Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Tarih (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=29)
-   -   1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Tarih' (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=4961)

bayraktaro1 10-10-2007 16:05

1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Tarih'
 
1931 yılında Atatürk Tarafından hazırlatılan Lise II Tarih Kitabı, İstanbul Devlet Matbaası'nda basılmıştır. O zamanki adı ile Milli Eğitim Vakfı (M.E.V.) yayınıdır. Kitabı adı Orta Zamanlar diye geçer ve aşağıdaki alıntı;

Sayfa 79

XIV

İSLAM TARİHİ

A. İslam Dini Arabistanda Kuruldu

Memleket Arabistan; garpta Kızıldeniz, cenupta Aden Körfezi ve Hint denizi, şarkta Umman Denizi ve Acem Körfezi ile kuşatılmış büyük bir yarımadadır. Şimalinde Suriye çölü bu yarım adayı Suriye ve Mezopotamyanın aşağı Fırat kısımları ile birleşir.

Arabistanda üç dağ silsilesi vardır; Biri garpta Sina'dan Aden'e kadar uzanan Hicaz ve Yemen dağlarıdır. Hicazda (2750) ve Yemende (3000) metre yüksekliğine kadar çıkar. Bu silsile ile Kızıldeniz arasındaki alçak kısma Tehane denir. Diğer cenupta Hadramut kıtasında Mahra dağlarıdır; bu silsile Umman'a kadar uzar. Üçüncü silsile de Ummandan itibaren Fırat'a kadar yarımadanın şarkını kaplar.

Arabistanın bu silsileler ortasında kalan büyük bir kısmı tamamen kumlu çöldür; bu çöl başlıca şimalde Nufut, ortada Yemame ve cenupta Dehna çölleri adını alır.

Arabistan kurak ve bilhassa şark kısmı yakıcı sıcaktır. Bol su ve ırmakları yoktur. Yazın şarktan esen sam yelleri insanları boğar ve dalgalar halinde kum yığınları sürükler.

Arazinin cenup kısmının ve bilhassa Yemen mıntıkasının mümbitliği şimal kısmından çok fazladır. Yemende her türlü mahsül yetişir. Kahvesi meşhurdur.

Şimalde Hicaz kısmında ise ekinlere çok az rastlanır. Gerek şimal ve gerek çöl halkı göçebe olup; deve, at, koyun, keçi gibi hayvanları besleyerek geçinir. Necidin yetiştirdiği at ve develer hızda ve dayanıklılıkta çok ileridir. Deniz kıyıları halkı, balık ve inci avcılığı yaparlar. Hurma fidanları yetiştirirler ve ticaretle de uğraşırlar.

Sayfa 80

ARAPLAR, AHLAK ve ADETLERİ

Araplar Sami ırktandırlar. Büyük bir kısmı bedevi denilen göçebelerden ibarettir. Arabistanın haşim iklim ve tabiatı bu göçebelerin hayat ve adetlerindeki iptidailiği devam ve muhafaza ettirmiştir. Bedeviler çadırlarda yaşarlar. Süt, bulgur, bulunan yerlerde hurma, külde pişmiş arpa ekmeği ile geçinirler. Kertenkele ve çekirge de yerler.

Bütün işleri kadınlar görür. Bedevi arapların en büyük içtimai teşekkülü kabiledir. Kabilenin irsi bir reisi bulunur. Bu reis her türlü davalara bakar. Kabileler arasında birbirlerini imhaya kadar varan kavgalar eksik değildir. Birkaç kabilenin harp maksadıyla birleşerek Kait, Emir, Seyit namları verilen bir reisin idaresinde yaşadıkları da vakidir; fakat yine her kabile kendi istiklalini muhafaza eyler. Araplarda kainler, şairler ve irsi şerifler vardır.

İSLAMİYETTEN EVVEL ARAP DEVLETLERİ

Arabistanın büyük bir kısmı eski zamanlarda (M.E. 2600 - 2800) Sümere tabi idi. Sümer hükümdarlarından Gudea Arabistanın her tarafı ile, deniz tarikile münasebette bulunurdu. Bu tarikle Sümer medeniyeti bir taraftan Mezapotamyadan Yemene göçen kabileler, diğer taraftan Sümer'e halef olan Babil vasıtasıyla tesirini devam ettirmiştir.

Eski zamanlarda Arabistanda teşekkül eden devletler şunlardır:

a. Arabistan Cenubunda :

1. Yemen'de Mina Devleti : Bu devlet, milattan evvel onuncu asırda Yemen'de kurulmuş, az zamanda bütün Kızıldenizin şark sahillerine hakim olmuştur. Merkezleri evvelce Main, sonra da Karna şehri idi. Yemen'den Gazze'ye kadar olan kervan yolu ile Palestin ve daha şimaldeki memleketlerle münasebetlerde bulunuyordu. Bu yol üzerinde ve Akabenin cenubunde Medyen şehri vardı. Burada Minaların Musran şubesi bulunuyordu. Musa gençliğinde uzun müddet Medyende bulunmuş ve buradaki telakkilerden mülhem olarak kendi dininin esaslarını koymuştur. Maka (Mekke) ve Yesrip (Medine) gibi ehemniyetli kervan durakları da gene bu yol üzerinde bulunuyorlardı.

gerisi gelecek tabi bu mollalar izin verirse

bayraktaro1 10-10-2007 16:46

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Sayfa 84

İSLAMİYETTEN EVVEL ARABİSTANIN DİNİ VAZİYETİ

İslamiyetten evvel Arabistanda intişar eden din, türlü türlü putlara tapmaktan ibaret idi ki buna islam dini müşriklik tabir eder. Bu putların en meşhurları Lat, Menat ve Hübel idi. Ata dini de münteşir bulunuyordu. Vaktiyle Sümerler vasıtasıyla girmiş olan naturizm yani Göğe, yıldızlara, yere tapmak dini de mevcudiyetini muhafaza ediyordu. Sümerlerin İl ve Bel mabutları Yemenlilerce de mabut tanınırdı. Yemenlilerin sabah yıldızı olan Astarları, Sümerlerin İştar mabududur. Araplar, bilhassa göçebeleri, din hususunda pek kayıtsız ve alaycı idiler. Pervasızca putlarına söverler, hiddetlerince onları taşlarlardı.

Gerçi, Araplar bir Allahüteala'dan bahis ve bir Allah ismi ile yemin ederler, ilahelerine Allah'ın kızları namını verirlerdi; fakat bir çok cinlere, putlara, ağaçlara ve taşlara ibadet eden Araplarda Allahüteala'nın manası; o bir sürü ilahların sıfatı idi; bu tabirle açık surette bütün mabutların fevkinde bir Allah kastolunmuyordu.

Dine karşı bu derece kayıtsız olan Araplar içinde, İbrahim dini hakkında müphem bazı fikirleri, nesilden nesile nakleden kimseler vardı; bunlar Hanif ünvanını taşırlardı. Haniflerin İbrahim dininden nakledebildikleri Allah lafzı, ve sünnet olmak; gusletmek, tırnak kesmek gibi bazı adetlerle, tavaf gibi bazı ayinler idi.

Bizans himayesindeki Suriye'de, Sina ve Mısır'da, Habeşistan vasıtasıyla Yemende hıristiyanlık az çok intişar etimşti.

Arap yarımadasının bir çok yerlerindeki Yahudi kolonileri vasıtasıyla Musa dini de araplarda bilinmişti. Bir aralık Yahudilik Yemende hakim bir din olmuştu. Irak vasıtasıyla Araplar Zerdüşt dinini de öğrenmişlerdi.

KABE VE ŞAİR MABETLER VE KAİNLER

Arabistanın muhtelif yerlerinde insan heykellerinden ve nebat resim ve suretlerinden ibaret ağaçtan ve taştan putların muhafazasına mahsus yerler vardı. Muhammedin neş'et etmiş olduğu Mekke'deki Kabe denilen mabet bu yerlerin en büyüklerinden idi. Her mabet kainler tarafından idare olunurdu. Kainler nezirleri, sadakaları kabul ve ayinler icra ederlerdi : Güya gayipten haber verirler, rüyaları tabir ederlerdi.

Her zamanki gibi Mollalar yine saldırdı ve devamıını getiremedim ama gelecek

<strong>SİLİNEN</strong> 10-10-2007 17:14

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Bence Atatürk'ün bu yazdıklarını öne çıkartmak taktiksel olarak doğru değil.
Atatürk'ü dinsiz gibi göstermeyelim. Yani biz bilelim bunu ama halk bilmesin.
Yoksa halkı Atatürk'ten soğutmuş oluruz.
Zaten Atatürk devrimlerinin uygulaması da dinsizlik olmamıştır, laiklik olmuştur.
Bu sayede de her mahallede bir camimiz var, her semtte İmam hatiplerimiz var, her ilde de ilahiyat fakületelerimiz var.
Atatürk'ün yaptığı bir aydınlanma devrimidir.
İslam da bundan nasibini almıştır.
Örneğin hurafecilik tarihte kalmıştır.
Kuran onun sayesinde Türkçe okunuyor ve herkes tarafından anlaşılıyor.
Hutbeleri de ilk Türkçe okutan o idi. İlk Türkçe tefsiri Elmalıya da yaptıran o idi.
Yani hem kitabi düzeyde hem kurumsal düzeyde dinsel bir aydınlanma Atatürk sayesinde oldu.
Tekke ve zaviyeler gibi miskinler oacağını kapattı ama Diyanet, imam hatip, ilahiyat fak.dinsel eğitim kurumlarını açtı.
Ve çok da doğru yaptı.
Peki yaranabildi mi dincilere?
Tabii ki hayır. Onlara göre Türkiye'deki laik düzen hep dinsiz oldu.
Peki dinli olan ne?
Kuran anayasa olana kadar asla vazgeçmezler.
Yani din devleti kurmadan asla beğenmezler.
Demokrasi, laiklik, hak, hukuk hikayedir onlar için.
"Bir insan hem laik hem de müslüman olamaz" diyen RTE gibileri unutmayalım.
Zihniyetleri aynıdır hepsinin.
Sakın ola ki aldanmayın onların demokrasi, hak, hukuk söylemlerine.
Çok ama çok yanılırsınız.

