![]() |
Osmanlı'nın Türklüğü..
İlginç bir Osmanlı seviciliği ile karşı karşıyayız. Tarih deyince Osmanlı, Osmanlı deyince böbürlenmek geliyor aklımıza. Osmanlının, vakanüvis geleneğini anımsatan bir övünç atmosferiyle anılması yetmezmiş gibi, onların tam tersine ve hiç olmayacak bir şey daha yapılıyor: Vakanüvisleri cin çarpmışa döndürecek bir tarih yazımıyla Osmanlıdan adeta bir ''Türk asr-ı saadeti'' yaratılmaya çalışılıyor. Türkmen halk ve Türkmen beyliklerini boyun eğdiren, zulmeden Osmanlı üzerinden Türkçülük inşa ediliyor. *
Kabul etmek zorundayız ki Osmanlı Devleti'nin yıkılması, diğer tüm imparatorlukların yıkılması gibi hem tarihsel olarak kaçınılmaz hem de ''evrensel tarih açısından olumlu bir olgudur'' (T. Timur). Çünkü 20. yy imparatorlukların tarihsel olarak ömrünü bitirdiği bir çağın ifadesiydi. Ancak bu yıkılış egemen Türk-İslamcılık nezdinde hep bir ''felaket'' olarak algılanageldi. Öyle ki ''Cumhuriyet kuşakları bile, Osmanlı Devleti'nde Türk unsurunun yerini ve işlevini kavrayamadan, Viyana kapılarına kadar giden Kanuni'yle öğündü durdu'' (T. Timur). Bugün bize ''milli geçmişimiz'' diye öğretilen Osmanlı, gerçekte kozmopolit bir devleti ifade etmektedir. Kuşkusuz milli olmak tek başına bir erdem değil. Üstelik Osmanlı'nın gayri milli niteliği de, milletlerin henüz oluşmadığı bir zamanda kendi başına kötü veya iyi bir meziyet değil. Ancak Osmanlı üzerinden bunca çok ''milli'' böbürlenmeye gidildiği günümüz koşullarında, Osmanlı'nın gayri milli niteliğinin altını çizmek zorunlu. Bu bilinç, tarihin bir egemenlik aracı olmaktan çıkartılıp, insanlığın görece ilkel döneminde yaşanmış gerçekliğin bilgisi düzeyine yükseltilebilmesi anlamında da zorunlu. Mevcut resmi tarih yazımından, Türkmenlerin Osmanlı egemenliği altında yaşadığı gerçekleri, keza Osmanlının Türkleri nasıl gördüğünü de öğrenemiyoruz. Dolayısıyla ''atalarımızın tarihi'' diye bize belletilenlerden, gerçek anlamda atalarımızı da öğrenemiyoruz. Tam tersine hem atalarımızı hem de komşu halkların atalarını ezenlerin hamasi propagandasıyla dumura uğratılıyoruz. Esasen geçmişi ''milli tarih'' ekseninde okuma ve okutma çabası; ister onu bir milli böbürlenme nedeni yapmak, isterse milli olmadığı gerekçesiyle reddetmek şeklinde olsun yanlıştır. Çünkü imparatorluk tarihleri, hiçbir şekilde milli kalıplara sığamaz. Osmanlı tarihini ''Türklerin tarihi'' , Osmanlının savaşlarını da ''Türklerin savaşları'' olarak okumak/okutturmak, gerçekleri çarpıtmaktır ve ne yazık ki ikinci dönem Cumhuriyet tarihçiliği kendi nesillerine böyle bir tarih öğretmektedir. Kaldı ki Türklerin tarihi yazılacaksa bunun Osmanlı'ya karşı bir tarih olması zorunlu. Çünkü Osmanlı, öncelikle Türk beyliklerinin düşmanı, yokedicisi olmuştur; ikincisi kendi içinde otantik Türkmen kültürünün ciddi bir tasfiyesinden sorumludur. Dahası Osmanlı tarihi, diğer halklardan daha da ağır bir şekilde Anadolu halkına karşı saldırı ve katliamlar tarihidir. Osmanlı tarihi ile Türk tarihi arasında kurulacak ilişki, Osmanlının Türkmenlerce kurulmuş olması ve Osmanlının egemenlik kurduğu toprakların bir kısmının bugün Türkiye'nin kurulu olduğu topraklar olmasından ibarettir. Bunun dışında Türkler'in tarihi, Osmanlı'ların tarihinden çok Akkoyunluların, Karamanoğullarının, Safevilerin ve tabii Baba İlyas'ların, Şeyh Bedrettin'lerin, Pir Sultan'ların tarihi olabilir. Durum buyken Osmanlı'nın Türkmen Safevilerle savaşı, Türklerin ''İran-Acem-Şii'' devletiyle savaşı olarak öğretilebiliyor hâlâ! ' ŞALVARI ŞALTAK OSMANLI' Esasen tarihi ulusların ve uluslararası mücadelenin tarihi olarak okumak, tarihsel realiteyi anlamayı olanaksızlaştırır. Modern öncesi tarih, gerçekte ulusların henüz oluşmadığı bir sürecin bilgisidir; dolayısıyla tarihte kurulan devletlerin etnik bir bilinç ve etnik düşmanlıklar üzerinden kuruldukları iddiası, ancak aptalların veya insanları köleleştirmeye çalışan demagogların iddiası olabilir. Dahası Osmanlı egemen sınıfı ve kültürü, içinden geldiği Türkmen halkı ve geleneği dışlayan, kozmopolit bir gerçekliği yansıtmaktadır. Kaldı ki aksi iddiada olanlara, Osmanlı yönetici kastı Kapıkulu içine Türk alınmadığını, buna karşılık çoğunluğunun Sırp ve Rumlardan oluştuğu bilgisini de özellikle anımsatmak gerek. Bizi modern tebaalar olarak yaşatmak isteyenlerin uydurduğu Osmanlı tablosunun aksine, Türkmenler hiçbir zaman kendilerini Osmanlı saymamışlar. Tabii Osmanlı da hiçbir zaman Türkmenleri kendinden saymamıştır. Anadolu'nun Türkmen halkı için Osmanlı; ''Osmanlı hanedanına, sarayda yaşayanlara, Osmanlı idare teşkilatına mensup, Osmanlı idare teşkilatında görevli, kentlerde yaşayıp bu devletin çeşitli alanlarında