![]() |
İslam kadını aşağılamadı, siz anneliği aşağıladınız
Tesadüf mü? Biri çıkıp İslam'ın kadını aşağıladığını iddia ediyor. Söz bir biçimde anneliğe geliyor. O da ne? İslam'ın kadını aşağıladığını iddia eden 'modern' bay veya bayanların aklının dibini kazıdığınızda, anneliği fena halde aşağıladığını görüyorsunuz. Ortak noktaları bu. Anneliği aşağılamanın teknikleri çok. Bunun başında dünyanın en şerefli işini yapan annelere “boş kadın” muamelesi yapmak geliyor. Onlara göre çalışıyor olmak için evden çıkmak lazım. Caddeyi görmek, caddeye görünmek lazım. Bir kadının “çalışıyor” sayılması için kamuya kendisini göstermesi şart. Sabah sekiz akşam dokuz (çünkü kadın ucuz işgücü) mesai yapması şart. Bunlar için de başka şeyler lazım: Modern görünürlüğün vacibatından olan şeyler. Her gün aynı kıyafetle, aynı saç rengiyle, aynı ayakkabıyla, aynı çantayla gidilmez ki işe! Yenilemek lazım, rengini uydurmak lazım. Saça uygun elbise, elbiseye uygun ayakkabı, ayakkabıya uygun çanta, çantaya uygun cüzdan, ona uygun cep telefonu lazım… Modası geçenleri değiştirmek lazım. Bunun için de modayı takip etmek lazım. Özetle üretim-tüketim çarkında yağ, değirmeninde un olmak lazım. Bütün bunlar için çalışmak lazım. Çalışmadan bu masraflar nasıl kazanılacak? Daha iyi görünmek için daha çok kazanmak lazım. O da yetmiyorsa, daha daha çok kazanmak lazım. Daha çok kazanmak için harcamadan olmuyorsa, daha çok harcamak lazım. Görünmeden daha daha çok kazanılamıyorsa, daha çok görünmek lazım. Daha çok görünmek için daha çok dikkat çekmek lazımsa, onu yapmak lazım. Onu yapmak için herkesten çok harcama yapmak lazımsa, onu yapmak lazım. Herkesten çok harcamak için, herkesten çok kazanmak lazım. Hangisi hangisine lazımdı? Kafam karıştı… Evden çıkıp mesai yapmayan kadının yaptığı “çalışmak” değildir. O tepeden bakılan, “Ev kadınıymış” yollu dudak bükülen bir “acizdir”. Evinin kadını olmak modernlere göre dudak bükülecek bir iştir. İş kadını daha hoş geliyor. Hatta sokak kadını bile ötekinden hoş geliyor. Modernin gözünde o koca parası(!) yiyor. Patron parası mı? Amir fırçası mı? Onun bunun erkeklerinin ağız kokusu mu? Her işe gidiş gelişte yaşadığı tıkış tıkış otobüsler ve minibüslerdeki onur kırıcı durum mu? Onlar işin parçası ayol. Koca kârı yeme de, ne yersen ye! Koca fırçası yeme de, ister amir, ister ustabaşı, ister patron fırçası ye! Hatta sokak magandası ve çarşı maçosunun attığı laf bile ehven… Ev kadını, üüü! Bir kere özgür(!) değil ayol. Yarım saat işten erken ayrıldığı için amirinden duyduğu lafı kargalar yemese de kendisi özgür. İşyerinde uygulanan sıkı denetime rağmen özgür. “Yarın müsait misin”lere verdiği “Mesaide olacağım, işten yorgun dönüyorum”lara rağmen özgür. Ama ev kadını handiyse esir canım… Ama o anne. Çocukları var. Yani dünyanın en değerli, en asil, en soylu, en görkemli işini yapıyor. Yani insan yetiştiriyor. Çocuk sokakta yetişmez ki? Çocuk evde yetişir. Olsun, o yine de “çalışmayan” kadındır. Annelik çalışmak sayılmıyor. Modernlere göre annelik işsizlik sayılıyor. Annelik angarya sayılıyor. Komedi de ne biliyor musunuz: Başkalarının doğurduğu çocuklara bakmak için kurulan sektörlerde çalışmak “iş”, orada