![]() |
ÖDP Ufuk Uras'tan Kurtuldu!
Aşkın ve Devrimin partisi ÖDP, devrim yolunun 13. yılındaki coşkulu kongresinde Ufuk Uras'ı genel başkanlıktan aldı.
Genel başkanlığa Hayri Kozanoğlu getirildi. ÖDP’yi gergin kongreye götüren gelişmeler, Uras’ın 22 Temmuz 2007 seçimlerinde DTP’nin desteğiyle milletvekili seçilmesiyle başladı. Ergenekon operasyonları ise partide başka bir tartışmayı getirdi. Parti Meclisi’nde Ergenekon operasyonlarının iki grup tarafından farklı yorumlanması üzerine Uras bazı gazetelere, ÖDP’de Ergenekon’a sıcak bakanların bulunduğuna dair açıklamalarda bulundu. Uras’ın bu açıklaması parti içerisindeki gerilimi daha da artırdı. PM, Uras’ı sert bir dille eleştirirken Uras, 5. Olağanüstü Konferans ve Büyük Kongre’yi toplama kararı aldı. Ve 443 oya karşın 407 oyla 2. Kozanoğlu dönemi başladı. http://www.radikal.com.tr/Radikal.as...&CategoryID=78 http://www.hurriyet.com.tr/gundem/10905320.asp |
IP, acikca milliyetci hatta sovenist bir parti haline gelmis durumda. Arkasindan TKP geldi. Kürt sorunu ile baslayan kayma, giderek TKP'yi de milliyetci bir cizgiye getirdi. ODP de siraya girmis durumda. Ufuk Uras partide milliyetcilige kayisa karsi duran isimlerden biriydi. Onun baskanliktan düsmesi neyi gösterir o kadar iyi bilemiyorum. Partinin icinde olmak lazim. Ama Melih Pekdemir'in cizgisinden gidersek ODP kafasini daha cok taslara vurur.
Asagi yukari IP cizgisinde oldugunu düsündügüm Pante'nin Ufuk Uras'in baskanliga tekrar secilememesini alkislarla kutlamasi anlasilir birsey. Ancak bunu "kurtulmak" olarak degerlendirmesi icin biraz erken. Acaba ODP'liler milliyetcilige karsi olan herkesin ayni zamanda partiden gitmesini de mi istiyorlar. Bilmiyorum, ama bunu da yapmaya kalkarlarsa asil sosyalist sol onlardan kurtulmus olur. Cunku IP'ten yada TKP'den bir farklari kalmaz. |
Sevgili sargon,
Yunan mitolojisinde demirden tabutu olup insanları tabuta uydurmaya çalışan mitolojik kahraman kimdi ? Nedense birden aklıma düştü. |
Oguzhan Müftüoglu (yani eski Dev-Yol) çizgisinin milliyetçi bir çizgi izleyecegini sanmıyorum. Gerçi araştırmadım, süreci pek de takip etmedim, açıkçası neden hırlaştılar ayrıntılı bilgim pek de yok. Bu konuda Sargon vari degerlendirmeler de okuyorum.
Gerçi Ödp de ilk ayrışma degil bu. Ödp Dev-Yol'un asla toparlanamaması sonucu kurulmuştu. Ancak daha sonra tekrar eski Dev-yol cular tarafından diger taban tasfiye edilerek devyolculaştırıldı. Ödp yi bundan sonra daha dikkatli izlemek gerek her halde. saygılarımla |
Alıntı:
O nedenle kimin neyi tasfiye ettiğinin pek bir önemi kalmadı, PKK karşıtlığı nedense sürekli milliyetçi çizgiye oturtulmaya çalışılıyor, PKK'nın savunulacak bir tarafı olmayınca, ister istemez karşıtı üzerinden savunma yapmak daha kolay, milliyetçilik suçlamasıda bunun için biçilmiş kaftan. Selamlar. |
Alıntı:
Ama yeni düşüncelerin üretilmesinde ve ortaya konmasında DY'liler daha çok ümit veriyor. 80 öncesinde de bu farkları belli oluyordu. Dünyadaki bu değişim onlar için kabuklarını kırmanın bir fırsatı olmalı. Sağ ve sollarındaki benzer düşüncelerin baskısından sıyrılabilmeliler. Bunun içinse tek yol var, geçmişi silip atmak ve yeni bir sayfa açmak. Bunu yapabilirlerse başarılı olma şansları solun diğer fraksiyonlarından çok daha fazla. Üstelik ellerinde aşkın ve devrimin partisi var. Her ne kadar aşk da, devrim de önceki yönetimin elinde biraz yozlaşmışsa da tamiri mümkün. |
Belkide ÖDP nin en büyük hatası ilk kuruluşundaki yaptıklarıydı. Eski solcuları bir araya getirip ve sosyalist bir parti kurma çalışması. Parti kurulduktan sonra girdiği ilk seçimlerde 250.000 yakın oy aldı, ki bu 90 lı yıllarda Türkiyede bir sosyalist parti için çok önemli bir sayıydı. Pariteye değişik bakış açıları vardı, bazıları eski devyolcuların dev-yolun çizgisinden saptığını bazıları partinin Türkiye için yeni bir açılım yaratacığını düşünüyordu. Siyaseten parti tam bir sapmalar yaşadı, ilk başta DEHAP la birlikte haraket etti, eğlemlerde DEHAP la yan yana yer aldı. Sonra Özgürlükçü sol anlayışı, Emeğin Avrupası ile birşeleceğiz tezi ile AB ye sıcak bakışı, aşkın ve özgürlüğün partisi. Son olarakta Ufuk Urasın DTP nin desteği ile meclise girmesi, burda şunu belirteğim kişisel olarak ilk oyumu Ufuk Urasa verdim. Partide eski dev-yol çizgisinde ki devrimciler partinin artık sol adına siyaset üretemediğinin farkındaydı, Ufuk Uras'ın mecliste gösterdiği başarısızlık ise buna eklenince böyle bir bölümmenin olacağı kesindi. Gerçi fiziki bölünme hala gerçekleşmedi, ama partiyi ileriki günlerde zor günler bekliyor bu kesin.
|
sevgili sargon çok enteresan bir yazı yazmışsın cidden ip nin milliyetçi olduğunu herkes bilir gerek porgramından dolayı gerek parti açıklamalarından gerek kızıl elmalarından üç hilalle yürümelerinden v.s ödp içerisinde de kötü şeyler olmaktaydı milliyetçilik ama olmadı! libaralizme kayıldı ufuk urasın takımı diyelim buna libaraldi ancak ödp içindeki dev yol geleneği devrimciliğinden bişey kaybetmedi aksini ispatlıyabilirmisiniz?? hadi bunu da geçtik tkp ne zaman milliyetçi oldu bunun kanıtı nedir hangi siyasi öngörünüz bunu düşündürdü sie yada tkp nin hangi yaptığı?? bunların cavabını almak isterim....
|
Üzüldüm.
