Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Kadın & İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=31)
-   -   Kadın Sünneti (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=6445)

dilaver 09-06-2008 04:42

Kadın Sünneti
 
BM verilerine göre, her yıl yaklaşık 2 milyon kız çocuğu, sünnet nedeniyle hayatını kaybetme tehlikesi yaşıyor.

http://img124.imageshack.us/img124/6474/snnet4cn6.jpg

Dünyada her gün yaklaşık 6 bin genç kızın sünnet edildiği bildirildi.
Kadın sünneti başta Yeni Gine, Mısır, Etiyopya olmak üzere Afrika’daki birçok ülkede, Avustralya, Malakka takım adaları, Brezilya, Meksika, Peru, Ortadoğu, Batı Asya ve Hindistan’da yaşayan Müslüman topluluklarda yaygın.

http://img124.imageshack.us/img124/8587/snnet5xk2.jpg

Tülin Uygur'un araştırması:

Kadın sünneti esas olarak, Afrika kıtasının orta şeridinde yer alan 30 Afrika ülkesinde uygulanıyor. Bu bölgedeki kadınların %72-99’u, diğer Afrika ülkelerindeki bazı etnik grupların veya kabilelerin kadınlarının %18-72’si sünnetli. Umman, Yemen, Birleşik Arap Emirliği’nde, Endonezya ve Malezya’nın bazı bölgelerinde, Kuzey Irak’ta bazı Kürt bölgelerinde yaşayan kadınlar arasında da daha az oranlarda olmakla beraber sünnet geleneği yaşatılmakta. Ayrıca, bu ülkelerden gelen göçmenlerin geleneklerini taşımaları ve sürdürmek istemeleri nedeniyle kadın sünneti, Avrupa, Kanada, Amerika, Yeni Zelanda ve Avustralya‘da da görülüyor ve kadınlara yönelik şiddetin en uç uygulamalarından biri olarak tüm dünyayı ilgilendiren bir kadın sorunu olmaya devam ediyor.

Geleneğin kökleri

Mısır’da yapılan arkeolojik kazılarda bulunan bazı kadın mumyalarının sünnetli olduğu belirlenmiş, kadın sünnetinin nasıl yapıldığı M.Ö 1600’lü yıllardan kalan duvar resimlerinde detaylı bir şekilde tasvir edilmiştir. Bu, kadın sünneti geleneğinin kökeninin çok eski çağlara dayandığının göstergesidir de. Kadın sünnetinin halen uygulandığı pek çok Afrika ülkesinde, Hristiyan, Müslüman, Musevi ve tek tanrılı olmayan dinlere inanan gruplarda da sünnetin yoğun olarak uygulanması, sünnet geleneğinin tarihinin tek tanrılı dinlerden daha eski olduğunu ve tek tanrılı din seçiminin bu geleneğin sürdürülmesini etkilemediğini gösterir.

Kadın sünneti esas olarak 3 ayrı şekilde uygulanır.

http://img404.imageshack.us/img404/7878/snnet1mx6.jpg
1) Klitorisin tümüyle kesilmesi (clitoridectomy);

2) Klitoris ile birlikte yakın çevresindeki küçük ve bir kısım büyük dudakların kesilmesi (excision);

3) Klitoris ile birlikte küçük ve büyük dudakların neredeyse tümüyle kesilmesi, açık yaranın dış çeperlerinin biraraya getirilerek yaranın tümüyle dikilmesi, sadece idrar ve aybaşı kanamasının akabileceği ve ancak küçük parmak genişliğinde olan bir açıklık bırakılması (infibulation).

Bu uygulamalar dışında Dünya Sağlık Örgütü; delme, dağlama, kazıma, vajinanın içine kanama sebebi olan çeşitli bitkiler yerleştirme veya bazı müslüman topluluklarda “sünnet/sunna” denilerek klitorisin bir şekilde işaretlenmesi gibi kadının cinsel organına yapılan müdahaleleri de dördüncü uygulama şekli olarak mücadele edilmesi gereken sünnet kapsamına almıştır.

Sünnetli kadınların % 80-85’inde 1. ve 2. tür sünnet uygulanmaktadır. Cibuti, Somali, Sudan’da kadınların % 98’i firavun tarzı da denilen ve sünnetin en ağır şekli olan “infibulation” yöntemi ile sünnet edilmektedir. Ayrıca Mısır’ın güneyinde, Eritre ve Etiyopya’da, Gambia, Çad, Kenya ve Mali’nin bazı bölgelerinde de bu tür sünnetler uygulanmaktadır. Ayrıca, bu yöntemle sünnet edilen kÿadınların her doğum sonrasında yeniden sünnet edilmesi gerekmektedir. Doğumu kolaylaştırmak için doğum esnasında sünnet bölgesi yarılan kadınlar doğumdan hemen sonra yeniden dikilmektedir. Böylece kadınlar, çocuk sayıları kadar sünnet olmakta, aynı acıları defalarca aynı yoğunlukta yaşamak zorunda kalmaktadırlar.

Sünnet yaşı bölgelere göre değişmekle beraber genelde Etiyopya ve Nijerya’da kız bebek 8 günlük iken, Mısırda 3-8, Sudan’da 5-8, Somali’de 4-10 ve diğer pek çok ülkede 13-15 yaşları arasında kız çocukları sünnet edilmektedir. Sünnet, genelde genital bölge uyuşturulmadan ve bıçak, traş bıçağı, keskin cam parçaları, keskin teneke kenarı kullanılarak yapılır. Yaranın tutturulmasında akasya ağacı dikenleri, kemik çiviler, iğne, hayvan kıllarından elde edilen iplikler, deri iplikler kullanılır. Daha sonra kız çocuğu ayağa kaldırılarak bacakları dizden kalçaya kadar bitişik olarak sıkıca sarılır ve sünnetlinin birkaç hafta hareket etmeden yatması, idrarını ve dışkısını yattığı yerde yapması sağlanır. Sünnetçi dışında, kız çocuğunun etrafına toplanan kadınlardan bazıları kız çocuğunun kollarını, bacaklarını sıkıca tutar, bazıları kıpırdamaması için omuzlarından bastırır. Dilini yutmasını veya ısırmasını engellemek için kızın ağzına bir bez veya sopa yerleştirilir; diğer kadınlar tarafından da çığlıkları bastırmak için def çalınıp yüksek sesle şarkılar söylenir ve bir yandan da iyi dilekler iletilir.

Sünnet: Kadınlığın göstergesi

http://img404.imageshack.us/img404/8582/snnet2st6.jpg
Kadınların her türlü geleneği kuşaklara aktarmada en iyi ‘taşıyıcı’ oldukları bilinen bir gerçek. Yaşadıkları acıları kendi çocuklarına da “gelenek” adına yaşatmak isteyen kadınlar, sünneti özellikle 7 yaş üzeri ve ergenlik çağındaki kız çocuklarına, bir şölen gibi sunarlar. Kadın sünneti, büyümenin ve kadınlığa atılan adımın gereği olarak tanıtılır. Hediyeler, elbiseler, eğlenceler vaad edilir. “Az” çığlık atan kızlar herkesin beğenisini ve takdirini alırken, çok çığlık atan kızlar hem acıları hem de utançlarıyla başbaşa bırakılır ama sonuçta sünnetli kızların genel olarak çevrelerinde statüleri yükselir, evlenmeleri garanti altına alınır ve maalesef hayatları boyunca sürecek sağlık sorunlarıda böylece başlar.

