![]() |
İsviçre’li bilim adamları minare sorununu çözdü!
İsviçre geçen gün yaptığı refarandum ile İslamafobik korkuların arkasına saklanarak Minare sorununu şimdilik çözdü. Olay biraz minareler süngümüz, kilise çanları marşımız olsun kıvamında ki bir zihniyetle halloldu ama olsun değilmi? Her derde deva bulan İsviçreliler minareye de çözüm buldu sonunda.
Sorun bir İnsan hakları sorunumudur? Yoksa dinsel özgürlüklerin kısıtlanmasımıdır? Sadece bir mimari düzenlememidir? Dinsel bir soğuk savaş taktiğimidir? Hakim dinin diğer azınlık din ve tarikatlara baskı yapması doğrumudur? Dinlerin bir şeyleri dayatması doğrumudur? Taliban’ın, Budizm’i yasaklama çabaları ve mabetlerine yönelik yıkıcı saldırıları ile minare yasağı arasında bir paralellik olabilirmi? Din sadece birey ile tanrı arasında bir şey ise neden toplumlar kendi dinsel inançlarına bu kadar kitlesel olarak sarılıyorlar? Toplumların dinsel bir cepheleşme içerisine girmeleri normalmidir? Dinlerin sadece kendilerinin varolması gerektiği doktirini günümüz savaş ve adaletsizliğinin temeli olabilirmi? Yasaklamak neyi çözer? İsviçre’de minarenin yasaklanması, bir İslam ülkesinde kilise çan kulesinin yasaklanmasını gündeme getirebilirmi? Ne kadarda çok soru üretmiş değimli bir minare yasağı? Sizce bu yasak neyi ifade ediyor? |
Yasak olan Cami değil de minare olunca ben bu kadar gürültü koparanların gürültüyü niye kopardıklarını da bilmediklerini düşünüyorum.
Asr-ı saadet döneminde minare mi vardı? |
Katılmamak mümkün değil.
|
Ben vatandas olmadigim icin oy verme hakkim yoktu. Ama eger oy verebilseydim, minare yasagina hayir oyu kullanirdim. Bu konuda burdaki arkadaslarla da epey tartistik. Ortada garip bir durum var aslinda. Isvicreli solcular, yesiller, ateistler minare yasagina hayir oyu kullandilar. Bu kesim bunun calismasini yapti. Isvicreli muhafazakar cevreler ise minare yasagindan yana. Isvicre'de yasayan Türkiye kökenlilerde ise durum nerdeyse tamamen tersi. Türkiye kökenli solcular, atiestler minare yasagina genellikle olumlu bakiyorlar, muhafazakar cevreler ise karsilar. Oylama öncesinde Türkiye kökenli bircok solcu ve ateist ile tartistim. Cok kücük bir kesimi minare yasagina hayir diyor. Daha büyük bir kesim bizim gericilerle, Isvicre'li gericiler arasinda tercih yapmayacagim diyerek oylamaya katilmadi. Bir o kadar kisi de minareye hayir oyu verdi. Isvicre'de 400.000 müslüman var deniyor ama bunlarin belki ücte biri, dörtte biri böyle daginik bir durumdalar.
Benim tercihime gelince. Biraz celiskili bir durum olarak görülebilir. Bilindigi gibi ben türban konusunda tutum almistim ve bunu sürdürüyorum. Türban'i kadin özgürlügüne bir saldiri olarak görüyorum. Ancak minareyi bir din özgürlügü konusu olarak degerlendiriyorum. Bu yüzden minare yasagi bence din özgürlügüne konulan bir engeldir. Isvicre'deki solcularla ayni sekilde düsünüyorum yani. |
Minareler gücün ve otoritenin simgeleridir. Minareden çıkan gıcırtılı sesin olduğu yerde bu geri kalmış dinin hakimiyeti vardır. En çok gürültü yapan galip gelir.
|
Her türlü putperestliğe karşı gelmişti hani!
