Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   3 temel korku.... (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=9252)

AYATA 15-03-2009 17:58

3 temel korku....
 
Epikür diyorki? İnsanın bu alemdeki mutluluğunu azaltan ve bozan üç temel korku vardır: Ölüm korkusu, Cehennem korkusu, Tanrı korkusu.....

Ve bir başka filozof diyorki: İnsanlar Tarih boyunca korku ve umut adlı iki duyguları sömürülerek yönetildiler....

Bu kadar açık ve netken......Bu sırdan dinlerin peşinden koşmak niye....korku aşılamazmı....yokmu bir yolu...Karaca Ahmet mezarlığının kapısında koskoca harfler ile " Her nefis bir gün ölümü tadacaktır" ayeti yazılı iken aşılabilirmi bazı şeyler...bu ayet sıradan insanı, bırakın herkesi silkekemeye yetmiyormu...Tüyleri diken diken etmiyormu?

evrensel-insan 15-03-2009 18:42

Saygideger AYATA;

Aykiri ve serbest dusunce sahibi bir birey olarak; ben bu saydigin korkularin ucune de sahip degilim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Ki-Adi 15-03-2009 19:15

Aslın Ölüm korsunun aslı sonsuz yaşama istediğidir. Sonsuz yaşama isteği insanı dine götürür.Dinde ise özellikle ibrahim dinlerinde Tanrı korkusu ve Cehennem korkusu ile itaat altına almak vardır.Bu dünyadaki hayatlarından şikayet etmemeleri için emirler uymaları için insanları Tanrı ile Cehennem ile korkutmaktadırlar.
Cehennem kavramı olmayan dinlerde ise dünyaya yeniden geliş vardır bu mantık olarak aynı şeydir. Emir altına almak, şikayet etmemek.

placebo 15-03-2009 19:56

Sevgili AYATA,gerçek nickinize kavuşmuşsunuz.:).Bu arada tekrar karşılaştığımıza sevindim..

Benim eski forum başlıklarımdan bu konuyla alakalı bir yazım vardı..Alıntı yaparak yanıt vereyim..

Kendi kendini aldatma eylemi ile hallüsine edilmiş şekilde, doğayı kendi düşlerince yorumlayan kişiler,yok olma düşüncesi karşısında paniğe kapılır,tedirginlik duyarlar..Egosantrik,çıkarcı bireyler doğmadan önceki durumlarına dönmeyi kesinlikle arzulamazlar..Doğumlarından önce varolmadıklarını bilirler..Bir kere dünyaya gelip sahip olmayı,hazları,güzellikleri tattıktan sonra ölme ve yok olma,doğanın bağışlamış olduğu yaşama dair tüm nimetlerden mahrum olma fikri panikletici,delirtici ve öldürücüdür..Doğmadan önceki zaman dilimine dönüp hiç bir şeye sahip olmadan öylece yok olmayı kim ister ki..Koskoca bir boşluk,yokluk,karanlık,var olmamak ve sahip olmamak..Bunu kabullenmeye yanaşmak istemeyeceklerdir..

Burada,bu sonsuz yokluk karşısında, varlığa umut çakan bir anti-dot un devreye sokulması gerekmektedir.İşte bu rahatlatıcı anti-dot'un adı din'dir..Din düşünmemek için yine aynı kişiler tarafından bir kontrol sistemi olarak ortaya sürülür..Tabi ki alıcısı boldur.."Ne düşlüyorsam doğru o'dur"mantığıyla hareket etmeyi yeğlerler..Çünkü düşünmek bu kertede çok sarsıcı olacaktır..Onlara düşünce değil de,yok olma gerçeğini ve korkuları zihinden uzaklaştırıcı bir tatmin ilacı gereklidir...Din ilacı...Bu bireyler düşünce sistemini kullanarak sorgulama yerine,dinin geleneklerine sığınırlar..Bu uyuşturucunun içerisinde yokluğun yaratacağı her türlü korkuyu bertaraf edebilen etkin maddeler fazlasıyla mevcuttur.-Yaşamsal hazlardan- vaz geçmemek adına her türlü mantıksal düşünceden kendilerini soyutlarlar..Hazcılık ise -güdü-lerle yaşamayı kaçınılmaz kılacaktır..

Peki nedir güdü??İnsan evriminde, hayatta kalmak için en büyük itkiyi sağlayan ilkel davranış mekanizmasıdır..Bu dürtü maalesef bazı insanlığa zararlı olguları içerisinde barındırır ki,bunlar;Haz,kargaşa,şiddet,sahip olma hırsıdır..İşte din tüm bu olguları hayatın sisteminin tam ortasına oturtarak evreni bir rekabet ve yarış alanı haline getirecektir..Böyle bir sistemin içerisinde,Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi sıralamasında,hazsal ihtiyaçlarını asla tam olarak tatmin edemeyecek olan birey,bir üst düzeyde ki ihtiyaç kategorisine geçemeyecek ve hep ilkel hazlarının peşinde koşarak,düşünce içeren ve mantığın harekete geçirilmesi evresini içeren gelişme düzeyine terfi edemeyecektir..

Güdüleriyle yaşayan bireyler için rekabet doğaldır.Bu yüzden de eşitliğe karşı çıkarlar..Kıskançlık, ihtiras,sahip olma dürtüsü için verilen savaşlar,vahşetler gayet doğal kabul edilecektir..Bu sebeple dinler başlı başına rekabet ve düşman yaratan sistemlerdir..Her din birbirine düşman olmak zorundadır.. Güdülerle davranış şekli geliştirmiş insan doğasına bundan daha uygun bir sistem yoktur..

Bu bireylere evrim sinir sistemi açısından bu derece gelişmiş bir beyin armağan etmesine karşın,bu sistemi çalıştırmakta diretmektedirler..Bu zihinsel evrimi tavsatmaya,yerinde saydırmaya çalışan insan halkasının adı -homoecconomicus-tur..Bu halkadan olanlar nöronlarına sanki para ödemişler de eskitmeyelim mantığıyla beyin kıvrımlarını kısıtlı kullanmayı yeğlerler..Hayali bir evrenle,hayvani dürtüleri arasında sıkışıp kalmışlardır..