Kadın sünnetinin sağlık açısından, bilinen pek çok sakıncası vardır. Kız çocukları ve kadınlar uyuşturulmadan ve birçok işte kullanılan, steril olmayan araçlar ile yapılan müdahalenin hemen ardından kan kaybına bağlı şok, kansızlık, kan zehirlenmesi, enfeksiyonlar, idrar yaparken yaranın yanması sebebiyle idrar tutma ve bunun yarattığı sorunlar, tetanos, HIV/AIDS bulaşması gibi sorunlar yaşamaktadır. Ayrıca sünnet, kadınlarda idrar yapma zorluğu, idrar kaçırma, sık tekrarlayan idrar yolları iltihabı, kronik vaginal enfeksiyonlar, kistler, fistüller, cinsiyet organı çevresinde aşırı duyarlılık veya tümüyle his kaybı, mens sorunlarına yol açmaktadır. Hamilelik ve doğum sırasında kadının ve bebeğin hayatını tehlikeye atan zorluklar, bağırsaklarda ve idrar torbasında yaralanmalar; doğumlar nedeniyle defalarca sünnet olma durumda kalan kadınlarda kansızlık, depresyon, endişe, kabus gibi ömür boyu süren fiziksel ve ruhsal sorunlara sebep olmaktadır.


saygılarımla

pante 09-06-2008 06:35

Hadis Numarası: 2141


Ravi: Hz. Ümmü Atiyye(r.a.)
Hadis Metni: Bir kadın Medine'de kızları sünnet ederdi. Resulullah (sav) (kadını çağırtarak) kendisine: "Derin kesme. Zira derin kesmemen kadın için daha çok haz vesilesidir, koca için de daha makbuldür" diye talimat verdi. (Rezin'in rivayetinde Resulullah şöyle buyurur: "Kızları sünnet ederken üstten kes, derin kesme, bu şekilde kesilmesi yüze daha çok parlaklık, kocaya daha çok haz verir.")
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 179, (5271)

dilaver 09-06-2008 06:42

ilginç, o zaman bu sünneti agırlıklı olarak İslam ülkelerinde görüyoruz. Daha dogrusu İslamiyet öncesi kadın sünnetinin yogun oldugu, daha sonra İslamiyeti benimsemiş olan ülkelerde. Bu hadisin kaynaklık ettigini söyleyebilir miyiz.

saygılarımla

pante 09-06-2008 06:56

Alıntı:

ilginç, o zaman bu sünneti agırlıklı olarak İslam ülkelerinde görüyoruz. Daha dogrusu İslamiyet öncesi kadın sünnetinin yogun oldugu, daha sonra İslamiyeti benimsemiş olan ülkelerde. Bu hadisin kaynaklık ettigini söyleyebilir miyiz.
İslam, putperestlik üzerine kurulmuş ve putperestliğin çoğu adet ve ibadetini bünyesine almış bir dindir.
Sünnet, İslam öncesi toplumlarda olduğu gibi, putperest Araplarda da vardı.
Yani, İslam'la gelmiş bir adet değil.
Ve bana kalırsa Muhammed'in ve ashabının sünnet olduğu ile ilgili bir bilgi olmamasının sebebi, zaten putperest adeti gereği sünnet olmuş olmalarıdır.
Putperest Araplarda hem kızların hem de erkeklerin sünnet edildiğini İbni İshak da yazar.
Dolayısıyla müslümanların sünnet olmaları bu hadisle başlamaz ama bu hadis, müslüman kızların da sünnet olmalarını tasdiklediği için bu ilkel yöntemin sürdürülmesine sebebiyet verir.

Hadisin içeriğine dikkat edilirse, Muhammed "Kızları da sünnet edin" demiyor.
Zaten yapılmakta olan kız sünnetinin işlemi için uyarıda, tavsiyede bulunuyor.

aparain 09-06-2008 07:22

Bu yazıyı okumadan önce ilerde kendi çocuklarımı sünnet ettirip ettirmeme konusunda kararsızdım.Açıkçası çocuklar, toplum içinde dışlanıp psikolojik sorunlarla boğuşmasınlar diye sünnet ettirmeyi düşünüyordum.Ancak aşağıdaki yazıyı gördükten sonra kararımı büsbütün değiştirmeyi düşünüyorum.

Alıntı:

Yaşadıkları acıları kendi çocuklarına da “gelenek” adına yaşatmak isteyen kadınlar, sünneti özellikle 7 yaş üzeri ve ergenlik çağındaki kız çocuklarına, bir şölen gibi sunarlar. Kadın sünneti, büyümenin ve kadınlığa atılan adımın gereği olarak tanıtılır. Hediyeler, elbiseler, eğlenceler vaad edilir. “Az” çığlık atan kızlar herkesin beğenisini ve takdirini alırken, çok çığlık atan kızlar hem acıları hem de utançlarıyla başbaşa bırakılır ama sonuçta sünnetli kızların genel olarak çevrelerinde statüleri yükselir, evlenmeleri garanti altına alınır ve maalesef hayatları boyunca sürecek sağlık sorunlarıda böylece başlar.
Tüm bunların bizim ülkemizde de erkek çocuklarına uygulanan eziyetten ne farkı var ki?Bu yazıyı foruma taşıdığın için teşekkürler sevgili dilaver.İlginçtir, müslümanlara kadın sünnetinden bahsettiğim zaman böyle birşeyin olduğundan haberleri bile olmadığını görüyorum."Kadın da sünnet mi olurmuş canım, sallama..." diyorlar.Öyle şey olurmuymuş hiç? Ancak aynı insanlar ülkemizde erkek sünnetinin ne kadar faydalı olduğunu anlatmaktan geri de durmuyorlar.Sanırım bu yukarıdaki, gelenek illişkileriyle oldukça alakalı.

sevgiler

pante 09-06-2008 08:13

Nurcuların sitesinden:

İslam öncesi Arabistan'da sünnet bir Hijyen tedbiri olarak düşünülmüştür (M. Hamidullah, İslâm Peygamberi, çev. Salih Tuğ, İstanbul 1973, s. 291). Araplarda sünnet bir temizlik ve güzelleşme operasyonu olarak kabul edilir. Bundan dolayı sünnet karşılığında "taharet" kelimesi de kullanılmaktadır (Karslızade Cemalettin, Me'debetül-Hıtân, İstanbul 1252 H., s. 7).

Hz. Peygamber'in sünnetli doğduğuna dair (bk. İbn Haldun, Mukaddime, İstanbul 1970, II, s. 400; Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiya, İstanbul 1972, I, 59). Bazı rivayetlere göre ise doğumunun yedinci gününde dedesi bir ziyafet vererek onu sünnet ettirmiştir.