10-10-2007 17:51

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Ataturk Islam'in bircok celiskilerini yillar once kesfetmis. Arastirmaci ruhlu, zeki bir adam. O kadar savas, kargasa ve ulke icindeki entrikalarin yanisira, taa gidip Mu uygarligini arastiracak kadar da merakli. Ben Ataturk'un kisiligini cok takdir ediyorum.

mehmet 10-10-2007 18:01

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Alıntı:

Pelikan";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 95209)
Bence Atatürk'ün bu yazdıklarını öne çıkartmak taktiksel olarak doğru değil.
Atatürk'ü dinsiz gibi göstermeyelim. Yani biz bilelim bunu ama halk bilmesin.
Yoksa halkı Atatürk'ten soğutmuş oluruz.
Zaten Atatürk devrimlerinin uygulaması da dinsizlik olmamıştır, laiklik olmuştur.
Bu sayede de her mahallede bir camimiz var, her semtte İmam hatiplerimiz var, her ilde de ilahiyat fakületelerimiz var.
Atatürk'ün yaptığı bir aydınlanma devrimidir.
İslam da bundan nasibini almıştır.
Örneğin hurafecilik tarihte kalmıştır.
Kuran onun sayesinde Türkçe okunuyor ve herkes tarafından anlaşılıyor.
Hutbeleri de ilk Türkçe okutan o idi. İlk Türkçe tefsiri Elmalıya da yaptıran o idi.
Yani hem kitabi düzeyde hem kurumsal düzeyde dinsel bir aydınlanma Atatürk sayesinde oldu.
Tekke ve zaviyeler gibi miskinler oacağını kapattı ama Diyanet, imam hatip, ilahiyat fak.dinsel eğitim kurumlarını açtı.
Ve çok da doğru yaptı.
Peki yaranabildi mi dincilere?
Tabii ki hayır. Onlara göre Türkiye'deki laik düzen hep dinsiz oldu.
Peki dinli olan ne?
Kuran anayasa olana kadar asla vazgeçmezler.
Yani din devleti kurmadan asla beğenmezler.
Demokrasi, laiklik, hak, hukuk hikayedir onlar için.
"Bir insan hem laik hem de müslüman olamaz" diyen RTE gibileri unutmayalım.
Zihniyetleri aynıdır hepsinin.
Sakın ola ki aldanmayın onların demokrasi, hak, hukuk söylemlerine.
Çok ama çok yanılırsınız.

sevgili pelikan

gerçekten çok haklısın *kuran anayasa olana kadar vazgeçmeyiz.fakat bizi kimlik müslümanlarıyla karıştırma özellikle rte ile aynı kefeye koyma.Onlar kuran anayasa olsa inan memnun olmazlar bunu kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmak isterler.islam da buna izin vermeyeceği için hiç korkma hele ki bu hükümetten hiç mi hiç korkma bunlar hem müslüman değil hemde vatansever değil.yani şeriati bu hükümet getiremez daha doğrusu getirmez.sana korkulacak başka bir şey söyleyeyim bu hükümet ülkeyi peşkeş çekiyor bundan kork.Acil bir atatürke ihtiyaç var tarafların netleşmesi açısından.

thunderpoint 10-10-2007 18:10

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Alıntı:

Pelikan";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 95209)
Yani biz bilelim bunu ama halk bilmesin. Yoksa halkı Atatürk'ten soğutmuş oluruz.

Sevgili pelikan,

Atatürk'ün bir sürüden ulus yarattığı muhakkaktır ama alıntıdaki öneri bana hiç doğru gelmedi. Ve bence bu söylediğin "bu güne kadarki anlayışı devam ettirelim" demek oluyor...

Sevgiler...

3.yol 10-10-2007 19:32

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Sevgili Pelikan,
Ataturk korkmamis tarih kitaplarina koymus , sen burada konu olunca korkuyorsun.
Merak etme seriatci takimi zaten Ataturk'ten nefret ediyor. Hic degilse laik kisim gercekleri okusun.

Sevgili Bayraktaro, yazmaya devam, eline saglik.

gerilla 10-10-2007 19:57

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
atatürk bu kitabı kendi mi yazmış?
yoksa kur'an-ı kerim'in açıklanmasında yaptırdığı gibi bir başkasına mı yaptırmış?

pante 10-10-2007 20:03

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Okullarda eğitim, bilimden kopuk ya da bilime aykırı olamaz, rivayetleri gerçekmiş gibi ele alamaz, inançlar bazında müfredat uygulanamaz.

Örneğin;
"Cebrail aleyhisselam, Hira dağında peygamber efendimize göründü ve ona Kur'an'ın ilk ayetlerini vahyetmeye başladı." denemez.

"Cebrail adlı meleğin, İslam peygamberine göründüğüne ve Kur'an'ın ilk ayetlerini vahyetmeye başladığına inanılır." denir.

Oy kaygısı nedeniyle bilimden taviz verilemez.
Dini konu, bir doğru değil, bir dogma olarak ortaya konur. Zorlama, dayatma bir bilgi olarak sunulamaz. İnanç olduğu üstüne basarak vurgulanır. Öğrenci, öğrendikleri arasında seçimini kendi yapar. İnanmak ya da inanmamak öğrenciye bırakılır. Sınavlarda da sorular bu doğrultuda hazırlanır ve yanıtları da böyle istenir.

Ama İmam-Hatip Okullarında ve İlahiyat Fakültelerinde inanç doğrultusunda İslamî eğitim verilir.
Bu okullarda da İslam'ın sıkça tartışılan konularında orta yol izlenir. Bir mezhebe bağlı olarak ders verilmez. Hadisler ve sünnet islamın şartı olarak dayatılmaz. Kabir azabı, sırat köprüsü vs. Kur'an'da olmayan konular bir rivayet olarak belirtilir. Hatta evrim teorisi objektif olarak sunulur. İsteyen Evrimle yaratıcılığı birleştirerek inanır, isteyen sadece yaratılışa inanır.

Bütün bunların gerçekleşebilmesi içinse, Diyanet'in mezhep-tarikat tahakkümünden kurtulması gerekir. Çünkü bu konularda Diyanet'in etkisi ve müdahalesi oldukça fazladır.

biyococuk 10-10-2007 21:52

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Örneğin;
"Cebrail *aleyhisselam, *Hira *dağında *peygamber *efendimize *göründü *ve *ona *Kur'an'ın *ilk *ayetlerini *vahyetmeye *başladı." *denemez.
*
"Cebrail *adlı *meleğin, *İslam *peygamberine *göründüğüne *ve *Kur'an'ın *ilk *ayetlerini *vahyetmeye *başladığına *inanılır." *denir.

sevgili dostum mükkemmel bir nokta yakalamışsın

bizim o çok laiklik ilkesine bağlı cahil din dersi öğretmenlerimizim sadece adı din dersi öğretmenidir.bu insanlar açık açık sünni islam reklamcılarıdır.
çok net hatırlarım ki tüm din dersi öğretmenleri pozitif bilimden bi haber cahil ve işi gücü diğer dinlere, inançlara ve inançsızlara küfürler yağdırıp, sadece sünni islam ilkelerinin reklamını yapmakla meşgullerdi

<strong>SİLİNEN</strong> 10-10-2007 22:07

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Alıntı:

ucuncuyol";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 95228)
Sevgili Pelikan,
Ataturk korkmamis tarih kitaplarina koymus , sen burada konu olunca korkuyorsun.
Merak etme seriatci takimi zaten Ataturk'ten nefret ediyor. Hic degilse laik kisim gercekleri okusun.

Sevgili Bayraktaro, yazmaya devam, eline saglik.

Beni şeriatçı tayfa değil "halk" ilgilendiriyor.
Yani dinciler değil dindarlar için sorun olur.
Dincilerin Atatürk'ü sevmediğini biliyoruz ama dindarlarımız öyle değildir ve geniş kesimi oluştururlar.
Kendi ülkenizi iyi tanımalısınız.
Atatürk mü Muhammed mi sorusundan her daim Muhammed çıkar, çünkü onun cenneti var.
Halkı böyle bir ikileme sokmayın.
Akıllı olun ve şeriatçıların kovasına su taşımayın.

<strong>SİLİNEN</strong> 10-10-2007 22:24

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Alıntı:

thunderpoint";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 95219)

Sevgili pelikan,

Atatürk'ün bir sürüden ulus yarattığı muhakkaktır ama alıntıdaki öneri bana hiç doğru gelmedi. Ve bence bu söylediğin "bu güne kadarki anlayışı devam ettirelim" demek oluyor...

Sevgiler...

Hayır bugüne kadar ki anlayış dine çok fazla yol vermek oldu.
Aslında dincilerin dindarları baskı altında tuttuğu bir dönemdeyiz. Yoksa bizlerle değildir şu anki hespları, bizleri sona bıraktılar.
Atatürk'ün yaptığı dinsel bir aydınlanmadır. Dini yok etmedi o. O yüzden onun dinsiz olmasının bir önemi yok, *yaptıklarına bakacaksın.
Bugün var mı Kuran Türkçeye çevrildi diye kızan ona veya bunun yanlış olduğunu söyleyen?
O hurafeciliği yok etti ve din ile insan arasındaki duvarları kaldırdı.
İslam bu ülkede artık çok daha yakındır halka.
Dini eğitim kurumları ve Diyanet'i de unutmayalım.
Aydın din adamı yetiştirmek onun amacıydı.

Yapıkları doğuyudu ve bugün için ispatlandı bunların doğru olduğu.
Artık kimse hurafeciliği savunmuyor.
Tekke ve Zaviyelerin kaldırılması da çok doğru idi ama sonra ne oldu?

Ne aydın din adamı yetiştirebildik ne tarikatlerin önüne geçebildik.
Koca koca prof.lar ilkokul mezunu mehdilerin peşinden gidiyor.
Sorun Atatürk sonrasında. Sorun tekkelere tarikatlere yol veren anlayışlarda.

Yapılması gerekenler bellidir.
İmam-hatiplerin sayısının düşürülmesi ve temel eğitimin en az lise eğitimi olmasından sonra din yüksekokulu düzeyinde olmalarıdır. Yani lise eğitimi temel eğitim olarak bütün yurtta aynı olmalıdır. Biribirinin dilinden anlamayan bambaşka iklimlerde, kültürlerde yetişmiş nesiller ile gelecek kuramayız.
Ha keza tarikatlerin yasaklanması ve üyelerinin tekke-zaviyeler kanununa göre üstüne gidilmesi şarttır.
Devlet kontrolü olmadan dini eğitim verilmemelidir.
Ayrıca kuran kursları mutlaka yasaklanmalıdır. Çocuklarımızı korumalıyız. Kuran kursları çocuk zihinlerine yönelik bir saldırırdır.
Sonra ilahiyat ve diyanet yayınlar ciddi kontrolden geçirilmeli "kafirlere karşı cihad" emreden sözümona prof. tezleri imha edilmeildir. Bu tip tez yazan öğretim üyeleri de halkı kin ve düşmanlığa sevketmekten cezalandırılmalıdır.
Ayrıca liselerde "felsefe ve mantık" dersleri matematik, fizik, kimya ağırlığında okutulmalıdır.
Düşünmesini ve sorgulamasını öğrenmiş beyinlere ihtiyacımızı var. Yoksa tarikat şeyhlerinin karşısında el-pençe divan duran, diz kapaklanan, el öpen RTE gibilerine değil.
Diyanet de sadece ibadetleri organize eden bir kurum olmalı. Din propagandası yapan kurum değil.
TV'lerde de dini program sayısı makul bir seviyeye çekilmeli.

et cetera, et cetera...

dilaver 10-10-2007 23:12

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Devlet kontrolü olmadan dini eğitim verilmemelidir.