çalışanlar da “çalışıp üreten kadın” sayılıyor da, kendi doğurduğu çocuğa bakmak “iş” sayılmıyor. Modernler kazara anne olduklarında durum şu oluyor: baba işe, anne işe, çocuk kreşe, ev pansiyon, aile pansiyoner… Ondan sonra “bebek mi-köpek mi?” ikilemi geliyor: tıpkı Fransa'da, Almanya'da, Hollanda'da olduğu gibi. Köpek bebekten daha sevimli oluyor modern kadın için. Bir, vücudu deforme etmiyor... Öyle ya: tenperest modernliğin gerçeği bunlar, görmek lazım. Ama küçük bir sorun: Köpeğin ille de küçük olması lazım; kucağa alınıp sevilecek kadar küçük. Ne de olsa kadın o. Bir canlıyı kucağına alıp sevme güdüsü yaratılıştan verilmiş. Çaresi yok, sevecek. Peki, köpek yerine bebek sevse olmaz mı? Bu soruya Avrupa'nın bebek-köpek (yan yana iyi durmadığını biliyorum, ama anlayın) rakamlarını karşılaştırdığımızda, şu zımni cevabı alıyoruz: Yok, zinhar olmaz! (Almanya'da kayıtlı köpek sayısı nüfus ile neredeyse eşit). İyi de, köpek de en az bebek kadar masraflı. Olsun! O kadar kusur kadı kızında da bulunur. Kazara doğursa bile anneliği sevmemiş ve severek annelik yapmamış (Bunun yanında doğum yapamadığı halde harika annelik yapanlar da var). Annelik yapmadığı için duyguları gelişmemiş, ufku gelişmemiş, hayat tecrübesi gelişmemiş, bilgelik dersen sıfır. Ama olsun; onun köpeği ve bir de mesaili işi var. O kendini tüm annelere hava atma makamında görüyor. İşte buraya yazıyorum: Cenneti annelerin ayakları altına seren İslam kadını aşağılamadı. Fakat cenneti dünyada arayan tek dünyalı modernler gözümüzün içine baka baka anneliği aşağılıyorlar. Üstelik her birini bir ana doğurduğu halde. Mustafa İslamoğlu |
Yusuf beni şaşırtıyorsun. İlginç ve ucube bir yazı bu. Baştan aşağı erkek egemen, kadını
kollaması koruması gerektiğini beynine kazımış birisinin soruna amuda kalkarak bakmasından başka bir şey değil. Satır aralarında bile kuranın o eşitsizliğini bilinçaltında tutan ve kadını erkeğe muhtaç olmakla hadım etmeye çalışan kadim arap kültüründen esinlenmiş. Hala dünyaya bu gözle bakmak bayağı zor olmalı. Kadınlar islam öncesinde de olduğu gibi şimdi de ülkeler yönetiyor. O tarif ettiği tıkış tıkış otobüslerde eskiden ünlü bir söz vardı, bilmem hala geçerli mi ? -Önler boş, ilerleyelim lütfen. |
Anne olmak bir tercih meselesi. Bu bir iş, görev değil sevgi işi. Çocuk yapıp onlara bakmayı meslek olarak görmek ancak M. İslamoğlunun geniş (!) ufkuyla izah edilebilir. ;)
Kadının eğitilmesi, bir meslek sahibi olması ve çalışarak ekonomik özgürlüğüne ulaşması tabiki bedevi kültürü temsilcilerini rahatsız eder. |
http://yenisafak.com.tr/yazarlar/?i=9819&y=SamiHocaoglu
http://www.mustafaislamoglu.com/maka...Makale_id=1807 Bu Sami Hocaoğlu ile Mustafa İslamoğlu aynı insanmı? Sevgili Yusuf Yılmaz, Yazılı metin çok ,ordan burdan bulup asacağınıza fikirlerinizle tartışmalara katılsanız ,beğendiğiniz yazılarında linkini verseniz daha iyi olur. |
İslam kadını aşağılıyor hemde %100
Herkes biliyor benim annemin nasıl biri olduğunu Sende biliyon yusuf abi :(:( |
Ben sn.Yusuf'un yazısının ardından hiç bir şey yazamayacağım..Sözün bittiği yerdeyim..Ona birşeyler anlatmak içinse big bang den başlamalı diye düşünüyorum ki,bu da mümkün değildir..
