![]() |
Bilmek ve ölmek...
30.08.2004 tarihinde yayınlanan gazeteci Hrant Dink e ait yazıyı paylaşmak istedim arkadaşlar.
Yeryüzünde ilk tabuyu Tanrı'nın bizzat kendisinin yarattığını anlatır Kitab-ı Mukaddes'in başlangıç bölümleri. Hayli çarpıcıdır... O mitolojik satırları okumanızı tavsiye ederim. İlkin Adam'ı yaratır ve yarattığı Adam'ı Aden bahçesine koyar Tanrı. "Ve Rab Allah, Adam'a emredip dedi: Bahçenin her ağacından istediğin gibi ye; fakat iyilik ve kötülüğü bilme ağacından yemeyeceksin; çünkü ondan yediğin gün mutlaka ölürsün." Niye bilinmez, "Adam'ın yalnız olması iyi değil" diye düşünür Tanrı. Ve başlar diğer canlıları yaratmaya Adam'a yoldaşlık niyetine... Fakat Adam bunlar içinde kendine yardımcı bulmaz. Sonunda uyutur Adam'ı Tanrı ve kaburgalarından aldığı parçadan kadını yaratır. "Ve adam ve karısı, ikisi de çıplaktılar ve utançları yoktu." Adem'den bu yana insanlık tarihinin "tabu portföyü" hayli zenginleşti. Bu tabu zenginliğimiz öyle boyutlara vardı ki bir daha o masum çıplaklığımıza dönmemiz mümkün olmadı. "Cinsellik, din, iktidar" gibi kavramlar ne denli tabularımızın ana kaynağını oluşturdularsa, "merak" ve "bilgi" de bu tabulara karşı tek silahımız oldular. Ancak merakımızın bilgiye ulaştığı noktada bir tabunun cinsellikle ne denli yakın ilişki içinde olduğunu görebildik... Ancak merakımız bilgiye ulaştığında iktidarın vazgeçilmez silahlarından birinin tabu yaratmaktan geçtiğini farkedebildik... Ve nihayet, tabuların ancak bilgiye ulaşılarak yıkılabileceğini, bunun için de merakın en önemli silahımız olduğunu bilgiye ulaştıkça öğrenebildik. Tabu konular, tabu kavramlar, tabu kurumlar, tabu kişiler velhasıl bize bilmemizin ve merakımızın yasaklandığı herşey aslında birilerinin iktidarlarını sürdürmek ve pekiştirmek için kullandıkları dokunulmazlardan başka şeyler değiller. Tabu öylesine vazgeçilmez bir silah ki, eski tabuları yıkma adına ortaya çıkan yeni iktidarlar dahi bu kez kendi tabularını ve mitlerini beraber getiriyorlar. Her seferinde eski heykeller yıkılıyor ama yenileri dikiliyor. Asıl yıkılamayan tabu ise iktidar kavramının ta kendisi. Ve görülüyor ki artık iktidar kavramının kendisi yıkılmadıkça da tabulardan kurtuluş asla mümkün olmayacak. "Bilinen bilinmezlikler" olarak da tanımlayabiliriz tabuları. Bilinmezin tüm ayrıntılarını bilmesek de sezebiliyoruz sanki ama öğretilmiş korkularımız engelliyor daha ileri gitmemizi, merakımızı koşuşturamıyoruz özgürce. Tabular da zaten öyle birden devrilebilecek olgular hiç değiller, süreç içinde yaratıldıkları için de ancak süreç içinde yıkılabiliyorlar. Değiniyormuş gibi yapıyoruz ilkin, ürkütmemecesine. Kenarından kenarından hafiften gagalıyoruz ancak. İhtimal ki bu tutumumuzla, bir süre için tabulara bir nebze de biz bağışıklık kazandırıyoruz. Bağışıklık kazanmış tabular ise iktidar odaklarınca daha meşru bir sermaye olarak kullanılabiliyor pekala. Ama işte her tabunun yıkılış süreci de bu aleniyetiyle ve pervasızca kullanımıyla başlıyor. "Ve yılan kadına dedi; meyveden yediğiniz gün, o vakit gözleriniz açılacak ve iyiyi ve kötüyü bilerek Allah gibi olacaksınız." Adam ve kadın meyveyi yediler ve Tanrı tarafından ölümlülükle cezalandırıldılar. Tanrı bilmeyi ölümle eşleştirdi. Meyve ağacında simgelenen bilgiyi tabulaştırdı. Meyveyi yiyen insan bildi. Ama bildiği için kendisi de öldü. Tabu, bilgi ve ölüm... İşte bilgi çağının karmaşık denklemi. Şu bir gerçek ki ama tabuları bilgisi ile yıkan insan ancak bir gün ölümü de bilgisiyle yenmekten söz edebilecek. |
Re: Bilmek ve ölmek...
insan ancak bir gün ölümü de bilgisiyle yenmekten söz edebilecek???
|
Re: Bilmek ve ölmek...
"yenilmesi gereken son düşman ölümdür "
|
Re: Bilmek ve ölmek...
İzmir'in Konak ilçesinde üniversite öğrencisi bir kız, doğum günü arkadaşıyla alkol aldıktan sonra çırılçıplak denize atlayarak yüzdü. Olay yerine gelen polisler tarafından denizden çıkarılmak istenen çılgın kız, polislere ve gazetecilere küfretti.
