![]() |
Tanrı Varsa Neden Müdahale Etmiyor Düşüncesinin Saçmalığı
Forumda biraz önce bir yazı okudum.Bir kardeşimiz kavga sonucu hapishaneye düşmüş.Orada tutuklu bulunan bir kişi torunu olan bebeğe cinsel istismarda bulunmuş çocuk ölmüş...
Dünyada bunun gibi hatta bundan daha beter bir çok iğrenç ötesi olay yaşanıyor. Yada her türlü pislik dolandırıcı karaktersiz insan bir bakiyorsunuz en yüksek noktalara gelmiş.Peki o zaman nerede adalet.. Arkadaşımız yada onun gibi bir çok kişi bundan yola çıkara diyorlar ki Tanrı müdahale etmiyor o zaman yoktur... Özellikle 21 yüzyıl teknolojisi bize bir şeyler anlatıyor.Düşünüyorum öyle ise varım sözünü daha basit bir şekilde ortaya koyuyor. Bilgisayar oyunları sanal gerçeklik üzerine yapılan çalışmalar Matriks Felsefesi aslında neyin gerçek neyin yalan olduğunu düşündürüyor. Arkadaşımız dünyada ki adaletsizliklere bakarak kendince madem Tanrı var bunlara müdahale etmeli diyor.. Peki bu nasıl olacak... Birisi bir yanlış yaptığında derecesine göre sen çizgiyi aştın denilip elektrik mi verilecek... Ben tanrı olsaydım yarattığım kainatta herkes gerçek olmazdı.Figuranlar ve gerçekten varolanlar olurdu.. Hayvalanların dünyasına bakalım.Bir aslan zavallı geyiği canlı canlı nasıl parçalıyor.Bu da adaletsiz değil mi? Bu gibi durumlarda şöyle düşünün... Kainat da iki türlü varlık vardır.Gerçek olanlar ve figuranlar.. Kimin gerçek kimin figuran olduğunu kimin gerçekten varolmadiğini kimse bilemez... Nasıl ki o parçalanan geyik sadece bir görüntü ise o bebek de aynı şekilde görüntüdür... Peygambere araplar gelip sürekli kıyamet ne zaman kopacak diye sorarlarmis.Onlara göre kıyamet onların döneminde kopacakmiş.En sonunda Muhammed demiş ki onlara söyle sormasınlar onu Allah bilir.. İşte bu hesap...Olayı böyle dünya neden Adaletsiz şu oldu bu oldu Tanrı yoktur öyleyseye getirmemek lazım.. Muhammed kitaplara inanmayın buna bende katiliyorum.. Ancak adalet yok tecavuz oluyor sapikliklar var oyle ise Tanrı yoktur demeyin.. Daha basiti şöyle düşünün bir oyun hazirlanmiş..Bu oyun 2300 yılında çıkmış...Sanal gerçeklik oyunu..Sizde bunun yazarısınız.En mükemmel şekilde hazirlamissiniz.İçinde gerçek oyuncular birde tabii ki gerçek olmayan sanal mekanlar varlıklar var.. Birisi gelip diyor ki size..Eee bu oyunda her şey var..Geyikler ölüyor...Tecavüz var... Sen neden tecavüz olunca bunlara elektrik vermiyorsun..Gücün mü yetmiyor... Adam der ki bu oyun en mükemmeli sen git en iyisi 1980 yılına tetris oyna.. Özetle arkadaşlar adalet yok şu yok bu yok diye tanrı yok demek abesle iştigal etmektir.. En mükemmel şekildedir kainat...Keyfini çıkarın. |
Tanrı temennilerden öteye gidemez.Dünyada adaletsizlik varsa bunun sorumlusu tanrıdır.Bu yüzden tekrar tanrıdan ceza beklemek saçma olur.