|
Sevgili preach,
İslamoğlu'nun yazısını okurken seninle aynı duyguları ve düşünceleri paylaştım. "sözün bittiği yerdeyim..." Son zamanlarda okuduğum en kadını aşağılayan yazıydı bu. Yazar kaş yapmaya mı çalışmış, yoksa direk göze mi dalmış belli değil. Ama suratı dağıttığı kesin. Yazının maksadı belli. Kadını eve kapatıp kocasının kölesi, çocukların bakıcısı, evin hizmetçisi, gecelerin de ...edit yapmak. Eğitim almamış, dünya görüşü oluşmamış, sosyal hayatı (kendisiyle aynı seviyede kültür ve eğitime sahip, yani birbirlerinden alıp verecekleri hiçbirşey olmayan) kadınların katıldıkları sohbetler ve ev gezmelerinden ibaret kadınlara verilen annelik görevi söz konusu. Çocuğuna dini ve ahlaki! eğitimden başka birşey verme yetisi bulunmayan kadınları bu dar dünyaya çerçevelemek midir asıl amaç? Öyle görünüyor. Bu kadınlar ancak kendileri gibi ve kendileri kadar dünyaya at gözlüğüyle (annesinden öğrendiği kadarıyla) bakan fertler yetiştirebilir ancak. Bakın İsam ülkelerinde tam da İslamoğlu'nun tarif ettiği tip ve nitelikteki kadınların yetiştirdiği erkeklere. İslam, çocukları ananın kucağına atıp babalığı karın doyurmak ve giydirmekten ibaret kılan, çocuğun yetişmesinde anneyle ortak bir sorumluluk almaya korkan erkeklerin üretim merkezi. İslamoğlu, kendi katı erkek bakışıyla kadını ancak bu kadar aşağılayabilirdi. Kadınlığın ne olduğu hakkında fikri olmayanların nerede susmaları gerektiğini tez vakitte öğrenmeleri ümidiyle. Hele o otobüslerin sıkış tepiş durumlarında kadınların duyduğu rahatsızlığı dile getirmesi tam bir komedi. Sanki kadınları rahatsız edenler kendi hemcinsi değil, sanki suçlu kadın, sanki erkekler sütten çıkma ak kaşık, sanki kadınları rahatsız edenler mars vatandaşı... :) Tıpkı kur'an'ın yaptığı gibi. Erkeklere kısıtlama getireceğine kadınları suçlayan bir ifade. Yahu kabul etmek o kadar zor mu, kadın ve erkek aynı dünyanın birbirini tamamlayan birbirine muhtaç iki cinsi. Birini yok ederseniz/hapsederseniz öteki nasıl gelişebilir/özgür olabilir ki? (Atatürkün benzer bir sözü vardı galiba.) |
Alıntı:
Neyse asıl sormak istediğim sn yusuf yılmaz bu yazıyı asmadaki amacınız nedir bu yazıdan cıkarmamız gereken nedir ? iki kelime de olsa yorum beklerdim sizden .. |
aynen bende sözün bittiği yerdeyim.Başka bişi demek istemiyorum çünkü bu mantık tipik bir islamcılık mantığı ve ne dersek te fikri değiştirmek mümkün değil gibi görünüyor.
Bu mantığa göre de kadınlar evde oturmalı bişi yapmamalı otobüse dahi binmemeli aman sakın yoksa başlarına herşey gelebilir e gelebilir tamamda bunun sorumlusu ve suçlusu kadınmıdır yani????Bu nasıl bir düşünce ve saçmalıktır????Bu durumda her tacizin sorumlusu kadın oluyo neden çünkü güvenli evinden çıkmış ve tahriklere davetiye çıkarmıştır dimi???Peki cinselliği tabu gören ve yaşanmasını günah gören abaza erkekler topluluğu nolacak bu durumda.Kendileri önüne gelen kadını taciz edip laf atar ama aynısı kendi kızkardeşine yapılırsa da namus bekçisi kesilirler.Ortada çelişki var yine.Bana göre en basit mantık budur:kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma......ama yok,bizim millet herşeyi yapmayı kendine hak görür ama kendi aile çevresine yapıldı mı namus bekçisi kesilir.Neyse arkadaşlar konuyu fazla da uzatmak istemiyorum anladınız siz beni.... Saygılar |
frodo
teşekkür ederim yazılara en azından müdahale etmiyorsunuz bazı arkadaşlar yinede link ver yazıyı yapıştırma diyorlar ama islam karşıtı yazılarda nedense böyle bir ibare göremedim forumda henüz herkese ismiyle hitap etmek isterdim ama neden hala nic ler tercih ediliyor.. olsun! buraya koyduğum yazılara %100 katıldığımı belirtmek istiyorum tartışmaya girmeyeceğim yanlız şunu söylüyorum cevap hakkı doğmaz sanırım yine kişi bilmediğinin düşmanıdır umarım müdahalesiz bir forum benim için süregelir sevgilerle... |
Sevgili Yusuf bizler Mustafa İslamoğlu'nun ne dediği ile ilgili değiliz. Zaten bu tür yazılara
ulaşmak artık çok kolay. Yusuf'un ne dediği ile ilgiliyiz ve Yusuf'u dinlemek, okumak için veri tabanının düşünmezken internette zaten var olan bir yazı için bu kaygıyı duyarız. Uyarılar için müdahale olarak düşünme. Gereksiz yere veri tabanını şişiren copy/paste yazılara tahammülsüzlük olarak gör. |
İşte kadın...