Ufuk uras demokratik bir insandı |
ÖDP 5. mevsimi yaratamadı..
"Anne bak kral çıplak" diyemedi bir türlü. Büyük bir mirası yedi tüketti.. Devrimci yol'un indiğince inemedi halkın içine.. Muhalefet yokluğunda.. Bir muhalefet olup sahiplenemedi halkını.. neredesiniz "askıcılar",gün sizin gününüz. |
Umarım bu olay liberal-sol saçmalığının da sonu olur. Bu ülkenin gerçekten de sol partilere ihtiyacı var. Bir IP, iki TKP... Üç neden ÖDP olmasın?
Saygılar |
|
Abi dediği adam olmasaydı bu gün kimse ne Mahir Çayan'ı, ne de Deniz Gezmiş'leri bilirdi.
Geçmişinde bir halt olmamışlarda, geçmişe öykünenlerle dalga geçmeye bayılıyorlar. "Kurt kocayınca köpeklerin maskarası olurmuş." Bunu o günlerde korkakça davranmış olmalarına bağlıyorum. Yoksa Türkiye tahlili yapıp da solu yanlış bulmalarında değil bir şey yapmamış olmaları. Ne de beklentisi olan adam ya, Oğuzhan Müftüoğlu. Selamlar. |
Sosyalistlerin birinci görevi Mahir Cayan ve Deniz Gezmis tanitimi mi yapmak? Bu ne kadar önemli birsey gercekten. Isin aslina bakarsan teorik icerik acisindan geriye savrulmalar boyle baslar. Lider kültleri öne cikarilir, icerik silinir. Bugun irkcilarin sitelerinde bile Deniz'lerin sisirilmis kültleri önünde insanlar ibadet ediyorlar. Ama gercekte inanilmaz bir gericilik icin Deniz Gezmis'in ismi kullaniliyor. Yazik..
|
ÖDP başaramadı,İP ulusalcı TKP tu kaka ,CHP çarşafa dolanmış,Dsp hiç olmaz EMEP?......
Bana adres gösterin! Daha önce Dilaver'e sormuştum nerde çalışalım adres göster hatta Okinono bile gelecekti. Adres yok! Sargon zaten Akp yi gösteriyor bize hiç uymaz. Neyseki gençler var TGB diye bir oluşumları var ve çalışmaktalar. Arkadaşlar bizim bölünme birbirimizi yeme lüksümüz yok. Halkı kucaklayacak anti-emperyalist sol bir cepheye gereksinim var. Ulusların kaderlerini tayin hakkı vardır diyen arkadaşlar nedense Türkye Cumhuriyeti söz konusu olunca ulusalcılığın terörle mücadele kapsamında suç sayılmasına alkış tutar olmuşlar. Cumhuriyetin tasfiyesi ;Türk ordusunun yıpratılması ,orduya güvenin sarsılması,Atatürk'ün karalanması ve Cumhuriyet kazanımlarının yok edilmesi ekseninde sürdürülmektedir. Gelen gideni aratır yerine ne koyacağız,ümmet olmaya hazırmıyız? |
aydoe'cim, insan düsüncesine uyan bir politik partide calismali. Calismak istiyorsan buna uygun bir yer secmelisin. Bence eger sunlari dusunuyorsan, ki boyle yaziyorsun
"Cumhuriyetin tasfiyesi ;Türk ordusunun yıpratılması ,orduya güvenin sarsılması,Atatürk'ün karalanması ve Cumhuriyet kazanımlarının yok edilmesi ekseninde sürdürülmektedir." bunlarin sosyalizm ile zerre kadar ilgisi yoktur, dolayisiyla bu gorusleri savunan bir parti sosyalist degil milliyetci bir parti olabilir. Türkiyede milliyetci partiden bol sey yok. Markette sakiz seker, politikada milliyetci partiler. Ama ille de diyorsun ki adinda sosyalist falan olsun, bize eskiden sosyalist derlerdi, o zaman saydigim gibi birincisi IP, ikinci aday TKP olabilir. Bilindigi gibi ODP icinde de yer bulma imkanin var. aydoe'nin sorusu hangi partiyi destekledigimiz seklinde aslinda. Soru kabul edelim. Ben secimlerde ODP'yi destekledigimi yazmistim. Aslinda Baskin Oran'in secilmesini cok istiyordum. Kürtler büyük bir hata yaptilar. Karsisina aday cikardilar, ne yazik ki Baskin Oran kazanamadi. Bir partide calismam gerekse herhalde yine ODP'de yada eger büyük bir sosyal demokrat/sosyalist parti kurulursa orda calisirdim, EMEP de ters degil, ama boyle bir niyetim hic yok. Kendimi devrimci olarak tanimlamadigim icin ihtilalci partilere de sicak bakmiyorum. |
Olur mu hiç sargon, sana kesin ayan olurdu Türkiye tahlili, şu an olduğu gibi. Tabi Atatürk'e sahip çıkmak, Deniz'lere, Mahir'lere sahip çıkmak işin özünden uzaklaşmak olsun.Amaç zaten seni bunlardan uzaklaştırmak.
