansür var, geçit vermiyor. Tabu düzeyinde bir bilimsel taban ve sınırlama var. Özgür varoluş tıpkı dini bilgi tabanı nedeniyle nasıl tartışılamıyorsa belirli ölçülerde bilimsel bilgi tabanı nedeniyle de tartışalamaz. Özgür bilgiye metafizik zırva denerek, metafizik zırva etiketi takarak ve buna bilimsel bilgi tabanı ya da bilimin kendi ve ön-kabulleri gerekçe gösterilebiliyor ve burada bilimin işlevi tıpkı dinin işlevi gibi özgür bilgiye karşı ve bilgi özgürlüğüne karşı. Bilim tıpkı din gibi ve bilimdar dindar gibi lejyoner işlevi görüyor. Sansür işlevi. Aracı oluyor. Bilgi karartılması ve kirletilmesine sözde dindarın inancını ve gerçek hakikat bilgiyi koruması gibi bilimdar da diyor ki; "ben evet doğru gerçek bilim bilgisini savunuyorum". Yaptığı ise tam olarak tersi.. Özgür bilgi toplamış ve bunu tartışmak isteyeni paketleme. |
Bilimin Tanrılar Panteonu
Biyoloji Dininin Tanrısı Evrim
Varlık başlayamaz. Sokrates'in okulunun kapısında bir söz yazdığı söyleniyor. Kendini bil. Birileri yukarıdaki sözü bir yerlere asmalı. Varlık başlayamaz. Bunu tartışırken ve yazarken burada benim üçüncü sınıf hiçbirşey bilmez bir bilgi okuryazarı ve felsefe okur yazarı olacağımı ve belirli türden kişisel hırsım olduğunu düşünüyorsan yanılıyorsun. Varlık başlayamaz. Yazdıklarım bu anlamda geçmişteki X tahlilci ya da bence kabul gören bir kaç filozofun yazdıklarından değersiz ve az değerli değil. Tarihi olarak. Biraz karmaşa içinde olabilirim ve bütünleşmiş cümleler kuramamış duygusal dağınıklar içermiş olabilirim farketmez. Önemini düşürmeyecek. Bunu Parmenides söyledi ve Elea okulunun direğiydi. Bunun farkındaydılar. Parmenides şimdi 110 diğer isimle birlikte bir çorbaya katıldı. A şunu dedi B bunu dedi cinsinden bir kategorizasyonda o onun görüşü bu bunun görüşü etiketiyle beraber tutuluyor. Hayır şunu söylüyorum Parmenides farketmiş. İşin aslı başka ontoloji tahlilcisi yok. Karşı karşıya koymayın çünkü aynı değil. Parmenides'e bir kavramı üzerinden monizm eleştirisi yapmak saçma, tuzak. Bunu anlamanı rica ediyorum. Bunun üzerine durup o düşünmeni rica ediyorum çünkü varlık ortaya konamaz, başlayamaz, hiçte gelişemez ve oluşamaz ve varlık gelişmedi ve oluşmadı sonsuzdur ve vardır. Evrim Tanrıyı yoketmek için ve tarihten silmek için yetersiz bir araç. Daha güçlü bir aracım var. Evrimi yoketmek. Ne Tanrı ne de Evrim'e ihtiyacımız var. Ne kendi kendine ne de Tanrı tarafından oldurulmaya ihtiyacımız var. Nihai ya da mutlak bir evrim yok. Algı çerçevesinde ve gözlem çerçevesinde sınırlı bir evrim. Bir şey evrimleşe evrimleşe sonsuzlaşamaz. Baştan beri sonsuzdur ve ilk halindedir varlık değişmeyecek. Bilim hurafe yumurtluyor. Bilimin tanrıları güçlerini kaybedecek. |
Ontoloji nedir hiç düşündünüz mü?
Descartes : Acaba var mıyız? Var mıyım? Düşünüyorum (varolup varolmadığımı sorgulayabiliyorum ve bundan kuşku duyuyorum, kuşkuya düştüm) o halde sanırım varım Kuşku nedir? Descartes'in varolduğu/varoluşu hakkında kendini ve varoluş/vaarolanı eş-bilmesi kesin değil miydi? Kesinsizlik nedir? |
a-Varoluş varlaşmıştır, sonradan varolmuştur
b-Varoluş varlaşmamış ve sonradan varolmamıştır c-Varoluş başlamıştır d-Varoluş başlamamıştır/başlangıçsızdır e-başlangıç vardır f-başlangıç yoktur g-başlangıç varsa başlangıçtan önce bir şeyler vardır h-başlangıç varsa başlangıçtan önce bir şeyler yoktur e-başlangıç yoktur |
(Çoklu onermeler "ya da" ve "ve" bağlaçları genellikle ikincil (kontrollü önerme) ya da karşıt genel vurgular uzun uzadıya yazmamak için bağlaşlaştırıldı)
Tum varlik "a" cinsinden a dir ya da degildir. Tum varlik "a" cinsinden siniflanabilir ve siniflanamaz. Tum varlik cinsinden olmayan anti varliklar ya da varliklar vardir ve yoktur. Tum varlik cinsinden olmayan anti varliklar ya da varlik olmayan antiler bilinir ya da bilinemez. A cinsinden olmayan varliklar a cinsinden bilinir ya da bilinemez Sonsuz varlik cinsinden sonsuz varlik/çokluk vardir ya da yoktur Sayilabilir ya da sayilamaz sonsuz varlik cinsinden cokluk sonsuz vardir yada yoktur. Sayilabilir yada sayilamaz sonsuz varlik cinsinden cokluk birbiri cinsinden bilenebilir/sayıalbilir, indirgenebilir tanimlanabilir ve ya da tanımsizidr ve indirgenemez Cokluk vardir ya da yoktur Cokluk tek cinsinden sayilabilir (indirgenebilir) belirlenebilir ve ya da sayilamaz Birbiri cinsinden olmayan seyler birbirini bilebilir ve bilemez Cokluk/çokluklar birbiri cinsinden siniflanabilir ve siniflanamaz Cokluk/çokluklar birbiri cinsinden bilineiblir /bilinemez Bilinemez cinsinden olaylar sorgulanamaz erilemez ya da hakkinda cikarsama edinilemez ya da edinilir Bilinemez cinsinden olaylar kavranabilir ya da kavranamaz Varlik ve yokluk teklik cinsinden sayilabilir ve sayilamaz Varlik ve yokluk birbiri cinsinden indirgenebilir bilenebilir ve bilinemez Varlik ve yokluk cinsinden olmayanlar ilkesel olarak vardir ve yoktur Varlik ve yokluk cinsinden ogeler birbirine gore tanimli ve tanimsiz degiskendir ya da degildir Varlik hiclige bilesir ya da icermez Hiclik sayilir ya da sayılamaz. Hiçlik bir alandır ya da değildir Hiçlik bir kütledir ya da değildir Hiçliğin bir kütlesi vardır ve yoktur Hiçlik bilinirlik cinsinden hesaplanamaz Hiçlik tanımlanabilir ya da tanımlanamaz Hiçlik bilinirliğe göre tanımlanabilir ya da tanımlanamaz (Yokluk vb içinde aynı benzer önermeler kurulabilir ve kullanılabilirdi) Hiclik varligi kapsar yada icerir yada disarir yada tumeller ve kapsar bunyesine katar ve bunyesinde eritir barindirir Varlik hiclige gebedir ya da ya da bağıldır degildir /değilin değili Varlik hiclik icinde yasayabilir ve yasayamaz ve tanilanabilir ya da tanilanamaz Hiclik olmaksizin varlik vargelemez ve vargelebilir Hiclik disinda da varlik var gelebilir vergelemez Ben, ben olan ya da olmayan tum diger seyler cinsinden siniflanabilirim ve siniflanamam Ben yapi tasi a olan seyler cinsinden siniflanabilirim ve siniflanamam Ve yapitasi a olan seyler b cinsinden esit değildir Ya da yapitasi a olan seyler a cinsinden esittir ve degildir ve esitlik gorecedir ya da degildir Tum varolanin ya da varolabilecegin ya da antivarligin tumellenmesindeki matematiksel ifadesinde onu tumelleyen ve kapsayan x olsun Ben x cinsinden oge ve veri iceririm ve icermem Tanri x cinsindendir ya da degildir X tek bir ogeye indirirlebilir ve indirgenemez X tek cinsinden sayılabilir ve ya da sayılamaz indirgenemezdir Ben diger herseyle birlikte varim Ben olmayan diger herseyle birlikte varim ve (olası x) butun tum kapsanabilirlik bilinci tumeli benim ana ogem ve nedenimdir ya da degildir Tum nedenler bana ilisiktir ya da degildir Tum diger nedenler bana bilesiktir ya da degildir Madde ve zaman cinsinden ifade edilebilirim ve edilemem Herseyin yapitasi madde ise Madde ve anti madde olmayan hersey cinsinden ifade görebilirim ve goremem Madde ve madde olmayan cinsinden ifade edilebilir her sey toplami kutlesi X olsun X kutlesi beni icine katar ve katamaz Beni barindirir ve barindiramaz Varligim ona bagisiktir ve degildir Varligim ona bilesiktir ve degildir Ben bilinen yada bilinmeyen diger tum herseyle birlikte var ve yokum Var ve yok olan her sey ben ya da a dir ya da degildir Ben icinde varoldugum tum bu kutleyle beraber nedenselim ve varim ve kutlenin evrenin ve diger bilinmeyenlerin tum toplam ardisik nedenselligi benim nedenselligimdir Herşey atom cinsinden olanlardan oluşur herşey olmayanlar atom cinsinden olmayanlardan oluşur ya da oluşamaz ya da değil Tanrı atom cinsinden oluşmaz Atom cinsinden oluşmayan var Atom cinsinden oluşmayanlar tanrıya göre var-bilinir değil a Atom cinsinden oluşmayanlar (tanrya göre) atom cinsine dönüştürülebilir ve dönüştürülemez |