* * bu satırların yazarı kendini laik olarak tanımlıyor mu acaba * :cry:


* * *saygılarımla

<strong>SİLİNEN</strong> 11-10-2007 00:23

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Alıntı:

mehmet";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 95217)
sevgili pelikan

gerçekten çok haklısın *kuran anayasa olana kadar vazgeçmeyiz.fakat bizi kimlik müslümanlarıyla karıştırma özellikle rte ile aynı kefeye koyma.Onlar kuran anayasa olsa inan memnun olmazlar bunu kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmak isterler.islam da buna izin vermeyeceği için hiç korkma hele ki bu hükümetten hiç mi hiç korkma bunlar hem müslüman değil hemde vatansever değil.yani şeriati bu hükümet getiremez daha doğrusu getirmez.sana korkulacak başka bir şey söyleyeyim bu hükümet ülkeyi peşkeş çekiyor bundan kork.Acil bir atatürke ihtiyaç var tarafların netleşmesi açısından.

Sevgili Mehmet sen "milli görüşçü" olarak kalmışsın, iyi güzel de artık islam o kanaldan akmıyor Türkiye'de.
Doğrusunu söylemek gerkirse milli görüşçülere de hasret kaldık. Onlarda en azından "milli" bir duruş vardı. Kıbrıs harekatını da beraber yapmış, 1 Mart tezkeresinin de beraber önüne geçmiştik.
Sizin günahınız bu Damat Ferit'leri yetiştirmeniz oldu. Sonuçta sizin içinizde çıktılar.
Burada kendinizi de sorumlu tutmalısınız bence.

thunderpoint 11-10-2007 09:38

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Alıntı:

Pelikan";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 95268)
Bugün var mı Kuran Türkçeye çevrildi diye kızan ona veya bunun yanlış olduğunu söyleyen?

Başta 'nur' yüzlü kardeşlerimiz olmak üzere kafası biraz çalışıp -sözkonusu kaynaktaki- tutarsızlıkları gören herkes... *:D

Sevgiler...

sargon 11-10-2007 13:56

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
[quote="Pelikan";p="95312"]
Alıntı:

mehmet";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 95217)
Doğrusunu söylemek gerkirse milli görüşçülere de hasret kaldık. Onlarda en azından "milli" bir duruş vardı. Kıbrıs harekatını da beraber yapmış, 1 Mart tezkeresinin de beraber önüne geçmiştik.
Sizin günahınız bu Damat Ferit'leri yetiştirmeniz oldu. Sonuçta sizin içinizde çıktılar.
Burada kendinizi de sorumlu tutmalısınız bence.

Pelikana bir kez daha açıkça düşündüğünü ifade ettiği için teşekkür ediyorum. Kafamda şimdiye kadar açıklayamadığım bir şeyi çözmemi sağladı. FP'nin seçimlerden önceki tutumunu seçim öncesi dönemsel olarak seçilmiş bir politik olarak düşünüyordum şimdiye kadar. Bilindiği gibi AKP, CHP ve MHP ile aynı tutumu alıyor ve AKP'yi ordu düşmanlığı yapmak, memleketi satmak, milli değerleri ayaklar altına almakla suçluyordu. İnanılmaz bir saldırı bombardımanı yapıyordu ve birçok yerde Kemalist'lerin Milli Görüş kaynaklı iddiaları kulandıklarını görmüştüm. FP'nin nasıl bu kadar ordu savunucusu olduğunu da anlayamıyordum bir türlü.

Şimdi FP'nin tutumunun dönemsel birşey olmadığını düşünmeye başladım. FP en gerici İslamcı partidir, hatta şeriatçı bile denebilir. Bünyesinde şeriatçıları toplamış durumda ve modernizme düşmanlığını açıkça söylüyor. Modernizm içinde liberalizm de var tabii. AKP ise daha liberal bir islamcı parti ve FP'nin dışında CHP ve MHP'nin okları da buraya yöneliyor. FP için asıl sorun onun islamcılığı değil, tersine liberalliği. Aslında MHP için de aynı şey geçerlidir. Ama asıl kafa karıştıran CHP'nin tutumu oluyor. CHP, AKP'ye islamcı olduğu için karşı çıkıyormuş gibi görünüyor ama sanırım asıl karşı çıkışı bu değil, FP'de sorun görülmediğine göre sorun asıl onların liberallikleri. Aslında islamcı akımlar içinde en liberali olan Fethullahçıları da baş düşman ilan etmeleri bu yaklaşımlarını mantıklı kılıyor.

Yıllar önce bir arkadaşım rejim Cezayir modeli istiyor diye yazmıştı, uzun uzun anlatmıştı. O zamanlar daha AKP doğmamıştı ve Tayyip cezaevine yeni gönderilmişti. Bana son derece yanlış bir tespit olarak görünmüştü. Belki o zaman için yanlıştı ama şimdi doğru gibi görünüyor. Cezayir modeli bilindiği gibi en gerici İslamcıları, yani şeriatçıları güçlendirerek ılımlı İslamcıların yolunu kapatmaya çalışma şeklinde özetlenebilir. Bu sayede Cezayir kan gölüne boğulmuştur. ABD'nin Cezayir'de uyguladığı bu politikayı şimdi de bazı Kemalistler Türkiye'de uygulamaya çalışıyorlar galiba. En gerici olanlarla ittifak yap, daha liberal olanların önünü kes, diktatörlük rejimini kolayca kur. CHP'nin Türkiye'nin en gerici iki partisi FP ve MHP ile bu kadar yakınlaşmış olması böylece anlaşılır oluyor.

<strong>SİLİNEN</strong> 11-10-2007 20:32

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
İlahi Sargon alemsin :)
Milli Görüşçüler ile biz birbirimize taban tabana zıtız. İlgisi bile yok liberalizm ile konunun.
Ama diyorum ki Milli Görüşçüler de en azından "milli" bir yön vardı.
Yani bir Japon samurayının dediği gibi 5 parmağın beşi de birbirinden farklıdır ama elini sıkarsan yumruk olur.
CHP ile Milli Görüşçüler tarihsel olarak 2 kritik noktada ittifak yaptılar.
Birincisi Kıbrıs harekatı
İkincisi 1 Mart tezkeresi.
Hal böyle iken Milli Görüşçüleri "ehven-i şer" olarak değerlendirmişim ama sen nerelere getirdin konuyu.
Hadise milli-gayrımilli hadisesidir.
Artık biz kim milli kim gayrımilli ona bakıyoruz.

Mesela Ufuk Uras gayrımilli bir Soroscudur.

TESEV vakfı bir Soros vakfıdır.

Fehmi Koru Bilderbergcidir

Fettullah Gülen CIA taşeronudur ve tabii ki AKP de Damat Ferit hükümetidir.

vb...

Artık öyle lükselerimiz kalmadı.
Liberal, sosyalist, islamcı vb. ayırımlar yapmıyoruz.
Ulusalcı / Milli olsun yeter. Gerisi bizim iç meselemiz.

Ayrıca sosyalistlerden de Deniz Gezmiş'in ruhuna sadakat bekliyoruz. Nerede o 6. filoyu denize döken sosyalistler?

gerilla 11-10-2007 21:15

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Mesela *Ufuk *Uras *gayrımilli *bir *Soroscudur.
*
TESEV *vakfı *bir *Soros *vakfıdır.
*
Fehmi *Koru *Bilderbergcidir
*
Fettullah *Gülen *CIA *taşeronudur *ve *tabii *ki *AKP *de *Damat *Ferit *hükümetidir.
*
vb...


türkiye'nin kurtuluşuda mhp iktidarındadır. yahu pelikan sen bu konuştuklarında gerçekten ciddi misin?

<strong>SİLİNEN</strong> 11-10-2007 21:21

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Hayır MHP ile bir problemimiz yok. Lakin Gül'ün C.başkanlığının yolunu açmaları hiç hoş olmadı.
Siz de kendinizi 80 öncesinin saplantılarından kurtarsanız iyi olur.
Artık herşey değişti. Cumhuriyet mitinglerinde onlarla birlikteydik.
Arkadaşlar sağ-sol kavgaları dönemi bitti. Uyanın artık uykunuzdan, "yedi uyurlar" gibisiniz.
Şimdi artık yeni küresel emperyalizme karşı aynı saflarda olmalıyız.

dilaver 11-10-2007 23:37

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
sevgili sargon

* * yaşanan tarihte dine en çok karşı çıkan eylem Fransız İhtilalidir. 1789 devriminde insanlar dincen koptular, kopmak zorundaydılar, çünkü tarihin gördügü en büyük devrimi gerçekleştiriyorlardı. Din yoktur 1789 devriminde, ne zaman vardır. Burjuvazi yeni düzeni kuracagı zaman vardır. Burjuvazi ilericiligini külotsuzlara karşı kaybettigi noktada dine sarılır ve din ön plana çıkar. İsteyen araştırabilir.

* * Pelikana Deniz Gezmişi agzına almamasını öneririm. Deniz Nurhak dagında Abd aramıyordu, kaldı ki bunu onunla tartışmak bile istemem. Pelikan Mhp yi agzına alabilir digerlerini de ama Denizler ve THKo onu aşar. THKO nun açılımı Türk degil , Türkiye ile başlar.

* *Pelikan tüm degerleri kirletmek istemektedir ama kendine ait olmayan degerlere bulaşmamasını ondan rica ediyorum. Onun agzına yakışan Nihal Atsızdır. Şairse Necip Fazıldır, Nazım degil. Denizden sakın bahsetmesin , kaynak da vermeye kalkmasın, neden mi çünkü kaynak benim başkası degil. Ve ben Denizlerin isminin gericilikle anılmasına izin veremem.

* * saygılarımla

<strong>SİLİNEN</strong> 12-10-2007 00:23

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Niye sana mı soracam kimi ağzıma alacağımı? Beni emperyalizme hizmet etmekle görevli bir taşeron bölücü örgütün teröristlerine "gerilla" diyenler zerre kadar bağlamaz.

http://www.haberalemi.net/haber_detay.php?haber_id=8886


Deniz Gezmiş anti emperyalist bir yurtseverdi.
THKO milli bir devrimci örgüttü. Onlar Türk olmaktan zerre kadar hicap duymaz bilakis Türkün anti-emperyalist bilincini geliştirmeye çalışırlardı.

Bölücülerin Deniz Gezmişin ismini ağızlarına alması için önce o pis ağızlarını yıkaması lazım.
Hem emperyalizme hizmet edip bu ülkenin mehmetçiğine kurşun sıkan adamlarına gerilla diyeceksin, hem de utanmadan Deniz Gezmiş gibi bir anti-emperyalistin ismini o pis ağzına alacaksın.