Onlar bir mücadele stratejisi belirledi, 70'dn sonraki hareket o ayaklar üzerinde yükseldi. Beğenelim beğenmeyelim onlar dışında ortaya bir şey çıkaran da olmadı. Çok da çabuk kitleselleşti bu hareketler. Demek ki önerilenler nabzı tutmuş, sen şimdi kalkar dünya konjönktürü dersin, dünya konjöntürünü iyi anladıklarını gösterir zaten kitleselleşmek. Mahir, Deniz tanıtımı ha, bu şu demek öncü savaşı ne demek, halk savaşı ne demek bunları anlamak demektir. Hoş senin anlayacağın gene Mahir'li, Deniz'li tişörtlerdir ya. Aydoe doğru söylüyor, alternatif yok şu anda. Oğuzhan Müftüoğlu'nun aşağıdaki tesbiti de çok doğru, “Varsın ÖDP bu gün zayıf ve etkisiz bir konumda bulunsun; köklü bir düzen değişikliği hedefiyle devrimci politik bir hat izleyerek kendi özgücüne güvenerek emekçi kitlelerle kucaklaşmanın yolunun bulunabileceğine inananlar da bu yolda yürümeye devam etsinler...”, geri zekalı bunu eleştirmek için kullanmış. Eğer ÖDP'ye gereğinden fazla önem verse başınada geçerdi, az olsun benim olsunu o şekilde çok daha rahat sağlardı. Niye mi geri zekalı, ÖDP'nin varlığı amaç değildir çünkü. Yani İP'demi yer alalım, DEP'temi, , CHP'demi, AKP'demi. Bunların hiçbiri Türkiye soluna uymaz, kimseninde bunlara katılacağını düşünmüyorum. Dilaver'e zaten Oğuzhan'ı eleştiren yazı olsunda nasıl olursa olsun. İçeriği var mı, yok mu boşver gitsin. Siz de yapın kardeşim birşeyler, onu eleştir, bunu eleştir köşe yazarlığından kolay ne var. Selamlar. |
Bir ülkede demokratik devrimler olmadan sosyalist devrim beklemek ham hayaldir. Bunu ben değil bizzat Lenin söylüyor;
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
''eger büyük bir sosyal demokrat/sosyalist parti kurulursa orda calisirdim,'' Sargon
İyi işte bende bu parti kurulmalı diyorum. Devrimci olmadan sosyalist nasıl olunur onuda hiç anlayamadım ! Hatta sosyal devlet olabilmek için bile bir dizi devrime ihtiyaç vardır ve devrim süreklidir. |
bilmıyorum son zamanlarda solun ortak aday ortak siyaset girişimini takip eden oldumu??
sol tüm türkiyede ortak bir deklarosyonla devrimci bir açıklama ile birlikten bahsederek emperyalizme karşı durulacağını ve zafer kazanılabileceğiniz söyledi... Daha sonra türkiyede her ilde toplantılar başladı, bütün sol , dergiler dernekler davet edildi ilk görüşmelerde samimi olma çabaları gözlendi örgütler ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyordu... Peki daha sonra ne oldu bu deklare edilen metnin ışığında yola neden devam edilemedi?? bu metinde ip zaten hiç olmadı bilindiği gibi solla ilşkisi kesileli yıllar oldu, bir yeni gelişme bu defa dtp ninde katılma isteğiydi, ve katıldı. Sonra ortaya çıkan tablolar ne oldu neyi ortaya çıkardı tkp dediki geçmişi temiz sola yakışan halkın destekliyeceği temiz solcu bi adayı hangi oluşum çıkarırsa çıkarsın destekliyeceğiz dedi.. sonra ödp de bazı illerde bunu yadestekliyeceklerini ama bazı yerlerde kendilerinin kazanma ihtimali olan yerlerde kendi adaylarını göstereceklerini dile getirdiler halkevleride buna yakın durdu ancak bazı yerlerde akp nin karşısına çıkarılan chp adaylarını desteklıyeceğini bildirdi örnek ankara : karayalçın... DTP ise kendi adaylarını çıkaracağını ve kendi adaylarını çıkardığı her yerde solun o adayları desteklemesini söyledi!! emep ne dedi elbette böyle olmalı dedi dtp kuyruğuna girdi esp, kızıl bayrk aynı keza... şimdi yayınlanan ortak metine ne oldu?? arkasında durmayan kımlerdi... bu görüşmeler bir dizi devam etti ve tkp ödp halkevleri üçgeninde kalındı çünkü diğer sol dtp nin arkasına gittii halkevleri ortak bir aday sunamadı ödp de öyle tkp de başta dediği gibi sola yakışan adayı sunun destekliyelim dedi sonrasında ise ortaya son tablo çıktı bazı şehirlerde ortak aday var samsun gibi antalya gibi onun dışında siyasi partiler yine kendi dertlerine düştü.. sol bence bir kez daha kaybetti.. ancak mu metne hala ısrarla sadık kalan tkp dir hala kişisel adaylardan yana değil sınıfsal partiden ve adaydan bahsetmekte... leninde partiyi leninist öncüyü öne çıkartırdı kişileri değil... unutmamak lazım devrim gündelik siyasetle gündelik çıkarlarla yapılmaz devrim sınıfsal olmalıdır öncü olmalıdır ilerici olmalıdır, devrim hep olmalıdır devrim sürekli devrimdir, durmaz durdurulamaz... |
Solda ortak aday çıkarma girişimleri malesef kızılordu arkadaşında belirttiği gibi hüsranla bitti, aslında beklediğimde buydu. 70 lerden sonra sol gruplar kendi içilerinde kısır tartışmalara girerek, ülkeyi halkı kucaklayacak politikalar üretemediler hatta kendi içlerinde yarattıkları dünyadan bir türlü çıkamadılar. Türkiyede emekçileri örgütleyecek ne solcu kadro var nede emekçileri yoksulları adına siyaset üretebilecek bir parti. 30 yıldan beri hep aynı sloganlar, yaşasın 1 mayıs, kohrolsun emperyalizm falanda filan. Yılardır TKP nin sahiplendiği tek ve devrimci bir mayıs fikri son 1 mayıs bayramına kadar kimse tarafından pek benimsenmedi. Birde son seçimlerde ortak aday çıkarma fikrine kadar solda ortak haraket edelim fikri pek ragbet görmedi. Aslında bu zaman zaman gündeme gelsede hep hüsranla bitti. Şimdi ÖDP de yeni bir açılım var, parti içindeki Liberal Sol şimdilik iktidarı DEV-YOL çizgisine yakın bir gruba bıraktı. Bakalım yeni grup devrimci politikalar üretebilecek mi? aslında burada kendimide eleştirmek istiyorum mesela burdan klavyenin arkasından sol grupları eleştiriyorum ama bireysel olarak hiç ama hiç birşey yapmıyorum. ve uzun yıllar, yaklaşık 50 yıl da hiç birşey yapmayacak gibiyim. Bu yüzden bu grupları neden eleştiriyorum ki :(
|
Kimseden kurtulmak doğru değil aslında, çok olayın içyüzünü bilmiyorum.
