
04-09-2007, 21:33
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jun 2007
Mesajlar: 2.723
|
|
Bilmek ve ölmek...
30.08.2004 tarihinde yayınlanan gazeteci Hrant Dink e ait yazıyı paylaşmak istedim arkadaşlar.
Yeryüzünde ilk tabuyu Tanrı'nın bizzat kendisinin yarattığını anlatır Kitab-ı Mukaddes'in başlangıç bölümleri.
Hayli çarpıcıdır... O mitolojik satırları okumanızı tavsiye ederim. İlkin Adam'ı yaratır ve yarattığı Adam'ı Aden bahçesine koyar Tanrı. "Ve Rab Allah, Adam'a emredip dedi: Bahçenin her ağacından istediğin gibi ye; fakat iyilik ve kötülüğü bilme ağacından yemeyeceksin; çünkü ondan yediğin gün mutlaka ölürsün."
Niye bilinmez, "Adam'ın yalnız olması iyi değil" diye düşünür Tanrı. Ve başlar diğer canlıları yaratmaya Adam'a yoldaşlık niyetine... Fakat Adam bunlar içinde kendine yardımcı bulmaz. Sonunda uyutur Adam'ı Tanrı ve kaburgalarından aldığı parçadan kadını yaratır.
"Ve adam ve karısı, ikisi de çıplaktılar ve utançları yoktu."
Adem'den bu yana insanlık tarihinin "tabu portföyü" hayli zenginleşti. Bu tabu zenginliğimiz öyle boyutlara vardı ki bir daha o masum çıplaklığımıza dönmemiz mümkün olmadı.
"Cinsellik, din, iktidar" gibi kavramlar ne denli tabularımızın ana kaynağını oluşturdularsa, "merak" ve "bilgi" de bu tabulara karşı tek silahımız oldular. Ancak merakımızın bilgiye ulaştığı noktada bir tabunun cinsellikle ne denli yakın ilişki içinde olduğunu görebildik... Ancak merakımız bilgiye ulaştığında iktidarın vazgeçilmez silahlarından birinin tabu yaratmaktan geçtiğini farkedebildik... Ve nihayet, tabuların ancak bilgiye ulaşılarak yıkılabileceğini, bunun için de merakın en önemli silahımız olduğunu bilgiye ulaştıkça öğrenebildik.
Tabu konular, tabu kavramlar, tabu kurumlar, tabu kişiler velhasıl bize bilmemizin ve merakımızın yasaklandığı herşey aslında birilerinin iktidarlarını sürdürmek ve pekiştirmek için kullandıkları dokunulmazlardan başka şeyler değiller. Tabu öylesine vazgeçilmez bir silah ki, eski tabuları yıkma adına ortaya çıkan yeni iktidarlar dahi bu kez kendi tabularını ve mitlerini beraber getiriyorlar. Her seferinde eski heykeller yıkılıyor ama yenileri dikiliyor. Asıl yıkılamayan tabu ise iktidar kavramının ta kendisi. Ve görülüyor ki artık iktidar kavramının kendisi yıkılmadıkça da tabulardan kurtuluş asla mümkün olmayacak.
"Bilinen bilinmezlikler" olarak da tanımlayabiliriz tabuları. Bilinmezin tüm ayrıntılarını bilmesek de sezebiliyoruz sanki ama öğretilmiş korkularımız engelliyor daha ileri gitmemizi, merakımızı koşuşturamıyoruz özgürce. Tabular da zaten öyle birden devrilebilecek olgular hiç değiller, süreç içinde yaratıldıkları için de ancak süreç içinde yıkılabiliyorlar. Değiniyormuş gibi yapıyoruz ilkin, ürkütmemecesine. Kenarından kenarından hafiften gagalıyoruz ancak. İhtimal ki bu tutumumuzla, bir süre için tabulara bir nebze de biz bağışıklık kazandırıyoruz. Bağışıklık kazanmış tabular ise iktidar odaklarınca daha meşru bir sermaye olarak kullanılabiliyor pekala. Ama işte her tabunun yıkılış süreci de bu aleniyetiyle ve pervasızca kullanımıyla başlıyor.
"Ve yılan kadına dedi; meyveden yediğiniz gün, o vakit gözleriniz açılacak ve iyiyi ve kötüyü bilerek Allah gibi olacaksınız." Adam ve kadın meyveyi yediler ve Tanrı tarafından ölümlülükle cezalandırıldılar. Tanrı bilmeyi ölümle eşleştirdi. Meyve ağacında simgelenen bilgiyi tabulaştırdı. Meyveyi yiyen insan bildi. Ama bildiği için kendisi de öldü.
Tabu, bilgi ve ölüm... İşte bilgi çağının karmaşık denklemi. Şu bir gerçek ki ama tabuları bilgisi ile yıkan insan ancak bir gün ölümü de bilgisiyle yenmekten söz edebilecek.
|