Zaman içerisinde sinir sistemleri iletileri ilk başlarda zorlanmalarına rağmen sinapsları vasıtasıyla ilete ilete nöron ağları gelişecek,genişleyecek ve ileriye,olumluya doğru evrileceklerdir..Evrim kaçınılmazdır.."Düşünüyorum öyleyse varım" diyenlere karşı,"Üşeniyorum öyleyse yarın" diyerek düşünmekten kaçınanlar zamanı geldiğinde, gelişimin önünde duramayacak ve bir şekilde düşünsel mantığın gücünden nasiplerini alacaklardır..

Sevgiler

AYATA 16-03-2009 12:03

sevgili placebo ben sizi tanıyamadım :( kusuruma bakmayın...verdiğiniz güzel cevaplar için teşekkürler...acı olan ne biliyormusunuz....Ölümün aslında bir hastalık olduğunu bilim yavaş yavaş ortaya koyuyor yaşayanı sonsuzluğa gönderen bir hastalık. o hastalık yenildiğinde biz olmayacağız işte acı olan bu belkide dostlarım....atomlarımızı bir arada tutamazsak sonsuzlukta yok olacağız ve o veya bu şekilde bedenlenemeyeceğiz. Bütün sorun olmama sorunu? :)

dilaver 16-03-2009 16:01

atomlarımızı bir arada tutamazsak sonsuzlukta yok olacağız ve o veya bu şekilde bedenlenemeyeceğiz.

acaba burada temel sorun bizim mi atomlarımızı bir arada tuttugumuz, yoksa atomların mı degişik kombinasyonlarla bizi mi oluşturdugu olmasın.

Bir kere oluştuktan sonra önemi parçaya degil bütüne atfettigimizi düşünüyorum. Ama bütünün temel parçalardan oluştugunu düşündügümüzde aslında temelin yok olmadıgını görürüz. Bir protonun bozunma ömrü 10^30 olmalı ve bu da çok çok uzun bir zaman.

Her parçacıgın bir ömrü olduguna göre bizi oluşturan atomların kararlılıgı bu kadarmış diye düşünebiliriz. Nitekim yaptıkları kombinasyonlara uygun olarak degişik canlıların degişik yaşam süreleri var. Ancak tüm memelilerin kalp atış sayıları neredeyse aynıdır diye hatırlıyorum.

Madde sadece degişik bir form alabilmek için bozunuyor ve tekrar birleşiyor.

saygılarımla

cyctec 16-03-2009 20:59

Alıntı:

placebo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 160527)
Sevgili AYATA,gerçek nickinize kavuşmuşsunuz.:).Bu arada tekrar karşılaştığımıza sevindim..

Benim eski forum başlıklarımdan bu konuyla alakalı bir yazım vardı..Alıntı yaparak yanıt vereyim..

Kendi kendini aldatma eylemi ile hallüsine edilmiş şekilde, doğayı kendi düşlerince yorumlayan kişiler,yok olma düşüncesi karşısında paniğe kapılır,tedirginlik duyarlar..Egosantrik,çıkarcı bireyler doğmadan önceki durumlarına dönmeyi kesinlikle arzulamazlar..Doğumlarından önce varolmadıklarını bilirler..Bir kere dünyaya gelip sahip olmayı,hazları,güzellikleri tattıktan sonra ölme ve yok olma,doğanın bağışlamış olduğu yaşama dair tüm nimetlerden mahrum olma fikri panikletici,delirtici ve öldürücüdür..Doğmadan önceki zaman dilimine dönüp hiç bir şeye sahip olmadan öylece yok olmayı kim ister ki..Koskoca bir boşluk,yokluk,karanlık,var olmamak ve sahip olmamak..Bunu kabullenmeye yanaşmak istemeyeceklerdir..

Burada,bu sonsuz yokluk karşısında, varlığa umut çakan bir anti-dot un devreye sokulması gerekmektedir.İşte bu rahatlatıcı anti-dot'un adı din'dir..Din düşünmemek için yine aynı kişiler tarafından bir kontrol sistemi olarak ortaya sürülür..Tabi ki alıcısı boldur.."Ne düşlüyorsam doğru o'dur"mantığıyla hareket etmeyi yeğlerler..Çünkü düşünmek bu kertede çok sarsıcı olacaktır..Onlara düşünce değil de,yok olma gerçeğini ve korkuları zihinden uzaklaştırıcı bir tatmin ilacı gereklidir...Din ilacı...Bu bireyler düşünce sistemini kullanarak sorgulama yerine,dinin geleneklerine sığınırlar..Bu uyuşturucunun içerisinde yokluğun yaratacağı her türlü korkuyu bertaraf edebilen etkin maddeler fazlasıyla mevcuttur.-Yaşamsal hazlardan- vaz geçmemek adına her türlü mantıksal düşünceden kendilerini soyutlarlar..Hazcılık ise -güdü-lerle yaşamayı kaçınılmaz kılacaktır..

Peki nedir güdü??İnsan evriminde, hayatta kalmak için en büyük itkiyi sağlayan ilkel davranış mekanizmasıdır..Bu dürtü maalesef bazı insanlığa zararlı olguları içerisinde barındırır ki,bunlar;Haz,kargaşa,şiddet,sahip olma hırsıdır..İşte din tüm bu olguları hayatın sisteminin tam ortasına oturtarak evreni bir rekabet ve yarış alanı haline getirecektir..Böyle bir sistemin içerisinde,Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi sıralamasında,hazsal ihtiyaçlarını asla tam olarak tatmin edemeyecek olan birey,bir üst düzeyde ki ihtiyaç kategorisine geçemeyecek ve hep ilkel hazlarının peşinde koşarak,düşünce içeren ve mantığın harekete geçirilmesi evresini içeren gelişme düzeyine terfi edemeyecektir..