Bu dönemler kendine sol diyen herkesin kucaklanacağı dönem, bir şey olacağındanmı değil. Ama gün gelir rüzgarlar soldan yana eser, veya o rüzgarlar estirilir o zaman bölünme değil birleşme günü olmalıdır. Demokratik bir seçimle Ufuk Uras yönetimi kaybetmiştir, fakat ÖDP de kalıcı olacakmıdır bunu görmek lazım, yoksa başkanlık gitti bende gidiyorum mu diyecektir. Seçimi kazananlarda Marstan gelmedi onlarda ÖDPnin üyesi. Tahammüllü olmak lazım, eski yönetimin yeni yönetime yardımcı olması lazım, yani gönül bunları ister. İlla seçimi kazananlarada, kaybedenlerede bok atmamak lazım. Solcu solcunun kıranı olmamalı. Selamlar. |
Saygideger qw19;
Solcu solcunun kıranı olmamalı.-qw19 Maalesef, yalnizca olan bu. Gecenlerde TV'de Istanbul'da belediye secimlerinin, nasil solcular tarafindan kaybedildigini anlatiyordu. Gorunen tek neden; kendi aralarinda bolunduklerinden; sola giden oylarin da bolunmuslugu idi. Bu hastalik, zannedersem; Menderes doneminden sonra bulasti. Yoksa, daha mi eski? Birakalim, milliyetciligi, sosyalizmi, liberalizmi, sosyal demokrasiyi v.s.; antiemperyalizmin altinda birlesmek, o kadar zor mu?Tabi ki, tum kollarini gorerek ve karsi cikarak. Saygilarimla; evrensel-insan |
Hocam çok haklısın 80 ve öncesinde de geniş cephe oluşturulamadı, cephe olsa o kıyımı yaşamayabilirdi sol.
Tabi spekülasyon yapıyorum, ama çok da akıl dışı değil, fakat oluşturulması çok zor. O birey olma meselesi bunda ciddi ağırlık kazanıyor. Bizim toplum lider toplumu hocam yani kollektivizm olmuyor nedense. Lafta herkes biliyor birleşmeyi ama o tu bu kaka derken iş olmadan bitiyor. Her konuda böyle, iş hayatında da ortaklıklar yürümüyor. Kooperatifler işlemiyor. Halka açık şirketler soyguncuların elinde. Sendikalar birbirini yiyor. Valla işin açığı hocam herkes haklı, garip toplum hocam, solcuya komunist desen bozulur, ırkçıya faşist desen küser, liberale solcu değilsin desen ayrı alem, şeriatçıya dinci desen söver böyle garip bencileyin. Atatürk'ü sevsen solcu değilsin derler, PKK'ya karşı çıksan milliyetçi olursun, Kürtler ezilmişlerdir desen Kürtçü olursun en azından, PKK yaftası ikinci hamle. Geri kalmış ülkenin, oruspusuda, sanayiciside, memuruda, solcusuda, faşistide, liberalide, burjuvaside, proleteryasıda geri kalmıştır. Bu böyle. Hocam geri kalmış toplumların hepsi böyle istisnasız, çoğunu biliyorum hoş onları görünce halimize şükür de diyorum...Beterin de beteri var hakkaten. Selamlar. |
Saygideger qw19;
Bence, butun bunlarin nedeni "etiketci" bir toplum olmamiz. Ustelik; etiketin ortak bir tanimi olsa, yuregim yanmayacak. Herkes, kendi yarim bilinciyle; bir tanimin pesinden sabit olarak gidiyor. Fakat, asil sorun zaten kavram kargasasi. Bugun kac aydin; bir sosyalizm, komunizm, fasizm, terorizm, demokrasi v.s. kavraminda; ortak bir tanim ve acilim ortaya koyabilir? Senin solcu dedigine; baskasi sagci, senin sosyalist dedigine baskasi, milliyetci v.s. der-Yalnis anlama buradaki "sen" geneldir, yani sana yonelik degil- Birinci sorun; hickimsenin kizildereli olmayip; herkesin sef olmasi ve kavram kargasasi ve bu kargasa da, bir de etiketleme aliskanligi; ustelik bu etiketleme; sabit tutularak. Halbuki kisi kisa bir surede dusunce ve davranisini gelistirebiliyor ya da geriletebiliyor.Ustelik iki ayri ideolojiyide bir arada yurutebiliyor. Bu bile goz onune alinmiyor. Vah Turkiye Vah" Nitceez? Noorcez? Birileri, biryerlerde, izah ederek, bircesit; herkesi birlestirici bir ortak nokta bulmak zorunda; bence bu da; antiemperyalizm. Tabiki; emperyalizmin tum kollarinin-gorunen, gorunmuyen-bilincinde olarak. Saygilarimla; evrensel-insan Saygilarimla; evrensel-insan |
solun son dönemde birbirine bu ortak adaylar ve üniversitelerdeki tecritten dolayı yakınlaşması bir dizi güzel gelişmeyide beraberinde getirdi aslında. Son zamanlarda ortak adaylarda uyuşamasalarda illerdeki eylemlilikleri bir nebze ortaklaştırmaya birlikte hareket etmeye daha fazla önem verdikleri açıkça görülmekte...
