![]() |
Tezkereye karşı imza verelim...
Merhaba,
Secimlere bizlerin ortak sesi ve temsilcisi olacak ortak adaylarla girilmesini isteyenler olarak ortaklastigimiz taleplerden dordu asagidaki gibiydi: Savasa, emperyalizme ve her turlu sinir otesi askeri operasyona karsi cikmak Kurt sorununun askeri degil bariscil siyasi cozumunu savunmak Halklarin esitlik, ozgurluk ve kardesligi icin calismak Butun dinsel, mezhepsel, cinsel, etnik ayrimciliklara karsi ezilen, baskilanan gruplarin sesi olmak Irkciliga ve ayrimciliga taviz vermemek Turkiye'nin Kuzey Irak'ta askeri operasyonlar yapmasina yasal zemin hazirlayan bir tezkerenin TBMM'ye sunuldugu su gunlerde egemenler tarafindan parcalanmak istenen ortakligimizi devam ettirmek ve sesimizin meclisteki milletvekillerimiz araciligiyla daha gur cikmasini saglamak amaciyla asagidaki deklarasyonu imzaya aciyoruz. "Sinir Otesi Operasyona Hayir" diyen bu deklarasyonun Ufuk Uras'in TBMM'de duzenleyecegi ORTAK bir basin toplantisiyla kamuoyunun bilgisine sunulmasini istiyoruz. Bu cercevede hazirlanan deklarasyonu imzaliyorsaniz lutfen bu maile adiniz soyadiniz ve varsa uyesi oldugunuz parti, sendika, meslek orgutunu belirterek cevap veriniz. (tezkere@ortakaday.net) Bu cagriyi butun olanaklarinizi kullanarak acilen yayginlastiracaginiz umuduyla, hepimize kolay gelsin. www.ortakaday.net DEKLARASYON SINIR OTESI OPERASYONA HAYIR! Biz asagida imzasi olanlar, 1- Sinir otesi operasyonlarin akan kani durdurmadigini, sadece daha cok kan akmasina neden oldugunu goruyoruz. 2- "Teror"e karsi mucadele olarak mesrulastirilan bu tur sinir otesi operasyonlarin halklar arasindaki kardeslik baglarini zayiflatip, nefret, dusmanlik ve irkciligi korukledigini biliyoruz. 3- Kurt sorununun bariscil siyasi cozumunu zorlastiran catisma ortamini korukleyen butun operasyon ve eylemlerin son bulmasini talep ediyoruz. 4- DTP ve demokratik olarak secilmis milletvekillerinin barisin insa edilmesi icin muhatap alinmalarini, uzerlerindeki baskinin kaldirilmasini istiyoruz. 5- Yukaridaki nedenlerle sinir otesi operasyonlara yasal zemin saglayan tezkereye ve sinir otesi askeri operasyonlara hayir diyoruz. --------------------------------------------------------------------------------------------------------------- TERÖRÜN TÜRKİYEYE FATURASI Terörün Bedeli Türkiye’nin kanayan yarası terör, ne cana ne israfa doyuyor. Terörün ağır faturasında ilk sıralarda acı, gözyaşı ve heba olan milyarlarca dolar var. Son 30 yılda terör nedeniyle 37 bin vatandaşımız yaşamını yitirdi, Türkiye’nin 300 milyar doları, terörle mücadele için kaybedildi. İşte gerçek rakamlarla, hem canımızı hem cebimizi yakan terörün bedeli... Binlerce can... 1984 yılından 2006 yılı Haziran ayına kadar bu yana ülke sınırları içerisinde 45 bin 453 terör eylemi gerçekleştirildi. 36 bin 628 vatandaşımız hayatını kaybetti. Olaylarda yaşamını yitirenlerin 4 bin 354’ü asker, 272’si polis, 1330’u korucu, 123’ü öğretmen ve 325’i kamu görevlisiydi. Yine 1984 ylından bu yana 117 bin 207 PKK’lı yakalandı. Öldürülen PKK'lı sayısı ise 25 bin. Terörle mücadele operasyonlarında yaralanan asker sayısı 9 bin 722, yaralı polis sayısı 1547 olurken, 1932 geçici köy koruyucusu da yine görev başıonda yaralandı. PKK’lılar için çıkarılan pişmanlık yasasından 3 bin 482 kişi yararlandı. Milyarlarca dolarlık kambur: TERÖR... Resmi kayıtlara göre terör eylemlerinin Türkiye’ye doğrudan maliyeti 100 Milyar dolardan fazla. Dolaylı maliyetlerle birlikte zararımız 300 milyar dolara yaklaşıyor… 300 Milyar dolarla neler yapabilirdik? Neler kaybettik? 7 tane GAP yapabilirdik! Terörün filizlendiği Güneydoğu Anadolu bölgesine yönelik en önemli kalkınma projelerinden biri olan GAP’tan 7 tane daha yapılabilirdi. GAP’ın maliyeti 42 milyar dolar. Türkiye’nin dış borcunu kapatabilirdik! Türkiye’nin dış borç toplamı olan 140 milyar doları kapatabilirdik. Geriye kalan 160 milyar dolar kaynakla, zengin bir ülkenin refah düzeyi yüksek vatandaşları olabilirdik. 30 bin km otoban yapabilirdik! Mevcut otoban uzunluğunun 15 katına tekabül eden 30 bin km otobanı hizmete açabilirdik. 5 milyon derslik açabilirdik! Başta terör olmak üzere bugün Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı pek çok sorunun temelinde gösterilen eğitim sorunu, terörle mücadele için harcanan 300 milyar doların kullanımıyla, rahatlıkla çözülebilirdi. 5 milyon derslik, mevcut derslik sayısının 12 katına tekabül ediyor. Türkiye’nin 83 yıllık sağlık giderini karşılayabilirdik! Türkiye’nin temel sorunları arasında ilk sıralarda yer alan sağlık sorunu, hem devlete hem vatandaşa kambur olmaya devam ediyor. Devlet vatandaşa yüksek standartta ve herkesin ulaşabileceği sağlık hizmetini sunamamanın sıkıntısını yaşarken, vatandaş hastanelerde borç yüzünden mahsur kalıyor. Şimdi bütün bunların 83 yıllığına çözüldüğü düşünün... Hayal değil! 300 milyar doları terör için harcamasaydık, gerçek bu kadar yakındı... 75 tane Atatürk Barajı yapabilirdik! Türkiye’nin en büyük enerji projelerinden Atatürk Barajı’ndan 75 tane daha olduğunu düşünün... Dünya enerji ve su savaşlarını korkuyla beklerken, enerjide dışa bağımlılığı sıfırlamış, belki de enerji ihraç eden bir ülkenin vatandaşları olabilirdik. Eğer 300 milyar doları terörle mücadele için harcamasaydık... Alıntıdır.--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Terör için yapılan askeri harcamaların hiçbir işe yaramadığının ve gün geçtikçe maliyetinin halkımız üzerinde büyüyen bir kambur olmaya devam ettiğinin *ispatıdır anlatılanlar.Hal böyleyken yapılacak sınır ötesi bir operasyonun da bir çözüm olmaktan ziyade, bize sonuçları ağır bir siyasi problem *olarak döneceği de aşikardır. Tezkere onaylanacak olsa da, dileğim kullanılmasına gerek olmadan bu sorunun çözülmesi ve daha barışçıl yollardan halledilmesidir. Saygılar. |
Re: TEZKEREYE KARŞI İMZA VERELİM
Eğer, tezkereyi destekleyen bir kampanya varsa haber verin, imza atayım..
Adam eline silahı alsın, milleti haraca kessin, yol kesip adam öldürsün.. Irak'a kaçsın.. Biz "barışçı çözüm" vs. nutukları ile avunalım öyle mi? Nedir bu barışçı çözüm martavalı? Barışçı bir şekilde memleketi ikiye filan bölmek mi? Bölelim ki kolay yutsunlar mı? K.Irak'taki tipler apaçık, alanen bizim insanımızı öldüren, çarşımıza bomba koyan eşkiyaları besliyorken, onlara destek çıkıyorlarken, apaçık şekilde ülkemize göz dikerlerken biz barışçı olalım diye, onlara vakit kazandıralım öyle mi? |
Re: TEZKEREYE KARŞI İMZA VERELİM
Bizim "sözde" solcular böyledir işte. Irkçı bir terör örgütü olan pkk onlara göre özürlük savaşçısı, bu hareketin siyasal kolu olan dtp demokrasi havarisi, pkk ve dtp'nin faşist olduğunu söyleyen benim gibiler ise faşisttir bunlara göre!..
