![]() |
Dinler Üzerine ve Turan Dursun'u anmak...
Bu yazı numune.org'tan alınmıştır... numune.org ayrıca bugün, Turan Dursun'un hayatı ve eserleri üzerine bir anma gerçekleştirecektir...
Ben tanrı yoktur demiyorum. Tanrı vardır. Ama onu insanlar yaratır... ( * ) Dinler tarihi, insanlığın topluca yaşamaya başladığı ilk çağlara tekabül eder. İnsanlık uygarlığının birlikte yaşama döngüsünü kurduktan sonra ilk keşfettiği şeylerden biri dindir. Bugün bakıp da, ortak olarak herkesin reddettiği çok tanrılı din modeli, o çağ insanı için çok büyük bir felsefi bir akımdır aynı zamanda. İnsanlar Güneş'in dünyaya çok büyük bir enerji gönderdiğini anlamışlar. Ve bu enerjinin kaynağının kesilmemesi için tanımlayamadıkları bu kaynağa iman etmişlerdir. Elbette din kavramında iman ve inanç en temel öğedir. İnsan tanımlayamadığı şeyi tanrı olarak görür. Ve bir insan bir tanrıyı belirleyip, topluma yaydıktan sonra, o insana inanılır. İşte bilmek ve inanmak arasındaki en büyük fark da işte burada yatmaktadır. Bilmek bir şeyi somuta dayandırarak tanımlamak, doğruluğunu kestirebilmek adına sorgulamayı gerektirir. Oysa din kendi sonunun gelmemesi için, sorgulamayı başından reddeder. İman ve ibadetten başka hiç bir yorumu kabullenmez. İnsanlığın ilk çağlardaki gelişiminin ardından, doğa olaylarına, güneş sistemine, canlı yaşayışına kısmen de olsa cevap verilmiş ve insanlar, doğadaki ve evrendeki materyallere tapmanın anlamsız olduğunu düşünmüşlerdir. Bu amaçla dini mucizeler boyutunda ele alarak dini ikinci bir safhada toplum yaşantısına uyarlamışlardır: Mucizeler. Bir insanın efsunlu gücünden tutun da,bir olaydaki inanılmazlığın tanımsızlığına kadar pek çok konuda insanları etkileyecek bir gücün varlığı yoluna gidilniştir. Bu dönem kendi içerisinde, zamanla tanımlanabilecek güçlerin varlığının topyekün tasfiyesi anlamına gelir. Ve üçüncü bir süreci başlatacak olan tek tanrılı din modelinin de ana yapısını oluşturur. Ve tek tanrılı din modeli de kaynağını bu modelden aldığı için içinde aslında çok basit olarak bakıldığında bile bir çok çelişki barındıracak öğelere sahiptir. Ruhani varlıkların tasviri (cin, peri vs.), ulaşılamayan bir tanrı tahayyülü ve tanımlanmasını en zora çekecek bir şeye iman edilmesi gereği gibi. Daha da önemlisi, din insanlara bahsi geçen son dönemde öyle bir şey vaad etmiştir ki, bu insan iradesinin dünyadaki özgürlüğünü reddetmesi için başkaldırması çok zor bir iç çelişkiyi beraberinde getirir: "öldükten sonra da yaşamın varlığı". İnsan, böylesi bir duruma karşı acz içinde iman etmek zorunda kalır. Ve kendi yaşamını ve toplumsal yaşayıştaki aksaklıkları görmeksizin başka bir hayat vaadiyle dinin emir ve yasaklarını yerine getirmeyi koşulsuz olarak kabullenir. Kendini yüzyıllar boyu diğer canlılardan ayırt eden ve sahip olduğu en büyük üstünlük olan akıl ile de kendine apayrı bir dünya modeli çizen insanlık, ölümü kendine reva görmek istemez. Ölümü kabullenmek istemeyen insanoğlunun, içine girdiği bu son safhada "öldükten sonra da yaşam" vaadinden daha kolay ve daha sarsıcı bir iddia da olamaz. Oysa bilimsel anlamda insan bir organizmadan meydana gelir ve öldükten sonra da her