![]() |
acı çekmek erdem midir?
nil gün diye bir hatun kişinin nlp(neuro linguistic programming{beyin dili programlama}) diye bir kitabı vardı. onu okuduğumda inançlıydım henüz.
ama bir şey kafamı kurcalıyordu, acı çekmek erdem miydi? niye islam'da yüksek mertebelere gelmek için ille de dünyada acı çekmek gerekir? niye kahkaha atılmaz da dişin görünmeden gülümsemek sünnettir? |
ÇOK GÜLMEK KALBI KÖRELTIR DIYE BIR LAF VARDIR ... BENCE BU LAFI BOSA SÖYLEMEMISLER ... PEYGAMBERIMIZDE BUYURMUSDURKI BENIM BILDIKLERIMI VE GÖRDÜKLERIMI BIR BILSEYDINIZ AZ GÜLÜP ÇOK AGLARDINIZ ... BIRDE ATASÖZÜ VAR AGLANACAK HALIMIZE GÜLERIZ ... BENIM DÜSÜNCELERIM SIMDILIK BUNLAR ...
|
İŞTE KONUYA LİMON SIKICAK CÜMLE." acı çekmek özgürlükse özgürdük ikimizde"
neyse yarı şaka yarı düşündürücü bu cümleyi geride bırakıp burkay arkadaşımıza katılmadığımı belirtmek istiyorum.gülmek iyi bir şeydir.metebolizmamızda iyi değişikler ve faydalı eylemler yapmasını sağlayan güzel bir duygudur.ata .oka gülmek bile belki... somurtup oturup hayatı bu kadar ciddi masalara yatırırsan yaşlanmadan yaşlanırsın.şimdi bu yazacağım cümleyi garip yerlere çekmeyin ama hayatla dalga geçen insanlar hep zeki ve zeki kalan insanlardır.belki ben bu kadar gülemiyorum hatta hayatı eleştirtiğim konuya tezat bazen çok ciddiye alıyorum ama bu gamdan başka birşey vermiyor insana..bunu değiştirmeye çalışıyorum herhalde güngeçtikçe de ilerliyorum. fazla alınganlık , acıyı besin kaynağı almak hayatta mutluluk vermez.öbür dünya dediğiniz şey için ise nasıl bir faydası olur bilemem.gitmedim görmedim..bilemem...gideceğime de inanmıyorum... acıyla beslenen insanlar vardır.hayatında herşey yolunda da olsa -kısmen- mutlaka kafaya takacak birşeyler bulurlar.mutluluk harammış gibi davranırlar.haram olan başka şeyleri yaptığı halde .....tabi bu haram konusu bahsi geçen insan için .... neyse kısacası gülmek faydalıdır.hem psikolojik olarak hem fiziki olarak insana fayda sağlar.tıbbi açıdan kanıtlanmış bulgular vardır insan vücudu için.. |
Bence dinler insanlara mutluluk adına hiç bişey veremez ve acı çekmeyi de erdem gibi göstererek bu açıklarını kapatmaya çalışılar.
Acı çekmek erdemse cennette mutlu yaşamak erdemsizlik olur bir inanan da erdemsiz yaşamamalı :) |
Alıntı:
off ya saçmaladım :D bu konu beni fazla baymış anlaşılan, adam gibi şeyler yazma vakti gelmiş |
Erdem acı çekmek olamaz bence buna bakarsan herkesin kalbinde az çokta olsa bir acı vardır hayatın getirdikleri maddi yada manevi şeyler olarak... asıl erdem acını tanıyabilmek, o acıya karşı sabredebilmektedir,gerekli dersleri alıp yürüyebilmektir
Acının verdiği güzelliklerde zaten burada saklıdır .. kimisinin acısı kendisini boğar öldürür kimisinin acısı o kişiyi büyütür olgunlaştırır Hayatta bazı kavramlar vardır ve bu kavramlar hayatın özüdür nasıl mutluluk sevinç gibi kavramlar varsa keder acı üzüntü gibi kavramlarda vardır.... insanın arzularını,,,haramlara karşı iltifatı vardır İslamda acı insanı olgunlaştırır çünkü inançlı insanlar sebeblere değil sebebin arkasındakine bakarlar Sevgiliden gelen mutluluktan nasıl memnun olurlarsa kederdende memnun olurlar.... öyle yada böyle acı hayatta herzaman insan acısında Yaradana yaklaştıkça kazanacaktır Bizim hayır bildiklerimizde şer olabilir şer bildiklerimizde hayır olabilir.... islamiyet okadar güzel bir yol ki insan saadetindede kazanır acısındada şükür ve sabır kapalı kapıların anahtarıdır |
"niye islam'da yüksek mertebelere gelmek için ille de dünyada acı çekmek gerekir?"