Hani şekil hiç önemli değildi! Cem olabildiğimiz kadardık hani, cem yerimizin bir önemi yoktu! Hani bir gölgelik vardı, hurma ağacının altında! Ya da devenin sırtında inmişti, taşınamayan AYET. Biz mi yanlış bildik? Siz mi yalan söylediniz? Öyleyse nedendir bunca şatafat? Nedendir kubbesiz, avlusuz ve hatta damsız iki koca minare!!! Kimin gözüne girmektesiniz böyle? Ya da bilseniz nasıl düşmektesiniz gözden. Biz buna inanç hürriyeti demiyoruz. İnat hürriyeti olabilir belki. Toplanabildilecek kadar adem oğlu, bulabildiysek eğer, Toplanılan yerin önemi dahi kalkar aradan. Yoksa!!! Sözler de mi bitti söylenecek, söyleyenler de mi yok heyhat? Sahi minarenin neresinde kılınacak rükusuz secdesiz son iki rekat? |
Alıntı:
Sizden şu soruyu sormanızı beklerdim: Temelinde zaten inanç hürriyeti kapsamında ele alınması gereken bir konu nasıl referanduma sunulabiliyor? Benim dinimin ne olup olmadığına, mimarisine, inanırı olarak ben mi karar vereceğim, İsviçre Hükümeti mi? Yarın bir gün, Siyasal İslam'ın yükselmekte olduğu tezi bir kaç provokatif cinayetle destekletilirse, ve İsviçre'de yaşayan biri olarak, oradaki arkadaşlarınıza "Bu müslümanları İsviçre'den atalım mı atmayalım mı?" gibi bir soru çıkarırsa, yine Asr-ı Saadet romantizmi yaparak, zaten iman benim vatanım, yer önemli değil, imanımı nerde olsa yaşarım diyebilecek misiniz? İsviçre gibi hiçbir yönüyle homojene olmadığını çok iyi bildiğimiz bir yerde, Müslümanları sisteme zorla entegre edici yasakçı referandumları demokrasi kılıfı altında halkına sunarak, müslümanın -Peygamber devrinde var ya da yok- sahiplendiği ve inancının sembolü olmuş bir imgeyi zorla elinden alan bir yönetim, hak ve hukukum dediğiniz başka neyinizi size bıraksın ki? Bir sonraki aşama ne? Çocuklara İslami isimlerin verilmesinin yasaklanması olabilir mi? Temel hak ve hürriyetleri referanduma açarak bu hakkı gasp eden bir yaklaşım, isminizi de Muhammed olarak bırakmaz. Hatta mhmd'e bile izin vermez. Haberiniz ola! |
İslam için minarenin ne kadar önemli olup olmaması tartışmasından tamamen bağımsız olarak, ben İsviçre'deki oylamayı İsviçre adına bir utanç belgesi olarak görüyorum.
Yasakçı kampanyayı yürütenler zaten seküler-demokratik düzeni korumaktan ziyade, ırkçı, aşırı-milliyetçi güdülerle hareket eden kesimlerdi ve halkın içinde terör haberleriyle oluşmuş olan derin korkuyu iyi mobilize edebildiler maalesef. İsviçre devletinin ve halkının bir ayıbıdır bu. Savunulacak bir yanı yok benim gözümde. saygılarımla |
tamamen 'din özgürlüğü'adına yapılan bu oylama utanc ve endişe vericidir.
bir korku ve hoşgörüsüzlük histerisiyle %57.5 oranında çıkan bu sonuç Avrupa'nın göbeğinde peydah olmuş ortaçağ düşüncesinin postmodern hortlamasından başka bir şey değildir. büyük ihtimalle bu yasakçı zihniyet AİHM den dönecek ve bu ayıp geç de olsa temizlenecektir.. |
Konu Minare olunca Ezan da kaçınılmaz olur.
Eğer İslam'da Minare'den Ezan mecburiyeti yoktur gibi bir düşünce varsa... Ozaman neden Minareye gerek duyulmuştur? Bu İslamiyet'in simgelere gereksiniminden midir? İslamda simge yoktur tartışmasına giren Müslümanlar, İslamiyetin simgeye ihtiyacı varmıdır sorusuna ne cevap verecekler? Araştırmalarımın sonucunda şu bilgilere de rastladım: Eskiden Mescitler diye bir kavram varmış. Bu Mescitlerde Minare yokmuş. Genelde Köylerde bulunurlarmış. Avrupada azınlık halinde yaşayan Müslümanlar zikir ihtiyaçlarını bu şekilde karşılayamazlarmıydı? Kaldı ki onlar avrupa da geçici nesillerdir. Peşlerinde bıraktıkları nesiller ne derece dinlerine bağlıdır bu da tartışılır kanısındayım. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:42 . |