canlı organizması gibi çürüyerek toprağa karışır. Felsefenin Temel İlkeleri'nde George Politzer materyalist felsefeyi kısaca şu şekilde açıklar. Madde doğada mevcuttur. Maddenin gelişimi düşünceyi oluşturur. Yani herhangi bir düşünsel işlevin gerçekleşmesi için maddeye ihtiyaç vardır. Tam tersi bir algılayış yani düşünceden hareketle madde kaynağının varolduğunu savunmak anlamsızdır. Çünkü hiçbir madde yoktan varolmaz. Düşünce salt düşünce olarak maddeyi oluşturamaz. Aksi bir tutum metafiziği, fizik ötesi mucizevi olayları kabullenmektir ve bunun da bilimsel hiçbir gerçekliği yoktur. Dinin de kendi içinde bir evrimi vardır. Din ve tanrı kavramını insanın yine kendisinin yarattığına en açık tahlilsel kanıt, dinin bir evrim süreci olduğudur. Din ilkel insan zamanında basit ve şu an gülüp geçecek boyutta savunulara sahipken, yüzlerce yıl önceden öne sürülen din modellerine de göbekten bağlıdır. Olayı bu denli tarihi, felsefi ve bilimsel boyutlarda ele almak bir yana dinin insanlık tarihindeki anlatımları bile bu durumun ne kadar çelişkili olduğunu ele vermeye yeterlidir. ( ** ) Materyalizm kendi iç dinamiği gereği din kavramını farklı yorumlarla ele alır. Marksist felsefeye göre, materyalizm diyalektik bir süreçtir. Ve insanın evrimi içerisinde toplum hayatına oturabilir. Asırlar boyu, öldükten sonra yaşayacağına inanan insanların bir kere de bunun yalan olduğuna inanması, hem o insanlar açısından vicdani bir çöküntüyü beraberinde getirir, hem de bu çöküntü içerisinde yıllarca baskı yoluyla ertelediği insani zaaflarını belli bir insani ahlak sorumluluğuyla bağdaştırmayacağından insanlık yozlaşma ve dejenerasyon sürecine girebilir. "Din, halkların afyonudur." diyen Marx'a göre, bu uyuşturucu bağımlılığının bir kere de kesilmesi, metabolizma açısından zararlı olabilir. Bu demek değildir ki, dinsel bir inanış içerisinde olan canlı, birey olabilmek ve araştırmak, sorgulamak durumunda değildir. Tam tersi, felsefi bir bakış açısını, hümanizmayı ve bilimi birleştirerek her geçen gün sorgulamalı ve kendi içerisinde ve beyninde yarattığı bu çelişkinin vicdanına yapışan bir mutluluk hapı olduğunun farkına varırken de, gerçek yaşayışı yani şu anda yaşadığı hayatı da geliştirmek adına elinden geleni yapmalıdır. Çünkü, en masumane tanımıyla, din kavramı insanları iyiye ve doğruya yönlendirmek adına atılan tatlı bir yalan da olsa insanlık açısından çok büyük felaketleri içinde barındırmıştır. Ve artık tatlı bir yalandan ibaret olmadığı da açıktır. Teokrasi savaşlarında ölen binlerce insan, insanların özlük haklarının gaspı, ve ekonomik anlamda toplumsal sınıfların ortadan kaldırılmasının önüne geçmek adına sürekli bir engel olarak tarihin her sahnesinde insanlığın karşısına çıkması kabullenilemez bir durumdur. Ve insanlık kendi yarattığı tanrılarından, yine kendi iradesiyle kurtulacak. Din kavramının dünya üzerindeki eşitlik ve özgürlük mücadelesinde insanlara takılmış bir at gözlüğü olduğu gerçeğini keşfedince, gerçekten ve doğru bir vicdani eğilimle sadece kendisi için değil, başka insanlar için de güzel bir hayat isteyebilme onurunu gösterecektir. Çünkü tarihte, geriye doğru bir gidiş