Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Turan Dursun > Turan Dursun

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 04-09-2005, 14:49
ADALI
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Dinler Üzerine ve Turan Dursun'u anmak...

Bu yazı numune.org'tan alınmıştır... numune.org ayrıca bugün, Turan Dursun'un hayatı ve eserleri üzerine bir anma gerçekleştirecektir...

Ben tanrı yoktur demiyorum. Tanrı vardır. Ama onu insanlar yaratır... ( * )

Dinler tarihi, insanlığın topluca yaşamaya başladığı ilk çağlara tekabül eder. İnsanlık uygarlığının birlikte yaşama döngüsünü kurduktan sonra ilk keşfettiği şeylerden biri dindir. Bugün bakıp da, ortak olarak herkesin reddettiği çok tanrılı din modeli, o çağ insanı için çok büyük bir felsefi bir akımdır aynı zamanda. İnsanlar Güneş'in dünyaya çok büyük bir enerji gönderdiğini anlamışlar. Ve bu enerjinin kaynağının kesilmemesi için tanımlayamadıkları bu kaynağa iman etmişlerdir. Elbette din kavramında iman ve inanç en temel öğedir. İnsan tanımlayamadığı şeyi tanrı olarak görür. Ve bir insan bir tanrıyı belirleyip, topluma yaydıktan sonra, o insana inanılır. İşte bilmek ve inanmak arasındaki en büyük fark da işte burada yatmaktadır. Bilmek bir şeyi somuta dayandırarak tanımlamak, doğruluğunu kestirebilmek adına sorgulamayı gerektirir. Oysa din kendi sonunun gelmemesi için, sorgulamayı başından reddeder. İman ve ibadetten başka hiç bir yorumu kabullenmez.
İnsanlığın ilk çağlardaki gelişiminin ardından, doğa olaylarına, güneş sistemine, canlı yaşayışına kısmen de olsa cevap verilmiş ve insanlar, doğadaki ve evrendeki materyallere tapmanın anlamsız olduğunu düşünmüşlerdir. Bu amaçla dini mucizeler boyutunda ele alarak dini ikinci bir safhada toplum yaşantısına uyarlamışlardır: Mucizeler. Bir insanın efsunlu gücünden tutun da,bir olaydaki inanılmazlığın tanımsızlığına kadar pek çok konuda insanları etkileyecek bir gücün varlığı yoluna gidilniştir. Bu dönem kendi içerisinde, zamanla tanımlanabilecek güçlerin varlığının topyekün tasfiyesi anlamına gelir. Ve üçüncü bir süreci başlatacak olan tek tanrılı din modelinin de ana yapısını oluşturur. Ve tek tanrılı din modeli de kaynağını bu modelden aldığı için içinde aslında çok basit olarak bakıldığında bile bir çok çelişki barındıracak öğelere sahiptir. Ruhani varlıkların tasviri (cin, peri vs.), ulaşılamayan bir tanrı tahayyülü ve tanımlanmasını en zora çekecek bir şeye iman edilmesi gereği gibi. Daha da önemlisi, din insanlara bahsi geçen son dönemde öyle bir şey vaad etmiştir ki, bu insan iradesinin dünyadaki özgürlüğünü reddetmesi için başkaldırması çok zor bir iç çelişkiyi beraberinde getirir: "öldükten sonra da yaşamın varlığı". İnsan, böylesi bir duruma karşı acz içinde iman etmek zorunda kalır. Ve kendi yaşamını ve toplumsal yaşayıştaki aksaklıkları görmeksizin başka bir hayat vaadiyle dinin emir ve yasaklarını yerine getirmeyi koşulsuz olarak kabullenir. Kendini yüzyıllar boyu diğer canlılardan ayırt eden ve sahip olduğu en büyük üstünlük olan akıl ile de kendine apayrı bir dünya modeli çizen insanlık, ölümü kendine reva görmek istemez. Ölümü kabullenmek istemeyen insanoğlunun, içine girdiği bu son safhada "öldükten sonra da yaşam" vaadinden daha kolay ve daha sarsıcı bir iddia da olamaz. Oysa bilimsel anlamda insan bir organizmadan meydana gelir ve öldükten sonra da her canlı organizması