silahsız çözüm isterlerken de pkk lı faşistlere aynısını söylemek akıllarına gelmez!.. ha bir de bunların hepsi güya amerikan emperyalizmine karşıdırlar. ama bu faşistleri desetekleyenin amerika olduğunu bile bile onları savunurlar. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Arkadaşlar;
Burada bu konu hakkında *kendi görüşlerimi anlatmak isterdim eğer bu konuda ki siyasi bilgilerim *yeterli olsaydı.Ancak barışçıl yol derken neyi kast ettiğimi bunları yazılara dökerek *kendimi ifade edebileceğimi de *pek sanmıyorum ve yanlış anlamalar olacağını da düşünerek bu barışçıl çözüm önerileri nedir şeklinde basında dolaşan ve bu konuda görüş belirten yazar ve kişilerden alıntılar yaparak bunları size vermek isterim. Artık bazı siyasal sorunların çözümü için, bizlerin de bunu kabul etmesi gerektiği, sadece bir terör örgütünü (pkk) bahane ederek kafalarımızı deve kuşu misali kuma gömmemeliyiz.Böyle bir sorun vardır ve artık bu ülkede yaşayan *bireyler de *bunları kabul etmeli ve demokratik yollardan çözüm üretilmesi tarafında olmalıdırlar.Yoksa sadece askeri operasyonlar ne zaman yapılacak diye beklemek,sonuç getireceğini düşünmek hem bu konuda çözümü güçleştirmekte, hem de her geçen gün havalara atılan ülke servetinin,yoksul olan halkın üzerine daha da yoksulluk bindirdiğini inkar etmektir. Diğer iletimde verdiğim terörle mücadele de harcanan paraların ekonomik boyutunu bir inceleyin ve bugünkü açlık sınırının altında *yaşayan insanlarımızın halini göz önüne getirin *ve siz karar verin. Saygılar. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
5 Ekim 2007 *
Cengiz ÇANDAR *cengizcandar@referansgazetesi.com AB (demokratikleşme) yolu: Kürt sorununa çözüm yolu Hilmi Özkök'ün Türkiye'nin yakın tarihindeki unutulmaz Genelkurmay başkanlarının başında geldiğine kuşku yok. Kendisini “askeri darbe sevdalıları”na beğendiremedi ama tam da bu nedenle, yani TSK'ni siyaset dışında tutmaya gösterdiği özenle, hem başında bulunduğu kurumun saygınlığına katkıda bulundu, hem de ismi çevresinde bir saygınlık halesi oluşturdu. Hilmi Özkök ile yapılan uzun söyleşi, Milliyet gazetesinde sürüyor. Emekli Orgeneral Özkök, o söyleşide, “PKK ve Kürt sorununa nasıl baktığı”na ilişkin, ayrıca, “Kuzey Irak'ta bağımsız bir Kürt devleti kurulursa Türkiye bölünür mü, Güneydoğu, Kuzey Irak'taki Kürt devletine meyleder mi?” sorularına cevap olarak şöyle bir çerçeve çiziyor? “1. Türkiye'de bir Kürt gerçeği var. Halkımızın bir bölümü kendini kök tibarıyla Kürt olarak tanımlıyor. Bu bir gerçek. *2. Ayrıca bir Kürtçülük ideolojisi ve/veya siyaseti var. Bu da bir gerçek. *3. Bir de silahlı bir hareket var: PKK. Bu üç ayrı oluşuma ve aralarındaki ilişkiye bakmak lazım.” Hilmi Özkök'ün bu üç unsura, “aynı şey” olarak bakmıyor; “ayrı” görüyor. Ama, bunların arasında bir “ilişki” olduğunun da farkında. Özkök'ün, Türkiye'nin bu en hassas konusuna yaklaşımı ve benimsediği metodoloji doğru. *Dolayısıyla, şu değerlendirmesi de doğru: “Şimdi önemli olan şu: Kürt devleti kurma ümidi nasıl kesilir?... Öyle bir durum olur ki, artık *bölgedeki Kürt kökenliler, hatta Kuzey Irak'takiler de ‘Ayrı bir Kürt devleti kurmaya gerek yok' diyebilirler. Düşünün ki, Türkiye AB'ye girmiş, fert başına milli gelir 15 bin doları aşmış. O zaman böyle düşünebilirler...” Yıllardır dilimizde tüy biterek savunduğumuz ve binbir pespaye komploya ve “andıç” gibi “28 Şubat Genelkurmay yapımı” iftiraya hedef olmamıza neden olarak görüşümüz özetle bu; Hilmi Özkök'ün vurguladığı... *** * * * **** * * * * *** Haftasonunda konuşmacı olarak katıldığım Diyarbakır'daki “Türkiye'de Kürtler: Barış Süreci İçin Temel Gereksinimler” başlıklı konferansta, 13 yıl önce, ta 1994'te ardarda yazdığım iki yazıdaki görüşümü tekrar ettim ve o görüşlerimin “güncelleştirerek”, bugün için de geçerli olduğunu söyledim. Özetle: “Kürt sorunu, Türkiye'nin en önemli ulusal sorunudur. Kürtler, bölgede çeşitli ülkelerde yaşadığı için, ayrıca bölgesel nitelikte, yani Türkiye sınırlarının ötesine geçen özellikleri bulunan bir sorundur. Ortadoğu bölgesinin dünya politikasında işgal ettiği yer ve önem nedeniyle, uluslararası boyutlar taşıyan bir sorundur. Ortadoğu'da ulus-devlet formatına göre kurulmuş, Arapların –gereğinden de fazla- birçok devleti var. Farslar, İran'ın şahsında bir ulus-devlete sahipler. Keza, Türkler de. Yahudiler ise İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra İsrail ile birlikte bir ulus-devlet sahibi oldular. Bölgenin büyük ve yerleşik ulusal topluluklarından sadece Kürtlerin devleti yok. Bu nedenle, Kürt sorunu ya da bu “sancı”, Kürtler, bir devlete kavuşuncaya ve/veya bölgedeki mevcut devletlerden birini kendi devletleri olarak benimseyerek, “ayrı bir ulus-devlete ihtiyacımız yok; bu devlette kendimizi buluyoruz, bu devlet bizim/bizim de devletimiz” diyebilecekleri noktaya kadar sürecek. Türkiye'nin AB aday üyesi olması, giderek katılım müzakerelerine başlaması, Türkiye'nin Türkiye Kürtlerinin Türkiye Cumhuriyeti'ni kendi devletleri olarak benimseyeceği dönüşümünü ifade ediyor. Bu durumda, Türkiye Kürtlerinin, bağımsız bir Kürt devleti de kurulsa, Kuzey Irak'a doğru meyletmesi değil, Irak Kürtlerinin AB üyesi, Kürt nüfusunun kimlik haklarına sahip, özgür ve müreffeh bir topluluk olarak yaşadığı Türkiye'ye meyletmesi çok daha güçlü bir ihtimaldir.” Hilmi Özkök ile “esasta” mutabık olduğumuz hususlar bunlar. Konuya böyle yaklaştığınız takdirde, Kuzey Irak'taki “oluşum”u, Türkiye'nin bir “güvenlik tehdidi” olarak da görmezsiniz, göremezsiniz, görmemeniz gerekir. Çünkü, Kuzey Irak'daki “Kürt devletleşme oluşumu”nu öyle görüyorsanız, yani Türkiye için bir “güvenlik tehdidi” olarak algılıyorsanız, Türkiye'nin Kürt vatandaşlarına güvenmiyorsunuz, onları sürekli olarak Türkiye'yi parçalamak ve Kuzey Irak'taki “oluşum”la birleşmek isteyen “beşeri unsur” olarak görüyorsunuz demektir. Aynı zamanda, “özgüven”iniz yok demektir. Zira, AB yolunda dönüşerek ve modernleşerek büyüyen bir Türkiye'nin Kürt vatandaşları, ister istemez, Türkiye'nin nüfuzunu Irak'taki soydaşları üzerinden yayacak ve arttıracaklardır. Yani, tam tersine; Türkiye'nin demokratikleşmesi ve AB rotası, Irak'taki otoriter/totaliter merkezci eğilimler açısından bir “güvenlik tehdidi” oluşturur. *** * * * *** * * * *** Peki, PKK, Türkiye için bir “güvenlik tehdidi” oluşturmuyor mu? PKK, terör silahına başvurmuyor mu? PKK, gerek ABD ve gerekse AB nezdinde bir “terörist örgüt” olarak kayıtlara geçmiş değil mi? Böyle bir “terör örgütü”ne karşı tavır almak ve mesafe koymak gerekmiyor mu? Bunların hepsi doğru ve bunların tümüne verilecek cevap “evet.” Ancak, bu nasıl yapılacak? Bu “evet” ve “evetler” nasıl uygulamaya geçirilecek? *Anket yapmıyoruz. Ülkede kanı durdurmaya ve ulusal birliği kurmaya çalışıyorsak, bunu “siyaset yolu”yla yapabiliriz. Sadece vur-kır yetse idi, 1984'te PKK'nın ilk silahlı eylemleri başladığından bu yana geçen 23 yıl içinde bu işi çoktan çözmüş olurduk. Bu iş, ne “Hedef PKK değil Barzani'dir” diye formüle edilen ve MHP'ye egemen, Genelkurmay'ın da benimsediği sezilen “Kuzey Irak'a askeri müdahale” ile çözülür; ne de DTP'yi “PKK'ya terörist de; yoksa seni muhatap almam” söylemiyle baskı altına alan Tayyip Erdoğan yöntemiyle. Hele hele, DEP'e 2004'te yapılanı, 2007'de DTP için tasavvur ederek hiç değil. Niçin mi? Yarına... http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/gost...33&yazarid=215 6 Ekim 2007 * Cengiz ÇANDAR *cengizcandar@referansgazetesi.com Diyarbakır'da Gerry Adams'ı anımsamak... “Gerry Adams, o güzel Ağustos günü, ünlü Belfast pub'u Duke of York'taki işinden ayrıldığında silahlarını da yanına alıp gitti. Barın müdavimleri, ki bir çoğu İngiliz televizyon ve gazete muhabirleriydi onun ayrıldığını öğrendiklerinde çok üzüldüler. Pub'ın en popüler barmeniydi o... Katolik Falls Road ile Protestan Shankill Road arasındaki patlak veren petrol bombaları kullanılan çatışma alanına doğru yola çıkmıştı. Gerry Adams savaşa, yanında, bir düzine boş bira şişesiyle, gidiyordu...” O boş şişeler petrol bombası olacaktı, tabii ki. Belfast'ta yıllar önce Shankill Road ve Falls Road civarında dolaştıktan sonra satın aldığım “The I.R.A.” adlı kitabın sonundaki Gerry Adams bölümünden bu satırlar. İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu IRA ve Kuzey İrlanda'daki şiddet ortamına ilişkin en güvenilir ve uzman yazarın Tim Pat Coogan olduğunu öğrendikten sonra, onun imzasını taşıyan bu kitabı Belfast'ta alıp, “kitap cephaneliğim”e eklemiştim. O sayede, illegal ve terör silahına başvuran IRA ile onun “siyasi kolu” gibi çalışan Sinn Fein'in *aslında etle tırnak gibi birbirine bağlı olduğunu öğrenmiştim. İngilizler (Tony Blair hükümeti) *IRA ve terörünü lanetlerken, benim Belfast'ta bulunduğum o tarihte, Sturmont Kalesi'nde Gerry Adams liderliğindeki Sinn Fein heyeti ile “çatışmaya son vermek”, “Sinn Fein'in parlamentoda temsili” ve “IRA'yı silahsızlandırmak” müzakerelerini yürütüyorlardı. Oysa, kitabı okuduğumda, gerek Gerry Adams ve gerekse Sinn Fein'in iki numarası Martin McGuinness'in, 1970'lerin başında IRA'nın silahlı kolu “Provo”ların önde gelen liderleri olduğunu da okumuşum. Hatta, 1972 yılında, bir İngiliz askeri helikopteri ile Londra'ya İngiliz hükümetiyle yapılan gizli görüşmeye götürülen IRA heyetinde her ikisi de yer almıştı. Gerry Adams'ın bir kardeşi ve kuzeninin, kendisi Sinn Fein namına İngilizlerle müzakereleri yürütürken yasadışı IRA üyeliğinden ötürü tutuklandığını, kendisinin de bir dönem işkenceden geçtiğini, bunları, hep o dönem öğrenmiştim... İngilizler, Kuzey İrlanda'da terörü durdurmak ve Gerry Adams'ı muhatap almak için, kendisine “IRA'yi terörist ilan et *ve kına” diye bir talepte hiç bulunmadılar. Bugün, Kuzey İrlanda'da terör sona erdi. IRA, silahsızlandırıldı... *** * * * * * *** * * * * **** Diyarbakır'da geçen haftasonu, en ön sırada DTP milletvekillerinin oturduğu çok kalabalık bir dinleyici topluluğu önünde konuşurken, işte bu “IRA-Sinn Fein bağlantısı”nı aklımda tutarak, “PKK ile DTP arasında organik bir bağ var. Örgütsel ilişki demiyorum. Çünkü, yasa dışı bir örgüt ile öyle bir ilişki suç. Oysa, DTP, seçilmiş ve parlamentoda grup bile kurmuş meşru ve yasal bir siyasi parti. Ancak, elbette ki, DTP ile PKK arasında bir organik bağ söz konusu” diye konuştum. Ve, ekledim: “Eğer, DTP ile PKK arasında bir organik bağ da yoksa, ben o DTP'yi ne yapayım? Ne yararı dokunabilir öyle bir DTP'nin? Ne kendisine, ne Kürt sorununa, ne Türkiye'ye hiçbir faydası dokunmaz.” Konuşmanın bir yerinde, bir “varsayım”ı da dillendirdim. Varsayım ama olgu aynı zamanda; eğer PKK'nın seçime girdiğini varsaysak, ona kim oy verecek idiyse, DTP'ye oy verenler de aynı kişiler. Peki, böyle bir “organik bağ” nereden geliyor? Kendimizi aldatmayalım; kardeşlerden biri milletvekili seçiliyor, yani “yasa koyucu” sıfatı kazanıyor, diğeri dağda, yani “yasa dışı” konumda. Veya, yeğen, ya da kuzen. Hem, zaten şu andaki DTP milletvekili olan bazıları, bir süre önce “yasa dışı örgüt üyeliği” nedeniyle hapiste değil miydi? Gerçi, DTP milletvekillerinden Hasip Kaplan, dünkü *Referans'ta yayınlanan röportajında, PKK ile irtibat konusundaki bir soruya, “Yok, biz yasal bir partiyiz. Bizim illegal hiçbir partiyle organik bir bağımız yok. Ve üstelik farklı bir partiyiz, farklı bir kuruluş sürecimiz var. Binlerce delege içinden 500 kurucu üye seçildi” diyor ama “gerçeğin tümü” bu dediklerinden ibaret değil. “Organik bağ”ı benim yukarda kullandığım anlamda anlarsanız, Hasip Kaplan'ın da buna bir diyeceği olamaz. Objektif gerçek. DTP, “legal” bir parti ve buna kağıt üzerinde uyan bir kuruluş süreci geçirdiği için, elbette, PKK'dan farklı. Ama, DTP, niçin ve nereden gelen istek üzerine kuruldu? Zaten, “bölge ve kimlik partisi” niteliğinde DEHAP varken, İmralı ilan etmedi mi DTP'nin kurulması gereğini? DTP'lilerin büyük çoğunluğu DTP kurulacağı ve “emir büyük yerden geldiği için” kendisini fesheden DEHAP'lılardan oluşmuyor mu? Türkiye'de Kürt sorununun çözümü, ülkemizin şiddet ikliminden kurtarılmasını, kan dökülmesinin önlenmesi ve bu amaçla PKK'nın silahsızlandırılması doğrultusunda yol alacak isek; bu yolda demokrasiyi pekiştirecek isek, birbirimizi aldatmaktan ve yalan-dolan üzerinde gölge boksuyla politika yapmaktan artık vazgeçmemiz gerekiyor. *** * * * * **** * * * * **** Yani? Yanisi, şu: DTP'nin TBMM'de temsilini, Türkiye'nin “barışçıl bütünleşmesi” için mükemmel bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Onu ikide bir “PKK'yı terörist ilan et; seni muhatap alayım” diye sıkıştırmamalı ve onu, bunu yapmadığı ve yapamayacağı için meşruiyet çizgisi dışına itmemeliyiz. Çünkü, ilan etmez. Çünkü, edemez. Ve, ayrıca etmemelidir ki, PKK'yı “silahsızlanmaya” yönlendirecek bir mekanizma olarak işlevsel bir değer kazanabilsin. Kaldı ki, DTP'yi, bir CHP'ye, bir MHP'ye hatta AKP'ye benzetirseniz, onun bir “bölge ve kimlik partisi” olarak ne işlevi kalır ki? “PKK'ya terörist de” kampanyası başka şey, DTP'yi “şiddete karşı çıkmaya, ondan uzak durmaya” teşvik etmek başka şey. Başbakan'a biri, “Sinn Fein-IRA” konusunu anlatmalı... http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/gost...11&yazarid=215 |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
teskereyi destekliyorum....sonuna kadar...