Bazı toplumlarda, kızlarda erkekler gibi sünnet edilirler. Daha çok gizli olarak icra edilen bu sünnet Mısır, Arabistan ve Cava'da yaşayan müslümanların bir kısmında halen mevcuttur. Bu toplumlarda İslamiyet öncesi de sünnetin varlığı bilinmektedir. İslâmiyetin zuhuruyla İslâmi bir anlam kazanmıştır. Bütün İslam dünyası dikkate alınırsa azınlıkta kalan yerel bir âdet olarak görülür (A.J. Wensinck, Hiton, IA, VlI, s. 543).

Klitoris üzerindeki küçük bir parçanın kesilmesi olan, kadınların sünneti rivayete göre Hz. İbrahim zamanından kalmıştır ve ilk sünnet olan hanım Hz. Hacer'dir (Taberi, Milletler ve Hükümdarlar Tarihi, çev. Z. K. Uğan, Ankara 1954, I, 371).

Hz. Peygamber, "Sünnet (hıtan), erkeklere sünnet, kadınlar için fazilettir" (Ahmed b. Hanbel, V, 75; Ebu Davud Edeb, 167; el-Fethu'r-Rabbânî, XVII, 1312) buyurur. Bu sünnet, Ebu Hanife ve İmam Malik'e göre mutlak sünnet, Ahmed b. Hanbel'e göre erkeğe vacib, hanımlar için sünnettir. Şafiî erkek ve kadın arasında vucûb bakımdan bir fark görmemiştir (el-Fethu'r-Rabbanî, XVII, 1312). Çoğunluğu hanefi olan Türklerde kadınlar sünnet edilmezler. Ebu's-Suud Efendi kendisine yöneltilen; "Diyar-ı Arap'da avratları sünnet ederler. Bu fiil sünnet midir?" sorusuna "el-Cevap: Müstehaptır" şeklinde cevap vermiştir (M. Ertuğrul Düzdağ, Şerhul-İslam Ebu's-Suud Efendi Fetvaları, İstanbul 1972, s. 35).

Tamamı için:

http://www.sorularlaislamiyet.com/su...eyword=h%FDtan

dilaver 09-06-2008 08:52

Kadın sünnetine karşı

Kadın sünneti konusunda bilgi ve bilinçlenmenin artışı, esas olarak Afrikalı kadınların 1950’li yıllardan itibaren her platformda verdikleri zorlu mücadelenin sonucunda olmuştur. Batılı kolonicilerin sadece Afrika’nın yeraltı ve yer üstü zenginliklerine ilgi duyması, oradaki insanların sadece fiziksel güçleriyle ilgilenmesi, onları köleleştirmesi ve diğer sorunlarına kulak tıkaması ÿnunun gün ışığına çıkışını geciktirmiştir. Bazı misyoner grupların bu sorunu antropolojik boyutlarıyla incelemesi, batının sünnete folklorik bir olgu olarak yaklaşmasına ve sorunu gözardı etmesine yol açmıştır.

1950 yılında, Afrikalı delegelerin Birleşmiş Milletler’in (BM) hemen her toplantısında konuyu kararlılıkla gündeme taşıma çabaları sonucunda BM, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) konuya eğilmesini istemiştir. Ancak, 1959 yılında WHO, konunun organizasyonunun yeteneği (!) dışında olduğunu söyleyerek bu konuda çalışma yapmayı reddetmiştir. 1960 yılında, BM Adis Ababa konferansında konu yeniden Afrikalı katılımcılar tarafından dile getirilmiş ve bu geleneğin yol açtığı acılar ve sakıncalar anlatılmıştır.

Toplantıda, Dünya Sağlık Örgütü’nün konuya eğilmesi ve bu geleneğin yol açtığı sağlık sorunlarını araştırması istenmiş ama bu talep cevapsız kalmıştır. Kadın sünneti sorunu ne Birleşmiş Milletler’in ilan ettiği “1975 - Uluslararası Kadın Yılı”nda ne de Meksiko City’deki Kadın Konferansı’nda ele alınmamıştır. Sadece konferansın sonuç bildirgesinde, kadınların dışlanması maddesinde sünnetten söz edilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü, 1975 yılından sonra kadın sünnetini incelemeye almış; 1980’den sonra göçler nedeniyle Avrupanın bu sorunla yüzyüze kalması nedeniyle çalışmalar hızlanmış ve gerek sünnet uygulamalarının olduğu ülkelerde gerekse sünnetin göç nedeniyle taşındığı ülkelerde sünnete karşı mücadelede bazı ilerlemeler kaydedilmiştir.

2000’li yılların başında Fransa’da, Malili bir genç kızın kendini zorla sünnet ettiren ailesini ve sünnetçi kadını polise ihbar etmesi ve kendini bu şiddete karşı korumayan Fransa devletini mahkemeye vermesi üzerine açılan dava tüm Avrupa ülkelerine örnek bir dava olmuştur. Genç kızın kendi toplumundan dışlanmasına rağmen davayı sonuna kadar sürdürmesiyle, en az 48 kızı daha sünnet ettiği saptanan sünnetçiye 8 yıl, anneye 2 yıl hapis cezası verilmiştir. Fransa devleti sosyal hizmetler yasalarını gözden geçirerek “sünnet” tehditi altında bulunan göçmen gruplarına yönelik çalışmalarını hızlandırmıştır. Bu arada eski Fransız kolonisi olan Mali’de de kadın sünnetini yok etmek için, Fransa hükümetinin doğrudan mali yardım, malzeme ve eleman yardımı yapmasıyla bir çalışma başlatılmıştır. 1997-2008 yılları kapsayan 2 aşamalı bu çalışmaların ilk bölümünde sünnete karşı köy köy gezilen bir kampanya sürdürülmüş, bu kampanya TV ve radyolar ile desteklenmiş, her türlü kültür faaliyetinde kadın sünneti konusuna yer verilmiştir. % 98’lerde olan kadın sünneti oranının bu kampanya sayesinde şimdiden çok daha aşağı seviyelere indirilebildiği tahmin edilmektedir. Afrika ülkelerinin bir çoğunda henüz çok etkili olmasa da yeni yasal düzenlemeler yapılmıştır.

Binlerce yıllık geleneklerin sadece yasal düzenlenmelerle ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığı; aksine, yalnızca yasal zorlamalarla verilen mücadelenin bu geleneklerin yeraltına inmesini ve bazı güçlerce bir şekilde yaşatılacağını tahmin etmek hiç de güç değil. Yine de, gelişmiş ülkelerin yeni yasalar ile kendi ülkelerinde kadın sünnetini yasa dışı ilan etmesi, sünneti bizzat yapan kişinin ve yaptıran ailenin cezalandırılacağının duyurulması ve hemen her uluslararası toplantıda kadın sünneti konusunun gündeme getirilmesinin mücadele için olumlu olduğunu söylemek mümkün. Ancak, Afrika’da yaşanan savaşlar, zorunlu göçler, açlık, susuzluk ve iç çatışmalar bu sorunun gündemde önemli şekilde yer almasını engellemektedir . Öte yandan zengin batılı ülkelerin para musluklarını kısmaları, koca bir kıtanın hastalıkların ve açlığın pençesinde kıvranmasını seyretmeleri, sadece doğal zenginliklerini çalabilecekleri Afrika ülkelerine ilgi göstermeleri kadın sünnetine karşı verilen mücadelenin etkisini maalesef olumsuz yönde etkilemektedir.