gibi çürüyerek toprağa karışır. Felsefenin Temel İlkeleri'nde George Politzer materyalist felsefeyi kısaca şu şekilde açıklar. Madde doğada mevcuttur. Maddenin gelişimi düşünceyi oluşturur. Yani herhangi bir düşünsel işlevin gerçekleşmesi için maddeye ihtiyaç vardır. Tam tersi bir algılayış yani düşünceden hareketle madde kaynağının varolduğunu savunmak anlamsızdır. Çünkü hiçbir madde yoktan varolmaz. Düşünce salt düşünce olarak maddeyi oluşturamaz. Aksi bir tutum metafiziği, fizik ötesi mucizevi olayları kabullenmektir ve bunun da bilimsel hiçbir gerçekliği yoktur. Dinin de kendi içinde bir evrimi vardır. Din ve tanrı kavramını insanın yine kendisinin yarattığına en açık tahlilsel kanıt, dinin bir evrim süreci olduğudur. Din ilkel insan zamanında basit ve şu an gülüp geçecek boyutta savunulara sahipken, yüzlerce yıl önceden öne sürülen din modellerine de göbekten bağlıdır. Olayı bu denli tarihi, felsefi ve bilimsel boyutlarda ele almak bir yana dinin insanlık tarihindeki anlatımları bile bu durumun ne kadar çelişkili olduğunu ele vermeye yeterlidir. ( ** )
Materyalizm kendi iç dinamiği gereği din kavramını farklı yorumlarla ele alır. Marksist felsefeye göre, materyalizm diyalektik bir süreçtir. Ve insanın evrimi içerisinde toplum hayatına oturabilir. Asırlar boyu, öldükten sonra yaşayacağına inanan insanların bir kere de bunun yalan olduğuna inanması, hem o insanlar açısından vicdani bir çöküntüyü beraberinde getirir, hem de bu çöküntü içerisinde yıllarca baskı yoluyla ertelediği insani zaaflarını belli bir insani ahlak sorumluluğuyla bağdaştırmayacağından insanlık yozlaşma ve dejenerasyon sürecine girebilir. "Din, halkların afyonudur." diyen Marx'a göre, bu uyuşturucu bağımlılığının bir kere de kesilmesi, metabolizma açısından zararlı olabilir. Bu demek değildir ki, dinsel bir inanış içerisinde olan canlı, birey olabilmek ve araştırmak, sorgulamak durumunda değildir. Tam tersi, felsefi bir bakış açısını, hümanizmayı ve bilimi birleştirerek her geçen gün sorgulamalı ve kendi içerisinde ve beyninde yarattığı bu çelişkinin vicdanına yapışan bir mutluluk hapı olduğunun farkına varırken de, gerçek yaşayışı yani şu anda yaşadığı hayatı da geliştirmek adına elinden geleni yapmalıdır. Çünkü, en masumane tanımıyla, din kavramı insanları iyiye ve doğruya yönlendirmek adına atılan tatlı bir yalan da olsa insanlık açısından çok büyük felaketleri içinde barındırmıştır. Ve artık tatlı bir yalandan ibaret olmadığı da açıktır. Teokrasi savaşlarında ölen binlerce insan, insanların özlük haklarının gaspı, ve ekonomik anlamda toplumsal sınıfların ortadan kaldırılmasının önüne geçmek adına sürekli bir engel olarak tarihin her sahnesinde insanlığın karşısına çıkması kabullenilemez bir durumdur.
Ve insanlık kendi yarattığı tanrılarından, yine kendi iradesiyle kurtulacak. Din kavramının dünya üzerindeki eşitlik ve özgürlük mücadelesinde insanlara takılmış bir at gözlüğü olduğu gerçeğini keşfedince, gerçekten ve doğru bir vicdani eğilimle sadece kendisi için değil, başka insanlar için de güzel bir hayat isteyebilme onurunu gösterecektir. Çünkü tarihte, geriye doğru bir gidiş yaşanmamıştır. Ve din kavramının çıkışından bu yana, tanrıları birer birer öldürerek en sonunda "hiçliği" tanrı ilan eden insanoğlu da, bu son savunuyu bertaraf etmek için gerekli akli olgunluğa evrimsel süreci içerisinde mutlaka ulaşacaktır.