6530 - Abdullah İbnu Ebi Evfa (S.a.v) anlatıyor: "Hz. Muaz Şam'dan dönünce Resulullah aleyhissalatu vesselam'a secde etmişti. Aleyhissalatu vesselam hayretle : "Ey Muaz! Bu da ne?" dedi. O açıkladı: "Şam'a gitmiştim, onların reislerine ve patriklerine secde ettiklerine rastladım. İçimden, aynı şeyi size yapmak arzusu geçti." Aleyhissalatu vesselam, bunun üzerine: "Bunu yapmayın! Zira, şayet ben, bir kimseye, Allah'tan başkasına secde etmeyi emretseydim, kadına kocasına secde etmesini emrederdim. Muhammed'in nefsi elinde olan Zat-ı Zülcelal'e yemin ederim ki, bir kadın, kocasının hakkını eda etmedikçe Rabbinin hakkını da eda edemez. Kadın (deve sırtındaki) semere binmiş iken kocası nefsini talep edecek olsa, kadın bu isteğe mani olamaz." |
evet Frodo
aynı şikayeti ben bildirdiğimde konu Atatürk ün islam ve Türklük adına olunca silinmeyişi serzenişiydi bu haksızlığı dile getirdiğimde önce güzel bir azar işitme ve akabinde konunun tamamen silindiğine şahit olmak açıkcası beni bazı şüphelere düşürmedi değil ben bu siteye girerken herkese eşit muamele yapılacağı tahahdünü okuyarak girmiştim |
Alıntı:
yöneticileri tarafından en kısa zamanda değerlenidirilir. Bu değerlendirmede üyelerimizin inançları ya da düşünceleri esas alınmaz tüzüğümüze göre işlem yapılır. |
ben hiçbir konudan ve hiçbir arkadaşımdan şikayet babında bu serzenişten bahsetmedim böyle bir görüşüm olamaz
sanırım ifade etmekte yetersiz kaldım benim bahetmiş olduğum durum benim gibi bir arkadaşımın kopyala yapıştır yönteminde uyarı almaması idi ve nedense bu durum islam karşıtı konularda görmezden gelinirken islam lehine konularda hatalar aranması tekrar belirtmeliyim hiçbir konu veya hiçbir üye beni rahatsız etmez bazı linkler konuyu geniş çaplı açıklarken genelde benim yaptığım konunun sadece bir kısmının buraya yapıştırılması |
Kadınlarımız, tiksinti yaratan bu bencil,şeriatçı insan türlerinin pençesine düşmüş durumda.
Bu özürcülerden başka cesur çıkışlar bekliyorum kadınlar adına.Onlar bilirler ne yazacaklarını ama işlerine gelirmi bilmem. Örneğin şöyle başlasınlar;Kadınlarımızı aşağı ve zavallı gören,özgürlüklerden yoksun bırakan böyle bir dini başımıza bela eden atalarımız adına....... |
Özür meselesi gerçi başka konudaydı ama modern müslümanların bu konuda bir özür beyan edeceğini sanmam hatta şöyle diyebilerler:
Allah uçsuz bucaksız cenneti kadınların ayağı altına paspas yapmış hala konuşuyor(sun)uz ;) |
Tarihi, örfü, kültürü bir tarafa bırakalım. Bugünün gerçekleriyle olaya bakalım.