Dünya kusursuzdur, yok öyle bi aşk, bir kere dünya ne ki şu evrende bizim değerimiz olsun.Bir aklı selim müslüman söylesin biz burada ne arıyoruz,bunca aciz kaldığımız şeyin ortasında.Cevap Allah ise ilerleme gösteremeyiz çünkü O'nun sınırları yok.Bu yüzden beş satırlık kitaptan fazlasını hakediyor. Tanrı algılarımızın dışında olduğu sürece tanrı.Gerisi hayal gücümüze kalmış. |
Alıntı:
Hatta dahada ileri gidip dünyadaki her canlının sanal, sadece kendimin gerçek olduğunu düşünürdüm. Bazen, bazı insanların sırf yaptıklarımıza şahitlik etmeleri için yaratıldığını onların, görevleri bittiğinde yok olacaklarınıda düşünmeyi ihmal etmezdim. Birde etrafımızdaki herşeyin biz baktığımız zaman oluştuğunu, sonra evimize girdiğimizde herşeyin tekrar yok olduğunu bile hayal etmişimdir :) Demekki sadece ben değilmişim bu tür hayaller kuran. Ama bu tür şeyler sadece hayal kurmaktan öteye geçmiyor. Gerçek olan şu ki, kainatdaki herşey değişimle var olup sürekli boyut değiştiriyor olması. Madde her zaman heryerde birbiriyle çarpışarak ve temas ederek başka bir şeye dönüşüyor. Biz canlılar, sinir sistemleri olan maddeleriz. Bizler birbirimize çarparak yada bir şekilde birbirimize zarar verdiğimizde, sinir sistemlerimizin harekete geçip uyarılmamız, diğer cansız maddelerden farkımızının, farkındalık ve düşünme kapesitemizin olmasını açıklıyor. |
Bu düşünce yani neyin kimin gerçek olup olmadığını bilemeyeceğimiz felsefesi çok eskiye dayanır.Temeli Descartes'dir...
Günümüzde bu felsefe matrix gibi sanal gerçekliği anlatan 13.kat gibi filmler ile daha da anlaşılır hale gelmiştir.. Bir düşünceye eskiden inanırken daha sonra bundan vazgeçmiş olmanız o düşüncenin hayal olduğu yanlış olduğu anlamına gelmez. Bir kişi dinleri kabul etmezken daha sonra müslüman da olabilir.O kişi ben eskiden dinleri kabul etmezdim oysa bunları aştım şu an ise kabul ediyorum dediğinde bu dinin saçma olduğunu örtmez. Benzer şekilde neyin gerçek neyin sanal olduğunu bilemeyeceğimiz düşüncesine inanan dünyada bir çok kişi vardır.Bunlar arasında 13 yaşında çocuk da vardır.40 yaşında insanlar da... Özetle Tanrı nın varolmadığı yada kainatı var edip bir köşeye çekildiği ihtimali ne kadar hayalse matriks felsefesine dayanan ve adalet arayışı içerisinde olmayan bu felsefe de o kadar hayaldir... Bana bu felsefenin neden hayal olduğunu mantıklı olarak açıklayabilirsiniz. Hayaldir çünkü insanın sinir sistemi vardır. Böyle bir açıklama olabilir mi? Yada hayaldir çünkü bir yerimi kestiğimde kan akıyor? Özetle neyin gerçek neyin sanal olduğunu bilemeyiz... Alıntı:
|
Neyin gerçek neyin sanal olduğunu bilebiliriz.
Ben biliyorum ya siz? |
Tanrı varsa neden müdahale etmiyor diyenlere...
Fikir üzerine fikir inşaa ediyorsunuz, ama temel fikir sağlam olmayınca da üzerine bindirilen fikirlerin de pek ehemmiyeti kalmıyor. Adaletsizlik, eşitsizlik gibi kavramlardan yola çıkarak Allah’ın adil olmadığını öne sürmüşsünüz. Unutmayın herkes için adalet, adaletsizliktir! ''Bir aslan zavallı geyiği canlı canlı nasıl parçalıyor. Bu da adaletsiz değil mi?'' Hayvanlar aleminde gördüğümüz üzere, aslan sürüdeki en güçsüz, hasta olan geyiğe saldırıyor. Ama sürüdeki o hasta geyik diğer sağlam geyikler için potansiyel bir risktir. Onlara hastalık bulaştırabilir, hayatlarını tehlikeye sokabilir. Şimdi aslanın 40-50 tane geyik içinden hasta olan geyiği av olarak seçmesi adaletsizlik midir yoksa adalet mi? Tesadüf müdür, değil midir? Büyük balığın küçük balığı yemesi de her zaman güçlünün galibiyeti, güçsüzün maduriyeti masalı değildir aslında. Doğanın kanunları her zaman bencil ve şuursuz değildir. Bu sistematik işleyiş bile başlı başına bir düzen kurucunun varlığını gösterir. *** Eğer Allah suçun cezası veya iyiliğin ödülü için mekan olarak dünyayı seçmişse, cehennem ve cennet niye var? Yaratıcıyı süperman olarak düşünmek de yine bir çıkmaza girmektir. İyi ve kötü olmak insanın seçimidir ve seçim özgürlüğü insanlara tanınmış. Zaten dinlerin temel ilkesi de sınav üzerine kurulmuş, temel felsefe de şudur; dünya ektiğiniz yerdir. Bu dünyada ektiğinizi öbür tarafta biçeceksiniz. |
Diyelim ki tanrı her kötülüğe müdahale ediyor.Birine tecevüz etmek istiyorsunuz ama tam o anda olağanüstü bir şekilde cinsel organınız işe yaramıyor!