Güdüleriyle yaşayan bireyler için rekabet doğaldır.Bu yüzden de eşitliğe karşı çıkarlar..Kıskançlık, ihtiras,sahip olma dürtüsü için verilen savaşlar,vahşetler gayet doğal kabul edilecektir..Bu sebeple dinler başlı başına rekabet ve düşman yaratan sistemlerdir..Her din birbirine düşman olmak zorundadır.. Güdülerle davranış şekli geliştirmiş insan doğasına bundan daha uygun bir sistem yoktur..

Bu bireylere evrim sinir sistemi açısından bu derece gelişmiş bir beyin armağan etmesine karşın,bu sistemi çalıştırmakta diretmektedirler..Bu zihinsel evrimi tavsatmaya,yerinde saydırmaya çalışan insan halkasının adı -homoecconomicus-tur..Bu halkadan olanlar nöronlarına sanki para ödemişler de eskitmeyelim mantığıyla beyin kıvrımlarını kısıtlı kullanmayı yeğlerler..Hayali bir evrenle,hayvani dürtüleri arasında sıkışıp kalmışlardır..

Zaman içerisinde sinir sistemleri iletileri ilk başlarda zorlanmalarına rağmen sinapsları vasıtasıyla ilete ilete nöron ağları gelişecek,genişleyecek ve ileriye,olumluya doğru evrileceklerdir..Evrim kaçınılmazdır.."Düşünüyorum öyleyse varım" diyenlere karşı,"Üşeniyorum öyleyse yarın" diyerek düşünmekten kaçınanlar zamanı geldiğinde, gelişimin önünde duramayacak ve bir şekilde düşünsel mantığın gücünden nasiplerini alacaklardır..

Sevgiler


soru:

mesela uykudasın, bir elektronik.çi geldi taktı kafana kabloları tüm hatıra ve zihnini tamamen kopyaladı bir çipe, sonra aldı bir dna örneği senden klonladı, sonra bu klonlanmış varlığın içine tüm zihnini yazdı. sonra aldı o kopyanı yanına yatırdı. sen hala uykudasın senle bırerbır aynı beden ve zıhne sahip ikinci bir insan yanında yatıyor. ardından ilk bedenının fişi ni çekti ve aldı, hani yedeği varya o acıdan.

evet soru şu sabah uyandığında o sen olurmusun? (unutmadan ilk bedendeki hiç bir şey ile farklı değilsiniz)

evet o sen olursan ; diğeri kimdi?
hayır o sen olmaz isen ; yatakta yatanın sen olmıcanı nerden orda yatan bılebılır?

benlik ve varlık kavramlarının tanımı yapmadan izah etmek zor olabilir. hali hazırda uyku halinde ikende varlığımız kendımıze izah edemıyoruz. bu bağlamda uykunun var olmayış olduğunu kim izah edebilir. var olmadan oncekı halımız ıle var olduktan sonrakı halımız hakkında yorum yapmadan once uyku konusuna cozum bulmak lazım kı uykuda ıkende zıhınsel bır varolous soz konusu degıldır.

ama bır handı kap vardır hep , uykudan uyanıp tekrar ondan uyanmak, gariptir vesselam.

her neyse insanın var olusunu acıklamak veya benlık konusunu acıklamak gerecekten ıcınden cıkılmaz bır husustur. ozellıkle ınsan denen varlık ıcın. dogruyu buldum hıc bır seydım daha onceden dıyende esasında kendını kandırmakta. neye gore hıc bır seydı? bunu sureklı gunluk hayatımızda bıle yasıyorken.

ınsanların kontorlune gelınce, evet ınsan oglu garıp bır sekılde ınanma yok olmama duygusunu genetık olarka yasamakta. kımse yokturkı ben yok olmaktan korkmuyorum dıyemez ki ben ınanmam.

aslında var ola hayatı ıdame ettırme duygusu temelde beyınde yanı kodların kendısı ıcerınde vardır. hayatı ıdame mevzu acıkcası ama su acıktır kı ınsan oglunda kı sonsuz yasama olgusu kesınlıkle doganın kendısı ıle acıkalanabılecek bır durum degıldır. kac tane varlık vardırkı sonsuzluk ozlemı ceken? ınsandan baska.

halı hazırda zaman kavramını dahı cozemeden , anın varlıgı ve zaman kavramı arasında bogusan akıllı zıhınlerın zamanın sonszlugu ve gecmıs ıle gelecek kavramlarının bır lesıtıgı noktayı anladıktan sonra nasıl yok olusun kendısıne hak oduguna ınanabılır.

acmak gerekırse gelecek ve gecmıs arasındakı bızlerın fızıkı evrende var olan kuralların ıcerısınde unutkan ve kıskac dahılınde oldugunu kım ınkar edebılır.

zaten akıl da olaylara soyut bakabılme yetısıdır. halı hazırda analıtık fıkırlerın kesınlıkle bır noktaya goturemeyecegı bır cok olgu mevcut ıken.

olaylara butunsel bakabılen zıhınlerın analıtık fıkre atacagı fark zaten bılımın ılerlemesının tavsanı olacaktır.

"dusunuyorum oyle ıse varım" aslında ızah edıyor bu handıkapı? nerde ve ne sekılde var olmak, var olmak sadece ( bu evrende bu fızıkı kurallar dahılınde) golge olmaktır. varlıgını bıldıgımız ama acıklayamadımız zaman olgusunun busbutun acıldını gordumuzde ne hıssekapılırız acep?