Böyle birşey yok be aqa, sana bunu kim dediyse ayıp etmiş. Müslüman mazoşist olmaz. Ayrıca acı çekmek için özel bir gayret göstermeye gerek yok, dünya hayatının kendisi başlı başına varoluşun doğasından kaynaklanan acılarla dolu. Bu yüzden Ahiret yurdu İslam'da bir nevi Anayurt olarak tanımlanmıştır. Kendilerini bir hücreye kapatıp dünya nimetlerinden soyutlayan dervişlerin yaptıkları da pek gerçekçi bir tutum değil. Peygamber'in böyle bir uygulaması yok. Dünya hayatı hakkında Kuran'da pek çok ayet var. Nil Gün hanım bunları iplememiştir herhalde. "Kadınlardan, oğullardan, kantarlarca yığılmış altın ve gümüşten, (otlağa) salınmış atlardan, davarlardan ve ekinlerden gelen zevklere aşırı düşkünlük, insanlara süslü (cazip) gösterildi. Bunlar sadece dünya hayatının geçimidir. Asıl varılacak güzel yer, Allah'ın yanındadır." (Âli İmrân, 3/14) "Mal ve oğullar dünya hayatının süsüdür. Bâki kalacak olan güzel işler ise Rabbinin katında sevapça da daha hayırlıdır, umutça da daha hayırlıdır" (el-Kehf, 18/46) Bu ve benzeri ayetler dünya hayatının pek de eğlenceli olmadığını gösterir. İnsan dünyada asıl vazifesini unutup kafasına göre öldükten sonra hiçbir şey olmayacakmış gibi yaşayamaz. Eskilerin hubb-u câh dedikleri bir terim var. Mal sevgisi, dünya mallarına aşırı bağımlılık falan. Bu İslam'da asla hoş karşılanmaz. Bu yüzden dünyada hoplaya zıplaya yaşamak pek de uygun görülmemiştir açıkçası. Ama bu demek değildir ki 'Hepiniz kafayı kırın, acılar içinde kıvranın, kendinizi dünya nimetlerinden tamamen soyutlayın,' Böyle birşey yok. Keşişler gibi kadınlardan uzak, Antikçağ Kinikleri paraya mala mülke asla bulaşmayan, sefil sefil yaşayan, bir lokma bir hırka hint fakiri gibi dilenci görünümünde bir hayat sürmek de yakışık almaz. İslam Fıtrat dinidir. Fıtrat ise dengedir. Dengeyi her zaman tutturur İslam. Şu ayete bakın; " Allah'ın sana verdiği (bu servet) içinde âhiret yurdunu ara; DÜNYADAN DA NASİBİNİ UNUTMA. Allah sana nasıl iyilik ettiyse sen de öyle iyilik et; yeryüzünde bozgunculuk etmeyi isteme. Çünkü Allah bozguncuları sevmez." (el-Kasas, 28/27) |
Alıntı:
Bakalım Kaynaklar da bu savları doğrulayacak mı? Okuyalım beraber görelim: E's-Sahih'den Hadisler: '' Allah... giydiğine aldırış etmeyen mübtezel insanları sever...'' (muhammed mustafa) '' Ey Tanrım beni miskin yaşat ve miskin öldür..'' (rasullulahın müminlere emrettiği dua şekli) ''İnsanların en faziletlisi gülümsemesi az olup stre-i avret ile kifayet edendir'' (Muhammed Mustafa) '' Cennet ehli, her saçı karışık, dağınık, üstü başı toz toprak içinde, eski elbiseye bürünümüş, nazarı itibare alınmayan kimselerdir ki büyüklerin huzuruna girmek isteseler kabul edilmezler; evlenmek isteseler kimse kız vermez, konuşsalar kimse dinlemez. Her birinin ihtiyacı üstünde deprenir durur...'' Sahih-i Buhari Hadisleri Ku'randan Ayetler: ''4 - Biz insanı en güzel biçimde yarattık. 5 - Biz insanı .... aşağıların e n a ş a ğ ı s ı kıldık'' 6 - Ancak iman edip iyi işler yapanlar başka; onlar için kesintisiz bir ecir vardır. 7 - O halde sana dini ne yalanlatır? 8 - Allah, hakimlerin hakimi değil mi? (Tin Suresi, 4-8 ayetler) ''Ey Muhammed! De ki-'İbadetiniz olmasa Rabbiniz s i z e niye değer versin? (furkan Suresi, ayet - 77) '' Biz dilesek herkese hidayet verirdik. Fakat cehennemi cin ve i n s a n l a r l a dolduracağıma dair benden söz çıkmıştır..'' (Secde Suresi, ayet-13) ''Kahrolası insan ne de nankördür...'' (Abese Suresi, ayet-17-23) ''Allah kimi doğru yola sokmak isterse onun kalbini İslamiyete açar, kimi de saptırmak isterse...kalbini dar ve sıkıntılı kılar...'' (Enam Suresi, ayet - 125) En önemli ayetlerden biri: ''....Yaradılışınızın hikmeti bana ibadet ve ubudiyettir'' (furkan Suresi, 77.Ayet) Hadis'de buna koşuttur zaten: ''Ey tanrı, Sana ibadet ve ubudiyet eden bir kulum; Beni miskin yaşat ve miskin öldür. İnsan sınırsız bir şekilde ''m e s k e n e t'' ve ''Z i l l e t'' içerisinde yalvarıp yakaran zavallı bir kuldur'' |
HALIL IBRAHIM EFENDIYE NEDERSINIZ ? HALIL IBRAHIM SOFRASINA BUYRUN DEDIKLERI BU ZATI MUHTEREM OLDUKCA ZENGIN BIR INSANDI REFAH IÇINDE IDI ... SAYGILAR ...