Tam masum birini sırf zevk için öldürmek isterken onu her denemede mucizevi bir şekilde öldüremiyorsunuz! Masum bir bebeği sırf zevk için binadan başüstü atacaksınız defalarca ve her seferinde bebeğin kılına zarar gelmeyecek_? Cami allahın evi oyleyse içindekılerle beraber havaya uçuruyum da görsün bu salaklar deyip de her seferinde mucizevi bir şekilde başarısızlıkla sonuçlanan olaylar zincirini düşünün.. Dünyada her kötülük olmdan engelleniyor,,ne güzel bir dünya olurdu değil mi_? Dolayısıyla kimse günaha girmezdi hepsi doğrudan cennetlik olurdu_? Yazının devamını yazmaya gerek yok anlayan anladı;) |
Alıntı:
Tanrı işlenen suçlara engel olmamakla yardım ve yataklık etmiyor mu ? Yazının devamını yazmaya gerek yok anlayan anladı;) |
Dogru Kenny Cehennem bos kalmamasi lazim. Bu dünya gözüyle baktigimizda bizlere adaletsiz görúnen olaylar, Tanri katinda normal esasen ama biz bunlari ancak ölünce anlayabilecegiz. Tanri yarattigi akil ile celisiyor herdefasinda. Kendi kanunlari yerlestirebilirdi ve yapilan adaletsizlikleri o gözlükle bakip adalete sigdirabilirdik ve Tanriya kizmazdik.
Ancak tasarlanan akil ile gonderilen dinler celisiyor. Cehennem'in insanlarla doldurulacagi bir ortamda cokta adaletten bahsedilmeye gerek yok. Tanriya inansam dahi, dinlere inanmam. Cunku dinler sacmaliklarla doludur. Insani yapmacik tapinislara gomer, riyakar yapar, beyni kitler. Diyelim ki Tanri dualari kabul ediyor, bugune kadar dunya savaslar olmasin diye dua eden milyonlarca insanlardan birisinin dahi duasini kabul etmedigi gozukuyor. Yani Tanri dualara kulak tipamis durumda. Tanri dualarin icinde iyilik varsa heralde kabul etmiyor, insanlar cehenneme gidemez diye. Nekadar da yakmaya hevesliymis.. |
tanrı eğer bu dünyanın ve tüm canlıların yaratıcısıysa herkese bir anne baba yavrusuna nasıl davranıyosa öyle davranmalıdır.
başta arkadaş semiş işte oyunlarda figüranlar var gerçekler var diye.o arkadaşa soruyom dünya sence bi oyunu mu herşey bu kadar kolay mı sana göre.afrikada milyonlarca insan açlık ve hastalıktan ölüyo bu mudur adalet.eğer tanrının adaleti buysa alsın beni cehannemin dibine atsın. bi de son olarak eklemek istiyom bu inanan arkadşların bence büyük bi sorunu allahın varlığını ispatlamak için bilimi kullanıyolar.bence bu sizin açınızdan utanılası bişey bi daha yapmayın. |
Arkadaşlar elinizi vicdanınıza koyun biraz kafa yorun önyargısız lütfen...