"Bilim dinin dışına örülmüş çifte güçlendirilmiş ikinci kafes"
Bilim dinin dışına örülmüş güç seti. Güç ve gövde gösterisi. Bilim propagandadadır. Okullar propagandadır.. Yeryüzünde özgür yayılan yayımına geçit verilen her türdem bilgi özgürlük karşıtı ve propaganda. Kölelik propagandası. Köle bilimi. Bilim dezenformasyon... Güçlendirilmiş dezenformasyon. Bir bilgi aktif oalrak saldırı görmüyorsa 3 kez düşünün... |
Alıntı:
Yani din alt sınıflara bilim orta sınıflara Bazıları arada harmanlanıyor Bunun dışında yol arayanlar/hissedenler genelde kendini politika sanat gibi kavramlarla ifade ediyor ya da bazen diğerleriyle birleşiyor. |
Corona ve bilim Savaşları
Tıp dünyasında bilimin ve bilginin yayım merkezinde kabul edilen ABD ve İngiltere ve Kanada gibi ülkelerde şu var.
Ortodoks Modern Tıp ve Hekimlik ve bu anlamda Tıp Doktorluğu (MD'lik) Alternatif Hekimlik ve Tıp Doktorluğu Bunların ikisi de Hipokrat yeminli aynı akademilerden mezun olmuş hekimlerdir. Birincisi, ikincisi tarafından (üyeleri muhafazakar olmaksızın bile) Tıp karteli ve ilaç törstlerine ticari şirketlere bağımlı olmakla eleştirilir, onların yordamını izler. İkincisi; sentetik ilaçtan önce geleneksel hekimlik, naturopati, fonsksiyonel ve bütüncül tıp vb. denilen gıda ve beslenme yaşam tarzı çözümleri ve doğal biyolojik destek ve ajan vb. kullanımına öncelik tanır. Şimdi Tıp'ta bu ayrım iki-kutupluluk belirlidir. Çizgisi belirlidir. Biri diğerine onlar bu meslekten değil ve o tıp ve onun yaptığı doktorluk değil demez. Saldırmaz. Bir ölçü de varsa eminim genel tutum değil. Bu alternatifin kurumsallaşma aşamasında yaşanmışsa yaşanmış geçmiş ve oldukça bitmiştir. Hasta hekim ve bilgi seçer. Devletlerin sağlık sistemleri birinciyle örülü ve bağımlıdır. İkinci birinciyi içten dönüştürmeyi/eleştirmeyi de deneyen ayrışmış bir kol ve yapıya benziyor. Peki bilimde bir ortodoks bilim ve alternatif bilim, ikincil bilimciler, daha gelenekselci ya da yenici ve değişik bir kol ya da benzeri var mı? Bilimi kendi içinden eleştiren ayrışmış bir yapı var mıdır? Bilimde alternatifin var mı? Corona sürecinde şu oldu. Merkel'in ve Almanya hükümetinin danışmanlığını da yapan bir özel hastane virolog ya da biyologu olan Drosden (ve arkadaşları) PCR testinin salgında kullanımına bilimsel geçit vermek, sağlamak için Avrupa Salgın Hastalık Dergisine 3 günde gecede denilebilekce bir hız da bir bir makale armağan etti ve makale jet hızıyla onaylandı. Buna Drosden belgesi dendi. Bunları twitter'dan öğrendik. Bilimin içinde yine kendilerince tamamen aynı şeyi yani bilimi temsil eden hiç bir komplo örüntüsü olmayan "lockdown sceptics" (kilitlenme şüphecileri) gibi bir kol oluştu ve örgütlendi. En ufak komplo bağlamı kurulabilen ve alternatif açıklama yapan uzman, eleştirmen ve şüpheciler zaten İsviçre ve Fransa gibi ülkelerde bile akıl hastanesine kapatıldı. Gerçek bilim insanları. Polis kortejleriyle askeri kortejlerle. Evi basılan oldu. Saygı görmüş insanlar, bazılarının nobelleri vardı. Farklı uzmanlık alanlarında 22 uzman bilim insanı birleşerek Drosden kağıdının yayından kaldırılmasını isteyen ve belgenin yanılgılarını gösteren bir makaleyi Avrupa salgın hastalık dergisine verdi çünkü PCR'ın salgını psikolojik olarak şişirdiği ve beslendiğini olağanüstü matematiksel ölüm ve bu anlamda kitlesel b salgın değil de histeri olduğunu düşünmeye başladılar. Twitter da şunu yazdılar gerçek bilim o değil bu. Bilim savaşları twitter da kitle gözlemine indi. Bunu şunun için anlatıyorum daha önce bilim insanı derken kendilerini tamamen aynı kapsam ve kulvarda hisseden bu insanlar bir an da ayrıştı. Tıptakine benzer bir ayrışma viroloji, biyoloji ve diğer alanlara yayıldı ve sıçradı. Bir şeylere taraf oldu ve seçtiler. Hayır bu gerçek bilim o sahte bilim dediler. Aynı içten yarılan yepyeni bir kol İngiliz tabipler birliği resmi yayını BMJ'den öyle makaleleri geçti ve çıktı ki. Yayın ve dergi editörünün kendi makale yazıp insanlar sorumsuzluk, yolsuzluk ve dönen rüşvetler nedeniyle siyasi sorumsuzluktan, bilimin siyasete alet edilmesinden ölüyor diye makale yazdı. Pek çoğu bizi kimin neyin yönettiğinden yani güvenli ve sağduyulu bir aklın bizi yönettiğinden, bilim gibi kurumsal odakların sanıldığı gibi ciddi ve güçlü varlığından şüphelenmeye başladı ve kurgusal bir gerçekliği ,derme çatma yapıları iliklerinde hissetti. Resmen karmaşa ve kaos gözlemdi ve deneyimlediler. -- Bilim diye birisi yaşamıyor, bilim diye bir varlık yok, bilimi temsil eden ortak bir akıl ve algı ve benzer bir üst irade ve gerçeklik ne yazık ki yok. Subjektif birleşkeler. Belki de subjektif çelişki ve çıkarlar, insan ilişkileri ve telaşlar, ticari şirketler, fonlamalar, sermaye hesabına hizmet ve iş görme kamusal yararı gölge de bırakmıştır. Belki de kapitalizm vardır ve sermaye ve iktidar herşeyin birincil elden denetçisi üretçisi olarak kendi lehine her aşama da bunları devşirip dönüştürmüştür ki bunun içinde bir kaç yüzyıllık eğitim öğrenim ve okul kavramı da bilginin yapılanma ve örgütlenme dağıtım süreci de katılabilir. Bilim onu demiyor, bilim bunu demiyor, bilim ona izin vermez. Bilim ona izin vermediği için o söylenemez. Bilim ona kanıt getirmedi o konuşulmaz ve zırvadır. Özgür bilgi ve felsefenin engellenmesinin yeni bir yolu ve yordamı da tam olarak budur.. Bilim bunu düşündürmez Bilim bunu yazdırmaz Bilim bunu söyletmez Bilimi A-X temsil eder Özgürlük bilime aykırıdır. Kitle kontrol aracı olarak bilim. Bu çağda felsefenin (aslında bilgi ve bilimin insan ve kamu yararına) önünü açmak için kırılması gereken şeyler . Şu aşamada bilgi özgürlüğüyle birlikte; yine bilgi özgürlüğü için dinden daha fazla özgür bilgi bilimi ve bilgi özgürlüğünün önünü yukarıdaki bilimsel tekelcilik ya da bilimin iktidar ve sermayece ele geçirilmesi tıkamaktadır. Neyi konuşacağıma bilim karar vermemz. Neyin özgür olacağına bilim karar veremez ya da karar odakları denenin bir kez kontrolünün ele geçtiğin düşünün. Medya ve sansür ve para gücüyle ve diğer güçler. Bilimin forum tartışmalarında tıpkı din gibi bir formu var ve engel olarak özgür bilgi tartışana belli sınırlar dayatılır ve özgür alanlara geçit verilmez. Özgür söyleşme ve özgür bilgi, akıldışı, bilimdışı ve diğer etiketler ile örneğin hurafe etiketi ile bilim aracılığıyla ve sözde bilimsel bilginin bilimsel oluşu gerekçe gösterilerek kolayca engellenir. |