Olay, gece saat 02:00 sıralarında Mustafa Kemal Sahil Bulvarı'nda meydana geldi. Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğrencisi D.Ö. (25), kız arkadaşıyla birlikte deniz kenarında alkol aldıktan sonra üzerindeki kıyafetleri çıkararak çırılçıplak denize atladı. Bir süre denizde yüzen kızı görenler polisi arayarak yardım istedi. İhbar üzerine gelen ekipler, denizde yüzen çırılçıplak kızdan kıyafetini giydikten sonra dışarı çıkmasını istedi. Alkolün etkisiyle denizden çıkmayan ve yüzmeye devam eden üniversiteli kız, gazetecilere ve polislere küfürler yağdırdı. Kız arkadaşının iknası sonucu kıyıya çıkan D.Ö., kıyıda kıyafetlerini giymeyerek tartışmaya başladı. Arkadaşının yardımıyla kıyafetini giyen üniversiteli kız polis aracıyla karakola götürüldü. Alkollü olduğu belirlenen üniversite öğrencisi kızın doğum gününü arkadaşıyla denize girerek kutladığı belirlendi. Genç kıza polisler tarafından "Kabahatler kanununa muhalefet" suçundan para cezası kesildi. |
Re: Bilmek ve ölmek...
Alıntı:
|
Re: Bilmek ve ölmek...
sizce bu özgürlükmüdür? yoksa arkadaşı ve diğer insanlara saygısızlık mı? tabiki bir genç kızın eğlenmeye hakkı var ama gecenin bir vakti insanları huzursuz etmeye hakkı varmı? etrafındakileri *ne kadar zor durumda bıraktığını göremiyormusunuz, alkollüyken denizden sağ çıkmayabilirdi de. peki o zaman haberin sonu nasıl bitecekti?
|
Re: Bilmek ve ölmek...
tabu olmasaydi belki polisler gelmeyecekti,rahatsizlikta olmayacakti demek istemis olabilir *forum arkadasimiz :)
|
Re: Bilmek ve ölmek...
Olayın alkolle bir ilişkisi olduğunu düşünmüyorum. Kız denizden çıktıktan sonra da gayet mantıklı konuşuyor. Kız zaten gece vakti girmiş denize. Yani çoluk çocuğa o saatte kötü örnek olması gibi bir durum olamaz. Müslümanlar da nefislerini terbiye edip sevap kazanmışlardır belki :) Bence özgürlüktür.(tasvip ettiğimden *değil, mantıken)
|
Re: Bilmek ve ölmek...
Alıntı:
Fakat kesinlikle tasvip ettiğimden değil komik ve çirkin |
Güncelleme.
|
http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=11601
Bu başlık ile birleştirilerek okunması tavsiye olunur! |
sevgili pervane ,
bu konuda bence lerimi söleyebilir iyim, izninizle ? :) adem in cennette yasak meyve ile ilgili olayı: insan kimyasal bir nesnedir (aynı zamanda yani) bu şu demek, ağlamak aslında kaynağı duygusal olan ancak işlemleri biyokimyasal olaylar dizisidir. insanın büyümesi için nasıl ki bazı maddeler gerekiorsa (yiyecek yani), bazı olayların oluşması içinde maddelere ihtiyaç duyar. mesela zihinsel faaliyetler için, aynı şekilde utanma, zeka, şehevi istekler vs. içinde bazı maddelere gereksinim vardır. Allah bu duygu tepkimelerinin oluşmaması için bu nesneyi almayınız demiş, yani şey gibi doktorun size tuzu yasaklaması gibi, biraz daha karmaşık tabi. bir tv programında bir çocuk vardı, 3-4 yaşında iken yediği bir şey boazinda bir delik açmış dolayısıyla midesine bir boru bağlanmış ve dışardan sıvı haline getirilen yiyecekler cocuga bu boru ile verilior. ve agızdan beslenemiordu. ve ailesi onu terk etmiş. cocuk senelerdir hastanede yaşıor. yaşı 17ye varmış olan cocugu görseniz, bu cocuk dersiniz 10 yasında felan.. işde ağızdan beslenememiş, yiyeceklerin tadına varmadığı için her gıdayı alamadığı için bebek kalmış hala, ............... günün birinde bir peygambere bir kısım insanlar gelior ve diorki "çocuklarımız çok çirkin oluyor, ne yapabiliriz?" peygamberde diorki "o zaman hamileyken kadınlarınız ayva yesin" dior. bugün bilim ilerledi, ve bu cümle doğru. öle bir şey ki, allah anneye "aş erme" diye bir şey vermiş. ne kadar dizaynsal bir şey. anne durup dururken bir meyveyi yiyecei istior. işde nasıl oluorsa anne bedeni çocuk için lazım olan maddeyi belirleyip onu istek olarak oluşturabilior. örneğin yine anne hamile iken çilek yerse bu da çocugun zekasına etki edior, yine anne hamile iken zararlı şeyleri yemek de çok zarar verebilior çocuga, mesela alkol ve sigara gibi, düşük veya sağlıksız çocuklar... şimdi doktorların sigara içmeyin dediklerinde bu sigarayı tabulaştırma amaçlarımıdır. bunları ayırt edemiorsunuz. allah da bize yasakladığı şeylere bakarsanız, aslında bunlar bize tabu yapmak için deil, o şeyler bize zararlı, olduğu için, bunları görmeniz için inkar gözlüğüyle bakmayın.. herşey çok bilimsel ve bilime uygun.. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:52 . |