Ataerkil düzene dayalı bir gelenek

Erkeğin kendi neslinin devamını sağlamak amacıyla, hayatının en önemli yatırımını yaparak “sahip olduğu” kadınların ve doğacak kız çocuklarının cinselliklerini kontrol altına alma hakkını kendinde görmesi temelinde yükselen binlerce yıllık kadın sünneti geleneği, özünde kadının erkeğin hakimiyeti altında ve ikincil görülmesinden doğan ve yaşatılan ataerkil düzene dayalı bir gelenek.

“Kadın sünneti” ni sürdürmek isteyen güçlerin kullandığı gerekçeler arasında; kadın cinsel organlarının sünnetten sonra temiz ve görünüşünün düzgün olması, daha kolay temiz tutulabilmesi, kadınlığa adımın sembolü sayılması ve kadının kadınlığını öne çıkarması, kadının kadınlar arasında kabul görmesini ve değer kazanmasını sağlaması, kadının evlilik şansının artırması, dine bağlılığının göstergesi olması, bekaretin korunması, erkeklere daha fazla zevk vermesi, kadınları çıldırmaktan koruduğuna inanılması gibi gerekçeler sayılabilir. Bazı toplumlarda sünnetsiz kadınların orgazmının erkek spermlerini öldürdüğüne ve erkeğin kısırlığına sebep olduğuna, sünnetli kadınların doğurganlığının arttığına, bazı toplumlarda ise klitorisin erkek organından kalma bir parça olduğuna, kesilmezse büyümeye devam ederek sarkacağına ve gerçek kadın olabilmek işin bu parçanın kesilmesi gerektiğine inanılır. Sünnetsiz kadınların yaşadıkları gruplardan dışlandıkları, evlenemedikleri, pis ve “fahişe” gibi görüldükleri de yaşanan gerçekler.


Üstelik sünnet geleneği olmayan kabilelere mensup kadınların sünnet geleneği olan kabilelere gelin gitmeleri durumunda yetişkin yaşlarda dahi olsalar sünnet olmak zorunda kalmaları da, örneğin Kenya’da yaşanan bir gerçek. Somali’nin de aralarında olduğu bazı ülkelerde ise evlilik sözleşmesi yapılmadan önce damadın ailesi kadının sünnetli organını inceleme ve “başlık” bedelini sünnetten kalan açıklığa göre belirleme hakkına sahip olması da kadınların yaşamak zorunda kaldığı gerçeklerden biri.

Sosyal antropologların tesbitlerine göre açıklığın küçük olması kadınların bedelini arttırıyor. Kadına karşı bu acımasız saldırıyı sürdüren ve esas olarak kızların cinselliğini baskı altına almak, bekaretini korumak ve cinsel arzularını öldürmek amacıyla bu uygulamayı yapan bazı çağdışı güçlerin, şimdilerde Afrika ülkelerinde hüküm süren ve kültür emperyalizminin yol açtığı yozlaşmaya sözde karşı çıkmaları, kadınlar üzerindeki kontrollerini vahşice artırmaları, kızların yozlaşmasını engellemek için sünnet geleneğini kendilerine kalkan olarak kullanmaları, ve binlerce yıllık işkenceyi sahte bir anti-emperyalist kisve altında sürdürmek istemeleri de sorunun bir başka acı yanı.

Yazarın, yazısının devamı da yukarıdaki şekilde. Yazıyı asarken sadece bilmeyenleri bilgilendirmek amacı taşıyordum ama Pante nin de katkılarıyla üzerinde çalışılması gereken bir konu oldugu ortaya çıktı. Bu konuyu , işleyen Havva nın örtülü yüzü diye bir kitap hatırlıyorum kitaplıgımda. Yarın onu bulursam ondan aktarımlar yapmaya çalışacagım.

saygılarımla

thunderpoint 09-06-2008 09:03

Alıntı:

dilaver´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 112469)
Yazıyı asarken sadece bilmeyenleri bilgilendirmek amacı taşıyordum ama Pante nin de katkılarıyla üzerinde çalışılması gereken bir konu oldugu ortaya çıktı.

Kesinlikle...

Hatta konu yayıldıkça -düzen böyle giderse, önümüzdeki 3-5 yıl içerisinde- sünnet vakalarının arttığıyla ilgili haberlere bile tanık olabiliriz...

dilaver 13-01-2009 18:13

http://www.milliyet.com.tr/Guncel/Ha...e=06.01.2009&b

saygılarımla

vartor 13-01-2009 20:51

Kainati ve icinde barindirdiklarini, mukemmel yarattigina inandiklari bir yaraticinin, yarattigi klitorisi kesmek curretini nasil gosterebiliyorlar anlayamiyorum. Bu asirda, hala uygulanmasi ise yurekler acisi. Gerci erkek sunneti de, daha az da olsa, bir baska iskence usulu; ikisi de cocuk haklarina mudahale sayilmali, ailenin zorlamasi butun dunyada yasaklanmalidir.

breymin 14-01-2009 02:03

Alıntı:

vartor´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 148865)
Kainati ve icinde barindirdiklarini, mukemmel yarattigina inandiklari bir yaraticinin, yarattigi klitorisi kesmek curretini nasil gosterebiliyorlar anlayamiyorum. Bu asirda, hala uygulanmasi ise yurekler acisi. Gerci erkek sunneti de, daha az da olsa, bir baska iskence usulu; ikisi de cocuk haklarina mudahale sayilmali, ailenin zorlamasi butun dunyada yasaklanmalidir.

xxxx
Sayin vartor Aklini bes dakikaligina cebine koy anlarsin,kafanin icindeyken anliyamazsin,benim zoruma giden yeri geldiyinde bu maymunlarin insan haklarindan faydalanmalari.saygilar

sheyhzade 25-02-2009 02:18

Alıntı:

pante´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 112451)
Hadis Numarası: 2141


Ravi: Hz. Ümmü Atiyye(r.a.)
Hadis Metni: Bir kadın Medine'de kızları sünnet ederdi. Resulullah (sav) (kadını çağırtarak) kendisine: "Derin kesme. Zira derin kesmemen kadın için daha çok haz vesilesidir, koca için de daha makbuldür" diye talimat verdi. (Rezin'in rivayetinde Resulullah şöyle buyurur: "Kızları sünnet ederken üstten kes, derin kesme, bu şekilde kesilmesi yüze daha çok parlaklık, kocaya daha çok haz verir.")
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 179, (5271)

bu hadise katilan Musluman bir arkadasimiz var mi?
yoksa yalanliyorlar mi?
varsa lutfen cevap versin.
ben erkek sunnetine bile karsiyim.
kadina sunnet ne kadar canice bir olay.
bu ne curret,bu nasil bir inanc.
ulkemiz bu kadar dusmemis,sevincliyim.

evrensel-insan 25-02-2009 02:46

Saygideger pante;

Peki onca zaman, musluman olan ve arap kulturunden nasibini alan, Turk kavmi, nasil olmus da; bu adeti, gelenegi yuklenmemis? Tarihte, boyle bir durum mu vaki olmamis?, yoksa bir direnc sonucu mu, bu vahset; Anadolu toplumunda yer etmemis? Ben, hic duymadim. Anadolu'da bu gelenegi uygulayan veya, surduren var mi?, var sa; devletin ve kanunlarin buna karsi bir yaptirimi var mi? Kisaca; bu kadin sunnet vahsetinin; Anadolu acisindan; yeri nerede?

