![]() |
abdulski
Danimarkada süleymanci bir ailede yetistim. Cocuklugumda ve "teenage" yillarimda süleymanci ve dindardim; hatta cuma namazlari ve teravihler kildirdim. 20 yasimda ilk önce seyhime (süleyman hilmi tunahan'a) ve cemaat-liderlerine olan inancimi kaybettim (islamla - hatta tarikatcilikla - bagdasmayan kurallari dolayindan).
Ve bir-iki ay baska müslüman cemaatlerle (hizbuttahrircilerle dahil - yani hilafetcilerle) görüstükten ve "gercek" mezhebi aradiktan sonra , muhammede olan tutkunluk, hayranlik ve inancimi da ne mutlu ki kaybettim. Okinono'nun Nurcularla gecen yillarini okudum ve sevindim; hepimiz bulundugumuz cemaatleri anlatsa, güzel bir arsiv haline dönüsebilir ileride. Sayfa yöneticileri uygun görürse ben de süleymancilikla ilgili islama veya mantiga uygun olmayan taraflarini bir yazida ele almak isterim. Saygilarimla, Abdullah |
Re: Ben Okinono
Dinlerden özgürlüğe hoş geldiniz. Forum kurallarımız gereği yeni üyelerimiz ,kendilerini tanıyacağımız bir süre (10 mesajla sınırladığımız) yeni başlık açamıyorlar. Sizin uzun soluklu aramızda olacağınıza inanıyorum. 10 mesaj kotanız dolduğunda açacağınız başlıkların ilgiyle izleneceğine eminim.
tekrar hoşgeldiniz. |
Re: abdulski
sevgili abdulski ,hoşgeldin. süleymancılıkla ilgili ,görüşlerinizi bekliyoruz.(tabiki 10 mesajdan sonra)
|
Re: abdulski
Sevgili abdulski hoşgeldin..
Katılımlarını bekliyoruz.. Sevgiler... |
Re: abdulski
Sevgili abdulski
Hoşgeldin, "Sayfa yöneticileri uygun görürse" demişsiniz, ne demek siz dilediğiniz anda ve ilgili kategoriyi bulduğunuzda birde aşinalığımızı sağladığımızda(10 mesaj) bilgileri paylaşabilir, katılımlarımıza ortak olabilirsiniz. Dünyaya hoşgeldin. |
Re: abdulski
hoşgeldiniz abdullah bey değişik cemaatlerden katılımların olması islamın öteki yüzünü değişik boyutlarıyla görmemizi sağlar katkılarınızı merakla bekliyorum
|
Re: abdulski
aramıza tekrardan hoş geldiniz abdulski. Demek ki bültenin bir faydası oldu, en azından iki senedir uzun süreden sonra sizi tekrar aramızda görmeye vesile oldu. Aman bu 10 mesajınız da bu kadar uzun süre almasın. *:lol: , deneyimlerinizi bizlerle paylaşmanız bizi mutlu edecektir.
* * * saygılarımla |
Re: abdulski
Sn. abdulski *hoşgeldiniz,
Ben de henüz 2 ay önce hoşgeldiysem de bu hoşgeldin partisine katılmak istedim :D Mesajlarınızı ve anlatacaklarınızı bekliyorum.Hernekadar bu cemattlerin içerisine tam olarak dahil olmasam da (hiçbirzaman ısınamamıştım) az çok bilgim var ama yine de onların içinde uzun süre kalmış birisinin anlatacakları ilgimi çeker. Saygılar. |
Re: abdulski
ben maximus, alkolü, pardon *islamı bırakalı 20 yıl oldu, araaaamızaaaa *hoşgeldiiiin
abdulski, *:D ( bizim tanışma şeklimiz alkol terabilerine yeni katılanları eskilerin karşılama şekline benziyor *:lol: *öyle bir ambians yaratayım dedim ) hoooşşgeeelddiiiin abdullssskiiii *!! |
Re: abdulski
su iki yil önce yazan abdullah senmisin yoksa?desne allah kaybolan bir koyununa daha kavusdu.