Tıp Karteli ve Bugün ve Başıma Gelenler
Geçmiş flashback
Alıntı:
Ben tedavi istemiyorum .... sen kimsin saygı duy! sana ne ! ) O gün ne "serotonin sendromu" ne "ani ilaç kesmeye bağlı manik kayma" diye bir şey duymamıştım. Sene 2012 . doktorlar ve poktorlar söylemedi ve eminim bilmiyor ya da farkında değildiler. Kendi sağlığının umursayıcısı olmalısın. (Don t care about us) İki doktor da bir mani tablosunda neredeyse en az yarısından sorumlu olması gereken antidepresan kullanımı kesme geçmişini sor-gu-la-ma-dı...! Ben o kavramları kendi tırnaklarımla, çabamla 2019 da öğrenmek zorunda bırakıldım. Zor bir çaba ile erişebildim. Toplumun bilgiyi öyle gizleme yöntemleri var ki! hayret edersin Şimdi karşılıksız veriyorum. Bunu aşağıdakini bana bugün torunu Bipolar teşhis edilmiş bir babaanne ya da anneanne yazdı. Alıntı:
Bana sen doktor musun demedi? Bana sen kimsin demedi? Bilgi aldı sevindi , doktorların verebileceğine/verdiğine göre umut ,,,ışığı,,, Yazdığım grupta doktor yöneticiler var . Psikolog lisansüstü var. Kripto üyeler çok Bana bize sen kimsin (siz kimsiniz) bunları yazıyorsun (uz) (atık) demiyorlar. Ban bazıları sen doktor musun diyor; bazıları sen kimsin? (bunu içten diyorlar duymuyorsun) bazıları pardon acaba mesleğin ne sorabilir miyim? Yahu ne farkeder okudum araştırdım paylaşıyorum Bir psikiyatristten alınan tanı ve yardımı çöpe çeviren yaklaşık 15 yorum ve o 15 yorumun bağlı olduğu onlarca alt yorum ve gönderi ağı ve bir blog ve yüzlerce makaleye bağlı bir ağ gelen kişiye (anane/babaneye) sunuldu. İnsan hikayeleri dahil. 15 dakika ile 1 saat içinde yapıldı. Toruna okutması reşit olduğu için ayrıca önerildi ve rica edildi. Psikiyatrik tanının ve ilacın bu kişi için hiçbir geçerliliği kalacağını sanmıyorum çünkü grup psikiyatrik tanıyı kendi eliyle çöpe çevirmiş bir doktorun itiraflarıyla dolu. Onlarca gönderi. (canlı yaşayan bir türk doktor, özellikle psikiyatrik ilaçların ve psikiyatrinin kendi kullanımı üzerinde yaşamını ne hale getirdiğini anlatıyor ve klasik söylenceye uygun ya da değil bilimsel doneler ve kendi yorumları eşliğinde deşifre ediyor/etti ve şu an tartışamalar nedeniyle banlı olduğu için İngilizce en çok üyesi olan gruplarda yazmaya devam ediyor. Erişilebilir açık profili var.) "Onun dışında biz psikiyatristler doktor olmadığımızı ben çok sonradan farkettim" türünden uzayan doktor itirafları videoları arşivlendi, bilgi arşivlendi, birikti, birikim var, bugün bir mümessil gelip hasta gelip saldıramaz sen ne yapıyorsun bilim psikiyatri diyemez, karşıt olanları çektik, en bilim severleri bilimle ikna ediyoruz artık, yeterli doneye ulaştık. Bu kararlı çalışmanın, istencin bir başarısıdır çünkü üzerine odaklanmış bir grup yokken o makaleler yoktu biz dikkat kesildikçe yoğunlaşıp savaştıkça içerik arttı ya da biz ulaştık birikti bilmiyoruz bunu gözlemledik Hala yeterli değilse de artık çok geçerli bir noktadayız E nazında toplumun bir bölümü. Alternatif bilgi örgütlenmesi. Yanlış anlaşılsakta ve öte beri çekilsekte. Daha bugün; antidepresanını tam yıl da bırakabilmeyi başarabildiğini açıklayan bir Psikiyatristin pubmed makalesi grupta paylaşıldı. Hastalar buna benzer şeyler yaşadıklarını doktora bildirdiklerinde yalan söylüyorsun, ilaç etkisi olamaz; senin hastalığın nüksetti; sen hastasında ondan oluyor diyen doktorlar ve psikiyatristler kendileri taraf oldular ve bunlara ulaştık. Aşağıdaki iki yazı blogun tavanında artık. Bunları paylaşınca bir etki üretiyorsun. Bu iki gönderi tavandayken bizi doktor poktor pek rahatsız edemeyecek. Uğraşmak ve ulaşmak ve üretmek zaman ve çaba aldı. İşin aslı İsviçreli bir doktorun Thomas Binder'in tanımıyla empatik insanlarsa bize katılacak ve benden daha iyi yapıyorlarsa bu işi onlar yapacak-devralacak ve kendi itiraflarını sunacak. GÖNDERİ 1 https://psikoutopya.blogspot.com/202...idepresan.html GÖNDERİ 2 https://psikoutopya.blogspot.com/202...kuyacagna.html Bunun aynısını başka şeyler için başınıza gelebileceğine hazır olun Bana komplocu diyenlerin, bana klavye silahşörü devrimcisi, umut tücacarı-sahte umut mesihi diyen ve dedirtilenlerin, (güce yaslı sırtları) bana bilim ıvır zıvır diyenlerin hepsi yollarda döküldü dökülüyor Bana sen doktor musun diyenleri de söyleyeyim. Çok çok oldu ve oluyor ve orada burada yazıştığımı önlerine konulmuş verilmiş hazır bilgiyi göremedikleri ve işleyemedikleri için (doktor gibi bir referansla güçlendirilmediği için doktora nazaran bilinmeyeceği düşünüldüğü için ) üçüncü sınıf üçüncü parti grup ve insanlardan yanlış ilişkilerle bilgi aramaya devam ediyorlar, yanlış bilgi tabanıyla sömürülüyorlar... 2,5 yıl o grup ve yöneticileri ve fikirleri ağır saldırı gördü ve hala da görüyor Yeterli bir ekip yok, yönetim de yeterli ya da ne tam bilimsel ne tam ocu bucu. Sadece saygı kazanıyoruz sevgi kazanıyoruz ve herkes doğru olanı yaptığını biliyor. Kolayca güç itaatçiliği ,bekçiliği ve yardakçılığı değil.. Güç korkusu değil bizi ya da orayı yöneten, ha yeterince yeterli değil ve oluşacak ve olacaktır. Anneanneye/babananeye söylenen şu; ya da bildikleri (tıp ve toplum) * Torunun artık Bipolar , (toplumda akıl hastalığı sanılıyor ney olduğunu bilmiyor; tıpta mental disorder zihinsel bozukluk kategorize ediliyor ki bu bilgi bile geniş bir çerçevede bir hastaya verilmiyor) * Ömür boyu ya da ilk etapta 6 ay+6 ay ilaçlanacak gözlemlenecek (%40 engelli artık kesin) * Ömür boyu kronik bir soruna sahip ilaç almazsa intihar eder, saldırır ya da atak geçirir korkusu, kişiden korkuluyor Bir sorun yumağıyla eve ve topluma dönüyorsun. Gruba gelenler oldu. Bizi şöyle tanımladı. Saldırgan, intihara ve zarar vermeye meyilli şizofrenler. O bilimmiş. İlacımızı almazsak biz öyleymişiz. Bilime itaat etmezsek. Bir de adımız var. onlar ve o türden o kişiler ... Bizim ananeye babaneye dediklerimiz * "drop the disorder" (aynı ad da facebook grubuna ve bağlı onlarca yazar ve çevrimiçi dayanışma ağ ve topluluklarına bir vurgu) * Sirkadyen döngü ve mavi ışık bilgisi ve mavi ışık blokerleri (doktor söylemedi) * Kan şekeri kontrolü, insülin direnci ve uyumsuzluğu, çok fazla diyabet geliştirme riski vb (doktor söylemedi bilgi vermedi) * Elektrolit düzensizliği ve uyumsuzluğu, nöroinflamasyon diyabet kan şekeri ilişkisi (doktor söylemedi ve yardım etmedi) * Lityum ve valporik asid yerine magnezyum omega mct melatonin, same ve istenirse ve diğer denemeler (doktor demedi) * Yapılmak istenirse diyet