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante 25-02-2009 02:59

Alıntı:

Peki onca zaman, musluman olan ve arap kulturunden nasibini alan, Turk kavmi, nasil olmus da; bu adeti, gelenegi yuklenmemis? Tarihte, boyle bir durum mu vaki olmamis?, yoksa bir direnc sonucu mu, bu vahset; Anadolu toplumunda yer etmemis? Ben, hic duymadim. Anadolu'da bu gelenegi uygulayan veya, surduren var mi?, var sa; devletin ve kanunlarin buna karsi bir yaptirimi var mi? Kisaca; bu kadin sunnet vahsetinin; Anadolu acisindan; yeri nerede?
Kadın sünneti pagan dinlerden kalma.
Araplarda var ama dini bir zorunluluk olarak önemsenmediğinden diğer ülkelere din transferinde dayatılmamış. İslam alimleri, mezhepler de bu konuyu öne çıkarmamışlar. Dolayısıyla dinle birlikte yayılmamış. Zaten dayatılsaydı kolay kabul göremezdi diğer toplumlarca. Anadolu'da hiç yok. Olmadığı için tabi bir yaptırımdan sözedilemez. Türklere bu adet dayatılmış olsaydı, kadınlar isyan ederdi, erkekler de destek verirdi sanırım. Yani, tutmazdı.

Bu hadisi bilen pek yoktur müslümanlar arasında.
Halk, kadın sünnetini de hiç duymamıştır. Duysa şok olur.
İslamcılar da hadisi zayıf olarak niteler. Kadın sünnetini kabul etmezler.

belki 09-04-2009 01:17

Nusret Kaya, klitorisin kadını erkekleştirdiği için erkeğin de kadınlaşmasına sebep olduğunu bu yüzden sünnet edilmesi gerektiğini savunuyor.

Erkek sünnetini sakıncalı bulurken kadın sünnetini öneriyor.

Bir kaç link:

http://ardiye.org/?p=1139

http://neayipseylerbunlar.blogspot.c...vajina-vs.html

http://neayipseylerbunlar.blogspot.c...-ilikiler.html

http://forum.astrozoom.com/viewtopic.php?f=29&t=1696

parmis 12-04-2009 13:15

korkutucu ve iğrenç nasıl buluyorlar böyle şeyleri ya insanı en aşağılayan en yaralayan korkunç işlemlere gelenek-adet adını vererek psikolojik ve toplumsal baskı yaratarak bunları nasıl hayata geçiriyorlar?
Kadın sünnetini duymuştum okumuştum ama ilk kez bu kadar detaylı okudum resimlerini gördüm bunun için sayın Dilaver'e teşekkür ediyorum..
saygılarla..
parmis Güneşin-kızı

vartor 12-04-2009 17:20

Alıntı:

Kadın sünneti pagan dinlerden kalma.
Araplarda var ama dini bir zorunluluk olarak önemsenmediğinden diğer ülkelere din transferinde dayatılmamış. İslam alimleri, mezhepler de bu konuyu öne çıkarmamışlar. Dolayısıyla dinle birlikte yayılmamış. Zaten dayatılsaydı kolay kabul göremezdi diğer toplumlarca. Anadolu'da hiç yok. Olmadığı için tabi bir yaptırımdan sözedilemez. Türklere bu adet dayatılmış olsaydı, kadınlar isyan ederdi, erkekler de destek verirdi sanırım. Yani, tutmazdı.
Pante.
Dayatilmadigindan olmamis, olamiyacagindan degil. Erkek sunneti gibi dini mecburiyet diye dayatilsaydi, ve cocuk yaslardaki kizlara uygulansaydi, Anadolu'da da yayginlasirdi bana kalirsa. Hele ki kadini bir hic sayan bir dinin mensuplariysa dayatanlar...Kadinin islamdaki yeri defalarca tartisildigi halde, bunu tanrinin emri diye kabul eden bir kadindan ne yapmasini bekliyebilirsiniz?

kuranyeter 30-05-2009 18:53

merhaba.
sayın dinciler ve ateistler dine göre değil bir bayanın erkeğin bile sünneti haramdır,dinin dışındaki görüşe göre de sünnet doğaya ve tabiata saygısızlıktır,yani her iki görüşe görede sünnet yanlıştır erkeğin koruyucu olan parçanın kime ne zararı var.

Tuğche 07-06-2009 16:58

Buda bir tür hadım edilme değil mi?
:s

nogada 07-06-2009 17:09

Kadında sünnetin dinle ne alakası var?

Bu arabi bi adettir dinin için sokulan.

benim ne ailemde nede cevremded bayan arklarımdan böle bir durumla karşılaşan yoktur.

Bu durumda bunlar müslğman olmuyolarmı yani?

Erkeğe geince bu olayda dini boyutundan cıkıp adete gelmiştir.Halkımızın sünnet düğünleri partileri her kesimde yaygındır bildiğiniz gibi.

Üstelik müslüman olmayan toplumlardada sünnet olan vardır.Yahudileri kastetmiyorum.

Bunun sağlık açısından yararları olmakla beraber,zararıda yoktur zaten.

K.C. 07-06-2009 18:16

Alıntı:

nogada´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 186729)
Üstelik müslüman olmayan toplumlardada sünnet olan vardır.Yahudileri kastetmiyorum.

Bunun sağlık açısından yararları olmakla beraber,zararıda yoktur zaten.

http://www.turandursun.com/forumlar/...light=s%FCnnet

nogada 07-06-2009 18:45

Sayın K.C sizinde bildiğiniz üzere sünnet olmak islami değil arabi bir gelenektir.Zamanla islama malolmuştur bir çok yanlış şeyle beraber.

İkincisi bu forumda okuduklarım bir çok dezavantajı içeriyor sünnet konusunda yani verdiğiniz forum linkinde.Peki soyuyorum size yüz milyonlarca sünnetlivarken,öüslüman ve yahudiler dışında dünyada başkada bir çok insan sünnet yaptırırken neden bir sorun çıkmıyor en azından bu belirtilebilinirdi bir çok kez.Ki bu gelenek 1000lerce yıldırda var gerçekten,buda sünnet olan insan sayısının 10 milyarlarca olduğunu gösterir günümüze kadar.Hiçmi anlaşılmadı bunun zararlarıda halen devam ediliyor bu uygulamaya?

