Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Kur'an'da Mucize Yoktur

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 10-01-2010, 15:23
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart Göklerle Yer’in Birbirinden Ayrılması

Aşağıdaki makale Turan Dursun Sitesi'ne ait MucizeYalanlari.com Sitemizden alıntıdır
ve Mucize Yalanları Sitesi Çalışma Grubumuzun ortak ürünüdür.


=> Göklerle Yer’in Birbirinden Ayrılması

Sitemizdeki metin, bu başlıktaki öneri, açılım ve eleştirilere binaen veya çalışma grubunun kendi araştırmalarıyla değişebilir.

Forumumuzda daha önce bu konu >şu başlıkta< tartışılmıştır.




Göklerle Yer’in Birbirinden Ayrılması

1. Mucize İddiası
2. İddianın Geçersizliği
3. Eski Yaratılış Efsanelerinde ”Göklerle Yerin Ayrılması”
4. Sonuç




1. Mucize İddiası
  • Harun Yahya (Adnan Oktar)’a ait sitelerden:
    Kuran’da göklerin yaratılışı hakkında bilgi verilen bir başka ayet ise şöyledir:

    O inkar edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, Biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı? (Enbiya Suresi, 30)


    Ayetin “birbiriyle bitişik” olarak tercüme edilen “ratk” kelimesi, Arapça sözlüklerde “birbiriyle iç içe, ayrılmaz durumda, kaynaşmış” anlamlarına gelir. Yani tam bir bütün oluşturan iki maddeyi tanımlamak için bu kelime kullanılır. Ayette geçen “ayırdık” ifadesi ise Arapça “fatk” fiilidir ki, bu fiil bitişik durumdaki bir nesneyi yarıp, parçalayıp dışarı çıkması anlamına gelir. Örneğin tohumun filizlenerek topraktan dışarı çıkması Arapçada bu fiille ifade edilir.

    Şimdi ayete tekrar bakalım. Ayette göklerle yerin birbiriyle bitişik, yani “ratk” durumunda olduğu bir durumdan bahsediliyor. Ardından bu ikisi “fatk” fiili ile ayrılıyorlar. Yani biri diğerini yararak dışarı çıkıyor. Gerçekten de Big Bang’in ilk anını düşündüğümüzde, evrenin tüm maddesinin tek bir noktada toplandığını görürüz. Diğer bir deyişle herşey, hatta henüz yaratılmamış olan “gökler ve yer” bile bu noktanın içinde, birbiriyle iç içe, ayrılmaz durumdadırlar. Ardından bu nokta şiddetli bir patlamayla yarılıp ayrılmaktadır.


2. İddianın Geçersizliği

Enbiya/30 ayetinde geçen ”Göklerle yerin başlangıçta yapışık/bitişik olduğu ve sonradan tanrı tarafından birbirinden ayrıldığı” ifadesini modern bilimin Big Bang Kuramı ile ilişkilendirmek gerçekten de maharet ister.
Yukarıya alıntıladığımız mucize yalanı metninde kabul edilen şudur:
  • ”Gerçekten de Big Bang’in ilk anını düşündüğümüzde, evrenin tüm maddesinin tek bir noktada toplandığını görürüz. Diğer bir deyişle herşey, hatta henüz yaratılmamış olan “gökler ve yer” bile bu noktanın içinde, birbiriyle iç içe, ayrılmaz durumdadırlar.”
Demek ki ayette hangi iki cismin başlangıçta bitişik olduğunun ve sonradan ayrıldığının hiçbir önemi yok. Örneğin ayette ”Ay ile Dünya bitişikti” veya ”Ağaçlarla kuşlar bitişikti” veya “herhangi iki cisim bitişikti ve sonradan ayrıldı” yazmış olsaydı mucize yalancıları aynı mantıkla bunu yine ‘big bang’e işaret olarak yorumlayacaklardı; ne de olsa patlayan noktada evreni meydana getiren bütün maddeler toplanmıştı.

Ayrıca mucize yalancıları, diğer birçok mucize reddiyesinde de değindiğimiz gibi Kuran’da geçen ”yer” kelimesinin “üstünde yaşadığımız Dünya” anlamına geldiğini savunuyorlar (örn. bkz. Yedi Kat Yer ve Yerküre’nin Katmanları).