AYATA 16-03-2009 22:21

[QUOTE=cyctec;160691]soru:

mesela uykudasın, bir elektronik.çi geldi taktı kafana kabloları tüm hatıra ve zihnini tamamen kopyaladı bir çipe, sonra aldı bir dna örneği senden klonladı, sonra bu klonlanmış varlığın içine tüm zihnini yazdı. sonra aldı o kopyanı yanına yatırdı. sen hala uykudasın senle bırerbır aynı beden ve zıhne sahip ikinci bir insan yanında yatıyor. ardından ilk bedenının fişi ni çekti ve aldı, hani yedeği varya o acıdan.

evet soru şu sabah uyandığında o sen olurmusun? (unutmadan ilk bedendeki hiç bir şey ile farklı değilsiniz)

olmazsın...o sadece senin kopyandır, kötü bir kopya değil mükemmel bir kopya ama sen değildir, senin duygularını senin gibi yaşayacağını sanmıyorum, hislerde farklı olacaktır bakış açılarıda farklı olacaktır asla aynı olmaz diye düşünüyorum.

cyctec 16-03-2009 22:29

[quote=AYATA;160713]
Alıntı:

cyctec´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 160691)
soru:

mesela uykudasın, bir elektronik.çi geldi taktı kafana kabloları tüm hatıra ve zihnini tamamen kopyaladı bir çipe, sonra aldı bir dna örneği senden klonladı, sonra bu klonlanmış varlığın içine tüm zihnini yazdı. sonra aldı o kopyanı yanına yatırdı. sen hala uykudasın senle bırerbır aynı beden ve zıhne sahip ikinci bir insan yanında yatıyor. ardından ilk bedenının fişi ni çekti ve aldı, hani yedeği varya o acıdan.

evet soru şu sabah uyandığında o sen olurmusun? (unutmadan ilk bedendeki hiç bir şey ile farklı değilsiniz)

olmazsın...o sadece senin kopyandır, kötü bir kopya değil mükemmel bir kopya ama sen değildir, senin duygularını senin gibi yaşayacağını sanmıyorum, hislerde farklı olacaktır bakış açılarıda farklı olacaktır asla aynı olmaz diye düşünüyorum.

birebir kpyan dşyorum, her seyi ile an be an aynı
molekulerınız
hormanal ygogunluklarınız ve her seyınız,

peki nereden bılıyorsunuz uykuda bedenlerınız degıstırılmedını?
boyle bır durumda senı sen yapan sey ıle onu o yapan sey arasındakı fark nedır?

cyctec 16-03-2009 22:36

[quote=AYATA;160713]
Alıntı:

cyctec´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 160691)
soru:

mesela uykudasın, bir elektronik.çi geldi taktı kafana kabloları tüm hatıra ve zihnini tamamen kopyaladı bir çipe, sonra aldı bir dna örneği senden klonladı, sonra bu klonlanmış varlığın içine tüm zihnini yazdı. sonra aldı o kopyanı yanına yatırdı. sen hala uykudasın senle bırerbır aynı beden ve zıhne sahip ikinci bir insan yanında yatıyor. ardından ilk bedenının fişi ni çekti ve aldı, hani yedeği varya o acıdan.

evet soru şu sabah uyandığında o sen olurmusun? (unutmadan ilk bedendeki hiç bir şey ile farklı değilsiniz)

olmazsın...o sadece senin kopyandır, kötü bir kopya değil mükemmel bir kopya ama sen değildir, senin duygularını senin gibi yaşayacağını sanmıyorum, hislerde farklı olacaktır bakış açılarıda farklı olacaktır asla aynı olmaz diye düşünüyorum.


hadi hayırlı olsun, attım bir taş daha kuyuya çıkaran gelsin yine kafama atsın.

daha kendı varlığımızın benliğimizin ne olduğu konusunda aydınlanmamışken nasıl olurda ılkel duygulaırmızın izahını yaparken kenıdımızi pas gecerız?

placebo 16-03-2009 22:49

Sn.Cyctec,kendimi ne kadar zorlasam da anlattığınız belirsiz,kanıttan yoksun rüyalar alemini hissedemiyorum..Her şey çok somut benim için..Metafiziksel bir bakış açısı bana çok yabancı..Söyledikleriniz de kesinlik yok..Peki bu durumunuzla nasıl yaşıyorsunuz?..Neyin soyut neyin somut olduğunu bile kestiremiyorsunuz ki siz daha..Sizin yazıyı okuyunca ben neredeyim,kimim,burası neresi dedim yahu..

cyctec 16-03-2009 23:45

Alıntı:

placebo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 160721)
Sn.Cyctec,kendimi ne kadar zorlasam da anlattığınız belirsiz,kanıttan yoksun rüyalar alemini hissedemiyorum..Her şey çok somut benim için..Metafiziksel bir bakış açısı bana çok yabancı..Söyledikleriniz de kesinlik yok..Peki bu durumunuzla nasıl yaşıyorsunuz?..Neyin soyut neyin somut olduğunu bile kestiremiyorsunuz ki siz daha..Sizin yazıyı okuyunca ben neredeyim,kimim,burası neresi dedim yahu..


gercek varlıgın ispatıdır esas benlıklerımız. içinde var oldugumuz bu denızın her kosesı fızıkın esasları ıle kaplanmıstır. var oldugumuz bu evrende baska evrenlere ait doneleri hıssetmek ıcın onları bılmek lazım, bilmek içinde bu evrendeki doneler ıle eslestırmek lazım, eger karsılıkları yok ıse bu evrende ne care zorlasanızda.


her ne kadar ınsan olsakta buradayız, gilikoz ile beslenir , cay ıcer sogukta usuruz, bunlar bırer gercektır ama nerde? burada gercektır! burası ıse nerde gercektır? sadece hıclıkte.!!!!!!!

esas ne dır sorusu vardır akıl sahıbı her yaratıkta! esasın varlıgının gerceklıgınden nasıl suphe duymuyorsak hıclıkle varlıklarımızıda acıklayamayız. işte burda meteryalızm bıtmekte bilimsel mantıkla felsefe , ılerısındede metafızık baslamakta.


bu ızahı kafanızda netlestırmek ıcın sıze bır mevzudan bahsetmek sıterım. ama once uyarmak isterım sızı. hala ıcınızden bazı korkuları atamadıysanız hıc okumayın.
1-) rüya;

ormanda muhtelıf kısıler ıle sen sakrak dolasmaktayım, bırden bır magara gorduk, 1 metre en ve boyda gırısı olan yere sıfır hatta eksı kotta.
iceri baktım dısarıdan bıldıgınız derın bır magara ıcerıde hol gıbı bır gecıt var. bu holun sonunda ıse dar bır donemec oradan sonrası dısarıdan gorunmuyor. iki arkadasım daldı maraya ve sondakı o dar holden daldı ve kayboldu, bende kafamı magara ıcerı uzattım, egılmıs ıcerı dalacakken zemını gordum.