hizmetinde olan kişilere verilen addır'' (Z. Sarıhan). Halk, özellikle de Türkmen halkı, kendi kimliğini Sarayda oluşturulan Arap, Acem ve Bizans kırması kimlikte değil, Baba İshak'ta, Yunus Emre'de, Hacı Bektaş'ta, Pir Sultan Abdal'da, Nasrettin Hoca'da, Şeyh Bedrettin'de, Köroğlu'nda, Karacaoğlan'da, Dadaloğlu'nda bulmuş; daha doğrusu bunlar, onun siyasal önderi ve kahramanları, ozanları, mizahçıları, düşünürleri ve insancıl yüzü olarak tarihte yer almışlardır. Oysa Osmanlı egemen aklı Yunus Emre yolunda yürüyenlere, bizzat Şeyhülislam Ebussuud Efendinin fetvasıyla düşünüş ve yaşam tarzları ''küfür'', cezaları ''ölüm'' yargısı biçilmiştir. Türkmen deyişinde olduğu gibi halk için Osmanlı; ''Şalvarı şaltak Osmanlı / Eğeri kaltak Osmanlı / Ekende yok biçende yok / Yemede ortak OsmanlI'' olmuştur (F. Sümer). Dadaloğlu gibi direnme gücünü bulmuş olanlar için ise, kurtulunması gereken bir düşmandır Osmanlı; ''Belimizde kılıcımız kirmani / Taşı deler mızrağımın temreni / Hakkımızda devlet etmiş fermanı / Ferman padişahın dağlar bizimdir.'' Osmanlı'ya kapılanmak isteyen Türkmenlerin çizdiği tablo ise, Mesihi'nin dizelerinde, Osmanlı mekanında Türkmene yer olmadığının dramatik bir ifadesidir: ''Mesihi gökten insen yer yok / Yüri var gel Arabdan ya Acemden.'' Osmanlı'nın Türkmen'e bakışı da alabildiğine aşağılayıcıdır. Osmanlı bürokrasisinin en gözde iki ismi bu bakış açısını şöyle yansıtır: Hoca Sadeddin Efendi, ''Başına tac aldı çıktı ol pelid / İtdi bi-idrak etrakı mürid'' (yani Şah İsmail'i kastederek, bir alçak başına taç alıp çıktı / idraksiz Türkler etrafında mürid oldular) derken, Koçi Bey, Yeniçerinin ''bozulmasını'' , Ocak'a ''Harem-i Hümayun'a hilaf-ı kanun Türk ve Yörük ve Çingane ve Yahudi ve bi-din, bi-mezhep nice kallaş ve ayyaş...'' (yani kanun yasak etmesine rağmen Türk, Yörük, Çingene ve Yahudi dinsiz, mezhepsiz, kalleş ve ayyaş) girişiyle açıklayarak, Osmanlı resmi siyasetinin Türkmen'e bakış açısını ortaya koyar. Adli mahlasıyla şiir yazan padişah II. Beyazıt'ın, ''Değme etrak ne bilsin gam-ı aşkı Adli Sırr-ı aşk anlamaya hallice idrak gerek'' Türkçesiyle, ''Türkler ne anlar aşktan Adli / Aşkın sırrını anlamaya epeyce akıl gerek'' diyerek, aynı bakışı yansıtmaktadır. Bir diğer örneğimiz Osmanlı Divan edebiyatının en seçkinlerinden Baki'ye ait; okullarda çocuklarımıza ''en büyük Türk atalarından'' diye tanıtılan Kanuni'ye sunduğu şiirinde; ''Her tac olmaz fahr-u fena ehline sertac Türk ehlinüney hace biraz başı kabadır'' der. Yani, ''her taç yoksulluk ve yokluk ehline baştacı olmaz. Ey hoca Türk toplumundan olanın başı kabadır, sultan olma yeteneğinden yoksundur'' demektedir. ' ETRAK-I Bİ İDRAK' Geçmişine böylesi yabancılaşan bir sarayın kültürel olarak da geçmişini sürdürmesi düşünülemezdi. ''Saray'da anadili Türkçe olan pek az insan bulunması'' (P. Mansen) bir yana, kullanılan resmi dil de, her ne kadar Türkçe temeli üzerinden yükseliyorsa da, Farsça ve Arapça kelimeler ve asıl önemlisi bu dillerin gramerinden türetilmiş Osmanlıcaydı. Osmanlı kurumlaştıkça, halk ile Saray arasındaki uçurum, kendini dilde de göstermek üzere derinleşiyordu. Aşık Paşazade'nin de belirttiği gibi, Osmanlı'da; ''Türk diline kimesne bakmaz idi Türklere hergiz gönül akmaz idi Türk dahi bilmez idi bu dilleri'' Dildeki bu yabancılaşmada kendini gösteren Osmanlılık, aynı zamanda bu yeni kırma diliyle halkı aşağılayan bir egemenliğin de oluşturucusuydu. Dolayısıyla bu süreç, ''Türk devlet geleneğinin bir evrimi'' olmaktan çok, yeni faktörlerle birlikte ona yabancılaşan bir nitelikle Osmanlılaşma süreciydi. Bu çerçevede ''Türk'' kelimesinin resmi görevlilerin rapor ve yazılarında genellikle aşağılama ve küçümseme ifadeleri olarak kullanıldığı gerçeği de çarpıcıdır: İbn-i Kemal, Naima, Hoca Saadettin Efendi , vb. aynı zamanda şeyhülislam, vezir gibi yüksek görevler de yapan, Osmanlının resmi tarihinin de yazıcıları olanların kaleminde Türkler (ve Kürtler); 'Türk-ü sütürk' (azgın Türk), 'Türk- bed lika' (çirkin yüzlü Türk), 'Etrak-ı bi idrak' (anlayışsız-akılsız Türkler), 'Nadan Türk' (kaba, cahil Türk), 'Eşirra-Etrük' (şerli, çok kötü Türkler), Kızılbaş-ı evbaş (kızılbaş rezili), Etrak-i na-pak (pis, murdar Türkler), Ekrad-ı bi akl u din , cemaat-ı kallaş (akılsız ve dinsiz Kürtler, kalleş cemaat), vb... Bu ifadelerden başka bir milliyetin Türk düşmanlığını çıkarmamak lazım kuşkusuz. Ancak egemen sınıf olan devşirme kapıkulu ve Saray'ın reayaya, halka, dolayısıyla başta Türkmen olmak üzere Anadolu halkına karşı aşağılayıcı bakış açısının ideolojik dışavurumu ile karşı karşıyayız. 24/6/2006 *Erdogan Aydın |
Re: Osmanlı'nın Türk'lügü
|
Re: Osmanlı'nın Türklüğü..