Hadi ya!

sargon 12-10-2007 00:28

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Pelikan, ben gayet ciddiyim. Olayın politik görünüşleri talidir. Dün ABD'ciydiniz, bugün millici oldunuz, yarın başka birşeyci de olursunuz. Doğu Perinçek gibi (yada başta olmak üzere) bir daldan bir dala atlayıp duruyorsunuz. Bugünkü CHP yönetimi senin anlayışını benimsemiş durumda. Bu kafa yapısı 12 Eylül'ün ve Kenan Evren'in kafa yapısıdır. Bugün CHP Türkiye'nin en gerici partiler grubunun birinci partisidir. CHP'nin yanında MHP ve FP duruyor. Bir blok oluşturmuş durumdasınız. Bunun dışında da tabii bir yığın ırkçı, kafatasçı grup var sizleri destekleyen. İstersen bir kısmının ismini de sayabilirim. Başta irili ufaklı ADD dernekleri, Kuvvayi Milliye Dernekleri, Nizam-ı Alem ocakları gibi militarist, saldırgan gruplar vb.

Bu grupların anlaşma noktası İslam karşıtlığı değil, şeriat karşıtlığı falan da değil, tek anlaşma noktası ırkçılıktır, neo liberal ırkçılıktır. Milliyetçilik ancak bir ulus eziliyorsa, baskı altındaysa ilericidir. Şu anda Türkiye'de böyle bir durum yok. Tersine siz Türk olmayanlara karşı nefret üretiyorsunuz, ırkçılık yapıyorsunuz. Ayrıca Türkiye'deki tartışma düzeyini de sürekli aşağıya çekmeye çalışıyorsunuz. Farklılıklara karşı tahammülsüzlük ve hoşgörüsüzlük yaymaya çalışıyorsunuz. Bu tam olarak bir fanatizmdir ve siteye gelip yobazca saldıran bir sürü insandan bunu çok iyi biliyoruz. Ağızlarından küfür ve hakaret düşmez.

Türkiye'nin milli çıkarları ile ilgili sorunları yok mudur? Elbette vardır. Sadece Türkiye'nin mi, her ülkenin böyle sorunları var. Bu durum sadece Türkiye'ye özgü mü sanıyorsunuz? Her ülke ulusal çıkarlarını korumaya çalışır, bunun için uğraşır. Bunun yolu ise sizin yaptığınız gibi saldırganlık, nefret, başkalarını aşağılamak, ırkçılık yapmak, yobazlık, küfür ve hakaret değil, aklı başında politikalar gütmektir.

Bu halk sizin politikalarınızın peşinde bir defa gitti. İttihat Terakki koca Osmanlı'yı parçaladı. Hesapta o da sizin gibi yeldeğirmenlerine savaş açmıştı, nefret ve tutkuyla saldırıyordu. 500 bin Osmanlı askerini savaşta yok etti. Arkasında koca bir Ermeni katliamı bıraktı. Mustafa Kemal da aynı İttihat Terakki ve sizin gibi ayakları havada, saldırganlık temelinde politikalarla yürümüş olsaydı asıl o zaman felaket olurdu. Gerçi bir kısmını sürdürdü, yada sürdürmek zorundaydı. Ama asıl modernizm, aydınlanma, kalkınma, batılı bir ülke olma gibi hedefleri sayesinde bugünlere geldik. Yine Kemalizme ait olan milliyetçilik ve otoriter bir rejimle toplum mühendisliği yapma gibi olumsuz özellikler ise bu ülkeyi geliştirmedi, her seferinde biraz daha geriletti.

Senin ırkçı anlayışının bu ülkeyi götüreceği yer sadece bataklıktır, felakettir, dünyadan soyutlanma, despotik bir rejim, İran yada Kuzey Kore gibi olmadır. Bu ülkenin karşısındaki en büyük tehlike AKP değil, sizin şeriatçı-ırkçı-darbeci-despotik ittifakınızdır. AKP demokratik sisteme saygılı olduğu sürece onla sorunum olmaz. Demokrasiye karşı her girişiminde ise karşısına çıkarım. Sizin ise demokratik bir rejime baştan saygınız yok. Böyle bir rejimi kabul bile etmiyorsunuz. Kürtleri Türkleştirmek, olmazsa hepsini yoketmek daha başka nasıl açıklanır. En yobaz, en gerici, en despotik özelliklerin hepsini üstünüzde toplamış durumdasınız. Neyseki Türkiye artık sizin gericiliğinizin peşinde gidecek bir ülke değil. Kemalisti de, sosyalisti de, islamcısı da kimin ne olduğunu biraz öğrenmiş durumdadır sanırım. En azından umarım.

dilaver 12-10-2007 01:14

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Pelikan

* *Sen o ismi agzına bile alamasın. Deniz Gezmiş anti emperyalisttir sen degilsin. Senin bu sitede Abd emperyalizmine karşı daha bir tek yazını görmedim. Hamasi nutukları bırak. Abd üsleri ve tesisleri katılsın diyebiliyormusun, Abd ile ikli anlaşmalar feshedilmelidir ve açıklanmalıdır diyebiliyor musun. De ki duyayım.

* *Ama senin agzına yakışmayan o isim bunu canı pahasına bagırdı. Ne senden ne de senin efendilerinden böyle bir slogan duyamadık daha. Evet at ki duyayım. De ki Abd üslerine hayır, Abd ye hayır. Her türlü ikli anlaşmalara hayır. Bekliyorum.

* *Deniz idam sehpasında gülerek yaşasın Türk ve Kürt hakllarının kardeşligi diye haykırmıştır. Senin gibi Kürtleri öldürelim diye degil. THKO nun bir tek teorik açılımı vardı o zamanlar o da Hüseyin İnan ının yazılarıydı. Ondan sonra gelen THKO lular ise geçmişi eleştirip saglam bir zemine ayak basmaya çalıştılar ama her zaman Kürt Milli meseesi önlerindeki en temel mesele idi. Hatta 76 senesinde Kürdistanda refarandum broşürünü yayınlayarak ciddi eleştiri aldılar.

* *THKO ki açılım Türk degil Türkiye idi asla milli bir örgüt olmadı. O her zaman enternasyonel bir örgüt oldu. Sen o örgüt hakkında ne bilirsin ki. Açtırma agzımı o teşkilat benim tarihimdir. Başka kapıya.


* * saygılarımla

<strong>SİLİNEN</strong> 12-10-2007 01:20

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Sargon sende gördüğüm koskoca bir önyargıdan başka birşey değil.


sizin yaptığınız gibi saldırganlık, nefret, başkalarını aşağılamak, ırkçılık yapmak, yobazlık, küfür ve hakaret değil, aklı başında politikalar gütmektir.

İşte tilt olduğum tavırlar da bunlar. Senin bu yaptığın ne şimdi?
Sürekli bana ırkçı, yobaz, küfür, hakeret, statükoculuk vb. laflarla saldıracaksın ve bunlar düpedüz kendin gibi düşünmeyenlere "küfür etmek" olmayacak ama ben gerçekleri söyleyince daha doğrusu AB-D uşaklarına *hak ettikleri cevabı verince ben faşist falan olacam öyle mi?

Adam mehmetçiğe kurşun sıkana "gerilla" diyecek ve ben ona güleryüzle muamele edecem öyle mi?
Mehmetçiğe kurşun sıkana "gerilla" diyen adam benim düşmanımdır. Bu kadar basit.
Böyle adamların fikirleri de zikirleri de zerre kadar umrumda değildir.
Ve asıl faşistte bunlardır.

Bak kardeşim önce vatan sonra canan. Senin "vatan" gibi bir değerin olmayabilir. Bu senin eksikliğin.
Belki yetiştiğin ortam buna engel olmuştur, belki aileden almadın, belki 12 eylül mağdurusun orasını bilemem. Ama kendi ulusunu savunmuyorsan, kendi ulusal devletini savunmuyorsan,kendi insanını savunmuyorsan, kendi topraklarını savunmuyorsan ve daha da önemlisi kendi BAĞIMSIZLIĞINI savunmuyorsan senin demokrat olman, çağdaş olman şu olman bu olmanın zerre kadar önemi yoktur.

ABD ile işbirliği yapanlar da Menderes gibi, Özal gibi 12 eylül gibi AKP gibi işbirlikçilerdir biz Kemalsitleri zerre kadar bağlamaz.
Kemalistler bütün bu işbirilikçi kişi ve hükümetlere karşı sürekli mücadele ettiler.
12 Eylül'de Atatürk'ün TTK ve TDK'sı kapatıldı, CHP'nin bütün mal varlığına el kondu, şu oldu bu oldu.
12 Eylülcüler tarikatlere yol verirken mi Kemalisttiler?
12 Eylülcüler Rabıta gibi şeriat örgütleri ile kol kola girerken mi Kemalisttiler?
Hikaye bunlar.
12 Eylülcüler bu ülkeye ihanet ettiler.
Binlerce şey söyleyebilirim ama lafı uzatmaya gerek yok.
Sana tavsiyem Kurtuluş savaşı yıllarını okumandır.
Bu ülkenin gençlerinin yıllarca enternasyonalizm ile ve sonra da yıllarca ümmetçilik ile beyinleri yıkanarak "milli duyguları" törpülendi.
Şimdi ise tarikat yetişmeli ümmetçilerin AB-D uşaklıklarını seyediyoruz. Neden? Çünkü bu adamlarda milli bilinç sıfırdır da ondan.

Ülkeler kan ile, zor ile, savaşarak kurulur ve kan ile kurulan ülkeler demokrasi ile bölünemez.

Ben vatana bakarım kardeşim sen ise saksıdaki çiçeklere bakıyorsun.

Ne diyeyim, iyi sulamalar.


Not: Bir de şu ırkçılığı bi tanımlayver de biraz bilimsel yönünü görelim.
Eğer bir daha bana "ırkçı" dersen seni muhattap almayacağım.
Ve dahası ırkçılıktan çok daha ağır ithamlarımı (bizzat yazılarından) ispatlayarak sana yönelteceğim ve ithamlarım bundan sonra direkt olacak.
Aynı bana her fırsatta "Senin gibi ırkçılar..." demen gibi ben de sana "Senin gibi..." diyeceğim.

<strong>SİLİNEN</strong> 12-10-2007 01:39

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Deniz Gezmiş'in savunmasından

"...biz hiçbir zaman bütün çabamıza rağmen türkiye'nin bağımsızlığını temin edemedik. bugüne kadar da bu özlem içinde kaldık."

"...öteden beri arz etmiş olduğum gibi, bu ülkede anayasa’yı en fazla savunanlar bizleriz. anayasa’yı ihlal edenlerse ortadadır. anayasa’nın uygulanmasını isteyen gene bizleriz. anayasa’yı uygulamayan yavuz kimselerse hâlâ ortadadır. ve yine o kişiler bizim kellemizi istemektedirler..."

"...yaptıklarımızın haklı olduğuna inanıyorum. halen de bu inancı taşıyorum. türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim ve bu sebeple amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. bundan dolayı ölümden korkmuyoruz. onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. ve ben 24 yaşındayken kendimi türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum."