ve beslenme önerileri * Antidepresan kullanmaması gerektiği çoğu zaman bipoları kötüleştireceği * Uyku için özel uğraş ve çaba dinlenmeye dikkat * İlaçsız yaşayan ilacı reddeden Bipolarlar olduğu bilgisi (iyileşme olguları öyküleri varsa makaleler eşliğinde de hikayeler eşliğinde de olmayanlar yazılacak biliyoruz) * İlaç kesme hızı ve bilgisi * Akıl hastalığı olarak ele almama yorumlamama bilgisi * Mani kökenli, muhtemelen antidepresan kaynaklı mani kökenli kimyasal biyolojik duygusal ve diger anomali oluşu bilgisi ve kişiyi tamamen normal ele alma gerekliliği bilgisi * İlaçların yan etkileri ve nasıl bırakması gerekeceği (doktor söylemedi bilmiyor -doktorun bilmediğini doktor itiraf ediyor buradaki herşey doktor itiraflarına ve alternatif yeni makelelere dayandırılabilir .Tüm bilgi.) * Erken ve ilk dönem psikozun ilaçsız tedavisi makale örnekleri ve ayrıca norveç ilaçsız psikoz iyileştirme öyküleri makaleleri (doktor vermedi) ve daha fazlası biz safsata uydurmadık bilimsel bilgi ve bilim verdik Hurafeler vermedik ... forumkirpisi uyuyon mu? burda mısın? uğruyon mu? hangi nick ben gördüm! |
Alıntı:
Beyniniz çorba olmuş sanırım. |
Dini Forumlara Üye olmayı deneyişim ve dindara kripto ateistlik önermesi
Bu gönderi bu forumda yazdığım "Dinlerden Özgürlük Konseyi ya da dinleri açık tartışılmaya davet çağrısı" gönderimle eş-post ve gönderi olarak ele alınabilir.
Bu adreste kendimce bir bildiri kaleme aldım. https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=41583 Bu hiç bir zaman bitmemiş bir bildiri. Bu bildiri fikri bir an da ortaya çıktı ve onu çalakalem diyebileceğimiz biçimde aynı akşam hızlıca kaleme aldım. Burada ve bir kaç alanda daha paylaştım. Herhangi sosyal destek, tepki ve etkileşim olsa idi onu genişletip düzenlemeyi umuyordum. Bunun dışında bu düzenlemeyi yapmak isteyen onu alıp yeniden düzenleyip genişletebilirdi. Kendimce; yazarın anonim olacağı, bildirinin önemli olduğu bir manifesto için düşünce tabanı ürettim. Yani biri bunu alıp; üzerine üç cümle eklese, beş cümlemi silse, onu istedigi gibi yeniden yazsa ve bunu ben yazdım dese yeter ki yaysa karışmaz üste memnun olurdum. Bunu yazar ve yaparken ben de şöyle bir algı oluştu. Ne yapıyorum ben? Dindar insanların kandırıldığını, aslında tüm insanların kuşatıldığını ve zihinlerin işgal edildiğini düşünüyorum. Peki o halde ne yapmalıyım? dedim Gidip bunu onlara söylemeliyim. En mantıklı olan buydu. Yani bu bir dinlerden özgürlük bildirisiyse "onları aptal yerine koymamalı ve bunu onalra söylemeliydim" ve bu yaptığımı onlar bilmeliydi. onlara söylemeliyim. Yani bir felsefe sitesi ve bir dinlerden özgürlük sitesinde muhtemelen okuyucu tabanı sınırlı ya da büyük çoğu dinden özgürleşik insanlar olacaktır . Okuyucu da az. Bu dürüst değil o halde Bunun söylenmesi gereken kim? Dindar insanlar Dindar insanlara gidelim O an bu metni yazdığımın aynı ya da ertesi günü olabilir tam emin değilim google da dini forum araması yaptım. Karşıma çıkan forumlara (en az 3-5 foruma) hemencecik üye oldum. Forumlarda "Merhaba", "ben geldim" gibi bölümler olur. Ya buralara yazarak ya da forum adminine özel mesajla erişerek bu bildirinin düzenlenmiş bir halini gönderdim ya da şuna benzer şeyler yazdım. Din ve Tanrı fikirleri hakkında eski fikirlerimizin değiştiğini, bu konuda bilgi birikimimiz olduğunu düşündüğümüzü, neden artık ona inanmadığımızı kendi elimizdeki mantıksal gerekçeleri ve düşünceleri mantık tabında sunmak, savunmak, açmak ve tartışmak istediğimizi söyledim. Oldukça dürüstçe ifadelerle. İyiniyetlerle. Ne oldu? Tahmin edin? Tek tek tek aynı gün hepsinden sırayla ban yedim. İletişim ve açıklama yok. Bir tanesi belki bir şeyler yazmış olabilir yani bu mümkün değil, güle güle gibi, nazikçe. O da tek biri. Bu kadar. Tüm denilebilecek bu kadar .Tüm söyleyebileceklerim. Dindara/dindar arkadaşa; Yukarıda dediklerimi özgür düşüncenin tartışılabildiği bu tip alanların varlığı üzerinden düşünmeyi ve gözden geçirmeyi öneriyorum. Buraya gelip dindar olduğunu söyleyebilir ve fikirlerini açıp mantık tabanında savunabilir ve bizden bilgi alabilirsin. Hatta forumda bir teoloji bölümü varsa yazmana kimse karışmaz. Yoksa bir teoloji bölümü kurup orada kendi fikirlerini savunmayı grup yönetimine açıp özgürce tartışabilirdin. Ne dediğimi anlamak istemiyorsan senin sorunun. ve ayrıca; Bir gün bana/bize "vay ben niye duymadım", öyle düşünüyordun ya da bir şeyler biliyordun da bana niye demedin, açmadın uğraşmadın ,ulaşmadın deme! Denedim. Şahit ol! Yine bu foruma kaydolduğum sanalmanik mailimin Şubat 2019 dönemlerinde Türkiye de en çok üyeli dini içerikli forumlara aynı gün kayıt olup aynı gün yazışma yaparak ve pek çoğunda hiç bir tartışma atışma ve gerginlik olmaksızın hatta kendisine yanıt verme zahmetine girilmeksizin banlandığını teyit edebilirsiniz Dindara Önerim ;Kripto Ateistlik Kripto ateist nedir? Gerçek bir ateist olmayacaksın. İlkokul tartışmalarını ve müsamerelerini düşün. Bize bir fikir verilir ve iki gruba ayrılır ve savunuruz . Peki sana tanrı olmadığını savunma görevi verilseydi ve o gruba düşseydin? Biraz empati için düşünmeni istiyorum. Peki bunu gizli kamera şakası gibi düşün. Bir dini gruba gidip dindar olduğun halde ateist rolü yapmaya dene ve tepkileri ölç gözlemle. Bir dışarıdan bak. İnsanları gözlemle ve bir de karşı taraftan bak. Bunu bir ya da bir kaç gün dene. Bir şaka: Bu sana benim demek istediklerimi anlatacak. Deizme yolculuk gibi web gruplarında dini kopuşunu duygusal sarsıntı ve geçişmelerini açan arkadaşlara dindar tepkileri ve geri dönüşlerini gördüm, duygusal empatiden uzaklardı ve neredeyse rahatsız ediciydi. Bana göre açık olalım. Şunu görmeye hazır ol. Yakınlarını dostlarını arkadaşlarını kaybedebilirsin ve onlar bir an da tanımadığın başka birine dönüşebilir ve sen bir an da şizofren damgası/etiketi yemeye hazır ol! Hizmet satıcısı, promosyonerler, reklam ve hizmet tanıtım ve satıcıları, üyelik ve kulüpler gibi bir şey ve partizan pazarlamacılar gibi şeyler göreceksin. Ben şu an eski bir dini inanır ve dindar olarak din forumlarına gittiğimde ,geçmişin uyutulmuş/uyuşturulmuş insanları/arkadaşlar ve leyjonerlik eğitim kampları, toplama toplanma kampları görüyorum .... |
Kız kardeşinin dinsizleşmesi üzerine onu cehennemde/cehennemlik düşünen ve bunu gözde
Türkiye de dindarların (% 90 ve üzeri) düşünce ve ifade anlamında, "özgürlük var ya", "özgürlük var", "özgürlük var da sen görmüyorsun hani nerde yokmuş", "hadi gel bunu/bunları tartışalım" gibi uzayan şeyler demeleri/savunuları kabaca eristikten (bas gitten) ibarettir hiç biri tersini tartışmaya ve görüşmeye aslında davet edilemezler. Tersine kişi açık değildir. Yani ortada bir çizgi/sınır düşünün kendi tarafından bir milim taviz vermeyecek öte tarafın ne dediği ve diyeceğine asla kulak asmayacaktır.