Sorular ve sorular....
Neden ? Osmanlı Türkmenleri neden baskı altına almıştır? Türk oldukları için mi, kendilerini ne olarak görüyorlar dı peki-Osmanlı-Müslüman-Ümmet-Sünni? Türkmenler neden Osmanlıya karşı sürekli başkaldırmıştır? Türkmen oldukları için mi? O halde Alevilik neden "siyasi" bir tehdit olarak görülmüştür peki?! Safevi Devleti neden Türk devleti iken(siyasi özne bumuydu acaba) çatışmalarda böyle ifade edilmemiştir? Mesala Çaldıran savaşını neden Türkler kazanmıştır denir? Resmi tarih neden Feodal dönemde mezhebi, yani asıl toplumsal örgüyü oluşturan Ümmet'i(dini toplumsal yapı) değilde milleti baz alır, 18. yüzyıl sonrası değişen siyasi anlayış gereği Avrupalılardan mı böyle öğrenmişlerdir? iyide o halde neden azınlıkda kalsa, İran'da sünni yada diğer mezheplere baskı olmuştur? Onlarda Türk oldukları için mi? Feodal kurumsallaşma gereği öne çıkan ümmet ise ve feodal iktidarın politik yapısı gereği, ümmeti birlik, devlet olma hakkına yol açıyor ise, Alevilik siyasi bir tehdit olarak görülmüş olabilir mi? Diğerinde ise başka mezhepler? Neden?... Resmi tarih anlayışı bilimsel görüşden yoksundur. Bu gün osmanlı üzerinden milli bir böbürlenme yaratmak veya bu bahisle Osmanlı üzerinden Millete dayalı bir siyasal örgütlenmekden bahsetmek, kabul edilebilir ve kanıksanabilir bir tarih masalı uydurarak, övgüler dizmek gerciliktir. kaldı ki Milli mücadele her şeyden evvel Osman'lıya karşı verilmiştir, o halde Osmanlı'nın sağlam iktidarını millete dayandırmak, kafaları bulandırmaktır. Osmanlı'nın tüm siyasi karar ve baskıları "milli" kriterlerle değil "egemen sömürünün" dayandığı temel dayanak noktası "ümmet", din olarak işlenebilir. Siyasallaşan ve kurumsallık kazandırılan "ümmettir" çünkü. Önceleri bir çok girişimle açılan Fransız ve İsveç tarafından getirilen uzman subayların eğitim vereceği askeri okullar açıldı. Ancak Yeniçeri Ocağı henüz lav edilmediği için pek başarılı olunamadı. Daha sonra ise Yeniçeri Ocağının kaldırılarak yerine "Asakir-i Mansûre-i Muhammediye" kuruluşu vardır. Yine bu kurumda öne çıkan, görüldüğü gibi milli değil Ümmiyettir. Daha sonralarda ise 19. Yüzyılın ilk yarısında(1830 lar) mektebi harbiye nin kuruluşu vardır. Önceleri Fransızların etkin olduğu eğitim ve öğretimde, sonraları sanayide gelişmeler ve Alman ilerleyişi üzerinde Almanlar almıştır... 1848 zaten Almanya'da sanayi devrimidir.... Burada demek istediğim "millileşmek" hem o yıllara tekabül ediyor ama hemde Osmanlı kendi iktidarının sonunu yeni gelişmekte olan, yeni tipde devlet ve örgütlenme yapısında görüyordu. O nedenle teknolojik olarak geride kalmama gayretleri, diğer taraftanda resmi kurum ve kurulaşlarda "milli akımların" yayılmasına olanak veriyordu. Zaten öğretmenler Fransız, İsveç, Alman Subaylar yada öğretmenleriydi.... Mektebi harbiyede bir çok subay "milliyetçilik", "Türklük" akımları yaydığı için cezalar almış, kimileride idam edilmiştir! Bunun altında yatan gerçek özne ise, siyasidir. Çünkü Osmanlı ümmet teşkili üzerine inşaa edilmiş, feodal bir yapı iken, "milli" birlik ve beraberlik, "milli" kurum ve kurumsallaşma Feodal sistemi yıkacak, onun yapısıyla çatışan, yıkmakta olan yeni tipde bir devlete işaret ediyordu. |
Benim merak ettigim; Osmanli'da Yoruk ve Turkmen'ler farkli topluluklar midir? Yoksa kasitli olarak boyle mi lanse edilir resmi tarihte?
|
Osmanlının seceresi.
Osman Gazi- Ertuğrul Gazi'nin oğlu, Ertuğrul Gazi -Gündüz Alp (Süleyman Şah)'in oğlu, Gündüz Alp -Kaya Alp'in oğlu, Kaya Alp-Kızıl Buğra'nın oğlu, Kızıl Buğra-Baytemir'in oğlu, Baytemir-Aykutlu'nın oğlu, Aykutlu-Tuğrul'un oğlu, Tuğrul-Kaya Batur'un oğlu, Kara Batur-Sakur'un oğlu (Sultan Cem ve Bayati'ye göre bu secere 46.kuşaktan Mete Han'a dayanır.) Bu soy Anadoluya Türkistandan gelip 160 yıl kadar Van'da ikamet etmiştir.Van-Ahlat çevresinden Ankara'ya oradan da Eskişehir-Bilecik-Kütahya yani Bizans sınırına gelmişlerdir.Ertuğrul gazi Çobanoğullarına Çobanoğulları Selçukluya bağlı idi daha sonra Kayılar Germiyanoğullarına bağlandılar.Selçuklular İlhanlılara İlhanlılar Tebriz'e Tebriz Pekin'e Büyük Kağan'a bağlı idi. Tabi ki Timur'un Bursa'yı yağmalasından dolayı kesin bilgiler yok olmuştur.1402 den öncesi bilgiler doğruda olmayabilir. |
Kemalist rejim tarafindan beyni igdis edilen bireyler Osmanli'nin Turklugunu begenmez elbette. Osmanli'da yabanci dusmanligi yoktu, isyan etmedigi muddetce kimseye durduk yere baski veya zulum de yapmazdi. Tanzimat'tan sonra dinler arasinda uygulanan farkli standartlari da ortadan kaldirmislardir.
