T.Y.D.13’ün Agnostik Olması
T.Y.D.13’ün Agnostik Olması
Müslüman bir ailenin çocuğu olarak doğmama rağmen hiçbir zaman dinsel inancım olmadı. Çocukluk dönemimde ailem peygamberlerin, dervişlerin ve erenlerin hikayelerini anlatırlardı. Anlatılan hikayeleri bir masal gibi dinlerken uyuyakaldığım olurdu. O zamanlar o hikayeleri dinlemekten hoşlanırdım.
Çocukluk dönemimde yetiştiğim ortamda dinle ilgili konulara hiç girilmezdi. Ailemin yetiştiği şehirde çok kültürlü bir yapı olduğundan ötürü diğer insanların dinleriyle ilgilenmemeyi ve/veya sorgulamamayı tercih ediyorlardı. Ailem nasihatle dinsel bir inanca tabi olmamıza çabaladı. Ama hiç baskı görmedik. Kardeşlerimin dinsel inancı olmamasına rağmen onların da dinsel inancım olmamasında etkisi olmadı.
Ortaokul döneminde ailemin nasihatlerinden ötürü dinin ne olduğunu öğrenmek için araştırma yapmaya başladım. Evimizde bulunan Kur’an Meali ile yetinmeyip Eski ve Yeni Ahit’i birlikte içeren çeviri kitabı da aldım. İnsanlarla din hakkında konuştum. Araştırdıkça çocukluğumda dinlediğim hikayelere benzer hikayeler anlatan bir olgu ile karşılaştım. Fakat çocukluğumda dinlediğim hikayeler bu kadar korkutucu ve baskıcı değildi. Dinlere dair “Saçmalık” saptamasını yaptıktan sonra Tanrı’yı/Allah’ı/Yaratıcı’yı sorgulmaya başladım. Çok kafa yoran bir konu olduğundan ötürü bu konuyu sorgulamam çok zamanımı aldı. Mantığımı ve sezgilerimi kullanarak yeni fikirleri masamın üzerine koyuyordum. Her detayı incelemem gerekiyordu. İnsanlarla sadece bu konuya dair uzun konuşmalar yapıyordum. Bilimsel verileri de incelemeye başladım. Bilimsel verilerin bu konuya açıklık getirecek kadar yeterli olmadığını anlamam geç olmadı. Bu süreçte ailem bir yandan nasihat ederken bir yandan da maddi olanak yaratıp dinsel inancım olması için umutla bekliyordu. Çünkü annem ve babam dışındaki aile bireyleri dinsel inanca sahip değildi. Bir çocuklarının dinsel inancı olmasını umuyorlardı. Tanrı/Allah/Yaratıcı sorgulamamı Lise 1. Sınfın sonlarına doğru tamamlayıp bilinmezliğini kabul ettim yani agnostisizme yöneldim. Sorgulamam esnasında ulaştığım en önemli sonuçlardan biri Tanrı’nın/Allah’ın/Yaratıcı’nın varlığının veya yokluğunun benim için hiçbir öneminin ve belli koşullarda yararlılığının olmadığı idi.
Sorgulama sonrası yaşamımı bir agnostik olarak sürdürme kararı aldığımda annem ve babam hayal kırıklığına uğramışlardı. Bir süre nasihat etmeye devam ettikten sonra onlar da bu durumu kabul ederek dinsel inanç konusunda nasihat etmemeye başladılar. Sosyal ve özel yaşamımdaki insanlar ve her yeni tanıştığım insan, eğer aramızda dinsel inanç konusu açıldıysa, agnostik olduğumu bilir. “Agnostiğim” dediğimde gördüğüm şaşkın bakışların sayısını unuttum. Her seferinde agnostisizmi anlatmak zorunda kalıyorum.
|