|
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Hıncal Uluç’tan ‘DTP’ye şans tanıyalım’ çağrısı
Gazeteci Hıncal Uluç, “18 yaşında tercih yapma zorunda olan Kürt delikanlısının PKK’ya sapmasını önleyecek tek parti DTP” diye yazdı ve DTP’ye şans tanıyıp, PKK’ya “terör örgütü” demeleri ya da “kınamaları” için baskı yapılmaması çağrısı yaptı. İSTANBUL - Gazeteci Hıncal Uluç, bugün SABAH gazetesindeki köşesinde Güneydoğu’da 23 yıldır süren savaşı bitirecek, Kürt gençlerinin PKK’ya gitmesini önleyecek tek partinin DTP olduğunu yazdı. DTP’nin başında Ahmet Türk’ün olmasının da büyük şans olduğunu vurgulayan Uluç, “DTP’ye güvenmek zorunda olduğumuzu düşünüyorum.. Ve de onlara şans tanıyıp, fırsat verip, sabır içinde beklemek.. Bu süre içinde DTP’yi “Öyle konuş.. Böyle de.. Şunu açıkla” diye de zorlamamak gerek.. Bırakalım adamlar siyaset yapsınlar” diye yazdı. Uluç yazısını “Fazla bir şey kaybetmeyiz, 23 yıldır kaybettiklerimizin yanında” diye tamamladı. * Haberin devamı * Yazısına, “yeri, günü, saati önemli değil, Batı’daki yavukluya giden Doğu’daki asteğmen mektubu” ile başlayan Hıncal Uluç, 1984’ten bu yana tam 23 yıldır süren “terörle savaşın ne zaman biteceğini” sorup, “Kimse bilmiyor” yanıtı veriyor ve özetle şöyle devam ediyor: Savaşı sadece askeri alanda yapıyoruz çünkü.. Asker kendi savaşını kazanıyor, ardından diyor ki: “Çözüm silahlarda değil. Askeri zaferin arkasını, sosyal reformlarla getirmezsek, bu iş bitmez.” Dünyanın en üstün teknolojileri ile bataklığı kurut.. Ama oraya su veren kaynakları ortadan kaldırmazsan, bataklık yeniden doğar kısa zamanda.. PKK’yı dağlarda yenersiniz.. Kaçarlar.. Sinerler.. Dağılırlar.. Onları besleyen kaynağı kurutamazsanız, kısa zamanda yeniden güçlenir, silahlanır, gene dağa çıkarlar.. ÜÇ ŞEHİT DE ASLAN GİBİ KÜRT DELİKANLISI 23 yıldır kaç defa oldu bu.. Mesele kaynağı kurutmak.. Tabii, teslim olmayacaksın.. Tabii dağda savaşı vereceksin.. Ama bu arada düz ovadaki savaşı da kazanacaksın.. Dağı besleyen ovayı yanına çekeceksin.. Son şehitlerin üçünün adı Mehmet’ti.. Üç Kürt delikanlısı aslan gibi.. Kürtçe ağıtlarla kalktı cenazeleri.. YA ASKERE GİDECEK, YA PKK’YA Şimdi 18 yaşına gelen Kürt Mehmet’in eline silah alması kesin.. Ya askere gidecek, ya PKK’ya.. Başka şansı yok.. Mesele PKK’ya gitmesini önlemek.. Tamam.. Reformlar.. Taa Osmanlı’dan beri ihmal edilen Doğu’nun, Doğulu’nun kalkınması.. “Alavere, dalavere Kürt Mehmet nöbete” lafının artık bir şakaya dönüşmesi.. Ama bunlar uzun vade ister.. Bugün başlasanız, en az 20 yıl.. PKK bekler mi?.. Zehirler saçılmaya, gencecik beyinler yıkanmaya devam edecek.. Bu dünya, olmadı ötekiyle ilgili parlak vaadler.. Irkçı, milliyetçi hamaset edebiyatı.. Kökü taa okyanusların ötesinden, hemen komşuya dış tahrikler, teşvikler, dolaplar, satın almalar.. Hiç olmadı tehdit, şantaj!.. Doğu’daki ortam, yaşan koşulları onların lehine.. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan Kürt Mehmet kanmaya yatkın nasılsa.. “DÜZ OVADA SİYASET” DİYEN AĞAR NASIL TÜKENDİ? Kim anlatacak onlara gerçeği.. Kime inanıp, düz ovada siyasetle işlerin düzeleceğini düşünecek ve sabırla beklemeye başlayacaklar, PKK’ya direnip?.. PKK’ya karşı en çetin savaşı vermiş ve de kazanmış olmanın verdiği güvenle “Kimse beni yanlış anlamaz” diye ortaya çıkıp “Düz ovada siyaset yapalım” der demez tükenen ve sözünün arkasında duramayan Mehmet Ağar örneği ortadayken, hangi partiye, hangi lidere inanacaklar?.. Cumhuriyetin iktidara gelen tüm partileri içinde Doğu’nun yarasına ciddi merhem olan çıktı mı bugüne dek?.. Kim götürdü onlara isteklerini, ihtiyaçlarını.. Gerçekçi olalım.. TEK PARTİ DTP... AHMET TÜRK DE BÜYÜK ŞANS 18 yaşında tercih yapma zorunda olan Kürt delikanlısının PKK’ya sapmasını, umutlarını ona bağlamasını önleyecek “Derdini silahla değil, düz ovada siyasetle söyle” diyecek bir tek parti var günümüzde.. DTP!.. Tamamı kendilerinden oluşan DTP!.. Bu partinin başında Cumhuriyetin siyasal sistemi içinde yetişmiş Ahmet Türk’ün oluşu da büyük şans.. Umutları artıran unsur.. DTP içinde takiye yapanlar var mı?.. Bilemem.. Vardır herhalde.. Hangi partide takiyeci yok ki?.. Kötü niyetliler?.. PKK köstebekleri.. Uyduları.. Olabilir.. Ama her ne olursa olsun, bugün için DTP, PKK’ya yatkın, PKK’ya meyyal Kürt gencine düz ovada siyaset yaparak başarıya ulaşabileceğini söyleyecek, gösterecek, inandıracak, kanıtlayacak, onları PKK yolundan çevirecek tek kuruluş. ŞANS VERMELİ, “ŞUNU AÇIKLA” DEMEYE ZORLAMAMALI DTP’ye güvenmek zorunda olduğumuzu düşünüyorum.. Ve de onlara şans tanıyıp, fırsat verip, sabır içinde beklemek.. Bu süre içinde DTP’yi “Öyle konuş.. Böyle de.. Şunu açıkla” diye de zorlamamak gerek.. Bırakalım adamlar siyaset yapsınlar.. Siyasetin gereğini yapsınlar.. DTP, senden, benden önce, PKK sarmalındaki Kürt gencine kendisini inandırmak, kabul ettirmek, sevdirmek zorunda çünkü.. İnandıramazsa, MHP’den fazla olmaz, onlar üzerindeki etkileri.. Sıfırlanırlar.. O zaman da savaşı düz ovaya indirecek parti kalmaz ortada.. Soğukkanlı, akıllı, mantıklı ve sabırlı davranırsak, bitebilir bu savaş.. Öfkeler, kinler, nefretler unutmayalım, kaynağı da canlı tutar, tersine.. DTP’yi köşeye sıkıştırmak yerine, onlara zaman tanıyalım!.. Bu şansı kullanalım. Fazla bir şey kaybetmeyiz, 23 yıldır kaybettiklerimizin yanında.. http://www.ntvmsnbc.com/news/423087.asp |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
pkk denilen faşist yapılanma olduğu sürece kimse barışçıl çözüm beklemesin!..
dtp çatısı altındaki şovenistler olduğu sürece kimse barış beklemesin!.. adamların tarihinde şovenizm dışında *yaptıkları ne var?! içinde "barış" geçen mesajlarında tehditten başka ne halt söylemişler! kürtler içlerindeki bu faşistleri temizlemedikleri sürece bu devran böyle gider!.. cengiz çandar geçmişi göz ününe alınırsa ciddiye alınacak bir adam değil. dünün solcusu bugünün siyasal islamcısı. yarının nesi bilinmez!.. *esecek rüzgara bağlı!.. hıncal uluç'un yazdıklarına ise söylenecek tek şey var. dtp şu anda mecliste. yani istedikleri şans ellerinde. ve şu ana kadar herzaman yaptıkları gibi şovenizm dışında bir haltlarını görmedik. kısaca kendi şanslarını yine kendileri boşa harcamakta! |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Boş, anlamsız ve zrıva olmuş.. Şu ikide birde söylediğim safsatalardan yani.. Tafsilatını http://www.safsatakilavuzu.com dan öğrenirsin..
Hükümet (ki cinim kadar sevmediğim bir hükümettir) ülkede can ve mal güvenliğini tehdit eden silahlı eşkiyanın yok edlimesi için sınır ötesi operasyon izni alıyor.. Tepe tepe kullansın, hatta Barzani'nin filan kafasına da sıkıp gelsinler gitmişken.. Siz ise, güya demokratik çözüm -her neyse o- lafları ile bu alakasız mevzuya destek vermeye çıkıyorsunuz.. Efendi, bu tezkere, eşkiyayı yok etmek için alınmış bir tezkere. Gidip K.Irak vs. her neresiyse, orada Leyla Zana'yı aramayacaklar, DTP'ye kurşun sıkmayacaklar.. Gayet demokratik şekilde, bak adamlar meclisteler.. Bu ülkenin bütçesinden maaş alıyorlar.. Dilediklerini de söyleyebilirler.. Ama kürtler sadece Diyarbakır'da yaşamıyor. Ve onların bu aldıkları 3-5 oy, "kürt vatandaşlarımızı" temsil filan da etmeye yetmez.. Güneydoğu'da AKP %53.14 oy almış, demekki güneydoğu'yu bu DTP cilerden çok AKP temsil ediyor.. DTP veya başka bir demokratik harekete karşı alınmış bir tezkere varmış sanki gibi, onları öne koyup, eşkiyaya karşı mücadeleyi tü kaka ilan etme çabasındasınız.. Ha, demokrasi olunca.. Siyaset aslen idam meydanı, idam sehpası demektir.. Orada siyasete çıkıyorsan, karşı fikirlerin de olacağını ve mevzunun gayet çetin olacağını da bileceksin.. Yani, öyle 3-5 milletvekili seçip, seçtirip bu memlekette dilediğin gibi at oynatma hakkın olmaz.. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
PKK ile gönül baglarini koparamayanlarin ayni PKKya nasil davraniliyorsa öyle davranilmali !
bunun ne imi cimi olur nede janjanli libos edebiyati.... ortada bir isyan vardir ve bu isyana bu halk hergün cocuklarini kayip etmektedir. evet DTP bozuntularda artik kendisine ceki düzen verecekler , neyin , kimin partisi olduguna karar verecekler , eger Kandil Dagindaki yapilanma ile dayanisma icerisinde iseler o zaman kandil dagina cikmadan önce bu bozuntularin oldugu yerden baslamali bu ise.... |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Tezkereye karşıyım.
Bundan evvel defalarca sınırötesi harekat yapıldı ama sorun hiçbirinde çözülmedi. Bu sefer de çözülmeyecektir. PKK militanları kamplarını boşaltıp sivil kıyafetlerini giyip Irak'ın iç kesimlerine geri çekilebilir. TC ordusu kendi sınırına dönünce tekrar kamplarına yerleşebilirler. Ayrıca Tunceli gibi sınıra uzak bölgelerin Irakdaki kamplarla pek bir ilgisi yoktur. Şırnak'a K. Irak'dan sızma olabilir ama Tunceli'ye olamaz. Tuncelideki PKK yı temizleyemediysen bunun bahanesibi K. Irakda aramamalısın. İşin askeri yönü bir yana sosyal tabanı olan bir örgütü askeri yolla çökertmek mümkün değildir. Seçim sonuçlarına göre DTP nin Kürt toplumunda kabaca %50 civarında desteği vardır. DTP, PKK ya sempatiyle baktığına göre ve birkaç milyon seçmeni olduğuna göre birkaç milyon destekçisi/sempatizanı olan bir örgütü askeri yolla çökertmenin çok zor olduğu açıktır. Örgüt halktan yeni katılımlarla varlığını ve etkinliğini az veya çok sürdürecektir. Sınırtötesi harekat savaş ve intikam çığlıklarından öte anlam taşımıyor. Öldürülen PKK lılar TV lerde * duyurlarak toplumda kabaran intikam duygusu doyurulmak isteniyor. Ağalayn Türk analarının yanında daha fazla Kürt anası ağlatılacaktır. Ama onlar TV lerde gösterilmeyecektir. Alıntı:
Alıntı:
Nitekin "Kan uykusu" adlı belgeseli show tv de izlerken bir subayımız bir çatışma sonrası "Ben leş toplamam dedim" diyor ve PKK lıların cesetlerini dağda bıraktığını ifade ediyor. Yani ölenler leştir. Vatandaş olmadığı için indirilmemiştir. Nitekim güneydoğuda çatışan askerlerle konuştuğunuzda genellikle "şu sayıda leş aldık" terimini kullandıklarını sık duyarsınız. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Bu Hıncal adam olmaz...