04-09-2007, 22:31
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 09 Nov 2006
Mesajlar: 439
|
|
Re: Bilmek ve ölmek...
insan ancak bir gün ölümü de bilgisiyle yenmekten söz edebilecek???
|

04-09-2007, 22:55
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 13 May 2007
Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 165
|
|
Re: Bilmek ve ölmek...
"yenilmesi gereken son düşman ölümdür "
Putların,Kabenin istediği: Kölelik
Çanların,ezanların dilediği:Kölelik
Mihraptı,kiliseydi,tesbihti, salipti:
Nedir hepsinin özlediği: Kölelik
hayyam
http://agnostik.forumup.com/
|

04-09-2007, 23:13
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 06 May 2007
Mesajlar: 138
|
|
Re: Bilmek ve ölmek...
İzmir'in Konak ilçesinde üniversite öğrencisi bir kız, doğum günü arkadaşıyla alkol aldıktan sonra çırılçıplak denize atlayarak yüzdü. Olay yerine gelen polisler tarafından denizden çıkarılmak istenen çılgın kız, polislere ve gazetecilere küfretti.
Olay, gece saat 02:00 sıralarında Mustafa Kemal Sahil Bulvarı'nda meydana geldi. Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğrencisi D.Ö. (25), kız arkadaşıyla birlikte deniz kenarında alkol aldıktan sonra üzerindeki kıyafetleri çıkararak çırılçıplak denize atladı. Bir süre denizde yüzen kızı görenler polisi arayarak yardım istedi. İhbar üzerine gelen ekipler, denizde yüzen çırılçıplak kızdan kıyafetini giydikten sonra dışarı çıkmasını istedi. Alkolün etkisiyle denizden çıkmayan ve yüzmeye devam eden
üniversiteli kız, gazetecilere ve polislere küfürler yağdırdı. Kız arkadaşının iknası sonucu kıyıya çıkan D.Ö., kıyıda kıyafetlerini giymeyerek tartışmaya başladı. Arkadaşının yardımıyla kıyafetini giyen üniversiteli kız polis aracıyla karakola götürüldü. Alkollü olduğu belirlenen üniversite öğrencisi kızın doğum gününü arkadaşıyla denize girerek kutladığı belirlendi. Genç kıza polisler tarafından "Kabahatler kanununa muhalefet" suçundan para cezası kesildi.
Sermayeye selam, tanrı'ya devam...
|

04-09-2007, 23:44
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 09 Nov 2006
Mesajlar: 439
|
|
Re: Bilmek ve ölmek...
el-alem";p="´isimli üyeden Alıntı
İzmir'in Konak ilçesinde üniversite öğrencisi bir kız, doğum günü arkadaşıyla alkol aldıktan sonra çırılçıplak denize atlayarak yüzdü. Olay yerine gelen polisler tarafından denizden çıkarılmak istenen çılgın kız, polislere ve gazetecilere küfretti.
Olay, gece saat 02:00 sıralarında Mustafa Kemal Sahil Bulvarı'nda meydana geldi. Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğrencisi D.Ö. (25), kız arkadaşıyla birlikte deniz kenarında alkol aldıktan sonra üzerindeki kıyafetleri çıkararak çırılçıplak denize atladı. Bir süre denizde yüzen kızı görenler polisi arayarak yardım istedi. İhbar üzerine gelen ekipler, denizde yüzen çırılçıplak kızdan kıyafetini giydikten sonra dışarı çıkmasını istedi. Alkolün etkisiyle denizden çıkmayan ve yüzmeye devam eden
üniversiteli kız, gazetecilere ve polislere küfürler yağdırdı. Kız arkadaşının iknası sonucu kıyıya çıkan D.Ö., kıyıda kıyafetlerini giymeyerek tartışmaya başladı. Arkadaşının yardımıyla kıyafetini giyen üniversiteli kız polis aracıyla karakola götürüldü. Alkollü olduğu belirlenen üniversite öğrencisi kızın doğum gününü arkadaşıyla denize girerek kutladığı belirlendi. Genç kıza polisler tarafından "Kabahatler kanununa muhalefet" suçundan para cezası kesildi.
|
 *  *  çok iyi yaa işte özgürlük budur benim özgürlükten anlayışım bu *:wink: helal olsun kıza birde dişli çıkmış haa baksanıza polise muhalefet filan...
|