işte bu zemın benım dunyada gordugum hıc bır seye benzemeyen ama benı acılen uyandıran, tansıyonumu anormal bır sebıyeye cıkardıgında ıse olecegım aha sımdı dedıgım bır durum. ama su garıp tanımlayamadıgım ama bu kadar benı korkutan bu nesnelerın varlıgını bılmesemde benı zıbartacaktı. nerdeyse

işte olay burda saklı , nerden emınız varlıgın sadece gorduklerımız olduna?

eger bu kafı gelmez ıse bır tane daha var ama onu anlatmam cıddı sıkıntılara yol acabılır yada bana şizofren yakıştırması yapabılırsınız ama nnutmadan ben baya baya analıtık dusunen farklı bır adamım:)

saygılar

placebo 17-03-2009 00:08

Alıntı:

cyctec´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 160728)

bu ızahı kafanızda netlestırmek ıcın sıze bır mevzudan bahsetmek sıterım. ama once uyarmak isterım sızı. hala ıcınızden bazı korkuları atamadıysanız hıc okumayın.
1-) rüya;

ormanda muhtelıf kısıler ıle sen sakrak dolasmaktayım, bırden bır magara gorduk, 1 metre en ve boyda gırısı olan yere sıfır hatta eksı kotta.
iceri baktım dısarıdan bıldıgınız derın bır magara ıcerıde hol gıbı bır gecıt var. bu holun sonunda ıse dar bır donemec oradan sonrası dısarıdan gorunmuyor. iki arkadasım daldı maraya ve sondakı o dar holden daldı ve kayboldu, bende kafamı magara ıcerı uzattım, egılmıs ıcerı dalacakken zemını gordum.

işte bu zemın benım dunyada gordugum hıc bır seye benzemeyen ama benı acılen uyandıran, tansıyonumu anormal bır sebıyeye cıkardıgında ıse olecegım aha sımdı dedıgım bır durum. ama su garıp tanımlayamadıgım ama bu kadar benı korkutan bu nesnelerın varlıgını bılmesemde benı zıbartacaktı. nerdeyse

işte olay burda saklı , nerden emınız varlıgın sadece gorduklerımız olduna?


:confused: Rüya mı?gerçekte yaşanmış bir hallüsinasyon mu anlayamadığım muhtelif kişiler,mağara olayları..Zemin de görülen ve ölüme sebebiyet verecek derecede korkutan madde mi varlık m nedir ne değildir anlayamadığım şeyler..Valla içinden çıkamadım..

Alıntı:

eger bu kafı gelmez ıse bır tane daha var ama onu anlatmam cıddı sıkıntılara yol acabılır yada bana şizofren yakıştırması yapabılırsınız ama nnutmadan ben baya baya analıtık dusunen farklı bır adamım:)

Estağfurullah ne şizofrenisi?..Yakıştırmayın kendinize böyle şeyler yani :D:p

Hem de analitik:confused:Tövbe est..

cyctec 17-03-2009 00:16

Alıntı:

placebo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 160721)
Sn.Cyctec,kendimi ne kadar zorlasam da anlattığınız belirsiz,kanıttan yoksun rüyalar alemini hissedemiyorum..Her şey çok somut benim için..Metafiziksel bir bakış açısı bana çok yabancı..Söyledikleriniz de kesinlik yok..Peki bu durumunuzla nasıl yaşıyorsunuz?..Neyin soyut neyin somut olduğunu bile kestiremiyorsunuz ki siz daha..Sizin yazıyı okuyunca ben neredeyim,kimim,burası neresi dedim yahu..


evet ben kimim neden burdayım, neden yazıyorum, manyakmıyım? delimiyim? neye göre manyak neye göre deliyim?

hadi kalksam diğer boyuta gitsem bu bedenle gidebilirmiyim? hangi forma dönüşür hangi şekle girerim, esas sıfatım ne? aklım neden var?
ben kimim? beni senden ayıran ne? farkımız ney? neden inek değilim? inek neden ben değil? taşın varlığını biliyorum ama o neden taş ben neden insanım? taşın neden secme sansı yoktu? onun varlık sebebi ne ? neden kendinin farkında değil? ya farkında ise? amacımız ne? amaca gerek varmı? o zaman neden varız? uyudum yok oldum uyandım varmı oldum? varlığını daha once bilmeyen bir nesne nasıl daha sonra farkına varabilir?

hiçlikde farkıdalık varmıdır?

ben nerdeyim neden bu saate kadar yazıyorum? delimiyim neyim? uyumam lazımmı? buna ben neden karar vermıyorum? acaba dusundugum kadar ozgur degılmıyım?

saygılarımla.

cyctec 17-03-2009 00:19

Alıntı:

placebo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 160733)
:confused: Rüya mı?gerçekte yaşanmış bir hallüsinasyon mu anlayamadığım muhtelif kişiler,mağara olayları..Zemin de görülen ve ölüme sebebiyet verecek derecede korkutan madde mi varlık m nedir ne değildir anlayamadığım şeyler..Valla içinden çıkamadım..



Estağfurullah ne şizofrenisi?..Yakıştırmayın kendinize böyle şeyler yani :D:p

Hem de analitik:confused:Tövbe est..

rüya be:) tırsmayın lütfen.

ama esas anlatmaya calıstıgım daha gormedıgım, varlığını bu duya ile eşleştiremedigim nesne ve bicimler o beni karıştırdı bıraz. bilmedigin bir şey seni nasıl fiziki olarak yorabılır? sıkıntı o.

kusura bakmayın ama siz ne bicim ataistsiniz?:) ben sizden mantıklı bir açıklama bekliyorum sadece . soru o

pante 17-03-2009 00:28

MASALLARIN MASALI

Su başında durmuşuz
çınarla ben.
Suda suretimiz çıkıyor
çınarla benim.
Suyun şavkı vuruyor bize
çınarla bana.