”Gökler” sözcüğünün de -hangisi işlerine gelirse- bazen ”evren/kâinat” bazen de ”Dünya’nın göğü/atmosfer” anlamına geldiğini iddia etmekteler (örn. bkz. Yedi Kat Gök ve Atmosferin Katmanları).

Burada ”gökler”den hangisinin kastedildiğini somut olarak açıklığa kavuşturma zahmetine girmemişler. Kastedilen eğer Dünya’nın göğü yani atmosfer ise bunu ‘big bang’a bağlamak zaten gülünç olur. Nitekim Dünya’nın atmosferi ‘big bang’den milyarlarca sene sonra oluşmuştur.


Ama ”gökler”den kastedilen eğer ”evren/kâinat” ise evren ile Dünya’nın başta bitişik olduğu ve sonradan birbirinden ayrıldığı gibi saçma birşey hayal etmemiz gerekir. Dünya’nın koskoca evrende herhangi bir toz taneciği olduğu gerçeği bilinmiyorken ve bütün kâinat, üstünde yaşadığımız Dünya’dan (Yerküre’den) ve bu Dünya üzerine kurulmuş göklerden ibaret sanılıyorken böyle bir ifade anlamlı olabilirdi. Fakat günümüzün bilgisi açısından bu iddiayı koyabileceğimiz bir yer yok. Hele hele bu iddiayı Big Bang Kuramı ile bağdaştırmak saçmadır.

Big Bang Kuramı’na göre patlamadan bu yana 13,7 milyar sene geçmiştir. Yer’in yani Dünyamızın yaşı 4,5 milyar senedir. Arada 9,2 milyar senelik bir zaman farkı vardır. Bu durum ve şu anda gözlemleyebildiğimiz evren dikkate alındığında Dünyamızın bu evrende önemsiz bir konumda bulunduğu görülecektir. Ayrıca aradaki zaman farkı göz önünde bulundurulursa “gök ile yerin bitişik olması” tezinin ne kadar saçma olduğu ortaya çıkacaktır.

Yerin ortaya çıkabilmesi için 9,2 milyar sene geçmesi gerekmiştir. Şayet ”gökler” ile kastedilen evren/uzay ise yer uzaya bitişik olmamış, onun içinde yer almıştır. Elbette yerküre merkezli düşünen ve modern bilimden habersiz Kuran yazarlarının bu farkındalıkta olmaları beklenemez.


3. Eski Yaratılış Efsanelerinde ”Göklerle Yerin Ayrılması”

Evrenin varoluşunda bir aşama olarak ”yer ile göğün ayrılması” birçok eski yaratılış efsanesinde yer almaktadır.
Çok tanrılı Sümer Mitolojisi’nde bu anlatım şöyle geçer:
  • Gılgamış Destanı – S.Noah Kramer, Tarih Sümerde Başlar Adı yokken göğün daha
    Yerin daha adı yokken
    Babaları okyanustan
    Anaları Ki-ama-t kargaşasına
    Sular karışıp bir oluyordu.

    Gök, yerden ayrıldıktan sonra
    Yer, gökten ayrıldıktan sonra
    İnsanın adı konduktan sonra
    An, göğü alıp götürdükten sonra
    Enlil, yeri alıp götürdükten sonra.
Sümerler’den sonra Babil Yaratılış Efsanesi Enuma Eliş’te de bu inanç yer almaktadır. “Başlangıçta tatlı su, tuzlu su, sis ve bulut karışımından oluşan bir karmaşa (kaos) vardı. O zaman henüz tanrılar bile yoktu. Tanrılar bu kaosa bir düzen vermek için geldiler ve yapışık olan yer ile göğü ayırdılar” denilmektedir. Ancak efsanenin Babil anlatımında Sümer Tanrısı Enlil’in yerini Babil Tanrısı Marduk almaktadır.(1)

Eski Mısır Mitolojisi’nde ilk tanrı Atum‘un oğlu Şu, Yer’le göğü birbirinden ayırandır. Şu‘nun (kendi kızkardeşinden yaptığı) çocukları olan Nut göğü, Geb de yeri temsil eder. (2)

Aynı olgu Tevrat’ta şu şekilde yer almaktadır (3)
  • Tanrı “Suların ortasında bir kubbe olsun, suları birbirinden ayırsın” diye buyurdu.
  • Ve öyle oldu; Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.
  • Kubbeye “Gök” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.
Görüldüğü üzere, ”yerle göğün birbirinden ayrılarak yaratılışı” en eski medeniyetlerin mitolojilerinden çıkmış ve birbirinden iktibas edilerek, zamanla evrimleşerek Tevrat’a oradan da -muhtemelen- Kuran’a geçmiştir.