Bir kaşık su da yani eristikte seni ilk fırsatta boğmaya laf ve kağıt üstünde bir tartışma da baskın ve haklı çıkmaya onu sağlayamazsa ilk fırsatta bunu tekrar etmeye ve tartışmacı olarak seni küçük düşürebileceği ,ifadelerin üzerinden çelişki üretip saldırabileceği küçümseyip silebileceği bulanık bir alana doğru zorlamaya devam edecektir. Bu tip bir durumu yaracak empati gücü henüz icad edildi mi bilmiyorum. Bu durumu yaracak şey dediğim gibi tartışma gücü ve kültürü değil dürüstlük ve empati ile çift taraflı görüşmelerdir, duygusal kayıtları ve bakışları süreç içermelidir. Sadece dindar değil eristik mekanikle saldıran tartışan hiç kimseyle tartışmayın ve hakkınızda yaptığı çarpıtmaları sadece düzeltebiliyorsanız hızlıca düzeltin ve bunu yapamıyorsanız onu bile yapmadan gözardı edip sensin deyip kaçın. Zaman, enerji ve vaktinizi asla boşa harcamayın. Çıkmaz bir yol. Yukarıdaki başlık. Sosyal medya da tanık olduğum bir şey: Sanırım ikiz ama ikiz olmasa da çok yakın iki kız kardeşin biri dini duygulardan arınıyor. Kardeşine açılıyor ve kardeşi onun cehennem de yanacağı düşüncesiyle yüzleşiyor ve bu düşünce üzerine cehennemi bırakıp kardeşine taraf oluyor ve eğer varsa ben de seninle yanarım yanmalıyım diyor, seni yalnız bırakamam. Agnostik deist çizgisinde bir dinsizleşme tam buracıkta tam o an gerçekleşiyor: Bir dindarı dinsizleştirme ve özgürleştirme ya da saldırı görüldüğü düşünülüyorsa bunu püskürtme anlamında araya bir empati seti çekme için en uygun yaklaşımın buna benzer bir şey olacağını düşünüyorum. Yani kendi geçmişini, kendi dinsel kopuşunu, duygusal temalar dahil açılma ve verme ve eskiden inanır oluşa vurgu ile bunun olağan bir değişim ve herkes için mümkün olan olabileceğini vurgulama. Kişiyi sonsuz bir karşıt ve asla dönüşemeyecek, öğrenmeyecek olarak ele almalalıdır. Bu tutum karşıtlar yaratır ve karşıtlığı besler. Buna rağmen ersitik saldırı ve savunmalar alınıyorsa tabi ki iletişimin karşı taraftan sağlanmadığı deşifre ifşa edilerek iletişim kısa kesilmeli.. |
"Ezel yoksa başlangıç var demek olacak.
Başlangıç varsa sona gebe demek olacak. Sona gebeyse bu sona gitti bitti demek olacak. bittiyse nerede? olmayan yerde bu yokum demek olacak incele son; gelecekte bile olsa geçmişi de siler, yutar ve geçmişte de yokluk olur. Mutlak yokluğun öncesi sonrası geçmişi geleceği bulunamaz. Şu an varsa bu ezele delildir. beliti incele. Tanıtı incele Tanıt tanığa tanık tarafından sunulur ve sunuldu" |
İncil ve Kuran'ın işlevlerinden biri de Tevrat'ın objektif okunmasını hatta okunmasını/bilinmesini engelleme
Tevrat bunların arasında en iyi kaynaktır. Babil öyküsünde Sodom ve Gomora öyküsünde tanrı deşifre edilmektedir. Dünyaya fiziksel inişi ve Tanrının çoğul oluşu yorumlanıp buralardan deşifre edilebilmektedir. Babil öyküsünde tanrıların gökten bakarak insanı engellemek için (durun birleşiyorlar güçleniyorlar) onları durduralım dediği açıkça gözüküyor. Sodom ve Gomora öyküsünün melekleri ve tanrının hizmetkarları fiziksel köleleri olarak başka kitaplarda işlendi, yorumlandı. Sonuç olarak iki büyük kent devletinin; Sodom ve Gomora nın gerçek bir fiziksel yıkımla yıkıldığı ve orada insanlar öldürüldüğü/katledildiği çok daha fazlası orada işleniyor. Kuran metnine bakın. Tek amacı içeriği bu gerçeği çarpıtmak Tevrat'ın okunurluğu ve yorumlanırlığını azaltma işlevi Bir kere o kitaplar tahrif edildi bakma demek, onlar da bilgi var (bilgi birleştrtirileiblir) karıştırma bununla yetin demek! emri: 4 metrelik dev hümanoit/insansı bir tür insan içine getirilip insanla melezleştirilmeye çalışıldı - Tevrat -Nefilim ;Tanrının oğulları öyküsü. .Oğulları değil köleleri |
Evet, bencede eski ahid yazıtlarında insanlarla yüzyüze toplantı yapan çoklu tanrılardan bahsediliyor...