İslam hangi hükümleriyle KADINA DEĞER VERMEKTE, KADINI YÜCELTMEKTEDİR? Kadın, İslam'daki hangi uygulamayı görünce "işte bu, beni bu kadar değerli hissettiren başka bir şey yok, olamaz" demektedir. Kadın ne ister, ihtiyaçları nelerdir? İslam, kadının bu ihtiyaçlarından hangilerini karşılamaktadır? Yusuf İslamoğlu'nun buraya üye olup sorularımı yanıtlamasını isterdim. Erkek bakış açısıyla bakmayı bırakıp empatiyle yaklaşırsa belki yukarıda aşağıladıkça aşağıladığı (ama bunu yüceltmek sandığı) kadınlara dini emirlerden arınmış daha insanca bir gözle bakmayı BAŞARABİLİRDİ. |
Konuya benzer bir yazı daha ..
IRZ NAMUS HAYA VE TESETTÜR ..
''Tanzimattan bu yana Batılı olmaya ve modern görünmeye çalıştık. Böylece ilerleyeceğimizi ve medeni olacağımızı zannettik. Halbuki umulanın tam aksiyle karşılaştık. Irz, namus, haya gibi hasletlerimizle beraber insanlığımızıda kaybettik. Çünkü asıl medeniyet kaynağı olan İslami hayattan uzaklaştık'' ''Tesettüre riayet etmez olduk. Kadın ve kızlarımız, evden dışarı çıkarken şık görünmeye, cazip olmaya çalıştılar. Bunun için de açık-saçık, daracık kıyafetler giyindiler. Yetmiyormuş gibi, bir de parfüm süründüler. Bu halleriyle işlerlerinde ve çeşitli müesseselerde erkeklerle beraber çalıştılar. Sokaklarda gezdiler, erkeklerle karışık tıkış-tıkış kalabalık umumi vasıtalara bindiler... Elbette bu hal erkeklerin dikkat nazarlarını çekecek, duygulanmaya ve tahrike sebep olacaktı,ve oldu da'' Tam metin ; http://www.mollacami.com/konu/islam-...usu-12159.html Yazılanlara bakılırsa ırz namus ve hayanın ilacı olarak tesettür gösterilmiş.. Tesettür e girmeyenlerde namussuzluğun baş mimarı olarak tanıtılmış.. Ah kadınlar siz yokmusunuz kırın bacaklarınızı oturun evinizde ! |
Mecnun ile çölde namaz kılan bir Müslümanın hikayesi vardı. Mecnun çölde kendinden geçmiş bir vaziyette yürümektedir. O sırada namaz kılmakta olan adamın önünden geçer ve adam bre gafil ! görmezmisin önümden geçtin ben yaradanıma ibadet etmekteyim aramıza girdin namazım bozuldu. Mecnun ise ey adem ben leylanın aşkından başka bir şey görmüyorum ki seni nasıl farkedeyim. Sendeki nasıl bir aşktır ki beni hemen gördün.:)
|
Konusu,içeriği farklı da olsa,bu tip makalelere her alanda çok sık rastlanır oldu.Bir yanlışı meşru göstermek için,başka yanlışlardan misal veriliyor,çelişkiler ortaya döküldükten sonra,yazar kendi teziyle ilgili bir tek cümle sarfetmeden,kendi kendini haklı çıkarıyor.Herkes yenebileceği bir rakip bulup onu deviriyor,sonra ben güçlüyüm diyor..Bu yazının başlığıyla bir ilgisi yok..Kapitalist toplumda kadınların yaşadıkları zorluklardan bahsedilmiş hepsi bu...
|
Pervane'nin anlattığı hikaye bana Müslümanken yaşadığım bir sıkıntıyı hatırlattı.