4. Sonuç

Enbiya/30 ayetinde geçen “göklerle yerin ayrılması” hikayesi modern Big Bang Kuramı ile hiçbir şekilde ilişkilendirilemez; aksine bu kurama ters düşmektedir. Çünkü ”yer” büyük patlamadan milyarlarca sene sonra oluşmuştur.

Bununla birlikte ”göklerle yerin ayrılması” efsanesi Kuran öncesi varoluş mitolojilerinde de geçmektedir. Ufak bir tarihi araştırma bile bu ayetin ancak günümüzün bilimi ile keşfedilebilmiş olan yepyeni bilgilere mucizevi bir şekilde işaret ettiğini değil aksine tarih boyunca medeniyetlerin birbirine aktarageldiği bir efsanenin tekrarı olduğunu gösterecektir.


Dipnotlar
(1) bkz. Enuma Eliş – Almanca

(2) bkz. Kratz/Spieckermann: Götterbilder, Gottesbilder, Weltbilder; 1. Cild, Sayfa 20


(3) Tevrat, Yaratılış 1 /6-8


Konu ulpian tarafından (10-01-2010 Saat 16:41 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12-01-2010, 21:04
sidarta_kalyani sidarta_kalyani isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 15
Standart

hala gözgöre göre insanların islama (diğer dinlerde dahil) inanmasını aklım almıyor ya!..allah ozamn kitap yollamış şimdi olsa mail yollardı heralde..nese bilgiler için teşekkurler
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12-01-2010, 23:53
cenkk_istt
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

sevgili ulpian bişey kafama takıldı bu tevrattaki ayetlerde geçen, gökten kubbe diye bahsetmesi dünyanın yuvarlak olması anlamına gelmiyormu.
konu dışına çıktıgımın farkındayım ama cevaplarsan sevinirim.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 13-01-2010, 03:52
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart

cenkk_istt´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sevgili ulpian bişey kafama takıldı bu tevrattaki ayetlerde geçen, gökten kubbe diye bahsetmesi dünyanın yuvarlak olması anlamına gelmiyormu.
konu dışına çıktıgımın farkındayım ama cevaplarsan sevinirim.

sevgili cenkk_istt,

evet bence geliyor. Tevrat'ta da, Kuran'da da gökler düz Yeryüzü'nün üstüne çadır gibi gerilmiş bir kubbe şeklindedir.

Tevrat için şu ''ayetler''e de bakılabilir:

Eyüp: 9:8
O'dur tek başına gökleri geren, Denizin dalgaları üzerinde yürüyen.

Mezmurlar 104:2
Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. Gökleri bir çadır gibi geren,

Yaşaya 40:22
Gökkubbenin üstünde oturan RAB'dir, Yeryüzünde yaşayanlarsa çekirge gibidir. Gökleri perde gibi geren, Oturmak için çadır gibi kuran O'dur.

Yeşaya 42:5
Gökleri yaratıp geren, Yeryüzünü ve ürününü seren, Dünyadaki insanlara soluk, Orada yaşayanlara ruh veren RAB Tanrı diyor ki,

Yeşaya 51:13
Sizi yaratan, gökleri geren, Dünyanın temellerini atan RAB'bi Nasıl olur da unutursunuz?

Zekeriya 12:1
Bildiri: İşte RAB'bin İsrail'e ilişkin sözleri. Gökleri geren, yeryüzünün temelini atan, insanın içindeki ruha biçim veren RAB şöyle diyor.


