![]() |
Göklerle Yer’in Birbirinden Ayrılması
Aşağıdaki makale Turan Dursun Sitesi'ne ait MucizeYalanlari.com Sitemizden alıntıdır
ve Mucize Yalanları Sitesi Çalışma Grubumuzun ortak ürünüdür. => Göklerle Yer’in Birbirinden Ayrılması Sitemizdeki metin, bu başlıktaki öneri, açılım ve eleştirilere binaen veya çalışma grubunun kendi araştırmalarıyla değişebilir. Forumumuzda daha önce bu konu >şu başlıkta< tartışılmıştır. Göklerle Yer’in Birbirinden Ayrılması 1. Mucize İddiası 2. İddianın Geçersizliği 3. Eski Yaratılış Efsanelerinde ”Göklerle Yerin Ayrılması” 4. Sonuç 1. Mucize İddiası
2. İddianın Geçersizliği Enbiya/30 ayetinde geçen ”Göklerle yerin başlangıçta yapışık/bitişik olduğu ve sonradan tanrı tarafından birbirinden ayrıldığı” ifadesini modern bilimin Big Bang Kuramı ile ilişkilendirmek gerçekten de maharet ister. Yukarıya alıntıladığımız mucize yalanı metninde kabul edilen şudur:
Ayrıca mucize yalancıları, diğer birçok mucize reddiyesinde de değindiğimiz gibi Kuran’da geçen ”yer” kelimesinin “üstünde yaşadığımız Dünya” anlamına geldiğini savunuyorlar (örn. bkz. Yedi Kat Yer ve Yerküre’nin Katmanları). ”Gökler” sözcüğünün de -hangisi işlerine gelirse- bazen ”evren/kâinat” bazen de ”Dünya’nın göğü/atmosfer” anlamına geldiğini iddia etmekteler (örn. bkz. Yedi Kat Gök ve Atmosferin Katmanları). Burada ”gökler”den hangisinin kastedildiğini somut olarak açıklığa kavuşturma zahmetine girmemişler. Kastedilen eğer Dünya’nın göğü yani atmosfer ise bunu ‘big bang’a bağlamak zaten gülünç olur. Nitekim Dünya’nın atmosferi ‘big bang’den milyarlarca sene sonra oluşmuştur. Ama ”gökler”den kastedilen eğer ”evren/kâinat” ise evren ile Dünya’nın başta bitişik olduğu ve sonradan birbirinden ayrıldığı gibi saçma birşey hayal etmemiz gerekir. Dünya’nın koskoca evrende herhangi bir toz taneciği olduğu gerçeği bilinmiyorken ve bütün kâinat, üstünde yaşadığımız Dünya’dan (Yerküre’den) ve bu Dünya üzerine kurulmuş göklerden ibaret sanılıyorken böyle bir ifade anlamlı olabilirdi. Fakat günümüzün bilgisi açısından bu iddiayı koyabileceğimiz bir yer yok. Hele hele bu iddiayı Big Bang Kuramı ile bağdaştırmak saçmadır. Big Bang Kuramı’na göre patlamadan bu yana 13,7 milyar sene geçmiştir. Yer’in yani Dünyamızın yaşı 4,5 milyar senedir. Arada 9,2 milyar senelik bir zaman farkı vardır. Bu durum ve şu anda gözlemleyebildiğimiz evren dikkate alındığında Dünyamızın bu evrende önemsiz bir konumda bulunduğu görülecektir. Ayrıca aradaki zaman farkı göz önünde bulundurulursa “gök ile yerin bitişik olması” tezinin ne kadar saçma olduğu ortaya çıkacaktır. Yerin ortaya çıkabilmesi için 9,2 milyar sene geçmesi gerekmiştir. Şayet ”gökler” ile kastedilen evren/uzay ise yer uzaya bitişik olmamış, onun içinde yer almıştır. Elbette yerküre merkezli düşünen ve modern bilimden habersiz Kuran yazarlarının bu farkındalıkta olmaları beklenemez. 3. Eski Yaratılış Efsanelerinde ”Göklerle Yerin Ayrılması” Evrenin varoluşunda bir aşama olarak ”yer ile göğün ayrılması” birçok eski yaratılış efsanesinde yer almaktadır. Çok tanrılı Sümer Mitolojisi’nde bu anlatım şöyle geçer:
Eski Mısır Mitolojisi’nde ilk tanrı Atum‘un oğlu Şu, Yer’le göğü birbirinden ayırandır. Şu‘nun (kendi kızkardeşinden yaptığı) çocukları olan Nut göğü, Geb de yeri temsil eder. (2) Aynı olgu Tevrat’ta şu şekilde yer almaktadır (3)
4. Sonuç Enbiya/30 ayetinde geçen “göklerle yerin ayrılması” hikayesi modern Big Bang Kuramı ile hiçbir şekilde ilişkilendirilemez; aksine bu kurama ters düşmektedir. Çünkü ”yer” büyük patlamadan milyarlarca sene sonra oluşmuştur. Bununla birlikte ”göklerle yerin ayrılması” efsanesi Kuran öncesi varoluş mitolojilerinde de geçmektedir. Ufak bir tarihi araştırma bile bu ayetin ancak günümüzün bilimi ile keşfedilebilmiş olan yepyeni bilgilere mucizevi bir şekilde işaret ettiğini değil aksine tarih boyunca medeniyetlerin birbirine aktarageldiği bir efsanenin tekrarı olduğunu gösterecektir. Dipnotlar (1) bkz. Enuma Eliş – Almanca (2) bkz. Kratz/Spieckermann: Götterbilder, Gottesbilder, Weltbilder; 1. Cild, Sayfa 20 (3) Tevrat, Yaratılış 1 /6-8 |
hala gözgöre göre insanların islama (diğer dinlerde dahil) inanmasını aklım almıyor ya!..allah ozamn kitap yollamış şimdi olsa mail yollardı heralde:)..nese bilgiler için teşekkurler;)
|
sevgili ulpian bişey kafama takıldı bu tevrattaki ayetlerde geçen, gökten kubbe diye bahsetmesi dünyanın yuvarlak olması anlamına gelmiyormu.
konu dışına çıktıgımın farkındayım ama cevaplarsan sevinirim. |
Alıntı:
sevgili cenkk_istt, evet bence geliyor. Tevrat'ta da, Kuran'da da gökler düz Yeryüzü'nün üstüne çadır gibi gerilmiş bir kubbe şeklindedir. Tevrat için şu ''ayetler''e de bakılabilir: Eyüp: 9:8 O'dur tek başına gökleri geren, Denizin dalgaları üzerinde yürüyen. Mezmurlar 104:2 Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. Gökleri bir çadır gibi geren, Yaşaya 40:22 Gökkubbenin üstünde oturan RAB'dir, Yeryüzünde yaşayanlarsa çekirge gibidir. Gökleri perde gibi geren, Oturmak için çadır gibi kuran O'dur. Yeşaya 42:5 Gökleri yaratıp geren, Yeryüzünü ve ürününü seren, Dünyadaki insanlara soluk, Orada yaşayanlara ruh veren RAB Tanrı diyor ki, Yeşaya 51:13 Sizi yaratan, gökleri geren, Dünyanın temellerini atan RAB'bi Nasıl olur da unutursunuz? Zekeriya 12:1 Bildiri: İşte RAB'bin İsrail'e ilişkin sözleri. Gökleri geren, yeryüzünün temelini atan, insanın içindeki ruha biçim veren RAB şöyle diyor. Kuran'daki aynı ilkel evren anlayışı için bkz.: => Evrenin Genişlemesi saygılarımla |
verdiğin bilgiler için teşekkürler
|
Merhaba;
Bu ayette, önceden gökler ve yer bitişikti deniyor. Fakat yerin ne şekilde olduğu belirtilmiyor. Yer; eğer söylendiği gibi, Dünya anlamına geliyorsa, gökler de; 7 kat göğün düzenlenmeden önceki hali anlamına geliyorsa, bu ayetin bilimle bir çelişki içinde olduğunu sanmıyorum. Gökler ve yer bitişikti ve ayrıldı. Fussilet Suresi'ne bakarsak burda duman halinde olan göğe yönelindiği ve onun 7 kat gök olarak düzenlendiği söyleniyor. Aynı surede, Dünya'nın düzenlenmesinden de bahsediliyor. Yani Dünya'nın düzenlenmesinin, göklerin var oluşundan önce olduğuyla ilgili herhangi bir ayet gözükmüyor. Ancak Dünya'nın göklerin düzenlenmesinden