benden sadece meraba,,cünkü ikimizde iceriye giriyoruz,,icerdekiler hosgeldin desin.. saygilar |
Re: abdulski
Alıntı:
|
Re: abdulski
on mesaji kafaya takma *on defa hewallah yaz postala *hepsi bir dakkani almaz,bu yasak deyil,yasak olduguna dair hicbiryerde birsey görmedim..tekrar saygilar,,abdullah
|
Re: abdulski
Alıntı:
|
Re: abdulski
---------------------------------------------------------
|
Re: abdulski
Alıntı:
insanın trans haline islam diyoruz çünkü özde değil fark sadece biçimde ve süreçte ortaya çıkıyor :) Bu arada arkadaşlar abdulski'nin üyelik tarihidir 2005 yılı, muhtemel yoğun idi, belki ilgilenemedi, giremedi siteye, belkide 2 yıl sonra yine uğrar belki artık fırsatı ve vakti vardır ara, ara uğrar bizler gibi... |
Re: abdulski
Yeri gelmişken şeyhin uçmayıp müridin uçurduğu bir Süleyman Hilmi Tunahan hikayesi anlatayım, yıllardır dillerdedir:
Adapazarlı bir Süleymancı tanıdık İstanbul'a bir ahbabını ziyarete gider, evi bulur, kapıyı çalar ama açılmaz. Bir süre bekler, bakar ki kapı açılmıyor "Buraya kadar geldim, bari gidip hocaefendi'nin vaazını dinleyeyim" diyerek Şehzadebaşı camii'ne gider. Hocaefendi o sırada ev ziyaretlerinin usullerini anlatmaktadır, bizim tanıdık cami'ye girdiğinde şöyle der: Bir evi ziyarete gittiğinizde kapı açılmazsa biraz bekleyip bir kez daha zili çalın, gene açılmazsa evde yok diye kabul edersiniz. zira özel bir ihtiyaç gideriyor olabilir, abdest alıyor olabilir ve ilk zile yetişemeyebilir. Bu olay, hocaefendi'nin bir mucizesi olarak yıllardır anlatılır. Sayın abdulski, hoş geldiniz, ben şahsen yazılarınızı merakla bekliyorum. |
Re: abdulski
Sevgili abdulski, aramiza hosgeldin. Kalici olmani diliyorum ve yazilarini merakla bekliyorum.
|
Re: abdulski
Hoş geldin abdulski..... bir gün bir esnafla tanışmıştım cübbeli sakallı hatta sarık benzeri bir şey bile takıyordu.....biraz sohbet ettik Süleymancı olduğunu söyledi....anlattı ayinlerde süleyman Hilmi tunahan ın ruhu bunlara ziyarete gelirmiş nasıl yani dedim...ellerine süleyman hilmi tunahan ın arap bir fotosunu verirlermiş bu fotoya gözlerini kırpmadan bakarlarmış ve Belli bir sayıda tekbir okurlarmış sonra beyaz bir duvara bakınca şeylerinin görüntüsünü görürlermiş.....gülmekten yarıldım o an...çocukluğumda ilk okul tatil kitapları vardı birisinde bir şeytan resmi çizilmiş kara olarak ona bakın ve yüze kadar sayın sonra duvara bakın göreceksiniz derdi.... anlattım inanmadı.....sonra bir gün baktım kılığı kıyafeti değişmiş hayırdır dedim....haklıymışsın abi dedi...güldü...
* * Bir profosör gidermiş sohbetlerini dinlemeye süleyman hocanın ..bir gün demişki yahu ben seni dinlerken akıl gözümü açınca epeyi saçma ve komik geliyorsun ama duygusal bakınca ve aklı gözümü kapatıncada çok hisleniyorum....el cevap gelmiş hemannn... beni dinlemeye gelirken dergahtan içeri girerken aklınızı bir poşet içinde kapının önüne bırakın.... :D |
Re: abdulski
Kebapci kebap yapar, yogurtcu yogurt suleymanci'nin ne sattigini bayagi merak ediyorum.