"kısaca; amerikan emperyalizmi yurdumuzda var oldukça bu talan devam edecektir. türkiye’nin kalkınması için tek ve zorunlu şart amerika’nın yurttan atılmasıdır. hem amerika, hem kalkınma olmaz. kalkınma toplumsal bir sorundur. türkiye’de amerika var oldukça, toplum kalkınamayacak, fakat büyük zenginler, komisyoncular ve uşaklar olacaktır. amerika yurdumuzda var oldukça, kalkınma değil, tam tersine açlık ve sefalet var olacaktır

-----------------

Pkk'nın lideri Karayılan'ın sözleri:


Murat Karayılan, ABD'de yayımlanan Newsweek dergisine konuştu ve ''ABD'nin müttefiki olabiliriz, düşmanlarımız aynı'' dedi.

"ABD bizi hep düşmanlarımızın gözüyle gördü. Oysa biz, dost olarak algılanmak istiyoruz. 7 bin silahlı savaşçımız, İslami köktenciliğe karşı ABD'nin müttefiki olabilir" diyen Karayılan, Türkiye'de yükselişe geçen ABD karşıtlığını da yorumladı.

Karayılan, "Türklerin aksine, Kürtler fazlasıyla ABD sempatizanıdır. Eğilimleri, Amerikancılık yönündedir" dedi.

http://www.haberalemi.net/haber_detay.php?haber_id=8886



Düşünebiliyor musunuz, bir yandan Amerika'ya karşı tam bağımsız Türkiye şiarını yükselten bir Deniz Gezmiş öte yanda Amerika ile işbirliğine girmek istiyoruz diyen bir Amerikan uşağı ve örgütü.

Ve bu Amerikan uşağı örgütü destekleyen ve bu uğurda mehmetçiği şehit edenlere "gerilla" diyenler de üstüne kalkmış Deniz Gezmiş'e sahiplenmişler utanmadan.

Bu ne menem bir takkyeciliktir böyle. Bu ne menem bir kurnazlıktır böyle. Bu ne menem bir hinoğlu hinliktir böyle. Aynı şeriatçıları gibi bölücüler de topluma mal olmuş değerleri istismar ediyorlar.
Aynı şeriatçılar gibi ikiyüzlüler ve haddini bilmezler.

Bu durumu okurların sağduyusuna bırakıyorum.

Deniz bizimdir. Apo sizin olsun. Cehenneme kadar yolunuz var.

thunderpoint 12-10-2007 09:02

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Son zamanlarda beni, doğru tahminlerde bulunmuş olmanın tarifsiz hüznü kaplamaya başladı.
Bu hüzün, “Beni niye anlamadılar, dediklerime niye kulak asmadılar?” sorusundan kaynaklanmıyor.
Öyle olsa iş kolaydı. Sonunda ben siyasal bilimci falan değilim, bu alanda bir kariyer beklediğim de yok.

Siyasal öngörülerime hak verilip verilmemesi, benim açımdan bir şey değiştirmez ama ülke için çok şeyi değiştirir.
Bir toplum üzerine sadece akademisyenler ve siyasetçiler düşünmez; sanatçılar da düşünür.
Ben topluma bakarım, gözlem yaparım, bu gözlemlerimi romanlarla, yazılarla, bestelerle ifade etmeye çalışırım. Bir bilim adamı olmadığım için bu iş sezgiye ve gözleme dayanır.
Ama bütün ciddi toplumların bildiği gibi, sanatçı sezgilerinin de bir değeri ve önemi vardır.

Şimdi gelelim hüznümün sebebine:
On beş yıldır “Üç kutuplu Türkiye” tehlikesine dikkat çektiğim halde, buna kimseyi inandıramadım.
Şimdi duruma bakın; Meclis’e din, etnisite ve milliyetçilik ekseninde partiler girmiş.
Türkiye haritasında bu partilerin oy aldığı bölgeleri parti renklerine boyasanız, birbirinden kesin olarak ayrılmış bölgeler tesbit edersiniz.
Son olarak Profesör Hasan Köni de bu gözlemimi net sözlerle doğruladı: “Türkiye üçe bölünmüştür!”
Ne yazık ki dinletemedik, anlatamadık, engel olamadık.

Peki bu üç kutup arasında ben taraf mıyım?
Olmamayı tercih ederim, çünkü bu kutuplaşmanın daha da sertleşmesinin ülkeyi karanlık günlere götüreceğinden kuşkum yok.
Tarihte birçok ülkenin yaşadığı bu talihsizliğin bedeli ağır olur.
Benim açımdan birinci görev; kutuplaşmanın yumuşamasını ve insanların birbirini anlamasını sağlamak.
Çok mecbur kalırsam ben de bir safta yer alırım ama dediğim gibi, bu noktaya gelmeden önce ülkede birliğin sağlanması en büyük arzum.

AB konusunda da aynı hüzne kapılıyorum.
İki yıl Avrupa Konseyi’nde milletvekilliği yaptım, 1996’dan beri UNESCO’nun elçisiyim; hayatım Avrupalı siyasetçiler arasında geçti.
Gündüz kürsüde hararetle Türkiye’nin AB üyeliğini savunan Avrupa liderine, akşam yemeğinde iki kadeh şaraptan sonra “Gerçekten böyle mi düşünüyorsunuz?” dediğimde, verdiği “Azizim Avrupa delirdi mi ki Türkiye’yi alsın!” cevabını bir türlü kamuoyuna aktaramadım.
Çünkü hükümet AB üyesi olduk havasını pompalıyordu, basın da bu pompayı fırtınaya dönüştürüyordu.
Şimdi Euro’daki haritadan bizi sildiler diye matem tutanlar, bir zahmet bu konudaki yüzlerce yazıma baksınlar, bunun yeni bir şey olmadığını anlasınlar.

301 değiştirilsin diye Meclis’te aylarca tek başıma verdiğim mücadeleye mi yanayım; şiddetin gelişmesi konundaki uyarılarımı mı düşüneyim, bu politikalar sürdürüldükçe Kürt sorunun daha da ağırlaşacağı yönündeki yazılarımı mı çıkarayım, “Türkiye’de rejimin değişeceği tarih” adlı makalemi tekrar mı yayınlayayım, laikliğe karşı verilen mücadelenin Türkiye’de özgürlükleri daha da budayacağını mı anlatayım?

Galiba hiçbiri işe yaramayacak; kamplaşmış, saf saf bölünmüş; bir ülkede sanki birkaç değişik milli takım olabilirmiş gibi düşünenlerin sayesinde başımıza gelenleri hep birlikte katlanacağız.
Tarih yine bizi haklı çıkaracak ama hiç kimse çıkıp “Yahu bu adam bizi uyarmıştı!” deme namusuna sahip olmayacak.

****************************

Tartışmanın burasında fikirlerimi yansıtan bir Zülfü Livaneli yazısını uygun gördüm...

Sevgiler...

<strong>SİLİNEN</strong> 12-10-2007 11:59

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Adamlar ADD, Kuvayyi- milliye vb. dernekleri "faşist" olmakla itham ediyorlar.

Bunlar Kurtuluş savaşı yılarında yaşasaydı eminim Mustafa Kemal'i de faşist ilan ederlerdi.

Bilgi yok, fikir yok, araştırma yok, his yok, heyecan yok ama otomatiğe bağlanmış gibi ona buna faşist, ırkçı, şoven, statükocu vb... deme konusunda üstlerine yok. Tek bildikleri bu. Otomatik makine gibi aynı küfürleri sıralamak. Bu sözcükler onlar için küfür gibi. Siyasi küfür.

Adam kendi gibi düşünmeyen herkese faşist diyor, ırkçı diyor. İşe bak ya!

Neye göre söylüyorsun arkadaş bu lafları? Sen kimsin ya!

Sen kimsin de vatanseverlere faşist diyorsun?

Bu ülke için şehit düşen askerlerimizi vuran ihanet şebekeleri "gerilla" oluyor, iyi mi?
Ve bu adamlarla biz iç içe yaşıyoruz.

Hem şehit oluyoruz hem de meclisimize alıyoruz bu hainleri.

Düşman içimize giriyor ve bunun adı da demokrasi oluyor.

Tiksiniyorum böyle bir demokrasiden.

Sonunda başardılar. Demokrasi hak-hukuk vb. ne kadar değer var ise hepsini yozlaştırdılar.
Artık kimsenin umrunda bile değil bu değerler.

Sadece işbirlikçi Damat Ferit hükümetine oy veren ümmetçilerin kullandığı kavramlar oldu bunlar. Onların da amacı demokrasi falan değil zaten.


Ne vatan bilirler ne bağımsızlık. Adamların bu kavramlarla işi yok. Hiç kullanmazlar bu kavramları.
Ama kürtçülük yapmaya gelince orada en azılı kürt vatanseveri oluveriyor senin karşında.
Vatan hainileri !
Bu topraklar çokça hain yetiştirdiği gibi çokça da kahraman yetiştirir kardeş.
Ve bu millet istiklal mahkemelerini kurup hainleri ipe çekmiş bir millettir.
Gerekirse tekrar kurar.
Bu böyle biline!

12-10-2007 12:26

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
"Bu ülke için şehit düşen askerlerimizi vuran ihanet şebekeleri "gerilla" oluyor, iyi mi?
Ve bu adamlarla biz iç içe yaşıyoruz."

Turkiye'nin bugunki yasadiklari yillardir suregelen entrikalarin sonucudur. Bizi bugun bulundugumuz duruma getiren olaylar malumunuz 80 darbesinden bugune, Ozallarla, Erbakanlarla, Mendereslerle vs. *Kurtleri cahil birakan yada emperyalist ulkelerin oyuncagi haline getiren yine ayni siyasi entrikalardir. Bos bos konusmayin, olende oldurende biziz. Emperyalistlere hizmet ediyor diye yaygara yapana kadar Turkiye'nin yakin tarihini inceleyin. Bizden buyuk yalakanin olmadigini goruceksiniz. Kurtlere gelince, Turkiye'de olmasa bile diger ulkelerdeki kurtlerin mucadelesi tamamen bir yasam mucadelesine donusmustur, kimyasal silahlar ve gazlar arasinda verilen bir hayat mucadelesi. Bu sebeple yok emperyalist yok su yok bu gibi tespitlerin onemi yoktur cunku verilen mucadelenin siyasi bir yonu kalmamistir. Kurtlerin hala siyasi mucadele verebildigi yegane ulke Turkiye'dir. Bu sebeple kurtlerin meclise girmesi, ic baris icin cok olumlu bir eylemdir. Keske diger siyasilerimizde bunu takdir edecek kadar acik goruslu olsaydi.

Ben zamaninda kurtlerin (kurt kimligi ile) meclise girmesine karsiydim, millet vekili milletin vekili olmalidir diye dusunuyordum. Bir de amacin secildikten sonra mecliste spekulasyon ve gerginlikler yaratmak oldugu kanaatindeydim. Bunun ornekleri daha once (kurtce yemin mevzuundaki) gibi yasandi. Ama bugun baktigim zaman, kurt milletvekillerinin baris icin caba gosterdiklerini dusunuyorum.