ÜStelik göz kapağı örneğinide oldukça saçma buldum.Bu organlar arasındaki görev farkını sanırsam görebiliyorsunuzdur.Temizlik amacıyla bir çok yönden işe yaradığını nlamak için bununn ihtisasını yapmamıza gerek yoktur zaten.

Cinsel organımız olan penis,hep karşı cinsin sağlığı hemde kendi sağlıgımız için fazlalık olan kısmının alınması gereklidir diye düşünüyorum.

Zaten bu uygulamanında islamla alakası yoktur örfi ve tercihi bir adettir.

Saygılarımla...

walla 07-06-2009 19:08

Bu müslüman milleti aklını cinsel organla bozmuş, seksomanyak bunlar... illahide kesecekler, ya penisin derisini ya klitorisi. Allahın yarattığı organla oyun oynuyorlar, Allahın yaptığı işi beğenmiyorlar. Lazım olmasa Allah bu organları yaratırmıydı. Allahın yerinde ben olsam tüm sünnetçileri taş ederdim. Dua etsinler Allah sabırlı. Onları cehennemde yakacak.

nogada 07-06-2009 19:46

Alıntı:

Tuğche´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 186725)
Buda bir tür hadım edilme değil mi?
:s

Sayın tuğche...

Aktiviteye bir zararı olmadığı için sorun teşkil etmiyor...

Saygılarımla...

evrensel-insan 07-06-2009 19:56

Saygideger nogada;

Cinsel organımız olan penis,hep karşı cinsin sağlığı hemde kendi sağlıgımız için fazlalık olan kısmının alınması gereklidir diye düşünüyorum.-nogada-

Bugun o parcalarin alinmasinin zararlari; carsaf carsafinternette yayinlaniyor. Ben sana en azindan bir kac ornek vereyim. Erkeklerdeki o parca; vucudun en nazik yerlerinden biri olan yeri; hem direk temastan, hemde direk etkilenmekten koruyor. O kesildigi zaman; aciga cikan yer; hem zamanla, direk surtunmeden hissiyetini kaybediyor, hem rahat mikrop kapabiliyor. Hassasiyetini de kaybettigi icin; gorev suresini uygulamak yerine; gorevini erken icra ediyor.

Ayrica vvalla, arkadasin dedigi gibi; o parcanin bir geregi olmassa; dogustan o parca orda olmazdi, zaten.

Istersen soyle yapalim. Sen bize bu parcalarin neden kesilmesi gerektigini ve insanoglunun vucuduna ne gibi zararlar verdigini, hem biyolojik hem de; bilimsel olarak acikla; bizde ogrenelim, olurmu?

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 07-06-2009 20:26

Saygideger nogada;

İkincisi bu ben erkek tarafının sünnetinden bahsettim,kadın sünneti tamamilen kötü ve saçmadır.-nogada-

Istersen soyle yapalim. Sen bize bu parcalarin neden kesilmesi gerektigini ve insanoglunun vucuduna ne gibi zararlar verdigini, hem biyolojik hem de; bilimsel olarak acikla; bizde ogrenelim, olurmu?-e.i.

Saygilarimla;
evrensel-insan

nogada 07-06-2009 20:38

Yeterli olduğunu umuyorum Sayın evrensel-insan...

Erkek çocuklarda penisin ucundaki sarkan fazlalık cildin, penisin baş kısmı tamamen ortaya çıkacak şekilde uzaklaştırılması işlemine sünnet adı veriliyor.Bu parça tıkanıklıklara, idrar akımının engellenmesine ve bazen de idrar yolu enfeksiyonlarına yol açıyor. Hatta derinin kendisi de iltihaplanabiliyor. O nedenle bu derinin alınması idrar yolu enfeksiyonlarını önlüyor. Sünnet olmamış çocuklarda idrar yolları iltihapları yaklaşık 10 kez daha fazladır. Sünnet olmamış erkeklerde hem cinsel yolla bulaşan hastalıklara hem de penis kanserine daha sık rastlanıyor. Bunlar sünnetin yararları ile ilgili bilimsel veriler olarak karşımıza çıkıyor. Tüm bu faydalardan dolayı bugün dünyada birçok ülkede sünnet yatırmayı tercih edenlerin sayısı artıyor. Amerika’da doğan bebeklerin yüzde 70’i hastaneden çıkarken ya da ilk bir ay içinde sünnet ediliyor.

Bazı özel durumlarda acilen sünnet yapılması gerekebiliyor. Bazı çocuklarda sünnet derisi çıkışı çok dar oluyor ve buna fimozis adı veriliyor. Bu durumda bebeğin işemesi çok zor olacağı için hemen sünnet öneriliyor. Balanit adı verilen sünnet derisi iltihaplanmalarında da sünnet yararlıdır. Ayrıca herhangi bir nedenle çocuklarda idrar yolları iltihabı gelişirse risk faktörlerini azaltmak için sünnet yapılması doktorlar tarafından öneriliyor.

Sünnetle ilgili olarak halk arasında dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise halk arasında “peygamber sünneti” olarak bilinen durum. Bu hal bazen aileler arasında kutsal bir durum olarak algılanıyor. Çocuğun penisinin sünnetli gibi görülmesi bu inanışa neden oluyor. Oysa ki bu durum bir hastalığın habercisi. Bu vakaların çoğunda hipospadias denilen idrar deliğinin penisin altına açılması ile karakterize bir anomali vardır ve bu nedenle de sünnet derisi gelişmemiştir. Rekonstrüktif ameliyatlar gereken bu durumun mutlak özenle düzeltilmesi gerekiyor.