Bunun getirilerini ilerliyen günlerde göreceğimizi düşünüyorum, inanıyorum ki emperyalizmin her türlüsüne karşı çıkılarak ilkelerden taviz verilmeden ve artık siper halinden çıkılarak saldırıya geçildiği sürece başarılı olunması mümkün... |
Şayet söylenecek sözler bittiyse ÖDP ye geri dönmekte fayda var diye düşünüyorum.
Sargon ÖDP/Ufuk Uras karşıtı çizgiyi milliyetçi/ulusal çizgi olarak tanımlamış. Bunu neye dayanarak söylüyor, merak ediyorum. Ben bunu iddia edenlerin ciddi bir biçimde haksızlık yaptıgını düşünüyorum. Bugün kendilerine Devrimci Dayanışma diye adlandıran ve başını Oguzhan Müftüglu'nun çektigi eski DY çizgisini ulusalcı olarak suçlamak büyük haksızlıktır diye düşünüyorum. Ya ben bilmeyebilirim. Bunları dile getirmenizi istiyorum. Ancak bir süredir özellikle ÖDP lilerin yogun olarak tartıştıgı grupları izliyorum, bu temelde ciddi bir iddiaya rastlamadım. Ayrıca DD grubu tek yol devrim, Mahir Hüseyin Ulaş vb eski bildigimiz sloganlarla ortaya çıktılar. Ama olaya Ergenekon olarak bakılırsa ben de ulusalcıyım ya da tüm sosyalistler ulusalcı .Ya da AB karşıtlıgı olarak bakılırsa gene ulusalcıyız, sayılıyoruz. Burada da üçüncü bir çizgi olabilecegi gözlerden kaçırılmakta. Herşey AB ve Ergenekon'a endekslenmekte. Kısır çekişmelerden çok gelin birbirimizin sagcılıgını solculugunu degil ÖDP yi tartışalım ve bilmediklerimiz konusunda paylaşımda bulunalım. saygılarımla |
12 Eylül bir kırılma noktasıdır, yol ayrımının başlangıcıdır.
Ta ki Sovyetlerin yıkılmasına kadar gider bu süreç. O da kopma noktasıdır. 12 Eylül öncesi 70'li yılların herhangi bir senesindeki eylem ve etkinlikler, 12 eylül'den sonraki yaklaşık 30 yıllık eylem ve etkinliklerin toplamından belki daha fazladır. - 70'li yıllarda da sol, ilerici ve yurtseverdi. - 70'li yıllarda da sol, tam bağımsızlıkçıydı, anti-emperyalist idi. - 70'li yıllarda da sol, AB'ye-Ortak Pazar'a karşıydı. - 70'li yıllarda da sol, halkların birliği ve kardeşliğinden yanaydı. - 70'li yıllarda da sol, iktidarların desteklenmesine karşıydı. - Günümüzde gericiliğe karşı mücadeyi ilericilik değil, gericilik olarak olarak nitelendirenler varsa, - Yurtseverliği milliyetçilik olarak tanımlayanlar varsa, - Bağımsızlık düşüncesini, anti-emperyalist mücadeleyi gereksiz görenler varsa, - AB'yi kati surette katılınması gereken bir ortaklık, bir kurtuluş olarak görenler varsa, - Halkların birliği ve kardeşliği yerine, ayrılıkçı mücadeleleri savunanlar varsa, - İktidarın savunulabileceği, desteklenebileceği düşüncesinde olanlar varsa; Bu, solun olması gereken düşünceleri değil, onların artık solla bağlarının kalmadığının göstergeleridir. Ne yazık ki, kırılma noktası ile kopma noktası arasındaki süreçte sol içinden kopan ünlü döneklerin fikirleri önemli bir kesimi büyük ölçüde etkilemiştir. Sosyalist düşünceden kapitalist-liberal düşünceye olan dönekliği, soldaki düşünce değişimi olarak algılayanlar çoktur. Öyle ki bu, adında sosyalist-Komünist olan örgüt ve partilere kadar sirayet etmiştir. ÖDP'nin son kongresinde en demokratik biçimde sağ liberal sapmaya bir darbe vurulmuştur. Kongrenin en kısa özeti budur. |
Pante çok teorik oldu bu söylemler. Aslında farklı düşünmüyoruz pek. Ama biraz daha ödp bazında bu konuyu açmanı istesem. KOngreye giren her iki egilimin de savundukları açısından.
Ayrıca senin de bilecegin gibi ödp ilk kuruldugunda içerisinde 70 öncesi pek çok çizgiyi de barındırıyordu. Çizgi demeyelim de unsur diyelim. Ksd sinden, Tkp sine, Tkep sine kadar pek çok egilim vardı. Sonra süreç içerisinde bunların hepsi ayrıştı ve ödp öz ve temel itibarıyla eski DY cilerin oldu. Bunu da göz önüne alarak bir degerlendirme yapabilir misin. saygılarımla |
Bu başlıktan lüzumsuz iletileri temizledim. Başlangıcından beri yapmamız gereken buydu belki ama tartışmayı sürdüren iki arkadaşımız da yaptıkları hataları anlayıp kendilerini frenleyebilecek kişilerdi. Bekledik, ama kavganın tadına varmışlar ki durmayı bilmediler.