Dediklerimin arkasındayım sonuna kadar. Şu an aklıma gelen bir örnek vermek istiyorum size,,umulur ki düşünürsünüz..:) Siz bir işyerinde patronsunuz.Yeni işe aldığınız birini denemek istiyorsunuz.Ve ona bir miktar para verip bir yere götürmesini söylüyorsunuz.Parayı teslim edip gelirse testi geçmiştir,güvenilirdir. Eğer parayı alıp bir daha geri gelmezse anlarız ki parayı çalıp kaçmıştır,testi geçememiştir.Ve onu takip ettirdiğimiz bir adamla yerini öğreniriz ve polise yakalattırırız,cezasını çeker. Tanrı ne yapıyor peki_? Size bir ''can'' ve sayısız nimet emanet ediyor.Ve sizi deniyor dünyaya göndererek baklım bana itaat edecek mi diye. Eğer dünyada iyi işler yaparsa onu cennetle mükafatlandırıyor,kötü işler yapıp ona itaat etmezse cehennemine davet ediyor.. (Emin olun ki şu an aklıma geldi bu örnek bence geliştirilirse makale bile yazabilirim bunun hakkında:) |
Alıntı:
O mantıkla gidersen büyük bir çıkmaza girersin.Allah yoktan var ettiği insanların ona karşı bu kadar düşman kesilip kötülüp yapmalarına rağmen hala ''yaşatıyorsa'' bunun altında bir neden aramak gerekir.O da sizin sandığınız yardım yataklık nedeni değildir;) |
Alıntı:
1) Eğer aslan her seferinde güçlü olan hayvanları kendine hedef alsaydı, sadece hasta ve çelimsiz olanlar hayatta kalırdı ve sonunda küçük bir salgınla o 40-50 üyelik sürü ortadan kalkabilirdi. Aslan da aç kalır ve ölürdü. 2) Seçtiği yem ne durumda olursa olsun, aslanın yakalama ihtimalinin yüksek olduğu, kolay yemleri tercih edeceğini düşünüyorum. Sonuçta onun için yiyecek aynı. Kimse ekmek almak için köşebaşındaki bakkal yerine üç dört sokak ötedekine gitmez. Ekmek aynı ekmek. Evet bir düzen vardır, bu düzen, bir türün hayatta kalmaya çalışma düzenidir. Alıntı:
Alıntı:
Neden hep doğal fenomenlere bakınca bunların arkasında akıllı bir tasarımcının varolduğu sonucu çıkarılır? Evrenin bugünkü gördüğümüz durumu bize çok karmaşık geldiği için mi? Büyük patlamadan sonraki ilk birkaç milisaniyede evren o kadar karmaşık değildi, atomları oluşturan parçacıklar aynı bir çorba gibiydi. Evren kendi kendine, arkasında evrenin bu şekilde olmasını isteyen akıllı bir tasarımcı olmadan, kerte kerte gelişerek bu günkü duruma gelmiş olamaz mı? veya Tasarımcının yaptığı tasarımından memnun olmadığı, dolayısıyla başka tasarımlarla uğraşmak için eski tasarımını terkettiğidolayısıyla müdahale etmediği neden düşünülmüyor? Neden illaki mükemmel görmek zorundayız yaşadığımız evreni? (Bu soruları ortaya soruyorum. Böyle olduğuna inandığım için değil.) |
arkadaşım senin tanrınjın gücü bu insanları sınamadan ne yapacaklarını bilmeye yetmiyosa lütfen yetkilerini başkasına devretsin.vcerdiğin örnekler çok saçma bence.anlattığın örneğin konuyla hiç bi alakaı yok.sen 'çok üstün bi güç'ü ona muhtaç olanların örnekleriye kurtarmaya çalışıyosun.
|
Ben sadece bizim yaşantımızdan örnek vererek bu durumu daha iyi anlamaya ve anlatmaya çalışıyorum hepsi bu...Üstünde biraz kafa yormaya değer bir örnek bence..
|
Alıntı:
Üstelik verdiğin örnekte tanrıdan üstün (güçlü) birde polis sokuyorsun araya. |
bence bu senin fikrin allahın varlığını ispat etmekle kendi yükümlü görüyon
|
Alıntı:
Polis tanrıdan güçlü değil yanlış anlaşılmış verdiğim örnekte.Polis cezayı hemen veriyor ama tanrı seni affetmek için sana şans veriyor, umulur ki hatasından dönüp tövbe eder de effederim diye.. Burda polis güçlü değil ,tanrı daha merhametli... |
Alıntı:
Allahın varlığını ve kuranın varlığını ispatlamak için bilimi kullandığımız doğru ,ne var bunda_? Günümüzde her şey tartışılır ama bilim bu tartışmalar içinde en az oranda hata payı verir yani çok güvenilirdir. Bunu göz önüne aldığımızda,kuranın insanların 1400 sene evvel asla bilemeyeceği tabiat kanunları hakkında bilgi vermesi ve bunun bugünün bilimyle doğrulanması :1) inananların imanını kuvvetlendirir 2) İnançsızların düşünüp doğru yola girmesine vesile olur. Bunlarda yanlış olan ne var ki_? |
Alıntı:
|
Niye hakkın olmasın ya allaha hesap verirken araya sokarsın işte.