<strong>SİLİNEN</strong> 12-10-2007 16:18

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Bak kardeşim sana bir link vereyim, bu linkteki bütün yazıları oku ondan sonra yazarsın ne yazacaksan:

http://ileri.turksolu.org/27/index.htm


Kürt bölücülüğüne Atatürkçü Çözüm


Ona buna otomatiğe bağlanmış gibi faşist, ırkçı, şoven gibi cahilce sözleri sıralayacağınıza biraz OKUYUN *da bilgilenin de bilgiye dayalı fikriniz gelişsin.


"Bugünkü Türk milleti siyasi ve sosyal topluluğu içinde kendilerine Kürtlük fikri, Çerkezlik fikri ve hatta Lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve milletdaşlarımız vardır. Fakat geçmişin bu keyfi idare devirlerinin sonucu olan bu yanlış adlandırmalar, düşmana alet olmuş birkaç gerici, beyinsizden başka, hiçbir millet ferdi, üzerinde kederlenmekten başka bir etki meydana getirmemiştir. Çünkü bu milletin fertleri de, genel Türk toplumu gibi aynı ortak geçmişe, tarihe, ahlaka, hukuka sahip bulunuyorlar..."

Afet İnan, Medeni bilgiler-Atatürk'ün el yazmaları (1969): 376-378.

Yani yok arkadaş etnisiteye oynamak.
Fransız devriminden bu yana bütün ülkeler uluslaşmaktadır. Ne Fransanın ne Almanyanın ne de başka ülkelerin saf ari ırkları yoktur geçmişten gelen. Herbiri yüzlerce ayrı etnisteden gelmiş ama sonunda büyük bir uluslaşma sürecine girmiştir ve tamamlamışlardır bunu.
Uluslaşma geleceğe yönelik bir süreçtir.
Türkiye'de de tek bir ulus vardır ve gelecekte de öyle olacaktır.
Bu ulusun ismi Türk ulusudur.

Tek devlet, tek ulus ve laik yapı.
Bu böyledir ve böyle kalacaktır.
Kimsenin bizim uluslaşma sürecimize "ırkçılık" adını takmasına izin vermeyeceğiz.
Kim bize ırkçı diyorsa o vatan hainidir, emperyalist uşağıdır.

pante 12-10-2007 16:51

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Verdiğin linkte bir çözüm planı göremedim ama herhalde onlar da asimilasyon öngörüyorlardır.
Asimile edilemeyenlere de sanırım tehcir.

Bırakalım insan haklarını, 20. yüzyılın başındaki tehcirin dertleri yetmiyormuş gibi bir de 21. yüzyılda mı bela edineceğiz başımıza.
Üstelik de öncekinin "Osmanlı'nın uygulaması" diye geçiştirmeye çalışabileceğimiz bir tarafı var.
Yenisinin o da olmayacak.

Bu aşamadan sonra, hele ki Kuzey ırak gelişiminden sonra asimilasyon hareketi ırkçı bir hayaldir.
Turan'dan farksızdır.
O nedenle ırkçılar için geriye tek çözüm olarak tehcir kalır.
O da Türkiye'nin sonunu getirir.
Türkiye'yi ve Türkleri silmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürülür.

Tek yol, halkların kardeşliğini devam ettirmek ve ayrımcı politikalara son vermektir.

3.yol 12-10-2007 18:16

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Ben de bu konuda Pante ile hem fikirim.
* * *Osmanli'nin yaptigi tehcir ve bunun sonucunda olusan felaket neredeyse bizlerin yok olmasina sebep olacakti. Ataturk'un akilli politikalari sonucu dunya kamu oyunu bizim milletimizinde Wilson prensiplerine gore yasamaya ve ulke kurmaya hakkimiz olduguna ikna etmistir. Birakin diger kitaplari sadece Nutuk'u okursaniz *ne demek istedigimi anlarsiniz.
Bundan sonra buna benzer bir tehcir'e kalkisirsaniz intihar etmek olur. Cumhuriyet'in kurulus doneminde dogru uygulamalar oldugu kadar yanlis uygulamalar da olmustur. Bunu kabul etmek lazim. Bizim nesillere dusen , gecmisten bugune tasinan bu yanlis uygulamalarin yerine dogrularini oturtmaktir.
* * *Asimilasyon cagimizda artik mumkun degildir. Eskiden yasakli kitaplar vardi, bilgi akisi belli kanallardan olurdu. Devletin kontrolune girebilirdi. Ama artik bu mumkun degil. Evine internet giren herkesin dunyaya acilan bir penceresi vardir.
* * *Kuresellesmekten kacis da mumkun degildir. Dunyanin hicbir yerinde hicbir ulke tamamen kapali bir ekonomide uzun sure kalamaz artik. Kalkisan ulkelerin hallerini goruyoruz. Mesela K. Kore , halki acliktan kiriliyor.

* * *Turkiye de yasayan insanlarimizin guvenligi ve ic huzuru icin artik butunlugu tam kurmak gerekiyor. Hic kimseyi assagilamadan hor gormeden din dil irk cinsiyet kultur ve fikir *farki gozetmeden ortak bir kimlik olusturmak gerekiyor. Bu ortak kimligin olusulmasi icin de insanlarimiza hur ve esit vatandas bilincinin ogretilmesi gerekiyor. Bu da sadece kitaplari okutmakla , vatandaslik dersinde ezberletmekle olmaz. Bunun bizzat devlet tarafindan uygulanmasi gerekir. Vatandasin gunluk yasaminda bunu hissetmesi gerekir. Yoksa inandiramazsin kimseyi.

* * Osmanli'dan kalma Turkleri assagilayan bir deyim vardir: "Turk'un akli basina sonradan gelirmis" diye. Umarim bunun aksini ispatlar Turkiye.

<strong>SİLİNEN</strong> 12-10-2007 19:03

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Verdiğin linkte bir çözüm planı göremedim ama herhalde onlar da asimilasyon öngörüyorlardır.
Asimile edilemeyenlere de sanırım tehcir.

Bırakalım insan haklarını, 20. yüzyılın başındaki tehcirin dertleri yetmiyormuş gibi bir de 21. yüzyılda mı bela edineceğiz başımıza.
Üstelik de öncekinin "Osmanlı'nın uygulaması" diye geçiştirmeye çalışabileceğimiz bir tarafı var.
Yenisinin o da olmayacak.

Bu aşamadan sonra, hele ki Kuzey ırak gelişiminden sonra asimilasyon hareketi ırkçı bir hayaldir.
Turan'dan farksızdır.
O nedenle ırkçılar için geriye tek çözüm olarak tehcir kalır.
O da Türkiye'nin sonunu getirir.
Türkiye'yi ve Türkleri silmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürülür.

Tek yol, halkların kardeşliğini devam ettirmek ve ayrımcı politikalara son vermektir.

-----------------------------------------------

Güzel kardeşim uluslaşma bir süreçtir. Biz bu sürece sadece geç girdik Batılı ülkelere göre de o yüzden bu sürecin işlemediği gibi bir yanılgı içindesiniz.
Yani Lazlar halk mı?
Çerkezler halk mı?
RTE gibi Türk-Kürt-Laz-Çerkez herkes kardeştir mi diyeceksin şimdi?
Yani lazı kürdü çerkezi de Türk olmayan olarak mı tanımlayacaksın?
Peki Türkler kimler?
Bütün etnisiteleri Türk'ün dışına aldın da ne oldu?
Sana madalya mı takacak batılı devletler çok demokrat ve kardeşlik yanlısı olduğun için zannediyorsun?

Bak şöyle söyleyeyim:
Lazları bir düşün.
Lazlar hem Laz olduklarını bilirler hem de Türk olduklarını.
Yani lazların milli sıfatı Türklüktür.
O yüzden de onların Laz oluşu bana batmaz ve saygı duyarım. *
Osmanlı da Karadenizin adı Lazistandı.
Onlar da Laz cumhuriyeti kurmak isteselerdi veya çerkezler Çerkez Ethemin peşine takılsa idi
Çerkez Kölemen devleti kurmak için ve diğerleri (Abaza, Arnavut, Boşnak, Ermeni, Rum vb.) sen bugün hangi topraklarda hangi milletin bir ferdi olarak yaşayacaktın?
Konya ve Tuz gölü civarında yaşayan bir Türk Cumhuriyetinin ferdi olmakla mı övünecektin?
Emin ol, o da yetmez emperyalsitlere senin yaşadığın o üç buçuk toprağı da bölmek için uğraşırlardı.

Hikaye bunlar.
Uluslaşma bir süreçtir.
Kimse *"bugünün Kürtleri kendini Türk olarak görmüyor" deme *hakkına sahip değildir.
Antep ve Urfayı bir düşün. Oralarda senden benden çok daha fazla Türk milliyetçisi Kürtler yaşar.
Şehit olan korucularımızı düşün.
Yani bizim uluslaşma sürecimiz Laz-Boşnak-Arnavut-Abaza-Çerkez ne kadar etnisite varsa hepsini kucaklayarak ve tek bir Türk kimliği altına sokarak ilerledi bugüne kadar.
Bu süreç Kürtleri de etkiledi ve bugün Kürtlerin en az yarısı kendini Türk olarak görmekte (diğer yarısı ise ya Apocu ya da Barzanicidir)
Yani biz en zor, en fakir koşullarda ve emperyalistlerin bu ülkeyi bölmek için *en büyük çabalarını sergiledikleri dönelmlerde bile uluslaşmamıza devam ettik.
Kürtçülük akımları (başta Koçgiri isyanı olmak üzere) bizim en zor dönemlerimizde bile vardı.
Ama biz o zor dönemleri aştık bugünlere geldik.
Şimdi hala uluslaştıramadığımız Kürtlerin bir kısmı kaldı sadece.
Bunca imkanımız ve gücümüz varken ve de uluslaşma sürecimizi %80 tamamlamışken geri kalan %20'lik kısımdan mı korkacağız?
Sen sadece ümitsizlik yayıyorsun.
Eğer senin bu ruh halinle biz başlasaydık milli mücadeleye daha başlamadan bitirirdik de teslim bayrağını çekerdik.
Emperyalsitler yine aynı oyunları oynuyorlar ve bu da doğaldır. Yani beklenen davranışları bu zaten.
Aslolan senin duruşundur.
Sen şimdiden bu imkansızdır dersen geriye kalan az buçuk işi de tamamlamayı bırak daha da beter bunca yıllık çabayı da geriye döndürürsün.

Techir falan demişsin ki bu tam bir komedi.
Ne techiri kardeşim?
Ermeni propagandalarını etkisine mi girdin şimdi de?