|
Alıntı:
Burdan bakınca da öyle görünüyor |
Alıntı:
öyle görünüyor ya da görünmüyorsa da bana öyle ifade edilmesiyle ilgili. Sanırım şunu söyleyebilirdim Parmenides'in ontoloji bakışı gibi bir ontoloji bakışım var ve bu anlamda varlıkta bir ilk doğuş (başlangıç) olamayacağını (ilk hareket olmadığını) düşündüğüm için ilk başlama ya da ilk oluşma temelli bir evrime gerek olmadığını söylüyorum Bu şu anlama geliyor. Bir ilk patlama ve ilk big-bang yok ama sonsuz big bangler olabilir ve bu anlamda bunların ilki yoktur ve bulunamaz. Bu filozofik ontolojik tabanda varlık için başlangıç olarak dayatılamaz. Sonsuz evrenler başlar gelişir doğar ölür ve birbiri içinde ya da paralel yaşarlar Evrim soruşturması bize göre olgu olarak bir çocuğun gelişimini bölümlemek gibi Bir ontoloji episteme bağlamı yolu yürümek istiyorsanız gözardı etmeyin ve denileni gözden kaçırmayın derim Çorbam bu Saygılar |
Alıntı:
Kavramın yapılandırması değil olgu olarak tek yapılandırmasına karşıyız Tek evrim, tek evren gibi ya da bunun bilinebilecek son evrim olacağı bundan önceki ya da bundan sonraki ilki bulunamayacak sonsuz evrenlerde evrimler oluyor |
Şayet, böyle sonuç odaklı yazarsanız, okuyucularca daha iyi anlaşılırsınız. Gereksiz detaylarla mesajları boğmuş olmaz, karışıtırmış da olmazsınız. :)
Evet, benim kafamdaki bilimsel çıkarım- sonuçta budur. Big bang dan öncede farklı kanunlara tabi bir evren olmuş- bitmiş olabilir. Muhtemeldir. Farklı düşünmüyoruz. Daha sade bir dille, daha net yazabilirseniz, belkide bu çorba görüntüsüne mahal vermemiş olursunuz. Nacizane düşüncem budur. Dilim biraz istem dışı kabadır. Sürci lisan etti isem, kırdıysam affola. Saygılar. |
"Vardan yok, yoktan var olmaz." Şimdilik kanun budur.
|
Alıntı:
Bunun bir yönü akıl karıştıran bireysel okumalar, diğeri ani bir kaç ilaç kesme sonucu oluşmuş mani atağı ve bipolar bozukluk (mental disorder) teşhisi Diğer yönü de okuduğum, düşündüğüm ulaştığım verileri buralarda (başka forum ve gruplara vurgu) açıklamak paylaşmak istediğimde aldığım gördüğüm tepkiler üzerine bende oluşmuş bir karmaşa. Diyeceğini biçiminin bozulması gibi bir sonuca yol açan bir karmaşa bu. Anlatılanın topluluk grup hedefleri ile uyumsuzluğu ya da oralardaki içerik ve dünya bakışı ile uyumsuzluğu gibi uzayan etki tepkilerle oluştu ve Sade ve net dil denilen konusunda o anlamda yönümü kaybetmiş gözüküyorum. Yine de yaşam boşluklarında uğrayabileceğim, takılabileceğim az yer olması ve kalması üzerine sanırım bu foruma gelip uğradım.. Alıntı:
Bu başlığın ilk yorumunda kendi ölçütümde onu anlatmayı denedim. https://www.sonsuz.us/buyuk-catirti-ve-super-beyin/ Dediğim şey bu başlıkta bir ölçü de kapsanmış (google buldu ama ben hangi yorumlar erişemedim) https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=35867 Alınmış kırılmış değilim çünkü genelde daha absürd/sıradışı tepkiler de aldım, alıyorum ve alışığım ve genel olarak sıradışı tepkiler dediğim önden umulduğu için savunmada yazan ya da diyeceğini karıştıran bir tutum da ben de oluştuğu için o beynin çorbaya dönmesi denen ayrıca doğru... |
Aşağıdaki adresteki yorumumun (agnostik forumun kapanması üzerine) alt-iç bölümünün bir uzantısı olarak bunları yazıyorum
https://turandursun.com/forumlar/sho...&postcount=135 Arkadaşlar yazar olarak nasıl algılanıyorum bilmiyorum ama dürüstlüğü bir tık ileri taşıyacağım. Einstein'ın: "ben bir Papaz'ın gözünden elbette bir ateistim" ancak kendime göre tam olarak neyim bilmiyorum gibi bir lafı var. Kendini ateist gibi hissetmiyor ve tanımlayamıyordu sanırım. Einstein'ı bilirsiniz dindar biraz onu dindar kabul eder. "Einstein Tanrıyı ispatladı" denir değil mi? Peki ateist Einstein'i nasıl sınıflıyor? Size soruyorum. Bugün gelse tr deki en kalabalık ateist toplulukla anonim bir yazar olarak söyleşse? Ne olurdu? Belki de Einstein'in sınıf aidiyetliği sorunu var. o Dawkins dediğinize benzemiyor. Ateist gruplara gittiğimde ki (geçişme için çünkü dinsizdim) sınıf ve bağdoku uyuşmazlığıyla karşılandım ve elbette ki "ben de bir dindar gözünden bir ateisttim". Ateist tarafından üçüncü bilinmeyen sınıfdışı gibi hissettirildim. Ateist bana karşıydı. Kendimden görerek gittim. Karşıtlığı o hissettirip sattı verdi. Yani resmen elime verdi. Şimdi yukarıdaki linkimin sonunda (lütfen alt bölümü okuyun) bir özeleştireden sözettim. Ney mesela deneceğini öngördüğüm için bunları yazıyorum. Evrim Kuramı Üzerine Çatışmanın Eleştirmesi Önsöz Bir kere ben mesela dindarı neredeyse özgürlük bekleyen bir tutsak gibi ele alırım. Yani bilimde bir şey olmasını güçlü bir veri olmasını ve onu tanrıdan özgürleştirmesini (şu an farkında değilse bile belki de en çok dindar istiyor olmalı ya da onun sizden daha ihtiyacı var. Şöyle bakın bir çoğumuz geçmişte dindardık.) Dindar'ı daha az karşıt görme yaklaşımını öneriyorum. Şunu söyleyebilirim. Kendi geçmişine dön bak ve kendine bir şeyler anlat. Buna yakın bir yaklaşım ve empati olmalı. Kişiselleşmeden dini düşünceyi zararlı ama kişi ve insan olarak dindarı ayrı tutan dini düşünce denenle çatışan ele alma uygun yaklaşım. Tabi ki şunu ben de biliyorum. Bu tartışmalar ilk başladığında zaten öyleymiştir ve eminim o kadar karşıtlık yokmuştur. Kavgalar oldukça ortalık alevlendikçe ikinci gelişti ve piyasaya sürüldü değil mi? Bence bir dindara evrim kuramı nasıl açıklanmalı ve elde nasıl tutulmalı ve nasıl ele alınmalı? yaklaşımım Elbetteki onun bir teori olduğunu ve bir şeyleri açıklamak için yetersiz olduğunu biliyoruz, üzgünüz ve tabi ki tümüyle ona güvenmiyoruz başka soruşturmalar da yaptık ve başka fikirler de var (mesela kuantum teorisi ve felsefi başlangıçsızlık terosi var) ancak şu an için elimizde bir patlama ve başlangıç sonrası için varlığın gelişimini açıklayabilecek kuramsal yaklaşım olarak bu var. Ve ateizm nonteizm tarafından kapsanan deizm agnostism ve pantezim gibi dindışı belki bazıları evrim kuramıyla hiç ilgilenmeyen anlayışlara da yakındır ve her dinden vazgeçen evrim kuramıyla ilgilenmek zorunda değil. Seni anlıyoruz. Çoğumuz belki başta duygusal sebeplerle tanrıyla uzaklaşıyoruz. Belki iyilik kötülük problemini belki başka bir sosyal olguya kafayı takıyoruz. Yani bunu sana karşı savunmayacağız. Nasıl ele alıyorsan öyle. Bunun tanrısız bir varoluşu açıklamak için yetersiz oluşunu ya da sana şu an yetersiz gelişini anlıyor ve kabul ediyorum. "Saldıramaz" ; "Savaşacak kimseyi bulamayacak. Düşmanlığa gelmişse bile." Bunun geçerliliği ve doğruluğunu tartışmak her iki taraf içinde zaman kaybı. Sana buna güvenerek tanrı anlayışını bırak diyemem. Ben şunu şunu yaptım ya da ben de bu bu oldu. denmesi gerekir. Bence Neden? Bence bu haliyle bir böl parçala yönet kurbanısınız. Sağ sol çatışması gibi. Harun Yahya'larla derinleşmiş bir operasyon kurbanısınız. Orada bir karşıtlık yok ve olmamalı.. Çünkü evrimin öncesinde patlama var önce o konuşulmalı ve çözülmeli ve o patlamanın öncesi belirsiz. Belirsizliğe "hiç" ya da "belirsizlik" ,"bilinemez durum" diyoruz ve asıl soruna