*Abdulski, sitemize hos geri geldin. |
Re: abdulski
Süleymanı satıyorlar, adam öldü hala para ediyor tarikatın yöneticilerini yani oğullarını damatlarını zengin ediyor....
|
iki yil önce yazan abdullah ben degilim :-)
Alıntı:
Iki yil önce yazan ben degildim, gecen gün ilk defa yazdim. Ayrica bazi arkadaslar daha yeni kul-köle olmaktan kurtuldugumu zannediyorlar - 20 yasindayken, yani 11 sene evvel oldu bu olay; yani Muhammedin sözlerinin öncesi-sonrasi belli olmayan bir Yaratanin sözleri olmadigini anlamam 11 sene evvel oldu. Selamlar |
Re: abdulski
Alıntı:
Zaten beni 1996da süleymanciliktan (ve sonra tarikatciliktan ve dinden) uzaklastiran sebeplerden biriside bu - ölü olmasina ragmen diriymis gibi devam etmek: Genel tarikat kurallarina göre bir seyhin ölmesiyle rabita isi de biter (yani kalpten kalbe baglanma). Bu durumu bilen Süleymanci hocalar halka - ve bana 1990li yillarin basinda - Süleyman Hilmi Tunahanin nurundan ölümünden 40 yil sonrasina kadar devam edilebilecegini söylüyorlardi. Ki bu sacma lafin Süloya ait oldugunu bile zannetmiyorum. Herneyse, 1996 yilinda ölümünden 38 yil gecmisken, bana ve diger camideki müridlere ne söylendi dersiniz: Damadindan - organizasyonun Sülodan beri lideri olan Kemal Kacar Abi - *bu müddetin uzatildigini bildirmis. Yani koyun gibi bas bükmeye, süloyu tefekkür etmeye, nur beklemeye devam.. yalan üzerine yalan üzerine yalan.. |
Uzun bir tanitim
Mrb Thunderpoint, Dilaver, Frodo, Özgür Beyin, spartakus, osiris, dilaver, respendiyal, youf, vartor, gercekisim, maximus, enigma43 ve invitatio.
Yakin ve sicak mesajlarinizdan dolayi hepinize ayrica tesekkür etmek isterdim - beni gercekten cok sevindirdiniz. Sayfa (site) idarecileriyle ocak ayinda yayinlanmasi planlanan, süleymancilik (vs) ile ilgili tecrübelerim ile ilgili soru-cevap seklinde yazismayi kararlastirdik. O zamana kadar biraz daha kendimi tanitmak isterim. Adim Abdullah, 31 yasindayim, Türk-cerkez-dadas kökenliyim ve 5 yildir evliyim. Cocuklugum: Babam M.E.B. tarafindan 1978te Danimarka'ya ögretmen olarak gönderildi, ve ben de o yildan beri Danimarkadayim. Mesleksel hayatim: 2 yillik bilgisayarcilik yüksek okulunu okudum ve 1 yil calistim. 2002de iranli ve devrimci-sosyalist olan esimle evlendikten sonra tekrar üniversiteye basladim, ve Kamusal Yönetim ve Uluslararasi Gelisme okudum – su an tez yazmaktayim. Dindar yillarim: Cocuklugumdan beri ailemin egitimi sonucu cok dindardim. Diyanetin camilerinde ve Süleymanci camilerde kuran, hadis ve arapca dersler gördüm, cuma ve teravihler kildirdim, liseme mescit actirdim. Ayrica müslüman ve dindarken danimarkalilara (özellikle liseler ve üniversitelerde) islam hakkinda dersler ve konferanslara konusmaci olarak katildim (teblig amacli). Kulluktan kurtulmam 20 yasindaydim ve 1996 dönüsüm yildönümü oldu benim icin: Süleymanci tarikatimin tarikat ve mantik kurallarina - ayrica kuran ve hadise uymamasi - nedeniyle nihayet tarikatima ve tarikatciliga olan kör inancimi atabildim. ¨ Tarikatci hocalarin ve seyhlerin ya hayalci ya da yalanci oldugunu anladiktan sonra, hayal kirikligina ugramis olsam ve fazla moralim kalmasada, baska islam anlayislarina ve cemaatlere ilgi gösterme zamana gelmisti (bkz not 1). Aslinda bunlarin hepsini iyice taniyordum, ve cogu kendilerini hakyol ve diger cemaatleri günahkarlikla/küfür ile itham ediyorlar. Bir iki ay icinde hepsinden pes ettim, ve anladim ki sorun artik gercek cemaati degil, gercek inanci bulmakti. Artik serbestce