Su başında durmuşuz
çınarla ben, bir de kedi.
Suda suretimiz çıkıyor
çınarla ben, bir de kedinin.
Suyun şavkı vuruyor bize
çınara, bana, bir de kediye.

Su başında durmuşuz
çınar, ben, kedi, bir de güneş.
Suda suretimiz çıkıyor
çınarın, benim, kedinin, bir de güneşin.
Suyun şavkı vuruyor bize
çınara, bana, kediye, bir de güneşe.

Su başında durmuşuz
çınar, ben, kedi, güneş, bir de ömrümüz.
Suda suretimiz çıkıyor
çınarın, benim, kedinin, güneşin, bir de ömrümüzün.
Suyun şavkı vuruyor bize
çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze.

Su başında durmuşuz.
Önce kedi gidecek
kaybolacak suda sureti.
Sonra ben gideceğim
kaybolacak suda suretim
Sonra çınar gidecek
kaybolacak suda sureti.
Sonra su gidecek
güneş kalacak,
Sonra o da gidecek.

Su başında durmuşuz
Su serin
Çınar ulu
Ben şiir yazıyorum
Kedi uyukluyor
Güneş sıcak
Çok şükür yaşıyoruz
Suyun şavkı vuruyor bize
Çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze.

NAZIM HİKMET


Ruhi Su'dan dinlemek isteyene:

http://www.muzik.net/albumler/7323/S...-Baliklar?rd=1

cyctec 17-03-2009 00:34

her neyse ben daha fazla takılmım bu konuya. ama hala bir okuzun gozunden bir ineğin ne kadar çekici geleceği hususnda şüpelerimde yok değil:)

ben metaryalist düşünemiyorum. sadece tezlerinizi merak ettim ve baktım. size karşı bir kıllığım kesinlikle yok , her koyun kendi otunu yer dimi:)

ama sunu soylemek isterim GÖRDÜKLERİNİZ sadece varlıkta birer hiç .

sizler birer gerceksiniz ama sunu unutmayın lütfen; gördüklerinize değil göreceklerinize inanmak lazım , hali hazırda e=mc2 yiz zaten:) tek manyaklımız var o da akıl:)

sorgulamanıza kesınlıkle karsı degılım ama su var, kesınlıkle saplantılı ve dar dusunmemek lazım. bilimde bunun ısıgıyla ılerler ama sonu yoktur kı o yuzden hıc bır zaman tatmın edıcı olmıcak. o yuzden su ankı bılım ıle 5000 sene oncekı bılım arasındakı fark sadece kocaman bır hıç. sorular hep aynı oalcak insanlarda donelerde ama insan var olan tek gerceklıgın peşinden hep kosacak.

hayat ne garip , kuşlar filan :eek:

placebo 17-03-2009 00:39

Alıntı:

hadi kalksam diğer boyuta gitsem bu bedenle gidebilirmiyim? hangi forma dönüşür hangi şekle girerim, esas sıfatım ne? aklım neden var?
ben kimim? beni senden ayıran ne? farkımız ney? neden inek değilim? inek neden ben değil? taşın varlığını biliyorum ama o neden taş ben neden insanım? taşın neden secme sansı yoktu? onun varlık sebebi ne ?
Sevgili cyctec,Mutasavvuf musunuz? panenteist misiniz?ya da başka bir ekol??

cyctec 17-03-2009 00:59

Alıntı:

placebo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 160743)
Sevgili cyctec,Mutasavvuf musunuz? panenteist misiniz?ya da başka bir ekol??

ya aslında ben yeni bir ekol olabilirim , bunu hiç düşünmemiştim:D. ama dediniz o şeylerden degilim özellikle panenteist hiç değilim. mutasavvuf hiç ama hiç degilim.

ben gariban, emeği ile karnını doyuran, bilim ve teknik vasıtası ile para kazanan gariban bir mühendisim.

bu tarz düşünce sitilim hep vardı, hiç değişmedim desem yeridir. illa ne olduğumu merak ediyorsanız siz cevabını benden daha iyi biliyorsunuz eminim.

ben bariz deliyim o kadar.

dilaver 17-03-2009 01:05

sayın cyctec şayet üzerine alınmazsa ben onun evrensel-insanla bir akrabalıgı olup olmadıgından kuşkuluyum. Muhtemeldir ki cyctec'in şahsında metafizik bir evrenselimiz daha oldu. Her ikisini de anlamak mümkün degil gibi gözüküyor. :eek:

Biri farkın farkında ama öbürü de farkı arıyor gibi. Bakalım başımıza daha neler gelecek. İkisinin diyalogunu bekliyorum merakla. :D

saygılarımla

placebo 17-03-2009 01:29

Alıntı:

dilaver´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 160750)
sayın cyctec şayet üzerine alınmazsa ben onun evrensel-insanla bir akrabalıgı olup olmadıgından kuşkuluyum. Muhtemeldir ki cyctec'in şahsında metafizik bir evrenselimiz daha oldu. Her ikisini de anlamak mümkün degil gibi gözüküyor. :eek:

Biri farkın farkında ama öbürü de farkı arıyor gibi. Bakalım başımıza daha neler gelecek. İkisinin diyalogunu bekliyorum merakla. :D

saygılarımla

Sevgili dilaver ne kadar doğru bir tespit bu.:).Hemen yakalamışsınız sizden korkulur gerçekten:)

Sevgili Cyctec,sitemizdeki -evrensel insan - kod adlı arkadaşımızla bir dialog kurarsanız,nasıl seyrettiğini izlemek istiyoruz izninizle..Bakalım birbirinizi anlayacak mısınız?.Anlayacaksanız bu nasıl olacak?..Bizim açımızda oldukça ilginç bir deneyim olacak bu eminim..