diyalog gelişir: Tanrı: namaz yok,zekat yok,,en başta itaatte etmemişsın olum daha ne diye geliyor karşıma ne yüzsüzsün x : İyi güzül de ben senle böyle bir anlaşma yapmadım yani şey kem küm.:S Tanrı: Alın bu adamı cehennemin en dibine atın. Ve zebanilerin kolları arasında bir yolculuk.Arkadan da özgürlük deyip iki parmağınla malum işareti yaparsın artık ahahha :) Bak oyle bi hakkın varmış,bence değerlendir;) |
Alıntı:
Verdiğin bu özgür irade biraz afaki olmuş nedense bana cezaevinde hücreye tıkılan suçluya burada özgürsün demeye benziyor. Kafasına göre kul yaratıp test edicem diye dünyaya gönderen tanrı sana özgür irade mi vermiş acaba ? Ben buradaki özgür irade kavramını senin anladığından daha geniş algılıyorum aslında. Seni varetmeden sana yaşam ister misin diye 1 seçenek sundu mu ki özgür iradeden bahsedelim? Böyle bir hak sunuldu mu ? Sunulmadı . Kulsun ve özgür iraden hücre örneğindeki adam gibi olmaktan öteye geçmez. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Allah senı yaratmış ne güzel sana yapacağın iyi işler karşılığında sonsuz mükemmel bir hayat vaad ediyor.Daha ne istiyon allahtan belanı mı_? ! Eğer öyleyse tadını çıkar hayatın,istediğin birgün gerçekleşecek ,şüphen olmasın;) |
Alıntı:
|
İnsanda öyle bir korku yok zaten merak etme.İnsanların çoğu,buna inanlar da dahil,genelde hiç ölmeyeceklermiş gibi yaşıyorlar...Doğada öleceğini bile bile yaşayan canlı ise insandır...Ne acı değil mi_? Birgün ölecez ve bunu biliyoruz!
İnsanların çoğunun bu konu hakkında düşünmemesinin nedeni ise ölümün ne zaman geleceğini bilmemekten kaynaklanır.Söyle bakalım birine 10 sene sonra ölceksin diye.Adamın hayata küsme ihtimali %99 dur.O yuzde 1 lik kısmı da çıksa çıksa siz ateistlerden çıkar :) İnsanda ölüm ve ahiret korkusu olmazsa din ne olurdu demişsin.O zaman din diye bir şey neden olsun ki_? |
Siz Tanri'dan cikariniz oldugu icin ( Cennet ) inaniyorsunuz. Cennet kalkinca inananlarin sayisini cok merak ediyorum. ?