düsünebiliyordum, biraz olsun korksamda dinsiz olmaktan.. Artik dinimi sorgulamaya basladim: - gercek cemaati/dini bulmayanlarin, özellikle dinsiz olanlarin cehennemlik olacagini artik kabullenmek istemiyordum.. ve bu aci müjdeyi artik danimarkali ateistlere ve hristyanlara ulastirmak istemiyordum.. - escinsellere seriatca hak görülen öldürme cezasini artik savunmak veya inkar etmek istemiyordum danimarkali ateistler ve hristyanlar karsisinda - köleligi, cok karililigi, cocuk yasindaki kizlarla evliligi, savas ve cihadi artik normal göstermeye calismak istemiyordum.. Danimarka’lilara islami sevdireyim, müslüman edeyim veya en azindan ithamlara karsi dinimi koruyayim derken, gerceklerin farkina daha kolayca vardim. Dindar ve ögretmen olan babam her zaman söyler bana: En iyi ögrenmek, ögretmek ile olur.. Hakliymis.. Artik tek amac: Bu dünya icin calismak - ve sadece müslümanlar icin degil Dindarken de haksizliga ve savasa karsi icin yürürdüm sokaklara – mesela filistin ve afganistan icin.. Cihat icin afganistana gitmeyi bile kisa olsada düsünmüstüm (mahmud esad cosan sayesinde).. Su an ama sadece yahudi ve dinsiz/hristyanlar tarafindan ezilen müslümanlar icin degil ugrasim.. sadece basörtüsünü takamayan türkiyeli bayanlar icin degil ugrasim... Artik dindarlarin, ve dincilerin yaptiklari haksizliklari da görüyorum.. Iranda seriat kamcisini yiyen, seriat tasi altinda ezilen, seriat tarafindan asilan insanlar icin de icim agliyor... (Esim iranli, ve her yil gidiyoruz) Sadece müslüman fakir halklar icin degildir ugrasim – artik Venezüela’daki fakiri de düsünüyorum ve üniversitede arastirmalar yaptim.. Dinci ve/veya irkci-milliyetci siyasetciler, hocalar, ögretmenler, askerler tarafindan kiskirtilan ve uyutulan halkim icin üzülüyorum.. malini ve kanini din veya toprak icin vermeye ve baskalarini düsman olarak görmeye kandirilan Türkiyeli ve diger ülkeliler icin.. Kürt olarak saygi görmeyen kürt halkim icin üzülüyorum.. mesela kürtceyi konusamayan halamin kürt-türk cocuklari ve kürtte olduklarini bile bilmeyen halamin torunlari icin.. ve ablamin kürtce iki kelime bile bilmeyen kürt-türk cocuklari icin.. Sevgilerimle Abdulski Not 1: Danimarka'da her müslüman mahallesinde istemedigin her cemaat var: Türkler arasinda diyanet haricinde, süleymancilar, adiyamancilar, kadiriler, nurcular ve fethullacilar, milli görüscüler vs. Diger milletler arasinda minhac-ul-kuran (tahir el-kadri), kadiyani/ahmediyya, vahabiler, habas/ahbas ve Halifelik/hilafet amaci olmayan her hangi bir calismayi (uluslararasi insani yardim ve islamci misyonerlik dahil) haram gören Hizbut-Tahrir’ciler / Hilafetciler. |
Re: abdulski
gercek dünyaya hos geldin abdulski.yalan yok *dolan yok,hersey gercek.
|
Re: abdulski
Sevgili abdulski, dunya bir insan daha kazanmis, beni sevindirdin.
|
Re: abdulski
Bir zarardan başka bir zarara dönmüşsün.Bu senin adına üzüldüğüm nokta.Sevindiğim nokta ise,seni şuandaki düşüncelerine göre değerlendirirsek,İslam'a daha yakınsın.Unutmaki Tanrı adına binlerce farklı ses çıkar ama bunlardan sadece 1 tanesi doğrudur.Senin gayretin bu 1 doğruyu aramak olmalıydı.Seni yaratanı inkar etmek değil.
|
Re: abdulski
sevgili hira, duygusal dincilik yapmak kolay. abdulskinin saydığı, şarlatanlardan hangisi ''tek olan allahın, tek
sesi'' hangisinde? yoksa bunlar, tanrısal oratoryo'mu? |
Re: abdulski
Sevgili Abdulski tekrar hoşgeldin, umarım Danimarka'da öğreterek öğrendiğin şekilde, şimdide öğretmeye-öğrenmeye devam edersin...