Lütfen site katılımcılarına bir şey vermeyen polemiğinizi özel kanallardan sürdürün. Sevgilerimle. |
Alıntı:
Kuruluşundan itibaren zaten partinin temelini oluşturan DY hareketi, olumsuz gidişat karşısında ve tepkilerin had safhaya yükseldiği zamanda inisiyatifini kullanmak zorunda kalmıştır. Rahatsızlık, parti içindeki bir başka eğilime değil, Ufuk Uras'ın bireysel kararlarına ve politikalarına idi. Partiyi kendi politikaları ve kariyeri için bir güç olarak kullanan, PM kararlarını umursamayan, parti çizgisine aykırı demeçler veren, partiyi kendi mülkü gibi düşünen Ufuk Uras'a demokratik bir seçimle "Artık yeter!" denilmiştir. Partiyi olağanüstü kongreye götüren Ufuk Uras'tır. Halbuki 3 ay sabretmiş olsa olağan kongre zamanıydı. Kongre isteyen kongrenin sonuçlarını da kabullenmelidir. Ufuk Uras, uyumakta olan kaplanı kendi gürültüsüyle uyandırmış, pençeyi de yiyerek kenara itilmiştir. Bundan sonra ya geçmişin özeleştirisini yapacak ve yanlışlarını, tutarsız, egoist tavırlarını terkedecektir. Partideki yeni atılım ve yeniden devrim açılımlarına ayak uyduracaktır. Ya da bunu bir fırsat olarak görüp bağımsız milletvekilliğinin tadını özgürce çıkaracaktır. |
Sevgili frodo;
Güzel yapmisin ama hakaret icermeyenlerde gitmis. Yazilarda güzel olan tespitleri nereden alacagiz...? Kendime özel, yedekleme sistem mi yapmam gerekiyor?:) Zaten isim basimdan, asiyor. Sanal alemde bile sevgi üretemiyen, arkadaslarima lütfen diyorum. Aha bu sol kafa yüzünden, basimizda olanlara, bizleri yönetmeye calisanlara bir bakarmisiniz?:mad: Sevgili frodo; demokrasi ve komunizm basligi altinda bir yazi yazmisin: Toplumların her birine ait kültürler, doğanın farklı algılanması, farklı ilişkiler ve farklı çözümleri barındırır. Tüm diğer etmenlerin yanı sıra, farklı coğrafyalarda doğayla kurulan ilişkinin ürünleri olan teknolojik zenginlikler savaşlar da dahil olmak üzere "diğerleri" ie kurulan her sosyal ilişkide değiş tokuş edilir. Yalıtılmış toplumlarda gelişme ,sadece kendi içsel pratiği ile sürdürülürken dış dünyaya açık toplumlar başka kültürlerin ürettikleriyle de yüzyüze gelirler. Bütünüyle kapalı kalan toplumlar eğer doğayla uyum sağlamışlarsa gelişme durur, kendini tekrar eden bir görünüm kazanır. Bu düsünce ile birlikte, yapilmis devrimleri ve ANADOLU kültürünü harmanlayan,bir potada eritip, Türkiye Cumhuriyeti Devletine yakisan sol cizgiyi yakalayamadik. Mustafa Kemal ve arkadaslarindan sonra; kim birakilan yerden devam ettirdi soruyorum sizlere? Bana ne Stalinden, Maodan, Enverhocadan, ondan, bundan kardesim. Benim Anadolu'nun bagrindan cikmis; Dünya'yi ayaga kaldirmis Mustafa Kemal'im varken. Nedir bu böyle demir kaliplara yapisip, özenerek Anadolu insaninin ne yasantisina, ne kültürüne, ne iklimine, ne yedigine, ne ictigine ne de giydigine asla uymayacak bos hayaller ve teorilerin peslerinde lüzumsuzca dolasip ve onlarin yüzünden birbirimizi kirmamiz. Hepsi teori ve teoride kalmis ve kalmaya devam edecek, bos hayal ürünleri. Elin ogluna 20 ton ham BOR satiyorsun 200 dolara; oda sana bordan islenmis kücücük bir cips satiyor 400 dolara. Bizde sevinelim duralim Bor madenlerimiz var diye.:D Mustafa Kemal'in de yaptiklari 70 sene önce idi. Yokluklar icinde yapilmis hazir acilimlara sahip cikip gelistiremedigimiz icin hala yerimizde sayip duruyoruz. Ïcinde yüzüp durdugumuz su asla okyanus filan degil..... AKVARYUM. Saygilarimla. |
Asagidaki yazi ODP'nin bir önceki kongresini anlatiyor. 4. Olaganüstü Kongrede Ufuk Uras secimi kazaniyor ama yaziyi okuyan, nasil bir tablo ile karsilastigini anlayabilir. Ben ODP'deki bu gelismenin sürdügünü ve sonunda simdiki degisime gelindigini düsünüyorum.
http://www.bianet.org/bianet/kategor...dp-icine-bakti O zaman "devrimci siyaset, devrimci parti" brosürü taraftarlari ile soyle bir olay yasaniyor: Gruptakiler Kürt sorununda “dayanışma”yı öne çıkaran konuşmacıları “Kahrolsun ABD emperyalizmi” diyerek protesto ettiler. Bir konuşmacıya da “o zaman dağa çık, PKK’ye katıl” diye sataşanlar oldu. Ufuk Uras’ı eleştirenler arasında milletvekili seçilmesini “Doğan medyasından ve İmralı'dan alınan destekle elde edilen başarı” olarak niteleyenler de vardı. Temel ayrim noktalari, AKP'ye karsi alinacak tutum, Kürt sorunu, emperyalizm, sol liberalizm ile devrimci tutum gibi noktalar. Bugün de cok seyin degistigini düsünmüyorum. Bunlara Ergenekon eklendi sadece. "O imzacilar yok mu, o imzacilar" (Ermenilerden özür dileme meselesi kastediliyor) diye söze baslayan ODP'liler oldugunu biliyorum. ODP'nin ülke genelinde yasanan liberal/milliyetci catismasindan kurtulmasi mümkün degil. Bu gelisme yeni de degil. ODP'de devrimcilik adi altinda bence milliyetci bir politikaya gecis yasaniyor. |
ÖDP'nin son kongresinde en demokratik biçimde sağ liberal sapmaya bir darbe vurulmuştur. Kongrenin en kısa özeti budur.
Pante'nin bu sözleri bana son derece mantıklı geliyor. Sargon yıllardır iyi köti DY hareketini takip ederim. Geçmiş kökenim olmadıgı için biraz da üstünkörü oldugunu söyleyebilirim. Ama senin alıntıladıgın link biraz tevatürden bahsetmiş. Yok biri birine slogan atmış. DY hareketinin kökeninden ve gelişim felsefesi içinde Kürtlere tavır almak diye bir şey olabilecegine imkan vermiyorum. Çatı partisine karşı çıkışlarının temeli ise çok çok farklı. Şu andaki yönetim kademesinin ya da eski ve Ödp nin temeli olan DY felsefesi çok açık. Dy tabanının ise milliyetçilige kayabilecegine hiç ihtimal vermiyorum. DY sapına kadar devrimci gelenegi temsil etmektedir. Türkiye devrimci hareketi içerisindeki esas üç yönlenmenin en yogun ve en mücadeleci tabanlarından biridir. Bir gelenek böyle dedikodularla yok edilemez. Bu üç gelenek, Thkp-c, thko eve tikko gelenekleri idi. İzleyip görecegiz. saygılarımla |
Dilaver noktayı koymuş aslında, bundan daha iyi ifade edemem. Kendisine teşekkür ederim.