yaşanmamıştır. Ve din kavramının çıkışından bu yana, tanrıları birer birer öldürerek en sonunda "hiçliği" tanrı ilan eden insanoğlu da, bu son savunuyu bertaraf etmek için gerekli akli olgunluğa evrimsel süreci içerisinde mutlaka ulaşacaktır. ( * ) Orta Çağ'da Engizisyon Mahkemeleri'nce katledilen bir aydının, tanrı ve din üzerine reddiyesi suçundan idam edilirken söylediği son sözleri... ( ** ) Bu yazının kaleme alındığı gün aynı zamanda Turan Dursun'un ölüm yıldönümüne denk geldiğinden ötürü, sevgiyle anıyor ve kendi çelişkisinden kurtulma ve bilmeden inandıklarına felsefi bir anlam katarak yücelten insanlara da Turan Dursun'un somut değerlendirmelerini ve hayatını irdelemelerini (www.turandursun.com) tavsiye ediyorum. Zira, karşıt olan tezin ne olduğunu bile bilmeden bir reddiye içine girmek ilkel insanın işidir. Amacınızın inanmaktan önce bilmek olması umuduyla...( * ) |
Turan Dursun' u ilk kez Saçak dergisindeki Eren Kutsuz takma adıyla yazdığı yazılar ile tanımıştım.
Hayatımda ilk kez bana bu kadar yakın bir insanı tanımanın heyecanı ve mutluluğu içindeydim. Daha sonra tüm kitaplarını okudum ve daha da yakınlaştım. 20 yaşıma kadar belletilen din adı altındaki hurafelerden kurtularak, özgür aydınlık bir insan seviyesine çıkmamda büyük yardımı oldu. Katledildiğini duyduğum zaman, sanki içimden büyük bir parça koptu. Hayatımda hiç bu kadar bir insanın ölümüne üzülmemiştim. Saygı ile anıyorum. beyni. |
BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ
Eminim Turan Dursun oraya girebilen nadir insanlardan olurdu *yüzü bilgelikle parlıyor ve gözlerinde nefret öfke ve şiddet yok sadece sevgi var bu o kadar acıkki. sizler ne düşünüyorsunuz
|
Re: BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ
Bir tanrı ve cenneti olsa idi...
Bu tanrı ırkçı olmazdı sadece arap veya israiloğullarına hitap etmezdi.. Bu tanrı ayrım yapmazdı yani Müslüman olup ama kötü insnlara yinede bir umut ışığı sunarken müslüman olmayıpta hayatında insanların iyiliğinden başkasını düşünmeyeni cehenneme atmazdı.. Bu tanrının sahte sözleri bilme aykırı olmazdı.. Aynı tanrının sözleri birbiriyle çelişmezdi.. Bu tanrı birsürü değil bir tane kitap gönderirdi bence (bana bu olay sanki aman bu yanlış oldu 1 dahakine düzelir umarım demek gibi geliyor).. Ayrıca yine bu tanrı kendini inandırmak için 'and olsun ki..' gibi ant içerek konuşmazdı.. Yine bu tanrının peygamberi şehvetine bu kadar düşkün olmazdı.. Ve bu tanrının bi cenneti olsa idi sanırım insanlara doğru yolu göstermeye çalışırken öldürülen değerli Turan Dursun'u cennetine alırdı...(kim bu dinlerin karanlığında insanlara böyle bir ışık tutma cesaretini gösterebilirki kolay kolay) Bu tanrının peygamberi işkenceci olmazdı.. Ah keşke bu dediklerim olsaydı.. Keşke din gibi saçma düşüncelere inanabilseydim hayat ne kadar basit yaşa git cennet ohh.. Ne yazık ki öyle değil.. Ne hayat o kadar basit.. Ne tanrı var.. Ne cenneti.. Nede mucizeleri.. Ama sadece kayıplar var.. Turan Dursun gibi. |
Re: BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ
bir tanrı *ve bir cenneti olsa idi olurdu ama bir tanrı olmasa idi ve bir cenneti olmasa idi olmazdı................