Fakültede, yurttayken odamızın müsait olmaması sebebiyle ranzanın alt tarafında oturarak namaz kılardım. Üstteki arkadaş kıldığımı fark etmeyince pattadanak önüme inerdi ve ben namazım bozulduğu için bir daha baştan alırdım. Çok da içerlerdim ona. Benden kaynaklanmayan bir sebep, 3. bir kişi niye benim namazımı bozabiliyor diye düşünmeden edemiyordum... Başkasının kabahati niye ibadet edene yükleniyor? Bunun mantığı ne? Allah bana o kadar uzak mı ki aramızdan rahatlıkla biri geçebiliyor? O bana şahdamarımdan daha yakın değil miydi? |
Önünden biri geçince namazın bozulduğunu sana kim söyledi.Çokda cahilmişsin o zamanlar
|
Saygideger arkadaslar;
Bu basligi ters cevirirsek, yani "islam kadini asagilamadi, siz anneligi asagiladiniz" cumlesini "islam anneligi asagilamadi" diye bir mantik cikmaz mi? Yani, "bizim butun bu ayetlerimiz, kadinin fiziksel gorunumune yonelik degil, onun kadinligina, anneligine yonelik" mantigi cikar. Ayrica, buradan da; "kolelik, ve erkege kulluk; kadinin annelik gorevidir" mantigi cikmazmi? Yani, anneligin asagilanmamasi icin, kadinin , erkege her turlu boyun egmesinin geregi getiriliyor. Bence, bu zihniyetin uzerinde biraz dusunmek lazim. Buradan da; kadinin fiziksel varliginin; sadece erkegin cinsel arzusunu yerine getirmek icin kullanildigi, geri kalan tum getirilenlerin; kadinin anneligine yonelik oldugu mantigi cikmazmi? Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Çünkü "Namaz kılanın önünden geçmek mekruhtur" denir. Saadeti Ebediyye vb. kitaplarda böyle yazar. Vaazlarda böyle söylenir. Bunu duyan insanlarda namaz kılarken önünden biri geçince; "Namazım mekruh oldu" diye düşünerek namazını yeniden kılar. Halbuki mekruh olan namaz değildir. Namaz kılanın önünden geçen kişi mekruh duruma düşmüş, günah işlemiştir. Kılan için önem arzetmez. Namazı geçerli sayılır. Neden namaz kılanın önünden geçmek mekruh sayılmış? Çünkü namaz kılan kişinin namaz sırasında kendisini dünya işlerinden soyutlaması, kendini tamamen namaza vermesi, ibadetten başka birşeyi düşünmemesi gerekir. Namaz kılanın önünden geçince dikkati dağılır, konsantrasyonu bozulur. Sadece önünden geçmek değil, sağında solunda birşeyler yapmak, farkedeceği hareketlerde bulunmak da aynı şeydir. |
Birinin söylemesine gerek var mıydı karadenizli kardeşim. Hadislerde yazması yetmez mi?
Sayın evrensel_insan, tespitiniz doğru. Ben de bunu biryerlerde yazmıştım aslında. Kadına ancak anne olduğunda kıymet verebilen bir söylem var burada. Evlenmemiş yahut Allahın bahşetmemiş olmasıyla anneliği tadamamış kadınlar hakkındaki fikirleri nedir acaba? Onlar da hak sahibi olabilecek insan türünden mi? |
Fasil : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Namazın Sekiz Şartı - Kıble Ravi : Hadis : Diğer bir rivayette şöyle gelmiştir: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz sütresiz olarak namaz kılarsa (önünden geçtiği takdirde) şunlar namazını bozar: Eşek, domuz, yahudi, mecusi, kadın... Namazın bozulmaması için onun önünden, bunların bir taş atımlık uzaktan geçmesi kifayet eder." (Bir diğer rivayette şöyle denmişti: "Namazı, (önden geçen) hayızlı kadın ve köpek bozar.") HadisNo : 2732 Fasil : NAMAZ BÖLÜMÜ Konu : Namazın Sekiz Şartı - Kıble Ravi : Ebu Zerr Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kişi, önüne semer kaşı kadar bir şey bırakmadan namaz kılarsa; (önünden geçtiği takdirde) siyah köpek, kadın, eşek namazını bozar..." Ebu Zerr`e dendi ki: "Siyahın kırmızıdan, beyazdan farkı nedir?" Şu cevabı verdi: "Ey kardeşimin oğlu! Sen bana, benim Resulullah (sav)`a sorduğum şeyi sordun. Efendimiz: "Siyah köpek şeytandır" buyurmuştu." HadisNo : 2743 Fasil : NAMAZ BÖLÜMÜ Konu : Namazın Sekiz Şartı - Kıble Ravi : Yezid İbnu Nimran Hadis : Tebük`de yatalak bir adam gördüm. Dedi ki: "Resulullah (sav) namaz kılarken, ben eşeğin üzerinde olduğum halde önünden geçtim. Bana: "Allah`ım, izini kes!" diye bedduada bulundu. Artık ondan sonra eşek üzerinde (bile) yol alamadım." (Bir rivayette şöyle gelmiştir: "(Resulullah (sav) şöyle dedi:) "O bizim namazımızı kesti, Allah da onun izini kessin.") HadisNo : 2739 |