Cigi'nin sitemleri bir gerçeği yansıtmaktadır doğru, ama nedenlerini ben daha farklı yerlerde görüyorum. Sol muhaliftir, bizim gibi ülkelerde yaşamla barışık solcu bulmak neredeyse imkansızdır. Eğer bulduysan bilki tezgahtan geçmemiştir. Geçmişin travmaları hemen herkeste bir takım onulması zor yaralar açmıştır. Duyuyoruz ki Türkiye'de hemen bütün ülkelerin istihbarat teşkilatları cirit atmaktadır, ama bizim istihbaratımızın tehdit algılaması üniversite öğrencilerine, sendikalara, sol oluşumlara yöneliktir. İşte bunun en güzel örneğini vermişsiniz; bor madeni. Ülkeye herhalde solcu öğrencilerden çok borun bedavaya satılması zarar verir. Ülke ekonomik işgal altındadır; bankaların neredeyse tamamı yabancıların elindedir, sanayi tesisleri, limanlar, turizm, telekomünikasyon vs. Ülke siyasi işgal altındadır; ABD ve AB'nin izni olmadan iç politika dahi yürütülememektedir. Ülkemizdeki Amerikan üslerinden kalkan uçaklar, ülkemizde eğitim gören İsrail'li pilotlar komşu müslüman ülkeleri bombalamaktadır. PKK'ya malzeme atmaktadırlar. Askerlerimizin başına çuval geçirmektedirler. Ve bunlar da müslüman bir iktidar döneminde yapılmaktadır. Ülke halkının yarısıda bunlara oylarıyla onay vermektedir. Ve bu onayı verenlerin tamamı kendilerini müslüman adledenlerdir. Biz bu dinci alçaklıklarını Kurtuluş Savaşın'da da yaşadık. Yukarıdakiler için herhalde solu suçlayamayız. Kendine solcu diyen insanlar elinden geleni, hatta fazlasını yapmıştır. Kendilerine çıkardıkları görevi yerine getirirken de bedelini fazlasıyla ödemişlerdir. Hala da ödemeye devam etmekteler. Bir ateist ne kadar dindarsa, DY de o kadar milliyetçidir. Bunun kararına varmak için geçmişe bir göz atmak kafidir. Oralardan gelipte MHP lilerle aynı safta yer alacaklarını söylemek için, ne diyim. Zaten çoğu orta yaş duvarını aşmış şu saatten sonra milliyetçi olupta nasıl bir amaç güdecekler ki. 80lerde de hedefimiz Turan'dı ama olmadı. İnşallah II. milenyumda bu ülkümüzü gerçekleştiririz. Tanrı Türk'ü korusun. Asena, Börteçine rehberiniz olsun. |
Cumhuriyet 21.02.2009İnanç ve Irk Üzerinden Sol Politika Yapılmaz
ERCAN YEŞİLYURT Geçenlerde bir süredir görmediğim Muşlu bir avukat ahbabıma rastladım. 1971’den önce sosyalist olarak TİP’te yöneticilik yapmış, şimdi kendisini “Kürt sosyalisti” diye tanımlayan birisi. 2007 seçimlerinden önce oyunu kime vereceksin diye sorduğumda ya bağımsızlara (yani DTP’ye) ya da AKP’ye vereceğini söylemişti. Ben kendisine sosyalistim diyen birisinin böyle söylemesine hem inanmak istemedim hem de tepki gösterdim. Son karşılaşmamızda “Abi neredesin, hani devrim yapacaktık” diye takıldım. Yok dedi, biz size güvenmiyoruz. (Biz dediği Kürtler, siz dediği Türkler). Ne oldu abi deyince, “Sizin devletiniz 12 Eylül’den sonra bizi dövdü” dedi. Ne diyorsun abi ‘sizin’ dediğin devlet sizi dövdü de Türk sosyalistlerini Mamak’ta, Metris’te, Davutpaşa’da, Karadeniz’de pikniğe götürüp eğlendirdi mi, dedim. Eğer 12 Eylül’de bir milyon insan sorgulandıysa bunun en az sekiz yüz bini Türklerdi. Yani bu ülkede yaşayan, düşünen, değişim isteyen herkese en acımasızca muamele yapıldı. Ve devletimiz eziyet konusunda herkese eşit davrandı. Kendisine solcuyum diyen herkesin bilmesi gerekir ki bu dincilik de Kürtçülük de, ikisi de Amerikan projesidir. Dincilik bu ülkede 1945’ten sonra, son ayrımcılık ve Kürtçülük sol hareketin geliştiği 1970’lerde başladı. Türklerden ayrı örgütlenen Kürt hareketleri olarak ortaya çıktı. Tarihlere dikkat edilirse birincisi gericiliği, dinciliği örgütleyip gelişen Sovyetler’e karşı kalkan olarak kullanmak; ikincisi gelişen devrimci dalgayı bölüp tesirsiz hale getirmek. Din ve millet üzerinden politika olmaz. İkisi de doğuştan gelen özelliklerdir. İnsanlar ne milletini ne de dinini seçebilir, değiştirebilir. Sol, değişim üzerine politika üretir. Hiç kimseye dinini ya da milletini değiştirmesi teklif edilemez. Birisine benim dinim ve kökenim seninkinden daha iyidir, ben asilim sen de benim gibi ol denebilir mi? Böyle bir zorlama ya faşizmdir ya da şeriatçılıktır. Hiç kimsenin inancı ya da etnik kökeni yok sayılamaz, sadece kabul edilir. Bu farklılıklar solda prim yapmaz ve kullanılmaz. Solun kılavuzu bilimdir ve sol, değişimi esas alır. Sol, toplumu tanımaya çalışır ve gelişimine göre değiştirmek için uğraşır. Sol, tartışmalarını ve politikalarını değişmez şeyler üzerinden yapmaz. Hiç kimsenin dini ya da milleti solu ilgilendirmez. Sol için insanların üretimdeki yeri ve konumu