Sevgiler

cyctec 17-03-2009 01:36

Alıntı:

placebo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 160756)
Sevgili dilaver ne kadar doğru bir tespit bu.:).Hemen yakalamışsınız sizden korkulur gerçekten:)

Sevgili Cyctec,sitemizdeki -evrensel insan - kod adlı arkadaşımızla bir dialog kurarsanız,nasıl seyrettiğini izlemek istiyoruz izninizle..Bakalım birbirinizi anlayacak mısınız?.Anlayacaksanız bu nasıl olacak?..Bizim açımızda oldukça ilginç bir deneyim olacak bu eminim..

Sevgiler


sakıncalı olabilir . ama bir kaç yazısını okudum. anladım kadrıyla psikotropik bozunma ile karşı karşıya olan bir kişi. ben psikotropik bozulma yasadımı dusunmuyorum halen normalim. çünki ölüm konusunda hiç bir canlı evladı yokturki içini birürperti kaplamasın. eğer dedi gibi ölümden bir gram korkmuyorsa doktora gitmekte fayda var. böyle bir durumda intahara meyil kaçınılmazdır vesselam.

birde kapıştırmayın adamla beni ben bugun varım yarın yokum ama.

birde benim daha fazla yazmam özellikle ataist arkadaşların fikri alt yapısı için sakıncalı olabilir o açıdan kendimi bu forumdan uzaklaştırıyorum.

inşhl sizin içinde en hayırlısı olur.

KızıL 17-03-2009 01:38

bu korkular olmadan yaşamak tarifi imkansız zevkler vermekte ancak elbette yan etkileride var...
insan hayatındaki bi çok şet tanrıdan beklenir sığınılır sonsuz hayat cennet özlemiyle bu hayattaki bi çok olumsuzluk göz ardı edilir..
eğer bu 3 korkusuz yaşamın erdemine kavuşmak istiyorsak zincirleimizi kırıp ipleri elimize almamız lazım.
Zor bi yaşam bizi beklıyor...

placebo 17-03-2009 03:39

Alıntı:

birde benim daha fazla yazmam özellikle ataist arkadaşların fikri alt yapısı için sakıncalı olabilir o açıdan kendimi bu forumdan uzaklaştırıyorum
Bir şey olmaz bize.Ne vakalar gördük..Valla bir yere bırakmayız:D..

paslıçivi 17-03-2009 06:47

Alıntı:

cyctec´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 160741)
size karşı bir kıllığım kesinlikle yok , gördüklerinize değil göreceklerinize inanmak lazım

kıllığın olsa da gel olmasa da gel..

ne olursan ol gel..

sen kıllı olsan da bu sitedeki cımbızcı üstadlardan haberin yok...:p

göreceklerinize inanmak lazım???

neyi göreceğimizi bir söylersen..:eek:

paslıçivi 17-03-2009 07:58

Alıntı:

AYATA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 160497)
Epikür diyorki? İnsanın bu alemdeki mutluluğunu azaltan ve bozan üç temel korku vardır: Ölüm korkusu, Cehennem korkusu, Tanrı korkusu...

epikür tek tanrılı ve ikili yaşam (bu yaşam ve ahiret) modeliyle kirletildiği için bu korkuları normaldir..

budistlerde tanrı ve cehennem kavramı olmadığı için korkuları da yok..
çoklu sonsuz yaşama(reenkarnasyon) inandıkları için ölüme karşı içgüdü tarzı tepkileri var.. intihar bizdeki gibi çok vahim değil.. kamikaze pilaotlarını daha önce örnek vermiştim..

tanrı ve cehennem bilinmeyen şeyler.. insan zihnine sonradan yaşadığı toplum tarafından giydirlen bir şey.. insan bilmediğinden korkar. oysa insanın özünde bu tarz korkular yoktur.. insanın özünde cesaret coşku gibi varoluşun donattığı kavramlar vardır..

bunlara ulaşabilmen için de sana giydirlen zihinden arınman gerekir.. arınmadığın sürece ruhunun derinliklerinde seni hep inceden rahatsız edecektir.. meditasyon yani kafaya format atman gerekecektir.. şimdilik bilinen tek yöntem bu sanırım.. ama tıp ilerledikçe bu zihinden bir takım psikotrop ilaçlarla arınılabileceğeni düşünüyorum..

Birgün öleceğinin farkında olan tek canlı insanın mutlu olması gerçekten çok zordur.. o yüzden bu farkındalığı kapatacak örtecek bir çok afyonun peşinden koşar.. din, para, güç iktidar, vs... ama nereye kadar.. ölümü unutmak kendine yakıştırmamak için herşeyi yapar ama nafile...

doktora gidip te 6 aylık ömrü kaldığını öğrenen insan kaç yaşında olursa olsun sarsılır, depresyona girer.. ne olmuştur kii, ne değişmiştir.. öleceğini bilmiyor muydun.. biliyordun ama hep uyumak, rüya görmek ve bu gerçeği görmek istemiyordun.. sadece zamanını öğrendin... sana öyle geliyor.. zamanını değil öleceğini öğrendin.. nihayet uykudan uyandın...

zihinde yaşayan insan sanki elinde en az 70-80 senelik bir senet varmış gibi yaşar.. hatta bu senedin zamanının dolmaması için dünyevi şeylere öylesine tutunur ki zanneder ki bunlarla kazık alıp çakacak.. 80 yaşına gelip ciddi birikimi olan insanlar bile hala hiç ölmeyecekmiş muamelesi yaparlar kendilerine.. hala 3 kuruşun hesabını yaparlar.. bunların en büyük avantajı zengin ölmeleridir ve varislerinden çok hayır duası alırlar...

öze inmiş bir insanda ölüm sadece bir sonraki andır.. yaşamın vazgeçilmezidir ölüm... bu da insana garip bir coşku ve özgürlük verir. (hergün bayram vaziyetleri..:D)

paslıçivi 17-03-2009 08:32

Alıntı:

cyctec´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 160757)
birde benim daha fazla yazmam özellikle ataist arkadaşların fikri alt yapısı için sakıncalı olabilir o açıdan kendimi bu forumdan uzaklaştırıyorum.


insanın inançsız olmasından dolayı diğer canlılardan farklı yanının kalmamasının ne gibi bir sakıncası var kii.. böyle bir kanıya vardınız.. egonun esiri olmayasanız.. ille de diğer canlılardan farklı üstün mü olmamız gerekiyor..

sizce insanı diğer canlılardan ayıran temel öğe inanç mı..

ve inanmayan insan derken neyi kastediyorsunuz..

neye inanmayan...??

sizin inandığınız nedir..?


başka bir topicte sorduğum sorulara cevap vermediniz..