Kendilerini cumhuriyetin oz evladi olarak goren irkci zihniyet sahibi insanlar, Osmanli'nin Turklugunu asagilar. Onlara gore Osmanli devsirmedir, hepsinin anasi yabancidir, Arap usagidir falan filan. |
İran'daki Türkmen devlet beyleride Pontus İmparatorunun yok bilmem Bizans tekfurlarının kızları ile evlenmişlerdir.Yabancılar ile evlenmek sadece Osmanlılara has bir durum değildir.
Fakat tarih kitaplarımızda Memluk devletine ve safevilere karşı kazanılan savaşların Türkler büyük savaş kazandı diye gösterilmesi tarihi çarpıtmadır. Osmanlının adı Devleti Aliye Osmaniye iken Memluk devletinin adı Dawlayi Türkiyyedir. |
Osmanli'da vatandaslik haklari irkci zihniyete gore belirlenmez ve yabanci dusmanligi yapilmaz.Nufusunun yarisindan fazlarsini gayri muslimler olusturur. Ama o donem bile yabancilar tarafindan hem Ottoman hem de Turkey olarak adlandirilmistir. Hakim millet Turklerdir ama diger milletler ezilmez, ozerklige sahiptir ve kendi kendilerini yonetirler. Isyan etmeyen hicbir baskiya maruz kalmaz...vs vs
|
Osmanlı Safevi Memluklar hernekadar Türk devleti olsalarda katalizör olan Türklük değil İslamdı.
Bunu en basit örneği Çaldıran savaşıdır.Çaldıran savaşında kızılbaş Kürtler Safevi ordusunda sünni Kürtler Osmanlı ordusunda yer almışlardır. |
Valla butun Avrupa Osmanli'yi Turk imparatorlugu olarak kabul etmis ve Turkey adini vermis. Ama Osmanli'da irkci veya milliyetci bir devlet anlayisi yoktu. "Bu adamlar Turkmen, onlara torpil gecelim" mantigiyla devlet yonetilmezdi
Sah Ismail, Yavuz Selim'e yazdigi bir mektupta "sende Turk musun be Arap usagi" gibisinden bir ifade kullanmis . Belli ki Turkmenler Osmanli'nin Turklugunu begenmiyorlar. Onlara gore Arap usakligi cok kotu bisey olmali. Ayni ifadeyi bugun bile kullanan bir partinin olmasi ise bu partinin Turkmenlerin ruhuna neden bu kadar cok hitap oldugunu gosteren bisey belki de. MK'nin da Araplari asagilayan bir suru beyanati olmustur zaten |
Alıntı:
|
Sevgili dilaver;
Yazınızı ilk satırından son satırına, tek bir sözcüğünü bile kaçırmadan yudum yudum yudumlayarak okudum. Doğrusu Osmanlı'yı çok güzel tahlil etmişsiniz. Sizi kutlarım. Benim "Osmanlı Üzerine" adlı yazılarımda kullandığım ifadelerin bir benzerine sizin yazınızda rastlamakla şaşkınlık ve gururu bir arada yaşadım. Teşekkürler sayın arkadaşım... |
Alıntı:
Osmanlı seviciliği bu kadarmantığını köreltmiş olamaz değilmi? isyan etmediği müddetçe diyosun, iyi güzel, Pek alâ bir Kemalist de çıkıp diyebilir ki Tc (Kendine iç tehdit görmediği sürece). Bırak hayal aleminde yaşamayı artık, Türkiyedeki devlet geleneği dahi pek alâ Osmanlıdan mirastır, yukarıda gösterilen delillere de (Kemalist, ırkçı) vs gibi ithamlardan daha makul bir cevabın varsa ne alâ... |
Valla Osmanliyi yeteri kadar Turk bulmayanlar cocuklarina Turk tarihi olarak Azerileri veya Perslileri anlatabilirler. Ama butun dunya Osmanliyi Turk imparatorlugu olarak kabul etmistir. Turkmen asiretler arasindaki hanedan olma kavgasini Turk dusmanligi olarak yorumlamak isteyenler oyle yapsin. Bizim her goruse saygimiz var. Ben Osmanli'nin cok kulturlu yapisini begeniyorum zaten, irkci olsam kemalist takilirdim oyle degil mi?