Kürt köylerine okullarımızı kuracağız ve Kürt çocuklarını batı bölgelerinde yatılı okullarda okutacağız. Onlara Türklük bilinci aşılayacağız ve onlara sistem içinde imkanlar sunacağız.
Doğu ve G.doğu bölgelerine KİT'ler kuracağız ve bu KİT'ler oralarda pazar ekonomisinin alt yapısını oluşturacaak ki daha sonra özel yatırımlar içinde cazip bölge haline gelsin gençler işsiz kalmasın diye çünkü biliyoruz ki işsiz sahipsiz gençler kendileirni pkk'nın kucağına atıyorlar.
Daha da ötesi gençleri spora, kültüre, sanata sevkedeceğiz.
Düşünsene GAP yapıldı Urfa halkı daha da bağlandı bu topraklara.
Devlet elini atacak güzel kardeşim.
Süreci yapıcı bir şekilkde tamamlayacağız.
Ama bunları yaparken pkk ile de acımasız bir şekilde savaşacağız ve bölücü propagandalara geçit vermeyeceğiz.
Yani DTP'liler meclis dışına kodese gidecek ve bölücülük propagandası yapanlara ağır bedeller ödetilecek.
Öyle düşünce özgürlüğüymüş, basın özgürlüğüymüş tanımamam. Kim kürtçülük yaparsa doğru kodese. Hiçbir kimsenin oradaki cahil halkın beynine bölücülük akıtmasına izin vermeyeceğiz.

İşte benim düşündüklerim bunlar.
Bugüne kadar çok büyük başarı sağladık ve büyük ölçüde uluslaşma sürecini başarı ile götürdük.
Şimdi sırada pürüzleri giderip kalan kısmı da halletmek.

O yüzden halkların kardeşliği sloganı atmayı bırak da Türkiye'de tek bir halk olduğunu kabul et. Çünkü bu yaptığın Kürt milliyetçiliğine hizmet olur.

Yani romantik olmak gibi bir lüksün yok kardeşim.

Daha önce de dediğim gibi Türkiye'de tek bir ulus vardır o da Türk ulusudur.

pante 12-10-2007 19:24

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Alıntı:

Kürt köylerine okullarımızı kuracağız ve Kürt çocuklarını batı bölgelerinde yatılı okullarda okutacağız. Onlara Türklük bilinci aşılayacağız ve onlara sistem içinde imkanlar sunacağız.
Doğu ve G.doğu bölgelerine KİT'ler kuracağız ve bu KİT'ler oralarda pazar ekonomisinin alt yapısını oluşturacaak ki daha sonra özel yatırımlar içinde cazip bölge haline gelsin gençler işsiz kalmasın diye çünkü biliyoruz ki işsiz sahipsiz gençler kendileirni pkk'nın kucağına atıyorlar.
Daha da ötesi gençleri spora, kültüre, sanata sevkedeceğiz.
Düşünsene GAP yapıldı Urfa halkı daha da bağlandı bu topraklara.
Devlet elini atacak güzel kardeşim.
Süreci yapıcı bir şekilkde tamamlayacağız.
Ama bunları yaparken pkk ile de acımasız bir şekilde savaşacağız ve bölücü propagandalara geçit vermeyeceğiz.
Ha puni soyliyeceksun, ne diye asimile diyeysun da!

Alıntı:

O yüzden halkların kardeşliğisloganı atmayı bırak da Türkiye'de tek bir halk olduğunu kabul et. Çünkü bu yaptığın Kürt milliyetçiliğine hizmet olur.
Tek olan ulustur. Bir ulus, birden çok halkdan oluşabilir.
Halk, ulus olma özelliği kazanmamış toplulukların adıdır.
Yani, halk=ulus değildir.
Türkler, Lazlar, Kürtler, Akdenizliler, Egeliler, Trakyalılar halktır.
Hatta şehirler bile ayrı halk olarak isimlendirilebilir. İstanbul halkı gibi.
Ahali neyse halk da odur.
Halklar sözüne karşı çıkmak, bana 80 öncesi ülkücülerin anlayışını hatırlatıyor.
Hala aynı yerde olanlar var tabi.

<strong>SİLİNEN</strong> 12-10-2007 19:37

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Benim asimilayson lafım ulusal kimliğin Türklük olarak kabulüdür.
Yani "ben Türk değilim Kürdüm" diyenleri asimile edip "Ne mutlu ki Türküm" dedirtmektir.
Eğitim ve sahiplenme yapıcı bir yoldur.

Unutmayalım bölücülük "ben Türk değilim" demekle başlar.

Eğer kendilerinin Türk olduğunu kabul etmezlerse o zaman bu toplumda yabancı bir unsur olarak kalırılar ve bu yoldan bir hak iddia edemezler. Bu da kendi kendilerine seçtikleri bir yol olur.

Yoksa benim anayasam da Türklük üzerine kurulu olacaktır topraklarım da. Yurdun her köşesinde Türk bayrağı dalgalanacaktır.
Türkiyelilik yok Türklük var.
Aynı Fransalılık, Almanyalılık olmaması ama *Fransız, Alman olması gibi.

"Halkların kardeşliği sloganı" ise bugün "Türk-Kürt kardeştir pkk kalleştir" biçiminde oldukça masumane bir şekilde vatanseverlerimiz tarafından dile getiriliyor. Ne yapalım herkesten sosyoloji, siyaset bilmesini bekleyemeyiz. Bu Türk-Kürt kardeşliği sözü fazlasıyla tehlikeli bir propagandadır ve safiyane bir şekilde vatanseverlerimizi bile etkisi altına almıştır.

Deniz Gezmiş'i bile böyle söylediği için Kürtçü yaptılar iyi mi?
Halbuki o da oldukça safiyane bir şekilde söylemişti, içinde bir bölücülük niyeti yoktu.
Yanlış olduğunu da herhalde bu pkk teörü ve emperyalzmin Türkiye'yi bölmek için nasıl bütün gücüyle uğraştığını görseydi çok rahat anlardı.
Ama dediğim gibi Deniz Gezmiş bir anti-emperyalist yurtseverdir.
Bölücülerin ona sahip çıkması da tam bir istismardır.

Gençler uyanık olmalı. Bu bölücüler Atatürk'ü bile kendilerine uyarlamak için çalışıyorlar aynı şeriatçıların yaptığı gibi.

dilaver 12-10-2007 19:55

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Şükür ki hala nefes alıp verebiliyoruz da en azından yaşadıklarımızı anlatabiliyoruz. Bir tarih bu kadar mı çarpıtılır anlamak mümkün degil. Elbette halkları yok etmek mantıgı ile yola çıkan biri öncelikle tarihi ve gerçegi çarpıtmaya çalışacak. İnsanları farklı kimlikten oldukları için imha etmek isteyen bir anlayışın, sözleri hayda hayda yok etmeye çalışabilecegi *normaldir.

* *Ulusalcılar Denizin savaunmasındaki işlerine gelen bölümleri alırlar gerisine yer vermezler. Aşşagıdaki alıntı Denizin babasınna yazdıgı son mektuptan alınmadır :

Oğlun ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir. O bu yola bilerek girdi ve sonunun da bu olduğunu biliyordu.
Seninle düşüncelerimiz ayrı, ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil, Türkiye'de yaşayan Kürt ve Türk halklarının da anlayacağına inanıyorum.

aşşagıdaki satırlar ise Denizin idam sehpasındaki son sözleridir :

“Yaşasın Marksizm ve Leninizmin yüce ilkeleri, yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi, kahrolsun emperyalizm, yaşasın işçiler köylüler” oldu.

Bu konuda avukatları ve idamın tanıgı Halit Çelenk şöyle yazıyor :

» Deniz’in sözlerini yazdığım için benim hakkımda dava açıldı. Onun için ‘İdam Gecesi Anıları’ kitabının bazı baskılarında Deniz’in son sözleri ‘Yaşasın…’ olarak verdim. Ancak kitabın son baskısında tüm ayrıntısıyla son sözlerini verdim.

* * * Halit Çelnk in bu sözleri aslında yeni nesillere, nasıl bir süreçten geçip te bu günlere geldigimizin bir belgesi olarak düşündürücü olmalıdır.

* * * Denizler ve THKO hareketi sosyalizme inanan fakat onu kavrayamayan bir hareketti Anti emperyalistti, UKKTH nı kayıtsız ve şartsız olarak tanıyordu. O dönemde hareketin teorik bir açılımı yoktur. Örgütün gerçek kurucusu olan Hüseyin İnan ın Türkiye Devriminin Yolu broşürü örgütün görüşlerinin tek belgesidir. O dönemin örgütü romantik ve inançlı ama tavizsiz gençlerden oluşuyordu.
Marksizm Leninizmi kavramamakla beraber tek dogru olduguna inanıyorlardı. Sınıfsal olarak da işçi temelleri yoktu.

* * * Yenilgiden sonra 74 affı ile cezaevlerinden çıkan eski THKO lular bir geçici MK kurarak örgütü yeniden toparladılar. Halkın Kurtuluşu isimli haftalık dergiyi çıkardılar ve ilk teorik çalışmalarından bir tanesi ise Doguda Referandum broşürü idi. Bu broşürde Kürt illerinde bir referandum yapılması öneriliyordu. O dönem içerisinde son derece yanlış olan bu görüşler daha sonra terkedildi. Ancak gerek Denizler ve tüm THKO lular tüm yaşamları boyunca Kürt meselesinin varlıgından haberdardılar ve meselenin demokratik bir tarzda Kürt ulusal kimliginin tanınması ile çözülmesi taraftarı idiler. Kaldı ki her biri 69 lu yıllarda dogu mitinglerinin katılımcıları ve toprak işgallerinde yer alıcılarıydılar.

* * *Kaldı ki o dönemlerde Kürt kelimesinin telaffuzu bile cezaevine girmek için yeterli bir sebepti. Elbette bir işkence ön faslından sonra.

* * *Türkiyede Kürt kimliginin ve dilinin serbestçe tellafuzunun saglanması düzene karşı uzlaşmaz bir mücadele sayesinde gerçekleşti ve bugün artık bu satırları yazabiliyoruz.

* * * Ama hala kendini bilmezler Denizin sözlerini ve eylemini çarpıtmaya çalışarak onun devrimci görüşlerinin içini boşaltmaya çalışıyor ve kendi ırkçı anlayışlarına kılıf yapmaya ugraşıyorlar. Denizin sözleri nettir. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşligi. Denizden bahsetmek isteyen, onun ismini olumlu bir şekilde anmak isteyen kişi önce bu sözleri okuyacak.


* * * *saygılarımla

sargon 12-10-2007 23:03

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Pelikan, sana dostça bir öneride bulunayım. Sağlık konusuna önem ver. Senin sağlığın konusunda endişe duyuyorum. Giderek kötülemektesin.

Benim hakkımda da istediğini yazabilirsin. Kimseden kaçıracak, saklayacak bir şeyim yok. Ne düşünüyor, neyi doğru biliyorsam yazdım, yazarım. Şu sıralar fazla zamanım olmadığı için senle uğraşamayacağım. Zaten pek de yararı olacağını sanmıyorum.