bu hadislerle kimse amel etmek zorunda değil
mütevatir değiller ama veda hutbesi başlıbaşına mütevatir hadis ordan yola çıkarak eleştiri yapın çünkü yüzlerce kişi rivayet etmiş reddetmek mümkün değil ama senin dediğin şeyleri 1 kişi ve ya 2 kişi dediğim gibi reddeden kafir olmaz bu hadislerle dini eleştirmeyin çünkü bunların çoğunu bizde kabul etmeyiz |
Oldu Karadenizli,
Namazı neye göre kıldığını da bir söyleyiversen. Veda hutbasine göre mi? |
Saygideger K.C.;
Peki, islamin, evlilik yasi olarak; kizlari, neredeyse, dogumdan itibaren evlendirmeye yanasmalari-hatirlarsan, o Suudi Arabistan'li sahsin bu konudaki siteye iletilen bir yazisi vardi ve Muhammed'in Ayse ile evlilik yasinin 6 olmasi v.s.-bence butun bunlar, insanoglunun; fiziksel disisini; hem bir an once anne yapmak; hemde cinsel arzularin gideriminde kullanmak, Sonucta, ikiside; disi ile; cinsellikte birlesiyor. Bu cinsellik; hem erkegin bir ihtiyaci, hemde kendi soyunu devam ettirmesinin bir gerekliligi. Bu temelde bakarsak; erkeklerin bir an once disi ile-ki yas onemli degil, yeterki dogurabilecek sekilde vucudu gelismis olsun-iliskisi, ki vucudu gelismemis olsa bile, onunla evlenip; hem onu kolesi olarak ,ya da hizmetcisi, ve onun sayesinde neslini devam ettirebilmek. Ben kisaca diyorum ki, bir musluman erkek gibi dusunerek" Tanri kadini, hem bizlere kolelik hemde bizlerin, bu dunyada nesillerimizi devam ettirebilmek icin yaratmis. Ozaman, vucutlari cocuk dogurmaya hazir hale gelince; hemen cinsel iliski, gelmemisse, hizmetci ve kole; cocuk yaptiktan sonrada, annelik ve cinsel arzuyu yerine getirme." Iste, bu temelde dusunursen, hem Muhammed'din yaptiklarinin izahini, hem de dusuncesini ve de onu takibeden musluman erkeklerin de dusunce ve davranislarini algilayabilirsin. Kisaca, onlara gore; "Tanri kadini, erkek icin ve erkegin ona; herturlu, kullanimi, sahipligi ve hukmedebilmesini saglasin" diye, "yaratmis" oluyor. Cunku, bu cesit bir aciklama; bence herseyi ortaya koyuyor. Saygilarimla; evrensel-insan |
Namazı neye göre kıldığına dair yüzlerce hadis var hepsi yeterde artar bile ama sen cımbızla seçip alıyorsun
|
O halde;
namazın nasıl kılınacağını yazan hadislere inanıyorsunuz da bu üsttekilere niye inanmıyorsunuz? Yoksa siz kütüb-ü sitteyi beğenmiyor musunuz? :) İşinize geleni, gönlünüze hoş görüneni beğenip, ötekileri mi reddediyorsunuz yoksa? Kıssaca, kıstasınız ne? Asıl sorum şu karadenizli kardeşim, Veda Hutbesi niye Kütüb-ü sitte'de yok? (Yoksa ben mi bulamadım) Yoksa bu Hutbe sahih hadis sayılamayacak değerde mi? |
Saygideger K.C.
Zaten, bildigim kadariyla; "cariye" icerikli kadinlar, anneligi tadamiyor. Cunku, onlar sadece cinsel arzu ihtiyacini sagliyorlar. Yani, nesil ve uretim icin uygun degiller. Bu da en azindan; toplumda; annelik olanagi olan kadini, bu olanagi olmayan kadina karsi, daha Allah'in ve onun Muhammed'dinin gozunde daha bir "degerli kiliyor. Bence, burada ki farkta; peygamberin cinsel doymazligindan ve tabiri yerindeyse her disiye karsi cinsel arzu duymasindan kaynaklaniyor. OYUZDEN DE; SIRF CARIYE DAMGASI YEMESINLER DIYE, BIR SURU KADINLA EVLENIYOR. Bu da onu kadinlarin gozunde yucelestiriyor. Benim, asil algilayamadigim;kadinlarin, bu duruma bir cesit "gonullu "razi olmalari. Hic bir mucadele gostermiyorlar. Belki de; dindeki tanri korkutusunun temeli de; burda yatiyor. Tanridan korkup, isyan etmesinler. Bu temelde de; tanri korkusu daha cok kadinlar icin gecerli. Erkekler icin de, bu korku, cehennemle ifade edilmis. Saygilarimla; evrensel-insan |
Sayın K.c sonradan yapılan hadis derlemeleri mütevatir,herkesce bilinen hadislerin yazılması için-onlar zaten biliniyordu- değil bilinmeyen,ama sonradan rivayet edilen hadisler için yapılmıştır.