|
Mutezile.
Bektaşimeşrepliğe sardın iyice ha. Hani Baba Erenlerden bi bektaşiye demişler "Niye namaz kılmıyorsun?" Bektaşi demiş ; "Kuran'da La Takrabüssalah (Namaza yaklaşmayın) ayeti var" "İyi de kardeşim, Veentümsükera(sarhoş iken) var devamında" Bektaşide laf tükenmez "O kadarına hafız değilim" der. Şimdi kalk, İslam'ın miskinliğe teşvik ettiğini iddia et, sonra da getirdiğin ayetlerin ve hadislerin metinlerinin çoğu eksik. E haliyle anlam çarpıtması olacak. Leyleğin gagasıyla ayaklarını kesince serçe olmuyor hocam. Senin bahsettiğin şu hadis; "'' Ey Tanrım beni miskin yaşat ve miskin öldür..'' (rasullulahın müminlere emrettiği dua şekli)" Böyle bir dua şeklini emrettiği yok peygamberin. Hadisin tam metni şudur; "Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle dua etmişti: "AIIah'ım, beni miskin olarak, yaşat, miskin olarak ruhumu kabzet, kıyamet günü de miskinler zümresiyle birlikte haşret." Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) atılarak sordu: "Niçin ey Allah'ın Resülü?" "Çünkü, dedi, onlar cennete, zenginlerden kırk bahar önce girecekler. Ey Aişe! fakirleri sev ve onları (meclisine) yaklaştır, ta ki Kıyamet günü AIIah da sana yaklaşsın." Tirmizi, Zühd (2353)." Ben burada Peygamber'in müminlere "Siz de fakirliği isteyin" dediğine dair bir ibare görmüyorum Mutezile. Tam tersine Peygamber fakir olun değil fakirleri sevin ve meclisinize yaklaştırın diyor. Burada teşvik edilen fakirlik değil. Fakirleri sevmek ve kollamak. Nasıl oluyor da fakirliğe teşvik gibi bir anlam çıkarıyorsun anlamıyorum. Fakr ve Zühd hakkındaki diğer hadisler de bu anlamda. "Esfel-i Safilin" mevzusunu nasıl yaptın ettin de fakirlikle eşleştirmeye çalıştın onu da anlamıyorum. Esfel-i Safilin mertebesinde olanlar iman etmeyen ve salih amelde bulunmayanlar olarak tefsir edilir heryerde. Sen tefsirde yeni bir ekol açmak uğraşında mısın? Furkan 77'de fakirliği,sefaleti teşvik eden ne var? İbadetimiz olmasaydı değil ayrıca o, ayet meali "Duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var?" şeklindedir. Dua da bir ibadettir neticede ancak insanın varlığının Allah'a iltica ile bir ehemmiyet kazanabileceğini aksi taktirde insan varlığının bir anlamı olmayacağını ifade eder. "İbadet etmiyorsunuz hadi gidin fakir olun sefil yaşayın saçı başı dağıtın" diye bir anlamı nasıl çıkardın bu ayetten sen ya? Abdurrahman B. Avf örneği burada gerekli işte. Abdurrahman B. Avf Mekke muhacirlerindendir. Medine'deki ensar-muhacir kardeşliğinde Abdurrahman B. Avf'a kardeş ilan edilen Sad B. Rabi Abdurrahman B. Avf'a der ki; İşte mallarım, onların yarısını sana veriyorum. İki eşim var, birini al, diğerini boşayayım. Sen onu nikahla." Abdurrahman B. Avf şöyle karşılık verir; "Allah mallarını bereketli kılsın. Aile halkına da afiyet versin. Sen bana, Medine pazarını göster benim için yeterlidir" Sonra da sahabe içinde en zengin kişilerden birisi olur. Bu adam Peygamber'i senden benden daha mı yanlış anlamıştır? Hiç sanmıyorum. Öldükten sonra mirasının sayımı için neredeyse mirasını sayanların elleri nasır tutacaktı bile denilir kitaplarda. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:20 . |