( * ) Orta Çağ'da Engizisyon Mahkemeleri'nce katledilen bir aydının, tanrı ve din üzerine reddiyesi suçundan idam edilirken söylediği son sözleri...

( ** ) Bu yazının kaleme alındığı gün aynı zamanda Turan Dursun'un ölüm yıldönümüne denk geldiğinden ötürü, sevgiyle anıyor ve kendi çelişkisinden kurtulma ve bilmeden inandıklarına felsefi bir anlam katarak yücelten insanlara da Turan Dursun'un somut değerlendirmelerini ve hayatını irdelemelerini (www.turandursun.com) tavsiye ediyorum. Zira, karşıt olan tezin ne olduğunu bile bilmeden bir reddiye içine girmek ilkel insanın işidir. Amacınızın inanmaktan önce bilmek olması umuduyla...( * )
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 04-09-2005, 15:18
beyni
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Turan Dursun' u ilk kez Saçak dergisindeki Eren Kutsuz takma adıyla yazdığı yazılar ile tanımıştım.

Hayatımda ilk kez bana bu kadar yakın bir insanı tanımanın heyecanı ve mutluluğu içindeydim. Daha sonra tüm kitaplarını okudum ve daha da yakınlaştım.

20 yaşıma kadar belletilen din adı altındaki hurafelerden kurtularak, özgür aydınlık bir insan seviyesine çıkmamda büyük yardımı oldu.

Katledildiğini duyduğum zaman, sanki içimden büyük bir parça koptu. Hayatımda hiç bu kadar bir insanın ölümüne üzülmemiştim.

Saygı ile anıyorum.

beyni.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 03-09-2006, 01:12
religeonsmaster religeonsmaster isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2006
Mesajlar: 31
Standart BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ

Eminim Turan Dursun oraya girebilen nadir insanlardan olurdu *yüzü bilgelikle parlıyor ve gözlerinde nefret öfke ve şiddet yok sadece sevgi var bu o kadar acıkki. sizler ne düşünüyorsunuz
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 03-09-2006, 02:42
Atheos Atheos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 31 Aug 2006
Mesajlar: 8
Standart Re: BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ

Bir tanrı ve cenneti olsa idi...
Bu tanrı ırkçı olmazdı sadece arap veya israiloğullarına hitap etmezdi..
Bu tanrı ayrım yapmazdı yani Müslüman olup ama kötü insnlara yinede bir umut ışığı sunarken müslüman olmayıpta hayatında insanların iyiliğinden başkasını düşünmeyeni cehenneme atmazdı..
Bu tanrının sahte sözleri bilme aykırı olmazdı..
Aynı tanrının sözleri birbiriyle çelişmezdi..
Bu tanrı birsürü değil bir tane kitap gönderirdi bence (bana bu olay sanki aman bu yanlış oldu 1 dahakine düzelir umarım demek gibi geliyor)..
Ayrıca yine bu tanrı kendini inandırmak için 'and olsun ki..' gibi ant içerek konuşmazdı..
Yine bu tanrının peygamberi şehvetine bu kadar düşkün olmazdı..
Ve bu tanrının bi cenneti olsa idi sanırım insanlara doğru yolu göstermeye çalışırken öldürülen değerli Turan Dursun'u cennetine alırdı...(kim bu dinlerin karanlığında insanlara böyle bir ışık tutma cesaretini gösterebilirki kolay kolay)
Bu tanrının peygamberi işkenceci olmazdı..
Ah keşke bu dediklerim olsaydı..
Keşke din gibi saçma düşüncelere inanabilseydim hayat ne kadar basit yaşa git cennet ohh..
Ne yazık ki öyle değil..
Ne hayat o kadar basit..
Ne tanrı var..
Ne cenneti..
Nede mucizeleri..
Ama sadece kayıplar var..
Turan Dursun gibi.