Yani buhari,müslim şöyle demiyorlar "bu hadisi kabul etmeyen kafir olur" böyle bir şey yok sadece rivayetleri derliyorlar. Mütevatir hadiler-reddeden kafir olur- 50 tanedir imam-ı azama göre ise 17 dir bunun dışındakileri mütevatir değil en fazla ahad olur reddedende kafir olmaz |
Cariyelerden de anne olanlar vardı diye hatırlıyorum. Anne olduklarında satılamıyorlardı.
Hah, buldum: Fasil : BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ Konu : Alım-Satımı Caiz Olmayan Eşyalar Hakkında Ravi : İbnu Ömer Hadis : Hz. Ömer (ra) buyurdu ki: "Efendisinden çocuk doğuran cariyeyi efendisi artık satamaz, hibe edemez, miras olarak da bırakamaz. Hayatta kaldığı müddetçe ondan istifade eder. Ölecek olursa cariye hür olur." HadisNo : 240 Hey AŞK! Sen nelere kadir değilsin... Fasil : NİKAH BÖLÜMÜ Konu : Evlenmeye Teşvik Ve Tergib Ravi : Ma`kıl İbnu Yesar Hadis : Resulullah (sav)`a bir adam gelerek: "Ben (evlenmek üzere) asaletli ve güzel bir kadın buldum. Ancak kısırdır, çocuk doğurmuyor. Onunla evleneyim mi?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Hayır evlenme!" buyurdular. Sonra adam ikinci sefer geldi, yine aynı cevabı aldı. Adam üçüncü sefer de gelince: "(Ey insanlar!) Vedud (çok seven) ve velud (çok doğuran) olanla evlenin. Zira ben (kıyamet günü) diğer ümmetlere karşı çokluğunuzla övüneceğim" buyurdular. HadisNo : 5623 |
Sayın Karadenizli kardeşim,
o 50 hadisin hangileri olduğunu herhalde ezbere biliyorsunuzdur. Veda Hutbesi bunların içinde var mı? Namazın nasıl kılınacağına dair yüzlerce hadisten bahsettiniz, bu yüzlerce hadis, gerçek 17 ya da 50 hadisin neresine sığmış, bu konuda bir bilginiz var mı? |
Evet veda hutbesi o 50 nin içinde
Sayın K.c biz o dediğiniz hadislerden-mütevatir dışında- kuran-ı kerime uygun olanını alırız.Bunun dışında mesela biz hanefiler namaz konusunda buharide geçen bir hadisle değilde müslimdeki bir hadisle amel ederiz.Hepsiyle amel edersek içinden çıkılmaz buda bir kolaylıktır Ama kimse kimseye sen yanlış yapıyorsun diyemez |
Saygideger K.C.;
Zavalli cariyeler, efendilerinden hamile kalabilmek icin, kimbilir ne yollara basvuruyorlardir. Acaba, Allah onlarin bu cabalarinda, yardimci oluyormudur? ,yoksa; olmuyormudur? :rolleyes: Bu sorunun cevabida herhalde, cariyelerin; ne kadar, kurnaz, akilli v.s. oldugunda yatiyor. Saygilarimla; evrensel-insan |
Saygideger K.C.;
Aklima geldi. Birde, o cocugun o efendiden oldugunu ispat etme sorunu var. Ozamanlar, DNA testleride yok. Isleri cok zor coook. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Kur'an'a uygun olanları alıyorsanız o halde siz 3 vakit namaz kılıyorsunuz demektir. Yanılıyor muyum? edit: Bir de namaz için yüzlerce hadis var dediğiniz halde, inandığınız hadislerin 17 ila 50 arasında olduğunu söylemiştiniz ya... Yüzlerce hadis 17'den de, 50'den de büyüktür. Demek ki diğer hadislerden de inandıklarınız var. Yoksa sayıyı tutturamayız. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:34 . |