Hazrete göre Ahmet Türk büyük şansmış. Bu kafalar yüzünden terör de başımızda, binbir türlü bela da yıllardır başımızda. Hangi iktidar devrinde, hangi feodal ağanın, kime faydası olmuş. Kalkmış derebeyini bize övüyor... De get..... |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Saygılar. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
>>> "Ben *leş *toplamam *dedim" *diyor *ve *PKK *lıların *cesetlerini *dağda *bıraktığını *ifade *ediyor. *Yani *ölenler *leştir.
İyi demiş.. Bende toplatmazdım, kurda kuşa yem lazım, biyolojik malzeme döngüsü yani.. Hiç bir bahanesi bile olmadan dağa çıkıp, elinde silah, cana kast eden, haraç kesen bir eşkiyadan bahsediyoruz.. Ona kim dağa çık demiş? Dağdan inmişte, neden indin diyen mi olmuş? Eline silahı alan, kafasına top mermisi yemeyi gönüllü olarak kabul etmiş adamdır. Oğlunun elindeki silahı almayan ana, oğlunun uçaksavar mermisi ile soba borusu gibi açılmış göğsüne göz yaşı akıtmayı kabul etmiş anadır.. Çıkıp bunların mızlanmaya hakkı yoktur.. Bırakırsın elinden silahı, gelir, adam gibi siyasete çıkarsın.. Gandhi gibi mesela.. Ve bebeklere, kadınlara vs. kurşun sıkan beş para etmez eşkiyanın cesedini adamdan saymak, insan onuruna sığmayacak kadar alçak bir davranış olacaktır.. Destekliyorum, eşkiyanın leşleri dağda bırakılsın, farelere protein lazım her durumda.. Onlar dayanıklı hayvandır, kolay kolay etkilenmezler.. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Tezkere için geç bile kalınmıştır.
Bu terör karşısında hükümetin elinde tezkere daima olmalıdır. Tezkereye evet ama hemen ve gereksiz kullanımına hayır. Zamanlama çok önemli. İstihbarat daha da önemli. Vurdun mu ses getireceksin. Dağları taşları dövmeyecek, dolu kampları döveceksin. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
>>> Kendine *çeki *düzen *vermeleri *gerekenler *sadece *DTP'liler *midir *? *23 *yıldır *T.C *nerededir *?
T.C. den ne istenmiştir de, ne yapılmış/yapılmamıştır? Nasıl istenmiştir? İstenmiş midir? Evet, buyrun, bekliyoruz.. Hangi milletvekili, ne yapmıştır bu hususta? |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Barışçıl yolmuş..(!) ne barışçıl yolundan bahsediyorsunuz? *Eline silahı alıp asker,polis,kadın,çocuk önüne geleni öldüren kişilere karşı ne barışçıl yolundan bahsediyorsun?!
Bu teskere geç bile kaldı,şimdiye dek çoktan çıkmalıydı..halkların eşitliği diye bir lafı ağzınıza sakız yapmışınız söyleyip duruyorsunuz...Eşit haklara sahip değilim diyen bir adım öne çıksun ! Bu memlekette herkes için aynı kanunlar geçerli ve buna rağman doğu ve güneydoğuda ,oradaki vatandaşlarımıza batıda yaşayanlara nazaran fazla haklar bile veriliyor,hala daha halkların eşitliği zırvalaması devam ediyor.. DTP yi destekleyenleri de kınıyorum ! * Daha dün çıkıp "arkamızda cudi var" *diyen hainleri savunanların vatanseverliğinden ve samimiyetinden şüphe duyarım! Ufuk uras ta işine baksın alsın maaşını otursun ! ya da o kadar seviyorsa gidip DTp ye katılsın da rengini tam belli etsin ! TESKEREYE EVET ! *Dilerim O teröristlerin üzerinden tanklar geçsin ! Hepsinin köküne kibritsuyu ! Biz isa mıyız ki yanağımza tokat atana diğer yanağımızı dönelim? |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Alıntı:
Bir kere daha önceki 4 büyük Irak'a yönelik kara harekatında 7.300 pkk'lı ölü ve yaralı veya sağ olarak ele geçirilmiş ve pkk neredeyse bitme noktasına getirilmiş. Örgütün lideri paket servis yapılarak getirilmiş ve örgüt silah bırakmak zorunda bırakılmış. Bütün bunlara rağmen "daha önceki operasyonlarda ne kazaıldı" demek bir aymazlıktır, çarpıtmadır. Bir ulus kendisine yönelik tehdide her koşulda karşılık verir. Silahlı teröristlerle pazarlık olmaz. Silaha sarılana hak vermek olmaz. Bir tek yöntem vardır. Şehitlerimizin hesabını onların hakettiği dilde sormaktır. Ortama yılgınlık ve umutsuzluk saçarak pkk'nın kovasına su taşımak yerine terörle mücadelenin her koşulda yürütüleceği konusunda "kararlılık" koymak her vatanseverin görevidir. Vatan kavramından uzak, sözümona demokrat görünümlü emperyalist işbirlikçisi pkk'nın destekçilerinin karşı propagandalarını biz vatanseverler zerre kadar takmayız. Vız gelir tırıs gider. O çok sözü edilen batı ülkeleri de kendilerine yönelik töröre karşı ne yer ne zaman ne mekan demeden en acımasız şekilde mücsdele ederler. Hadi Polonya'da üstlenmiş bir terör örgütü Almanya'da terör yapsın da görelim. Almanya canına okur o Polonya'nın. Ayırıca Birleşmiş milletler sözleşmeleri ile de korunmuş bir haktır sınır ötesi terörle mücadele. En doğal hukuki hakkımızı kullanırken bile tereddit mü edeceğiz? Olaya bak. Adam gelecek vuracak beni ve ben hiç birşey yapmayacağım. Gel vur diyeceğim. Sizler gibi adamlar yüzünden şimdi demokrasi, hak, hukuk, insan hakkı vb. değerlerden de tiksinti duymaya başladım. Sizler gibiler olsa olsa emperyalizme hizmet eden değerler istismarcıları olursunuz Sizde vatan, bağımsızlık, millet vb. yüce değerlerin zerresi yok. Suç sizde değil sizleri yetiştirenlerde. Hatta sizlere akıl veren batılılarda. Şu teöristlerin hakkını savunduğunuz kadar Kerkük Türkmenlerinin hakkını savunamazsınız. Kerkük'te hertürlü zorbalık, şiddet, sürgün politikaları bu emperyalist işbirlikçisi bu kürt yönetimi tarafından uygulanmakta. Gıkınız bile çıkmaz. Ama mehmetçiği şehit eden teöristleri savunmaya gelince aslan kesilirsiniz. Bizim tarihimiz böyledir. Dışarıdan daha çok içeriden çıkar düşmanlarımız. Kahramanı da haini de bol bir ülkenin çocuklarıyız. Tezkere sınırlı çıkıyor. Bu sakıncalıdır. Sadece pkk ile mücadele değil aynı zamanda Türkmen kardeşlerimizi aynı Kıbrıslı Türkleri esaretten kurtardığımız gibi kurtarmalıyız. Musul ve Kerkük hedefimiz olmalı ve Mustafa Kemal'in vasiyeti yerine getirilmeli. Bence bunu yapacak güce sahibiz. Sonra da gelsin içerideki kürtleri Türkleştirme politikaları zaman geçirmeden uygulanmalı. Pkk'yı bitirmenin en etkili yolu Türkleştirmedir. O zaman bölücü terörün tabanı kalmaz zaten. Akıllı olalım ve bölücülerin sözlerine kanmayalım Türk-Kürt ikilemi yoktur yalnızca büyük Türk ulusu vardır. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
"Musul ve Kerkük hedefimiz olmalı ve Mustafa Kemal'in vasiyeti yerine getirilmeli.