Cehalet Mutluluktur..
Dindarlık Cehalettir...
Tanrının var olduğuna inanmak dindarlıktır..
Sonsuz bir gücün var olması saçmalıktır...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 03-09-2006, 09:30
dolfen dolfen isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 880
Standart Re: BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ

bir tanrı *ve bir cenneti olsa idi olurdu ama bir tanrı olmasa idi ve bir cenneti olmasa idi olmazdı................
ne olacaktı işi gücü cenneti hurilerle nurilerle ve onlar için seçilmiş (mahkemeden sonra) insancıklar..... * vur patlasın çal oynasın şarap akan ırmaklar içiç güzelleş çiftleş.... oda ya röntgenci yada kameraman filme alıyor sonra seyreder gülerim diye.....
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 03-09-2006, 12:17
ibrahim_z ibrahim_z isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Apr 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 94
ibrahim_z - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Re: BİR TANRI VE CENNETİ OLSA İDİ

belki de tanrı bu saçma dinleri gerçekten bizi sınamak için gönderdi. Kimler körü körüne inanacak, sorgulayıcı olmayacak, kimler korkularından ve kişisel zayıflıklarından tanrıya inanma ihtiyacı hissedecek, hangi insanlar mantığını kullanmayıp da dindeki sapkınlığa, caniliğe uyacak. hah işte onlar cehhenneme gidecek... şüpheci olan, kendisine gösterilene inanmayan kitapta yazanı değil mantıklı olanı yapan, cennete gitmek için değil dünyayı cennete çevirmek için çalışacak olanlar (başta turan dursun gibiler) cennete gidecek.
*bi tanrı için bir insancığın ona inanması neden gerekli olsun ki *kişinin yarattığı dünya için zararlı olmaması çok daha değerlidir onun içinde heralde. ama pardon tövbe et la ilahe illallah de cennete git değilmi... ne güzel yaşam ya

UĞRAŞ, DİDİN, DÜŞÜN, ARA, BUL, KOŞ, ATIL, BAĞIR
DURMAK ZAMANI GEÇTİ
ÇALIŞMAK ZAMANIDIR.
t. fikret
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 04-09-2006, 20:32
erenkutsuz erenkutsuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Apr 2006
Mesajlar: 113
erenkutsuz - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Turan Dursunun ölümünü anmak...

baktım ki Turan Dursun'u onun kendi sitesinde anan yok ilk ben olmak istedim

ÖLÜMÜNÜN 16. YILINDA SENİ SAYGIYLA ANIYORUZ...

KATİLLERİN SENİ KORKAKÇA ÖLDÜRDÜLER AMA ARKANDAN GELENLERİ UNUTTULAR!!!

IŞIĞIN HİÇ SÖNMEYECEK...

SAYGILAR

Materyalistlerin Buluşma Noktası!!!

www.greatnuke.com/materyalist
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 04-09-2006, 20:50
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Turan Dursunun ölümünü anmak...

Senin yaptığın flashı sitenin girişine koyarak ve sohbet odaslarında periyodik duyuru yaparak anıyoruz erenkutsuz. Teşekkürler.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 04-09-2006, 21:33
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Turan Dursunun ölümünü anmak...

Ölüm yıldönümünde Turan Dursun'u saygıyla anıyorum. Bu ülkeye güzel bir gelecek bırakabilmek için hayatı pahasına susmayan, gerçek bir aydındı. Bu site ve her yerdeki varlığımızla onu yaşatmaya çalışacağız.

Gerçekler silahla susturulamaz. İşte örnek: Turan Dursun!

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 04-09-2006, 22:39
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Turan Dursunun ölümünü anmak...

Sevgili *Erenkutsuz,

Siteye katkın için teşekkür ediyorum. Ölüm yıldönümünde siteye girişte onun flaşhıyla girmek en güzel kutlamaydı bence. Bana göre Turan Dursun ölmedi. Gördüğünüz gibi aramızda yaşıyor. *Ve bu ülkenin onurlu insanları onu yaşatmaya devam edeceklerdir.

O bu ülkenin aydınlanmacı ve cesur aydınıydı. Canı pahasına karanlıkları aydınlatmıştır. Ne ilk ne de son şehidimiz olacaktır. Bu ülkede son Turan Dursun kalana kadar da bu mücadele devam edecektir.

Bu vesileyle ölüm yıldönümünde bu büyük aydınlanmacıyı saygıyla anıyorum...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:08 .