Sevgili Hiramusta, Abdulski'yi tombala ile kandırabileceğini düşünmüyorum, zira Abdulski, bu durumu yeterince izah etmiş. |
Re: abdulski
Sn. abdulski,
Hoş geldiniz. Ancak "En iyi ögrenmek, ögretmek ile olur" diye bir tabir kullanmışsınız yazınızda. Bu tabir bize, Sn ozgur_beyin'in imzasını hatırlattı. Biz, öğrenmekten önce öğretmeye çalışanlarız! Biz, kazanmadan önce harcayanlarız! Biz, daha başlamadan bitirenleriz! Biz var ya biz, çok büyük adamlarız. Hatalarımı, cehaletime bağışlayın |
Re: abdulski
Sevgili Mhmmd, buradaki söyleyiş öğretmek değil öğrenmek üzerinedir, yani yöntem olarak işlenmiş. Abdulski nasıl düşünerek söyledi bilmiyorum ama ben bu mahiyette olduğunu düşünerek cevap yazdım..
Biliyorum o halde öğreteyim değil anladığım kadarıyla, öğrenme yoluna çıkayım bu yolda da öğreteyim anlamında anladım.. Pedagoji olarak... Pedagoji bilgi değildir, bu dar anlamıyla bilgiye eriş-tir-me ve eriş-tir-mede yol, hazırlık ve yöntemler bütünüdür... Neden? Nasıl? Ne şekilde? Kime? gibi açmazların çözülmesi temellidir. Mesala bir bilginin sunulması demek sunulduğu şekli ile herkesin kavrayacağı demek değildir, önemli olan bilgiyi her seviyede insana, bireye değil topluma verebilmektir... Mesala ben son 10 yıl içinde bir çok eğitime katıldım, bazı sorularıda sordum, eğitimlerde, bilgi nerede ise o eğitim sürecinin %20 sini teşkil ederken %80 lik bir kısmı pedagojik di... Mesala toplam 30 kişilik bir eğitim sınıfına gözlemci olarak katılmıştım (3 hafta önce) ilk gün ilk saat de bütün katılımcılar çekimser, elleri önlerine bağlı, kafaları eğik bir durum sergiliyordu. Bu halde eğitmen hiç bir şey veremezdi sadece anlattıkları bir uyku ilacı olabilirdi. İlk 5 dakikada birden fıkra anlatmaya başladı, fıkrası biter bitmez katılımcılardan bir tanesine hemen soru sordu, diğerlerinede bir iki şey sordu. Şimdi sıra gözlemin ikinci adımına gelmişti, eller hala bağlımıydı? Hayır değildi, eller birbirinden ayrışmış, masanın üstünde ayrı ayrı durur hale gelmişti... İşte bu pedagojik kısım oluyor.. Daha ne örnekler vardı ki toplam 3 günlük eğitimin son günü bilgi gelir oldu. Çünkü eğitmen katılımcıların ne derecede içeriği anlayabileceği ve nereden nasıl izah edeceğini iyi belirlemeliydi... Kısaca öğretimi sadece alimin bilgi vermesi noktasına indirgememek gerekir diye düşünüyorum, öğretim bir bütündür, öğrenci öğretmen, öğretmende öğrencidir... Sevdiğim bir söz var "yargılayan yargılanır" |
Re: abdulski
Sn. spartacus,