|
Alıntı:
Memluk elçilerinin Papalığa cem Sultanı rahat ettirsinler diye ödedikleri rüşvet düşünülünce Cem Sultanın atının ayak izlerini öptükleri düşünülünce olabilir haklı olma ihtimalin yüksek.Fakat doğruda olabilir.Osman Gazi'nin soyu Mete'ye dayanmadığını varsaysak bile sonuçta o soya dayanır.Adamın Rus olacak hali yok heralde. Zaten Timur Osmanlının erken kayıtlarını yok etmiştir. |
Alıntı:
Türkmenleri ırkçılıkla suçlamış oluyorsun be kardeşim zoruma gidiyor.Halep Türkmeni olarak senin bu anlayışını kınıyorum. Mercidabıkta Ridaniyede Türkmen ve Araplar Osmanlı istalısına karşı birlikte savaşmadılarmı.Yavuz Mısırda Arapları kırmadımı. |
Jadi buyurmuş ki;
"Valla Osmanliyi yeteri kadar Turk bulmayanlar cocuklarina Turk tarihi olarak Azerileri veya Perslileri anlatabilirler. Ama butun dunya Osmanliyi Turk imparatorlugu olarak kabul etmistir. Turkmen asiretler arasindaki hanedan olma kavgasini Turk dusmanligi olarak yorumlamak isteyenler oyle yapsin. Bizim her goruse saygimiz var. Ben Osmanli'nin cok kulturlu yapisini begeniyorum zaten, irkci olsam kemalist takilirdim oyle degil mi?" Hemen hemen her cevabi mesajında, ya da açtığın her konuda Mustafa Kemal'i eleştirmek, onun büyüklüğünü ve tarihi kişiliğini zedelemek adına elinden gelen herşeyi yapıyorsun. Gerçi, bu konuda yazdıklarının tamamı gülüp geçilecek şeyler... Ama neden...? Ermeninin Atatürk düşmanlığını anlayabilirim. Yunanlının Atatürk düşmanlığını anlayabilirim. Osmanlı hayranlarının, fanatik dindarların Atatürk düşmanlığını anlayabilirim... Peki ya sen... Senin kuyruk acın ne? Cidden merak ediyorum. "...Irkçı olsam kemalist takılırdım..." buyurmuşsun. Yaşın, başın nedir, tahsilin nedir bilmiyorum ama, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduğun belli. Bir Atatürk'çü olarak senden rica ediyorum. Sakın ha, sakın, Atatürk'çü olma... Git dinci ol, Osmanlı'cı ol, Amerikancı ol, istersen musevi ol, ortodoks ol, protestan ol, putperest ol, Akp'li ol, falcı ol, üfürükçü ol, istersen de artist ol... Ne olursan ol, ama "Kemalist" olma!... Tamam mı arkadaşım. Senden gelecek hayır... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Evet Osman'ın kurduğu Devlet-i Aliye Osmaniye Türktür Kemal'in kurduğu Türkiye Cumhuriyeti de Türktür.Memluk da Türktür Safevi de Türktür. Türk olmak veya olmamak ancak akılsızlar için bir anlam ifade eder.Bu konuda anlaşıyoruz.Zati kemalistlerin Türkiye Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan Türktür deyip vay Osmanlı ailesi gayri-Türk kan taşıyor demeside anlaşılır değil. |
Alıntı:
|
Alıntı:
http://www.google.com.tr/url?sa=t&rc...TC9l_e-6j7YFYw Bu Türkmen arkadaşların görüldüğü üzere Osmanlı ile arası gayet iyi.Birde şu http://www.google.com.tr/url?sa=t&rc...gDQXzYGk9NMAdQ Türkmen arkadaşlar varki (benimde dahil olduğum soy) Osmanlı ile pek anlaşamamışlardır. |
Merhaba,
Şecereyi izlediğim , takip ettiğim kadarıyla Osmanlı Hanedanlığı , genetik olarak Türk başlamış , ne olduğu belirsiz son bulmuştur... Ayrıca Osmanlı Türkler'e " IRKÇI " yaklaşmış ve her zaman Türk soyunu " hariç " tutmaya gayret etmiştir...Özellikle Hanedanlık ve hanedanlığa yakın " yönetim " kademelerinde... Sağlıcakla kalınız... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Sn.Jadi....Osmanlı , OSMANLI dır...Hiç bir zaman " Türklüğünü " öne çıkartmıyor ki...O yüzden şaşılacak bir şey yok...Baki 'nin Kanuni'ye sunduğu şiiri biliyorsunuzdur sanırım , alıntılamaya gerek duymuyorum... Horasan Erenlerinden ekol Ahmet YESEVİ 'nin " Türkçe " kullanma ısrarına bakınız , bir de bir nevi Osmanlı'ya start verdiren Edebali'nin Osmanlı'sındaki " Türkçe " düşmanlığına bakınız... Antik Roma ve Roma İmparatorluklarının " Hanedanlıklarına " bakınız , bir de Osmanlı Hanedanlığında yaklaşık % 90 civarında DEVŞİRME eş ve anne furyasına bakınız...Diğer İmparatorlukları inceleyiniz , yönetim açısından , bir de Osmanlı'da ki neredeyse hiç Türk SADRAZAM olmamasına , olanların da boğdurulmasına bakınız... Türkmenlere yapılanları saymıyorum bile... Tüm bunlardan sonra ne düşünelim....Söyleyin de onu düşünelim... Sağlıcakla kalınız... |
Sn bursali
Son donemlerde tarihi seylere merak saldigim icin ozellikle Osmanli'yi icine alan cok sayida yabancilarin yazdigi kitaplar okuyorum veya okumasam bile on sozunu falan okuyup elimden gecirmis oluyorum. Bu kitaplarin hepsinde Osmanli Turk imparatorlugu olarak gecmektedir. Yani dunya tarihine adini bu sekilde yazdirmislar. Bunlari soylerken sanki Osmanli'ni Turkluguyle ovunuyormus gibi bir duruma dusmek istemem. Sadece bir bilgi aktarimi. Bildigim kadariyla Osmanli'da Turkmenler 2. Mahmut donemine kadar askerlik isiyle istirak ederdi. bu sebeple ticaret ve zanaatkarlik gibi meslekler gayrimuslimler tarafindan yapilirdi. Yani Turkmenler o donemin sartlarinda en imtiyazli mesleklere geliyorlardi. Onun disinda Osmanli'nin dili veya kulturu yeteri kadar Turk olmayabilir. Benim acimdan bunun cok bir onemi yok sadece yabancilarin gozunde bir Turk devletiydi bunu soyluyorum |
Merhaba,
Ok.sevgili Jadi...Ben de genelde yazdığım tablonun genetik devamlılığı açısından ve Devlet-i Aliye 'nin etrafındakilere bakarak söylüyorum bunu zaten...Başlangıcı Türk ve Kayı boyu zaten...Sonrası sorunlu... Ayrıca askerlik işinde Türkmenlerin olması ilk gayet doğal , Orhan Gazi'nin Hacı Bektaş-ı Veli 'den etkilendiği bilinen bir şey...O teşkilat üzerinde en fazla emek sarfeden Geyikli Baba 'dır zaten ki O da Hacı Bektaş-ı Veli gibi Horasan Erenleri ekolündendir... Ancak aynı Yeniçeri , " Türkmen " kıyımında da vardır...İşin içine siyaset girince , din girince kin , ne soy - sop tanır ne başka bir şey...Yani Yeniçerinin Türkmen ağırlıklı olması ortaya çıkan tabloyu değiştirmiyor maalesef... Ayrıca bu konu tamamen yorum meselesi... Sağlıcakla kalınız... |