Kuran'daki aynı ilkel evren anlayışı için bkz.:
=> Evrenin Genişlemesi

saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 13-01-2010, 12:18
cenkk_istt
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

verdiğin bilgiler için teşekkürler
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 28-03-2010, 18:36
berilens berilens isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Mar 2010
Mesajlar: 1
Standart

Merhaba;
Bu ayette, önceden gökler ve yer bitişikti deniyor. Fakat yerin ne şekilde olduğu belirtilmiyor. Yer; eğer söylendiği gibi, Dünya anlamına geliyorsa, gökler de; 7 kat göğün düzenlenmeden önceki hali anlamına geliyorsa, bu ayetin bilimle bir çelişki içinde olduğunu sanmıyorum.
Gökler ve yer bitişikti ve ayrıldı. Fussilet Suresi'ne bakarsak burda duman halinde olan göğe yönelindiği ve onun 7 kat gök olarak düzenlendiği söyleniyor. Aynı surede, Dünya'nın düzenlenmesinden de bahsediliyor. Yani Dünya'nın düzenlenmesinin, göklerin var oluşundan önce olduğuyla ilgili herhangi bir ayet gözükmüyor. Ancak Dünya'nın göklerin düzenlenmesinden önce yaratıldığına dair görüşler de vardır. İbni Abbas'a göre de önce Dünya yaratılmış, sonra 7 kat düzenlenmiş, sonra ise Dünya düzenlenmiştir. O halde bence evrenin yaşının dünyanın yaşından büyük olması normaldir. Önce Dünya ne şekilde olduğunu bilmediğimiz bir şekilde yaratılmış; sonra, var olan ancak 7 kat gök halinde olmayan gökler ile Dünya birbirinden ayrılmış, daha sonra gökler 7 kat gök olarak düzenlenmiş ve daha sonra Dünya düzenlenmiş olabilir. O halde düzenlenmiş Dünya'nın, düzenlenmesinden itibaren ölçtüğümüz yaşının Evren'in yaşından küçük olması normaldir. Bu durumun bilimle ya da ayetlerle bir çelişki içinde olduğunu sanmıyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 30-08-2010, 02:36
denklem denklem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2010
Mesajlar: 519
Standart

cenkk_istt´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sevgili ulpian bişey kafama takıldı bu tevrattaki ayetlerde geçen, gökten kubbe diye bahsetmesi dünyanın yuvarlak olması anlamına gelmiyormu.
konu dışına çıktıgımın farkındayım ama cevaplarsan sevinirim.
sayın ulpian soruya evet dünya yuvarlak anlamına geliyor diye cevap vermişsiniz.sanırım tersini söyleyecektiniz.
ulpian nın verdiği bilgilerden sonra dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyemeyiz.kübbemsi bir gök var.
ışık kirliliği olmayan çölde bir tepeye çıkıp bakarsak ne görürüz.ufuklarda
görünen yıldızlar,yukarıda yıldızlar içbükey bir gök görürüz.
zaten kuranda olsun,tevratta olsun,hiçbirinde dünyanın yuvarlaklığını ima eden bir cümle bulamassın.kubbemsi bir gökden bahsedilir hepsinde.çünkü
göğe baktığınızda görünen o olduğu için öyle söylerler.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 30-08-2010, 02:40
denklem denklem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2010
Mesajlar: 519
Standart

birde eğer gökler derken atmosfer kasdediliyorsa,atmosferde kubbemsi değil dünyanın şeklindedir ki yine çelişir.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 30-08-2010, 03:01
denklem denklem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2010
Mesajlar: 519
Standart