ne olacaktı işi gücü cenneti hurilerle nurilerle ve onlar için seçilmiş (mahkemeden sonra) insancıklar..... * vur patlasın çal oynasın şarap akan ırmaklar içiç güzelleş çiftleş.... oda ya röntgenci yada kameraman filme alıyor sonra seyreder gülerim diye..... |
Re: BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ
belki de tanrı bu saçma dinleri gerçekten bizi sınamak için gönderdi. Kimler körü körüne inanacak, sorgulayıcı olmayacak, kimler korkularından ve kişisel zayıflıklarından tanrıya inanma ihtiyacı hissedecek, hangi insanlar mantığını kullanmayıp da dindeki sapkınlığa, caniliğe uyacak. hah işte onlar cehhenneme gidecek... şüpheci olan, kendisine gösterilene inanmayan kitapta yazanı değil mantıklı olanı yapan, cennete gitmek için değil dünyayı cennete çevirmek için çalışacak olanlar (başta turan dursun gibiler) cennete gidecek.
*bi tanrı için bir insancığın ona inanması neden gerekli olsun ki *kişinin yarattığı dünya için zararlı olmaması çok daha değerlidir onun içinde heralde. ama pardon tövbe et la ilahe illallah de cennete git değilmi... ne güzel yaşam ya |
Turan Dursunun ölümünü anmak...
baktım ki Turan Dursun'u onun kendi sitesinde anan yok ilk ben olmak istedim
ÖLÜMÜNÜN 16. YILINDA SENİ SAYGIYLA ANIYORUZ... KATİLLERİN SENİ KORKAKÇA ÖLDÜRDÜLER AMA ARKANDAN GELENLERİ UNUTTULAR!!! IŞIĞIN HİÇ SÖNMEYECEK... SAYGILAR |
Re: Turan Dursunun ölümünü anmak...
Senin yaptığın flashı sitenin girişine koyarak ve sohbet odaslarında periyodik duyuru yaparak anıyoruz erenkutsuz. Teşekkürler.
|
Re: Turan Dursunun ölümünü anmak...
Ölüm yıldönümünde Turan Dursun'u saygıyla anıyorum. Bu ülkeye güzel bir gelecek bırakabilmek için hayatı pahasına susmayan, gerçek bir aydındı. Bu site ve her yerdeki varlığımızla onu yaşatmaya çalışacağız.
Gerçekler silahla susturulamaz. İşte örnek: Turan Dursun! |
Re: Turan Dursunun ölümünü anmak...
Sevgili *Erenkutsuz,
Siteye katkın için teşekkür ediyorum. Ölüm yıldönümünde siteye girişte onun flaşhıyla girmek en güzel kutlamaydı bence. Bana göre Turan Dursun ölmedi. Gördüğünüz gibi aramızda yaşıyor. *Ve bu ülkenin onurlu insanları onu yaşatmaya devam edeceklerdir. O bu ülkenin aydınlanmacı ve cesur aydınıydı. Canı pahasına karanlıkları aydınlatmıştır. Ne ilk ne de son şehidimiz olacaktır. Bu ülkede son Turan Dursun kalana kadar da bu mücadele devam edecektir. Bu vesileyle ölüm yıldönümünde bu büyük aydınlanmacıyı saygıyla anıyorum... |
Re: Turan Dursunun ölümünü anmak...
Değerli İnsan Turan Dursun'u *sevgi ve saygıyla anıyorum.
|
Re: Turan Dursunun ölümünü anmak...
Evet üstadı ölümünün 16. yılında saygı ile anıyoruz.Her ne kadar
görüşlerine % 100 katılmasam da bu önemli şahsiyetin fikir ve düşün dünyamıza yaptığı büyük katkı asla yatsınamaz !Giderek güçlenen yoz İslam anlayışının karşısında bu tür islamın içinden yetişip; İslama eleştirisel yaklaşabilen şahsiyetlerin önemi giderek artıyor!Ve bu tür teoloji uzmanı aydınların can güvenlikleri de sadece Türkiye de değil tüm İslam ülkelerinde aynı derece de tehlike de.İşte bir Reşad Halife bir Farac Fuda bir Turan Dursun akla ilk gelen isimlerden.Tek tesellimiz erenkutsuz arkadaşın da giriş yazısında belirttiği üzere katillerin öldürdükleri idollerin arkasından onların izini süren kişileri unutmuş olmaları.Saygılarımla........... |
Re: Turan Dursunun ölümünü anmak...