Alıntı:
Ben de nette gezinirken, soyle bir makale carpti gozume, o sebeple merakimdan sordum. Cevap icin tesekkurler. 9."Türkmen" ve "Yörük" ne demektir? Türkmen is*mi Türk aşiretleri*nin kökenlerini belirlemek için yabancılar tarafın*dan verilmiş bir ad idi. Ancak da*ha sonra Türkmen kelimesi aşiretin hayat tarzını yani konar-göçerliğini ifade etmek için kullanıldı. Türkmenlere, 15. Yüz*yıldan itibaren "Yörük" de de*nildi. Yörük kelimesi "yürü*mek" filinden türetilmeydi ve aşiretlerin konar-göçer yapısı*nı belirtmek için söylenirdi. Bir iddiaya göre, Osmanlı yönetimi Anadolu'daki en bü*yük rakipleri Karamanlıların Türkmen olarak ortaya çıkma*sı yüzünden, kendi toprakla*rında kalan aşiretleri "Yörük" diye niteleyerek Karaman Bey*liği ile ortak bir paydayı engel*lemek istemişti. Diğer bir iddiaya göre Anadolu'ya ilk gelen konar*göçer Türkler, "Yörük"; ikinci göç dalgasıyla gelenler ise, "Türkmen" olarak nitelen*dirilmişlerdi. Bazı araştırmalarda Yörük ve Türkmenlerin ayrı ayrı ve farklı bir etnik grup gibi gös*terilmesi yanlış ve kasıtlıdır. Yörük ve Türkmenler aşiret hayatı yaşayan Türklerdir. http://groups.google.com/group/merak...3b6a217c9b9494 |
Buna dair bir kac kaynak eklemek istiyorum.
1 İTÜ öğretim üyesi, antropolog Timuçin Binder Anadolu`nun 1071 sonrasında Türkleştiği savına karşı çıkıyor: Buradaki insanın tarihi 40 bin yıl öncesine uzanıyor.. [...] GELENLER YÜZDE 10-15 * Genetik araştırmaların Türklerle ilgili ortaya çıkardığı en büyük sonuç ne? Türkiye`de yaşayan insanların büyük bölümünün 40 bin yıl önce de bu topraklarda yaşamış olmaları. Yani Türkler 1071 yılında Anadolu`ya gelmedi hatta 40 bin yıldır buradan kıpırdamamışlar. Bu topraklara aitler, Orta Asya`dan geldiği söylenenler buralı aslında. * Orta Asya göçü olmadı mı? Oldu ama gelenlerin sayısı çok az. Gen araştırmaları bugün Türkiye`de yaşayan insanların ne kadarının Orta Asya kökenli olduğunu ortaya çıkartıyor. Buna göre Türkiye`nin genetik yapısı tarih öncesi dönemde bugünkü şeklini alıyor. * Göç edenler ne kadar az? Bu rakam ortalama yüzde 10-15 civarında. Yani Orta Asya`dan bu topraklarda yaşayanların yüzde 10-15`i gelmiş ve nüfus yapısını da değiştirememişler. Hiç de Orta Asya`dan Anadolu`ya `bir kısrak başı gibi uzanan` bir durum söz konusu değil. Orta Asya göçü bir efsane. Zaten gelen az sayıdaki insanın geni de çok daha kalabalık yerli toplulukların içinde kaybolmuş. Ayrıca gelenlerin Türk mü, İranlı mı veya Afgan mı olduğunu da bilmek çok zor. [...] *Göç edenlerin sayısı ve etkisi bu kadar az ise Özbeklerle, Kırgızlarla veya Türkmenlerle bağımız nereden geliyor? Gen araştırmalarında çıkan sonuç Türkiye`de yaşayanların hiç de Türkmenlere, Özbeklere çok yakın olmadığıdır. Hatta uzak da diyebiliriz. Akrabalık ilişkisi anlamında ise Türkiye`de yaşayanların biyolojik olarak Orta Asya`yla bağlantısı yok. Sadece göç eden küçük bir grubun var. Eğer illa ki kan bağı olarak tanımlamak istenirse böyle bir kan bağı da yok. * Türk Cumhuriyetler`iyle bir bağlantının olmaması bilinen veya resmi tarihe çok ters... Evet, resmi tarih sorunlu. Gelişmeler de resmi tarihi çürütüyor ve bu durumu sorgulamamız gerekiyor. Çünkü genler Türkiye`de yaşayanlar ile Orta Asya`dakiler; Türkmenler, Özbekler arasında var olduğu söylenen biyolojik yakınlığı yalanlıyor. İnsanların kafasında bizim Türkmenlere, Özbeklere, Uygurlara hatta Moğollara yakın olduğumuz gibi yerleşik fikirler var. Buradan yola çıkınca sonuç şaşırtıcı oluyor. [...] Anadolu`daki halk Yunan`a daha yakın Peki, gen araştırmalarının sonucuna göre Türkler kimlere yakın? İranlılar, Ürdünlüler, Yunanlılar, Süryaniler. Türkiye ile İran arasındaki genetik mesafe Türkiye ile Türkmenler arasındaki mesafeden daha az. Bunun nedeni de Türkiye`deki insanların hep bu coğrafyada yaşamış olması. Mesela Rusya`nın denetiminde olan ve Türkçe konuşan Tuva Türklerinin Türkiye`deki insanlarla genetik bağlantısı yok. Ancak Türkiye, İran ve Yunanistan genetik açıdan birbirlerine ayrılmaz biçimde çok yakın. Renklere vurursak Türkiye, Yunanistan, İran ve Ürdün aynı rengin farklı tonları. Ama doğuya doğru geçtiğiniz anda renk değişiyor. Türkiye`de yaşayanların kökeni Ortadoğu ve Akdeniz olarak çıkıyor. Yunanlılar, Ürdünlüler, İranlılar, Süryaniler ile yakınız ve akrabayız. Ama bu kesinlikle İranlıların soyundan geliyoruz ya da İranlılar bizim soyumuzdan geliyor anlamına gelmiyor. Genetik açıdan birbirine benzer bireyler rahatlıkla farklı etnik grupların üyeleri olabilirler. Bu farklılığın kaynağı genler değil, kültürel yaklaşımlar. * Kürtler ve Ermeniler genetik olarak Türklere ne kadar yakın? Kürtler de binlerce yıldır bu topraklarda. Ama bize İranlılardan ve Yunanlılardan daha uzak, Özbeklerden ise daha yakınlar. Ermenilerin durumunu tespit etmek çok zor çünkü tehcir olayı var. Ama genetik bağlantıya göre İranlılar, Yunanlılar ve Ürdünlülerden hatta Türkmenlerden bile daha uzaklar. http://www.tumgazeteler.com/?a=2418640 2 ARE TURKS ACCULTURATED ARMENIANS? http://blogs.discovermagazine.com/gn...ted-armenians/ 3 »Die neusten Ergebnisse stammen von einer türkischen Forschergruppe. Sie findet bei den Türken 94,1% europäische und 3,4% asiatische Y-Haplotypen (außerdem 1,5% indische und 1,0% afrikanische) und gelangt bei ihren Berechnungen zu einer mittelasiatsichen Beimischung, die zwischen 4,6 und 8,5 % liegen muss. Bei der mitchondrialen DNS beträgt der Anteil asiatischer Haplotypen 9 %. « (Vonderach, Andreas: Anthropologie Europas. Völker, Typen und Gene vom Neandertaler bis zur Gegenwart, Graz 2008, S. 255) |
guncelleme.