o geçit veriyor. Neden nasıl? İlk hareket ve nedensellik sorunu ortadan kaldırılmıyor. Başlama ve gelişme oluşma sorunları dayatılıyor. Bu tanrıya geçit aralıyor, kapı aralıyor. Tanrının konuşulmasına. Bunu yüzlerce kez bir çok kişiye ifade etmeyi denedim. Başlangıç sorununu ortadan kaldırmaksızın tanrı sorununu ortadan kaldıramayacaksınız. Evrimin nasıl algılandığını neden eleştiri gördüğünü anlamalısınız. Yanlış noktaya bakıyorsunuz ve bu ölçütte savunmalısınız. Yani tartışılan şu. Başlangıcı madde mi yaptı (madde kendi kendine mi) tanrı mı ? gibi Bu bence hatalı ve ikisi de değil ve bunu kimse bilmiyor. Madde mi ezelden beri vardı ya da olmayı bekleyen bir şeyler (bilinmez hiç mi) ezelden beri vardı; tanrı mı? Size bu kavga verilmiş gibi . İki bayrak .Taraf. Sağ sol. Tarafını seç deniyor. İkisi de değil diyorum. Sağ sol dışında yanı var. Ben tartışmalarımda dindar ve bilimsel düşünceli arkadaşların her ikisi tarafından da algılanmıyorum. Dindar beni ateist algılıyor ve sınıflıyor ve direkt bana saldırıyor ve oto-pilotta bana "hiç", süper patlama, süper nihilist ve ateist ve üste maddeci gibi yakıştırmalar otomatik yapılıyor çünkü tanrısız ve dinsizim ve bir ton açıklama yapmak zorunda bırakılıyorum. Çoğu dumura uğrayıp şaşkına dönüyor çünkü ben dinsiz ve tanrısızım ama ben de hiç yok, ben de madde başlangıç yok, ben de oluşma yok. Çoğu bana daha önce yazdıklarımla gösterebileceğim biçimde önyargı ya da bilgisizlikle zırvaladığıyla yüzleşmek zorunda kalır. Çünkü ben dinsiz ve tanrısızsam bilim sevmeli, hiç'e inanmalı ve oluşma ve maddeden sözetmeliyim. Değil mi? Hayır ama dinsiz ve tanrısızım. Asıl sorunu üreten belirsiz öncül durum ;hiç adlandırılması ve başlangıç sorununun ortadan kaldırılmaması. Başlangıç (sorunu) efsanesi ve ya da dayatması Evrimin önüne koyulan önkabuller, ondan öncekiler... Şimdi teist/dindar ilk hareket ve nedensellik sorunun ortadan kaldırılamadan haliyle ikna olmuyor. Evrimin burayla bağı yok. Dayatma "hiç". Bilinmez boşluk ve önce... Bilmiyoruz. Eğer bir bilinmez önce varsa bilmiyoruz kabulü daha uygun. Bilmiyoruz kardeşim bilmiyoruz ama bu yolu seçtik çünkü o tanrı olamaz ya da varsa bile bize düşmanın teki; adaletmiş ne adeleti hayır kötülüğü ve kardeşin kardeşe düşmanlığını savaşı emrediyor ve cehennem de beni yakmaktan sözediyor. Tehdit ediyor. O var olsa ona tanrı demem ona boyun eymem denmeli. Bitti. Bu herşeyi çözecek. Saldırılar başlamadan biter (ya da kişi taraf ve kötü oluşla kendi düşman ve saldırgan yüzleşmek zorunda bırakılır) "Hiç" sorunu ve durumu tıpkı "yok" gibi. yoktan var olmaz gibi hiçten hep olmaz. Hiçten de var olmaz. yoktan var olmaz gibi hiçtende var olmaz. Bunu anlayın lütfen. Madde değil her şey ezeli. Tüm oluş ve olan ezeli. Varolanın tümü varolarak ezeli. Oluşma yok. Sonradan olmadı. Zaman başlamıyor. Evrim kişiye bir güç gösterisi olarak sunulmamalı ve savunulmamalı. Sahte bayrak. Sizi birbirinize kırdırıyor. Saçma .ve de gereksiz. Öncesindeki çelişki kabul görmeli. İncelenmeli... Bunun dışında evrim bir çocuğun gelişimini açıklamak gibi bir bakışta elbetteki tutarlı. Ancak doğrum bir ceninle açıklanır. Ben size en basit gözlemi söyleyeyim. Bu felsefe. Varoluşta her şey kendi içinde ürer. Kendinden. Ağaç tohum bırakır ağaç olur. İnsan insandan doğar ve ürer. Bir yıldız bir nebuladan ya da sönmüş yıldızlardan ürer. O halde elbetteki bir evren ancak bir evrenden doğar, doğmalı. Evrenin rahmi/cenini evrendir derim. En temel gözlem ya da en olası bu .. Bunu anlamayan çözemeyen bilime ergen bilim ve felsefe bilmiyor derim. Lütfen anlayın.. |
Gene çok uzun yazmışsınız. Kusura bakmayın, hepsini okuyamadım.
Aynştaynın dinli veya dinsiz olduğu iddiasını incelemediğim gibi. Bu bana Atatürk müslüman diye iddia edenlerin durumunu anımsattı. O yüzden belirteyim istedim. |
Alıntı:
Yani yazının kalanından kopuk bir şekilde verilen yorumun bağlamını tutup yorumlamayamadığım için üzgünüm. Anlıyorum. Belirtme için teşekkürler... |
filosofi <--> felsefe
Philo (Sevgi) Sophia (Bilgi-Bilgelik) Philia (Kardeşçe sevgi, arkadaşlık, sevgi) <--> fobi tersi ve antisi yakın filia (Kız evlat/çocuk) |
Anti Din ve Özgürlük Vaazları 1
Tanrıya inanılması gerekmiyor tanrının varolmadığının ve yokluğunun bilinmesi gerekiyor -Özgürlüğün Gayretleri 1/1 Tanrının varolamayacığının; akıl, mantık, araştırma, soruşturma, bilgi biliş yöntemiyle kavranması gerekiyor Size şu söylendi değil mi? Tanrı bilinemez. Hayır bu bir yalan ve popaganda mesajından ibarettir At yalanı herkes inansın. Nazi propaganda makinesi benzeri bir propaganda bir yalanı kurbanısın. Gerçekten ve tam olarak. Nitelikli dolandırıcılık mağdurusun ve bunu yazan dostun benim sana Tanrı satıp kakıp pazarlayan değil. ve sen daha dostu düşmanı öğrenene kadar çok sömürülüp kandırılacaksın. Bilinebileceğini felan iddia etmiyorum bakın bu iddia değil biliyorum diyorum.. Burada halihazır da bilinmişi var diyorum. An be an da yeniden bakıyor ve görüyorum ve bunun çok açık farkındayım. Sen de bak ve benim gördüğümü gör. Tersini söyleyen yalan söylüyor işbirliği yapıyor seni dolandırıyor. İkincisi tutarlı kanıt isteniyor. Bu anlamsız. Kişi kendi görmeli. Varolamaz. Bu bilinebilir. Önce bunu anlamalısın. Düşünce akıl yöntemiyle çözümelenebilir. Tersine direnç ve inanç var. Kendin gör ve çöz ve rahatla.. İnanma. Bilebilirsin. Felsefe tanrıyı bilemez. Nitelikli dolandırıcılık kurbanısın. Trollendin. Zehirlendin. Bir yalan ve trol cümlesi. Bunda ısraircıysan aynı şekilde beni bizi trollemeye bu şebekeye hizmet etmeye devam edeceksen bir kere insan özgürlük ve felsefe düşmanısın. Felsefe tanrıyı ispatladı. Bunlar nitelikli dolandırıcılık iddiaları. Bunlar mantık iddiaları değil Yine de tutarlı bir ön gösterge. Tüm yeryüzünde deist ve dinsizleşen insan sayısı artıyor. İzlanda da dinler parlamento eliyle akıl hastalığı ilan edildi. Uzakdoğu da bilindik anlamda Ortadoğu dini ya yok ya az. Güney Amerika da aynı dinleri göremiyoruz ama asıl gösterge şu özgürlükler ve özgür düşüncenin gelişimi dinsizleşmeyi artırıyor. Yani bir dindara göre bu insanlar kendilerini cehenneme atacak bir tanrı var bunu farkedemiyorlar o kadar akıl ve manve tıkları yok bir kendileri biliyorlar. Bir (ve sadece) dindar biliyor herkes salak değil mi? İzlanda da herkes kendini cehenneme atacak kadar mal ama bizim dindar herşeye vakıf. Yalan ve komplo kurbanısınız. Dinler kölelik ve sömürü sistemleri ve bunların politik uzantılarıdır. Bilen biri buna sessiz kalamaz bırak saygıyı ne saygısı din değil çünkü... Ortadoğu dinlerini deşifre edersek Budizm Animizm Şamanizm gibi din bulamıyoruz köle ticareti politik kontrol ve kölelik araçları ve propaganda vb buluyoruz. Din yok din ortada din yok ki... |
Alıntı:
Bu benim çok dillendirip öne sğrdüğüm bir antitez' imdi. Sentez' lendi. Desene aklın yolu bir. Şaka bir yana. İzlanda parası ve dili olana yaşanası bir yer olsa gerek. |
Simulasyon Olgusu
Simulasyon teorisinin (ki öyle bir teori yok! teori lafı bir kakma!)