Değerli hocam, kastımı anladınız. Kaldı ki, vermiş olduğunuz örnekte dahi eğitmenin bilgisini (teorik+pratik) haşrettiği pedagojik kısmı bile bilmekten geçer. Bilecek, aktaracak, öğretecek, geri dönüşümünde de ÖĞRENECEK. Yazınızın tamamına katılıyorum. Öğrenimin karşılıklı olduğu fikrine, bir bütün olduğuna, öğrenci öğretmen, öğretmende öğrenci olduğuna. Günümüz sığ kültürü ve sığ bilgiye kolay ulaşımdı belki de itirazım. Bildiğini sananların çokluğu idi belki beni sıkan durum. Ve gelinen noktanın son olduğu zannı. -Ben aydınlanıyorum, denebilecekken, -ben aydınlandım, demenin, -sadece benim bildiklerim doğrudur ve bundan başka da doğru yoktur, cümlesiyle benzerliğidir garipsediğim. Kim bilir? Ama her şeden önce, gerçek hocalığa/öğretmenliğe/eğitmenliğe olan özlemim var. Evet, doğru diyorsunuz "Yargılayan gün gelir yargılanır." İşte o gün yargılanmaktan korkmadan, bu gün hakkıyla yargılayabilecek olan YARGIÇ laradır hasretim. Hatalarımı, cehaletime bağışlayın |
Re: abdulski
Alıntı:
|
Re: abdulski
Sevgili Mhmmd
Seni çok iyi anladım, aslında yazdıklarım karşıt olsun şeyler değil, bu sözde benim düşündüğüm tarafı yani olumlu tarafı ifade edebilmek içindi. Olumsuz tarafını ise Sen özetlemişsin... Yargılayan yargılanır sözünde ise yine bir tarafını özetlemişsin, benim ifade etmek istediğim aslında bir gün gelecek olan tarafı değil o anda ki tarafı idi... Şöyle ifade edeyim; Mesala birisini yargılıyoruz diyelim, bu hukuksal bir yargılama değil, hakkında bazı düşüncelerimiz var ve doğal olarak bazı yargılarımız. Bu yargılarımız ön yargılarda olabilir bunuda önemsemiyoruz, burada kasıt; unutmayın ki üzerinde yargı oluşturduğunuz kişide sizin hakkınızda yargı oluşturuyordur Yani sorgulayan sorgulanır, irdeleyen, irdelenir vs :) Mesala birisi hakkında bir duygu belirtiminde bulunuyoruz, mesala olumsuz bir yığın yargılama sonucunda onu sevmiyorum dedik, oysa birde O'nun gözünde kendimizde aynı sorgudan geçiyoruzdur, peki ya o sizi seviyor mu? :) Bu nedenle (-)Antipati.......................Epati(0).......... ...................Sempati(+) Antipati, sempatinin tam tersidir oysa Epati ise tamda sıfır noktasındadır, yani hiç bir duygusal yüklenmenin olmadığı anlardır... kaygısızlıkla suçlandığımız yada suçladığımız her hal ve durumlar Epati'dir, forumlarımızda bir çok konuya İnançlarının getirdiği bir Epatilikle yaklaşan arkadaşlarımıza ulaşmak mümkündür, yazarken gayrı ihtiyari bildik bir kaç rutin eyi söyler geçerler, öğrenme yada öğretme yada yazılanları kendi ekseninde irdeleme sorumluluğu hissetmezler :) Neyse işte bu tabloda olmayan şey ise Empati dir, o bu tabloya girmemekte bu tablonun üstünde yani onun dışında bir yeri oluşturmaktadır, çünkü kendimizi olabildiğince karşımızdakinin yada anlamaya çalıştığımız kişinin yerine koymak durumudur... Bu bakımdan "yargılayan yargılanır" o halde empati gereklidir... Öğretim-öğrenim, karşılıklı bir empati ile mümkündür. Birisi diğerinden ayrılamaz, ayırma işlemini ise ancak cahiller yapar ki bunuda özetlemişsin :) |
Re: abdulski
abdulski,,ben bu güne kadar *süleymanci dendimi *demirelci saniyordum,,meyer bu süleyman baska süleymanmis,,ayakda uyuyormusumda haberim yok..sana fazla uzak deyilim,,rostock *civarindayim,,tekrar hosgeldin
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:00 . |