|
Güzel yazışmış Anima libera.
Şu açıdan kötü. Türkiyedeki Türkler etnik olarak orta asya ile bağlarının olmadığını öğrendklerinde belki de depresyona gireceklerdir. Varları yokları turancılık-türkçülük hayali. Orta asya ile genetik bağları yoksa bu Türkçüler için facia olur:) |
Her Türk Osmanlının Türklükle ilgisi olmadığını bilmektedir. Öyle ya sadece padişahların analarına bakarsanız, hemen bütün padişahların devşirme olduklarını da görürsünüz. Osmanlıca bile TÜRKÇE değildir. uyduruk bil dil olduğu için yok olmuş gitmiştir. Şah ismail Safevi gibi TÜRK olan bir devlet başkanı bugün dahi anladığımız Türkçe ile yazarken, ona mektuplarını Farisi dilinde yazan Osmanlı padişahı sultan Selim adlı kişidir...
Türkçe bilmeyenlerin Türk olduklarını söylemek akılla bağdaşmaz... Bir de şah İsmailin şiirine bakalım; --------------------------------------------------------------------- Akan sulardan ibret al, yüzünü yerlere sürüyüp gider. Hatayi Hakikat bir gizli sırdır, Açabilirsen, gel beri! Küfr içinde iman vardır, Seçebilirsen, gel beri! Şah Hata'i'm eydir heman, Dağları bürüdü duman. İşte incil, işte Kur'an, Seçebilirsen, gel beri. --------------------------------------------------------- TÜRK karşıtı olan kişiler bu gerçeği de çarpıtmaya çalışırlar. Ancak gerçek çarpıtılamaz. Osmanlı padişahlarının Türk devletleriyle çarpışmaları dahi onların ne denli TÜRK karşıtı olduklarını göstermeye yeter. |
Alıntı:
Sevgiyle.. ************** Türklerin 1000 yıllık Anadolu macerasında, OSMANLI'nın Türklüğü her zaman tartışılabilinir bir konu, Türk kimliğini savunan arkadaşlar bile savunma yaparken Osmanlı'nın erdeminden faziletin bahsedip ayrımcılık yoktu diyorlar.. 1919 - 1922 arasında işgal kuvvetlerine olduğu kadar Osmanlı artıkları ile de mücadele edilmiştir. OSMANLI Devlet-i Ali'sini Kuvayi Milli kuvvetler yıkmamıştır, Osmanlı zaten 1918 de işgal kuvvetleri tarafından yıkılmıştır. Bu gerçeği kimse göz ardı etmemelidir. Yapılan mücadele sonunda Yeni bir devlet kurulmuş ve Rejim değişmiştir. 1- Selcuklular 300 sene, 2- Osmanlılar 620 sene 3- Türkiye Cumhuriyeti 90 sene hükmetti, 1.ni devletten, 2.nciye gecerken Hanedan değişmişti, 3. Devlet Rejimi değiştirmiştir.. Selçuklu'lar da Yaşayan Türk Kimliği ile Osmanlı topraklarındaki Türk kimliği aynı değildir. Şimdi ki Türkiye'de yaşayan Türk kimliği gibi.. Sevgiyle.. |
Alıntı:
|
Osmanlı aile hanedanlığıdır. Osmanlı olman için onların kanından olman gerekir. Osmanlı emrinde yaşayan halka osmanlı değil tebası kulu denirdi. Bu tebanın dili Türkçe , Kürtçe , lazca , şunca bunca idi .