HEPİMİZ bir TURAN DURSUN'uz
Bilim var oldukça biz de varız. Saygıyla anıyorum. hazreti |
Re: Turan Dursunun ölümünü anmak...
Sn. Erenkutsuz,
Güzel düşüncenizden dolayı kutlarım. İnsanlar fikirleriyle yaşarlar, eserleriyle anılırlar. Tüm insanların olumlu ve olumsuz tarafları olduğu bilinciyle hiçbir yaratılmışı kutsayamam. Hele ki; ölümünden sonra, onun adına; yapılan, yazılan, söylenen ve düşünülenlere de katılmam. Katılmadığım gibi onunmuş gibi de düşünmem. Her kim olursa olsun bu düşüncem böyle. Sn. Turan DURSUN’ un katledilişini şiddetle kınıyorum. Katillerinin bulunamayışı ve adaletin yerine getirilemeyişini, ayıpların en büyüğü olarak, devletin gerekli mercilerine sunuyorum. Ancak; şu an bu forumda yazdığımıza göre, birilerinin teşekkürü gerçekten hak ettiği düşüncesindeyim. Bu siteyi kuran ve devamını sağlayan beyinlere teşekkür ediyorum. Bence sizlerin Turan DURSUN’ a değil, Turan DURSUN’ n fikirlerinin, sizlere borcu var. Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın. |
Re: Turan Dursunun ölümünü anmak...
en güzeli de böyle insanların yasadığını bilmek.. bunu bilmek insana umut veriyo... turan dursunu saygıyla anıyoruz...
|
Re: Turan Dursunun ölümünü anmak...
eğer site yönetimi seneye gene bir flash animasyon yapmayı düşünür ve bu işte beni görevlendirmek isterse bu sefer çok daha güzel bir animasyonla Sevgili Turan Dursun'u anıcaz...
teşekkürleriniz beni mutlu etti... Turan Dursun adına bişeyler yapabilmişsem ne mutlu bana... Sevgiler Saygılar... |
Re: Turan Dursunun ölümünü anmak...
yarasalar öldürdüler seni karanlıklarına ışık tuttun diye
yarasalar karanlığı severdi, sense aydınlığı yarasalar bilseydi gerçeğin ölmeyeceğini yinede öldürürlermiydi seni. büyük ustayı saygıyla anıyoruz |
Re: Turan Dursunun ölümünü anmak...
Bence Turan Dursun yerine Fethullah, Kaplan, Tayyip, Necmettin Gitsin...
|
Re: BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ
ırmaklarından şaraplar akacak diyorsun,
cennet-i ala meyhane midir? her mümine bir huri vereceğim diyorsun, cennet-i ala kerhane midir? |
Re: BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ
hehehhhh
güzeldi esprii :D :D |
Re: BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ
bir tanrı olsaydı bende onun şeytanı olur kullarının peşine düşerdim:):):D
|
Re: BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ
Alıntı:
|
Re: BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ
Alıntı:
|
Re: BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ
Tanrı olsa idi ne olurdu çok iyi biliyorum.