önce yaratıldığına dair görüşler de vardır. İbni Abbas'a göre de önce Dünya yaratılmış, sonra 7 kat düzenlenmiş, sonra ise Dünya düzenlenmiştir. O halde bence evrenin yaşının dünyanın yaşından büyük olması normaldir. Önce Dünya ne şekilde olduğunu bilmediğimiz bir şekilde yaratılmış; sonra, var olan ancak 7 kat gök halinde olmayan gökler ile Dünya birbirinden ayrılmış, daha sonra gökler 7 kat gök olarak düzenlenmiş ve daha sonra Dünya düzenlenmiş olabilir. O halde düzenlenmiş Dünya'nın, düzenlenmesinden itibaren ölçtüğümüz yaşının Evren'in yaşından küçük olması normaldir. Bu durumun bilimle ya da ayetlerle bir çelişki içinde olduğunu sanmıyorum. |
Alıntı:
ulpian nın verdiği bilgilerden sonra dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyemeyiz.kübbemsi bir gök var. ışık kirliliği olmayan çölde bir tepeye çıkıp bakarsak ne görürüz.ufuklarda görünen yıldızlar,yukarıda yıldızlar içbükey bir gök görürüz. zaten kuranda olsun,tevratta olsun,hiçbirinde dünyanın yuvarlaklığını ima eden bir cümle bulamassın.kubbemsi bir gökden bahsedilir hepsinde.çünkü göğe baktığınızda görünen o olduğu için öyle söylerler. |
birde eğer gökler derken atmosfer kasdediliyorsa,atmosferde kubbemsi değil dünyanın şeklindedir ki yine çelişir.
|
Alıntı:
ilk önce gök sonra yer
döşenmiş.dünyanın atmosferiyle yaratılması tamamlanmışmı evet tamamlanmış. bakarada yerde ne varsa hepsi yaratılmışmı evet yaratılmış sonragök düzenlenmişmi oda evet.dünyanın yaratılması tamamlanmışmı evet tamamlanmış.üstelik hepsinden komiği hangi ayet hatırlamıyorum yedi kat olarak düzenlenmiş gökde ilk kata yıldızları koyduk diyor. ilk kata yıldızları koyduk diyorsa o halde atmosferden bahsetmiyor.samanyolunun bir kolundayız biz.samanyolu spiral biçimde olduğunda acaba samanyolu yedi kıvrımdanmı oluşuyor diye baktım oda değil.samanyolunun küçüklü büyüklü bir sürü kolu var.bilim 3 ana koldan bahseder.sonuçta nasıl bakarsanız bakınız o zamanın bilğisiyle yazılmış ayetlerdir.yıldızları şeytanlara atış taneleri olarak yaratdığını söyleyen ayet de cabaSI.atmosfere girerken yanan,eskilerde yıldız kaydı falan dediğimiz göktaşları şeytanlara atılmış birer yıldızlar olmasın! |
gökler diye çoğul kullanmışsaa bu bütünn evren anlamınada geliyordur. yani bütün maddeler bir noktadan ibaretti bigün o ol dedi ve boomm her şey bütün maddeler birbirinden ayrıldı. aslında çok güzel izah edilmiş kuranı kerimde. bide yorumlara bakılırsa olayların bütün bilimsel gerçekleri en ince ayrıntısına kadar anlatılması gibi bi beklenti var öle bişey olsaydı heralde kuranı kerim 100000'lerce sayfa olurdu ve sunu şöle ayrıntılı anlatsaydı inanırdım diyen ateistler başta olmak üzere hiç kimse okumazdı. ve zaten inanmazlardı onların gözünün önüne perdeler vardır göremezler. düşünen insanlar için bunda bir öğüt vardır. gibi sözlerle ateistlerin ne halt yiyeceklerini de görmüş ayrıca. neyse sonuç olarak kuranı kerim insanların tam okuyabilecekleri sayfa sayısında getirilmiştir ve bunda aklını kullanan insanlar için öğütler vardır.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:31 . |