berilens´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Merhaba;
Bu ayette, önceden gökler ve yer bitişikti deniyor. Fakat yerin ne şekilde olduğu belirtilmiyor. Yer; eğer söylendiği gibi, Dünya anlamına geliyorsa, gökler de; 7 kat göğün düzenlenmeden önceki hali anlamına geliyorsa, bu ayetin bilimle bir çelişki içinde olduğunu sanmıyorum.
Gökler ve yer bitişikti ve ayrıldı. Fussilet Suresi'ne bakarsak burda duman halinde olan göğe yönelindiği ve onun 7 kat gök olarak düzenlendiği söyleniyor. Aynı surede, Dünya'nın düzenlenmesinden de bahsediliyor. Yani Dünya'nın düzenlenmesinin, göklerin var oluşundan önce olduğuyla ilgili herhangi bir ayet gözükmüyor. Ancak Dünya'nın göklerin düzenlenmesinden önce yaratıldığına dair görüşler de vardır. İbni Abbas'a göre de önce Dünya yaratılmış, sonra 7 kat düzenlenmiş, sonra ise Dünya düzenlenmiştir. O halde bence evrenin yaşının dünyanın yaşından büyük olması normaldir. Önce Dünya ne şekilde olduğunu bilmediğimiz bir şekilde yaratılmış; sonra, var olan ancak 7 kat gök halinde olmayan gökler ile Dünya birbirinden ayrılmış, daha sonra gökler 7 kat gök olarak düzenlenmiş ve daha sonra Dünya düzenlenmiş olabilir. O halde düzenlenmiş Dünya'nın, düzenlenmesinden itibaren ölçtüğümüz yaşının Evren'in yaşından küçük olması normaldir. Bu durumun bilimle ya da ayetlerle bir çelişki içinde olduğunu sanmıyorum.
sayın berilens

ilk önce gök sonra yer
  • Naziat/27-28-29-30
    Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltti, düzene koydu. Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı. Ondan sonra da yerküreyi döşedi.
ilk önce yer sonra gök
  • Bakara/29
    O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı. Sonra (kendine has bir şekilde) semaya yöneldi, onu yedi kat olarak yaratıp düzenledi (tanzim etti). O, her şeyi hakkıyla bilendir.
naziat da gök düzene konmuşmu,konmuş. sonrada yer döşenmişmi ,evet
döşenmiş.dünyanın atmosferiyle yaratılması tamamlanmışmı evet tamamlanmış.
bakarada yerde ne varsa hepsi yaratılmışmı evet yaratılmış
sonragök düzenlenmişmi oda evet.dünyanın yaratılması tamamlanmışmı
evet tamamlanmış.üstelik hepsinden komiği
hangi ayet hatırlamıyorum yedi kat olarak düzenlenmiş gökde ilk kata yıldızları koyduk diyor.
ilk kata yıldızları koyduk diyorsa o halde atmosferden bahsetmiyor.samanyolunun bir kolundayız biz.samanyolu spiral biçimde olduğunda acaba samanyolu yedi kıvrımdanmı oluşuyor diye baktım
oda değil.samanyolunun küçüklü büyüklü bir sürü kolu var.bilim 3 ana koldan bahseder.sonuçta nasıl bakarsanız bakınız o zamanın bilğisiyle yazılmış ayetlerdir.yıldızları şeytanlara atış taneleri olarak yaratdığını söyleyen ayet
de cabaSI.atmosfere girerken yanan,eskilerde yıldız kaydı falan dediğimiz göktaşları şeytanlara atılmış birer yıldızlar olmasın!
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 18-10-2010, 16:46
gkhn3587 gkhn3587 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Oct 2010
Mesajlar: 2
Standart

gökler diye çoğul kullanmışsaa bu bütünn evren anlamınada geliyordur. yani bütün maddeler bir noktadan ibaretti bigün o ol dedi ve boomm her şey bütün maddeler birbirinden ayrıldı. aslında çok güzel izah edilmiş kuranı kerimde. bide yorumlara bakılırsa olayların bütün bilimsel gerçekleri en ince ayrıntısına kadar anlatılması gibi bi beklenti var öle bişey olsaydı heralde kuranı kerim 100000'lerce sayfa olurdu ve sunu şöle ayrıntılı anlatsaydı inanırdım diyen ateistler başta olmak üzere hiç kimse okumazdı. ve zaten inanmazlardı onların gözünün önüne perdeler vardır göremezler. düşünen insanlar için bunda bir öğüt vardır. gibi sözlerle ateistlerin ne halt yiyeceklerini de görmüş ayrıca. neyse sonuç olarak kuranı kerim insanların tam okuyabilecekleri sayfa sayısında getirilmiştir ve bunda aklını kullanan insanlar için öğütler vardır.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
GÖKLERLE YER ARASINDAKİLERİN YARATILIŞI Kur'an'da Mucize Yoktur 3 10-01-2010 15:39

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:54 .