Bence bunu yapacak güce sahibiz. Sonra da gelsin içerideki kürtleri Türkleştirme politikaları zaman geçirmeden uygulanmalı. Pkk'yı bitirmenin en etkili yolu Türkleştirmedir. O zaman bölücü terörün tabanı kalmaz zaten. Akıllı olalım ve bölücülerin sözlerine kanmayalım Türk-Kürt ikilemi yoktur yalnızca büyük Türk ulusu vardır." Kızıl elma ne zaman ? Hani unutmayalım diye soruyorum ? Sayın pelikan sen gerçekten Kemalist misin ? Yoksa M.Kemal düşüncesinden insanları uzaklaştırmak için mi uğraşıyorsun ? |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Bu başlıkta bence boşuna yazıyorsunuz. Teskere meclisten geçmeyecektir. İşte nedeni:
1 - Akepe iktidarı göbekten ABD'cidir. Bundan önce pek çok kez olduğu gibi RTE de ABD'den icazetle iktidar kurmuştur. 2 - 22 Temmuz öncesi terör azalmış, yavaşlamıştı. Teslimiyetçi Akepe'nin zaferi ve sonrasında TSK her gün yıpratılarak itibarsız hale gelmesi terörü olağanın da dışında fazla kıldı. Bu durumda tepkilere karşı Akepe hükümeti - binbir nazla da olsa - teskere kararı almak zorunda kaldı. Ancak bu bir takiyedir. Şimdiden Akepe grubunda sesler yükseldi. Hükümet sadece görüntüyü kurtaracak, teskere meclisten geçmeyecektir. Tabii, keşke yanılsam! O zaman da çok sevinirim. Ben ne isterdim onu da söyleyeyim: Hem sınır ötesi harekat yapılsın hem de Irak sınırı kapatılsın, İncirlik kapatılsın, Irak'a verilen enerji kesilsin, Türkiye - Irak hava sahası da sivil uçuşlara kapatılsın. Nato'dan ve AB'den çıkılsın. Bütün bunlar yapılsa Türkiye'nin durumu çok kötü olur sananlara da söylüyorum: Hiç bir şey olmaz. Şu andaki halimizden daha kötü bir şey olamaz. Aksine itibarlı oluruz. Halk zaten çok fakir. Bir şey olursa zenginlere olur, onlar da soluğu ABD'de İsviçrede falan alırlar zaten. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Frodo'ya katılıyorum.
Bir insan haklı olduğu konularda diline sahip olamayıp da nasıl haksız çıkarsa, Pelikan da sayfa dolusu doğru görüşlerinin arasında 1-2 maksadı aşan cümlesiyle tepki alıyor. "Kürtleri Türkleştirmek" ifadesinin ne anlama geldiğini bir mesajında açıklıyor ama herkes o mesajını okumayabilir. Dolayısıyla sürekli bu ifadeyi kullandığında, açıklamasını okumayanlar bu görüşü aşırı milliyetçilikle, ırkçılıkla eleştirebilir. Şimdi de Musul-Kerkük'ü alma konusu. Kuzey Irak' operasyonun asıl amacının Musul-Kerkük olduğunu öne sürenleri haklı çıkarırcasına kullanılmış ifadeler. "Sanki beni ırkçılıkla, işgalci zihniyetle suçlayın" dercesine bir çaba içinde. Türkiye için Musul-Kerkük konusu bitmiştir. Atatürk Musul, Kerkük için mücadele vermiş ama başaramamıştır. Bu konuda bir vasiyeti de yoktur. Biz başımızdaki terör belasından kurtulalım, razıyız. Musul, Kerkük'ü yedirmezler kimseye. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Frodo ve Pante'ye katılıyorum. pelikan Atatürk hakkında çok yazıyor ama unuttuğu bir şey var.
Atatürk bir düşünürdü ve akılcıydı. Hiç hayal görmezdi, gerçekçiydi. Yapamayacağı şeylerin sözünü vermezdi. O bir hesap adamıydı. Pelikan'ın haklılığını bozan aşrılıktan kurtulması gerçekten iyi olacak. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Musul ve Kerkük Misak-ı Milli'nin içindeydi.
İngilizler ile kürt isyancıların yaptığı ittifaktır oraları kaybetmemizin sebebi. Her önüne gelen bizi işgal eder, paramparça eder iç isyanlar çıkartır, karış karış parsellerler ve sen bunu yapanlardan soğumazsın da bu milletin en doğal hakkı olan ve bin birtürlü dümenle bizden alınmış toprakları geri isteyince mi Mustafa Kemal'den soğursun. Yarın öbürgün Diyarbakır'ı da senin elinden aldıklarında bu toprakları geri isterken de mi soğuyacaksın Mustafa Kemal'den. Türkiye'yi bölmek isteyenlere karşı atılacak en büyük adım "ben bölünmem büyürüm" adımıdır. Kıbrıs'ta yaptık bunu. Bak şimdi oradaki Türklerin bağımsız bir yurdu var. Peki Kerkük, Süleymaniye ve Musul'daki Türkmenler. Düpedüz soykırıma uğruyorlar. Mustafa Kemal'den soğursun tabi, sen önce kendi *insanının hakkını savunmasını öğren. Kendi insanlarımızı bu emperyalist işbirlikçilerinin insafına mı terkedeceğiz? Kendi topraklarımızı emperyalist işbirlikçilerine mi vereceğiz? Sen bağımsızlık nedir bilir misin? İçinde yaşıyorsun onun ama kıymetini bildiğin yok. Aynı soluduğun hava gibidir. Olmadığında anlarsın ne olduğunu. Mustafa Kemal'den soğuyacakmış. Hadi ya ! Bunu söyleyen bir insan zaten Mustafa Kemalci değildir. Mustafa Kemalciler "VATAN" derler. Söz konusu olan VATAN ise gerisi teferruattır, derler Asıl demokrasi, hak-hukuk vb. değerlerden soğuyan bizleriz. 1000 yıldır köyüme girmeyen demokrasi şimdi.....'dan giriyor. Alın Soroscu, Bilderbegci demokrasinizi sizin olsun tepe tepe kullanın. Biz vatana bakarız arkadaş. Musul ve Kerkük benim her daim hedefimdir. Oradaki Kürt isyancı Barzani ve hempalarını aşağıya sürüp Türkmen kardeşlerimize bir bağımsız devlet kurdurmayı hedef almalıyız. Bu bizi bölmeye çalışan emperyalistlere bir cevap olacaktır bu. Ama bu işler AKP gibi bir hükümet ile yürümez. Ecevit gibi bir lider lazım bize. Millet te herşeyi göze alacak aynı milli mücadele yıllarındaki gibi. İşte o zaman Hatay gibi Kıbrıs gibi bir ilave daha yaparız Lozan'a. Mezarda taş koymuşam, Göz üstü kaş koymuşam, Türk’ten ayrılan günden, Gözlerde yaş koymuşam, Milletle toprak için, Kerkük’e baş koymuşam -(Kerküklü şair Sadun Köprülü) |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Alıntı:
Ne kadar çırpınırsanız çırpının K. Irak'da Kürt devleti kuruldu artık. En azından federasyon derecesinde yer alacaklar Irak içinde. Geçmiş olsun. Türkçü şovenistlerin yapabilecekleri birşey yok. Kandil'den öteye geçmek dünyayı çalkalar, neo-faşistlerimizin gücü buna yetmez. PKK ya karşı üstünlüğümüzü ABD silahlarının sağladığını -özellikle uçar birlik sevkiyatında kullanılan skorsky, apache helipkopterleri ve M16 lar, jammerler, m48 tankları vs. olduğunu unutmayalım. ABD Kürtleri destekliyor saçmalığını bırakıp PKK ile olan savaşta %99 ABD silahı veya patenti kullandığımızı göz önünde bulunduralım. ABD nin sadece silah sağlamadığını Apo'yu bizzat teslim eden ülke olduğunu da unutmayalım. BUnları ABD yi övmek için değil, şovenlerimizin dediklerinin tam tersine safta yer aldığını belirtmek için söylüyorum. Sınırötesi operasyonlarda ölen PKK lı 7000 değil de 17000 olsa bile değişen birşey olmaz. Milyonlarca kişiden oluşan desteği olan bir örgüt -üstelik üreme hızı yüksek- sürekli yeni katılıma ulaşacaktır. Hele 25000-30000 insanını kendi gözünde Kürdistan şehidi olarak tanımlayan bu insanlar bgayrağı yere düşürmemeye çalışacaklardır. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Yahu neden Musul'da Kerkük'de duralım ki? Güneyde Suudi Arabistan'a, doğuda Çin'e varalım. Bugaristan'daki soydaşlarımız unutulmamalı! (Size bir müjdem var çocuklar; çayda, kahvaltıda yenir; acaba nedir, nedir; Eti, Eti, Eti)
Atatürk, Hatay'ı elde edebileceğini hesaplamıştı. Ama Misak- milli sınırları içinde olmasına rağmen Musul-Kerkük'ü üstelemedi. Atatürk'ün bir de "Yurtta sulh, cihanda sulh" sözü vardır. Atatürk'ü maceracı Turgut Özal ile karıştırmayalım. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Musul ve Kerkuk'te Kürtlerin Turkleri tek bir "Turkum" diyen kalmayincaya kadar asimile etmesi haklaridir. Gucu eline geciren digerlerini asimile etmelidir. Yunanistan ve Bulgaristan'daki Turkler de Yunanistan ve Bulgaristan tarafindan asimile edilmeliler. Turkceyi unutup Yunanca ve Bulgarca konusmali ve cocuklarina Turk isimleri vermekten artik vazgecmelidirler. Aslinda bu isi Bugaristan baslatmisti ama bitiremedi. Derhal yeniden baslanmasi ve Turkler bitene kadar yola devam edilmesi gereklidir.
Bu yontem uygulanirsa hicbir ulkede azinliklar sorunu kalmayacak ve butun ulkelerin sorunlari kokunden halledilmis olacaktir. Ayni sey Irak'ta zamaninda Saddam tarafindan yapilmis olsaydi simdi Kuzey Irak'ta Kurt sorunu olmazdi. Saddam beceriksiz oldugundan isi yarida birakmistir, bu yuzden de ABD onu asmakta haklidir. Pelikan kardesimiz aslinda Cumhurbaskani, Genelkurmay Baskani, Basbakan ve Baskomutan olmus olsaydi, siz gorurdunuz butun sorunlar nasil kolayca cozulurmus. Birakin tezkereyi mezkereyi.. Yasasin her ulkeye bir diktator kampanyamiz. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Cem, acaba ABD Apo'yu neden Türkiye'ye verdi? Vermeseydi ne olurdu, hiç düşündün mü? Atatürk'e düşünen akılcı dedik diye başkası akılsız mı olacaktı? Bunlar hep İngilizlerin ünlü sözünün uygulamalarıdır: (Divide and conquer) Böl ve yönet!