Osmanlı hanedanın dili malumunuz halkın konuştuğu dil hariç herşeydi. Halk osman( ottoman) nın oğullarının konuştuğu dili hiç bir zaman kullanmadı. Bunu bilipte nasıl oluyorda osmanlı ile halkın dili aynıydı diyebiliyorsunuz. Osmanlı , tanrının kendilerini seçtiğini sandığı halkaaa taaaa tanrı dediklerinin oralardan bakan ve bunu açıkca söyleyen halktan , yediği içtiği giydiği , ikamet ettiği ve konuştuğu dil ile ayrı SEÇKIN tiplerdi. Halk onlar için KUL teba ve köleleri idi. HALKLA MUHATTAP DAHİ OLMAYAN BIR AILENIN HALKLA KONUSMASI MÜMKÜNMÜ ? KESIN CEVIRMEN FALAN KULLANIYORLARDIR. |
Alıntı:
Saray elitist kesim oluyor. Toplumun dilleri değişik. Arnavutçadan Kürtçeye kadar bir sürü lisan konuşuluyor. Sarayın sabit lisanı Türkçe-Arapça-Farsça kelimelerden oluşmuş bir lisan. Bu yüzden çok kapsamlı ve bugün konuştuğumuz lisana göre bir çok mana taşıyan kelimeler mevcut. Bugün Türkiye Devleti sınırları içinde Arnavutluk, Suriye, Ermenistan gibi ülkeler kalmış olsaydı durum gene aynı olacaktı. |
Alıntı:
Halk ne giyiyor Saray ne giyiyor Halk ne yiyor Saray ne yiyor Bunlara bakacaksın....... Saltanat ve halk öğrenmen gerek..... |
Sahi
Osmanlı Türk mü. Batı roma imparatorluğunun (Kayzer) devamı mı. Osmanlının dini Türk dini mi Arap dinimi. Osmanlıda mülkiyet biçimi nedir. Osmanlıda iç isyanlar çıktımı Çıktı ise ne kadarı haklı idi. Osmanlı devleti bir bütünümü içerir yaksa Parçalar var mı. Osmanlıda gelişme ne şekilde oldu dünyanın gerisine mi düştü ilerisine mi. Osmanlıda ilerleme dönemi fazla gerileme dönemimi. Osmanlıda din ve edebiyat alanında ortak dil var mı idı yok mu idu. Osmanlıda devletle halk aynı dili mi paylaşıyordu yoksa ayrı dil mi konuşuluyordu. Osmanlı niçin çöktü. Osmanlıda, halk a mal olan Timur -Bayazit ve Selim- Şah İsmail savaşı Anadolu halkında nasıl tahrifatlar yaptı. Osmanlının ne olduğunu anlamak için Osmanlı Türk mü idi sorusu yeterli değil. |
İslamda ve islama üye olanlarda bir tek ırk vardır , onun adıda ARAP tır.
İslam mensupları bir tek ırkı över yüceltir ve kabul ederler . Onun adıda ARAP tır. İslam mensupları , Dünyada ki sosyal yaşamlarının tamamını arap milliyeetçiliği üzerine kurgularlar. Arap gibi yer Arap gibi içer Arap gibi giyer Arap gibi konuşur Arap gibi ibadet eder Arap hangi puta tapıyorsa o puta tapar Arap neye binerse ona biner Arap ne yaparsa onu yapar. Arap çocuğuna ne isim koyarsa onlarda arapın ismini koyarlar. Bu duruma ARAPÇILIKTA sünnet diyoruz. Osmanlı ailesi işte tam bu pozisyonda olan bir ailedir. Arapçılık hastalığını kendilerine bulaştırdıkları gibi halka da bulaştırmışlardır. Osmanlı bu bağlamd ARAPLIK haricinde zaten Türk ve diğer hiç bir milleti benimsemedi ve adını dahi etmedi. Hatta ARAPLAR haricinde ki anadolu da yaşayan tüm milletleri aşşağılama yoluna gitti. Osmanlı hiç bir dönem TÜRKÜM diyemedi demedi , demek içinde çaba sarf etmedi. ARAP OLDU ARAP ÖLDÜ Bakmayın siz bu günlerde osmanlı narası atıp Türk olduğunu ortaya koyup kendini anlamlandırmak isteyen tiplere. Onlar ARAP oğlu araptır. Türklük ATATÜRK ile anlamlanmış arap osmanlının hiç bir dönem ağzına dahi almadığı kökleri osmanlı ve önceki arap bozuntular tarafından yok edilmiş bir millettir. Öyle ki bu arap guruh , arap milliyetciliğini ATATÜRK ün anlamlandırdığı Türklük altında amacına alet etmeye çalışıyor. Bu fırsatçılıklada , kürt laz çerkez vb gibi bir çok milletin dilini yok ettikleri yetmiyormuş gibi bu milletlerin çocuklarına ARAP dilini aşılamaya ugraşıyorlar. Osmanlı Türktü diyen arap guruh , osmanlıyı arapların gelenek görenekleri ile anlatırken Türktü onlar demeye utanmıyorlar da . Atatürk ne kadar Türklüğe vurgu yapsada , Türk lük lafta bir söylencedir. Aynaya bakıp Türk müsün değilmisin zaten kararını kendin verebilirsin. Anadoluda arap osmanlı ailesi eliyle baskı ve zulumle Türk ve diğer milletler araplaştırılmaya çalışıllsada , halk bir şekilde kendisine koruma mekanizmaları oluşturup Türk ve diger miletlerin gelenek görenek ve Dillerini bu güne kadar taşımışlardır. Türküm diyen bir çok halk gurubu arap milliyetciliğini için icin yaşamaktalar. Sanmayın ki Türk üstündür diyorum HAYIR. her millet kendi içinde özeldir ancak arapların dinsel milliyetciliği bu milletlere sirayet ederek kimliklerini bozmuştur. Osmanlı şayet TÜRK olarak başladıysada ailecek ARAP olmuşlardır. Kımse osmanlıya türk diyemez. Osmanlı ukraynalı bile olmustur ama TÜRK olamamıştır. Osmanlıyı yüceltme derdinde olupta , türk vurgusu yapanlara dikkat edin TÜRKLÜĞÜ islama inanan ile özdeş tutarlar. Yani adam öz be öz , genetik ve kan bağı ile bilimsel tüm yollarla Türk olduğu ispatı olsa bile , islam dini mensubu değilse türk olmadığı ileri sürülür. Bende onların bu yöntemi ile davranacak olursam Diyorum ki ; arabın zerre kadar geleneğini yaşatan hiç kimse türk yada kürt yada diğer milletlerden biri değildir. Arap oğlu , arap , arap kızı araptır. Osmanlıda ARAP OĞLU ARAP , UKRAYNALI KIZI UKRAYNALIDIR. AMA TÜRK DEĞILDIR. Bu konunun birinci mesajı konuyu gayet güzel özetlemiştir. Kendinizi kandırmaya uğraşmayın. Arabın ismini dahi taşıyorsan arapsın o kadar. |
Osmanlı önceden böbürlenilecek bir ülkeydi ama teknolojiye ayak uyduramadılar.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:00 . |