şimdi de kırmızyla vurguladığım cümleniz...

ateist arkadaşlara karşı olan insani düşünceniz göz yaşartıcı.. yüreğim parçalandı...

sizde de dervişin fikri zikri muhabbetleri görüyorum..

yukarıdaki kırmızı cümlenizi düzeltiyorum izninizle..

cyctec; -benim bu foruma biraz fazla takılmam kendi fikri alt yapım için sakıncalı olabilir...

Ki-Adi 17-03-2009 12:15

Alıntı:

cyctec´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 160757)
. çünki ölüm konusunda hiç bir canlı evladı yokturki içini birürperti kaplamasın. eğer dedi gibi ölümden bir gram korkmuyorsa doktora gitmekte fayda var. böyle bir durumda intahara meyil kaçınılmazdır vesselam.

Sevgili Cyctec bir müslümanın ölümden korkması saçma değil mi? Hele birde senin gibi iyi bir müslümanken. Sonsuz hayata geçiş yapmayacak mısın öldükten sonra? Cennete gitmeyecek misin?

Cyctec birde hep benlikten rüyalarda bahsediyorsun. Bu benlik dediğin, düşünme yetisi dediğin olayın beyindeki elektrokimyasal aktivitenin sonucu oluşabileceğini hiç düşünmedin mi. Bugün elektrokimyasal aktiviteyi dışardan müdahale ile yavaşlatsan yada zarara uğratsan o sahip olduğun yada senin deyiminle Allahın verdiği düşünme yetisi yok olcakmı olmayacak mı? Düşünme yetisi Tanrıdan mı geliyor yoksa beyindeki elektrokimyasal aktivite sonucumu?

aydoe 17-03-2009 12:29

Ölüm korkusu, Cehennem korkusu, Tanrı korkusu.....

Bu üçüde yok bende ben kahramanmıyım yoksa?
Birde Donkişotlar öldü derler ,demek ki Donkişotlar her daim var olacak.
Kahramanları herkes sever ben sıradan bir insan olayım yeter.

evrensel-insan 17-03-2009 13:08

Saygideger cyctec;

Su, size gore yasamis oldugum; psikoterapik bozulm,sayi, biraz daha detayli acarsaniz; yasayip yasamadigimi size soyliyebilirim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 17-03-2009 13:13

Saygideger dilaver;

Asil metafizik; dusunce, davranis yasam ve iliski; insandisiligi-tanri ve madde- ve insanlik disiligi-tum ayrimci ve iktidarci ideolojiler- savunanlardadir. Benim; hem baslangic, hem bitis, hem suregelen hemde otak noktam; herseyi ortaya atan, kavramlastiran ve kavramiyla ozdeslestiren, ki buna kendi de dahil; insanogludur. Cabam ise; kendim dahil; bu insanoglunu, dusunce ve davranis olarak; bu insandisilik ve insanlikdisilik kokeninden arindirip; insan ozune ve insanlik degerlerine kavusturmaktir. Bunun icinde; koketen degisim ve yenilenim gerekir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 17-03-2009 14:12

Saygideger cyctec;

Ne oldugunu yasayamayacaginiz, olumden; neden korkasinizki. Bu yasayamadiginiz seyden korku duymanizin mantigini, bana aciklarmisiniz?

Saygilarimla;
evrensel-insan

AYATA 17-03-2009 14:27

İnsan ölümden ziyade ölüm olayının vereceği acıdan korkuyordur belkide......

sinner 17-03-2009 18:01

Din insanı doğaya, hayata ve ölüme yabancılaştıran masalları yayıyor.

Nasıl doğmak normal bir şeyse ölmek de öyle karşılanmalı.

Ölümün üzerine bu kadar titreyip binbir anlam yüklemek niye ?

paslıçivi 20-03-2009 11:07

yaşamın hakkını veren insan ölümden korkmaz.. ölüm canlılığın vazgeçilmez bir parçasıdır zaten..

yaşamı ıskalarsan, kaçırısan, geçmişin keşkelerle, yaşanmamış boş bir hayatsa ölümden çok korkarsın..

korkulan ölümün kendisi değil.. kaçırılan bir yaşamın ızdırabıdır..

unbe 20-03-2009 11:18

ölüm sonrası korkacağım tek şey böceklere yem olmaktır
dolayısıyla eşime şimdiden dedim
senden önce ölürsem beni yaktır sakın toprağa gömme
bunun dışında ölümden korkacak bişi yoktur benim için.

AYATA 20-03-2009 12:45

tanımlanamayan yere gitmek belki korku verici...olur o da inanmakla inanmamak arasında gidip gelen insana....bir ateist ölüm olayının kesin ve mutlak yok oluş olduğunu düşünür, bir anlık acı ve mutlak yok oluş maddenin belki değişik formlarda devam etmesi mümkün ama. kesin olan mutlak yok oluş...hatırlayanlar anımsayacaktır terminatör iki filminde arnold kötü terminatörü yok edince kendinide demir izabe kazanında yok etmişti...son görüntü terminatör arnoldun gözündendi....eriyiğe girdikçe hafif bir cızırdama , görüntü kayması ve sonunda ekran kapanıyor, yani tüm dış algılar..bitiyor..hayat ve yaşam denen şey...sona eriyor bir tv. ekranının kapanması gibi...

Ya imanlı biri o da eğer hatasız kulluk vazifelerini yapmış olarak düşünüyorsa kendini...tatlı bir rüyadan uyanır gibi olacağı inancı ile tebessüm ederek gidebilir ölüme...

demek sorun ortada olanın sorunu :)


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:37 .