Sitelerini önerdiğin adamlar MHP'yi falan solda bırakacak kadar ırkçıdırlar, Pante de bunları tanır. Ulusal Sol adında bir gruptur ve liderleri Akın Birdal'a suikast yaptığı için cezaevinde yatmıştı. Kendini yakın hissettiğin insanlar politik olarak tehlikeli olduğu gibi, bu gruba yakın olanların da psikolojik sorunlar yaşayan insanlar olduklarını gördüm. Aynen senin dediğin gibi Kürtleri asimile etmeyi, olmazsa yoketmeyi savunurlar. Tepeden tırnağa ırkçıdırlar. Aydın düşmanı ve batı düşmanıdırlar. Tekrar ediyorum, bu manyaklardan uzak dur, sağlığına önem ver, kendine dikkat et.

<strong>SİLİNEN</strong> 13-10-2007 01:16

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Bak kardeşim sana link vereyim de Deniz Gezmiş'in savunmasından bir parça dinle de kültürün artsın:


http://www.kemalistler.net/portal.php?topic_id=9284

Deniz Gezmiş'in idamdan önce söylediği (veya söylediği avukatı tarafından iddia edildiği)
"Türk ve Kürt halklarının kardeşliği" sözleri ise senin o bölücü fikrilerine haklılık kazandırmaz bilakis pek safiyane bir biçimde her şehit cenazesinde duyduğumuz *"Türk-Kürt kardeştir Pkk kalleştir" diye slogan atan kitlelerin sesi gibidir. Yani orada "Türk-Kürt" diye ayrı ayrı beyan edince oradan Kürtçü bölücülüğü mü çıkar? Çıksaydı şehit cenazelerinden sonra atılan o sloganlardan da çıkardı.
İ
nsaf kardeşim. Üstelik ben sana Pkk'nın lideri Karayılan'ın ABD'ye hizmete hazır olduğunu ifade eden sözlerini de koydum buraya karşılaştırmalı olarak *Deniz'in sözleri ile ki okuyasın da çelişkini göresin diye. (önceki sayfada) Ama nafile. Sizler sabit fikirli pardon fikirsiz insanlarsınız.

Yani hem Amerikan işbirlikçisi *pkk'nın sempatizanı olacaksın hem de Deniz'i savunacaksın ve utanmadan da bir de bizim yani Deniz gibi gerçek Kemalistlerin ağızına Deniz'i yakıştıramayacaksın. Yuh artık!

Kaldı ki asıl şeriatçılar gibi bir tane işine gelen ayet veya hadis getirip "işte bakın İslam güzellik emrediyor" demeleri gibi sen de tek bir cümleyi *alıp Deniz'in onca "Bağımsızlık ve Kemalizm" söylemlerine aykırı bir biçimde yani Deniz ile de çelişkiye düşecek bir biçimde alıp kullanacaksın cımbızlama olarak ve biz de aferin sana diyeceğiz öyle mi?
Senin bu mantığının şeriatçıların cımbızlama mantığı ile hiçbir farkı olmadığı aşikar.
Zaten bölücüler ile şeriatçıalrın aynı metodları kullandıklarınını biliyorum.
İkisininde böyle sakat mantığı vardır ve işine geldiği gibi gerçekleri çarpıtma hastalığı vardır.
İkisi de başta Mustafa Kemal olmak üzere bütün milli değerlerimizi kendilerine yontacak şekilde kullanırlar, ikisi de mazlumculuk yaparlar, et cetera et cetera...

Mehmetçiği şehit edenlere "gerilla" diyenlerin Denizin ismini ağızlarına alamazlar.

Bir ilave not daha: Deniz 24 yaşında iken Mehmetçiğe kurşun sıkan Amerikan işbirlikçisi pkk yoktu.
O eğer Kürtçülüğün geldiği bu noktayı görse idi *bu hain-işbirlikçi terör örgütünün Mehmetçiğe kurşun sıkan ellerini kırmak için mücadele ederdi.

Deniz Gezmiş 27 Mayıs'ı savunmuş ve daima zinde Kemalist güçlerin yanında yer almıştır.
Yani o orducu bir solcu idi.


"Bugün Türkiye’de Kemalist Devrim’in bekçiliğini yüklenen güçler arasında başta ordu, 27 Mayıs’ı yapan güçlerin önemli bir yeri vardır. Anti-Kemalist karşı devrim hareketine karşı gençlik bütün zinde güçlerle eleledir. Emperyalizmin işbirlikçileri gençlik ile öteki zinde güçlerin arasını açmak istemektedir. Fakat aynı inançta olan, yani emperyalizmi kovmuş, feodal unsurları tasfiye etmiş bir Kemalist Türkiye isteyen bu ilerici güçlerin arasını anti-Kemalist karşı devrimi tezgahlayanlar açmayı başaramayacaklardır. " (DENİZ GEZMİŞ'İN DEVRİM GAZETESİNE VERDİĞİ RÖPORTAJ)


Bu kadar cevap sana yeter de artar bile. Aslında parmağımı yorduğuma değmezsin.
Umarım artık aldığın bu cevaplardan sonra utanmadan hâla Deniz'i istismar etmeye kalkmazsın.

dilaver 13-10-2007 01:24

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
yahu sen hakikaten zavallı bir insan imişsin. Hayatın demagoji imiş. Sargonun sana ilettigi yazıya katılıyorum ve sana iyi bir doktor tavsiye ediyorum.

* *Sen hala benim ciddiye almadıgım, asla savunmadıgım Murat Karayılanı ve Pkk yı dile getiriyorsun. Sen her şeyi yapabilecek , her türlü çarpıtmayı yapabilecek bir insanmışsın.

* * Bana hala fuzuli kaynak veriyorsun. Ben sana diyorum ki kaynak benim. Sen daha neyin savunmasını yapıyorsun. Ben o gelenekten geliyorum diyorum, olayı yaşadım diyorum sen hala bana bilmemne kemalistler neti veriyorsun.

* * Sen zavallısın gerçekten tedaviye ihtiyacın var. Bize olan nefretin mi seni buraya getiriyor, insanlıga olan nefretin mi seni buna zorluyor bunu anlamış degilim. Ama bundan sonra seni ciddiye alıp da cevap vermem.


* * * *saygılarımla

<strong>SİLİNEN</strong> 13-10-2007 01:32

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Şimdi gelelim Sargon'a.

Bak Sargoncuğum, işin gücün ya karşındakine bir takım ezberlediğin siyasi küfürleri sıralamak ya da
bir şekilde allem edip kallem edip aşağılamak.

Arkadaşım faşistlik, şovenlik, ırkçılık bitti de şimdi de akıl hastalığına mı sıra geldi?
Okey yeni çıktım akıl hastanesinden tamam senin dediğin gibi olsun.
Olsun da, ben sana orada link vermişim bir dolu akademik düzeyde çalışma var ve sen bunları okumak yerine bu siteyi hazırlayanlar şöyledir böyledir diye sarılıyorsun ucuz bir kaçış yöntemine.

Arkadaşım ben sana link veriyorum oku diye, sen bana Akın Birdal'dan bahsediyorsun.
İlkokul çocukları ile mi konuşuyorum, diye düşünüyorum bazen.
Neden basit şeyleri anlatmak zorundayım ki?

Birde o MHP'nin sağında o bilmemneyinsolunda falan dediğine göre senin zihnin fena halde "şablonların" esiri olmuş kardeşim. Sen sadece kategorize etmeyi bilirsin.
O ortada bu solda bu sağda, bu daha sağda bu en sağda :)
Peki AKP nerede? Bu işin uzmanı olduğuna göre bilirsin söyle de biz de bilelim de ona göre yerimizi sağın solun bir yerlerinde alalım :)


Yalçın Küçük der ki: Biz şimdi işkencecilerimiz ile ittifak yaptık. Bu bizim kaderimizdir.

(Not: Y.Küçük'ü pek sevmem ve bana göre problemlidir ama bazen de çok yerinde söyler o yüzden alıyorum arasıra ondan bir iki söz)

Haa, bir de hatırlamışken sorayım: Geçenlerde Yaşar paşa ile ilgili bir iftira vardı başlık olarak açılmıştı, sen mi yazmıştın onu? (pante bilir o başlığı)

Eğer sen yazdıysan, senin ruhsal dengenin bozulduğuna kani olacağım. Çünkü akıllı bir adam öyle bir Fetullahçı iftirasını bu siteye taşımaz.
Zannımca bu konuda pante de benimle aynı fikridedir çünkü o da şaşırmıştı senin o iftiraları buraya taşımana.

<strong>SİLİNEN</strong> 13-10-2007 01:41

Re: 1931 Yılında Atatürk tarafından hazırlatılan 'Lise II Ta
 
Alıntı:

dilaver";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 95602)
yahu sen hakikaten zavallı bir insan imişsin. Hayatın demagoji imiş. Sargonun sana ilettigi yazıya katılıyorum ve sana iyi bir doktor tavsiye ediyorum.

* *Sen hala benim ciddiye almadıgım, asla savunmadıgım Murat Karayılanı ve Pkk yı dile getiriyorsun. Sen her şeyi yapabilecek , her türlü çarpıtmayı yapabilecek bir insanmışsın.

* * Bana hala fuzuli kaynak veriyorsun. Ben sana diyorum ki kaynak benim. Sen daha neyin savunmasını yapıyorsun. Ben o gelenekten geliyorum diyorum, olayı yaşadım diyorum sen hala bana bilmemne kemalistler neti veriyorsun.

* * Sen zavallısın gerçekten tedaviye ihtiyacın var. Bize olan nefretin mi seni buraya getiriyor, insanlıga olan nefretin mi seni buna zorluyor bunu anlamış degilim. Ama bundan sonra seni ciddiye alıp da cevap vermem.


* * * *saygılarımla


Sen bir de bu sitede yöneticisin dimi? Senin gibi yöneticiye ben söyleyeceğimi söylerim ama haklı iken haksız duruma ve de senin gibi çaresiz duruma düşmek istemem.
Ben sana kanıtlarla konuşuyorum bana kanıt koyacaksın kardeşim!
Önce Denizin kürtçülük yaptığını kanıtla, terörist hayranı !
Hain olacağıma akıl hastası olurum daha iyi.
Teröriste "gerilla" diyen sen değil misin?
Sen pkk propagandası yapmadın mı bu sitede yüzlerce defa. Şimdi de çıkmış Karayılanı savunam ayakları yapıyorsun.
Hadi ya! Ne oldu, belgeli bilgili, tutarlı bir mantık ile koyunca önüne gerçekleri zıvanadan çıktın bakıyorum.
Sen kontrolünü kaybettin anladığım kadarıyla.
Peki bu sitede YK üyesine ceza verecek bir makam var mı?
Üyelere hakaret eden bir YK üyesinin cezası ne ola ki?


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:21 .