- Kitabında hayvanları size hizmet için yarattım deyip, insan olmayan milyonlarca yıl boyunca hayvanları yeryüzüne göndermezdi. - Kuran ayetlerini yüzyıllar önce yaşamış olan hint kitabelerine yazmazdı. - Kendinden akıllı biri yeryüzüne göndermezdi. Turan Dursun'un yaptığı, gibi Nuh Tufanı'nı Gılgamış destanında bulacak kadar zeki birini göndermezdi. - Arap faşisti olmazdı. - İnsnaları bu dünyaya önem vermeden öbür düyna için çalıştırmazdı. Hisleri köreltmezdi. Bende *tıpkı şu an Japonların milli dini olann şintoistle gibi hayat dolu olurdum. (Hoş belki de hak din okdur) . Bazen düşünüyorum. Keşke Tanrı gerçekten olsa da şu kötülükleri çıkmazları kaldırsa... O herşeye gücü yetense kötülükleri kaldırır. Kötülük kaynağının da bu tanrı oldğunu görünce, açıkçası içim sızlıyor.. "Tanrım, beni bu Tanrı'dan kurtar" diyesim geliyor.. Ama nerde öyle *gerçek iyi bir Tanrı ! |
Re: BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ
Alıntı:
|
Re: BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ
Bir tanri ve cenneti olsa idi Muslumanlar olmazdi...Ya da en azindan ben tanri olsaydim
oyle yapardim. |
Re: BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ
Bende bu kısacık *şiiri bir daha okurdum :)
VAHDETNAME Daha Allah ile cihan yok iken Biz anı var edip ilan eyledik Hakk'a hiçbir layık mekan yok iken Hanemize aldik mihman eyledik Kendisinin ismi henüz yok idi Ismi söyle dursun cismi yok idi Hiçbir kıyafeti resmi yok idi Şekil verip tıpkı insan eyledik Allah ile burda birleştik Nokta-i amaya girdik birleştik Sirr-i Küntü kenzi orda söyleştik Ismi şerifini Rahman eyledik Aşikar olunca zat ü sıfatı Kûn dedik var ettik bu semavatı Birlikte yarattık hep kainatı Nam ü nişanını cihan eyledik Yerleri gökleri yaptik yedi kat Alti günde tamam oldu kainat Yarattik içinde bunca mahlûkat Erzakını verdik ihsan eyledik Asılsız fasılsız yaptık cenneti Huri gılmanlara verdik ziyneti Türlü vaidlerle her bir milleti Sevindirip sad ü handan eyledik Bir cehennem kazdik gayetle derin Laf ateşi ile eyledik tezyin Kıldan gayet ince kılıçtan keskin Üstüne bir köprü mizan eyledik Gerçi Kün emriyle var oldu cihan Ars-i Kürsü gezdik durduk bir zaman Bos kalmasın diye bu kevnü mekan Ademin halkini ferman eyledik Irfan olan bilir sirri müphemi Izhar etmek için ism-i azamı Çamurdan yogurduk yaptik ademi Ruhumuzdan bir ruh revan eyledik Adem ile Havva birlik idiler Ne güzel bir mekan bulduk dediler Cennetin içinde bugday yediler Sürdük bir tarafa puyan eyledik Adem ile Havvadan geldi çok insan Nebiler Veliler oldu mümayan Yüzbin kerre doldu boşaldı cihan Nuh Naciyullah'a tufan eyledik Salihe bir deve eyledik Ihsan Kayanin içinden çıktı nagehan Pek çokları buna etmedi iman Onları hak ile yeksan eyledik Bir zaman Eshabıkefhi uyuttuk Hazreti Musa'yi Tur'da okuttuk Siti çulha yaptik bezler dokuttuk Idris'e biçtirip kaftan eyledik Süleyman'i dehre sultan eyledik Eyyub'a acıdık derman eyledik Yakub'u aglattık nalan eyledik Musa'yi Suayb'a çoban eyledik Yusuf'u kuyuya attırmıs idik Mısır'da kul diye sattırmış idik Zeliha'yi ona çattırmış idik Zellesinden bendi zindan eyledik Davut peygambere çattırdık udu Kazadan kurtardık Lût ile Hûd'u Bak ne hale koyduk nar-ı Nemrud'u Ibrahim'e bag u bostan eyledik Ismail'e bedel cennetten kurban Gönderdik sad oldu Halilürrahman Balığın karnını