05-09-2007, 00:38
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jun 2007
Mesajlar: 2.723
|
|
Re: Bilmek ve ölmek...
sizce bu özgürlükmüdür? yoksa arkadaşı ve diğer insanlara saygısızlık mı? tabiki bir genç kızın eğlenmeye hakkı var ama gecenin bir vakti insanları huzursuz etmeye hakkı varmı? etrafındakileri *ne kadar zor durumda bıraktığını göremiyormusunuz, alkollüyken denizden sağ çıkmayabilirdi de. peki o zaman haberin sonu nasıl bitecekti?
|

05-09-2007, 01:04
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2007
Bulunduğu yer: yurtdisi
Mesajlar: 95
|
|
Re: Bilmek ve ölmek...
tabu olmasaydi belki polisler gelmeyecekti,rahatsizlikta olmayacakti demek istemis olabilir *forum arkadasimiz
Tanrı hakkındaki bilgimiz, onun ne olduğundan değil, ne olmadığından ibarettir.
|

05-09-2007, 01:15
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 25 Oct 2006
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 315
|
|
Re: Bilmek ve ölmek...
Olayın alkolle bir ilişkisi olduğunu düşünmüyorum. Kız denizden çıktıktan sonra da gayet mantıklı konuşuyor. Kız zaten gece vakti girmiş denize. Yani çoluk çocuğa o saatte kötü örnek olması gibi bir durum olamaz. Müslümanlar da nefislerini terbiye edip sevap kazanmışlardır belki  Bence özgürlüktür.(tasvip ettiğimden *değil, mantıken)
En Allah'sızca hareketler Allah'lı insanlardan gelir. Çünkü 'Allah' onların kriteridir.
|

05-09-2007, 01:45
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 09 Nov 2006
Mesajlar: 439
|
|
Re: Bilmek ve ölmek...
zelzeleci";p="´isimli üyeden Alıntı
Olayın alkolle bir ilişkisi olduğunu düşünmüyorum. Kız denizden çıktıktan sonra da gayet mantıklı konuşuyor. Kız zaten gece vakti girmiş denize. Yani çoluk çocuğa o saatte kötü örnek olması gibi bir durum olamaz. Müslümanlar da nefislerini terbiye edip sevap kazanmışlardır belki  Bence özgürlüktür.(tasvip ettiğimden *değil, mantıken)
|
zelzeleci dostum aynen yazının altına imzamı atıyorum :wink: eylüll ablanın dediği gibi tabusal bişey olsa gerek yoksa herkez her fert kendinden sorumlu adı üstünde FERT
Fakat kesinlikle tasvip ettiğimden değil komik ve çirkin
|

25-06-2010, 00:03
|
 |
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 05 Feb 2010
Bulunduğu yer: -.. ..- -. -.-- .-
Mesajlar: 2.391
|
|
Güncelleme.
İddia ediyorum ki ikimiz de "Tanrıtanımaz" larız. Sadece benim inandığım tanrı sayısı seninkinden bir eksik. Diğer olası tanrıları neden reddettiğini anladığın zaman, benim de seninkini neden reddetiğimi anlayacaksın.
Zihin paraşüt gibidir, sadece "açıkken" çalışır.
Benim manevi mirasın akıl ve bilimdir. Atatürk.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:20 .
|