|
Alıntı:
Allah karşısında ne gibi gücüm olduğuna gelince. Kaynağı hatırlamıyorum şu anda ama tanrıyı pasifize etme ile alakalı bir konu idi. Yöntemlerden bir tanesi insanoğlunun üremeyi durdurup son insanında ölmesi. Birey olarak değil ama insanlığın böyle bir gücü bulunmakta. Eh Allahta hiçbirşeye karışmıyor zaten (konu başlığına bakınız) Alırım anahtarı mike.. |
Alıntı:
Biz tanrıya iman ediyoruz,bizi yokta var etti.Bizi dünyaya gönderdi ve ona olan sadakatimizi gösteriyoruz bu şekılde.O da bunun karşılığında bize sonsuz mukemmel bır hayat vaadetmiş.Alan razı veren razı var mı daha ötesi_? |
Alıntı:
|
Alıntı:
1400 yıl önce zamanın izafiliğinden bahsetmiş.Einstein bunu 19. yuzyılda keşfetmiş al sana mucize! Eğer muhammed yazsaydı kafasından(haşa) neden böyle bir risk alsınki.Anında karşısına getirebilir cabraili derdi yanlış mıyım? İnsan aklının pek almayacağı bazı konular vardır ve zamanın izafiyeti de bunların arasında sayılabilir.Bence bunun tartışmasına girmeyelim. 2) İnsanlığın gücüne bakarmısın,gerçekten çok güldüm teşekkurler ! :) Hadi üremeyi durduralım ve tanrıya gücümüzü gösterelim ,ne güç ama :) |
Alıntı:
|
Alıntı:
Tabi anında karşısına getirebilirdi aslında gerekte yok buna miraçta muhammed yatağı soğumadan kat kat çıktıysa yanına bu yöntemide deneyebilirdi? Üreme örneğini verdim çünkü praitkte olmasada teoride böyle 1 gücün varsa pratikte olması imkan dahilindedir. Kitabı muhammed yazmıştırda 50 bin yıl olayını araplar sağda solda aramasın diye araya ekelemiş.:) Ama ben hala cevap alamadım konuya ? Allah neden müdahale etmez. Merhameti deniz gibi nerede başlar belli nerede bittiği belli olmayan ? Yoksa nötr mü davranıyor ? |
Alıntı:
Bunları düşünememeniz din ile ölüm korkusunun nasıl bütünleştiğini gösteriyor. Aslında inkar etsenizde içinizde ölüm korkusu, dinin bütün diğer öğretilerinin anlamını bastırıyor. Hemen reddetmeyin lütfen, biraz düşünün sonra reddedin gerekirse. |
Alıntı:
Ölüm ve ahiret olmadıktan sonra din anlamını yitirir deim,evet dediğim sözün arkasındayım... Din bize asıl hayatın ahirette olduğunu ve bu dünyada allaha itaat edersek sınavı geçip sonsuz ahiret hayatı ile ödüllendirileceğimizi söyler. Eğer ölüm ve ahiret olmazsa ,yani tanrı bizi yaratıp bu dünyada kaderimize terk etse dinin ne anlamı kalır soylermısın_? Dinin asıl amacı allahın biz kulları için öngördüklerini yerine getirmemizdir.Eğer allah bizi herhangi bir yükümlülük altında bırakmasa neden bir dine bağlı kalalım anlamı kalmaz:S Yukarda saydığınız kavramlar zaten dinimizin bize emrettiği ortak insanlık değerleridir,,kimsenin tekelınde de değillerdir... |
Aslında inkar etsenizde içinizde ölüm korkusu, dinin bütün diğer öğretilerinin anlamını bastırıyor. Hemen reddetmeyin lütfen, biraz düşünün sonra reddedin gerekirse.
........ Çok doğru bir inanır ölümden bazı şartlarda korkmalıdır; bazı şartlarda ölüme koşmalıdır. Ölümden sonra yaşama inanmayanda durum nasıl acaba; bunu gerçekten merak ettim şimdi? Bunun aksine ne öneriyorsunuz sayın tenek ? Ölümden sonra yaşama inanmayan birisi için ölümün anlamını bizlere izah edebilirmisiniz? İnsan neden koşabilmelidir ölüme? ... Gerçekten de kalemini usataca kullanan birisinden dinlemek benim için harika bir tecrübe olacak. Selamlar |
Alıntı:
Yaşadığımız zamanda din 'in bilimle çatıştığı yerlerde evrimleşmeye çalışırken çektiği sancıları görüyoruz. Din canlısının çoğu hücresi gün geçtikçe ölüyor ve daha da önemlisi türeyemiyor. Bu savaşta din hayatta kalabilmek için elinden geleni yapıyor. Bilimi karalıyor, hücrelerini fanatikleştiriyor. Hayatta kalmak için hücrelerine, bir sonraki yaşamlarında sonsuz bir besin ve zevk ortamı vaad ediyor. Din canlısının tabanında kalıp ezilen hücreler bulundukları konum itibariyle bu vaad'e en çok kananlar oluyor. Burada benzetmeyle anlatmak istediğim şey, sistemlerin yeterince karmaşıklaşarak bir eşik değerini geçtiklerinde, varlıklarını sürdürebilmek için her yolu denedikleridir. Bu sistem bir organizma olsun, bir ülke olsun, bir şirket olsun, ne kadar karmaşık olursa olsun, "yaşamını sürdürme içgüdüsü" heryerde görülüyor. Din'in düşünce sistemine inanmayan insanlar içinse çok fazla birşey değişmiyor bence. Din'e inanmasa bile din'e benzer başka bir düşünce sistemine inanıyordur insan. Ben, mesela bu "canlı sistemler" düşüncesine inanıyorum. Ve ileridede bu "canlı sistemler" düşüncesi kendisinin hayatta kalması için elinden geleni yapacaktır. Din'de ki mantıksızlıklardan, tutarsızlıklardan sıyrılarak kendisine "din tutarsızdır" diye bir hayat politikası belirleyecek ve kendisini gerek dostlar, gerekse forumlar olsun, bir şekilde insanların zihinlerine nüfus ederek çoğaltmaya ve türünün devamını sağlamaya çalışacaktır. Kısacası inanan bir insanı ölmeye iten herhangi bir neden, inanmayan insanı da aynı nedenden itecektir. bu "canlı sistem" in devamlılığı için. Ölümden sonra herhangi bir hayatın varolduğuna inanmayan birisi olarak, eğer ölümden korkarsam, canlı yaşamımda türümün devamlılığını güvene almayı sağlayacak birşeyler yapamadığım için, eğer ölüme koşarsam, türümün devamlılığını güvene almayı sağlayacak birşeyler yapmak için, eğer oturup ölümü beklersem, türümün devamlılığını güvene almış olduğum anlamına gelecektir. Alıntı:
|
''Evren kendi kendine, arkasında evrenin bu şekilde olmasını isteyen akıllı bir tasarımcı olmadan, kerte kerte gelişerek bu günkü duruma gelmiş olamaz mı?''
*** Sevgili Tensiz.Denek; Evrenin zamanla, sizin tabirinizle kerte kerte gelişerek bugünkü halini almış olma olasılığı bile tek başına akıllı bir tasarımcının olmadığını açıklamak için yeterli değildir. Sorun da burdan kaynaklanıyor zaten... |
Alıntı:
Deney1: Bu parayı bir milyon kere havaya atayım ve her seferinde düşünce hangi tarafın geldiğini bir listeye yazayım. şimdi bir milyon kere attıktan sonra listeye bakıyorum, ve diyorum ki, "bu listeye sahip olma olasılığım bir milyonda bir." Deney2: Aynı parayı sonsuza yakın kere havaya atıyorum ve her seferinde hangi tarafın geldiğini bir listeye yazıyorum. parayı sonsuza yakın kere attıktan sonra listeye bakıyorum, ve diyorum ki, "bu listeye sahip olma olasılığım neredeyse sonsuzda bir". Bu listeleri çöpe atıyorum ve içinde yaşadığım evrenin olasılık listesine bakıyorum. Bu listeye sahip olma ihtimalim yine sonsuzda bire yakın. Ve deney yapmaya başlarken sonunda gelmeme gereken herhangi bir nokta belirlememiştim. Tek yaptığım havaya sonsuza yakın kere para atmaktı, ve sonuçları bir kağıda not etmekti. Sonuçta ortaya çıkan listede yazan ne olursa olsun, illaki benim deneyleri yapmaya başlarken bir amacım olması şartmı (Benim başlangıçta bir amacım yoktu mesela)? Sonuçta geleceğim noktayı bilmem şartmı? (başlangıçta bilmiyordum mesela) Veya illa ben ortada olmak zorundamıyım? Bu kendi kendine bu şekilde (para atıp not alarak) işleyen doğal bir mekanizma olamaz mı? Amacım akıllı tasarımcının olmadığını ispatlamak değil, "evrenin bu kadar karmaşık olma ihtimali neredeyse imkansız. mutlaka tanrı var olmalı" diyenlere alternatif bir bakış açısı sunmak, saygılar |
Ölümden sonra herhangi bir hayatın varolduğuna inanmayan birisi olarak,
eğer ölümden korkarsam, canlı yaşamımda türümün devamlılığını güvene almayı sağlayacak birşeyler yapamadığım için, eğer ölüme koşarsam, türümün devamlılığını güvene almayı sağlayacak birşeyler yapmak için, eğer oturup ölümü beklersem, türümün devamlılığını güvene almış olduğum anlamına gelecektir. ......... Sayın Tensiz.denek, Verdiğiniz cevapta, siz şu an hangi aşama veya bölümde bulunuyorsunuz? Teşekkürler Selamlar |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:17 . |