bir hayli zaman Yunus peygambere mekan eyledik Bir mescide soktuk Meryem Anayı Pedersiz dogurttuk orda Isa'yı Bir Agaç içinde Zekeriyya'yı Biçtirip kanına rizan eyledik Beytimukaddeste Kudüs sehrinde Nehri Seria'da Erden nehrinde Tathir etmek için günün birinde Yahya'yı Isa'yı uryan eyledik Böyle cilvelerle vakit geçirdik Bu enbiya ile çok is bitirdik Baska bir Nebiyyizisan getirdik Anın her nutkunu Kur'an eyledik Kuffari Kureyşi ettik bahane Mehmet Mustafa geldi cihane Halki davet etmek için imane Murtaza'yi ona ihvan eyledik Ana kiyas olmaz asla bir nebi Nebiler sahidir Hakk'in habibi Biz ani Nebiyyi-ihsan eyledik Hak Muhammed Ali ile birleşti Hep beraber kabekavseyne gittik O makamda pek çok muhabbet ettik Leylerelesrayi seyran eyledik Bu sözleri sanma he insan anlar Kus dilidir bunu Süleyman anlar Bu sırrı müphemi arifan anlar Çünkü cahillerden pinhan eyledik Hak ile hak idik biz ezeliden Ta ruz-i Elestte Kalubelide Mekan-i Hüda'da bezm-i celide Cemalini gördük iman eyledik Vahdet alemini bilmeyen insan Insan suretinde kaldi bir hayvan Bizden ayri degil Hazreti Süphan Bunu Kur'an ile ayan eyledik Sözlerimiz bizim pek muhakkaktir Dogan ölen yapan bozan hep Haktır Her nereye baksan Hakkı mutlaktır Ahval-i vahdeti beyan eyledik Vahdet sarayina giren için Hakki heykelyakın görenler için Bu sırrı Harabi bilenler için Birlik meydanında cevlan eyledik Harabi VAHDET: Birlik. Herseyin Tanridan bir parça olmasi. |
Re: Dinler Üzerine ve Turan Dursun'u anmak...
Daha önce başka bir yerlerde de yazmıştım, kendi adına oluşturulan bu güzel siteye yazmak ise bugüne imiş...
Aydınların öldürülmesi üzerine birileri bir yerlerde bir şeyler yazarken ya da konuşurken haklı olarak bir çok aydınımızdan bahsederler ki bahsetmeleri üzerlerine basa basa tekrar etmeleri bu utancın anısını yaşatmaları gerekir. (bunun yanlış anlaşılmasını da istemem. örneğin; Uğur Mumcu ya da Ahmet T. Kışlalı benim için çok değerlilerdir, aynen Turan Dursun gibi.) İyi ama Turan Dursun'un adı neden edilmez bu anmalarda, o düşüncelerinden dolayı öldürülmedi mi? O karanlığın üzerine gitmedi mi, korkmadan? neden bu iki yüzlülük onun adı neden anılmaz televizyonlarda, gazetelerde, dergilerde, kitaplarda.. Tabii ki ona da hakettiği değeri verenler de var ama olması gerektiği kadar mı? Belki de Turan Dursun'un o karanlığa karşı verdiği mertçe savaşımı bugünün bazı yarı liberal yarı solcu aydınları onun adını anma cesaretini bile gösteremeden gölgeliyorlar. Anıldıkları sıfatı dolduramadan sadece sistemin onay verdiği, hoş görebileceği sınırlar dahilinde bizi ve kendilerini kandırıyorlar. Ama onun gibi bir gün biz de öleceğiz ve bugünün neo-liberal yalaka basınının başrolleri asla hatırlanmayacak ama Turan Dursun'un ismi sürekli yaşayacak. |
Re: Dinler Üzerine ve Turan Dursun'u anmak...
Bu son yazıya yürekten katılıyorum. Çok doğru bir tespit. Uğur Mumcu, Ahmet T. Kışlalı gibi isimler kamuoyunda oldukça anılmaktadır. İtiraf etmek gerekirse kitaplarını okuyana kadar Turan Dursun'dan haberim bile yoktu. Öldürüldüğünü bile kitaplarını okumaya başladıktan çok sonra öğrendim. Duyduğum üzüntüyü tarif edemem. Turan Dursun'un şartlarında yetişip, aklını ve mantığını ön plana alarak tabuları yıkmayı başaran bir kişi daha tanımadım ve bilmiyorum.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:01 . |