Simulasyon teorisi dedirtilenin hiç bir filozofik felsefi geçerliliği yoktur Bunun ilerisi ya da değişiği ya da bir genişi uzakdoğu nondualizmi ya da panteizm ya da kuantum teorisidir. Bunun dışında tektanrı tek simulasyoncu aynı. Bunun monoteizmden ne farkı var? Gnostik varlıklar ve demiurgeler içeren çoklu tanrılar/simulasyoncular politeizm ile aynı Yerel galaksi yıldız sistemi dar kapsamlı güç ve simulasyoncu yine gnostisizmle ve politeizmle aynı Paket olarak sunuluyor arkasındaki bilgiyle pazarlanıyor Gizem ve bilgi arayışındaki ilgiliye.. Satılan pazarlama kısmi gerçek parçaları içeriyor ama bu haliyle bozulmuştur ondan veri ayıklamak akıl işi değil Doğru almak için yanına satılan 3 yanlışa ve 5 eksiğe de gebe Simulasyon özgür irade, subjektivite için, genel görelilik teorisi gibi bir ilke benimserse ve özgür iradeyi tek/salt/üst simulasyoncuya % 100 bağışlamaz ve doğru bölümlerse ve irade bölümlemesi için Kapitalizmdeki güç ve sınıf ilişkisi bir evrensel yapı modellerse ya da nihai simulasyoncuyu birlemede tam panteizmle aynı kavramı içerirse kısmen haklı. Simulasyoncunun bölümlemeleri olarak varlık ve simulasyoncu kendi varlık olur. Açıklamaya çalışanların bazıları iyiniyetli ve kendi kavraması ve çözümlemesi görünümünde ( evet o anlamda evrensel temaslar ve bilgi parçaları içerir) ancak insanoğlu bin yıllardır bunu üretiyor zaten bu yeni bir şey değil. Varoluşun gücü ya da irade tek elde değildir merkezi yok bunu unutun. Bunu teori yeni felsefe diye satmaya baştan kalkmayın. Kuantum teorisi ve başlamamış varlık evren düşüncesiyle ilgilenin bu çözüm Sonsuz simulasyoncu, varolan her şey simulasyoncu Simulasyon diyenler düşünce yaratıyor demeye gelecekler ve bin yıllardır düşünülmüş aynı şeyleri yeniden açıklayacaklar ki bu doğru olabilir. Simulasyoncu tarihsel tanrı ya da özne kavramının yeniden (ele alınması ve) açıklanmasından başka bir şey değil. Varlıkın evrenin yeni baştan çözümlenmesi gibi ve tarihi teo yerine mimar ya da simulasyoncu ifadesi geçiyor başka fark var mı? Tanrının adını değiştirdik mimar oldu başka fark var mı soruyorum Felsefeye dönün ricat edin.. Bizi pasif kullar yapar, olguyu determinize eder ve özgür iradeyi dışlar Bizi kendi kontrolümüzün dışında olduğumuza hiç bir etkimiz olmadığına simulasyoncu diye bir şeyin bizi düşündüğüne inandıracak (bu yarı gerçektir ama tam değil) Özgür irade bölümlemeleri tanımlanmalı Bu subjektivitenin tanımlaması demek Döndük görelilik teorisi Döndük başa kuantum Döndük kozmolojik koşullar ve kozmolojik çokluk denklemi ve öznenin yeniden ele alınması ve ikinci bir özne nesne savaşı demek Aynı kozmolojik/ontolojik karmaşa Nihai çözümlemede simulasyonun mimarı deizmin tanrısı gibi eski bilindik tanrının yeni bir ad/anlam kazanması, isminin ve biçiminin değişmesi, kutsal kitaplardan bağımsız yeni bir özne ve tanrı varlık çözümlemesi ve yapılandırması. |
Simulasyon Olgusu -2
simulasyoncu = özne
mimar = baş, üst, üstün, kapsayıcı birleştirici özne ya da özneler * mimar (özneden ayrı/bölünmüş ve üst tek) özne olduğunda monoteizm ,deizm ve teizm * mimar çok olduğunda yada kozmolojik fiziksel güçlü içsel birden çok mimarlar olduğunda politeizm, gnostizm * mimar tüm herşey olduğunda ve tümherşey mimarın bölümlemesi ve görünümü olduğunda panteizm |
Teistin Bilgilendirilmesi
Arkadaşlar daha derli toplu bir başlık açmak ya da geniş bir taslak almak istedim ama toparlayamadım görüş farklarımız oluyor, şimdilik bir örnek sunmak istedim
Beni teistler bunaltırsa en son şunu yapıyorum İki soruyu ard arda yanıtlayabilen soru yanıtlamaktan kaçmayan bir teist bulursanız şunu yapın ve sorun. SORU 1: Ad (Lut-Hud) Semud halklarına ne oldu? Helak edildiler diyecek. Sapkındılar diyecek. Helak yıkım demek kent yıkıldı tamam kenti yıkmış anlıyorum tamam ben insanları soruyorum.. SORU 2: Tamam onu sormuyorum insanlara ne oldu? (Farketmez deyin sapkın olsunlar insanlara ne oldu.) Öldüler. ya da öldürüldüler. Tek yanıtı bu. Gerçek yanıt bu.. Kurandaki ifadesiyle bir an da kökten kesilmiş hurma kütüğü gibi donarak dokunduğu her şeyi küle çeviren yakan (donduran) bir rüzgar/fırtına tarafından öldürüldüler. Yıkım bittiğinde kentte insan kalıntısı bile yok sadece mesken kalıntıları görülebiliyordu. SORU 3: Peki kim öldürdü? Kim yaptı? Tek yanıtı var. Tanrı Tanrı yaktı ve kentleri yıktı içindeki tüm insanları öldürdü. Uyarması önemli değil insanları öldürdü. Tanrı fiziksel olarak fizik insan cinayeti bu dünyada işliyor insan öldürüyor. Kendi eliyle... Bunu bugünün bir kaç büyük devleti kenti ile eşleştirmeyi deneyin ve gözünde canlandırmasını isteyin. Bunu düşünmesini ve buna tanık olsak ne olurdu. Korkudan donumuza yapıp tapar mıydık? Onu da sorun... Bunu anlatın. İnsan öldüren ve katledene ne diyoruz? O kentte hiç masum ya da kadın çocuk yok muymuş? (Ayete dayanarak cevaplasın) Onun kitabıysa onun ona inanmak boynunun borcu. Bu bir iki ayet değil. Bir çok surede değişken ayetler doğrular. Kuran İncil Tevrat Sümer ve tüm tarihi kayıtlar eş biçimde bunu doğruluyor. İnsanlar bir an da küle dönüp yere yığılıyor. İyi yorumcu tekrar bakabilir. Her kaynağa.. Tanrı cinayeti sahipleniyor. 300 km rüzgardan bile insan kurtulur.. Hiç bir şeyi kül mül etmez Buradan sonra tartışma ve yorum sonsuz ancak bu diyalogu sanırım üretmezsiniz. Deneyin ve görün. İkincisi bir Kuran mealinde bu insanların teknik olarak çok fazla bilgi ve imkana sahip olduğu çok gelişmiş bir uygarlık olduğu bunların bazılarını tanrının verdiği ve onları korumadığı eki var. Bunu Babil öyküsündeki gibi bir gönderme olarak alıyorum. Alıntı:
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:36 . |