SÜNNET, AIDS HASTALIĞINA YAKALANMA OLASILIĞINI AZALTIYOR
Bu güne kadar dünya çapında yapılan 40’tan fazla araştırmanın sonuçları, sünnetli erkeklerin AIDS hastalığına yakalanma riskinin, aynı koşullarda yaşayan sünnetsiz erkeklere göre daha düşük olduğunu gösterdi.
Özellikle Afrika’da birbirine yakın bölgelerde yaşayan gruplar üzerinde yapılan mukayeseli çalışmaların sonuçları sünnetli olmanın AIDS hastalığı etkeni olan HIV virusu enfeksiyonunu azaltıcı yönde etki ettiği konusunda ikna edici veriler sağlamıştı. Son olarak Amerikada’ki Jones Hopkins Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan bir araştırma grubunun Hindistan’da yaptığı ve geçtiğimiz Mart ayında dünyaca ünlü Lancet dergisinde yayınlanan araştırmanın sonuçları da sünnet uygulamasının, HIV enfeksiyonuna maruz kalma olasılığını azalttığını teyid etti. Bu güne kadar yapılan araştırmaların sonuçları genel olarak gözden geçirildiğinde, sünnetin HIV enfeksiyonuna yakalanma olasılığını sekizde bire varan oranlara düşürdüğü görülmektedir.
Sünnet AIDS hastalığından nasıl koruyor ?
Bilim adamlarının yaptığı açıklamaya göre, AIDS hastalığı yapan HIV virüsü, cinsel temas yoluyla bulaşma sırasında, insan vücuduna Langerhans Hücreleri adı verilen hücrelerden girer. Bu hücrelerin üzerinde bulunan CD4 ve CCR5 reseptörleri virüsün vücuda girmesinde bir çeşit kapı rolü oynar. Langerhans hücrelerinin miktarı sünnet derisinde çok fazladır. Sünnet işlemi sırasında sünnet derisinin alınması, bu hücrelerin ve dolayısıyla HIV virüsünün vücuda girme kapılarının sayısının azalmasını sağlar.
Sünnet aynı zamanda bel soğukluğuna ve frengiye yakalanma riskini azaltmak yoluyla da AIDS hastalığına yakalanma olasılığını azaltır. Konunun uzmanları, bu türden bir hastalığı olan kişilerin, cinsel organları çevresinde bulunan deri ve mukozalarda meydana gelen zedelenmelerin de HIV virüsunun vucuda girmesini kolaylaştırıcı etki yaptığını belirtmektedir. Cinsel temas yoluyla bulaşan diğer hastalıklara yakalanma olasılığının azalması, aynı zamanda HIV enfeksiyonuna maruz kalma olasılığını da azaltmış olmaktadır.
Sünnetin diğer yararları
Amerikalı Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlarını çatısı altında toplayan Amerikan Pediatristler Akademisi (AAP) tarafından Amerikan toplumunu sünnet konusunda bilgilendirmek amacıyla yayınlanan bildiride, sünnetin yararları aşağıdaki şekilde özetlenmektedir:
· Sünnet, idrar yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini azaltmaktadır. Sünnet edilmemiş erkek bebeklerde idrar yolu enfeksiyonuna yakalanma olasılığı, sünnetli bebeklere göre 10 kat daha fazladır.
· Sünnet, seyrek görülen bir kanser türü olmasına rağmen, penis kanserine yakalanma olasılığını belirgin bir şekilde azaltmaktadır.
· Sünnet AIDS de dahil olmak üzere cinsel temas yoluyla geçen hastalıklara yakalanma olasılığını azaltmaktadır.
· Sünnet, penisi iltihaplardan korumaktadır.
· Sünnet fimozis adı verilen, sünnet derisinin geriye çekilmesini engelleyen darlıkların oluşmasını engellemektedir.
· Sünnet genital hijyeni kolaylaştırmaktadır.

Sünnetli erkeklerin eşlerinde rahim boynu kanseri daha az görülüyor
Sünnetin diğer enfeksiyonların yanı sıra kadınlarda rahim boynu kanserinin en önemli sebeplerinden biri olan İnsan Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonuna yakalanma riskini de azalttığı bildirilmektedir. Yapılan araştırmalar, sünnetsiz erkeklerde insan papilloma virus enfeksiyonu sıklığının sünnetsiz erkeklere göre üç kat fazla olduğunu göstermiştir. Bunun sonucu olarak sünnetsiz erkeklerin eşlerinde rahim boynu kanseri, sünnetli erkeklerin eşlerine göre 2.5 kat daha sık görülmektedir.
Sünnetin başta AIDS olmak üzere cinsel temas yoluyla bulaşan hastalıkları önleyici bir etkisinin olduğunun bilinmesi, sünnetli erkekleri bu hastalıklara karşı koruyucu tedbirleri ihmal etme konusunda kesinlikle gevşekliğe sevketmemelidir. Çünkü sünnet bu hastalıklara yakalanma oranını azaltsa da, sünnetli olmak tek başına yeterince koruma sağlayan bir özellik olarak düşünülmemelidir.

ChoPin 19-06-2009 21:46

yani ne denilebilirki
tipik gerici zihniyetli cahil bilinçlerin
yaptığı biçimsiz şekilsiz işler
yazıkkk

vartor 20-06-2009 06:13

Nogada kardesim,
Basit bir mantik soracagim; Kainati, ve icindekilerini kusursuz yarattigina inandigin bir tanrinin, neden penis ucundaki bir deri parcasini gereksiz hatta insana zarali yarattigina inanirsin?

aydoe 20-06-2009 10:56

Sünnetin sağlığa büyük zararları var.
Kesilen sadece işe yaramaz bir deri parçası değil. O kesilen parça, içinde sinir uçlarının, kan damarlarının, salgı bezlerinin bulunduğu bir mekanizma.
O işe yaramaz diye kesilen deri parçasının koruyucu görevi ve cinsel işlevi var.
Sünnet olduktan sonra bir çok alanda erkek zarar görüyor. 6 bin yıllık bir gelenek bu.

http://www.turandursun.com/forumlar/...light=s%FCnnet

meryemPİERRE 20-06-2009 14:36

Erkek sünnetinin belli yararları olmasına karşın,kadın sünneti felaket bir şey..Ancak şöyle de bir şey duymuştum;Bazı kadınlar da normalden biraz büyük olduğu için,ilişki esnasında o kısmın içe doğru kıvrılacağı ve bunun da kadına acı vereceği söyleniyor.O halde sırf bu durumlarda olan kadınları için sünnet konusu düşünülebilir mi?

DreiMalAli 21-06-2009 12:09

Alıntı:

nogada´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 186729)
Kadında sünnetin dinle ne alakası var?

Bu arabi bi adettir dinin için sokulan.

benim ne ailemde nede cevremded bayan arklarımdan böle bir durumla karşılaşan yoktur.

Bu durumda bunlar müslğman olmuyolarmı yani?

Erkeğe geince bu olayda dini boyutundan cıkıp adete gelmiştir.Halkımızın sünnet düğünleri partileri her kesimde yaygındır bildiğiniz gibi.

Üstelik müslüman olmayan toplumlardada sünnet olan vardır.Yahudileri kastetmiyorum.

Bunun sağlık açısından yararları olmakla beraber,zararıda yoktur zaten.

Sevgili nogada,

sünnet İslam'dan önce de var olsa dahi, artık İslam'a da mal olmuştur.
İslam ülkelerinde, hadisyle ile, şeriat kanunları/kuralları, devlet eliyle sünnet etme/ettirme eylemi desteklenir ve uygulanıyorsa, bu artık İslam dinine mal olmuştur.
Çocuğunun sağlık bütünlüğünü düşünmeyip, hiç bir tıbbi neden yokken, cinsel organının kıtır kıtır kestirmek, çocuğuna işkence yapmak demektir.
Çocuğu bıçak altında acı çekerken, karşına geçip göbek atmak ise sadistliğin dik alasıdır.
İslam olsun, inanırları olsun, bu işkence ve sadistliği dışlamadığı, tam tersine, içinde barındırıp desdeklediği sürece İslam ile de, din ile de alakası vardır.

Sevgiler

DreiMalAli 21-06-2009 12:19

Alıntı:

meryemPİERRE´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 192843)
Erkek sünnetinin belli yararları olmasına karşın,kadın sünneti felaket bir şey..
...

Sevgili meryemPİERRE,

ne erkek sünnetinin ne de kadın sünnetinin hiç bir yararı yoktur.
Tam tesine zararı vardır.
En azından bir insanın sağlık bütünlüğüne keyfi bir müdaheledir. Sonuçları ölüme kadar kadar yol açabilir.