önemlidir. Toplum yapısının, toplumun geleceği için nasıl değiştirilmesi gerektiğini tartışır sol. Ülkemizdeki politik tartışmaları bu alana taşıyabilirse ancak o zaman sol başarılı olabilir. Ülkemizdeki Kürt sorunu ve dini dayatmalar, solun önüne konmuş Amerikan projeleridir. Görüldüğü gibi altmış yıldır çok da başarılı olmuştur. Bu ülkede bir şeyler yapılacaksa birlikte yapılacaktır. Farklılıklar üzerinden solculuk yapılmaz. Kalkınmanın ve gelişmenin kaynağı nitelikli yetişmiş insandır. Türkiye ve insanımız ekranlarda gördüklerimiz değildir. Yetişmiş, nitelikli insanların görülebilmesinin iklimi ve ortamı yoktur ülkemizde, insanları çaresizliğe iten bu yapıdır. Bu yapıyı değiştirmek isteyenler ortak akıl oluşturup birlikte hareket etmek zorundadır. Yoksa yeni bir Kenan Evren çıkar, gider Hakkâri’de, Diyarbakır’da, Muş’ta “hepimiz Türküz” der ve meydandakileri “yaşa paşa” diye yeniden bağırtır. |
Aydoe bu yazı iyi geldi, milliyetçilik meselesinin Türk solundan değil de, Kürt solundan (varsa tabi ki) kaynaklanmaktadır, kendi adıma beni Kürt'lerden (soldan) uzak tutan en önemli neden milliyetçi çizginin onlarda egemen olmasıdır.
Alıntıladığın yazıdaki konu extrim bir örnek değil, aksine son derece yaygındır. Adamın gezdiği noktalara bakarsak biri AKP, diğeri DTP açıkça görülmektedir ki iki oluşumda birbirine yakındır. Selamlar. |
Bu akşam Hayri Kozanoğlu'nun ve TKP genel başkanı Erkan Baş'ın SKY TV de açıkoturumdaki konuşmalarını izledim.
Oldukça doyurucu yanıtlar verdiler. Tekrarını izlemenizi öneririm. Özellikle Ergenekon ve sol(sözde) liberaller üzerine açıklamaları son derece gerçekci ve temelliydi. Hayri Kozanoğlu ve Erkan Baş'ın konuşmalarını aynı anda veriyorum. Ergenekon davası: Elbetteki suç işleyenler yargılansın, bunu hukuksal bir süreç olarak telakki ederiz, ama bunu demokratikleşme açılımı gibi sunulmasına da karşıyız, çünkü işin aslı bu değildir. Zaten darbe yapmış olan ve bunu kabul edenler dururken (12 Eylül darbecileri) insanların darbe planları yapmaktan yargılamak samimiyetsizliktir. Önce 12 Eylül cülerden başlamalıdır. Bu örgütler bizzat nato eliyle oluşturulmuştur, şimdi F tipi örgütlerle el ikamesi söz konusudur. Bu örgütlerin temel amacı zaten solun önünü kesmektir. Sol liberaller: Sol liberallerin aslında solla uzaktan yakından ilgileri yoktur, çünkü Amerika, AB gibi emperyalistlerin kuyruğuna takılmışlardır, emek ve sermaye çelişkisinde sermayenin yanında saf tutmuşlardır, buna sol denemez. Fakat kimlik demokratikleşme gibi kavramlar medyada bunlar tarafından dillendirildiği için ve eskiden tüm demokraik talepler soldan geldiği için liberaller sol sanılmaktadır. Bu bir yanılsamadan ibarettir. ------------------------------------------------------------------------------------------------------- Tabi soldan liberalizme kayanlar bunların sol olduğu gibi yanılsamaları güçlendirmektedir. Selamlar. |
ben 1 saat 15 dk kısmını kaydedebildim anca yetiştim gerçekten güzel oturumdu enver beyde gayet güzel sundu programı izlemenizi tavsiye ederim...
|
Liboşların ÖDP'de değişime karşı çıkmaları doğaldır, çünkü geçmişten gelen örgütçü, mücadeleci proleter bilince sahip ekip iş başına gelmiştir.
Liberallerin kapitalizmle bir dertleri yoktur, AB nin kıçında abileri ne derlerse parası mukabilinde onu yaparlar, insan hakları komisyonun raporlarını gündeme getirirler, insan hakları komisyonu Guantanamo için ne yapmıştır, Irak için ne yapmıştır. Kuyrukçular AB'den daha işgüzardır. Hukuka saygıdan bahseden aynı AB Ergenekon davası için hukuka müdahale etmekten , Ergenekon Terör Örgütü davası sevindirici bir gelişmedir demekten kaçınmaz, Bu yalamalar ve onun uzantıları bilmezlermi ki Ergenekon davası devam etmektedir ortada ne karar vardır, ne de mahkumiyet bu hukuka müdahale değilmidir. Terör örgütü olduğunu ne zaman hangi yargı kararı ile anladınız. AKP'nin kapatma davası sürecinde niye AB ve onun kuyrukçuları ayaklanmıştır, bu hukuka müdahale değilmidir. Sol sapmaların temelinde ciddi bir ideolojik değişim yoktur kendileri bunu böyle lanse etmeye çalışsalarda, işin aslı geçmişte dik duramamış, itirafçılığa kadar işi vardırmış olanların sapıklığından başkaca bir şey değildir. Düzenle uzlaşmayı düzene tamamen teslim olmak olarak algılayanların seçimidir, sol sapmalık. Halbu ki düzenle uzlaşmayı bir varoluş, yokoluş tercihinin tezahürü olarak algılasalar, bu kadar iğrençleşmezlerdi. Selamlar. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:08 . |