Teslimiyetçilik ne büyük rahatlık değil mi? Gel Kürdistan, bizim silahımız yok. Ye bizi! Postmodern küreselcilik işte böyle ümmetçilik getirir. Haydi Atatürk Cumhuriyetini beğenmeyen 2. Cumhuriyetçiler, dayanın neo-liberal Amerikalılara. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Kendini kemalist olarak lanse edenlerin gözden asla kaçırmaması gereken bir şey var; demokrasi, insan hakları,özgürlük ,eşitlik barış için çaba sarfetme sorumluluğu. Bu hasletler başkalarına kaptırılmadan sahiplenilmeli ve içselleştirilmelidir.
Mustafa Kemal adı basit kafatasçı milliyetçiliklere hapsedilemez. Şimdi bağımsızlıktan bahsedenler yıllardır Nato'ya ABD'ye neden ses çıkartmadıklarını açıklamak durumundadırlar. Onlara sormak hakkımızdır "Daha önceleri neredeydiniz ?" Kimsenin (bu site yönetiminde) PKK yandaşı veya destekçisi olduğu yok. Bu anlamda kimse yel değirmenlerine kılıç sallamasın.Aksine PKK terörünün ve onun ardındaki güçlerin niyetinin farkındayız. Bu farkındalık Kürt sorununu göz ardı etmemizi getirmemeli. Aksine PKK ve benzerlerinin *halkı savaşa götürme araçlarının elinden alınması şarttır.Bu sorun sadece ensitite sorunu değildir. Bu sorun aynı zamanda eğitimde, işte, aşta eşitlik sorunudur. Yoksulluk, dışlanmışlık sorunudur. TSK bile bu sorunun farkında ve güneydoğuda askeri olanaklarını sivil hayata yardım amaçlı kullanabiliyor. Ama sanal kemalistler hızlarını alamayıp Kerkük'ü Musul'u almaya niyetliler. Nedense bir koyup üç alma macerasını unutmuş görünüyorlar. Demokrasi, en geniş anlamda insan hakları, bireyin ve her türden azınlığın korunup kollanması vazgeçilmez taleplerimizdir. Ve bunu sadece ve sadece bu halkın standardı olması için istemek boynumuzun borcudur. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
1. körfez savaşında şimdiki abd başkanı buş'un babasına ıraklı kürtler "hacı" diyorlarmış. orada devleti kuran amerika. o belli çevrelerce "özgürlük savaşçısı" ilan edilen çapulcular değil.
amerika Türkiye'ye silah veriyormuş. sanki onlara vermiyor!.. bu işten beslenenler belli. başta amerika... silah tücarları... he iki tarafın şovenistleri... kürt şovenistler ırksal mücadelelerine marksist-leninist süsü verip kendilerini kandırmakla meşguller. bilmedikleri şeyse faşist faşisttir. yok ben bunların mücadelelerine destek veriyorum, yok ben bunlara sempati duyuyorum diyen herkes de bu faşizmin parçasıdır. varsın onlar kendilerine marksist-leninist desinler :wink: |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Alıntı:
Kürtler bu ülkede ne zaman itildi? Özal kürt değilmidir? Şu an parlementonun en az 1/3 'ü kürttür. Ama doğru ya.... SİZ BÖLÜCÜSÜNÜZ. :evil: Amacınız zaten belli. Bu komançiler kalın kafalıdır. :twisted: İnançsız olabilirim. Ama asla vatanıma, milletime, bayrağıma ihanet etmem... SATMAM. VAHDETTİN'inden tutun da apo'suna kadar çoooooook rezillerini gördük. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
AKP'nin teskere konusunda samimi olduğunu ben de sanmıyorum zira;daha seçim öncesinde teskere lafını ağızlarına bile almıyorlardı ve gerçek niyetleri de teskerenin çıkmamasıdır ancak şuanki durumda elleri mahkum bir vaziyette kaldılar,oylamanın açık şekilde yapılması halinde mecburen teskereye evet demek zorunda kalacaklardır ve umarım öyle olur ve teskere çıkar.
Musul ve Kerkük konusunda bize yedirmezler diye ümitsiz konuşanlar bence yanlış bir düşünce içindeler.Ümitsiz başlanan hiç bir ii gerçek başarıya ulaşamaz ve bu Türkiye'nin gerçekleştirme kudretine sahip olduğu bir hayaldir ve operasyonun hedefleri arasında Musul ve Kerkük üzerinde en azından bundan sonrası için sürekli bir söz hakkı elde etme çabası olmalıdır.Türkiye bunu başarabilecek kabiliyettedir ve eli hiç te zayıf değildir. Onlar bize yedirmezse biz de onlara yedirmeyiz o kadar. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Alıntı:
maksist faşist barzani'yi çözmüş. peki, barzaninin 2 nesil öncesinin yahudi olduğunu ve hatta ailesinde haham bile çıktığını *biliyormusun? :twisted: Bilmezsin... aslında bilirsin ama inkar edersin. AMA BİZ BİLİYORUZ. :twisted: |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Alıntı:
Biz daha fazlasına layık bir milletiz. Ama akılllı olmalıyız. Saldırgan gözükmemeliyiz. Yoksa dünyadan soyutlanırız. Irak Türkmenleri silahlandırılmalıdır. Bu ihmal farklı gerekçelerle ihmal ediliyor. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Frodo, burlap ve pante ye katılıyorum.
Kesinlikle AB ile ilişkilerimizi kesmeliyiz. Nato ile olan ilişkileri askıya alıp, incirliği derhal kapatmalıyız. Osmanlının bıraktığı mirası (sözde ermeni soykırımı) reddetmeliyiz. Bizi ilgilendirmez arkadaş. Biz Türkiye Cumhuriyeti yiz. Amerikalıların kızılderelilere yaptıkları katliamları meclis gündemine koyalım. Amerikalıların dünyanın her tarafında katliamları var. Biz neden soykırım iddiasında bulunmuyoruz. Fransızların soykırımları ne olacak. Ya almanlarınki.. Geçin bunları. Küçük düşündüğünüz sürece küçülmeye devam edersiniz. * Bu ülkede kürtlerin bir devlet iddiası yok. YOK YOK YOK.. niye zorla bir kürt devleti oluşturmaya çalışılıyor. Ha başka ülkelerdeki kürtlerin bir iddiası varsa o zaman bizimle ne ilgisi var kardeşim. Nerede seslerini çıkarıyorlarsa orada ortaya çıksınlar. Bu ülkedeki kürtlerin ayrı yaşamak gibi bir arzuları yok. Bu zaten onların menfaatine değilki. Modern bir ülke dururken yüzyıllar boyuncu yeniden karanlığa gömülmek hangi akla hizmet olsun. Bunu sadece kürtleri sevmeyenler isteyebilir. Tezkere çıkması gerekiyor. Umuyoruz çıksın. Bu hükümetin böyle bir cesareti ve basireti yok ama umarım çıkar. Çıksa bile yinede bir yıllık süre içinde bu hükümetin amerikan kuklacılığı yüzünden askeri dizginleyeceği görülüyor. Oyalama taktiğiyle vakit öldüreceğe benziyor. Cem in bazı söylemlerinede katılmamak elde değil. *Bir devlet varki topraklarının göbeğinde (Tunceli) her ne amaçla olursa olsun terör estiriliyor ve yok efendim dağlıkmış yok efendim halk yardım ediyormuş gibi bahanelerle müdahale edemiyorsun. Bu kadar saçmalık bu kadar aptalca neden öne sürülemez. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Tunceli yimi temizleyemeyecek. *Buna ancak kargalar güler. * Devlet PKK yı nasıl yarattıysa öylede ortadan kaldırabilir. Yeterki Akp gibi korkak ve gerici beyinler başta olmasın. Akp başta olduğu sürece kürt devletide kurulur, ırakda bölünürki zaten bölündü, bizim başımızada bela olurlar. * Barış için AKP sonrada ABD gitmelidir. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Oh oh iyi Esir Türkleri Kurtarma Ordusu kurulmuş bile. *:lol:
* * Yahu arkadaşlar, tezkereye seviniyorsunuz ve Musul'u Kerkük ü falan hemen aldınız bakıyorum, bunun sonu da Turan olur inşallah. *:lol: Sizler hiç harita okumaktan anlar mısınız, hadi haritadan vazgeçtim Kandil neresidir, derinligi nedir, sınırdan kaç km içeridir, nasıl gidilir, nasıl gelinir hiç araştırma zahmetine katlandınız mı. * * Oranın arzi yapsının Dogu Anadolu daglarından daha çetrefil oldugunu, bir ucunda İran'ın Pjak ( iran pkk sı ) ile savaştıgını, bu savaş sonrasında İran ile enerji anlaşmaları yapıldıgını biliyor musunuz. Siz zannediyorsunuz ki orada Pkk şezlongları açmış Tsk yı bekliyor. Orada Pkk lı mı bulacagınızı umuyorsunuz. Nasıl bir bataklıgın içerisine çekilmek istendigimizin farkında degil misiniz. Daha Gabar dagındaki 80 kişilik grubu imha edememişsin, Kandil dagına gidip adam avlayacaksın. * * *Kandile kadar zahmet edeceginize sınırlarınızı korumayı deneseniz nasıl olur diyorum. Konyadaki teröristi nereye girip durduracaksınız, Arnavutluk'a mı. Bu tezkerenin ve Irak sınır harekatının bir tek faydası olabilir, belki iç kamuoyu rahatlar, rahatlatılır. Ama genel anlamda Türkiye öyle bir batagın içine çekilmek isteniyor ki sonuçları tahmin bile edilemez. * * *Tezkere ve operasyon taraftarı kuvvetlere bakalım. Başta Pkk, sonra hükümet, tüm milliyetçi, ulusalcı güçler koro halindeler. Irak'a girelim, Pkk da Irak'a gelin diyor. Amerika girmeyin diyor, Irak Kürdistanı girmeyin diyor. Amerikanın ki tavşana kaç tazıya kaç politikası, girin diyor gizliden, girmeyin diyor bagırarak. Bu meselede devlet, pkk, Abd aynı tarafta. Her zamanki gibi tüm gerici güçlerle birlikte. * * *Sorun bu ülkenin içerisinde anlayamıyormusunuz. Kemalistimiz ( kendisinin tanımı, yoksa bu sitedeki kemalistlere göre oy birligi ile kemalist degil ) Kürtleri Türkleştirmekten bahsetmiş , iyi de 84 yıldır zaten bunu yapıyorsun, savaşmaktan imhadan bahsetmiş, iyi de 23 yıldır zaten bunu yapıyorsun; insan bir geriye döner de biz nerede hata yaptık diye sorar. * * * Sevgili Burlap bilimsel düşünce yöntemi hakkında pek çok çevirin oldu. 84 yıl sonra geriye baktıgın zaman, 23 yıl sonra hala aynı şiddetle devam eden savaşa/teröre baktıgın zaman verilerden bilimsel yöntemi kullanarak ne şekilde bir sonuç çıkarmamız gerekiyor. * * * Sevgili degişim bu başlıgı açtıgın ve bu metni koydugun iyi oldu. Ben tezkereye hayır dedim, tüm tezkerelere de yaşamım boyunca hayır dedigim gibi. * * * *Bir de kemalistimizin *( kendisinin tanımı, yoksa bu sitedeki kemalistlere göre oy birligi ile kemalist degil ) devamlı emperyalizm diye haykırdıgını duyuyorum. Kim acaba bu emperyalizm bir ismi var mı. Hukuka göre azmettirenin daha fazla suçu vardır ve daha agır cezalandırılır. Şu azmettiricinin cezası ne olacak acaba. Azmettirici dururken maşalarla kavga etmek neye yarar acaba. Şu emperyalizmin adını koyarak ona yönelmesi gereken ekonomik, kültürel, siyasi ve askeri tavırları da bize vatanseverlik aşkıyla izah etse çok faydalanırız umarım. * * * *Haa bir de söylemeyi unuttum. Bence tezkerenin sınırları Sibiryaya kadar uzatılmalı. Sibiryada üç ailelik bir Türkiyeden gitme grup varmış, kendilerine Kürt diyorlarmış, şaşırmışlar. mauım bunlar hızlı ürüyor *:lol: , bir an evvel oraya kadar gidip onları da Türkleştirmekte fayda var diye düşünüyorum. *:cry: * * * *saygılarımla |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Tezkereye karşı imza mı ? :)
Hocam şaka gibi yaa... Bu sitede gördüğüm en akıl almaz forum konusu... Hiçbir zihniyet tezkere konusunda Türkiye'ye haksız olduğunu söyleyemez. Bakın İsrail'e, 2 israil askeri için Lübnanı yerle bir etti. Bizim daha ne kadar canlarımızın yanması lazım ki bu gidişe bir dur diyebilelim. Tezkereye karşı imza toplamaya yeltenen arkadaşların galiba bu pkk'dan canları yanmamış olcak ki bu kadar rahat konuşabilmekteler. Garip doğrusu *8O Bundan yaklaşık 3-4 ay evveline kadar bende işin barışçıl yollarla halledilmesi gerektiği kanaatindeyim ama bu düşünceyi savunurkende unuttuğum bir şey vardı...Karşı tarafın kumaş kalitesi... Karşındaki insan barışçıl yollardan anlamıyorsa sen ne kadar çırpınırsan çırpın elde var sıfır... Yarın 500'ün üzerinde milletvekili ile muhtemelen bu tezkere geçer. Yanlız dikkat edilmesi gereken bir noktada tezkerenin mutlaka amacına uygun olarak kullanılması. Yapacağımız herhangi bir yanlış hareket bizi zor durumlarda bırakabilir. Bu konuda dikkatli olmalıyız. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Camgöz kardeşim iletilerine dikkat et. mesajları en çok sandık odasına kaldırılan üyelerimiz yarışmasında iddialısın.
|
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
tezkereye karşı olanlar,sınırı geçip bizlere saldıranların da sınırötesi ve sınıriçi harekatlarına karşı çıkabilmelidirler.eğer daha önce bu konuda bir karşı duruşları yoksa yazıklar olsun onlara.
askeri çözüm işi bitirici bir çözüm olamaz tabii ki hiçbir zaman.ama mutlaka gerektiği kıvamda da savunma ve caydırma amaçlı olarak en sert şekilde uygulanmalıdır. ben kürt ırkına karşı bir düşmanlık taşıyan kimse ile henüz tanışmadım bu yaşıma dek.mahallede en iyi arkadaşlarımız hep karışık olarak kürtlerden de vardı.farkına bile varmazdık kürt olduklarının ,çocuklarımız da hala farkına varmıyorlar.patronlarımız,iş arkadaşlarımız da kürtlerdendi,aynı mesaiyi yapar aynı maaşı alırız,bir ayrım olmaz. hasta olunca aynı hastanede aynı doktor aynı ücret karşılığı bakar bizlere,sormaz hanginiz kürt diye. pkk kürt halkını temsil edemez ve adına konuşamaz.kendisi vahşi bir terör örgütü veya çetesidir. amma coğrafik ve demografik olarak da yurdumuzun en geri bölgelerinde,iş güc sahibi olamayan,fakir ve kalabalık aileler ağırlıklı olarak kürt ailelerdir.ihmal edilmiş bölgelerimizde yaşayagelmişlerdir.ben o bölgelerde o şartlarda yaşamak istemezdim.kendileri adına üzgünüm ve de devletimiz namına kendilerine mahcubum.devlet erkanı her vatandaşına asgari standartta insani yaşam alanları oluşturmadan,kendilerine şehirlerin en güzel havadar ve manzaralı yerlerinde evler,lojmanlar,dinlenme tesisleri,moral eğitim merkezleri,ordu evleri *vs yapıyorlarsa,maalesef yazıklar olsun onlara da demek zorundayım. |
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Ben tezkerenin gecmesini isterim ama ordunun Irak'a girmesine karsiyim. Tezkere gecerse bunun ABD uzerinde politik baski kuracagini ve onlarin oyalama taktiklerine rest cekmemizi saglayacagini dusunuyorum. Konu politika olunca blofsuz *basarili olunamayacagini *dusunuyorum. Turk ordusunun basindakiler de Irak'a girmeye can atmiyor diye dusunuyorum. Dikkat ederseniz secimlerden once Buyukanit ile Hukumet arasinda izin verilmedi - basvuru olmadi polemigi yasanmisti. Kimse girmek istemiyor zaten. Ama Turkiye'nin de korkak siyaset yapmasi bastan kayip olur. Karaliligimizi gosterip ABD'yi , dolayli olarak da *Irak hukumetini isbirligine zorlamaliyiz. Bence bir yillik sure verilmesi de bu amacla. O yuzden teskereye evet, ama K.Irak'a girmeye hayir diyorum.
|
Re: Tezkereye karşı imza verelim...
Türkiye'nin Kuzey Irak'a girmek istediğini sanmıyorum. Ordu da hükümet de bunu istemiyor aslında. İki nedenden tezkere çıkarılıyor. Birincisi elimizde bir tehdit unsuru olsun diye, ikincisi de iç kamuoyuna dönük. Herkes biliyor ki oraya girmek demek PKK ile çatışmak demek olmayacaktır. Olay tahmin edilmeyecek kadar hızla büyüyecek, mülteci kampları ve peşmergelere karşı bazı operasyonlar yapılacak, ki bunlar ister istemez olacaktır, çünkü PKK'nın mülteci kamplarından da destek aldığı biliniyor. Olaya peşmergeler ve Barzani de katılacak ve bu duruma ABD seyirci kalamayacaktır. İran'ın bile bundan birtakım çıkar hesapları olduğundan olay hızla gelişecek ve bölgeye Barış Gücü yada başka bir takım operasyonlar yapmak gereği ortaya çıkacaktır. Bu işlerin o kadar kolay olmadığını sanırım ordu da çok iyi bildiği için züccaciye dükkanına giren fil gibi davranmıyor, hatta nerdeyse hiç açıklama yapmıyor. PKK da işlerin kendi lehine gelişeceğini hesap ettiği için Türkiye'ye gel gel diyor. Böyle bir sürecin sonunda Kürdistan devleti resmi olarak kurulabilir diye düşünüyorum.
Peki DTP bunu neden istemiyor. Bu süreçte çok kan akacağını tahmin ediyor olmalı. DTP, bir Kürt devleti kurulması için değil, Türkiye içinde kültürel ve ulusal haklarını elde etmek için uğraşıyor. Bu gelişmeler sonunda PKK ile DTP'nin yollarının da giderek ayrılabileceğini düşünüyorum. Son eylemlere karşı net şekilde tutum aldılar zaten. Neler olacağını yaşayıp göreceğiz tabii. Benim tahminin Türkiye tezkereyi siyasi bir koz olsun diye elinde tutacak. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:10 . |