Alıntı:


...
Bazı kadınlar da normalden biraz büyük olduğu için,ilişki esnasında o kısmın içe doğru kıvrılacağı ve bunun da kadına acı vereceği söyleniyor.O halde sırf bu durumlarda olan kadınları için sünnet konusu düşünülebilir mi?

İlerde, milyonda bir ihtimalle oluşabilecek bir durum için çocuklarımıza lütfen işkence yapmayalaım.

Ama eğer bir kadının (veya erkeğin) hehangi bir şikayeti varsa, ortada tıbbi bir sorun/neden var demektir. Bu durumda doktor ile görüşüp elbette çaresi aranması gerekir.
Ameliyat gerektiren bir durumsa, elbette ameliyat olması gerekir.
Fakat kesinlikle bir sünnetci tarafından halledilecek bir durum/sorun değildir bu.

Sevgiler

walla 22-06-2009 04:04

Alıntı:

meryemPİERRE´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 192843)
Erkek sünnetinin belli yararları olmasına karşın,kadın sünneti felaket bir şey..Ancak şöyle de bir şey duymuştum;Bazı kadınlar da normalden biraz büyük olduğu için,ilişki esnasında o kısmın içe doğru kıvrılacağı ve bunun da kadına acı vereceği söyleniyor.O halde sırf bu durumlarda olan kadınları için sünnet konusu düşünülebilir mi?

Bazı kadınlar da normalden biraz büyük olduğu için,ilişki esnasında o kısmın içe doğru kıvrılacağı ve bunun da kadına acı vereceği söyleniyor

Neymiş bu normalden büyük olan şey? Kulak mı, burun mu?

BİR YAŞIMA DAHA GİRDİM.

walla 22-06-2009 04:18

Erkek sünnetinin yararları:
1* sünnet cocugu giysisi üreten tektil sektörüne katkı
2* Mevlüt sektörüne (imamlara) katkı
3* Müzik sektörüne (davulcu-zurnacı) katkı
4* faotoğrafçılık/ video kaydedici sektörüne katkı
5* Üstü acık kırmızı sünnet cocuğu arabası sektörüne katkı
6* Yemekli düğün yapıldı ise gıda sektörüne katkı
7* mevlütte şerbet verildi ise boya seker, çam fıstığı, lokum sektörüne katkı
8* Altın (özellikle ceyrek) sektörüne katkı
9* en önemlisi sünnetci sektörüne katkı (sünnet yapan bir sağlık memuru her yaz 150-200 civarı sünnet yapar 25-40 bin TL aile bütcesine katkı)

Zararları
1* müslümanlarca tespit edilememiştir, yoktur.
2*bilimsel olarak, glans penis denilen penisin sinirce yoğun kısmının koruyucu dokusundan mahrum bırakılarak, sürekli sürtünme yoluyla uyarılması sonucu, eşik değerinin yükselmesi ile, erkekliğin kayba uğraması, erkek bu durumda cinsel doyumunu anormal yollarda arar.

meryemPİERRE 22-06-2009 17:54

Sayın Walla,klitorisi büyük olan kadınlar mevcuttur,kadınlar bundan rahatsızlık duyabilirler.Rahatsızlık söz konusuysa,bu sorun klitorisin küçültülmesiyle hallolunur.DreiMalAli'nin de dediği gibi;
Alıntı:

Ama eğer bir kadının (veya erkeğin) hehangi bir şikayeti varsa, ortada tıbbi bir sorun/neden var demektir. Bu durumda doktor ile görüşüp elbette çaresi aranması gerekir.
Ameliyat gerektiren bir durumsa, elbette ameliyat olması gerekir.

pervane 22-06-2009 18:00

dur bakalım sağlık problemi ile sünnetin faydaları arasında nasıl bir bağ kurulacak. konunun etrafında tavaf yapılıyor gibi bir hisse kapıldım nedense:(

vartor 22-06-2009 18:33

Bence hem allahin herseyi mukemmel yarattigina inanip, hem de penis mukozasini koruyucu bir deriyi kesip atmak, buyuk bir celiskidir.Kadin sunneti ise, cinsel iliskide haz saglayan bolumun kesilmesi demek oldugundan, tore uygulamasi degil, hicbir sucu olmayan kadina uygulanan, geri donusu mumkun olmayan, muebbet bir cezadir

parmis 22-06-2009 20:01

Erkak çocuklarımıza gösterişi düğünlerle sünnet töreni yapan bir toplumuz. Aslında büyük bir bölümümüzün sünnet adetini sorgulamadığını düşünüyorum kadınlarda her türlü kısıtlama ve işkence reva görüldüğü için yakında büyük klitoris küçük kitoris muayenesi başlarsa şaşırmayacağım..

parmis Güneşin_kızı

meryemPİERRE 22-06-2009 22:33

Arkadaşlar!Ben illa ki kadınları toplayın sünnet edin demiyorum ki,kadınlar sünnet ediliyor ne var bunda da demiyorum.Kadın sünneti hakkında bir hadis verilmiş siteye-ki ne kadarı sahih bilemiyorum-bu hadis hakkında yorum yaptım.Demiştim ki;
kadın sünneti felaket bir şey..Ancak şöyle de bir şey duymuştum;Bazı kadınlar da klitoris normalden biraz büyük olduğu için,ilişki esnasında o kısmın içe doğru kıvrılacağı ve bunun da kadına acı vereceği söyleniyor.O halde sırf bu durumlarda olan kadınları için sünnet konusu düşünülebilir mi?

Değerli DreiMalAli de; “ne erkek sünnetinin ne de kadın sünnetinin hiç bir yararı yoktur.” dedikten sonra, “Ama eğer bir kadının (veya erkeğin) hehangi bir şikayeti varsa, ortada tıbbi bir sorun/neden var demektir. Bu durumda doktor ile görüşüp elbette çaresi aranması gerekir. Ameliyat gerektiren bir durumsa, elbette ameliyat olması gerekir.
Fakat kesinlikle bir sünnetci tarafından halledilecek bir durum/sorun değildir bu.” diyerek,gayet mantıklı bir açıklama yaptı.


Klitorisi büyükmüş ya da küçükmüş,bunları kafamızdan uydurmadık ki,maalesef böyle bir sorun var.Ama çareside var,ameliyat olunabiliyor-ki zaten yaptıran kadınlar var-

Alıntı:

Pervane
dur bakalım sağlık problemi ile sünnetin faydaları arasında nasıl bir bağ kurulacak. konunun etrafında tavaf yapılıyor gibi bir hisse kapıldım nedense
Neden konunun etrafında tavaf yaptığım hissine kapıldınız ki?Konumuz kadın sünnetiydi,kadında böyle bir problem varsa,bundanda rahatsız oluyorsa,elbette sünnet edilmesi,bu problemi ortadan kaldırmayacak mıdır?

Galiba bu “sünnet” sözü, biraz yanlış anlaşılmalara neden oluyor.Sünnet demeyiz de ameliyat deriz.Sünnet dediğimizde, ilkel yollarla yapılanlar aklımıza gelmesin..


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:40 .